Hava Durumu

#Cumhuriyet

giresunsonhaber - Cumhuriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özgür Özel orucunu Manisalılarla açtı... Bayramda da Manisa'da olacak Haber

Özgür Özel orucunu Manisalılarla açtı... Bayramda da Manisa'da olacak

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Cumhuriyet Meydanı’nda binlerce vatandaşla aynı iftar sofrasını paylaştı. Özel, Manisa Büyükşehir Belediyesinin kurduğu iftar sofrasında binlerce vatandaşla birlikte orucunu açtı. MANİSA (İGFA) - Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu yaşatmak amacıyla Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan iftar sofrası, binlerce vatandaşı aynı noktada buluşturdu. Programa CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç ile belediye bürokratları katıldı. İftar öncesinde meydandaki sofraları tek tek ziyaret eden Genel Başkan Özgür Özel ve Başkan Besim Dutlulu, vatandaşlarla sohbet ederek Ramazan aylarını kutladı. Yoğun ilgiyle karşılanan Özel, hatıra fotoğrafları çektirdi. İftar sofrasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz yıl iki merhum başkanın ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, “Doğduğumuz büyüdüğümüz ildeyiz. Yüreğimiz çok buruk, çok zor geldik bu iftara. Hem Şehzadelerin hem de büyükşehirin seçilmiş iki belediye bakanı iki kardeşim ramazanda ev sahipliği yapmışlardı bize. Bu sene maalesef ikisi de aramızda yok. O yüzden içimiz yanıyor yüreğimiz burkuk. Bu yıl Besim başkanımız ve Hakan başkanımız ile birlikte yaptık” diye konuştu. Manisa’da sunulan hizmetlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Özel, “Bütün yaşanan acılara rağmen bu ülkenin vatandaşlarına, yoksullara, kimsesizlere sahip çıkmak gerekiyor. Hem Ferdi ve Gülşah’ın bıraktığı hizmetleri kaldığı yerden devam ettirmek hem de bu ekonomik kriz sürecini iyi yönetmek gerekiyor. Manisa en çok kent lokantası bulunduran İstanbul’dan sonra ikinci il. Yakında İstanbul’daki sayıya ulaşacak. İlçelerimizin ve büyükşehrimizin iftarlarını takip ediyorsunuz, 125 bin kişiye bugüne kadar sadece büyükşehir tarafından ulaşıldı, çok önemli. Doğduğumuz büyüdüğümüz şehri arkadaşlarımıza emanet ettik. Bugün burada Türkiye’nin çok farklı yerlerinde doğmuş buraya gelmiş Manisa’da hayata tutunmaya çalışan insanlarla ekmeğimizi paylaştık. Burada duyduğumuz güzel sözlerden memleketimizde arkadaşlarımızın hizmeti ile ilgili büyük memnuniyet duyuyoruz.” diye konuştu. ÖZEL, BAYRAMDA MANİSA’DA OLACAK Ramazan Bayramı’nda Manisa’da olacağını ifade eden Özel, “Bütün hemşehrilerimizin bir kez daha hem Ramazanını hem yaklaşan kadir gecesini kutluyorum. İnşallah Ramazan Bayramı’nda hep birlikte olacağız. Yüreğimizin bir tarafı yanıyor ama Manisamızda hep birlikte olacağız. Ben bayramın birinci günü sabah erken saatlerde burada olacağım. Bir gün önce İstanbul’dayız malum programlarımız 19 Mart yıl dönümünde yoğun. 19 Mart gece yarısı yola çıkıp sabah inşallah bayram namazına yetişmiş olacağız” dedi. Ramazan ayı boyunca kent genelinde kurulan iftar sofralarıyla binlerce vatandaşa ulaştıklarını belirten Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise şunları söyledi: “Ramazan ayı boyunca kurduğumuz iftar sofralarında binlerce hemşehrimizle bir araya geldik. Paylaşmanın bereketini birlikte yaşadık. İnşallah bu birlik ve beraberlik ruhu, sadece Ramazan’da değil, yılın her gününde Manisa’da büyüyerek devam edecek.” Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan iftar programı, vatandaşların yoğun katılımıyla sıcak ve samimi bir atmosferde gerçekleşti. Manisalılar, aynı sofrada buluşmanın ve Ramazan’ın bereketini birlikte paylaşmanın mutluluğunu yaşadı.

