Hava Durumu

#Çevre

giresunsonhaber - Çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Haber

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, 30 Nisan 2026 tarihli Nisan ayı meclis toplantısında kentin su kaynakları ve yer altı madenlerini iş dünyasının gündemine taşıdı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısı, 32 üyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis Başkan Yardımcısı Erdal Ceylan’ın yönettiği toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Toplantının ikinci bölümünde Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tamer Akkan, “Giresun’un su kaynakları ve yer altı madenleri” başlıklı sunum yaptı. GTSO’nun yayımladığı toplantı bilgisinde, sunumda kentin doğal kaynak potansiyeline ilişkin başlıkların ele alındığı belirtildi. DOĞAL KAYNAKLAR İŞ DÜNYASININ GÜNDEMİNE GİRDİ Toplantı, Giresun’da madencilik, su kaynakları, tarım, sanayi ve çevre başlıklarının aynı zeminde tartışılması açısından dikkat çekti. Giresun’un ekonomik yapısında fındık, tarım, gıda, sanayi, ticaret ve küçük-orta ölçekli işletmeler önemli yer tutuyor. Bu yapı içinde su kaynakları yalnızca çevresel bir başlık değil, aynı zamanda üretim, tarım, sanayi ve yaşam kalitesi açısından stratejik değer taşıyor. Giresun’un yer altı kaynakları arasında bakır, çinko, kurşun, barit, alünit, kil, kaolen, illit, bentonit, mermer ve linyit bulunuyor. DOKA verileri, Giresun’daki metalik maden yataklarının özellikle bakır, kurşun ve çinko açısından öne çıktığını; Tirebolu, Espiye ve Şebinkarahisar hattının bu alanda önemli sahalar arasında yer aldığını kaydetti. SU, MADEN VE TARIM AYNI DENKLEMDE Giresun’da doğal kaynak tartışması, madencilik potansiyeli ile su ve tarım varlığının korunması arasındaki dengeye odaklanıyor. GTSO, 12 Nisan 2026’da yayımladığı çevre açıklamasında, Giresun ve Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülke açısından önemli değer taşıdığını vurguladı. Oda, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin orman alanları, yer altı ve içme suyu kaynakları, tarım arazileri, heyelan riski ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini açıkladı. Bu nedenle 30 Nisan’daki meclis toplantısı, yalnızca olağan bir oda toplantısı olarak değil, Giresun’un ekonomik geleceğinde doğal kaynakların nasıl yönetileceğine ilişkin kritik bir başlık olarak öne çıktı. SUNUMU PROF. DR. TAMER AKKAN YAPTI Toplantıda sunumu yapan Prof. Dr. Tamer Akkan, Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’nda profesör olarak görev yapıyor. Giresun Üniversitesi Akademik Bilgi Sistemi, Akkan’ın uzmanlık alanını hidrobiyoloji olarak kaydetti. Akkan’ın akademik çalışma alanı, Giresun’daki su kaynakları tartışması açısından doğrudan önem taşıyor. DergiPark kayıtlarında Akkan’ın Gelevera Deresi’nin bakteriyolojik kirlilik düzeyi, Aksu Deresi’nde fenol kirliliği, su kaynaklarında antibiyotik ve ağır metal direnci gibi başlıklarda çalışmaları bulunuyor. 5 BİN 608 ÜYELİ ODA Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, kent ekonomisinde geniş bir üyelik tabanını temsil ediyor. DOKA verisi, Giresun’daki TSO üye sayısını 5 bin 608 olarak kaydetti. Bu üyelerin 641’i imalat alanında faaliyet gösteriyor. Aynı veri setinde Giresun’un 2024 yılı faaliyet iline göre ihracatı 942 milyon dolar, yıllık ithalatı ise 22 milyon dolar olarak yer aldı. Bu tablo, GTSO’nun yalnızca ticaret alanında değil, üretim, imalat, ihracat, tarım-gıda, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde de temsil gücüne sahip olduğunu gösteriyor. SON ORGAN SEÇİMİ 2022’DE YAPILDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın son organ seçimleri 1 Ekim 2022’de yapıldı. Seçim sonrası meclis üyeleri görev dağılımı için sandık başına gitti. N. Şükrü Ataün meclis başkanlığına seçildi. Meclis