Hava Durumu

#Depolama

Giresun Sonhaber - Depolama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Depolama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIKTA ÜRETİCİYE AĞIR DARBE: 165 TL/KG Haber

FINDIKTA ÜRETİCİYE AĞIR DARBE: 165 TL/KG

FINDIKTA ÜRETİCİYE AĞIR DARBE: 165 TL/KG Giresun'da 50 randıman fındık serbest piyasada 165 TL'ye kadar geriledi. TMO'nun 255 TL'lik alım fiyatıyla makas 90 TL'ye çıktı. Üretim maliyetini bile karşılayamayan fiyatlar, Karadeniz'in sarı altınında krizi derinleştiriyor. GİRESUN – 5 KASIM 2026 Giresun'da fındık üreticisinin bekleyişi yerini büyük bir ekonomik kaygıya bıraktı. Sezon başında yüksek fiyat umuduyla bahçesine giren üretici, bugün kilogramı 165 TL'ye kadar gerileyen serbest piyasa fiyatıyla karşı karşıya. Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL'lik alım fiyatı ile serbest piyasa arasındaki fark 90 TL'ye ulaştı. Gübre, ilaç, işçilik, hasat ve taşıma giderleri artarken ürün fiyatlarının gerilemesi, üreticinin kazancını eritiyor. Ortaya çıkan tablo, Giresun'un en önemli tarımsal ürününü yeniden tartışmanın merkezine taşıdı: Fındığı, üreticiyi ve Karadeniz'in sarı altınını kim koruyacak? 255 TL'LİK FINDIK 165 TL'YE GERİLEDİ! Tarım ve Orman Bakanlığının 6 Ağustos 2026'da duyurduğu TMO alım fiyatları, yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite için 255 TL, Levant kalite için 250 TL olarak belirlendi. Alımlar 24 Ağustos'ta başladı. Ancak kamu alım fiyatı ile serbest piyasa arasındaki fark sezon ilerledikçe büyüdü. Giresun'da bugün bildirilen 165 TL'lik serbest piyasa fiyatı esas alındığında, TMO'nun Giresun kalite alım fiyatıyla aradaki fark yüzde 35,3'e ulaşıyor. Bu fark, bir ton fındıkta tam 90 bin TL ediyor. SEZON BAŞINDA UMUT, KASIM AYINDA HAYAL KIRIKLIĞI! 2026 fındık sezonunda fiyatlar üreticinin beklentilerini karşılayamadı. Eylül sonunda Giresun kalite fındık için serbest piyasada 190-200 TL bandında fiyatlar bildirilirken, 21 Ekim'de fiyatlar 170-175 TL seviyelerine geriledi. 23 Ekim'de Giresun merkezde 165-170 TL aralığı da yerel basına yansıdı. 5 Kasım itibarıyla bildirilen 165 TL'lik fiyat, piyasadaki düşük seyrin devam ettiğini gösteriyor. TMO'nun sezon başında açıkladığı alım fiyatı değişmezken, serbest piyasada üreticinin karşılaştığı rakamlar kamu alım fiyatının oldukça altında kaldı. FİSKOBİRLİK ÜRETİCİNİN YARASINA MERHEM OLABİLDİ Mİ? Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK), sezon başında üreticiye alternatif bir alım kanalı olarak piyasaya girdi. Eylül ayında yayımlanan fiyat bilgilerine göre Giresun kalite tombul fındıkta ortak üreticilere 210 TL, ortak olmayanlara 205 TL; Levant kalitede ise ortaklara 195 TL, ortak olmayanlara 185 TL alım fiyatı bildirildi. Randıman, coğrafi işaret ve nakliye destekleri de duyuruldu. Ancak bu fiyatlar da TMO'nun 255 TL'lik Giresun kalite alım fiyatının altında kaldı. FİSKOBİRLİK'in 5 Kasım itibarıyla geçerli güncel fiyat tarifesi ve sezon boyunca satın aldığı toplam fındık miktarı için ayrıca kurum teyidi gerekiyor. MALİYET 233 TL, SATIŞ 165 TL: ÜRETİCİ NASIL AYAKTA KALACAK? Fındık üreticisinin karşı karşıya bulunduğu en önemli sorunlardan biri de üretim maliyeti. Giresun Sonhaber'in 21 Ekim tarihli araştırmasında kullanılan örnek üretim hesabında kilogram maliyeti 233,33 TL olarak hesaplandı. Bugünkü 165 TL'lik serbest piyasa fiyatı bu maliyetle karşılaştırıldığında kilogram başına 68,33 TL açık oluşuyor. Bir ton fındıkta bu fark 68 bin 330 TL'ye ulaşıyor. Bu hesap, bütün üreticiler için geçerli kesin zarar tutarı değil. Bahçenin verimi, işçilik yöntemi, arazi yapısı ve girdi giderleri maliyeti değiştiriyor. Ancak rakamlar, özellikle düşük verim alınan ve ücretli işçilik kullanılan bahçelerde üretim ekonomisinin ne kadar zorlandığını ortaya koyuyor. TMO ALIM YAPIYOR, AMA FİYAT MAKASI KAPANMIYOR! TMO, 2026 sezonunda fındık alımlarını sürdürürken üreticilere ürün bedeli ödemeleri de gerçekleştiriyor. Kurumun son açıklamasına göre 8-14 Ekim tarihleri arasında teslim edilen fındıklar için 4 milyar 925 milyon TL üreticilerin banka hesaplarına aktarıldı. Buna karşın serbest piyasa fiyatının TMO seviyesinin çok altında kalması, kamu alımlarının piyasa üzerindeki etkisini yeniden gündeme getiriyor. Üreticinin ürününü neden daha düşük fiyatla serbest piyasaya sattığı; randevu ve teslim koşulları, nakit ihtiyacı, depolama imkânları ve ürün kabul şartları çerçevesinde araştırılması gereken temel konular arasında bulunuyor. FINDIK VAR, EMEK VAR; PEKİ KAZANÇ NEREDE? Giresun ekonomisinin temel dayanaklarından biri olan fındıkta üretici, bir yandan üretim giderleriyle diğer yandan piyasa fiyatlarıyla mücadele ediyor. Gübreleme, budama, hastalık ve zararlı mücadelesi, ot temizliği, hasat, kurutma ve nakliye gibi işlemler üreticinin yıl boyunca katlandığı giderleri oluşturuyor. Kahverengi kokarca tehdidi ve iklim koşullarına bağlı verim kayıpları da üretim riskini artırıyor. Fındık yalnızca hasat döneminde gelir sağlayan bir ürün değil. Bahçelerin bakımından ticarete, nakliyeden işçiliğe kadar geniş bir ekonomik faaliyeti ayakta tutuyor. Bu nedenle üreticinin gelir kaybı, bölgedeki diğer ekonomik faaliyetleri de etkileyebilecek bir sorun olarak öne çıkıyor. KARADENİZ'İN SARI ALTININI KİM KORUYACAK? Giresun'da bugün asıl tartışma yalnızca fındığın kilogram fiyatı değil, üreticinin emeğinin hangi mekanizmayla korunacağı. TMO'nun açıkladığı alım fiyatıyla serbest piyasa arasındaki 90 TL'lik fark, önemli soruları beraberinde getiriyor. Kamu alım fiyatı serbest piyasaya neden yeterince yansımıyor? FİSKOBİRLİK'in piyasa üzerindeki etkisi neden sınırlı kalıyor? Üretim maliyetleri yükselirken üreticinin gelirini koruyacak hangi önlemler uygulanacak? Küçük üreticinin finansman ve depolama sorunları nasıl çözülecek? Giresun fındığının kalitesini ve üreticinin kazancını birlikte koruyacak kalıcı bir piyasa düzeni kurulabilecek mi? Fındığın geleceği açısından bu soruların yanıtı yalnızca bir sezonun fiyatını değil, gelecek yıllardaki üretim kararlarını da etkileyecek. ÜRETİCİYİ KORUMAYAN BİR PİYASADA FINDIĞIN GELECEĞİ NE OLACAK? Giresun serbest piyasasında 50 randıman fındık için bildirilen 165 TL'lik fiyat, sezon başındaki beklentilerle bugünkü tablo arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. TMO'nun 255 TL'lik alım fiyatı, FİSKOBİRLİK'in sezon içerisinde duyurulan fiyatları ve artan üretim maliyetleri birlikte değerlendirildiğinde, üreticinin satış kanalına bağlı olarak çok farklı gelirlerle karşı karşıya kaldığı görülüyor. Karadeniz'in sarı altını fındık, üreticisi emeğinin karşılığını alamadığı sürece gerçek değerine ulaşabilecek mi? KAYNAKLAR: Tarım ve Orman Bakanlığı 6 Ağustos 2026 TMO fiyat açıklaması; TMO ürün bedeli ödeme duyuruları; FİSKOBİRLİK alımlarına ilişkin 2026 yerel basın açıklamaları; Giresun Sonhaber 25 Ağustos, 30 Eylül ve 21 Ekim 2026 tarihli arşiv haberleri; 5 Kasım 2026 Giresun serbest piyasa fiyat bildirimi.

