Hava Durumu

#Destek Kampanyası

giresunsonhaber - Destek Kampanyası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Destek Kampanyası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR Haber

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR

TMO 255 TL’DEN ALIMA BAŞLADI, TÜCCAR 190 TL’DE DİRENİYOR PİYASAYI REGÜLE EDECEK GÜÇ OLMAZSA ÜRETİCİ YİNE FİYAT OYUNUNUN ORTASINDA KALACAK TMO’nun Giresun kalite fındığı 255 TL’den almaya başlamasına rağmen serbest piyasanın 190–200 TL bandındaki direnci sürüyor. Piyasanın hesabı; TMO’nun yeterli miktarda ürün alamaması, Ferrero’nun alıma geç girmesi ve FİSKOBİRLİK’in etkili bir fiyatla sahaya çıkmaması ihtimali üzerine kuruluyor. Bu senaryo gerçekleşirse kazanan düşük maliyetle ürün toplayan büyük alıcılar, kaybeden ise yine üretici olacak. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 24 Ağustos 2026 itibarıyla yeni sezon fındık alımlarına başladı. Ancak kamu alım fiyatıyla serbest piyasa arasındaki büyük fark henüz kapanmadı. TMO, yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındığı 255 TL, Levant kaliteyi 250 TL, Sivri kaliteyi ise 245 TL’den alıyor. Giresun kalite fındıkta 50 randımanın üzerindeki her bir randıman için kilogram başına 5,10 TL ilave ödeme yapılıyor. Buna karşılık Giresun serbest piyasasında üreticinin karşısına ağırlıklı olarak 190–200 TL bandında fiyatlar çıkıyor. Böylece TMO ile serbest piyasa arasındaki fark kilogram başına 55–65 TL’ye ulaşıyor. TMO’nun resmî alım programında alımların ilk etapta 16 noktada başlayacağı, hasat durumuna göre bu sayının 61’e çıkarılabileceği belirtiliyor. BİR TON FINDIKTA 65 BİN LİRALIK FARK Giresun kalite fındığını 190 TL’den satan üretici ile TMO’ya 255 TL’den teslim eden üretici arasında bir ton üründe 65 bin TL fark bulunuyor. Serbest piyasa fiyatı 200 TL kabul edildiğinde bile bir ton üründeki fark 55 bin TL’ye ulaşıyor. Beş ton fındığı bulunan bir üretici açısından toplam kayıp 275 bin TL ile 325 bin TL arasında değişebiliyor. Bu rakam, sıradan bir piyasa farkı olarak görülemeyecek kadar büyük. Üstelik ürün aynı ürün, üretici aynı üretici, maliyet aynı maliyet. Değişen tek şey, üreticinin karşısında fındığını teslim edebileceği güçlü bir alternatifin bulunup bulunmaması. TÜCCAR NEDEN 190–200 TL BANDINDA DİRENİYOR? Serbest piyasadaki alıcıların fiyat yükseltmemesinin arkasında birkaç temel beklenti bulunuyor. Bunların başında TMO’nun açıkladığı 255 TL’ye rağmen piyasayı regüle edecek büyüklükte ürün alamayabileceği düşüncesi geliyor. TMO’nun alım kapasitesi sınırlı kalır, randevular ileri tarihlere uzar veya üretici ödeme süresini bekleyemezse fındığın yeniden tüccara yönelmesi bekleniyor. TMO ürün bedellerini teslimattan sonraki 21’inci günden itibaren ödüyor. Serbest piyasa ise daha hızlı ödeme, yerinde alım ve daha kolay teslim gibi avantajlar