Hava Durumu

#Çevre

Giresun Sonhaber - Çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

RUSYA'DAN GİRESUN'A TURİST AKACAK Haber

RUSYA'DAN GİRESUN'A TURİST AKACAK

RUSYA'DAN GİRESUN'A TURİST AKACAK Giresun ile Rusya'nın önemli turizm merkezlerinden Soçi arasında gerçekleştirilen görüşmeler, Giresun turizmi için yeni bir kapı araladı. İki şehir arasında turizm hareketliliğinin artırılması, ortak turizm rotalarının oluşturulması ve karşılıklı yatırımların geliştirilmesi gündeme geldi. Planlanan iş birliklerinin hayata geçirilmesi durumunda Rusya'dan Giresun'a gelecek turist sayısında artış sağlanması hedefleniyor. GİRESUN – Karadeniz'in iki yakasındaki Giresun ve Soçi arasında turizm köprüsü kurulması yönünde önemli bir adım atıldı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odasının (GTSO) ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Rusya çalışma toplantısında, iki bölge arasındaki turizm potansiyelinin değerlendirilmesi ve Rus turistlerin Giresun'a yönlendirilmesine katkı sağlayabilecek ortak projeler ele alındı. Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki önemli turizm merkezlerinden Soçi ile Giresun arasında geliştirilecek ilişkilerin, kentin turizm hareketliliğine ve yerel ekonomisine katkıda bulunabileceği değerlendiriliyor. GİRESUN RUS TURİSTLER İÇİN YENİ BİR DESTİNASYON OLABİLİR Toplantının dikkat çeken başlıklarından biri, Giresun ile Soçi arasında karşılıklı turizm hareketliliğini geliştirebilecek projeler oldu. Giresun'un doğal güzellikleri, yaylaları, tarihî ve kültürel değerlerinin Rus turistlere tanıtılması, iki bölge arasında oluşturulabilecek turizm rotaları açısından fırsat olarak görülüyor. Bu alanda somut projelerin geliştirilmesi ve turizm bağlantılarının güçlendirilmesi halinde Giresun'un Rus turistler için alternatif bir Karadeniz destinasyonu haline gelmesi mümkün olabilecek. RUS HEYETİ GİRESUN'DA TURİZM FIRSATLARINI GÖRÜŞTÜ Giresun Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kürşad Han Dönmez'in moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıya Rusya'dan Soçi Şehir Meclisi üyeleri Yuri Sergeyeviç Nemtsev ve Aleksey Gennafyeviç Daletskiy ile Rusya Federasyonu Ticaret ve Sanayi Odası Turizm Proje Yöneticisi Olga Şebzuhova katıldı. Rus heyeti adına konuşan Nemtsev, Giresun ile Soçi halkları arasındaki kültürel benzerliğe dikkat çekerek iki bölge arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin önemini vurguladı. TURİZM İÇİN BEŞ ÖNEMLİ ALAN BELİRLENDİ Toplantıda iki bölge arasındaki iş birliği olanakları beş temel başlıkta değerlendirildi. Tarih ve kültürel miras: Ortak kültürel değerlerin korunması, tanıtılması ve tarihî turizm rotalarının geliştirilmesi. Sağlık turizmi: Kaplıca, rehabilitasyon, sanatoryum ve sağlıklı yaşam turizmi alanlarında ortak projeler. Spor ve deniz turizmi: Yelken sporları, yat yarışları, marina yatırımları ve deniz turizminin geliştirilmesi. Karadeniz ekolojisi: Deniz ekosisteminin korunması, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve çevresel iş birliği. Turizm yatırımları: Turizm altyapısının geliştirilmesi, ortak yatırım fırsatlarının araştırılması ve bölgesel turizm potansiyelinin değerlendirilmesi. BAŞKAN KÖSE: BU KÖPRÜNÜN KALICI OLMASINI İSTİYORUZ Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Karadeniz'in iki kıyısındaki şehirlerin turizm ve kültür alanlarında bir araya gelmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti. Köse, iki bölge arasında kurulacak ilişkilerin sürdürülmesi ve güçlendirilmesi için Giresun Belediyesi olarak gerekli desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti. İŞ DÜNYASINDAN YATIRIMLARA DESTEK GTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, Rus heyetinin Giresun'a gösterdiği ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek ticari ilişkilerin ve turizm yatırımlarının geliştirilmesine önem verdiklerini söyledi. Çakırmelikoğlu, yatırım girişimlerinin her iki ülkenin resmî onayını alması halinde üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazır olduklarını kaydetti. Giresun Esnaf ve Sanatkârları Odaları Birliği Başkanı Ali Kara da Soçi heyetinin Giresun'da değerlendirdiği turizm yatırımlarına olumlu yaklaştıklarını dile getirdi. GİRESUN EKONOMİSİ İÇİN YENİ BİR FIRSAT Rusya ile geliştirilebilecek turizm ilişkileri, Giresun'daki konaklama işletmeleri, restoranlar, ulaşım hizmetleri, yerel esnaf ve turizm sektörüne ekonomik katkı sağlayabilecek bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Özellikle karşılıklı turizm organizasyonlarının oluşturulması, Giresun'un Rusya pazarında tanıtılması ve turizm yatırımlarının hayata geçirilmesi, kente gelen yabancı ziyaretçi sayısının artırılmasına katkı sağlayabilir. Ancak görüşmeler henüz proje değerlendirme aşamasında bulunuyor. Açıklanan bilgiler arasında kesinleşmiş bir turist kafilesi organizasyonu, ziyaretçi hedefi, imzalanmış yatırım anlaşması veya uygulama takvimi yer almıyor. Giresun'un Rus turistlerden daha fazla pay alıp alamayacağını, önümüzdeki dönemde atılacak somut adımlar belirleyecek. Kaynak: Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, 29 Ekim 2026 tarihli resmî açıklaması.

