Hava Durumu

#Çevre

giresunsonhaber - Çevre haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çevre haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU:  DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Haber

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE

FERRERO’DAN 2025 SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU: DEĞERLİ TARIM STRATEJİNİN MERKEZİNDE Ferrero Group, 2024/25 mali yılına ilişkin 17. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Rapor, şirketin sürdürülebilirlik taahhütlerini somut aksiyonlara ve ölçülebilir ilerlemeye dönüştürme hedefini ortaya koyarken, Ferrero’nun içerik tedarikinde benimsediği Değerli Tarım yaklaşımını stratejisinin merkezine yerleştirdi. LÜKSEMBURG — Ferrero Group, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını, tedarik zincirinden üretime, çevresel sorumluluktan toplumsal etkiye kadar geniş bir çerçevede değerlendirdiği 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Ferrero’nun 80. yıl dönümünü kutladığı dönemde yayımlanan raporda; şirketin sürdürülebilirlik girişimlerini tüm faaliyetlerine entegre etme hedefi vurgulandı. Raporda, içeriklerin tedarik edildiği çiftliklerden ve yerel topluluklardan fabrikalara, ürünlere ve çalışanlara uzanan süreçte sürdürülebilir gıda sistemlerinin desteklenmesinin amaçlandığı belirtildi. Şirket, sürdürülebilirlik çerçevesini dört temel başlık altında ele aldı: iklim ve çevre, tedarik, sorumlu tüketim, insanlar ve topluluklar. DEĞERLİ TARIM YAKLAŞIMI TEDARİK STRATEJİSİNİN ODAĞINDA Ferrero’nun uzun yıllara dayanan sacco conosciuto felsefesinden, yani “çantanın içinde ne olduğunu bilmek” anlayışından ilham alan Ferrero Değerli Tarım yaklaşımı, şirketin temel içerik tedarikindeki dayanıklılık politikasının ana unsurlarından biri olarak öne çıktı. Bu yaklaşım; tedarikçi durum tespiti, tedarik zinciri izlenebilirliği ve görünürlüğü, sertifikasyon ve standartlar, tarım uygulamaları, toplulukların desteklenmesi ve sektör dönüşümü başlıkları etrafında şekilleniyor. Ferrero Group Başkanı Giovanni Ferrero, şirketin uzun vadeli başarısının tedarik zincirinde yer alan insanlar ve ekosistemlerin refahıyla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Ferrero, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “Tüketiciler giderek daha fazla güvenebilecekleri markalar arıyor. Kalite, iyi tedarik uygulamaları, özenli üretim süreçleri ve insanlara ve gezegene yönelik gerçek bir bağlılık üzerine inşa edilmiş markalar önem kazanıyor.” Giovanni Ferrero, doğal kaynakların korunması, çalışanların, toplulukların ve iş ortaklarının desteklenmesi ile gelecek nesillere hitap eden ürünlerin geliştirilmesine yönelik girişimlerin sürdürüleceğini ifade etti. İZLENEBİLİRLİKTE YÜKSEK ORANLARA ULAŞILDI Raporun en dikkat çeken başlıklarından biri, temel hammaddelerde ulaşılan izlenebilirlik oranları oldu. Ferrero, kakao tedarikinde çiftlik poligon haritalarına kadar yüzde 98, palm yağında plantasyon seviyesine kadar yüzde 98,6, fındıkta çiftçiye kadar yüzde 97 ve kahve çekirdeklerinde plantasyon poligon haritalarına kadar yüzde 100 izlenebilirlik sağlandığını açıkladı. Kahve, palm yağı ve kakao tedarikçilerinden yaklaşık 230 bin tedarik zinciri poligonu, Avrupa Birliği Ormansızlaşma Yönetmeliği’ne uyumlu izleme süreci kapsamında analiz edildi. Bu çalışma ile tedarik zincirindeki görünürlüğün artırılması ve ormansızlaşmadan arındırılmış tedarikin desteklenmesi hedeflendi. SERTİFİKALI TEDARİKTE DİKKAT ÇEKEN VERİLER Ferrero’nun 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’na göre kakao hacimlerinin yüzde 99’u Rainforest Alliance, Cocoa Horizons, Fairtrade gibi sertifikasyonlar ya da bağımsız yönetilen standartlar aracılığıyla tedarik edildi. Palm yağı hacimlerinin yüzde 100’ünün RSPO sertifikalı olduğu, kahve çekirdeklerinin yüzde 100’ünün ise ayrıştırılmış tedarik