Hava Durumu

#Büyük Taarruz

giresunsonhaber - Büyük Taarruz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyük Taarruz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI Haber

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI 102 yıllık kültür mirasını 100. sayıya taşıyan İzler Dergisi, Büyük Taarruz’un yıl dönümünde “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi” ile Giresunlularla buluştu. Sergi, 26-27 Ağustos tarihlerinde Can Akengin Sanat Galerisi’nde gerçekleştirildi. Giresun’un kültür, sanat ve edebiyat hayatında önemli bir yere sahip olan Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği ile İzler Dergisi, 100. sayı kutlamalarını Cumhuriyet tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz’un yıl dönümüne taşıdı. Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği tarafından düzenlenen “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”, 26 Ağustos 2026’da Can Akengin Sanat Galerisi’nde açıldı, 27 Ağustos’a kadar Giresunluların ziyaretine sunuldu. İki gün süren sergide, araştırmacı-yazar Akın Aktaş’ın yıllara yayılan çalışmaları sonucunda oluşturduğu Atatürk bibliyografyaları, katalogları ve kaynak eserlerden oluşan koleksiyon ziyaretçilerle buluştu. Etkinlik böylece yalnızca bir kitap sergisi olmaktan çıkarak, 1924’te başlayan İzler yayıncılığının, Can Akengin Bilgi Yurdu’nun kültür mirasının ve Atatürk üzerine yaklaşık bir asırlık bibliyografik hafızanın aynı mekânda buluştuğu özel bir kültür etkinliğine dönüştü. 1924’TE BAŞLAYAN İZLER YOLCULUĞU 100. SAYIYA ULAŞTI İzler’in hikâyesi Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanıyor. Dergi, Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık dört ay sonra, 21 Şubat 1924’te, Bilgi Yurdu’nun yayın organı olarak “İzler Mecmuası” adıyla yayın hayatına başladı. Şiirden hikâyeye, eğitimden bilime, spordan gezi yazılarına ve toplumsal yaşama kadar geniş bir içerik alanına sahip olan İzler, dönemin Giresun’daki kültür ve düşünce hayatının önemli yayınlarından biri haline geldi. “Anadolu’muzun İyilik ve Güzellik İzleri” anlayışıyla yayımlanan dergi yalnızca Giresun’u değil, Anadolu’nun farklı şehirlerindeki kültürel ve toplumsal gelişmeleri de sayfalarına taşıdı. Dönemin gençleri, öğretmenleri, şairleri ve aydınlarının katkısıyla yaşatılan derginin yayın sorumluluğunu çeşitli dönemlerde Cemil Hüseyin Gökdeniz, Nuri Ahmet Çimşit ve Can Akengin üstlendi. İzler Mecmuası, 15 Mayıs 1927 tarihli 27. sayısının ardından yayın hayatına ara verdi. 93 YILLIK ARADAN SONRA 28. SAYIDAN DEVAM ETTİ İzler’in tarihindeki en dikkat çekici gelişmelerden biri ise 93 yıl sonra gerçekleşti. Gürsel Ekmekçi ve arkadaşlarının girişimiyle Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği 2019 yılının sonunda yeniden oluşturuldu. Yeni dönemde alınan en önemli kararlardan biri, İzler’in tarihsel yayın zincirinin korunması oldu. Derginin numarası yeniden “1”den başlatılmadı. İzler, Ağustos 2020’de yayımlanan 28. sayısıyla, 1927’de bıraktığı yerden yayın hayatına devam etti. 2020’den 2026’ya kadar aylık yayın düzenini sürdüren İzler, Ağustos 2026’da 100. sayıya ulaştı. Bu nedenle İzler’i “102 yıldır kesintisiz yayımlanan” bir dergi olarak değil; kökleri 1924’e uzanan, 93 yıllık aranın ardından tarihsel numaralandırmasını koruyarak yeniden yayımlanmaya başlayan ve bugün 100. sayıya ulaşan bir Giresun kültür mirası olarak tanımlamak gerekiyor. BİLGİ YURDU YALNIZCA DERGİ YAYIMLAMADI Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği’nin yeniden kuruluşunun ardından yürüttüğü çalışmalar yalnızca İzler’in yayımlanmasıyla sınırlı kalmadı. Dernek bünyesinde Türk halk müziği ve Türk sanat müziği koroları oluşturuldu; konserler, sergiler, edebiyat buluşmaları, tiyatro çalışmaları ve kültürel etkinlikler gerçekleştirildi. Bilgi Yurdu Temsil Heyeti yeniden oluşturularak tiyatro çalışmalarına başlanırken, halk