Hava Durumu

#Çalışma

giresunsonhaber - Çalışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çalışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA ALTYAPI VE ÜSTYAPIDA EŞ ZAMANLI ÇALIŞMA Haber

GİRESUN’DA ALTYAPI VE ÜSTYAPIDA EŞ ZAMANLI ÇALIŞMA

GİRESUN’DA ALTYAPI VE ÜSTYAPIDA EŞ ZAMANLI ÇALIŞMA Giresun Belediyesi, Teyyaredüzü Mahallesi’nde asbest içeren içme suyu borularını polietilen hatlarla değiştirmeye başladı. Kentin farklı mahallelerinde kaldırım, betonlama ve merdiven yapımı çalışmaları da aynı anda sürüyor. Giresun Belediyesi, şehir genelinde altyapı ve üstyapı yatırımlarını eş zamanlı olarak sahaya taşıdı. Teyyaredüzü Mahallesi’nde başlatılan çalışmayla eski ve ekonomik ömrünü tamamlayan asbest borular sökülerek yerlerine polietilen içme suyu hatları döşeniyor. Belediyenin Fen İşleri ekipleri ise farklı mahallelerde kaldırım onarımı, betonlama ve merdiven yapımı çalışmalarını sürdürüyor. Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü tarafından yürütülen proje, ilk etapta Teyyaredüzü Mahallesi Virandere Sokak girişinden otobüs terminaline kadar olan güzergahta uygulanıyor. Bu bölümde 1500 metre içme suyu terfi ve şebeke hattı yenilenirken 100 abonenin bağlantısı da yeni sisteme aktarılacak. İkinci etapta çalışma İnönü Caddesi’nde Kent Hastanesi önünden Atatürk Lisesi’ne kadar uzanan hatta devam edecek. Bu güzergahta 1200 metre içme suyu terfi hattı, 2000 metre içme suyu şebeke hattı yenilenecek, 200 abonenin bağlantısı yeni hatlara geçirilecek. Belediye, asbest boruların kaldırılmasıyla birlikte daha sağlıklı, dayanıklı ve kaçak riski daha düşük bir içme suyu altyapısı oluşturmayı hedefliyor. Projenin ilerleyen aşamalarda şehir geneline yayılması planlanıyor. Başkan Fuat Köse, içme suyunun belediyenin öncelikli başlıklarından biri olduğunu belirtti. Köse, yeni su kuyuları ve su depolarıyla su sıkıntısını önlemeye çalıştıklarını, bir yandan da şehirdeki asbest boruları etap etap kaldırarak daha sağlıklı ve kesintisiz içme suyu hedefi doğrultusunda çalıştıklarını söyledi. ÜSTYAPIDA DA ÇALIŞMA SÜRÜYOR Giresun Belediyesi’nin saha çalışmaları yalnızca içme suyu altyapısıyla sınırlı kalmadı. Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde ihtiyaç duyulan bölgelerde bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor. Hacısiyam Mahallesi Bozbağ Caddesi’nde kaldırım tamiratı yapılırken, Kayadibi Mahallesi’nde betonlama çalışması yürütülüyor. Osmaniye Mahallesi’nde ise merdiven yapımı ve yenileme çalışmaları devam ediyor. Özellikle eğimli ve ulaşımı zor bölgelerde yürütülen bu uygulamalarla günlük yaşamın daha güvenli ve erişilebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. Belediye ekipleri, mahallelerde tespit edilen ihtiyaçlara göre çalışma programını sürdürüyor. Vatandaşlardan gelen talepler de saha planlamasına dahil ediliyor. Giresun’da başlatılan bu eş zamanlı çalışma süreci, bir yandan içme suyu altyapısını yenilerken diğer yandan mahallelerin günlük yaşamını doğrudan etkileyen üstyapı sorunlarına müdahale ediyor.

