Hava Durumu

#Çevre Kanunu

giresunsonhaber - Çevre Kanunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Kanunu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? Haber

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ?

CEZA KESİLDİ, DERE TEMİZLENDİ Mİ? 2,5 MİLYON TL CEZA TOPRAĞI TEMİZLEYECEK Mİ? ÜÇÜNCÜ İHLAL, AYNI DERE, AYNI SORU: TEHLİKE BİTTİ Mİ? Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyünde bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik’e, Çatalağaç Deresi’ne atık su deşarjı nedeniyle 2 milyon 517 bin TL idari para cezası kesildi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, aynı ihlalin daha önce iki kez yaşandığını, üçüncü tespitte cezanın 3 kat artırımlı uygulandığını açıkladı. Kirliliğe neden olan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri gerekli tedbirler alınıncaya kadar durduruldu. Ancak ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, dereye, toprağa, yeraltı sularına ve tarım alanlarına ne karıştığı, bölgenin hangi takvimle ıslah edileceği kamuoyuna açıklanmadı. AYNI İHLAL ÜÇÜNCÜ KEZ TESPİT EDİLDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekipleri, Alagöz Madencilik’e ait maden sahasında yaptığı incelemede atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini belirledi. Bakanlık, işletmeye daha önce de aynı ihlal nedeniyle iki kez para cezası uygulandığını açıkladı. Üçüncü tespitte yaptırım 3 kat artırımlı kesildi ve şirkete 2 milyon 517 bin TL idari para cezası uygulandı. Bu tablo, Çatalağaç Deresi’ndeki sorunun tek seferlik bir çevre ihlali olmadığını gösteriyor. Aynı ihlalin üçüncü kez tespit edilmesi, önceki cezaların kirliliği önlemeye yetip yetmediği sorusunu büyütüyor. CEZA KESİLDİ AMA İHLAL TAMAMEN ÖNLENDİ Mİ? Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisinin gerekli tedbirler alınıncaya kadar kapatıldığını duyurdu. Resmi açıklamada, yeraltı galerisinden kaynaklanan taban suyunun kontrol altına alınması, çökeltim sağlanarak deşarj edilmesi ve bu amaçla havuz yapılması gerektiği belirtildi. Bu düzenleme yapılıncaya kadar taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetleri durduruldu. Ancak açıklamalarda dereye ulaşan kirletici akışın tamamen kesildiği, dere yatağındaki kirliliğin temizlendiği, yeraltı suyu riskinin ortadan kaldırıldığı, tarım alanları için analiz yapıldığı veya ıslah takviminin başlatıldığı yönünde açık bir bilgi yer almadı. Bu nedenle dosyada asıl soru cezanın kesilip kesilmediği değil; ihlalin tamamen önlenip önlenmediği, kirletici kaynağın kalıcı biçimde durdurulup durdurulmadığı ve Çatalağaç Deresi’nde geçmiş kirliliğin etkisinin giderilip giderilmediğidir. MADENİN TAMAMI DEĞİL, YERALTI GALERİSİ DURDURULDU Resmi açıklama, sahadaki tüm faaliyetin durdurulduğunu değil, taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerinin durdurulduğunu gösteriyor. Bu ayrım, çevresel riskin devam edip etmediği açısından kritik önem taşıyor. Kısmi kapatma kararı, kirletici akışın kontrol altına alınması için atılmış bir idari adımdır. Ancak bu karar, geçmişte dereye ulaşan atık suyun dere yatağında, sedimentte, çevre toprağında veya yeraltı suyunda bıraktığı etkiyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. DEREYE, TOPRAĞA VE YERALTI SUYUNA NE KARIŞTI? Bakanlık açıklamasında, Alagöz Madencilik’e ait madenden çıkan atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiği bilgisi yer aldı. Ancak kamuoyuna açık açıklamalarda su, çamur, sediment, toprak veya yeraltı suyu numunelerinde hangi maddelerin tespit edildiğine ilişkin analiz sonucu paylaşılmadı. Bu nedenle “toprağa şu madde karıştı”, “yeraltı suyu şu ağır metalle kirlendi” veya “tarım alanları şu maddeyle etkilendi” şeklinde kesin hüküm kurulamaz. Fakat işletmenin bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüttüğü resmi açıklamada yer