oyunları, fotoğrafçılık ve kent kültürünün yaşatılmasına yönelik farklı alanlarda faaliyetler yürütüldü. “Giresun’un Değerleri: Bizim Uşaklar” gibi çalışmalarla kentin tarihî ve kültürel kişiliklerinin sahneye taşınması hedeflendi. İzler Dergisi ise bu süreçte Giresun’un sanatçılarını, şairlerini, yazarlarını, tarihini, geleneklerini ve kent belleğini sayfalarında kayıt altına almaya devam etti. KADINLAR BANDOSU BİLGİ YURDU’NUN DİKKAT ÇEKEN ÇALIŞMALARINDAN OLDU Can Akengin Bilgi Yurdu’nun son dönemde dikkat çeken çalışmalarından biri de Kadınlar Bandosu oldu. 2025 yılında gönüllü kadınların katılımıyla oluşturulan ekip, kısa sürede düzenli çalışma disiplini kazanarak millî bayramlarda ve çeşitli kültürel etkinliklerde Giresunluların karşısına çıktı. Cumhuriyet Bayramı, yeni yıl programları ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı gibi etkinliklerde yer alan Kadınlar Bandosu, yalnızca müzik performansıyla değil, kadınların kültürel ve kamusal hayattaki görünürlüğünü artıran yapısıyla da Bilgi Yurdu’nun çalışmalarında ayrı bir yer edindi. Böylece Can Akengin Bilgi Yurdu, 1924’te dergi ve kültür çevresi olarak başlayan tarihsel mirasını bugün yayıncılık, müzik, tiyatro, sergi ve kent belleği çalışmalarıyla sürdürmeye devam ediyor. 100. SAYI KUTLAMASI BÜYÜK TAARRUZ’UN BAŞLADIĞI GÜNDE İzler’in 100. sayı etkinliklerinin ilk büyük buluşmasının 26 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de tesadüf değildi. Türk ordusunun işgal kuvvetlerine karşı başlattığı Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı başladı. Harekâtın belirleyici aşaması 30 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanıldı. Bu nedenle İzler’in 100. sayı etkinlikleri kapsamında Atatürk üzerine hazırlanmış bibliyografya ve katalogların 26 Ağustos’ta sergilenmesi, Cumhuriyet’in askerî kuruluş mücadelesiyle kültürel hafıza arasında doğrudan bir bağ kurdu. ATATÜRK’ÜN FİKİR VE YAYIN DÜNYASI AYNI SALONDA Sergide Mustafa Kemal Atatürk’ün yaşamı, fikirleri, askerî ve siyasi mücadelesi üzerine hazırlanmış bibliyografyalar, kataloglar, kitaplar ve tarihî kaynaklar yer aldı. Etkinliğe ilişkin açıklamalarda, koleksiyonda Türkiye’de ve dünyanın farklı ülkelerinde hazırlanmış Atatürk bibliyografyaları ile katalogların bulunduğu belirtildi. Böylece ziyaretçiler yalnızca Atatürk hakkında yazılan kitapları değil, Atatürk üzerine yapılan araştırmaların ve yayıncılığın yaklaşık bir asırlık gelişimini de inceleme fırsatı buldu. Serginin açılışına YENİ Parti Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten, ADD önceki dönem Giresun Başkanı Hilmi Taşkın, dernek üyeleri ve davetliler katıldı. Etkinliğin açılışına ilişkin açıklamalarda serginin Türkiye’de ilk kez Giresun’da gerçekleştirildiği ifade edildi. AKIN AKTAŞ’IN YILLARA YAYILAN ATATÜRK ARŞİVİ GİRESUNLULARLA BULUŞTU Sergide ziyaretçilerle buluşan koleksiyonun arkasında ise araştırmacı-yazar Akın Aktaş’ın uzun yıllara yayılan akademik, bibliyografik ve arşiv çalışmaları bulunuyor. Aktaş’ın çalışmaları sıradan bir kitap koleksiyonculuğunun ötesinde; Atatürk, Millî Mücadele, Cumhuriyet tarihi, bibliyografya ve arşiv belgeleri üzerine sistematik araştırmalardan oluşuyor. Bu birikimin en önemli ürünlerinden biri, Aktaş’ın 2023 yılında yayımlanan “Atatürk’ün 100 Yıllık Bibliyografyası – Kırmızı Kitap” adlı çalışması. 