Hava Durumu

#Çevre Duyarlılığı

giresunsonhaber - Çevre Duyarlılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre Duyarlılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DR. ALİ HAKAN GÜVENÇ 22. YILINDA ANILDI Haber

DR. ALİ HAKAN GÜVENÇ 22. YILINDA ANILDI

DR. ALİ HAKAN GÜVENÇ 22. YILINDA ANILDI Giresun’un “Doktor Hakan”ı, hekim ve dağcı Dr. Ali Hakan Güvenç, Kırgızistan’daki 7 bin 439 metrelik Pobeda Zirvesi’nden dönüşü sırasında kayboluşunun 22. yılında anıldı. Kurucusu olduğu Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü tarafından düzenlenen programda Güvenç’in hekimliği, dağcılık başarıları, doğa sevgisi, yardımseverliği ve Giresun’a bıraktığı izler anlatıldı. Giresun’un sevilen değerlerinden hekim ve dağcı Dr. Ali Hakan Güvenç için kayboluşunun 22. yılında anma programı düzenlendi. Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü tarafından 17 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen program, Giresun Kalesi’ndeki Dr. Hakan Güvenç Parkı’nda bulunan Pobeda Çay Bahçesi’nde yapıldı. Anma etkinliğine Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin yanı sıra Güvenç’in arkadaşları, meslektaşları, sporcular, doğaseverler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda Dr. Hakan Güvenç’le ilgili hatıralar paylaşılırken onun hekimlik yaşamı, dağcılık tutkusu, çevre duyarlılığı, yardımsever kişiliği ve Giresun’a kazandırdığı değerler anlatıldı. Konuşmalarda Güvenç’in yalnızca başarılı bir hekim ve yüksek irtifa dağcısı olmadığı; insanlara dokunan, gençleri spora ve doğaya yönlendiren, yaşadığı kentin sorunlarına duyarlılık gösteren örnek bir Giresunlu olduğu vurgulandı. GİRESUN’UN “DOKTOR HAKAN”I Dr. Ali Hakan Güvenç, 7 Ekim 1961 tarihinde Giresun’da dünyaya geldi. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Giresun Belediye Başkanlığı yapan Hasan Vehbi Güvenç’in torunu olan Güvenç, çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren sporla iç içe bir yaşam sürdü. Giresun Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim gören Güvenç, 1986 yılında fakülteden mezun olarak hekimlik mesleğine adım attı. Meslek yaşamı boyunca hekimliği yalnızca bir görev olarak görmedi. Hastalarıyla kurduğu samimi ilişki, ihtiyaç sahiplerine yardım etme çabası ve mütevazı kişiliği sayesinde Giresun’da kısa sürede “Doktor Hakan” adıyla tanındı. Onu tanıyanlar Güvenç’i; insanları ayırmadan dinleyen, hastalarının sorunlarıyla yakından ilgilenen, maddi imkânı bulunmayan kişilerin yardımına koşan ve çevresine güven veren bir hekim olarak anlattı. GÜNEYDOĞU’DA GÖNÜLLÜ DOKTORLUK YAPTI Dr. Ali Hakan Güvenç’in yaşamındaki dikkat çekici dönemlerden biri de askerlik hizmeti oldu. Dönemin kayıtlarına göre askerlik görevini Güneydoğu’da yapmak için kendi isteğiyle başvuruda bulunan Güvenç, 1993-1994 yıllarında bölgede bulunan bir komando birliğinde doktor olarak görev yaptı. Askerlik hizmetinin ardından memleketine dönen Güvenç, Giresun Devlet Hastanesi’nde, özellikle Acil Servis’te hekimlik yaptı. Mesleğini sürdürürken spor, çevre ve doğa çalışmalarından da kopmadı. Güneydoğu’daki görevi sırasında yaşadıkları ve şehit düşen askerler, yıllar sonra gerçekleştireceği son Pobeda tırmanışının da manevi gerekçesini oluşturdu. HEKİM, SPORCU, ÇEVRECİ VE DOĞA İNSANIYDI Dr. Güvenç yalnızca hekimliğiyle değil; yüzme, basketbol ve dağcılık alanındaki çalışmalarıyla da tanındı. Giresun’da sporun yaygınlaşması ve gençlerin doğa sporlarına yönlendirilmesi için çaba gösteren Güvenç, Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü’nün kuruluşuna öncülük etti. Kurucusu olduğu kulüp, Güvenç’in ardından da faaliyetlerini sürdürerek onun doğa sevgisini, spor anlayışını ve dağcılık mirasını yeni kuşaklara aktardı. Çevre sorunlarına karşı gösterdiği duyarlılık, doğanın korunması için verdiği mücadele, yardımseverliği ve toplumsal olaylara ilgisi, onu Giresun’un unutulmaz isimlerinden biri haline getirdi. 15 YILLIK DAĞCILIK SERÜVENİ Dr. Ali Hakan Güvenç’in yaklaşık 15 yıl süren dağcılık yaşamı, Türkiye’deki zirvelerden Kafkaslar’a, Alpler’e, Dolomitler’e, Pamir ve Tanrı Dağları’na kadar uzandı. Yüksek irtifa dağcılığında önemli deneyim kazanan Güvenç; dayanıklılığı, kararlılığı ve zorlu doğa koşullarında mücadele edebilme yeteneğiyle dağcılık çevrelerinde tanındı. Faaliyet kayıtlarına göre tırmandığı önemli zirveler arasında 7 bin 10 metrelik Khan Tengri, 7 bin 134 metrelik Lenin Zirvesi, bugünkü adıyla İbn Sina; 7 bin 495 metrelik Komünizm Zirvesi, bugünkü adıyla İsmail Samani ve 7 bin 105 metrelik Korjenevskaya Zirvesi, bugünkü adıyla Ozodi yer aldı. Güvenç ayrıca Alpler ve Dolomitler’de de çeşitli tırmanışlar gerçekleştirdi. KAR LEOPARI HEDEFİNDE SON AŞAMA POBEDA’YDI Dr. Ali Hakan Güvenç’in en büyük dağcılık hedeflerinden biri, eski Sovyetler Birliği coğrafyasındaki beş büyük 7 binlik zirveyi tamamlayan dağcılara verilen “Kar Leoparı” unvanını kazanmaktı. Bu unvan için Khan Tengri, Lenin, Korjenevskaya, Komünizm ve Pobeda zirvelerinin tamamlanması gerekiyordu. Dağcılık çevrelerinde yayımlanan faaliyet kayıtlarına göre Güvenç, bu beş büyük zirveden dördünü geride bırakmıştı. Kar Leoparı hedefindeki son ve en zorlu aşama ise Kırgızistan’daki 7 bin 439 metrelik Pobeda Zirvesi’ydi. 2003’TE GERİ DÖNDÜ, BİR YIL SONRA YENİDEN DENEDİ Dr. Güvenç, 2003 yılında Pobeda’ya ilk kez tırmanmayı denedi. Ancak tırmanış sırasında ayak parmaklarında meydana gelen donma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı. Yaşadığı ağır tecrübeye rağmen hedefinden vazgeçmeyen Güvenç, tedavi ve hazırlık sürecinin ardından 2004 yılında yeniden Tanrı Dağları’na gitti. İkinci Pobeda seferi, yıllar süren yüksek irtifa deneyiminin ve Kar Leoparı hedefinin son aşaması olacaktı. SON TIRMANIŞINI ŞEHİTLERE ADADI Dr. Ali Hakan Güvenç, 2004 yılındaki Pobeda tırmanışını, Güneydoğu’da görev yaptığı dönemde şehit düşen askerlerin anısına gerçekleştirdi. Bu nedenle faaliyete “Zafer Tırmanışı” adını verdi. Yıllar boyunca hazırlandığı Pobeda tırmanışına büyük bir kararlılıkla başlayan Güvenç, zorlu yüksek irtifa koşullarında ilerleyerek hedefine yöneldi. Ancak Giresun’a ulaşan haber, bütün kenti yasa boğacak büyük bir acının başlangıcı oldu. ZİRVE DÖNÜŞÜNDE UÇURUMA DÜŞTÜ Dr. Ali Hakan Güvenç, 17 Ağustos 2004 tarihinde Pobeda Zirvesi’nden dönüşü sırasında, Vaja Pşavela Tepesi yakınlarında ve yaklaşık 6 bin 800 metre yükseklikte uçuruma düşerek kayboldu. Dönemin haberlerinde Güvenç’in yaklaşık bin 600 metre sürüklendiği ve kazanın bölgede bulunan bir dağcı tarafından yetkililere bildirildiği aktarıldı. Kaza haberinin Türkiye’ye ulaşmasının ardından Dışişleri Bakanlığı ve Giresun Valiliği aracılığıyla Güvenç’in ailesine ve Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü’ndeki arkadaşlarına bilgi verildi. 7 Ekim 1961 doğumlu olan Dr. Ali Hakan Güvenç, kaybolduğu sırada 42 yaşındaydı. ARAMALAR SONUÇSUZ KALDI Kazanın ardından bölgede arama çalışmaları başlatıldı. Ancak Pobeda’nın sarp coğrafyası, buzul çatlakları, yüksek irtifa, sert rüzgârlar ve ağır hava koşulları çalışmaları son derece güçleştirdi. Dönemin haberlerinde Güvenç’e ait bazı eşyalara ulaşıldığı, ancak bütün çabalara rağmen bedeninin bulunamadığı bildirildi. Bölgedeki tehlikelerin artması ve hava şartlarının arama faaliyetlerinin sürdürülmesine izin vermemesi üzerine çalışmalar sonuçlandırılamadı. Dr. Ali Hakan Güvenç, çok sevdiği Tanrı Dağları’ndan memleketine dönemedi. GİRESUN ON BİNLERCE KİŞİYLE UĞURLADI Acı haberin Giresun’a ulaşmasının ardından kentte büyük üzüntü yaşandı. Dönemin haberlerine göre Güvenç için on binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş ve temsili cenaze töreni düzenlendi. Bedenine ulaşılamadığı için gerçekleştirilen temsili tören, Giresun’un sevilen doktoruna, sporcusuna ve doğa insanına toplumsal vedası oldu. Hastaları, arkadaşları, meslektaşları, sporcular ve binlerce Giresunlu, “Doktor Hakan”ı uğurlamak için bir araya geldi. ADI SAĞLIKTA, SPORDA VE GİRESUN KALESİ’NDE YAŞIYOR Dr. Ali Hakan Güvenç’in ardından adı Giresun’daki çeşitli sağlık ve spor birimlerine verildi. Giresun Kalesi yolu üzerindeki park, Dr. Hakan Güvenç Parkı olarak düzenlendi. Park içerisinde bulunan çay bahçesine de onun son tırmanışını gerçekleştirdiği zirvenin adı verilerek “Pobeda Çay Bahçesi” denildi. Giresun Merkez Toplum Sağlığı Merkezi bünyesindeki Dr. Ali Hakan Güvenç Verem Savaş Birimi de onun adını sağlık alanında yaşatmaya devam ediyor. Güvenç adına düzenlenen sokak basketbolu turnuvaları, doğa etkinlikleri ve her yıl gerçekleştirilen anma programlarıyla spora ve doğaya verdiği önem yeni kuşaklara aktarılıyor. 22 YIL SONRA DA GİRESUN’UN HAFIZASINDA Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü, kurucusu Dr. Ali Hakan Güvenç’i her yıl kaybolduğu tarih olan 17 Ağustos’ta anmayı sürdürüyor. Bu yıl düzenlenen programda da Güvenç’in dostları, arkadaşları ve sevenleri bir araya gelerek onunla ilgili hatıralarını paylaştı. Konuşmalarda Dr. Güvenç’in iyi bir hekim, başarılı bir sporcu, çevre duyarlılığı yüksek bir insan, gerektiğinde çevresine liderlik eden bir ağabey ve Giresun’un unutulmaz değerlerinden biri olduğu vurgulandı. Dr. Ali Hakan Güvenç, Tanrı Dağları’ndan geri dönemedi. Ancak hekimliğiyle dokunduğu insanların hayatında, dostlarının hatıralarında, kurucusu olduğu kulübün faaliyetlerinde ve Giresun’un toplumsal hafızasında yaşamaya devam ediyor.

