Hava Durumu

#Denge

giresunsonhaber - Denge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA CİMNASTİK PARKUR HEYECANI: 160 SPORCU YETENEKLERİNİ SERGİLEDİ Haber

GİRESUN’DA CİMNASTİK PARKUR HEYECANI: 160 SPORCU YETENEKLERİNİ SERGİLEDİ

GİRESUN’DA CİMNASTİK PARKUR HEYECANI: 160 SPORCU YETENEKLERİNİ SERGİLEDİ Giresun’da ilk kez düzenlenen Okul Sporları Cimnastik Parkur Minikler ve Küçükler Mahalli Müsabakaları, 19 Eylül Spor Salonu’nda yoğun katılımla gerçekleştirildi. İki gün süren organizasyonda 160 sporcu parkura çıkarak hem mücadele etti hem de izleyenlere renkli anlar yaşattı. Giresun’da okul sporları takvimine bu yıl yeni bir organizasyon daha eklendi. Okul Sporları Cimnastik Parkur Minikler ve Küçükler Mahalli Müsabakaları, 10-11 Mart tarihlerinde 19 Eylül Spor Salonu’nda düzenlenirken, yarışmalara toplam 160 sporcu katıldı. İl genelinden okulların yer aldığı organizasyonda minik ve küçük yaş gruplarındaki sporcular, parkur boyunca ortaya koydukları performansla dikkat çekti. Hız, denge, koordinasyon ve çevikliğin ön plana çıktığı yarışmalarda geleceğin sporcuları yeteneklerini sergileme fırsatı buldu. Okul sporlarında ilk kez düzenlenen parkur yarışları, yalnızca sportif rekabete değil, aynı zamanda çocukların spora yönelmesi ve farklı branşlarla erken yaşta buluşması açısından da önemli bir adım olarak değerlendirildi. Salon boyunca yaşanan heyecan, tribünlere de yansırken, sporcuların azmi ve enerjisi organizasyonun en dikkat çeken yönleri arasında yer aldı. Yarışmalar boyunca parkura çıkan sporcular bir yandan derece elde etmek için mücadele ederken, diğer yandan centilmence görüntüler ortaya koydu. Etkinlik, rekabetin yanında neşe, hareket ve spor kültürünü bir araya getiren yapısıyla öne çıktı. Yetkililer, organizasyona katılan tüm okulları, sporcuları ve emeği geçen antrenörlerle görevlileri tebrik etti. İlk kez gerçekleştirilen bu yarışmaların, önümüzdeki dönemde daha geniş katılımla geleneksel hale gelmesinin hedeflendiği değerlendiriliyor. Çocuklar hem yarıştı hem spor coşkusunu yaşadı Giresun’da düzenlenen müsabakalar, çocukların fiziksel gelişimi kadar özgüven, disiplin ve takım ruhu kazanımı açısından da dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Spor kamuoyu, parkur yarışlarının gördüğü ilginin ardından bu alandaki organizasyonların artmasını bekliyor.

Kanserde Yeni Dönem: Yaşam Süresi Artıyor, Rehabilitasyonla Yaşam Kalitesi Yükseliyor Haber

Kanserde Yeni Dönem: Yaşam Süresi Artıyor, Rehabilitasyonla Yaşam Kalitesi Yükseliyor