sunuyor. Ancak bu kolaylıkların kilogram başına 55–65 liralık farkı açıklayıp açıklayamayacağı ayrı bir tartışma konusu. Piyasadaki ikinci beklenti, büyük sanayi alıcılarının yeni sezon alımlarına gecikmeli başlaması. Özellikle Ferrero’nun hangi fiyat ve takvimle piyasaya gireceği yakından izleniyor. Şirketin alıma geç başlayacağı yönündeki değerlendirmeler şu aşamada resmî açıklamadan çok piyasa beklentisine dayanıyor. Üçüncü ve belki de en önemli başlık ise FİSKOBİRLİK’in henüz güçlü ve açık bir alım politikasıyla sahada görünmemesi. PİYASAYI AÇIKLANAN FİYAT DEĞİL, ALINAN TONAJ DÜZENLER TMO’nun 255 TL açıklaması tek başına serbest piyasayı regüle etmeye yetmez. Asıl belirleyici olan, Ofisin bu fiyatla kaç ton fındık alacağı ve üreticinin TMO’ya ne kadar kolay ulaşabileceğidir. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, randevuya konu fındık miktarının 100 bin tonu geçtiğini açıkladı. Bu rakam TMO tarafından kamuya açık toplam veri olarak henüz ayrıca duyurulmasa da üreticinin fiyat farkı nedeniyle TMO’ya yöneldiğini gösteren önemli bir açıklama olarak değerlendiriliyor. TMO gelen ürünü düzenli biçimde alırsa özel sektörün 190–200 TL’den fındık bulması zorlaşacak. Üretici ürününü pazara indirmezse arz daralacak ve özel sektör fiyat yükseltmek zorunda kalacak. Ancak TMO’nun alımı yavaşlar, randevular uzar ve üreticinin nakit ihtiyacı ağır basarsa serbest piyasa düşük fiyatı korumaya çalışabilecek. Bu nedenle sezonun temel sorusu yalnızca “TMO kaç lira açıkladı?” değil, “TMO piyasadan kaç ton fındık çekecek?” sorusudur. FİSKOBİRLİK’İN DEĞERİNİ ÖNCE KENDİSİ ANLAMALI Bugün yaşanan tablo, FİSKOBİRLİK’in neden kurulduğunu ve üretici açısından neden vazgeçilmez bir kurum olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. FİSKOBİRLİK, 1938 yılında üreticinin ürününü değerinde pazarlaması ve özel alıcılar karşısında yalnız kalmaması amacıyla kuruldu. Uzun yıllar devlet destekleme alımlarında görev yaptı ve bazı dönemlerde Türkiye fındık üretiminin önemli bölümünü satın alarak piyasanın en güçlü aktörlerinden biri oldu. Ancak bugün TMO 255 TL’den alım yaparken serbest piyasa 190–200 TL’de direniyor ve üretici güçlü bir kooperatif alıcısının eksikliğini hissediyor. FİSKOBİRLİK’in resmî duyurular sayfasında 20 Ağustos tarihli “Ortaklarına Ürün Destek Kampanyası” başlığı yer alıyor. Buna karşın haberin hazırlandığı saat itibarıyla yeni sezon için açık bir alım fiyatı, başlangıç tarihi, ödeme takvimi ve ayrıntılı alım koşulları kamuoyuna net biçimde sunulmuş değil. Oysa üreticinin bugün ihtiyacı olan şey yalnızca kampanya başlığı değil; peşin veya kısa vadeli ödeme, açık fiyat, güçlü finansman ve yeterli tonajla yapılacak gerçek bir alımdır. FİSKOBİRLİK’in değerini yalnızca üretici veya kamuoyu değil, öncelikle kurumun kendisi anlamalıdır. Çünkü FİSKOBİRLİK’in