TANRI DAĞLARI’NDA KAYBOLDU, GİRESUN’UN HAFIZASINDA YAŞIYOR Haber

TANRI DAĞLARI’NDA KAYBOLDU, GİRESUN’UN HAFIZASINDA YAŞIYOR

TANRI DAĞLARI’NDA KAYBOLDU, GİRESUN’UN HAFIZASINDA YAŞIYOR DR. ALİ HAKAN GÜVENÇ 22. YILINDA ANILACAK Giresun’un “Doktor Hakan”ı Dr. Ali Hakan Güvenç, Kırgızistan’daki 7 bin 439 metrelik Pobeda Zirvesi’nden dönüşü sırasında kayboluşunun 22. yılında anılacak. Hekimliği, yardımseverliği, çevre duyarlılığı ve yüksek irtifa başarılarıyla kentin hafızasında yaşayan Güvenç için düzenlenecek program, 17 Ağustos 2026 Pazartesi günü saat 18.30’da Giresun Kalesi’ndeki Dr. Hakan Güvenç Parkı’nda bulunan Pobeda Çay Bahçesi’nde gerçekleştirilecek. Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü, 17 Ağustos 2004’te Kırgızistan’daki Tanrı Dağları’nda kaybolan kulübün kurucusu Dr. Ali Hakan Güvenç için geleneksel anma programı düzenleyecek. Güvenç’in arkadaşları, meslektaşları, sporcular, doğaseverler ve tüm Giresunluların davet edildiği program, 17 Ağustos Pazartesi günü saat 18.30’da, Giresun Kalesi’ndeki Dr. Hakan Güvenç Parkı içerisinde bulunan Pobeda Çay Bahçesi’nde yapılacak. Her yıl aynı tarihte gerçekleştirilen buluşmada Güvenç’in hekimliği, dağcılık yaşamı, doğaya ve Giresun’a bağlılığı ile geride bıraktığı hatıralar bir kez daha yaşatılacak. ANMA PROGRAMI Yer: Pobeda Çay Bahçesi Adres: Dr. Hakan Güvenç Parkı – Giresun Kalesi Tarih: 17 Ağustos 2026 Pazartesi Saat: 18.30 Düzenleyen: Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü GİRESUN’UN “DOKTOR HAKAN”I Dr. Ali Hakan Güvenç, 7 Ekim 1961 tarihinde Giresun’da, Hasan Vehbi Sokağı’ndaki aile evinde dünyaya geldi. Babası, kentte “İmamın Muzaffer” ve “Sinemacı Muzaffer” olarak tanınan Muzaffer Güvenç, annesi ise Birsen Güvenç’ti. Güvenç, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Giresun Belediye Başkanlığı yapan Hasan Vehbi Güvenç’in torunuydu. Hasan Vehbi Güvenç, 1923-1930 yılları arasında belediye başkanlığı yaparak Giresun’un kent tarihine iz bırakan isimler arasında yer aldı. Çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren sporla iç içe yaşayan Ali Hakan Güvenç; yüzme, basketbol ve doğa sporlarıyla yakından ilgilendi. Arkadaşlarının anlatımlarına göre hareketli, özgür ruhlu, paylaşımcı ve mücadeleci kişiliği gençlik yıllarında belirginleşti. 1986’DA TIP FAKÜLTESİNDEN MEZUN OLDU Ali Hakan Güvenç, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki eğitimini 1986 yılında tamamlayarak doktor oldu. Meslek yaşamı boyunca hekimliği yalnızca bir görev olarak görmedi. Mütevazı kişiliği, hastalarıyla kurduğu samimi ilişki ve maddi imkânı bulunmayan insanlara yardım etme çabası nedeniyle Giresun’da kısa sürede “Doktor Hakan” adıyla tanındı. Onu tanıyanların aktardığı hatıralarda Güvenç; insanları ayırmadan dinleyen, hastalarının sorunlarıyla yakından ilgilenen, ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşan ve çevresindeki insanlara güven veren bir hekim olarak anlatıldı. Hekimliği, onun yaşamında yalnızca hastane duvarları içerisinde sürdürülen bir meslek olmadı. Toplumsal sorunlarla ilgilenen Güvenç, çevre duyarlılığı, doğa sevgisi ve yardımsever kişiliğiyle Giresun’un geniş kesimlerinin sevgisini kazandı. ASKERLİĞİNİ HAKKÂRİ’DE YAPMAK İÇİN KENDİSİ BAŞVURDU Dr. Güvenç’in yaşamındaki dikkat çekici dönemlerden biri de askerlik hizmetiydi. Dönemin haberlerine göre Güvenç, Genelkurmay Başkanlığına dilekçe vererek askerlik görevini Güneydoğu’da yapmak istedi. Talebinin kabul edilmesinin ardından 1993-1994 yıllarında Hakkâri’deki Komando Taburu’nda doktor olarak görev yaptı. Askerlik hizmetini tamamladıktan sonra memleketine dönen Güvenç, Giresun Devlet Hastanesi’nde çalışmaya başladı. Mesleğini sürdürürken spor, çevre ve doğa çalışmalarından da kopmadı. Güneydoğu’daki görevi sırasında yaşadıkları ve şehit düşen asker arkadaşları, yıllar sonra gerçekleştireceği son Pobeda tırmanışının da manevi gerekçesini oluşturdu. HEKİM, SPORCU, ÇEVRECİ VE DOĞA İNSANIYDI Dr. Ali Hakan Güvenç yalnızca hekimliğiyle değil; yüzme, basketbol ve dağcılık alanındaki çalışmalarıyla da tanındı. Kentte sporun yaygınlaşması ve gençlerin doğa sporlarına yönelmesi için çaba gösterdi. Giresun’da dağcılığın ve doğa sporlarının gelişmesine öncülük eden Güvenç, Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü’nün kuruluşunda önemli rol üstlendi. Kurucusu olduğu kulüp, onun ardından da faaliyetlerini sürdürerek doğa sevgisini ve spor anlayışını yeni kuşaklara aktardı. Güvenç, insan ile doğa arasındaki ilişkinin korunması gerektiğini savundu. Çevre sorunlarına karşı duyarlılığı, doğanın korunması için verdiği mücadele, yardımseverliği ve toplumsal olaylara ilgisi onu Giresun’un sevilen simalarından biri haline getirdi. Onun ardından adına sokak basketbolu turnuvaları düzenlendi; sağlık ve spor birimleri ile Giresun Kalesi’ndeki parka adı verildi. 15 YILLIK DAĞCILIK SERÜVENİ Dr. Güvenç’in yaklaşık 15 yıl süren dağcılık yaşamı, Türkiye’deki zirvelerden Kafkaslar’a, Alpler’e, Dolomitler’e, Pamir ve Tanrı Dağları’na kadar uzandı. Yüksek irtifa dağcılığında önemli bir tecrübe kazanan Güvenç, yalnızca fiziksel gücüyle değil; dayanıklılığı, kararlılığı ve zorlu koşullarda mücadele edebilme yeteneğiyle de dağcılık çevresinde tanındı. Dağcılık camiasında yayımlanan faaliyet notlarına göre Güvenç’in tırmandığı önemli zirveler arasında şunlar yer aldı: Khan Tengri: 7 bin 10 metreLenin Zirvesi, bugünkü adıyla İbn Sina: 7 bin 134 metreKomünizm Zirvesi, bugünkü adıyla İsmail Samani: 7 bin 495 metreKorjenevskaya Zirvesi, bugünkü adıyla Ozodi: 7 bin 105 metreRazdelnaya Zirvesi: 6 bin 210 metre Güvenç ayrıca Alpler ve Dolomitler’de de çeşitli zirve tırmanışları gerçekleştirdi. İlk yurt dışı tırmanışını 1999 yılında yaptığı, yüksek irtifa deneyimini ilerleyen yıllarda Orta Asya’nın zorlu zirvelerinde geliştirdiği kaydedildi. “KAR LEOPARI” HEDEFİNDE SON ZİRVE POBEDA’YDI Dr. Ali Hakan Güvenç’in en büyük dağcılık hedeflerinden biri, eski Sovyetler Birliği coğrafyasındaki beş büyük 7 binlik zirveyi tamamlayan dağcılara verilen “Kar Leoparı” unvanını kazanmaktı. Bu unvan için Khan Tengri, Lenin, Korjenevskaya, Komünizm