Hava Durumu

#Çevre

giresunsonhaber - Çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU Haber

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama gündemiyle yapılan toplantı dün sert tepkilere sahne oldu. Köylülerin protestoları ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerin ardından AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, köyde endişeleri dinlediklerini, talepleri not aldıklarını ve vatandaşlarla irtibat halinde kalacaklarını açıkladı. Tirebolu’ya bağlı Sekü köyünde maden arama çalışmaları nedeniyle yükselen gerilim, dün yapılan toplantıyla yeni bir aşamaya taşındı. Köyde düzenlenen buluşmada vatandaşlar, bölgede yürütülen sondaj ve maden faaliyetlerine karşı itirazlarını doğrudan dile getirdi. Toplantıda zaman zaman sesler yükseldi, protestolar yaşandı ve köylülerin tepkisi açık biçimde ortaya çıktı. Sosyal medyada paylaşılan haber ve görüntülerde, AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas’ın toplantı sırasında yoğun tepkiyle karşılaştığı görüldü. Köylüler, özellikle bölgede daha önce yürütülen madencilik faaliyetlerinin çevreye verdiğini savundukları zararları gündeme taşıdı. Su kaynakları, tarım alanları, yaşam alanları ve köyün geleceği toplantının en sert başlıkları arasında yer aldı. Toplantıda kadınların da yoğun biçimde söz aldığı, bazı köylülerin geçmişte iktidar partisine oy verdiklerini ancak bugün maden faaliyetleri nedeniyle ciddi kaygı yaşadıklarını dile getirdiği aktarıldı. Tepkilerin odağında yalnızca yeni sondaj girişimi değil, yakın çevrede daha önce yaşandığı öne sürülen çevresel tahribat da vardı. Köylüler, bölgede yeni bir maden adımına rıza göstermeyeceklerini yüksek sesle ifade etti. Toplantının ilerleyen dakikalarında gerilim daha da arttı. Sosyal medyada dolaşıma giren anlatımlarda ve haber metinlerinde, Elmas’ın konuşmasının protestolar nedeniyle sık sık kesildiği, bazı vatandaşların doğrudan itiraz ettiği ve toplantının tansiyonunun yükseldiği belirtildi. Yine aynı paylaşımlarda, bazı köylülerin “artık milletvekiline ihtiyacımız yok” diyerek tepki gösterdiği, bir vatandaşın mikrofon alarak bölgede yaşayanların büyük çoğunluğunun yıllardır AK Parti’ye oy verdiğini söyleyip sert sözlerle itirazda bulunduğu ifade edildi. Sekü’deki tepki yalnızca toplantı salonuyla sınırlı kalmadı. Köylüler, yaşam alanlarının taş ocakları ve maden sahaları arasında sıkıştığını savundu. En büyük kaygı başlıkları arasında içme ve kullanma suyu kaynaklarının kirlenmesi, doğanın zarar görmesi, üretim alanlarının etkilenmesi ve günlük hayatın güvenlik uygulamaları nedeniyle zorlaşması yer aldı. Toplantının ardından Nazım Elmas yazılı bir açıklama yaptı. Elmas, Sekü köyünü ziyaret ederek hemşehrilerinin maden gündemiyle ilgili endişelerini dinlediklerini, taleplerini aldıklarını ve yetkililerden temin ettikleri bilgileri vatandaşlarla paylaştıklarını söyledi. Elmas, toplantının iki aşamalı gerçekleştiğini, ilk bölümde yaklaşık 20 dakikalık bilgilendirme yapıldığını, namaz arasının ardından soru ve taleplerin dinlendiğini belirtti. Elmas, bölgede şu anda yürütülmek istenen işlemin “maden arama” faaliyeti olduğunu vurguladı. Maden çıkarma aşamasına ancak ÇED süreci tamamlanırsa geçilebileceğini kaydeden Elmas, mevzuata uymayan, insan ve çevre için risk oluşturan her işlemin karşısında olduklarını ifade etti. Elmas ayrıca Türkiye genelinde maden çıkarma ruhsatı başvurularının yalnızca küçük bir bölümünün izin alabildiğini dile getirdi. Milletvekili Elmas’ın paylaştığı bilgilere göre Sekü köylüleri toplantıda beş temel talebi öne çıkardı. Köyde yapılacak her çalışma öncesinde vatandaşın önceden bilgilendirilmesi istendi. Su kaynaklarının kirlenmesi ve kuruması ihtimaline karşı hiçbir tedbirden taviz verilmemesi talep edildi. Güvenlik uygulamalarının köylünün günlük yaşamını ve çalışma düzenini aksatmaması gerektiği vurgulandı. Maden sahalarındaki denetimlerin sürmesi ve çevre mevzuatına aykırı durumlarda daha ağır yaptırımlar uygulanması çağrısı yapıldı. Bölgedeki bilgi kirliliğinin önüne geçmek için kamu kurumlarının düzenli ve doğru bilgilendirme yapması talep edildi. Elmas, toplantıya sonradan katılan bazı kişilerin konuşmaların tamamına hakim olmadan farklı yorum ve davranışlar sergilediğini savundu. Buna rağmen köylülerin soru, endişe ve taleplerini not aldıklarını belirten Elmas, vatandaşlarla irtibat halinde kalma kararı aldıklarını açıkladı. Açıklamasını, Sekü köyü sakinlerine ve köy muhtarına teşekkür ederek tamamladı. Sekü’de dün yaşananlar, bölgedeki maden tartışmasının teknik bir izin sürecini aşarak doğrudan sosyal ve siyasal bir gerilime dönüştüğünü gösterdi. Köylüler sahada daha güçlü güvence ve açık taahhüt istiyor. Elmas ise sürecin maden arama aşamasında olduğunu, taleplerin takip edileceğini ve vatandaşın yanında olduklarını savunuyor. Bölgedeki gerilim, bundan sonraki idari adımlar ve sahadaki uygulamalarla birlikte daha da yakından izlenecek.