zinciri modeli kapsamında Rainforest Alliance sertifikalı olarak temin edildiği belirtildi. Ferrero Group İcra Kurulu Başkanı Lapo Civiletti, Ferrero Değerli Tarım yaklaşımının şirketin sürdürülebilirlik hedeflerini temel içerik tedarikinde somut aksiyonlara dönüştürdüğünü kaydetti. Civiletti, yaklaşımın tedarikçilerin hesap verebilirliğini güçlendirdiğini, izlenebilirlik ve sertifikasyonu geliştirdiğini, çiftçileri desteklediğini ve sektör genelinde iş birliğini teşvik ettiğini ifade etti. İKLİM VE ÇEVRE BAŞLIĞINDA YENİ ADIMLAR Ferrero, raporda iklim ve çevresel sorumluluk başlığında da önemli ilerlemeler kaydedildiğini duyurdu. Şirketin İklim Geçiş Planı’nın geliştirilmesine devam edildiği, bu kapsamda üretim tesislerinin karbonsuzlaşma yol haritaları oluşturmasını sağlayan Decarbonization Hub adlı yeni aracın devreye alındığı belirtildi. Rapora göre, hammadde hacimlerinin yaklaşık yüzde 60’ını kapsayan Kapsam 3 tedarikçi veri kampanyası başlatıldı. Bu kampanyada tedarikçi veri gönderim oranı yüzde 93 olarak gerçekleşti. Kapsam 1 ve 2 sera gazı emisyonları ise yıllık bazda yüzde 7,2 azaltıldı. Bu düşüşte, 24 tesisin şebekeden yüzde 100 yenilenebilir elektrikle faaliyet göstermesinin de etkili olduğu kaydedildi. AMBALAJDA DÖNGÜSELLİK HEDEFİ GÜÇLENİYOR Ferrero, ambalaj döngüselliği konusunda da önemli veriler paylaştı. Raporda, genel ambalajların yüzde 92,9’unun geri dönüştürülebilirlik, yeniden kullanılabilirlik veya kompostlanabilirlik için tasarlandığı bildirildi. Uygulamada ve ölçekli olarak geri dönüştürülebilir, yeniden kullanılabilir veya kompostlanabilir ambalaj oranı ise yüzde 86,8 olarak açıklandı. Ferrero Rocher kutularının yeniden tasarımıyla, 2019/20 baz yılına kıyasla plastik-ürün oranında yüzde 14,7 azalma sağlandı. Şirket, Eylül 2021’den bu yana kümülatif olarak yaklaşık 16 bin ton plastiğin kullanımının önüne geçildiğini duyurdu. SORUMLU TÜKETİM VE BESLENME KRİTERLERİ Ferrero, sorumlu tüketim başlığında ürün inovasyonuna yön vermek ve portföy gelişimini desteklemek amacıyla bilim temelli Ferrero Beslenme Kriterleri’nin geliştirildiğini açıkladı. Şirket ayrıca reklamcılık ve pazarlama ilkelerinin de güncellendiğini belirterek, sorumlu iletişim uygulamalarını güçlendirmeyi hedeflediğini bildirdi. İNSAN, TOPLULUK VE ÇALIŞAN GELİŞİMİ ÖNE ÇIKTI Raporda, çalışan gelişimi, insan hakları, kapsayıcılık ve saygı temelli çalışma ortamı başlıkları da geniş yer buldu. Ferrero, 61 ülkede uygulanan Dahil Etme ve Saygı eğitim programı kapsamında 500’den fazla oturum düzenlendiğini açıkladı. Çalışan bağlılığının güçlü seyrini sürdürdüğü, yıllık YOU Anketi’nde katılım oranının yüzde 86’ya ulaştığı belirtildi. Bağlılık ve Yetkinleştirme Endeksi puanlarının sırasıyla 3 ve 7 puan arttığı ifade edildi. JOY OF MOVING 20. YILINDA 60 MİLYONDAN FAZLA ÇOCUĞA ULAŞTI Ferrero’nun toplumsal etki programlarından Joy of Moving, 2025 yılında 20. yılını kutladı. Programın 35 ülkede 4,9 milyondan fazla çocuğa ulaştığı, 2005 yılından bu yana ise dünya genelinde 60 milyondan fazla çocuğa eriştiği açıklandı. Programın, 130’dan fazla kamu ve özel sektör uzman ortağının desteğiyle yürütüldüğü belirtildi. FERRERO’DAN UÇTAN UCA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VURGUSU Ferrero Group’un 2025 Sürdürülebilirlik Raporu, şirketin sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir hedef olarak değil; tedarik zinciri, üretim süreçleri, ürün geliştirme, çalışan politikaları ve toplumsal sorumluluk alanlarını kapsayan bütüncül bir strateji olarak ele aldığını ortaya koydu. Raporda öne çıkan veriler, Ferrero’nun özellikle izlenebilirlik, sertifikalı tedarik, yenilenebilir enerji kullanımı, ambalaj döngüselliği ve topluluk destek programlarında ölçülebilir ilerleme kaydettiğini gösterdi. https://www.ferrero.com/int/en/people-planet/sustainability-reporting?utm_source=chatgpt.com

