Hava Durumu

#Chp

giresunsonhaber - Chp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ: Haber

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ:

KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJI CHP’DEKİ KRİZİ BÜYÜTTÜ: SORULAR CEVAPLANDI, TARTIŞMA DAHA DA SERTLEŞTİ Kemal Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’de yaptığı özel röportaj, CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan krizi yatıştırmak yerine yeni tartışma başlıkları açtı. Kılıçdaroğlu, görevi kabul etmesini “kayyımı önleme” gerekçesiyle savundu; ancak belediye operasyonları, yargının siyasallaşması, masumiyet karinesi ve parti içi “arınma” söylemi konusunda verdiği yanıtlar muhalefet tabanındaki soru işaretlerini büyüttü. “ARINMA” SÖYLEMİ KRİZİN MERKEZİNE YERLEŞTİ CHP’de mahkeme kararıyla yeniden genel başkanlık görevine getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, röportaj boyunca en güçlü vurgusunu “arınma” kavramı üzerinden yaptı. Kılıçdaroğlu, CHP’nin “ahlaki üstünlüğünü” koruması gerektiğini söyledi, parti içinde para, çıkar ve rüşvet iddialarına karışanların barındırılamayacağını savundu. Ancak bu söylem, röportajın en tartışmalı alanlarından biri haline geldi. Kılıçdaroğlu, parti içinde kirli ilişkiler bulunduğunu öne sürerken isim vermekten kaçındı. “Rüşvetçi belediye başkanları”, “para pul işine girenler” ve “kirli ilişkiler” ifadeleriyle geniş bir çerçeve çizdi; fakat bu iddiaların kimleri kapsadığı, hangi kesinleşmiş belgelere dayandığı ve masumiyet karinesinin nasıl korunacağı sorularına net bir sınır koymadı. Bu durum, CHP’li belediye başkanları ve parti yöneticileri hakkında toplu bir töhmet algısı doğurdu. Kılıçdaroğlu’nun isim vermeden yaptığı ağır suçlamalar, hukuki netlikten çok siyasi gerilimi besleyen bir dil olarak öne çıktı. YARGI SİYASALLAŞTI DEDİ, YOLSUZLUK DOSYALARINI AYRI TUTTU Röportajın en belirgin çelişkilerinden biri yargı değerlendirmesinde ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, Türkiye’de yargının bağımsız olmadığını, Can Atalay, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala gibi dosyalarda siyasi kararlar verildiğini söyledi. Buna karşılık CHP’li belediyelere yönelik yolsuzluk dosyalarında iddianamelerin ve itirafçı beyanlarının dikkate alınması gerektiğini savundu. Bu ayrım, röportajın en sert sorgulanan noktalarından biri oldu. Gazeteciler, aynı yargı düzeninin CHP’li belediyelere yönelik dosyaları da siyasi amaçla kullanıp kullanamayacağını sordu. Kılıçdaroğlu, yargının siyasallaştığını kabul etmesine rağmen yolsuzluk iddialarının tümüyle siyasi operasyon sayılmasına karşı çıktı. Bu yaklaşım, CHP tabanındaki ana itirazı güçlendirdi. Çünkü Kılıçdaroğlu bir yandan iktidarın yargı üzerindeki etkisini kabul etti, diğer yandan CHP’li isimlere yöneltilen bazı iddiaları parti içi arınmanın gerekçesi haline getirdi. MASUMİYET KARİNESİ TARTIŞMASI AÇIKTA KALDI Röportajda Kılıçdaroğlu’na en doğrudan yöneltilen sorulardan biri masumiyet karinesi oldu. Gazeteciler, hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan belediye başkanları ve parti yöneticileri için “kirli”, “rüşvetçi” ya da “arınması gereken” gibi ifadelerin nasıl kullanılabileceğini sordu. Kılıçdaroğlu, kimseyi suçlu ilan etmediğini, “sorunlu belediye başkanı” ile “suçlu belediye başkanı” arasında fark bulunduğunu söyledi. Ancak röportajın genelinde kullandığı sert ifadeler bu ayrımı zayıflattı. Hukuki kesinlik oluşmadan “aklanın gelin” yaklaşımı, parti içi disiplin sürecinin yargı kararının önüne geçirilip geçirilmediği tartışmasını beraberinde getirdi. Bu başlık, röportajın ardından Kılıçdaroğlu’na yönelen eleştirilerin ana eksenlerinden biri haline geldi. GENEL MERKEZ GÖRÜNTÜLERİ İÇİN SORUMLULUĞU KABUL ETMEDİ CHP Genel Merkezi’nde polisin zorla içeri girdiği, biber gazı ve arbede görüntülerinin yaşandığı süreç de röportajın en kritik bölümlerinden biri oldu. Kılıçdaroğlu, görüntülerin vicdanını sızlattığını söyledi; ancak kendisini sorumlu tutmadı. Kılıçdaroğlu, polisin zorla girmesini istemediğini, kararın tebliği için icra işlemi yapılmasının beklendiğini savundu. Buna karşılık gazeteciler, avukatı Celal Çelik’in Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne yazdığı “parti genel merkezinin tarafımıza teslimi” içerikli başvuruyu hatırlattı. Kılıçdaroğlu, bu başvurunun polis müdahalesi anlamına gelmediğini söyledi. Ancak bu yanıt, kamuoyunda oluşan “Kılıçdaroğlu’nun görevi kabul etmesi bu görüntülerin yolunu açtı” eleştirisini tamamen ortadan kaldırmadı. “KAYYIMI ÖNLEDİM” SAVUNMASI İKNA KRİZİNİ AŞAMADI Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararını kabul etmeseydi CHP’ye kayyım atanacağını savundu. Bu nedenle görevi üstlenmesini partiye dışarıdan müdahaleyi engelleyen bir adım olarak anlattı. Ancak röportajda bu savunma da sorgulandı. Kılıçdaroğlu’na “Kayyım gelse ne yapardı da siz yapmıyorsunuz?” sorusu yöneltildi. Kılıçdaroğlu, kendisinin parti tüzüğü, Parti Meclisi, MYK ve disiplin kurulu çerçevesinde hareket ettiğini, dışarıdan atanacak bir kayyımın ise bu yapıları devre dışı bırakabileceğini söyledi. Buna rağmen CHP seçmeninin önemli bir bölümünde oluşan “siyasi irade mahkeme kararıyla değiştirildi” algısı röportajla giderilemedi. Kılıçdaroğlu’nun kayyım savunması, hukuki bir gerekçe olarak sunuldu; fakat siyasi meşruiyet tartışmasını kapatmaya yetmedi. İKTİDARLA İŞBİRLİĞİ SORUSUNA NET RET, BUTLAN KARARINA TEMKİNLİ YANIT Kılıçdaroğlu, Erdoğan’la ya da iktidarla gizli bir işbirliği yaptığı iddiasını kesin dille reddetti. Erdoğan’ı en sert eleştiren siyasetçilerden biri olduğunu belirtti, iktidarla perde arkasında herhangi bir anlaşma yürütmediğini söyledi. Ancak butlan kararının iktidarın yargıya müdahalesiyle alınıp alınmadığı sorusunda daha temkinli konuştu. Kararın siyasi sonuçları olduğunu kabul etti; fakat iktidarın doğrudan müdahalesi olup olmadığını bilmediğini söyledi. Bu yanıt, röportajın eleştirel okumalarında önemli bir yer tuttu. Kılıçdaroğlu, geçmişte Akın Gürlek ve siyasi yargı kararları konusunda sert ifadeler kullanırken, kendi lehine sonuç doğuran mutlak butlan kararında aynı kesinlikte bir siyasi müdahale değerlendirmesi yapmadı. GAZETECİLERİN ISRARLI SORULARI RÖPORTAJIN SEYRİNİ BELİRLEDİ Röportajın dikkat çeken yönlerinden biri, gazetecilerin Kılıçdaroğlu’nun yanıtlarını sık sık takip sorularıyla zorlaması oldu. Barış Terkoğlu, Aslı Kurtuluş Mutlu ve program moderasyonu, belediye operasyonları, kurultay davası, iddianameler, fezlekeler, masumiyet karinesi ve Genel Merkez’de yaşananlar konusunda Kılıçdaroğlu’na defalarca aynı eksende sorular yöneltti. Kılıçdaroğlu ise bazı sorularda yanıtı parti içi ahlaki üstünlük tartışmasına çekti. Bu tercih, röportajın haber değerini artırırken aynı zamanda kamuoyunda yeni bir tartışma alanı oluşturdu. CHP’DE KRİZ YATIŞMADI, SİYASİ HAT DAHA DA SERTLEŞTİ Röportaj, Kılıçdaroğlu’nun kendi pozisyonunu savunduğu kapsamlı bir açıklama niteliği taşıdı. Ancak verilen yanıtlar, CHP içindeki ayrışmayı sonlandıracak bir zemin oluşturmadı. Kılıçdaroğlu’nun “arınma” vurgusu, parti içi hesaplaşma mesajı olarak öne çıktı. Belediyelere yönelik dosyalarda yargının siyasal niteliğiyle yolsuzluk iddiaları arasında kurduğu ayrım ise muhalefet tabanındaki güven tartışmasını daha da derinleştirdi. CHP’de mutlak butlan kararıyla başlayan süreç, bu röportajın ardından yalnızca hukuki bir tartışma olmaktan çıktı; parti kimliği, siyasi meşruiyet, seçmen iradesi, yargı güveni ve muhalefetin iktidar karşısındaki ortak hattı üzerinden daha geniş bir krize dönüştü.

