Hava Durumu

#Çiftçiler

giresunsonhaber - Çiftçiler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çiftçiler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN ZİRAAT ODASI’NDAN FINDIK ÜRETİCİLERİNE KRİTİK ÇKS UYARISI Haber

GİRESUN ZİRAAT ODASI’NDAN FINDIK ÜRETİCİLERİNE KRİTİK ÇKS UYARISI

GİRESUN ZİRAAT ODASI’NDAN FINDIK ÜRETİCİLERİNE KRİTİK ÇKS UYARISI Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, 2026 yılı tarımsal destekleme ödemeleri kapsamında fındık üreticilerine dönüm başına 465 lira destek sağlanacağını açıkladı. Karan, bu destekten yararlanabilmek için üreticilerin Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvurularını en geç 31 Aralık 2025 tarihine kadar tamamlamaları gerektiğini vurguladı. Başkan Karan, yaptığı açıklamada tarımsal destekleme sisteminde önemli bir değişikliğe gidildiğini hatırlatarak, fındıkta uygulanan alan bazlı gelir desteği ile mazot ve gübre desteklerinin artık “Tarımsal Destek Ödemesi” adı altında tek kalemde ödeneceğini belirtti. Bu nedenle ÇKS kayıtlarının güncel olmasının her zamankinden daha büyük önem taşıdığına dikkat çekti. ÇKS Nedir, Neden Önemlidir? Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS), üreticilerin tarımsal faaliyetlerini, ekili alanlarını ve ürün bilgilerini kayıt altına alan resmi bir sistemdir. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan tüm tarımsal destekler yalnızca ÇKS’ye kayıtlı ve bilgileri güncel olan üreticilere ödenmektedir. Kayıtların güncel olmaması halinde üretici destekleme kapsamı dışında kalmaktadır. ÇKS İçin Gerekli Belgeler ÇKS başvurusu yapacak ya da kaydını güncelleyecek üreticilerin aşağıdaki belgeleri hazırlamaları gerekiyor: Nüfus cüzdanı fotokopisi Tapu kaydı (hisseli ise tüm hissedar bilgileri) Kiralık araziler için geçerli kira sözleşmesi Miras yoluyla intikal eden arazilerde veraset belgesi Güncel iletişim bilgileri Belgelerdeki eksikliklerin başvurunun gecikmesine ya da geçersiz sayılmasına neden olabileceğini belirten Karan, üreticilerin evraklarını dikkatle kontrol etmeleri gerektiğini söyledi. Kimler ÇKS’ye Başvurmak Zorunda? Fındık üretimi yapan ve tarımsal desteklerden yararlanmak isteyen: Kendi adına tapulu fındık bahçesi bulunanlar Hisseli tapuda üretim yapan hissedarlar Kiralık arazide fındık üretimi yapan çiftçiler Miras yoluyla intikal etmiş ancak henüz tapu devri tamamlanmamış arazilerde üretim yapanlar ÇKS’ye başvurmak zorunda bulunuyor. Bu kapsamdaki üreticilerin kayıtlarını her yıl güncellemeleri gerektiği vurgulanıyor. Başvuruların son güne bırakılmaması gerektiğini özellikle hatırlatan Karan, yıl sonunda yaşanan yoğunluk nedeniyle eksik evrak ve sistemsel aksaklıkların üreticileri mağdur edebildiğine dikkat çekti. Ziraat Odası olarak üreticilere her türlü teknik ve idari desteği vermeye hazır olduklarını ifade eden Karan, henüz ÇKS başvurusu yapmayan ya da kaydını yenilemeyen üreticileri Ziraat Odası’na davet ederek şu çağrıda bulundu: “Çiftçilerimizin emeğinin karşılığını eksiksiz alabilmesi için ÇKS kayıtlarını son güne bırakmamalarını özellikle rica ediyoruz. Bu destekler üreticimiz için hayati önemdedir.”