ÜNİVERSİTE KENTİNDE GÖNÜLLÜLÜK SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ Haber

ÜNİVERSİTE KENTİNDE GÖNÜLLÜLÜK SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ

ÜNİVERSİTE KENTİNDE GÖNÜLLÜLÜK SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ Giresun Üniversitesi’nde TÜBİTAK 2209 programı kapsamında desteklenen “Kentsel Politikalarda Gönüllülük: Giresun Üniversitesi Öğrencileri Üzerinden Bir Araştırma” başlıklı çalışmanın sonuçları seminerle paylaşıldı. Araştırma, üniversite öğrencilerinin gönüllülüğe olumlu baktığını ancak kentle ilgili gönüllülük faaliyetlerine katılımın sınırlı kaldığını ortaya koydu. ÖĞRENCİLERİN GÖNÜLLÜLÜK ALGISI İNCELENDİ Giresun Üniversitesi’nde yürütülen araştırma, üniversite öğrencilerinin gönüllülüğe ilişkin algılarını, motivasyonlarını ve gönüllü katılım eğilimlerini ortaya koydu. “Kentsel Politikalarda Gönüllülük: Giresun Üniversitesi Öğrencileri Üzerinden Bir Araştırma” başlıklı çalışma, Giresun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğrencisi Gamze Piral yürütücülüğünde, Doç. Dr. Levent Memiş danışmanlığında gerçekleştirildi. TÜBİTAK 2209 programı kapsamında desteklenen araştırma, öğrencilerin kent yaşamına gönüllü katılım düzeylerini çok yönlü biçimde değerlendirdi. KATILIM YÜZDE 18,4’TE KALDI Araştırma sonuçları, öğrencilerin yalnızca yüzde 18,4’ünün kentle ilgili bir gönüllülük faaliyetine katıldığını gösterdi. Buna karşın öğrencilerin gönüllülüğe yönelik algı ve motivasyonlarının genel olarak olumlu olduğu belirlendi. Öğrenciler, gönüllülüğü toplumsal dayanışmayı güçlendiren, yurttaşlık bilincini artıran ve toplumsal fayda sağlayan bir faaliyet alanı olarak değerlendirdi. EN ÇOK ÇOCUKLAR, KADINLAR VE ÇEVRE ALANLARI ÖNE ÇIKTI Katılımcılar, gönüllü olmak istedikleri alanlar arasında en çok çocuklar, kadınlar, çevre, eğitim ve sokak hayvanlarını gösterdi. Gönüllülüğün önündeki temel engeller arasında ise zaman yetersizliği, bilgi eksikliği ve kurumsal güven sorunları öne çıktı. Araştırma, öğrencilerin gönüllülüğü yalnızca toplumsal fayda üretme aracı olarak görmediğini de ortaya koydu. Öğrenciler gönüllülüğü aynı zamanda kişisel gelişim, kariyer planlaması ve sosyal ilişkileri geliştirme fırsatı olarak değerlendirdi. YASAL ÇERÇEVE EKSİKLİĞİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Araştırma kapsamında Türkiye’de gönüllülük alanındaki mevzuat eksiklikleri de ele alındı. Gönüllülük faaliyetlerini düzenleyen bütüncül bir yasal çerçevenin bulunmadığı, mevcut uygulamaların farklı mevzuatlar içinde dağınık şekilde yer aldığı belirtildi. Seminerde, üniversitelerde gönüllülük kültürünün yaygınlaştırılması, gönüllülük eğitimlerinin artırılması ve yerel yönetimlerle üniversiteler arasında daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiği vurgulandı. SEMİNERDE STK TEMSİLCİLERİ DE GÖRÜŞLERİNİ PAYLAŞTI Araştırma sonuçları, 14 Mayıs Perşembe günü Giresun Üniversitesi’nde düzenlenen seminerde paylaşıldı. Seminere sivil toplum örgütleri temsilcileri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Program, STK temsilcilerinin gönüllülük alanına ilişkin görüş ve önerilerinin alınmasıyla tamamlandı.