FINDIK ATIKLARINDAN PATENTLİ BULUŞ Haber

FINDIK ATIKLARINDAN PATENTLİ BULUŞ

FINDIK ATIKLARINDAN PATENTLİ BULUŞ Giresun Üniversitesi’nde yürütülen çalışma, fındık atıklarını yeşil sentez yöntemiyle antibakteriyel biyouyumlu boyaya dönüştürdü. Çalışma, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescil edildi. Giresun Üniversitesi, fındık atıklarının değerlendirilmesine yönelik çalışmada patent tescili aldı. Üniversitenin 1 Nisan 2026 tarihli açıklamasında, fındık atıklarının “Yeşil Sentez” yöntemiyle katma değerli ürüne dönüştürüldüğü ve “Antibakteriyel Biyouyumlu Boya” üretiminde patent tescili elde edildiği bildirildi. Patent tescili alan çalışmayı Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Arslan, Şebinkarahisar Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Elemanı Öğr. Gör. Esra Özbek Mercan ve yüksek lisans öğrencisi Elifnur Büyükkaya yürüttü. Üniversite, tescilin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından verildiğini açıkladı. FINDIK ATIĞI KATMA DEĞERLİ ÜRÜNE DÖNÜŞTÜ Çalışma, fındık atıklarının doğrudan boya üretiminde kullanılmasına odaklandı. Açıklamada, geliştirilen ürünün antibakteriyel ve biyouyumlu nitelik taşıdığı belirtildi. Böylece üniversite bünyesinde yürütülen araştırma, tarımsal atığın bilimsel yöntemle yeni bir ürüne dönüştürülmesiyle sonuçlandı. ÜÇ İSİMLİ AKADEMİK ÇALIŞMA PATENTLE SONUÇLANDI Patent tescili alan ekipte bir profesör, bir öğretim görevlisi ve bir yüksek lisans öğrencisi yer aldı. Bu yönüyle çalışma, üniversitede akademik personel ile lisansüstü öğrencinin ortak üretimini somut bir sonuca taşıdı. Resmî açıklama, patentin bilimsel araştırma ve inovasyon faaliyetleri kapsamında elde edildiğini kayda geçirdi. RESMÎ DUYURUDA YER ALAN ÇERÇEVE BU KADAR Üniversitenin yayımladığı metin, patentin konusunu, çalışmayı yürüten isimleri ve tescilin alındığını doğruluyor. Açıklamada ürünün kullanım alanları, üretim ölçeği, ticarileşme takvimi ya da ekonomik büyüklüğüne ilişkin ek teknik veri yer almıyor. Bu nedenle haberin doğrulanmış çerçevesi patent tescili ve çalışmanın içeriğiyle sınırlı.

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI” Haber

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI”

KAYIHAN PALA’DAN 14 MART’TA SERT ÇIKIŞ: “HEKİMİN İLK TALEBİ CAN GÜVENLİĞİ OLMAMALI” CHP Sağlık Politika Kurulu Başkanı Kayıhan Pala, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada sağlıkta şiddet, tıp eğitimi, çalışma koşulları ve hekim göçü başlıklarında mevcut sağlık sistemini sert sözlerle eleştirdi. Pala, hekimlerin en temel talebinin can güvenliği haline gelmesini, Türkiye’de sağlık düzeninin içine sürüklendiği tablonun en çarpıcı göstergelerinden biri olarak değerlendirdi. Ankara’da yapılan basın toplantısında konuşan Pala, 14 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü değil, aynı zamanda Türkiye’de modern tıp eğitiminin ve sağlık alanındaki tarihsel mücadelenin sembolü olduğunu vurguladı. Ancak Pala’ya göre bugün sağlık çalışanlarının karşı karşıya olduğu tablo, kutlamadan çok alarm verici sorunların büyüdüğü bir döneme işaret ediyor. Şiddet, sağlık sisteminin merkezindeki yaraya dönüştü Pala’nın açıklamasında en güçlü vurgu sağlıkta şiddet başlığında öne çıktı. Hekimlerin “Ne istiyorsunuz?” sorusuna ilk sırada “can güvenliği” yanıtını vermesinin kabul edilemez olduğunu belirten Pala, bunun olağan bir çalışma hayatı değil, ağır bir sistem bozukluğu anlamına geldiğini söyledi. Meclis komisyonlarında ve çeşitli raporlarda sağlıkta şiddeti önlemeye dönük çok sayıda öneri ortaya konmasına rağmen bu adımların büyük ölçüde uygulanmadığını savunan Pala, yaşananların artık münferit değil yapısal bir kriz olduğunu dile getirdi. Tıp eğitiminde sayı büyüdü, nitelik tartışması derinleşti CHP’li Pala, sağlık alanındaki sıkışmanın yalnızca çalışma yaşamıyla sınırlı olmadığını, tıp eğitiminde de ciddi bir kalite sorunu yaşandığını ifade etti. Sayıları hızla artan tıp fakülteleri arasında eğitim standardının korunamadığını belirten Pala, hem temel tıp eğitiminde hem de uzmanlık eğitiminde planlama ve nitelik sorunlarının ağırlaştığını söyledi. Sağlık politikalarında nicelik artışının başarı gibi sunulduğunu, ancak niteliğin geri plana itilmesinin ülkenin gelecekteki hekimlik kapasitesini zayıflattığını kaydetti. Çalışma koşulları ve özlük hakları tartışmanın odağında Basın toplantısında hekimlerin ve sağlık çalışanlarının çalışma düzenine ilişkin eleştiriler de dikkat çekti. Pala, kamu ile özel sektör arasında özlük hakları bakımından büyüyen farklara işaret ederken, tıp fakülteleri ile şehir hastaneleri arasındaki yapısal ayrışmanın da akademik sağlık sistemini yıprattığını savundu. Üniversite hastanelerinin hem insan kaynağı hem de ekonomik kaynak bakımından geriye düştüğünü ifade eden Pala, bunun yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin sağlık alanındaki uzun vadeli birikimini de tehdit ettiğini söyledi. Hastaya ayrılan süre azalıyor, memnuniyetsizlik büyüyor Pala’nın değerlendirmesine göre sağlık sistemindeki tıkanmanın bir başka sonucu da hekim ile hasta arasındaki ilişkinin zayıflaması oldu. Tanı ve tedavi süreçlerinde yeterli sürenin ayrılamadığını belirten Pala, zaman baskısı altında çalışan hekimlerin mesleki tatmininin düştüğünü, hastaların da nitelikli sağlık hizmetine erişimde memnuniyetsizlik yaşadığını söyledi. Bazı branşların geçmişte yoğun ilgi görmesine rağmen bugün giderek daha az tercih edilmesini de sistemin içerden verdiği alarm olarak yorumladı. CHP’den sağlık politikalarında değişim iddiası Pala, açıklamasının sonunda CHP’nin sağlık alanında farklı bir model önerdiğini vurgulayarak, iktidar değişiminde 14 Martların gerçek anlamda bayram olarak kutlanabileceğini savundu. Bu ifade, yalnızca sembolik bir temenni değil; sağlıkta şiddetin önlendiği, hekimlerin çalışma güvencesinin sağlandığı, tıp eğitiminin niteliğinin yükseltildiği ve sağlık hizmetinin ticari baskıdan arındırıldığı yeni bir düzen vaadi olarak öne çıktı. 14 Mart mesajı, sağlık alanındaki krizi yeniden gündeme taşıdı 14 Mart Tıp Bayramı nedeniyle yapılan bu açıklama, yıllardır sağlık emekçilerinin dile getirdiği temel sorunları bir kez daha kamuoyunun önüne taşıdı. Kayıhan Pala’nın sözleri, sağlık sisteminde biriken yapısal sorunların yalnızca meslek örgütlerinin değil, siyasetin de daha sert biçimde tartışacağı başlıklardan biri haline geldiğini gösterdi. 14 Mart’ın simgesel ağırlığı bu yıl kutlamadan çok, sağlık sisteminin içinde bulunduğu gerilimi görünür kılan bir siyasal mesajla öne çıktı.