8 MART’TA GÜÇLÜ MESAJ: “YAŞASIN KADINLARIN MÜCADELESİ” Haber

8 MART’TA GÜÇLÜ MESAJ: “YAŞASIN KADINLARIN MÜCADELESİ”

8 MART’TA GÜÇLÜ MESAJ: “YAŞASIN KADINLARIN MÜCADELESİ” 29 Ekim Kadınları Derneği Bulancak temsilcileri Fatma Özlem Sıbıç, Ayşegül Erdoğan, Yıldız Demirel, Hikmet Cindemir ve Nurcan Şahin adına yapılan açıklamada, 8 Mart’ın kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerini yükselttiği bir mücadele günü olduğu vurgulandı. Açıklamada, kadına yönelik şiddetin en ağır insan hakkı ihlallerinden biri olduğu belirtildi. Bulancak’ta 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yapılan basın açıklamasında, kadın hakları mücadelesinin tarihsel köklerine dikkat çekilirken, bugün de eşitlik, özgürlük, adalet ve laiklik taleplerinin güçlü biçimde savunulduğu mesajı verildi. 29 Ekim Kadınları Derneği Bulancak temsilcileri Fatma Özlem Sıbıç, Ayşegül Erdoğan, Yıldız Demirel, Hikmet Cindemir ve Nurcan Şahin adına yapılan açıklamada, kadınların tarih boyunca ağır bedeller ödeyerek kazandığı hakların korunmasının ve daha ileriye taşınmasının toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade edildi. Açıklamada, kadın mücadelesinin simge dönüm noktalarından biri olarak 1857 yılında New York’ta eşit işe eşit ücret talebiyle direnen 129 kadın işçinin yaşamını yitirmesi hatırlatıldı. Bu olayın, dünya kadın hareketinin hafızasında önemli bir yer tuttuğu belirtilirken, kadınların hak arayışının yalnızca geçmişin değil, bugünün de temel mücadele alanlarından biri olduğu vurgulandı. Metinde, Alman sosyalist kadın hakları savunucusu Clara Zetkin’in 1910 yılında 8 Mart’ı Uluslararası Kadınlar Günü fikri olarak gündeme taşıdığı anımsatıldı. Bu tarihsel sürecin, yıllar sonra Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmesiyle uluslararası düzeyde resmiyet kazandığına işaret edildi. Açıklamada, Cumhuriyet’le birlikte kadınların çok önemli haklar elde ettiği, bu kazanımların kadınların kararlı mücadelesiyle daha ileri yasal güvencelere kavuştuğu kaydedildi. Kadına yönelik şiddetin en ağır insan hakkı ihlallerinden biri olduğu belirtilen metinde, bu sorunun toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin açık bir sonucu olduğu ifade edildi. “8 Mart; eşitlik, özgürlük ve adalet taleplerimizi dünyanın dört bir yanındaki kadınlarla omuz omuza, sınırları aşan bir dayanışmayla ve kararlılıkla haykırdığımız mücadele günüdür.” Açıklamada ayrıca, kadınların özgür ve eşit bireyler olarak var olabilmesinin temel güvencelerinden birinin laiklik olduğu vurgulandı. Laikliğin savunulmasının, kadın haklarının savunulmasının ayrılmaz bir parçası olduğu ifade edilerek, kadın mücadelesinin yalnızca sosyal değil, aynı zamanda demokratik ve hukuksal bir zeminde ele alınması gerektiğinin altı çizildi. Atatürk’ün kadınların toplumsal yaşam ve vatan savunmasındaki yerine verdiği öneme de yer verilen açıklamada, “Yeryüzünde her şey kadının eseridir” sözü hatırlatıldı. Bu vurgu ile kadınların tarihsel ve toplumsal rolüne dikkat çekildi. Basın açıklaması, “Yaşasın 8 Mart” ve “Yaşasın kadınların mücadelesi” sözleriyle sona erdi.

