Hava Durumu

#Dar Gelirli

giresunsonhaber - Dar Gelirli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dar Gelirli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BOZATLIOĞLU: “HİÇBİR GÜÇ MİLLETİN İRADESİNDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR!” Haber

BOZATLIOĞLU: “HİÇBİR GÜÇ MİLLETİN İRADESİNDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR!”

BOZATLIOĞLU: “HİÇBİR GÜÇ MİLLETİN İRADESİNDEN ÜSTÜN DEĞİLDİR!” İYİ Parti Giresun İl Başkanı Özdemir Bozatlıoğlu’ndan ekonomi, adalet, liyakat ve milli mutabakat mesajları. İYİ Parti Giresun İl Başkanı Özdemir Bozatlıoğlu, Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun ülke gündemine ilişkin değerlendirmeleri üzerinden siyasi iktidara ve kamu yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu. Yetkinin sınırsız bir güç değil, millet tarafından verilen bir emanet olduğuna dikkat çeken Bozatlıoğlu, Giresun’da vatandaşların ekonomik sıkıntılarını ve adalet beklentilerini gündemde tutacaklarını söyledi. “DEVLET BİR ŞİRKET GİBİ YÖNETİLEMEZ” Devlet yönetiminde adalet, liyakat ve hesap verebilirlik ilkelerinin esas alınması gerektiğini belirten Bozatlıoğlu, Dervişoğlu’nun devletin kişisel mülk veya şirket anlayışıyla yönetilemeyeceği yönündeki açıklamalarını hatırlattı. Kamu yönetiminde yetki kullananların millete karşı sorumluluk taşıdığını vurgulayan Bozatlıoğlu, devlet kurumlarının işleyişinde kişisel ve siyasi tercihlerin değil, hukukun ve liyakatin belirleyici olması gerektiğini ifade etti. “ENFLASYONUN YÜKÜ DAR GELİRLİNİN SIRTINA YÜKLENEMEZ” Ekonomik sorunların Giresun'da da vatandaşların günlük yaşamını doğrudan etkilediğini savunan Bozatlıoğlu, özellikle dar gelirli vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekti. Dervişoğlu'nun enflasyonun yükünün dar gelirli kesimlere yüklenmesini eleştiren sözlerinin önemine işaret eden Bozatlıoğlu, pazarda, çarşıda ve sokakta hissedilen ekonomik sıkıntıların siyasi gündemin öncelikli konuları arasında bulunması gerektiğini belirtti. “DENETLEYENLER DE HESAP VERMELİ” Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) başta olmak üzere denetim sorumluluğu bulunan kurumların hesap verebilir olması gerektiğini belirten Bozatlıoğlu, kamu gücünün kullanılmasında şeffaflığın önemine dikkat çekti. Bozatlıoğlu, denetim yetkisi taşıyan kurumların kamu yararını ve vatandaşların haklarını koruma sorumluluğu bulunduğunu vurguladı. “MİLLİ MUTABAKAT, İKTİDARA BİAT ETMEK DEĞİLDİR” Yeni anayasa ve milli mutabakat tartışmalarına da değinen Bozatlıoğlu, gerçek bir toplumsal uzlaşmanın ancak farklı görüşlerin dikkate alınmasıyla mümkün olabileceğini savundu. Milli mutabakatın siyasi iktidara koşulsuz destek anlamına gelmediğini belirten Bozatlıoğlu, anayasal süreçlerin toplumun bütün kesimlerini kapsayacak biçimde ve şeffaflık ilkesiyle yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Milli güvenlik ve dış politikada ise devletin itibarının ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin hassasiyetlerinin korunması gerektiğini vurgulayan Bozatlıoğlu, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki “Tek millet, iki devlet” anlayışının günlük siyasi tartışmaların üzerinde tutulması gerektiğini ifade etti. “YETKİ TAPU DEĞİLDİR, VERİLEN OYLAR EMANETTİR” Seçmen iradesinin hiçbir siyasi yapı tarafından sınırsız yetki olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bozatlıoğlu, Dervişoğlu'nun “Yetki tapu değildir, verilen oylar emanettir” sözlerine dikkat çekti. Demokratik sistemde siyasi yetkinin kaynağının millet olduğunu belirten Bozatlıoğlu, seçilmiş yöneticilerin kendilerine verilen yetkiyi vatandaşların beklentileri doğrultusunda kullanmakla yükümlü olduklarını ifade etti. “SORUMLULUĞUMUZUN FARKINDAYIZ” İYİ Parti Giresun teşkilatı olarak vatandaşların sorunlarını dinlemeyi ve gündeme taşımayı sürdüreceklerini belirten Özdemir Bozatlıoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Milletimizin bize emanet ettiği sorumluluğun farkındayız. Hiçbir güç milletin iradesinden üstün değildir.” Bozatlıoğlu, ekonomik sorunlar, adalet beklentileri ve vatandaşların talepleri konusunda Giresun kamuoyunun sesi olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Üretim 11 aydır düşüyor... Vatandaş yumurtaya ulaşamıyor! Haber

