Hava Durumu

#Çks

giresunsonhaber - Çks haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çks haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FINDIKTA İLAVE RANDEVU HAKKI VE 4 MİLYAR TL’LİK ÖDEME Haber

FINDIKTA İLAVE RANDEVU HAKKI VE 4 MİLYAR TL’LİK ÖDEME

TMO’DAN FINDIK ÜRETİCİLERİNE İKİ ÖNEMLİ DUYURU: İLAVE RANDEVU HAKKI VE 4 MİLYAR TL’LİK ÖDEME Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), fındık üreticilerini ilgilendiren iki yeni duyuru yaptı. Olumsuz hava koşulları nedeniyle ürününü kurutmakta güçlük çeken ve mevcut randevu haklarını tüketen üreticilere bir adet ilave randevu hakkı tanındı. Ayrıca 17-23 Eylül 2026 tarihleri arasında teslim edilen fındıkların karşılığı olan 4 milyar 31 milyon TL'nin üreticilerin banka hesaplarına aktarıldığı açıklandı. TMO, 2026/2027 fındık alım sezonunda hem ürün teslimatlarını kolaylaştıracak bir düzenlemeyi hem de üretici ödemelerine ilişkin yeni rakamları kamuoyuyla paylaştı. FINDIĞINI KURUTAMAYAN ÜRETİCİYE EK RANDEVU Olumsuz hava koşulları nedeniyle fındığını zamanında kurutamayan ve yalnızca kurutabildiği miktarı TMO'ya teslim ederek mevcut randevu hakkını tüketen üreticilere yeni bir imkân sağlandı. TMO'nun açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Olumsuz hava koşulları nedeniyle ürünlerini kurutmakta güçlük yaşayan ve kurutabildikleri sınırlı miktardaki ürünü Kurumumuza teslim ederek mevcut randevu haklarını tüketen üreticilerimize, ÇKS limitlerine göre TMO'ya teslim edebilecekleri bakiye ürün miktarı için 1 (bir) adet ilave randevu alma hakkı tanınmıştır.” Düzenleme, Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) kapsamında teslim edilebilir fındığı kalan üreticileri kapsıyor. Yeni randevu hakkı, kayıtlı teslimat limitini artırmıyor; yalnızca kalan ürünün teslim edilebilmesine olanak sağlıyor. Üreticiler randevu işlemlerini TMO'nun randevu sistemi üzerinden takip edebilecek. Ürün kabulünde mevcut kalite ve rutubet koşulları uygulanmaya devam edecek. FINDIK ÜRETİCİLERİNE 4 MİLYAR 31 MİLYON TL ÖDENDİ TMO'nun ikinci duyurusuna göre, 17-23 Eylül 2026 tarihleri arasında kuruma teslim edilen fındıklar için 4 milyar 31 milyon TL ödeme gerçekleştirildi. Kurum, fındıkla birlikte diğer tarımsal ürünlerin bedellerini de üreticilerin banka hesaplarına aktardığını bildirdi. Ürün Ödeme tutarı Fındık 4 milyar 31 milyon TL Kuru üzüm 828 milyon TL Hububat 38 milyon TL Haşhaş kapsülü ve tohumu 17 milyon TL Yeşil mercimek 15 milyon TL Toplam 4 milyar 929 milyon TL Fındık, kuru üzüm, hububat ve yeşil mercimek ödemeleri 17-23 Eylül; haşhaş kapsülü ve tohumu ödemeleri ise 23-29 Eylül tarihleri arasında teslim edilen ürünleri kapsıyor. Toplam ödemenin yaklaşık yüzde 81,8'ini fındık bedelleri oluşturdu. GİRESUN'A DÜŞEN PAY AÇIKLANMADI TMO tarafından açıklanan 4 milyar 31 milyon TL'lik fındık ödemesi Türkiye genelindeki üreticileri kapsıyor. Bu tutarın ne kadarının Giresunlu üreticilere ödendiğine ilişkin il bazında bir dağılım paylaşılmadı. Ödemesi gerçekleştirilen üreticilerin SMS yoluyla bilgilendirildiğini açıklayan TMO, ürün bedeli ödemelerinin periyodik olarak devam edeceğini bildirdi. Böylece TMO, bir yandan fındığını zamanında kurutamadığı için teslimatını tamamlayamayan üreticilere ek randevu hakkı tanırken diğer yandan eylül ayında teslim alınan fındıkların bedellerini üreticilerin hesaplarına aktarmış oldu.

GİRESUN’DA ÜRETİCİLERE B-REÇETE UYARISI: ZİRAİ İLAÇTA KAYIT VE SMS DÖNEMİ Haber

GİRESUN’DA ÜRETİCİLERE B-REÇETE UYARISI: ZİRAİ İLAÇTA KAYIT VE SMS DÖNEMİ

GİRESUN’DA ÜRETİCİLERE B-REÇETE UYARISI: ZİRAİ İLAÇTA KAYIT VE SMS DÖNEMİ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, zirai ilaç kullanımında B-Reçete sistemiyle ilgili üreticileri uyardı. ÇKS ve bağlantılı kayıtların güncel tutulması, reçeteye tabi ürünlerde e-reçete alınması, zirai ilaç satın alırken kimlik ve SMS doğrulaması yapılması, ilaçlama ile hasat bilgilerinin sisteme zamanında girilmesi gerekiyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, “Doğru Kayıt, Doğru Uygulama, İzlenebilir Üretim” mesajıyla B-Reçete sistemine ilişkin üreticilerin dikkat etmesi gereken kuralları paylaştı. Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan bilgilendirme görsellerinde süreç, üreticinin kayıtlarını güncellemesinden zirai ilaç satın almasına, uygulama ve hasat bilgilerinin sisteme işlenmesine kadar beş başlık altında anlatıldı. “ÇKS, KOBÜKS VE DİĞER KAYITLARINIZI GÜNCELLEYİN” B-Reçete kapsamında zirai ilaç temininin kayıtlı araziler üzerinden gerçekleştirildiği belirtildi. Bu nedenle üretim alanı, ada-parsel ve ürün bilgilerinin doğru olması gerekiyor. Sistemde kayıtlı cep telefonu bilgilerinin de güncel tutulması istenirken, ilk kez başvuracak veya kayıtlarında değişiklik bulunan üreticilerin yetkili birimlere müracaat etmesi gerektiği bildirildi. ZİRAİ İLAÇ ALIRKEN E-REÇETE VE SMS DOĞRULAMASI Reçeteye tabi bitki koruma ürünlerinin satın alınmasında önce yetkili kişiden e-reçete alınması gerekiyor. Satış işlemlerinde T.C. kimlik numarası ile SMS doğrulaması kullanılacağı belirtildi. Üreticinin satın alabileceği zirai ilaç miktarı da sınırsız olmayacak. Görsellerde verilen bilgiye göre alınabilecek miktar; üretim alanı, yetiştirilen ürün, uygulanacak doz ve uygulama sayısı dikkate alınarak belirlenecek. İLAÇLAMA KAYDI SİSTEME GİRİLECEK B-Reçete sistemi yalnızca zirai ilacın satın alınması aşamasıyla sınırlı değil. Sistem üzerinden alınan ilaçların uygulama kayıtlarının da sisteme girilmesi gerekiyor. Ürünlerin hasat ve satış bilgilerinin sisteme kaydedilmesi gerektiği belirtilirken, Bakanlığın bilgilendirmesinde uygulama kaydının yapılmaması halinde idari yaptırım uygulanacağı da açıkça ifade edildi. İLACI KİMİN, NE ZAMAN VE NE KADAR UYGULADIĞI KAYIT ALTINDA İlaçlama kayıtlarının zamanında sisteme girilmesi gerekiyor. Uygulama kaydında uygulama tarihi, ürün, kullanılan doz ve uygulayıcı bilgileri kayıt altına alınacak. Bunun yanında hasat tarihi ve hasat miktarı da sisteme işlenecek. Böylece zirai ilacın temininden kullanımına ve ürünün hasadına kadar olan sürecin kayıt üzerinden izlenmesi amaçlanıyor. “DOĞRU DOZ, DOĞRU ZAMAN” Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün paylaşımında zirai ilacın sahadaki kullanımına ilişkin kurallar da hatırlatıldı. İlaçlamanın yetkili veya uygun kişiler tarafından yapılması, ruhsatlı ürün kullanılması ve doğru doz ile doğru uygulama zamanına uyulması istendi. Üreticilerin ilaçlama sırasında kişisel koruyucu donanım kullanması gerektiği belirtilirken, son ilaçlama ile hasat arasındaki bekleme süresine uyulması gerektiğinin de altı çizildi. İl Müdürlüğü üreticilere, “ÇKS ve ilintili sistem kayıtlarınızı güncel tutun. Zirai ilaç alırken e-reçete ve SMS doğrulamasını kullanın. İlaçlama ve hasat kayıtlarınızı zamanında sisteme girin. Doğru doz, doğru zaman ve koruyucu donanım kuralına uyun” çağrısında bulundu. TARİH: 3 Ekim 2026 KAYNAK: Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü B-Reçete bilgilendirme görselleri ve İl Müdürlüğünün resmî sosyal medya açıklaması.