aldığı için bölgede ağır metal, asidik maden drenajı, sediment ve yeraltı suyu analizlerinin açıklanması çevre güvenliği açısından zorunlu hale geliyor. ANALİZİ AÇIKLANMASI GEREKEN BAŞLIKLAR Çatalağaç Deresi’nde çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Kamuoyuna en az şu analiz başlıklarının açıklanması gerekir: Analiz alanı Açıklanması gereken değerler Dere suyu pH, iletkenlik, askıda katı madde, sülfat, ağır metal değerleri Dere çamuru ve sediment Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik, demir, mangan birikimi Tarım toprağı Ağır metal düzeyi, ürün güvenliği, sulama etkisi Yeraltı suyu İzleme kuyusu sonuçları, kirletici taşınımı, içme-kullanma suyu riski Ekosistem Dere canlılığı, bitki örtüsü, biyolojik çeşitlilik etkisi MADEN DRENAJI NEDEN RİSKLİ? Maden sahalarında suyun sülfürlü minerallerle temas etmesi, asidik maden drenajı riskini doğurabilir. Bilimsel kaynaklar, maden drenajının su ile sülfür içeren kayaçlar arasındaki kimyasal reaksiyonla oluşabildiğini; asidik akışın bakır ve kurşun gibi ağır metalleri yeraltı veya yüzey sularına taşıyabildiğini ortaya koyuyor. Asidik maden drenajı, ağır metallerce zengin ve yüksek asitli suyun oluşumu ile hareketi anlamına gelir. Bu tür akışlar yüzey suyu, yeraltı suyu, toprak ve ekosistem açısından risk oluşturabilir. Bu bilimsel çerçeve, Çatalağaç Deresi’nde hangi kirleticinin kesin olarak bulunduğunu göstermez. Ancak bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürütülen bir sahada su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizlerinin neden zorunlu olduğunu açık biçimde ortaya koyar. PARA CEZASI DEREYİ TEMİZLEMEZ 2 milyon 517 bin TL’lik idari para cezası, ihlale verilen yaptırımdır. Ancak para cezası dere yatağındaki çamuru, sedimentte biriken olası ağır metalleri, toprağa taşınmış kirleticileri veya yeraltı suyuna ulaşmış riski kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamaların kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanacağı düzenlenir. Bu ilke, kamuoyunda “kirleten öder” ilkesi olarak bilinir. Bu nedenle Alagöz Madencilik’e kesilen ceza, dosyanın kapanması anlamına gelmez. Kirlenmenin kaynağının durdurulması, kirli suyun arıtılması, dere yatağının temizlenmesi, toprak ve su analizlerinin düzenli yapılması, sonuçların kamuoyuna açıklanması ve ekolojik zararın giderilmesi gerekir. BU BÖLGE NE KADAR SÜREDE ISLAH EDİLİR? Çatalağaç Deresi ve çevresindeki alanların ne kadar sürede ıslah edileceği, açıklanmayan analiz sonuçlarına bağlıdır. Kirlenme yalnızca yüzey suyuyla sınırlı kaldıysa iyileşme daha kısa sürede izlenebilir. Ancak kirleticiler dere çamuruna, sediment tabakasına, tarım toprağına veya yeraltı suyuna karıştıysa süreç aylar değil, yıllar alabilir. Etkilenen alan Olası süre Gereken işlem Yüzey suyu Günler-haftalar Deşarjın kesilmesi, arıtma, düzenli su analizi Dere yatağı ve sediment Aylar-yıllar Çamur ve sediment analizi, kontrollü temizlik, güvenli bertaraf Tarım toprağı Yıllar Ağır metal analizi, ürün güvenliği testi, toprak iyileştirme Yeraltı suyu Yıllar-on yıllar İzleme kuyuları, hidrojeolojik takip, uzun süreli arıtma Dere ekosistemi Yıllar Canlı yaşamı, bitki örtüsü ve biyoçeşitlilik izlemesi Islah süresi; kirletici yüküne, atık suyun içeriğine, dere debisine, sediment birikimine, toprağın etkilenme düzeyine, yeraltı suyu hareketine ve uygulanacak arıtma-temizlik yöntemine göre değişir. Bu nedenle bölgede çevresel riskin bittiği ancak resmi analizler, izleme raporları ve ıslah planı açıklandıktan sonra söylenebilir. ÇED OLUMLU KARARI SONRASI DENETİM SORUSU Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan maden ocakları ve maden atık depolama tesisi kapasite artışı projesi için ÇED sürecini yürüttü. İl Müdürlüğü, proje için nihai ÇED raporunun görüşe açıldığını duyurdu; daha sonra proje için “ÇED