Hava Durumu

#Dijitalleşme

giresunsonhaber - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İkinci El Araç Satışında Yeni Beklenti: Hız ve Kolaylık Haber

İkinci El Araç Satışında Yeni Beklenti: Hız ve Kolaylık

İkinci el otomobil satışında araç sahiplerinin beklentileri değişiyor. Satış fiyatının yanı sıra aracın ne kadar sürede satılabileceği, sürecin hangi adımlardan oluştuğu ve ödemenin ne zaman tamamlanacağı da platform tercihinde belirleyici oluyor. Otoboom, dijital ön değerlendirmeden ücretsiz ekspertize, tekliften ödeme aşamasına kadar kolay ve öngörülebilir bir süreç sunarak araç sahiplerinin satış için harcadığı zamanı azaltmayı hedefliyor. İkinci el araç satışı, araç sahipleri açısından yalnızca doğru alıcıyı veya doğru fiyatı bulma meselesi olmaktan çıkıyor. Günlük hayatın temposu arttıkça satış sürecinin ne kadar zaman alacağı da önemli bir tercih kriterine dönüşüyor. İlan hazırlamak, gelen arama ve mesajları yanıtlamak, farklı alıcılarla görüşmek, aracı tekrar tekrar göstermek ve pazarlık sürecini yönetmek gibi adımlar, araç satışını zaman ve takip gerektiren bir sürece dönüştürebiliyor. Bu nedenle araç sahipleri artık iyi bir teklif kadar, satışın kolay ilerlemesini ve mümkün olduğunca kısa sürede sonuçlanmasını da önemsiyor. Özellikle yoğun çalışan ve satış sürecine uzun zaman ayırmak istemeyen kullanıcılar için hız, satış deneyiminin önemli unsurlarından biri haline geliyor. HIZ, SADECE SÜRENİN KISALMASI ANLAMINA GELMİYOR Araç satışında hızlı bir deneyim sunmanın yolu yalnızca işlemleri hızlandırmaktan değil, süreçteki gereksiz adımları ve belirsizlikleri azaltmaktan geçiyor. Kullanıcının hangi aşamada ne yapacağını bilmesi, süreci farklı kanallardan takip etmek zorunda kalmaması ve satışın belirli bir akış içerisinde ilerlemesi hem zaman kaybını azaltıyor hem de deneyimi kolaylaştırıyor. Otoboom’un satış modeli bu doğrultuda dijital ve fiziksel adımları tek bir süreçte bir araya getiriyor. Araç sahibi, aracına ilişkin temel bilgileri dijital platform üzerinden paylaşarak ön değerlendirme sürecini başlatıyor. Ardından kendisine uygun alım noktasında gerçekleştirilen ücretsiz ekspertiz ile aracın mevcut durumu değerlendiriliyor ve ekspertiz sonucunda nihai satış teklifi oluşturuluyor. Araç sahibinin teklifi kabul etmesi halinde satış işlemleri tamamlandığında ödeme aynı gün gerçekleştiriliyor. KOLAY VE ÖNGÖRÜLEBİLİR BİR SATIŞ SÜRECİ İkinci el araç satışında kullanıcı deneyimini zorlaştıran unsurlardan biri de sürecin ne kadar süreceğinin ve bir sonraki aşamada ne olacağının her zaman öngörülememesi. Otoboom, satış yolculuğundaki adımları mümkün olduğunca sadeleştirerek araç sahibinin ilk adımdan son adıma kadar nasıl bir süreç izleyeceğini bilmesini hedefliyor. Dijital ön değerlendirme, randevu, ücretsiz ekspertiz, nihai satış teklifi ve satış adımlarının birbirini takip ettiği model sayesinde kullanıcı farklı alıcılarla görüşmek, aracı tekrar tekrar göstermek veya uzun pazarlık süreçlerini yönetmek zorunda kalmadan satışını ilerletebiliyor. Böylece hız, yalnızca işlemlerin kısa sürede tamamlanmasıyla değil; araç sahibinin satış için ayırdığı zamanın ve eforun azalmasıyla da karşılık buluyor. “ARAÇ SAHİBİ ZAMANINI SATIŞ SÜRECİNİ YÖNETMEKLE HARCAMAK İSTEMİYOR” Otoboom Ticari Operasyonlar Direktörü Murat Karademir, araç satışında hız beklentisinin giderek daha görünür hale geldiğine dikkat çekiyor: “Bugün araç sahipleri için zaman çok değerli. İlan vermek, telefon trafiğini yönetmek, farklı kişilerle görüşmek ve aracı tekrar tekrar göstermek uzun bir sürece dönüşebiliyor. Kullanıcı artık yalnızca ‘Aracımı kaça satabilirim?’ sorusuna değil, ‘Bu satışı ne kadar kolay, ne kadar güvenli ve ne kadar kısa sürede tamamlayabilirim?’ sorusuna da yanıt arıyor. Biz Otoboom’da teknolojiyi satış sürecini mümkün olduğunca sadeleştirmek için kullanıyoruz. Araç sahibinin ilk değerlendirmeden ekspertize, tekliften satışın tamamlanmasına kadar hangi adımlardan geçeceğini bildiği kolay ve öngörülebilir bir model sunmayı önemsiyoruz.” DİJİTALLEŞMENİN YENİ KAZANIMI: ZAMAN İkinci el otomobil pazarındaki dijitalleşme, fiyat karşılaştırması ve araç değerleme gibi alanların ötesine geçerek satış sürecinin tamamını dönüştürüyor. Kullanıcıların beklentisi ise daha fazla dijital adımla karşılaşmak değil; teknolojinin sağladığı imkanlarla daha az efor sarfederek daha hızlı sonuca ulaşabilmek yönünde gelişiyor. Otoboom da teknoloji altyapısını fiziksel ekspertiz ve 98 alım noktasıyla bir araya getirerek araç sahiplerine satışın farklı aşamalarını tek bir yapı içerisinde tamamlama imkânı sunuyor. Böylece kullanıcı için teknoloji, sürece yeni adımlar ekleyen değil; mevcut adımları azaltan ve satış yolculuğunu kolaylaştıran bir model haline geliyor. Otoboom, kolay, hızlı ve öngörülebilir satış modeliyle araç sahiplerinin ikinci el araç satışında yalnızca doğru değere değil, zamanlarını daha verimli kullanabilecekleri bir deneyime de ulaşmasını hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yazılım Test Alanında 7 Milyondan Fazla Test Mühendisi Çalışıyor Haber