​​​​​​​ÇYDD GİRESUN ŞUBE BAŞKANI YILMAZ: "ATAMIZIN YOLUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ" Haber

​​​​​​​ÇYDD GİRESUN ŞUBE BAŞKANI YILMAZ: "ATAMIZIN YOLUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ"

ÇYDD GİRESUN ŞUBE BAŞKANI YILMAZ: "ATAMIZIN YOLUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ" GİRESUN – Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Giresun Şube Başkanı Havva Yılmaz, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu yaptı. Yılmaz, Cumhuriyet kazanımlarının önemine değinerek, "Atamızın yolunda emin adımlarla yürüyoruz" dedi. "8 Mart Bir Kutlama Değil, Kararlı Bir Direnişin Sembolüdür" Başkan Havva Yılmaz, 8 Mart'ın tarihsel sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "8 Mart, 100 yılı aşkın süredir, tüm dünyada kadınların var olma ve haklarını savunma iradesini hatırlatan bir gün olarak anılmaktadır. Geçmişten bugüne eşitlik, özgürlük ve adalet için verilen kararlı bir direnişin sembolüdür. Bu tarih bir kutlama değil; yüzyıllardır süren hak arayışının, dayanışmanın ve dönüşüm iradesinin en güçlü tarihsel ifadesidir." Yılmaz, kadınların karşılaştığı engellerin sürdüğünü belirterek, "Kadınların yalnızca kadın oldukları için verdikleri bu hak mücadelesi hala erkek egemen sistemin yarattığı eşitsizliklerle karşı karşıyadır. Yaşamın her alanında kendini gösteren bu durum; eğitimde, çalışma hayatında ve hatta en temel insan haklarında kadınların önüne görünür ve görünmez engeller koymaya devam etmektedir." şeklinde konuştu. "Kadın Haklarını Savunmak Ortak Sorumluluktur" Toplumsal ilerlemenin kadınların her alanda eşit fırsaa “8 Mart, Kadınların Özgürlük Mücadelesinin Sembolüdür” Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Giresun Şube Başkanı Havva Yılmaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadın hakları mücadelesinin tarihsel önemine dikkat çekerek, “Atamızın yolunda emin adımlarla yürüyoruz” dedi. 8 Mart’ın Tarihsel Anlamına Vurgu ÇYDD Giresun Şube Başkanı Havva Yılmaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını, kadınların yüz yılı aşkın süredir sürdürdüğü hak arayışının ve eşitlik mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Yılmaz, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “8 Mart, 100 yılı aşkın süredir tüm dünyada kadınların var olma ve haklarını savunma iradesini hatırlatan bir gün olarak anılmaktadır. Bu tarih bir kutlama değil; eşitlik, özgürlük ve adalet için verilen kararlı direnişin tarihsel ifadesidir.” “Kadın Hakları Toplumsal Kalkınmanın Anahtarıdır” Kadın haklarının yalnızca bireysel bir hak arayışı olmadığını ifade eden Yılmaz, bunun aynı zamanda çağdaş ve adil bir toplumun kurulmasının temel şartı olduğunu vurguladı. Yılmaz’a göre bir ülkenin gerçek anlamda ilerleyebilmesi için kadınların; eğitimde çalışma hayatında bilim ve sanat alanlarında karar alma mekanizmalarında eşit fırsatlara sahip olması gerekiyor. Ancak tüm kazanımlara rağmen kadınların hâlâ cinsiyet temelli ayrımcılık, eşitsizlik ve şiddetle karşı karşıya kaldığını belirten Yılmaz, kadın haklarının güçlendirilmesinin demokratik bir hukuk devleti olmanın temel gereği olduğunu ifade etti. Kadına Yönelik Şiddete Dikkat Çekti Açıklamada kadına yönelik şiddet konusuna da değinen Yılmaz, kadın cinayetlerinin bireysel olaylar olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Yılmaz, şunları söyledi: Kadına yönelik