Hava Durumu

#Çocuk

giresunsonhaber - Çocuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocuk adalet sisteminde yeni dönem Haber

Çocuk adalet sisteminde yeni dönem

TBMM Genel Kurulunda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni düzenlemeyle ağır suçlarda daha caydırıcı yaptırımların önü açılırken, çocukların suç örgütlerince kullanılmasına karşı da yeni tedbirler getirildiğini kaydetti. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un TBMM’de kabul edilerek yasalaştığını duyurdu. Kanunla, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a yeni madde ihdas ediliyor. Buna göre, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak. Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişiklikle, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu olmayacak ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacak. İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı halinde, bu kişiler hakkında suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 13 yıldan 18 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak. Diğer cezaların yarısı indirilecek ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası 9 yıldan fazla olamayacak. Söz konusu kanunun yasalaşması ardından sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Bakan Gürlek, yeni düzenlemeyle ağır suçlarda daha caydırıcı yaptırımların uygulanmasının önünün açıldığını söyledi. Çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasına karşı mücadelenin güçlendirildiğini kaydeden Bakan Gürlek, ayrıca 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal inceleme yapılması zorunlu hale getirildiğini, düzenlemeyle birlikte hukuk sisteminde kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine “adli süreçteki çocuk” kavramının getirilmesi de öngörüldüğünü kaydetti. Bakan Gürlek, çocukların suç örgütleri, sokak çeteleri, uyuşturucu, şiddet ve dijital dünyanın tehlikelerinden korunacağını belirterek, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden ağır suçlar karşısında da adaletin gereğinin yerine getirileceğini vurguladı. Adalet Bakanı Gürlek, düzenlemenin hazırlanması ve yasalaşmasında emeği geçen TBMM, Cumhur İttifakı milletvekilleri, Adalet Komisyonu ve katkı sunan kurumlara teşekkür ederek kanunun çocuklar ve Türkiye için hayırlı olmasını diledi. Çocuk adalet sistemimizi daha güçlü, daha caydırıcı ve çocuğun üstün yararını esas alan bir yapıya kavuşturan Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Gazi Meclisimizde kabul edilerek yasalaştı. Yeni düzenlemeyle; ağır suçlarda daha caydırıcı… https://t.co/pz1ZSmte8G — Akın Gürlek (@abakingurlek) August 8, 2026 TBMM Genel Kurulu'nda daha sonra şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.

İstanbul’daki zehirlenme vakasında 3 kişi hayatını kaybetti! Soruşturma sürüyor Haber

İstanbul’daki zehirlenme vakasında 3 kişi hayatını kaybetti! Soruşturma sürüyor

İstanbul'da bir otelde kalan dört kişilik bir aile, zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı. Olay sonucunda anne ve iki çocuk yaşamını yitirirken, baba yoğun bakımda tedavi ediliyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, soruşturmanın çok yönlü bir şekilde devam ettiğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - İstanbul'da bir otelde konaklayan dört kişilik ailenin hastaneye kaldırılmasının ardından anne ve iki çocuğun hayatını kaybetmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı geniş çapta bir soruşturma başlattı. Babanın hastanede tedavisi sürüyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, olayla ilgili soruşturmanın titizlikle sürdüğünü ifade ederek, ailenin yemek yediği mekanlardan alınan numunelerin incelendiğini ve bu yerlerde çalışan dört kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Olay yerinden elde edilen bulguların Adli Tıp Kurumu'na gönderildiğini belirten Bakan Tunç, "Anne ve iki çocuğun kesin ölüm nedeni Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenmeye çalışılıyor" diye ekledi. Bir otelde kalan dört kişilik bir ailenin zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldığı olayda, anne ve iki çocuk yaşamını yitirirken baba yoğun bakım altında tedavi ediliyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü ifade etti. Bakan Tunç, yaşamını yitiren anne ve iki çocuk için Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilerken, tedavi gören babaya acil şifalar dileyerek, soruşturmanın tüm boyutlarıyla sürdüğünü kaydetti.