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR Haber

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR

TMO FINDIKTA KAPILARI DAHA FAZLA AÇTI: KOTA YÜZDE 30 ARTIYOR, GÜNLÜK ALIM 4 BİN TONU AŞTI Toprak Mahsulleri Ofisi, serbest piyasada fındık fiyatlarının TMO seviyelerinin belirgin biçimde altında kalmasının tartışıldığı bir dönemde alım sistemini üretici lehine genişletti. İlçe verim ortalamaları yüzde 30 artırılacak, düşük kotası bulunan üretici en az 100 kilogram/dekar üzerinden ürün teslim edebilecek. TMO’nun günlük fiili alımı 4 bin tonu aşarken, yaklaşık 100 bin üretici 205 bin ton fındık için randevu oluşturdu. Alım kapasitesindeki bu genişlemenin üreticinin alternatif satış kanalını güçlendirmesi nedeniyle serbest piyasadaki fiyat oluşumu üzerinde de etkili olup olmayacağı yakından izlenecek. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 17 Eylül 2026 tarihli açıklamasıyla fındık alımlarında uygulanan sistemde önemli düzenlemelere gitti. Kurum, düzenlemelerin fındık piyasasında istikrarın sağlanması ile üreticilerin pazarlama, depolama ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapıldığını bildirdi. TMO'nun açıkladığı rakamlar, kamu alımının ulaştığı ölçeği de ortaya koydu. 24 Ağustos'ta 17 noktada başlayan fındık alımları 55 noktaya ve 75 ekibe çıktı. İş yerlerinde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu verilirken, günlük fiili alım miktarı 4 bin tonun üzerine ulaştı. Bugüne kadar yaklaşık 100 bin üretici 205 bin ton fındık için randevu oluşturdu. ÜRETİCİNİN EN ÇOK TARTIŞTIĞI KOTA YÜZDE 30 ARTIRILIYOR Yeni düzenlemenin üretici açısından en önemli bölümlerinden biri kamuoyunda "kota" olarak bilinen ilçe verim ortalamaları oldu. TMO'nun açıklamasına göre; İl/İlçe Tarım ve Orman Müdürlükleri koordinasyonunda Ziraat Odaları, Ticaret Borsaları, İhracatçı Birlikleri, üniversiteler, Fiskobirlik ve diğer ilgili kurumların katıldığı komisyonların çotanak sayımlarına göre belirlediği ilçe verim ortalamaları daha önce yüzde 20 artırılmıştı. TMO şimdi yüksek verim alan üreticilerden gelen talepleri dikkate alarak artış oranını yüzde 30'a çıkaracağını açıkladı. KOTASI DÜŞÜK KALANA 100 KİLOGRAM/DEKAR GÜVENCESİ Düzenleme yalnızca yüzde 30'luk artışla sınırlı değil. Yapılan artışın ardından kotası hâlâ 100 kilogram/dekarın altında kalan ilçelerdeki üreticilerin TMO'ya teslim edebileceği miktar 100 kilogram/dekara tamamlanacak. ÇKS'ye ilçe verim ortalamasının 160 kilogram/dekar üzerinde girildiği üreticilerde ise TMO, sisteme girilen miktar kadar ürün almaya devam edecek. Böylece yüksek verim elde ettiği halde ilçe ortalaması nedeniyle ürününün tamamını TMO'ya yönlendirmekte zorlanan üreticiler açısından alım imkânı genişletilmiş olacak. TMO 255 TL, SERBEST PİYASADA MAKAS AÇIK Düzenlemenin zamanlaması fındık piyasası açısından ayrıca önem taşıyor. TMO, 2026 ürünü için 50 randıman esasına göre Giresun kalite fındığı 255 TL/kg, Levant kaliteyi 250 TL/kg üzerinden alıyor. Buna karşılık 17 Eylül tarihli piyasa haberlerinde Giresun'da kalite ve alıcıya göre farklı rakamlar görülüyor; bazı kaynaklarda Levant kalite için 175-185 TL bandı, bazı piyasa derlemelerinde ise Giresun kalite için yaklaşık 195-205 TL bandı bildiriliyor. Dolayısıyla "185 TL" bütün Giresun fındığı için tek ve resmî piyasa fiyatı olarak değil, belirli kalite ve alıcılarda görülen bir seviye olarak değerlendirilmelidir. Bu rakamlarla TMO'nun alım fiyatı ile bazı serbest piyasa fiyatları arasında kilogram başına 50-70 TL'ye ulaşabilen farklar oluşabiliyor. KOTA GENİŞLEDİKÇE ÜRETİCİNİN PAZARLIK GÜCÜ ARTABİLİR Yeni düzenlemenin piyasa açısından asıl önemi burada ortaya çıkıyor. Kotasının yetersiz olması veya teslimat imkânının sınırlı kalması nedeniyle ürününü serbest piyasaya yönlendirmek durumunda kalan üreticinin TMO'ya satabileceği miktarın yükselmesi, üreticinin satış alternatifini genişletebilir. TMO'nun günlük 4 bin tonun üzerinde fiili alım yapması ve 205 bin tonluk randevu talebine ulaşması da kamu alımının piyasadaki ağırlığının arttığını gösteriyor. Bunun 185 TL civarındaki özel sektör alımlarını kesin olarak yukarı çekeceğini söylemek için ise henüz erken. Ancak üreticinin TMO'ya daha fazla ürün teslim edebilmesi, düşük fiyat veren alıcılara satış zorunluluğunu azaltabileceğinden serbest piyasadaki fiyat oluşumu üzerinde yukarı yönlü baskı yaratabilecek bir unsur olarak değerlendirilebilir. Fiyatın bundan sonraki yönünü TMO'ya gerçekleşen fiili teslimatın yanı sıra ihracat talebi, piyasaya gelen ürün miktarı, kalite ve randıman belirleyecek. RANDEVU SORUNU: TMO “AYNI GÜN TESLİM” DİYOR TMO, randevu konusunda da kapasitenin artırıldığını bildirdi. Kurumun açıklamasına göre birçok alım noktasında üreticiler talep ettikleri güne kolaylıkla randevu alabiliyor ve ürünlerini aynı gün içerisinde teslim edebiliyor. 55 alım noktası ve 75 ekiple sürdürülen sistemde günlük 5 bin tonun üzerinde randevu kapasitesine ulaşılması, kota artışıyla birlikte daha fazla ürünün TMO kanalına yönelmesine imkân sağlayabilecek. ÜRETİCİ GİDEMEZSE YAKINI FINDIĞI TESLİM EDEBİLECEK TMO, hasattan sonra memleketinden ayrılmak zorunda kalan üreticiler için de yeni kolaylık sağladı. Ürünün esas olarak üreticinin kendisi tarafından teslim edilmesi kuralı devam ederken, üretici artık birinci veya ikinci derece yakınına vekâlet vererek fındığını TMO'ya teslim ettirebilecek. Bu düzenleme özellikle hasat sonrasında başka şehirlerdeki işine veya ikametine dönmek zorunda kalan üreticilerin TMO alım fiyatından yararlanabilmesi açısından önem taşıyor. KOKARCA NEDENİYLE ÇÜRÜK ORANI GÜNDEMDE TMO açıklamasında kahverengi kokarcanın fındık üzerindeki etkisine de ayrı bölüm ayırdı. Çürük iç fındık için kabul edilen oran 2022 yılında yüzde 3'ten yüzde 5'e, 2024 yılında ise azami yüzde 7'ye yükseltilmişti. Kurum, kahverengi kokarca popülasyonundaki artış karşısında bahçe bakımını düzenli gerçekleştiren üreticilerin mağduriyetinin azaltılmasının amaçlandığını belirtirken, sınırın daha fazla yükseltilmesinin uzun süreli depolamada sağlam ürünleri de etkileyerek stoklarda kalite ve değer kaybına neden olabileceğine dikkat çekti.

