Hava Durumu

#Denetimsizlik

giresunsonhaber - Denetimsizlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetimsizlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Haber

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Giresun Plajlar Bölgesi’nde “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, sahil hattındaki denetimsizlik, güvenlik açığı, hijyen riski ve bakım eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Kent halkının yoğun kullandığı sahil alanında çadırların kimler tarafından kurulduğu, kimlerin kaldığı, ne kadar süreyle alanda bulunduğu, gece denetiminin nasıl yapıldığı ve yaşanabilecek bir adli olayda hangi yöntemin izleneceği belirsizliğini koruyor. Bölgede alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi, çamur birikintilerinin oluşması ve tuvalet-hijyen ihtiyacının nasıl karşılandığının bilinmemesi, Plajlar Bölgesi’nde yalnızca görüntü kirliliği değil; kamu düzeni, halk sağlığı ve sahil güvenliği sorunu yaşandığını gösteriyor. TABELA YASAK DİYOR, ARKASINDA YASAĞIN TAMAMI YAŞANIYOR Plajlar Bölgesi’nde yer alan uyarı tabelası, bölgede çadır kurmanın, alkol almanın ve ateş yakmanın yasak olduğunu açık biçimde bildiriyor. Ancak tabelanın hemen arkasında çadırların bulunması, sahadaki uygulama eksikliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Ortaya çıkan görüntü, kamu yönetimi açısından ciddi bir çelişki oluşturuyor. Tabela “çadır kurmak yasaktır” diyor, arkasında çadırlar duruyor. Tabela “alkol almak yasaktır” diyor, bölgede alkol şişeleri görülüyor. Tabela “ateş yakmak yasaktır” diyor, ancak gece denetiminin nasıl yapıldığı bilinmiyor. Bu tablo, sahil yönetiminin yalnızca tabela koymakla sınırlı kaldığını gösteren Aziz Nesinlik bir manzaraya dönüşmüş durumda. Kamu alanında yasak ilan etmek, yasağı uygulamak anlamına gelmez. Tabela konulup saha denetimsiz bırakıldığında, o tabela kamu düzenini sağlayan bir uyarı olmaktan çıkar; ihmalin görünür belgesine dönüşür. PLAJLAR BÖLGESİNDE ÖNE ÇIKAN SORUNLAR 1. Kimin kaldığı belli olmayan çadırlar güvenlik riski oluşturuyor Çadırlarda kimlerin kaldığı, bu kişilerin alana ne zaman geldiği, ne kadar süreyle kalacağı ve herhangi bir kayıt tutulup tutulmadığı bilinmiyor. Kamuya açık sahil alanında kimlik ve kullanım bilgisi olmadan çadır konaklamasına izin verilmesi, güvenlik açısından ciddi risk doğuruyor. 2. Adli olay yaşanması halinde sorumluluk zinciri belirsiz Bölgede kavga, hırsızlık, taciz, yaralama, yangın, kayıp çocuk, alkol kaynaklı olay veya başka bir adli durum yaşanırsa, olayın nasıl takip edileceği açık değildir. Çadırda kalanların kimliği, tanıkların tespiti, kamera kaydı, gece devriyesi ve müdahale planı belirsizdir. 3. Gece denetiminin nasıl yapıldığı açıklanmıyor Çadırların bulunduğu alanın gece saatlerinde kim tarafından denetlendiği, güvenlik devriyesi olup olmadığı, alanda kamera veya görevli bulunup bulunmadığı net değildir. Sahil hattında gece kontrolü yoksa, kamu güvenliği zayıflar. 