Okullarda Akran Zorbalığı Alarmı Haber

Okullarda Akran Zorbalığı Alarmı

Aynı yaş grubundaki çocuklar veya ergenler arasında, okulda, sokakta, kurslarda ya da çevrim içi ortamda, kasıtlı, sürekli ve güç dengesizliğine dayalı davranışlar olan akran zorbalığı hakkında konuşan Nev Sağlık Grubu Klinik Psikoloji Bölümü’nden Psk. Helin Ezgi Deniz, ebeveynlere uyarılarda bulundu. Psk. Helin Ezgi Deniz, akran zorbalığının sadece çocuklar arasındaki bir anlaşmazlık değil, yetişkinlerin tutumlarıyla şekillenen bir ortam sorunu olduğunu belirtti. Deniz, “Yetişkinler aynı dili konuştuğunda çocuklar hızlıca toparlanır” şeklinde konuştu. “Akran zorbalığının üç boyutu var” Deniz, “Aynı yaş grubundaki çocuklar veya ergenler arasında okulda, sokakta, kursta ya da çevrim içi alanlarda anlamlı ve devamlı şekilde yapılan güç dengesizliği içeren davranışlar” olarak akran zorbalığını tanımladı ve “Burada amaç, devamlılık ve güç farkı önemlidir. Bu sebeple iki arkadaş arasında yaşanan bir tartışma veya tek seferlik sert söz akran zorbalığı değildir” dedi. Deniz, akran zorbalığının alay edilme, dışlanma, tehdit, eşya kapma veya çevrim içi itibarın zedelenmesi gibi kalıcı örüntülerle ilerlediğini ekledi. “Zorbalık gerçek hayattan digital alana taşındı” Günümüzde zorbalığın çeşitli şekillerde ortaya çıktığını dile getiren Deniz, "Fiziksel zorbalık en belirgin olanıdır; itme, tekmeleme, çelme takma, zorla eşya alma gibi. Sözel zorbalık ise daha gizlidir; isim takma, küçük düşürme, küfür gibi” dedi. Sosyal/ilişkisel zorbalığın ise çocuğun sistemli şekilde dışlanması üzerine kurulduğunu belirten Deniz, “Cinsiyetçilik, görünüş, etnik köken veya engellilik gibi özelliklere yönelen önyargı temelli zorbalık da vardır; bu, hem bireye hem de gruba yöneliktir” diye belirtti. Siber zorbalığın ayrı bir konu başlığı oluşturduğunu vurgulayan Deniz, “WhatsApp gruplarında taşlama, TikTok’ta montaj videolar, hikaye üzerinden ima, izinsiz fotoğraf paylaşımı… Dijital zorbalığın en tehlikeli yanı sürekli olması ve kalıcı izler bırakmasıdır” şeklinde konuştu. “Belirtileri tekil değil, bütün olarak değerlendirin” Deniz, ailelere “Çocuğun rutinindeki aniden değişikliklere dikkat edin” diye seslenerek şu örnekleri verdi: “Okula gitmek istememe, sabah mide veya baş ağrısıyla uyanma, notlarda düşüş, eşyaların sık sık kaybolması, arkadaş çevresinin hızla değişmesi, uyku düzeninin bozulması ve sinirlilik… Bunlar alarm işareti olabilir. Siber zorbalıkta telefon çaldığında tedirginlik ve sosyal medya hesaplarını silip tekrar açma gibi durumlar sık yaşanır.” Bazı çocukların yaşadıklarını gizlediğini dile getiren Deniz, “Bu nedenle belirtileri tek tek değil bir bütün olarak ele almak gerekmektedir.” “Bu kötü çocuk meselesi değil, ortam meselesidir” Zorbalığın nedenlerine değinen Deniz, “Sadece bir çocuk suçlamak yanıltıcı olur. Zorbalık bir birey değil, ortam meselesidir” ifadelerini kullandı. Psk. Helin Ezgi Deniz, kontrol eksikliği olan alanların, yetişkin tutarsızlıklarının, ‘gülüp geçme’ kültürünün ve popülerlik