Olumlu” kararı verildiğini ilan etti. Aynı il müdürlüğünün denetim ekipleri, Doğankent Çatalağaç’ta Alagöz Madencilik’e ait sahadan atık suyun dereye deşarj edildiğini belirledi. Bu nedenle ÇED süreciyle birlikte yanıt bekleyen soru büyüyor: Çevre güvenliği ve denetim vurgusu yapılırken aynı ihlal üçüncü kez nasıl yaşandı? GİRESUN’UN MADEN HAFIZASINDA ŞEBİNKARAHİSAR VAR Giresun’da madencilik kaynaklı çevre riski daha önce Şebinkarahisar’da yaşanan atık barajı çökmesiyle gündeme gelmişti. TEMA Vakfı, Şebinkarahisar’daki maden atık barajı çökmesiyle oluşan kirliliğe ilişkin çalışmasını kamuoyuyla paylaştı. Vakıf, Şebinkarahisar örneği üzerinden maden atıklarının uzun vadeli etkilerine dikkat çekti. Bu örnek, Çatalağaç Deresi dosyası açısından kritik bir gerçeği hatırlatıyor: Madencilik kaynaklı kirlilikte ceza ve kapatma kararı tek başına yeterli değildir. Çevresel etkinin gerçek boyutu ancak uzun süreli numune takibi, şeffaf analiz süreci ve kamuoyuna açık ıslah programıyla ortaya çıkar. CEZA VAR, ANALİZ YOK; KAPATMA VAR, ISLAH TAKVİMİ YOK Bakanlık ceza kararını ve kısmi kapatmayı açıkladı. Ancak kamuoyuna açıklanan bilgilerde kirliliğin tamamen giderildiği, dere yatağının temizlendiği, tarım alanlarının güvenli olduğu, yeraltı suyunda risk kalmadığı veya bağımsız izleme süreci başlatıldığı yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Çatalağaç Deresi dosyasında en kritik başlık, cezanın miktarı değil; kirliliğin kaynağı, yayılımı, etkisi, temizliği ve sorumluluğudur. YANIT BEKLEYEN SORULAR Çatalağaç Deresi dosyasında kamuoyunun yanıt beklediği sorular şunlardır: Ceza kesildikten sonra atık su deşarjı tamamen durduruldu mu? Kapatılan yeraltı galerisi dışında sahadaki üretim devam ediyor mu? Taban suyunu kontrol altına alacak havuz tamamlandı mı? Çatalağaç Deresi’nden su, çamur ve sediment numunesi alındı mı? Yeraltı suyu için izleme kuyusu açıldı mı? Tarım alanlarından toprak numunesi alındı mı? Bakır, kurşun, çinko, kadmiyum, arsenik ve sülfat değerleri kaç çıktı? Kirleticiler içme-kullanma suyu kaynaklarına veya tarım alanlarına ulaştı mı? Kirlenen dere yatağı için temizlik ve rehabilitasyon programı başlatıldı mı? Islah süreci için takvim, sorumlu kurum ve şirket yükümlülüğü belirlendi mi? ÇED olumlu kararı verilen kapasite artışı dosyası, üçüncü ihlal sonrası yeniden değerlendirilecek mi? GİRESUN’DA MADEN DOSYASI ARTIK DENETİM VE ONARIM DOSYASIDIR Alagöz Madencilik’e kesilen 2 milyon 517 bin TL ceza, Çatalağaç Deresi’nde yaşanan çevre kirliliğinin yalnızca idari yaptırım boyutunu gösteriyor. Asıl mesele, aynı ihlalin üçüncü kez yaşanması ve önceki cezaların kirliliği önlemeye yetmemesidir. Bölgede çevresel riskin bittiğinin söylenebilmesi için yalnızca ceza kararı yeterli değildir. Su, sediment, toprak ve yeraltı suyu analizleri, temizlik planı, ıslah takvimi, bağımsız denetim sonuçları ve şirketin üstlendiği çevresel sorumluluk kamuoyuna açıklanmalıdır. Çatalağaç Deresi için yanıt bekleyen soru artık yalnızca “ceza kesildi mi?” değildir. Asıl sorular şunlardır: İhlal tamamen önlendi mi, dereye ve toprağa ne karıştı, yeraltı suları etkilendi mi, tarım alanları güvenli mi, bu bölge kim tarafından ve hangi takvimle ıslah edilecek? KAYNAKÇA Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. ÇED, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü: Giresun’da çevreyi kirleten madene kısmi kapatma ve 3 katı para cezası. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü: Alagöz Maden kapasite artışı ve ÇED süreci duyuruları. 2872 Sayılı Çevre Kanunu: Kirletenin çevresel zararın giderilmesine ilişkin sorumluluğu. USGS: Mine drainage ve asidik maden drenajı açıklamaları. EPA: Abandoned mine drainage ve ağır metal kirliliği açıklamaları. TEMA Vakfı: Şebinkarahisar maden atık barajı çökmesi ve uzun vadeli kirlilik değerlendirmesi.