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI

GEZMİŞ, ŞEBİNKARAHİSAR’DAKİ MERA TAHSİSLERİNİ MECLİS’E TAŞIDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Şebinkarahisar’da meraların Güneş Enerji Santrali projelerine tahsis edilmesine tepki gösterdi. Bölgede üreticilerle bir araya gelen Gezmiş, hayvancılığın temel dayanağı olan meraların korunması gerektiğini belirterek, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye soru önergesi verdi. KÖYLÜNÜN ASIRLIK OTLAKLARI MECLİS GÜNDEMİNDE Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde meraların Güneş Enerji Santrali projelerine tahsis edilmesi, bölgede hayvancılıkla geçinen üreticilerin tepkisine neden oldu. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Çiftlik Mahallesi ve çevre köylerde yaşayan üreticilerin itirazlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Gezmiş, Şebinkarahisar’daki mera alanlarının enerji proje sahasına dahil edilmesinin, bölgede küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkla geçinen vatandaşların üretim düzenini doğrudan tehdit ettiğini söyledi. “KÖYLÜNÜN OTLAĞINA DOKUNMAYIN” Bölgedeki üreticiler, yüzyıllardır hayvanlarını otlattıkları kadastral mera alanlarının GES projelerine açılmasına karşı çıkıyor. Yem maliyetlerinin ağırlaştığı bir dönemde meraların köylünün elindeki en önemli doğal kaynak olduğunu belirten üreticiler, otlakların kaybedilmesi halinde hayvancılığın daha da zorlaşacağını ifade ediyor. Meraların enerji projeleri için gündeme gelmesi, Şebinkarahisar’da yalnızca arazi kullanımı tartışması olarak değil; kırsal üretim, hayvancılık, geçim kaynakları ve köy yaşamının geleceği açısından da kritik görülüyor. GEZMİŞ SAHADA ÜRETİCİLERLE GÖRÜŞTÜ CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Şebinkarahisar’da saha çalışması yaparak muhtarlar, üreticiler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Bölgede yapılan incelemelerin ardından açıklama yapan Gezmiş, yenilenebilir enerji yatırımlarına karşı olmadıklarını ancak bu yatırımların tarımsal değeri bulunan alanlarda ve hayvancılığın dayandığı meralarda yapılmaması gerektiğini söyledi. Gezmiş, “Bizler elbette yenilenebilir enerjiye, temiz enerji yatırımlarına karşı değiliz. Ancak bu yatırımlar, köylünün yüzyıllardır hayvancılık yaptığı, hayvanını otlattığı asırlık meralarda, tarımsal değeri olan topraklarda yapılmamalıdır” dedi. “HALKI YOK SAYAN PROJELERİN KARŞISINDAYIZ” Gezmiş, Şebinkarahisar’da yaşayan vatandaşların meralarından edilmek istendiğini belirterek, projelerin halkın görüşü alınmadan yürütülmesine tepki gösterdi. Köylülerin hayvanlarını nerede otlatacaklarını düşünmek zorunda bırakıldığını söyleyen Gezmiş, “Halkımız meralarından ediliyor, hayvanlarını nerede otlatacaklarını kara kara düşünüyor. Kimseye sormadan, halkı yok sayarak yapılan bu projelerin karşısındayız” ifadelerini kullandı. SORU ÖNERGESİ TBMM’YE SUNULDU Şebinkarahisar’daki incelemelerinin ardından TBMM’ye dönen CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın yazılı olarak yanıtlaması istemiyle soru önergesi sundu. Gezmiş, önergesinde 4342 sayılı Mera Kanunu’na dikkat çekerek meraların devlet güvencesi altında olduğunu hatırlattı. Vatandaşın sorunlarını Meclis gündemine taşımaya devam edeceklerini belirten Gezmiş, “Vatandaşımızın Meclis’teki sesi olduk, Bakanlığa önergemizi verdik. Bu haklı mücadelenin sonuna kadar takipçisi olacağız” dedi. BAKANLIĞA MERA TAHSİSİ SORULARI Gezmiş’in TBMM Başkanlığı’na sunduğu soru önergesinde, Şebinkarahisar’daki mera tahsisleriyle ilgili Bakanlıktan yanıt istendi. Önergede şu başlıklar öne çıktı: Şebinkarahisar ilçesinde son 5 yılda enerji yatırımları için tahsis edilen toplam mera alanı miktarının ne kadar olduğu, bu tahsis işlemleri yapılırken bölge halkının, muhtarların ve üreticilerin görüşünün alınıp alınmadığı soruldu. Gezmiş ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı ile İl Mera Komisyonu’ndan söz konusu enerji yatırımı için tahsis amacı değişikliği onayı alınıp alınmadığının, onay alındıysa bunun hukuki gerekçesinin açıklanmasını istedi. Önergede, hayvancılıkla geçinen Çiftlik Mahallesi ve bölge halkının uğradığı ekonomik zararların tazmin edilip edilmeyeceği ve köylüye eşdeğer nitelikte alternatif otlak alanı sağlanması için bir çalışma yapılıp yapılmayacağı da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı. HAYVANCILIK VE KIRSAL YAŞAM RİSK ALTINDA Şebinkarahisar’da yaşanan mera tartışması, kırsal bölgelerde enerji yatırımları ile tarımsal üretim alanları arasındaki dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Meraların hayvancılıkla geçinen köylüler için yalnızca otlak değil, üretim zincirinin temel unsuru olduğunu belirten Gezmiş, bu alanların kaybının yem maliyetlerini artıracağını, küçük üreticiyi daha da zor durumda bırakacağını ve kırsal göçü hızlandıracağını söyledi. ŞEBİNKARAHİSAR’DA HAYVANCILIK MERAYA DAYANIYOR Şebinkarahisar, Giresun’un hayvancılık açısından en güçlü ilçeleri arasında yer alıyor. Eldeki verilere göre ilçede büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık birlikte yürütülürken, üretimin ana dayanağını geniş mera ve yayla alanları oluşturuyor. İlçede 27 bin 437 büyükbaş, 21 bin 322 küçükbaş olmak üzere toplam 48 bin 759 baş hayvan varlığı bulunuyor. Bu tablo, Şebinkarahisar’daki meraların yalnızca boş arazi olarak değerlendirilemeyeceğini; süt üretimi, besicilik, küçükbaş hayvancılık, yem maliyeti ve kırsal geçim kaynakları açısından doğrudan üretim alanı olduğunu gösteriyor. Yem maliyetlerinin arttığı bir dönemde üreticiler için meralar, hayvan besleme sürecinde en önemli doğal kaynaklardan biri olarak öne çıkıyor. Bu nedenle Çiftlik Mahallesi ve çevresindeki mera alanlarının GES projeleri için gündeme gelmesi, bölgede hayvancılığın geleceği ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından da değerlendiriliyor. Şebinkarahisar’daki tartışmanın merkezinde, enerji yatırımlarının hangi alanlarda yapılacağı kadar, bu yatırımların köylünün üretim düzenini, hayvan varlığını, otlatma imkânlarını ve geçim kaynaklarını nasıl etkileyeceği de yer alıyor. Etkilenecek aile sayısı, proje sahasını kullanan üretici sayısı, merada otlayan hayvan varlığı ve alternatif otlak alanı sağlanıp sağlanmayacağı ise Bakanlık yanıtı ve yerel kurumların yapacağı açıklamalarla netleşecek. “MERA TALANINA HAYIR” CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, enerji yatırımlarında kamu yararı, üretici hakkı ve çevresel denge ilkesinin birlikte gözetilmesi gerektiğini belirtti. Gezmiş, Şebinkarahisar’daki meraların korunması için konunun takipçisi olacaklarını vurgulayarak, köylünün asırlık otlaklarının enerji projelerine feda edilmemesi gerektiğini söyledi. Şebinkarahisar’daki üreticilerin itirazı, TBMM’ye taşınan soru önergesiyle birlikte hem yerel hem ulusal düzeyde siyasi gündeme girdi.

