Hava Durumu

#Deepfake

giresunsonhaber - Deepfake haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deepfake haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte Çıplak Görüntülere Karşı Yapılması Gerekenler ​​​​​​​ Haber

Yapay Zekâ ile Üretilen Sahte Çıplak Görüntülere Karşı Yapılması Gerekenler ​​​​​​​

Yapay zekânın sunduğu kolaylıklara rağmen bu teknolojik yeniliklerin çok karanlık bir yüzü de var. Bunlar içinde çıplaklaştırma (nudification veya nudify) uygulamaları en karanlık taraf içinde yer alıyor. Bu uygulamalar, yapay zekâ destekli deepfake teknolojisini kullanarak, anatomik özellikleri simüle ederek giyinik bir kişinin görüntüsünü sanki çıplakmış gibi görünen bir görüntüye dönüştürüyor. Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET bu uygulamalara karşı yapılması gerekenleri inceledi, dikkat edilmesi gereken noktalar hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Bir görüntünün teknik olarak gerçek olmaması, arkasındaki niyetin göz ardı edilebileceği anlamına gelmez. Rıza dışı müstehcen görüntüler (NCII), dolandırıcılar, zorbalar ve siber suçlular tarafından sıklıkla bir silah olarak kullanılıyor ve birçok ülkede yasaklanmıştır. 2025 yılında hazırlanan bir rapora göre, ABD’li gençlerin neredeyse yarısı yapay zekâ tarafından üretilmiş müstehcen içerik gördüğünü iddia ediyor. Sizin veya çocuklarınızın bu şekilde mağdur olma riskini azaltmak için çıplaklaştırma uygulamalarının nasıl çalıştığını daha dikkatli bir şekilde düşünmek faydalı olacaktır. Öncelikle, kötü niyetli kişilerin çevrimiçi ortamda sizinle ilgili görselleri bulmasını zorlaştırmanız gerekir. Ayrıca kötü amaçlı uygulamalar gibi diğer kanallar aracılığıyla fotoğraflara erişmelerini de engellemelisiniz. Şu önlemleri göz önünde bulundurun: Sosyal medya ayarlarınızı gözden geçirin: Yabancıların bu bilgilere erişme riskini azaltmak için fotoğraflarınızı ve iletişim bilgilerinizi kimlerin görebileceğini sınırlayın. Sosyal medya hesaplarının ötesinde, çevrimiçi ortamda sizin veya ailenizin hangi fotoğraflarının herkese açık olduğunu kontrol edin. Dolandırıcıların elinde ne kadar çok malzeme olursa bu fotoğrafları bir "nudify" uygulamasına yüklemeleri o kadar kolay olur. En iyi güvenlik uygulamalarını kullanarak hesap ele geçirilme riskini azaltın: Benzersiz parolalar, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) ve uygulamalar ile cihaz işletim sistemi için otomatik güncellemeleri uygulamak bu konuda yardımcı olabilir. Gerekli olmadıkça yapay zekâ veya diğer uygulamalara resim yüklemeyin. Ayrıca ana uygulama mağazalarında bulunan popüler uygulamaların varsayılan olarak güvenli olduğunu varsaymayın.Çocuklarınızla “nudify” uygulamaları, zayıf hesap güvenliği ve gizlilik ayarlarının getirdiği tehlikeler ile sosyal medyada aşırı fotoğraf paylaşımının riskleri hakkında konuşun.Çocuklarınızın, mağdur oldukları durumda ilk olarak size başvurabilecek kadar psikolojik ve duygusal olarak güvende hissetmelerini sağlayın. Çok utanırlarsa ve söylediklerinde başlarının daha çok belaya gireceğinden endişe ederlerse bu durum daha kötü bir senaryonun oluşmasına yol açar ve istismarcıya üstünlük sağlayabilir. Dijital ayak izinizi en aza indirgemek için gösterdiğiniz tüm çabalar yeterli olmazsa yapmanız gerekenler: · Çıplaklaştırılmış görüntülerle sizi tehdit eden kişiyle asla iletişime geçmeyin. Bu, sadece onların taleplerine devam etmeleri için cesaret verecek ya da potansiyel olarak görüntüyü daha geniş bir kitleye paylaşmalarına neden olacaktır. · İlgili mesajları, kullanıcı adlarını, URL'leri, ekran görüntülerini ve tarihleri saklayarak kanıtları muhafaza edin. · Görüntünün yayımlandığı platformlarla veya web siteleriyle iletişime geçin ve görüntünün kaldırılmasını talep edin. StopNCII.org gibi üçüncü taraf hizmetler de yapay zekâ tarafından üretilmiş çıplak görüntülerle ilgili bir sorun olduğunda üyelerini uyararak yardımcı olabilir. Bunu, benzersiz bir hash oluşturup üyelerle paylaşarak yaparlar. NCMEC’in Take It Down hizmeti de çocuklara ait görüntüler için aynı işlevi görür. · İnsanların bu görüntüyü bulmasını zorlaştırmak için Google'dan da kaldırılmasını talep etmeniz gerekecektir. · Ciddi tehditleri, şantaj girişimlerini veya reşit olmayanların mağduriyetini yetkililere ve bulunduğunuz bölgedeki kolluk kuvvetlerine ve ilgili birimlere bildirin. Çocuğunuz hedef alındığını size anlatırsa bunun onun suçu olmadığını ve bu durumla başa çıkmasına yardımcı olmak için her adımda yanında olacağınızı hatırlatın. Çıplaklaştırma, herkes için özellikle de gençler için son derece üzücü bir deneyimdir. Bu Türkiye’de de çeşitli kapsamla dava açabileceğiniz bir konudur ve hapis cezasına kadar ciddi yaptırımları bulunabilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yapay zekâ çağında iletişimcinin rolü değişiyor Haber