ve Pobeda zirvelerinin tamamlanması gerekiyordu. Dağcılık çevresinde yayımlanan faaliyet kayıtlarına göre Güvenç, ilk dört büyük zirveyi geride bırakmıştı. Kar Leoparı hedefindeki son ve en zorlu aşama, 7 bin 439 metrelik Pobeda Zirvesi’ydi. Bazı sonraki dönem haberlerinde “Everest’e çıkarak Kar Leoparı unvanını kazanmak istiyordu” ifadesi kullanıldı. Ancak Everest, Kar Leoparı unvanının ölçütleri arasında bulunmuyor. Güvenç’in Everest’e tırmanma hedefi ayrıca var olmuş olsa da 2004 yılındaki Pobeda seferi, onun Kar Leoparı hedefinin son büyük aşamasıydı. DÜNYANIN EN ZORLU ZİRVELERİNDEN BİRİ Tanrı Dağları’nın en yüksek noktası olan Pobeda, Kırgızistan ile Çin sınırında bulunuyor. Kırgızca “Jengiş Çokusu” adıyla da bilinen zirvenin Rusça adı olan “Pobeda”, “zafer” anlamına geliyor. Pobeda, dünyanın en kuzeyde bulunan 7 binlik zirvelerinden biri olarak kabul ediliyor. Çok düşük sıcaklıklar, sert rüzgârlar, uzun zirve sırtı, buzul çatlakları, çığ riski ve ani hava değişimleri nedeniyle yüksek irtifa dağcılığının en tehlikeli rotaları arasında gösteriliyor. Zirvenin yüksekliği Himalayalar’daki 8 binlik dağlardan daha düşük olmasına rağmen kuzeydeki konumu ve ağır iklim koşulları nedeniyle birçok dağcı tarafından 8 binlik bir dağa tırmanmakla eşdeğer zorlukta değerlendiriliyor. 2003’TE DONMA TEHLİKESİ YAŞADI, BİR YIL SONRA GERİ DÖNDÜ Dr. Güvenç, 2003 yılında Pobeda’ya ilk kez tırmanmayı denedi. Ancak tırmanış sırasında ayak parmaklarında meydana gelen donma nedeniyle geri dönmek zorunda kaldı. Yaşadığı ağır tecrübeye rağmen hedefinden vazgeçmedi. Tedavi ve hazırlık sürecinin ardından bir yıl sonra yeniden Tanrı Dağları’na döndü. Ağustos 2004’te başladığı ikinci Pobeda seferi, yıllar süren dağcılık birikiminin ve Kar Leoparı hedefinin son aşaması olacaktı. SON TIRMANIŞINI ŞEHİT ARKADAŞLARINA ADADI Dr. Güvenç, 2004 yılındaki Pobeda tırmanışını, askerlik görevini yaptığı Güneydoğu’da şehit düşen asker arkadaşlarının anısına gerçekleştirdi. Bu nedenle faaliyete “Zafer Tırmanışı” adını verdi. Yıllar boyunca hazırlandığı Pobeda tırmanışına büyük bir kararlılıkla başlayan Güvenç, zorlu yüksek irtifa koşullarını aşarak zirveye yöneldi. Ancak Giresun’a ulaşan haber, büyük bir acının başlangıcı oldu. ZİRVE DÖNÜŞÜNDE UÇURUMA DÜŞTÜ Dr. Ali Hakan Güvenç, 17 Ağustos 2004 tarihinde Pobeda Zirvesi’nden dönüşü sırasında, Vaja Pşavela Tepesi yakınlarında ve yaklaşık 6 bin 800 metre yükseklikte dengesini kaybederek uçuruma düştü. Dönemin haberlerinde Güvenç’in yaklaşık bin 600 metre sürüklendiği ve kazanın Kırgız bir dağcı tarafından yetkililere bildirildiği aktarıldı. Kaza haberi önce Türkiye’nin ilgili makamlarına ulaştırıldı. Dışişleri Bakanlığı ve Giresun Valiliği aracılığıyla gelişmeden Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü’ndeki arkadaşları ile ailesi haberdar edildi. Doğum tarihi 7 Ekim 1961 olarak esas alındığında Dr. Ali Hakan Güvenç, kaybolduğu sırada 42 yaşındaydı. ARAMALAR SONUÇSUZ KALDI Kaza haberinin alınmasının ardından bölgede arama çalışmaları başlatıldı. Dönemin haberlerinde Güvenç’e ait bazı eşyalara ulaşıldığı, ancak kendisinin bulunamadığı bildirildi. Pobeda’nın sarp coğrafyası, buzul çatlakları, yüksek irtifa, sert rüzgârlar ve ağır hava koşulları arama çalışmalarını son derece güçleştirdi. Ekiplerin bütün çabalarına rağmen Dr. Ali Hakan Güvenç’in bedenine ulaşılamadı. Bölgedeki tehlikelerin artması ve hava şartlarının arama faaliyetlerinin sürdürülmesine izin vermemesi üzerine çalışmalar sonuçlandırılamadı. Güvenç, Tanrı Dağları’ndan memleketine dönemedi. GİRESUN ON BİNLERCE KİŞİYLE UĞURLADI Acı haberin Giresun’a ulaşmasının ardından kentte büyük üzüntü yaşandı. Dönemin haberlerine göre Güvenç için on binlerce kişinin katıldığı bir yürüyüş ve temsili cenaze töreni düzenlendi. Bedenine ulaşılamadığı için yapılan temsili tören, Giresun’un sevilen doktoruna, sporcusuna ve doğa insanına toplumsal vedası oldu. Hastaları, arkadaşları, meslektaşları, sporcular ve çok sayıda Giresunlu, “Doktor Hakan”ı uğurlamak için bir araya geldi. Yaşanan büyük kayıp, yalnızca ailesini ve dağcılık camiasını değil, bütün şehri yasa boğdu. ADI SAĞLIKTA, SPORDA VE GİRESUN KALESİ’NDE YAŞIYOR Dr. Ali Hakan Güvenç’in ardından adı Giresun’daki çeşitli sağlık ve spor birimlerine verildi. Giresun Kalesi yolu üzerindeki park, Dr. Hakan Güvenç Parkı olarak düzenlendi. Park içerisinde bulunan çay bahçesine ise hayatını adadığı ve dönüşünde kaybolduğu zirvenin adı verilerek Pobeda Çay Bahçesi denildi. Giresun Merkez Toplum Sağlığı Merkezi bünyesindeki Dr. Ali Hakan Güvenç Verem Savaş Birimi de onun adını yaşatmaya devam ediyor. Güvenç adına düzenlenen sokak basketbolu turnuvaları ve doğa etkinlikleriyle onun spora verdiği önem genç kuşaklara aktarılıyor. HER YIL AYNI TARİHTE ANILIYOR Giresun Deniz Dağcılık Spor Kulübü, kurucusu Dr. Ali Hakan Güvenç’i her yıl kaybolduğu tarih olan 17 Ağustos’ta anıyor. Giresun Kalesi’ndeki anma programlarına Güvenç’in ailesi, arkadaşları, meslektaşları, kulüp üyeleri, AKUT ve ATAK ekipleri, sivil toplum kuruluşları, sporcular ve vatandaşlar katılıyor. Programlarda Güvenç’le ilgili hatıralar anlatılıyor, dağ tırmanışlarından görüntüler gösteriliyor ve onun doğaya, insanlara ve Giresun’a bıraktığı miras yeni kuşaklara aktarılıyor. “HAKAN GÜVENÇ, GİRESUN’UN KENDİSİDİR” Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, 2024 yılındaki anma programında Güvenç’i Sokakbaşı, Giresun Kalesi, Gedikkaya, Ada, fındık ve kirazla özdeşleştirerek “Giresun’un kendisi” olarak tanımlamıştı. Arkadaşlarının anlatımlarında ise Dr. Güvenç; gerektiğinde liderlik yapan bir ağabey, herkese ulaşabilen bir hekim, doğayı ve sporu sevdiren bir öncü ve Giresun’un büyük bir değeri olarak yer aldı. Onun ardından her yıl gerçekleştirilen buluşma, yalnızca bir anma töreni değil; hekimliğe, dostluğa, doğaya, spora ve toplumsal dayanışmaya adanmış bir yaşamın yeni kuşaklara aktarılması anlamını taşıyor. Dr. Ali Hakan Güvenç, Tanrı Dağları’ndan geri dönemedi. Ancak adı, hatıraları, iyilikleri ve yaşam anlayışıyla Giresun’un hafızasındaki yerini korumaya devam ediyor.

