Hava Durumu

#Denetim

giresunsonhaber - Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESPİYE’DE ÇÖP TESİSİ ALARMI Haber

ESPİYE’DE ÇÖP TESİSİ ALARMI

ESPİYE’DE ÇÖP TESİSİ ALARMI Kızıldere–Neel mevkiinde yapılması planlanan katı atık bertaraf tesisi Espiye’de tepkilere yol açtı. Kent Konseyi ve sivil toplum kuruluşları, tesisin su kaynakları, tarım alanları ve halk sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığını belirterek eylem kararı aldı. Espiye ilçesi Kızıldere–Neel mevkiinde (Yırtaklı Bükü) yapılması gündeme gelen katı atık bertaraf tesisi, ilçe genelinde çevre ve yaşam hakkı tartışmasını beraberinde getirdi. Espiye Kent Konseyi ile çok sayıda sivil toplum kuruluşu, tesisin planlandığı alanın doğal ve tarımsal özellikleri nedeniyle kalıcı çevresel sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu. Proje, Giresun Katı-Sıvı Atık ve İçme Suları Birliği gündemine taşınırken, nihai kararın Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci sonunda verileceği ifade ediliyor. Ancak yerel aktörler, sürecin yalnızca teknik bir prosedür olarak ele alınmasının yeterli olmayacağını savunuyor. BİLİMSEL VERİLER NEYE İŞARET EDİYOR? Uzman çalışmaları ve bilimsel literatüre göre katı atık bertaraf tesislerinin başlıca risk alanları şöyle özetleniyor: Sızıntı suları (leachate): Atıklardan süzülen kirli suların yeterli önlem alınmadığı durumlarda yeraltı ve yüzey sularına karışarak içme suyu kaynaklarını tehdit edebildiği belirtiliyor. Hava ve koku kirliliği: Organik atıkların ayrışması sırasında oluşan gazların yerleşim alanlarına taşınarak yaşam kalitesini düşürebileceği vurgulanıyor. Tarım ve ekosistem etkisi: Su ve toprak kirliliği riskinin tarımsal üretim ve hayvancılık üzerinde doğrudan olumsuz etki yaratabileceği ifade ediliyor. Ulaşım ve gürültü: Günlük kamyon trafiğinin, özellikle dar vadi yollarında çevresel baskıyı ve güvenlik risklerini artırdığına dikkat çekiliyor. Bilimsel çalışmalarda, bu tür tesislerin dere yataklarına ve tarım alanlarına yakın bölgelerde planlanmasının riskleri daha da büyüttüğü belirtiliyor. Kent Konseyi ve STK’lar, Kızıldere–Neel hattının su varlığı ve tarımsal karakteri nedeniyle özel olarak korunması gereken bir alan olduğunu vurguluyor. Yapılan açıklamalarda, “Bu tesis yalnızca bugünü değil, bölgenin geleceğini etkileyecek. ÇED raporu, kağıt üzerinde değil, bilimsel ve tarafsız biçimde hazırlanmalıdır” ifadelerine yer verildi. Vatandaşların en büyük kaygısı ise olası bir sızıntı ya da kirlilik durumunda Gelevera Havzası’nın zarar görmesi ve bunun telafisinin mümkün olmaması. Bölge halkı, geçmişte farklı ilçelerde yaşanan benzer tesis deneyimlerini hatırlatarak denetim ve şeffaflık çağrısı yaptı. Çevre mevzuatına göre katı atık bertaraf tesisleri; kapasite, yer seçimi, sızıntı suyu yönetimi, gaz kontrolü ve çevresel etkiler açısından ayrıntılı biçimde incelenmek zorunda. ÇED raporu olmadan tesisin kurulması mümkün değil. Önümüzdeki günlerde yapılması beklenen Halkın Katılımı Toplantısı, projenin geleceği açısından kritik görülüyor. Espiye Kent Konseyi ve sivil toplum kuruluşları, bu toplantıda bilimsel veriler ışığında görüş ve itirazlarını kamuoyuna ve yetkililere sunacaklarını açıkladı.

