Hava Durumu

#Cep Telefonu

giresunsonhaber - Cep Telefonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cep Telefonu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trafikte yeni dönem başladı! Cezalar katlandı, ehliyete el koyma ve iptal şartları ağırlaştı Haber

Trafikte yeni dönem başladı! Cezalar katlandı, ehliyete el koyma ve iptal şartları ağırlaştı

Bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanan 7574 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda kapsamlı değişiklikler yapıldı. Yeni düzenlemeyle hız, kırmızı ışık, alkollü araç kullanma, plaka ihlalleri ve drift gibi tehlikeli davranışlara yönelik para cezaları rekor seviyede artırıldı; birçok ihlalde ehliyete el koyma ve iptal şartları ağırlaştırıldı. ANKARA (İGFA) - 7574 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun bugünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Yeni yasa ile birlikte trafikte caydırıcılığın artırılması ve özellikle ağır ihlallerin önüne geçilmesi hedeflendi. REKOR PARA CEZALARI Karayolları Trafik Kanunu kapsamında yapılan değişikliklerle bazı ihlallerde cezalar 200 bin TL’ye kadar çıktı. Buna göre öne çıkan düzenlemeler arasında; ehliyetsiz araç kullanma 40 bin TL, ehliyeti geri alındığı halde araç kullanma 200 bin TL, sahte veya başka araca ait plaka takma 140 bin TL (tekrarında 280 bin TL), plakasız araç kullanma 46 bin TL+30 gün trafikten men, “dur” ihtarına uymayarak kaçma 200 bin TL + 60 gün ehliyete el koyma, uyuşturucu etkisinde araç kullanma 150 bin TL + ehliyet iptali, alkol/uyuşturucu testini reddetme durumunda ise 150 bin TL + 5 yıl ehliyete el koyma cezaları geldi. KIRMIZI IŞIK VE HIZ İHLALLERİNE KADEMELİ YAPTIRIM Kırmızı ışık ihlallerinde cezalar kademeli olarak artırıldı. Yeni değişiklikle bir yıl içinde 6’ncı ihlalde 80.000 TL ceza ve ehliyet iptali uygulanacak. Hız sınırı ihlallerinde ise yerleşim yeri içinde 66 km/s ve üzeri aşımda 30 bin TL ceza ve 90 gün ehliyete el koyma cezası getirildi. Aynı yıl içinde 5'inci kez ehliyeti geri alınan sürücüler psiko-teknik değerlendirmeye tabi tutulacak. DRİFT, AKROBATİK HAREKET VE KONVOYLARA AĞIR CEZALAR İSE ŞÖYLE: Drift ve akrobatik motosiklet hareketleri: 46.000 TL + 60 gün ehliyete el koyma Yolu kapatacak şekilde konvoy yapma: 90.000 TL İzinsiz yarış: 46.000 TL + 2 yıl ehliyete el koyma Tekrar eden ihlallerde ehliyet iptali gündeme gelecek. SEYİR HALİNDE TELEFON KULLANANA 20 BİN TL’YE KADAR CEZA Bu arada sürüş sırasında cep telefonu kullananlara; ilk ihlalde 5 bin TL, ikinci ihlalde 10 bin TL, üç ve üzeri ihlalde 20 bin TL ile birlikte 30 gün ehliyete el koyma getirildi. Kış lastiği takmayan araç işletenlerine 6 bin lira ceza uygulanacağı, zincirsiz şekilde trafiği aksatan ağır vasıta sürücülere de 24 bin TL ceza verilmesi hüküm altına alındı. TAKOGRAF, TESCİL VE PLAKA DÜZENLEMELERİ Takograf cihazına müdahale edenlere 185 bin TL’ye kadar ceza, özel izinle taşınan yükler için karayolu kullanım bedeli alınmasının kararlaştırıldığı kanun değişikliğinde, araç sahiplerinin vefatı halinde mirasçılara 90 gün içinde tescil zorunluluğu, elektronik tescil sistemiyle satış sonrası 3 iş günü içinde kayıt zorunluluğu getirildi. Yeni ek maddeyle trafik ihlalini özendirici görüntüleri sosyal medyada paylaşanlara da 25 bin TL idari para cezası getirildi. Düzenlemelerin büyük bölümü Resmi Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerken, elektrikli skuter düzenlemesine ilişkin madde ise 1 Ocak 2027’de uygulanmaya başlaması kararlaştırıldı. Söz konusu kanun değişikliğinin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat! Haber

Çocuğunuz Oyun Oynarken Öfkeleniyorsa Dikkat!