Yazılım Test Alanında 7 Milyondan Fazla Test Mühendisi Çalışıyor

1947’de bilgisayardaki ilk “hatanın” keşfedilmesiyle her yıl 9 Eylül’de kutlanmaya başlanan “World Testers Day”, teknoloji dünyasının hata kavramıyla tanışmasının da bir simgesi. Grace Hopper öncülüğündeki bilgisayar mühendisleri ekibinin bir bilgisayarda keşfettikleri bu ilk hata, bugün “World Testers Day” aracılığıyla teknoloji alanında oldukça önemli bir alan olan yazılım testi sektörü için de büyük bir anlam taşıyor. TesterYou kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor. Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor. Dijitalleşme hızlandıkça, şirketlerin sunduğu yazılım çözümlerinin hatasız, güvenli ve kullanıcı dostu olması daha kritik hâle geliyor. Bu durum, yazılım testine olan ihtiyacı belirgin şekilde artırıyor.” diyor. “World Testers Day”in geçmişi, 9 Eylül 1947'de Harvard Üniversitesi bilgisayar bilimcilerinden Grace Hopper ve ekibinin üzerinde çalıştıkları projede buldukları ilk “hataya” dayanıyor. Bu önemli günün ardındaki hikâye ise oldukça ilginç. Hopper ve ekibi Howard Aiken tarafından tasarlanan Mark II Hesap Makinesi üzerinde çalışıyordu. Ekip, Mark II Hesap Makinesi'nin sürekli hatalar verdiğini keşfetti ve cihazı açıp donanımını incelediklerinde hatayı buldu. Bu bug; bir böceğin elektromekanik rölenin arasına sıkışmasıydı. Hopper ve ekibi daha sonra bu olaya çalışma günlüklerinde yer verdi, "böceği" bir "bug" kanıtı olarak günlüğe kaydeden ekip, hatayı giderme işlemine de "hata ayıklama" adını verdi. “TesterYou teknolojiye, insan, kültür ve doğru mühendislik çerçevesinde yaklaşıyor” Dünyanın yazılım testi konusunda farklı bir yöne evrilmeyi sürdürdüğünü belirten TesterYou kurucusu Barış Sarıalioğlu, “Bugüne dek yazılım testi projenin sonunda yapılan bir kontrol işi olarak görülüyordu. Artık test ve kalite mühendisliği işin merkezinde yer alıyor. Bu gelişme bizleri en çok heyecanlandıran konuların başında yer alıyor. Teknolojinin evrildiği bu süreç kuşkusuz yaptığımız işin önemini bir kez daha ortaya koymuş durumda. Gelecekte yapay zeka ve makine öğrenimiyle birlikte hataları daha kod yazılırken tahmin eden, test senaryolarını otomatik üreten, hatta bazı durumlarda kendini iyileştirebilen sistemleri daha fazla göreceğiz. Bu teknik gelişmeler, insan merkezli stratejilere entegre edilmeli. Bizler teknolojiye; insan, kültür ve doğru mühendislik çerçevesinde yaklaşıyoruz. Bu felsefemizle heyecanımızı bir an olsun kaybetmeden dijital kalite kültürünün yaygınlaştırılması için çalışmayı sürdüreceğiz.” diyor. Pazar yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde Testin geleceğini sadece teknolojide değil, insan zihninin gelişiminde gördüklerini belirten Sarıalioğlu, “Bugün, dünyada yazılım test alanında 7 milyondan fazla test mühendisi çalışıyor. Pazar, yaklaşık 50 milyar dolar büyüklüğünde bir ekonomiye tekabül ediyor, yıllık büyüme yüzde 10’un üzerinde seyrediyor. Dünya genelinde yazılım test aktivitelerinin yüzde 60’tan fazlası ise outsource ediliyor. Türkiye’de de birçok kurum artık yazılım testini sadece teknik bir kontrol değil, müşteri memnuniyeti, güvenlik ve iş sürekliliği açısından kritik bir kalite aracı olarak görüyor. Sektörün büyümesiyle birlikte test mühendisliği bir kariyer alanı haline gelirken; test otomasyonu, yapay zekâ destekli test araçları ve kullanıcı deneyimi odaklı test yaklaşımları gibi modern yöntemlere olan talep de hızla artıyor.” açıklamasını yaptı. Önümüzdeki dönemde özellikle yapay zekâ ve veri odaklı yaklaşımlar üzerinde daha fazla durmayı planladıklarını belirten Barış Sarıalioğlu, “TesterYou olarak sektördeki gelişmeleri yakından takip ediyor ve hizmetlerimizi buna göre sürekli güncelliyoruz. Yapay zekâ konusundaki gelişmeleri de eğitim ve danışmanlık programlarımıza entegre ederek, kurumların güncel teknolojilere uyum sağlamalarına destek olmayı hedefliyoruz. Amacımız, yeni teknolojiler karşısında hem bireyleri hem de kurumları daha donanımlı hale getirmek ve bu dönüşüm yolculuklarında onlara rehberlik etmek.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Yeni Nesil Kırtasiye” İçin Düğmeye Basıldı! Haber