386 sayfalık eser, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına armağan edildi; kaynakça, dizin, bibliyografya ve eklerden oluşan kapsamlı bir başvuru çalışması olarak yayımlandı. YILLAR ÖNCE BAŞLAYAN BİBLİYOGRAFYA ÇALIŞMASI Akın Aktaş’ın bibliyografya alanındaki akademik çalışmaları, Nene Hatun üzerine yaptığı lisansüstü araştırmayla başladı. Daha sonra Cumhuriyet dönemi ve Atatürk araştırmalarına ağırlık veren Aktaş; Erzurum Kongresi bibliyografyası, Atatürk’ün akademik tezlerdeki yeri ve Millî Mücadele kaynakları üzerinde çalışmalar yürüttü. Bu süreç zamanla daha kapsamlı bir Atatürk bibliyografyası projesine dönüştü. TÜRKİYE, KKTC VE AZERBAYCAN TARANDI Aktaş, “Kırmızı Kitap”ı hazırlarken Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’da Atatürk hakkında Türkçe yayımlanan kitapları bir araya getirmeyi hedefledi. Araştırma kapsamında Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı, Millî Kütüphane, Türk Tarih Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi, Azerbaycan Atatürk Merkezi, resmî ve özel kütüphaneler, sahaflar, bibliyografyalar, kataloglar ve akademik veri tabanlarından yararlanıldı. Bu nedenle Can Akengin Sanat Galerisi’nde sergilenen eserlerin arkasında yıllar süren tarama, araştırma, kaynak toplama ve tasnif faaliyeti bulunuyor. 100’DEN FAZLA BİBLİYOGRAFYA VE KATALOG İNCELENDİ “Kırmızı Kitap”ta 100’den fazla Atatürk bibliyografyası ve kataloğunun içerik bilgileri ele alındı. Aktaş, çalışmasında Atatürk üzerine yazılmış bütün eserleri eksiksiz biçimde topladığı iddiasında bulunmuyor. Aksine, bu alanın son derece geniş olduğunu belirterek temel amacını Atatürk hakkında yazılan eserlerin kayıt altına alınmasına katkıda bulunmak ve geçmişten geleceğe bir köprü kurmak şeklinde ortaya koyuyor. 1941’DEN GÜNÜMÜZE BİBLİYOGRAFİK HAFIZA Aktaş’ın oluşturduğu kronoloji, Türkiye’de Atatürk bibliyografyalarının gelişimini de ortaya koyuyor. 1941’de yayımlanan ilk dönem çalışmalarından başlayarak Atatürk ve Devrimleri Bibliyografyası, Atatürk Bibliyografyalarının Bibliyografyası, Atatürk Belgeliği Bibliyografyası, Kemal Atatürk A Centennial Bibliography (1881-1981) ve Atatürk hakkında yurt dışında yayımlanan eserleri kapsayan çalışmalar kronolojik olarak kayıt altına alınmış durumda. Kataloglar bölümünde de Atatürk’ün Özel Kütüphanesinin Kataloğu, Harp Akademileri Kütüphanesi Atatürk Kitapları Kataloğu, İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi ve farklı bölgelerdeki halk kütüphanelerinin Atatürk kitapları toplu katalogları bulunuyor. BULANCAKLI ÖĞRENCİLER DE ARAŞTIRMAYA KATILDI Çalışmanın Giresun açısından önemli ayrıntılarından biri de Bulancak Kadir Karabaş Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu öğrencilerinin veri toplama sürecine katkısı oldu. Aktaş’ın eserinde aktardığına göre Turizm İşletmeciliği, Uluslararası Ticaret ve Finansman ile Lojistik bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerden, yaşadıkları şehirlerdeki kütüphanelerde bulunan Atatürk hakkında yazılmış eserleri araştırmaları istendi. Öğrencilerin gerçekleştirdiği bu çalışma, bibliyografyanın eksiklerinin giderilmesine katkı sağladığı gibi gençlerin kütüphaneleri ve bibliyografik araştırma yöntemlerini tanımalarına da imkân sağladı. AKTAŞ’IN ÇALIŞMALARI ATATÜRK BİBLİYOGRAFYASIYLA SINIRLI DEĞİL Akın Aktaş’ın araştırma alanları geniş bir yakın tarih çerçevesine yayılıyor. “Akademi Dünyasında Atatürk – Lisansüstü Tezler”, “Erzurum Kongresi Bibliyografyası 1919-2020”, “Selanikli Ali Rıza Efendi 1841-1886 – Atatürk’ün Babası”, Nene Hatun üzerine araştırmalar, Hasan Tahsin Uzer ve Üçüncü Umumi Müfettişlik çalışmaları, Doğu Gazetesi incelemeleri ve arşiv belgeleri üzerinden çocuk haklarını ele aldığı akademik çalışmalar bu araştırma alanının parçaları arasında bulunuyor. Dolayısıyla Giresun’daki sergide görülen koleksiyon, yıllara yayılan tarihçilik, bibliyografya ve arşiv araştırmasının somut bir sonucu niteliğini taşıyor. İKİ AYRI TARİHSEL HAFIZA AYNI SERGİDE BULUŞTU “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”ni özel kılan da bu noktada ortaya çıkıyor. Bir tarafta 1924’te başlayan Can Akengin Bilgi Yurdu ve İzler geleneği, diğer tarafta Akın Aktaş’ın Atatürk üzerine yaklaşık bir asırlık yayın hafızasını ortaya koyan araştırması bulunuyor. İzler’in 100. sayısı vesilesiyle bu iki kültürel birikim Büyük Taarruz’un başladığı tarihte aynı salonda buluştu. Bu nedenle etkinlik yalnızca iki gün süren bir kitap sergisi olarak değil, Giresun’un tarih, yayıncılık, Cumhuriyet ve kent belleğine eklenen yeni bir kültür kaydı olarak değerlendirilebilir. SIRADA 19 EYLÜL VAR İzler’in 100. sayı kutlamaları sergiyle sona ermiyor. Programın bir başka ayağı 19 Eylül 2026’da, Mustafa Kemal Atatürk’ün Giresun’a gelişinin ve Bilgi Yurdu ile buluşmasının yıl dönümünde gerçekleştirilecek. Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu’nun da yer alacağı etkinlikle, 19 Eylül 1924’te Mustafa Kemal Paşa’nın Giresun ziyareti yeniden kent hafızasına taşınacak. Böylece İzler’in 100. sayı kutlamaları, 1924’teki Bilgi Yurdu-Atatürk buluşmasını 102 yıl sonra yeniden hatırlatan bir programla devam edecek. CAN AKENGİN BİLGİ YURDU’NA, İZLER’E VE AKIN AKTAŞ’A TEŞEKKÜR 26-27 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirilen serginin ardından geriye yalnızca iki günlük bir etkinliğin fotoğrafları değil, önemli bir kültürel kayıt kaldı. Yıllara yayılan Atatürk bibliyografyası ve koleksiyonunu Giresunlularla buluşturan Akın Aktaş’a; sergiyi İzler’in 100. sayı programı içerisine taşıyarak düzenleyen Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği’ne; İzler’i 1924’ten bugüne uzanan tarihsel yayın zincirinde 100. sayıya ulaştıran yayın emekçilerine; serginin hazırlanması, düzenlenmesi ve ziyaretçilerle buluşturulmasında görev alan herkese teşekkür etmek gerekiyor. Aktaş da kendi eserinde çalışmasına destek veren akademisyenleri, Millî Kütüphane çalışanlarını, Bulancak Kadir Karabaş Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu yönetimini ve öğrencilerini ayrıca anıyor. Can Akengin Bilgi Yurdu ve İzler’in 102 yıllık kültür mirası, yalnızca geçmişe ait bir hatıra olarak korunmuyor; dergi, sergi, müzik, tiyatro ve farklı kültür-sanat çalışmalarıyla yeniden üretilerek yeni kuşaklara aktarılıyor. Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi sona erdi; İzler’in 100. sayı yolculuğu, Can Akengin Bilgi Yurdu’nun kültür çalışmaları ve Akın Aktaş’ın bilimsel araştırmaları ise yeni izler bırakmaya devam ediyor.

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI Haber

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI

İZLER’DEN 100. SAYIYA YAKIŞAN ZAFER HAFTASI BULUŞMASI 102 yıllık kültür mirasını 100. sayıya taşıyan İzler Dergisi, Büyük Taarruz’un yıl dönümünde “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi” açıyor. Giresunlular, 26 Ağustos Çarşamba günü saat 14.00’te Can Akengin Sanat Galerisi’nde gerçekleştirilecek açılışa davet edildi. Giresun’un köklü kültür, sanat ve edebiyat yayınlarından İzler Dergisi, 100. sayısını yalnızca yeni bir yayınla değil, Cumhuriyet’in tarihsel ve kültürel belleğini yaşatacak etkinliklerle kutluyor. Kutlama programının ilk etkinliği olan “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”, 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te açılacak. Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği tarafından düzenlenen sergi, Bekir Paşa Caddesi’ndeki Can Akengin Sanat Galerisi’nde 26 ve 27 Ağustos tarihlerinde ziyaret edilebilecek. İzler Dergisi ve Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği, Giresunlulara “Biz geldik, sizi de bekleriz” sözleriyle çağrıda bulunarak bütün kent halkını serginin açılışına davet etti. BÜYÜK TAARRUZ’UN BAŞLADIĞI GÜN AÇILACAK Serginin açılış tarihi, taşıdığı tarihsel anlam nedeniyle özel bir önem taşıyor. Türk ordusunun işgal kuvvetlerine karşı başlattığı Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı başladı. Beş gün süren harekâtın belirleyici aşaması, 30 Ağustos’ta Başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın yönettiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile kazanıldı. Büyük Zafer, yalnızca askerî bir başarının değil; Anadolu’nun bağımsızlık iradesinin, işgale karşı direnişinin ve Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan kuruluş sürecinin en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Bu nedenle Büyük Taarruz’un başladığı 26 Ağustos’ta açılacak Atatürk kitapları sergisi, yalnızca bir koleksiyonun ziyaretçilerle buluşturulması anlamına gelmiyor. Sergi aynı zamanda Büyük Taarruz’u, 30 Ağustos Zaferi’ni ve Cumhuriyet’in kuruluş iradesini yayınlar üzerinden yeniden hatırlama çağrısı niteliği taşıyor. Sergide, Mustafa Kemal Atatürk hakkında hazırlanan bibliyografyalar ve kataloglar ziyaretçilerin incelemesine sunulacak. 