anlamı tabelasında, geçmişinde veya yaptığı açıklamalarda değil; üreticinin en çaresiz olduğu gün piyasaya girerek denge kurabilmesindedir. ÜRETİCİ FİYATI BELİRLEYEN DEĞİL, ÖNÜNE KONULANI KABUL EDEN TARAF Piyasa yeterince regüle edilmediğinde ürününü bekletecek ekonomik gücü olmayan üretici, alıcının belirlediği fiyata razı olmak zorunda kalıyor. Düğün, okul, banka, işçilik, gübre, patoz ve günlük yaşam giderleri üreticinin kapısında bekliyor. Fındığı uzun süre elinde tutamayan üretici, hukuken satıp satmamakta özgür görünse de ekonomik olarak aynı özgürlüğe sahip değil. Bu şartlarda üretici fiyatı belirleyen değil, önüne konulan rakamı kabul etmeye zorlanan taraf haline geliyor. Başka bir ifadeyle piyasayı dengeleyecek güçlü bir kurum olmayınca üretici, fiyat oyununun ortasında yalnız bırakılıyor. DÜŞÜK FİYAT KİMİN İŞİNE YARIYOR? Serbest piyasadaki fiyatın yükselmemesi, yüksek miktarda hammadde satın alan sanayici ve ihracatçıların maliyet avantajını koruyor. Ürün 190–200 TL bandında toplandığında büyük alıcıların maliyeti düşerken üreticinin gelir kaybı büyüyor. Ancak bu durumun bütün tüccarların veya şirketlerin birlikte yürüttüğü organize bir fiyat politikası olduğu ileri sürülecekse somut belge ve veriye ihtiyaç bulunuyor. Her tüccarı aynı kefeye koymak doğru değil. Bununla birlikte ortaya çıkan ekonomik sonuç değişmiyor: TMO ile serbest piyasa arasındaki 55–65 liralık fark kapanmadığı sürece düşük fiyat büyük alıcının lehine, üreticinin aleyhine çalışıyor. ÜÇ KURUM, TEK KRİTİK DENGE Önümüzdeki günlerde fındık fiyatının yönünü üç gelişme belirleyecek: TMO’nun kaç ton ürün alacağı, Ferrero ve diğer büyük sanayi alıcılarının ne zaman ve hangi fiyatla piyasaya gireceği, FİSKOBİRLİK’in ise gerçek bir alım gücüyle sahaya çıkıp çıkmayacağı. TMO güçlü alım yapar, FİSKOBİRLİK açık ve rekabetçi fiyatla piyasaya girer, büyük alıcıların ürün ihtiyacı artarsa 190–200 TL bandının korunması zorlaşır. Buna karşılık TMO’nun tonajı sınırlı kalır, FİSKOBİRLİK beklemeyi sürdürür ve büyük sanayi alıcıları piyasaya geç girerse üreticinin fındığı düşük fiyatla satmaya zorlandığı dönem uzayabilir. FINDIKTA GERÇEK SINAV ŞİMDİ BAŞLADI TMO’nun 255 TL’den alıma başlaması önemli ancak tek başına yeterli değil. 255 TL’nin yalnızca tabelada kalan bir rakam mı, yoksa serbest piyasayı yukarı taşıyan gerçek bir güç mü olacağını TMO’nun alacağı ürün miktarı gösterecek. FİSKOBİRLİK’in 88 yıllık geçmişinin anlamı da tam bu noktada ortaya çıkacak. Kurum üreticinin yanında güçlü biçimde yer alırsa piyasanın dengesi değişebilir. Sessiz ve etkisiz kalırsa üretici bir kez daha alıcının belirlediği rakama mahkûm olabilir. Fındıkta bugün asıl mesele 190 mı, 255 mi sorusundan daha büyük. ÜRETİCİNİN FINDIĞININ FİYATINI KİM BELİRLEYECEK?

KOCA FİSKOBİRLİK’TE SES YOK (!) Haber

KOCA FİSKOBİRLİK’TE SES YOK (!)