“Yeni Nesil Kırtasiye” İçin Düğmeye Basıldı!

Türkiye genelindeki 8 bin kırtasiyenin yaklaşık 500’ünün ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışını benimsediğini ifade eden Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Önümüzdeki 5 yılda bu sayının binlerce noktaya ulaşması için çalışmalara başladık. Bunun ilk adımını 1. TÜKİD Perakende Zirvesi'nde atıyoruz. Zirvede mağazacılık nereye gidiyor, tüketicinin beklentisi nasıl değişiyor, kırtasiyelerimizi nasıl daha cazip hale getirebiliriz, her yaş grubundan tüketicilerimizi mağazaya nasıl çekebiliriz; bunları paylaşıp, kırtasiyecilerimizi teşvik edeceğiz” dedi. Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala kırtasiye sektörü yoğun alışveriş dönemine hazırlanırken, bir yandan da perakendede yeni bir dönüşüm sürecinin sinyallerini veriyor. TÜKİD’in gündeme taşıdığı “Yeni Nesil Kırtasiye” yaklaşımı, yalnızca mağazaların dekorasyonunun yenilenmesini değil; mağaza düzeni, ürün çeşitliliği, teknoloji kullanımı, müşteri hizmetleri ve mağazada geçirilen zamanın niteliğini kapsayan daha geniş bir dönüşümü ifade ediyor. Hedef yalnızca okul sezonu değil, 12 ay kırtasiyecilik Kırtasiyeleri birer ‘yaşam alanı’ haline getiren yeni nesil bir dönüşüme ihtiyaç olduğunu belirten Tüm Kırtasiyeciler Derneği (TÜKİD) Yönetim Kurulu Başkanı Taha Keresteci, “Türkiye genelinde 8 bin civarında kırtasiyeci bulunuyor. Bugün ‘Yeni Nesil Kırtasiye’ anlayışına yakın olarak değerlendirebileceğimiz işletme sayısı 500 civarında. Bu sayının önümüzdeki 5 yıl içerisinde binlerce noktaya ulaşması mümkün” dedi. Kasım ayında gerçekleştirilecek 1. TÜKİD Perakende Zirvesi'nin sektördeki bu dönüşümün önemli başlangıç noktası olacağını belirten Taha Keresteci, “Yeni Nesil Kırtasiye de zirvenin ana gündemlerinden biri olacak. Mağazacılık nereye gidiyor, tüketicinin beklentisi nasıl değişiyor, kırtasiyelerimizi nasıl daha cazip hale getirebiliriz, tüketicileri, her yaş grubundan tüketicilerimizi mağazaya nasıl çekebiliriz; bunları konuşacağız. Yeni Nesil Kırtasiye ile aslında sektörümüzün yalnızca okul sezonuyla anılmasını değil, 12 ay kırtasiyecilik anlayışımızı da ortaya koymuş olacağız. Kırtasiye alışveriş yapılan yerden, insanların gelmek ve vakit geçirmek istediği bir noktaya dönüşürse bundan hem esnafımız hem de bütün sektör kazanır” dedi. Dönüşüm başlamış durumda Dönüşümün farklı aşamaları olduğuna dikkat çeken Taha Keresteci, “Bir mağaza fiziksel olarak tamamen yenilenmiş olabilir, diğeri dijitalleşmede çok ileridedir, başka biri ürün çeşitliliğinde veya müşteri deneyiminde farklılaşmıştır. Bazı mağazalar ise artık yalnızca satış noktası değil, atölyeleri, etkinlikleri ve farklı kullanım alanlarıyla müşterinin daha uzun süre vakit geçirebildiği yerlere dönüşüyor. Dolayısıyla dönüşüm başlamış durumda.” dedi. Kırtasiyecinin bütçesine göre işe vitrininden, raflarından veya aydınlatmasından başlayabileceğini ifade eden Taha Keresteci, “Dijital altyapısını geliştirebilir. Küçük bir hobi veya etkinlik alanı oluşturabilir. Daha büyük mağazalarda ise oturma alanları, atölyeler veya kafe gibi daha kapsamlı yatırımlar gündeme gelebilir. Dolayısıyla maliyet tamamen mağazanın ölçeğine ve hedeflediği konsepte göre değişir. Burada asıl bakmamız gereken konu şu: Yapılan yatırım