Kanser tedavisinde son yıllarda önemli bir değişim yaşanıyor. Artık hedef yalnızca tümörü küçültmek ya da hastalığı kontrol altına almak değil; aynı zamanda hastanın fiziksel gücünü, bağımsızlığını, yaşam kalitesini korumak ve artırmak. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kanser tanısı alırken, erken tanı ve gelişmiş tedaviler sayesinde sağ kalım oranları giderek artış gösteriyor. Ancak tedavi sürecinin bedende bıraktığı izler, çoğu zaman en az hastalığın kendisi kadar yıpratıcı olabiliyor. Onkolojik rehabilitasyonun yararlarından söz eden Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Onkolojik rehabilitasyon; meme kanseri cerrahisi sonrası her beş hastadan birinde görülen lenfödem riskinin azaltılmasında büyük fayda sağlıyor. Erken dönemde başlanan koruyucu egzersiz ve manuel terapi uygulamaları ile bu risk önemli ölçüde azaltılabiliyor. Onkolojik rehabilitasyon ayrıca akciğer kanseri sonrasında solunum kapasitesinin korunmasında, kolon ve rektum kanseri ameliyatlarından sonra karın kaslarının güçlendirilmesinde, prostat kanseri sonrası pelvik taban fonksiyonlarının desteklenmesinde ve beyin tümörü cerrahileri sonrasında denge ve koordinasyonun yeniden kazandırılmasında büyük önem taşıyor” diyor. Amaç Sadece Hayatta Kalmak Değil, Kaliteli Yaşamak Yapılan çalışmalar, düzenli rehabilitasyon programına katılan kanser hastalarında hastanede yatış süresinin kısaldığını, tedaviye uyumun arttığını ve günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığın güçlendiğini gösteriyor. Ayrıca depresyon ve anksiyete oranlarında azalma, denge ve koordinasyon kaybında iyileşme ve kas gücünde artış gözlemleniyor. Örneğin Journal of Clinical Oncology’de yayımlanan geniş kapsamlı bir meta-analiz, kanser hastalarında uygulanan yapılandırılmış egzersiz programlarının kanser ile ilişkili yorgunluğu anlamlı düzeyde azalttığını ve fiziksel fonksiyonları belirgin şekilde iyileştirdiğini ortaya koyuyor. Benzer şekilde The Lancet Oncology’de yayımlanan bir başka çalışma, tedavi sürecinde uygulanan egzersiz ve rehabilitasyon programlarının yaşam kalitesini artırdığını ve psikolojik iyilik halini güçlendirdiğini bildiriyor. Uzmanlara göre bu veriler, onkolojik rehabilitasyonun destekleyici bir uygulama değil, kanser tedavisinin bilimsel temele dayanan tamamlayıcı bir bileşeni olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Onkolojik rehabilitasyon hastanın yalnızca fiziksel değil, psikolojik dayanıklılığını da artırır. Amaç yalnızca hayatta kalmak değil, kaliteli yaşamak olmalıdır” diyerek rehabilitasyonun yaşam kalitesine olan katkısını da vurguluyor. Evde Yapılabilecek Basit Ama Etkili Egzersizler Uzman kontrolünde planlanmak kaydıyla, hastaların evde sürdürebileceği bazı temel egzersizler tedavi sürecine önemli katkı sağlıyor. Günlük 20–30 dakikalık hafif tempolu yürüyüş, dayanıklılığı artırarak kas kaybını azaltmaya yardımcı olurken; derin nefes alıp kontrollü verme şeklinde uygulanan solunum egzersizleri ise özellikle akciğer kapasitesinin korunmasında etkili oluyor. Meme kanseri cerrahisi sonrası omuz eklem hareket açıklığını korumak ve artırmak amacıyla üst ekstremiteye, şiddeti ve süresi hastalığın evresine göre değişen kuvvetlendirme ve germe hareketleri öneriliyor. Bu şekilde hem eklem hareket açıklığının sağlanmasına hem de kas kuvveti kaybının önlenmesine katkı sağlanıyor. Sandalyeden kontrollü şekilde oturup kalkma egzersizi, alt ekstremite kas gücünü destekliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Egzersiz ilaç gibidir; doğru dozda ve kişiye özel uygulanmalıdır. Her hasta için program farklı planlanmalı ve mutlaka uzman kontrolünde ilerlenmelidir” diyor. Kanser Hastalarında Egzersiz Kronik Yorgunluğu Azaltıyor Kanser hastalarının yüzde 70 ila 80’i tedavi sürecinde, özellikle dinlenmekle geçmeyen bir yorgunluk yaşıyor. Bu tablo, hastaların günlük yaşam aktivitelerini ciddi şekilde kısıtlayabiliyor ve psikolojik olarak da yıpratıcı olabiliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Paradoks gibi görünse de kontrollü egzersiz yorgunluğu azaltıyor. Haftada birkaç gün yapılan hafif ve orta şiddette aerobik ve dirençli egzersizlerin, yorgunluğu belirgin biçimde azalttığını gösteren güçlü bilimsel veriler var” diyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu’na göre özellikle düşük yoğunluklu, sürdürülebilir egzersizler bu süreçte büyük önem taşıyor. Örneğin günde 15–20 dakikalık hafif tempolu yürüyüş, dolaşımı artırarak enerji düzeyini yükseltebiliyor. Aynı şekilde sandalyede oturur pozisyonda yapılan kalça ve diz eklemine yönelik basit egzersizler ve kontrollü otur-kalk egzersizleri, kas gücünü desteklerken aşırı efor gerektirmiyor. Derin nefes alıp kontrollü verme şeklinde uygulanan solunum egzersizleri ise hem akciğer kapasitesini korumaya yardımcı oluyor hem de gevşeme sağlayarak stres düzeyini azaltabiliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu, “Burada önemli olan yoğunluk değil, egzersizlerin düzenli yapılmasıdır. Hastalar kendilerini tüketmeden, kontrollü ve planlı şekilde hareket etmeli. Egzersiz, doğru uygulandığında yorgunluğu artırmaz; tam tersine azaltır” ifadelerini kullanıyor. Onkolojik rehabilitasyon, kanser tedavisini yalnızca hastalığı kontrol altına alan bir süreç olmaktan çıkarıp, hastayı yeniden hayatın içine kazandırmayı hedefliyor. Doç. Dr. Özlem Feyzioğlu’na göre doğru zamanda başlanan ve düzenli sürdürülen rehabilitasyon programları, kanserle mücadelede hem fiziksel hem de ruhsal gücü artırarak hastalara daha kaliteli bir yaşam sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuklar her gün 3 saat hareket etmeli Haber

