Hava Durumu

#Dijital Dönüşüm

giresunsonhaber - Dijital Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TGA’dan il tanıtımında dijital dönüşüm... Go ve Gezsen hesapları birleşti Haber

TGA’dan il tanıtımında dijital dönüşüm... Go ve Gezsen hesapları birleşti

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), GoTürkiye markası altında yürüttüğü il tanıtım çalışmalarında kapsamlı bir dijital dönüşüm sürecini başlattı. ANKARA (İGFA) - Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), GoTürkiye markası altında yürüttüğü il tanıtım çalışmalarında kapsamlı bir dijital dönüşüm başlattı. Ajansın açıklamasına göre, bugüne kadar yurt dışına yönelik “Go” ve yurt içine yönelik “Gezsen” adıyla yürütülen il hesapları, yeni dönemde tek çatı altında birleştirildi. Böylece 81 ilin dijital tanıtımı, tek bir güçlü marka dili üzerinden yürütülmeye başlandı. TAKİPÇİLER TEK HESAPTA TOPLANDI Yeni uygulamayla birlikte 81 ile ait Gezsen hesapları, Go il hesaplarıyla birleştirildi ve iki hesaba ait takipçiler tek hesapta toplandı. TGA, bu yapının yerli ve yabancı ziyaretçilere daha etkili, veriye dayalı ve teknoloji odaklı bir tanıtım modeli sunacağını bildirdi. Dönüşümün, dünyanın en büyük sosyal medya ekosistemlerinden Meta ile yürütülen stratejik iş birliği kapsamında hayata geçirildiği belirtildi. Geçiş sürecinin, platform kuralları ve küresel en iyi uygulamalar doğrultusunda planlı ve aşamalı şekilde sürdürüldüğü aktarıldı. YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ HEDEFLEME KULLANILACAK Birleşen hesaplardan elde edilen takipçi ve etkileşim verilerinin, gelişmiş veri analitiği ve yapay zekâ destekli hedefleme araçlarıyla birlikte kullanılacağı ifade edildi. Böylece il içeriklerinin doğru kitleye, doğru zamanda ve doğru pazarda ulaştırılması hedefleniyor. TGA, değişen sosyal medya dinamiklerine uygun olarak il tanıtım stratejisini yeniden tasarladığını duyurdu. Yeni modelde kısa video formatları, etkileşim odaklı içerikler, yaratıcı hikâye anlatımı ve güncel sosyal medya trendleri öne çıkacak. Ajans, söz konusu bu dönüşümle birlikte illerin dijital kimliğinin GoTürkiye standartlarında daha modern ve dinamik bir vitrine taşınacağını duyurdu.

Her 6 girişimden biri e-satışta... Girişimlerin yüzde 57,7’si sosyal medyada Haber