TMO’DAN FINDIK ÜRETİCİSİNE YENİ NEFES: LİSANSLI DEPO Haber

TMO’DAN FINDIK ÜRETİCİSİNE YENİ NEFES: LİSANSLI DEPO

TMO’DAN FINDIK ÜRETİCİSİNE YENİ NEFES: LİSANSLI DEPO İLE “HEMEN SATMA” ZORUNLULUĞU AZALIYOR Giresun’da 2026 fındık hasadı sona yaklaşırken üreticinin en kritik sorusu artık “ürünü kime, ne zaman ve hangi şartlarla satacağım?” oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2026 alım sistemi, doğrudan alımın yanında lisanslı depoculuk ve Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) mekanizmasını da öne çıkarıyor. Sistem, üreticiye fındığını lisanslı depoya teslim edip kalitesini tescil ettirme, ürününü ELÜS’e dönüştürme ve isterse TMO’ya satma imkânı sunuyor. Böylece üretici için hasat sonrası tek seçenek ürünü hemen piyasaya indirmek olmaktan çıkıyor. Giresun’da fındık üreticisi hasadın sonuna gelirken artık bahçeden çok pazarı konuşuyor. Ürün miktarı, randıman, kalite, serbest piyasa fiyatı ve nakit ihtiyacı üreticinin kararını doğrudan etkilerken, TMO’nun lisanslı depo üzerinden geliştirdiği satış modeli bu sezon daha fazla önem kazanıyor. TMO’nun yayımladığı 2026 alım esaslarına göre üretici, ÇKS’de kayıtlı üretim miktarı çerçevesinde ürününü doğrudan TMO’ya satabileceği gibi, anlaşmalı lisanslı depoya teslim ederek ELÜS sistemi üzerinden de değerlendirebiliyor. TMO, alımlarını ÇKS’ye kayıtlı üreticiler ile üreticilerin ortağı olduğu kooperatif ve birliklerden gerçekleştiriyor. LİSANSLI DEPO NEDEN ÖNEMLİ? Lisanslı depo sisteminin en önemli tarafı, üreticinin fındığını depoya teslim ettiği anda mutlaka satış yapmak zorunda olmaması. Ürün lisanslı depoda yetkili sınıflandırıcı tarafından analiz ediliyor, tartılıyor ve kalite sınıfı belirleniyor. Ardından ürün elektronik olarak kayıt altına alınıyor. Üretici isterse ürününü ELÜS olarak depoda tutabiliyor, isterse TMO’ya satış işlemini başlatabiliyor. Bu yönüyle sistem, üreticiye yalnızca fiziksel depolama değil, aynı zamanda zamanlama seçeneği sağlıyor. Özellikle hasat sonrası piyasaya aynı anda yoğun ürün girişinin yaşandığı dönemlerde, lisanslı depo üreticinin “ürünü hemen satmak zorundayım” baskısını azaltabilecek bir araç olarak öne çıkıyor. TMO’YA LİSANSLI DEPO ÜZERİNDEN SATIŞ NASIL YAPILIYOR? Üretici önce TMO Ürün Alım Randevu Sistemi üzerinden randevu alıyor. Randevu alınan tarihte fındık, TMO ile anlaşmalı lisanslı depoya getiriliyor. Burada ürün, Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş sınıflandırıcı tarafından analiz edilerek kalite ve miktarı belirleniyor. Ardından üreticiye, ürünü TMO’ya satmak mı yoksa ELÜS olarak lisanslı depoda tutmak mı istediği soruluyor. Üretici TMO’ya satış kararı verirse, ÇKS kapsamında satabileceği miktar için satış işlemi başlatılıyor. Üreticinin cep telefonuna gelen onay kodunun lisanslı depo yetkilisine iletilmesinin ardından ELÜS satış emri TMO’ya gönderiliyor. TMO’nun kontrolünün ardından emir Türkiye Ürün İhtisas Borsası’na, ardından Takasbank’a aktarılıyor. Takas tamamlandığında ürün bedeli üreticinin hesabına, ürün ise TMO hesabına geçiyor. ELÜS SİSTEMİ ÜRETİCİYE NE SAĞLIYOR? ELÜS, fiziksel olarak lisanslı depoda bulunan ürünün elektronik ortamda temsil edilmesini sağlıyor. Bu sistem sayesinde üretici, fındığını lisanslı depoya koyduktan sonra ürününü fiziksel olarak tekrar taşıyıp yeniden satmak zorunda kalmadan elektronik sistem üzerinden işlem yapabiliyor. Bu yapı; ürünün kalite sınıfının kayıt altına alınması, ticaretin standartlaşması ve ürünün elektronik ortamda devredilebilmesi açısından önemli. Ancak sisteme girecek üreticinin bazı ön hazırlıkları tamamlaması gerekiyor. TMO’nun bilgilendirmesine göre üreticilerin ELÜS işlem emrine izin veren yatırım hesabı açmaları ve Türkiye Ürün İhtisas Borsası üyeliğini tamamlamaları gerekiyor. GİRESUN KALİTE FINDIKTA TMO FİYATI 255 TL TMO’nun 2026/2027 döneminde yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre açıkladığı alım fiyatları şöyle: Giresun kalite: 255 TL/kg Levant kalite: 250 TL/kg Sivri ve diğer kalite: 245 TL/kg Bununla birlikte yüksek randımanlı ürüne ilave fiyat uygulanıyor. Yüzde 50 randımanın üzerindeki her +1 randıman için Giresun kalite fındığa 5,10 TL/kg, Levant kaliteye 5 TL/kg, Sivri kaliteye ise 4,90 TL/kg ek ödeme yapılıyor. Bu uygulama Giresun kalite fındık açısından önemli. Örneğin diğer şartların sağlanması halinde 52 randıman Giresun kalite fındık için ilave 10,20 TL/kg randıman primi söz konusu olabiliyor. Bu da üreticinin ürün kalitesini korumasının doğrudan parasal karşılığı bulunduğunu gösteriyor. TMO’YA HER FINDIK GİREMİYOR: KALİTE ŞARTLARI NET TMO, ürünün uzun süre depolanabilmesi ve standart kalitenin korunması amacıyla alım kriterlerini ayrıntılı biçimde belirlemiş durumda. Buna göre: İç fındık rutubeti yüzde 6,5’i geçmeyecek. Sağlam iç oranı en az yüzde 40 olacak. Buruşuk iç oranı yüzde 10’u aşmayacak. Çürük ve bozuk iç oranı yüzde 7’yi geçmeyecek. Zuruflu tane oranı yüzde 3’ü aşmayacak. Yabancı madde yüzde 0,5’in altında olacak. Çatlak, kırık ve kabuğundan çıkmış iç fındık toplamı yüzde 10’u geçmeyecek. Fındık zararlısı tahribatı yüzde 3’ün üzerinde olmayacak. Eski yıl mahsulü veya eski-yeni mahsul karışımı ürün alınmayacak. TMO ayrıca ürünün kendine özgü doğal renk ve kokuda olmasını, dış yüzeyinin ıslak olmamasını ve canlı haşere içermemesini şart koşuyor. ÜRETİCİ FINDIĞINI NASIL HAZIRLAMALI? TMO’nun üreticilere yaptığı en önemli uyarılardan biri kurutma ve temizleme konusunda. Üreticinin fındığını iyi kurutması, taş ve toprak gibi yabancı maddelerden temizlemesi, zuruflu, çatlak ve kırık fındıkları ayırması ve kalite gruplarını birbirine karıştırmaması gerekiyor. Ürünün jüt çuvallarda ve rutubeti düşük ortamlarda muhafaza edilmesi tavsiye ediliyor. Bu işlemler yalnızca ürünün kabul edilmesi açısından değil, randıman ve fiyat açısından da doğrudan önem taşıyor. ÇKS GÜNCEL DEĞİLSE SIKINTI ÇIKABİLİR TMO’ya satılabilecek ürün miktarı üreticinin ÇKS kaydındaki fındıklık alan ile ilçe bazında belirlenen verim değerinin çarpımı üzerinden hesaplanıyor. Bu nedenle arazi alım-satımı veya kayıt değişikliği yaşayan üreticilerin ÇKS bilgilerini güncellemesi önem taşıyor. TMO, güncel ÇKS belgesini temel alıyor. RANDEVUSUZ ALIM YOK 2026 alım döneminde TMO’ya randevusuz ürün teslimi yapılamıyor. Üreticiler randevularını TMO’nun internet sistemi, e-Devlet veya TMO işyerleri üzerinden alabiliyor. 2026/27 dönemi için randevular 17 Ağustos 2026’dan itibaren açılmış durumda. Randevu sisteminin 7/24 açık olduğu, kapasite bulunması halinde üreticinin aynı gün saat 13.00’e kadar randevu alabildiği belirtiliyor. 1 TONA KADAR 1, 1 TONUN ÜZERİNDE 2 RANDEVU TMO’nun 2026 sistemi randevu sayısını ürün miktarına göre belirliyor. ÇKS’de kayıtlı üretim miktarı 1 tona kadar olan üretici en fazla 1 randevu, 1 tonun üzerindeki üretici ise en fazla 2 randevu alabiliyor. Üretici, ÇKS limitinin tamamını tek seferde satmak zorunda değil. Örneğin limiti 4 ton olan üretici iki ayrı randevuda 2+2 ton satabileceği gibi, 1 ton + 3 ton şeklinde de teslim yapabiliyor. ÜRETİCİ ÜRÜNÜNÜN TAMAMINI TMO’YA VERMEK ZORUNDA DEĞİL TMO’nun yayımladığı esaslarda bu konu da açık şekilde düzenlenmiş durumda. Üretici, ÇKS kapsamında belirlenen üretim miktarını aşmamak kaydıyla ürününün istediği miktarını TMO’ya satabiliyor. Yani üretici ürününün bir bölümünü TMO’ya, kalanını başka bir kanala satabiliyor. Bu esneklik özellikle piyasa fiyatını takip ederek parça parça satış yapmak isteyen üretici açısından önemli. RANDEVUYA GİTMEYEN ÜRETİCİ DİKKAT TMO’nun randevu disiplininde önemli bir yaptırım bulunuyor. Üretici mazeretsiz biçimde iki kez randevusuna gitmez ve randevusunu da iptal etmezse sistemden yeniden randevu alamıyor. Ayrıca ileri tarihte alınmış mevcut randevuları da iptal ediliyor. Randevu iptali ise randevu tarihinden bir gün önce saat 18.00’e kadar yapılabiliyor. ÜRÜN REDDEDİLİRSE HER DURUM AYNI DEĞİL TMO’nun 2026 alım sisteminde en dikkat edilmesi gereken konulardan biri de ret uygulaması. Ürün; rutubet, yabancı madde, zuruflu fındık, çatlak-kırık veya grup karışımı gibi nedenlerle reddedilirse üreticiye yeniden randevu verilebiliyor. Ancak ürün çürük-bozuk iç, buruşuk fındık veya sağlam iç oranı nedeniyle kriterleri karşılamıyorsa aynı ürün için yeniden randevu verilmiyor. Bu ayrım üreticinin TMO’ya ürün götürmeden önce mutlaka bilmesi gereken başlıklardan biri. ANALİZ NASIL YAPILIYOR? TMO alım noktasında getirilen her jüt çuvaldan örnek alınıyor ve bunlar birleştirilerek paçal numune oluşturuluyor. Analiz için 1 kilogram numune kullanılıyor. Bunun 250 gramı fiziki analizde kullanılırken, 750 gramı şahit numune olarak ayrılıyor. Analizde yabancı madde, grup karışımı, zuruflu fındık, çatlak-kırık oranı, rutubet, çürük-bozuk oranı, buruşuk fındık ve sağlam iç oranı tespit ediliyor. İKİNCİ ANALİZ YAPILMIYOR TMO’nun uygulamasında randevulu üreticinin ürünü için randevu tarihinde yalnızca bir analiz gerçekleştiriliyor. Aynı ürün için ikinci analiz yapılmıyor. Randevusu olmayan üreticiye ise rutubet ölçümü dahil analiz yapılmıyor. HAMALİYE ÜCRETİ ÜRETİCİYE AİT DEĞİL Üretici açısından önemli bir başka ayrıntı da yükleme-boşaltma ücretleri. TMO’ya göre alım noktalarındaki yükleme ve boşaltma işlemlerinin bedeli Kurum tarafından karşılanıyor. Üreticinin işçilere herhangi bir hamaliye ücreti ödememesi gerekiyor. Ürün reddedildiğinde geri yükleme işlemi de TMO’ya ait. LİSANSLI DEPODA KESİNTİ AVANTAJI TMO’nun doğrudan alımlarında yüzde 2 stopaj ve yüzde 1 hizmet bedeli olmak üzere toplam yüzde 3 kesinti uygulanıyor. Lisanslı depoya teslim edilen ürünlerde ise yalnızca hizmet bedeli kesiliyor. Ayrıca lisanslı depo veya TMO alım noktalarına teslim edilen ürünlerin borsa tescil ücretleri TMO tarafından karşılanıyor. Bu yönüyle lisanslı depo seçeneği üretici açısından yalnızca depolama değil, maliyet avantajı bakımından da dikkat çekiyor. ÖDEMELER 21 GÜN İÇİNDE TMO’nun 2026 uygulamasına göre ürün bedelleri 21 gün içerisinde üreticinin hesabına aktarılıyor. Lisanslı depo ve ELÜS işlemlerinde de ödeme elektronik sistem üzerinden üreticinin hesabına geçiyor. ALIM NOKTALARI HAFTANIN 6 GÜNÜ ÇALIŞIYOR TMO alım noktaları pazar günleri ve resmi tatiller dışında haftanın 6 günü hizmet veriyor. Alımlar sabah en geç 08.00’de başlıyor ve o günün randevulu ürünlerinin analizleri tamamlanıncaya kadar sürüyor. BAZI NOKTALAR 31 ARALIK’A KADAR AÇIK KALABİLECEK TMO’nun yayımladığı bilgiye göre 2026 fındık alımları 24 Ağustos’ta başladı. Alım noktalarının kapanış tarihi bölgedeki üreticilere ayrıca duyurulacak. Ancak piyasaya ürün arzının sürdüğü ve alım yoğunluğunun düştüğü dönemlerde dahi bazı TMO alım noktalarının 31 Aralık 2026’ya kadar hizmet vermeye devam edebileceği belirtiliyor. LİSANSLI DEPO, FINDIKTA PAZARLIK GÜCÜNÜ ARTIRABİLİR Fındıkta yıllardır tartışılan temel sorunlardan biri, hasat döneminde ürünün kısa sürede piyasaya yoğun biçimde inmesi. Üreticinin nakit ihtiyacı yüksek olduğunda ürününü bekletmeden satması gerekebiliyor. Lisanslı depo sistemi tam da bu noktada önem kazanıyor. Ürünün kalite sınıfı belirlenip kayıt altına alındıktan sonra ELÜS’e dönüştürülmesi, üreticiye fiziksel ürünü elinde tutmadan satış zamanını değerlendirme imkânı sağlıyor. Bu sistem etkin kullanılırsa, üreticinin hasat sonrasında tek bir alıcıya veya tek bir güne bağımlılığını azaltabilecek bir yapı oluşturabilir. TMO BU SEZON SADECE ALIM YAPMIYOR, PAZARLAMA ALTERNATİFİ DE SUNUYOR 2026 fındık sezonunda TMO’nun rolü yalnızca fiyat açıklayan ve ürün alan kurum olmanın ötesine geçiyor. 255 TL/kg Giresun kalite alım fiyatı, randıman primi, lisanslı depoculuk, ELÜS, TÜÜRİB ve Takasbank sistemi birlikte değerlendirildiğinde üreticiye daha kurallı ve alternatifli bir satış mekanizması sunuluyor. Özellikle Giresun’da yüksek kaliteli fındık üreten üreticiler açısından, ürünün doğru kurutulması, uygun şartlarda lisanslı depoya teslim edilmesi ve satış zamanının piyasa koşullarına göre değerlendirilmesi daha önemli hale geliyor. Hasadın sona yaklaştığı bu dönemde üreticinin önündeki asıl mesele artık yalnızca “fındık kaç lira?” değil. Asıl soru şu: Üretici ürününü hangi kalitede teslim edecek, hangi kanaldan satacak ve satış zamanını ne kadar kendi lehine belirleyebilecek? TMO’nun lisanslı depo ve ELÜS sistemi, bu soruya 2026 sezonunda üretici lehine önemli bir alternatif sunuyor.

