Hava Durumu

#Çocuk Sağlığı

giresunsonhaber - Çocuk Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

El, Ayak ve Ağız Hastalığı Vakaları Artıyor Haber

El, Ayak ve Ağız Hastalığı Vakaları Artıyor

Çocuklarda son dönemde artış gösteren El, Ayak ve Ağız Hastalığı ile ilgili açıklamalarda bulunan Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Konur; hastalığın belirtileri, yayılma yolları, tedavi süreci ve korunma yolları hakkında aileleri kritik uyarılarda bulundu. Son günlerde çocuk sağlığı polikliniklerine yapılan müracaatlarda El, Ayak ve Ağız Hastalığı (EAAH) vakalarının belirgin şekilde arttığını kaydeden Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Konur, rahatsızlığın özellikle 5 yaş altı çocuklarda daha sık rastlandığını belirtti. Ebeveynlerin paniğe kapılmamaları gerektiğini hatırlatan Konur, doğru bilgi ve uygun müdahalelerle hastalığın kolayca kontrol altına alınabildiğini vurguladı. "Çocukluk döneminin sık rastlanan viral enfeksiyonlarından biri" El, Ayak ve Ağız Hastalığının genellikle Enterovirüs ailesinden, en yaygın olarak da Coxsackievirus A16'nın yol açtığı viral bir enfeksiyon olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Mustafa Konur, "Her yaş grubunda görülme ihtimali olsa da vakaların büyük bir kısmını 5 yaşın altındaki çocuklar oluşturuyor. Virüs, özellikle yaz sonu ve sonbahar dönemlerinde salgın eğilimi gösterse de yılın her zamanında görülebilmektedir" dedi. “İlk belirti ateş, ardından ağız içi yaralar ve döküntüler görülüyor” Hastalığın başlangıç evresinde hafif bir soğuk algınlığı gibi seyrettiğini belirten Konur, birkaç gün içinde hastalığa özgü belirtilerin ortaya çıktığını vurgulayarak şu detayları paylaştı: "Genellikle önce ateş, halsizlik, huzursuzluk ve iştah kaybı yaşanır. Ardından ağız içinde, dilde, diş etlerinde ve yanak içlerinde ağrılı kırmızı lezyonlar gelişir. Bu yaralar çocukların yutkunma işlemini zorlaştırdığı için beslenme ve sıvı alımını ciddi oranda olumsuz etkileyebilir." Konur, ateşin çıkmasından bir veya iki gün sonra avuç içlerinde, ayak tabanlarında, kimi zaman da kalça ve diz bölgelerinde içi sıvı dolu, kırmızı küçük kabarcıklar şeklinde döküntülerin belirdiğini belirterek, "Bu döküntüler genellikle kaşıntılı olmasa da ağrı yapabilir" ifadelerini kullandı. “Toplu alanlarda hızla yayılım gösteriyor” El, Ayak ve Ağız Hastalığının oldukça yüksek bulaşıcılık özelliğine sahip olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Mustafa Konur; kreş, anaokulu ve oyun parklarının virüsün yayılımı açısından yüksek risk taşıdığını söyledi. Konur, hastalığın; enfekte bireyin tükürük, balgam ve burun akıntısı yoluyla, kabarcıklardaki sıvıya doğrudan temasla, dışkı yoluyla (özellikle bez değişimi sonrası yetersiz el hijyeni nedeniyle) ve virüs bulaşmış oyuncak veya kapı kolu gibi ortak yüzeylere temas edilmesiyle bulaşabildiğini ifade etti. "Antibiyotik kullanımının bir faydası yok" Hastalığın viral kökenli olması sebebiyle antibiyotiklerin etkisiz kaldığını vurgulayan Uzm. Dr. Mustafa Konur, "El, Ayak ve Ağız Hastalığının spesifik bir ilacı veya aşısı bulunmamaktadır. Tedavideki temel amaç, çocuğun şikâyetlerini hafifletmek ve yaşam konforunu artırmaktır" dedi. “Sıvı alımı hayati bir öneme sahip” Ağız içindeki yaralar sebebiyle çocukların su içmekte zorlanabileceğini belirten Konur, bu durumun vücudun susuz kalması riskini doğurduğunu söyledi. "Bu nedenle bol sıvı alımı sağlanmalı; yoğurt, soğuk çorba ve püre gibi ılık ya da soğuk gıdalar tercih edilmelidir. Asitli, acı ve baharatlı yiyeceklerden ise tamamen kaçınılmalıdır" diyen Konur, hekim tavsiyesiyle uygun ateş düşürücü ve ağrı kesicilerin kullanılabileceğini, ağız içi yaralar içinse rahatlatıcı sprey veya jellerin reçete edilebildiğini kaydetti. “Tam iyileşme gerçekleşene kadar okula gönderilmemeli” Hastalık belirtileri tamamen kaybolana kadar çocukların kreş ya da okula gönderilmemesi gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Mustafa Konur, "Evde istirahat edilmesi hem çocuğun daha hızlı iyileşmesini sağlar hem de salgının önlenmesine yardımcı olur. Hastalık genellikle 7 ila 10 gün içinde kendiliğinden geçmektedir" dedi. “En etkili koruma yolu hijyendir” Hastalığa karşı en güçlü savunmanın hijyen kurallarına riayet etmek olduğunu belirten Konur, ebeveynlere şu önerilerde bulundu: "Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla sık sık yıkanmalıdır. Ortak kullanılan oyuncaklar ve yüzeyler düzenli olarak sterilize edilmeli; hasta kişilerle öpüşme, sarılma ve ortak eşya kullanımı gibi yakın temaslardan uzak durulmalıdır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN’A 10 YENİ HEKİM ATANDI Haber