Dijital oyunların çocukların yaşamında giderek daha fazla yer kapladığını belirten uzmanlar, oyun bağımlılığının ebeveynler için önemli bir endişe kaynağı hâline geldiğini söylüyor. Oyun bağımlılığının yalnızca ekran süresinin artmasıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerekir.” dedi. Oyun oynarken öfke kontrolünde zorlanma, uyku düzeninin bozulması ve sorumlulukların ihmal edilmesi gibi belirtilerin önemli uyarı işaretleri arasında yer aldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, ebeveynlerin bu süreçte rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmesinin, koruyucu bir yaklaşım sunduğunu vurguladı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, çocuklarda oyun bağımlılığının belirtileri, ailelerin dikkat etmesi gerekenleri, korunma yolları ve tedavi süreci hakkında bilgi verdi. Oyun bağımlılığı, çocuğun yaşamını çok yönlü etkileyen ciddi bir sorun! Dijital teknolojilerin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, çocuklar ve gençlerin oyunlarla çok daha erken yaşlarda ve yoğun biçimde karşılaştığına dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu durum, ebeveynlerde ‘Çocuğum oyun bağımlısı mı?’ sorusunu da beraberinde getiriyor.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Çetin, oyun bağımlılığının, yalnızca oyun oynama süresinin artmasıyla sınırlı olmayan; çocuğun duygusal, sosyal ve akademik yaşamını etkileyen ciddi bir sorun olarak ele alınması gerektiği uyarısında bulundu. Bu belirtiler oyun bağımlılığına işaret ediyor! Oyun bağımlılığına işaret edebilecek pek çok önemli belirteç bulunduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun ekran karşısında geçirdiği sürenin giderek artması; bu sürenin cep telefonu, tablet, bilgisayar ya da oyun konsolu aracılığıyla gerçekleşmesi fark etmeksizin dikkatle değerlendirilmeli.” dedi. Özellikle çocuğun, planladığından ya da ebeveynleri tarafından uygun görülen süreden daha fazla oyun oynamaya başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Çetin sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun yanı sıra, oyun oynadığı zamanlarda öfke kontrolünde zorlanması, oyunu bırakması istendiğinde yoğun tepkiler vermesi ve gündelik yaşam düzeninin oyun nedeniyle bozulması da dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır. Uyku düzeninin bozulması, sosyal ilişkilerden uzaklaşma ve sorumluluklarını ihmal etme gibi durumlar, oyunla kurulan ilişkinin sağlıklı sınırların dışına çıktığını gösterebilir.” Ebeveynler rehberlik edici ve denetleyici bir rol üstlenmeli! Elektronik cihazların yaygınlaşmasının yanında, çocukların bu araçlarla temasının belirli bir kontrol ve sınır çerçevesinde olmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Çocuğun cep telefonu ve diğer dijital cihazları kullanımı, yaşamının merkezine yerleşmemeli; kullanım süreleri ve zamanları ebeveynler tarafından belirlenmeli.” dedi. Bilgisayar ya da oyun konsolu ile vakit geçirmek isteyen çocukların, ebeveynlerin uygun gördüğü saat ve sürelerde oyun oynamasına izin verilmesi gerektiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, “Kuralların net, tutarlı ve takip edilebilir olması koruyucu bir yaklaşım sunar. Ebeveynlerin rehberlik edici ve denetleyici rolü, çocuğun sağlıklı bir dijital denge kurmasına yardımcı olur.” açıklamasını yaptı. Tedavide psikoterapi süreci önemli! Oyun bağımlılığı tedavisinde ilk adımın, bireyin kendisi ve yakınlarıyla yapılan ayrıntılı değerlendirme süreci olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, “Bu süreçte, oyun davranışının günlük yaşamın ne kadarını kapladığı, hangi alanlarda işlev kaybına yol açtığı ve kişinin nerede durmakta zorlandığı ayrıntılı biçimde ele alınır.” dedi. Gerekli görüldüğünde beyin tetkikleri ve psikolojik değerlendirme testleri uygulandığına işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Çetin, sözlerini şöyle tamamladı: “Tedavi sürecinde, bazı durumlarda oyun oynama isteğini azaltmaya yönelik ilaç tedavileri ya da eşlik eden ruhsal sorunlara yönelik farmakolojik destekler kullanılabilir. Ancak oyun bağımlılığında tek başına ilaç tedavisi yeterli değildir. Mutlaka psikoterapi sürecinin tedaviye eşlik etmesi gerekir. Psikoterapi sürecinde, oyunu kontrol edebilme becerilerinin geliştirilmesi ve bağımlılığı besleyen faktörlerin ele alınması hedeflenir. Uygun görülen vakalarda, beyin uyarım tedavileri de tedavi seçenekleri arasında yer alabilir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin 2025 alışveriş haritası ortaya çıktı... Teknoloji ve günlük bakım zirvede Haber