GİRESUN'DA 120 FINDIK BAKIM TEKNİSYENİ SERTİFİKA ALDI Haber

GİRESUN'DA 120 FINDIK BAKIM TEKNİSYENİ SERTİFİKA ALDI

GİRESUN'DA 120 FINDIK BAKIM TEKNİSYENİ SERTİFİKA ALDI Giresun'da fındık üretim verimi ve kaliteyi artırmak amacıyla Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirme Projesi tamamlandı. Teorik ve uygulamalı eğitimleri başarıyla alarak 120 kursiyer sertifika almaya hak kazanırken, proje kapsamında yaklaşık 1.000 dönümlük alanda bakım ve istihdam modeli iklimi elde edildi. Giresun Valiliği koordinesinde yürütülen “Sürdürülebilir Tarım İçin Fındık Bakım Teknisyeni Yetiştirilmesi Projesi” kapsamında eğitimlerini dikkate alan 120 kursiyere sertifikası verildi. Kapanış ve sertifika töreni, 22 Ekim 2026 Perşembe günü , Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Konferans Salonu'nda Vali Mustafa Koç'un katılımıyla gerçekleştirilen etkinlikle. Törende konuşan Vali Koç, fındığın Giresun ekonomisi ve binlerce ailenin geçim açısından baktığı noktaya dikkat çekti. Üretimde verimi ve kaliteyi artırmanın ortak sorumluluğunu üstlenen Koç, kursiyerlerden eğitimlerde edindikleri bilgi ve deneyimleri kendi bölgelerindeki yaşamlarıyla paylaşmalarını istedi. FINDIK ÜRETİMİNDE BİLİMSEL BAKIM YÖNTEMLERİ ÖĞRETİLDİ Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Sosyal Kalkınmayı Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) desteğiyle ödemeli projede, 13–16 Ekim tarihlerinde teorik, 20–22 Ekim tarihlerinde uygulamalı eğitimler düzenlendi. Eğitimlerde fındık ürünleri, toprak sağlığı, bitki besleme ve gübreleme, hastalıklar ve zararlılarla mücadele, hasat ve depolama, dijital tarım, kooperatifçilik ve çalışma hayatı konuları ele alındı. Kursiyerler, teorik olarak bahçe ortamındaki uygulamalarla pekiştirildi. 1.000 DÖNÜMLÜK ALANDA BAKIM MODELİ GELİŞTİRİLDİ Projenin önemli çıktılarından biri de TEKFINDIK Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi aracılığıyla üretim ve üretim modeli oldu. Fındık bahçelerinin bakımının planlı ve düzenli olarak saklanmasını amaçlayan model, yaklaşık 1.000 dönümlük alanda çalıştırılıyor. Bu yeteneği beş kişi yıl boyunca korunur ve sigortalı istihdam kesilir. Ayrıca rezervasyonun kayıt kaydının birleştirilmesi amacıyla kaydedilmesi DİJİNUT sistemi ve sürdürülebilirliğe yönelik çalışmalar hakkında bilgi verildi. VALİ KOÇ: EDİNİLEN BİLGİLER ÜRETİCİLERE AKTARLMALI Vali Mustafa Koç, Giresun'daki insan kaynaklarının yetiştirilmesinin geleceğe dönük önem taşıdığını vurguladı. Doğru bakım yöntemlerinin sahasındaki hastaların üretim kalitesine katkı sağladığını belirterek, eğitimlerin etkisinin kursiyerlerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti. Programda Valilik Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Büro Koordinatörü Cem Mutlu Türkseven amaçlarını ve sona erdiklerini anlattı. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Dr. Tuğba Er ile kursiyerler adına Ümit Çığtay Bozlak da konuşma yaptı. Vali Yardımcısı Şahin Bayhan, İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, ilgili kamu kurumlarının dağıtıldığı, Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurettin Karan, Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamza Bölük, şirketlerin temsilcileri, eğitmenler ve kursiyerlerin katıldığı törenler, sertifikaların takdim edilmesiyle sona erdi.