ALAGÖZ MADENCİLİK’E 3’ÜNCÜ İHLALDEN 2 MİLYON 517 BİN TL CEZA Haber

ALAGÖZ MADENCİLİK’E 3’ÜNCÜ İHLALDEN 2 MİLYON 517 BİN TL CEZA

ALAGÖZ MADENCİLİK’E 3’ÜNCÜ İHLALDEN 2 MİLYON 517 BİN TL CEZA Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç köyünde bakır, kurşun ve çinko madeni zenginleştirme faaliyeti yürüten Alagöz Madencilik, Çatalağaç Deresi’ne atık su deşarj ettiği için 2 milyon 517 bin TL idari para cezası aldı. Bakanlık, kirliliğe neden olan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerini gerekli tedbirler alınıncaya kadar durdurdu. AYNI İHLAL ÜÇÜNCÜ KEZ TESPİT EDİLDİ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Giresun İl Müdürlüğü ekipleri, Alagöz Madencilik Şirketi’ne ait maden sahasında atık suyun Çatalağaç Deresi’ne deşarj edildiğini belirledi. İşletme daha önce iki kez aynı ihlal nedeniyle para cezası almıştı. Bakanlık, üçüncü tespitte cezayı üç kat uyguladı ve şirkete toplam 2 milyon 517 bin TL idari para cezası kesti. YERALTI GALERİSİNDE ÜRETİM DURDURULDU Kirliliğin yeraltı galerisinden kaynaklanan taban suyu deşarjıyla oluştuğu tespit edildi. Bakanlık, taban suyunun kontrol altına alınması, çökeltim sağlanması ve deşarjın çevre mevzuatına uygun hale getirilmesi için havuz yapılıncaya kadar maden ocağında taban suyu deşarjı yapılan yeraltı galerisindeki üretim faaliyetlerini durdurdu. ŞEBİNKARAHİSAR FELAKETİ HAFIZALARDAKİ YERİNİ KORUYOR Giresun, madencilik kaynaklı çevre riskiyle ilk kez karşı karşıya kalmadı. Şebinkarahisar ilçesinde 18 Kasım 2021’de Nesko Maden AŞ’ye ait atık barajındaki iç set yıkıldı. Giresun Valiliği, olayın ardından teknik heyet görevlendirdi, bölgede numune alındığını açıkladı ve işletmenin faaliyetlerini 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 15. maddesi gereğince süresiz durdurdu. TEMA Vakfı, Şebinkarahisar’daki 2021 atık barajı çökmesinin ardından yaptığı çalışmada ağır metal içerikli atıkların Darabul Deresi’ne, Kelkit Vadisi’ne ve Kılıçkaya Barajı’na ulaştığını açıkladı. Vakıf, 2024’te yayımladığı değerlendirmede, aradan geçen süreye rağmen bölgede ağır metal kirliliğinin sınır değerlerin altına indirilemediğini ve doğal varlıklar üzerindeki riskin sürdüğünü bildirdi. CEZA YETMEZ, TAHRİBATIN ONARIMI GEREKİR Doğankent’teki son ceza, Giresun’da madencilik faaliyetleriyle ilgili temel soruyu yeniden gündeme taşıdı: Şirketler ceza ödeyip yoluna devam ederken dere, toprak, tarım alanı ve yaşam alanlarında oluşan tahribat nasıl onarılacak? Çevre Kanunu, çevreyi kirletenlerin meydana gelen kirlenme ve bozulmadan kusur şartı aranmaksızın sorumlu olduğunu düzenliyor. Bu nedenle idari para cezası tek başına dosyayı kapatmıyor. Kirlenmenin kaynağının durdurulması, kirli suyun arıtılması, dere yatağının temizlenmesi, toprak ve su analizlerinin