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Haber

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI

GTSO MECLİSİ SU KAYNAKLARI VE MADEN GÜNDEMİYLE TOPLANDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, 30 Nisan 2026 tarihli Nisan ayı meclis toplantısında kentin su kaynakları ve yer altı madenlerini iş dünyasının gündemine taşıdı. Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın Nisan ayı meclis toplantısı, 32 üyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Meclis Başkan Yardımcısı Erdal Ceylan’ın yönettiği toplantıda gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı. Toplantının ikinci bölümünde Giresun Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tamer Akkan, “Giresun’un su kaynakları ve yer altı madenleri” başlıklı sunum yaptı. GTSO’nun yayımladığı toplantı bilgisinde, sunumda kentin doğal kaynak potansiyeline ilişkin başlıkların ele alındığı belirtildi. DOĞAL KAYNAKLAR İŞ DÜNYASININ GÜNDEMİNE GİRDİ Toplantı, Giresun’da madencilik, su kaynakları, tarım, sanayi ve çevre başlıklarının aynı zeminde tartışılması açısından dikkat çekti. Giresun’un ekonomik yapısında fındık, tarım, gıda, sanayi, ticaret ve küçük-orta ölçekli işletmeler önemli yer tutuyor. Bu yapı içinde su kaynakları yalnızca çevresel bir başlık değil, aynı zamanda üretim, tarım, sanayi ve yaşam kalitesi açısından stratejik değer taşıyor. Giresun’un yer altı kaynakları arasında bakır, çinko, kurşun, barit, alünit, kil, kaolen, illit, bentonit, mermer ve linyit bulunuyor. DOKA verileri, Giresun’daki metalik maden yataklarının özellikle bakır, kurşun ve çinko açısından öne çıktığını; Tirebolu, Espiye ve Şebinkarahisar hattının bu alanda önemli sahalar arasında yer aldığını kaydetti. SU, MADEN VE TARIM AYNI DENKLEMDE Giresun’da doğal kaynak tartışması, madencilik potansiyeli ile su ve tarım varlığının korunması arasındaki dengeye odaklanıyor. GTSO, 12 Nisan 2026’da yayımladığı çevre açıklamasında, Giresun ve Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülke açısından önemli değer taşıdığını vurguladı. Oda, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin orman alanları, yer altı ve içme suyu kaynakları, tarım arazileri, heyelan riski ve çevre sağlığı üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini açıkladı. Bu nedenle 30 Nisan’daki meclis toplantısı, yalnızca olağan bir oda toplantısı olarak değil, Giresun’un ekonomik geleceğinde doğal kaynakların nasıl yönetileceğine ilişkin kritik bir başlık olarak öne çıktı. SUNUMU PROF. DR. TAMER AKKAN YAPTI Toplantıda sunumu yapan Prof. Dr. Tamer Akkan, Giresun Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı’nda profesör olarak görev yapıyor. Giresun Üniversitesi Akademik Bilgi Sistemi, Akkan’ın uzmanlık alanını hidrobiyoloji olarak kaydetti. Akkan’ın akademik çalışma alanı, Giresun’daki su kaynakları tartışması açısından doğrudan önem taşıyor. DergiPark kayıtlarında Akkan’ın Gelevera Deresi’nin bakteriyolojik kirlilik düzeyi, Aksu Deresi’nde fenol kirliliği, su kaynaklarında antibiyotik ve ağır metal direnci gibi başlıklarda çalışmaları bulunuyor. 5 BİN 608 ÜYELİ ODA Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, kent ekonomisinde geniş bir üyelik tabanını temsil ediyor. DOKA verisi, Giresun’daki TSO üye sayısını 5 bin 608 olarak kaydetti. Bu üyelerin 641’i imalat alanında faaliyet gösteriyor. Aynı veri setinde Giresun’un 2024 yılı faaliyet iline göre ihracatı 942 milyon dolar, yıllık ithalatı ise 22 milyon dolar olarak yer aldı. Bu tablo, GTSO’nun yalnızca ticaret alanında değil, üretim, imalat, ihracat, tarım-gıda, enerji, inşaat ve hizmet sektörlerinde de temsil gücüne sahip olduğunu gösteriyor. SON ORGAN SEÇİMİ 2022’DE YAPILDI Giresun Ticaret ve Sanayi Odası’nın son organ seçimleri 1 Ekim 2022’de yapıldı. Seçim sonrası