1924’TE BAŞLAYAN YOLCULUK 100. SAYIYA ULAŞTI İzler’in yayın yolculuğu, Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık dört ay sonra, 21 Şubat 1924’te başladı. Bilgi Yurdu’nun yayın organı olarak “İzler Mecmuası” adıyla çıkarılan dergi; şiir, hikâye, hatıra, gezi, eğitim, spor, bilim ve toplumsal yaşam gibi geniş bir içerik alanına sahipti. “Anadolu’muzun İyilik ve Güzellik İzleri” anlayışıyla yayımlanan İzler, yalnızca Giresun’u değil, Anadolu’nun farklı şehirlerini ve kültürel birikimini de sayfalarına taşıdı. Dönemin gençleri, öğretmenleri, şairleri ve aydınları tarafından yaşatılan derginin yayın sorumluluğunu çeşitli dönemlerde Cemil Hüseyin Gökdeniz, Nuri Ahmet Çimşit ve Can Akengin üstlendi. İzler Mecmuası, 15 Mayıs 1927 tarihli 27. sayısının ardından yayın hayatına ara verdi. 93 YIL SONRA 28. SAYIDAN DEVAM ETTİ Gürsel Ekmekçi ve arkadaşlarının girişimiyle Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği, 2019 yılının sonunda yeniden kuruldu. Yeni oluşumun en önemli hedeflerinden biri, İzler’i tarihsel kimliğini ve yayın zincirini koruyarak yeniden okurla buluşturmaktı. Derginin sayı numarası yeniden “1”den başlatılmadı. İzler, Ağustos 2020’de yayımlanan 28. sayısıyla 1927’de yarım kalan yolculuğuna kaldığı yerden devam etti. Ağustos 2020’den Ağustos 2026’ya kadar aylık yayın düzenini sürdüren dergi, 100. sayısına ulaştı. Böylece İzler, 102 yıllık tarihsel geçmişi ve 100 sayılık yayın zinciri bulunan önemli bir Giresun kültür mirası olarak yoluna devam etti. İzler’i “102 yıldır aralıksız yayımlanan bir dergi” olarak değil; kökleri 1924’e uzanan, 93 yıllık aranın ardından yeniden yayımlanmaya başlayan ve bugün 100. sayıya ulaşan bir kültür emaneti olarak tanımlamak gerekiyor. BİLGİ YURDU YALNIZCA DERGİYLE SINIRLI KALMADI Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği, yeniden kuruluşunun ardından çalışmalarını farklı kültür ve sanat alanlarına taşıdı. İzler’in düzenli olarak yayımlanmasının yanı sıra Türk halk müziği ve Türk sanat müziği koroları oluşturuldu; konserler, sergiler, edebiyat buluşmaları ve kültürel etkinlikler düzenlendi. Bilgi Yurdu Temsil Heyeti yeniden oluşturularak tiyatro çalışmalarına başlandı. Halk oyunları, fotoğrafçılık ve kentin kültürel değerlerinin yaşatılmasına yönelik farklı projeler hayata geçirildi. Derneğin Türk halk müziği korosu çeşitli tarihlerde Giresunlularla buluşurken, “Giresun’un Değerleri: Bizim Uşaklar” adlı tiyatro çalışmasıyla kentin tarihî ve kültürel kişiliklerinin sahneye taşınması amaçlandı. İzler Dergisi ise Giresun’un sanatçılarını, şairlerini, yazarlarını, tarihini, geleneklerini ve kent belleğini dosyalar halinde kayıt altına almayı sürdürdü. Bu çalışmaların en dikkat çekici halkalarından biri de Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu oldu. GİRESUN’UN İLK VE TEK KADIN BANDOSU Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği, özellikle millî bayramlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve kentin önemli tarihleri için gösteriler yapmak amacıyla 2025 yılında kadınlardan oluşan bir bando kurulması yönünde çağrı yaptı. Gönüllü kadınların katılımıyla oluşturulan ekip, kısa sürede düzenli çalışma disiplini kazandı ve Giresun’daki resmî bayramların, yürüyüşlerin ve kültürel etkinliklerin dikkat çeken topluluklarından biri haline geldi. Kadınlar Bandosu; Cumhuriyet