Hava Durumu

#Çadırlar

giresunsonhaber - Çadırlar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çadırlar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? Haber

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI:  BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ?

ÇADIRLAR SÖKÜLDÜ, SORULAR KALDI: BU İNSANLAR KİMDİ, NEREYE GİTTİ? DEMİR KAPI VAR, TEMİZ SU VAR MI? “YALNIZCA MEVSİMLİK İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: PEKİ ÇIKARILANLAR KİMDİ? Aksu Şenlik Sahası’ndaki 30’dan fazla çadır zabıta ve emniyet ekiplerince kaldırıldı. Ardından alana demir kapı yapılacağı ve yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağı açıklandı. Ancak çadırları sökülenlerin kim olduğu, hangi gerekçeyle çıkarıldığı ve nereye yerleştirildiği hâlâ bilinmiyor. Yerel haberlerde operasyon, temizlik ve kontrollü giriş anlatıldı; fakat insanların akıbeti açıklanmadı. Çadırlarda kalanlar mevsimlik işçi miydi, kayıt dışı çalışan mıydı, yabancı mıydı, yoksa düzensiz göçmen miydi? Daha önemlisi, Aksu’da temiz suyu, kanalizasyonu ve güvenli elektriği bulunan insanca bir barınma alanı hazır mıydı? Giresun’da fındık hasadı yaklaşırken Aksu Şenlik Sahası’nda gerçekleştirilen çadır müdahalesi, cevaplandırılması gereken ciddi soruları beraberinde getirdi. Yerel basına yansıyan bilgilere göre sahada kurulan 30’dan fazla çadır, Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ile İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin ortak çalışmasıyla kaldırıldı. Alan temizlendi; demir kapı ve kontrollü giriş sistemi kurulacağı duyuruldu. Giresun Öncü’nün haberinde Giresun Belediyesi Zabıta Müdürü Zafer Akgün’ün, bundan sonra alana yalnızca mevsimlik tarım işçilerinin alınacağını söylediği aktarıldı. Bu açıklama, müdahalenin üzerindeki sis perdesini dağıtmak yerine daha da kalınlaştırdı. “YALNIZCA İŞÇİLER ALINACAK” DENİLDİ: ÇIKARILANLAR İŞÇİ DEĞİL MİYDİ? Aksu’daki alan mevsimlik tarım işçilerinin kullanımı için düzenlenecekse, kaldırılan 30’dan fazla çadırda kimler kalıyordu? Bu kişilerin kimlikleri kontrol edildi mi? Fındık işçisi olup olmadıkları araştırıldı mı? İş bağlantıları, tarım aracıları veya çalışacakları bahçeler belirlendi mi? Yoksa henüz kayıt işlemleri yapılmadan doğrudan alandan mı çıkarıldılar? Yeni Giresun’un haberinde bu kişiler için “fındık işçisi adı altında” ifadesi kullanıldı. Ancak haberde bu ağır nitelemeyi destekleyecek kimlik bilgisi, çalışma kaydı, somut olay veya yetkili kurum kararı paylaşılmadı. Bir kişinin mevsimlik işçi olmadığını söylemek için yalnızca çadır kurmuş olması yeterli değildir. Kayıt ve kimlik incelemesinin nasıl yapıldığı, hangi kişilerin hangi gerekçeyle alandan çıkarıldığı açıklanmalıdır. DÜZENSİZ GÖÇMEN MİYDİLER? ORTADA BÖYLE BİR RESMÎ TESPİT YOK Çadırları kaldırılanların “yasa dışı göçmen” olup olmadığı da bilinmiyor. Yerel haberlerde bu kişilerin hangi ülke vatandaşı olduğu, düzensiz göçmen olarak tespit edilip edilmediği, Göç İdaresine teslim edilip edilmediği, gözaltı veya sınır dışı işlemi uygulanıp uygulanmadığı yönünde herhangi bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle mevcut bilgiler üzerinden bu insanları “yasa dışı göçmen” ilan etmek mümkün değil. Üstelik yabancı olmak, düzensiz göçmen olmak anlamına gelmiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının mevsimlik tarım işlerine ilişkin düzenlemesine göre yabancılar, Giresun’un da aralarında bulunduğu illerde çay ve fındık işlerinde altı aya kadar çalışma izni muafiyeti alarak çalışabiliyor. Yetkililer açıklamalıdır: Çadırlarda