PASTANE VE UNLU MAMUL İŞLETMELERİNE SIKI DENETİM Haber

PASTANE VE UNLU MAMUL İŞLETMELERİNE SIKI DENETİM

ZABITA EKİPLERİNDEN PASTANE VE UNLU MAMUL İŞLETMELERİNE SIKI DENETİM Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, yılbaşı öncesinde artan tüketim yoğunluğunu dikkate alarak halk sağlığını korumak ve vatandaşlara güvenli bir alışveriş ortamı sunmak amacıyla il genelinde faaliyet gösteren pastane, tatlıcı ve unlu mamul üretimi yapan işletmelere yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirdi. Denetimlerde; iş yeri ruhsatlarının geçerliliği, üretim ve satış alanlarının hijyen koşulları, çalışan personelin kişisel temizliği, fiyat tarifelerinin görünür şekilde bulundurulup bulundurulmadığı ile ürünlerin son kullanma tarihleri titizlikle incelendi. Özellikle unlu mamullerde sık karşılaşılan bakteriyel üreme riski, uygunsuz saklama koşulları, çapraz bulaşma ihtimali ve gıda zehirlenmesine yol açabilecek uygulamalar denetimlerin odak noktalarından biri oldu. Zabıta ekipleri ayrıca, tüketici mağduriyetine neden olan eksik gramaj, standart dışı üretim, fiyat–gramaj uyumsuzluğu ve haksız kazanç sağlayan yöntemler konusunda da detaylı kontroller yaptı. Gramaj hilesi ve etiketsiz satış gibi mevzuata aykırı uygulamalara kesinlikle müsamaha gösterilmeyeceği vurgulandı. Denetimler sırasında kurallara uygun şekilde faaliyet gösteren işletmelere teşekkür edilirken, hijyen eksikliği, gramaj ihlali veya gıda güvenliğini riske atan uygulamalar tespit edilen işletmeler hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatılacağı bildirildi. Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü yetkilileri, denetimlerin yalnızca yılbaşı dönemiyle sınırlı kalmayacağını, yıl boyunca aralıksız sürdürüleceğini belirterek, vatandaş sağlığının her şeyden önce geldiğini ifade etti. Yetkililer ayrıca, vatandaşların şüpheli durumlar, hijyen eksiklikleri veya gramaj ve fiyat uygunsuzluklarıyla karşılaşmaları halinde Zabıta Müdürlüğü’ne bildirimde bulunmalarının denetim süreçlerine önemli katkı sağlayacağını belirtti.