şiddetin sona erdirilmesi ertelenemez bir sorumluluktur. Kadınların yaşam hakkı tam ve etkin biçimde korunmalıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliği kamusal politikaların merkezinde yer almalıdır. Kadın cinayetlerinin köklerinin eşitsizlik ve ayrımcılık sorununda bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, kadınların güven içinde yaşayabildiği bir toplum için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti. “Eşitliğin Temeli Çağdaş Eğitimdir” ÇYDD’nin çalışmalarına da değinen Yılmaz, toplumsal cinsiyet eşitliğinin en güçlü dayanağının laik, bilimsel ve çağdaş eğitim olduğunu söyledi. Derneğin 1989 yılından bu yana 150 bini aşkın kız öğrencinin eğitimine destek verdiğini belirten Yılmaz, Cumhuriyet değerleri doğrultusunda kadınların eğitim yoluyla güçlenmesine katkı sağlamayı sürdürdüklerini dile getirdi. “Cumhuriyet Kadın Haklarının Teminatıdır” Yılmaz açıklamasında, Cumhuriyet’in kadınlara tanıdığı hakların Türkiye’nin toplumsal dönüşümünde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyet’in kadınlara erken dönemde seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere birçok temel hak tanıdığını hatırlatan Yılmaz, bu kazanımların bir aydınlanma devriminin parçası olduğunu ifade etti. “Cumhuriyet ile bize emanet edilen değerleri korumak ve geliştirmek en temel sorumluluğumuzdur” diyen Yılmaz, laik, demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal düzen için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. “Atamızın Yolunda Yürümeye Devam Edeceğiz” Açıklamasının sonunda Yılmaz, kadınların eşit haklara ve fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini ifade ederek şu mesajı verdi: “Dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyetimizin kazanımlarından ve Atatürk devrimlerinden aldığımız güçle kadınların hak arayışında yanlarında duruyoruz. Atamızın yolunda emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz.” tlara sahip olmasıyla mümkün olacağını ifade eden Yılmaz, "Kadın haklarını savunmak, yalnızca bireysel bir hak arayışı değil; adil, eşit ve çağdaş bir toplum inşa etmenin ortak sorumluluğudur." vurgusunu yaptı. Kadın cinayetlerinin köklerinin eşitsizlikte olduğunu söyleyen Başkan Yılmaz, "Kadın cinayetleri, bireysel olaylar değil; kökleri eşitsizlikte ve ayrımcılıkta olan ciddi bir toplumsal sorundur." dedi. Eğitim ve Cumhuriyet Vurgusu ÇYDD'nin 1989'dan bu yana 150 bini aşkın kız öğrenciye destek sunduğunu belirten Yılmaz, açıklamasını Cumhuriyet değerlerine atıfta bulunarak tamamladı: "Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve milli mücadele dönemi arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet, kadınların eşit yurttaşlık hakkını güvence altına alan köklü bir dönüşümün adıdır. Daha kuruluş yıllarında kadınlara seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere pek çok temel hakkı tanıyan Cumhuriyet, bu yönüyle bir aydınlanma ve eşitlik devrimidir. Kadınların toplumsal yaşamın öznesi olarak var olmasını esas alan bu miras, bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır." Yılmaz, laik ve demokratik toplumsal düzeni savunma kararlılığında olduklarını belirterek, "ÇYDD olarak, her kadının eşit haklara ve fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye için çalışmaya, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz." ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