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA Haber

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA Giresun Bul-Pir Çevre Derneği, Tirebolu Meydanı’nda “Büyük Köylü Mitingi” düzenleyecek. Dernek, miting çağrısında fındık üretim alanları, su kaynakları, orman varlığı ve kırsal yaşamın madencilik baskısı altında olduğunu savundu. Giresun’da madencilik faaliyetlerine karşı miting çağrısı yapıldı. Giresun Bul-Pir Çevre Derneği, 18 Nisan Cumartesi günü saat 12.00’de Tirebolu Meydanı’nda “Büyük Köylü Mitingi” düzenleneceğini açıkladı. Dernek, yaptığı çağrıda Giresun’un toprağına, kültürüne, ekonomisine ve doğasına sahip çıkılması gerektiğini belirtti. Açıklamada, tüm Giresunlular mitinge davet edildi. Paylaşılan çağrı görsellerinde, Giresun ekonomisinin büyük bir tehdit altında olduğu vurgulandı. Metinde, şehrin ekonomik temelini fındık üretiminin oluşturduğu, tarım arazilerinin en az yüzde 64’ünde fındık yetiştirildiği ve yaklaşık 100 bin çiftçinin geçimini bu üretimden sağladığı ifade edildi. Aynı metinde, Giresun’un 2025 yılı ihracatının 1 milyar 3 milyon dolara ulaştığı, bu ihracatın önemli bölümünün fındıktan sağlandığı belirtildi. Çağrı metninde Giresun’un orman varlığına da dikkat çekildi. İlin, orman yoğunluğu bakımından Türkiye’nin öne çıkan kentlerinden biri olduğu belirtilirken, bu doğal yapının arıcılık, hayvancılık, çay üretimi ve doğa turizmi açısından da önem taşıdığı kaydedildi. Dernek, asıl tehlikenin madencilik ihaleleriyle büyüdüğünü savundu. Paylaşılan metinde, Giresun’un yüzde 85’inin maden sahası ilan edildiği, MAPEG tarafından 8 sahanın 4. grup madencilik faaliyetleri için ihaleye çıkarıldığı, bu alanların bir bölümünün fındık üretim sahaları, su kaynakları, mera alanları ve turizm bölgelerini kapsadığı ileri sürüldü. Aynı çağrıda, Giresun merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak ve Şebinkarahisar ilçelerinde farklı şirketlere ait maden sahalarının toplam büyüklüğünün yaklaşık 12 bin 512 hektara ulaştığı, 38 köy ve yaylayı kapsayan yerleşim alanlarının bu süreçten etkilendiği ifade edildi. Metinde, 4. grup madencilik faaliyetlerinin altın, gümüş ve polimetalik cevher projelerini kapsadığı, bu nedenle yüksek çevresel risk taşıdığı savunuldu. Bir başka görselde ise “Giresunlulara acil çağrı” başlığıyla meslek örgütleri, odalar, dernekler ve sivil toplum kuruluşlarına ortak tutum çağrısı yapıldı. Metinde, “Giresun için birlik olma zamanıdır” ifadesi öne çıkarıldı.