MEŞELİYATAK KÖYÜ HALKI YOLUNU KENDİ İMKÂNLARIYLA YAPTI Haber

MEŞELİYATAK KÖYÜ HALKI YOLUNU KENDİ İMKÂNLARIYLA YAPTI

MEŞELİYATAK KÖYÜ HALKI YOLUNU KENDİ İMKÂNLARIYLA YAPTI, İL ÖZEL İDARESİ’NDEN DESTEK BEKLİYOR Giresun’un Dereli ilçesine bağlı Meşeliyatak Köyü, yıllardır çözülemeyen yol sorunu nedeniyle kendi imkânlarıyla harekete geçti. Köy halkı, aralarında topladıkları parayla stabilize yolun 1.700 metresini betonlayarak ulaşımı kısmen rahatlattı. Ancak yolun büyük bölümü hâlâ toprak durumda ve sorun kalıcı olarak çözülebilmiş değil. Yaklaşık 80 yıllık köy geçmişine rağmen, ana yolun önemli bir kısmının hâlen stabilize olması, Meşeliyatak sakinlerini zor durumda bırakıyor. Yapılan çalışma ile yolun yalnızca yaklaşık yüzde 30’u betonlanabilirken, geri kalan kesimlerde özellikle kış aylarında ve yağışlı havalarda ulaşım ciddi biçimde aksıyor. Köy halkı, söz konusu yolun yalnızca Meşeliyatak için değil, bölgesel ulaşım açısından da stratejik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Vatandaşlar, Çalca–Dereli güzergâhında yaşanabilecek olası bir afet, heyelan veya yol kapanması durumunda Meşeliyatak yolunun bölgenin tek alternatif geçiş güzergâhı konumunda bulunduğuna dikkat çekiyor. Giresun İl Özel İdaresi’ne çağrıda bulunan köy sakinleri, kendi imkânlarının sınırlı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bizim gücümüz yolumuzun yaklaşık yüzde 30’unu yapmaya yetti. Geri kalan kısmının bir an önce beton ya da asfalt yapılmasını bekliyoruz. Bu yol sadece bizim değil, bölgenin yoludur. Bize sahip çıkılmasını istiyoruz.” Meşeliyatak Köyü halkı, kalıcı ve güvenli ulaşım için İl Özel İdaresi’nin desteğini bekliyor. Yapılacak yatırımın, hem köy yaşamını kolaylaştıracağı hem de bölgenin afetlere karşı ulaşım güvenliğini artıracağı ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.