2027 ÇKS BAŞVURULARI BAŞLADI: ÜRETİCİLER İÇİN SON GÜN 31 ARALIK Haber

2027 ÇKS BAŞVURULARI BAŞLADI: ÜRETİCİLER İÇİN SON GÜN 31 ARALIK

2027 ÇKS BAŞVURULARI BAŞLADI: ÜRETİCİLER İÇİN SON GÜN 31 ARALIK 2027 üretim yılı Çiftçi Kayıt Sistemi başvuruları 1 Eylül itibarıyla başladı. Fındık başta olmak üzere bitkisel üretim yapan Giresunlu çiftçilerin tarımsal destekler, hibeler, tarım sigortaları ve faiz destekli tarımsal kredilerden yararlanabilmeleri için ÇKS kayıtlarını 31 Aralık 2026 mesai bitimine kadar tamamlamaları gerekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, 2027 üretim yılı Çiftçi Kayıt Sistemi başvuru dönemini başlattı. Türkiye genelinde olduğu gibi Giresun’da da üreticiler yeni üretim yılı için kayıtlarını yenileyebilecek veya ilk kez ÇKS’ye başvurabilecek. Başvurular 1 Eylül 2026–31 Aralık 2026 tarihleri arasında alınacak. Belirlenen sürenin geçirilmesi, üreticilerin ÇKS kaydına bağlı destek ve uygulamalarda hak kaybı yaşamasına yol açabilecek. ÇKS NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ? Çiftçi Kayıt Sistemi yalnızca üreticinin arazi ve ürün bilgilerinin kayıt altına alındığı bir sistem değil. Tarımsal destek politikalarının önemli bölümü ÇKS üzerinden yürütülüyor. ÇKS kaydı özellikle; bitkisel üretim desteklerinden, Bakanlık ve kamu kurumlarının çeşitli hibe programlarından, tarım sigortalarından, Hazine faiz destekli tarımsal kredilerden, üretici ve arazi bazlı çeşitli destekleme programlarından yararlanılmasında temel kayıt niteliği taşıyor. Bu nedenle Giresun’da özellikle fındık üreticilerinin, kullandıkları tarım arazileri ile ürün bilgilerinin kayıtlarında eksiklik veya değişiklik bulunup bulunmadığını kontrol etmeleri önem taşıyor. KAYDI DEĞİŞMEYEN ÜRETİCİ E-DEVLET’TEN YAPABİLİYOR Daha önce ÇKS’ye kayıtlı olan ve arazi, tapu, kira veya ürün bilgilerinde değişiklik bulunmayan üreticiler kayıt yenileme işlemlerini e-Devlet Kapısı üzerinden gerçekleştirebiliyor. Bakanlığın 2027 dönemi duyurularında, mevcut kaydı bulunan ve bilgilerinde değişiklik olmayan üreticilerin elektronik ortamdan kayıt yenileyebileceği özellikle hatırlatılıyor. İLK KEZ KAYIT YAPTIRANLAR DİKKAT ÇKS’ye ilk kez kayıt yaptıracak çiftçiler ile daha önce kaydı bulunmasına rağmen; yeni arazi kiralayan, yeni tapu edinen, üretim yaptığı araziyi değiştiren, kira veya mülkiyet bilgilerinde değişiklik bulunan, sisteme yeni parsel ekletecek üreticilerin fiziksel başvuru yapması gerekiyor. Başvurular arazinin bulunduğu yerdeki İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine yapılabiliyor. Bakanlık tarafından yetki devri gerçekleştirilen illerde ise işlemler ziraat odaları üzerinden yürütülebiliyor. Giresun’daki üreticilerin, özellikle ilk kayıt veya arazi değişikliği işlemlerinde bağlı oldukları İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden başvuru yöntemi ve gerekli belgeleri önceden teyit etmeleri yararlı olacak. TAPU, KİRA VE ARAZİ BİLGİLERİ KONTROL EDİLMELİ ÇKS kaydında üreticinin yalnızca kimlik bilgileri değil, üretim yapılan parsellerin mülkiyet ve kullanım durumu da önem taşıyor. Üreticinin kendisine ait olmayan arazilerde kira sözleşmesi, hisseli veya miras yoluyla kullanılan bazı arazilerde ise mevzuatın öngördüğü muvafakatname veya taahhütname belgeleri gündeme gelebiliyor. Bu nedenle özellikle hisseli, miraslı veya kiralık fındık bahçelerinde üretim yapan çiftçilerin başvurularını son günlere bırakmaması gerekiyor. 2027’DE BAZI ÜRÜNLERDE MÜNAVEBE ESNEKLİĞİ 2027 üretim yılına ilişkin duyurularda ayrıca kuru şartlarda ekilen buğday, arpa, çavdar, yulaf ve tritikale için münavebe şartında esneklik getirildiği bildirildi. Sulu tarım yapılan alanlar ile diğer ürün gruplarında ise münavebe uygulaması devam ediyor. Bu düzenleme Giresun’un tahıl üretimi yapılan iç kesimlerindeki üreticiler açısından önem taşıyor. FINDIK ÜRETİCİSİ İÇİN ÇKS KRİTİK Giresun açısından ÇKS’nin en önemli başlıklarından biri fındık üretimi. Fındık bahçelerinin doğru parsel, alan ve üretici bilgileriyle sisteme kaydedilmesi; üreticiye yönelik destek programlarının uygulanmasında, tarımsal üretimin planlanmasında ve olası afet veya zarar tespit süreçlerinde önemli bir veri altyapısı oluşturuyor. Özellikle arazi intikali yapılmamış, hisseli veya miras yoluyla kullanılan bahçelerde üretim yapan çiftçilerin belgelerini erkenden hazırlamaları, yıl sonunda oluşabilecek başvuru yoğunluğunun da önüne geçebilir. SON GÜN 31 ARALIK 2027 üretim yılı ÇKS başvuruları 31 Aralık 2026 mesai saati bitiminde sona erecek. Üreticilerin hak kaybı yaşamamak için başvurularını son haftalara bırakmaması; e-Devlet’te kayıtlarını kontrol ederek arazi ve ürün bilgilerinin güncelliğinden emin olması önem taşıyor. KAYNAKLAR Tarım ve Orman Bakanlığı – 2027 Üretim Yılı ÇKS başvuru duyuruları. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü – ÇKS uygulamaları ve Giresun il/ilçe müdürlükleri bilgileri. Çiftçi Kayıt Sistemi Yönetmeliği ve arazi kullanım belgelerine ilişkin hükümler.

