Hava Durumu

#D Vitamini

giresunsonhaber - D Vitamini haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, D Vitamini haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

D vitaminini kimler kullanmalı? Haber

D vitaminini kimler kullanmalı?

Amerikan Endokrinoloji Derneği’nin hazırladığı D vitamini kılavuzu, çocuklar, gebeler, 75 yaş ve üzerindekiler ile yüksek riskli prediyabetli bireylerde takviyenin potansiyel faydalarına dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - Amerikan Endokrinoloji Derneği’nin yayımladığı “Hastalıkların Önlenmesinde D Vitamini” başlıklı kılavuz, belirli yaş ve risk gruplarında takviyenin sağlayabileceği potansiyel faydaları ele alırken rutin D vitamini düzeyi ölçümü yapılmadan takviye uygulanabilecek gruplara da dikkat çekti. Kılavuza göre 1-18 yaş arasındaki çocuk ve ergenlerde D vitamini takviyesi, kemiklerin yumuşamasına ve zayıflamasına neden olan raşitizmin önlenmesine ve solunum yolu enfeksiyonu riskinin azaltılmasına katkı sağlarken, 75 yaş ve üzerindeki bireylerde ise ölüm riskini azaltma potansiyeli nedeniyle takviye önerildi. Gebelik döneminde de D vitamini takviyesi öneren kılavuz, bu takviyenin preeklampsi (gebelikte görülen bir kan basıncı bozukluğu), anne karnında bebek kaybı (rahim içi ölüm), erken doğum ve gebelik haftasına göre beklenenden küçük bebek doğumu riskini azaltabileceğine dikkat çekilirken, takviyenin yenidoğan ölümü riskini de azaltma potansiyeli bulunduğu kaydedildi. Diyabete ilerleme riski yüksek prediyabetli yetişkinlerde ise sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivite gibi yaşam tarzı değişikliklerine ek olarak D vitamini takviyesi önerilirken, kılavuzda, bu grupta takviyenin tip 2 diyabete ilerleme riskini azaltmaya yardımcı olabileceğine vurgu yapıldı. D VİTAMİNİ KULLANIMINDA BİREYSEL İHTİYAÇLAR BELİRLEYİCİ Sektör temsilcilerinden Göktuğ Göktaş, kılavuzun D vitamini takviyesi veya tedavisine ihtiyaç duyan 50 yaş ve üzerindeki yetişkinlerde yüksek dozların belirli aralıklarla alınması yerine günlük düşük doz kullanımını önerdiğini belirtti. Bu yaklaşımın takviyenin kullanım sıklığı açısından önemli bir ayrım ortaya koyduğunu ifade eden Göktaş, D vitamini ihtiyacının kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çekti. D vitamini takviyesinde her bireyin aynı miktara ihtiyaç duymadığının bilinmesi gerektiğini belirten Göktaş, "Araştırmalarda kullanılan dozlar, herkes için geçerli bir kullanım önerisi anlamına gelmiyor. Bu nedenle takviyenin kişinin ihtiyaçları doğrultusunda, sağlık profesyonellerinin değerlendirmesiyle planlanması önem taşıyor" dedi.