Her 6 girişimden biri e-satışta... Girişimlerin yüzde 57,7’si sosyal medyada

TÜİK’in Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre, girişimlerin yüzde 92,7’si internete sabit hat bağlantısıyla erişiyor. Sosyal medya kullanan girişimlerin oranı yüzde 57,7’ye yükselirken, e-satış yapanların oranı yüzde 17,1 oldu. Girişimlerin yüzde 83’ü bilişim teknolojileri güvenliği için önlem alırken, yüzde 9,4’ü güvenlik ihlali yaşadı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarını açıkladı. Veriler, işletmelerin internet, sosyal medya, e-ticaret, bulut bilişim ve siber güvenlik kullanımındaki gelişimi ortaya koydu. SABİT İNTERNET KULLANIMI YÜZDE 92,7 En az 10 çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 92,7’si 2026 yılında internete erişimde sabit hat internet bağlantısı kullandı. Sabit internet kullanan girişimlerin yüzde 47,1’inin en yüksek bağlantı hızı 100 Mbit/s’nin altında kalırken, yüzde 43,7’si 100-999 Mbit/s, yüzde 9,2’si ise 1 Gbit/s ve üzeri bağlantı hızına sahip oldu. Böylece 100 Mbit/s ve üzeri hız kullanan girişimlerin oranı yüzde 52,9 olarak kaydedildi. SOSYAL MEDYA KULLANIMI ARTTI Sosyal medya uygulamalarını kullanan girişimlerin oranı 2025’te yüzde 55,2 iken, 2026’da yüzde 57,7’ye yükseldi. Sosyal medya kullanımı işletmelerin büyüklüğüne göre önemli farklılık gösterdi. 10-49 çalışanı bulunan girişimlerde oran yüzde 55,0 olurken, 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 68,4, 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerde ise yüzde 86,6 olarak gerçekleşti. Ekonomik faaliyetlere göre sosyal medya kullanımının en yüksek olduğu alan yüzde 93,9 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri oldu. Bu alanı yüzde 83,1 ile finans ve sigorta, yüzde 81,1 ile bilgisayarların ve iletişim araçlarının onarımı takip etti. HER 6 GİRİŞİMDEN BİRİ E-SATIŞ YAPTI İnternet veya Elektronik Veri Alışverişi (EDI) yoluyla satış yapan girişimlerin oranı yüzde 17,1 oldu. E-satış oranı 10-49 çalışanlı girişimlerde yüzde 16,4, 50-249 çalışanlı girişimlerde yüzde 18,3, 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerde ise yüzde 29,7 olarak ölçüldü. Ekonomik faaliyetler arasında e-satışın en yaygın olduğu sektör ise yüzde 43,3 ile konaklama ve yiyecek hizmetleri oldu. Bunu yüzde 25,4 ile yayımcılık, radyo-TV ve içerik faaliyetleri ve yüzde 23,7 ile toptan ve perakende ticaret izledi. BİLİŞİM UZMANI İSTİHDAMI YÜZDE 15,2 Bilişim sistemleri ve uygulamalarının kurulması, işletilmesi ve geliştirilmesi süreçlerinde görev alan bilgi ve iletişim teknolojileri uzmanı istihdam eden girişimlerin oranı yüzde 15,2’ye çıktı. Bu oran 2024’te yüzde 13,4 seviyesindeydi. 250 ve üzeri çalışanı bulunan girişimlerin yüzde 73,3’ü bilişim uzmanı istihdam ederken, bu oran 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 29,8, 10-49 çalışanlı işletmelerde yüzde 10,8 oldu. Öte yandan girişimlerin yüzde 6,4’ü 2025 yılında bilişim uzmanı işe aldı veya işe almaya çalıştı. Bu girişimlerin yüzde 31,7’si işe alım sürecinde güçlük yaşadığını bildirdi. En önemli sorunlar arasında adayların yüksek ücret beklentisi yüzde 82,6 ile ilk sırada yer aldı. BULUT BİLİŞİM KULLANIMI YÜZDE 20,2 Ücretli bulut bilişim hizmeti kullanan girişimlerin oranı yüzde 20,2 oldu. Çalışan sayısı arttıkça bulut kullanımının da yükseldiği görüldü. 250 ve üzeri çalışanı olan girişimlerin yüzde 57,0’si ücretli bulut bilişim hizmeti kullanırken, bu oran 50-249 çalışanlı işletmelerde yüzde 33,3, 10-49 çalışanlı işletmelerde yüzde 16,7 olarak gerçekleşti. Bilişim teknolojileri sistemlerinde en az bir güvenlik önlemi alan girişimlerin oranı 2024’te yüzde 76,0 iken 2026’da yüzde 83,0’a yükseldi. Buna karşın girişimlerin yüzde 9,4’ü 2025 yılında en az bir bilişim teknolojileri güvenliği ihlali yaşadığını bildirdi. Güvenlik ihlallerinde ilk sırada, yüzde 6,4 ile dışarıdan gelen saldırılar nedeniyle bilişim teknolojileri hizmetlerine erişememe yer aldı. Bunu yüzde 5,6 ile kötü amaçlı yazılım veya yetkisiz erişim nedeniyle veri kaybı ya da bozulması ve yüzde 5,3 ile veri gizliliğinin ihlal edilmesi izledi. Araştırma sonuçları, Türkiye’de girişimlerin dijital teknolojileri kullanımının giderek yaygınlaştığını ortaya koyarken, işletmelerin özellikle yüksek hızlı internet, sosyal medya, e-satış, bulut bilişim ve siber güvenlik alanlarında dijital dönüşüm sürecini sürdürdüğünü gösterdi.