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı Haber

197 Ülkede Gıdanın Geleceği Mercek Altına Alındı

Dünya genelinde gıdanın ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarını inceleyen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi’nin yeni araştırması, mevcut ilerleme hızıyla küresel 2030 hedefleri arasındaki ciddi farkı ortaya koydu. Araştırmaya göre pestisit kullanımından sera gazı emisyonlarına kadar pek çok alanda kapsamlı adımlar atılması gerekiyor. TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, ilerlemenin hızlanması halinde 2050’ye kadar hedeflere ulaşılabileceğini belirtti. Küresel hedeflere en çok yaklaşan ülkeler arasında ise Japonya ve Kanada yer aldı. İklim krizi, artan maliyetler ve doğal kaynakların tahribi; güvenilir, besleyici ve erişilebilir gıdaya ulaşmayı dünyanın en kritik sorunlarından biri haline getiriyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Johns Hopkins Üniversitesi, Cornell Üniversitesi ve Küresel Beslenmeyi İyileştirme İttifakı (GAIN) tarafından ortaklaşa yürütülen Gıda Sistemleri Geri Sayım Girişimi (FSCI) araştırması, dünya genelinde gıdanın üretimden tüketime uzanan yapısının 2030 hedeflerinin önemli ölçüde gerisinde kaldığını gösterdi. Gıda kaynaklı emisyonlar “sıfır” hedefine çok uzak Nature Food dergisinde yayınlanan araştırmada 197 ülke, beslenme ve sağlık, çevre ve doğal kaynaklar, geçim kaynakları, yoksulluk ve eşitlik, yönetim ve dayanıklılık olmak üzere beş ana alanda ve 44 gösterge üzerinden değerlendirildi. Bu kapsamda 22 göstergede küresel ortalama bakımından ilerleme kaydedildiği, 15 göstergede belirgin bir değişiklik yaşanmadığı, 7 göstergede ise tablonun kötüleştiği tespit edildi. Suya güvenli erişim, bilgiye erişim, kamu yönetiminin etkinliği ve tarımsal verimlilik olumlu gelişme kaydedilen alanlar arasında yer aldı. Sivil toplumun karar süreçlerine katılımı, kamu yönetiminde hesap verebilirlik, sağlıklı beslenmenin maliyeti, gıda güvencesizliği, pestisit kullanımı, ultra işlenmiş gıda satışları ve sera gazı emisyonları ise olumsuz yönde ilerledi. Araştırmada özellikle gıda kaynaklı sera gazı emisyonlarında bugünkü eğilimlerin devam etmesi durumunda hiçbir ülkenin ‘sıfır emisyon’ hedefine ulaşamayacağına dikkat çekildi. Japonya, İzlanda ve Kanada küresel gıda hedeflerinde öne çıktı Ülkelerin küresel hedeflere ne ölçüde yaklaştığı dünyanın farklı coğrafyaları açısından da değerlendirildi. Yeni Zelanda 14 göstergede Okyanusya’da, Tunus 16 göstergede Afrika’da, İzlanda 21 göstergede Avrupa’da, Kanada 17 göstergede Kuzey ve Güney Amerika’da, Japonya ise 16 kriterde Asya kıtasında hedeflenene en yakın sonuçları kaydetti. Hedeflere ulaşmak için gereken ilerleme hızı da coğrafyalara göre belirgin biçimde değişiyor. Afrika’nın gıda güvencesizliği, tarımsal su kullanımı, kamu idaresi ve çocuk işçiliğinin de aralarında bulunduğu 16 kriterde küresel ölçütleri yakalayabilmesi için her yıl yüzde 20’nin üzerinde iyileşme sağlaması gerekiyor. Avrupa’da ihtiyaç duyulan iyileşme oranları ise diğer bölgelere kıyasla daha düşük seviyede. “Hedeflere 2050’ye kadar ulaşmak mümkün” Araştırmayı değerlendiren TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, artan nüfusun, iklim değişikliğinin ve doğal kaynaklardaki tahribatın gıda ekosistemi üzerindeki yükü her geçen gün artırdığını belirterek şunları söyledi: “Gıda alanındaki başarıyı üretim miktarı tek başına belirlemiyor. Üretilen gıdanın güvenilir ve besleyici olması, tüketicinin bu gıdaya erişebilmesi, üretimde kullanılan suyun, enerjinin ve hammaddenin verimli yönetilmesi de büyük önem taşıyor. Araştırma, bütün bu konuların bir arada ele alınması gerektiğini ve bugüne kadar kaydedilen ilerlemenin 2030 hedefleri için yeterli olmadığını gösteriyor. Bugünden itibaren daha hızlı hareket edilirse hedeflerin büyük bölümüne 2050’ye kadar ulaşmak mümkün. Bunun için üretim ve tüketimi geleceğin ihtiyaçları doğrultusunda vakit kaybetmeden yeniden şekillendirmeliyiz.” Türkiye’nin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda sanayisindeki uzmanlığının önemli bir avantaj sağladığını belirten Sidar, “Güçlü bir üretim altyapısına ve uzun yıllara dayanan sektör deneyimine sahibiz. Bu potansiyeli uzun vadeli politikalarla desteklediğimizde Türk gıda sanayisini iklim, tedarik ve fiyat dalgalanmalarına karşı daha dayanıklı hâle getirebiliriz” dedi. Gıda sektörünün paydaşları 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde buluşuyor Sidar, araştırmanın gündeme taşıdığı konuların TÜGİS ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle düzenlenecek 12. Sürdürülebilir Gıda Zirvesi’nde sektörün farklı paydaşlarıyla birlikte değerlendirileceğini söyledi. “Gıdanın Geleceği için Dönüşüm” temasıyla 24 Aralık’ta Swissôtel The Bosphorus’ta gerçekleştirilecek zirvenin programında iklim krizi, gıda israfı, sürdürülebilir üretim, gıda ekonomisi, rejeneratif tarım ve tedarik zincirindeki dönüşüm gibi başlıklar yer alıyor. İş dünyası, kamu, akademi ve sivil toplum temsilcilerini buluşturacak zirvede, gıdanın geleceğine ilişkin çözüm önerileri ve yeni iş birliği imkanları paylaşılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