TMO 124 BİN TON FINDIK ALDI: ÜRETİCİDEN ALIMLAR DEVAM EDİYOR Haber

TMO 124 BİN TON FINDIK ALDI: ÜRETİCİDEN ALIMLAR DEVAM EDİYOR

TMO 124 BİN TON FINDIK ALDI: ÜRETİCİDEN ALIMLAR DEVAM EDİYOR Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, TBMM KİT Üst Komisyonunda yaptığı açıklamada, 2026 yılı fındık alımlarının 124 bin tona ulaştığını ve alımların sürdüğünü bildirdi. Güldal, TMO'nun farklı tarımda gerçekleştirdiği alımların güncel olarak 218,3 milyar liraya ulaştığını, bunun 202 milyar lirasının ödendiğini açıkladı. Toprak Mahsulleri Ofisinin 2023 ve 2024 yıllarına ait tarihi ve özet hesapları, Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Üst Komisyonunda görüşüldü. Komisyon Başkanı Mustafa Savaş başkanlığında değişim oturumunda TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, 2026 yılı takvimi üretim ve alım faaliyetlerine ilişkin veriler paylaşıldı. Karadeniz Bölgesi ve Giresun ekonomik açıdan önem taşıyan fındık alımlarının 124 bin tona ulaştığını belirten Güldal, fındık alım kampanyasının devam ettiğini bildirdi. FINDIK ALIMLARI SÜRÜYOR, 124 BİN TONLUK ALIM GERÇEKLEŞTİRİLDİ Güldal'ın TBMM'de açıkladığı TMO'ya göre, 2026 yılı ülke genelinde 124 bin ton fındık alımı gerçekleştirildi. Kurumun fındığın yanı sıra kuru üzüm, haşhaş kapsülü ve çeltik alımlarını da sürdürdüğü belirtildi. Açıklamada, 124 bin tonluk fındık alımının illere göre güncel olarak yer aldığı belirtildi. TMO'NUN ALDIĞI ÜRÜNLERİN DEĞERİ 218,3 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI 2026 yılında yönetimde üretimde yüksek verimliliğin arttığını belirten Güldal, TMO'nun yoğun bir alım sürecini sürdürmesini ifade etti. Alımı biten bütün güncel getirilerin 218,3 milyar liraya ulaştığını söyleyen Güldal, “TMO olarak bunun 202 milyar lirasını ödemiş bulunmaktayız.” dedi. Açıklanan tutarların yalnızca fındığa olmadığı, TMO'nun satın alımını gerçekleştirilen tüm tarım ürünlerine ait olduğu belirtildi. Verilere göre toplam ürün değeri ile yapılan ödemeler arasında 16,3 milyar liralık fark bulunuyor; Ancak bu farklı ürünlerin bazılarındaki gelişmeler açıklanmadı. HUBUBAT ALIMINDA 12,3 MİLYON TONLUK REKOR Güldal, 2026 yılında TMO'nun 88 yıllık tarihinde en yüksek hububat alım miktarına ulaşıldığını belirterek toplam 12,3 milyon ton hububat alındığını açıkladı. Bu miktarın 9,7 milyon tonunu buğday, 2,6 milyon tonunu ise arpa oluşturdu. Hububat dışında 124 bin ton fındık, 57 bin ton kuru üzüm, 12 bin ton yeşil mercimek, 11 bin ton haşhaş kapsülü ve 4 bin ton çeltik alımının gerçekleştirildiği bildirildi. 501 BİNİ AŞKIN ÜRETİCİYE 767 BİN 860 RANDEVU TMO'nun 2026 yılındaki yüksek rekolteli raporlama sistemini sürdürmeyi artırdığını söyleyen Güldal, 15,5 milyon ton ürün için 501 bin 618 üreticiye toplam 767 bin 860 randevu verildiğini söyledi. Güldal, "Randevu alamadım diyen bir üreticimiz olmadı. Herhangi bir sorun yaşamadık." tasarruf kullanıldı. Bu programın genel alım faaliyetlerini kapsadığı, yalnızca fındık parçalarının bulunduğu görülüyor. 2026 YILINDA HUBUBAT İTHALATI PLANMIYOR Türkiye'de 2026 yılında yaklaşık 24,5–25 milyon ton buğday ve 10 milyon ton arpa rekoltesine ulaşıldığını belirten Güldal, yüksek stoklar nedeniyle hububat ithalatı yapılmasının planlanmadığını, bunun yerine ihracat imkanlarının değerlendirildiğini açıkladı. TMO'nun 20 milyon tonluk depolama hazırlığı yaptığını belirten Güldal, ekim ayı itibarıyla 5,5 milyon tonluk buğdayın satış işleminin devam ettiğini bildirdi. KARADENİZ'DEKİ FINDIK ALIMLARI İÇİN KİŞİSEL SAHADA TMO personelinin yoğun alım döneminde önemli bir çalışmayı sürdürdüğünü belirten Güldal, 2025 yılında 213 bin, 2026 yılında ise 253 bin saat fazla mesai yaptığını açıkladı. Ayrıca 3 bin 200'ün üzerinde geçici görevlendirmeyle alım işlemlerine destek sağlandığını söyledi. Güldal, Karadeniz'de fındık alımlarında görev yapan personel de dahil olmak üzere çalışanlara teşekkür etti. TMO'NUN 2023 VE 2024 YILI HESAPLARI İBRA EDİLDİ TBMM KİT Üst Komisyonunda TMO'nun geçmiş dönem çalışmaları, piyasa düzenleme çalışmaları, depolama kapasitesi ve kurumsal yatırımları da değerlendirildi. Kurumun 2023 ve 2024 yıllarına ait tarihi ve detaylı hesapları, görüşmelerin ardından oylanarak ibra edildi.