Bayramı, yeni yıl etkinlikleri ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı korteji gibi farklı programlarda sahne aldı. Ekip, müziğin yanı sıra kadınların kamusal ve kültürel yaşamdaki görünürlüğünü güçlendiren bir toplumsal dayanışma örneği ortaya koydu. Türkiye’de Samsun’daki Cumhuriyet Kadınları Bandosu, Bursa’daki Barış Kadın Bando Takımı ve Yenişehir Belediyesi Kadın Bandosu gibi başka kadın bando toplulukları da bulunuyor. Ancak Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu; bir kültür derneği çatısı altında gönüllü kadınların katılımıyla kurulması, kısa sürede düzenli çalışma disiplini kazanması ve millî bayramlardan toplumsal farkındalık etkinliklerine kadar geniş bir alanda sahne almasıyla benzerlerinden ayrılıyor. Giresun’un ilk ve tek kadın bandosu olan ekip, kuruluş biçimi, üstlendiği kültürel misyon ve gerçekleştirdiği etkinliklerle Türkiye’deki kadın bando toplulukları arasında öne çıkıyor. 23 NİSAN’DA SİYAH KIYAFETLERLE MESAJ VERDİLER Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu, 23 Nisan 2026 tarihinde Gazi Caddesi’nden Atapark’a kadar gerçekleştirilen kortejde tamamen siyah kıyafetlerle yer aldı. Bu tercih, çocuklara yönelik şiddet ve yaşanan üzücü olaylara karşı yas ve duyarlılık mesajı olarak kamuoyuna yansıdı. Kadınlar Bandosu böylece müziğin yalnızca bir eğlence ve gösteri aracı olmadığını; toplumsal hafızanın, dayanışmanın ve vicdanın sesi olarak da kullanılabileceğini ortaya koydu. Ekip, performansı kadar taşıdığı toplumsal mesajla da Giresunluların dikkatini çekti. 19 EYLÜL’DE ATATÜRK İÇİN YÜRÜYECEKLER İzler Dergisi’nin 100. sayı kutlamalarının ikinci etkinliği, 19 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilecek. Can Akengin Bilgi Yurdu Kadınlar Bandosu, Mustafa Kemal Atatürk’ün Giresun’a gelişinin ve Bilgi Yurdu ile buluşmasının yıl dönümü dolayısıyla kentte bir yürüyüş düzenleyecek. Mustafa Kemal Paşa, eşi Latife Hanım ve beraberindeki heyetle birlikte 19 Eylül 1924’te Hamidiye Kruvazörü ile Giresun’a geldi. Kent halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılanan Mustafa Kemal Paşa’nın Giresun’daki güzergâhında Bilgi Yurdu da bulunuyordu. Tarihî kayıtlara göre Bilgi Yurdu mensubu gençler, Mustafa Kemal Paşa’ya duydukları sevgi ve bağlılığı bu ziyaret sırasında doğrudan ifade etti. Aradan 102 yıl geçtikten sonra aynı tarih; İzler Dergisi, Can Akengin Bilgi Yurdu ve Kadınlar Bandosu aracılığıyla yeniden Giresun’un kültürel hafızasına taşınacak. 100. SAYI BİR SON DEĞİL, YENİ BİR BAŞLANGIÇ İzler Dergisi’nin 100. sayıya ulaşması, yalnızca rakamsal bir yayın başarısı değil; Giresun’un geçmişiyle bugününü birbirine bağlayan uzun soluklu bir kültür çalışması olarak önem taşıyor. 1924 yılında Bilgi Yurdu çevresinde bir araya gelen gençlerin, öğretmenlerin, şairlerin ve aydınların başlattığı yolculuk; bugün dergi, sergi, tiyatro, müzik, halk oyunları ve Kadınlar Bandosu gibi farklı çalışmalarla sürdürülüyor. İzler’in 100. sayı etkinlikleri de geçmişi yalnızca anmakla kalmayıp, tarihsel ve kültürel birikimi yeni kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Dernek yönetiminin “Devamını bekleyiniz” açıklaması ise 100. sayı kutlamalarının yeni etkinliklerle süreceğini gösteriyor. GİRESUNLULAR SERGİYE DAVETLİ İzler Dergisi’nin 100. sayı kutlamalarının ilk buluşması olan “Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Sergisi”, 26 Ağustos Çarşamba günü saat 14.00’te Can Akengin Sanat Galerisi’nde açılacak. Sergi, 26 ve 27 Ağustos tarihlerinde ziyaret edilebilecek. Etkinlik bilgileri: Sergi: Atatürk Bibliyografyaları ve Katalogları Açılış: 26 Ağustos 2026 Çarşamba Saat: 14.00 Sergi tarihleri: 26–27 Ağustos 2026 Adres: Can Akengin Sanat Galerisi, Bekir Paşa Caddesi, Giresun Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği ile İzler Dergisi, bütün Giresunlulara sesleniyor: “BİZ GELDİK… SİZİ DE BEKLERİZ.”