KOCA FİSKOBİRLİK’TE SES YOK (!) PİYASANIN BAŞ AKTÖRÜYDÜ, ŞİMDİ PİYASAYI BEKLİYOR... Fındık üreticisi bu sezon yalnızlığını bir kez daha tecrübe etti. Toprak Mahsulleri Ofisi, 6 Ağustos’ta 2026-2027 sezonu kabuklu fındık alım fiyatını yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite için 255, levant kalite için 250, sivri kalite için 245 lira olarak açıkladı. Randevu sistemi 17 Ağustos’ta açıldı, alımların 24 Ağustos’ta başlayacağı duyuruldu. Ancak TMO alımlarına bir gün kala Giresun merkez serbest piyasasında fındık 190-200 lira bandında kaldı. TMO’nun Giresun kalite için açıkladığı fiyatla serbest piyasa arasında kilogram başına 55-65 liralık fark oluştu. Üretici bahçede, harmanda ve borçlarının karşısında fiyat beklerken; 1938 yılında üreticinin ürününü değerlendirmek, piyasayı düzenlemek ve fındığı tüccarın insafına bırakmamak amacıyla kurulan FİSKOBİRLİK’ten ise kamuoyuna ayrıntılı bir alım programı açıklanmadı. Bir zamanlar fındık fiyatının oluşmasında piyasanın baş aktörü olan FİSKOBİRLİK, bugün kendi bağımsız fiyatını açıklamak yerine serbest piyasada oluşacak fiyatı bekleyen bir kurum görüntüsü veriyor. ÜRETİCİ 190-200 LİRA BANDINA SIKIŞTI TMO’nun resmî açıklamasına göre Giresun kalite fındığın alım fiyatı kilogram başına 255 lira olarak belirlendi. Yüzde 50 randımanın üzerindeki her bir randıman için ayrıca 5,10 lira ilave fiyat uygulanacağı bildirildi. Buna karşılık 19 Ağustos tarihli serbest piyasa fiyat listesinde Giresun merkez için 190-200 lira aralığı yer aldı. Tirebolu ve Görele’de ise fiyatların 200-205 lira bandında olduğu aktarıldı. Serbest piyasa fiyatları tek ve bağlayıcı bir resmî fiyat niteliği taşımıyor. Ancak açıklanan alım rakamları, üreticinin TMO alımları başlamadan önce karşılaştığı piyasa şartlarını göstermesi bakımından önem taşıyor. Ortaya çıkan tablo açık: Devletin açıkladığı 255 liralık alım fiyatı piyasaya tam olarak yansımadı. Ürününü bekletecek ekonomik gücü bulunmayan, borcu veya acil nakit ihtiyacı olan üretici ise düşük fiyat baskısıyla karşı karşıya kaldı. Tam da böyle bir dönemde, üreticinin kendi kuruluşu olan FİSKOBİRLİK’in nasıl bir alım politikası izleyeceği önem kazanıyor. 20 AĞUSTOS’TA BAŞLIK ATILDI, AYRINTILAR AÇIKLANMADI FİSKOBİRLİK’in resmî internet sitesinde 20 Ağustos 2026 tarihinde “FİSKOBİRLİK’ten Ortaklarına Ürün Destek Kampanyası” başlıklı bir duyuru yayımlandı. Ancak duyuruda kampanyanın içeriği, fındık alım fiyatı, alımların başlayacağı tarih, ödeme şekli, ürün teslim noktaları veya başvuru şartları yer almadı. Sayfada yalnızca şu ifade kullanıldı: “En kısa süre içerisinde sayfamız yenilenerek bilgilendirme yapılacaktır.” TMO’nun alıma başlayacağı 24 Ağustos’a yalnızca bir gün kalmasına rağmen FİSKOBİRLİK’in 2026 ürünü fındık için hangi fiyatı uygulayacağı, ne kadar ürün alacağı ve ödemeleri hangi şartlarda yapacağı kamuoyuna açıklanmış değil. Üreticinin beklediği ise duyuru başlığı değil; fiyatı, tarihi, ödeme takvimi ve alım şartları açıkça ortaya konulmuş uygulanabilir bir program. 