GİRESUN’A 10 YENİ HEKİM ATANDI

GİRESUN’A 10 YENİ HEKİM ATANDI Giresun’un sağlık hizmetlerini güçlendirmek amacıyla farklı branşlarda görev yapacak 10 yeni hekimin ataması gerçekleştirildi. AK Parti Giresun Milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür, yaptıkları açıklamalarda atamaların Giresun’un sağlık altyapısına önemli katkı sağlayacağını belirterek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na teşekkür etti. GİRESUN’DA SAĞLIK KADROSU GÜÇLENİYOR Giresun’a farklı branşlarda görev yapmak üzere 10 yeni hekim atandı. Sağlık alanında kentin hizmet kapasitesini artırması beklenen atamalar, AK Parti Giresun Milletvekilleri Nazım Elmas ve Ali Temür tarafından kamuoyuna duyuruldu. Atamaların, Giresun’da sağlık hizmetlerinin daha etkin, hızlı ve kaliteli sunulmasına katkı sağlaması hedefleniyor. ATAMASI YAPILAN HEKİMLERİN BRANŞLARI AÇIKLANDI Giresun’a ataması yapılan hekimlerin branşları da paylaşıldı. Buna göre kente; 1 Tıbbi Onkoloji Uzmanı, 1 Romatoloji Uzmanı, 1 İç Hastalıkları Uzmanı, 1 Genel Cerrahi Uzmanı, 1 Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, 1 Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı, 1 Aile Hekimi ve 3 Pratisyen Tabip atandı. Yeni hekimlerin göreve başlamasıyla birlikte özellikle uzman hekim ihtiyacı bulunan branşlarda sağlık hizmetlerine erişimin güçlenmesi bekleniyor. ELMAS: “GİRESUN’UMUZA 10 YENİ HEKİM HAYIRLI OLSUN” AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, yaptığı açıklamada sağlık alanında Giresun için önemli bir gelişmeyi paylaşmanın memnuniyetini yaşadıklarını belirtti. Elmas, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Sağlık alanında Giresun’umuza önemli katkılar sağlayacak güzel bir gelişmeyi kıymetli hemşehrilerimizle paylaşmanın memnuniyetini yaşıyoruz. İlimizin sağlık hizmeti ihtiyacını güçlendirmek amacıyla farklı branşlarda görev yapmak üzere toplam 10 hekimimizin ataması gerçekleştirilmiştir.” “SAĞLIK HİZMETLERİ DAHA ETKİN VE KALİTELİ SUNULACAK” Nazım Elmas, yapılan atamaların Giresun’daki sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracağına inandığını vurguladı. Elmas, açıklamasının devamında şunları kaydetti: “Bu kıymetli atamaların, ilimizde sağlık hizmetlerinin daha etkin, hızlı ve kaliteli bir şekilde sunulmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Giresun’umuza gösterdikleri yakın ilgi ve destekleri dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na şahsım ve kıymetli hemşehrilerim adına şükranlarımı sunuyorum.” Elmas, yeni görevlerine başlayacak hekimlere başarı dileyerek, “Ataması yapılan hekimlerimize görevlerinde başarılar diliyor; Giresun’umuza, sağlık camiamıza ve tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. TEMÜR: “GİRESUN’UN SAĞLIK ALTYAPISI GÜÇLENECEK” AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür de yaptığı açıklamada, atamaların Giresun’un sağlık altyapısına katkı sağlayacağını belirtti. Temür, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Giresun’umuzun sağlık altyapısını güçlendirecek önemli bir gelişmeyi kıymetli hemşehrilerimizle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sağlık hizmetlerinin daha güçlü ve etkin bir şekilde sunulması amacıyla ilimize farklı branşlarda görev yapacak 10 yeni hekimin ataması gerçekleştirilmiştir.” “VATANDAŞLARIN SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMİNE KATKI SAĞLAYACAK” Ali Temür, göreve başlayacak hekimlerin Giresun’da sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracağını ifade etti. Temür, açıklamasında şunları söyledi: “Göreve başlayacak hekimlerimizin, ilimizde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracağına ve vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimine önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum.” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na teşekkür eden Temür, “Giresun’umuza gösterdikleri ilgi ve desteklerinden dolayı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na teşekkür ediyorum” dedi. Temür, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Yeni görevlerine başlayacak tüm hekimlerimize başarılar diliyor; yapılan atamaların Giresun’umuza, sağlık camiamıza ve kıymetli hemşehrilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” GİRESUN’DA UZMAN HEKİM KADROSU GENİŞLİYOR Giresun’a yapılan 10 hekim ataması, sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildi. Tıbbi onkoloji, romatoloji, iç hastalıkları, genel cerrahi, çocuk sağlığı ve hastalıkları ile anesteziyoloji ve reanimasyon gibi branşlarda yapılacak görevlendirmelerin, hastaların uzman hekim hizmetlerine erişimini artırması bekleniyor. Atamaların Giresun’a, sağlık camiasına ve vatandaşlara hayırlı olması temenni edildi.