CHP 38. Olağan Kurultayı'na açılan ceza davası 1 Nisan’a ertelendi Haber

CHP 38. Olağan Kurultayı'na açılan ceza davası 1 Nisan’a ertelendi

CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük iddiasıyla açılan davada, aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 sanığın yargılanmasına devam edildi; duruşma 1 Nisan’a ertelendi. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, duruşmayla ilgili sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. ANKARA (İGFA) - CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük iddiasıyla açılan davanın üçüncü duruşması Ankara’da görüldü. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmanın öğleden sonraki celsesinde, CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde CHP İl Başkanı seçilen tutuksuz sanık Özgür Çelik ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada tanıkların dinlendiğini ve avukatların sorularını yönelttiğini belirten CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, sosyal medya hesabından sürece ilişkin "Anlatalım herkes bilsin" başlığıyla kapsamlı bir açıklama paylaştı. "ANLATALIM HERKES BİLSİN" Çelik’in aktardığına göre tanıklar, kurultayda taraf olduklarını ve kaybeden listeyi desteklediklerini açıkça ifade etti. Bazı tanıklar, yerel seçimlerde aday adayı olduklarını ancak seçilemediklerini ve bazı sanıklarla kişisel husumetleri bulunduğunu dile getirdi. Ayrıca, tanıklardan birinin daha önce savcılığa verdiği ifadeyi yalanladığı ve kullanılmayan ifadelerin savcı tarafından tutanağa geçirildiğini itiraf ettiği belirtildi. https://twitter.com/ozgurcelikchp/status/2025934110674305210 Tüm tanıkların ifadelerinin genellikle “öyle konuşuluyordu” şeklinde olduğunu ve somut delil sunulmadığını vurgulayan Özgür Çelik, tanıkların delegelere menfaat temin edildiğini gözleriyle görmediklerini de dile getirdi. “Normal şartlarda dava beraatle sonuçlanacaktı” diyen Çelik, duruşma savcısının davanın İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen İBB davasıyla birleştirilmesini talep ettiğini, mahkeme hakiminin de bu talebi ileteceğini ifade etti. Çelik paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Halkımız iktidar değişikliği istiyor, tükenmiş iktidar ise gitmemek için diretiyor. Partimiz, üyelerimizin ve tabanın değişim talebinin bir sonucu olarak yönetim değişikliğine gitti ve Özgür Özel’i Genel Başkan olarak seçti. Bu değişim, yerel seçimlerde birinci parti olmamızı sağladı. Yaşanan her şey, halkın çoğunluğu ile azınlık iktidarı arasında süren mücadelenin parçası. Mahkeme salonlarında da, meydanlarda da aynı mücadeleyi veriyoruz. CHP’yi kapatmayı, halkı sindirmeyi ve sandığı sembolik hale getirmeyi isteyenlere karşı mücadele ediyoruz. Halka inatlaşanlar daima kaybeder, yine kaybedecekler. Halk kazanacak, Cumhuriyet kazanacak, güzel Türkiye’miz kazanacak.” Duruşma, tanıkların dinlenmesinin ardından 1 Nisan’a ertelendi.

TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 100. YILI: CUMHURİYET’İN EŞİTLİK DEVRİMİ Haber

TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 100. YILI: CUMHURİYET’İN EŞİTLİK DEVRİMİ

TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN 100. YILI: CUMHURİYET’İN EŞİTLİK DEVRİMİ Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilişinin 100. yılı dolayısıyla yapılan açıklamada, Cumhuriyet devrimlerinin temel taşlarından biri olan Medeni Kanun’un kadın-erkek eşitliği açısından taşıdığı tarihsel ve hukuki önem vurgulandı. Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları Genel Başkanlığı’nın 100. yıl mesajı doğrultusunda, CHP Giresun Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu bir basın açıklamasında bulundu. Başkan Ejderoğlu, Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilişinin 100. yılının yalnızca bir tarihsel dönüm noktası değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in eşit yurttaşlık idealinin hukuki teminatı olduğunu vurguladı. “MEDENİ KANUN BİR UYGARLIK SIÇRAMASIDIR” Ejderoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu, bu topraklarda kadının kaderini değiştirmiştir. Kadınlar hukuk önünde eşit yurttaş statüsüne kavuşmuş, tek taraflı boşama ve çok eşlilik tarihe karışmış, resmi nikâh zorunlu hale getirilmiştir. Bu düzenleme yalnızca hukuki bir değişiklik değil, toplumsal bir devrimdir.” Kanunun kabulünün, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün laik ve çağdaş toplum vizyonunun bir sonucu olduğunu belirten Ejderoğlu, kadın haklarının Cumhuriyet devrimlerinin temel dayanaklarından biri olduğuna dikkat çekti. 2002 REFORMLARI HATIRLATILDI Açıklamada, 2002 yılında yapılan değişikliklerle “aile reisi kocadır” hükmünün kaldırıldığı, evlilik birliğinde eşitlik ilkesinin güçlendirildiği ve edinilmiş malların paylaşımında eşitliğin esas alındığı hatırlatıldı. Kadının ev içi emeğinin hukuken tanınmasının sosyal adalet açısından kritik bir eşik olduğu vurgulandı. “Kazanılmış Haklar Tartışmaya Açılamaz” Ejderoğlu, son yıllarda nafaka hakkı, aile arabuluculuğu ve aile hukuku düzenlemeleri üzerinden yürütülen tartışmalara değinerek şunları kaydetti: “Medeni Kanun bu ülkenin toplumsal anayasasıdır. Torba yasalarla değiştirilemez, parça parça budanamaz. Kadınların ekonomik güvencesini zayıflatacak her girişim, eşitlik ilkesine açık bir müdahaledir.” Kadına yönelik şiddetin artışı, çocuk yaşta evlilikler ve kadın yoksulluğunun derinleşmesi karşısında laik hukuk düzeninin korunmasının hayati olduğu ifade edildi. CHP’DEN NET MESAJ Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Kadın Kolları adına konuşan Ejderoğlu, Genel Başkan Özgür Özel’in liderliğinde kadın haklarının ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin savunulmaya devam edileceğini belirtti. “Eşitlik varsa adalet vardır. Eşitlik varsa huzur vardır. Medeni Kanun’a dokundurtmayacağız. Kadınların eşit yurttaşlık hakkını pazarlık konusu yaptırmayacağız.” DİPNOT: TÜRK MEDENİ KANUNU’NUN KABULÜ VE HUKUKİ ÇERÇEVESİ Türk Medeni Kanunu, 17 Şubat 1926 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmiş; 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Esas olarak İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak hazırlanmıştır. Temel İlkeleri: Tek eşlilik esası Resmi nikâh zorunluluğu Kadın ve erkeğin miras ve boşanma haklarında eşitliği Laik hukuk sisteminin tesisi Aile hukukunda eşitlik prensibi 2001 yılında kabul edilen yeni Medeni Kanun ile eşitlik ilkesi güçlendirilmiş; 2002 yılında yürürlüğe giren düzenlemelerle aile içi eşitlik açık biçimde normatif güvence altına alınmıştır. Medeni Kanun, Türkiye’de laiklik, eşit yurttaşlık ve modern hukuk devleti anlayışının temel taşlarından biridir.

GÖRELE’NİN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN 108. YIL DÖNÜMÜ KUTLANDI Haber

GÖRELE’NİN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN 108. YIL DÖNÜMÜ KUTLANDI

GÖRELE’NİN DÜŞMAN İŞGALİNDEN KURTULUŞUNUN 108. YIL DÖNÜMÜ KUTLANDI Görele’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümü, düzenlenen etkinlikle coşku içinde kutlandı. Program, Görele Federasyonu organizasyonunda gerçekleştirildi ve çok sayıda davetli ile hemşehri katılım sağladı. Etkinliğe katılan Giresun Sivil Toplum Kuruluşları Federasyonu Genel Başkanı Muhterem Memiş, programda emeği geçenlere teşekkür etti. Memiş, başta Görele Federasyon Başkanı İzzet Yayla ve yönetim kurulu olmak üzere organizasyonda görev alan herkese çalışmalarında başarılar diledi. Programda yapılan konuşmalarda, Görele’nin tarihî mücadelesine ve milli direniş ruhuna vurgu yapıldı. Katılımcılar, 108 yıl önce kazanılan özgürlüğün anlam ve önemini bir kez daha hatırladı. Görele’nin Kurtuluş Tarihi ve Tarihî Arka Planı Görele, I. Dünya Savaşı’nın ardından Karadeniz bölgesinde yaşanan işgal girişimlerine karşı verilen mücadelede önemli bir direniş sergilemiştir. Bölge, özellikle Pontusçu faaliyetler ve işgal teşebbüsleri nedeniyle zorlu bir dönem geçirmiştir. Görele halkı, millî direniş ruhu doğrultusunda teşkilatlanarak işgal girişimlerine karşı koymuş ve 13 Şubat 1918 tarihinde düşman unsurlarından tamamen temizlenmiştir. Bu tarih, ilçenin kurtuluş günü olarak kabul edilmektedir. Görele’nin kurtuluşu, yalnızca askerî bir başarı değil; aynı zamanda Karadeniz’de yerel direniş hareketlerinin millî mücadele sürecine katkısının somut bir göstergesidir. Bölge halkının birlik ve dayanışma içinde verdiği mücadele, Cumhuriyet’e giden süreçte önemli bir kilometre taşı olarak değerlendirilmektedir. 108 yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte, tarihî bilinç ve milli hafızanın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi bir kez daha vurgulandı.