meclis üyeleri görev dağılımı için sandık başına gitti. N. Şükrü Ataün meclis başkanlığına seçildi. Meclis başkan yardımcıları Erdal Ceyran ve Hasan Yılmaz, katip üye ise Kaptan Demirhan Çalcalı oldu. Hasan Çakırmelikoğlu başkanlığında oluşan yönetim kurulunda Ahmet Fehmi Tozlu ve Mustafa Halilbeyoğlu başkan yardımcılığına, Azmi Bük sayman üyeliğe getirildi. Fatih Karaca, Hüsamettin Şehitoğlu, Hakan Aslım, Nizamettin Öztürk, Ergin Kılıçaslan, Eyüp Çiftçi ve Halit Aydın yönetim kurulunda görev aldı. TOBB üst kurul delegeliklerine Fikret Günaydın, Hakan Güngör ve Emrullah Çakırmelikoğlu seçildi. Disiplin Kurulu ise Erol Kuloğlu, Hamdullah Ayar, Taha Ayhan, Orhan Hocaoğlu, Tekin Teker ve Nihad Yamak’tan oluştu. 17 MESLEK KOMİTESİYLE TEMSİL YAPIYOR GTSO’nun temsil yapısı 17 meslek komitesi üzerinden yürütülüyor. Bu komiteler; hayvansal ürünler ve deniz ürünleri, tarım ve gıda, finans-bankacılık-sigortacılık, fındık üretimi ve fındık mamulleri, tekstil, perakende gıda, hırdavat ve inşaat malzemeleri, elektronik ve dayanıklı tüketim ürünleri, kuyumculuk ve gıda dışı ticaret, orman ürünleri, konaklama-lokanta-bilişim-basın, emlak-mimarlık-mühendislik, ulaşım, inşaat-enerji-madencilik, motorlu taşıtlar, sağlık-eğitim-bilişim ve diğer hizmet alanlarını kapsıyor. Maden başlığının doğrudan ilişkili olduğu 14. Meslek Komitesi, “İnşaat, enerji, madencilik ve bu sektörlerde tamamlayıcı hizmet sunanlar” alanında faaliyet gösteriyor. Bu komitenin başkanı Yusuf Yılmaz, başkan yardımcısı Ahmet Bayram olarak kayıtlarda yer alıyor. OSB, KREDİYE ERİŞİM VE ÜRETİM GÜNDEMDE GTSO’nun son dönem gündeminde organize sanayi bölgeleri, krediye erişim, kamu tedarik sistemi, fındık fiyatları, inşaat sektörü, ulaşım sorunları ve imar düzenlemeleri öne çıkıyor. Oda, 6 Nisan 2026’da yaptığı Yüksek İstişare Kurulu toplantısında serbest piyasa fındık fiyatları, inşaat sektöründeki sorunlar, yeni imar düzenlemeleri, krediye erişim ve ulaşım başlıklarını ele aldı. Aynı toplantıda Giresun 3. Organize Sanayi Bölgesi, Görele’de planlanan 4. OSB ve Şebinkarahisar OSB süreçleri de değerlendirildi. GTSO Başkanı Hasan Çakırmelikoğlu, 3. OSB için yaklaşık 3 bin kişilik istihdam hedeflendiğini, Görele’de planlanan 4. OSB için 3 bin ile 5 bin arasında istihdam öngörüldüğünü, Şebinkarahisar OSB’nin ise 2026 yatırım programına alındığını açıkladı. KAMU TEDARİK SÜRECİ DE ELE ALINDI GTSO, Nisan ayında Devlet Malzeme Ofisi ile birlikte üyelerine yönelik bilgilendirme toplantısı da düzenledi. DMO Trabzon Bölge Müdürü Arda Aksuoğlu, toplantıda kurumun çalışma şartları, ürün ve hizmet temin süreçleri, tedarik zinciri yönetimi ve kamu alımlarında sağlanan avantajları anlattı. Bu faaliyetler, GTSO’nun Nisan ayı gündeminin yalnızca meclis çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını; üretim, kamu alımları, OSB yatırımları, çevre, su kaynakları ve madencilik başlıklarını aynı dönemde ele aldığını gösteriyor. GİRESUN İÇİN KRİTİK BAŞLIK: KAYNAK YÖNETİMİ Giresun’da doğal kaynaklar, yalnızca yer altındaki maden rezervleriyle ölçülemiyor. Kentin fındık üretimi, tarımsal yapısı, içme suyu güvenliği, dereleri, ormanları ve sanayi hedefleri aynı planlama içinde değerlendirilmek zorunda. GTSO’nun Nisan ayı meclis toplantısı, bu zorunluluğu iş dünyasının resmi gündemine taşıdı. Toplantı, Giresun ekonomisinin önümüzdeki dönemde iki temel soruyla karşı karşıya kalacağını gösterdi: Kent, yer altı kaynaklarını ekonomiye kazandırırken su ve tarım varlığını nasıl koruyacak; sanayi ve OSB yatırımları büyürken çevresel sürdürülebilirliği hangi kurumsal denetimle sağlayacak? 30 Nisan 2026 tarihli GTSO Meclisi, bu yönüyle Giresun’da su, maden, üretim ve çevre dengesinin artık yalnızca çevre örgütlerinin değil, doğrudan iş dünyasının da gündeminde olduğunu ortaya koydu.