Yapay zekâ çağında iletişimcinin rolü değişiyor

Yapay zekâ çağında iletişim sektöründeki dönüşümü, eğitim süreçlerinin geleceğini ve öğrencilerin bu yeni döneme nasıl hazırlandığını değerlendiren İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, geleceğin iletişim mezunlarının algoritmaları yönetebilen, yapay zekâyı anlamlandıran ve dijital güven tesis eden profesyoneller olacağını vurguladı. İSTANBUL (İGFA) - Yapay zekâ teknolojileri iletişim sektöründeki iş modellerini yeniden yapılandırırken, iletişim eğitimi de bu değişime entegre olacak şekilde güncelleniyor. Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Esra Atalay, yapay zekâ çağının iletişim alanında getirdiği değişimleri ve öğrencilerin yarının mesleklerine nasıl hazırlandığını analiz etti. Günümüzde teknolojik ilerlemelerin iletişimi daha erişilebilir kıldığını ancak anlam üretimi ve ortak paydada buluşma süreçlerini zorlaştırdığını belirten Atalay, “Şu an tam anlamıyla bir iletişim çağının içerisindeyiz. İletişim teknolojileri, akıllı telefonlar ve sosyal ağlar sayesinde herkesin her an ulaşılabilir olduğu hiper bağlantılı bir dönemden geçiyoruz. Bu ortamda iletişim becerileri konusunda donanımlı olmak, hem özel hem de profesyonel yaşamda ciddi bir fark yaratıyor” dedi. “YAPAY ZEKÂ İNSANI ANALİZ EDEBİLİR AMA HİSSEDEMEZ” Yapay zekânın içerik üretim hızını artırdığını ancak insan yaratıcılığının önemini azaltmadığını kaydeden Prof. Dr. Atalay, gelecekte insan ve yapay zekânın iş birliği içinde çalışacağı bir modelin ön plana çıkacağını belirtti. Yapay zekâ araçlarının saniyeler içerisinde pek çok alternatif sunabildiğine dikkat çeken Atalay, “İşte bu noktada insanın yaratıcı ve duygusal kapasitesi devreye giriyor. Yapay zekâ insanı analiz etme yetisine sahip olsa da insan gibi hissedemez. Bir fikrin toplumsal bir karşılık bulup bulmayacağını, insanların kalbine dokunup dokunmayacağını belirleyen temel unsur hâlâ insan deneyimidir” ifadelerini kullandı. Atalay, yapay zekâ ile içerik üretiminin yaygınlaşmasıyla bilgi kirliliğinin ve yapay içeriklerin artacağını vurgulayarak, “İnsanlar sahiciliği daha çok arayacak. Gerçek bir deneyimden, samimi bir duygudan ve insan dokunuşundan beslenen içerikler çok daha değerli hale gelecek” diye konuştu. İLETİŞİM EĞİTİMİNDE YAPAY ZEKÂ DÖNEMİ İletişim eğitimini yapay zekâ merkezli dönüşüme göre yeniden yapılandırdıklarını ifade eden Atalay, öğrencilere yapay zekâyı bir rakip olarak