kırtasiyeciye ne kadar geri dönüş sağlayacak? Bizce esas mesele yatırımın büyüklüğü değil, doğru yere yapılması” diye konuştu. Kırtasiyeciler arasındaki rekabet gücü de artacak Dönüşümün öncelikli olarak kırtasiyeciler arasında rekabet gücünü de artıracağını belirten Taha Keresteci, “Bugün tüketicinin önünde çok fazla seçenek var. E-ticaret var, büyük perakende kanalları var, farklı satış platformları var. Kırtasiyecinin burada yalnızca ürünü rafına koyarak rekabet etmesi giderek zorlaşıyor. Ancak kırtasiyenin çok önemli bir avantajı var; müşteriyle doğrudan temas. Yeni nesil mağazacılıkla bizim biraz daha güçlendirmek istediğimiz taraf da bu” dedi. Mağaza tasarımı, müşteri deneyimi, dijitalleşme, sosyal medya, e-ticaret, kategori ve stok yönetiminin yanında mağazaların yaşam alanına dönüşmesi de gündemimizde olacak. Atölyeler, etkinlik alanları, sanat ve hobi bölümleri, oturma alanları, uygun mağazalarda kafe konseptleri gibi farklı uygulamaları da değerlendirmek istiyoruz” dedi. İnsanlar ekrandan kaçış yolu arıyor Bugün insanların ekrandan bir kaçış yolu aradığını da dikkat çeken Taha Keresteci, ekranlarla çevrili bir dünyada kalem ve kâğıdın yeniden değer kazandığını belirterek, genç kuşağın kırtasiye ürünlerine yaklaşımındaki değişimin sektör için yeni bir potansiyel yarattığını ifade etti. Ayrıca kırtasiyenin sessizce büyüyen bir ekonomi olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü; “Bir defterin, bir kalemin arkasında bugün Türkiye’nin en çeşitli ve en rekabetçi şirketleri ve markaları var. Bizim kuşağımız kırtasiyeyi bir zorunluluk olarak gördü. Bugünün gençleri ise onu bir kimlik, hatta bir sosyal medya estetiği haline getirdi. Bu, sektörümüzün daha önce sahip olmadığı yeni bir pazarlama gücü. Biz de bu değişimi doğru okuyarak kırtasiyeyi yeni nesil tüketici için daha cazip, daha deneyimsel ve daha yaşayan bir alana dönüştürmek istiyoruz” diye konuştu. “Enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız” Yaz döneminde yeni eğitim ve öğretim sezonuna dair hazırlıkların yoğun bir şekilde yapıldığını ve şu an sektörün okul alışverişine tamamen hazır olduğunu belirten Keresteci, şu bilgileri paylaştı: “Üreticisinden ithalatçısına, toptancısından perakendeci firmalarına kadar sektörün tüm aktörleri ürünlerini, stoklarını, fiyatlandırmalarını ve satış stratejilerini yapmış durumda. Özellikle son günlerde çanta, defter, kalem, boya ürünleri, beslenme ürünleri ve temel okul ihtiyaçlarında ciddi bir talep söz konusu. Bununla birlikte bu yıl kırtasiye ürünlerinde fiyat artışları diğer sektörlere kıyasla çok daha sınırlı seyretti. Bu da sektörümüzün tüketiciyi korumak adına kâr marjlarını minimumda tutma gayretinin en net sonuçlarından biri. Son birkaç yılda gıda, giyim veya elektronik gibi alanlarda fiyat artışları ciddi seviyelere ulaşmışken sektörümüzde bu oranlar çok daha sınırlı seviyelerde seyretti. Üretici ve tedarikçi firmalarımız kâr marjlarını düşük tutarak, velilerimizi, tüketicilerimizi korumayı öncelik edindi. Dolayısıyla enflasyondan en az etkilenen sektörler arasındayız. Bu olumlu tablonun bu yılki kırtasiye alışverişine de olumlu yansıyacağını tahmin ediyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KIRSAL KALKINMA HİBELERİNDE BAŞVURU SÜRESİ UZATILDI Haber