Kira sözleşmelerinde dijital dönüşüm hızlanıyor Haber

Kira sözleşmelerinde dijital dönüşüm hızlanıyor

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, e-Devlet üzerinden kira sözleşmesi hazırlama uygulamasının yaygınlaştırılacağını açıkladı. Kayıtlı ekonomiyi güçlendirmeyi hedefleyen sistemle bugüne kadar 72 binden fazla sözleşme dijital ortamda yapıldı. ANKARA (İGFA) - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kira sözleşmelerinin e-Devlet üzerinden hızlı, kolay ve güvenilir şekilde hazırlanabildiğini belirterek, uygulamanın yaygınlaştırılacağını söyledi. Bakan Şimşek, yaptığı paylaşımda kira sözleşmelerinde dijital dönüşümün hız kazandığını belirterek, e-Devlet üzerinden kira sözleşmesi hazırlanmasına imkân tanıyan uygulama sayesinde bugüne kadar 72 binden fazla sözleşmenin dijital ortamda yapıldığını duyurdu. Uygulamanın yaygınlaştırılmasıyla birlikte kira işlemlerinin daha da kolaylaşacağını, aynı zamanda kayıtlı ekonominin güçleneceğini vurgulayan Bakan Şimşek, dijital uygulamanın hem vatandaşlara zaman kazandırması hem de işlemlerde güvenilirliği artırmasını hedeflediği kaydedildi. Kira sözleşmelerinde dijital dönüşüm hızlanıyor. e-Devlet üzerinden kira sözleşmelerini hızlı, kolay ve güvenilir şekilde hazırlama imkânı sunuyoruz. Bugüne kadar 72 binden fazla sözleşme e-Devlet üzerinden yapıldı. Uygulamayı yaygınlaştırarak işlemleri kolaylaştıracak ve… https://t.co/HqbrvPESJf — Mehmet Simsek (@memetsimsek) August 30, 2026

Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı!  Haber

Son Sınıfların Yüzde 45’i Tercih Yapmadı! 