IPI’DEN GİRESUN’DA GAZETECİLERE BİLGİ EDİNME HAKKI EĞİTİMİ Haber

IPI’DEN GİRESUN’DA GAZETECİLERE BİLGİ EDİNME HAKKI EĞİTİMİ

IPI’DEN GİRESUN’DA GAZETECİLERE BİLGİ EDİNME HAKKI EĞİTİMİ KAMU KURUMLARINDAN BİLGİ ALMANIN YOLLARI GİRESUN’DA ANLATILACAK Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye’nin farklı kentlerinde sürdürdüğü “Bilgi Edinme Hakkı: Şeffaflık için Güçlü Bir Araç” başlıklı eğitim serisini Giresun’a taşıyor. Gazeteciler, sivil toplum örgütleri, aktivistler ve avukatlara yönelik eğitim, 19 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 10.00–14.30 arasında Giresun Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleştirilecek. Programda yalnızca bilgi edinme mevzuatının anlatılması değil, kamu kurumlarından alınmak istenen bilgi ve belgeler için sonuç almaya yönelik başvuruların nasıl hazırlanacağı ve bu belgelerin gazetecilik çalışmalarında nasıl kullanılabileceğinin uygulamalı olarak ele alınması hedefleniyor. BAŞVURU NASIL YAPILACAK, REDDEDİLİRSE NE OLACAK? Eğitimde özellikle gazetecilerin ve sivil toplum kuruluşlarının sahada sık karşılaştığı sorular üzerinde durulacak. Katılımcılara; bilgi edinme hakkının hukuki dayanakları,kamu kurumlarına etkili bilgi edinme başvurusu hazırlanması,talep edilen bilgi ve belgenin doğru şekilde tarif edilmesi,kurumlardan gelen cevapların araştırma ve haberlerde kullanılması,cevapsız bırakılan başvurular,reddedilen bilgi ve belge taleplerine karşı izlenebilecek hukuki yollar,bilgi edinme hakkının şeffaflık ve kamu denetimi amacıyla kullanılması konularında pratik bilgiler aktarılacak. IPI’nin aynı eğitim serisinin Ankara ayağına ilişkin duyurularda da programın, bilgi edinme başvurularını sıradan bir idari işlem olmaktan çıkararak araştırmacı gazetecilik ve sivil toplum çalışmaları için etkili bir denetim aracına dönüştürmeyi amaçladığı belirtilmişti. EĞİTİMİ GÜLİN ÇAVUŞ VE GÖKHAN TEKŞEN VERECEK Giresun’daki programın eğitmenleri gazeteci Gülin Çavuş ve Damla Tarhan ile Avukat Gökhan Tekşen olacak. Çavuş, medya, yapay zekâ, dezenformasyon ve etik teknoloji alanlarında çalışan gazeteci, araştırmacı ve eğitmen olarak biliniyor. Teyit’in eş kurucuları arasında yer alan Çavuş, daha sonra Yapay Gündem’i kurdu ve medya ile teknoloji ilişkisi üzerine eğitim ve araştırmalar yürüttü. Avukat Gökhan Tekşen ise özellikle basın hukuku ve ifade özgürlüğü alanlarındaki çalışmalarıyla tanınıyor. Tekşen’in önceki IPI eğitimlerinde bilgi edinme başvurularının hukuki zemini ile reddedilen talepler karşısında kullanılabilecek hukuki yollar üzerinde durduğu görülüyor. NEDEN BİLGİ EDİNME HAKKI? Türkiye’de bilgi edinme hakkı, 2003 yılında kabul edilen 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile yasal güvenceye kavuştu. Hak, 2010 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle anayasal düzeyde de güvence altına alındı. Ancak yasal düzenlemeye rağmen özellikle gazeteciler ve sivil toplum örgütlerinin kamu kurumlarından bilgi alma süreçlerinde ciddi sorunlarla karşılaştığına ilişkin araştırmalar bulunuyor. IPI’nin Türkiye’de gazeteciler ve sivil toplum temsilcileriyle gerçekleştirdiği araştırmaya göre, görüşülen kişilerin yarısından fazlası son üç yılda yaptığı bilgi edinme başvurularında sorduğu soruya net bir cevap alamadığını belirtti. Araştırmada katılımcıların yüzde 26’sının bilgi edinme başvurularından “bazen”, yüzde 45’inin ise “nadiren” olumlu sonuç alabildiği aktarıldı. IPI’nin hazırladığı “Türkiye’de Bilgi Edinme Hakkının Mevcut Durumu: Hesap Verebilirlik ve Şeffaflık İçin Etkili Bir Araç (Mı?)” başlıklı raporda da başvuruların cevapsız bırakılması, bazı kanun maddelerinin geniş yorumlanarak taleplerin reddedilmesi ve başvuru sahiplerinin hukuki yollar konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması temel sorunlar arasında gösteriliyor. GAZETECİLER İÇİN UYGULAMALI HABERCİLİK ARACI IPI’nin eğitim serisinin dikkat çeken yönlerinden biri de bilgi edinme başvurularının doğrudan haber üretim sürecinin bir parçası haline getirilmesini amaçlaması. IPI’nin seriye ilişkin daha önce yayımladığı duyurularda, gazetecilerle bilgi edinme başvurularının haberin merkezine nasıl yerleştirilebileceğinin ve alınan cevapların araştırmacı gazetecilikte somut çıktılara nasıl dönüştürülebileceğinin ele alınacağı belirtilmişti. Bu yönüyle Giresun’daki eğitimde de gazetecilerin yalnızca mevzuatı öğrenmesi değil; örneğin kamu yatırımları, belediye kararları, ihaleler, imar uygulamaları, çevre, ulaşım, kamu harcamaları ve kurumların faaliyetleriyle ilgili bilgi ve belgelerin hangi yöntemlerle talep edilebileceğini uygulamalı biçimde görmesi bekleniyor. IPI’NİN BİLGİ EDİNME PLATFORMU DA BULUNUYOR IPI ayrıca gazeteciler ve sivil toplum temsilcilerinin yaptıkları bilgi edinme başvurularını kaydedebilecekleri Bilgi Edinme Hakkı Platformunu da kullanıma sunuyor. Platformda başvuruların kayıt altına alınması ve bilgi edinme hakkının kullanımının izlenmesi amaçlanıyor. KATILIM KONTENJANLA SINIRLI 19 Eylül Cumartesi günü saat 10.00’da başlayacak eğitim 14.30’a kadar devam edecek. Etkinlik Giresun Gazeteciler Cemiyeti’nde gerçekleştirilecek. Programa katılım kontenjanla sınırlı olacak. Katılmak isteyen gazeteciler, sivil toplum temsilcileri, aktivistler ve avukatların IPI tarafından yayımlanan kayıt formunu doldurmaları gerekiyor. Programla ilgili sorular ise turkiye@ipi.media adresinden IPI Türkiye ekibine iletilebilecek. Giresun’daki programın ardından IPI’nin bilgi edinme hakkı eğitim serisinin Türkiye’nin farklı kentlerinde sürdürülmesi planlanıyor. https://turkiye.ipi.media/ipi-bilgi-edinme-hakki-egitimi-giresunda/

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU:  DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Haber