SİS DAĞI’NI BU KEZ ÇÖPLER KAPLADI Haber

SİS DAĞI’NI BU KEZ ÇÖPLER KAPLADI

SİS DAĞI’NI BU KEZ ÇÖPLER KAPLADI YAYLALARDA HER YAZ AYNI MANZARA: EĞLENİP ÇÖPÜNÜ BIRAKAN GİDİYOR EYNESİL BELEDİYESİ’NDEN SİS DAĞI’NDA ÖRNEK ÇEVRE MÜDAHALESİ VATANDAŞLARIN ÇAĞRISINA KAYITSIZ KALMAYAN BELEDİYE EKİPLERİ, YAYLAYI ÇÖPLERDEN ARINDIRDI Giresun, Trabzon ve Gümüşhane’nin ortak kullanımındaki Sis Dağı Yaylası’nda yaz sezonuyla birlikte artan ziyaretçi yoğunluğunun yol açtığı çöp kirliliğine Eynesil Belediyesi müdahale etti. Hemşehrilerden gelen çağrı üzerine bölgeye çıkan Çevre Temizlik Ekibi, konteyner çevreleri, yol kenarları ve piknik alanlarında biriken atıkları toplayarak yaylayı temizledi. Belediye Başkanı Barış Güdük’ün öncülüğünde gerçekleştirilen çalışma, çevre duyarlılığı ve hızlı müdahale açısından takdir topladı. Sis Dağı Yaylası’nda yaz aylarının başlamasıyla birlikte ziyaretçi yoğunluğu arttı. Günübirlik gelenlerin, piknik yapanların ve bölgede vakit geçiren bazı vatandaşların geride bıraktığı plastik şişeler, poşetler, yiyecek ambalajları, teneke kutular ve çeşitli evsel atıklar, yaylanın doğal dokusunu gölgeleyen bir görüntü oluşturdu. Çöplerin konteyner çevresine taşması, yol kenarlarına ve yeşil alanlara yayılması üzerine vatandaşlar Eynesil Belediyesi’ne ulaşarak temizlik çağrısında bulundu. Belediye yönetimi bu çağrıya kayıtsız kalmadı; Çevre Temizlik Ekibi kısa sürede Sis Dağı’na yönlendirilerek kapsamlı bir çalışma başlatıldı. EKİPLER YAYLAYI ADIM ADIM TEMİZLEDİ Belediye ekipleri yalnızca konteyner çevresindeki atıkları toplamakla kalmadı; yol kenarlarına, piknik alanlarına ve geniş bir alana yayılan çöpleri de tek tek kaldırdı. Toplanan atıklar bölgeden uzaklaştırılırken, Sis Dağı yeniden doğal görünümüne kavuşturuldu. Ortaya konulan çalışma, çevre temizliğinin yalnızca merkez mahallelerle sınırlı tutulmadığını, ulaşımı zor ve geniş bir coğrafyaya yayılan yayla alanlarının da belediyenin hizmet anlayışı içinde bulunduğunu gösterdi. Vatandaşın çağrısını duyan, ekibini sahaya çıkaran ve sorunu yerinde çözen Eynesil Belediyesi, çevre yönetiminde örnek bir refleks ortaya koydu. GÜDÜK: “HEMŞEHRİLERİMİZİN ÇAĞRISINA KAYITSIZ KALMADIK” Eynesil Belediye Başkanı Barış Güdük, yürütülen çalışmanın ardından yaptığı açıklamada, vatandaşlardan gelen taleplerin dikkate alındığını vurguladı. Güdük şu ifadeleri kullandı: “Hemşehrilerimizden gelen çağrılara kayıtsız kalmadık. Yaz sezonunun başlamasıyla birlikte artan yoğunluk nedeniyle Çevre Temizlik Ekibimiz, Sis Dağı Yaylası’nda kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. Hemşehrilerimizin daha temiz ve sağlıklı bir çevrede vakit geçirebilmesi için, üretken belediyecilik anlayışıyla doğamızı korumaya ve yaylalarımızı temiz tutmaya aralıksız devam ediyoruz.” Başkan Güdük’ün açıklaması, belediyenin temizlik hizmetini yalnızca günlük bir görev olarak değil, doğayı ve yaşam alanlarını koruyan bir kamu sorumluluğu olarak ele aldığını ortaya koydu. EYNESİL BELEDİYESİ TAKDİRİ HAK ETTİ Sis Dağı’nda yapılan temizlik çalışması, yaşanan kirliliği ortadan kaldırırken Eynesil Belediyesi’nin hızlı müdahale gücünü de gösterdi. Vatandaşlardan gelen çağrının cevapsız bırakılmaması, ekiplerin kısa sürede bölgeye ulaşması ve yaylanın geniş bir bölümünde temizlik yapılması takdiri hak eden bir hizmet olarak öne çıktı. Yaylaların temiz tutulması yalnızca belediye ekiplerinin çabasıyla sağlanamaz. Buna rağmen doğaya bırakılan atıkları toplamak zorunda kalan temizlik çalışanlarının gösterdiği emek, çevre hizmetinin görünmeyen yükünü bir kez daha ortaya koydu. Sis Dağı’nda çöpleri bırakanlar değil, o çöpleri tek tek toplayan emekçiler çevreye sahip çıktı. SORUN SİS DAĞI İLE SINIRLI DEĞİL Eynesil Belediyesi’nin müdahalesi Sis Dağı’ndaki kötü görüntüyü ortadan kaldırdı ancak benzer sorunlar Giresun’un diğer yaylalarında da yaşanıyor. Kümbet, Bektaş, Kulakkaya, Paşakonağı, Tamdere, Çakrak, Kazıkbeli, Karagöl ve ziyaretçi yoğunluğunun yüksek olduğu diğer yaylalarda yaz aylarıyla birlikte çöp miktarı hızla artıyor. Festival, şenlik, piknik ve günübirlik ziyaretlerle yayla nüfusu kısa sürede katlanırken, mevcut konteynerlerin kapasitesi çoğu yerde yetersiz kalıyor. Bazı bölgelerde dolan konteynerler zamanında boşaltılamıyor, bazı noktalarda ise sorumlu kurumlar arasındaki görev paylaşımı net biçimde kurulamadığı için atıklar doğada günlerce bekliyor. Eynesil Belediyesi’nin Sis Dağı’nda sergilediği müdahale, diğer yaylalar için de örnek alınabilecek bir uygulama niteliği taşıyor. YAYLALARDA MERKEZİ ÇÖP NOKTALARI KURULMALI Yayla girişleri, festival alanları, pazar yerleri, piknik bölgeleri, seyir noktaları ve yoğun kullanılan yol kavşaklarında merkezi çöp toplama alanları oluşturulmalı. Bu noktalara kapaklı, dayanıklı ve ziyaretçi yoğunluğunu karşılayacak büyüklükte konteynerler yerleştirilmeli. Konteyner koymak tek başına çözüm değil. Toplama günleri, araç güzergâhları, sorumlu ekipler ve atıkların taşınacağı aktarma noktaları sezon başlamadan belirlenmeli. Doluluk takibi yapılmayan her konteyner kısa sürede yeni bir çöp yığınına dönüşüyor. Cam, plastik, metal ve evsel atıklar için ayrı toplama bölümleri kurulması da yaylalarda geri dönüşüm sisteminin gelişmesini sağlayabilir. KURUMLAR ORTAK TEMİZLİK TAKVİMİ HAZIRLAMALI Yaylaların büyük bölümü belediyeler, İl Özel İdaresi, köy muhtarlıkları, yayla dernekleri ve farklı kamu kurumlarının görev alanları içinde bulunuyor. Bu çok parçalı yapı, sorumluluk açık biçimde paylaşılmadığında hizmet boşluğu oluşturuyor. Hangi yaylanın hangi kurum tarafından temizleneceği, atıkların hangi günlerde toplanacağı ve yoğun dönemlerde kaç ekibin sahada görev yapacağı önceden belirlenmeli. Eynesil Belediyesi’nin hızlı müdahalesi değerli bir örnek oluştururken, benzer çalışmaların kişisel gayretlere veya vatandaş ihbarlarına bağlı kalmadan düzenli sisteme dönüşmesi gerekiyor. ETKİNLİĞİ DÜZENLEYEN TEMİZLİĞİ DE PLANLAMALI Yaylalarda festival, şenlik, konser ve toplu etkinlik düzenleyen kurumlar yalnızca sahne, ulaşım ve program planlamamalı; ortaya çıkacak atığı da hesaplamalıdır. Etkinlik alanına yeterli sayıda çöp kutusu yerleştirilmeli, temizlik personeli görevlendirilmeli ve alan programın ardından temiz teslim edilmelidir. Binlerce kişinin katıldığı bir organizasyonun ardından çöplerin belediye ekiplerine ve doğaya bırakılması kabul edilebilir bir durum değildir. Eğlencenin yükünü temizlik çalışanları taşımamalıdır. ZİYARETÇİLER DE SORUMLULUKTAN KAÇAMAZ Yaylaları koruma görevi yalnızca belediyelere ait değil. Doğada vakit geçiren herkes ürettiği atığı toplamak, en yakın çöp noktasına bırakmak veya beraberinde geri götürmek zorundadır. Plastik, cam ve metal atıklar toprağı ve su kaynaklarını kirletirken, yiyecek artıkları yabani hayvanları insan yoğunluğunun bulunduğu alanlara çekiyor. Bu nedenle yaylalardaki çöp sorunu yalnızca görüntü kirliliği değil, doğrudan ekolojik bir tehdittir. Doğayı sevdiğini söyleyip çöpünü yaylada bırakanların çevre duyarlılığı sözden öteye geçmiyor. ÖRNEK MÜDAHALE KALICI SİSTEMLE TAMAMLANMALI Eynesil Belediyesi, hemşehrilerden gelen çağrı üzerine Sis Dağı’na çıkarak sorumluluk aldı, çevre kirliliğine müdahale etti ve yaylayı temizledi. Başkan Barış Güdük ile sahada görev yapan Çevre Temizlik Ekibi, doğaya sahip çıkan çalışmaları nedeniyle kutlanmayı hak etti. Şimdi bu örnek müdahalenin bütün yaylaları kapsayan kalıcı bir sisteme dönüşmesi gerekiyor. Merkezi çöp noktaları kurulmalı, düzenli toplama takvimi hazırlanmalı, organizatörlere temizlik sorumluluğu verilmeli ve ziyaretçilerin doğaya atık bırakmasına karşı denetimler artırılmalıdır. Eynesil Belediyesi Sis Dağı’nı temizleyerek üzerine düşeni yaptı; bundan sonraki görev, aynı kirliliğin yeniden oluşmasını engelleyecek ortak sistemi kurmaktır. https://www.facebook.com/eynesilbld

GİRESUN’DA DOA TEPKİSİ: “CAM ŞİŞE ALIYORDU, O DA 4 GÜNDÜR ARIZALI” Haber

GİRESUN’DA DOA TEPKİSİ: “CAM ŞİŞE ALIYORDU, O DA 4 GÜNDÜR ARIZALI”

