Hava Durumu

#Dijital Teknolojiler

giresunsonhaber - Dijital Teknolojiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Teknolojiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabancı Holding, “Dünyanın En İyi 25 İşvereni” Arasında Haber

Sabancı Holding, “Dünyanın En İyi 25 İşvereni” Arasında

Dünyanın en saygın medya platformları arasında yer alan Forbes Dergisi’nin, Statista ile birlikte hazırladığı “Dünyanın En İyi İşverenleri– 2026” listesi yayımlandı. 2024 yılında 195, 2025 yılında 51’inci sırada yer aldığı listede bu yıl 28 basamak daha yükselerek 23’üncü sıraya tırmanan Sabancı Holding, küresel ekonomiye yön veren çok sayıda büyük şirketi geride bırakarak “Dünyanın En İyi 25 İşvereni” arasında yer aldı. Dünyanın en saygın medya platformları arasında yer alan Forbes Dergisi’nin, Statista ile birlikte hazırladığı “Dünyanın En İyi İşverenleri– 2026” listesi yayımlandı. 2024 yılında 195, 2025 yılında 51’inci sırada yer aldığı listede bu yıl 28 basamak daha yükselerek 23’üncü sıraya tırmanan Sabancı Holding, küresel ekonomiye yön veren çok sayıda büyük şirketi geride bırakarak “Dünyanın En İyi 25 İşvereni” arasında yer aldı. BU YIL DA TÜRK ŞİRKETLER ARASINDA BİRİNCİ SIRADA Dünyanın 52 farklı ülkesinden toplam 900 şirketin yer aldığı listede Türkiye’den 5 şirket yer alırken, Sabancı Holding Türkiye’den listeye giren şirketler arasındaki liderliğini de sürdürdü. Son 9 yıldır aralıksız olarak “Dünyanın En İyi İşverenleri” arasında gösterilen Sabancı Holding, geçtiğimiz yılki listede de Türk şirketler arasında ilk sırada yer almıştı. “HOLDİNGLER” KATEGORİSİNDE DÜNYADA İKİNCİSİ SIRAYA YÜKSELDİ Öte yandan listede şirketlerin, faaliyet alanları ve merkezinin bulunduğu ülke ve bölgeler de belirtildi. “Holdingler” kategorisinde listeye toplam 29 şirket dahil edilirken, Sabancı Holding söz konusu kategoride dünyada ikinci sırada yer aldı. Ayrıca Sabancı Holding, Avrupa’dan listeye giren şirketler arasında da yedinci oldu. Forbes’un pazar araştırma şirketi Statista ile yürüttüğü araştırma, 50’den fazla ülkeden 300 binin üzerinde çalışanın katılımıyla gerçekleştirildi. Bu yıl yedincisi yayımlanan liste kapsamında şirketler; çalışanların kendi işverenlerini tavsiye etme eğilimleri, çalışanlara sunulan faydalar, yetenek gelişimi, çalışma ortamı ve eğitim fırsatları gibi temel kriterlere göre değerlendirildi. “İKİNCİ YÜZYILIMIZDA DA EN BÜYÜK GÜCÜMÜZ İNSAN KAYNAĞIMIZ” Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Sabancı Holding CEO’su Kıvanç Zaimler, “Yapay zekânın ve teknolojinin iş yapış biçimlerimizi hızla değiştirdiği bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir dünyada şirketlerin geleceğini belirleyecek asıl güç, teknolojiyi nasıl kullanacağını bilen, değişime yön verebilen, hızlanan dünyada sorumlu davranmaktan vazgeçmeyen liderler olacaktır. Sabancı olarak birinci yüzyılımızdaki başarılarımızı insan kaynağımıza borçluyuz. İnsana ve yetenek gelişimine verdiğimiz önem, bizi her zaman pozitif ayrıştırmıştır. Bugün de enerjiden finansa, mobiliteden dijital teknolojiler ve ileri malzemelere uzanan farklı işlerimizde bizi bir arada tutan en güçlü bağ, insanımıza duyduğumuz güvendir. İkinci yüzyılımızda da en büyük gücümüz yine insan kaynağımız ve yeteneklerimiz olacak. Bu nedenle yetenekleri Sabancı’ya kazandırmayı, onların burada kalmak ve gelişmek isteyecekleri bir ortam yaratmayı bir bütün olarak ele alıyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın yeni yetkinlikler edinmesini, farklı alanlarda deneyim kazanmasını ve geleceğin Sabancı’sına yön vermesini destekliyoruz. Forbes’un ‘Dünyanın En İyi İşverenleri’ listesinde 23’üncü sıraya yükselmek ve üst üste ikinci kez Türkiye’nin en iyi işvereni olmak, bu yaklaşımımızın çok değerli bir karşılığı” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İKLİM KRİZİ TARIMI ZORLUYOR: ÜRETİMDE YENİ KIRILMA NOKTASI Haber

