Hava Durumu

#Dehidrasyon

giresunsonhaber - Dehidrasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dehidrasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ambalajlı suyu böyle saklayın! Haber

Ambalajlı suyu böyle saklayın!

Yaz mevsiminin getirdiği yüksek sıcaklıklarla artan su ihtiyacı, sağlıklı içme suyu kullanımı ve doğru depolama yöntemlerini tekrar gündeme taşıdı. SUDER Başkanı Yaşabey Kalebaşı, ambalajlı su tercih ederken etiket detaylarının incelenmesi ve ürünlerin güneş ışığı ile aşırı sıcaklardan uzak tutulması gerektiğini vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Yaz döneminde yükselen sıcaklıklar sebebiyle vücudun sıvı gereksinimi artıyor. Bu süreçte güvenli su tüketiminin yanı sıra, satın alınan ambalajlı suların uygun şartlarda muhafaza edilmesi kritik bir önem taşıyor. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, ambalajlı suların Sağlık Bakanlığı onaylı tesislerde, hijyen ve gıda güvenliği standartlarına uygun olarak üretildiğini belirtti. Kalebaşı, tüketicilerin paket üzerindeki üretim tarihi, üretim yeri ve parti/seri numarası gibi detayları kontrol etmesinin, güvenilir ürün seçimi için önemli olduğunu ifade etti. “DOĞRU SAKLAMA, ÜRETİM KALİTESİ KADAR ÖNEMLİ” Ambalajlı suların satın alma sonrası doğru koşullarda saklanmasının, ürün kalitesinin sürdürülmesinde belirleyici olduğunu kaydeden Kalebaşı; suların serin, kuru, temiz, kokusuz ve doğrudan güneş ışığından korunan alanlarda tutulması gerektiğini belirtti. Bilhassa yaz aylarında su şişelerinin balkonlarda, araç içerisinde veya yüksek sıcaklığın olduğu güneş alan noktalarda bırakılmaması gerektiği konusunda uyaran Kalebaşı, bu durumun üründe tat ve koku değişimlerine neden olabileceğine dikkat çekti. Ayrıca keskin kokulu maddelerin bulunduğu ortamlarda ambalajlı su saklanmaması gerektiğini belirten Kalebaşı, kapağı açılmış suların hijyen nedeniyle kısa sürede tüketilmesini tavsiye etti. YAZ SICAKLARINDA SIVI KAYBINA DİKKAT Sıcak havalarda terleme yoluyla vücuttaki sıvı kaybının arttığına değinilen açıklamada, yeterli miktarda su tüketiminin önemine değinildi. Özellikle bebekler, çocuklar ve yaşlıların sıcaklara karşı sıvı kaybı konusunda daha hassas olabileceği hatırlatılırken, susama hissi beklenmeden yeterli sıvının alınması gerektiği ifade edildi. Doğal mineralli ve doğal kaynak sularındaki minerallerin yaz dönemindeki sıvı ihtiyacına katkı sağladığı belirtilirken, sıcak hava dalgaları sırasında yeterli sıvı tüketilmesi ve dehidrasyon belirtilerine karşı dikkatli olunması gerektiği kaydedildi. Kalebaşı, yaz aylarındaki temel önceliğin vücudu susuz bırakmamak ve su içmeyi ihmal etmemek olduğunu vurguladı.

Yaz Aylarında Ambalajlı Su Tüketirken Bu Saklama Kurallarına Dikkat! Haber

Yaz Aylarında Ambalajlı Su Tüketirken Bu Saklama Kurallarına Dikkat!