4. Tuvalet ihtiyacının nasıl karşılandığı bilinmiyor Çadır kurulan alanda kalan kişilerin tuvalet ihtiyacını nerede ve nasıl giderdiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Tuvalet altyapısı ve hijyen denetimi olmadan çadır konaklaması, doğrudan halk sağlığı riski üretir. 5. Hijyen koşulları denetlenmiyor El yıkama, kişisel temizlik, yemek hazırlığı, atık su ve çevre temizliği kontrol edilmeden sahil alanında çadır konaklamasına izin verilmesi kabul edilemez. Plajlar Bölgesi ailelerin, çocukların ve denize giren yurttaşların kullandığı ortak alandır. 6. Yemek artıkları ve çöpler haşere riski yaratıyor Çadır çevresinde yemek hazırlanması, yiyecek artıklarının açıkta kalması, çöplerin düzensiz bırakılması ve temizlik takibinin yapılmaması; sinek, böcek, kemirgen, kötü koku ve çevre kirliliği riskini artırır. 7. Alkol şişeleri sahil güvenliğini tehdit ediyor Bölgede alkol şişelerinin bulunması, tabeladaki yasağın uygulanmadığını gösteriyor. Cam şişeler ve kırık cam parçaları çocuklar, aileler, yürüyüş yapanlar ve denize giren yurttaşlar için doğrudan tehlike oluşturur. 8. Ateş yakma ve yangın riski göz ardı edilemez Çadırların bulunduğu alanlarda ateş, mangal, tüp, kamp ocağı ve sigara kullanımı yangın riski oluşturur. İnsan boyunu geçen otların bulunduğu bölgede bu risk daha da büyür. 9. Otlar insan boyunu geçti Plajlar Bölgesi’nde otların insan boyunu geçmesi, sahil bakımının aksadığını gösteriyor. Uzayan otlar kötü görüntünün yanında haşere, yangın, güvenlik ve görüş alanı riski doğurur. 10. Çamur birikintileri ve zemin sorunu sahil kullanımını zorlaştırıyor Çadırların arka bölümündeki çamur birikintileri, drenaj ve zemin bakımının yetersiz olduğunu gösteriyor. Yağmur suyu tahliyesi ve yüzey düzenlemesi yapılmadan sahil alanı sağlıklı kullanım alanı olarak korunamaz. 11. Kamu alanı fiilen konaklama alanına dönüşüyor Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Çadırların sahil hattında sürekli veya belirsiz süreyle kalması, kamu alanını belirli kişi veya grupların kullanımına bırakır. 12. Cankurtaran ve ilk yardım hizmeti açıklığa kavuşturulmalı Denize girilen bölgelerde cankurtaran, ilk yardım noktası, uyarı bayrakları, kurtarma ekipmanı ve acil müdahale planı bulunmalıdır. Plajlar Bölgesi’nde bu hizmetlerin nasıl yürütüldüğü kamuoyuna açıklanmalıdır. 13. Tabela var, uygulama yok görüntüsü kamu otoritesini zayıflatıyor Yasak tabelasının hemen arkasında yasağa konu fiillerin görülmesi, kamu otoritesinin sahadaki görünürlüğünü zayıflatıyor. Yasaklar yalnızca yazıyla değil, denetim ve yaptırımla anlam kazanır. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE UYGUN ÇADIR VE PLAJ YÖNETİMİ İÇİN GEREKENLER 1. Kimlik ve kullanıcı kaydı tutulmalı Çadır kuran herkesin kimlik bilgisi, iletişim bilgisi, giriş-çıkış saati ve kalış süresi kayıt altına alınmalıdır. Kimin kaldığı bilinmeyen çadır alanı güvenli kabul edilemez. 2. Alan sorumlusu belirlenmeli Çadırların bulunduğu bölgeden hangi kurumun, hangi birimin ve hangi görevlinin sorumlu olduğu açıkça belirlenmelidir. Olası adli olay, yangın, sağlık sorunu veya güvenlik ihlalinde müdahale zinciri önceden oluşturulmalıdır. 