başkan yardımcıları Erdal Ceyran ve Hasan Yılmaz, katip üye ise Kaptan Demirhan Çalcalı oldu. Hasan Çakırmelikoğlu başkanlığında oluşan yönetim kurulunda Ahmet Fehmi Tozlu ve Mustafa Halilbeyoğlu başkan yardımcılığına, Azmi Bük sayman üyeliğe getirildi. Fatih Karaca, Hüsamettin Şehitoğlu, Hakan Aslım, Nizamettin Öztürk, Ergin Kılıçaslan, Eyüp Çiftçi ve Halit Aydın yönetim kurulunda görev aldı. TOBB üst kurul delegeliklerine Fikret Günaydın, Hakan Güngör ve Emrullah Çakırmelikoğlu seçildi. Disiplin Kurulu ise Erol Kuloğlu, Hamdullah Ayar, Taha Ayhan, Orhan Hocaoğlu, Tekin Teker ve Nihad Yamak’tan oluştu. 17 MESLEK KOMİTESİYLE TEMSİL YAPIYOR GTSO’nun temsil yapısı 17 meslek komitesi üzerinden yürütülüyor. Bu komiteler; hayvansal ürünler ve deniz ürünleri, tarım ve gıda, finans-bankacılık-sigortacılık, fındık üretimi ve fındık mamulleri, tekstil, perakende gıda, hırdavat ve inşaat malzemeleri, elektronik ve dayanıklı tüketim ürünleri, kuyumculuk ve gıda dışı ticaret, orman ürünleri, konaklama-lokanta-bilişim-basın, emlak-mimarlık-mühendislik, ulaşım, inşaat-enerji-madencilik, motorlu taşıtlar, sağlık-eğitim-bilişim ve diğer hizmet alanlarını kapsıyor. Maden başlığının doğrudan ilişkili olduğu 14. Meslek Komitesi, “İnşaat, enerji, madencilik ve bu sektörlerde tamamlayıcı hizmet sunanlar” alanında faaliyet gösteriyor. Bu komitenin başkanı Yusuf Yılmaz, başkan yardımcısı Ahmet Bayram olarak kayıtlarda yer alıyor. OSB, KREDİYE ERİŞİM VE ÜRETİM GÜNDEMDE GTSO’nun son dönem gündeminde organize sanayi bölgeleri, krediye erişim, kamu tedarik sistemi, fındık fiyatları, inşaat sektörü, ulaşım sorunları ve imar düzenlemeleri öne çıkıyor. Oda, 6 Nisan 2026’da yaptığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısında serbest piyasa fındık fiyatları, inşaat sektöründeki sorunlar, yeni imar düzenlemeleri, krediye erişim ve ulaşım başlıklarını ele aldı. Aynı toplantıda Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi, Görele’de planlanan 4. OSB ve Şebinkarahisar OSB süreçleri de değerlendirildi. GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, 3. OSB için yaklaşık 3 bin kişilik istihdam hedeflendiğini, Görele’de planlanan 4. OSB için 3 bin ile 5 bin arasında istihdam öngörüldüğünü, Şebinkarahisar OSB’nin ise 2026 yatırım programına alındığını açıkladı. KAMU TEDARİK SÜRECİ DE ELE ALINDI GTSO, Nisan ayında Devlet Malzeme Ofisi ile birlikte üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı da düzenledi. DMO Trabzon Bölge Müdürü Arda Aksuoğlu, toplantıda kurumun çalışma şartları, ürün ve hizmet temin süreçleri, tedarik zinciri yönetimi ve kamu alımlarında sağlanan avantajları anlattı. Bu faaliyetler, GTSO’nun Nisan ayı gündeminin yalnızca meclis çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını; üretim, kamu alımları, OSB yatırımları, çevre, su kaynakları ve madencilik başlıklarını aynı dönemde ele aldığını gösteriyor. GİRESUN İÇİN KRİTİK BAŞLIK: KAYNAK YÖNETİMİ Giresun’da doğal kaynaklar, yalnızca yer altındaki maden rezervleriyle ölçülemiyor. Kentin fındık üretimi, tarımsal yapısı, içme suyu güvenliği, dereleri, ormanları ve sanayi hedefleri aynı planlama içinde değerlendirilmek zorunda. GTSO’nun Nisan ayı meclis toplantısı, bu zorunluluğu iş dünyasının resmi gündemine taşıdı. Toplantı, Giresun ekonomisinin önümüzdeki dönemde iki temel soruyla karşı karşıya kalacağını gösterdi: Kent, yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandırırken su ve tarım varlığını nasıl koruyacak; sanayi ve OSB yatırımları büyürken çevresel sürdürülebilirliği hangi kurumsal denetimle sağlayacak? 30 Nisan 2026 tarihli GTSO Meclisi, bu yönüyle Giresun’da su, maden, üretim ve çevre dengesinin artık yalnızca çevre örgütlerinin değil, doğrudan iş dünyasının da gündeminde olduğunu ortaya koydu.

