Hava Durumu

#Depolama

giresunsonhaber - Depolama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Depolama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN TİCARET BORSASI’NDAN EKONOMİK NEFES TALEBİ Haber

GİRESUN TİCARET BORSASI’NDAN EKONOMİK NEFES TALEBİ

GİRESUN TİCARET BORSASI’NDAN EKONOMİK RAHATLAMA ÇAĞRISI Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük; yüksek faiz oranları, finansmana erişimde yaşanan güçlükler, artan maliyetler ve nakit akışı üzerindeki baskılar nedeniyle kalkınmada öncelikli illere yönelik acil bir vergi yapılandırması talep etti. Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, kalkınmada öncelikli iller için vergi yapılandırması yapılması yönünde çağrıda bulundu. Bölük; küresel enflasyon, enerji, hammadde ve lojistik maliyetlerindeki artış ile yüksek faiz ve kredi erişimindeki zorlukların işletmeler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu vurguladı. Bölük, Giresun’un sahip olduğu kalkınmada öncelikli il statüsünün, kamu destekleri planlanırken göz önünde bulundurulmasını istedi. YÜKSEK İŞLEM HACMİ NAKİT SIKINTISINI ÖRTMÜYOR Giresun Ticaret Borsası, 2025 yılında 76 milyar 307 milyon 190 bin TL'lik bir işlem hacmine imza attı. Bu rakam, 2024 yılındaki 43 milyar 561 milyon 421 bin TL'lik hacimle karşılaştırıldığında yüzde 75,17'lik bir artışa işaret ediyor. İşlem hacmindeki bu yükseliş Giresun ekonomisinin büyüklüğünü kanıtlasa da işletmelerin nakit akışındaki daralmayı gidermiyor. Fındık ticareti; yüksek sermaye ihtiyacı, sezonluk ürün alımı, stok finansmanı, ihracat süreçleri, depolama, işçilik ve vergi ödevleri gibi kalemlerle yürütülen bir süreç. Dolayısıyla cirodaki artış, her zaman yüksek kârlılık veya ödeme kolaylığı anlamına gelmiyor. FINDIK SEKTÖRÜ BORSANIN TEMEL DİREĞİ 1 Ağustos 1926 tarihinde kurulan Giresun Ticaret Borsası, fındık ticaretinde borsa işlemlerinin başlatıldığı öncü merkezlerden biri olmuştur. Borsa, kentin fındık ekonomisindeki kurumsal yapının en önemli aktörleri arasında yer almaktadır. 2025 yılındaki işlem hacminde fındık ve fındık ürünleri belirleyici rol oynadı. Yerel ekonomi verilerine göre, Giresun Ticaret Borsası'ndaki toplam işlem hacminin yüzde 98,25'ini fındık ve fındık ürünlerinin oluşturduğu, bu ticaretin yaklaşık 74,9 milyar TL seviyesine ulaştığı bildirildi. Bu veriler, vergi yapılandırması talebinin sadece genel bir ticari istek olmadığını, doğrudan fındığın alımı, işlenmesi, depolanması, pazarlanması ve ihracat halkasında yer alan işletmelerin finansal döngülerini etkilediğini kanıtlıyor. VERGİ YAPILANDIRMASI TALEBİNİN NEDENLERİ Borsanın yaptığı çağrı, eş zamanlı olarak etkili olan üç temel ekonomik baskıdan kaynaklanıyor. İlk olarak, yüksek faiz ortamı işletmelerin kredi maliyetlerini yukarı çekti. Firmalar vergi, stok, ham madde ve sezonluk alım finansmanını çok daha maliyetli kaynaklarla yönetmek zorunda kaldı. İkinci olarak, fındık sektöründeki nakit ihtiyacı mevsimsel olarak yoğunlaşıyor. Ürün alım dönemlerinde sermaye ihtiyacı zirveye çıkarken; satış, ihracat ve tahsilat süreçleri daha uzun bir zamana yayılıyor. Üçüncü olarak, artan genel maliyetler işletmelerin kâr marjlarını daraltıyor. Enerji, lojistik ve işçilik giderleri yükseldiğinde, yüksek işlem hacmi dahi işletmeye yeterli nakit bırakmayabiliyor. Sezonluk sermaye gerektiren fındık ticaretinde işletmeler; ürün alımı, depolama, işçilik, enerji, ihracat hazırlığı ve vergi ödemelerini aynı finansal çemberde karşılamak durumunda. Yüksek faizlerin getirdiği kredi maliyeti, bu hassas döngüyü daha kırılgan hale getiriyor. Vergi yapılandırması, kısa vadede işletmelerin ödeme takvimine nefes aldırabilir. Vergi borçlarının taksitlendirilmesi, gecikme faizlerinin azaltılması ve vadelerin uzatılması piyasadaki nakit sıkışıklığını hafifletebilir. Bu durum; üretici ödemeleri, tedarik zincirinin korunması, sezon hazırlıkları ve işletmelerin sürekliliği için kritik önem taşımaktadır. Öte yandan vergi yapılandırması kalıcı bir çözüm yolu değildir. Giresun ekonomisinin temel ihtiyacı; düşük maliyetli finansman imkanları, fındıkta katma değerli üretim modelleri, modernize edilmiş depolama altyapısı, yeni ihracat pazarları ve KOBİ'lerin finansmana daha rahat erişebilmesidir.

