Hava Durumu

#Can

giresunsonhaber - Can haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Can haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

15. ULUSLARARASI TARIM ORMAN VE İNSAN FOTOĞRAF SERGİSİ Haber

15. ULUSLARARASI TARIM ORMAN VE İNSAN FOTOĞRAF SERGİSİ

GİRESUN’DA 15. ULUSLARARASI TARIM ORMAN VE İNSAN FOTOĞRAF SERGİSİ AÇILDI Tarım ve Orman Bakanlığı’nın düzenlediği 15. Uluslararası Tarım Orman ve İnsan Fotoğraf Yarışması’nda sergilenmeye değer bulunan eserler, Giresun Can Akengin Sanat Galerisi’nde ziyarete açıldı. Sergi, 3 gün boyunca açık kalacak. Giresun’da 15. Uluslararası Tarım Orman ve İnsan Fotoğraf Sergisi açıldı. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından DenizBank desteğiyle düzenlenen organizasyonda, yarışmada sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar 14 Nisan 2026 Salı günü saat 14.00’te Giresun Can Akengin Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluştu. Bu yıl 15’incisi düzenlenen Uluslararası Tarım Orman ve İnsan Fotoğraf Yarışması, “Genel”, “Çiftçi”, “Öğrenci”, “Tarım ve Orman Bakanlığı Çalışanları”, “DenizBank Çalışanları” ve “Bereketin Yüzyılı” olmak üzere 6 ayrı kategoride gerçekleştirildi. Tarım, hayvancılık, orman, toprak, su, su ürünleri, gıda, üretim, çiftçi emeği ve köy yaşamını konu alan yarışmaya 2 bin 11 katılımcı, 6 bin 71 eserle başvurdu. Seçici kurul, 13 eseri ödüle layık gördü. 109 eser sergilenmek üzere seçildi. Ayrıca bir eser, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından “Bakan Özel Ödülü”ne değer bulundu. AÇILIŞA YOĞUN KATILIM Serginin açılışına Giresun Vali Yardımcısı Şahin Bayhan, İl Emniyet Müdürü Ferhat Akbaş, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Nihat Özkök, Belediye Başkan Yardımcısı Özer Pazarlı, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı. “BU YÜZYIL, TARIMIN VE ÜRETİMİN YÜZYILI OLACAK” Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, açılışta yaptığı konuşmada “Bereketin Yüzyılı” vizyonunun yalnızca üretim artışını değil, toprağın, suyun ve ormanın korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasını da hedeflediğini söyledi. Yılmaz, fotoğraf karelerine yansıyan bir damla suyun, filizlenen bir fidanın ve üreticinin emeğinin gıda arz güvenliğinin temel unsurları arasında yer aldığını belirtti. 2009 yılında başlayan bu yolculukta üreticinin emeğini sanatla buluşturan fotoğrafçılara teşekkür eden Yılmaz, tüm fotoğrafseverleri gelecek yıl düzenlenecek yarışmaya katılmaya davet etti. SERGİ 3 GÜN AÇIK KALACAK Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından organize edilen ve tarımsal farkındalığı artırmayı amaçlayan sergi, 3 gün boyunca ziyaretçilere açık olacak.

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI” Haber

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI”