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ TİREBOLU’DA ORTAK KÜRSÜYE ÇIKTI Haber

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ TİREBOLU’DA ORTAK KÜRSÜYE ÇIKTI

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ TİREBOLU’DA ORTAK KÜRSÜYE ÇIKTI Spot: Tirebolu Atatürk Anıtı Meydanı’nda düzenlenen Büyük Köylü Mitingi, Giresun’daki maden karşıtı itirazı çevre örgütleri, köylüler, hukukçular, siyasetçiler ve meslek temsilcilerinin katıldığı geniş bir buluşmaya dönüştürdü. Mitingde fındık bahçeleri, su kaynakları, orman varlığı ve yaşam alanları öne çıktı; konuşmacılar madencilik baskısına karşı ortak tutum çağrısı yaptı. Tirebolu’daki miting bugün geniş katılımla yapıldı. Atatürk Anıtı Meydanı’nda bir araya gelen yurttaşlar, çevre örgütleri, köy temsilcileri, siyasi isimler ve meslek kuruluşları, Giresun’daki madencilik faaliyetlerine karşı ortak mesaj verdi. FINDIK, SU VE ORMAN BAŞLIKLARI KÜRSÜNÜN MERKEZİNE OTURDU Mitingin ana eksenini yalnız maden ruhsatları değil, doğrudan üretim alanları ve yaşam çevresi oluşturdu. Kürsüden yapılan konuşmalarda, Giresun ekonomisinin temel direklerinden biri olan fındığın korunması gerektiği vurgulandı; maden projelerinin doğal yapı, tarım arazileri ve su kaynakları üzerindeki etkileri öne çıkarıldı. İLK SÖZ NİHAN EMİROĞLU NAKİBOĞLU’NDAN GELDİ Mitingin açılışında Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu konuştu. Nakiboğlu, doğayı, suyu, ormanı ve yaşam alanlarını tehdit eden uygulamalara karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Alandaki ortak mesaj, itirazın yalnız bir bölgeye değil, tüm Giresun’un geleceğine ilişkin olduğu yönünde şekillendi. KÜRSÜDE SİYASET, HUKUK, MESLEK ÖRGÜTLERİ VE İŞ DÜNYASI BULUŞTU Programda CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Tirebolu Sekü ve Görele Karlıbel bölgesinde yürütülen davaya ilişkin avukat Sevda Karataş Şahin, TEMA Vakfı Çevre Politikaları ve Ordu-Fatsa Doğa ve Çevre Derneği Başkan Yardımcısı Alaaddin Yılmazer, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Halilbeyoğlu ve Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Ali Kara da yer aldı. PROGRAMDA KÖY TEMSİLCİLERİ DE SÖZ ALDI Konuşmacılar arasında Metalurji Mühendisleri Odası eski Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi Cemalettin Küçük, Giresun-Bulancak-Piraziz Çevre ve Doğa Derneği üyesi Hüseyin Şahin, Bursa Tirebolulular Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fahri Karaman, Görele Soğukpınar Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyesi Ramazan Doğru, Giresun Tirebolu Eymür Köyü Sosyal Kültür ve Dayanışma Derneği üyesi Aynur Arslan, Doğankent Çatalağaç Köyü halkından Esma Aydın, Sekü Köyü’nden Osman Yıldız, Safiye Yılmaz, Bahri Yılmaz, emekli öğretmen Hurşit Akın ile Islık Dili Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Başkan ve ekibi de bulundu. MİTİNG, ÇAĞRIDAN SAHAYA İNEN YENİ AŞAMA OLDU Tirebolu’daki buluşma, günler öncesinden yapılan “Giresun Maden İstemiyor: Büyük Köylü Mitingi” çağrısının sahaya yansıyan sonucu oldu. Meydandaki tablo, maden karşıtı itirazın yalnız çevre örgütleriyle sınırlı kalmadığını; köylerden, meslek çevrelerinden ve farklı toplumsal kesimlerden destek gördüğünü ortaya koydu. TİREBOLU’DAN ÇIKAN MESAJ NETLEŞTİ Miting, Giresun’daki maden tartışmasını yalnız ruhsat ve idari süreç başlığında bırakmadı; toprağın, suyun, fındığın ve yerel yaşamın savunulduğu ortak bir kürsüye dönüştürdü. Alandaki konuşmalar ve katılım profili, Tirebolu’daki itirazın dar bir çevre tepkisinin ötesine geçerek genişleyen bir toplumsal hatta dönüştüğünü gösterdi.