ŞİLİ’YE GÖTÜRÜLEN “MODEL”, GİRESUN’DA HÂLÂ RAKAM BEKLİYOR Haber

ŞİLİ’YE GÖTÜRÜLEN “MODEL”, GİRESUN’DA HÂLÂ RAKAM BEKLİYOR

ŞİLİ’YE GÖTÜRÜLEN “MODEL”, GİRESUN’DA HÂLÂ RAKAM BEKLİYOR Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük’ün 26 Mart 2026’da Şili’de lisanslı depoculuk sistemini anlatacak olması, Giresun’daki depo ve spot borsa tartışmasını alevlendirdi. 2017’de açılan, ilk yıllarında ürün alan ve uluslararası vitrine çıkarılan sistem için kentte sorulan temel soru değişmedi: Bu yapı bugün gerçekten ne kadar çalışıyor? Giresun’da lisanslı depo projesi, sıradan bir yatırım başlığı olarak duyurulmadı. Giresun Ticaret Borsası’nın proje sayfasına ve TOBB kayıtlarına göre tesis 10 Mart 2017’de kesin kabul sürecini tamamladı, 8 Eylül 2017’de açılarak faaliyete başladı. Kurumsal kayıtlarda yapı, 24 çelik silodan oluşan 17 bin ton kapasiteli bir sistem olarak tanımlandı. Açılışla birlikte verilen mesaj da netti: Fındıkta yalnızca depolama değil, standardizasyonu ve kayıtlı ticareti büyütecek yeni bir dönem başlayacaktı. İlk yıllardaki tabloya bakıldığında, sistemin tamamen işlemediğini söylemek mümkün değil. Anadolu Ajansı’nın 8 Kasım 2017 tarihli haberine göre açılıştan sonraki yaklaşık bir buçuk ay içinde 1.605 üreticiden yaklaşık 2 bin 500 ton fındık alımı yapıldı. İki yıl sonra yayımlanan başka bir AA haberinde ise depoda üç yılda toplam 32 bin 570 ton fındık depolandığı bilgisi yer aldı. Bu veriler, tesisin en azından ilk dönemde belirli bir ürün akışı yakaladığını gösterdi. Ama tartışma da tam burada başladı. Çünkü mesele artık 2017’de ne olduğu değil, 2026’da ne kaldığıdır. Giresun Ticaret Borsası’nın 2022 tarihli çalıştay yayınına yansıyan değerlendirmelerde, lisanslı deponun TMO tarafından alım yeri olarak seçilmesinin işletme açısından belirleyici olduğu görülüyor. Aynı içerikte, TMO tarafından Giresun’da alınan ürünlerin lisanslı depoda depolanmasının işletmeye kira geliri sağladığı vurgulanıyor. Bu tablo, sistemin kendi doğal piyasa gücüyle mi ayakta kaldığı, yoksa kamu alım mekanizmasıyla mı nefes aldığı sorusunu büyütüyor. Depo açıldı ama piyasa kuruldu mu? Giresun’daki asıl kırılma noktası burada duruyor. Bir tesisin kurulmuş olması ile o yapının piyasa kurucu güce dönüşmesi aynı şey değil. Bugün erişilebilen açık kaynaklarda deponun 2024, 2025 ve 2026 dönemlerinde kaç ton ürün aldığına, aktif stok büyüklüğüne, kaç üreticinin sistemi kullandığına ve spot piyasada güncel olarak ne kadar işlem oluştuğuna dair düzenli, ayrıntılı ve kamuya açık bir bilanço görünmüyor. Açılış tarihi ve ilk yıllardaki ürün girişi biliniyor; ancak bugünkü performans tablosu kamuoyu önünde net değil. TMO desteği olmadan ayakta kalabildi mi? Bu soru, yıllardır süren eleştirinin merkezinde yer alıyor. AA’nın 2019 tarihli haberinde lisanslı deponun aynı yıl TMO ile iş birliğine gittiği açıkça yazıldı. GTB’nin çalıştay metninde de TMO’nun Giresun’da aldığı fındığın satış dönemine kadar lisanslı depoda tutulmasının işletmeye gelir sağladığı kayda geçti. Bu nedenle bugün yapılan “örnek model” vurgusu, beraberinde şu itirazı getiriyor: Giresun’daki yapı serbest piyasanın kendi dinamiğiyle mi işliyor, yoksa TMO kampanya dönemlerinin taşıdığı bir mekanizma olarak mı varlığını sürdürüyor? 