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU Haber

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU

AZMİ YÜKSEL: GÜVENLİ GIDA İÇİN TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI ZORUNLU Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, gıda güvenliğinin yalnızca üretim ya da hijyen başlığıyla ele alınamayacağını belirterek insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte değerlendiren Tek Sağlık yaklaşımının zorunlu hale geldiğini vurguladı. Yüksel, Türkiye’de gıda kaynaklı hastalıkların gerçek yükünü ortaya koyacak düzenli, şeffaf ve bütüncül veri sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. “GÜVENSİZ GIDA KÜRESEL BİR HALK SAĞLIĞI SORUNUDUR” Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Dünya Gıda Güvenliği Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede, güvenli gıdaya erişimin doğrudan insan yaşamını, çocuk sağlığını, hayvan sağlığını ve çevresel sürdürülebilirliği ilgilendirdiğini söyledi. Yüksel, Dünya Sağlık Örgütü’nün 4 Haziran 2026 tarihli güncel verilerinin gıda güvenliği alanındaki riskin boyutunu açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Her yıl yaklaşık 866 milyon insan güvensiz gıdalar nedeniyle hastalanıyor, 1,5 milyon insan yaşamını kaybediyor. Bu tablo, gıda güvenliğinin yalnızca bireysel dikkatle ya da mutfak hijyeniyle açıklanamayacak kadar büyük bir halk sağlığı meselesi olduğunu gösteriyor” dedi. Güvensiz gıdanın toplumun tüm kesimlerini etkilediğini ancak çocukların bu riskten çok daha ağır biçimde etkilendiğini vurgulayan Yüksel, “Beş yaş altı çocuklar dünya nüfusunun yalnızca yüzde 9’unu oluşturmasına rağmen gıda kaynaklı hastalık yükünün yaklaşık üçte birini taşıyor. Bu yaş grubunun yetişkinlere göre yaklaşık üç kat daha yüksek risk altında olması, konunun aynı zamanda çocuk sağlığı ve gelecek kuşaklar açısından da ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı. “KİMYASAL KİRLETİCİLER KALICI HASARLARA YOL AÇABİLİR” Yüksel, gıda kaynaklı risklerin yalnızca mikroorganizmalarla sınırlı olmadığını belirtti. Bakteri, virüs ve parazitlerin milyonlarca ishal vakasına yol açtığını aktaran Yüksel, kimyasal kirleticilerin de halk sağlığı üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu kaydetti. Yüksel, “Kurşun, arsenik ve metilcıva gibi kimyasal kirleticiler gıda kaynaklı ölümlerde önemli paya sahiptir. Bu kirleticiler özellikle çocuklarda kalıcı nörolojik hasarlara neden olabilmektedir. Bu nedenle gıda güvenliği denildiğinde yalnızca görünen bozulma, hijyen eksikliği ya da tüketici alışkanlıkları değil; üretimden çevresel kirliliğe kadar uzanan bütün risk zinciri değerlendirilmelidir” değerlendirmesinde bulundu. Gıda kaynaklı hastalıkların ekonomik yükünün de