KIRSAL KALKINMA HİBELERİNDE BAŞVURU SÜRESİ UZATILDI

KIRSAL KALKINMA HİBELERİNDE BAŞVURU SÜRESİ UZATILDI Tarım ve Orman Bakanlığı, kırsalda yatırım yapmak, üretimi artırmak ve tarımsal altyapıyı güçlendirmek isteyen üretici ve girişimciler için önemli bir ek süre kararı aldı. Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında yürütülen hibe başvuruları, 3 Temmuz 2026 Cuma günü saat 23.59’a kadar uzatıldı. Başvurular, Bakanlığın resmi kırsal kalkınma portalı üzerinden yapılabilecek. KIRSALDA ÜRETİM VE YATIRIM İÇİN EK FIRSAT Kırsal Kalkınma Yatırım Programı, tarımsal üretimin güçlendirilmesi, kırsalda istihdamın artırılması ve üreticilerin modern yatırım imkanlarına erişebilmesi amacıyla yürütülüyor. Program kapsamında üretimden depolamaya, paketlemeden yenilenebilir enerjiye, akıllı tarım uygulamalarından modern sulama sistemlerine kadar çok sayıda yatırım alanı destekleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan düzenleme ile başvuru süresinin uzatılması, özellikle proje hazırlıklarını tamamlamakta olan yatırımcılar için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Bakanlık duyurusunda, 2026 başvuru dönemine ilişkin uygulama esasları ve uygulama rehberinin de güncellendiği bildirildi. YÜZDE 50 İLE 70 ARASINDA HİBE DESTEĞİ Program kapsamında hibeye esas proje tutarı alt limiti 100 bin TL, üst limiti ise 30 milyon TL olarak uygulanıyor. Aile işletmeleri için üst limit 8 milyon TL olarak belirlenirken, kabul edilen projelerde hibe oranı yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişiyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın daha önce yaptığı açıklamaya göre, 2026 yılı Kırsal Kalkınma Yatırım Programı için 10 milyar TL’lik bütçe ayrıldı. Programla kırsalda üretim, istihdam ve teknolojik dönüşümün desteklenmesi hedefleniyor. GENÇLERE, KADINLARA VE AİLE İŞLETMELERİNE ÖNCELİK Programda genç ve kadın girişimcilere yönelik pozitif ayrımcılık da öne çıkıyor. Bakanlık açıklamasına göre program bütçesinin en az yüzde 20’si genç ve kadın girişimciler, yüzde 30’u ise aile işletmeleri için ayrılacak. Bu düzenleme, kırsalda üretime katılımın artırılması ve aile işletmelerinin sürdürülebilir yapıya kavuşması açısından dikkat çekiyor. Ayrıca ilgili alanda eğitim almış gençler, birinci derece tarımsal amaçlı örgütler, organize tarım bölgelerinde yapılacak yatırımlar ile yatırım yeri köy, belde veya kırsal alanda bulunan başvurular farklı oranlarda avantajlı hibe imkanlarından yararlanabilecek. HANGİ YATIRIMLAR DESTEKLENİYOR? Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında desteklenecek yatırım alanları geniş bir yelpazeye yayılıyor. Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması; kapalı ortamda bitkisel üretim; büyükbaş, küçükbaş ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği; su ürünleri yetiştiriciliği; hayvansal ve bitkisel orijinli gübre yatırımları; arı yetiştiriciliği; ipek böceği yetiştiriciliği; yenilenebilir enerji kaynakları ve akıllı tarım uygulamaları destek başlıkları arasında yer alıyor. Programın özellikle tarımda dijitalleşme, sensör sistemleri, yapay zekâ tabanlı karar destek sistemleri, robotik kullanım, otomasyon ve üretim izleme teknolojileri gibi alanları da kapsaması, kırsal kalkınma desteklerinde teknoloji odaklı yeni dönemin güçlendiğini gösteriyor. TASARRUFLU SULAMA SİSTEMLERİ DE KAPSAMDA Program kapsamında tasarruflu tarımsal sulama sistemleri de ayrıca destekleniyor. Bakanlık açıklamasına göre bu başlıkta, hibeye esas proje üst limiti KDV dahil 10 milyon TL’ye kadar olan yatırımlar için yüzde 50 ile yüzde 70 arasında hibe desteği sağlanabilecek. Damla sulama, yağmurlama, mikro yağmurlama, yüzey altı damla sulama, güneş enerjili sulama ve akıllı sulama sistemleri desteklenecek yatırım konuları arasında bulunuyor. BAŞVURULAR RESMİ SİSTEM ÜZERİNDEN YAPILACAK Başvurular, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi kırsal kalkınma başvuru sistemleri üzerinden alınacak. Başvuru yapmak isteyen üretici, girişimci, tarımsal amaçlı örgüt ve yatırımcıların son gün yoğunluğunu dikkate alarak belgelerini eksiksiz şekilde tamamlaması gerekiyor. Bakanlığın resmi KKYP portalında başvuru destek noktası olarak Tarım ve Orman İl Müdürlükleri gösteriliyor. Yatırımcılar, başvuru koşulları, mevzuat belgeleri, uygulama esasları, satın alma esasları, işletme planı ve hibe sözleşmesi gibi dokümanlara da aynı portal üzerinden ulaşabiliyor. SON TARİH 3 TEMMUZ CUMA Kırsalda üretim kapasitesini artırmak, yeni tesis kurmak, mevcut yatırımlarını geliştirmek veya tarımsal teknolojilere geçiş yapmak isteyenler için başvurularda son tarih 3 Temmuz 2026 Cuma günü saat 23.59 olarak açıklandı. Sürenin uzatılmasıyla birlikte yatırımcıların proje dosyalarını tamamlaması ve başvurularını resmi sistem üzerinden iletmesi için ek imkan sağlanmış oldu.Görsel için manşet önerisi: “KIRSALA HİBEDE EK SÜRE” Alt kısa ifade: “Başvurular 3 Temmuz saat 23.59’a kadar uzatıldı”