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ TİREBOLU’DA ORTAK KÜRSÜYE ÇIKTI Haber

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ TİREBOLU’DA ORTAK KÜRSÜYE ÇIKTI

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ TİREBOLU’DA ORTAK KÜRSÜYE ÇIKTI Spot: Tirebolu Atatürk Anıtı Meydanı’nda düzenlenen Büyük Köylü Mitingi, Giresun’daki maden karşıtı itirazı çevre örgütleri, köylüler, hukukçular, siyasetçiler ve meslek temsilcilerinin katıldığı geniş bir buluşmaya dönüştürdü. Mitingde fındık bahçeleri, su kaynakları, orman varlığı ve yaşam alanları öne çıktı; konuşmacılar madencilik baskısına karşı ortak tutum çağrısı yaptı. Tirebolu’daki miting bugün geniş katılımla yapıldı. Atatürk Anıtı Meydanı’nda bir araya gelen yurttaşlar, çevre örgütleri, köy temsilcileri, siyasi isimler ve meslek kuruluşları, Giresun’daki madencilik faaliyetlerine karşı ortak mesaj verdi. FINDIK, SU VE ORMAN BAŞLIKLARI KÜRSÜNÜN MERKEZİNE OTURDU Mitingin ana eksenini yalnız maden ruhsatları değil, doğrudan üretim alanları ve yaşam çevresi oluşturdu. Kürsüden yapılan konuşmalarda, Giresun ekonomisinin temel direklerinden biri olan fındığın korunması gerektiği vurgulandı; maden projelerinin doğal yapı, tarım arazileri ve su kaynakları üzerindeki etkileri öne çıkarıldı. İLK SÖZ NİHAN EMİROĞLU NAKİBOĞLU’NDAN GELDİ Mitingin açılışında Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu konuştu. Nakiboğlu, doğayı, suyu, ormanı ve yaşam alanlarını tehdit eden uygulamalara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Alandaki ortak mesaj, itirazın yalnız bir bölgeye değil, tüm Giresun’un geleceğine ilişkin olduğu yönünde şekillendi. KÜRSÜDE SİYASET, HUKUK, MESLEK ÖRGÜTLERİ VE İŞ DÜNYASI BULUŞTU Programda CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tirebolu Sekü ve Görele Karlıbel bölgesinde yürütülen davaya ilişkin avukat Sevda Karataş Şahin, TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Ordu-Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkan Yardımcısı Alaaddin Yılmazer, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Halilbeyoğlu ve Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ali Kara da yer aldı. PROGRAMDA KÖY TEMSİLCİLERİ DE SÖZ ALDI Konuşmacılar arasında Metalurji Mühendisleri Odası eski Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Cemalettin Küçük, Giresun-Bulancak-Piraziz Çevre ve Doğa Derneği üyesi Hüseyin Şahin, Bursa Tirebolulular Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Karaman, Görele Soğukpınar Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyesi Ramazan Doğru, Giresun Tirebolu Eymür Köyü Sosyal Kültür ve Dayanışma Derneği üyesi Aynur Arslan, Doğankent Çatalağaç Köyü halkından Esma Aydın, Sekü Köyü’nden Osman Yıldız, Safiye Yılmaz, Bahri Yılmaz, emekli öğretmen Hurşit Akın ile Islık Dili Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Başkan ve ekibi de bulundu. MİTİNG, ÇAĞRIDAN SAHAYA İNEN YENİ AŞAMA OLDU Tirebolu’daki buluşma, günler öncesinden yapılan “Giresun Maden İstemiyor: Büyük Köylü Mitingi” çağrısının sahaya yansıyan sonucu oldu. Meydandaki tablo, maden karşıtı itirazın yalnız çevre örgütleriyle sınırlı kalmadığını; köylerden, meslek çevrelerinden ve farklı toplumsal kesimlerden destek gördüğünü ortaya koydu. TİREBOLU’DAN ÇIKAN MESAJ NETLEŞTİ Miting, Giresun’daki maden tartışmasını yalnız ruhsat ve idari süreç başlığında bırakmadı; toprağın, suyun, fındığın ve yerel yaşamın savunulduğu ortak bir kürsüye dönüştürdü. Alandaki konuşmalar ve katılım profili, Tirebolu’daki itirazın dar bir çevre tepkisinin ötesine geçerek genişleyen bir toplumsal hatta dönüştüğünü gösterdi.