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU” Haber

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU”

GEZMİŞ: “FINDIK ÜRETİCİSİNE BİR DARBE DAHA VURULDU” TMO 255 TL, FİSKOBİRLİK 205 TL: “EMEĞİNİN KARŞILIĞI VERİLMEDİ” YENİ Parti Parti Meclisi Üyesi ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 2026 ürünü fındık için açıklanan alım fiyatlarının artan üretim maliyetleri karşısında üreticinin beklentisini karşılamadığını belirterek, “Bu sezon da fındık üreticisi mağdur edildi; alın terinin ve emeğinin karşılığı verilmedi” dedi. Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026/2027 sezonunda yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre Giresun kalite fındık için 255 TL/kg, Levant kalite için 250 TL/kg alım fiyatı açıkladı. Yüzde 50 randımanın üzerindeki her bir puan için Giresun kalitede 5,10 TL, Levant kalitede ise 5 TL ilave ödeme yapılacak. TMO alımları 24 Ağustos'ta başladı. Gezmiş ise açıklanan rakamların gübre, ilaç, mazot, işçilik, patoz ve nakliye maliyetlerindeki artışı karşılamadığını savundu. “MALİYETİN ÜZERİNE REFAH PAYI EKLENMELİ” Her sezon öncesinde ziraat odaları, sendikalar, üretici örgütleri ve çiftçilerle görüşerek fındık üreticisinin beklentilerini gündeme taşıdıklarını belirten Gezmiş, fiyatın üretim maliyeti esas alınarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Gezmiş şöyle konuştu: “Üreticimizin beklentisini ve olması gereken fiyatı her platformda anlatıyoruz. Fındığın kilogram fiyatının maliyetin üzerine en az yüzde 30 refah payı eklenerek belirlenmesini ve Giresun kalite fındığa en az yüzde 10 fiyat farkı verilmesini istiyoruz. Ancak görüyoruz ki üreticinin alın terine ve emeğine gereken değer verilmiyor.” “İŞÇİ YEVMİYESİ 2 BİN 500 LİRAYA ULAŞTI” Üretim maliyetlerinin özellikle hasat döneminde önemli ölçüde yükseldiğini belirten Gezmiş, tarım işçisi yevmiyelerinin 2 bin 500 liraya kadar çıktığını ifade etti. Gübre, zirai ilaç, mazot, patoz ve nakliye giderlerindeki artışa da dikkat çeken Gezmiş, açıklanan fiyatın üreticinin maliyet ve gelir dengesini sağlamaktan uzak olduğunu savundu. “Üretici bütün bu masrafları karşıladıktan sonra elinde ne kalacak? Bu fiyat hangi yaraya merhem olacak?” diyen Gezmiş, fiyat politikasının yeniden değerlendirilmesini istedi. FİSKOBİRLİK 205 TL AÇIKLADI Gezmiş'in açıklamasında FİSKOBİRLİK'in üreticinin yanında daha güçlü biçimde yer alması gerektiği vurgulanırken, Birliğin 2026 sezonuna ilişkin ilk fiyatları da belli oldu. FİSKOBİRLİK, yüzde 50 sağlam iç esasına göre Giresun kalite fındıkta ortak üretici için 205 TL/kg, Levant kalite fındıkta ise 195 TL/kg taban fiyat belirledi. Böylece Giresun kalite fındıkta FİSKOBİRLİK'in taban fiyatı TMO'nun 255 TL'lik fiyatının 50 TL altında kaldı. Bu nedenle Gezmiş'in ilk açıklamasındaki “FİSKOBİRLİK neden suskun?” eleştirisi yerine, güncel tabloda Birliğin açıkladığı fiyatın üreticinin beklentisini ne ölçüde karşılayacağının tartışılması daha doğru hale geldi. TMO'DA ÇKS VE RANDEVU SİSTEMİ Gezmiş, üreticinin ürününün önemli bölümünün serbest piyasada daha düşük fiyatlarla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekerek TMO'nun piyasada daha güçlü alıcı olması gerektiğini savundu. Güncel TMO alım şartlarına göre üreticinin ÇKS kaydının güncel olması gerekiyor. Randevular da ÇKS belgesinde kayıtlı üretim miktarı üzerinden oluşturuluyor. Bir tona kadar ürün için en fazla bir, bir tonun üzerindeki kayıtlı üretim için ise en fazla iki randevu veriliyor. Ürün bedellerinin teslimden itibaren 21. günden başlayarak ödeneceği duyuruldu. Bu nedenle açıklamadaki “TMO dekar başına sınırlı miktarda alım yapıyor” ifadesi yerine, güncel resmî koşullara uygun olarak “TMO alımları ÇKS'de kayıtlı üretim miktarı ve randevu sistemi üzerinden yürütüyor” ifadesinin kullanılması daha doğru. “ÜRETİCİ SANDIKTA HESABINI SORACAK” Giresun'un Türkiye'nin en önemli fındık üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Gezmiş, üreticinin düşük fiyat ve yükselen maliyet baskısı altında bırakıldığını söyledi. Gezmiş, iktidarın fındık politikasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı: “Giresunlu üretici ağır maliyetlerle, düşük fiyatlarla ve tekellerin baskısıyla mücadele ediyor. İktidar, üreticinin alın terini yok saymanın ve onu her sezon mağdur etmenin karşılığını sandıkta görecektir. Üretici kendisine yapılan bu haksızlığın hesabını mutlaka soracaktır.” Fındığın yalnızca bölgesel bir geçim kaynağı değil, Türkiye'nin tarımsal ihracatı açısından da stratejik bir ürün olduğunu vurgulayan Gezmiş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Fındık sıradan bir tarım ürünü değildir; Karadeniz'in emeği, alın teri ve geleceğidir.”