EJDEROĞLU: “CHP KADIN ÖRGÜTÜ ATANMIŞ YÖNETİMLERE TESLİM EDİLEMEZ” Haber

EJDEROĞLU: “CHP KADIN ÖRGÜTÜ ATANMIŞ YÖNETİMLERE TESLİM EDİLEMEZ”

EJDEROĞLU: “CHP KADIN ÖRGÜTÜ ATANMIŞ YÖNETİMLERE TESLİM EDİLEMEZ” CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve Merkez Yönetim Kurulu üyelerine destek açıklaması yaptı. Ejderoğlu, kadın örgütünün gücünü sandıktan, emekten ve kurultay delegelerinin iradesinden aldığını belirterek, “Örgüt iradesini yok sayan hiçbir atanmış yönetimi tanımıyoruz” mesajı verdi. CHP KADIN KOLLARINDAN SERT TEPKİ Cumhuriyet Halk Partisi’nde kadın kolları yönetimi üzerinden başlayan tartışmalar, il kadın kolları başkanlarının açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve Merkez Yönetim Kurulu üyelerine destek verdi. Ejderoğlu, kadın örgütünün seçilmiş iradesine yönelik her müdahaleyi reddettiklerini belirterek, CHP kadın örgütünün mahkeme koridorlarından ya da siyasi hesaplardan değil, sandıktan ve örgüt emeğinden güç aldığını vurguladı. “ASU KAYA KADIN ÖRGÜTÜNÜN SEÇİLMİŞ GENEL BAŞKANIDIR” Ejderoğlu, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya’nın kurultay delegelerinin iradesiyle seçildiğini hatırlatarak, seçilmiş yönetimin görevden alınmış gibi gösterilmesini kabul etmediklerini ifade etti. Kadın örgütünün iradesinin yok sayılamayacağını belirten Ejderoğlu, “Bizim Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, Kadın Kolları Genel Başkanımız ise örgütün büyük desteğiyle sandıktan çıkan Sayın Asu Kaya’dır” dedi. Ejderoğlu, kadın kolları örgütünün CHP’nin mücadele tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek, seçilmiş kadroların yerine atama anlayışının geçirilmesine karşı duracaklarını söyledi. “BUTLAN YÖNETİMİNİ TANIMIYORUZ” Ayşegül Ejderoğlu, açıklamasında “butlan yönetimi” tartışmalarına da sert sözlerle karşılık verdi. Ejderoğlu, hukuki tartışmaların arkasına sığınılarak CHP kadın örgütünün iradesinin gasp edilmeye çalışıldığını savundu. Kadın kollarının seçilmiş yönetiminin yok sayılmasını “örgüt iradesine müdahale” olarak nitelendiren Ejderoğlu, atanmış yapıları meşru kabul etmediklerini belirtti. Ejderoğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi kadın örgütü, gücünü saray yargısının sipariş kararlarından değil; sandıktan, emekten ve kurultay delegelerinin hür iradesinden alır. Örgüt iradesini yok sayan hiçbir atanmış yönetimi tanımıyoruz” ifadelerini kullandı. “KADINLARIN EMEĞİ YARGI OYUNLARIYLA GASP EDİLEMEZ” CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ejderoğlu, kadın örgütünün yıllardır sahada emek verdiğini, mahalle mahalle, sokak sokak örgütlü mücadele yürüttüğünü söyledi. Ejderoğlu, seçim sandığından çıkamayan hiçbir yapının kadınların alın terine el koyamayacağını belirterek, kadın örgütünün emeğine sahip çıkacaklarını dile getirdi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 102 yıllık mücadele tarihinde kadınların özel bir yeri bulunduğunu vurgulayan Ejderoğlu, seçilmiş kadın iradesini yok sayan girişimlerin parti tarihinde kabul görmeyeceğini ifade etti. “KAYYUM ZİHNİYETİNE GEÇİT VERMEYECEĞİZ” Ejderoğlu, kadın örgütünün iradesine yönelik müdahaleleri kayyum zihniyetiyle eş tuttu. CHP’nin kadın örgütünü atanmış kadrolara teslim etmeyeceklerini belirten Ejderoğlu, “Biz bu partiyi saray yargısına teslim etmedik, atanmış yönetimlere de teslim etmeyeceğiz” dedi. Ejderoğlu, CHP kadın kolları il başkanları olarak biat kültürünü reddettiklerini, örgütün seçilmiş yönetiminin yanında durmaya devam edeceklerini söyledi. “KARŞILARINDA ÇELİKTEN BİR KADIN İRADESİ BULACAKLAR” Ayşegül Ejderoğlu, açıklamasının sonunda CHP kadın örgütünün baskı, yıldırma ve dayatma girişimleri karşısında geri adım atmayacağını vurguladı. Kadınların örgütlü mücadelesinin daha da güçleneceğini belirten Ejderoğlu, “Örgüt iradesine darbe vurarak bizi yıldırabileceğini, sesimizi kısabileceğini sananlar bilsin ki; sokak sokak, meydan meydan büyüyen bu inanç daha da güçlenecek. Karşımızda hangi dayatma olursa olsun, her zaman çelikten bir kadın iradesi bulacaklar” ifadelerini kullandı. “BUGÜN DÜNDEN DAHA KARARLIYIZ” CHP Giresun İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu, açıklamasını birlik ve mücadele vurgusuyla tamamladı. Ejderoğlu, CHP kadın örgütünün Asu Kaya’nın yanında olduğunu belirterek, seçilmiş iradenin korunması için mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Ejderoğlu, “Bugün dünden daha güçlüyüz, bugün dünden daha kararlıyız. Cumhuriyet Halk Partisi kadın örgütü, seçilmiş iradesine ve mücadelesine sahip çıkmaya devam edecektir” dedi.

ÇİFTÇİ’DEN:  “BİRLİĞİMİZİ VE KARDEŞLİĞİMİZİ GÜÇLENDİREN HER ÇALIŞMANIN YANINDAYIZ” Haber

ÇİFTÇİ’DEN: “BİRLİĞİMİZİ VE KARDEŞLİĞİMİZİ GÜÇLENDİREN HER ÇALIŞMANIN YANINDAYIZ”

EYÜP ÇİFTÇİ’DEN AŞURE PROGRAMINA DESTEK: “BİRLİĞİMİZİ VE KARDEŞLİĞİMİZİ GÜÇLENDİREN HER ÇALIŞMANIN YANINDAYIZ” Giresun İl Genel Meclis Üyesi ve CHP Grup Başkanı Eyüp Çiftçi, Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin 4 Temmuz 2026 Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenleyeceği aşure ikramı programına destek verdi. Çiftçi, aşure geleneğinin paylaşma, dayanışma, birlik ve kardeşlik duygularını güçlendiren önemli bir toplumsal değer olduğunu vurguladı. “BU TÜR BULUŞMALAR TOPLUMSAL DAYANIŞMAYI GÜÇLENDİRİYOR” Giresun İl Genel Meclis Üyesi ve CHP Grup Başkanı Eyüp Çiftçi, Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından Giresun’da düzenlenecek aşure ikramı programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çiftçi, 4 Temmuz 2026 Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilecek programın yalnızca bir ikram etkinliği olmadığını, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı, kardeşlik hukukunu ve kültürel bağlılığı güçlendiren anlamlı bir buluşma olduğunu belirtti. “MEMLEKET BAĞINI KORUMAK BÜYÜK BİR SORUMLULUKTUR” İstanbul’da yaşayan Giresunluların memleketleriyle bağlarını koparmadan sürdürmelerinin önemli olduğunu ifade eden Çiftçi, kültürel değerlerin yaşatılması ve yeni nesillere aktarılması bakımından bu tür organizasyonların özel bir değer taşıdığını söyledi. Çiftçi, Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin düzenlediği programın hem Giresunlular arasındaki dayanışmayı artıracağını hem de Muharrem ayının manevi atmosferine uygun güçlü bir birlik mesajı vereceğini kaydetti. “AŞURE PAYLAŞMANIN VE KARDEŞLİĞİN SEMBOLÜDÜR” Muharrem ayının paylaşma, dayanışma, kardeşlik ve manevi değerlerin daha güçlü hissedildiği özel bir dönem olduğunu vurgulayan Eyüp Çiftçi, aşure geleneğinin toplumun ortak hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti. Çiftçi, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneğimiz tarafından düzenlenen bu anlamlı etkinliği son derece kıymetli buluyorum. İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimizin doğdukları topraklarla bağlarını korumaları, kültürel değerlerimizi yaşatmaları ve bu değerleri yeni nesillere aktarmaya çalışmaları büyük bir sorumluluk örneğidir. Bu tür organizasyonlar yalnızca bir aşure ikramı değil; birlik, beraberlik, kardeşlik ve aidiyet duygularının güçlendiği önemli buluşmalardır.” DERNEK YÖNETİMİNE TEŞEKKÜR ETTİ Eyüp Çiftçi, toplumsal dayanışmayı büyüten ve kültürel değerlerin yaşatılmasına katkı sunan her çalışmanın yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. Programın hazırlanmasında emeği geçen Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Kenan Gülnihar’a, dernek yönetim kurulu üyelerine ve katkı sunan herkese teşekkür eden Çiftçi, vatandaşları 4 Temmuz Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenecek aşure ikramı programına katılmaya davet etti. PROGRAM 4 TEMMUZ CUMARTESİ GÜNÜ ATATÜRK MEYDANI’NDA Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin aşure ikramı programı, 4 Temmuz 2026 Cumartesi günü Giresun Atatürk Meydanı’nda gerçekleştirilecek. Programda vatandaşlara aşure ikram edilecek, birlik ve dayanışma mesajları öne çıkarılacak. MUHARREM AYI, AŞURE VE KERBELÂ HAFIZASI Muharrem ayı, Hicri takvimin ilk ayı olması bakımından İslam dünyasında yeni bir zaman diliminin başlangıcını ifade ederken; taşıdığı tarihî ve manevi hafıza nedeniyle de ayrı bir yere sahiptir. Bu ay, Müslüman toplumlarda sabır, tefekkür, paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularının öne çıktığı özel bir dönem olarak kabul ediliyor. Muharrem ayının 10’uncu günü ise Aşure Günü olarak anılıyor. Aşure Günü, İslam kültüründe derin hatıralar taşıyan bir gün olmasının yanında, Kerbelâ hadisesiyle de Müslümanların ortak hafızasında acı, hüzün ve adalet arayışının sembol günlerinden biri olarak yer alıyor. Hz. Hüseyin ve beraberindekilerin Kerbelâ’da şehit edilmesi, yalnızca tarihî bir olay olarak değil; zulme karşı duruşun, hak ve adalet mücadelesinin, vicdan ve insanlık sorumluluğunun güçlü bir hatırlatıcısı olarak kabul ediliyor. Aşure geleneği de bu manevi iklim içinde toplum hayatında özel bir anlam kazanıyor. Farklı malzemelerin aynı kazanda birleşerek ortak bir tada dönüşmesi, toplum içinde farklılıkların bir arada yaşayabilmesini, ortak değerler etrafında buluşmayı ve paylaşmanın insanları birbirine yaklaştıran gücünü simgeliyor. Anadolu’da aşure, yüzyıllardır yalnızca bir yiyecek olarak değil; komşuya, akrabaya, yoksula, yolcuya ve bütün topluma uzanan bir paylaşma geleneği olarak yaşatılıyor. Kazanlarda pişirilen aşurenin ev ev, sokak sokak ve meydan meydan dağıtılması, toplumsal dayanışmanın en sade ama en güçlü örneklerinden biri olarak görülüyor. Bu yönüyle Giresun Atatürk Meydanı’nda düzenlenecek aşure ikramı programı da yalnızca bir geleneksel ikram etkinliği değil; Muharrem ayının manevi atmosferini, Kerbelâ’nın tarihî hafızasını, paylaşma kültürünü ve toplumsal kardeşlik duygusunu bir araya getiren anlamlı bir buluşma niteliği taşıyor. Şebinkarahisar Hacı Bektaş Veli Kültür ve Dayanışma Derneği’nin düzenleyeceği program, hem Giresun’da yaşayan vatandaşları hem de memleket bağı güçlü olan hemşehrileri ortak bir değer etrafında buluşturacak. Aşure kazanında birleşen farklı tatlar gibi, bu etkinlik de toplumun farklı kesimlerini aynı sofrada, aynı duada ve aynı dayanışma duygusunda bir araya getirecek.