ÇATALAĞAÇ DERNEĞİNDEN ALAGÖZ’E DİKKAT ÇEKEN DESTEK Haber

ÇATALAĞAÇ DERNEĞİNDEN ALAGÖZ’E DİKKAT ÇEKEN DESTEK

ÇATALAĞAÇ KÖYÜ DERNEĞİNİN PAYLAŞIMI MADEN TARTIŞMASININ ORTASINDA DİKKAT ÇEKTİ Çatalağaç Köyü’nü Geliştirme Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 13 Nisan saat 17.49’daki Facebook paylaşımında Derindere Camii’nin güneş enerji sistemi kurulumunun tamamlandığını açıkladı; aynı metinde Cantürk Alagöz ve Alagöz Maden yöneticilerine teşekkür edildi. Çatalağaç Köyü Derneği’nin paylaşımı, köyde yürütülen bir çalışmayı duyurmanın ötesine geçen içeriğiyle öne çıktı. Dernek, camilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla güneş enerji sistemlerinin kurulmasına başlandığını, ilk etapta Derindere Camii’nin sisteminin tamamlandığını bildirdi. Açıklamada, “alternatif yol yapım sürecinin başlatılması ve sürdürülmesi” ile “bundan sonraki projelere verecekleri destekler” nedeniyle Cantürk Alagöz ve Alagöz Maden yöneticilerine de teşekkür edildi. AÇIKLAMA GERİLİMİN YÜKSELDİĞİ GÜNLERDE GELDİ Paylaşımın yayımlandığı dönemde Giresun’da madencilik faaliyetleri başlığında sert bir kamuoyu tartışması yaşanıyordu. Alagöz Maden, 8 Nisan tarihli açıklamasında Görele-Tirebolu hattındaki faaliyetlerinin yasal ve izinli olduğunu, çalışmaların ÇED kapsam dışı/ÇED muafiyet kararları ve orman izinleri çerçevesinde sürdüğünü duyurdu. Şirket ayrıca bölgede yaklaşık 400 çalışanla faaliyet yürüttüğünü ve engellemelerin istihdam ile bölge ekonomisini olumsuz etkilediğini savundu. Bu açıklamadan günler sonra kentte madencilik karşıtı eylemler büyüdü. 17 Nisan’daki yürüyüşe Giresun Belediye Başkanı, baro, sendikalar, siyasi parti başkanları, çevreciler ve sivil toplum kuruluşlarının katıldı. Karar’ın ANKA kaynaklı haberinde de 18 Nisan’da yüzlerce kişinin “doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkıyoruz” sloganıyla yürüdüğü aktardı. PAYLAŞIM YEREL DESTEK TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ Derneğin teşekkür mesajı, Giresun’da bir yanda çevre ve yaşam alanı eksenli itirazların, diğer yanda ise yatırım, yol ve yerel destek söyleminin öne çıktığı tartışmanın tam ortasında yayımlandı. Bu nedenle paylaşım, yalnız bir hayır ve hizmet duyurusu olarak değil, maden tartışmasının içinde verilmiş açık bir yerel destek mesajı olarak değerlendiriliyor.