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Ferrero Group, 2024/25 mali yılına ilişkin 17. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirlik taahhütlerini somut aksiyonlara ve ölçülebilir ilerlemeye dönüştürme hedefini ortaya koyarken, Ferrero’nun içerik tedarikinde benimsediği Değerli Tarım yaklaşımını stratejisinin merkezine yerleştirdi. LÜKSEMBURG — Ferrero Group, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını, tedarik zincirinden üretime, çevresel sorumluluktan toplumsal etkiye kadar geniş bir çerçevede değerlendirdiği 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Ferrero’nun 80. yıl dönümünü kutladığı dönemde yayımlanan raporda; şirketin sürdürülebilirlik girişimlerini tüm faaliyetlerine entegre etme hedefi vurgulandı. Raporda, içeriklerin tedarik edildiği çiftliklerden ve yerel topluluklardan fabrikalara, ürünlere ve çalışanlara uzanan süreçte sürdürülebilir gıda sistemlerinin desteklenmesinin amaçlandığı belirtildi. Şirket, sürdürülebilirlik çerçevesini dört temel başlık altında ele aldı: iklim ve çevre, tedarik, sorumlu tüketim, insanlar ve topluluklar. DEĞERLİ TARIM YAKLAŞIMI TEDARİK STRATEJİSİNİN ODAĞINDA Ferrero’nun uzun yıllara dayanan sacco conosciuto felsefesinden, yani “çantanın içinde ne olduğunu bilmek” anlayışından ilham alan Ferrero Değerli Tarım yaklaşımı, şirketin temel içerik tedarikindeki dayanıklılık politikasının ana unsurlarından biri olarak öne çıktı. Bu yaklaşım; tedarikçi durum tespiti, tedarik zinciri izlenebilirliği ve görünürlüğü, sertifikasyon ve standartlar, tarım uygulamaları, toplulukların desteklenmesi ve sektör dönüşümü başlıkları etrafında şekilleniyor. Ferrero Group Başkanı Giovanni Ferrero, şirketin uzun vadeli başarısının tedarik zincirinde yer alan insanlar ve ekosistemlerin refahıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Ferrero, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Tüketiciler giderek daha fazla güvenebilecekleri markalar arıyor. Kalite, iyi tedarik uygulamaları, özenli üretim süreçleri ve insanlara ve gezegene yönelik gerçek bir bağlılık üzerine inşa edilmiş markalar önem kazanıyor.” Giovanni Ferrero, doğal kaynakların korunması, çalışanların, toplulukların ve iş ortaklarının desteklenmesi ile gelecek nesillere hitap eden ürünlerin geliştirilmesine yönelik girişimlerin sürdürüleceğini ifade etti. İZLENEBİLİRLİKTE YÜKSEK ORANLARA ULAŞILDI Raporun en dikkat çeken başlıklarından biri, temel hammaddelerde ulaşılan izlenebilirlik oranları oldu. Ferrero, kakao tedarikinde çiftlik poligon haritalarına kadar yüzde 98, palm yağında plantasyon seviyesine kadar yüzde 98,6, fındıkta çiftçiye kadar yüzde 97 ve kahve çekirdeklerinde plantasyon poligon haritalarına kadar yüzde 100 izlenebilirlik sağlandığını açıkladı. Kahve, palm yağı ve kakao tedarikçilerinden yaklaşık 230 bin tedarik zinciri poligonu, Avrupa Birliği Ormansızlaşma Yönetmeliği’ne uyumlu izleme süreci kapsamında analiz edildi. Bu çalışma ile tedarik zincirindeki görünürlüğün artırılması ve ormansızlaşmadan arındırılmış tedarikin desteklenmesi hedeflendi. SERTİFİKALI TEDARİKTE DİKKAT ÇEKEN VERİLER Ferrero’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre kakao hacimlerinin yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons, Fairtrade gibi sertifikasyonlar ya da bağımsız yönetilen standartlar aracılığıyla tedarik edildi. Palm yağı hacimlerinin yüzde 100’ünün RSPO sertifikalı olduğu, kahve çekirdeklerinin yüzde 100’ünün ise ayrıştırılmış tedarik zinciri modeli kapsamında Rainforest Alliance sertifikalı olarak temin edildiği belirtildi. Ferrero Group İcra Kurulu Başkanı Lapo Civiletti, Ferrero Değerli Tarım yaklaşımının şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini temel içerik tedarikinde somut aksiyonlara dönüştürdüğünü kaydetti. Civiletti, yaklaşımın tedarikçilerin hesap verebilirliğini güçlendirdiğini, izlenebilirlik ve sertifikasyonu geliştirdiğini, çiftçileri desteklediğini ve sektör genelinde iş birliğini teşvik ettiğini ifade etti. İKLİM VE ÇEVRE BAŞLIĞINDA YENİ ADIMLAR Ferrero, raporda iklim ve çevresel sorumluluk başlığında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini duyurdu. Şirketin İklim Geçiş Planı’nın geliştirilmesine devam edildiği, bu kapsamda üretim tesislerinin karbonsuzlaşma yol haritaları oluşturmasını sağlayan Decarbonization Hub adlı yeni aracın devreye alındığı belirtildi. Rapora göre, hammadde hacimlerinin yaklaşık yüzde 60’ını kapsayan Kapsam 3 tedarikçi veri kampanyası başlatıldı. Bu kampanyada tedarikçi veri gönderim oranı yüzde 93 olarak gerçekleşti. Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ise yıllık bazda yüzde 7,2 azaltıldı. Bu düşüşte, 24 tesisin şebekeden yüzde 100 yenilenebilir elektrikle faaliyet göstermesinin de etkili olduğu kaydedildi. AMBALAJDA DÖNGÜSELLİK HEDEFİ GÜÇLENİYOR Ferrero, ambalaj döngüselliği konusunda da önemli veriler paylaştı. Raporda, genel ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilirlik, yeniden kullanılabilirlik veya kompostlanabilirlik için tasarlandığı bildirildi. Uygulamada ve ölçekli olarak geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir ambalaj oranı ise yüzde 86,8 olarak açıklandı. Ferrero Rocher kutularının yeniden tasarımıyla, 2019/20 baz yılına kıyasla plastik-ürün oranında yüzde 14,7 azalma sağlandı. Şirket, Eylül 2021’den bu yana kümülatif olarak yaklaşık 16 bin ton plastiğin kullanımının önüne geçildiğini duyurdu. SORUMLU TÜKETİM VE BESLENME KRİTERLERİ Ferrero, sorumlu tüketim başlığında ürün inovasyonuna yön vermek ve portföy gelişimini desteklemek amacıyla bilim temelli Ferrero Beslenme Kriterleri’nin geliştirildiğini açıkladı. Şirket ayrıca reklamcılık ve pazarlama ilkelerinin de güncellendiğini belirterek, sorumlu iletişim uygulamalarını güçlendirmeyi hedeflediğini bildirdi. İNSAN, TOPLULUK VE ÇALIŞAN GELİŞİMİ ÖNE ÇIKTI Raporda, çalışan gelişimi, insan hakları, kapsayıcılık ve saygı temelli çalışma ortamı başlıkları da geniş yer buldu. Ferrero, 61 ülkede uygulanan Dahil Etme ve Saygı eğitim programı kapsamında 500’den fazla oturum düzenlendiğini açıkladı. Çalışan bağlılığının güçlü seyrini sürdürdüğü, yıllık YOU Anketi’nde katılım oranının yüzde 86’ya ulaştığı belirtildi. Bağlılık ve Yetkinleştirme Endeksi puanlarının sırasıyla 3 ve 7 puan arttığı ifade edildi. JOY OF MOVING 20. YILINDA 60 MİLYONDAN FAZLA ÇOCUĞA ULAŞTI Ferrero’nun toplumsal etki programlarından Joy of Moving, 2025 yılında 20. yılını kutladı. Programın 35 ülkede 4,9 milyondan fazla çocuğa ulaştığı, 2005 yılından bu yana ise dünya genelinde 60 milyondan fazla çocuğa eriştiği açıklandı. Programın, 130’dan fazla kamu ve özel sektör uzman ortağının desteğiyle yürütüldüğü belirtildi. FERRERO’DAN UÇTAN UCA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Ferrero Group’un 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir hedef olarak değil; tedarik zinciri, üretim süreçleri, ürün geliştirme, çalışan politikaları ve toplumsal sorumluluk alanlarını kapsayan bütüncül bir strateji olarak ele aldığını ortaya koydu. Raporda öne çıkan veriler, Ferrero’nun özellikle izlenebilirlik, sertifikalı tedarik, yenilenebilir enerji kullanımı, ambalaj döngüselliği ve topluluk destek programlarında ölçülebilir ilerleme kaydettiğini gösterdi. https://www.ferrero.com/int/en/people-planet/sustainability-reporting?utm_source=chatgpt.com