ÇATALAĞAÇ DERNEĞİNDEN ALAGÖZ’E DİKKAT ÇEKEN DESTEK Haber

ÇATALAĞAÇ DERNEĞİNDEN ALAGÖZ’E DİKKAT ÇEKEN DESTEK

ÇATALAĞAÇ KÖYÜ DERNEĞİNİN PAYLAŞIMI MADEN TARTIŞMASININ ORTASINDA DİKKAT ÇEKTİ Çatalağaç Köyü’nü Geliştirme Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, 13 Nisan saat 17.49’daki Facebook paylaşımında Derindere Camii’nin güneş enerji sistemi kurulumunun tamamlandığını açıkladı; aynı metinde Cantürk Alagöz ve Alagöz Maden yöneticilerine teşekkür edildi. Çatalağaç Köyü Derneği’nin paylaşımı, köyde yürütülen bir çalışmayı duyurmanın ötesine geçen içeriğiyle öne çıktı. Dernek, camilerin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla güneş enerji sistemlerinin kurulmasına başlandığını, ilk etapta Derindere Camii’nin sisteminin tamamlandığını bildirdi. Açıklamada, “alternatif yol yapım sürecinin başlatılması ve sürdürülmesi” ile “bundan sonraki projelere verecekleri destekler” nedeniyle Cantürk Alagöz ve Alagöz Maden yöneticilerine de teşekkür edildi. AÇIKLAMA GERİLİMİN YÜKSELDİĞİ GÜNLERDE GELDİ Paylaşımın yayımlandığı dönemde Giresun’da madencilik faaliyetleri başlığında sert bir kamuoyu tartışması yaşanıyordu. Alagöz Maden, 8 Nisan tarihli açıklamasında Görele-Tirebolu hattındaki faaliyetlerinin yasal ve izinli olduğunu, çalışmaların ÇED kapsam dışı/ÇED muafiyet kararları ve orman izinleri çerçevesinde sürdüğünü duyurdu. Şirket ayrıca bölgede yaklaşık 400 çalışanla faaliyet yürüttüğünü ve engellemelerin istihdam ile bölge ekonomisini olumsuz etkilediğini savundu. Bu açıklamadan günler sonra kentte madencilik karşıtı eylemler büyüdü. 17 Nisan’daki yürüyüşe Giresun Belediye Başkanı, baro, sendikalar, siyasi parti başkanları, çevreciler ve sivil toplum kuruluşlarının katıldı. Karar’ın ANKA kaynaklı haberinde de 18 Nisan’da yüzlerce kişinin “doğamıza ve yaşam alanlarımıza sahip çıkıyoruz” sloganıyla yürüdüğü aktardı. PAYLAŞIM YEREL DESTEK TARTIŞMASINI BÜYÜTTÜ Derneğin teşekkür mesajı, Giresun’da bir yanda çevre ve yaşam alanı eksenli itirazların, diğer yanda ise yatırım, yol ve yerel destek söyleminin öne çıktığı tartışmanın tam ortasında yayımlandı. Bu nedenle paylaşım, yalnız bir hayır ve hizmet duyurusu olarak değil, maden tartışmasının içinde verilmiş açık bir yerel destek mesajı olarak değerlendiriliyor.