GİRESUN’DA DOA TEPKİSİ: “CAM ŞİŞE ALIYORDU, O DA 4 GÜNDÜR ARIZALI” Depozito Yönetim Sistemi Giresun’da başladı ancak sahadaki aksaklıklar vatandaşın tepkisini çekti. PET/plastik ambalaj iadesinin hiç başlamadığı, cam şişe kabul eden makinenin ise günlerdir arızalı olduğu belirtilirken, yetkililerin Piraziz’de çalışan bir ünite önünde görüntü vermesi eleştiri konusu oldu. Giresun’da Depozito Yönetim Sistemi’nin devreye alınmasıyla birlikte vatandaşlar, DOA logolu içecek ambalajlarını iade etmek için sistemde görünen noktalara yöneldi. Ancak sahadan gelen şikayetler, uygulamanın vatandaşın günlük kullanımında beklenen kolaylığı sağlamadığını ortaya koydu. Vatandaşların iddiasına göre Giresun’da PET/plastik ambalaj iadesi hiç başlamadı. Cam şişe kabul eden sistemin ise bir süre çalıştıktan sonra yaklaşık 4 gündür arızalı olduğu ifade edildi. “RESİM ÇEKTİRİNCE İŞ BİTİYOR” TEPKİSİ Sistemin tanıtımında cam, PET ve alüminyum içecek ambalajlarının geri dönüşüm zincirine kazandırılacağı duyurulurken, sahadaki aksaklıklar vatandaşın tepkisine neden oldu. Çevre duyarlılığıyla ambalajlarını biriktiren vatandaşlar, iade noktasına gittiklerinde PET şişelerde işlem yapamadıklarını, cam şişe kabul eden makinenin de günlerdir arızalı olduğunu belirterek, uygulamanın tanıtımdan öteye geçmesi gerektiğini dile getirdi. Vatandaşların tepkisi şu sözlerle özetlendi: “Cam şişe alımı başlamıştı ama o da 4 gündür arızalı. PET zaten hiç başlamadı. İnsanlar poşetlerle gidip geri dönüyor. Her şey göstermelik; resim çektirince iş bitmiş sayılıyor.” PİRAZİZ’DE ÇALIŞAN ÜNİTE ÖNÜNDE POZ VERİLDİ Öte yandan Piraziz’de geri dönüşüm amacıyla yerleştirilen DOA ünitesi, Piraziz Belediye Başkanı Mahmut Esat Ayyıldız, Piraziz İlçe Başkanı Ünal Aşık, DOA Genel Müdür Yardımcısı Emrullah Hızarcıoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Murat Cavunt, Piraziz Gençlik Kolları Başkanı Abdullah Yılmaz ve teşkilat mensuplarının katılımıyla yerinde incelendi. Yapılan paylaşımda, çevreye duyarlı çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü belirtilirken, vatandaşlar Giresun’daki arızalı ve eksik işleyen makineleri hatırlatarak tanıtım görüntülerine tepki gösterdi. Vatandaşlara göre sorun, çalışan bir makine önünde fotoğraf verilmesi değil; il genelindeki makinelerin tamamının düzenli ve kesintisiz hizmet vermesi. PET İADESİ HİÇ BAŞLAMADI İDDİASI Giresun’da vatandaşların en fazla şikayet ettiği konuların başında PET/plastik içecek ambalajlarının kabul edilmemesi geliyor. Günlük tüketimde en çok kullanılan ambalaj türlerinden biri olan PET şişelerin iade edilememesi, sistemin etkisini ciddi biçimde sınırlıyor. Vatandaşlar, DOA sisteminin yalnızca cam şişe kabulüyle sınırlı kalmasının geri dönüşüm hedefiyle örtüşmediğini belirterek, PET ambalaj iadesinin ne zaman başlayacağının açık şekilde duyurulmasını istiyor. ARIZALI MAKİNE, GERİ DÖNEN VATANDAŞ Cam şişe kabul eden makinenin de günlerdir arızalı olduğu iddiası, sistemin sahadaki sürekliliğini tartışmaya açtı. Depozitolu ambalajlarını çöpe atmak yerine iade etmek isteyen vatandaşlar, makine arızası nedeniyle işlem yapamadan geri dönüyor. Bu durum, geri dönüşüm alışkanlığı kazandırılması hedeflenen bir sistemde güven kaybı riski oluşturuyor. Çünkü vatandaş, ambalajını biriktirip iade noktasına götürdüğü halde işlem yapamıyorsa, sistem çevreci davranışı kolaylaştırmak yerine zorlaştırmış oluyor. GÖSTERMELİK TANITIM DEĞİL, ÇALIŞAN SİSTEM İSTENİYOR Depozito Yönetim Sistemi’nin başarıya ulaşabilmesi için iade makinelerinin yalnızca kurulması yeterli görülmüyor. Makinelerin düzenli çalışması, arızaların hızla giderilmesi, PET alımının başlatılması, doluluk ve arıza bilgilerinin uygulama üzerinden anlık gösterilmesi gerekiyor. Vatandaş açısından önemli olan, makinenin haritada görünmesi ya da önünde fotoğraf verilmesi değil; iade noktasına gidildiğinde cihazın çalışması ve ambalajın sorunsuz kabul edilmesi. ÇEVRE DUYARLILIĞI SAHADA KARŞILIK BULMALI DOA sistemi, doğru işletildiğinde cam, plastik ve alüminyum ambalajların çöpe gitmesini önleyerek geri dönüşüme katkı sağlayabilecek önemli bir uygulama. Ancak Giresun’da yaşanan ilk aksaklıklar, sistemin sahada daha güçlü bir takip ve bakım mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Vatandaşlar, çevreye duyarlı davranarak ambalajlarını iade etmek istediklerini; ancak arızalı, eksik çalışan veya PET kabul etmeyen makineler nedeniyle bu sürecin aksadığını belirtiyor. Giresun’da DOA’nın güven kazanması için tanıtım görüntülerinden önce çalışan, kontrol edilen, arızası giderilen ve tüm ambalaj türlerinde hizmet veren bir sistemin kurulması gerekiyor.

GİRESUN’DA DOA MAKİNELERİ VATANDAŞI YOLDA BIRAKTI Haber

GİRESUN’DA DOA MAKİNELERİ VATANDAŞI YOLDA BIRAKTI