değil, destekleyici bir araç olarak konumlandırmayı öğrettiklerini söyledi. “Öğrencilerimize yapay zekânın iletişimcinin rakibi değil, aksine akıllı bir asistanı olduğunu anlatıyoruz” diyen Atalay, fakülte müfredatında yapay zekâ derslerinin zorunlu hale getirildiğini bildirdi. Atalay, öğrencilerin sadece bu araçları kullanmayı değil, aynı zamanda üretilen içerikleri analiz etmeyi, doğrulamayı ve etik çerçeveyi korumayı da öğrendiğini belirtti. Fakültede bölümlere özel yapay zekâ odaklı derslerin yürütüldüğünü kaydeden Atalay; gazetecilikte yapay zekâ, görsel iletişim tasarımında üretken yapay zekâ, reklamcılıkta yapay zekâ uygulamaları, halkla ilişkilerde yapay zekâ, radyo televizyon ve sinemada yapay zekâ destekli film yapımı gibi derslerle öğrencileri geleceğe hazırladıklarını ifade etti. Yapay zekânın beraberinde deepfake, dezenformasyon ve algoritmik manipülasyon risklerini de getirdiğine değinen Prof. Dr. Atalay, iletişim profesyonellerinin yeni yetkinlikler kazanması gerektiğini söyledi. Veri ve algoritma okuryazarlığının kritik önem kazandığını belirten Atalay, “Algoritmaların işleyişini, dijital içeriklerin arka planındaki mekanizmaları ve manipülasyon tekniklerini kavramak artık iletişimciler için temel bir gereklilik haline geldi” dedi. Geleceğin iletişimcilerinin doğrulama araçlarına hakim, dijital itibar yönetimi yapabilen ve yapay zekâ kaynaklı krizleri yönetebilen isimler olacağını ifade eden Atalay; telif hakları, veri gizliliği ve etik değerlerin eğitimlerinin merkezinde yer aldığını vurguladı. GAZETECİLİKTEN REKLAMA TÜM ALANLAR DÖNÜŞÜYOR Yapay zekânın gazetecilikten reklamcılığa ve halkla ilişkilere kadar tüm iletişim disiplinlerinde meslek tanımlarını değiştirdiğini vurgulayan Atalay, gazetecinin rolünün haber yazımından ziyade doğrulama ve anlamlandırmaya evrildiğini belirtti. Atalay, “Rutin haber üretim sürecini artık yapay zekâ yürütebiliyor. Gazetecinin yeni misyonu dezenformasyonu süzmek, derinlemesine analizler yapmak, veri gazeteciliği yürütmek ve verinin ardındaki insan hikâyesini gün yüzüne çıkarmak olacaktır” dedi. Reklamcılık alanında da yapay zekânın çok sayıda alternatif üretebildiğini belirten Atalay, reklamcının temel görevinin artık yalnızca içerik üretmek değil, doğru stratejiyi kurgulamak ve yaratıcı süreci yönetmek olacağını ifade etti.

Aşırı Paylaşım Yapmak Saldırıya Davetiye Çıkarabilir! Haber

Aşırı Paylaşım Yapmak Saldırıya Davetiye Çıkarabilir!