CHP’DE KAYYUM YÖNETİMİNDEN ÖRGÜT TASFİYESİ Haber

CHP’DE KAYYUM YÖNETİMİNDEN ÖRGÜT TASFİYESİ

CHP’DE KAYYUM YÖNETİMİNDEN ÖRGÜT TASFİYESİ MAHKEME KARARIYLA GELEN YÖNETİM CHP’DE ÖRGÜTLERİ DAĞITMAYA BAŞLADI CHP’de mahkeme kararıyla göreve gelen Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, parti örgütlerinde geniş kapsamlı disiplin, fesih ve atama sürecini başlattı. Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 6 mevcut ve eski il başkanının tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini, aralarında Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Gaziantep ve Malatya’nın da bulunduğu çok sayıda il yönetiminin feshedildiğini açıkladı. Olağanüstü kurultay için Genel Merkez’e sunulan imzalar incelemeye alınırken, yönetim kendi olağan kurultay takvimi için 6 kişilik komisyon kurdu. KAYYUM TARTIŞMASI TEŞKİLAT OPERASYONUNA DÖNÜŞTÜ CHP’de mahkeme kararıyla başlayan yönetim krizi, parti örgütlerine yönelik kapsamlı bir tasfiye sürecine dönüştü. Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan Merkez Yönetim Kurulu, il başkanları, eski il başkanları, il yönetimleri, ilçe örgütleri ve Kadın Kolları Genel Başkanlığı’nı kapsayan bir dizi karar aldı. CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında, 6 ismin tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildiğini, birçok il yönetiminin feshedildiğini ve yerlerine yeni görevlendirmeler yapıldığını açıkladı. CHP’nin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada MYK toplantısının Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapıldığı, kararların “mutlak butlan davası” ve “partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlar” gerekçesiyle alındığı belirtildi. (CHP) 6 İSİM TEDBİRLİ OLARAK DİSİPLİNE SEVK EDİLDİ Sarı, mahkeme süreciyle ilişkilendirilen 3 mevcut il başkanı ile 3 eski il başkanı hakkında disiplin süreci başlatıldığını açıkladı. Sarı, kararı şu ifadeyle duyurdu: “3’ü mevcut il başkanı, 3’ü önceki dönem il başkanı 6 arkadaşımızı tedbirli bir biçimde Yüksek Disiplin Kuruluna MYK kararıyla sevk etmiş bulunuyoruz.” (CHP) Disipline sevk edilen mevcut il başkanları Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya oldu. Eski il başkanları arasında ise önceki dönem Mardin İl Başkanı Mehmet Kılıçarslan, önceki dönem İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve önceki dönem Batman İl Başkanı Hüseyin Yaşar yer aldı. Sarı, bu isimlerin “mutlak butlan davası süreci içinde yer alan iddianamelerde bulunması” ve “mutlak butlan krizinin bir parçası olması” gerekçesiyle disipline sevk edildiğini söyledi. (CHP) CHP’DE KAYYUM DÖNEMİ: DİSİPLİN, FESİH, ATAMA ERZURUM, BURSA VE BİTLİS’TE İL YÖNETİMLERİ FESHEDİLDİ MYK, disiplin sürecine alınan üç mevcut il başkanının yönetimlerini de görevden aldı. Erzurum İl Başkanı Serhat Can Eş, yönetimiyle birlikte feshedildi; yerine Mahmut Edebali il başkanı olarak atandı. Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve yönetimi de feshedildi. Sarı, Yeşiltaş için “bu sürecin mutlak butlan sürecinin başlamasına kendi dilekçesiyle biraz neden olan” ifadesini kullandı. Bursa İl Başkanlığı’na Turgut Özkan getirildi. Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya ve yönetimi de fesih kararının kapsamına alındı. Bitlis için yeni il başkanı ataması yapılmadı; Sarı, il başkanlığıyla ilgili değerlendirmenin sürdüğünü açıkladı. (CHP) ANKARA, İZMİR, ADANA, GAZİANTEP VE MALATYA’DA İKİNCİ DALGA CHP yönetimi, “mutlak butlan davasından bağımsız” olarak tanımladığı ikinci bir görevden alma dalgasını da devreye soktu. Sarı, bu kararların “partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlar” gerekçesiyle alındığını söyledi. Sarı’nın açıklamasındaki ifade şöyle oldu: “Partinin kurumsal kimliğini zedeleyici tutum ve davranışlardan dolayı görevden aldığımız ve yönetimlerini fes ettiğimiz il başkanlarımız: Gaziantep il başkanımız Vakkas Acar, Adana il başkanımız Anıl Tamburoğlu, Malatya il başkanımız Barış Yıldız, Ankara il başkanvekilimiz Yüksel Işık, İzmir il başkanımız Çağatay Güç.” (CHP) Bu kapsamda Gaziantep İl Başkanı Vakkas Acar’ın yerine Hasan Nesanır, Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu’nun yerine Orhan Bayram, Malatya İl Başkanı Barış Yıldız’ın yerine Hakan Satılmış, Ankara İl Başkanvekili Yüksel Işık’ın yerine Fahri Yıldırım, İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün yerine Utku Gümrükçü atandı. (CHP) KURULTAY İMZALARINA KARŞI TASFİYE HAMLESİ KADIN KOLLARI’NA DA MÜDAHALE EDİLDİ MYK kararları parti örgütlerinin ana kademesiyle sınırlı kalmadı. CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Asu Kaya ve yönetimi de feshedildi. Kadın Kolları Genel Başkanlığı’na Ayten Gülsever atandı. Bu adım, mahkeme kararıyla oluşan yönetimin yalnızca il örgütlerinde değil, partinin yan örgütlerinde de kontrolü yeniden kurmaya başladığını gösterdi. Sarı, değişikliği basın toplantısında doğrudan duyurdu. (CHP) KAYSERİ’DE ÜÇ İLÇEYE ATAMA CHP yönetimi, Kayseri’de boş bulunan üç ilçe başkanlığı için de atama yaptı. Melikgazi İlçe Başkanlığı’na Ergün Canbulat, Talas İlçe Başkanlığı’na Hasan Çetin, Kocasinan İlçe Başkanlığı’na Neşe Nasırlıoğlu Aslan getirildi. (CHP) Böylece kararlar; il başkanlıkları, il yönetimleri, ilçe örgütleri ve Kadın Kolları Genel Başkanlığı’nı