büyüdüğünü belirten Yüksel, küresel ekonomik yükün 2021 yılında 647 milyar ABD dolarına ulaştığının tahmin edildiğini hatırlattı. “TÜRKİYE’DE GIDA KAYNAKLI HASTALIK YÜKÜ DAHA ŞEFFAF ÖLÇÜLMELİ” Türkiye açısından en önemli başlıklardan birinin veri eksikliği olduğunu ifade eden Yüksel, gıda kaynaklı hastalıkların ulusal yükünü ortaya koyacak düzenli ve şeffaf sürveyans sisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Yüksel, “Küresel veriler gıda güvenliği alanında ağır bir halk sağlığı yükünü ortaya koyarken Türkiye açısından temel bir soru hâlâ yeterince net değildir: Her yıl kaç kişi gıda kaynaklı hastalık nedeniyle hastalanmakta veya yaşamını kaybetmektedir? Bu soruya düzenli, şeffaf ve bütüncül verilerle yanıt veremediğimiz sürece politika geliştirme kapasitemiz de sınırlı kalır” dedi. Risk yönetiminin bilimsel veriye dayanması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “Riskin ölçülemediği bir alanda etkin politika geliştirmek, kaynakları doğru yönlendirmek ve önceliklendirme yapmak mümkün değildir. Ölçülemeyen risk yönetilemez. Türkiye’nin gıda güvenliği alanında daha fazla veri üreten, daha şeffaf ve Tek Sağlık temelli bir yönetişim modeline ihtiyacı vardır” ifadelerini kullandı. “GIDA GÜVENLİĞİ TARLADAN SOFRAYA BÜTÜN ZİNCİRİN KONUSUDUR” Dünya Gıda Güvenliği Günü’nün bu yılki temasının “Yükten Çözüme: Her Yerde Güvenli Gıda” olarak belirlendiğini hatırlatan Yüksel, çözümün Tek Sağlık yaklaşımında olduğunu söyledi. Yüksel, gıda güvenliğinin yalnızca son tüketim aşamasında denetlenecek bir alan olmadığını belirterek, “Gıda güvenliği tarladan sofraya uzanan zincirin her aşamasını ilgilendirir. Üretim, hayvan sağlığı, bitkisel üretim, su ve toprak kalitesi, çevresel kirlilik, taşıma, işleme, depolama, satış ve tüketim birlikte ele alınmadığında güvenli gıda sistemi kurulamaz. Parçalı yaklaşımlar yerine bütüncül bir sistem anlayışına ihtiyaç vardır” dedi. Zoonotik hastalıklar, antimikrobiyal direnç, pestisit kalıntıları, ağır metaller ve çevresel kirlilik gibi risklerin gıda zinciri üzerinden doğrudan insan sağlığını etkilediğini vurgulayan Yüksel, bu risklerin çok sektörlü iş birliğiyle yönetilebileceğini belirtti. “VETERİNER HEKİMLER GIDA GÜVENLİĞİ ZİNCİRİNİN KRİTİK BİLEŞENİDİR” Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, güvenli gıda üretiminde veteriner hekimlerin rolünün hayati önemde olduğunu belirtti. Hayvan sağlığı korunmadan güvenli gıda üretiminin mümkün olmayacağını vurgulayan Yüksel, sürü sağlığı yönetimi, biyogüvenlik uygulamaları, kesim öncesi ve sonrası kontroller ile zoonozların önlenmesinin halk sağlığı açısından temel başlıklar olduğunu ifade etti. Yüksel, “Veteriner hekimler gıda güvenliği zincirinin kritik bir bileşenidir. Sağlıklı