1938’DE HANGİ AMAÇLA KURULDU? FİSKOBİRLİK, 2834 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri Kanunu’nun ardından Giresun, Ordu, Bulancak, Keşap ve Trabzon’daki beş kooperatifin birleşmesiyle 28 Temmuz 1938 tarihinde kuruldu. Kuruluş sırasında Birliğin 13 bin 364 üretici ortağı bulunuyordu. Tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin temel amacı; ortak üreticilerin ürünlerini toplamak, uygun şartlarda saklamak, işlemek ve pazarlamaktı. Böylece küçük üreticilerin tek başına tüccar karşısında yaşadığı fiyat ve pazarlama sorunlarının ortak bir yapı aracılığıyla aşılması hedefleniyordu. FİSKOBİRLİK de fındık üreticisinin ürününü toplu şekilde değerlendirmek, piyasadaki aşırı fiyat düşüşlerine karşı üreticiyi korumak, fındığı işleyerek katma değer oluşturmak ve Türkiye’nin dünya fındık piyasasındaki gücünü artırmak amacıyla faaliyet göstermeye başladı. Birlik, kurulduğu 1938 yılında kilogramı 40 kuruştan 625 ton fındık alımı gerçekleştirdi. ÜRETİMİN YARISINDAN FAZLASINI ALDIĞI YILLAR OLDU FİSKOBİRLİK, 1938 ile 1964 yılları arasında bağımsız ve özerk bir yapı olarak alım yaptı. Bu dönemde gerçekleştirilen alımların kârı veya zararı üretici ortaklara aitti. 1964’ten itibaren devletin alım garantisi ve fiyat desteğiyle hareket etmeye başlayan Birlik, uzun yıllar fındıkta destekleme alımlarını gerçekleştiren temel kuruluş oldu. Akademik çalışmalarda yer verilen verilere göre FİSKOBİRLİK, 1975 yılında 251 bin 135 ton fındık alarak Türkiye üretiminin yüzde 72,48’ini tek başına satın aldı. Birliğin açıkladığı fiyatlar yalnızca kendi alımlarını değil, serbest piyasadaki tüccar fiyatlarını da doğrudan etkiliyordu. FİSKOBİRLİK’in fiyatı, uygulamada fındığın taban fiyatı işlevini görüyordu. 1981 yılında faaliyete geçen Entegre Fındık İşleme Tesisleri ile fındığın yalnızca kabuklu ürün olarak alınması değil; kırılması, kavrulması, işlenmesi ve mamul ürüne dönüştürülmesi yönünde önemli bir sanayi altyapısı oluşturuldu. FİSKOBİRLİK böylece yalnızca fındık alan bir kooperatif birliği değil; fiyat belirleyen, ürün depolayan, işleyen, ihraç eden ve piyasayı yönlendiren bir kuruluş hâline geldi. KIRILMA 2000’Lİ YILLARDA YAŞANDI FİSKOBİRLİK’in piyasa üzerindeki gücünü kaybetmesindeki en önemli kırılmalardan biri, 16 Haziran 2000 tarihinde kabul edilen 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun oldu. Yeni düzenlemeyle tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin devlet bütçesinden doğrudan desteklenmesine dayalı sistem değiştirildi. FİSKOBİRLİK, 2003 yılından itibaren fındık alımlarını devlet desteği olmadan kendi öz kaynakları ve banka kredileriyle finanse etmeye başladı. Birliğin yüksek miktarda ürün alması, ürün bedellerini ödemesi ve satın aldığı fındığı uzun süre stoklaması ciddi bir finansman yükü oluşturdu. 2006 yılında FİSKOBİRLİK’in yeterli finansman kaynağına ulaşamamasıyla fındık alımı görevi TMO’ya verildi. TMO, 2006, 2007 ve 2008 yıllarında toplam 694 bin ton kabuklu fındık alarak üreticilere 2,96 milyar lira ödeme yaptı. Böylece fındık piyasasını düzenleyen temel kamu aktörü FİSKOBİRLİK olmaktan çıktı, bu görev giderek TMO’ya geçti. Akademik verilere göre FİSKOBİRLİK’in Türkiye üretimindeki alım payı 1975’te yüzde 72,48 iken 2009 yılında yüzde 0,02’ye kadar düştü. Bu rakam, Birliğin piyasadaki ağırlığının ne ölçüde gerilediğini gösteren en çarpıcı verilerden biri oldu. SON 20 YILDA NE YAPTI? FİSKOBİRLİK son 20 yılda tamamen faaliyetsiz kalmadı. Birlik; fındık alımlarını daha sınırlı miktarlarda sürdürdü, entegre tesislerinde mamul ürün üretimine yöneldi, Nuga başta olmak üzere farklı markalı ürünler geliştirdi, yurt içi satış ve ihracat faaliyetlerine ağırlık verdi. 