3. Gece güvenlik denetimi yapılmalı Çadır alanı gece saatlerinde denetlenmelidir. Aydınlatma, kamera, güvenlik devriyesi ve acil çağrı sistemi bulunmadan sahil hattında çadır konaklamasına izin verilmemelidir. 4. Tuvalet ve el yıkama altyapısı kurulmalı Çadır kullanımına izin verilecekse yeterli sayıda tuvalet, lavabo ve el yıkama noktası sağlanmalıdır. Tuvalet ihtiyacının nerede karşılandığı bilinmeyen bir alan halk sağlığı açısından uygun değildir. 5. Duş ve kişisel hijyen alanı oluşturulmalı Plaj ve çadır kullanımı birlikte yürütülecekse duş, soyunma alanı ve kişisel hijyen noktaları bulunmalıdır. Hijyen altyapısı olmayan sahil alanları çadır konaklamasına açılmamalıdır. 6. Atık su ve kirli su sistemi kurulmalı Yemek, temizlik, duş ve lavabo kullanımından doğan kirli suyun çevreye bırakılmasına izin verilmemelidir. Kirli suyun nasıl toplanacağı ve nereye aktarılacağı netleşmelidir. 7. Çöp ve geri dönüşüm sistemi kurulmalı Kapalı çöp kutuları, cam atık noktaları, geri dönüşüm alanları ve düzenli toplama takvimi oluşturulmalıdır. Yemek artıkları ve cam şişeler açıkta bırakılmamalıdır. 8. Alkol yasağı sahada uygulanmalı Alkol almak yasaksa bu yasak düzenli denetimle uygulanmalıdır. Alkol şişelerinin bulunduğu bir sahilde yasak tabelasının varlığı tek başına anlam taşımaz. 9. Ateş, mangal ve açık alev kesin kurala bağlanmalı Ateş yakmak, mangal yapmak, kamp ocağı veya tüp kullanmak açık kurallara bağlanmalıdır. Yasak varsa uygulanmalı; izin varsa yangın ekipmanı, güvenli mesafe ve görevli denetimi sağlanmalıdır. 10. Yangın güvenliği sağlanmalı Çadırlar arasında güvenli mesafe bırakılmalı, yangın söndürme tüpleri, acil çıkış güzergâhı ve yangın müdahale planı bulunmalıdır. Otların uzadığı alanlarda çadır ve açık alev birlikte düşünülemez. 11. Ot biçme ve çevre bakımı düzenli yapılmalı Otların insan boyunu geçmesine izin verilmemelidir. Sahil hattında düzenli ot biçme, temizlik, ilaçlama ve çevre bakımı yapılmalıdır. 12. Haşere ve kötü koku denetimi yapılmalı Yemek atıkları, çöpler, kirli su, tuvalet belirsizliği ve uzayan otlar haşere riskini artırır. Bu nedenle düzenli temizlik, ilaçlama ve kötü koku kontrolü yapılmalıdır. 13. Zemin ve drenaj sorunu çözülmeli Çamur biriken, yağmur suyu tahliyesi yapılmayan, yürüme güvenliği sağlamayan ve zemini bozuk alanlar çadır konaklaması için uygun değildir. 14. Cankurtaran hizmeti sağlanmalı Denize girilen alanlarda cankurtaran görevlendirilmelidir. Cankurtaran noktası, ilk yardım ekipmanı, kurtarma simidi, uyarı bayrakları ve acil müdahale planı bulunmalıdır. 15. İlk yardım noktası kurulmalı Kesik, yanık, boğulma tehlikesi, sıcak çarpması, alkol kaynaklı olay, çocuk yaralanması ve benzeri durumlar için ilk yardım noktası oluşturulmalıdır. 16. Kullanım süresi sınırlandırılmalı Çadırlar kalıcı yerleşim görüntüsü oluşturmamalıdır. Günlük, hafta sonu veya belirli süreli kullanım sınırı getirilmelidir. 