Yaz mevsiminde yükselen sıcaklıklarla birlikte su tüketimi temel bir ihtiyaç olmanın ötesinde hayati bir gerekliliğe dönüşürken, ambalajlı suların doğru koşullarda saklanması her zamankinden daha kritik bir önem kazanıyor. SUDER (Ambalajlı Su Üreticileri Derneği), tüketicileri özellikle yaz döneminde sularını serin ortamlarda muhafaza etmeleri ve saklama koşullarına hassasiyet göstermeleri konusunda uyarıyor. Yaz aylarıyla beraber artan su ihtiyacı, “güvenli su” kavramını günlük hayatın en öncelikli konularından biri haline getiriyor. Ambalajlı sularda güvenin temel noktası ise izlenebilirlik sistemidir. Suyun kaynaktan alınışından üretim tesisine girişine ve raflara ulaşana dek tüm süreçleri, Sağlık Bakanlığı tarafından titizlikle denetlenerek tüketiciye sunuluyor. Ambalajlı Su Üreticileri Derneği (SUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yaşabey Kalebaşı, tüketicilerin bilinçli seçim yapmasının önemine değinerek şu açıklamalarda bulundu: “Ambalajlı sular, hijyen ve gıda güvenliği standartlarının sağlandığı, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış tesislerde şişelenmektedir. Tam otomatik sistemlerle, insan eli değmeden paketlenen ürünler, kaynaktan tüketiciye ulaşana kadar her aşamada sıkı denetimlerden geçmektedir. Ambalajlı sular, market raflarındaki en sık denetlenen ürün gruplarının başında gelmektedir. Tüketicilerimizin etiket üzerindeki üretim izin tarihi, üretim yeri ve parti seri numarası gibi bilgilere dikkat etmesi, güvenli suya ulaşmanın temel adımıdır.” “Ambalajlı suların doğru muhafaza edilmesi, üretim kalitesi kadar değerlidir” Ambalajlı suların satın alma sonrası saklama koşulları, ürün kalitesinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Doğal bir madde olan su, çevredeki ve duyularımızla algılayamadığımız kokuları zamanla bünyesine çekme özelliğine sahiptir. Bu nedenle içme sularının serin, kuru, kokusuz ve doğrudan güneş ışığından uzak alanlarda saklanması gerekmektedir. Balkonlarda, araç içerisinde veya yüksek sıcaklık ile güneş ışığına maruz kalan noktalarda bırakılan şişelerde tat ve koku değişimleri meydana gelebilir. Hijyen ve tazeliğin korunması adına, kapağı açılmış ambalajlı suların hızlıca tüketilmesi önerilmektedir. Yaşabey Kalebaşı konuyla ilgili olarak; “Ambalajlı suların doğru saklanması, en az üretim kalitesi kadar kritik bir süreçtir. Tüketicilerin ürünü temin ettikten sonra bu kriterlere dikkat etmesi ve bilinçlenmesi son derece önemlidir” dedi. Sıcak yaz günlerinde ambalajlı suların direkt güneş ışığına ve aşırı ısıya maruz kalmasının, ayrıca ev ve işletmelerde keskin kokulu maddelerle aynı ortamda tutulmasının ürün kalitesini olumsuz etkileyebileceğini belirten Kalebaşı, ambalajlı suların diğer gıda ürünleri gibi serin, kuru ve güneşten korunaklı, temiz ortamlarda saklanmasının kritik olduğunu hatırlattı. Uygun şartlarda korunan ambalajlı suların, son kullanma tarihine dek güvenle tüketilebileceğini ifade etti. Ayrıca açılan ürünlerin hijyeninin sağlanmasının ve kısa sürede tüketilmesinin, güvenli içme suyu deneyiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Doğal kaynaklardan elde edilen sular, vücudun yazın bozulan mineral dengesinin doğal yollarla yeniden kazanılmasına yardımcı oluyor Sıcak havalardaki yoğun terleme nedeniyle vücutta sodyum, magnezyum ve kalsiyum gibi temel mineraller hızla eksilmektedir. Doğal mineralli ve doğal kaynak suları, bu kayıpların doğal yollarla telafi edilmesine yardımcı olarak vücut dengesini desteklemektedir. Mineral içeriği korunan doğal kaynaklı ambalajlı sular, yaz aylarında hidrasyonun en önemli destekçileri arasında yer almaktadır. Sağlık uzmanlarının belirttiği üzere, susuzluk hissi oluştuğunda vücudun aslında çoktan susuz kalmış olduğu unutulmamalıdır. Özellikle bebekler, çocuklar ve yaşlılar, ısı düzenleme mekanizmaları daha hassas olduğu için sıcak havalarda dehidrasyon riskine karşı daha savunmasızdır. Bu nedenle risk grubundaki bireylerde yeterli miktarda ve doğru su tüketimi büyük önem taşımaktadır; sıcak hava dalgalarında sıvı kaybının erken fark edilmesi ve yeterli sıvı alımı, genel sağlığın korunmasında belirleyici bir rol oynamaktadır. Bu aşırı sıcak günlerde unutulmaması gereken en temel nokta, vücudu susuz bırakmamak, yeterli düzeyde su tüketmek ve sıcağın etkisiyle ortaya çıkabilecek yorgunluk veya sağlıksız hissetme durumlarının önüne geçmektir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Soğuklarda cilt kuruluğuna karşı 10 tavsiye Haber