İkinci el araç pazarı 5 ayda 3,5 milyona ulaştı Haber

İkinci el araç pazarı 5 ayda 3,5 milyona ulaştı

2PLAN İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, “Yılın ilk beş aylık verilerine baktığımızda pazarın genel hacmini büyük oranda koruduğunu görmekteyiz. 3,5 milyon adedin üzerinde gerçekleşen satış rakamları, ikinci el otomobilin Türkiye'de hâlâ en ulaşılabilir mobilite seçeneği olmaya devam ettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.” şeklinde konuştu. İSTANBUL (İGFA) - İkinci el binek ve hafif ticari araç piyasası, yılın ilk 5 aylık periyodunda geçtiğimiz yılın aynı dönemine nazaran yüzde 2,75 oranında gerileyerek 3.544.195 adet seviyesinde tamamlandı. Yılın ilk beş aylık performansı incelendiğinde pazarın genel hacmini büyük ölçüde muhafaza ettiği görüldü. 2026 yılı Mayıs ayı özelinde ise geçen yılın mayıs ayına kıyasla satışlar yüzde 22,26 azalarak 623.561 adet seviyesine geriledi. 2PLAN'ın İcra Kurulu Başkanı Orhan Ülgür, Mayıs ayı rakamlarını değerlendirerek pazarın güncel dinamiklerine dair kritik açıklamalarda bulundu. “Pazar rakamlarının ardındaki değişimi doğru analiz etmek gerekiyor” Mayıs ayında gözlenen daralmanın tek bir sebebe bağlanamayacağını ifade eden Orhan Ülgür, ekonomik şartların yanı sıra tüketici alışkanlıklarındaki değişimin de pazarı etkilediğini belirtti. Pazar verilerinin arkasındaki değişimin doğru okunması gerektiğinin altını çizen Ülgür, “Mayıs ayında pazarda yaşanan düşüşü sadece aylık satış adetleri üzerinden okumamak gerekir. Yüksek faiz oranları, kredi erişimindeki zorluklar, tüketicilerin harcamalarında daha seçici hale gelmesi ve sıfır araç pazarında süregelen kampanyalar ikinci eldeki hareketliliği etkileyen temel etkenler oldu. Buna ek olarak Kurban Bayramı öncesi yaşanan takvim etkisi de satış performansında belirleyici oldu. Ancak yılın ilk beş aylık sonuçlarına baktığımızda pazarın genel hacmini büyük oranda koruduğunu görüyoruz. 3,5 milyon adedin üzerinde gerçekleşen satışlar, ikinci el otomobilin Türkiye'de hâlâ en erişilebilir mobilite çözümü olmaya devam ettiğini açıkça kanıtlıyor.” ifadelerini kullandı. “Tüketici alışkanlıkları dönüşüyor” Son dönemde tüketici tercihlerinde ciddi bir değişim yaşandığına vurgu yapan Ülgür, özellikle ekonomik gerçeklerin satın alma davranışlarını yeniden şekillendirdiğine değinerek şunları kaydetti: “Günümüzde tüketiciler otomobil ihtiyacını tamamen ertelemek yerine bütçelerine uygun alternatifler üretmeye çalışıyor. Bu nedenle özellikle ileri yaş grubundaki araçlara olan talebin arttığını gözlemliyoruz. Türkiye'deki araç parkının yaşlanması da bu eğilimi destekleyen bir unsur. İkinci el araçlar geniş kitleler için ulaşılabilir mobilite ihtiyacını karşılamayı sürdürürken, tüketiciler satın alma kararlarında her zamankinden daha temkinli davranıyor. Öte yandan finansman tarafında da belirgin bir değişim yaşanıyor. Geleneksel taşıt kredilerinin kullanım oranları geçmiş dönemlere nazaran oldukça düşük seviyelerde seyrediyor. Tüketiciler daha yüksek peşinat kullanıyor, alternatif finansman modellerine yöneliyor veya satın alma kararlarını bütçe planlamalarına göre revize ediyor. Bu durum, finansman çözümlerinin önümüzdeki süreçte sektör adına daha kritik bir konuma geleceğini gösteriyor.” “Artık sadece araç değil, güven satın alınıyor” İkinci el pazarındaki dönüşümün yalnızca satış rakamlarıyla sınırlı olmadığını belirten Ülgür, tüketici beklentilerinin de evrildiğini dile getirdi. Ülgür, “Geçmişte fiyat odaklı ilerleyen satın alma süreçleri bugün güven, şeffaflık ve satış sonrası hizmet detaylarıyla şekilleniyor. Özellikle ileri yaş grubundaki araçların payının arttığı bir konjonktürde ekspertiz süreçleri, araç geçmişi bilgileri ve kurumsal güvence mekanizmaları çok daha fazla önem kazanıyor. Tüketici artık sadece uygun fiyatlı bir araç aramıyor; aldığı aracın geçmişini bilmek, ekspertiz raporuna güvenmek ve ihtiyaç anında karşısında kurumsal bir muhatap bulmak istiyor. Bir başka ifadeyle tüketici artık sadece fiyatı değil, güveni satın alıyor.” dedi. “İkinci el pazarı yapısal dönüşüm sürecini sürdürüyor” İkinci el otomotiv sektörünün sadece hacimsel değil, yapısal bir değişim sürecinden geçtiğini ifade eden Ülgür, yılın ikinci yarısına dair beklentilerini şöyle aktardı: "İkinci el otomotiv sektörü bugün yalnızca satış adetleriyle değil; hizmet kalitesi, dijitalleşme, müşteri deneyimi ve finansman çözümleri noktasında da önemli bir dönüşüm yaşıyor. Ekspertiz standartları, araç geçmişi verileri, dijital satış süreçleri ve satış sonrası hizmetler sektörün geleceğini belirleyen temel taşlar arasında yer alıyor. Yılın ikinci yarısında talebin yeniden dengelenmesini ve pazarın genel olarak istikrarlı görüntüsünü sürdürmesini öngörüyoruz. Özellikle güven, şeffaflık ve müşteri deneyimi sunabilen kurumsal oyuncuların önümüzdeki dönemde daha fazla ön plana çıkacağını düşünüyoruz. Fiyatlar tarafında ise enflasyona paralel, sınırlı ve kontrollü bir artış bekliyoruz. Mevcut fiyat seviyeleri, araç sahibi olmak isteyen tüketiciler için önemli fırsatlar sunmaya devam ediyor.” Tüm ihtiyaçlara yönelik çözümler 2PLAN’DA Müşterilerine takas desteği ve finansman çözümleri sunan 2PLAN, araç satışı sonrasında da servis hizmetleriyle müşterilerinin yanında olmaya devam ediyor. Ayrıca kalite ve müşteri memnuniyetini odak noktasına alan 2PLAN, Servis Plan iş birliğiyle hayata geçirilen ‘2PLAN Güvence’ ve ‘2PLAN Güvence Plus’ paketlerinin yanı sıra elektrikli araçlara özel ‘E-Plan’ paketiyle satış sonrası hizmet standartlarını yukarı taşıyor. 2PLAN’ın geniş ürün gamını incelemek ve yeniliklerden haberdar olmak isteyen müşteriler, 2PLAN Terminal İstanbul ve İzmir’i veya Türkiye'nin pek çok bölgesinde bulunan 2PLAN bayilerini de ziyaret edebiliyor. www.2plan.com.tr web adresi ile “@2plantr” Instagram hesabı başta olmak üzere sosyal medya kanalları üzerinden aradıkları araçlara kolayca ulaşabiliyorlar.