2026’da tarifeler var, peki 2026 bilançosu nerede? Açık kaynaklarda dikkat çeken bir başka tablo da bu. Lisanslı depo sistemi hukuken ve kurumsal olarak tamamen ortadan kalkmış görünmüyor; GTB’nin proje kayıtları ve kurumsal duyurular bunu doğruluyor. Ancak kamuoyunun ihtiyaç duyduğu asıl veri, ücret tarifesi ya da kurumsal mevcudiyet değil; fiili kullanımın bugünkü düzeyi. Depoya son üç sezonda kaç ton ürün girdiği, kaç üreticinin sisteme dahil olduğu ve bu yapının fiyat oluşumuna ne ölçüde etki ettiği açıklanmadıkça, “çalışan sistem” iddiası tartışmalı kalmayı sürdürüyor. Şili’ye taşınan açıklama ne söylüyor? GTB’nin kamuoyuna yansıyan açıklamasında, Şili programı yalnızca teknik bir sunum olarak değil, Türk fındığının küresel temsili olarak tarif ediliyor. Açıklamada, “Giresun Ticaret Borsası olarak misyonumuz sadece yerel ticaret değil, Türk fındığını dünya genelinde en doğru şekilde konumlandırmaktır. Şili, fındık üretiminde yükselen bir ivmeye sahip. Burada gerçekleştireceğimiz masterclass ile Türkiye'nin yüzyıllara dayanan tecrübesini ve hayata geçirdiğimiz lisanslı depoculuk gibi modern modelleri anlatarak, küresel fındık ekosistemindeki liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz” denildi. Bu cümle, GTB’nin Şili programını bir sektör diplomasisi ve prestij hamlesi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Ancak aynı açıklama, Giresun’da depo sisteminin bugünkü performansına dair sayısal bir bilanço sunmuyor. Şili’de anlatılacak şey model mi, sonuç mu? Haberde düğüm tam da burada atılıyor. Çünkü uluslararası platformda anlatılacak başlıklar elbette var: Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki ağırlığı, Giresun’un tarihsel rolü, lisanslı depoculuğun teorik katkıları ve kalite standardizasyonu bunların başında geliyor. Fakat piyas açısından belirleyici olan şey vitrin değil, sonuçtur. Giresun kamuoyu artık töreni değil veriyi, söylemi değil etkiyi görmek istiyor. Son üç sezonda kaç ton ürün alındı, kaç üretici bu yapıyı kullandı, sistem üreticinin pazarlık gücünü artırdı mı, spot piyasa gerçekten işler hale geldi mi? Açık kaynaklar bu sorulara güncel ve kapsamlı cevap vermediği sürece, Şili’de kurulacak her cümle Giresun’da aynı sert soruya çarpacaktır. Asıl mesele bina değil, ekonomik etki Giresun’daki lisanslı depo için artık açılış fotoğrafı değil, güncel ekonomik bilanço isteniyor. Çünkü bir modelin değeri, kurulduğu günle değil, yıllar sonra piyasada ürettiği sonuçla ölçülür. Şili’ye taşınan başlık “başarı” olabilir; ancak Giresun’da beklenen cevap hâlâ değişmedi: Kaç ton, kaç üretici, ne kadar işlem, ne kadar etki? Bu rakamlar ortaya konulmadıkça, anlatılan model güven tazelemekten çok soru büyütmeye devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.