​​​​​​​AFYON’DAKİ GİRESUN ŞEHİTLERİ İÇİN ANMA HAZIRLIĞI BAŞLADI Haber

​​​​​​​AFYON’DAKİ GİRESUN ŞEHİTLERİ İÇİN ANMA HAZIRLIĞI BAŞLADI

AFYON’DAKİ GİRESUN ŞEHİTLERİ İÇİN ANMA HAZIRLIĞI BAŞLADI Giresun Sivil Toplum Kuruluşları Federasyonu, 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesindeki Giresunlular Şehitliği’nde düzenlenecek anma programı öncesinde bölgedeki kamu kurumlarıyla hazırlık görüşmeleri gerçekleştirdi. Program, Büyük Taarruz’da şehit düşen Giresunlu gönüllülerin mezarları başında yapılacak. Giresun Sivil Toplum Kuruluşları Federasyonu Genel Başkanı Muhterem Memiş başkanlığındaki heyet, Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine bağlı Doğanlar köyünde bulunan Giresunlular Şehitliği’ni ziyaret ederek tören alanında incelemelerde bulundu. Heyete, Doğanlar Köyü Giresun Şehitliği Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Selahattin Özkara da eşlik etti. Hazırlık çalışmaları kapsamında Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, İscehisar Kaymakamı Enis Akdağoğlu, İscehisar Belediye Başkanı Seyhan Kılınçarslan, İscehisar Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Teslime Kaya ile Afyonkarahisar Doğa Koruma ve Millî Parklar Müdürü Okan Yılmaz ziyaret edildi. Görüşmelerde 29 Ağustos’ta gerçekleştirilecek anma programının tören düzeni, ulaşım, çevre temizliği, alan hazırlığı, kurumlar arası görev paylaşımı ve katılımcıların karşılanmasına ilişkin çalışmalar ele alındı. Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş, 20 Şubat 2026 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararıyla göreve atanmış ve 27 Şubat 2026’da görevine başlamıştı. (Afyonkarahisar Valiliği) Federasyon Genel Başkanı Muhterem Memiş, programa katkı sunan kurumlara teşekkür ederek Giresunluları, Büyük Taarruz’da şehit düşen hemşehrilerini anmak üzere Afyonkarahisar’da buluşmaya davet etti. DEDE SİVRİ’Yİ VATAN YAPAN GİRESUNLULAR Giresunlular Şehitliği, Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine bağlı Doğanlar köyü sınırlarındaki Dedesivrisi mevkisinde bulunuyor. Büyük Taarruz sırasında Yunan birlikleri, Karaağaç ve Doğanlar köyleri çevresindeki Kabaçkıran ve Dedesivrisi tepelerinde savunma mevzileri oluşturmuştu. Giresun ve çevresinden gönüllülerin oluşturduğu birlikler, 26 Ağustos 1922’de başlayan taarruz sırasında bölgedeki çatışmalara katıldı. (İscehisar Kaymakamlığı) Kaynaklarda, Topal Osman Ağa’nın komutasındaki Giresun gönüllülerinden oluşan 47’nci Alayın Dedesivrisi’ndeki çatışmalarda 35 saate yakın kesintisiz mücadele ettiği ve tepenin alınması sırasında 14 Giresunlu askerin şehit düştüğü belirtiliyor. (Turkey Outdoor) Şehitlikte bulunan mezarlar, Giresun’dan yüzlerce kilometre uzakta vatan savunmasına katılan gönüllülerin Büyük Taarruz’daki fedakârlığının en önemli tarihî tanıkları arasında yer alıyor. ŞEHİTLİĞİN KURULMASI 1964’TEKİ BİR ZİYARETLE BAŞLADI Bugünkü şehitliğin ortaya çıkış süreci, 47’nci Alay gazilerinden Hacı Ahmet Halis Asal’ın 1964 yılında, yaklaşık 40 yıl sonra savaş arkadaşlarının mezarlarını ziyaret etmek üzere Doğanlar köyüne gelmesiyle başladı. Asal, şehitlerin mezarlarının bakımsız ve belirgin olmayan durumda bulunduğunu görünce, yine 47’nci Alay gönüllülerinden Eynesilli Tevfik Gül ile birlikte resmî makamlar nezdinde girişimlerde bulundu. Dönemin Giresun Belediye Başkanı olan emekli General Doktor Ali Rıza Erkan da çalışmalara destek verdi. (İscehisar Kaymakamlığı) Ahmet Halis Asal’ın girişimleri; Ali Rıza Erkan, dönemin Afyon Valisi Ahmet Balkan, Batı Menzil Komutanlığı ve Doğanlar köylülerinin katkılarıyla sonuç verdi. Şehitlik 1967 yılında taş duvarlarla çevrilerek düzenlendi. (İscehisar Kaymakamlığı) Şehitliğin yapılmasına öncülük eden Ahmet Halis Asal, kendisi için de burada bir mezar yeri hazırlattı. Vefatının ardından vasiyeti üzerine askerî törenle şehitliğe defnedilerek mücadele arkadaşlarının yanına uğurlandı. (İscehisar Kaymakamlığı) ANIT VE TÖREN ALANI 1990’DA GÜNDEME GELDİ Şehitliğin yalnızca mezarlardan oluşan bir alan olmaktan çıkarılarak anıt ve tören alanına dönüştürülmesi için İscehisar Çevre Güzelleştirme Derneği ile Doğanlar Köyü Muhtarlığı birlikte girişimde bulundu. Hazırlanan anıt ve tören alanı projesi, ilgili Müze