içine alan geniş bir örgüt operasyonuna dönüştü. KURULTAY İMZALARI İNCELEMEYE ALINDI CHP’deki tasfiye dalgası, olağanüstü kurultay için toplanan imzaların Genel Merkez’e sunulduğu süreçle aynı dönemde geldi. Sarı, kurultay delegelerinin imza vermesini “demokratik hak” olarak tanımladı ancak imzaların şekil ve içerik açısından inceleneceğini açıkladı. Sarı, imza sürecine ilişkin şu açıklamayı yaptı: “CHP’nin olağanüstü kurultay yapmak üzere imzalarını vermiş olan kurultay delegelerimizin bunun en demokratik haklarını kullandıklarını belirtmek isteriz. Demokratik haklarıdır arkadaşlar.” (CHP) İlk değerlendirmede yaklaşık 830 imza bulunduğunu belirten Sarı, tedbirli disipline sevk edilen 9 kişinin düşülmesi ve bir kişinin imzasını geri çekmesiyle Genel Merkez’e bırakılan kurultay delegesi imzasının 820 olduğunu açıkladı. (CHP) İMZALARDA “ŞEKİL VE İÇERİK” DENETİMİ CHP yönetimi, olağanüstü kurultay talebini doğrudan kabul etmek yerine imzaları değerlendirme sürecine aldı. Sarı, bu sürecin hem teknik hem de siyasi değerlendirme içereceğini şu sözlerle anlattı: “Bu imzalarla ilgili şekil ve içerik açısından bir değerlendirme yapılacak ve kamuoyuyla paylaşılacak.” (CHP) Bu açıklama, olağanüstü kurultay isteyen delegelerle mahkeme kararıyla göreve gelen yönetim arasındaki mücadelenin imzaların geçerliliği üzerinden devam edeceğini gösterdi. KILIÇDAROĞLU YÖNETİMİ KENDİ KURULTAY KOMİSYONUNU KURDU Olağanüstü kurultay imzalarının incelemeye alınmasıyla aynı açıklamada, olağan kurultay için 6 kişilik hazırlık komisyonu kurulduğu duyuruldu. Komisyona MYK üyeleri Orhan Sarıbal, Yıldırım Kaya, Adnan Demirci, Nevaf Bilek, Hasan Efe Uyar ve Deniz Demir görevlendirildi. Sarı, komisyonun görevini şu sözlerle açıkladı: “MYK üyelerimiz Orhan Sarıbal, Yıldırım Kaya, Adnan Demirci, Nevaf Bilek, Hasan Efe Uyar ve Deniz Demir olağan kurultay hazırlık komisyonunda görev alacaklar, en kısa sürede çalışmalarını tamamlayıp özellikle olağan kurultayla ilgili bir takvimi Cumhuriyet Halk Partisi’nin önüne koyacaklar.” (CHP) Bu karar, olağanüstü kurultay talebi karşısında Genel Merkez’in kendi kontrolünde bir olağan kurultay takvimi hazırlamaya yöneldiğini ortaya koydu. İSTANBUL’A ATAMA YAPILMADI Eski İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in disipline sevk edilmesine rağmen İstanbul için yeni bir atama yapılmadı. Sarı, İstanbul’daki mahkeme tedbirine dikkat çekti ve bu karar kalkmadan il başkanlığına atama yapılamayacağını söyledi. Sarı, İstanbul için şu açıklamayı yaptı: “Çünkü İstanbul ilinde bir tedbir var. Yani bir mahkeme kararı var. Dolayısıyla bu mahkeme kararı ortadan kaldırılmadığı sürece İstanbul iline ilişkin bir atama yapmamız söz konusu değil.” (CHP) İstanbul başlığı, CHP’deki hukuki ve siyasi krizin en kritik dosyalarından biri olarak ayrı tutuldu. ÜYELİKLER VE DİSİPLİN SÜRECİ YARGITAY’A BİLDİRİLDİ Sarı, tedbirli disipline sevk edilen isimlerle ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazıldığını, işlemin teknik prosedür olarak yürütüldüğünü söyledi. CHP Sözcüsü, disiplin süreci tamamlanmadan partiyle ilişiğin kesildiği anlamına gelen bir irade bulunmadığını savundu. Sarı, süreci şöyle anlattı: “Tedbir kararıyla disipline sevk edilen arkadaşlarımızla ilgili biz bir yazı yazıyoruz Yargıtay’a, Cumhuriyet Başsavcılığı’na. O yazı çerçevesinde de savcılık gerekli işlem yapıyor.” (CHP) Bu açıklama, disiplin kararlarının yalnızca parti içi işlem olarak kalmadığını, resmi kayıt süreçlerine de taşındığını gösterdi. GENEL MERKEZ’DE PERSONEL TASFİYESİ DE GÜNDEMDE Basın toplantısında CHP Genel Merkezi’nde yaşanan işten çıkarma süreci de gündeme geldi. Sarı, 21 Mayıs itibarıyla Genel Merkez’de 179 kişinin çalıştığını, daha önce 38 kişinin görev süresinin sona erdiğini, son olarak da yaklaşık 20 kişiyle ilgili tasarrufta bulunulduğunu açıkladı. Sarı, personel sürecini “yeniden yapılanma” ve “ihtiyaç fazlası” gerekçeleriyle açıkladı. Cumhurbaşkanlığı seçim ofisinin kapatılması, emeklilik durumu, yeniden yapılandırma ve sosyal medya paylaşımlarına ilişkin değerlendirmelerin bu süreçte etkili olduğunu söyledi. (CHP) CHP’DE KRİZ ARTIK ÜÇ CEPHEDE CHP’de mahkeme kararıyla açılan kriz artık üç ayrı hatta ilerliyor. Birinci hatta mahkeme kararıyla göreve gelen Kılıçdaroğlu yönetimi bulunuyor. İkinci hatta olağanüstü kurultay isteyen delegeler ve örgütler yer alıyor. Üçüncü hatta ise MYK eliyle yürütülen disiplin, fesih, atama ve yeniden yapılanma süreci büyüyor. Resmi açıklamada yer alan disiplin sevkleri, il yönetimi fesihleri, Kadın Kolları değişikliği, Kayseri ilçe atamaları, kurultay imzalarının incelemeye alınması ve olağan kurultay için komisyon kurulması, CHP’deki kavganın artık yalnızca genel başkanlık tartışması olmadığını gösterdi. CHP’de mahkeme kararıyla göreve gelen yönetim, parti örgütlerini kendi çizgisine göre yeniden şekillendirirken; olağanüstü kurultay isteyen kanat, parti iradesinin yeniden sandıkta belirlenmesini talep ediyor. Disiplin ve fesih kararlarının kurultay imzalarıyla aynı döneme denk gelmesi, parti içi mücadelenin önümüzdeki günlerde daha sert bir hatta ilerleyeceğini gösteriyor. Parti Sözcümüz Müslim Sarı, Genel Merkezimizde basın toplantısı düzenliyor. https://t.co/U5qMdlgzL6 — CHP ???????? (@herkesicinCHP) June 17, 2026