GİRESUN İÇİN YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI: Haber

GİRESUN İÇİN YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI:

GİRESUN’DA MADEN GÜNDEMİ İÇİN SİVİL İNİSİYATİF: YÜRÜYÜŞ ÇAĞRISI Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 17.00’de Debboy mevkisinden Atapark’a yürüyüş düzenleyecek. Program, yürüyüşün ardından yapılacak basın açıklamasıyla tamamlanacak. Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, kentte büyüyen madencilik tartışmasının ortasında sivil bir çağrı yaptı. Beş genç tarafından 10 gün önce kurulan topluluk, ilk temasını Giresun Üniversitesi’nde akademisyenlerle gerçekleştirdi. Ardından sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin il teşkilatları ziyaret edildi. Topluluk, bu görüşmelerin ardından hem bir yürüyüş organize etmek hem de Giresun’daki tüm paydaşları ortak zeminde buluşturmak için çalışma başlattı. “BU BİR MEMLEKET MESELESİDİR” Topluluk, çevre meselesini yalnızca bir protesto başlığı olarak değil, Giresun’un geleceğini ilgilendiren ortak bir yaşam ve üretim sorunu olarak tanımlıyor. Bu nedenle çağrı metninde, sağ-sol ayrımının ötesinde ortak bir tutum alınması gerektiği vurgulanıyor. Topluluk üyeleri, maden meselesinin kentte siyaset üstü bir başlık haline geldiğini, toprağın, suyun ve üretimin aynı anda savunulması gerektiğini ifade ediyor. YÜRÜYÜŞ KARARI SAHADAKİ GERİLİMİN ARDINDAN GELDİ Giresun’da son günlerde madencilik başlığında peş peşe gelişmeler yaşandı. MAPEG’in 317. ihale grubu kapsamında 1 ve 2 Nisan 2026 tarihli sonuç listelerinde Giresun’daki çeşitli IV. Grup sahalar için ihale sonuçları yayımlandı. Aynı süreçte yayımlanan saha listelerinde de Giresun adına çok sayıda alan yer aldı. 11 Nisan 2026’da ise Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Giresun Ziraat Odası ortak açıklama yaptı. Açıklamada, artan madencilik faaliyetlerinin doğa, tarım ve su kaynakları üzerinde geri dönülemez riskler yarattığı uyarısı yapıldı. Aynı haber akışında, TEMA Vakfı’nın MAPEG verilerine dayanan değerlendirmesinde Giresun il yüzölçümünün yaklaşık yüzde 85’inin maden arama ruhsat sahası haline geldiği bilgisi de yer aldı. DEBBOY’DAN ATAPARK’A YÜRÜYÜŞ Topluluğun çağrısı, 17 Nisan 2026 Cuma günü saat 17.00’de Debboy mevkisinde başlayacak yürüyüşte somutlaşacak. Katılımcılar Atapark’a kadar yürüyecek. Basın açıklaması da yürüyüşün ardından yapılacak. Duyurularda “Giresun için harekete geç” çağrısı öne çıkarıldı. “FINDIĞIN BAŞKENTİ, KİRAZIN ANAVATANI” TARTIŞMANIN MERKEZİNDE Giresun, resmi ve kurumsal dilde uzun süredir “Fındığın Başkenti, Kiraz’ın Anavatanı” sloganıyla anılıyor. Bu ifade Giresun Belediyesi’nin yayımladığı içeriklerde de açık biçimde kullanılıyor. Topluluk ise tam bu noktaya dikkat çekiyor. Gençler, Giresun’un tarımsal ve doğal kimliğinin madencilik baskısıyla aşındığını savunuyor. Çağrının en sert cümlesi de bu kaygıyı özetliyor: “Fındığın başkenti, kirazın anavatanı olan Giresun’un; siyanürün başkenti, arseniğin anavatanı olmasını istemiyoruz.” KAMUOYUNA AÇIK ÇAĞRI Giresun Doğayı Koruma Topluluğu, yürüyüşü yalnızca bir miting ya da kısa süreli bir tepki olarak görmüyor. Topluluk, bu buluşmayı yerel siyaset, sivil toplum, akademi ve yurttaşlar arasında daha geniş bir çevre hattı kurmanın ilk adımı olarak tanımlıyor. Verilen mesaj net: Giresun’da maden meselesi artık yalnızca belli çevrelerin değil, bütün kentin ortak gündemi haline geldi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.