kalanların kaçı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıydı, kaçı yabancıydı, kaçı mevsimlik işçiydi, kaçı kayıt dışı çalışıyordu ve varsa kaçı hakkında düzensiz göç işlemi yapıldı? ÇADIRLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ, İNSANLARIN NEREYE GİTTİĞİ BELLİ DEĞİL Yerel haberlerde çadırların kaldırıldığı, alanın temizlendiği ve görevlilere teşekkür edildiği ayrıntılı biçimde anlatıldı. Ancak çadırlarda yaşayan insanların akıbetine ilişkin tek bir bilgi verilmedi. Kaç kişi alandan çıkarıldı? Aralarında kadınlar, çocuklar, yaşlılar veya hastalar var mıydı? Önceden bildirim yapıldı mı? Kişisel eşyaları koruma altına alındı mı? Geçici konaklama merkezine mi götürüldüler, yoksa kendi imkânlarıyla başka bir yer bulmaları mı istendi? Bir çadırın sökülmesi, içindeki insanın barınma ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Güvenli bir alternatif sunulmadan yapılan müdahale, sorunu çözmez; yalnızca gözden uzaklaştırır. DEMİR KAPI BARINMA POLİTİKASI DEĞİLDİR Kontrollü giriş sistemi, alanın amacı dışında kullanılmasını önlemek için gerekli görülebilir. Kimlik kaydı yapılması, giriş ve çıkışların denetlenmesi de güvenlik açısından anlaşılabilir. Ancak mevsimlik işçiler için hazırlanan bir yerleşim alanının öncelikli ölçüsü kapısının demirden olması değil, insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Aksu’daki alanda temiz ve kesintisiz içme suyu var mı? Kanalizasyon bağlantısı yapıldı mı? Elektrik tesisatı güvenli mi? Kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar bulunuyor mu? Yemek hazırlama, bulaşık ve çamaşır yıkama alanları oluşturuldu mu? Çöpler düzenli toplanıyor mu? Yangın ve taşkın riskine karşı önlem alındı mı? Bu sorular cevaplandırılmadan yalnızca “demir kapı” ve “kontrollü giriş” üzerinden yapılan açıklama, mevsimlik işçilerin barınma sorununu karşılamaz. AKSU’DAKİ 160 KİŞİLİK KONAKLAMA MERKEZİ NE DURUMDA? Giresun Valiliği, 1 Ağustos 2024 tarihinde Aksu Mahallesi’nde METİP kapsamında 20 prefabrik yapıdan oluşan, 160 kişi kapasiteli bir mevsimlik işçi konaklama merkezinin hazırlandığını açıklamıştı. Valiliğin açıklamasında merkezde kadınlar ve erkekler için ayrı tuvalet ve banyolar ile mutfak ve çamaşırhane bulunduğu belirtilmişti. Aradan geçen iki yılın ardından merkezin mevcut durumu bilinmiyor. Tesis 2026 fındık sezonu için hazır mı? Kapasitesi hâlâ 160 kişi mi? Şu anda kaç kişi barınıyor? Su, elektrik ve kanalizasyon sistemi çalışıyor mu? Bakım ve onarımı yapıldı mı? Aksu Şenlik Sahası ile Valiliğin açıkladığı METİP merkezi aynı alan mı, yoksa birbirinden ayrı iki yer mi? Ayrı yerlerse çadırları kaldırılan mevsimlik işçiler neden mevcut merkeze yönlendirilmedi? FINDIK İŞÇİSİ HER YIL GELİYOR: BARINMA NEDEN HÂLÂ SON DAKİKAYA KALIYOR? Mevsimlik tarım işçilerinin Giresun’a gelişi beklenmedik bir olay değil. Fındık hasadı her yıl yapılıyor; ihtiyaç duyulan işçi sayısı, hasat takvimi ve işçilerin hangi bölgelerden geleceği önceden biliniyor. Giresun Valiliği 18 Temmuz 2026 tarihinde sezonun işçi ve patoz ücretlerini belirledi. İşçinin yevmiyesi hesaplanırken nerede kalacağı, temiz suya nasıl ulaşacağı, çocuklarının nasıl korunacağı ve atıkların nasıl yönetileceği de planlanmalıydı. Hasat başlayınca çadırları sökmek yerine, sezon başlamadan altyapısı tamamlanmış yeterli kapasitede konaklama alanı hazırlamak kamunun görevidir. CUMHURBAŞKANLIĞI GENELGESİ AÇIK: SU, ELEKTRİK VE KANALİZASYON 27 Nisan 2024 tarihli ve 32529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2024/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, mevsimlik