17. Alan haritası ve kurallar görünür olmalı Çadır kurulabilecek alan, yasak alan, tuvalet, duş, çöp noktası, ilk yardım noktası, cankurtaran noktası ve acil çıkış güzergâhı harita üzerinde gösterilmelidir. 18. İzinsiz çadırlar kaldırılmalı Kayıtsız, izinsiz ve süresi belirsiz çadırların kamusal sahil alanında kalmasına izin verilmemelidir. İzinli kullanım varsa süresi, amacı ve sorumlusu açıklanmalıdır. 19. Denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı Sahilde kaç çadır bulunduğu, kaçının izinli olduğu, hangi tarihe kadar kalacağı, denetimlerin ne zaman yapıldığı ve hangi işlemlerin uygulandığı kamuoyuna duyurulmalıdır. 20. Sahil yönetimi tek merkezden yürütülmeli Belediye, zabıta, temizlik işleri, çevre birimi, sağlık birimleri, kolluk, cankurtaran ve acil yardım birimleri ortak bir sahil yönetim planı içinde çalışmalıdır. BELEDİYE VE İLGİLİ KURUMLARIN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR Plajlar Bölgesi’nde ortaya çıkan tablo, kamuoyunun yanıt beklediği birçok başlığı gündeme taşımaktadır: 1. Yasak tabelasının arkasındaki çadırlar izinli mi? Çadırlar izinliyse bu izni hangi kurum verdi, izin hangi süre için geçerli ve alanın sorumlusu kimdir? 2. Çadırlar izinsizse neden kaldırılmadı? Yasak tabelasına rağmen çadırlar alanda kalmaya devam ediyorsa, denetim neden yapılmadı? 3. Çadırlarda kimlerin kaldığı kayıt altında mı? Kimlik bilgisi, giriş-çıkış saati, kalış süresi ve sorumlu kişi bilgisi tutuluyor mu? 4. Gece denetimi yapılıyor mu? Alanın gece saatlerinde kim tarafından kontrol edildiği, güvenlik devriyesi ve kamera sistemi olup olmadığı açıklanmalıdır. 5. Tuvalet ve hijyen ihtiyacı nasıl karşılanıyor? Çadırda kalanların tuvalet, el yıkama, duş ve kişisel temizlik ihtiyacını nerede karşıladığı netleşmelidir. 6. Alkol şişeleri neden alanda duruyor? Alkol yasaksa, cam şişelerin sahilde bulunması denetim ve temizlik açısından ayrıca açıklanmalıdır. 7. Otlar neden insan boyunu geçti? Sahil hattında ot biçme ve çevre bakım takviminin neden işlemediği kamuoyuna bildirilmelidir. 8. Cankurtaran hizmeti var mı? Denize girilen bu bölgede cankurtaran, ilk yardım, uyarı bayrakları ve acil müdahale düzeninin olup olmadığı açıklanmalıdır. PLAJLAR BÖLGESİ GÖSTERMELİK TABELALARLA YÖNETİLEMEZ Giresun Plajlar Bölgesi’nde yaşanan görüntü, sahil yönetiminin yalnızca tabela asmakla yürütülemeyeceğini göstermektedir. Yasak tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, alanda alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi ve çamur birikintilerinin oluşması, denetim ve bakım eksikliğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Kamu alanında kural yazmak yeterli değildir. Kuralın sahada uygulanması, denetlenmesi ve ihlal halinde yaptırım uygulanması gerekir. Tabela yasağı duyurur; kamu düzenini ise ancak etkili denetim sağlar. Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Bu alan kimin kaldığı bilinmeyen çadırlara, hijyen belirsizliğine, güvenlik açığına, alkol şişelerine, insan boyunu geçen otlara, çamur birikintilerine ve göstermelik yasak tabelalarına bırakılamaz.