PERAKENDE TİCARETTE 2026 YILI İDARİ PARA CEZALARI BELLİ OLDU Haber

PERAKENDE TİCARETTE 2026 YILI İDARİ PARA CEZALARI BELLİ OLDU

Ticaret Bakanlığı, Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında 2026 yılında uygulanacak idari para cezalarını yeniden belirledi. Cezalar, yüzde 25,49’luk yeniden değerleme oranıyla artırıldı. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan “6585 Sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 18’inci Maddesine Göre 2026 Yılında Uygulanacak Olan İdari Para Cezalarına İlişkin Tebliğ”, Resmî Gazete’de yayımlandı. Tebliğle birlikte, 6585 sayılı Kanun’un 18’inci maddesinde yer alan idari para cezaları, 2025 yılı için belirlenen yüzde 25,49’luk yeniden değerleme oranı esas alınarak artırıldı. Yeni ceza tutarları 1 Ocak 2026 – 31 Aralık 2026 tarihleri arasında geçerli olacak. Tebliğe göre, Kanun’un 18’inci maddesi kapsamında uygulanacak bazı idari para cezaları şu şekilde güncellendi. ZİNCİR MARKETLERDE 2026 CEZA REJİMİ: 57 BİN TL’LİK “ŞEKLİ HATA”DAN 1,8 MİLYAR TL’LİK TAVANA SPOT: 6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 18. maddesine göre 2026’da uygulanacak idari para cezaları zincir marketler için yeni bir dönemin kapısını araladı. Şube sayısı arttıkça “tekil ihlal” sahada “çoklu tespit”e dönüşüyor; bazı bentlerde ceza üst sınırları 28,6 milyon TL ve 143,1 milyon TL’ye kadar yükselirken, büyük ölçekli işletmeler için toplam üst sınır 1.806.177.570 TL seviyesine çıktı. Türkiye perakende sektörünün lokomotifi olan zincir marketler, 2026 itibarıyla denetim ve yaptırım cephesinde daha sert bir tabloyla karşı karşıya. 6585 sayılı Kanun’un 18. maddesinde yer alan idari para cezaları, yeniden değerleme etkisiyle birlikte yalnızca “caydırıcı” olmaktan çıkıp, özellikle çok şubeli yapılar için mali sürdürülebilirlik ve itibar riskine dönüşüyor. Sektör kaynakları, denetimlerin artık yalnızca raf ve kasa başlığıyla sınırlı kalmadığını; kampanya kurgusundan tedarikçi sözleşmesine, etiket–fiyat uyumundan belge düzenine uzanan geniş bir alanda “iz bırakan” incelemeler yapıldığını vurguluyor. Aşağıda, 2026 ceza tablosuna göre zincir marketleri doğrudan ilgilendiren ihlal başlıkları, ceza tutarları ve sahadaki karşılığı ile birlikte sıralanıyor: • (a) bendinin (1) numaralı alt bendi: 57.241 TL Bu başlık, zincir marketlerde en sık “rutin” görülen alanlardan biri: kayıt, bildirim ve temel yükümlülüklerin aksaması. Tek mağaza ölçeğinde 57.241 TL olarak görülen ceza, zincir yapı açısından kritik çünkü aynı tip eksiklik farklı şubelerde tespit edildiğinde uygulamada “çoklu tespit” etkisi yaratabiliyor. Sektörel etki: Ulusal ve bölgesel zincirler, franchise ağları. Ceza artışının anlamı: “Prosedür hatası” mali tabloya hızla yansıyabiliyor. Savcılık boyutu: Doğrudan ceza hukuku değil; ancak süreklilik, kasıt ve yanıltıcı kayıt iddiası tartışmalarıyla dosya büyüyebilir. Dikkat edilmesi gereken: Merkez–şube kayıt standardı, bildirim takvimi, denetime hazır dosyalama. • (c) bendi: 180.429 TL Yetkisiz veya mevzuata aykırı ticari uygulamalar bu başlık altında değerlendiriliyor. Zincir marketlerde kampanya tasarımı, raf–kasa fiyat uyumsuzluğu, duyuru ve uygulama onayı süreçleri bu risk alanının merkezinde. Sektörel etki: Zincir marketler ve omnichannel (mağaza + online) satış yapan perakendeciler. Ceza artışının anlamı: Kampanya hatası “operasyon kazası” olmaktan çıkıp, yüksek maliyetli bir uyum problemine dönüşüyor. Savcılık boyutu: Tüketiciyi aldatma/yanıltıcı uygulama iddiası oluşursa süreç idari sınırı aşabilir. Dikkat edilmesi gereken: Kampanya onay zinciri, saha uygulama kontrolü, fiyat doğrulama mekanizmaları. • (ç) bendi: 90.195 TL Bilgilendirme/bildirim ve görünürlük alanındaki aykırılıklar bu grupta. Etiket, içerik, menşe, kampanya koşulları, raf–tanıtım uyumu gibi noktalar, zincir marketlerde yüksek hacim nedeniyle daha sık risk üretir. Sektörel etki: Gıda ve hızlı tüketim ürünleri ağırlıklı zincirler, e-ticaretle entegre çalışanlar. Ceza artışının anlamı: “Etiket–bilgi hatası” bile ciddi bir yaptırıma dönüştü. Savcılık boyutu: Sistematik ve yanıltıcı nitelik kazanırsa dosya ağırlaşabilir. Dikkat edilmesi gereken: Etiket/ürün bilgi versiyon yönetimi, raf–online senkronizasyonu, düzenli saha denetimi. • (d) bendi: 360.884 TL Zincir marketlerin tedarik ekosisteminde en tartışmalı alanlardan biri: sözleşme ve ödeme düzeni ile ticari uygulamalar. Ödeme vadeleri, sözleşme değişiklikleri, uygulama baskısı iddiaları bu başlıkla ilişkilendiriliyor. Sektörel etki: Büyük tedarikçi ağlarıyla çalışan zincir marketler. Ceza artışının anlamı: Tedarik ilişkilerindeki her uyumsuzluk, “yüksek riskli” sınıfa girdi. Savcılık boyutu: İddiaların niteliğine göre güveni kötüye kullanma/hile tartışmaları tetiklenebilir. Dikkat edilmesi gereken: Standart