TMO GENEL MÜDÜRÜ GÜLDAL FINDIK ALIM MERKEZLERİNİ DENETLEDİ Haber

TMO GENEL MÜDÜRÜ GÜLDAL FINDIK ALIM MERKEZLERİNİ DENETLEDİ

TMO GENEL MÜDÜRÜ GÜLDAL FINDIK ALIM MERKEZLERİNİ DENETLEDİ: RANDIMAN İDDİALARINA YANIT VERDİ Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Sakarya ve Düzce'deki fındık alım merkezlerini ziyaret ederek üreticilerle görüştü. Pirahmetler'de 2 bin 200 tonu aşan alım miktarı, Kocaali'de kilogramı 265 liradan değerlendirilen fındık ve Yığılca'da farklı randıman oranlarına ilişkin iddialar ziyaretlerin öne çıkan başlıkları oldu. Toprak Mahsulleri Ofisinin 24 Ağustos 2026'da başlattığı fındık alım kampanyası devam ederken TMO Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Ahmet Güldal, Sakarya ve Düzce'deki alım merkezlerinde incelemelerde bulundu. Güldal, numune alınmasından ürün analizine, fiyatlandırmadan depolamaya kadar alım sürecinin aşamalarını yerinde takip ederek üreticilerin talep ve önerilerini dinledi. PİRAHMETLER'DE 2 BİN 200 TONUN ÜZERİNDE FINDIK ALINDI Sakarya programına Pirahmetler Alım Merkezi'nden başlayan Güldal, kampanyanın başlangıcından itibaren merkezde 2 bin 200 tonun üzerinde fındık alımı gerçekleştirildiğini açıkladı. Numune alma, analiz ve depolama işlemlerini inceleyen Güldal, görevli personelden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyarete Erenler Ziraat Odası Başkanı Lütfü Akbıyık da katıldı. AKYAZI'DA ÜRETİCİLERİN TALEPLERİ DİNLENDİ Akyazı Alım Merkezi'nde üreticilerle buluşan Güldal, fındık teslimi ve alım sürecine ilişkin görüş ve beklentileri dinledi. Üreticinin emeğinin korunmasının TMO'nun öncelikleri arasında bulunduğunu belirtti. Güldal, “Bizim için her bir fındık tanesinde üreticimizin alın teri, emeği ve bir yıllık umudu var.” ifadelerini kullandı. Çiftçilerin emeklerinin karşılığını alabilmeleri için alım sürecinin bütün aşamalarında titizlikle çalışıldığını söyledi. Akyazı'daki programa Akyazı Ziraat Odası Başkanı Ali Şener Bayraktar da eşlik etti. SAKARYA'DA 14 ALIM NOKTASINDA 20 EKİP GÖREV YAPIYOR Sakarya Başmüdürlüğünü ziyaret eden Güldal, il genelinde 14 alım noktasında 20 ekiple yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Program kapsamında yapımı devam eden yeni hizmet binasını da inceleyen Güldal, inşaatın ilerleyişine ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Kurum hizmetlerinin etkin yürütülmesinde fiziki altyapının önemine dikkat çekti. KOCAALİ'DE ÇÜRÜK ORANI YÜZDE 0,57 ÇIKTI, FINDIK 265 LİRADAN DEĞERLENDİRİLDİ Kocaali Alım Merkezi'nde Aktaş köyünden üretici Aydın Kestane'nin fındığının analiz sürecine katılan Güldal, ürünün kalite sonuçlarını yerinde inceledi. Bahçe bakımı ve ilaçlama çalışmalarını düzenli yürüttüğü belirtilen Kestane'nin fındığında çürük oranı yüzde 0,57 olarak tespit edildi. Analiz sonucunda ürünün kilogram fiyatı 265 TL olarak hesaplandı. Güldal, bilinçli tarımsal uygulamaları nedeniyle üreticiye teşekkür ederek bahçe bakımından hasat sonrası işlemlere kadar gösterilen özenin ürün kalitesi açısından önemini vurguladı. Açıklanan 265 TL, söz konusu üreticinin analiz edilen ürününe ait fiyat olup bütün fındıklar için geçerli yeni bir genel alım fiyatı anlamına gelmiyor. KARASU'DA ÜRETİCİ ODAKLI ALIM POLİTİKASI VURGULANDI Karasu Alım Merkezi'nde çiftçilerle görüşen Güldal, TMO'nun üretimi ve üreticiyi destekleyen bir anlayışla faaliyet gösterdiğini belirtti. Kurumun alım politikalarının üreticilerin ihtiyaçları ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade eden Güldal, çiftçilerin ürünlerini daha kolay teslim edebilmesi amacıyla çok sayıda alım noktasının hizmete açıldığını hatırlattı. Üreticilerin görüş ve önerilerini dinleyen Güldal, sahadan gelen geri bildirimlerin hizmet kalitesinin geliştirilmesi bakımından önem taşıdığını kaydetti. HENDEK'TE ŞEFFAFLIK VE ZAMANINDA ÖDEME MESAJI Sakarya programının son durağı Hendek Alım Merkezi oldu. Ziyarette Güldal'a Sakarya Milletvekili Ali İnci, Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, Hendek İlçe Başkanı Adem Öz ve Hendek Ziraat Odası Başkanı Hayri Dursun eşlik etti. Fındığın hem üreticiler hem de ülke ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını belirten Güldal, numune alma, analiz, fiyatlandırma ve depolama işlemlerinin şeffaflık, güven ve titizlik ilkeleri doğrultusunda yürütüldüğünü söyledi. Güldal, fındık bedellerinin taahhüt edilen süre içerisinde üreticilerin hesaplarına aktarıldığını belirterek güçlü altyapı ve uzman personelle hizmet verdiklerini ifade etti. DÜZCE MEKSA ALIM MERKEZİNDE ÜRETİCİLERLE BULUŞTU Sakarya ziyaretlerinin ardından Düzce'ye geçen Güldal, Meksa Alım Merkezi'ndeki faaliyetleri inceledi. Düzce Milletvekili Ercan Öztürk, Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun ve Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu'nun katıldığı buluşmada üreticiler, fındık alım sürecindeki deneyimlerini ve değerlendirmelerini paylaştı. Güldal, üreticilerin memnuniyetinin ve TMO'ya duydukları güvenin önemine dikkat çekerek çiftçilerin ihtiyaçlarına cevap veren hizmet anlayışının sürdürüleceğini belirtti. DÜZCE TARIM FUARINDA SEKTÖR TEMSİLCİLERİYLE GÖRÜŞTÜ Düzce programında Tarım Fuarı'nı da ziyaret eden Güldal, üreticiler ve sektör temsilcileriyle bir araya geldi. Fuardaki stantları gezen Güldal, tarımsal üretimde kullanılan yeni teknolojiler ve sektördeki gelişmeler hakkında bilgi aldı. Tarım sektörünün farklı paydaşlarını buluşturan organizasyonların önemine işaret etti. YIĞILCA'DA RANDIMAN İDDİALARINA AÇIKLAMA Düzce programının devamında Yığılca Alım Merkezi'ni ziyaret eden Güldal, fındık alımlarında şeffaflık, güven, hakkaniyet ve üretici memnuniyetinin temel ilkeler olduğunu vurguladı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, Yığılca Belediye Başkanı Selami Savaş ve Yığılca Ziraat Odası Başkanı Hüseyin Yıldırım'ın da katıldığı ziyarette basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Güldal, bazı yayın organlarında gündeme gelen aynı ürüne farklı alım noktalarında farklı randıman oranları verildiği yönündeki iddialara yanıt verdi. Güldal, haberlere konu edilen ürünlerin aynı olmadığını belirterek açıklamalarda adı geçen kişinin de bu durumu kabul ettiğini söyledi. TMO'ya duyulan üretici güveninin kendileri açısından büyük önem taşıdığını ifade eden Güldal, bu güveni korumak için çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. Söz konusu randıman tartışmasına ilişkin bu değerlendirmeler Güldal'ın açıklamalarını yansıtıyor. İddianın bağımsız inceleme sonucuyla kesin olarak çözümlendiğine ilişkin ayrıca bir belge paylaşılmadı. YIĞILCA'DA KAHVERENGİ KOKARCA VE ÇÜRÜK ORANI GÜNDEME GELDİ Yığılca'daki incelemelerde fındık üretiminde kaliteyi etkileyen çürük oranı ve kahverengi kokarca zararlısının yol açtığı zarar da ele alındı. TMO'nun açıklamasında, bilinçli ve doğru tarımsal uygulamalar sayesinde Yığılca'da çürük oranı ile kahverengi kokarcanın yol açtığı zararın ülke genelindeki seviyelere kıyasla düşük düzeylerde bulunduğu belirtildi. Bu değerlendirmeye ilişkin karşılaştırmalı sayısal veriler açıklamada yer almadı. YIĞILCA BELEDİYESİNE ZİYARET Güldal'ın Düzce programındaki son durağı Yığılca Belediyesi oldu. Belediye Başkanı Selami Savaş ile görüşen Güldal, TMO'nun ilçede yürüttüğü faaliyetleri değerlendirdi. Ziyaretlerin sonunda üreticilere, kurum çalışanlarına, ziraat odalarına ve çalışmalara destek veren yerel yöneticilere teşekkür ederek bereketli bir sezon temennisinde bulundu. GİRESUNLU FINDIK ÜRETİCİLERİ AÇISINDAN NE ANLAMA GELİYOR? TMO'nun Sakarya ve Düzce'deki incelemelerinde gündeme gelen randıman, çürük oranı, fiyatlandırma, ürün teslimi ve ödeme süreçleri, Giresunlu fındık üreticilerini de yakından ilgilendiriyor. Özellikle Kocaali'deki ürün analizinde kilogram fiyatının 265 TL olarak hesaplanması ve Yığılca'daki randıman iddialarına verilen yanıt, üreticilerin kalite değerlendirme süreçlerine ilişkin sorularını yeniden gündeme taşıyor. Ancak TMO'nun bu açıklamasında Giresun için yeni bir alım fiyatı, kota düzenlemesi veya ilave alım merkezi kararı bulunmuyor.