2019 mahsulünde üreticilerden 15 bin ton fındık kabul edildiği açıklandı. 2020 sezonunda ise peşin ve emanet alım sisteminin sürdürüleceği, serbest piyasanın 25-30 kuruş üzerinde fiyat uygulanacağı bildirildi. Eylül 2022’de FİSKOBİRLİK yönetimi yaklaşık 10 bin ton fındık alındığını ve sezon sonunda 20 bin tonun üzerine çıkılmasının hedeflendiğini açıkladı. Aynı açıklamada fiyat politikasının “piyasada oluşan rakamın bir lira üzeri” olarak belirlendiği ifade edildi. 2024 sezonunda da Birliğe bağlı 50 kooperatifte ortak ve ortak olmayan üreticilerden alım yapıldığı, peşin ödemelerin iki gün içinde gerçekleştirildiği ve fiyatların serbest piyasanın 2 ila 4 lira üzerinde belirlendiği açıklandı. Bu açıklamalar FİSKOBİRLİK’in fındık almaya, işlemeye ve ticari faaliyetlerini sürdürmeye devam ettiğini gösteriyor. Ancak aynı açıklamalar, Birliğin bağımsız bir referans fiyat oluşturmak yerine serbest piyasada oluşan rakamı takip ettiğini de ortaya koyuyor. Bir zamanlar fiyatı açıklanan ve tüccarın o fiyatı takip ettiği FİSKOBİRLİK, son yıllarda tüccarın oluşturduğu fiyatın birkaç lira üzerine çıkarak alım yapan bir kuruma dönüştü. İHRACAT VE MAMUL ÜRÜNDE BÜYÜDÜ, PİYASADAKİ AĞIRLIĞI AYNI ÖLÇÜDE ARTMADI FİSKOBİRLİK’in son yıllarda öne çıkardığı alanların başında işlenmiş fındık ürünleri ve ihracat geliyor. 2020 yılında yayımlanan açıklamalarda FİSKOBİRLİK ürünlerinin 20 ülkede satıldığı, 2021 yılındaki Birlik açıklamasında ise ihracat yapılan ülke sayısının 25’e ve ürün çeşidinin yaklaşık 100’e ulaştığı belirtildi. Fındığın ham madde olarak satılması yerine katma değerli ürüne dönüştürülmesi, hem kurum hem de ülke ekonomisi açısından önemli. Ancak üreticinin FİSKOBİRLİK’ten temel beklentisi yalnızca market raflarında ürün satması değil; hasat döneminde güçlü bir alıcı olarak sahaya çıkması, fiyat düşüşünü önlemesi ve üreticinin pazarlık gücünü artırması. Asıl tartışma FİSKOBİRLİK’in ticari faaliyet yürütüp yürütmediği değil; kuruluş amacındaki üreticiyi koruma ve piyasayı düzenleme görevini bugün ne ölçüde yerine getirebildiğidir. “50 BİN TON ALIRIM” DENİLDİ FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, 17 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirilen Olağan Mali Genel Kurul’da Birliğin 2025 yılında 800 milyon liranın üzerinde faiz ödediğini açıkladı. Bayraktar, göreve başladıkları dönemde kuruma üç kişinin fındık verdiğini, bu sayının 5 bin üreticiye çıktığını belirtti ve istenmesi hâlinde 50 bin ton fındık alabileceklerini söyledi. Ancak 2026 ürünü fındık pazara inmeye başlamasına ve TMO alımlarına bir gün kalmasına rağmen bu 50 bin tonluk kapasitenin yeni sezonda kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin ayrıntılı bir program henüz kamuoyuna sunulmadı. Ocak ayında ifade edilen 50 bin tonluk alım kapasitesinin ağustos ayında nasıl hayata geçirileceği, üreticinin yanıtını beklediği temel konular arasında bulunuyor. FİSKOBİRLİK, 2026 ürünü fındık alımına hangi tarihte başlayacak? Alımlar kaç kooperatifte ve hangi teslim noktalarında yapılacak? Giresun kalite, levant kalite ve sivri kalite fındık için uygulanacak fiyatlar ne olacak? FİSKOBİRLİK bağımsız bir alım fiyatı mı açıklayacak, yoksa önceki yıllarda olduğu gibi serbest piyasanın birkaç lira üzerinde mi fiyat verecek? TMO’nun Giresun kalite için açıkladığı 255 liralık fiyat FİSKOBİRLİK tarafından uygulanacak mı? Yüksek randımanlı ürünlere kilogram başına ne kadar ilave fiyat ödenecek? 