BULANCAK BELEDİYESİ DİJİTAL BELEDİYECİLİK İÇİN YENİ ADIMLAR ATIYOR Haber

BULANCAK BELEDİYESİ DİJİTAL BELEDİYECİLİK İÇİN YENİ ADIMLAR ATIYOR

BULANCAK BELEDİYESİ DİJİTAL BELEDİYECİLİK İÇİN YENİ ADIMLAR ATIYOR Bulancak Belediyesi, belediye hizmetlerinde dijitalleşme, veri yönetimi ve gelir artırıcı uygulamaları kapsayan Netcad bilgilendirme sunumunda yeni dönem belediyecilik çalışmalarını değerlendirdi. Bulancak Belediyesi’nde, belediye hizmetlerinin dijital altyapıyla güçlendirilmesi, sahadan elde edilen verilerin daha etkin kullanılması ve gelir artırıcı çalışmaların geliştirilmesi amacıyla Netcad bilgilendirme sunumu düzenlendi. Netcad Genel Direktörü Onur Palabıyık’ın yaptığı sunumda, 360 derece görüntü çekimiyle elde edilecek verilerin belediye birimleri tarafından nasıl kullanılabileceği, Netcad altyapısıyla yürütülebilecek çalışmalar ve bu sistemlerin belediyeye sağlayacağı katkılar ele alındı. VATANDAŞ İŞLEMLERİNDE DİJİTAL KOLAYLIK Sunumda, vatandaşların belediyeye fiziki olarak gelmeden birçok işlemini dijital ortamda tamamlamasına imkân sağlayacak sistemler hakkında bilgi verildi. Onur Palabıyık, dijital uygulamalarla yaklaşık 15-20 bin vatandaşın belediyeye gelmeden işlemlerini tamamlayabileceğini belirterek, farklı belediyelerde hayata geçirilen örnek uygulamalar ve bu uygulamalardan alınan sonuçları paylaştı. VERİ YÖNETİMİ VE GELİR ARTIRICI ÇALIŞMALAR ELE ALINDI Toplantıda, belediye birimlerinin sahadan toplanan verilere daha hızlı ulaşması, hizmet süreçlerinin planlı yürütülmesi, gelir kaynaklarının daha etkin yönetilmesi ve birimler arası koordinasyonun güçlendirilmesi başlıkları üzerinde duruldu. Programa Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, Belediye Başkan Yardımcıları İdris Çiçek ve Merve Yılmaz Göksu, belediye personelleri ve birim müdürleri katıldı. SIBIÇ: “HİZMET KALİTESİNİ ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ” Sunumun ardından değerlendirmede bulunan Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, teknolojinin belediye hizmetlerinde etkin kullanılmasının hizmet kalitesini artıracağını söyledi. Sıbıç, verilere hızlı erişimle çözüm odaklı hizmet üretmek ve belediye çalışmalarını daha sağlıklı planlamak istediklerini belirterek, “Dijitalleşen belediyecilik anlayışıyla hem vatandaşımızın işini kolaylaştırmayı hem de kurumumuzun hizmet kalitesini artırmayı hedefliyoruz” dedi. Belediyenin gelir kaynaklarını daha etkin yönetmenin, sahadaki verileri doğru analiz etmenin ve ihtiyaçlara daha hızlı cevap verebilmenin önem taşıdığını vurgulayan Sıbıç, dijital sistemlerin belediye birimleri arasındaki koordinasyonu güçlendireceğini ve vatandaş taleplerine daha hızlı çözümler üretilmesini sağlayacağını ifade etti. Başkan Sıbıç, Bulancak’ı çağın gereklerine uygun, teknolojiyi etkin kullanan, güçlü veri altyapısına sahip ve vatandaş odaklı bir belediyecilik anlayışıyla geleceğe taşımayı hedeflediklerini kaydetti.