GİRESUN İÇİN YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI: Haber

GİRESUN İÇİN YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI:

GİRESUN’DA MADEN GÜNDEMİ İÇİN SİVİL İNİSİYATİF: YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 17.00’de Debboy mevkisinden Atapark’a yürüyüş düzenleyecek. Program, yürüyüşün ardından yapılacak basın açıklamasıyla tamamlanacak. Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, kentte büyüyen madencilik tartışmasının ortasında sivil bir çağrı yaptı. Beş genç tarafından 10 gün önce kurulan topluluk, ilk temasını Giresun Üniversitesi’nde akademisyenlerle gerçekleştirdi. Ardından sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin il teşkilatları ziyaret edildi. Topluluk, bu görüşmelerin ardından hem bir yürüyüş organize etmek hem de Giresun’daki tüm paydaşları ortak zeminde buluşturmak için çalışma başlattı. “BU BİR MEMLEKET MESELESİDİR” Topluluk, çevre meselesini yalnızca bir protesto başlığı olarak değil, Giresun’un geleceğini ilgilendiren ortak bir yaşam ve üretim sorunu olarak tanımlıyor. Bu nedenle çağrı metninde, sağ-sol ayrımının ötesinde ortak bir tutum alınması gerektiği vurgulanıyor. Topluluk üyeleri, maden meselesinin kentte siyaset üstü bir başlık haline geldiğini, toprağın, suyun ve üretimin aynı anda savunulması gerektiğini ifade ediyor. YÜRÜYÜŞ KARARI SAHADAKİ GERİLİMİN ARDINDAN GELDİ Giresun’da son günlerde madencilik başlığında peş peşe gelişmeler yaşandı. MAPEG’in 317. ihale grubu kapsamında 1 ve 2 Nisan 2026 tarihli sonuç listelerinde Giresun’daki çeşitli IV. Grup sahalar için ihale sonuçları yayımlandı. Aynı süreçte yayımlanan saha listelerinde de Giresun adına çok sayıda alan yer aldı. 11 Nisan 2026’da ise Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Giresun Ziraat Odası ortak açıklama yaptı. Açıklamada, artan madencilik faaliyetlerinin doğa, tarım ve su kaynakları üzerinde geri dönülemez riskler yarattığı uyarısı yapıldı. Aynı haber akışında, TEMA Vakfı’nın MAPEG verilerine dayanan değerlendirmesinde Giresun il yüzölçümünün yaklaşık yüzde 85’inin maden arama ruhsat sahası haline geldiği bilgisi de yer aldı. DEBBOY’DAN ATAPARK’A YÜRÜYÜŞ Topluluğun çağrısı, 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 17.00’de Debboy mevkisinde başlayacak yürüyüşte somutlaşacak. Katılımcılar Atapark’a kadar yürüyecek. Basın açıklaması da yürüyüşün ardından yapılacak. Duyurularda “Giresun için harekete geç” çağrısı öne çıkarıldı. “FINDIĞIN BAŞKENTİ, KİRAZIN ANAVATANI” TARTIŞMANIN MERKEZİNDE Giresun, resmi ve kurumsal dilde uzun süredir “Fındığın Başkenti, Kiraz’ın Anavatanı” sloganıyla anılıyor. Bu ifade Giresun Belediyesi’nin yayımladığı içeriklerde de açık biçimde kullanılıyor. Topluluk ise tam bu noktaya dikkat çekiyor. Gençler, Giresun’un tarımsal ve doğal kimliğinin madencilik baskısıyla aşındığını savunuyor. Çağrının en sert cümlesi de bu kaygıyı özetliyor: “Fındığın başkenti, kirazın anavatanı olan Giresun’un; siyanürün başkenti, arseniğin anavatanı olmasını istemiyoruz.” KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRI Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, yürüyüşü yalnızca bir miting ya da kısa süreli bir tepki olarak görmüyor. Topluluk, bu buluşmayı yerel siyaset, sivil toplum, akademi ve yurttaşlar arasında daha geniş bir çevre hattı kurmanın ilk adımı olarak tanımlıyor. Verilen mesaj net: Giresun’da maden meselesi artık yalnızca belli çevrelerin değil, bütün kentin ortak gündemi haline geldi.