tarım işçilerinin yoğun olarak çalıştığı yerlerde valiliklerce geçici yerleşim alanları oluşturulmasını öngörüyor. Genelgeye göre bu alanlarda elektrik, su ve kanalizasyon altyapısı ile işçilerin eğitim, sosyal faaliyet ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri ortak kullanım merkezleri bulunmalı. Yerleşim yerleri sel ve su baskını riski taşımayan, sağlık şartlarına uygun, yol ve altyapı hizmetlerinin kolayca ulaştırılabileceği alanlardan seçilmeli. Alanın büyüklüğü de barınacak işçi sayısına göre belirlenmeli. Dolayısıyla kamu görevi yalnızca alana kimin gireceğini kontrol etmek değildir. O alana kabul edilen insanların sağlıklı ve güvenli koşullarda yaşayabilmesini sağlamak da aynı görevin parçasıdır. ILO STANDARDI: HER ALTI KİŞİYE BİR TUVALET, LAVABO VE DUŞ Uluslararası Çalışma Örgütünün işçi konutlarına ilişkin rehberi, işçilere sağlanan barınma alanlarının insan onuruna uygun, sağlıklı ve güvenli olmasını öngörüyor. ILO’nun tavsiye niteliğindeki ölçütlerine göre işçi yerleşimlerinde şu imkânların bulunması gerekiyor: Güvenli ve yeterli miktarda içme suyu,Kanalizasyon ve drenaj sistemi,Yeterli doğal ve yapay aydınlatma,Havalandırma ve iklim koşullarına karşı koruma,Kadın ve erkekler için ayrı tuvalet ve duşlar,Her altı kişi için en az bir tuvalet, bir lavabo ve bir duş veya banyo,Sıcak ve soğuk akan su,Yemek yeme ve çamaşır yıkama alanları,Yangın alarmı, söndürme ekipmanı ve işaretlenmiş kaçış yolları,Düzenli temizlik, haşereyle mücadele ve kayıtlı periyodik denetimler,Kişisel eşyaların güvenle korunabileceği bölümler. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de yeterli barınmanın yalnızca bir çatıdan ibaret olmadığını belirtiyor. Güvenli içme suyu, sanitasyon, enerji, atıkların uzaklaştırılması, fiziksel güvenlik ve sağlık şartları yeterli barınmanın temel unsurları arasında sayılıyor. Birleşmiş Milletlerin zorla tahliyelere ilişkin ilkeleri ise insanların iradeleri dışında yerlerinden çıkarıldığı durumlarda önceden bilgilendirme, hukuki sürece erişim ve güvenli alternatif barınmanın önemine dikkat çekiyor. YEDİ SORUYA CEVAP VERİLMEDEN DOSYA KAPANMAZ Kaldırılan 30’dan fazla çadırda kaç kişi kalıyordu? Bu kişilerin kaçı mevsimlik tarım işçisi olarak kayıtlıydı? Düzensiz göçmen oldukları tespit edilen kişi var mıydı? İnsanlara önceden bildirim yapıldı mı ve eşyaları ne oldu? Çadırları kaldırılanlar hangi güvenli alana yerleştirildi? Aksu’daki 160 kişilik METİP merkezinin güncel kapasitesi ve altyapı durumu nedir? Kontrollü giriş yapılacak alanda temiz su, elektrik, kanalizasyon, tuvalet ve duş hizmetleri eksiksiz biçimde sağlandı mı? ÇADIRI SÖKMEK KOLAY, İNSANI KORUMAK SORUMLULUKTUR Kamu düzeni elbette korunmalıdır. Alanların amacı dışında kullanılmasına, suç işlenmesine veya çevre sağlığının bozulmasına izin verilmemelidir. Ancak kamu düzeni, yoksul ve savunmasız insanları görünmez hâle getirmek anlamına gelemez. Çadırları kaldırılanlar mevsimlik işçi değilse kim oldukları ve haklarında hangi işlemin yapıldığı açıklanmalıdır. Mevsimlik işçilerse neden kayıt altına alınıp güvenli konaklama alanına yerleştirilmedikleri anlatılmalıdır. Düzensiz göçmen oldukları ileri sürülecekse bu konuda yetkili kurumların yaptığı incelemenin sonucu ortaya konulmalıdır. Demir kapı güvenlik tedbiridir; temiz suyun, kanalizasyonun, elektriğin ve insan onuruna uygun barınmanın yerine geçmez. Başarı, çadırları sökmekle değil; hiçbir insanı açıkta bırakmadan güvenli, sağlıklı ve denetlenebilir bir yaşam alanı oluşturmakla ölçülür.

YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIRLAR KURULDU Haber

YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIRLAR KURULDU

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIRLAR KURULDU Giresun Plajlar Bölgesi’nde “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının hemen arkasında çadırların yer alması, sahil hattındaki denetim ve bakım eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Aynı bölgede alkol şişeleri, çamur birikintileri ve insan boyuna yaklaşan otlar dikkat çekti. Giresun’un en yoğun kullanılan sahil alanlarından biri olan Plajlar Bölgesi, bakımsızlık ve denetimsizlik görüntüsüyle tepki çekiyor. Gençlik merkezi yakınındaki alanda yer alan belediye tabelasında “Plajlar Bölgesi’nde çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” uyarısı bulunmasına rağmen, tabelanın hemen arkasında çok sayıda çadırın kurulu olması dikkat çekti. Yasak tabelasının bulunduğu alanda çadırların yer alması, sahil hattında kararların nasıl uygulandığı ve denetimin ne ölçüde yapıldığı sorularını gündeme getirdi. Kamuya açık sahil alanında çadırların hangi izinle kurulduğu, bu kullanımın kimler tarafından yapıldığı ve ne kadar süreyle devam edeceği açıklama bekleyen başlıklar arasında yer aldı. TABELA YASAK DİYOR, ALANDA ÇADIRLAR DURUYOR Plajlar Bölgesi’nde yer alan uyarı tabelası, bölgede çadır kurmanın, alkol almanın ve ateş yakmanın yasak olduğunu açık biçimde bildiriyor. Ancak tabelanın hemen arkasında çadırların bulunması, yasak kararının sahada uygulanmadığını gösteren çarpıcı bir görüntü oluşturuyor. Sahil hattında kamu düzenini sağlamakla görevli kurumların, bu çadırların neden kaldırılmadığını ve alanın nasıl denetlendiğini açıklaması gerekiyor. Çünkü tabelanın bulunduğu noktada yasağa aykırı görüntünün devam etmesi, yalnızca çevre düzeni açısından değil, kamu otoritesinin görünürlüğü açısından da ciddi bir sorun yaratıyor. ALKOL ŞİŞELERİ VE KİRLİLİK SAHİL GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR Bölgede alkol şişelerinin bulunması da ayrı bir güvenlik ve temizlik sorunu oluşturuyor. Cam şişeler, sahili kullanan çocuklar, aileler, yürüyüş yapan vatandaşlar ve denize girmek için bölgeye gelenler açısından doğrudan risk taşıyor. Plajlar Bölgesi gibi kamusal alanlarda temizlik yalnızca görüntü meselesi değildir. Cam atıkların toplanmaması, çamur birikintilerinin giderilmemesi ve çevre kirliliğinin devam etmesi, kent sağlığı ve yaya güvenliği açısından da sorun üretir. Giresun’un sahil hattı çöp, şişe ve bakımsızlık görüntüsüne bırakılamaz. Belediye ve ilgili kurumlar, sahildeki atıkları düzenli biçimde toplamak, cam şişe riskini önlemek ve alanı güvenli hale getirmek zorundadır. OTLAR İNSAN BOYUNA YAKLAŞTI Sahildeki en dikkat çekici sorunlardan biri de uzayan otlar oldu. Yasak tabelasının çevresinde ve yürüyüş güzergâhına yakın bölümlerde otların ciddi biçimde uzadığı görülüyor. Bu görüntü, sahil hattında düzenli bakım yapılmadığını ortaya koyuyor. Ot biçme çalışması belediyeciliğin en temel hizmetlerinden biridir. Bu hizmetin aksaması yalnızca kötü bir görüntü oluşturmaz; haşere riskini artırır, güvenlik zafiyeti yaratır, kamusal