ALAGÖZ MADEN AÇIKLAMA YAPTI, GİRESUN’DA MADEN TARTIŞMASI DİNMEDİ Haber

ALAGÖZ MADEN AÇIKLAMA YAPTI, GİRESUN’DA MADEN TARTIŞMASI DİNMEDİ

ALAGÖZ MADEN AÇIKLAMA YAPTI, GİRESUN’DA MADEN TARTIŞMASI DİNMEDİ Alagöz Maden, Görele-Tirebolu hattındaki ruhsat sahasında yürütülen faaliyetlerin yasal ve izinli olduğunu açıkladı. Şirketin tam metni kamuoyuna sunulurken, Giresun’da son haftalarda büyüyen maden ruhsatı ve ihale tartışmaları ise kent genelindeki kaygıyı azaltmadı. Alagöz Maden, 8 Nisan 2026 tarihinde yayımladığı açıklamada Giresun’un Görele ve Tirebolu ilçeleri sınırlarında bulunan ruhsat sahasında yürütülen sondaj ve numune alma çalışmalarının yasal izinler kapsamında sürdüğünü bildirdi. Şirket, sahadaki faaliyetlerin ÇED kapsam dışı ve ÇED muafiyet kararları ile orman izinleri çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti. Açıklamada, mahkeme kararının içeriğinin çarpıtıldığı savunuldu ve yaklaşık bir haftadır sondaj makinesinin sahaya ulaşmasının fiilen engellendiği ifade edildi. Şirket, bölgede yaklaşık 400 çalışanla birlikte yüzlerce tedarikçi ve taşeron firmaya da iş imkânı sağladığını vurguladı. ŞİRKETİN TAM AÇIKLAMASI “BASIN AÇIKLAMASI Tarih: 08.04.2026 Giresun ili Görele – Tirebolu ilçeleri sınırlarında bulunan 202401273 (ER:1149202) ruhsat numaralı IV. Grup maden arama sahasında, şirketimiz Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yürütülen karotlu sondaj, kırıntılısondaj ve numune alma faaliyetleri, Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen ÇED Kapsam Dışı / ÇED Muafiyet kararları ve alınmış orman izinleri kapsamında tamamen yasal ve izinli faaliyetlerdir. Buna rağmen yürütülen kasıtlı yanlış yönlendirmeler sonucunda mahkeme kararının içeriği çarpıtılarak kamuoyunda gerçeği yansıtmayan bir algı oluşturulmakta ve bölge halkı yanlış bilgilerle yönlendirilmektedir. Bu nedenle yaklaşık 1 haftadır sondaj makinemizin sahaya ulaşması fiilen engellenmektedir. Şirketimiz bölgede yaklaşık 400 çalışanı ile birlikte yüzlerce tedarikçi ve taşeron firmaya iş imkânı sağlayan önemli bir istihdam kaynağıdır. Yasal ve izinli faaliyetlerin engellenmesi yalnızca şirketimizi değil bölge ekonomisini ve istihdamı da doğrudan olumsuz etkilemektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla tekrar belirtmek isteriz ki sahada yürütülen faaliyetler tamamen yasal ve izinli faaliyetlerdir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Saygılarımızla, ALAGÖZ MADEN SANAYİ VE TİC. A.Ş.” KAMUOYUNDAKİ ENDİŞE BÜYÜYOR Giresun’da son haftalarda büyüyen maden ruhsatı ve ihale tartışmaları artık yalnızca çevre başlığı olarak görülmüyor. Tartışma, doğrudan yaşam hakkı, üretim hakkı, su hakkı ve kentin geleceği başlığına dönüştü. Kent kamuoyunda ilin çok geniş bir bölümünün madencilik baskısı altına girdiği yönünde güçlü bir endişe oluştu. Bu endişe sadece siyasi çevrelerde değil, köylerde, üretici kesimlerde, yayla hattında, çevre platformlarında ve yerel kamuoyunda da açık biçimde hissediliyor. Bu nedenle şirketin yayımladığı açıklama kendi hukuki ve kurumsal tezini ortaya koysa da, sahadaki toplumsal kaygıyı tek başına gidermeye yetmedi. Giresun’da tartışma, ruhsatın varlığı kadar su havzalarının, tarımsal üretim alanlarının, orman dokusunun ve kırsal yaşamın geleceği üzerinden sürüyor. Kentte yükselen itirazın merkezinde yalnızca bir şirket ya da tek bir saha bulunmuyor. Kamuoyunda oluşan temel soru, Giresun’un doğal varlıkları ile ekonomik geleceğinin hangi sınırlar içinde korunacağı noktasında düğümleniyor. Bu nedenle her yeni açıklama, yalnızca hukuki statü tartışması olarak değil, kentin yarınına ilişkin daha büyük bir gerilimin parçası olarak okunuyor. pic.twitter.com/tTx7BvJJnO — Alagöz Maden (@AlagozMaden) April 9, 2026