2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları, adayların üniversite ve bölüm tercihlerinde değişen önceliklerini bir kez daha ortaya koydu. 2026 YKS yerleştirme sonuçlarını değerlendiren Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, gençlerin üniversite tercihlerinde önemli bir zihniyet değişimi yaşandığını söyledi. Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır.” dedi. Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, “Tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur.” diye konuştu. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarını değerlendirdi. Adaylar artık mezun olduklarında ne yapacaklarını da düşünüyor Sınava yaklaşık 2 milyon 255 bin adayın girdiğini hatırlatan Özgür Akoğlan, “2026 YKS yerleştirme sonuçları, adayların istihdam olanaklarını ve rasyonel tercih stratejilerini merkeze aldığı, devlet üniversitelerinde ise rekor doluluk oranlarının kaydedildiği güçlü bir tablo ortaya koymaktadır. Sınava katılan yaklaşık 2 milyon 255 bin adaydan 1 milyon 279 bin 439’u tercihte bulunmuş; açık ve uzaktan öğretim dahil olmak üzere toplam 730 bin 854 öğrenci yükseköğretim kurumlarına yerleşmiştir.” dedi. Tercih hakkı olduğu halde tercih yapmayan adaylar dikkat çekti Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun grubundan oluştuğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi: “Yerleşen adayların yaklaşık yüzde 52’sinin mezun gruptan oluşması ve tercih hakkı kazanan son sınıf öğrencilerinin yüzde 45’ten fazlasının hedeflerini sonraki yıla erteleyerek tercih yapmaması dönemin en belirgin dinamiklerinden birini oluşturmuştur. Adayların yüzde 40’ının ilk üç, yüzde 55’inin ise ilk beş tercihine yerleşmesi, hazırlanan listelerin oldukça stratejik ve isabetli olduğunu göstermektedir.” İki yıllık teknik eğitime olan ilgi arttı Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranının yüzde 99,52’ye ulaştığını belirten Akoğlan, “Üniversite ve program türlerine göre doluluk oranları değerlendirildiğinde, devlet üniversitelerine yönelik talebin zirveye ulaştığı görülmektedir. Devlet üniversitelerinin örgün programlarında doluluk oranı yüzde 99,52 olarak gerçekleşirken, devlet meslek yüksekokullarında açılan 481 bin kontenjandan yalnızca 37’sinin boş kalması iki yıllık teknik eğitime olan ilginin somut bir kanıtı olmuştur. Artan eğitim maliyetlerinin etkisiyle vakıf üniversitelerinde doluluk oranı yüzde 79,70 seviyesinde kalmış, ülke genelinde boş kalan yaklaşık 35 bin kontenjanın ağırlıklı bölümünü vakıf kurumlarının ücretli ve kısmi burslu programları oluşturmuştur.” diye konuştu. Tıp ve sağlık alanlarına ilgi sürüyor Başarı sırası barajı uygulanan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel meslek alanlarının devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamen dolduğunu belirten Akoğlan, şöyle devam etti: “Bölüm bazındaki yönelimlerde başarı sırası barajı bulunan Tıp, Hukuk, Diş Hekimliği ve Eczacılık gibi geleneksel kariyer alanları devlet üniversitelerindeki kontenjanlarının tamamını eksiksiz doldurmuştur. Mühendislik fakültelerinde doluluk yüzde 98’in üzerine çıkarken; Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji gibi temel bilimler ile temel eğitim ve öğretmenlik programları fire vermemiştir. Ön lisans düzeyinde ise İlaç Üretim Teknolojisi, Paramedik, Bilişim Güvenliği ve Mekatronik gibi doğrudan iş gücü piyasasına ve saha uygulamalarına yönelik branşlar en çok talep gören alanlar arasında yer almıştır.” Yapay zekâ programlarına ilgi yüksek 2026 YKS’nin en çarpıcı sonuçlarından birinin yapay zekâ ve dijital teknolojiler alanındaki programlarda görüldüğünü ifade eden Özgür Akoğlan, “Gençlerin tercihlerinde mesleki gelecek güvencesi ve dijital dönüşüm birincil karar mekanizması haline gelmiştir. Bu doğrultuda Yapay Zekâ Mühendisliği, Makine Öğrenmesi, Veri Mühendisliği, Robotik Sistemler, Yapay Zekâ Destekli Kodlama ve Yapay Zekâ Operatörlüğü programlarının tamamında yüzde yüz doluluk sağlanmıştır. Adaylar istihdam piyasasında karşılığı belirsiz kalan alanlardan uzaklaşarak doğrudan teknik uzmanlık, veri analitiği ve siber güvenlik odaklı disiplinlere yönelmiş; ilk kez öğrenci kabul eden İşletme ve Yapay Zekâ gibi hibrit programların üst sıralardan dolması da iş dünyası ile teknolojiyi birleştiren profillere olan ilginin somut bir yansıması olmuştur.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Önümüzdeki 5 Yılda Rekabeti Dijital Güven Belirleyecek Haber