ÜNİVERSİTE KENTİNDE GÖNÜLLÜLÜK SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ Haber

ÜNİVERSİTE KENTİNDE GÖNÜLLÜLÜK SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

ÜNİVERSİTE KENTİNDE GÖNÜLLÜLÜK SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ Giresun Üniversitesi’nde TÜBİTAK 2209 programı kapsamında desteklenen “Kentsel Politikalarda Gönüllülük: Giresun Üniversitesi Öğrencileri Üzerinden Bir Araştırma” başlıklı çalışmanın sonuçları seminerle paylaşıldı. Araştırma, üniversite öğrencilerinin gönüllülüğe olumlu baktığını ancak kentle ilgili gönüllülük faaliyetlerine katılımın sınırlı kaldığını ortaya koydu. ÖĞRENCİLERİN GÖNÜLLÜLÜK ALGISI İNCELENDİ Giresun Üniversitesi’nde yürütülen araştırma, üniversite öğrencilerinin gönüllülüğe ilişkin algılarını, motivasyonlarını ve gönüllü katılım eğilimlerini ortaya koydu. “Kentsel Politikalarda Gönüllülük: Giresun Üniversitesi Öğrencileri Üzerinden Bir Araştırma” başlıklı çalışma, Giresun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğrencisi Gamze Piral yürütücülüğünde, Doç. Dr. Levent Memiş danışmanlığında gerçekleştirildi. TÜBİTAK 2209 programı kapsamında desteklenen araştırma, öğrencilerin kent yaşamına gönüllü katılım düzeylerini çok yönlü biçimde değerlendirdi. KATILIM YÜZDE 18,4’TE KALDI Araştırma sonuçları, öğrencilerin yalnızca yüzde 18,4’ünün kentle ilgili bir gönüllülük faaliyetine katıldığını gösterdi. Buna karşın öğrencilerin gönüllülüğe yönelik algı ve motivasyonlarının genel olarak olumlu olduğu belirlendi. Öğrenciler, gönüllülüğü toplumsal dayanışmayı güçlendiren, yurttaşlık bilincini artıran ve toplumsal fayda sağlayan bir faaliyet alanı olarak değerlendirdi. EN ÇOK ÇOCUKLAR, KADINLAR VE ÇEVRE ALANLARI ÖNE ÇIKTI Katılımcılar, gönüllü olmak istedikleri alanlar arasında en çok çocuklar, kadınlar, çevre, eğitim ve sokak hayvanlarını gösterdi. Gönüllülüğün önündeki temel engeller arasında ise zaman yetersizliği, bilgi eksikliği ve kurumsal güven sorunları öne çıktı. Araştırma, öğrencilerin gönüllülüğü yalnızca toplumsal fayda üretme aracı olarak görmediğini de ortaya koydu. Öğrenciler gönüllülüğü aynı zamanda kişisel gelişim, kariyer planlaması ve sosyal ilişkileri geliştirme fırsatı olarak değerlendirdi. YASAL ÇERÇEVE EKSİKLİĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Araştırma kapsamında Türkiye’de gönüllülük alanındaki mevzuat eksiklikleri de ele alındı. Gönüllülük faaliyetlerini düzenleyen bütüncül bir yasal çerçevenin bulunmadığı, mevcut uygulamaların farklı mevzuatlar içinde dağınık şekilde yer aldığı belirtildi. Seminerde, üniversitelerde gönüllülük kültürünün yaygınlaştırılması, gönüllülük eğitimlerinin artırılması ve yerel yönetimlerle üniversiteler arasında daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiği vurgulandı. SEMİNERDE STK TEMSİLCİLERİ DE GÖRÜŞLERİNİ PAYLAŞTI Araştırma sonuçları, 14 Mayıs Perşembe günü Giresun Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde paylaşıldı. Seminere sivil toplum örgütleri temsilcileri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Program, STK temsilcilerinin gönüllülük alanına ilişkin görüş ve önerilerinin alınmasıyla tamamlandı.