Türkiye’nin 2025 alışveriş haritası ortaya çıktı... Teknoloji ve günlük bakım zirvede

Türkiye’deki alışveriş alışkanlıklarına ilişkin ortaya çıkan 2025 verilerine göre; kullanıcıların alışveriş tercihlerinde teknolojinin güçlü konumunu koruduğunu gösterdi. Veriler, Türk tüketicisinin teknolojiye, ev yaşamını kolaylaştıran ürünlere ve günlük bakım alışkanlıklarına yoğun ilgi gösterdiğini ortaya koydu. İSTANBUL (İGFA) - Hepsiburada, 2025 yılı boyunca platformda verilen milyonlarca siparişi analiz ederek Türkiye’nin alışveriş alışkanlıklarını gözler önüne seren kapsamlı veriler paylaştı. Yıl genelinde teknoloji kategorisinde cep telefonu, tablet ve oyun konsolları en çok tercih edilen ürünler arasında yer aldı. Küçük ev aletlerinde robot süpürge ve espresso makineleri popülerliğini korurken, 2025’in dikkat çeken yeni ürünü halı yıkama makineleri oldu. Ev bakımına artan ilgi, bu ürün grubunu öne çıkardı. Giyim kategorisinde blazer ceket, gömlek ve çorap en çok satılan ürünler arasında yer alırken, kozmetikte nemlendirici krem, maskara ve güneş kremi tüketicilerin favorileri oldu. Veriler, günlük bakım ürünlerine olan talebin arttığını gösterdi. Platformda en çok aranan markalar arasında Stanley, Apple, Dyson, Fissler, Lego ve adidas yer aldı. En yoğun alışveriş Kasım ayında gerçekleşirken, siparişlerin büyük bölümü 20.00–23.00 saatleri arasında verildi. Yılın en yoğun günü ise 11 Kasım oldu. İstanbul, Ankara ve İzmir’in ardından en çok alışveriş yapan iller Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı. Satış hacminde ise Kocaeli, Çorum ve Bursa öne çıktı. Bu arada platformun Premium üyeleri, 2025’te verilen siparişlerin yüzde 70’ini gerçekleştirerek platformun en aktif kullanıcı grubu oldu. Premium üyeler yıl boyunca 4 milyar TL’nin üzerinde tasarruf sağlarken, en çok sağlık-güzellik, giyim ve temel tüketim kategorilerinde alışveriş yaptı.