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI” CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlıkta şiddet, tıp eğitimi, çalışma koşulları ve hekim göçü başlıklarında mevcut sağlık sistemini sert sözlerle eleştirdi. Pala, hekimlerin en temel talebinin can güvenliği haline gelmesini, Türkiye’de sağlık düzeninin içine sürüklendiği tablonun en çarpıcı göstergelerinden biri olarak değerlendirdi. Ankara’da yapılan basın toplantısında konuşan Pala, 14 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda Türkiye’de modern tıp eğitiminin ve sağlık alanındaki tarihsel mücadelenin sembolü olduğunu vurguladı. Ancak Pala’ya göre bugün sağlık çalışanlarının karşı karşıya olduğu tablo, kutlamadan çok alarm verici sorunların büyüdüğü bir döneme işaret ediyor. Şiddet, sağlık sisteminin merkezindeki yaraya dönüştü Pala’nın açıklamasında en güçlü vurgu sağlıkta şiddet başlığında öne çıktı. Hekimlerin “Ne istiyorsunuz?” sorusuna ilk sırada “can güvenliği” yanıtını vermesinin kabul edilemez olduğunu belirten Pala, bunun olağan bir çalışma hayatı değil, ağır bir sistem bozukluğu anlamına geldiğini söyledi. Meclis komisyonlarında ve çeşitli raporlarda sağlıkta şiddeti önlemeye dönük çok sayıda öneri ortaya konmasına rağmen bu adımların büyük ölçüde uygulanmadığını savunan Pala, yaşananların artık münferit değil yapısal bir kriz olduğunu dile getirdi. Tıp eğitiminde sayı büyüdü, nitelik tartışması derinleşti CHP’li Pala, sağlık alanındaki sıkışmanın yalnızca çalışma yaşamıyla sınırlı olmadığını, tıp eğitiminde de ciddi bir kalite sorunu yaşandığını ifade etti. Sayıları hızla artan tıp fakülteleri arasında eğitim standardının korunamadığını belirten Pala, hem temel tıp eğitiminde hem de uzmanlık eğitiminde planlama ve nitelik sorunlarının ağırlaştığını söyledi. Sağlık politikalarında nicelik artışının başarı gibi sunulduğunu, ancak niteliğin geri plana itilmesinin ülkenin gelecekteki hekimlik kapasitesini zayıflattığını kaydetti. Çalışma koşulları ve özlük hakları tartışmanın odağında Basın toplantısında hekimlerin ve sağlık çalışanlarının çalışma düzenine ilişkin eleştiriler de dikkat çekti. Pala, kamu ile özel sektör arasında özlük hakları bakımından büyüyen farklara işaret ederken, tıp fakülteleri ile şehir hastaneleri arasındaki yapısal ayrışmanın da akademik sağlık sistemini yıprattığını savundu. Üniversite hastanelerinin hem insan kaynağı hem de ekonomik kaynak bakımından geriye düştüğünü ifade eden Pala, bunun yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin sağlık alanındaki uzun vadeli birikimini de tehdit ettiğini söyledi. Hastaya ayrılan süre azalıyor, memnuniyetsizlik büyüyor Pala’nın değerlendirmesine göre sağlık sistemindeki tıkanmanın bir başka sonucu da hekim ile hasta arasındaki ilişkinin zayıflaması oldu. Tanı ve tedavi süreçlerinde yeterli sürenin ayrılamadığını belirten Pala, zaman baskısı altında çalışan hekimlerin mesleki tatmininin düştüğünü, hastaların da nitelikli sağlık hizmetine erişimde memnuniyetsizlik yaşadığını söyledi. Bazı branşların geçmişte yoğun ilgi görmesine rağmen bugün giderek daha az tercih edilmesini de sistemin içerden verdiği alarm olarak yorumladı. CHP’den sağlık politikalarında değişim iddiası Pala, açıklamasının sonunda CHP’nin sağlık alanında farklı bir model önerdiğini vurgulayarak, iktidar değişiminde 14 Martların gerçek anlamda bayram olarak kutlanabileceğini savundu. Bu ifade, yalnızca sembolik bir temenni değil; sağlıkta şiddetin önlendiği, hekimlerin çalışma güvencesinin sağlandığı, tıp eğitiminin niteliğinin yükseltildiği ve sağlık hizmetinin ticari baskıdan arındırıldığı yeni bir düzen vaadi olarak öne çıktı. 14 Mart mesajı, sağlık alanındaki krizi yeniden gündeme taşıdı 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle yapılan bu açıklama, yıllardır sağlık emekçilerinin dile getirdiği temel sorunları bir kez daha kamuoyunun önüne taşıdı. Kayıhan Pala’nın sözleri, sağlık sisteminde biriken yapısal sorunların yalnızca meslek örgütlerinin değil, siyasetin de daha sert biçimde tartışacağı başlıklardan biri haline geldiğini gösterdi. 14 Mart’ın simgesel ağırlığı bu yıl kutlamadan çok, sağlık sisteminin içinde bulunduğu gerilimi görünür kılan bir siyasal mesajla öne çıktı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.