Önümüzdeki 5 Yılda Rekabeti Dijital Güven Belirleyecek

Yapay zekâ teknolojilerinin iş dünyasındaki hızlı yükselişi, kurumların dijital dönüşüm stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) 2026 yılı birinci çeyrek verilerine göre, mart ayı sonu itibarıyla güvenli elektronik imza için kullanılan nitelikli elektronik sertifika sayısı 9,93 milyona, mobil güvenli elektronik imza sertifikası sayısı ise 1,29 milyona ulaştı. Toplam nitelikli elektronik sertifika sayısının 11,22 milyon olarak kaydedildiği bu tablo; kamu hizmetlerinden finans, sağlık ve sigortacılığa kadar pek çok sektörde elektronik imzanın yaygınlaştığını ve kurumların dijital süreçlerini güvenle yönetmek adına yaptıkları yatırımların ivme kazandığını bir kez daha kanıtladı. Yapay zekâ karar alıyor, dijital güven geçerlilik sağlıyor Yapay zekâ artık sadece içerik üretimi veya analiz yapan bir araç olmaktan çıkarak; sözleşme hazırlama, satın alma, insan kaynakları, müşteri hizmetleri ve finans gibi kritik operasyonel süreçlerde aktif rol üstlenmeye başladı. Ancak yapay zekâ tarafından oluşturulan içeriklerin ve desteklenen kararların güvenilir, izlenebilir ve hukuken geçerli kalabilmesi için elektronik imza, dijital kimlik doğrulama ve zaman damgası gibi dijital güven teknolojileri hayati önem taşıyor. Örneğin yapay zekânın kurumlar adına sözleşme taslakları oluşturabildiği ve madde önerileri sunduğu bir yapıda; hangi versiyonun onaylandığının, kim tarafından imzalandığının ve belgenin yürürlüğe giriş tarihinin elektronik imza ve zaman damgasıyla kayıt altına alınması, sürecin hem hukuki geçerliliğini hem de kurumsal güvenilirliğini teminat altına alıyor. Benzer şekilde satın alma süreçlerinde yapay zekâ; tedarikçilerden gelen teklifleri maliyet, teslimat süresi ve teknik kriterler bazında karşılaştırarak en optimal seçeneği belirleyebiliyor. Buna karşın nihai kararın yetkili yöneticilerce elektronik imzayla onaylanması, hem kurumsal yetki hiyerarşisini koruyor hem de işlemin denetlenebilir ve güvenli olmasını sağlıyor. Önümüzdeki 3 ile 5 yılda rekabeti dijital güven belirleyecek E-Güven'e göre önümüzdeki dönemde dijital güven, kurumlar için sadece siber riskleri azaltan bir araç olmanın ötesine geçerek; operasyonel verimliliği, müşteri sadakatini ve rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir yatırım alanına dönüşecek. Kurumlar için yeni başarı kriteri, yapay zekâ kullanıp kullanmadıkları değil; bu teknolojileri ne derece güvenli, izlenebilir ve mevzuata uygun şekilde yönetebildikleri olacak. Bu noktada elektronik imza, dijital kimlik ve zaman damgası gibi güven teknolojileri, yapay zekâ çağındaki dijital dönüşümün temel altyapısını oluşturmaya devam edecek. E-Güven tarafından yapılan değerlendirmede ayrıca, önümüzdeki süreçte fiziksel imzanın tamamen yok olmayacağı ancak kullanım alanının giderek daralacağı belirtilirken, asıl büyük dönüşümün imza yönteminden ziyade iş süreçlerinde yaşandığına vurgu yapıldı. Açıklamada, "Dijital dönüşümün başarısı, kullanılan teknolojilerin türünden ziyade, o teknolojilere duyulan güvenle ölçülüyor. Bu nedenle elektronik imza ve dijital güven teknolojileri, yapay zekâ çağında sürdürülebilir dijital ekonominin en temel yapı taşları arasında yer alıyor" ifadelerine yer verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay zeka genç girişimcilere yeni kapılar açıyor Haber

Yapay zeka genç girişimcilere yeni kapılar açıyor

Yapay zekâ teknolojileri, son yıllarda iş dünyasından eğitime, üretimden girişimciliğe kadar birçok alanda önemli bir dönüşüm oluşturuyor. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye'de yapay zekâ ve dijital dönüşüm alanındaki çalışmalar hız kazanırken, gençlerin teknolojiye olan ilgisi de dikkat çekiyor. 15-34 yaş aralığında yaklaşık 27 milyon genç nüfusa sahip olan Türkiye'nin, teknoloji ve girişimcilik alanında önemli bir potansiyel taşıdığı belirtiliyor. Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Gençlik ve Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yapay zekânın yalnızca teknolojik bir gelişme olmadığını, aynı zamanda gençler için yeni fırsatlar oluşturan önemli bir dönüşüm süreci olduğunu ifade etti. Yapay zekânın günümüzde birçok sektörde etkisini artırdığını belirten Yılmaz, "Dünyanın en büyük şirketlerinden küçük girişimlere kadar birçok kurum, yapay zekâ destekli çözümlerle daha hızlı ve verimli çalışmanın yollarını arıyor. Gençlerimiz için de önemli fırsatlar ortaya çıkıyor." dedi. Teknolojinin girişimcilik anlayışını değiştirdiğini vurgulayan Yılmaz, geçmişte büyük ekipler ve yüksek maliyetler gerektiren işlerin bugün daha küçük ekiplerle ve dijital imkânlarla küresel ölçekte geliştirilebildiğini söyledi. "GENÇLER TEKNOLOJİYİ TÜKETEN DEĞİL, ÜRETEN TARAFTA OLMALI" Yapay zekânın yalnızca yazılım alanında değil; mimarlık, mühendislik, finans, iletişim gibi birçok sektörde çalışan profesyoneller için de önemli bir araç haline geldiğini belirten Yılmaz, gençlerin dijital becerilerini geliştirmesi gerektiğini ifade etti. Yılmaz, "Kendini geliştiren, yabancı dil öğrenen, dijital becerilerini artıran ve yeniliklere açık olan gençler geleceğin dünyasında daha güçlü bir konuma sahip olacak." diye konuştu. Türkiye'nin en büyük avantajlarından birinin genç ve dinamik nüfusu olduğunu belirten Yılmaz, bu potansiyelin eğitim, teknoloji ve girişimcilik ekosistemiyle desteklenmesi halinde önemli başarı hikâyelerinin ortaya çıkabileceğini söyledi. Yapay zekânın insanın yerini alan bir teknoloji olarak değil, insan üretkenliğini artıran bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Yılmaz, "Geleceği şekillendirecek olanlar, bu dönüşümü takip eden değil, yön veren gençler olacaktır." dedi.