Türkiye’de Her 2 Kişiden 1’i İkinci El Alışveriş Yapıyor Haber

Türkiye’de Her 2 Kişiden 1’i İkinci El Alışveriş Yapıyor

sahibinden.com, KONDA Araştırma ile birlikte Türkiye'nin ilk "İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi" araştırmasını açıkladı. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de katılımcıların %45'i son bir yılda ikinci el alışveriş yaptığını belirtiyor. Kuruluşundan bu yana ikinci el ürün alışverişine platform sağlayan sahibinden.com, KONDA Araştırma ile işbirliği yaparak Türkiye'de bir ilk olan “İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi” araştırmasını duyurdu. Türkiye'deki ikinci el alışveriş dinamiklerini ve toplumun sürdürülebilirlik algısını ortaya koyan araştırma sonuçları, düzenlenen bir basın toplantısında açıklandı. Türkiye genelinde 28 ilde 2700 kişiyle yapılan araştırma, ülkemizde neredeyse her iki kişiden birinin son bir yılda ikinci el ürün almış veya satmış olduğunu gösteriyor. Kıyafetten mobilyaya, cep telefonundan beyaz eşyaya kadar geniş bir yelpazede alışveriş yapanların oranı %45’e çıkıyor. Bu veriler, ikinci el alışverişin artık sadece ekonomik bir seçenek değil, aynı zamanda çevresel ve toplumsal bir tercih haline geldiğini de işaret ediyor. “İKİNCİ EL ALIŞVERİŞ TOPLUMSAL DEĞİŞİMİN PARÇASI” Etkinlikte konuşan sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, araştırma sonuçlarının Türkiye'deki değişimi net bir biçimde ortaya koyduğunu belirtti. Ertaş, “İkinci el alışveriş artık toplumda yerleşik bir davranış haline geldi. Her iki kişiden birinin bu sürece dahil olması, döngüsel ekonomi yaklaşımının güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi. Çevresel endişeler ve ekonomik durumların tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Burak Ertaş şu şekilde konuştu: “Bugün mevcut olanı onarmak ve yeniden kullanmak hem çevreyi koruyan hem de bütçeyi rahatlatan bir tercih. Biz de bu sürecin sadece bir ticaret modeli değil, aynı zamanda yeni bir kültür yarattığına inanıyoruz. Platformumuzda el değişen her ürün, bu dönüşümün bir parçası haline geliyor. Genç neslin duyarlılığı ve sürdürülebilir yaşama olan ilgisi ise geleceğe dair en güçlü işaretlerden biri.” “TOPLUMSAL ALGI ÖNEMLİ DERECEDE DEĞİŞTİ” KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem, araştırmanın sonuçları hakkında şöyle bilgi verdi: "Türkiye’de ikinci el alışveriş artık sadece bir seçenek değil. Veriler, bu davranışın bilinçli tüketim ve çevreye duyarlılığın birleştiği yeni bir akışa dönüştüğünü gösteriyor. Özellikle genç ve eğitimli kitlede ikinci elin hızla normalleşmesi, toplumsal değişimin önemli bir işareti. İkinci elin önündeki sosyal algı engellerinin etkisi artık yaygın değil. Bu, ikinci el alışverişin sürdürülebilir yaşamın güçlü bir parçası haline geldiğini gösteriyor.” ALIŞVERİŞ DİNAMİKLERİ DEĞİŞİYOR Araştırmaya göre ikinci el alışveriş sadece tek seferlik bir deneyim olmanın ötesine geçerek, düzenli tekrarlanan bir alışkanlık haline gelmiş durumda. Her dört tüketiciden biri ayda bir veya daha sık ikinci el ürün satın alıyor. Bu grup araştırmada "gerçek sürdürülebilirlik taşıyıcısı" olarak tanımlanıyor. Düzenli olarak ikinci el alışveriş yapanların profili de araştırmada net bir şekilde ortaya çıkıyor. Ortalama yaş 35. Dijital platformları aktif olarak kullanan, üniversite mezunu bu kitle, büyük şehirlerde yoğunlaşıyor ve ikinci el pazarında dönüşüme öncülük ediyor. ALGI ENGELLERİ YERİNİ BİLİNÇLİ TÜKETİME BIRAKIYOR Türkiye’de ikinci el alışverişe yönelik eski çekinceler hızla kayboluyor. Araştırmada öne çıkan bulgular, sosyal algıdaki değişimin oldukça belirgin olduğuna işaret ediyor. “İkinci el düşük statü göstergesidir” diyenlerin oranı %17’de kalmış durumda. Buna karşılık ikinci el ürün kullananlara yönelik “tasarruflu”, “çevreye duyarlı” ve “tarz sahibi” gibi olumlu ifadeler daha sık dile getiriliyor. Toplumdaki bu değişim, ikinci el alışverişin artık geniş kesimlerce kabul gören bir davranış haline geldiğini ortaya koyuyor. Statüye dayalı eski bariyerler yerini bilinçli tüketim ve sürdürülebilirlik anlayışına bırakıyor. YENİ KUŞAK SÜRDÜRÜLEBİLİR TÜKETİMİ BENİMSİYOR