Sonbaharda çocuklar için vitamin uyarısı Haber

Sonbaharda çocuklar için vitamin uyarısı

Bağışıklık için bilinçsiz takviye kullanımına karşı uyaran uzmanlar, doğru beslenme ve doktor kontrolünün önemine dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - Sonbaharda ani hava değişimleri, sağanak yağış, fırtına ve sıcaklık dalgalanmaları çocuklarda hastalık riskini artırırken, okulların açılmasıyla birlikte kapalı ve kalabalık ortamlarda geçirilen sürenin de enfeksiyonları kolaylaştırdığı belirtiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Miraç Ergen, çocuklarda vitamin eksikliğinin yaygın olduğuna dikkat çekerek, takviyelerin mutlaka doktor önerisiyle ve doğru dozda kullanılması gerektiğini vurguladı. Ergen, gelişigüzel kullanılan vitaminlerin özellikle karaciğer başta olmak üzere sağlığa zarar verebileceğini söyledi. “ÖNCE KAN TETKİKİ, SONRA TEDAVİ” Dr. Ergen, vitamin eksikliğinin yalnızca büyümeyi olumsuz etkilemediğini, dikkat ve konsantrasyon bozukluğu üzerinden okul başarısını da düşürebildiğini belirtti. Ailelere, internetten ya da çevreden duyulan ürünler yerine önce çocuk hekimine başvurmaları ve eksikliklerin kan tahliliyle belirlenmesi çağrısında bulundu. 4 ÖNEMLİ ÖNERİ Dr. Ergen, çocuklarda vitamin ve mineral eksikliğine karşı şu önerileri sıraladı: 1. Besin çeşitliliğine özen gösterin Çocukların ihtiyaç duyduğu vitamin ve minerallerin büyük kısmının dengeli beslenmeyle alınabileceğini belirten Ergen; yumurta, et, tavuk, balık, süt ürünleri, kuru baklagiller, sebze ve meyvelerin sofrada düzenli yer alması gerektiğini söyledi. 2. D vitamini değerlerini kontrol ettirin Türkiye’de çocukların önemli bir kısmında D vitamini eksikliği görüldüğünü belirten Ergen, D vitamininin yalnızca besinlerden karşılanmasının zor olduğunu ifade etti. Bebeklik ve çocukluk döneminde D vitamini kullanımının doktor önerisiyle yapılması gerektiğini, gereksiz yüksek doz kullanımının ise risk oluşturduğunu aktardı. 3. Demirden zengin besinleri ihmal etmeyin Çocukluk çağında sık görülen demir eksikliğinin, halsizlik, solukluk, çabuk yorulma ve iştahsızlığa yol açabildiğini söyleyen Ergen, kırmızı et, yumurta ve kuru baklagillerin düzenli tüketilmesini önerdi. Demir içeren öğünlerin C vitaminiyle birlikte verilmesinin emilimi artırabileceğini de belirtti. 4. Haftada iki gün balık tüketin Dr. Ergen, çocukların haftada iki gün balık tüketmesinin beyin, göz gelişimi ve bağışıklık sistemi açısından önemli olduğunu vurguladı. Somon, sardalya ve hamsi gibi düşük cıvalı balıkların tercih edilebileceğini söyleyen Ergen, balık tüketilemediği durumlarda balık yağı desteğinin ancak doktorla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Uzmanlar, özellikle sonbahar aylarında bağışıklığı güçlendirmek için rastgele takviye kullanımından kaçınılması, doğru beslenme ve düzenli çocuk hekimi kontrolünün önceliklendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

İşte kışın hasta olmamak için 10 etkili önlem Haber

İşte kışın hasta olmamak için 10 etkili önlem

Türkiye'de kış aylarında acil servislere yapılan başvuruların yaklaşık %40'ı solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olarak gerçekleşiyor. Uzmanlar, bu hastalıklardan korunmanın basit önlemlerle mümkün olabileceğini belirtiyor. İSTANBUL (İGFA) - İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Alpay Medetalibeyoğlu, kış mevsiminde grip, soğuk algınlığı, RSV, COVID-19, zatürre ve bronşit gibi solunum yolu enfeksiyonlarının yayılma riskinin yaz dönemine kıyasla üç kat arttığını ifade etti. Bunun ana sebepleri arasında kapalı alanlarda uzun süre kalınması ve soğuk havanın bağışıklık sistemini zayıflatması yer alıyor. Doç. Dr. Medetalibeyoğlu, kişisel hijyen ve yaşam tarzı alışkanlıklarıyla enfeksiyonlardan korunmanın olası olduğuna dikkat çekerek, kış aylarında özen gösterilmesi gereken 10 temel kurala vurgu yaptı: Kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak durun: Sinema, AVM ile toplu taşıma gibi yerlerde fazla vakit geçirmemeye dikkat edin; gerekirse maske kullanın. Haftada en az 3 kez yürüyüş yapın: Düzenli egzersiz, bağışıklığı güçlendirir ve solunum yolu enfeksiyonlarını %30 oranında azaltır. Odaları günde 3 kez havalandırın: 10–15 dakikalık kısa süreli havalandırmalar, virüslerin yayılmasını önemli ölçüde engeller. Aşılarınızı tamamlayın: Grip, COVID-19 hatırlatma ve risk grubundaki kişiler için pnömokok aşıları korunmada önemli rol oynar. Eve geldiğinizde ellerinizi yıkayın: Çoğu virüs el yoluyla bulaşır; su ve sabunla en az 20 saniye yıkamak riski %40–50 oranında azaltır. Boyun ve burun bölgesini koruyun: Termal içlik ve atkı, mukozayı koruyarak enfeksiyon riskini düşürür. Günde 7–8 saat kesintisiz uyuyun: Sağlıklı uyku, bağışıklık hücrelerinin etkinliğini artırarak viral enfeksiyonlara karşı korur. Bağışıklığı güçlendiren beslenme planı uygulayın: Sebze, meyve, balık, yoğurt ve probiyotik gıdalar; C vitamini, D vitamini, çinko ve omega-3 alımını destekler. Odaları nemlendirin: Kuru hava, virüslerin tutunmasını kolaylaştırır; nemlendirici cihaz veya oda içinde bardak su bulundurmak yararlıdır. Yüz yüze görüşmelerde en az 70 cm mesafe bırakın: Maske kullanımı, ortak eşyaların paylaşılmaması ve hasta kişilerin ayrı odalarda kalması bulaşmayı önler. Doç. Dr. Medetalibeyoğlu, “Bu basit önlemler, kış mevsiminde solunum yolu enfeksiyonlarının görülme oranını önemli ölçüde azaltabilir. Kişisel hijyen, düzenli uyku, dengeli beslenme ve doğru havalandırma ile bağışıklık güçlü kalmalıdır” diye belirtti.