GİRESUN KENT KONSEYİ’NDEN MADENCİLİK SÜRECİNDE ORTAK AKIL Haber

GİRESUN KENT KONSEYİ’NDEN MADENCİLİK SÜRECİNDE ORTAK AKIL

GİRESUN KENT KONSEYİ’NDEN MADENCİLİK SÜRECİNDE ORTAK AKIL VE ÇEVRE ÇAĞRISI Giresun Kent Konseyi Başkanlığı, il genelinde gündemde olan madencilik faaliyetlerinin su kaynakları, tarım alanları, fındık üretimi ve yaşam alanları üzerinde çok yönlü sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Kent Konseyi, sürecin çevre hakkı, üretim dengesi ve toplumsal katılım ekseninde yürütülmesini istedi. Giresun Kent Konseyi Başkanlığı, son dönemde kamuoyunun gündeminde yer alan madencilik faaliyetleriyle ilgili açıklamasında, çevre bilinci ve sürdürülebilirlik yaklaşımının bir kez daha hayati önem taşıdığını ortaya koydu. Kent Konseyi, konunun yalnızca belirli alanların kullanımıyla sınırlı olmadığını, su kaynaklarından toprağa, tarımsal üretimden yaşam alanlarına kadar geniş bir etki alanı taşıdığını belirtti. Kent Konseyi, Giresun’da yaşayan, geçimini bu coğrafyadan sağlayan ve geleceğini bu kentte kuran yurttaşlar adına, yaşanan gelişmelerin sağduyuyla ve çok boyutlu bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada, sahadan elde edilen verilerin, bu tür faaliyetlerin yalnızca belirli bölgeleri değil, su yolları, dere sistemleri ve üretim alanları üzerinden daha geniş bir coğrafyayı etkileyebilecek bir niteliğe sahip olduğunu gösterdiği vurgulandı. FINDIK ÜRETİMİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Açıklamada, Giresun’un en önemli ekonomik ve kültürel değerlerinden biri olan fındık üretiminin yalnızca tarımsal bir faaliyet olmadığı, aynı zamanda bölgenin yaşam biçimi ve temel geçim kaynağını oluşturduğu kaydedildi. Bu nedenle üretim alanlarıyla kesişen tüm süreçlerde daha dikkatli, hassas ve bütüncül bir yaklaşım izlenmesi gerektiği belirtildi. Kent Konseyi, doğada ortaya çıkan etkilerin kısa sürede ortadan kalkmadığını, geçmiş deneyimlerin ve güncel değerlendirmelerin toprakta, suda ve yaşamın tüm unsurlarında uzun vadeli sonuçlar oluşabildiğini açık biçimde gösterdiğini ifade etti. Bu çerçevede doğal varlıkların korunması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin sağlanması ve yaşam alanlarının gözetilmesinin ortak sorumluluk olduğu vurgulandı. ÇEVRE HAKKI VURGUSU Açıklamada, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamanın bir tercih değil temel bir hak olduğu da açık biçimde dile getirildi. Bu hakkın toplumun bütün kesimleri için eşit biçimde geçerli olduğu belirtilirken, çevresel karar ve uygulamalarda kamusal yararın esas alınması gerektiğine işaret edildi. İSTİŞARE VE KATILIM ÇAĞRISI Giresun Kent Konseyi Başkanlığı, sürecin sağlıklı biçimde yürütülebilmesi için sivil toplum kuruluşlarının, yerel ve idari yöneticilerin, muhtarların ve vatandaşların katılımıyla daha güçlü istişare ortamları kurulmasını istedi. Kent Konseyi, ortak aklın devreye girdiği, toplumsal katılımın güçlendiği ve kamu yararının esas alındığı bir yönetim anlayışının Giresun açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Açıklamanın sonunda, doğayla uyumlu, üretimle dengeli ve insanı merkeze alan bir yaklaşımın mümkün olduğu vurgulandı. Giresun Kent Konseyi Başkanlığı, kentte daha sürdürülebilir bir geleceğin ancak ortak sorumluluk ve birlikte hareket etme iradesiyle kurulabileceğini bildirdi.