Endüstriyel hayvancılık küresel iklim hedeflerini tehdit ediyor Haber

Endüstriyel hayvancılık küresel iklim hedeflerini tehdit ediyor

Yeni yapılan uluslararası bir araştırmaya göre, endüstriyel hayvancılığın iklim ve biyoçeşitlilik krizlerini tetikleyen en güçlü ancak sürekli göz ardı edilen etkenlerden biri olduğunu ortaya koyuyor. ACCESS Newswire / LONDRA, BİRLEŞİK KRALLIK (İGFA) - Animals dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, endüstriyel hayvancılığın iklim ve biyoçeşitlilik krizlerinin en güçlü ancak kalıcı biçimde ihmal edilen itici güçlerinden biri olduğunu vurguluyor. “Kaybolan Hedef: Endüstriyel Hayvancılık Neden İklim Gündeminin Merkezinde Olmalı”başlıklı analiz, 47 uluslararası çalışmanın verilerini sentezleyerek, küresel iklim hedeflerine ulaşmak için hayvancılık üretiminin azaltılması ve bitki bazlı gıda sistemlerinin benimsenmesinin zorunlu olduğunu ortaya koyuyor. ARAŞTIRMA İLE İLGİLİ ÖNEMLİ BULGULAR Küresel araştırmalara göre hayvancılık, yıllık toplam sera gazı emisyonlarının yüzde12 ila yüzde 20’sine katkıda bulunuyor; en kapsamlı araştırmalar en yüksek oranları ortaya koyuyor. En güncel hesaplama yöntemleri — ormansızlaşma, dip trol avcılığı ve belirli atmosferik kirleticilerin soğutma etkilerini de dahil eden analizler — günümüzdeki küresel ısınmanın yüzde 52’sinin hayvansal tarımdan kaynaklandığını gösteriyor. Hayvansal üretim, tarım arazilerinin yüzde 80’inden fazlasını kaplarken, dünya genelinde tüketilen kalorilerin yalnızca yüzde 18’ini, proteinin ise yüzde 37’sini sağlıyor; bu durum, hızla büyüyen nüfusun gelecekteki gıda ihtiyacının karşılanmasını zorlaştırıyor. Diğer gıda kaynaklı çevresel etkiler arasında sektörün, ötrofikasyonun yüzde 50’sine ve toprak asitleşmesinin yüzde 32’sine neden olduğu belirtiliyor. Hızla gelişen bölgelerde, özellikle yükselen ekonomilerde, mevcut üretim eğilimleri değişmediği sürece hayvancılıktan kaynaklanan emisyonların en keskin artışı göstermesi bekleniyor. Biyoçeşitlilik araştırmaları, et ağırlıklı diyetlerin, bitki bazlı beslenme biçimlerine kıyasla üç ila dört kat daha fazla biyoçeşitlilik kaybına yol açabileceğini ortaya koyuyor. BİTKİ BAZLI DÖNÜŞÜMÜN ÖNEMİ Analiz, beslenme biçiminde değişimin çevresel açıdan ikna edici gerekçelerini sunuyor. Bitki ağırlıklı beslenme modeline geçiş, sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltabilir, ormanlar ve tatlı su sistemleri üzerindeki baskıyı hafifletebilir ve yem bitkileri ile hayvansal atıklardan kaynaklanan besin kirliliğini azaltabilir. Bu dönüşüm yalnızca iklim üzerindeki etkileri hafifletmekle kalmayacak, aynı zamanda ekosistemlerin onarılmasına ve yaban hayatının korunmasına da katkı sağlayacaktır. POLİTİKA YAPICILAR İÇİN SONUÇLAR Araştırmacılar, küresel iklim çerçevelerinin — iklim zirveleri ve Paris Anlaşması kapsamındaki ulusal planlar dahil — hayvansal ürün üretimi ve tüketimini azaltmaya yönelik açık hedefleri içermesi gerektiğini vurguluyor. Bu sektöre müdahale edilmeden, küresel ısınmayı 2°C’nin oldukça altında (hatta 1,5°C hedefinde) tutma şansının ciddi şekilde tehlikeye gireceği belirtiliyor. Analiz ayrıca, etkili ve adil çözümlerin bölgesel koşulları da dikkate alması gerektiğini vurguluyor. Gelişmekte olan ekonomilerde, beslenme dönüşümleri gıda güvenliği, kültürel tercih ve çiftçiler için adil geçim koşullarıyla uyumlu olmalıdır. GIDA VE İKLİM İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASI Sşzkonusu araitırmanın lideri Jenny Mace, “Hayvancılığın COP30 gibi kilit iklim ve çevre politikası etkinliklerinde daha fazla dikkat çekmesinin zamanı çoktan geldi. Hayvansal tarımda ciddi bir küçülme olmadan iklim ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak son derece zor olacaktır.” şeklinde konuştu. Ortak yazar, veterinerlik profesörü Andrew Knight “Endüstriyel hayvancılık, küresel iklim politikalarının kritik bir kör noktasıdır. Ancak gıda sistemi reformunu — özellikle hayvansal ürünlerin azaltılmasını — iklim eyleminin merkezine yerleştirmek, hem insanlar hem de gezegen için muazzam faydalar sağlayabilir.” dedi. Ortak yazar, Sinergia Animal temsilcisi Fernanda Vieira, “Endüstriyel ölçekli çiftlikler, biyoçeşitlilik kaybı, ormansızlaşma, iklim değişikliği ve zoonotik hastalıkların ortaya çıkmasının temel itici gücüdür. Bu birbirine bağlı sorunlarla yüzleşmezsek, iklim, sağlık ve sürdürülebilirlik hedeflerimize yönelik anlamlı ilerleme olasılığı uzak bir hayal olarak kalacaktır.” şeklinde konuştu. İletişim Bilgileri Jenny Mace St Andrews Üniversitesi, Etik, Felsefe ve Kamu İşleri Merkezi (Birleşik Krallık) jm609@st-andrews.ac.uk Prof. Andrew Knight Griffith Üniversitesi, Çevre ve Bilim Fakültesi (Avustralya) andrewknightvet@gmail.com KAYNAK: Sustainable Pet Food Foundation ( Sürdürülebilir Evcil Hayvan Maması Vakfı )

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.