CENAZE HİZMETLERİNDE 7/24 KESİNTİSİZ DESTEK Haber

CENAZE HİZMETLERİNDE 7/24 KESİNTİSİZ DESTEK

GİRESUN BELEDİYESİ’NDEN ÖRNEK SOSYAL BELEDİYECİLİK: CENAZE HİZMETLERİNDE 7/24 KESİNTİSİZ DESTEK Giresun Belediyesi, vatandaşların en acılı günlerinde bürokratik yükü omuzlarından alarak yanlarında olmaya devam ediyor. ezarlıklar Müdürlüğü ekipleri, defin işlemlerinden çevre düzenlemesine kadar tüm süreci ücretsiz ve 7/24 esaslı bir çalışma temposuyla yürütüyor. GİRESUN – Giresun Belediyesi, "sosyal belediyecilik" anlayışı çerçevesinde vatandaşların en zor anlarında destek olmayı sürdürüyor. Mezarlıklar Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, cenaze süreçlerinin aileler için daha kolay atlatılabilmesi adına gece gündüz demeden mesai harcıyor. DEFİN İŞLEMLERİ ÜCRETSİZ VE TİTİZLİKLE YÜRÜTÜLÜYOR Vatandaşların acısını paylaşmak ve üzerlerindeki yükü hafifletmek amacıyla 24 saat esasına göre hizmet veren ekipler, tüm defin işlemlerini tamamen ücretsiz olarak gerçekleştiriyor. Sürecin her aşamasında ailelere refakat eden belediye personeli, bürokratik ve fiziki işlemleri titizlikle tamamlıyor. Hizmet kalitesini ve hijyeni ön planda tutan Giresun Belediyesi, cenaze sonrasında kullanılan nakil araçları ve taziye çadırlarında detaylı temizlik ve dezenfeksiyon çalışmaları yaparak, araç ve ekipmanları yeniden kullanıma hazır hale getiriyor. ŞEHİR GENELİNDEKİ TÜM MEZARLIKLARDA PERİYODİK BAKIM Hizmet ağını sadece defin işlemleriyle sınırlı tutmayan belediye, şehir genelindeki mezarlıkların bakım ve onarımına da büyük önem veriyor. Ekipler; Yeni Mezarlık ve Samanlıkkıranı Mezarlığı başta olmak üzere; Çaykara, Aydınlar, Yalı, Erikliman, Seldeğirmeni, Teyyaredüzü, Cumhuriyet, Küçükköy, Kayadibi ve Kavaklar mahalle mezarlıklarında düzenli olarak ot biçme, temizlik, onarım ve çevre düzenlemesi çalışmaları yürütüyor. Bu çalışmalarla kabristanların manevi atmosfere uygun, temiz ve düzenli kalması sağlanıyor. "EN HASSAS ANLARDA VATANDAŞIMIZIN YANINDAYIZ" Konuyla ilgili Giresun Belediyesi yetkililerinden yapılan açıklamada, vatandaşların en hassas ve üzüntülü anlarında yanlarında olmanın bir kamu görevi olduğu kadar vicdani bir sorumluluk olduğu belirtildi. Yetkililer, sosyal belediyeciliğin en önemli unsurlarından biri olarak gördükleri bu hizmetlerin, aksatılmadan ve aynı hassasiyetle sürdürüleceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.