“CEZASIZLIK BİTSİN, KATLİAMLAR DURDURULSUN” Haber

“CEZASIZLIK BİTSİN, KATLİAMLAR DURDURULSUN”

“CEZASIZLIK BİTSİN, KATLİAMLAR DURDURULSUN” Giresun Hayvanları Koruma Derneği, Ordu’da bir hayvan barınağında yaşandığı öne sürülen vahşet görüntülerine sert tepki gösterdi. Dernek, hayvanlara yönelik ihmal ve kötü muamele iddialarının artık münferit olaylar olmaktan çıktığını vurgulayarak, sorumluların cezalandırılması çağrısında bulundu. Giresun Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasına; CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, Merkez İlçe Başkanı Olcay Küçük, Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Birsu Cındık, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) İl Temsilcisi Havva Yılmaz, HAYKONFED Karadeniz Bölge Temsilcisi ile çok sayıda hayvansever destek verdi. “Bu Ülkede Hayvanların Yaşam Hakkı Sistematik Olarak Görmezden Geliniyor” Basın açıklamasını okuyan Giresun Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Hande Nur Hancıoğlu, Türkiye’nin farklı noktalarında yaşanan hayvan hakları ihlallerinin ortak bir zeminde buluştuğunu ifade etti. Hancıoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada, Türkiye’nin farklı noktalarında yaşanan; ancak aynı ihmal, aynı duyarsızlık ve aynı denetimsizlik anlayışının sonucu olan hayvanlara yönelik ağır hak ihlallerine karşı sessiz kalmamak için toplandık. Ordu’da bir barınakta kamuoyuna yansıyan görüntüler ile Ankara’da Matmazel isimli bir köpeğin öldürülmesi, bu ülkede hayvanların yaşam hakkının nasıl sistematik biçimde görmezden gelindiğinin acı örnekleridir.” “Barınaklar Yaşatmak İçindir, Ölüme Terk Etmek İçin Değil” Ordu’daki barınakla ilgili kamuoyuna yansıyan görüntülere dikkat çeken Hancıoğlu, hayvanların yeterli beslenmeye ve tedaviye erişemediğini, denetim ve bakım eksikliği nedeniyle yaşam koşullarının ağırlaştığının açıkça görüldüğünü söyledi. Hancıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir barınağın temel görevi hayvanları yaşatmak ve korumaktır. Ancak ortaya çıkan bu görüntüler, bazı barınakların kuruluş amacından tamamen uzaklaştığını göstermektedir. Bu tabloyu hiçbir idari açıklama, hiçbir gerekçe ve hiçbir mazeret kabul edilebilir kılamaz.” “Sorumlular Kim? Hesap Neden Sorulmuyor?” Açıklamasında yetkililere de açık sorular yönelten Hancıoğlu, denetimsizlik ve cezasızlık zincirinin hayvanlara yönelik şiddeti beslediğini ifade etti. “Bir barınakta hayvanların temel ihtiyaçları karşılanamıyorsa, bunun idari sorumluluğu kimlerdedir? Denetimsizlik nedeniyle hayvanlar yaşam mücadelesine zorlanıyorsa, bunun hesabı neden sorulmamaktadır? Hayvanlara yönelik şiddet olaylarında caydırıcı cezalar neden hâlâ etkin biçimde uygulanmamaktadır?” “Takipçisi Olacağız” Basın açıklaması, “Cezasızlık bitsin, katliamlar durdurulsun” sloganlarıyla sona ererken, dernek yetkilileri hem Ordu’daki olayın hem de Türkiye genelindeki benzer vakaların yakından takipçisi olacaklarını vurguladı. Giresun Hayvanları Koruma Derneği, hayvanların yaşam hakkının korunması için kamu kurumlarını sorumluluk almaya, denetim mekanizmalarını etkin biçimde işletmeye ve hukuki süreçleri gecikmeden yürütmeye çağırdı.