Mesleki Yeterlilik Sınavları e-Sınav sistemine taşındı Haber

Mesleki Yeterlilik Sınavları e-Sınav sistemine taşındı

MEB'in dijitalleşme hamleleri doğrultusunda, Mesleki Yeterlilik Sınavları Mayıs ayı itibarıyla dijital platforma aktarıldı. 81 ildeki e-Sınav merkezleri aracılığıyla yürütülecek sistemle, işlemlerin çok daha süratli ve güvenli hale getirilmesi amaçlandı. ANKARA (İGFA) - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)'nın sınav organizasyonlarını daha hızlı, güvenli ve verimli bir şekilde yönetmek adına ülke genelinde yaygınlaştırdığı e-Sınav uygulamaları; 81 ilde, 597 merkezde yer alan toplam 705 e-Sınav salonunda devam ediyor. Mevcut durumda "Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerleri Sınavı", "Kalfalık, Ustalık ve Usta Öğreticilik Teorik Sınavı", "Amatör Telsizcilik Sınavı" ile "Denklik Seviye Tespit Sınavı" dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Bu çerçevede, karayolu yolcu ve eşya-kargo taşımacılığı faaliyetlerinde araç kullanacak kişilere yönelik düzenlenen Mesleki Yeterlilik Sınavları'nın (MYS e-Sınav) elektronik ortama taşınmasıyla kapsam genişletildi. Böylelikle, daha önce kağıt üzerinde yapılan Mesleki Yeterlilik Sınavları, 1 Mayıs itibariyle e-Sınav merkezlerinde dijital olarak uygulanmaya başlandı. Yeni sistemle adayların sınav aşamalarının daha hızlı ve güvenli ilerlemesi, operasyonel süreçlerin daha etkin idare edilmesi ve ölçme değerlendirme yöntemlerinde dijital dönüşümün pekiştirilmesi hedefleniyor. MYS e-Sınavı Başvuru ve Uygulama Kılavuzu'na erişmek için tıklayabilirsiniz

Kooperatiflerde dijital dönem... KOOPBİS 26 Nisan’da tam kapasite devrede Haber

Kooperatiflerde dijital dönem... KOOPBİS 26 Nisan’da tam kapasite devrede

Ticaret Bakanlığı, kooperatiflerin dijital dönüşüm süreci kapsamında hazırlanan Kooperatif Bilgi Sistemi'nin (KOOPBİS), 26 Nisan 2026 tarihi itibarıyla tam anlamıyla yürürlüğe gireceğini bildirdi. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, kooperatiflerin daha şeffaf, verimli ve etkin bir yapıya dönüştürülmesine yönelik sürdürülen dijitalleşme çalışmalarında kritik bir noktaya ulaşıldığını duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, 2021 yılında 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nda gerçekleştirilen düzenlemelerle hayata geçirilen Kooperatif Bilgi Sistemi'nin (KOOPBİS), 26 Nisan 2026'dan itibaren tam kapasiteyle çalışacağı belirtildi. Söz konusu sistem için tanınan veri giriş süresinin bu tarihte tamamlanacağı ve KOOPBİS'in bu noktadan itibaren etkin bir şekilde kullanılmaya başlanacağı kaydedildi. Sistemle beraber kooperatif ortaklarının, e-Devlet entegrasyonu aracılığıyla üyesi oldukları kooperatiflerle ilgili verilere hızlıca ulaşabileceği aktarıldı. Ayrıca ortakların, genel kurul toplantıları öncesinde kooperatiflerin mali tabloları hakkında daha şeffaf ve doğru bilgilere erişebileceği, böylece bilgi edinme haklarını daha verimli kullanabilecekleri vurgulandı. Kooperatif yönetimleri tarafında ise ortak kayıtları, mali tablolar ve faaliyet raporlarının dijital arşivde tutulacağı, geçmişe dönük işlemlerin kolayca takip edilebileceği ve genel kurul süreçlerinin daha sistematik yürütülebileceği bildirildi. Hazirun listelerinin de sistem üzerinden hatasız ve eksiksiz şekilde hazırlanabileceği ifade edildi. Yapılan açıklamada ek olarak, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı sorumluluğundaki kooperatiflerin de sisteme eklenmesiyle, Türkiye genelinde kooperatifçilik faaliyetlerine dair daha sağlıklı verilerin toplanabileceği belirtildi. Ticaret Bakanlığı, KOOPBİS sayesinde dijitalleşmenin hız kazanacağını, toplanan veriler ışığında yeni destek ve politikaların üretilebileceğini belirterek, uygulamanın kooperatiflere ve ülkeye hayırlı olmasını temenni etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.