İYİ PARTİ HEYETİ GİRESUN’DA MADEN SAHASINA GİTTİ Haber

İYİ PARTİ HEYETİ GİRESUN’DA MADEN SAHASINA GİTTİ

İYİ PARTİ HEYETİ GİRESUN’DA MADEN SAHASINA GİTTİ İYİ Parti heyeti, Tirebolu’ya bağlı Sekü Köyü’nde yürütülen madencilik sondaj çalışmalarına karşı yükselen tepkinin ardından Giresun’a gelerek sahada inceleme yaptı. Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun talimatıyla bölgeye gelen heyet, sondaj alanında incelemelerde bulundu, köylülerle bir araya geldi, ardından Tirebolu’daki kurum ziyaretlerinde Sekü’deki kaygıları gündeme taşıdı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz, Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, GİK Üyesi Ünzile Yüksel, İl Başkanı İnan Taşgöz ve partililerden oluşan heyet, ilk olarak Sekü Köyü’ndeki sondaj alanına çıktı. Heyet, son dönemde kamuoyunda tartışma yaratan madencilik faaliyetleriyle ilgili köylülerin itirazlarını ve yaşadıkları sorunları yerinde dinledi. “İÇME SULARI KULLANILAMAZ HALE GELDİ” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz, bölgede yürütülen çalışmaların hem doğaya hem de köy halkına zarar verdiğini söyledi. Yılmaz, içme sularının kullanılamaz hale geldiğini belirterek, Sekü’deki mücadelenin Meclis gündemine taşınacağını ifade etti. Yılmaz, “Burada bir irade göstermeye geldik. Siyaseti millet için yapıyoruz. Kendinizi yalnız hissetmeyin. 30 milletvekilimiz var ve bilin ki Sekü’nün, Tirebolu’nun sesi Meclis’te duyulacak. Ne istiyorsanız onun takipçisi olacağız” dedi. “TOPRAĞIN GÜVENLİĞİ KALMADI” Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu da daha önce verilen sözlere rağmen sondaj çalışmalarının başlatıldığını söyleyerek sürecin hukuki boyutuna dikkat çekti. Türkoğlu, Türkiye genelindeki ruhsat sayılarındaki artışın ciddi bir tablo ortaya koyduğunu savundu. Türkoğlu, “Bu memlekette artık kimsenin toprağı güvende değil. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerel iradeyi baypas ediyor. 20 yıl önce 5 bin civarında olan ruhsat sayısı bugün 300 binin üzerine çıktı. ‘Hiçbir şey olmayacak’ diyorlar ama Kaz Dağları’nda, İliç’te ne olduğunu gördük. Bu memleketin suyuna, toprağına, fındığına sahip çıkma mücadelesinde sizin yanınızdayız” ifadelerini kullandı. KÖYLÜLERLE BULUŞTULAR, KURUMLARI ZİYARET ETTİLER Sondaj alanındaki incelemenin ardından İYİ Parti heyeti, Sekü Köyü kahvesinde vatandaşlarla buluştu. Heyet, köylülerin görüşlerini ve taleplerini dinledi. Görüşmede, su kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanları üzerindeki etkiler öne çıktı. Heyet daha sonra Tirebolu Belediye Başkanı Bülent Kara’yı ve Tirebolu Kaymakamı Muhammed Lütfi Kotan’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmelerde, Sekü köylülerinin madencilik faaliyetlerine ilişkin kaygıları aktarıldı. SEKÜ’DEKİ GERİLİM SİYASİ GÜNDEMDE Tirebolu Sekü Köyü’nde yürütülen sondaj çalışmaları son günlerde Giresun’da çevre ve yaşam alanları eksenli tartışmanın merkezine yerleşti. Bölgeye giden siyasi heyetlerin artması, köylülerin itirazının yalnızca yerel bir tepki olmaktan çıkıp daha geniş bir siyasal gündeme dönüştüğünü gösterdi. İYİ Parti heyetinin Giresun programı da bu tartışmanın son halkası oldu. Parti yöneticileri, Sekü’deki sürecin takipçisi olacaklarını ve köylülerin taleplerini siyasi ve hukuki zeminde gündemde tutacaklarını açıkladı.