hayvan yetiştiriciliği, sürü sağlığı yönetimi, kesim öncesi ve sonrası kontroller, zoonozların önlenmesi ve biyogüvenlik uygulamaları olmadan güvenli gıda üretimi mümkün değildir. Bu alan yalnızca hayvan sağlığı hizmeti değil, doğrudan insan sağlığını koruyan bir halk sağlığı hizmetidir” diye konuştu. Bitkisel üretimin de aynı bütüncül yaklaşım içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yüksel, “Pestisitlerin doğru kullanımı, kalıntı kontrolü, su ve toprak kalitesinin korunması güvenli gıda sisteminin ayrılmaz parçalarıdır. Riskleri üretim aşamasında önlemek, halk sağlığı açısından en etkili yaklaşımdır” dedi. “TEK SAĞLIK BİLİMSEL BİR ÇERÇEVEDEN ÖTE POLİTİKA MODELİDİR” İklim değişikliği, küresel ticaret ve antimikrobiyal direnç gibi faktörlerin gıda güvenliği risklerini daha karmaşık hale getirdiğini ifade eden Yüksel, güvenli gıda meselesinin tek bir kurumun ya da sektörün sorumluluğuna bırakılamayacağını belirtti. Yüksel, “Gıda güvenliği yalnızca tarım sektörünün ya da sağlık sektörünün konusu değildir. İklim değişikliği, küresel ticaret, çevresel kirlilik ve antimikrobiyal direnç gibi faktörler riskleri daha karmaşık hale getiriyor. Bu nedenle Tek Sağlık yaklaşımı yalnızca bilimsel bir çerçeve değil, aynı zamanda etkili bir politika modelidir” ifadelerini kullandı. Türkiye’de gıda güvenliği sisteminin bilimsel veriye, şeffaf yönetişime ve kurumlar arası iş birliğine dayanması gerektiğini vurgulayan Yüksel, “İnsan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre sağlığı birbirinden ayrı düşünülemez. Hayvan sağlığı korunmadan insan sağlığı korunamaz. Çevre korunmadan güvenli gıda üretilemez. Güvenli gıda olmadan sağlıklı bir gelecek mümkün değildir” dedi. “BİLİMSEL VERİYE DAYALI GIDA GÜVENLİĞİ SİSTEMİ ARTIK ZORUNLUDUR” Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Vet. Hekim Azmi YÜKSEL, Türkiye’nin gıda güvenliği alanında daha güçlü veri altyapısına, şeffaf yönetişime, etkin denetime ve Tek Sağlık temelli politika modeline ihtiyacı olduğunu belirtti. Yüksel, “Ülkemizde bilimsel veriye, şeffaf yönetişime ve Tek Sağlık yaklaşımına dayalı bir gıda güvenliği sistemi artık zorunluluktur. Güvenli gıda, yalnızca bugünün halk sağlığı meselesi değil; sağlıklı toplum, sürdürülebilir çevre ve güvenli gelecek meselesidir” değerlendirmesinde bulundu. Veteriner Halk Sağlığı Derneği, Dünya Gıda Güvenliği Günü dolayısıyla yaptığı çağrıda, gıda güvenliğinin üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda bütüncül biçimde ele alınması, risklerin bilimsel verilerle izlenmesi ve insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte değerlendiren Tek Sağlık yaklaşımının kamu politikalarının merkezine yerleştirilmesi gerektiğini vurguladı.