FINDIKTA KRİTİK GÜNLER: GÖZLER 24 AĞUSTOS’TA Haber

FINDIKTA KRİTİK GÜNLER: GÖZLER 24 AĞUSTOS’TA

FINDIKTA KRİTİK 5 GÜN: GÖZLER 24 AĞUSTOS’TA TMO SAHAYA İNİYOR: FINDIKTA DENGELER DEĞİŞECEK Mİ? Giresun’da 2026 ürünü fındık pazara inmeye başlarken üreticinin gözü 24 Ağustos Pazartesi günü başlayacak TMO alımlarına çevrildi. 19 Ağustos itibarıyla Giresun Merkez’de 50 randıman kabuklu fındık için serbest piyasada 190–200 TL bandında fiyatlar görülürken, TMO’nun Giresun kalite için açıkladığı 255 TL’lik fiyatla piyasa arasındaki fark kilogram başına 55–65 TL’ye ulaşıyor. Önümüzdeki beş gün, yeni sezonun fiyat dengesinin hangi yönde oluşacağını göstermesi bakımından kritik önem taşıyor. HASAT SÜRÜYOR, FINDIK PAZARA İNMEYE BAŞLADI Giresun’da 2026 yılı fındık hasadı sürerken, bahçeden toplanan ürünün kurutma işlemlerinin tamamlandığı bölgelerde yeni mahsul fındık yavaş yavaş pazara inmeye başladı. Yeni sezonun ilk günlerinde üreticinin karşısında iki ayrı fiyat tablosu bulunuyor. Bir tarafta Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) 50 randıman Giresun kalite kabuklu fındık için açıkladığı 255 TL, diğer tarafta ise henüz TMO’nun fiziki alımları başlamadan oluşan serbest piyasa fiyatları var. TMO, 2026/2027 sezonunda Giresun kalite için 255 TL, Levant kalite için 250 TL alım fiyatı belirledi. GİRESUN MERKEZ’DE 190–200 TL BANDI 19 Ağustos 2026 Çarşamba günü yayımlanan güncel piyasa takiplerinde, Giresun Merkez’de 50 randıman kabuklu fındığın kilogramı 190–200 TL bandında gösteriliyor. İlçelerde ise alıcıya, ürün kalitesine ve bölgeye göre farklı rakamlar bildiriliyor. Bu nedenle serbest piyasa için tek ve resmî bir “Giresun fiyatı”ndan söz etmek yerine, Giresun Merkez’de sahada oluşan fiyat aralığının 190–200 TL civarında seyrettiğini belirtmek daha doğru. Fiyat; tüccara, ürünün randımanına, nem oranına, kalitesine, ödeme biçimine ve teslim şartlarına göre değişebiliyor. TMO İLE PİYASA ARASINDA 55–65 LİRALIK MAKAS Bugünkü tabloya göre asıl dikkat çeken nokta, serbest piyasa ile TMO arasında oluşan fiyat farkı. TMO’nun 50 randıman Giresun kalite fındık için açıkladığı 255 TL esas alındığında; Serbest piyasa 200 TL ise fark 55 TL, serbest piyasa 190 TL ise fark 65 TL. Başka bir ifadeyle serbest piyasanın mevcut alt ve üst bandı, TMO’nun açıkladığı Giresun kalite fiyatının yaklaşık yüzde 22–25 altında bulunuyor. Bu makas, özellikle hasat döneminde nakit ihtiyacı bulunan üretici açısından önemli hale geliyor. ÜRETİCİNİN ÖNÜNDE İKİ AYRI HESAP VAR Üretici açısından mesele yalnızca “190 TL mi, 255 TL mi?” karşılaştırmasından ibaret değil. Fındığını serbest piyasaya veren üretici, alıcıyla yaptığı anlaşmaya göre parasını daha kısa sürede veya peşin alma imkânına sahip olabiliyor. TMO’da ise ürünün belirlenen kalite şartlarını taşıması, üreticinin ÇKS kaydının bulunması, randevu alınması ve ürünün alım noktasına götürülmesi gerekiyor. TMO tarafından kabul edilen ürünlerin bedelinin ise teslimatı takip eden 21’inci günden itibaren üreticinin banka hesabına aktarılması öngörülüyor. Dolayısıyla üreticinin önünde yalnızca fiyat değil; nakit ihtiyacı, depolama imkânı, ürün kalitesi ve bekleme süresini içeren çok yönlü bir tercih bulunuyor. GÖZLER 24 AĞUSTOS PAZARTESİ’DE Yeni sezon açısından en kritik tarih 24 Ağustos 2026 Pazartesi olacak. TMO, kabuklu fındık alımlarının bu tarihte başlayacağını duyurdu. Alımlar ilk etapta 16 noktada gerçekleştirilecek; hasat durumuna göre alım noktası sayısının 61’e kadar çıkarılması planlanıyor. Randevu sistemi ise 17 Ağustos saat 09.00 itibarıyla üreticilerin kullanımına açıldı. Üreticiler TMO randevularını internet üzerinden, e-Devlet aracılığıyla veya ilgili TMO iş yerlerinden alabiliyor. ASIL SINAV TMO PİYASAYA GİRDİKTEN SONRA Serbest piyasa açısından asıl sınav ise TMO’nun fiilen ürün kabul etmeye başlamasının ardından verilecek. TMO bugün için 255 TL’lik bir fiyat açıklamış olsa da henüz fiziki alım başlamadığı için serbest piyasadaki fiyat oluşumu TMO’nun sahadaki alım etkisini tam olarak yansıtmıyor. Bu nedenle 24 Ağustos sonrasında özel sektörün ve tüccarın fiyat politikasının nasıl değişeceği, sezonun ilk önemli göstergelerinden biri olacak. TMO alımlarının başlamasıyla birlikte üreticinin 255 TL’lik alternatife fiilen ulaşabilmesi, serbest piyasadaki alıcıların fiyatlarını yeniden değerlendirmesine yol açabilir. Ancak bunun mutlaka ve hemen fiyat artışı yaratacağını söylemek için henüz erken. Serbest piyasanın yönünü; ürünün pazara geliş hızı, üreticinin satış eğilimi, ihracatçı ve sanayicinin talebi, TMO’nun alım kapasitesi ve randevu süreci birlikte belirleyecek. TMO’NUN 2026/2027 FINDIK ALIM FİYATLARI TMO tarafından yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre belirlenen yeni sezon fiyatları şöyle: Giresun kalite kabuklu fındık: 255 TL/kgLevant kalite kabuklu fındık: 250 TL/kgSivri kalite kabuklu fındık: 245 TL/kg Bu fiyatlar 50 randıman esasına göre uygulanıyor. RANDIMANI YÜKSEK FINDIĞA DAHA FAZLA ÖDEME Üretici açısından önemli ayrıntılardan biri de randıman farkı. TMO, yüzde 50 randımanın üzerindeki her +1 randıman için kilogram başına; Giresun kaliteye 5,10 TLLevant kaliteye 5,00 TLSivri kaliteye 4,90 TL ilave ödeme yapacak. Buna göre Giresun kalite fındıkta teorik TMO fiyatı: 50 randıman: 255,00 TL/kg 51 randıman: 260,10 TL/kg 52 randıman: 265,20 TL/kg 53 randıman: 270,30 TL/kg 54 randıman: 275,40 TL/kg 55 randıman: 280,50 TL/kg seviyesine çıkabilecek. Dolayısıyla üreticinin yalnızca açıklanan 255 TL’lik baz fiyatı değil, ürününün gerçek randımanını da dikkate alması gerekiyor. TMO HER FINDIĞI ALMAYACAK: KRİTERLER ÖNEMLİ TMO’ya ürün teslim etmek isteyen üreticiler açısından en önemli konulardan biri de kalite şartları. TMO’nun açıkladığı alım esaslarına göre kabuklu fındıkta; Rutubet oranı yüzde 6,5 ve altında,Sağlam iç fındık oranı yüzde 40 ve üzerinde,Buruşuk iç oranı yüzde 10 ve altında,Çürük ve bozuk iç oranı yüzde 7 ve altında,Yabancı madde oranı yüzde 0,5 ve altında,Çatlak, kırık ve kabuk içerisinde bulunan iç fındık oranı yüzde 10 ve altında olmak zorunda. Bu şartları taşıyan ve Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilere ait ürünler TMO tarafından satın alınabilecek. ESKİ FINDIKLA YENİ FINDIK KARIŞTIRILAMAYACAK TMO’nun dikkat çektiği bir diğer önemli husus ise mahsul yılı. Eski yıl ürünü ile 2026 ürünü fındığın karıştırıldığı partiler TMO tarafından satın alınmayacak. Üreticilerin bu nedenle yeni mahsulü eski ürünle karıştırmadan muhafaza etmeleri önem taşıyor. EN KRİTİK KONU: RUTUBET Hasadın hemen ardından üreticinin en fazla dikkat etmesi gereken konuların başında kurutma geliyor. TMO, ürün tesliminde rutubet nedeniyle sorun yaşanmaması için fındığın yeterince kurutulması gerektiğini özellikle vurguluyor. Kabul edilebilir rutubet oranının en fazla yüzde 6,5 olması nedeniyle, ürününü erken pazara indirmek isteyen üreticinin kurutma işlemini tamamlamadan fındığını çuvallaması önemli kalite ve depolama sorunlarına yol açabilir. FINDIKTA ÖNÜMÜZDEKİ 5 GÜN NEDEN ÖNEMLİ? 19 Ağustos ile TMO’nun alıma başlayacağı 24 Ağustos arasındaki dönem, fındık piyasası açısından adeta bir geçiş dönemi niteliğinde. Bugün üreticinin önünde TMO tarafından açıklanmış 255 TL’lik bir referans fiyat bulunuyor ancak TMO henüz ürünü fiziken teslim almıyor. Serbest piyasa ise Giresun Merkez’de bunun belirgin biçimde altında seyrediyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde üç gelişme yakından izlenecek: Birincisi: Üreticinin ürününü mevcut fiyatlardan piyasaya indirip indirmeyeceği. İkincisi: TMO randevularına gösterilecek ilgi ve üreticinin ne kadar ürününü TMO’ya yönlendireceği. Üçüncüsü: TMO’nun 24 Ağustos’ta fiili alıma başlamasının ardından tüccar ve özel sektör fiyatlarının ne yönde hareket edeceği. FİYATIN YÖNÜNÜ 24 AĞUSTOS SONRASI DAHA NET GÖRECEĞİZ Bugünkü tablo, fındıkta sezonun henüz başlangıç aşamasında olduğunu gösteriyor. TMO’nun Giresun kalite fındık için 255 TL’lik resmi alım fiyatı belli. Serbest piyasada ise Giresun Merkez için 190–200 TL bandında fiyatlar bildiriliyor. Ancak serbest piyasanın kalıcı fiyat seviyesinin bugün oluştuğunu söylemek için erken. 24 Ağustos’ta TMO’nun sahaya inmesiyle birlikte üreticinin elindeki 255 TL’lik alternatif kâğıt üzerindeki bir fiyat olmaktan çıkıp fiili bir alım seçeneğine dönüşecek. İşte bu noktadan sonra üreticinin satış davranışı ile tüccar, sanayici ve ihracatçıların alım politikası yeni sezon fiyatının gerçek yönünü ortaya koyacak. FINDIKTA KRİTİK HAFTA Giresun ekonomisinin en önemli ürünü olan fındıkta yeni sezonun ilk büyük fiyat sınavına giriliyor. Hasat devam ediyor, yeni ürün pazara geliyor, TMO randevuları açılmış durumda ve resmi alımlar için geri sayım sürüyor. 19 Ağustos itibarıyla tablo net: TMO Giresun kalite fındığa 255 TL diyor; Giresun Merkez serbest piyasasında ise 190–200 TL bandında fiyatlar görülüyor. Şimdi üreticinin ve sektörün gözü tek bir tarihte: 24 AĞUSTOS 2026 TMO’nun alım merkezlerinin kapılarını açmasıyla birlikte 55–65 TL’ye ulaşan fiyat makasının kapanıp kapanmayacağı ve serbest piyasanın hangi seviyede yeni denge kuracağı, 2026 fındık sezonunun ilk büyük sorusunun cevabını verecek.