GİRESUN’DA ORDU BARINAĞI İÇİN BASIN AÇIKLAMASI: “İHMAL DE BİR SUÇTUR” Haber

GİRESUN’DA ORDU BARINAĞI İÇİN BASIN AÇIKLAMASI: “İHMAL DE BİR SUÇTUR”

GİRESUN’DA ORDU BARINAĞI İÇİN BASIN AÇIKLAMASI: “İHMAL DE BİR SUÇTUR” Giresun Hayvanları Koruma Derneği, Ordu’daki hayvan barınağında gündeme gelen ihmal ve kötü muamele iddialarına dikkat çekmek amacıyla 21 Ocak 2026 Çarşamba günü basın açıklaması yapacağını duyurdu. Dernek tarafından yapılan basın davetine göre açıklama, Giresun Atatürk Meydanı’nda saat 14.00’te gerçekleştirilecek. Açıklamaya tüm basın mensupları davet edildi. Barınak Görüntüleri Kamuoyunda Tepki Yarattı Son günlerde Ordu’daki hayvan barınağına ilişkin sosyal medyada paylaşılan görüntüler ve tanıklıklar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Görüntülerde barınakta bulunan bazı hayvanların yetersiz beslenme, sağlıksız koşullar, denetimsizlik ve şiddet iddialarıyla karşı karşıya kaldığı öne sürüldü. Hayvan hakları savunucuları, barınaklarda yaşanan bu tür olayların ilk kez yaşanmadığını, benzer iddiaların daha önce de farklı illerde gündeme geldiğini belirterek, sorunun münferit değil yapısal olduğuna dikkat çekiyor. Siyasi ve Sivil Tepkiler Artıyor Ordu’daki barınakla ilgili iddialar yalnızca hayvan hakları örgütlerinin değil, bazı siyasi isimlerin ve sivil toplum temsilcilerinin de tepkisini çekti. Barınakların “koruma alanı” olması gerekirken, denetimsizlik nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği alanlara dönüştüğü yönünde eleştiriler dile getirildi. Yetkililer tarafından olayla ilgili idari inceleme başlatıldığı açıklanırken, hayvan hakları savunucuları bu sürecin şeffaf yürütülmesi ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulunuyor. “Bu Sadece Ordu’nun Meselesi Değil” Giresun Hayvanları Koruma Derneği yetkilileri, yapılacak basın açıklamasında yalnızca Ordu’daki iddiaların değil, Türkiye genelinde barınaklarda yaşanan benzer sorunların da gündeme getirileceğini belirtiyor. Dernek, hayvan barınaklarının geçici bakım merkezleri olduğu hatırlatılarak, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun eksiksiz uygulanması, düzenli denetimlerin yapılması ve sorumlular hakkında etkin yaptırımlar uygulanması çağrısında bulunacak. Basın Daveti Yer: Giresun Atatürk Meydanı Tarih: 21 Ocak 2026 Çarşamba Saat: 14.00 Basın açıklaması, Giresun Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Hande Nur Hancıoğlu tarafından yapılacak. Dernek yetkilileri, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve hayvanların yaşam hakkının korunması adına tüm basın mensuplarını açıklamaya katılmaya davet etti.