GİRESUN’DA DOA MAKİNELERİ VATANDAŞI YOLDA BIRAKTI Depozito iade sistemi Giresun’da başladı ancak sahadaki uygulamada hem ambalaj kabulü sınırlı kaldı hem de bazı iade noktalarında doluluk ve arıza sorunları yaşandı. Vatandaşlar, ellerindeki poşetlerle iade noktalarını dolaşıp ambalajları yeniden geri götürmek zorunda kalıyor. Giresun’da Depozito Yönetim Sistemi’nin devreye alınmasıyla birlikte vatandaşlar, üzerinde DOA logosu bulunan ambalajları iade etmek için sistemde görünen noktalara yönelmeye başladı. Ancak uygulamanın sahadaki ilk süreci, beklenen kolaylığı henüz sağlayamadı. Kent merkezindeki iade noktalarına giden bazı tüketiciler, sistemin plastik ambalaj alımına henüz başlamadığını, yalnızca cam şişe kabul edildiğini belirtirken; bazı noktalarda makinelerin sabah erken saatlerde doluluk uyarısı verdiği, bazı cihazların ise arızalı olduğu ifade edildi. VATANDAŞ PLASTİK AMBALAJLA GİDİYOR, İŞLEM YAPAMADAN DÖNÜYOR Depozitolu ambalajlarını biriktirerek iade noktasına götüren vatandaşlar, cihazların plastik ambalaj kabul etmemesi nedeniyle işlem yapamadan geri dönüyor. Sistemin tanıtımında cam, plastik ve metal içecek ambalajlarının geri dönüşüme kazandırılması hedeflenirken, Giresun’daki uygulamada ilk aşamada yalnızca cam şişe kabul edilmesi tüketicilerde kafa karışıklığına yol açtı. Vatandaşlar, ellerinde poşetlerle iade noktalarına gittiklerinde ya cihazın dolu olduğunu ya arızalı olduğunu ya da plastik ambalaj kabul edilmediğini öğreniyor. Bu durum, çevre duyarlılığıyla ambalajlarını biriktiren tüketicilerin poşetlerle nokta nokta dolaşmasına neden oluyor. İADE NOKTASI VAR AMA SAHADA ERİŞİM SORUNU YAŞANIYOR DOA uygulamasında Giresun merkezde görünen iade noktaları arasında A101 D297 Debboy ile CarrefourSA Giresun Sabah Center yer alıyor. Ancak sistemde iade noktalarının görünmesi, vatandaşın her zaman işlem yapabildiği anlamına gelmiyor. Sahada yaşanan sorunlar, uygulamanın yalnızca nokta bilgisiyle sınırlı kalmaması gerektiğini gösteriyor. Çünkü tüketici açısından önemli olan, cihazın haritada görünmesi değil; gittiğinde çalışır durumda olması, dolu olmaması ve hangi ambalaj türlerini kabul ettiğinin açık biçimde bilinmesidir. PLASTİK AMBALAJ ALIMI BAŞLAMADI Giresun’daki tüketicilerin en çok yaşadığı sorunlardan biri, plastik içecek ambalajlarını iade etmek için cihazlara gitmelerine rağmen bu ambalajların kabul edilmemesi oldu. Edinilen bilgilere göre sistemde şu aşamada plastik ambalaj alımı başlamazken, yalnızca cam şişe kabul ediliyor. Bu bilginin tüketiciye açık, görünür ve güncel şekilde duyurulmaması, vatandaşın zaman kaybetmesine ve geri dönüşüm davranışından uzaklaşmasına yol açıyor. Evinde plastik ambalaj biriktiren tüketici, iade noktasına gittiğinde işlem yapamayınca ambalajları yeniden eve taşımak ya da çöpe atmak zorunda kalıyor. DOLULUK VE ARIZA BİLGİSİ ANLIK GÖRÜLMELİ Vatandaşların yaşadığı bir diğer sorun ise cihazların doluluk ve arıza durumuna ilişkin anlık bilginin yeterince görünür olmaması. Sabah erken saatlerde doluluk uyarısı veren ya da arızalı olduğu belirtilen makineler, sistemin sahadaki işleyişinde aksama yaşandığını ortaya koyuyor. Tüketiciler, iade noktasına gitmeden önce cihazın çalışıp çalışmadığını, dolu olup olmadığını ve hangi ambalaj türlerini kabul ettiğini uygulama üzerinden net şekilde görebilmeli. Aksi halde sistem, çevre duyarlılığı olan vatandaş için kolaylaştırıcı değil, yorucu bir sürece dönüşüyor. ÇEVRECİ SİSTEMİN BAŞARISI SAHADAKİ İŞLEYİŞE BAĞLI Depozito Yönetim Sistemi’nin temel amacı, içecek ambalajlarının çöpe atılması yerine ayrı toplanarak geri dönüşüm zincirine kazandırılması. Ancak bu hedefin başarıya ulaşabilmesi için tüketicinin sisteme güven duyması gerekiyor. Vatandaş ambalajını biriktirip iade noktasına götürdüğü halde cihazın dolu, arızalı ya da ilgili ambalaj türünü kabul etmiyor olması, sistemin ilk aşamada güven kaybetmesine yol açabilecek önemli bir sorun olarak öne çıkıyor. Giresun’daki uygulama, sistemin yalnızca kurulmasının yeterli olmadığını; cihazların düzenli boşaltılması, teknik arızaların hızla giderilmesi, plastik ambalaj alımının ne zaman başlayacağının açıkça duyurulması ve uygulama bilgilerinin sahadaki gerçek durumla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini gösteriyor. TÜKETİCİ ÇÖZÜM BEKLİYOR Giresun’da vatandaşlar, çevreye duyarlı davranarak ambalajlarını çöpe atmak yerine iade etmek istiyor. Ancak plastik alımının başlamamış olması, bazı cihazların dolu ya da arızalı görünmesi ve sistem bilgilerinin sahadaki durumla yeterince örtüşmemesi, bu davranışı zorlaştırıyor. Depozito iade sisteminin kentte sağlıklı işleyebilmesi için iade noktalarının kapasitesi artırılmalı, mevcut cihazlar düzenli kontrol edilmeli, arıza ve doluluk bilgileri anlık paylaşılmalı, hangi ambalaj türlerinin kabul edildiği tüketiciye açık şekilde bildirilmelidir. Aksi halde çevreye duyarlı davranarak ambalajlarını iade etmek isteyen vatandaşlar, ellerindeki poşetlerle cihaz cihaz dolaşmaya devam edecek.