TMO’NUN FINDIK ALIM NOKTALARI BELİRLENDİ Haber

TMO’NUN FINDIK ALIM NOKTALARI BELİRLENDİ

TMO’NUN FINDIK ALIM NOKTALARI BELİRLENDİ Toprak Mahsulleri Ofisi, 2026–2027 sezonunda kabuklu fındık alımlarının yapılacağı ilk 16 noktayı açıkladı. Alımlar 24 Ağustos’ta başlayacak. Giresun’da Tirebolu, Borsa Ekip, Bulancak ve Merkez olmak üzere dört alım noktası üreticiye hizmet verecek. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), 2026 yılı kabuklu fındık alım takvimini, ürün teslim şartlarını ve ilk etapta faaliyete geçirilecek alım noktalarını duyurdu. TMO tarafından yapılan açıklamaya göre kabuklu fındık alımları 24 Ağustos 2026 tarihinde başlayacak. İlk etapta 16 noktada gerçekleştirilecek alımların, hasat durumuna göre 61 noktaya kadar çıkarılabileceği bildirildi. Alımlar randevulu sistemle gerçekleştirilecek. Randevu sistemi 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 09.00’dan itibaren üreticilerin kullanımına açılacak. GİRESUN’DA DÖRT ALIM NOKTASI AÇILACAK TMO’nun açıkladığı listeye göre Giresun’da dört ayrı noktada kabuklu fındık alımı gerçekleştirilecek. Tirebolu, Bulancak ve Giresun Merkez’de belirlenen depoların tamamı 24 Ağustos’ta hizmete girecek. Giresun’daki alım noktaları ve adresleri şöyle: Tirebolu: Reysaş Depoları, İstiklal Mahallesi, Takırlı Mevkii, Tirebolu/GiresunBorsa Ekip: Güre Mahallesi, Şehit Piyade Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir Caddesi No: 24, Merkez/GiresunBulancak: Pazarsuyu Mahallesi, Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi kenarı, Bulancak/GiresunMerkez: Çaykara Köyü, Organize Sanayi Bölgesi 1. Cadde No: 11, Merkez/Giresun ALIMLAR İLK ETAPTA 16 NOKTADA YAPILACAK TMO’nun açıkladığı program kapsamında Ordu’da üç, Samsun’da üç, Giresun’da dört, Trabzon’da iki, Sakarya’da iki, Düzce ve Kocaeli’nde ise birer alım noktası faaliyete geçirilecek. Alım noktalarının tamamının 24 Ağustos 2026 tarihinde açılması planlanıyor. ORDU ALIM NOKTALARI Ordu Merkez – Köksal Depo: Fatsa-Samsun Karayolu 7. kilometre, sanayi sitesi bitişi, OrduFatsa – Nuryak Depo: Fatsa-Samsun Karayolu, sanayi bitişi, 7. kilometre, Fatsa/OrduÜnye – Reysaş: Yüceler Mahallesi, Yalı Mevkii, Orta Sokak No: 1, Ünye/Ordu SAMSUN ALIM NOKTALARI Çarşamba Epçeli – Reysaş: Reysaş Depoları, Epçeli Köyü, Ede Mahallesi, Çarşamba/SamsunBafra: Çetinkaya Mahallesi, Atatürk Bulvarı No: 25, Bafra/SamsunTerme – Reysaş: Samsun-Ordu Karayolu üzeri, Söğütlü Mahallesi, Cami Caddesi No: 71 A/A, Terme/Samsun TRABZON ALIM NOKTALARI Arsin: Nuroğlu Mahallesi, Organize Sanayi 11 No’lu Cadde No: 5, Arsin/TrabzonBeşikdüzü: Beşikdüzü Organize Sanayi Bölgesi, Ateşler Grup eski Reysaş Deposu, Beşikdüzü/Trabzon BATI KARADENİZ VE SAKARYA ALIM NOKTALARI Pirahmetler: Saffet-Seher Alaylı Deposu, Pirahmet Mahallesi, E-5 Karayolu üzeri No: 225-1, Erenler/SakaryaKocaali: Kuyumculu Mahallesi, Beşevler Sokak No: 76, Karasu/SakaryaDüzce Merkez: Eyüp Fişek Deposu, Topçular Mahallesi, Topuzyuk Mevkii, Çilimli/DüzceKandıra: Çalköy Mahallesi, Hudut Sokak No: 5, Kandıra/Kocaeli FINDIK ALIM FİYATLARI AÇIKLANDI TMO, yüzde 50 sağlam iç fındık esasına göre 2026–2027 sezonunda uygulanacak kabuklu fındık alım fiyatlarını şöyle belirledi: Giresun kalite: 255 TL/kgLevant kalite: 250 TL/kgSivri kalite: 245 TL/kg Yüzde 50 randımanın üzerindeki ürünlere her bir ilave randıman için Giresun kalite fındıkta 5,10 TL, levant kalitede 5 TL, sivri kalitede ise 4,90 TL ek ödeme yapılacak. RANDEVU SİSTEMİ 17 AĞUSTOS’TA AÇILACAK Üreticiler randevularını 17 Ağustos saat 09.00’dan itibaren randevu.tmo.gov.tr adresinden, e-Devlet üzerinden veya TMO iş yerleri ile alım noktalarına şahsen başvurarak alabilecek. Ürünlerin, yalnızca randevu alınan tarihte belirtilen alım noktasına götürülmesi gerekiyor. Üreticilerin ürün tesliminden önce 2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi bilgilerini il veya ilçe Tarım ve Orman müdürlükleriyle irtibata geçerek güncellemeleri istendi. TMO’NUN UYGULAYACAĞI ALIM KRİTERLERİ TMO’nun fiziksel analizle gerçekleştireceği kabuklu fındık alımlarında uygulanacak kriterler şu şekilde açıklandı: Rutubet oranı en fazla yüzde 6,5 olacak.Sağlam iç fındık oranı yüzde 40 ve üzerinde bulunacak.Buruşuk iç fındık oranı yüzde 10’u geçmeyecek.Çürük ve bozuk iç fındık oranı yüzde 7 ve altında olacak.Taş ve toprak gibi yabancı madde oranı yüzde 0,5’i aşmayacak.Çatlak, kırık ve kabuklu fındık içerisinde bulunan iç fındık oranı yüzde 10 veya altında olacak. Bu şartları karşılayan ve ÇKS’ye kayıtlı olan fındıkların satın alınacağı bildirildi. Eski yıl ürünü ile eski ve yeni yıl mahsullerinin karıştırıldığı ürünler ise kesinlikle alınmayacak. TMO, özellikle rutubet nedeniyle sorun yaşanmaması için üreticilerin fındıklarını yeterince kurutmaları ve teslimden önce belirlenen standartlara uygun hale getirmeleri gerektiğini vurguladı. ÜRÜN BEDELLERİ 21’İNCİ GÜNDEN İTİBAREN ÖDENECEK TMO’ya teslim edilen ürünlerin bedelleri, teslim tarihini takip eden 21’inci günden itibaren üreticilerin banka hesaplarına aktarılacak. Fındık alımlarıyla ilgili bilgi almak isteyen üreticiler, TMO Genel Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan Alo Ürün Hattı’nın 0 (312) 416 34 10 numaralı telefonunu arayabilecek. Giresun TMO Başmüdürlüğüne ise 0 (454) 225 52 50 numaralı telefondan ulaşılabilecek.