Araştırma; özellikle genç, eğitimli ve şehirde yaşayan kesimin ikinci el alışverişte daha aktif olduğunu gösteriyor. Bu grup israfı azaltmayı, çevresel etkileri düşürmeyi ve sürdürülebilir yaşamı günlük pratiklerinin bir parçası haline getirmiş durumda. Yayımlanan rapora göre Türkiye’de sürdürülebilirlik kavramına aşinalık %61’e, karbon ayak izi farkındalığı ise %40’a ulaşmış durumda. Bu bilincin yayılması ikinci el alışverişe de doğrudan yansıyor. Dijitalleşme ikinci el alışverişi destekliyor. Güvenli ödeme, şeffaf ilan yapısı ve kullanıcı doğrulama adımları bu alanı hem erişilebilir hem de güvenilir hale getiriyor. CEP TELEFONLARI PAZARIN ÖNDE GELENİ Araştırma, ikinci el pazarında cep telefonu ve aksesuarlarının en yoğun hareketliliğe sahip olduğunu gösteriyor. Bu kategori toplam pazarın %54’ünü oluşturuyor. Bu yüksek ilgi, yenilenmiş elektronik ürünlere olan talebi de artırıyor. Diğer kategorilerde giyim ve ayakkabı %42, bilgisayar ve tablet %45, elektrikli ev aletleri ise %41 oranında pay alıyor. Tercihler cinsiyete göre de farklılık gösteriyor. Kadınlar anne-bebek ürünleri, giyim ve mobilya-dekorasyon kategorilerine yönelirken, erkekler daha çok elektronik ürünleri tercih ediyor. Erkek kullanıcıların bilgisayar ve tablet alışverişindeki payı %45’e, cep telefonu kategorisindeki oranı ise %58’e kadar yükseliyor. YAŞAM ALANLARINDA İKİNCİ EL YAYGINLAŞIYOR Araştırma, Türkiye’de hanelerin önemli bir kısmında ikinci el ürün bulunduğunu gösteriyor. Hanelerin %46’sında en az bir kategoriye ait ikinci el eşya yer alıyor. En yaygın kategoriler elektronik (%43), mobilya (%38) ve giyim-ayakkabı (%36) olarak sıralanıyor. Gardıroplarda da benzer bir tablo var. Her üç evden birinde ikinci el kıyafet bulunuyor. Hijyen ve kaliteye yönelik bazı çekinceler nedeniyle bu oran diğer kategorilere göre daha düşük kalsa da araştırma, ikinci el kıyafet kullanımında yukarı yönlü bir eğilim olduğunu gösteriyor. KULLANILMAYAN EŞYA YA SATILIYOR YA DA BAĞIŞLANIYOR Araştırma gösteriyor ki Türkiye’de ikinci el döngüsü sadece ekonomik sebeplerle değil, duygusal tercihlerle de şekilleniyor. Anne-bebek ürünlerinde bağış oranı %72’ye kadar çıkıyor. Elektronik ürünlerde ise satış eğilimi daha güçlü; bu kategoride satış oranı %40'ın üstüne çıkıyor. Veriler, bazı ürünlerde duygusal bağlılığın etkili olduğunu, bazı kategorilerde ise ikinci el alışverişin yerleşik bir davranış haline geldiğini ortaya koyuyor. GENÇ NESİL ONLINE’DA, BÜYÜKLER GELENEKSEL KANALDA Araştırma, ikinci el alışverişte platform tercihinin yaşa göre belirgin bir şekilde farklılaştığını gösteriyor. Sadece online alışveriş yapanların oranı %8, yalnızca geleneksel kanalları kullananların oranı %19. Her iki kanalı birden tercih edenlerin oranı ise %16. Online alışverişi büyük şehirlerde yaşayan, 40 yaş altı ve yüksek eğitimli kullanıcılar tercih ediyor. Geleneksel yöntemleri tercih eden kesim ise çoğunlukla 45 yaşın üzerindeki tüketicilerden oluşuyor. GÜVEN HER ŞEYİN ÜZERİNDE Araştırma, ikinci el alışverişte kararsız kalan tüketiciler için en önemli unsurun güven olduğunu ortaya koyuyor. “Satıcı güven verirse alırım” diyenlerin oranı %83. “Ürün arızasızsa alırım” diyenler %82, “garanti veya iade imkânı varsa alırım” diyenler de %82 seviyesinde. En belirgin endişe ise hijyen kaygısı; bu oran %58’e ulaşıyor. Bu sonuçlar, güven mekanizmalarının ikinci el alışverişte neden kritik öneme sahip olduğunu açıkça gösteriyor. TÜRKİYE YENİ BİR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DÖNEMİNDE Araştırma, ikinci el alışverişin Türkiye'deki yeni tüketim anlayışının bir parçası haline geldiğini gösteriyor. İsrafı azaltma, geri dönüşüme yönelme ve gereksiz tüketimden kaçınma gibi davranışlar toplumun geniş kesimlerinde daha görünür hale geliyor. Bu eğilim, ikinci el alışverişin sürdürülebilirlik anlayışının merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor. Bilinçli tüketicilerin artışı, dijitalleşme ve çevre duyarlılığının artması, Türkiye'de ikinci elin daha yaygın bir tercih haline gelmesinde etkili oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tütün ve cep telefonlarında vergi tutarları artırıldı Haber