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN  ÖNERGE Haber

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN ÖNERGE

GEZMİŞ’TEN SAMSUN-SARP DEMİR YOLU İÇİN ÖNERGE CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde Giresun’un güzergâh dışında bırakılabileceği iddialarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’ndan projenin güncel aşamasını, güzergâh planlamasında Giresun’un yerini ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların öngörülüp öngörülmediğini açıklamasını istedi. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Karadeniz’in en önemli ulaşım yatırımlarından biri olarak gösterilen Samsun-Sarp Demiryolu Projesi için yeni bir yazılı soru önergesi verdi. Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle hazırladığı önergede, son dönemde kamuoyuna yansıyan güzergâh iddialarını Meclis denetimine taşıdı. Giresun’un proje dışında bırakılabileceği yönündeki iddialar, önergenin ana gündemini oluşturdu. GİRESUN’UN PROJE DIŞINDA KALMA İHTİMALİ MECLİS GÜNDEMİNDE Gezmiş, verdiği önergede Giresun’un Karadeniz’in üretim, turizm ve ticaret merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Kentin böylesine stratejik bir ulaşım yatırımının dışında bırakılacağı yönündeki iddiaların Giresun kamuoyunda ciddi endişe yarattığını belirtti. Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin yalnızca bir ulaşım hattı olarak değil, Karadeniz’in ekonomik kalkınmasını, lojistik gücünü ve bölgesel bağlantılarını doğrudan etkileyecek bir yatırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gezmiş, proje sürecine ilişkin kamuoyunun açık ve şeffaf biçimde bilgilendirilmesini istedi. Gezmiş’in önergesi, Giresun’un demir yolu hattındaki yerinin belirsiz bırakılmaması, kent merkezi ve ilçelerin projeyle nasıl ilişkilendirileceğinin açıklanması ve güzergâh planlamasının teknik kararların ötesinde bölgesel kalkınma etkisiyle ele alınması talebini öne çıkardı. BAKANLIĞA GÜZERGÂH, ETÜT VE BAĞLANTI SORULARI Gezmiş, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına yönelttiği sorularda ilk olarak Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin güncel durumunun açıklanmasını istedi. Etüt, fizibilite ve proje çalışmalarının hangi aşamada bulunduğu, Bakanlığın yanıtlaması beklenen başlıkların başında yer aldı. Milletvekili Gezmiş, Bakanlık tarafından belirlenen ya da değerlendirilen güzergâhlarda Giresun’un bulunup bulunmadığını da sordu. Kamuoyuna yansıyan “Giresun güzergâh dışında kalacak” iddialarının doğru olup olmadığına ilişkin resmi açıklama talep etti. Önergede ayrıca Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nin mevcut planlamasında Giresun merkez ve ilçelerine hizmet verecek herhangi bir hat, istasyon ya da bağlantı noktası öngörülüp öngörülmediği de gündeme getirildi. Bu üç başlık, projenin Giresun açısından yalnızca harita üzerinde geçiş meselesi olmadığını; kent merkezi, ilçeler, liman bağlantısı, üretim alanları, turizm merkezleri ve iç bölge erişimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. GÜZERGÂH KARARI GİRESUN’UN EKONOMİK GELECEĞİNİ ETKİLEYECEK Samsun-Sarp Demiryolu Projesi, Karadeniz kıyı hattında ulaşımı güçlendirmesi, limanları demir yolu ağıyla buluşturması, yük ve yolcu taşımacılığında yeni bir kapasite oluşturması bakımından bölgesel ölçekte kritik bir yatırım olarak görülüyor. Giresun’un bu hattaki konumu ise kent ekonomisi açısından doğrudan belirleyici nitelik taşıyor. Giresun Limanı, fındık başta olmak üzere üretim ve ihracat kapasitesi, sahil ticareti, turizm potansiyeli ve iç bölgelere açılan bağlantı ihtiyacı, demir yolu güzergâhının kent için stratejik önemini artırıyor. Bu nedenle güzergâh planlamasında Giresun’un dışarıda bırakılması ya da kent merkezi ve ilçelerin güçlü bağlantı noktalarıyla projeye dahil edilmemesi, yalnızca ulaşım tercihi değil, Giresun’un uzun vadeli kalkınma yönünü etkileyecek bir karar olarak değerlendiriliyor. GEZMİŞ: GİRESUN’UN KONUMU NETLEŞTİRİLMELİ Gezmiş’in yeni önergesi, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde Giresun’un konumunun Bakanlık tarafından açık biçimde ortaya konulmasını hedefliyor. Projede etüt ve fizibilite çalışmalarının hangi aşamada olduğu, Giresun’un güzergâhta yer alıp almadığı ve kent merkezi ile ilçelere hizmet verecek bağlantıların planlanıp planlanmadığı, Meclis yoluyla resmi yanıt bekleyen temel başlıklar hâline geldi. Giresun kamuoyu açısından Bakanlığın vereceği yanıt, yalnızca projenin teknik ilerleme durumunu değil, kentin demir yolu ağına nasıl dahil edileceğini de gösterecek. GEZMİŞ SÜRECİ DAHA ÖNCE DE MECLİSE TAŞIMIŞTI Elvan Işık Gezmiş, Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’ni daha önce de yazılı soru önergesiyle Meclis gündemine taşımıştı. 24 Kasım 2023 tarihli 7/6628 esas sayılı önergesinde, Karadeniz Bölgesi’nde karayolu dışında ulaşım ağı eksikliğinin bölge illeri ve ülke ekonomisi açısından kayıplara yol açtığını belirtmişti. Gezmiş’in önceki önergesinde Samsun-Sarp Demiryolu Projesi, Samsun’dan Sarp’a uzanacak, Doğu Karadeniz illerinin ulaşımına, ekonomik kalkınmasına ve turizm potansiyeline katkı sağlayacak büyük bir yatırım olarak tanımlanmıştı. Söz konusu önergede planlanan hattın Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’i kapsayan 513 kilometrelik güzergâhla Karadeniz’in doğusuna ulaşacağı belirtilmiş; Tirebolu’nun iç bölge bağlantısı da Giresun açısından kritik başlık olarak gündeme getirilmişti. Gezmiş, önceki önergesinde Tirebolu’nun Erzincan bağlantılı demir yolu hattından çıkarılmasının Giresun için büyük kayıp yaratacağını vurgulamıştı. BAKANLIK 2024’TE ETÜT PROJE YANITI VERDİ Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Gezmiş’in 7/6628 esas sayılı önergesine 18 Ocak 2024 tarihinde yanıt verdi. Bakanlık, Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi olarak anılan Samsun-Hopa-Sarp hattının etüt proje ve mühendislik hizmetleri işinin 2024 yılı Yatırım Programı’na teklif edildiğini bildirdi. Bakanlık yanıtında, projenin yatırım programına alınmasının ardından ihale hazırlık çalışmalarına başlanacağı belirtildi. Yanıtta Giresun merkez, ilçeler, Tirebolu bağlantısı, istasyon planlaması ve güzergâh tercihleri konusunda ayrı bir açıklama yer almadı. Gezmiş’in yeni önergesi, bu eksik kalan başlıkları doğrudan Giresun’un güzergâh üzerindeki yeri, bağlantı noktaları ve proje planlamasındaki konumu üzerinden yeniden gündeme taşıdı. 2024’TE DE SOMUT ADIM SORULMUŞTU Gezmiş, Bakanlığın 2024’te verdiği yanıtın ardından Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi’ni ikinci kez Meclis gündemine aldı. 31 Temmuz 2024 tarihli 7/14719 esas sayılı önergesinde, etüt proje işlerinin yatırım programına teklif edildiği açıklamasına rağmen projede somut adım atılıp atılmadığını sordu. Bu önergeyle Karadeniz Sahil Demiryolu Projesi’nin 2024 Yatırım Programı’na alınıp alınmadığı, ihale sürecinin hangi aşamada bulunduğu ve hizmete açılış için öngörülen bir takvim olup olmadığı gündeme getirildi. Yeni önergeyle birlikte Samsun-Sarp Demiryolu Projesi’nde tartışma artık yalnızca yatırım programı ve ihale süreciyle sınırlı kalmadı. Giresun’un güzergâhta yer alıp almayacağı, kent merkezi ve ilçelere hizmet verecek hat, istasyon ya da bağlantı noktalarının planlanıp planlanmadığı, projenin Giresun açısından en kritik başlığı hâline geldi.