GİRESUN’DA B-REÇETE DENETİMİ: ZİRAİ İLAÇ SATIŞI PARSEL VE DOZA BAĞLANDI Haber

GİRESUN’DA B-REÇETE DENETİMİ: ZİRAİ İLAÇ SATIŞI PARSEL VE DOZA BAĞLANDI

GİRESUN’DA B-REÇETE DENETİMİ: ZİRAİ İLAÇ SATIŞI PARSEL VE DOZA BAĞLANDI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, 3 Ağustos 2026’da Doğankent ve Eynesil’deki bitki koruma ürünü bayilerinde B-Reçete uygulamasını yerinde inceledi. Türkiye genelinde 1 Temmuz’da devreye giren sistem, zirai ilaç satışını üreticinin kaydı, üretim alanı, ürünü, zararlı organizma, ruhsatlı doz ve uygulama sayısıyla ilişkilendiriyor. Beş aktif madde reçeteye bağlanırken diğer ürünlerde de kimlik ve SMS doğrulamasıyla kayıtlı satış zorunluluğu getirildi. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre, İl ve İlçe Müdürlüğü teknik personeli tarafından Doğankent ve Eynesil’de faaliyet gösteren bitki koruma ürünü bayileri 3 Ağustos 2026’da ziyaret edildi. Çalışmada, B-Reçete sisteminin bayilerde nasıl uygulandığı, satış ve kayıt işlemlerinin sisteme uygun yürütülüp yürütülmediği yerinde incelendi. Bu çalışma, zirai ilaç satışında Türkiye genelinde başlayan yeni dönemin Giresun’daki saha uygulamasını ortaya koydu. B-Reçete; reçete düzenlenmesi, satış, uygulama ve üretici kayıtlarının ÇKS, TÜKAS ve KOBÜKS gibi Bakanlık sistemleriyle elektronik ortamda ilişkilendirilmesini öngörüyor. Pilot uygulama 12 Ocak 2026’da Ankara, Kırklareli, Mersin ve Samsun’da başladı; sistem 1 Temmuz 2026’da 81 ilin tamamında ulusal ölçekte devreye alındı. B-REÇETE SADECE “REÇETE”DEN İBARET DEĞİL Sistemin adı reçeteyi öne çıkarsa da B-Reçete, bütün bitki koruma ürünlerini aynı satış biçimine sokmuyor. Bakanlığın açıklamasına göre satışlar üç temel yöntemle yürütülüyor: reçeteli satış, reçetesiz satış ve taahhütlü satış. Bazı il müdürlüğü duyurularında bakır ve kükürt içerikli ürünler ayrıca “kapsam dışı” satış grubu olarak gösteriliyor. Buradaki “reçetesiz satış”, eski anlamıyla kimliksiz, kayıtsız veya sınırsız satış demek değil. Reçeteye tabi olmayan bir ürün alınırken de üreticinin T.C. kimlik numarası sisteme giriliyor, cep telefonuna doğrulama kodu gönderiliyor ve üreticinin kayıtlı parseli, yetiştirdiği ürün, mücadele edeceği zararlı organizma, ürünün ruhsatlı dozu, uygulama sayısı ve alan büyüklüğü üzerinden satılabilecek miktar hesaplanıyor. Bakanlık kayıtlarına göre ilk aşamada beş aktif maddeyi içeren 349 bitki koruma ürünü reçeteli satış kapsamına alındı. Bu aktif maddeler abamectin, acetamiprid, diflubenzuron, pyriproxyfen ve quinclorac olarak açıklandı. Bu maddeleri veya bunların karışımlarını içeren ürünlerin reçetesiz satılması mümkün değil. Reçete, Bakanlıktan yetki almış ve ziraat fakültelerinin bitki koruma bölümünden mezun ziraat mühendislerince elektronik sistemde düzenleniyor. Üretici, reçeteli ürünü bayiden elektronik reçete numarası üzerinden temin edebiliyor. Yönetmelik, Bakanlığın reçeteli satışa bağladığı ürünlerin reçetesiz satılmasını açık biçimde yasaklıyor. KAYDI OLMAYAN ÜRETİCİ İÇİN TAAHHÜTLÜ SATIŞ YOLU VAR ÇKS, TÜKAS veya KOBÜKS’e kaydedilmesi mümkün olmayan üretim alanları için sistem tamamen kapalı değil. Üretici; ekili veya dikili alanını, ürününü ve mücadele edilecek zararlı organizmayı İl ya da İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne beyan ederek taahhüt kaydı oluşturabiliyor. Sistem bir taahhüt numarası veriyor ve üretici bu numara ile T.C. kimlik numarası üzerinden yetkili bayiden ürün alabiliyor. Taahhüt kaydının geçerlilik süresi bir ay. Bu yöntem de kayıt dışı satış anlamına gelmiyor. Tam tersine, Bakanlığın standart üretici kayıt sistemlerine giremeyen alanlar için oluşturduğu alternatif bir kayıt kanalı niteliğinde. UYGULAMAYI YAPAN KİŞİ DE KAYIT ALTINDA Yeni düzenleme satışla sınırlı değil. Ticari bitkisel üretim alanlarında bitki koruma ürünü uygulamasının, Bakanlıktan uygulama belgesi almış profesyonel uygulayıcı, yetkilendirilmiş üretici veya yardımcı uygulayıcı tarafından yapılması gerekiyor. Yetkilendirilmiş üretici yalnız kendi veya kiraladığı üretim alanında uygulama yapabiliyor; profesyonel uygulayıcı ise ülke genelinde çalışabiliyor. Uygulama kayıtlarının en geç üç gün içinde sisteme girilmesi ve beş yıl muhafaza edilmesi öngörülüyor. Yönetmelik ayrıca uygulayıcının sürüklenmeyi ve komşu parsele bulaşmayı önlemesini, kişisel koruyucu donanım kullanmasını, ekipmanın bakım ve kalibrasyonundan sorumlu olmasını ve arı ölümlerini önlemek amacıyla ilaçlama öncesinde arıcılar ile muhtarlıkları bilgilendirmesini düzenliyor. FINDIK B-REÇETE DIŞINDA DEĞİL, ANCAK E-ÜKD AYRIMI VAR Giresun açısından en fazla karıştırılan başlıklardan biri B-Reçete ile e-Üretici Kayıt Defteri’nin aynı şey sanılması. Bakanlığın 2026 listesinde zorunlu e-Üretici Kayıt Defteri tutulacak 27 ürün arasında fındık yer almıyor. Liste; armut, ayva, biber, çilek, domates, elma, erik, greyfurt, hıyar, ıspanak, incir, kabak, kayısı, kiraz, kültür mantarı, limon, mandalina, marul, nar, nektarin, patlıcan, portakal, şeftali, taze fasulye, üzüm, maydanoz ve vişneden oluşuyor. Fındığın bu 27 ürün arasında bulunmaması, fındık üreticisinin bitki koruma ürünü satış ve uygulama kurallarından muaf olduğu anlamına gelmiyor. Fındık üreticisi de yetkili bayiden, kayıtlı üretim alanı ve ruhsatlı kullanım bilgileri üzerinden ürün alacak; reçeteye tabi aktif madde içeren bir ürün söz konusuysa elektronik reçete gerekecek ve uygulama yetkili kişi tarafından yapılacak. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de fındıkta kahverengi kokarca, fındık kurdu ve külleme mücadelesinde yalnız ruhsatlı ürünlerin kullanılmasını ve uygulamanın belge sahibi kişilerce yapılmasını düzenli olarak duyuruyor. SİSTEM NE GETİRDİ? B-Reçete’nin en güçlü yönü, satış anını tarımsal üretim verisiyle ilişkilendirmesi. Sistem, “hangi ürün satıldı?” sorusuna ek olarak “kime, hangi parsel için, hangi üründe, hangi zararlıya karşı, hangi doz ve kaç uygulama için satıldı?” sorularının da cevabını kayda bağlıyor. Karekodlu ürün hareketleri üreticiye kadar izlenebiliyor. Bu yapı; fazla miktarda satışın, ruhsatsız kullanımın, başka bir üretici adına ürün alınmasının ve kalıntı tespit edildiğinde kaynağın belirsiz kalmasının önlenmesi için daha güçlü bir denetim zemini oluşturuyor. İkinci kazanım, reçeteli aktif maddelerde kararın yalnız satış tezgâhında verilmemesi. Kimyasal mücadelenin gerekli olup olmadığı, ürün-zararlı eşleşmesi ve kullanılabilecek miktar yetkili teknik personelin sorumluluğuna giriyor. Bu yaklaşım, pestisit yönetiminde risk esaslı kontrol ve izlenebilirlik ilkeleriyle uyumlu. FAO ve Dünya Sağlık Örgütünün uluslararası pestisit yönetimi çerçevesi de pestisitlerin üretimden kullanıma ve bertarafa kadar bütün yaşam döngüsünün düzenlenmesini, yetkilendirmeyi, eğitimi ve denetimi temel araçlar arasında gösteriyor. Üçüncü kazanım, uygulama kayıtlarının kalıntı denetimleriyle karşılaştırılabilmesi. Bir üründe hangi aktif maddenin, ne zaman ve hangi dozda kullanıldığı kayda girerse, hasat öncesi analizde çıkan sonuç ile üretim kaydı arasında bağ kurulabilir. Bu, yalnız ceza uygulamak için değil; hatalı doz, yanlış ürün seçimi, bekleme süresine uyulmaması veya eğitim açığı gibi nedenleri belirlemek için de kullanılabilir. Yönetmelik, hasat öncesi pestisit denetimini ve uygunsuzluk görülen ürün, alan ve aktif maddelerin takibini açıkça düzenliyor. SİSTEM NE GÖTÜRDÜ, NEREDE ZORLANABİLİR? Yeni sistem üretici, bayi ve teknik personel açısından ilave işlem yükü getiriyor. Üreticinin kayıtlarının güncel olması, cep telefonu bilgisinin sistemde bulunması, SMS doğrulamasının çalışması, parsel ve ürün bilgilerinin doğru eşleşmesi gerekiyor. Kayıt sistemlerine giremeyen alanlarda İl veya İlçe Müdürlüğünden taahhüt oluşturulması zorunlu. İnternet, SMS veya merkezi sistem kesintileri satışın gecikmesine; kayıt hataları ise gerçekte ihtiyaç duyulan ürünün sistem tarafından reddedilmesine yol açabilir. Bunlar sistemin amaçlanan sonucu değil, dijital altyapıya bağımlı bir modelin yönetilmesi gereken operasyonel riskleri. Reçete yazma yetkisinin yalnız bitki koruma bölümü mezunu ve Bakanlıktan yetkilendirilmiş ziraat mühendislerine verilmesi teknik sorumluluğu güçlendiriyor; ancak reçete yazabilecek kişi sayısının yetersiz olduğu ilçelerde erişim ve bekleme süresi sorunu doğurabilir. Sistem başarısı, yalnız mevzuatın varlığına değil, üreticinin ihtiyaç duyduğu anda sahaya erişebilen yeterli sayıda yetkili teknik personelin bulunmasına bağlı. Bayiler açısından da stok planı değişiyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 1 Temmuz öncesindeki eğitimde bayileri ihtiyaçtan fazla ürün satılamayacağı, stokların bölgedeki ruhsatlı tavsiyelere göre planlanması gerektiği ve satılamayan ürünlerin raf ömrü sonunda imha riski taşıdığı konusunda uyarmıştı. Bu durum gereksiz stoklamayı azaltabilir; ancak küçük ilçelerde düşük talep gören ürünlerin bulunabilirliğini de zayıflatabilir. Sistemin miktar algoritması alan büyüklüğü, ürün, zararlı organizma, uygulama sayısı, aktif madde ve doz gibi değişkenleri kullanıyor. Buna karşılık üreticinin yanlış parsel kaydı, hastalık veya zararlı yoğunluğunun olağan dışı seyretmesi, iklim koşulları ya da yeniden uygulama gereksinimi gibi durumlarda nasıl hızlı düzeltme ve itiraz yapılacağı sahadaki başarının önemli ölçütlerinden biri olacak. Bakanlığın yayımladığı tanıtım ve soru-cevap metinleri hesaplama parametrelerini açıklıyor; ancak algoritmanın ayrıntılı karar kuralları ile hata ve itiraz süreçlerini aynı açıklıkta ortaya koymuyor. REÇETE TEK BAŞINA PESTİSİT SORUNUNU ÇÖZMEZ Pestisitler, zararlı organizmaları kontrol etmek için kullanılsa da doğaları gereği insanlar ve hedef dışı canlılar açısından toksik olabilen maddeler. Dünya Sağlık Örgütü, güvenli kullanım ve doğru bertarafın zorunlu olduğunu vurguluyor. FAO ise entegre mücadelede kimyasal ürünlerin otomatik ve takvime bağlı biçimde değil, ekonomik zarar eşiği ve sahadaki gerçek ihtiyaç dikkate alınarak, diğer yöntemler yeterli olmadığında kullanılması gerektiğini belirtiyor. Bu nedenle B-Reçete’nin bilimsel başarısı yalnız satılan litre veya kilogramı sınırlamakla ölçülemez. Sistem; düzenli sürvey, doğru zararlı teşhisi, ekonomik zarar eşiği, biyolojik ve biyoteknik mücadele, direnç yönetimi, kalibrasyon, uygun uygulama zamanı ve hasat aralığıyla birlikte işletilirse gereksiz kullanımı azaltabilir. Reçete, sahayı görmeyen otomatik bir onaya dönüşürse veya üretici yalnız bürokratik bir kod almak için sisteme yönelirse hedeflenen risk azalması sınırlı kalır. DÜNYADA AYNI SİSTEM VAR MI? İncelenen uluslararası örneklerde Türkiye’deki B-Reçete ile birebir aynı ad ve merkezi mimariye sahip tek tip bir modelden çok, benzer amaçları farklı araçlarla yerine getiren sistemler bulunuyor. Avrupa Birliği mevzuatı, profesyonel pestisit kullanıcıları, dağıtıcılar ve danışmanlar için eğitim ve sertifikasyon sistemleri kurulmasını; satış sırasında sağlık, çevre ve güvenli kullanıma ilişkin yeterli bilginin sağlanmasını öngörüyor. AB’nin 2023/564 sayılı uygulama düzenlemesi ise profesyonel kullanıcıların bitki koruma ürünü kullanım kayıtlarını ürün, zaman, doz, alan, ürün çeşidi ve uygulama yeri gibi bilgilerle elektronik ve makine tarafından okunabilir biçimde tutmasını düzenliyor. Fransa’da profesyonel bitki koruma ürünlerini satın almak, kullanmak, satmak veya bu ürünler hakkında danışmanlık yapmak için Certiphyto adlı bireysel sertifika gerekiyor. Sistem, Türkiye’deki reçeteden farklı olarak daha çok kullanıcının, satıcının ve danışmanın yeterliliğini belgeliyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde Çevre Koruma Ajansı, yüksek riskli kabul edilen “restricted use pesticide” ürünlerini genel kullanımdan ayırıyor. Bu ürünler yalnız sertifikalı uygulayıcılar tarafından veya onların doğrudan gözetimi altında kullanılabiliyor; satış ve uygulama kayıtlarında ürün, alan, tarih, miktar ve uygulayıcı sertifika bilgileri tutuluyor. Danimarka ise ruhsatlı pestisitlerin yıllık satış miktarlarını, aktif maddeleri, uygulama sıklığını ve “pestisit yükü göstergesi”ni yayımlıyor. Bu model, tek tek çiftçiye reçete yazmaktan çok ulusal tüketimi ve çevresel yükü ölçmeye odaklanıyor. Türkiye’nin B-Reçete modeli; reçete, kimlik doğrulama, parsel-ürün eşleştirmesi, satış miktarı hesabı, uygulayıcı yetkisi ve üretici kayıtlarını aynı merkezi altyapıda birleştirmesi bakımından bu araçların birkaçını tek sistemde topluyor. Bunun gerçek etkisi ise ulusal ölçekte yayımlanacak sonuçlarla görülebilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.