Yükseköğretimde 16 yeni program açıldı Haber

Yükseköğretimde 16 yeni program açıldı

YÖK Başkanı Erol Özvar, 2026-2027 akademik yılı itibarıyla yapay zekâ, dijital dönüşüm ve stratejik üretim merkezli; 7'si lisans, 9'u ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni programın yükseköğretim sistemine eklendiğini duyurdu. ANKARA (İGFA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, 2026-2027 akademik yılı için yükseköğretim sistemine 16 yeni programın dahil edildiğini bildirdi. Özvar, söz konusu yeni bölümlerin özellikle yapay zekâ, dijital dönüşüm ve stratejik üretim temalarına odaklandığını dile getirdi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Özvar, genç nesilleri geleceğin dünyasına entegre etmek amacıyla yükseköğretim programlarını modernize etmeye devam ettiklerini vurguladı. 2026-2027 akademik dönemiyle birlikte, 7'si lisans ve 9'u ön lisans olmak üzere toplam 16 yeni programın ilk defa sisteme kazandırıldığını belirten Özvar, bu programların yapay zekâyı sosyal bilimlerle harmanlayan alanlardan stratejik üretim disiplinlerine kadar geniş bir alanı kapsadığını ifade etti. Yükseköğretim sisteminin sadece günümüzün değil, yarının iş gücü gereksinimleri gözetilerek yeniden yapılandırıldığını kaydeden YÖK Başkanı Erol Özvar, güncelliğini kaybetmiş ve istihdam sağlamayan programlar yerine; yüksek teknoloji, dijital dönüşüm ve stratejik üretim odaklı bir akademik modelin benimsendiğini açıkladı. Özvar, bu dönüşümle birlikte Türkiye'nin beşerî sermayesinin geleceğe hazır hale getirilmesinin hedeflendiğini belirterek, yeni programların gençlere hayırlı olmasını temenni etti.

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI” Haber

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI”