İKLİM KRİZİ TARIMI ZORLUYOR: ÜRETİMDE YENİ KIRILMA NOKTASI

İKLİM KRİZİ TARIMI ZORLUYOR: ÜRETİMDE YENİ KIRILMA NOKTASI İklim değişikliği, su kaynakları üzerindeki baskı ve artan gıda talebi, tarım ve gıda sektöründe sürdürülebilirliği artık tercih değil zorunluluk haline getirdi. Artan sıcaklıklar, kuraklık, ani sağanaklar, dolu ve don olayları üretimi doğrudan etkilerken, sektör iklim dirençli tarım modeline geçiş için kritik bir eşiğe geldi. İSTANBUL — Tarım ve gıda sektöründe iklim değişikliği, su stresi, kaynak verimliliği ve gıda israfı başlıkları üretim planlamasının merkezine yerleşti. Değişen iklim koşulları, yalnızca maliyetleri artırmakla kalmıyor; doğrudan üretimin devamlılığını, ürün kalitesini ve rekolteyi tehdit ediyor. Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, tarımda en büyük riskin artık yalnızca girdi maliyetleri olmadığını belirterek, iklim değişikliğinin üretimin kendisini hedef alan temel bir tehdit haline geldiğini vurguladı. İKLİM RİSKİ ÜRETİMİN MERKEZİNDE Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklıklar, ani sağanaklar, dolu ve don olayları ile değişen mevsim düzeni tarımsal üretimde ciddi baskı oluşturuyor. Bu tablo, birçok bölgede verim ve kalite kayıplarına yol açarken, ürün desenlerinin de yeniden şekillenmesine neden oluyor. Uzmanlara göre rekolte kayıpları artık olağanüstü bir durum değil, tarımsal üretimde önceden hesaplanması gereken temel risk kalemlerinden biri haline geldi. İklim değişikliğinin etkileri yalnızca bitkisel üretimle sınırlı kalmıyor. Hayvancılıkta sıcaklık stresi, su yetersizliği ve yem kaynaklarındaki azalma hem maliyetleri artırıyor hem de verimliliği düşürüyor. Tozlaşmada kritik rol üstlenen arılar başta olmak üzere birçok canlı türünün popülasyonundaki azalma ise ekosistem dengesini zayıflatıyor. SU YÖNETİMİ KRİTİK EŞİKTE Tarımda suyun verimli kullanımı, üretimin geleceği açısından en stratejik başlıklardan biri haline geldi. Damla sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, su tüketiminin düzenli izlenmesi ve alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi giderek daha fazla önem kazanıyor. Suya erişimin zorlaştığı yeni dönemde yalnızca toplam üretim miktarı değil, birim su tüketimi başına elde edilen üretim de temel performans göstergesi olarak öne çıkıyor. Buna karşın tarımda vahşi sulama uygulamaları, kaçak kuyuların yeterince kontrol altına alınamaması ve sanayide plansız su tüketimi, kaynak yönetimindeki en önemli sorunlar arasında yer almayı sürdürüyor. TÜKETİCİ ARTIK ÜRETİM SÜRECİNİ SORGUYOR Gıda sektöründe değişen yalnızca üretim koşulları değil, tüketici beklentileri de oldu. Tüketiciler artık yalnızca ürünün fiyatına değil; nasıl üretildiğine, hangi kaynakların kullanıldığına ve çevresel etkilerine de dikkat ediyor. Dijital teknolojiler sayesinde tarladan sofraya uzanan üretim zincirinin izlenebilir hale gelmesi, hem tüketici güvenini artırıyor hem de ihracat pazarlarında üreticilere önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. GIDA İSRAFI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN EN KRİTİK BAŞLIKLARINDAN Sürdürülebilir tarım ve gıda politikalarının önemli başlıklarından biri de gıda israfının azaltılması olarak öne çıkıyor. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de her yıl kişi başına yaklaşık 93 kilogram gıda çöpe atılıyor. Küresel ölçekte ise tüketime hazır gıdanın yaklaşık yüzde 17’si perakende, hane ve restoran aşamalarında israf ediliyor. Bu tablo, üretimden tüketime kadar tüm zincirde kaynakların daha verimli kullanılmasını zorunlu kılıyor. “İKLİM DİRENÇLİ TARIM ARTIK ZORUNLULUK” Metsims Sürdürülebilirlik Müdürü Orhan Atacan, sürdürülebilir tarım için kaynak verimliliğinin artırılmasının kritik önem taşıdığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “İsrafı önleyerek tüketimi düşürmeli, tarımda su başta olmak üzere kaynak tüketiminde verimliliği mutlaka sağlamalı ve iklim değişikliğine dirençli tarımı odağımıza almalıyız. Küresel ısınma ve iklim krizi tüm dünyanın ortak sorunu ancak tarım ve gıda sektöründeki etkileri sürdürülebilir bir gelecek için kritik öneme sahip.” Uzmanlara göre önümüzdeki dönemde tarımda başarı, yalnızca daha fazla üretmekle değil; daha az kaynakla, daha dirençli, izlenebilir ve sürdürülebilir üretim yapabilmekle ölçülecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.