Çalışan savunuculuğu 10 yılı aşkın süredir var olan bir konsepttir. Kurum itibarını, liderliği ve pazarlama stratejilerini geliştirmek amacıyla iyi niyetle başlatılan bu uygulama, bazen beklenmedik sonuçlar da doğurabiliyor. Dünya çapında siber güvenlik çözümleri sunan ESET, şirket bilgilerini paylaşmanın getirdiği risklere dikkat çekerek uyulması gereken kuralları öne çıkardı. Profesyoneller, iş dünyasında kendi işleri, şirketleri ve pozisyonlarını paylaşırken benzer profesyonellerin yanı sıra potansiyel müşterilere ve iş ortaklarına ulaşmayı hedefler. Ancak, bu bilgiler kamuya açıldığında genellikle hedefli kimlik avı (spearphishing) veya kurumsal e-posta dolandırıcılığı (BEC) türünde saldırılara zemin hazırlar. Bilgi miktarı arttıkça, kuruluşunuza verebilecekleri zarar da artar. Şirket bilgileri nerede paylaşılır? Bu tür bilgilerin çoğunlukla paylaşıldığı yerlerden biri LinkedIn'dir ve belki de en iyi bilinen örnektir. LinkedIn, dünyanın en büyük halka açık kurumsal bilgi veri tabanı olarak tanımlanabilir. İK uzmanları burada iş ilanları yayınlar ve bu ilanlar, spearphishing saldırılarında kullanılmak üzere fazlasıyla teknik detay barındırabilir. GitHub ise, güvenlik bağlamında dikkatsiz geliştiricilerin sabit kodlanmış bilgileri ve müşteri bilgilerini paylaştıkları bir platform olarak bilinir. Ayrıca çalışanlar, Instagram ve X gibi klasik tüketici platformlarında etkinlik planları gibi detayları paylaşabilirler. Bu bilgiler hem çalışanlara hem de çalışma kurumlarına karşı kötü niyetli kampanyalarda kullanılabilir. Şirket bilgileri kötü amaca hizmet edebilir mi? Tipik bir sosyal mühendislik saldırısının ilk aşaması olan bilgi toplama, daha sonra bu istihbaratı bir spearphishing kampanyasında kullanmak için hazırlık yapmayı içerir. Başka bir olasılık ise, alıcıları giriş bilgilerini kötü niyetli kişilerle paylaşmaya ikna etmektir. Bu, e-posta, kısa mesaj ya da telefon çağrılarıyla olabilir. Ayrıca, aldatıcı kimliklerle acil havale talepleri yapılabilir. Fazla paylaşımın risklerine karşı eğitim en iyi koruma Yöneticilerden çalışanlara kadar herkesin sosyal medyada aşırı paylaşımın risklerini anlamasını sağlamak için güvenlik farkındalık eğitimlerini güncelleyin. Çalışanları, istenmeyen DM'lerden uzak durma konusunda uyarın, phishing, BEC ve deepfake girişimlerini tanımayı öğretin. Bu eğitimleri katı sosyal medya politikaları ile destekleyin ve kişisel ve profesyonel hesaplar arasında net sınırlar koyun. Kurumsal siteler ve sosyal medya hesapları, silah olarak kullanılabilecek bilgiler açısından gözden geçirilmeli ve düzenlenmelidir. Olası hesap ele geçirme durumlarına karşı çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ve güvenli parolalar (parola yöneticilerinde saklanan) zorunlu kılınmalıdır.

Yapay Zekâ, Üretkenliğin Yanında Sahteciliği de Kolaylaştırıyor! Haber

Yapay Zekâ, Üretkenliğin Yanında Sahteciliği de Kolaylaştırıyor!