GRÜ, YÖK’ÜN “GELECEĞİN MESLEKLERİ BULUŞMASI” Giresun Üniversitesi, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda Ankara’da düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Buluşması” programına katıldı. YÖK Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda yükseköğretimin 2030 vizyonu, yapay zekâ destekli eğitim modelleri, dijital dönüşüm, bilim iletişimi ve yeni nesil meslek alanları ele alındı. YÜKSEKÖĞRETİMİN 2030 VİZYONU MASAYA YATIRILDI Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı koordinasyonunda düzenlenen “Geleceğin Meslekleri Buluşması” programı, 16 Haziran Salı günü Ankara’daki YÖK Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda yükseköğretimin gelecek dönem yol haritası, üniversitelerin dijital dönüşüm sürecine uyumu, yapay zekâ destekli eğitim modelleri, bilim iletişimi faaliyetleri ve yeni nesil meslek alanlarına yönelik stratejik adımlar değerlendirildi. Yükseköğretimde 2030 vizyonunun merkezde olduğu toplantı, üniversitelerin yalnızca mevcut eğitim programlarını sürdürmesinin değil, aynı zamanda değişen iş gücü ihtiyaçlarına göre akademik yapısını güncellemesinin de önemini ortaya koydu. GRÜ’YÜ REKTÖR YARDIMCISI ŞAHİN VE KAHraman TEMSİL ETTİ Toplantıya Giresun Üniversitesi’ni temsilen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Şahin ile Bilim İletişimi Ofisi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Uğur Kahraman katıldı. GRÜ’nün programda yer alması, üniversitenin yükseköğretimde dijital dönüşüm, bilim iletişimi ve geleceğin mesleklerine yönelik ulusal çalışmalara katılımı açısından önemli bir adım oldu. Toplantıda akademik dünyanın teknolojiyle değişen yapısı, öğrencilerin yeni meslek alanlarına hazırlanması, üniversitelerde bilimsel bilginin topluma daha etkin aktarılması ve eğitim programlarının geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden ele alınması başlıkları öne çıktı. YAPAY ZEKÂ VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM EĞİTİMİN MERKEZİNE YERLEŞİYOR Yapay zekâ, veri bilimi, dijitalleşme, robotik sistemler, otomasyon ve biyoteknoloji alanlarındaki gelişmeler, yükseköğretimin önceliklerini doğrudan etkiliyor. YÖK’ün “Geleceğin Meslekleri Çalışmaları” başlıklı dokümanında robotik sistemler, otomasyon, yapay zekâ ve biyoteknoloji alanlarındaki gelişmelerin çalışma hayatı ve meslekler üzerinde dönüştürücü etki oluşturduğu vurgulanıyor. (yok.gov.tr) Bu dönüşüm, üniversitelerin bölüm ve program yapılarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, önümüzdeki yılların iş gücü taleplerine göre planlamasını zorunlu hale getiriyor. Mobil internet, bulut teknolojileri, insansız araçlar, nanoteknoloji ve 3D yazıcılar gibi alanların yaygınlaşması, bazı meslekleri dönüştürürken yeni meslek alanlarının da ortaya çıkmasına neden oluyor. (yok.gov.tr) GELECEĞİN MESLEKLERİNDE ÖNE ÇIKAN ALANLAR Dünya Ekonomik Forumu’nun “Future of Jobs Report 2025” çalışması, 2025-2030 döneminde iş gücü piyasasını teknoloji, yeşil dönüşüm, demografik değişim, ekonomik belirsizlikler ve jeoekonomik gelişmelerin şekillendireceğini ortaya koyuyor. Rapor, 55 ekonomiden ve 22 sektör kümesinden 14 milyondan fazla çalışanı temsil eden 1000’i aşkın işverenin değerlendirmelerine dayanıyor. (World Economic Forum) Raporda 2030’a kadar en hızlı büyümesi beklenen meslek alanları arasında büyük veri uzmanlığı, fintech mühendisliği, yapay zekâ ve makine öğrenmesi uzmanlığı öne çıkıyor. Dijital erişimin genişlemesi, iş yapma biçimlerini değiştirirken veri, yapay zekâ, siber güvenlik, yazılım, finans teknolojileri ve yeşil dönüşüm odaklı alanlar yeni istihdam başlıkları olarak güç kazanıyor. (World Economic Forum) Dünya Ekonomik Forumu, 2030’a kadar küresel iş gücü piyasasında ciddi bir dönüşüm bekliyor. Raporda 170 milyon yeni rolün oluşabileceği, 92 milyon mevcut rolün ise ortadan kalkabileceği; net istihdam artışının 78 milyon iş fırsatına ulaşabileceği belirtiliyor. (Eco-Business) ÜNİVERSİTELERİN ROLÜ DAHA KRİTİK HALE GELİYOR Geleceğin mesleklerine yönelik bu tablo, üniversitelerin klasik bölüm yapısının ötesine geçmesini gerektiriyor. Yapay zekâ okuryazarlığı, veri analitiği, dijital beceriler, sürdürülebilirlik, çevresel farkındalık, bilim iletişimi, etik teknoloji kullanımı ve disiplinler arası çalışma becerileri artık yükseköğretimin temel gündemleri arasında yer alıyor. Eğitim alanında yapay zekâ kullanımı da bu dönüşümün önemli parçalarından biri haline geldi. Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2029 dönemini kapsayan “Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ve Eylem Planı”nda uyarlanabilir ve bireyselleştirilmiş öğrenme sistemleri, öğrenme analitiği, doğal dil işleme, sanal öğrenme asistanları ve yapay zekâ destekli kariyer rehberliği başlıkları öne çıkıyor. (Yegitek) Bu gelişmeler, yükseköğretimde öğrencilere yalnızca diploma kazandıran değil, onları dijitalleşen, otomasyonla dönüşen ve yapay zekâ destekli çalışma hayatına hazırlayan bir eğitim modelinin önemini artırıyor. GRÜ İÇİN STRATEJİK BAŞLIK Giresun Üniversitesi’nin YÖK koordinasyonundaki programa katılımı, üniversitenin gelecek dönem akademik planlamasında dijitalleşme, bilim iletişimi ve yeni meslek alanlarına yönelik çalışmaları daha güçlü biçimde gündemine alması açısından dikkat çekti. Yükseköğretimde 2030 vizyonu, artık yalnızca büyük şehirlerdeki üniversitelerin değil, bölgesel üniversitelerin de akademik yönünü belirleyen ana başlıklardan biri haline geliyor. Giresun Üniversitesi’nin bu sürecin içinde yer alması, kentin yükseköğretim kapasitesi, öğrenci profili, akademik üretimi ve bölgesel kalkınma hedefleri açısından önemli bir zemin oluşturuyor. Program, üniversitelerin geleceğin mesleklerine hazırlık sürecinde daha esnek, daha teknoloji odaklı, daha disiplinler arası ve toplumsal ihtiyaçlarla daha bağlantılı bir eğitim anlayışına yönelmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.