​​​​​​​RAKIYA YENİ REÇETE Haber

​​​​​​​RAKIYA YENİ REÇETE

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yayımladığı tebliğle distile alkollü içkilerin üretim, etiketleme, ambalajlama ve piyasaya arzına ilişkin yeni usul ve esaslar belirlendi. RAKIYA YENİ REÇETE Tarım ve Orman Bakanlığı, distile alkollü içkilerin üretiminden etiketine kadar kuralları yeniden düzenledi. Rakı başta olmak üzere viski, cin ve likör gibi ürünleri kapsayan yeni tebliğde özellikle etiketleme, ürün adlandırma ve tüketiciye sunum kuralları ayrıntılandırıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Distile Alkollü İçkiler Tebliği (No: 2026/18), 1 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle 2017’den bu yana uygulanan 2016/55 sayılı tebliğ yürürlükten kaldırıldı. Tebliğ; üretim, işleme, depolama, taşıma, ambalajlama, etiketleme ve piyasaya arz aşamalarını yeniden düzenliyor. RAKIDA NE DEĞİŞECEK? Yeni tebliğin rakı açısından en önemli noktalarından biri, ürünün bileşimine ilişkin sınırların açık biçimde korunması. Rakıda renklendirici, tat verme amaçlı bileşen ve diğer katkı maddeleri kullanılamayacak; aroma maddesine de izin verilmeyecek. Distile alkollü içkilerin üretiminde kullanılan etil alkol ve distilatların yalnızca tarımsal kökenli olması zorunlu olacak; sentetik veya tarımsal kökenli olmayan alkol hiçbir alkollü içkinin bileşiminde bulunamayacak. Ancak bu hükümler tamamen yeni değil. Önceki tebliğde de rakıda renklendirici, tatlandırıcı, katkı ve aroma kullanımı yasaktı ve tarımsal kökenli alkol şartı bulunuyordu. Yeni düzenleme bu temel kuralları koruyarak mevzuatı güncelliyor. ASIL DEĞİŞİM ETİKET VE SUNUMDA Yeni dönemde üreticilerin özellikle etiketlerini yeniden gözden geçirmesi gerekecek. Düzenlemeye göre: Alkollü içki kategorilerini çağrıştıracak şekilde “benzer”, “tip”, “stil”, “gibi”, “patent”, “aroma” gibi ifadeler ve yanıltıcı görseller kullanılamayacak.Birden fazla distile içkinin veya distilatın karıştırıldığı ürünlerde ana görüş alanında “Distile Alkollü İçki Karışımı” ifadesi bulunacak ve bileşenlerin oranları azalan sırayla belirtilecek.Olgunlaştırılmış ürünlerde yıllandırma süresi yazılabilecek; harman ürünlerde ise etikete ancak karışımdaki en genç ürünün yaşı yazılabilecek.Şeker kullanımına izin verilen bir üründe şeker kullanılmamışsa etikette yalnızca “Üretiminde şeker kullanılmamıştır” ifadesine yer verilebilecek ve bunun punto büyüklüğü de sınırlandırılacak.“Dry” ifadesinin kullanımına yeni kurallar getirildi; rakı ve viski bu uygulamanın dışında tutuldu.Ürünün niteliğini yansıtmayan marka veya özel adlar, yasal ürün kategorisinin yerine geçirilemeyecek. AB Global ÜRETİCİLERE 1 TEMMUZ 2027’YE KADAR SÜRE Tebliğin yayımlanmasından önce faaliyet gösteren işletmeler, üretim ve etiketlerini 1 Temmuz 2027’ye kadar yeni düzenlemeye uygun hale getirecek. Uyum sağlanıncaya kadar eski tebliğ hükümleri uygulanabilecek. 1 Ekim 2026’dan önce piyasaya arz edilmiş veya ithalat kontrolleri tamamlanmış ürünler ise 18 ay boyunca piyasada bulunabilecek. Yeni tebliğ, AB’nin 2019/787 sayılı düzenlemesi dikkate alınarak hazırlandı. Söz konusu tebliğin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR Haber