düzenli yapılması, sonuçların kamuoyuna açıklanması ve ekolojik zararın giderilmesi gerekiyor. MİLLETVEKİLİNE YANIT BEKLEYEN SORU Alagöz Holding’in internet sitesinde Alagöz Maden, holding iştirakleri arasında yer alıyor. TBMM’nin resmi sayfasında AK Parti Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün iş insanı olduğu, maden ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların sahibi olduğu bilgisi bulunuyor. Kamuoyu şimdi yalnızca cezanın tahsil edilmesini değil, doğanın uğradığı zararın nasıl giderileceğini de öğrenmek istiyor. Çatalağaç Deresi’ne karışan atık suyun etkisi, taban suyunun kirlilik düzeyi, derenin taşıdığı risk, tarım alanları ve içme-kullanma suyu kaynakları üzerindeki sonuçlar şeffaf biçimde açıklanmalı. GİRESUN’DA MADEN DOSYASI DENETİM DOSYASINA DÖNÜŞTÜ Şebinkarahisar’da atık barajı çöktü, Doğankent Çatalağaç’ta aynı ihlal üçüncü kez tespit edildi. Giresun’da maden tartışması artık yalnızca ruhsat ve yatırım tartışması değil; denetim, çevre güvenliği, kamu sağlığı ve ekolojik onarım meselesi haline geldi. Para cezası, kirlenen dereyi temizlemiyor. Kısmi kapatma, geçmiş ihlallerin sonucunu ortadan kaldırmıyor. Giresun kamuoyu, “Maden faaliyeti bittiğinde şirket çekip giderse, doğanın tahribatını kim ve nasıl onaracak?” sorusuna açık yanıt bekliyor. VEKİLLERİN MADEN SÖZLERİ YENİDEN GÜNDEME GELDİ AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Giresun’daki maden tartışmalarında “vahşi madenciliğe karşıyız, madenciliğe değil” açıklaması yaptı; doğaya zarar verilmemesi ve işletme sonrası alanların eski haline getirilmesi gerektiğini savundu. AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas da Sekü Köyü sürecinde bölgede yürütülen çalışmanın maden arama faaliyeti olduğunu, maden çıkarma aşamasının ÇED süreci sonrasında başlayabileceğini ve çevre ile insan sağlığı açısından risk taşıyan hiçbir çalışmaya izin verilmeyeceğini söyledi. Doğankent Çatalağaç’ta aynı ihlalin üçüncü kez tespit edilmesi, bu açıklamaları yeniden tartışmanın merkezine taşıdı. ÇED SÜRECİNİ SAVUNAN İDAREYE KİRLİLİK SORUSU Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Alagöz Madencilik’in Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan maden projesi için verilen “ÇED Olumlu” kararını ilan etti; CHP heyetinin itiraz başvurusu sırasında İl Müdürü Murat Cavunt, süreci takip ettiklerini ve bölgede yeniden inceleme yapacaklarını söyledi. Aynı il müdürlüğünün denetim ekipleri, Doğankent Çatalağaç’ta Alagöz Madencilik’e ait sahadan atık suyun dereye deşarj edildiğini belirledi. Şimdi yanıt bekleyen soru şudur: ÇED sürecinde denetim ve çevre güvenliği vurgusu yapılırken, aynı ihlal üçüncü kez nasıl yaşandı ve Çatalağaç Deresi’nde oluşan tahribat kim tarafından, hangi takvimle ve nasıl onarılacak?