alan kullanımını zorlaştırır ve kentin sahil vitrininin değerini düşürür. Giresun’un sahilleri yaz aylarında en çok kullanılan ortak yaşam alanları arasında yer alıyor. Buna rağmen sahil bandının ot, çamur, şişe ve düzensizlik içinde kalması kabul edilemez. ÇADIRLARIN ARKA BÖLÜMÜ ÇAMUR GÖRÜNTÜSÜNE TERK EDİLDİ Çadırların arka bölümünde oluşan çamur birikintileri, sahil alanındaki altyapı ve drenaj sorununu da gündeme taşıdı. Yağmur suyu tahliyesi, zemin düzeni ve temizlik çalışmaları birlikte yürütülmediğinde sahil kısa sürede kullanılabilir alan olmaktan çıkıyor. Çamur birikintileri geçici müdahalelerle kapatılacak bir sorun değildir. Bu alanlarda zemin eğimi, drenaj hattı, yüzey kaplaması ve düzenli bakım birlikte ele alınmalıdır. Sahil hattı, çadırların arkasında çamur biriken, otların yükseldiği ve atıkların toplandığı bir alana dönüştürülemez. SAHİL YÖNETİMİ ŞEFFAF OLMALI Plajlar Bölgesi’nde kurulan çadırların hukuki durumu açıklanmalıdır. Çadırlar geçici bir etkinlik kapsamında kurulduysa bunun süresi, amacı ve sorumlusu kamuoyuna duyurulmalıdır. Alan izinsiz kullanılıyorsa gerekli işlem yapılmalıdır. Sahil halkındır. Kamuya açık kıyı alanları belirsiz kullanımlara, denetimsiz çadırlara, kirli görüntülere ve bakımsız yeşil alanlara bırakılamaz. Giresun Belediyesi ve ilgili kurumlar, Plajlar Bölgesi için açık bir sahil yönetim planı hazırlamalıdır. Bu planda temizlik saatleri, ot biçme takvimi, zemin bakım çalışmaları, atık toplama noktaları, güvenlik denetimleri ve geçici kullanım izinleri net biçimde yer almalıdır. AVRUPA’DA SAHİL YÖNETİMİ PLANLA YÜRÜTÜLÜYOR Avrupa’daki kıyı kentlerinde sahiller yalnızca yazlık kullanım alanı olarak görülmüyor. Sahil temizliği, atık yönetimi, su kalitesi, güvenlik, erişilebilirlik, yeşil alan bakımı ve zemin güvenliği birlikte planlanıyor. Giresun da bu anlayışı kendi ölçeğine uyarlamalıdır. Plajlar Bölgesi’nde deniz suyu durumu, temizlik saatleri, bakım yapılan alanlar, riskli zemin noktaları ve geçici kullanım izinleri halkın görebileceği şekilde duyurulmalıdır. Kopenhag’daki kıyı kullanım bilgilendirmesi, Paris’teki drenaj ve altyapı yaklaşımı, Barcelona’daki düzenli sahil temizliği ve Mavi Bayrak standartlarında yer alan temizlik, güvenlik, atık yönetimi ve erişilebilirlik kriterleri Giresun için uygulanabilir örnekler sunmaktadır. GİRESUN SAHİLİ İÇİN ACİL ADIMLAR ATILMALI Plajlar Bölgesi’ndeki çadırların hangi izinle kurulduğu açıklanmalıdır. Yasak tabelasının bulunduğu alandaki çadırlar denetlenmelidir. Sahildeki alkol şişeleri ve cam atıklar toplanmalıdır. Çadırların arka bölümündeki çamur birikintileri giderilmelidir. Uzayan otlar acilen biçilmelidir. Bölge için düzenli temizlik ve bakım takvimi oluşturulmalıdır. Yürüyüş güzergâhları, zemin güvenliği ve sahil erişimi kontrol edilmelidir. Giresun’un sahili, yasak tabelasının arkasında çadırların kurulduğu, yerde alkol şişelerinin bulunduğu, otların insan boyuna yaklaştığı ve çamur birikintilerinin oluştuğu bir görüntüyle anılamaz. Bu şehir denizle yaşayan bir şehirdir. Denizle yaşayan bir şehir, sahiline sahip çıkmak zorundadır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.