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR, GÜNLÜK ALIM 4 BİN TONU AŞTI Toprak Mahsulleri Ofisi, serbest piyasada fındık fiyatlarının TMO seviyelerinin belirgin biçimde altında kalmasının tartışıldığı bir dönemde alım sistemini üretici lehine genişletti. İlçe verim ortalamaları yüzde 30 artırılacak, düşük kotası bulunan üretici en az 100 kilogram/dekar üzerinden ürün teslim edebilecek. TMO’nun günlük fiili alımı 4 bin tonu aşarken, yaklaşık 100 bin üretici 205 bin ton fındık için randevu oluşturdu. Alım kapasitesindeki bu genişlemenin üreticinin alternatif satış kanalını güçlendirmesi nedeniyle serbest piyasadaki fiyat oluşumu üzerinde de etkili olup olmayacağı yakından izlenecek. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 17 Eylül 2026 tarihli açıklamasıyla fındık alımlarında uygulanan sistemde önemli düzenlemelere gitti. Kurum, düzenlemelerin fındık piyasasında istikrarın sağlanması ile üreticilerin pazarlama, depolama ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapıldığını bildirdi. TMO'nun açıkladığı rakamlar, kamu alımının ulaştığı ölçeği de ortaya koydu. 24 Ağustos'ta 17 noktada başlayan fındık alımları 55 noktaya ve 75 ekibe çıktı. İş yerlerinde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu verilirken, günlük fiili alım miktarı 4 bin tonun üzerine ulaştı. Bugüne kadar yaklaşık 100 bin üretici 205 bin ton fındık için randevu oluşturdu. ÜRETİCİNİN EN ÇOK TARTIŞTIĞI KOTA YÜZDE 30 ARTIRILIYOR Yeni düzenlemenin üretici açısından en önemli bölümlerinden biri kamuoyunda "kota" olarak bilinen ilçe verim ortalamaları oldu. TMO'nun açıklamasına göre; İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda Ziraat Odaları, Ticaret Borsaları, İhracatçı Birlikleri, üniversiteler, Fiskobirlik ve diğer ilgili kurumların katıldığı komisyonların çotanak sayımlarına göre belirlediği ilçe verim ortalamaları daha önce yüzde 20 artırılmıştı. TMO şimdi yüksek verim alan üreticilerden gelen talepleri dikkate alarak artış oranını yüzde 30'a çıkaracağını açıkladı. KOTASI DÜŞÜK KALANA 100 KİLOGRAM/DEKAR GÜVENCESİ Düzenleme yalnızca yüzde 30'luk artışla sınırlı değil. Yapılan artışın ardından kotası hâlâ 100 kilogram/dekarın altında kalan ilçelerdeki üreticilerin TMO'ya teslim edebileceği miktar 100 kilogram/dekara tamamlanacak. ÇKS'ye ilçe verim ortalamasının 160 kilogram/dekar üzerinde girildiği üreticilerde ise TMO, sisteme girilen miktar kadar ürün almaya devam edecek. Böylece yüksek verim elde ettiği halde ilçe ortalaması nedeniyle ürününün tamamını TMO'ya yönlendirmekte zorlanan üreticiler açısından alım imkânı genişletilmiş olacak. TMO 255 TL, SERBEST PİYASADA MAKAS AÇIK Düzenlemenin zamanlaması fındık piyasası açısından ayrıca önem taşıyor. TMO, 2026 ürünü için 50 randıman esasına göre Giresun kalite fındığı 255 TL/kg, Levant kaliteyi 250 TL/kg üzerinden alıyor. Buna karşılık 17 Eylül tarihli piyasa haberlerinde Giresun'da kalite ve alıcıya göre farklı rakamlar görülüyor; bazı kaynaklarda Levant kalite için 175-185 TL bandı, bazı piyasa derlemelerinde ise Giresun kalite için yaklaşık 195-205 TL bandı bildiriliyor. Dolayısıyla "185 TL" bütün Giresun fındığı için tek ve resmî piyasa fiyatı olarak değil, belirli kalite ve alıcılarda görülen bir seviye olarak değerlendirilmelidir. Bu rakamlarla TMO'nun alım fiyatı ile bazı serbest piyasa fiyatları arasında kilogram başına 50-70 TL'ye ulaşabilen farklar oluşabiliyor. KOTA GENİŞLEDİKÇE ÜRETİCİNİN PAZARLIK GÜCÜ ARTABİLİR Yeni düzenlemenin piyasa açısından asıl önemi burada ortaya çıkıyor. Kotasının yetersiz olması veya teslimat imkânının sınırlı kalması nedeniyle ürününü serbest piyasaya yönlendirmek durumunda kalan üreticinin TMO'ya satabileceği miktarın yükselmesi, üreticinin satış alternatifini genişletebilir. TMO'nun günlük 4 bin tonun üzerinde fiili alım yapması ve 205 bin tonluk randevu talebine ulaşması da kamu alımının piyasadaki ağırlığının arttığını gösteriyor. Bunun 185 TL civarındaki özel sektör alımlarını kesin olarak yukarı çekeceğini söylemek için ise henüz erken. Ancak üreticinin TMO'ya daha fazla ürün teslim edebilmesi, düşük fiyat veren alıcılara satış zorunluluğunu azaltabileceğinden serbest piyasadaki fiyat oluşumu üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilecek bir unsur olarak değerlendirilebilir. Fiyatın bundan sonraki yönünü TMO'ya gerçekleşen fiili teslimatın yanı sıra ihracat talebi, piyasaya gelen ürün miktarı, kalite ve randıman belirleyecek. RANDEVU SORUNU: TMO “AYNI GÜN TESLİM” DİYOR TMO, randevu konusunda da kapasitenin artırıldığını bildirdi. Kurumun açıklamasına göre birçok alım noktasında üreticiler talep ettikleri güne kolaylıkla randevu alabiliyor ve ürünlerini aynı gün içerisinde teslim edebiliyor. 55 alım noktası ve 75 ekiple sürdürülen sistemde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu kapasitesine ulaşılması, kota artışıyla birlikte daha fazla ürünün TMO kanalına yönelmesine imkân sağlayabilecek. ÜRETİCİ GİDEMEZSE YAKINI FINDIĞI TESLİM EDEBİLECEK TMO, hasattan sonra memleketinden ayrılmak zorunda kalan üreticiler için de yeni kolaylık sağladı. Ürünün esas olarak üreticinin kendisi tarafından teslim edilmesi kuralı devam ederken, üretici artık birinci veya ikinci derece yakınına vekâlet vererek fındığını TMO'ya teslim ettirebilecek. Bu düzenleme özellikle hasat sonrasında başka şehirlerdeki işine veya ikametine dönmek zorunda kalan üreticilerin TMO alım fiyatından yararlanabilmesi açısından önem taşıyor. KOKARCA NEDENİYLE ÇÜRÜK ORANI GÜNDEMDE TMO açıklamasında kahverengi kokarcanın fındık üzerindeki etkisine de ayrı bölüm ayırdı. Çürük iç fındık için kabul edilen oran 2022 yılında yüzde 3'ten yüzde 5'e, 2024 yılında ise azami yüzde 7'ye yükseltilmişti. Kurum, kahverengi kokarca popülasyonundaki artış karşısında bahçe bakımını düzenli gerçekleştiren üreticilerin mağduriyetinin azaltılmasının amaçlandığını belirtirken, sınırın daha fazla yükseltilmesinin uzun süreli depolamada sağlam ürünleri de etkileyerek stoklarda kalite ve değer kaybına neden olabileceğine dikkat çekti.