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Yazılım Mühendisliği (İngilizce) Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, yapay zekâ ile ses ve görüntü üretim teknolojilerini mercek altına aldı. "Deepfake" teknolojisi nedir? Genel anlamda "deepfake" teknolojisi olarak anılan yapay zekâ destekli ses ve görüntü üretiminden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, "'Deepfake' terimi, 'deep learning' (derin öğrenme) ve 'fake' (sahte) kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Bu teknoloji, yüz tanıma, ses ve görüntü işleme gibi alanlarda kullanılan derin öğrenme algoritmaları ile gerçeğe oldukça yakın sahte video, ses ve görüntüler üretir." dedi. Kötü amaçlarla kullanılabiliyor Deepfake teknolojisinin bir kişinin yüzünü, mimiklerini veya sesini taklit edebileceğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, "Bu teknolojiyle gerçekte olmayan bir konuşma ya da olay gerçekmiş gibi gösterilebilir. Bu teknoloji yaratıcılıkla kullanılabildiği gibi, kötü niyetli kişilerin dezenformasyon yayması veya dolandırıcılık yapması için de kullanılabilir." diye belirtti. Sahte haber üretimi mümkün Yapay zeka ile üretilen video ve ses içeriklerinin günümüzde sinema, eğitim, reklam, oyun ve medya gibi birçok alanda yaygın olarak kullanıldığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, "Reklamlar, uzaktan eğitimler, dijital oyun karakterleri, sanal haber spikerleri ve farklı dillerdeki içerikler bu teknoloji sayesinde hızla ve düşük maliyetle hazırlanmakta. Ancak bu teknolojiler sahte haberler, dolandırıcılık ve bilgi kirliliği için de istismar edilebilir." açıklamasında bulundu. Deepfake videoların bu denli inandırıcı olmasının nedeni nedir? Deepfake videoların etkileyici derecede inandırıcı olmasının arkasında, yapay zeka ve özellikle derin öğrenme modellerinin görüntü ve ses üretimindeki benzersiz ayrıntı ve gerçekçilik seviyesi yer aldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, "Yüz ifadeleri, göz kırpma, ışıklandırma ve ten dokusu gibi detaylar artık çok daha doğal biçimde taklit edilebiliyor. Ses klonlama teknolojileri ise konuşma ritmi ve tonlamayı başarıyla kopyalayabiliyor. Görüntü ve ses kalitesindeki bu gelişmeler, sahte içerikleri giderek daha inandırıcı hale getiriyor ve bu da bunların tanınmasını zorlaştırıyor." dedi. Dijital çağda “gerçeklik” kavramı dönüşüyor Yapay zeka, deepfake ve benzeri teknolojilerle beraber dijital çağda “gerçeklik” kavramının büyük bir değişim geçirdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, "Artık gördüğümüz, duyduğumuz, hatta okuduğumuz şeylerin gerçek olup olmadığını sorgulamamız gerekiyor. Bu durum bilgiye erişimde daha fazla şüpheciliği getirirken, doğruluğu ve güvenilirliği teyit edecek yeni yöntemlere ve etik standartlara gereksinimi artırıyor." dedi. Deepfake videoların ayırt edici özellikleri nelerdir? Bir görüntünün veya sesin yapay zeka ürünü olup olmadığını belirlemek amacıyla kullanılan tekniklerin giderek geliştiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, “Bu süreçler; görüntü işleme, ses analizi ve makine öğrenmesi yöntemlerine dayanmaktadır. Görsellerde yüz ifadeleri ve mimikler analiz edilerek sahte içerik belirlenmeye çalışılır. Deepfake videolarında göze çarpan bazı ayırt edici özellikler şunlardır; doğal olmayan göz kırpmalar, ağız hareketleri ile sesin uyumsuzluğu, ten rengi geçişlerinin yapaylığı, ışık yansımalarının doğal olmaması, saç ve kenar detaylarındaki bozulmalar. Ses analizinde ise frekans spektrumu, vurgu, tonlama ve nefes alma detayları ön plandadır. Ayrıca, özelleştirilmiş derin öğrenme modelleri de sahte içeriklerin tespitinde etkin bir biçimde kullanılıyor.” İleri düzey deepfake teknolojileri; mimiklerden göz hareketlerine kadar başarılı Günümüzde yapay zekâ ile üretilen görüntü ve seslerin, genellikle insan gözü ve kulağının fark edemeyeceği kadar gerçekçi hale geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, "Dikkatli bir incelemeyle bazen yapaylıklar sezilebilir ancak, yüz ifadelerinin doğallıktan uzak olması, göz hareketlerindeki tutarsızlık ya da sesin mekanik tınısı gibi küçük farklar giderek azalmaktadır. Özellikle ileri düzey deepfake teknolojileri; mimiklerden göz hareketlerine, ses tonundan nefes alma düzenine kadar birçok detayı yüksek başarıyla taklit edebilmekte. Bu nedenle kısa süreli veya düşük çözünürlüklü sahte içerikler, genelde gerçekmiş gibi algılanmakta." dedi. Videonun paylaşıldığı hesabın güvenilirliği değerlendirilmeli Sosyal medyada paylaşılan bir videonun doğruluğunu sorgulamak için bireylerin öncelikle içeriğin kaynağını araştırmaları gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Kristin Surpuhi Benli, sözlerini şöyle tamamladı: “Videonun yayımlandığı hesabın güvenilirliği değerlendirilmeli, içeriğin resmi ya da tanınmış kaynaklardan yayımlanıp yayımlanmadığı kontrol edilmelidir. Aynı olaya dair farklı kaynaklardan gelen videolar veya haberlerle karşılaştırmak içeriğin doğrulaması açısından faydalıdır. Ayrıca videodaki ses ve görüntü arasındaki tutarsızlıklar dikkatlice analiz edilmelidir. Tüm bunlara ek olarak, yapay zekâ destekli tespit araçları da sahte içeriklerin belirlenmesine yardımcı olur.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.