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Haber

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, 30 Nisan 2026 tarihli Nisan ayı meclis toplantısında kentin su kaynakları ve yer altı madenlerini iş dünyasının gündemine taşıdı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısı, 32 üyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis Başkan Yardımcısı Erdal Ceylan’ın yönettiği toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Toplantının ikinci bölümünde Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tamer Akkan, “Giresun’un su kaynakları ve yer altı madenleri” başlıklı sunum yaptı. GTSO’nun yayımladığı toplantı bilgisinde, sunumda kentin doğal kaynak potansiyeline ilişkin başlıkların ele alındığı belirtildi. DOĞAL KAYNAKLAR İŞ DÜNYASININ GÜNDEMİNE GİRDİ Toplantı, Giresun’da madencilik, su kaynakları, tarım, sanayi ve çevre başlıklarının aynı zeminde tartışılması açısından dikkat çekti. Giresun’un ekonomik yapısında fındık, tarım, gıda, sanayi, ticaret ve küçük-orta ölçekli işletmeler önemli yer tutuyor. Bu yapı içinde su kaynakları yalnızca çevresel bir başlık değil, aynı zamanda üretim, tarım, sanayi ve yaşam kalitesi açısından stratejik değer taşıyor. Giresun’un yer altı kaynakları arasında bakır, çinko, kurşun, barit, alünit, kil, kaolen, illit, bentonit, mermer ve linyit bulunuyor. DOKA verileri, Giresun’daki metalik maden yataklarının özellikle bakır, kurşun ve çinko açısından öne çıktığını; Tirebolu, Espiye ve Şebinkarahisar hattının bu alanda önemli sahalar arasında yer aldığını kaydetti. SU, MADEN VE TARIM AYNI DENKLEMDE Giresun’da doğal kaynak tartışması, madencilik potansiyeli ile su ve tarım varlığının korunması arasındaki dengeye odaklanıyor. GTSO, 12 Nisan 2026’da yayımladığı çevre açıklamasında, Giresun ve Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülke açısından önemli değer taşıdığını vurguladı. Oda, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin orman alanları, yer altı ve içme suyu kaynakları, tarım arazileri, heyelan riski ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini açıkladı. Bu nedenle 30 Nisan’daki meclis toplantısı, yalnızca olağan bir oda toplantısı olarak değil, Giresun’un ekonomik geleceğinde doğal kaynakların nasıl yönetileceğine ilişkin kritik bir başlık olarak öne çıktı. SUNUMU PROF. DR. TAMER AKKAN YAPTI Toplantıda sunumu yapan Prof. Dr. Tamer Akkan, Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’nda profesör olarak görev yapıyor. Giresun Üniversitesi Akademik Bilgi Sistemi, Akkan’ın uzmanlık alanını hidrobiyoloji olarak kaydetti. Akkan’ın akademik çalışma alanı, Giresun’daki su kaynakları tartışması açısından doğrudan önem taşıyor. DergiPark kayıtlarında Akkan’ın Gelevera Deresi’nin bakteriyolojik kirlilik düzeyi, Aksu Deresi’nde fenol kirliliği, su kaynaklarında antibiyotik ve ağır metal direnci gibi başlıklarda çalışmaları bulunuyor. 5 BİN 608 ÜYELİ ODA Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, kent ekonomisinde geniş bir üyelik tabanını temsil ediyor. DOKA verisi, Giresun’daki TSO üye sayısını 5 bin 608 olarak kaydetti. Bu üyelerin 641’i imalat alanında faaliyet gösteriyor. Aynı veri setinde Giresun’un 2024 yılı faaliyet iline göre ihracatı 942 milyon dolar, yıllık ithalatı ise 22 milyon dolar olarak yer aldı. Bu tablo, GTSO’nun yalnızca ticaret alanında değil, üretim, imalat, ihracat, tarım-gıda, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde de temsil gücüne sahip olduğunu gösteriyor. SON ORGAN SEÇİMİ 2022’DE YAPILDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın son organ seçimleri 1 Ekim 2022’de yapıldı. Seçim sonrası meclis üyeleri görev dağılımı için sandık başına gitti. N. Şükrü Ataün meclis başkanlığına seçildi. Meclis başkan yardımcıları Erdal Ceyran ve