Google ve Bakanlıktan 'herkes için yapay zeka' hamlesi... Haber

Google ve Bakanlıktan 'herkes için yapay zeka' hamlesi...

Google ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ortaklığıyla geliştirilen “Herkes İçin Yapay Zeka” platformu tanıtımını gerçekleştirdi. Projenin 2035 yılına dek Türkiye ekonomisine yıllık 96 milyar dolara varan bir katkı sağlaması bekleniyor. ANKARA (İGFA) -Google ile T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye'de yapay zeka yetkinliklerini yaygınlaştırmak ve sosyo-ekonomik gelişimi güçlendirmek hedefiyle “Herkes İçin Yapay Zeka” platformunu devreye aldı. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi'nde imzalanan iş birliği protokolü ile duyurulan platformun, Public First'in analizlerine göre 2035 yılına kadar Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasına (GSYİH) yıllık 96 milyar dolara kadar ek katkı sağlayacağı öngörülüyor. Yapılan araştırmalar, halkın yüzde 73'ünün Türkiye'nin yapay zeka alanında öncü bir ülke olmasını stratejik bir öncelik olarak değerlendirdiğini gösteriyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Google tarafından hazırlanan platformun, Ulusal Yapay Zeka Vizyonu ile uyumlu olduğu ve hem kamu hem de özel sektörün dijital dönüşüm süreçlerini desteklemeyi amaçladığı kaydedildi. Projenin aynı zamanda “Kamu için Yapay Zeka” rehberiyle paralel bir yapı sunduğu belirtildi. Bakanlık tarafından yapılan bilgilendirmede, Türkiye'nin yapay zeka döneminde sadece teknoloji kullanan değil, aynı zamanda katma değer yaratan bir konuma gelmesinin hedeflendiği vurgulandı. Açıklamada, nitelikli insan kaynağının artırılmasının ve yapay zeka okuryazarlığının tabana yayılmasının stratejik önem taşıdığı ifade edildi. Google Türkiye yetkilileri ise platformun odağına teknolojiyi değil, insanı aldıklarını belirterek; öğrencilerin, girişimcilerin, iş gücünün ve kamu personellerinin yapay zeka yeteneklerinin geliştirileceğini bildirdi. Ücretsiz olarak erişime açılan platformda, 16 farklı kategoride 7 bin dakikayı aşan eğitim materyali bulunuyor. Eğitim içerikleri; temel yapay zeka bilgilerinden yazılım geliştirme süreçlerine, işletme çözümlerinden kamu sektörü uygulamalarına kadar geniş bir alanı kapsıyor. Program dahilinde kullanıcılar; “Yapay Zeka Öğrenenler”, “Yapay Zeka Uygulayıcıları” ve “Yapay Zeka Yenilikçileri” şeklinde belirlenen üç ayrı seviyede eğitim alabilecek. Google’ın Türkiye’deki 20. yılına özel olarak duyurulan bu proje, şirketin ülkedeki dijital dönüşüm stratejilerinin ve yatırımlarının önemli bir parçası olarak görülüyor. Platforma erişim sağlamak için tıklayabilirsiniz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.