ELVAN IŞIK GEZMİŞ: MADENE VERECEK KÖYÜMÜZ YOK Haber

ELVAN IŞIK GEZMİŞ: MADENE VERECEK KÖYÜMÜZ YOK

ELVAN IŞIK GEZMİŞ: MADENE VERECEK KÖYÜMÜZ YOK CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama girişimine karşı nöbet tutan yurttaşlarla bir araya geldi. Gezmiş, köylülerin suyu, havayı ve toprağı savunduğunu belirterek “Bu haklı mücadelenin sonuna kadar yanındayız” dedi. Sekü dosyasında yürütmeyi durdurma kararı bulunuyor; davanın bir sonraki duruşması 24 Nisan 2026’da görülecek. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama faaliyetlerine karşı direnen köylülerle buluştu. Gece saatlerinde köyde yapılan ziyarette CHP Tirebolu İlçe Başkanı Kemal Devrim Bayrak ve parti örgütü de yer aldı. Gezmiş, “Suyumuza, havamıza, toprağımıza dokunma” çağrısını öne çıkararak Sekü halkının yaşam alanını savunduğunu söyledi. Gezmiş, açıklamasında köylülerin soğuk ve yağmur altında toprağını terk etmediğini vurguladı. Sekü’de gençlerin, yaşlıların ve ailelerin bir arada aynı talebi dile getirdiğini belirten Gezmiş, “Köyümüze, toprağımıza, suyumuza sahip çıkıyoruz diyen yurttaşlarımız yalnız değildir. Cumhuriyet Halk Partisi örgütü olarak bu mücadelenin dün olduğu gibi bugün de yarın da yanında olacağız. Madene verecek köyümüz yok” ifadelerini kullandı. Sekü köyündeki gerilim, yalnızca bir siyasi ziyaretin değil, haftalardır büyüyen çevre ve hukuk mücadelesinin yeni halkası oldu. Giresun İdare Mahkemesi aynı projedeki “ÇED Olumlu” kararının yürütmesini 24 Şubat’ta durdurdu. Dosyanın ilk duruşması 31 Mart’ta görüldü ve dava 24 Nisan 2026 tarihine bırakıldı. Buna karşın son günlerde proje sahasına yeniden sondaj makinesi çıkarılmak istendi. Bölge halkı, çevre savunucuları ve hukukçular makinenin önünü keserek girişime izin vermedi. Sekü ve Karlıbel hattında yaşanan bu tablo, maden şirketinin sahaya dönme girişimi ile köylülerin su kaynaklarını, tarım alanlarını ve yaşam çevresini koruma iradesini yeniden karşı karşıya getirdi. Gezmiş’in Sekü’den verdiği mesaj bu nedenle yalnızca dayanışma açıklaması değil, aynı zamanda süren davaya ve köylülerin sahadaki direnişine siyasi destek beyanı niteliği taşıdı. CHP heyeti, Tirebolu’da yaşam alanlarına dönük madencilik baskısına karşı geri adım atılmayacağını ilan etti. Sekü’de verilen mesaj nettir: Köylü toprağını bırakmıyor, mücadele büyüyor.

“TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR” Haber

“TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR”