Tütün ve cep telefonlarında vergi tutarları artırıldı

Bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan kararla, Hazine ve Maliye Bakanlığı tütün ürünleri ve cep telefonu için ÖTV oranlarını değiştirdi. Tütün ürünlerinde maktu vergi tutarları artırılırken, cep telefonunda ise matrah değişiklikleri yapıldı. ANKARA (İGFA) - Hazine ve Maliye Bakanlığı, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu’nda anlamlı değişiklikler gerçekleştirdi. Resmî Gazete’de bugün yayımlanan iki Cumhurbaşkanı Kararı ile tütün ürünleri ve cep telefonları için geçerli olan ÖTV oranları ve matrahları yeniden oluşturuldu. Bu düzenleme, vergi hasılatını artırmayı ve bütçedeki açığı kapatmayı amaçlıyor; tütün mamullerinin maktu tutarları yükseltilirken, cep telefonlarında matrah ayarlamaları yapıldı. 4760 sayılı Kanun’un ekindeki (III) listesinin (B) cetvelinde yer alan belirli ürünlerin ÖTV oranları ile asgari maktu ve maktu vergi tutarları yeniden düzenlendi. Tütün ürünlerinde %45'lik ÖTV oranı sabit tutulurken, asgari maktu ve maktu tutarlar artırıldı. Bu değişikliklerin, tütün ürünlerinin satış fiyatlarına zam olarak yansıması bekleniyor. CEP TELEFONLARI İÇİN MATRAH DÜZENLEMESİ Ayrıca, 8517.12.00.00.11 GTİP numaralı cep telefonları için ÖTV matrahları bir kez daha düzenlendi. Matrahlar, güncel piyasa koşullarına uygun olarak revize edilerek vergi hesaplamalarına adapte ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.