KIBRIS GAZİSİ TABİP BİNBAŞI DR. CEMİL ÖZTÜRK SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI Haber

KIBRIS GAZİSİ TABİP BİNBAŞI DR. CEMİL ÖZTÜRK SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI

KIBRIS GAZİSİ TABİP BİNBAŞI DR. CEMİL ÖZTÜRK SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI Giresun’da uzun yıllar sağlık alanında hizmet veren Kıbrıs Gazisi Tabip Binbaşı Dr. Cemil Öztürk, Hacı Miktad Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından askerlerin omuzlarında törenle uğurlandı. Hekimliği, askerî hizmeti ve Giresun sağlık camiasına verdiği emekle tanınan Öztürk, Piraziz ilçesine bağlı Nefsipiraziz köyünde toprağa verildi. GİRESUN SAĞLIK CAMİASININ ACI GÜNÜ Giresun’da sağlık alanında uzun yıllar görev yapan Kıbrıs Gazisi Tabip Binbaşı Dr. Cemil Öztürk hayatını kaybetti. Öztürk için Hacı Miktad Camii’nde cenaze merasimi düzenlendi. Ailesi, yakınları, sevenleri, sağlık camiasından isimler ve çok sayıda vatandaş, merhum Dr. Cemil Öztürk’e son görevini yerine getirdi. Cenaze merasiminde dualar edildi, Öztürk ailesine başsağlığı dilekleri iletildi. CENAZE NAMAZINA GENİŞ KATILIM Dr. Cemil Öztürk için kılınan cenaze namazına Giresun Valisi Mustafa Koç, İl Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş, Giresun Milletvekili Nazım Elmas, AK Parti İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz, Piraziz Belediye Başkanı Esat Ayyıldız, önceki dönem milletvekilleri Mustafa Çakır ve Bülent Bektaşoğlu, askerî yetkililer, CHP ve ADD yöneticileri, bazı siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı. Cenaze töreninde, Öztürk’le birlikte Prof. Dr. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’nde görev yapan doktor ve hemşireler de yer aldı. Sağlık camiası, uzun yıllar aynı kurumda görev yapan Dr. Öztürk’ü son yolculuğunda yalnız bırakmadı. Törene katılan kalabalık halk topluluğu, hem Kıbrıs Gazisi hem de hekim kimliğiyle Giresun’da iz bırakan Dr. Cemil Öztürk için dua etti. ASKERLERİN OMUZLARINDA TÖRENLE UĞURLANDI Kıbrıs Gazisi Tabip Binbaşı Dr. Cemil Öztürk’ün naaşı, Hacı Miktad Camii avlusundan askerlerin omuzlarında törenle uğurlandı. Tören sırasında duygu dolu anlar yaşandı. Öztürk’ün Türk bayrağına sarılı naaşı, askerî tören düzeni içinde cami avlusundan çıkarıldı. Dr. Cemil Öztürk, cenaze merasiminin ardından Piraziz ilçesine bağlı Nefsipiraziz köyünde toprağa verildi. HEM TABİP HEM ASKER OLARAK HİZMET VERDİ Dr. Cemil Öztürk, meslek yaşamında yalnızca hekim kimliğiyle değil, askerî görev geçmişiyle de saygı duyulan isimler arasında yer aldı. Kıbrıs Gazisi ve Tabip Binbaşı unvanı taşıyan Öztürk, Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli dönemlerden biri olan Kıbrıs Barış Harekâtı sürecinde askerî sağlık hizmetleri içinde görev aldı. Tabip Binbaşı olarak görev yapan Öztürk, askerî disiplini, hekimlik sorumluluğu ve vatan hizmetini aynı yaşam çizgisinde birleştirdi. ÇOCUK SAĞLIĞI ALANINDA HİZMET VERDİ Dr. Cemil Öztürk, Giresun’da sağlık hizmetleri içinde uzun yıllar emek verdi. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları alanındaki çalışmalarıyla bilinen Öztürk, meslek hayatı boyunca çok sayıda çocuğun tedavisinde, ailelerin sağlık sürecinde ve kentteki sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde görev aldı. Hekimlik hayatında hastalarıyla kurduğu güven ilişkisi, sağlık camiasındaki saygınlığı ve mesleğine bağlılığıyla tanınan Öztürk, Giresun’da iz bırakan hekimlerden biri oldu. GİRESUN’DA İZ BIRAKAN BİR İSİM OLDU Dr. Cemil Öztürk’ün yaşamı, sağlık hizmeti, askerî görev ve toplumsal saygınlık ekseninde şekillendi. Bir yanda çocuk sağlığı alanında yıllarca süren hekimlik hizmeti, diğer yanda Kıbrıs Gazisi ve Tabip Binbaşı kimliği, Öztürk’ü Giresun’da yalnızca bir doktor olarak değil, aynı zamanda ülkesine hizmet etmiş bir vatan evladı olarak da öne çıkardı. Giresun sağlık camiası, Öztürk’ü mesleğine bağlılığı, hizmet anlayışı ve insan odaklı yaklaşımıyla hatırlayacak. SAĞLIK CAMİASI VE SEVENLERİNDEN VEDA Dr. Cemil Öztürk’ün vefatı, ailesi, sevenleri ve Giresun sağlık camiasında derin üzüntü yarattı. Cenaze töreninde Öztürk’ün ailesine ve yakınlarına taziyeler iletildi. Meslektaşları, sağlık çalışanları, gaziler, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile vatandaşlar, Dr. Cemil Öztürk’ün hem hekimlik hizmetini hem de Kıbrıs Gazisi olarak taşıdığı onurlu geçmişi saygıyla andı. Kıbrıs Gazisi Tabip Binbaşı Dr. Cemil Öztürk’e Allah’tan rahmet; Öztürk ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve Giresun sağlık camiasına başsağlığı diliyoruz.