FINDIK MALİYETİNİ ARTIRMADAN VERİMLİLİĞİ YÜKSELTMEK Haber

FINDIK MALİYETİNİ ARTIRMADAN VERİMLİLİĞİ YÜKSELTMEK

ŞİLİ FINDIKTA TEKNOLOJİ HAMLESİNİ BÜYÜTÜYOR HEDEF: ÜRETİM MALİYETİNİ ARTIRMADAN VERİMLİLİĞİ YÜKSELTMEK Dünya fındık üretiminde payını artırmayı hedefleyen Şili, bahçedeki üretimin yanı sıra hasat sonrası kurutma, işleme ve depolama teknolojilerine yöneliyor. PlanetNuts Day Avellanos 2026’da üretim maliyetlerini yükseltmeden verimlilik ve kalite sağlamanın yolları ele alındı. Şili’nin Los Ángeles kentinde 13 Ağustos’ta düzenlenen PlanetNuts Day Avellanos 2026, ülkenin büyüyen fındık sektöründeki teknolojik dönüşümü gündeme taşıdı. Üreticiler, teknik uzmanlar, akademisyenler, alıcılar ve makine firmalarının katıldığı etkinlikte; üretim verimliliği, hasat mekanizasyonu, kurutma, işleme, depolama ve hastalıklarla mücadele başlıkları değerlendirildi. Etkinliğin ardından PlanetNuts tarafından yayımlanan röportajda, Arjantin merkezli IDM Desarrollos’un fındık üreticilerine sunduğu teknolojiler tanıtıldı. Görüşmede, “Üretim maliyetlerini artırmadan teknolojiyle verimlilik nasıl yükseltilebilir?” konusu üzerinde duruldu. "PlanetNuts’un IDM röportajı" (https://planetnuts.cl/idm-desarrollos-en-planetnuts-day-2026-tecnologia-para-avellanos-desde-mendoza/) KURUTMA VE İŞLEMEDE TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜM IDM Desarrollos’un geliştirdiği sistemlerin özellikle hasat sonrası süreçlere yoğunlaştığı belirtildi. Şirket; fındığın kurutulması, temizlenmesi, kırılması, ayrıştırılması ve işlenmesine yönelik makine ve üretim hatları geliştiriyor. Teknolojik sistemlerle ürün kayıplarının azaltılması, işlemlerin hızlandırılması ve standart kalitenin korunması hedefleniyor. Bu yaklaşım, yalnızca daha fazla ürün elde edilmesine değil, hasat edilen ürünün değer kaybetmeden işlenmesine de dayanıyor. Çünkü üretim miktarındaki artışın aynı ölçüde kurutma, depolama ve işleme kapasitesiyle desteklenmemesi; ürünün beklemesine, kalite kaybına ve üretici maliyetlerinin yükselmesine yol açabiliyor. ARJANTİN VE ŞİLİ ARASINDA MAKİNE İŞ BİRLİĞİ Arjantinli IDM Desarrollos ile Şilili tarım makineleri şirketi Agroimec arasında fındık sektörüne yönelik stratejik iş birliği de kuruldu. Anlaşma kapsamında IDM tarafından geliştirilen fındık işleme hatları ve kurutma sistemleri, Agroimec tarafından Şili pazarında üretici ve işletmelere sunulacak. İş birliğinin ilk aşamasında Avrupa fındığına yönelik işleme ve kurutma sistemlerine ağırlık verilecek. Üretimin büyümesine bağlı olarak makine ve teknoloji portföyünün genişletilmesi planlanıyor. "IDM–Agroimec iş birliğinin ayrıntıları" (https://planetnuts.cl/agroimec-e-idm-desarrollos-sellan-alianza-estrategica-para-lineas-de-proceso-y-secado-de-avellana-en-chile/) ÜRETİM ARTIŞI İŞLEME KAPASİTESİYLE DESTEKLENECEK PlanetNuts Day’de yapılan değerlendirmelerde, Şili fındık sektörünün yalnızca yeni bahçeler kurarak büyüyemeyeceğine dikkat çekildi. Artan üretimin karşılanabilmesi için ürün kabul merkezlerinin, geçici depolama alanlarının, kurutma tesislerinin ve işleme hatlarının geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Üreticilerin ürünü zamanında teslim edebilmesi, fındığın uygun nem oranına indirilmesi ve kalite kaybı yaşanmadan işlenmesi, sektörün önümüzdeki dönemindeki temel ihtiyaçlar arasında gösterildi. Etkinlikte ayrıca mekanik hasat, hastalık ve zararlıların erken tespiti, sulama yönetimi ve uluslararası kalite standartları da ele alındı. "PlanetNuts Day Avellanos 2026" (https://planetnuts.cl/planetnuts-day-de-avellanos-la-industria-avellanera-se-reunio-en-biobio-para-mirar-los-proximos-diez-anos/) TÜRKİYE VE GİRESUN İÇİN DİKKAT ÇEKEN ÖRNEK Şili’de yürütülen çalışmalar, küresel fındık rekabetinin yalnızca üretim miktarı üzerinden ilerlemediğini gösteriyor. Hasadın mekanizasyonu, ürünün hızlı kurutulması, nem ve kalite kontrolü, sınıflandırma, depolama ve katma değerli ürüne dönüştürme kapasitesi de rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. Türkiye dünya fındık üretiminde liderliğini korurken Şili başta olmak üzere rakip ülkelerin yeni bahçelerin yanı sıra teknoloji, altyapı ve işleme tesislerine yatırım yapması dikkat çekiyor. Giresun ve diğer fındık üretim bölgelerinde küçük üreticilerin ortak kullanabileceği kurutma, temizleme, sınıflandırma ve depolama tesislerinin yaygınlaştırılması; ürün kayıplarının azaltılması ve kalite değerinin korunması açısından önem taşıyor. Şili’nin attığı adımlar, fındıkta geleceğin rekabetinin yalnızca daha fazla üretmekle değil, ürünü daha düşük kayıpla ve daha yüksek kaliteyle pazara ulaştırmakla şekilleneceğini ortaya koyuyor.

FINDIKTA KRİTİK PAZARTESİ: Haber

FINDIKTA KRİTİK PAZARTESİ:

FINDIKTA KRİTİK PAZARTESİ: 55–65 LİRALIK MAKAS KAPANACAK MI? MANAVLARA 255 TL SINAVI: PAZARTESİ KAÇTAN ALACAKLAR? TMO, 50 randıman Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL’lik fiyatla 24 Ağustos Pazartesi günü sahaya iniyor. Giresun Merkez’de üreticiye 190–200 TL teklif edilmesiyle oluşan 55–65 liralık makasın ardından şimdi gözler manav ve tüccarlarda: Üreticinin karşısına 255 TL’lik gerçek bir alım seçeneği çıktığında özel sektör fiyatını yükseltecek mi? FINDIKTA HESAP VAKTİ Giresun’da 2026 ürünü fındık pazara inmeye başlarken sezonun ilk büyük fiyat sınavı için geri sayım başladı. Toprak Mahsulleri Ofisi, 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık için kilogram başına 255 TL alım fiyatı açıkladı. Buna karşılık Giresun Merkez’de üreticiye verilen serbest piyasa fiyatlarının 190–200 TL bandında kaldığı görülüyor. Resmî alım fiyatı ile sahadaki teklifler arasındaki fark kilogram başına 55–65 TL’ye kadar ulaşıyor. Şimdi herkes 24 Ağustos Pazartesi gününü bekliyor. TMO’nun fiilî alımlara başlamasıyla birlikte bu büyük fiyat makasının daralıp daralmayacağı, sezonun ilk önemli göstergesi olacak. BİR TON FINDIKTA 65 BİN LİRALIK KAYIP Aradaki fiyat farkı ilk bakışta kilogram üzerinden değerlendiriliyor. Ancak üreticinin toplam ürünü üzerinden hesaplandığında ortaya çok daha ağır bir tablo çıkıyor. TMO’nun 255 TL’lik alım fiyatı esas alındığında: Fındığını 200 TL’den satan üretici kilogram başına 55 TL,190 TL’den satan üretici ise kilogram başına 65 TL daha az gelir elde ediyor. Bu fark, bir ton fındıkta 55 bin ile 65 bin TL arasında gelir kaybı anlamına geliyor. Beş ton fındıkta üreticinin kaybı 275 bin ile 325 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Üretim, işçilik, patoz, kurutma ve nakliye maliyetlerinin bu kadar yükseldiği bir dönemde 55–65 liralık fark, üreticinin bütün bir yıllık emeğinin önemli bölümünün karşılıksız kalması demek. ÜRETİCİ FINDIĞINI DEĞİL, MECBURİYETİNİ SATIYOR Kâğıt üzerinde üreticinin önünde iki farklı seçenek bulunuyor: Fındığını serbest piyasaya hemen satmak veya TMO alımlarını beklemek. Ancak üreticinin büyük bölümü açısından bu iki seçenek eşit şartlarda değil. Hasat döneminde işçi, patoz, nakliye ve diğer giderlerini ödemek zorunda kalan üretici acil nakit ihtiyacıyla karşı karşıya kalıyor. Ürününü uzun süre depolama imkânı bulunmayan ya da borcunu ödemesi gereken üretici, TMO alımları başlamadan fındığını piyasaya indirmek zorunda kalabiliyor. Bu nedenle serbest piyasada yapılan her satışın tamamen özgür bir fiyat tercihi olduğunu söylemek mümkün değil. Üretici çoğu zaman fındığını değil, içinde bulunduğu ekonomik mecburiyeti satıyor. Bu mecburiyetin düşük fiyat için bir fırsata dönüştürülmemesi, üreticinin alın terinin korunması gerekiyor. 255 TL AÇIKLANDI, SAHADA NEDEN 190 TL KONUŞULUYOR? TMO’nun 255 TL’lik fiyatı açıklamasına rağmen serbest piyasanın 190–200 TL bandında kalması üreticinin en fazla tepki gösterdiği konu haline geldi. Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Kamuoyunda “taban fiyat” olarak ifade edilen 255 TL, gerçekte TMO’nun belirlenen şartları taşıyan Giresun kalite fındık için uygulayacağı alım fiyatı. Bu rakam, özel sektördeki bütün alıcıların en az 255 TL ödeme yapmasını zorunlu kılan bağlayıcı bir asgari fiyat değil. Bu nedenle manav ve tüccarlar serbest piyasa koşullarında TMO fiyatının altında teklif verebiliyor. Asıl sorun da tam olarak burada ortaya çıkıyor. Üreticiyi fiyat baskısından koruyacak güçlü kooperatif, depolama, finansman ve piyasa denetim mekanizmaları yeterince etkili olmadığında, açıklanan resmî fiyat sahada tek başına koruma sağlayamıyor. TMO’nun fiyatı ancak üreticinin kolaylıkla ulaşabildiği, yeterli kapasiteyle işleyen gerçek bir alım seçeneğine dönüştüğünde piyasa üzerinde denge oluşturabiliyor. BÜYÜK TÜCCARLAR ADINA FINDIK TOPLANIYOR Sahadan gelen bilgilere göre bazı manav ve aracılar, büyük tüccarlar adına üreticiden 190–200 TL bandında fındık toplamayı sürdürüyor. Henüz TMO’nun fiilî alımlara başlamamış olması, üreticinin pazarlık gücünü zayıflatırken özel alıcılara daha düşük fiyatlardan ürün toplama imkânı sağlıyor. Ancak 24 Ağustos Pazartesi günü bu denge değişebilir. Üreticinin karşısına 255 TL’lik kamu alım seçeneği çıktığında, özel sektörün yeterli miktarda fındık toplayabilmek için fiyatlarını yeniden değerlendirmesi bekleniyor. Şimdi piyasanın yanıtlaması gereken soru açık: Bugün 190–200 TL’den fındık alan manavlar ve tüccarlar, TMO sahaya indiğinde üreticiye kaç lira verecek? PAZARTESİ FİYAT YÜKSELİRSE BU BİR LÜTUF OLMAYACAK TMO’nun alımlara başlamasının ardından özel piyasa fiyatlarının yükselmesi, üreticiye yapılmış bir iyilik veya lütuf olarak değerlendirilmemeli. Bu, üreticinin önüne gerçek bir alternatif çıkmasının ve piyasada rekabet oluşmasının doğal sonucu olacak. Eğer manav ve tüccarlar pazartesi gününden itibaren fiyatlarını yukarı çekerse, bugüne kadar oluşan düşük fiyatlarda üreticinin alternatifsiz bırakılmasının ne kadar etkili olduğu da daha açık görülecek. Fiyat değişmez ve 55–65 liralık makas devam ederse bu kez TMO’nun alım kapasitesi, randevu sistemi, kalite değerlendirmeleri ve üreticinin alım merkezlerine erişimi daha fazla tartışılacak. TMO’NUN FİYAT AÇIKLAMASI YETMEZ, KAPILARI AÇIK OLMALI TMO’nun üreticiyi koruyabilmesi için yalnızca fiyat açıklaması yeterli değil. Açıklanan fiyatın sahada ulaşılabilir olması gerekiyor. Alımların ilk etapta 16 noktada başlaması ve ihtiyaca göre alım noktası sayısının 61’e kadar çıkarılması planlanıyor. Randevu sistemi 17 Ağustos’ta üreticilerin kullanımına açıldı. TMO’ya ürün teslim edecek üreticilerin Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olması ve fındığın belirlenen kalite şartlarını taşıması gerekiyor. Kabul edilen ürünlerin bedelinin ise teslimatı takip eden 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına aktarılması öngörülüyor. Ancak acil nakit ihtiyacı bulunan üretici açısından 21 günlük ödeme süresi önemli bir dezavantaj oluşturabilir. Serbest piyasanın düşük fiyat karşılığında peşin ödeme yapması, borcu bulunan üreticiyi istemediği bir tercihe zorlayabilir. Bu nedenle TMO alımlarının yeterli kapasiteyle yürütülmesi, randevuların kolaylaştırılması ve üretici ödemelerinin mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirilmesi büyük önem taşıyor. ÜRETİCİNİN ALIN TERİ UCUZA GİTMEMELİ Fındık, Giresun için sıradan bir ticari ürün değil. Binlerce ailenin yıllık geçim kaynağı, kentin ekonomisinin ve ihracat gelirinin temel unsurlarından biri. Üreticinin aylarca verdiği emeğin değeri, yalnızca hasat dönemindeki nakit sıkışıklığına göre belirlenmemeli. Serbest piyasa elbette kendi şartları içerisinde fiyat oluşturabilir. Ancak üreticinin alternatifsizliği, depolama yetersizliği ve borç baskısı düşük fiyat toplamanın aracı haline gelmemeli. Fiyatın belirlenmesinde üretim maliyeti, ürünün kalitesi, randımanı ve açıklanan kamu alım fiyatı dikkate alınmalı; üreticinin çaresizliği değil. MANAVLARIN DA TMO’NUN DA SINAVI 24 Ağustos Pazartesi günü yalnızca manav ve tüccarlar için değil, TMO ve uygulanan fındık politikası açısından da önemli bir sınav olacak. Manav ve tüccarların sınavı, 255 TL’lik kamu alım seçeneği karşısında üreticiye kaç lira teklif edecekleriyle ölçülecek. TMO’nun sınavı ise açıkladığı fiyatı yeterli alım kapasitesi, kolay randevu, adil kalite değerlendirmesi ve zamanında ödeme ile sahada uygulayıp uygulayamayacağı olacak. Üreticinin beklentisi açık: TMO piyasaya yalnızca isim olarak değil, güçlü ve erişilebilir bir alıcı olarak girmeli. GÖZLER 24 AĞUSTOS’TA Giresun fındık piyasası şimdi kritik pazartesiye kilitlendi. Bir tarafta TMO’nun 50 randıman Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL, diğer tarafta üreticiye sunulan 190–200 TL’lik fiyatlar bulunuyor. Kilogram başına 55–65 TL’ye, bir ton üründe ise 65 bin TL’ye ulaşan farkın kapanıp kapanmayacağını pazartesi gününden itibaren göreceğiz. Şimdi üretici de kamuoyu da aynı soruyu soruyor: TMO 255 TL ile sahaya indiğinde, bugün 190–200 TL’den fındık toplayan manavlar ve tüccarlar kaç lira fiyat verecek? Pazartesi günü yalnızca fındığın fiyatı değil, üreticinin alın terine verilen değer de ortaya çıkacak. Kaynak: TMO – Fındık Alımlarına 24 Ağustos’ta Başlıyoruz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.