GİRESUN GENÇLİK MERKEZİ ÇEVRESİNDE ÇÖP TEPKİSİ Haber

GİRESUN GENÇLİK MERKEZİ ÇEVRESİNDE ÇÖP TEPKİSİ

GİRESUN GENÇLİK MERKEZİ ÇEVRESİNDE ÇÖP TEPKİSİ Giresun Gençlik Merkezi yerleşkesi içindeki bahçe ve yeşil alan çevresinde biriken çöpler, kurum sorumluluğu ve belediye temizlik hizmeti açısından çözüm bekliyor. Yurttaşlar, alandaki çöplerin yaklaşık 15 gündür kaldırılmadığını belirterek Gençlik Merkezi idaresinin çöpünü takip etmesini, Giresun Belediyesi’nin de atıkları alandan kaldırmasını istedi. Giresun Gençlik Merkezi çevresinde çekilen fotoğraflar, çöp kutusunun taştığını ve plastik, ambalaj, karton, bardak, şişe ile evsel nitelikli atıkların yeşil alana yayıldığını ortaya koydu. GENÇLİK MERKEZİ ÇÖPÜNÜ TAKİP ETMELİ Giresun Gençlik Merkezi, Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı bir merkez olarak Çıtlakkale Mahallesi Ürün Sokak No:1 adresinde faaliyet yürütüyor. Resmî kayıtlarda merkezin iletişim bilgileri Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü çatısı altında yer alıyor. Çöpün Gençlik Merkezi yerleşkesi içinde ya da merkezin kullanımındaki bahçe ve yeşil alan çevresinde bulunması, alanın günlük temizlik takibi bakımından Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Gençlik Merkezi idaresini doğrudan muhatap haline getiriyor. Atık Yönetimi Yönetmeliği, atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermeden yönetilmesini esas alıyor. Yönetmelik, belediye atıklarının toplanması, taşınması ve bertaraf yükümlülüğünün ilgili mevzuatta tanımlanan kurum ve kuruluşlarca sağlanacağını düzenliyor. Bu çerçevede Gençlik Merkezi idaresi, yerleşke içinde oluşan çöpü takip etmeli, çöp kutularının taşmasını önlemeli, atıkları çevreye yayılmadan belediye toplama sistemine hazır hale getirmeli ve Giresun Belediyesi ile düzenli koordinasyon kurmalıdır. BELEDİYE ATIKLARI KALDIRMALI 5393 sayılı Belediye Kanunu, belediyelere çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık hizmetlerini yürütme görevi veriyor. Belediye, kendi hizmet sınırları içinde katı atıkların toplanması, taşınması ve bertaraf sürecinin ana yerel hizmet muhatabıdır. Bu nedenle Giresun Belediyesi, belediye hizmet alanı içinde kalan bu noktadaki atıkları temizlik programına almalı ve alanda biriken çöpleri kaldırmalıdır. Gençlik Merkezi idaresi de kendi kullanım alanındaki çöpü sahipsiz bırakmadan belediye temizlik birimleriyle koordinasyon sağlamalıdır. ÇEVRE KANUNU KİRLENMEYİ ÖNLEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRİYOR 2872 sayılı Çevre Kanunu, her türlü atık ve artığın çevreye zarar verecek şekilde bırakılmasını yasaklıyor. Kanun, kirlenme ihtimalinin bulunduğu durumlarda ilgililere kirlenmeyi önleme; kirlenme meydana geldiğinde ise kirlenmeyi durdurma ve etkilerini giderme yükümlülüğü getiriyor. Giresun Gençlik Merkezi çevresindeki çöp yığını, bu yasal çerçeve içinde yalnızca görüntü kirliliği değil, aynı zamanda idari takip ve kurumlar arası koordinasyon sorunu olarak öne çıkıyor. YURTTAŞLAR TEMİZLİK VE TAKİP BEKLİYOR Yurttaşlar, gençlerin kullandığı bir kamu alanının çevresinde çöp yığınlarının günlerce beklemesine tepki gösterdi. Beklenti açık: Gençlik Merkezi idaresi çöpünü takip etmeli, sorumluluğunu almalı ve belediyeyle koordinasyon kurmalı; Giresun Belediyesi de alandaki atıkları kaldırarak temizlik hizmetini yerine getirmelidir. Giresun Gençlik Merkezi çevresindeki bu görüntünün yeniden oluşmaması için alana düzenli kontrol, yeterli çöp kutusu, sıklaştırılmış toplama takvimi ve kurumlar arası net sorumluluk planı gerekiyor.

