Hava Durumu

#Çevre Kanunu

giresunsonhaber - Çevre Kanunu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Kanunu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Haber

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ

ALAGÖZ MADEN’DE ÇEVRE ALARMI BÜYÜDÜ Giresun’un Doğankent ilçesine bağlı Çatalağaç Köyü’ndeki Alagöz Maden sahasında atık havuzundan dere yatağına yeni sızıntı olduğu iddiası gündeme geldi. Aynı saha son dört yılda resmi ceza, kirlilik tespiti, denetim, kapasite artışı kararı ve yargı süreciyle art arda çevre tartışmalarının odağında yer aldı. Alagöz Maden’in Çatalağaç’taki sahasında yeni görüntüler çevre tartışmasını yeniden alevlendirdi. 30 Mart 2026’da yayımlanan görüntülerde, atık havuzundan sızdığı öne sürülen bulanık suyun dere yatağına karıştığı görüldü. İddiaya konu akışın Çatalağaç deresinden Harşit Çayı’na, oradan da Karadeniz’e ulaşabileceği belirtildi. Gün sonuna kadar şirketten ya da yetkili kurumlardan bu görüntülere ilişkin yeni bir resmi açıklama gelmedi. Aynı sahada ilk resmi ceza 2022’de kesildi Çatalağaç’taki çevre dosyasının resmi başlangıcı 2022’ye uzanıyor. Giresun Valiliği, 4 Temmuz 2022 tarihli açıklamasında, maden faaliyet alanından geçen Derindere’nin yan kollarına hafriyat ve toprak malzeme ulaştığını duyurdu. Valilik, yapılan inceleme sonrasında şirkete 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında idari para cezası uygulandığını ve çevreye verilen olumsuzluğun giderilmesi için süre tanındığını açıkladı. Bu kayıtla birlikte sahadaki kirlilik tartışması ilk kez resmi işlemle doğrulanmış oldu. 2024’te numune sonucu kirlilik tespiti yapıldı Dosya 2024’te daha ağır bir bulguyla yeniden gündeme geldi. Basına yansıyan denetim kayıtlarında, 18 Nisan 2024’te alınan numuneler sonrasında tesis sahasına ulaşan yüzeysel suların maden faaliyeti nedeniyle “atık su vasfı” kazandığı aktarıldı. Aynı süreçte şirkete 464 bin 585 lira idari para cezası uygulandığı bildirildi. Bu aşama, sahadaki çevre tartışmasının yalnızca yurttaş şikâyetlerine değil, numune ve denetim bulgularına da dayandığını gösterdi. 2025’te taşkın ve denetim tartışması büyüdü Giresun Valiliği, 18 Mayıs 2025’te Çatalağaç’taki maden işletmesine ilişkin iddialar nedeniyle denetim ve inceleme süreci başlatıldığını açıkladı. Aynı yıl eylül ayında ise yoğun yağış sonrası atık havuzunun taştığı, kirli akışın dereye ve toprağa yayıldığı yönünde yeni haberler yayımlandı. Şirket cephesi o dönemde taşan suyun zararsız olduğu savunmasını yaptı. Bölge sakinleri ise suyun renginde değişim, kötü koku ve çevresel tahribat yaşandığını söyledi. Risk yalnızca saha sınırında kalmıyor Çatalağaç’taki en büyük çevre endişesi, sızıntının yayılım hattında ortaya çıkıyor. Köy deresinin kısa sürede Harşit Çayı’na bağlanması, olası kirleticilerin daha geniş bir su havzasına taşınma riskini artırıyor. Harşit Çayı’nın Karadeniz’e dökülmesi nedeniyle olası bir sızıntı ya da taşkın yalnızca dere yatağını değil, tarım alanlarını, su kaynaklarını ve deniz ekosistemini de etkileyebilecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşıyor. Basına yansıyan teknik değerlendirmelerde de aşırı yağış koşullarında atık havuzundan kaynaklanan kirleticilerin Harşit havzasına ulaşabileceği uyarıları yer aldı. ÇED onayı verildi, ardından dava açıldı Çevre tartışmaları sürerken idari süreç de ilerledi. Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nün duyurusuna göre, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Doğankent, Görele ve Tirebolu ilçelerini kapsayan “Bakır-Kurşun-Çinko Flotasyon Tesisi ile Maden Ocakları ve Maden Atık Depolama Tesisi Kapasite Artışı” projesi için 21 Ocak 2026’da “ÇED Olumlu” kararı verildi. Bu karar, çevresel tartışmalar sürerken sahadaki kapasite büyütme sürecinin de sürdüğünü gösterdi. Ancak dosya kısa süre sonra yargıya taşındı. Şubat 2026’da çevre örgütleri, köy muhtarlıkları ve yurttaşlar projeye verilen ÇED olumlu kararına karşı dava açtı. Basına yansıyan bilgilere göre Giresun İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararı verdi. Böylece sahadaki çevre tartışması yalnızca idari değil, aynı zamanda hukuki bir dosyaya da dönüştü. Bölge halkının talebi net Çatalağaç’taki son sızıntı iddiası, tek başına bugünün görüntülerinden ibaret değil. Ortada 2022’de resmi ceza alan, 2024’te kirlilik bulgusuyla yeniden yaptırım gören, 2025’te denetlenen, 2026’da kapasite artışı onayı alırken aynı zamanda mahkemelik olan bir maden sahası bulunuyor. Bölge halkı, dere hattında bağımsız numune alınmasını, düzenli kamu denetimi yapılmasını, atık havuzunun güvenliğinin sağlanmasını ve çevreye zarar veren riskler ortadan kaldırılıncaya kadar etkili önlem uygulanmasını istiyor.