sözleşme seti, ödeme planı ispat kayıtları, tedarikçi şikayet yönetimi. • (e) bendi: 902.256 TL Ağır nitelikli ihlaller için en dikkat çeken rakamlardan biri. Rekabeti bozucu etkiler doğurabilecek uygulamalar ve piyasa gücünün kötüye kullanımı iddiaları zincir marketler açısından hassas. Sektörel etki: Büyük ölçekli ve yüksek pazar paylı zincirler. Ceza artışının anlamı: Tek dosyada milyonluk maliyet ve itibar riski. Savcılık boyutu: Rekabet hukuku boyutu ağırlaştığında süreç farklı kurumlarla birlikte büyüyebilir. Dikkat edilmesi gereken: Rekabet uyum programı, karar izleri, iç denetim ve eğitim. • (g) bendi: 57.241 TL Belge/defter düzeni ve kayıt uyumu. Zincir marketlerde merkez–şube veri akışı, dijital sistemlerden doğan uyumsuzluklar bu başlığı büyütür. Sektörel etki: Tüm zincirler. Ceza artışının anlamı: “Kayıt hatası” tekrarlandığında toplam ceza yükü hızla artar. Savcılık boyutu: Sahte/yanıltıcı belge iddiası doğarsa risk seviyesi yükselir. Dikkat edilmesi gereken: Dijital arşiv standardı, yetkilendirme, log kayıtları ve belge bütünlüğü. • (h) bendi: 360.884 TL Operasyonel yükümlülükler ve işletme işleyişine ilişkin aykırılıklar. Zincir marketlerde saha uygulamaları, prosedür dışı davranışlar ve standartların şube bazında dağılması bu başlığın tipik nedenleri. Sektörel etki: Çok şubeli perakende. Ceza artışının anlamı: Operasyon hatası artık “yüksek ceza” bandında. Savcılık boyutu: Bilinçli/sistematik organizasyon kusuru tartışmalarıyla büyüyebilir. Dikkat edilmesi gereken: SOP’ler (standart operasyon prosedürleri), saha auditleri, şube performans–uyum puanlaması. • (ı) bendi: 17.988 TL Hafif nitelikte şekli ihlaller için öngörülen ceza. Zincir marketlerde tekil rakam düşük görünse de çok şube ve tekrar nedeniyle toplamda önem kazanır. Sektörel etki: Tüm zincirler. Ceza artışının anlamı: “Küçük hata” bile çoklanarak maliyete dönüşür. Savcılık boyutu: Normalde sınırlı; ancak kasıt/süreklilik iddialarıyla tartışma genişleyebilir. Dikkat edilmesi gereken: İlk tespitte hızlı düzeltme, tekrar önleyici mekanizma. “BÜYÜK DOSYA” EŞİKLERİ: (i) ve (j) bentleri Zincir marketler açısından 2026’nın asıl kırılma noktası, üst sınıra dayanan büyük cezalar. • (i) bendi: 28.620.858 TL’ye kadar Ağır ve kapsamlı ihlallerde uygulanabilen bu bant, zincir marketlerde tek bir denetim dosyasının bile kurumsal ölçekte sarsıcı olabileceğini gösteriyor. Üst sınıra yaklaşma ihtimali, denetim bulgularının niteliği ve ihlalin yaygınlığına göre artıyor. • (j) bendi: 143.102.715 TL’ye kadar En ağır bantlardan biri. Zincirleme ve sistematik ihlallerde risk büyüyor. Bu seviye, yalnız para cezası değil; finansman, tedarik ilişkileri ve itibar açısından “kritik eşik” olarak değerlendiriliyor. Ek Madde 1’e bağlı (k) bendi: 180.617 – 21.674.130 TL 2026 tablosunda (k) bendi, Ek Madde 1 üzerinden iki ayrı aralıkla geliyor: Birinci fıkraya aykırılık: 180.617 – 1.806.177 TL İkinci fıkraya aykırılık: 1.806.177 – 21.674.130 TL Zincir marketler için burada en kritik nokta, ihlalin hangi fıkraya girdiğinin doğru tespiti. Yanlış sınıflandırma, itiraz ve savunma stratejisini zayıflatıp ceza riskini artırabiliyor. Toplam ceza üst sınırları: ölçeğe göre “tavan” 2026’da 18. maddenin yedinci fıkrası kapsamında toplam cezalarda işletme ölçeğine göre üst sınırlar şöyle: Küçük ölçekli işletme: 36.123.551 TL Orta ölçekli işletme: 361.235.514 TL Büyük ölçekli işletme (zincir market ölçeği): 1.806.177.570 TL Bu tablo, birden fazla ihlalin aynı dönemde veya aynı denetim döngüsünde birikmesi halinde, büyük ölçekli zincirlerin toplam riskinin milyar TL bandına taşınabildiğini ortaya koyuyor. 2026’DA ZİNCİR MARKETLERİ NE BEKLİYOR, SEKTÖR NEREYE GİDİYOR? Sektörün yönü netleşiyor: Denetim alanı genişliyor, cezalar sertleşiyor, uyum maliyeti yükseliyor. Zincir marketler açısından 2026, “operasyonel verimlilik” ile “hukuki uyum”un aynı masada oturacağı bir dönem. Kampanya yönetimi, fiyat bütünlüğü, tedarikçi sözleşmeleri, etiket–bilgi doğruluğu ve belge düzeni gibi alanlarda standartlaşma sağlayamayan zincirlerin, yalnız para cezası değil; marka güveni, tedarikçi ilişkileri ve finansal dayanıklılık açısından da zorlanacağı ifade ediliyor. DENETİM VE RİSK YÖNETİMİ İÇİN KRİTİK UYARILAR Zincir marketler için 2026’da dikkat edilmesi gereken temel başlıklar özetle şunlar: Merkez–şube standartları: Aynı kuralın tüm mağazalarda aynı uygulanması Kampanya disiplinleri: Onay zinciri, fiyat doğrulama, saha kontrolü Etiket ve bilgilendirme bütünlüğü: Raf–kasa–online senkronu Tedarikçi sözleşmeleri ve ödeme düzeni: İspat kayıtları, şikayet yönetimi Belge ve kayıt güvenliği: Dijital arşiv, log ve yetkilendirme Tekrarın önlenmesi: İlk tespitte düzeltme, kök neden analizi Tebliğ, 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe girecek.