Uzmanından kemik erimesi uyarısı: Sırt ağrısı ilk belirti olabilir Haber

Uzmanından kemik erimesi uyarısı: Sırt ağrısı ilk belirti olabilir

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, kemik erimesinin (osteoporoz) sıklıkla sırt bölgesinde belirgin kemik ağrısıyla kendini gösterdiğini, ancak bazı hastalarda sinsi ilerleyerek belirti vermeden ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Kemik erimesinde en sık ve erken karşılaşılan yakınmanın daha çok sırt bölgesinde ortaya çıkan belirgin kemik ağrısı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, bazı hastalarda ise hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyebildiğini kaydetti. Menopoz sonrası kadınlar ve ileri yaştaki erkeklerin risk grubunda olduğunu vurgulayan Akman, erken teşhis ve düzenli kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önemine dikkat çekti. KİMLER RİSK ALTINDA? Prof. Dr. Akman, kemik yapımı ile yıkımı arasındaki dengenin bozulması ve düşük kemik kütlesinin osteoporoza yol açtığını ifade ederek, risk faktörlerini; menopoz sonrası kadınlar ve erken/cerrahi menopoz, ileri yaş ve kadın cinsiyet, genetik yatkınlık, yetersiz D vitamini ve kalsiyum alımı, aşırı alkol, sigara ve kafein tüketimi, hareketsiz yaşam ve az güneş ışığına maruz kalma, kortizon gibi ilaçların uzun süreli kullanımı, endokrinolojik bozukluklar, bağırsak emilim sorunları, romatizmal hastalıklar, kronik böbrek ve karaciğer hastalıkları olarak sıraladı. Akman, osteoporozun genellikle sinsi ilerlediğini, en sık ve erken belirtinin sırt bölgesinde yaygın kemik ağrısı olduğunu belirterek, hastalığın ilerlemesiyle boy kısalması ve sırtta kamburlaşma görüldüğü, kırıklar oluştuğunda ani, şiddetli ağrı ortaya çıktığını söyledi. Tedavi yöntemleri hakkında bilgiler de aylaşan Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, “Son yıllarda çöken omura çimento enjeksiyonu ile hızlı rahatlama sağlanıyor. Ayrıca korse, ağrı kesiciler, cerrahi yöntemler ve ilaç tedavileri uygulanıyor.” dedi. Prof. Dr. Akman, osteoporozun yol açtığı kırıkların ve yaşam kalitesindeki düşüşün önüne geçmek için şu önerilerde bulundu: Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin beslenme, Düzenli egzersiz ve postür koruyucu çalışmalar, Günde 20-40 dakika tempolu yürüyüş, Denge bozuklukları için özel tedavi, Evde düşmeye neden olabilecek objelerin kaldırılması ve iyi aydınlatma.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.