ŞENTÜRK: “BU ÇED HALKA DA HUKUKA DA AYKIRI” Haber

ŞENTÜRK: “BU ÇED HALKA DA HUKUKA DA AYKIRI”

ŞENTÜRK: “BU ÇED HALKA DA HUKUKA DA AYKIRI” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şentürk, Görele, Tirebolu, Çanakçı ve Doğankent’i kapsayan maden arama faaliyetleri için verilen “ÇED Gerekli Değildir / ÇED Olumlu” kararlarına sert tepki gösterdi. CHP öncülüğünde 736 yurttaşın imzasıyla hazırlanan itiraz dilekçesi Çevre İl Müdürlüğü’ne teslim edildi. CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şentürk, Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından Görele Karlıbel ve Tirebolu Sekü Mahallesi sınırlarında başlatılan, zamanla Çanakçı ve Doğankent’e kadar genişleyen IV. Grup maden arama faaliyetleri için verilen ÇED kararlarının hukuki ve toplumsal meşruiyetini yitirdiğini açıkladı. Şentürk, “Arama” adı altında yürütülmek istenen faaliyetin gerçekte sondaj, kazı, pasa depolama ve yoğun ağır tonajlı araç trafiği içerdiğini belirterek, bu ölçekte bir faaliyetin ÇED süreci işletilmeden yürütülmesinin 2872 sayılı Çevre Kanunu ve ÇED Yönetmeliği’ne açıkça aykırı olduğunu vurguladı. Proje Tanıtım Dosyası’nda ÇED alanının belirsiz bırakıldığını, kurum görüşlerinde alan büyüklüklerinin birbiriyle çeliştiğini ve bazı proje koordinatlarının ilgili kurumlara dahi sunulmadığını ifade eden Şentürk, “İdarenin hangi alan için karar verdiği bile net değil. Bu haliyle ortada hukuken sakat bir idari işlem vardır” dedi. CHP heyetinin, dilekçenin tesliminin ardından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Murat Cavunt ile görüştüğünü belirten Şentürk, sel, taşkın ve heyelan riskleri ile su kaynakları üzerindeki geri dönülmez etkilerin resmi kurum görüşlerinde yer almasına rağmen karar sürecinde yok sayıldığını kaydetti. Giresun’un yoğun madencilik ruhsatlarıyla kuşatılmış bir il olduğuna dikkat çeken Şentürk, kümülatif etki değerlendirmesi yapılmadan verilen ÇED kararlarının bölgeyi geri dönüşü olmayan bir çevresel tahribata sürüklediğini söyledi. Ağır metal kirliliği ve asit kaya drenajı risklerine dair hiçbir bilimsel analiz yapılmadığını da sözlerine ekledi. Ekonomik ve toplumsal boyuta da değinen Şentürk, fındık tarımı, arıcılık ve hayvancılığın bölge halkının temel geçim kaynağı olduğunu hatırlatarak, “Geçici maden faaliyetleri uğruna kalıcı tarımsal üretim ve halk sağlığı riske atılamaz” ifadelerini kullandı. Açıklamasının sonunda Dr. Gökhan Şentürk şu mesajı verdi: “Giresun’un doğasını, suyunu ve halkının yaşam hakkını şirket raporlarına teslim etmeyeceğiz. Bu ÇED kararlarının iptali ve faaliyetlerin durdurulması için hem hukuki hem de siyasi mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.