Hasan Yılmaz, katip üye ise Kaptan Demirhan Çalcalı oldu. Hasan Çakırmelikoğlu başkanlığında oluşan yönetim kurulunda Ahmet Fehmi Tozlu ve Mustafa Halilbeyoğlu başkan yardımcılığına, Azmi Bük sayman üyeliğe getirildi. Fatih Karaca, Hüsamettin Şehitoğlu, Hakan Aslım, Nizamettin Öztürk, Ergin Kılıçaslan, Eyüp Çiftçi ve Halit Aydın yönetim kurulunda görev aldı. TOBB üst kurul delegeliklerine Fikret Günaydın, Hakan Güngör ve Emrullah Çakırmelikoğlu seçildi. Disiplin Kurulu ise Erol Kuloğlu, Hamdullah Ayar, Taha Ayhan, Orhan Hocaoğlu, Tekin Teker ve Nihad Yamak’tan oluştu. 17 MESLEK KOMİTESİYLE TEMSİL YAPIYOR GTSO’nun temsil yapısı 17 meslek komitesi üzerinden yürütülüyor. Bu komiteler; hayvansal ürünler ve deniz ürünleri, tarım ve gıda, finans-bankacılık-sigortacılık, fındık üretimi ve fındık mamulleri, tekstil, perakende gıda, hırdavat ve inşaat malzemeleri, elektronik ve dayanıklı tüketim ürünleri, kuyumculuk ve gıda dışı ticaret, orman ürünleri, konaklama-lokanta-bilişim-basın, emlak-mimarlık-mühendislik, ulaşım, inşaat-enerji-madencilik, motorlu taşıtlar, sağlık-eğitim-bilişim ve diğer hizmet alanlarını kapsıyor. Maden başlığının doğrudan ilişkili olduğu 14. Meslek Komitesi, “İnşaat, enerji, madencilik ve bu sektörlerde tamamlayıcı hizmet sunanlar” alanında faaliyet gösteriyor. Bu komitenin başkanı Yusuf Yılmaz, başkan yardımcısı Ahmet Bayram olarak kayıtlarda yer alıyor. OSB, KREDİYE ERİŞİM VE ÜRETİM GÜNDEMDE GTSO’nun son dönem gündeminde organize sanayi bölgeleri, krediye erişim, kamu tedarik sistemi, fındık fiyatları, inşaat sektörü, ulaşım sorunları ve imar düzenlemeleri öne çıkıyor. Oda, 6 Nisan 2026’da yaptığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısında serbest piyasa fındık fiyatları, inşaat sektöründeki sorunlar, yeni imar düzenlemeleri, krediye erişim ve ulaşım başlıklarını ele aldı. Aynı toplantıda Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi, Görele’de planlanan 4. OSB ve Şebinkarahisar OSB süreçleri de değerlendirildi. GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, 3. OSB için yaklaşık 3 bin kişilik istihdam hedeflendiğini, Görele’de planlanan 4. OSB için 3 bin ile 5 bin arasında istihdam öngörüldüğünü, Şebinkarahisar OSB’nin ise 2026 yatırım programına alındığını açıkladı. KAMU TEDARİK SÜRECİ DE ELE ALINDI GTSO, Nisan ayında Devlet Malzeme Ofisi ile birlikte üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı da düzenledi. DMO Trabzon Bölge Müdürü Arda Aksuoğlu, toplantıda kurumun çalışma şartları, ürün ve hizmet temin süreçleri, tedarik zinciri yönetimi ve kamu alımlarında sağlanan avantajları anlattı. Bu faaliyetler, GTSO’nun Nisan ayı gündeminin yalnızca meclis çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını; üretim, kamu alımları, OSB yatırımları, çevre, su kaynakları ve madencilik başlıklarını aynı dönemde ele aldığını gösteriyor. GİRESUN İÇİN KRİTİK BAŞLIK: KAYNAK YÖNETİMİ Giresun’da doğal kaynaklar, yalnızca yer altındaki maden rezervleriyle ölçülemiyor. Kentin fındık üretimi, tarımsal yapısı, içme suyu güvenliği, dereleri, ormanları ve sanayi hedefleri aynı planlama içinde değerlendirilmek zorunda. GTSO’nun Nisan ayı meclis toplantısı, bu zorunluluğu iş dünyasının resmi gündemine taşıdı. Toplantı, Giresun ekonomisinin önümüzdeki dönemde iki temel soruyla karşı karşıya kalacağını gösterdi: Kent, yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandırırken su ve tarım varlığını nasıl koruyacak; sanayi ve OSB yatırımları büyürken çevresel sürdürülebilirliği hangi kurumsal denetimle sağlayacak? 30 Nisan 2026 tarihli GTSO Meclisi, bu yönüyle Giresun’da su, maden, üretim ve çevre dengesinin artık yalnızca çevre örgütlerinin değil, doğrudan iş dünyasının da gündeminde olduğunu ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.