GİRESUN’DA GASTRONOMİ FUARI TARTIŞMASI Haber

GİRESUN’DA GASTRONOMİ FUARI TARTIŞMASI

Giresun’da Gastronomi Fuarı Tartışması: Denetimsizlik ve Şeffaflık Sorunu Giresun’da gerçekleştirilen Gaziantep–Hatay Gastronomi Fuarı, kentte büyük bir tanıtım etkinliği olarak duyurulmasına karşın, şehir ekonomisine negatif etkisi, organizasyon biçimi ve denetim eksiklikleri nedeniyle tartışma yaratarak açıldı ve kapandı. Önce Giresun Pazarcılar Derneği Başkanı Yılmaz Turhan, liman sahasında bulunan Belediye Fuar alanında yarın açılacak olan “Gaziantep- Hayat Gastronomi Fuarı”na “Yöresel ürün pazarı diye açıyorlar ama fuarda her türlü giyim eşyası satılacak. Yarın açılacak olan fuar Giresun esnafına büyük darbe vuracaktır.” eleştirisinde bulunarak destek veren GESOB Başkanı Ali Kara’yı da eleştirmesi başlayan itirazlar, Giresun Aşçılar ve Pastacılar Derneği Başkanı Fırat Canikli'nin, “Giresun’da Gaziantep-Hatay Gastronomi Fuarı adı altında düzenlenen organizasyonun ‘Giresun’un Yeşil Lezzetler Gastronomi Festivali’ne ve Giresun mutfağına saygısızlıktır” açıklamasından sonra erkenden kapılarını kapattı. ... Etkinliği Baytar Organizasyon çatısı altında Giresun Belediyesi ile Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (GESOB) iş birliği ile açıldığı biliniyor. Ancak bu iş birliğinin kapsamı hakkında, kamuoyuna açıklanmış bir protokol veya gelir paylaşımına dair bilgi yok. Fuarda satılan ürünlerin menşei, üretim koşulları ve saklama standartları, son kullanma tarihleri, soğuk zincirleri konusunda herhangi bir resmî bilgi yokken,denetlenip, denetlenmediği de bilinmiyor. Vergi Usul Kanunu’na göre perakende satış fişi kesiyorlar mı? Satış yapılan kişi tüzel kişi veya fatura talep ediyorsa, fatura kesebiliyorlar mı? Vergi kayıtları var mı? Bu detay hakkında da bir bilgi bulunmuyor. Sonuç olarak; Etkinlikte satışa sunulan gıda ürünlerinin hijyen ve üretim koşulları uygun olup, olmadığı herhangi bir kurumdan gıda sağlığı raporlarının olup, olmadığı bilinmiyorken, Bazı stantlarda etiketsiz ürünler satıldığı, soğuk zincir koşullarının sağlanmadığıda fuar ortamında çıplak gözle bile görülebiliyordu. Vatandaşlar, özellikle açıkta sunulan sütlü tatlılar, et ürünleri ve baharatların hijyen standartlarının belirsizliğinde kaderlerine bırakılmışlardı. ... Bu durum Giresun kamuoyunda, “belediye ve esnaf odalarının adının geçtiği bir etkinlikte temel gıda güvenliği kurallarının ihmal edilmesi” yönünde yoğun eleştirileri gündeme getirdi. Sosyal medyada çok sayıda yurttaş, “gastro fuar adı altında kontrolsüz gıda satışı”nın halk sağlığı açısından risk oluşturduğunu belirtti. Giresunlu esnafların, dışarıdan getirilen işletmelerin kontrolsüz biçimde satış yapmasının yerel ticareti olumsuz etkilemesi de ayrı bir eleştiri konusu… Şehir esnafının “haksız rekabet yaratıyor” gibi tepkileri de oluşmuş durumda. “Bu fuarlar adı ‘gastronomi’ ama özü ticari... Giresun esnafı dışlanıyor, kentin ekonomisi değil dışarıdaki firmalar kazanıyor.” ... Eğer bir gıda sağlığı skandalı yaşansa, şehrin gastronomi itibarına zarar verebilir: “Giresun mutfağı”, “Karadeniz yöresel ürünleri” gibi değerlerin tanıtımı açısından sıkıntı oluşturabilirdi. Etkinliğin ardından, “tanıtım adı altında yapılan her organizasyonun kamu sorumluluğu taşıması gerektiği” görüşünde yetkili makamlarda bir bilinç oluşmuş olması ihtimali tek tesellimiz olabilir. Giresun’daki Gaziantep–Hatay Gastronomi Fuarı, gastronomi kültürünü tanıtma amacına rağmen, gıda güvenliği, kamu denetimi ve mali şeffaflık konularındaki eksiklikleriyle açıldı ve kapandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.