KÜMBET ZİRVE OTEL’DE YENİ DÖNEM Haber

KÜMBET ZİRVE OTEL’DE YENİ DÖNEM

KÜMBET ZİRVE OTEL’DE YENİ DÖNEM: YAYLA TURİZMİ İÇİN GÜÇLÜ FIRSAT Giresun’un en önemli yayla turizmi merkezlerinden Kümbet’te hizmet veren Kümbet Zirve Otel’de işletme yönetimi değişti. Giresun Sivil İnisiyatif Platformu Başkanı ve iş insanı İsmail Bektaşoğlu’nun işletmeciliğini üstlendiği otel, yeni dönemde hem konaklama hizmetleri hem de bölge turizmine sağlayacağı katkıyla gündeme geldi. KÜMBET’İN TURİZMDE GÜÇLÜ BİR YERİ VAR Giresun’un Dereli ilçesi sınırlarında bulunan Kümbet Yaylası, kentin yayla turizminde öne çıkan merkezleri arasında yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarına göre Kümbet Yaylası, ilgi çekici coğrafyası, rahatlatıcı iklimi, zengin bitki örtüsü, temiz su kaynakları ve Karadeniz yayla kültürünü yansıtan yapısıyla 1991 yılında turizm merkezi ilan edildi. Giresun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerinde Kümbet Yaylası Turizm Merkezi’nin Giresun’a 65 kilometre mesafede olduğu, Aymaç Mesiresi ile Salon Çayırı Orman İçi Dinlenme Tesisleri’nin bölgedeki aktivite çeşitliliğini artırdığı bilgisi yer alıyor. İSMAİL BEKTAŞ İLE YENİ İŞLETME DÖNEMİ Kümbet Zirve Otel’de 2026 yılı itibarıyla yeni bir işletme dönemi başladı. Yerel haber kaynaklarında otelin İsmail Bektaşoğlu yönetiminde yeni döneme hazırlandığı ve yeniden turizmin merkezi haline getirilmesinin hedeflendiği bilgisi yer aldı. KONAKLAMA KALİTESİ BÖLGE TURİZMİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR Kümbet gibi doğa ve yayla turizmi merkezlerinde konaklama işletmeleri yalnızca oda hizmeti sunan ticari yapılar değil, aynı zamanda bölgenin tanıtım gücünü taşıyan ana unsurlar arasında yer alıyor. Kümbet Zirve Otel’in hizmet kalitesi, temizlik standardı, mutfak yapısı, misafir memnuniyeti, çevre duyarlılığı ve dijital görünürlüğü, yaylaya gelen ziyaretçilerin Giresun algısını doğrudan etkileyen başlıklar arasında bulunuyor. Booking.com’da yer alan tesis bilgilerinde Zirve Otel’in bahçe, restoran, ücretsiz Wi-Fi, 24 saat resepsiyon, oda servisi ve ücretsiz özel otopark gibi hizmetler sunduğu belirtiliyor. Tesisin Ordu-Giresun Havalimanı’na yaklaşık 50 mil mesafede bulunduğu da listeleniyor. MİSAFİR MEMNUNİYETİ İÇİN DİJİTAL GÖRÜNÜRLÜK ŞART Kümbet Zirve Otel’in yeni dönemde güçlendirmesi gereken alanların başında dijital görünürlük ve düzenli misafir geri bildirimi geliyor. Trivago’da yer alan tesis sayfasında otelin Kümbet-Dereli adresinde bulunduğu, giriş saatinin 14.00, çıkış saatinin ise 11.00 olduğu bilgisi yer alıyor. Ancak kamuya açık platformlarda güncel ve güçlü misafir yorumu verisi sınırlı görünüyor. Bu tablo, yeni işletme döneminde otelin çevrim içi rezervasyon platformlarında güncel fotoğraflar, açık hizmet bilgileri, doğru iletişim kanalları, şeffaf fiyat politikası ve düzenli misafir yorumlarıyla daha görünür hale gelmesini gerekli kılıyor. KÜMBET’E KATKI DOĞRU MODELLE BÜYÜR Kümbet Zirve Otel’in güçlü işletilmesi, bölge turizmine doğrudan katkı sağlayabilir. Yaylada konaklama kalitesinin artması, ziyaretçinin bölgede daha uzun süre kalmasını, yerel esnaftan alışveriş yapmasını, yöresel ürünlerin değer kazanmasını ve Giresun’un yayla turizmi rotalarında daha fazla tercih edilmesini sağlayabilir. Bu katkının kalıcı hale gelmesi için otelin yalnızca yaz sezonuna odaklanmaması gerekiyor. Kümbet’in doğası, yayla kültürü, yöresel mutfağı ve temiz havası; bahar, yaz ve sonbahar dönemlerinde farklı turizm başlıklarıyla desteklenebilir. Kış turizmi hedefi ise ulaşım, güvenlik, ısınma, altyapı ve etkinlik planlamasıyla birlikte ele alınmalı. NELER YAPILMAMALI? Kümbet Zirve Otel’in yeni döneminde bölgenin doğal dokusunu zedeleyecek uygulamalardan uzak durulmalı. Aşırı yapılaşma, kontrolsüz eğlence anlayışı, yüksek ses, çevre kirliliği, düzensiz fiyat politikası, zayıf temizlik standardı ve plansız hizmet modeli, Kümbet’in turizm değerine zarar verebilir. Yayla turizminin temel gücü doğallık, sakinlik, güven, temiz çevre ve yerel kültürdür. Bu nedenle otel işletmeciliğinde kısa vadeli kazanç yerine sürdürülebilir turizm anlayışı öne çıkarılmalı. Yerel üreticiyle iş birliği, yöresel mutfak, temiz tesis, eğitimli personel, açık fiyat politikası ve misafir memnuniyeti yeni dönemin ana başlıkları olmalı. GİRESUN TURİZMİ İÇİN STRATEJİK BAŞLIK Kümbet Zirve Otel’de başlayan yeni dönem, yalnızca bir işletme değişikliği olarak görülmemeli. Giresun’un yayla turizmi potansiyelini güçlendirecek her adım, kentin turizm ekonomisine katkı sunacak stratejik bir başlık niteliği taşıyor. Kümbet’in 1991’den bu yana taşıdığı turizm merkezi kimliği, doğru işletme modelleriyle daha görünür hale gelebilir. Kümbet Zirve Otel’in yeni dönemde ortaya koyacağı hizmet standardı, hem otelin geleceğini hem de bölgenin turizmdeki ağırlığını belirleyecek.