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU Haber

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama gündemiyle yapılan toplantı dün sert tepkilere sahne oldu. Köylülerin protestoları ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerin ardından AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, köyde endişeleri dinlediklerini, talepleri not aldıklarını ve vatandaşlarla irtibat halinde kalacaklarını açıkladı. Tirebolu’ya bağlı Sekü köyünde maden arama çalışmaları nedeniyle yükselen gerilim, dün yapılan toplantıyla yeni bir aşamaya taşındı. Köyde düzenlenen buluşmada vatandaşlar, bölgede yürütülen sondaj ve maden faaliyetlerine karşı itirazlarını doğrudan dile getirdi. Toplantıda zaman zaman sesler yükseldi, protestolar yaşandı ve köylülerin tepkisi açık biçimde ortaya çıktı. Sosyal medyada paylaşılan haber ve görüntülerde, AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas’ın toplantı sırasında yoğun tepkiyle karşılaştığı görüldü. Köylüler, özellikle bölgede daha önce yürütülen madencilik faaliyetlerinin çevreye verdiğini savundukları zararları gündeme taşıdı. Su kaynakları, tarım alanları, yaşam alanları ve köyün geleceği toplantının en sert başlıkları arasında yer aldı. Toplantıda kadınların da yoğun biçimde söz aldığı, bazı köylülerin geçmişte iktidar partisine oy verdiklerini ancak bugün maden faaliyetleri nedeniyle ciddi kaygı yaşadıklarını dile getirdiği aktarıldı. Tepkilerin odağında yalnızca yeni sondaj girişimi değil, yakın çevrede daha önce yaşandığı öne sürülen çevresel tahribat da vardı. Köylüler, bölgede yeni bir maden adımına rıza göstermeyeceklerini yüksek sesle ifade etti. Toplantının ilerleyen dakikalarında gerilim daha da arttı. Sosyal medyada dolaşıma giren anlatımlarda ve haber metinlerinde, Elmas’ın konuşmasının protestolar nedeniyle sık sık kesildiği, bazı vatandaşların doğrudan itiraz ettiği ve toplantının tansiyonunun yükseldiği belirtildi. Yine aynı paylaşımlarda, bazı köylülerin “artık milletvekiline ihtiyacımız yok” diyerek tepki gösterdiği, bir vatandaşın mikrofon alarak bölgede yaşayanların büyük çoğunluğunun yıllardır AK Parti’ye oy verdiğini söyleyip sert sözlerle itirazda bulunduğu ifade edildi. Sekü’deki tepki yalnızca toplantı salonuyla sınırlı kalmadı. Köylüler, yaşam alanlarının taş ocakları ve maden sahaları arasında sıkıştığını savundu. En büyük kaygı başlıkları arasında içme ve kullanma suyu kaynaklarının kirlenmesi, doğanın zarar görmesi, üretim alanlarının etkilenmesi ve günlük hayatın güvenlik uygulamaları nedeniyle zorlaşması yer aldı. Toplantının ardından Nazım Elmas yazılı bir açıklama yaptı. Elmas, Sekü köyünü ziyaret ederek hemşehrilerinin maden gündemiyle ilgili endişelerini dinlediklerini, taleplerini aldıklarını ve yetkililerden temin ettikleri bilgileri vatandaşlarla paylaştıklarını söyledi. Elmas, toplantının iki aşamalı gerçekleştiğini, ilk bölümde yaklaşık 20 dakikalık bilgilendirme yapıldığını, namaz arasının ardından soru ve taleplerin dinlendiğini belirtti. Elmas, bölgede şu anda yürütülmek istenen işlemin “maden arama” faaliyeti olduğunu vurguladı. Maden çıkarma aşamasına ancak ÇED süreci tamamlanırsa geçilebileceğini kaydeden Elmas, mevzuata uymayan, insan ve çevre için risk oluşturan her işlemin karşısında olduklarını ifade etti. Elmas ayrıca Türkiye genelinde maden çıkarma ruhsatı başvurularının yalnızca küçük bir bölümünün izin alabildiğini dile getirdi. Milletvekili Elmas’ın paylaştığı bilgilere göre Sekü köylüleri toplantıda beş temel talebi öne çıkardı. Köyde yapılacak her çalışma öncesinde vatandaşın önceden bilgilendirilmesi istendi. Su kaynaklarının kirlenmesi ve kuruması ihtimaline karşı hiçbir tedbirden taviz verilmemesi talep edildi. Güvenlik uygulamalarının köylünün günlük yaşamını ve çalışma düzenini aksatmaması gerektiği vurgulandı. Maden sahalarındaki denetimlerin sürmesi ve çevre mevzuatına aykırı durumlarda daha ağır yaptırımlar uygulanması çağrısı yapıldı. Bölgedeki bilgi kirliliğinin önüne geçmek için kamu kurumlarının düzenli ve doğru bilgilendirme yapması talep edildi. Elmas, toplantıya sonradan katılan bazı kişilerin konuşmaların tamamına hakim olmadan farklı yorum ve davranışlar sergilediğini savundu. Buna rağmen köylülerin soru, endişe ve taleplerini not aldıklarını belirten Elmas, vatandaşlarla irtibat halinde kalma kararı aldıklarını açıkladı. Açıklamasını, Sekü köyü sakinlerine ve köy muhtarına teşekkür ederek tamamladı. Sekü’de dün yaşananlar, bölgedeki maden tartışmasının teknik bir izin sürecini aşarak doğrudan sosyal ve siyasal bir gerilime dönüştüğünü gösterdi. Köylüler sahada daha güçlü güvence ve açık taahhüt istiyor. Elmas ise sürecin maden arama aşamasında olduğunu, taleplerin takip edileceğini ve vatandaşın yanında olduklarını savunuyor. Bölgedeki gerilim, bundan sonraki idari adımlar ve sahadaki uygulamalarla birlikte daha da yakından izlenecek.