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Haber

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’ndeki Alagöz Maden sahasında atık havuzundan dere yatağına yeni sızıntı olduğu iddiası gündeme geldi. Aynı saha son dört yılda resmi ceza, kirlilik tespiti, denetim, kapasite artışı kararı ve yargı süreciyle art arda çevre tartışmalarının odağında yer aldı. Alagöz Maden’in Çatalağaç’taki sahasında yeni görüntüler çevre tartışmasını yeniden alevlendirdi. 30 Mart 2026’da yayımlanan görüntülerde, atık havuzundan sızdığı öne sürülen bulanık suyun dere yatağına karıştığı görüldü. İddiaya konu akışın Çatalağaç deresinden Harşit Çayı’na, oradan da Karadeniz’e ulaşabileceği belirtildi. Gün sonuna kadar şirketten ya da yetkili kurumlardan bu görüntülere ilişkin yeni bir resmi açıklama gelmedi. Aynı sahada ilk resmi ceza 2022’de kesildi Çatalağaç’taki çevre dosyasının resmi başlangıcı 2022’ye uzanıyor. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında, maden faaliyet alanından geçen Derindere’nin yan kollarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığını duyurdu. Valilik, yapılan inceleme sonrasında şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandığını ve çevreye verilen olumsuzluğun giderilmesi için süre tanındığını açıkladı. Bu kayıtla birlikte sahadaki kirlilik tartışması ilk kez resmi işlemle doğrulanmış oldu. 2024’te numune sonucu kirlilik tespiti yapıldı Dosya 2024’te daha ağır bir bulguyla yeniden gündeme geldi. Basına yansıyan denetim kayıtlarında, 18 Nisan 2024’te alınan numuneler sonrasında tesis sahasına ulaşan yüzeysel suların maden faaliyeti nedeniyle “atık su vasfı” kazandığı aktarıldı. Aynı süreçte şirkete 464 bin 585 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bu aşama, sahadaki çevre tartışmasının yalnızca yurttaş şikâyetlerine değil, numune ve denetim bulgularına da dayandığını gösterdi. 2025’te taşkın ve denetim tartışması büyüdü Giresun Valiliği, 18 Mayıs 2025’te Çatalağaç’taki maden işletmesine ilişkin iddialar nedeniyle denetim ve inceleme süreci başlatıldığını açıkladı. Aynı yıl eylül ayında ise yoğun yağış sonrası atık havuzunun taştığı, kirli akışın dereye ve toprağa yayıldığı yönünde yeni haberler yayımlandı. Şirket cephesi o dönemde taşan suyun zararsız olduğu savunmasını yaptı. Bölge sakinleri ise suyun renginde değişim, kötü koku ve çevresel tahribat yaşandığını söyledi. Risk yalnızca saha sınırında kalmıyor Çatalağaç’taki en büyük çevre endişesi, sızıntının yayılım hattında ortaya çıkıyor. Köy deresinin kısa sürede Harşit Çayı’na bağlanması, olası kirleticilerin daha geniş bir su havzasına taşınma riskini artırıyor. Harşit Çayı’nın Karadeniz’e dökülmesi nedeniyle olası bir sızıntı ya da taşkın yalnızca dere yatağını değil, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve deniz ekosistemini de etkileyebilecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşıyor. Basına yansıyan teknik değerlendirmelerde de aşırı yağış koşullarında atık havuzundan kaynaklanan kirleticilerin Harşit havzasına ulaşabileceği uyarıları yer aldı. ÇED onayı verildi, ardından dava açıldı Çevre tartışmaları sürerken idari süreç de ilerledi. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün duyurusuna göre, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için 21 Ocak 2026’da “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu karar, çevresel tartışmalar sürerken sahadaki kapasite büyütme sürecinin de sürdüğünü gösterdi. Ancak dosya kısa süre sonra yargıya taşındı. Şubat 2026’da çevre örgütleri, köy muhtarlıkları ve yurttaşlar projeye verilen ÇED olumlu kararına karşı dava açtı. Basına yansıyan bilgilere göre Giresun İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece sahadaki çevre tartışması yalnızca idari değil, aynı zamanda hukuki bir dosyaya da dönüştü. Bölge halkının talebi net Çatalağaç’taki son sızıntı iddiası, tek başına bugünün görüntülerinden ibaret değil. Ortada 2022’de resmi ceza alan, 2024’te kirlilik bulgusuyla yeniden yaptırım gören, 2025’te denetlenen, 2026’da kapasite artışı onayı alırken aynı zamanda mahkemelik olan bir maden sahası bulunuyor. Bölge halkı, dere hattında bağımsız numune alınmasını, düzenli kamu denetimi yapılmasını, atık havuzunun güvenliğinin sağlanmasını ve çevreye zarar veren riskler ortadan kaldırılıncaya kadar etkili önlem uygulanmasını istiyor.