DERELİ DOĞA VE YAŞAM DERNEĞİ SÖZCÜSÜ TÜRK’TEN MADEN PROJELERİNE SERT TEPKİ “TALANA GÖZ YUMANLAR, BU VEBALİN ORTAĞIDIR” Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, Giresun ve ilçelerinde gündemde olan maden projelerine sert tepki gösterdi. Türk, son ihalenin ardından Giresun Merkez’e bağlı 14 köyün daha maden sahası kapsamına alındığını savundu, kentteki ruhsatlandırma sürecinin doğa ve yaşam alanları üzerinde ağır bir baskı oluşturduğunu söyledi. İbrahim Türk, yaptığı açıklamada Giresun’daki maden projelerinin büyüyen bir çevre ve yaşam sorunu haline geldiğini belirtti. Türk, maden sahalarının genişlemesinin kentin doğal yapısını, su havzalarını ve tarımsal üretim alanlarını tehdit ettiğini ifade etti. Türk, açıklamasında Giresun coğrafyasının önemli bölümünün madencilik faaliyetleri için ruhsatlandırıldığını öne sürdü. Son ihale süreciyle birlikte Giresun Merkez’e bağlı 14 köyün daha bu kapsamda gündeme geldiğini belirten Türk, yaşanan tabloyu “yok oluş sarmalı” olarak niteledi. SİYASETE TEPKİ GÖSTERDİ İbrahim Türk, açıklamasında siyaset kurumuna da sert eleştiriler yöneltti. Maden projelerinin her tepeyi ve vadiyi adım adım kuşattığını savunan Türk, sessiz kalan siyasetçilerin bu süreç karşısında sorumluluk taşıdığını dile getirdi. Türk, “Halkın oylarıyla koltuk sahibi olup, Giresun’un doğası şirketlere peşkeş çekilirken dilsizleşenler, bu vebalin ortağıdır. Kimse bu sessizliği kabulleniş sanmasın” ifadelerini kullandı. HUKUK VE MEŞRUİYET VURGUSU Açıklamasında Giresun’un tarihsel mücadele hafızasına da dikkat çeken Türk, kentin geçmişte olduğu gibi bugün de toprağını ve suyunu koruma iradesi göstereceğini söyledi. Türk, bu mücadelenin hukuk ve meşruiyet zemini içinde sürdürüleceğini belirtti. “GİRESUN SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Maden kuşatmasının yalnızca çevresel bir başlık olmadığını, aynı zamanda bir yaşam ve varoluş meselesi haline geldiğini söyleyen Türk, fındık bahçeleri ile su havzalarının baskı altında kaldığını ifade etti. Türk, “Giresun halkı, atalarından miras kalan gönüllülük bilinciyle doğasını vahşi madencilik şirketlerinin kâr hırsına teslim etmeyecektir. Giresun bir maden şantiyesi değil, vatan toprağıdır” dedi. Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Sözcüsü İbrahim Türk, doğa tahribatına sessiz kalanların değil, toprağına sahip çıkanların kazanacağını savundu. Açıklama, kentte maden projeleri etrafında süren tartışmayı bir kez daha büyüttü.

SEKÜ’DE MADEN GERİLİMİ: KÖYLÜLER MAKİNEYİ DURDURDU Haber

SEKÜ’DE MADEN GERİLİMİ: KÖYLÜLER MAKİNEYİ DURDURDU

SEKÜ’DE MADEN GERİLİMİ: KÖYLÜLER MAKİNEYİ DURDURDU Tirebolu’nun Sekü köyü ile Görele’nin Karlıbel hattında yürütülmek istenen maden arama projesi bugün yeniden gerilim yarattı. Köylüler, çevre derneği yöneticileri ve hukukçular, arama alanına gitmek isteyen sondaj makinesini durdurdu. Giresun İdare Mahkemesi aynı projedeki “ÇED Olumlu” kararının yürütmesini 24 Şubat’ta durdurmuştu. Dava 24 Nisan’da yeniden görülecek. Tirebolu’da bugün yaşanan müdahale, yalnızca bir iş makinesinin geri çevrilmesiyle sınırlı kalmadı. Sekü ve Karlıbel hattında maden arama faaliyeti yürütmek isteyen Alagöz Maden’in sondaj makinesi köylülerin, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği yöneticilerinin ve davayı takip eden hukukçuların itirazı üzerine alandan çıkarıldı. Bölgede yeni bir sondaj girişimi, doğrudan mahkeme kararının sınırları üzerinden tartışmaya açıldı. Bu dosyanın merkezinde Alagöz Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Sekü-Karlıbel hattında yarma ve sondaj yöntemiyle yürütmek istediği IV. Grup maden arama projesi yer alıyor. Projeye karşı bölge halkı, çevre dernekleri ve yurttaşlar dava açtı. CHP de geçen yıl 736 imzalı başvuruyla dosyaya itiraz etti. İtiraz dilekçelerinde su kaynakları, tarım alanları, heyelan ve taşkın riski ile ekolojik tahribat başlıkları öne çıktı. MAHKEME NE DEDİ? Giresun İdare Mahkemesi, 24 Şubat’ta verdiği ara kararda bu proje için tesis edilen “ÇED Olumlu” kararının yürütmesini durdurdu. Kararda, işlemin yetkisiz makam tarafından tesis edildiği ve uygulanması halinde telafisi güç zarar doğabileceği vurgulandı. Mahkeme, kararın dayanağındaki yetki sorununu açık hukuka aykırılık gerekçesi yaptı. NEDEN HÂLÂ SONDAJ GİRİŞİMİ OLUYOR? Sahadaki bugünkü gerilim tam da bu noktada büyüdü. Yürütmeyi durdurma kararı nihai hüküm değil; esas dava sürüyor. Buna rağmen davacı taraf, aynı proje alanında yeniden sondaj girişimi yapıldığını ve bunun mahkeme kararına aykırı olduğunu savunuyor. Davayı izleyen avukat Sevda Karataş Şahin, idareye başvuru ve suç duyurusu hazırlığı başlatacaklarını açıkladı. DAVA NASIL İLERLEYECEK? Dosyanın ilk duruşması 31 Mart’ta Giresun İdare Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme, Tirebolu-Görele hattındaki davayı 24 Nisan 2026 tarihine bıraktı. O gün verilecek yön, yalnızca bir idari işlemin değil, Sekü ve Karlıbel hattında maden aramasının devam edip etmeyeceğinin de ana belirleyicisi olacak. Sekü’de bugün durdurulan şey yalnızca bir makine değildi. Mahkeme kararına rağmen sahaya dönme iradesi ile köylülerin toprağını, suyunu ve yaşam alanını koruma direnci bir kez daha karşı karşıya geldi. Şimdi gözler 24 Nisan’da. Sahada halk dur dedi, son sözü yine mahkeme söyleyecek.