Antalya otogarında 270 kilo uygunsuz taşınan et bulundu Haber

Antalya otogarında 270 kilo uygunsuz taşınan et bulundu

Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı zabıta ve güvenlik ekipleri, Antalya Otogarı'nda Kütahya'dan gelen bir yolcu otobüsünün bagajında yasadışı bir şekilde taşınan etlere el koydu. Soğuk zincir kurallarına uyulmayan, menşei ve damga bilgileri eksik olan 270 kilo kırmızı et ve 5 kilo köfte, Kepez İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerine teslim edildi. ANTALYA (İGFA) - Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı'nın personeli ve güvenlik görevlileri, Antalya Otogarı'nda yaptıkları rutin kontroller sırasında Kütahya'dan gelen bir yolcu otobüsünün bagajında uygunsuz koşullarda taşınan kırmızı et ve köfte olduğunu tespit etti. Gerçekleştirilen denetimde, soğuk zinciri ihlal edilerek taşınan ve menşei tespit edilemeyen, resmi damgası olmayan 270 kilo kırmızı et ve 5 kilo köfte ele geçirildi. OTOBÜS FİRMASINA PARA CEZASI Antalya Otogarı'ndaki denetim sonucunda ele geçirilen kaçak ve uygunsuz etler nedeniyle durum Kepez İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne bildirildi. Etleri uygun olmayan şartlarda taşıyan otobüs firmasına Kabahatler Kanunu, Karayolları Taşıma Kanunu ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu çerçevesinde idari para cezası verildi. Ürünlerin yapılacak incelemelere göre hayvan tüketimine uygun bulunması durumunda Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin Antalya Doğal Yaşam Parkı'na gönderilmesi, uygun bulunmaması durumunda ise imha edilmesi planlanıyor.