unsurlarının zorbalığı beslediğini belirtti ve "Zorbalığı yapan çocuk her zaman özgüvensiz değil; az ama empati yeteneği sınırlı gençler olabilir" dedi. Hedef alınan çocukların genellikle zayıf oldukları için değil, farklı, yeni, içine kapanık veya yalnız oldukları için seçildiğine dikkat çeken Deniz, “Sınıfın yüzde 70-80’i tanık olur ancak çoğu sessiz kalır. Tanıkların ses çıkarması zorbalığın hızla etkisini yitirmesine yol açar” dedi. “Önlemler için kilit noktada: okul, aile ve çocuk uyumlu çalışmalı” Önleme stratejilerinde kesin bir formül olmadığını belirten Psk. Helin Ezgi Deniz, “Ancak etkili bir çerçeve bellidir: Okul, aile ve çocuk uyum içinde olmalıdır” dedi. Deniz, "Zorbalığa toleranssızlık ilkesi, şeffaf süreçler, riskli bölgelerde yetişkinlerin görünürlüğü, öğretmenlerin zorbalığı tanıyabilmesi için eğitimi, empatiyi geliştiren sınıf etkinlikleri ve sosyal-duygusal beceri programları şarttır” dedi. Deniz, siber zorbalık için de “Gizlilik ayarlarını bilmek, ekran süresini düzenlemek ve okulun belirli bir siber zorbalık prosedürüne sahip olması gereklidir” dedi. “Müdahalede öncelik güvenliktir” Deniz, zorbalık durumunda ilk adımın güvenliği sağlamak olduğunu belirterek, “Olayı durdurun, tarafları ayırın ve ‘burada kimseye zarar verilmesine müsaade etmeyiz’ mesajını verin” dedi. Çocuğun duygularını ifade etmesine imkan tanınması gerektiğini söyleyen Deniz, “Duygularını ifade edebilen çocuk davranışlarını değiştirmeye başlar” dedi. Zorbaya yaklaşımda “utanç yerine sorumluluk benimsetmek” gerektiğini ifade eden Deniz, “Yaptırımlar caydırmak değil, dönüştürmek için olmalıdır” dedi. “Ebeveynlere iki ayrı yol haritası” Psk. Helin Ezgi Deniz, ebeveynler için iki senaryoyu anlatarak şunları söyledi: Çocuk hedef alındığında, “Dinleyin, suçlamayın, ‘abartıyorsun’ demeyin, kanıtları saklayın, plan yapın ve okul ile iş birliği yapın. Çocuğa kısa ve uygulanabilir hazır cümleler öğretin. Siber zorbalıkta telefonu tamamen elinden almak izole eder; onun yerine kısıtlama ve raporlama yollarını öğretin. Çocuk zorbalık yaptığında, “Önce bilgi toplayın, davranışı açıkça tanımlayın, sınır koyun. Davranışın nedenine odaklanın; güç isteği mi, ait olma isteği mi, öfke mi? Utandırmak değil, tamir ve sorumluluk hedeflenmelidir.” “Tanıklar sessiz kalmamalı” Deniz, tanıklığın önemini vurgulayarak, “Güvenli üç müdahale vardır: Hedefteki kişiyi yalnız bırakmamak, bir yetişkinden destek istemek ve durumu güvenli biçimde bildirmek” dedi. Deniz, siber zorbalık için şu öneriyi paylaştı: “Kayıt al, erişimi kısıtla, bildir ve güvende kal.” “Etkileri uzun vadeli olabilir ancak bu değiştirilebilir bir durumdur” Akran zorbalığının etkilerinin uzun yıllara yayılabileceğini aktaran Deniz, “Ancak bu bir kader değildir. Bir çocuğun hayatında yalnızca bir güvenilir yetişkinin varlığı bile güçlü bir koruyucudur. Okul–aile iş birliği, net kurallar, güvenli raporlama mekanizmaları ve gerekirse psikoterapi yardımı iyileşmeyi mümkün kılar” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.