GİRESUN’DA OKUL BAHÇELERİNE 2 BİN MEYVE FİDANI DİKİLDİ Haber

GİRESUN’DA OKUL BAHÇELERİNE 2 BİN MEYVE FİDANI DİKİLDİ

GİRESUN’DA OKUL BAHÇELERİNE 2 BİN MEYVE FİDANI DİKİLDİ Giresun’da “Geleceğe Nefes, Eğitime Hayat” projesi kapsamında Merkez, Keşap ve Espiye’deki okul bahçeleri meyve fidanlarıyla buluştu. Harşit Savunması Vakfı ile İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen çalışmada toplam 2 bin mandalina, limon ve portakal fidanı toprakla buluşturuldu. Giresun’da okul bahçeleri meyve bahçesine dönüşüyor. İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Harşit Savunması Vakfı’nın birlikte yürüttüğü “Geleceğe Nefes, Eğitime Hayat” projesi kapsamında Merkez, Keşap ve Espiye ilçelerindeki okul bahçelerine toplam 2 bin meyve fidanı dikildi. Proje kapsamında mandalina, limon ve portakal fidanları öğrencilerle birlikte toprakla buluşturuldu. Çalışma, hem okul bahçelerinin daha yaşanabilir hale gelmesini sağladı hem de öğrencilere doğa ve çevre bilinci kazandırmayı hedefledi. ÖĞRENCİLER TOPRAKLA BULUŞTU Fidan dikim etkinliği, öğrencilerin doğayla doğrudan temas kurduğu bir uygulamaya dönüştü. Okul bahçelerinde gerçekleştirilen çalışma sırasında öğrenciler hem fidan dikti hem de ağaçların büyüme sürecine tanıklık edecek bir deneyimin parçası oldu. İl Millî Eğitim Müdürü Özgür Tokgöz, projeyle yalnızca okul bahçelerine fidan kazandırmadıklarını, aynı zamanda öğrencilerin doğayla bağını güçlendirdiklerini söyledi. Tokgöz, “Öğrencilerimizin doğayla iç içe büyümesi, toprağa dokunması ve emeğin karşılığını bir ağacın büyümesinde görmesi en büyük kazancımızdır” dedi. HEM ÇEVREYE HEM EĞİTİME KATKI Giresun’da hayata geçirilen proje, çevre duyarlılığı ile eğitim faaliyetini aynı zeminde buluşturdu. Meyve fidanlarının okul bahçelerine dikilmesiyle öğrencilerin uzun vadede üretim, emek ve doğa ilişkisini yerinde gözlemlemesi amaçlanıyor. İl Millî Eğitim Müdürlüğü, projeye verdiği destek nedeniyle Harşit Savunması Vakfı’na teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.