ŞENTÜRK: “BU ÇED HALKA DA HUKUKA DA AYKIRI” Haber

ŞENTÜRK: “BU ÇED HALKA DA HUKUKA DA AYKIRI”

ŞENTÜRK: “BU ÇED HALKA DA HUKUKA DA AYKIRI” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şentürk, Görele, Tirebolu, Çanakçı ve Doğankent’i kapsayan maden arama faaliyetleri için verilen “ÇED Gerekli Değildir / ÇED Olumlu” kararlarına sert tepki gösterdi. CHP öncülüğünde 736 yurttaşın imzasıyla hazırlanan itiraz dilekçesi Çevre İl Müdürlüğü’ne teslim edildi. CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şentürk, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Görele Karlıbel ve Tirebolu Sekü Mahallesi sınırlarında başlatılan, zamanla Çanakçı ve Doğankent’e kadar genişleyen IV. Grup maden arama faaliyetleri için verilen ÇED kararlarının hukuki ve toplumsal meşruiyetini yitirdiğini açıkladı. Şentürk, “Arama” adı altında yürütülmek istenen faaliyetin gerçekte sondaj, kazı, pasa depolama ve yoğun ağır tonajlı araç trafiği içerdiğini belirterek, bu ölçekte bir faaliyetin ÇED süreci işletilmeden yürütülmesinin 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği’ne açıkça aykırı olduğunu vurguladı. Proje Tanıtım Dosyası’nda ÇED alanının belirsiz bırakıldığını, kurum görüşlerinde alan büyüklüklerinin birbiriyle çeliştiğini ve bazı proje koordinatlarının ilgili kurumlara dahi sunulmadığını ifade eden Şentürk, “İdarenin hangi alan için karar verdiği bile net değil. Bu haliyle ortada hukuken sakat bir idari işlem vardır” dedi. CHP heyetinin, dilekçenin tesliminin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Murat Cavunt ile görüştüğünü belirten Şentürk, sel, taşkın ve heyelan riskleri ile su kaynakları üzerindeki geri dönülmez etkilerin resmi kurum görüşlerinde yer almasına rağmen karar sürecinde yok sayıldığını kaydetti. Giresun’un yoğun madencilik ruhsatlarıyla kuşatılmış bir il olduğuna dikkat çeken Şentürk, kümülatif etki değerlendirmesi yapılmadan verilen ÇED kararlarının bölgeyi geri dönüşü olmayan bir çevresel tahribata sürüklediğini söyledi. Ağır metal kirliliği ve asit kaya drenajı risklerine dair hiçbir bilimsel analiz yapılmadığını da sözlerine ekledi. Ekonomik ve toplumsal boyuta da değinen Şentürk, fındık tarımı, arıcılık ve hayvancılığın bölge halkının temel geçim kaynağı olduğunu hatırlatarak, “Geçici maden faaliyetleri uğruna kalıcı tarımsal üretim ve halk sağlığı riske atılamaz” ifadelerini kullandı. Açıklamasının sonunda Dr. Gökhan Şentürk şu mesajı verdi: “Giresun’un doğasını, suyunu ve halkının yaşam hakkını şirket raporlarına teslim etmeyeceğiz. Bu ÇED kararlarının iptali ve faaliyetlerin durdurulması için hem hukuki hem de siyasi mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.