GİRESUN’DA 11 HASTANEYE “BEBEK DOSTU” TEŞEKKÜR BELGESİ Haber

GİRESUN’DA 11 HASTANEYE “BEBEK DOSTU” TEŞEKKÜR BELGESİ

GİRESUN’DA 11 HASTANEYE “BEBEK DOSTU” TEŞEKKÜR BELGESİ Giresun’da 11 hastane, anne ve çocuk sağlığı hizmetleri kapsamında yürütülen Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı çerçevesinde teşekkür belgesi aldı. Giresun Özel Ada Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi ise “Bebek Dostu” unvan plaketiyle ödüllendirildi. Giresun’da 11 hastane, Bebek Dostu Sağlık Kuruluşları Programı kapsamında teşekkür belgesi almaya hak kazandı. Belgeler, İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy tarafından düzenlenen törende hastanelere teslim edildi. Program, anne ve çocuk sağlığının korunması, hastalıkların azaltılması ve bebek ölümlerinin önlenmesi hedefiyle yürütülüyor. Türkiye’de 1991 yılından bu yana sürdürülen uygulama, anne sütünün teşviki ve sağlık kuruluşlarında bebek dostu hizmet standartlarının güçlendirilmesini amaçlıyor. 11 HASTANE BELGE ALDI 22-25 Eylül 2025 tarihlerinde Giresun’da yapılan değerlendirmelerin ardından Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesi, Bulancak Devlet Hastanesi, Espiye Devlet Hastanesi, Tirebolu Devlet Hastanesi, Op. Dr. Ergun Özdemir Görele Devlet Hastanesi, Dereli İlçe Devlet Hastanesi, Şebinkarahisar Devlet Hastanesi, Giresun Özel Kent Hastanesi ve Giresun Özel Ada Hastanesi teşekkür belgesi aldı. Giresun Özel Ada Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesi de “Bebek Dostu” unvan plaketi almaya hak kazanan birim oldu. TÖRENE SAĞLIK YÖNETİCİLERİ KATILDI Belge törenine Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Ünal Özek, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Bekir Bulut, Kamu Hastaneleri Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Köksal, Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Emre Şengün, İl Ambulans Servisi Başhekimi ile il genelindeki hastanelerin başhekimleri ve sağlık bakım hizmetleri müdürleri katıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.