GİRESUN’DA OKUL BAHÇELERİNE 2 BİN MEYVE FİDANI DİKİLDİ Haber

GİRESUN’DA OKUL BAHÇELERİNE 2 BİN MEYVE FİDANI DİKİLDİ

GİRESUN’DA OKUL BAHÇELERİNE 2 BİN MEYVE FİDANI DİKİLDİ Giresun’da “Geleceğe Nefes, Eğitime Hayat” projesi kapsamında Merkez, Keşap ve Espiye’deki okul bahçeleri meyve fidanlarıyla buluştu. Harşit Savunması Vakfı ile İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen çalışmada toplam 2 bin mandalina, limon ve portakal fidanı toprakla buluşturuldu. Giresun’da okul bahçeleri meyve bahçesine dönüşüyor. İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Harşit Savunması Vakfı’nın birlikte yürüttüğü “Geleceğe Nefes, Eğitime Hayat” projesi kapsamında Merkez, Keşap ve Espiye ilçelerindeki okul bahçelerine toplam 2 bin meyve fidanı dikildi. Proje kapsamında mandalina, limon ve portakal fidanları öğrencilerle birlikte toprakla buluşturuldu. Çalışma, hem okul bahçelerinin daha yaşanabilir hale gelmesini sağladı hem de öğrencilere doğa ve çevre bilinci kazandırmayı hedefledi. ÖĞRENCİLER TOPRAKLA BULUŞTU Fidan dikim etkinliği, öğrencilerin doğayla doğrudan temas kurduğu bir uygulamaya dönüştü. Okul bahçelerinde gerçekleştirilen çalışma sırasında öğrenciler hem fidan dikti hem de ağaçların büyüme sürecine tanıklık edecek bir deneyimin parçası oldu. İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, projeyle yalnızca okul bahçelerine fidan kazandırmadıklarını, aynı zamanda öğrencilerin doğayla bağını güçlendirdiklerini söyledi. Tokgöz, “Öğrencilerimizin doğayla iç içe büyümesi, toprağa dokunması ve emeğin karşılığını bir ağacın büyümesinde görmesi en büyük kazancımızdır” dedi. HEM ÇEVREYE HEM EĞİTİME KATKI Giresun’da hayata geçirilen proje, çevre duyarlılığı ile eğitim faaliyetini aynı zeminde buluşturdu. Meyve fidanlarının okul bahçelerine dikilmesiyle öğrencilerin uzun vadede üretim, emek ve doğa ilişkisini yerinde gözlemlemesi amaçlanıyor. İl Millî Eğitim Müdürlüğü, projeye verdiği destek nedeniyle Harşit Savunması Vakfı’na teşekkür etti.

GİRESUN BELEDİYESİ E-RUHSAT SİSTEMİNİ KULLANIMA SUNDU Haber

GİRESUN BELEDİYESİ E-RUHSAT SİSTEMİNİ KULLANIMA SUNDU

GİRESUN BELEDİYESİ E-RUHSAT SİSTEMİNİ KULLANIMA SUNDU Giresun Belediyesi, belediyecilik hizmetlerini daha hızlı, şeffaf ve modern hale getirmek amacıyla E-Ruhsat Sistemini başlattı. Dün yapılan "Giresun ve Bulancak Belediyeleri Netcad E-Ruhsat Tanıtımı" ile duyurulan bu sistem, ruhsat ile ilgili süreçlerdeki birçok zorluğu ortadan kaldırarak vatandaşlara kolaylık sağlar ve belediyenin iş yükünü azaltan önemli bir dijital çözüm sunar. E-Ruhsat ile birlikte tüm başvurular artık online yapılabilecek. Vatandaşlar ve müellifler gerekli belgeleri sisteme yükleyebilecek, başvuru süreçlerini anlık olarak izleyebilecek ve belediyeye gitmeden işlemlerini tamamlayabilecekler. Ruhsat süreçlerinde geçmişte 30 ila 45 gün süren işlem süreleri, E-Ruhsat ile birlikte 5 ile 15 güne kadar indi. Eskiden 20-30 adet fiziksel evrak gerektirirken, bu belgeler artık tamamen dijitalleşti, böylece %100 kağıt tasarrufu sağlanmış oldu. Yeni sürecin sunduğu diğer avantajlar ise şu şekildedir: Pafta pafta çıktı alma zorunluluğu sona erdi, böylece kağıt israfı ve zaman kaybı büyük ölçüde önlenmiş oldu. E-Ruhsat sistemi, çevre duyarlılığı açısından belediyecilik anlayışına güçlü bir destek sağlar. Kurum içi verimlilik açısından önemli kazanımlar elde edilmiştir. Eskiden bir personel günde ortalama 2-3 ruhsat işlemi yaparken, bu sayı sistem sayesinde 7-10 ruhsata çıkmıştır. Yani, işlem hacmi %200 oranında artmıştır. Hata oranı da büyük ölçüde azalmıştır. Geleneksel yöntemlerde %20-30 aralığında olan hatalı başvuru oranı, E-Ruhsat ile %5’in altına düşmüştür. Bu durum süreçlerin doğruluğunu artırırken, vatandaş için zaman kaybını önlemektedir. 12.12.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7221 sayılı kanun ile belediyelerin coğrafi bilgi sistemleri kurma zorunluluğu bulunmaktadır. Şehirdeki verileri kayıt altına alarak hızlı ve güvenli hizmet sunmanın yolu, çağın gerekliliklerine uygun olarak dijital verileri elde etmektir. E-Ruhsat, bu süreçlerden biridir. Bu hizmeti sunmak için altyapımız güçlüdür ve hizmetimizi yenileyerek halkımıza ulaştırmak istiyoruz. Geçmişte bir evrak bulmak 1–2 saat sürebiliyorken, artık bu süre 10 saniyenin altına inmiştir. Yaklaşık bin metrekarelik fiziksel arşiv alanlarına duyulan ihtiyaç kalmamış, tüm süreçler artık dijital olarak saklanmaktadır; bu da %95 fiziksel alan tasarrufu anlamına gelmektedir. Sistem, vatandaş ve müellifler için büyük kolaylık sunmaktadır. Evrak durumları günler süren posta veya kargo süreçlerinden çıkarak anlık SMS ve e-posta bildirimlerine dönüştürülmüştür. Başvurular şeffaf bir şekilde izlenebilmekte ve süreç sırasında hiçbir adım belirsizlik içermemektedir. Böylece hem zaman hem de maliyet tasarrufu sağlanmaktadır. E-Ruhsat’ın güçlü altyapısı; Elektronik imza, tahakkuk ve tahsilat entegrasyonu, harita destekli doğrulama ve tematik sorgulama, elektronik arşiv ve gerçek zamanlı raporlama gibi belediyemizin tüm dijital sistemleri ile entegre bir şekilde çalışmaktadır. KÖSE: “ÖNEMLİ BİR DÖNÜŞÜM” Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse'nin açıklamasına göre: “Geçiş yaptığımız dijital sistemin, geleneksel yöntemlerle karşılaştırıldığında E-Ruhsat sisteminin avantajları çok nettir. Kısacası, bugün sadece bir yazılım başlatmıyoruz; hızlı, şeffaf, çevreci ve modern bir belediyecilik anlayışını hayata geçiriyoruz. Bu projede emeği geçen tüm ekip arkadaşlarıma, teknik personelimize ve çözüm ortaklarımıza teşekkür ediyorum. Belediyemizi dijital hedeflerimize bir adım daha yaklaştıran bu önemli çalışmanın hepimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.