Milyonlarca ürün denetlendi... 2,3 milyar TL ceza Haber

Milyonlarca ürün denetlendi... 2,3 milyar TL ceza

Ticaret Bakanlığı'nın Ocak-Ekim aylarına ait piyasa denetim raporu açıklandı. Toplamda yaklaşık 470 bin firma ve 31,6 milyon ürün mercek altına alınırken, 2 milyar 383 milyon TL'lik idari para cezası kesildi. Tüketici koruma kapsamında da 29 bin 92 firmanın denetimini gerçekleştiren bakanlık, 1792 firmaya 549 milyon TL ceza uyguladı. Denetimler devam edecek. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, 2025 yılının ilk 10 ayında iç ticaret ve tüketici koruma denetim faaliyetlerinin sonuçlarını paylaştı. Bakanlık verilerine göre, 1 Ocak–31 Ekim 2025 tarihleri arasında toplam 339.222 firma ve 31.636.141 ürün denetlenirken, kurallara uymayan 73.255 firmaya toplamda 898.423.463 TL idari para cezası kesildi. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü, 2025 yılının ilk 10 ayında otomotiv, stokçuluk, emlak, kuyumculuk, fahiş fiyat, haksız ticari uygulamalar ve ödeme süreleri konularında toplam 101 bin 723 gerçek ve tüzel kişiyi denetledi. Bu incelemeler sonucunda 5 bin 52 kişiye 936 milyon 328 bin 568,14 TL tutarında idari para cezası uygulandı. Sektörel dağılımda; fahiş fiyat uygulamalarından 295.882.345 TL, haksız ticari uygulama ve ödeme sürelerinden 290.172.370,58 TL, otomotiv sektöründen 193.890.838 TL, emlak sektöründen 88.653.870 TL, kuyumculuk sektöründen 19.038.653 TL ve ticari elektronik ileti ile çalışma saatleriyle ilgili 48.690.491,56 TL ceza kesildi. TÜKETİCİNİN KORUNMASI VE PİYASA GÖZETİMİ DENETİMLERİ Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü, 2025 yılı Ocak–Ekim döneminde toplam 29.092 firmanın denetimini yaparak aykırı hareket eden bin 792 firmaya toplam 548.958.395,72 TL idari para cezası verdi. Ceza dağılımı ise şöyle gerçekleşti: Sözleşme ihlalleri (ön ödemeli konut, abonelik, mesafeli satış, taksitli satış, paket tur/de’vre tatil): 292.266.320,72 TL Reklam ve haksız ticari uygulamalar: 216.176.586 TL Ürün güvenliği: 40.515.489 TL 81 ilde yürütülen denetimlerde, özellikle İstanbul’da 8 milyon 910 bin 529 üründe aykırılıklar tespit edilerek 163 bin 760 ürüne 602 milyon 459 bin 698 TL ceza uygulandı. Ankara’da 6 milyon 50 bin 140, Antalya’da ise 4 milyon 514 bin 52 ürün denetlendi. Rekabet Kurumu, 2024 yılında toplam 223 firmaya 7,7 milyar TL idari para cezası verirken, 2025’in ilk 10 ayında 196 firmaya 11,46 milyar TL ceza uyguladı. Ceza uygulanan başlıca sektörler arasında gıda, sigorta, finans, inşaat ve kimyasal ürünler dikkat çekti. Ticaret Bakanlığı, öncelikli hedeflerini enflasyon, fahiş fiyat, stokçuluk ve haksız ticari uygulamalarla mücadele olarak tanımlarken, iç piyasa dengelerini sağlamak ve tüketicilerin refahını korumak amacıyla denetimlerin sıkı bir şekilde devam edeceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.