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA Haber

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA Giresun Bul-Pir Çevre Derneği, Tirebolu Meydanı’nda “Büyük Köylü Mitingi” düzenleyecek. Dernek, miting çağrısında fındık üretim alanları, su kaynakları, orman varlığı ve kırsal yaşamın madencilik baskısı altında olduğunu savundu. Giresun’da madencilik faaliyetlerine karşı miting çağrısı yapıldı. Giresun Bul-Pir Çevre Derneği, 18 Nisan Cumartesi günü saat 12.00’de Tirebolu Meydanı’nda “Büyük Köylü Mitingi” düzenleneceğini açıkladı. Dernek, yaptığı çağrıda Giresun’un toprağına, kültürüne, ekonomisine ve doğasına sahip çıkılması gerektiğini belirtti. Açıklamada, tüm Giresunlular mitinge davet edildi. Paylaşılan çağrı görsellerinde, Giresun ekonomisinin büyük bir tehdit altında olduğu vurgulandı. Metinde, şehrin ekonomik temelini fındık üretiminin oluşturduğu, tarım arazilerinin en az yüzde 64’ünde fındık yetiştirildiği ve yaklaşık 100 bin çiftçinin geçimini bu üretimden sağladığı ifade edildi. Aynı metinde, Giresun’un 2025 yılı ihracatının 1 milyar 3 milyon dolara ulaştığı, bu ihracatın önemli bölümünün fındıktan sağlandığı belirtildi. Çağrı metninde Giresun’un orman varlığına da dikkat çekildi. İlin, orman yoğunluğu bakımından Türkiye’nin öne çıkan kentlerinden biri olduğu belirtilirken, bu doğal yapının arıcılık, hayvancılık, çay üretimi ve doğa turizmi açısından da önem taşıdığı kaydedildi. Dernek, asıl tehlikenin madencilik ihaleleriyle büyüdüğünü savundu. Paylaşılan metinde, Giresun’un yüzde 85’inin maden sahası ilan edildiği, MAPEG tarafından 8 sahanın 4. grup madencilik faaliyetleri için ihaleye çıkarıldığı, bu alanların bir bölümünün fındık üretim sahaları, su kaynakları, mera alanları ve turizm bölgelerini kapsadığı ileri sürüldü. Aynı çağrıda, Giresun merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak ve Şebinkarahisar ilçelerinde farklı şirketlere ait maden sahalarının toplam büyüklüğünün yaklaşık 12 bin 512 hektara ulaştığı, 38 köy ve yaylayı kapsayan yerleşim alanlarının bu süreçten etkilendiği ifade edildi. Metinde, 4. grup madencilik faaliyetlerinin altın, gümüş ve polimetalik cevher projelerini kapsadığı, bu nedenle yüksek çevresel risk taşıdığı savunuldu. Bir başka görselde ise “Giresunlulara acil çağrı” başlığıyla meslek örgütleri, odalar, dernekler ve sivil toplum kuruluşlarına ortak tutum çağrısı yapıldı. Metinde, “Giresun için birlik olma zamanıdır” ifadesi öne çıkarıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.