CHP GİRESUN’DAN KURULTAY İRADESİNE TAM DESTEK Haber

CHP GİRESUN’DAN KURULTAY İRADESİNE TAM DESTEK

CHP GİRESUN’DAN KURULTAY İRADESİNE TAM DESTEK CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, ilk kongre sürecinden bu yana Özgür Özel’in yanında açık tavır alan ve parti içindeki değişim hareketini destekleyen il başkanları arasında yer aldı. CHP’de olağanüstü kurultay için toplanan imzaların Genel Merkez’e teslim edilmesiyle süreç yeni bir aşamaya taşınırken, Giresun örgütü de kurultay iradesinin arkasında durdu. Cumhuriyet Halk Partisi’nde olağanüstü kurultay talebiyle yürütülen süreç, Ankara’da imzaların Genel Merkez’e teslim edilmesiyle kritik bir eşiği geçti. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, kurultay talebiyle toplanan 900’den fazla imzayı Genel Merkez binasında teslim etti. Bu adım, parti içindeki kurultay tartışmalarını yalnızca hukuki bir başlık olmaktan çıkararak örgüt iradesi, siyasal meşruiyet ve iktidar yürüyüşü ekseninde daha geniş bir gündeme taşıdı. Giresun’da ise CHP İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in tavrı, sürecin yerel ayağında öne çıktı. Şenyürek, ilk kongre sürecinden bu yana Özgür Özel’in yanında açık pozisyon alan, değişim hareketini destekleyen ve bu çizgiyi Giresun örgütüyle birlikte taşıyan il başkanları arasında yer aldı. Giresun örgütünün olağanüstü kurultay çağrısına verdiği destek, bu nedenle son gelişmelere verilen tek günlük bir yanıt değil; CHP’de değişim, örgüt iradesi ve parti içi demokrasinin korunması yönündeki siyasi çizginin devamı oldu. DEĞİŞİM HAREKETİNDEN KURULTAY ÇAĞRISINA UZANAN SÜREÇ CHP’de 2023 seçimlerinin ardından başlayan değişim tartışmaları, partinin yönetim anlayışı, örgüt yapısı ve iktidar hedefi üzerinden geniş bir siyasi yenilenme talebine dönüştü. Özgür Özel’in genel başkan seçilmesiyle sonuçlanan kurultay süreci, bu değişim talebinin parti içinde karşılık bulduğunu gösterdi. Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek de bu süreçte tavrını erken dönemde netleştiren isimler arasında yer aldı. Şenyürek’in Özgür Özel’den yana ortaya koyduğu açık destek, Giresun örgütünün değişim hareketiyle kurduğu bağı güçlendirdi. Bu çizgi, daha sonraki kurultay tartışmalarında da Giresun’un tutumunu belirleyen ana siyasi zemin oldu. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın bugün olağanüstü kurultay iradesine sahip çıkan tavrı, parti yönetiminin mahkeme süreçleriyle değil, örgütün ve delegelerin kararıyla şekillenmesi gerektiği yönündeki yaklaşımı öne çıkardı. İMZALAR GENEL MERKEZ’E TESLİM EDİLDİ CHP’de olağanüstü kurultay için başlatılan imza süreci, Ankara’da yapılan teslimle yeni bir safhaya geçti. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, kurultay talebiyle toplanan imzaları Genel Merkez’e teslim etti. Çok sayıda il başkanı ve kurultay delegesinin destek verdiği süreç, parti içindeki tartışmayı doğrudan kurultay zeminine taşıdı. İmza teslimi, CHP’nin kendi iç hukukunu ve örgüt iradesini işletme kararlılığının siyasi göstergesi olarak değerlendirildi. Kurultay çağrısı, yalnızca genel merkez düzeyinde alınan bir karar değil; il örgütleri, delegeler, belediye başkanları ve parti tabanının geniş desteğiyle şekillenen bir irade beyanına dönüştü. Giresun İl Başkanlığı da bu aşamada kurultay çağrısının yanında yer aldı. Giresun’daki kurultay delegelerinin tamamının olağanüstü kurultay talebine imza vermesi, ilin süreçteki konumunu daha görünür hale getirdi. GİRESUN’DA TÜM DELEGELERDEN KURULTAY DESTEĞİ Giresun’da CHP’nin kurultay delegeleri olağanüstü kurultay çağrısına eksiksiz destek verdi. İl örgütü, ilçe örgütleri, belediye başkanları, mevcut ve önceki dönem milletvekillerinin sürece verdiği destekle birlikte Giresun, kurultay iradesinin en güçlü yansıdığı iller arasında yer aldı. Bu tablo, Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in ilk kongreden bu yana sürdürdüğü değişim çizgisiyle uyumlu bir siyasi sonuç ortaya çıkardı. Giresun örgütü, CHP’de karar mekanizmasının mahkeme tartışmaları veya dış müdahale iddiaları üzerinden değil, delegelerin ve örgütün iradesiyle işlemesi gerektiğini savundu. Şenyürek’in imza sürecindeki tutumu, Giresun örgütünün Ankara’daki kurultay çağrısıyla aynı hatta durduğunu gösterdi. İl Başkanlığı, bu süreci parti içi demokrasi ve iktidar hedefi açısından kritik bir eşik olarak gördü. MUTLAK BUTLAN TARTIŞMASI KRİZİ DERİNLEŞTİRDİ CHP’de kurultay sürecine ilişkin açılan davalar ve “mutlak butlan” tartışmaları, parti içi gündemi yargı eksenli bir krize taşıdı. Tartışma, yalnızca CHP’nin geçmiş kurultayının hukuki durumuyla sınırlı kalmadı; genel başkanlık makamı, kurultay delegelerinin iradesi ve seçilmiş organların meşruiyeti de bu sürecin parçası haline geldi. CHP Giresun İl Başkanlığı, bu noktada tavrını örgüt iradesinden yana koydu. İl Başkanlığı’nın açıklamasında, partinin geleceğine kapalı kapılar ardında veya mahkeme koridorlarında karar verilemeyeceği vurgusu öne çıktı. Giresun örgütü, CHP’yi kimin yöneteceğine üyelerin, örgütün ve kurultay delegelerinin karar vereceğini belirtti. Bu yaklaşım, Giresun’un kurultay sürecine verdiği desteği yalnızca parti içi rekabetin bir parçası olmaktan çıkararak demokratik meşruiyet tartışmasının merkezine yerleştirdi. “MİLLETİN İRADESİNE DE PARTİMİZİN İRADESİNE DE SAHİP ÇIKIYORUZ” CHP Giresun İl Başkanlığı, kurultay çağrısını “Milletin iradesine de partimizin iradesine de sahip çıkıyoruz” mesajıyla duyurdu. Açıklamada, CHP’nin iktidar yürüyüşünün siyasi yargı kararlarıyla durdurulmak istendiği, örgüt iradesinin mahkeme süreçleriyle teslim alınamayacağı belirtildi. İl Başkanlığı, olağanüstü kurultay talebini yalnızca delegelerin teknik başvurusu olarak değil, parti iradesinin korunmasına yönelik demokratik bir refleks olarak değerlendirdi. Giresun örgütü, CHP’ye yönelik müdahale tartışmalarının yalnızca parti içi bir mesele olmadığını, sandık iradesi ve seçme-seçilme hakkı açısından da kritik sonuçlar doğurduğunu vurguladı. CHP Giresun’un açıklamasında, partinin tarih boyunca antidemokratik müdahaleleri örgütünden ve milletten aldığı güçle aştığı ifade edildi. İl Başkanlığı, aynı kararlılığın bugün de kurultay iradesine sahip çıkılarak sürdürüldüğünü belirtti. ÖZGÜR ÖZEL ÇİZGİSİ GİRESUN’DA ERKEN KARŞILIK BULDU Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in siyasi pozisyonu, CHP’deki değişim sürecinin yerel örgütlerde nasıl karşılık bulduğunu gösteren önemli başlıklardan biri oldu. Şenyürek, ilk kongreden bu yana Özgür Özel’den yana açık tavır alarak değişim hareketini destekledi. Bu tavır, Giresun örgütünün bugünkü kurultay çağrısına verdiği desteğin arka planını da oluşturdu. Giresun’da ortaya çıkan imza desteği, Özgür Özel liderliğinde şekillenen yeni CHP çizgisinin yerel örgütte güçlü karşılık bulduğunu ortaya koydu. CHP Giresun İl Başkanlığı, Genel Başkan Özgür Özel’in kurultay iradesiyle seçildiğini, parti yönetiminin de ancak kurultay iradesiyle değişebileceğini savundu. Bu nedenle olağanüstü kurultay çağrısı, Giresun açısından hem mevcut iradeye sahip çıkma hem de parti içi tartışmayı demokratik zemine taşıma adımı olarak öne çıktı. EKREM İMAMOĞLU VURGUSU VE İKTİDAR HEDEFİ CHP Giresun İl Başkanlığı’nın açıklamasında Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na yönelik vurgu da dikkat çekti. İl Başkanlığı, İmamoğlu’nun milyonlarca yurttaşın katıldığı süreçle belirlendiğini hatırlatarak, CHP’nin yalnızca genel başkanlık tartışması üzerinden değil, iktidar hedefi üzerinden de baskı altına alınmak istendiğini ifade etti. Giresun örgütü, Özgür Özel’in genel başkanlığı ve Ekrem İmamoğlu’nun adaylık iradesini aynı demokratik meşruiyet çizgisinin parçaları olarak değerlendirdi. Bu nedenle kurultay çağrısı, CHP’nin iktidar yürüyüşünü güçlendirecek örgütsel bütünlüğün korunması başlığıyla birlikte ele alındı. İl Başkanlığı, CHP’nin yol haritasının milletin iradesi, örgütün gücü ve kurultay delegelerinin kararıyla şekilleneceğini belirtti. GİRESUN’DAN ANKARA’YA GÜÇLÜ SİYASİ MESAJ CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in imza sürecine verdiği destek, Giresun’un Ankara’daki kurultay iradesiyle birlikte hareket ettiğini gösterdi. İlk kongreden bu yana değişim hareketinin yanında duran Şenyürek, olağanüstü kurultay çağrısında da aynı siyasi hattı sürdürdü. Giresun örgütünün tüm delegeleriyle kurultay çağrısına destek vermesi, CHP içinde örgüt iradesinin güçlü biçimde sahiplenildiğini ortaya koydu. Bu destek, il başkanlığı düzeyinde açıklanan siyasi tavırla birleşerek Giresun’u kurultay sürecinde dikkat çeken illerden biri haline getirdi. CHP Giresun İl Başkanlığı, sürecin sonunda partinin kararını kendi örgütüyle, kendi delegeleriyle ve kendi kurultay geleneğiyle vereceğini vurguladı. Giresun’dan verilen mesaj, CHP’de tartışmanın adresinin mahkeme salonları değil kurultay salonu olduğu yönünde şekillendi. KURULTAY ÇAĞRISIYLA İKTİDAR YÜRÜYÜŞÜ BİRLEŞTİ CHP Giresun İl Başkanlığı, olağanüstü kurultay çağrısını parti içi bir hesaplaşma başlığına sıkıştırmadan, iktidar yürüyüşünün devamı olarak ele aldı. İl Başkanlığı, CHP’nin kendi iç demokrasisini güçlendirmeden Türkiye’ye demokrasi vaadini taşıyamayacağı yaklaşımıyla kurultay iradesine destek verdi. Giresun örgütü, Özgür Özel liderliğinde başlayan değişim sürecinin kurultay iradesiyle güçlenmesi gerektiğini savundu. Bu nedenle olağanüstü kurultay çağrısı, hem parti içindeki hukuki ve siyasi tartışmalara yanıt hem de CHP’nin iktidar hedefini diri tutan örgütsel hamle olarak değerlendirildi. CHP Giresun İl Başkanlığı’nın mesajı, “Önce kurultay, sonra iktidar” çizgisinde toplandı. Giresun örgütü, partinin iradesine sahip çıkmanın millet iradesine sahip çıkmakla aynı demokratik zeminde buluştuğunu belirterek kurultay sürecindeki tavrını net biçimde ortaya koydu.