Çocuklar her gün 3 saat hareket etmeli

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 1-4 yaş aralığındaki çocukların günlük en az 3 saat, daha büyük yaşlardaki çocukların ise günlük en az 1 saat orta veya yüksek tempolu fiziksel aktivite ihtiyaçlarını karşılamaları gerektiğini belirtmekte. Ancak birçok çocuğun bu hedefe ulaşamadığı da gözlemlenmektedir. İSTANBUL (İGFA) - IGLU Soft Play’in katkılarıyla yapılan bir dizi çalışma kapsamında, Letonya’daki Children’s Clinical University Hospital Fizyoterapisti Sandra Kraukle, erken dönem hareket deneyimlerinin çocukların sinir sisteminin gelişimi üzerinde önemli bir etkisi olduğunu vurguluyor. Kraukle’ye göre, çocuklar hareket ederek yalnızca kas yapısını değil, aynı zamanda denge, koordinasyon, yön algısı ve vücut farkındalığı gibi bilişsel süreçlerini de geliştiriyor. Bu hareketler, "propriosepsiyon" adı verilen vücudun pozisyonunu ve hareketlerini hissetme yetisini artırarak çocukların daha dengeli ve kontrollü hareket etmelerini sağlıyor. ERKEN YAŞTA HAREKET, BEYNİN GELİŞİMİNİ DESTEKLİYOR Araştırmalar, farklı yaş gruplarında oyunla desteklenen hareketin motor gelişim üzerindeki faydalarını açıkça ortaya koyuyor. Bebeklik dönemi: Güvenli bir yüzeyde destekli duruş kazanımı, emekleme öncesi çekirdek kasların güçlenmesi ve simetrik hareket kabiliyetinin gelişmesi açısından büyük önem taşıyor. 1-3 yaş arası: Tırmanma, çekme, itme ve denge kurma gibi aktiviteler hem kas gücünü hem de yürüme dengesi ile koordinasyonunu geliştirir. 3-6 yaş arası: Bu yaş grubundaki çocuklar, kendi küçük parkurlarını inşa etmeye, blokları birleştirerek yaratıcı oyunlar geliştirmeye başlarlar. Bu, problem çözme ve planlama becerilerini geliştirir. Okul çağı: Fiziksel aktivite artık sadece kas gelişimini değil, aynı zamanda postürün, dayanıklılığın ve ekip çalışması becerilerinin gelişimini de destekler. Uzmanlara göre, fiziksel aktivitelerin eğlenceli bir forma dönüştürülmesi, çocukların bu alışkanlıkları sürdürebilmesi için oldukça önemlidir. Yapılandırılmış oyun alanları, yumuşak ve güvenli materyallere sahip hareket alanları veya ev içinde dahi oluşturulabilecek basit parkurlar, çocukların hem eğlenmelerine hem de öğrenmelerine olanak tanır. "Bir çocuk keyif alıyorsa, öğrenmeye açıktır" diyen Sandra Kraukle, her fiziksel deneyimin aynı zamanda bir bilişsel süreç olduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.