Üretim 11 aydır düşüyor... Vatandaş yumurtaya ulaşamıyor!

Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye'de yumurta üretiminin son 11 aydır aralıksız olarak düştüğüne dikkati çekerek, fiyat artışlarının vatandaşların en temel gıdaya erişimini zorlaştırdığına vurgu yaptı. ANKARA (İGFA) - CHP Edirne Milletvekili ve Ziraat Mühendisi Ediz Ün, Türkiye'de yumurta üretiminde eşi benzeri görülmemiş bir kriz yaşandığını ifade etti. Ün, hem arz düşüşü hem de fiyatlardaki keskin artış nedeniyle sektörün büyük bir sıkıntı içinde olduğunu belirtti. "YUMURTA ÜRETİMİ 11 AYDIR SÜREKLİ AZALIYOR" Ün, kuş gribi salgınları ve sektörün kökleşmiş sorunlarının üretimi ciddi biçimde düşürdüğünü belirterek, "Geçen yıl sonbaharda meydana gelen kuş gribi ardından yumurta tavuğu sayısı 114 milyondan 109 milyona geriledi. 2018'de 124 milyon olan kapasitemiz sürekli azalmakta. Buna rağmen ABD'ye yumurta ihracatına izin verilmesi iç piyasalardaki arz eksikliğini büyüttü. İhracat yasağı geç de olsa uygulandı ancak üretim kaybı 11 aydır devam ediyor." dedi. Türkiye'nin aylık yumurta üretiminin yaklaşık 1,7 milyar adet olduğunu hatırlatan Ün, son 11 ayda yaşanan toplam kaybın yine 1,7 milyar adede eşdeğer olduğunu belirtti. Ün, "Bu kayıp, yaklaşık 6 milyon ilkokul öğrencisinin bir eğitim yılı boyunca her sabah bir yumurta yiyememesi anlamına geliyor" açıklamasını yaptı. Üretimdeki düşüşün fiyatlara ciddi şekilde yansıdığını belirten Ediz Ün, "Ekim ayında yumurta fiyatları aylık yüzde 6,5; yıllık yüzde 53 arttı. Bir koli yumurta 180–240 lira arasında satılıyor. Üç kişilik bir ailenin yalnızca yumurtaya ayırması gereken bütçe aylık 540-720 lira. Asgari ücretli, emekli, dar gelirli bu durumu nasıl aşacak?” diye sordu. Üretici ve tüketicinin aynı anda zorlandığını vurgulayan Ün, kış aylarının maliyet artışlarını daha da hızlandıracağına işaret ederek, "Bu tablo, 23 yıldır yanlış politikalarla hayvancılığı çökerten AKP iktidarının eseridir. Plansızlık ve öngörüsüzlük nedeniyle Türkiye temel gıdaya dahi ulaşamaz duruma geldi. Krizin aşılması ancak üretimi artıran ve maliyetleri azaltan geniş kapsamlı bir reformla mümkün olacak. Bilime dayalı, üreticiyi destekleyen, yapısal reform temelli bir tarım politikasıyla hem üretimi artırabilir hem de tüketiciyi koruyabiliriz. Türkiye'nin yeniden güçlü ve sürdürülebilir bir tarım politikasına ihtiyacı var" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.