CHP'de olağanüstü hamle... Murat Emir: 900'e yakın imzayla Genel Merkeze gideceğiz Haber

CHP'de olağanüstü hamle... Murat Emir: 900'e yakın imzayla Genel Merkeze gideceğiz

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, parti içerisinde olağanüstü kurultay çağrısı için girişimlerde bulunduklarını ifade ederek, yaklaşık 900 imza ile Çarşamba günü CHP Genel Merkezi'ne başvuruda bulunacaklarını duyurdu. Emir, partinin seçimlere girme noktasında risk altında olduğunu savunurken, disiplin sevklerinin ve grup yönetimine dair alınan kararların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu iddia etti. ANKARA (İGFA) - CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de gerçekleştirdiği basın toplantısında parti içindeki güncel gelişmelere dair kritik açıklamalarda bulundu. Parti yönetimi ve grubun işleyişine yönelik tartışmalara değinen Emir, CHP'de olağanüstü kurultay talebi için gereken desteğin toplandığını vurgulayarak, "Kurultay kararı almak amacıyla 900'e yakın imza ile çarşamba günü 74 il başkanımız ve bizimle ortak hareket etmeyen il başkanlarımızın illerindeki delegelerle beraber Genel Merkezimize olağanüstü kurultay talebimizi ileteceğiz" şeklinde konuştu. Partideki son durumun tüzük, iç yönetmelik ve Siyasi Partiler Kanunu doğrultusunda ele alınması gerektiğini belirten Emir, genel başkan ile grup yönetimi arasındaki yetki çekişmelerine de dikkat çekti. Emir, grup başkanlığı ve grup başkanvekillikleriyle ilgili yürütülen tasarrufların parti iç mevzuatıyla çeliştiğini öne sürdü. CHP milletvekilleri Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın'ın da aralarında bulunduğu 9 milletvekilinin tedbirli kesin çıkarma istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine tepki gösteren Murat Emir, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu savundu. Daha önce benzer bir meselede verilen yargı kararını hatırlatan Emir, disiplin sürecinin mahkemeden döneceğini ileri sürdü. 20 Temmuz’dan önce beklediğimiz iki karar var. Birincisi, Yargıtay'dan 20 Temmuz'a kadar hukukun gereğini yapmasını ve siyaseti bu darbe girişiminden kurtarmasını bekliyoruz! İkincisi ise partimizin seçime sokulmama riskine karşı 20 Temmuz’dan önce kurultay toplanmalıdır. Bu… pic.twitter.com/wEynxcjhbk — Murat Emir (@muratemirchp) June 16, 2026 TBMM Başkanlığı'nın grup yönetimine yönelik tutumlarını da eleştiren Emir, Meclis Başkanlığı'nın muhatabının siyasi partilerin genel başkanları değil, grup başkanları olduğunu ifade ederek yürütülen işlemlerin hem parti tüzüğüne hem de Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia etti. CHP'nin seçimlere katılma noktasında risklerle karşı karşıya olduğunu belirten Emir, bu sebeple 20 Temmuz'a kadar hem olağanüstü kurultay kararını hem de yargı süreçlerini takip ettiklerini söyledi. Yeni bir parti kurulacağı yönündeki iddialara dair soruları yanıtlayan Emir, öncelikli hedeflerinin CHP içerisinde mücadele etmek olduğunu vurguladı. Ancak tüm ihtimallerin değerlendirildiğini kaydeden Emir, "CHP'nin milyonlarının ve milletin umudunu bağladığı kadrolar olarak her türlü seçeneği aklımızın ve masamızın bir köşesinde tutuyoruz" ifadelerini kullandı. Emir, açıklamasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile herhangi bir diyalog ya da uzlaşma zeminine sahip olmadıklarını da sözlerine ekledi.

IŞIK’TAN ÖRGÜTE MÜCADELE ÇAĞRISI Haber

IŞIK’TAN ÖRGÜTE MÜCADELE ÇAĞRISI

IŞIK’TAN ÖRGÜTE MÜCADELE ÇAĞRISI CHP Kadıköy Gençlik Kolları Başkanı Av. Erdener Doğan Işık, CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı’nda 13 Haziran 2026’da yapılan toplantıda partinin tarihsel geleneğine, örgüt iradesine ve siyasi mücadele hattına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı’nda 13 Haziran 2026’da yapılan toplantıda söz alan CHP Kadıköy Gençlik Kolları Başkanı Av. Erdener Doğan Işık, Cumhuriyet Halk Partisi’nin içinden geçtiği süreci, partinin tarihsel kimliği ve örgütlü mücadele geleneği üzerinden değerlendirdi. Işık, konuşmasında Türkiye’nin ekonomik ve sosyal sorunlarına dikkat çekerek, gençlerin gelecek kaygısı, emekçilerin geçim sıkıntısı ve toplumun geniş kesimlerinin yaşadığı sorunların siyasetin temel gündemi olması gerektiğini söyledi. CHP’nin ana muhalefet partisi olarak halkın sorunlarına odaklanması gerektiğini belirten Işık, partiye ilişkin yargı tartışmalarının siyasi enerjiyi farklı bir alana çektiğini ifade etti. CHP’NİN TARİHSEL GELENEĞİNE VURGU YAPTI Av. Erdener Doğan Işık, Cumhuriyet Halk Partisi’nin yalnızca bugünün siyasi aktörü olmadığını, Kurtuluş Savaşı’ndan Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan köklü bir siyasal geleneği temsil ettiğini belirtti. Işık, CHP’nin Kuvayı Milliye ve Müdafaa-i Hukuk hareketinden doğan tarihsel mirasa sahip olduğunu ifade ederek, bu geleneğin halkın kendi kaderine sahip çıkma iradesiyle şekillendiğini söyledi. Işık, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyetimizin kurucu siyasi geleneğini temsil eder. Bu gelenek, Kurtuluş Savaşı’nı veren Kuvayı Milliye geleneğidir. Mustafa Kemal önderliğinde, işgale karşı Anadolu’nun dört bir yanında örgütlenen halkın hareketidir.” CHP’nin kuruluş çizgisinin örgütlü halk mücadelesiyle bağlantılı olduğunu dile getiren Işık, partinin tarihsel sorumluluğunun bugünkü siyasi tartışmalar içinde daha da önem kazandığını vurguladı. “MESELE PARTİNİN TABELASINDA DEĞİL, MÜCADELE GELENEĞİNDEDİR” Konuşmasında CHP’nin kurumsal kimliği kadar, bu kimliği taşıyan mücadele birikimine de dikkat çeken Işık, partinin tarihsel çizgisinin örgüt iradesiyle ayakta kaldığını söyledi. Işık, “Yani mesele partimizin tabelasında değil, bizlerin tarihsel olarak bayrağını taşıdığı mücadele geleneğindedir” sözleriyle örgütün tarihsel sorumluluğuna işaret etti. Partinin içinden geçtiği süreci yalnızca hukuki bir tartışma olarak görmediğini belirten Işık, mevcut siyasi atmosferde CHP örgütünün birlik içinde hareket etmesi gerektiğini ifade etti. YARGI SÜRECİNE SİYASİ DEĞERLENDİRME Av. Erdener Doğan Işık, konuşmasında CHP’ye yönelik yargı süreci ve parti içi tartışmalar üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Işık, bu sürecin muhalefetin geleceği açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini savundu. Hukuki tartışmaların siyasi etkilerine dikkat çeken Işık, CHP örgütünün bu dönemde yalnızca bekleyen değil, aktif biçimde mücadele eden bir çizgide durması gerektiğini söyledi. Işık, konuşmasında, CHP’nin tarihsel geleneğinin bir mahkeme kararıyla ortadan kaldırılamayacağını belirterek, örgütlü siyasi mücadelenin önemini vurguladı. ÖRGÜTE BİRLİK VE DAYANIŞMA MESAJI Işık, CHP örgütüne birlik, dayanışma ve mücadele çağrısı yaptı. Partinin tarihsel birikiminin yalnızca merkez binalarla, tabelalarla ya da kurumsal yapılarla sınırlı olmadığını belirten Işık, CHP’nin esas gücünün örgütlü mücadele geleneğinden geldiğini ifade etti. Konuşmasında Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun “Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol yapacağız” sözünü de hatırlatan Işık, siyasi mücadelenin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Işık, CHP örgütünün mevcut süreçte tarihsel sorumluluğunun bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirterek, partinin mücadele çizgisine sahip çıkılması çağrısında bulundu. MÜCADELE VURGUSUYLA TAMAMLADI CHP Kadıköy İlçe Başkanlığı’ndaki toplantıda yaptığı konuşmada Av. Erdener Doğan Işık, partinin geçmişten bugüne taşıdığı siyasal mirasın korunması gerektiğini vurguladı. Işık’ın konuşmasında, CHP’nin Kuvayı Milliye’den Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan tarihsel çizgisi, örgütlü mücadele iradesi ve güncel siyasi sürece karşı birlik içinde hareket etme çağrısı öne çıktı. Toplantıda verilen mesajlar, CHP örgütünün yalnızca mevcut tartışmalara değil, partinin tarihsel kimliğine ve gelecekteki siyasi hattına da sahip çıkması gerektiği vurgusuyla tamamlandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.