2026 sezonunda hedeflenen toplam alım miktarı kaç ton? Ocak 2026’da açıklanan “50 bin ton fındık alabilme” kapasitesi bu sezon kullanılacak mı? Alımların finansmanı hangi kaynaklardan karşılanacak? Ürün bedelleri peşin mi ödenecek; ödeme yapılacaksa üreticinin hesabına kaç gün içinde yatırılacak? Peşin ve emanet alım sistemi bu sezon da uygulanacak mı? Ortak üreticiler ile ortak olmayan üreticiler arasında fiyat farkı bulunacak mı? 20 Ağustos’ta duyurulan “Ürün Destek Kampanyası” tam olarak hangi destekleri kapsıyor? Kampanyadan kimler, hangi şartlarla ve nasıl yararlanabilecek? FİSKOBİRLİK’in 2025 sezonunda satın aldığı toplam fındık miktarı kaç ton ve ürün teslim eden üretici sayısı kaç? Birliğin yıllık bilançoları, borçları, faiz giderleri, alım miktarları ve üretici ödemeleri kamuoyunun erişimine açık biçimde yayımlanacak mı? FİSKOBİRLİK’in yeniden fındık fiyatını belirleyen ve piyasayı düzenleyen bir kurum hâline gelmesi için hazırlanmış orta ve uzun vadeli bir yol haritası bulunuyor mu? ÜRETİCİ DUYURU DEĞİL, SOMUT PROGRAM BEKLİYOR FİSKOBİRLİK’in 88 yıllık geçmişi yalnızca kurumsal bir slogan veya marka değeri değil, aynı zamanda üreticiye karşı tarihsel bir sorumluluk taşıyor. Bugün üretici, FİSKOBİRLİK’in ticari faaliyetlerini veya mamul ürün üretmesini küçümsemiyor. Aksine, fındığın işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarına katma değerli ürün olarak sunulmasını destekliyor. Ancak üretici, hasat döneminde kendi kooperatifini yanında görmek; fiyatını, alım tarihini, ödeme takvimini ve hedeflediği alım miktarını önceden bilmek istiyor. TMO 24 Ağustos’ta alıma başlarken, serbest piyasa Giresun merkezde 190-200 lira bandında kaldı. Piyasanın eski baş aktörü FİSKOBİRLİK ise 20 Ağustos’ta başlığını attığı kampanyanın ayrıntılarını henüz açıklamadı. Üreticinin önündeki soru artık yalnızca “Fındık kaç lira olacak?” değil. 1938 yılında üreticiyi piyasa karşısında yalnız bırakmamak için kurulan FİSKOBİRLİK, 2026 yılında üreticinin neresinde duracak? FİSKOBİRLİK tarafından yapılacak açıklama ve verilecek yanıtlar, cevap hakkı kapsamında aynı açıklıkla kamuoyuna aktarılacaktır. KAYNAKÇA Toprak Mahsulleri Ofisi – “Fındık Alımlarına 24 Ağustos’ta Başlıyoruz” Anadolu Ajansı – TMO’nun 2026-2027 sezonu kabuklu fındık alım fiyatları TimeTürk – 19 Ağustos 2026 il bazında serbest piyasa fındık fiyatları FİSKOBİRLİK – “Ortaklarına Ürün Destek Kampanyası” duyurusu, 20 Ağustos 2026 Ticaret Bakanlığı – Türkiye’de kooperatifçiliğin tarihçesi FİSKOBİRLİK – Kurumsal tarihçe Adalet Bakanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi – 4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun Selma Kayalak ve Ahmet Özçelik – “Türkiye’de ve Dünyada Fındık Politikaları” Türk Tarım Orman Dergisi – “TMO fındık fiyatlarına istikrar getirdi” FİSKOBİRLİK – “Fındığı piyasadan yüksek alacağız” açıklaması Anadolu Ajansı – FİSKOBİRLİK’in 2022 yılı fındık alımlarına ilişkin açıklaması Anadolu Ajansı – FİSKOBİRLİK’in 2024 yılı alım politikası Anadolu Ajansı – FİSKOBİRLİK ürünlerinin 20 ülkeye ihracatı FİSKOBİRLİK – Pandemi dönemindeki ihracat faaliyetleri Anadolu Ajansı – FİSKOBİRLİK 2026 Olağan Mali Genel Kurulu

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.