Soğuklarda cilt kuruluğuna karşı 10 tavsiye

Soğuk hava, rüzgâr ve kapalı yerlerde artan ısıyla birlikte, kış aylarında cilt kuruluğu hemen hemen herkes için ortak bir sorun haline geliyor. Buna ek olarak, günlük alışkanlıklar ve cilt bakımındaki hatalar gerginlik, pullanma ve hassasiyeti artırabiliyor. İşte, soğukta cilt kuruluğuna karşı uygulanabilecek 10 öneri... İSTANBUL (İGFA) - Kış aylarında bazı bakım ve temizlik alışkanlıklarının cilt bariyerini daha da zayıflattığını belirten Deri Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Aşkın, sıcak ve uzun süren duşların cildin doğal yağını azalttığını, sık sabun kullanımının ise cilt bariyerini bozabileceğini dile getirdi. Alkol, parfüm ve köpüren temizleyicilerin cildi kuruttuğunu belirten Doç. Dr. Aşkın, "Fazla peeling veya asit ve retinoid kullanmak, düzenli nemlendirici kullanmamak, güneş kremini ihmal etmek, elleri yıkadıktan sonra krem sürmemek ve rüzgârlı havalarda dudakları yalamak, kışın en sık yapılan cilt bakım hataları arasında yer alıyor" diye konuştu. Soğuk havalara bağlı cilt kuruluğunu daha sık yaşadığını bildiren Uzm. Doç. Dr. Aşkın, gerginlik, pullanma, mat bir görünüm, hafif kızarıklık ve kaşıntıyla kendini gösteren cilt kuruluğunun ilerleyerek; tahriş, egzama alevlenmeleri ve ellerde derin çatlaklara neden olabileceğini ifade etti. Yeterince su tüketimi ve güneş kremi kullanmanın önemine değinen Aşkın, "Yetersiz su alımı ve fazla kafein tüketimi birleştiğinde, dehidrasyon riski artar" dedi. Deri Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Özge Aşkın, soğuk hava koşullarında cilt sağlığını korumaya yönelik pratik önerilerini şöyle paylaştı: Duş alırken suyun ılık olmasına dikkat edin, duş süresini 10 dakika ile sınırlayın ve çok sıcak su kullanmaktan kaçının. Cildi korumak için sabon içermeyen, yumuşak temizleyiciler tercih edin. Syndet formüller bu açıdan daha avantajlı olabilir. Duştan sonra nemlendirici uygulamasını geciktirmeyin. Cilt hala nemliyken yani ilk 3 dakika içinde krem sürmeye özen gösterin. Cilt bariyerini güçlendirmek adına seramid, kolesterol, yağ asidi, skualan ve hyaluronik asit içeren ürünleri bakım rutininize dahil edin. Evdeki kuru havayı dengelemek için nemlendirici cihazlar kullanın veya kaloriferlerin yanına su kapları yerleştirin. Kışın da UVA ışınlarının etkili olduğunu unutmamak ve güneş koruyucu kullanmayı ihmal etmemek önemli. Her yıkamadan sonra mutlaka ellerinizi nemlendirin, dudaklar için ise koruyucu ve yoğun bir balm kullanın. Soğuk ve rüzgârlı havalarda cildi korumak için özellikle yüzü örtmeye çalışın. Gün içerisinde yeterli miktarda su için ve omega-3 yönünden zengin besinlerle cilt bariyerini destekleyin. Sert lifler, kese ve peeling gibi ürünleri sık kullanmaktan kaçının; bu tür uygulamalar cilt bariyerini zayıflatabilir ve kuruluğu artırabilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.