Müdürlüğünün 30 Mart 1990 tarihli ve 689 sayılı kararıyla onaylandı. (İscehisar Kaymakamlığı) Daha sonraki yıllarda şehit mezarları mermerle kaplandı; mezarların yanına bir oda ve iki lavabodan oluşan küçük bir hizmet binası yapıldı. İscehisar Kaymakamlığının yayımladığı tarihçeye göre bu düzenlemelerin finansmanı dönemin Devlet Planlama Teşkilatı tarafından karşılandı. (İscehisar Kaymakamlığı) 2017 yılında ise şehitlik alanına yapılan mescit ile Giresunlular Şehitliği Kültür Evi hizmete açıldı. (Giresun Valiliği) ANMA TÖRENLERİ 2000’Lİ YILLARDA GENİŞLEDİ Şehitliğe yönelik toplumsal ilgi, özellikle 2000’li yılların başından itibaren arttı. İstanbul’daki Giresun dernekleri ve Giresun Federasyonu, Zafer Haftası’nda düzenlenen anma programlarının ana organizatörlerinden biri oldu. (İscehisar Kaymakamlığı) Törenler sonraki yıllarda İscehisar Kaymakamlığı, İscehisar Belediyesi, Giresun Federasyonu ve bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle gerçekleştirildi. (Haberler) Anmalara dönemlere göre Giresun ve Afyonkarahisar valiliklerinin temsilcileri, kaymakamlık ve belediye yöneticileri, milletvekilleri, Giresun Federasyonu yöneticileri, ilçe ve köy dernekleri, gaziler, öğrenciler ve Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşayan Giresunlular katıldı. 2023 yılındaki programa İstanbul’daki Giresun dernek ve federasyonlarının başkanlarıyla üyeleri katılırken, 2024 töreninde İscehisar Kaymakamı, belediye başkanı, Giresun Federasyonu temsilcileri ve vatandaşlar yer aldı. (siviltoplum.gov.tr) Geçmiş yıllarda katılımın binlerce kişiye ulaştığı, pandemi döneminde ise törenlerin sınırlı katılımla yapılarak internet ve televizyon üzerinden yayımlandığı kaymakamlık kayıtlarına yansıdı. (İscehisar Kaymakamlığı) ŞEHİTLİĞİN BAKIMINI KİM YAPIYOR? Şehitlikteki bakım çalışmaları tek bir kurum tarafından yürütülen sabit bir sistemden çok, farklı kamu kurumları, yerel yönetimler, köylüler ve gönüllü kuruluşların katkılarıyla sürdürülüyor. Doğanlar Köyü Giresun Şehitliği Koruma ve Yaşatma Derneği, şehitliğin korunması, ihtiyaçların ilgili kurumlara iletilmesi, tören hazırlıkları ve gelen ziyaretçilerin karşılanmasında yerel düzeyde aktif görev üstleniyor. Dernek Başkanlığı görevini Selahattin Özkara yürütüyor. (Afyon Türkeli Gazetesi) İscehisar Kaymakamlığı ve İscehisar Belediyesi de çevre düzenlemesi, ulaşım, temizlik, tören alanının hazırlanması ve kurumsal koordinasyon çalışmalarına katkı sağlıyor. Afyonkarahisar Doğa Koruma ve Millî Parklar Müdürlüğü ise alanın korunması, çevre düzeni ve ihtiyaç duyulan bakım çalışmalarında yer alıyor. Nitekim 2024 yılında İscehisar Hacı Süleyman Selek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, öğretmenleriyle birlikte şehitlikte bakım, onarım ve temizlik yaptı. Çalışmaya Doğa Koruma ve Millî Parklar 5’inci Bölge Müdürlüğü ile İscehisar Belediyesi destek verdi. (Yeşilgiresun Gazetesi) Doğanlar köylüleri de şehitliğin ilk kuruluşundan itibaren alanın korunmasına, gelen ziyaretçilerin karşılanmasına ve törenlerin yapılmasına destek veren başlıca unsurlar arasında bulunuyor. DÜZENLİ VE ÖZEL BİR ÖDENEĞİ VAR MI? Şehitliğe her yıl doğrudan ve yalnızca bu alan için tahsis edildiği açıklanmış, tutarı belli ayrı bir merkezî bütçe ödeneğine ilişkin güncel ve kamuya açık bir kayıt bulunmuyor. Bununla birlikte şehitlik geçmişte doğrudan kamu kaynaklarından destek aldı. Mezarlıkların mermerle kaplanması ve küçük hizmet binasının yapılması için Devlet Planlama Teşkilatı tarafından finansman sağlandı. Daha sonraki mescit, kültür evi, çevre düzenlemesi, temizlik ve bakım çalışmaları ise kaymakamlık, belediye, Doğa Koruma ve Millî Parklar birimleri, dernekler ve gönüllülerin katkılarıyla yürütüldü. (İscehisar Kaymakamlığı) Bu nedenle şehitliğin masraflarının tek bir kurumun sabit bütçesinden karşılandığını söylemek mümkün değil. Mevcut bilgiler, ihtiyaçların proje ve çalışma bazında kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak katkısıyla karşılandığını gösteriyor. Şehitliğin kalıcı biçimde korunması için bakım, güvenlik, temizlik, peyzaj, yapı onarımı ve yıllık anma programlarına ilişkin sorumlulukların açık biçimde belirlenmesi; düzenli bir bütçe kalemi oluşturulması ve yapılan harcamaların kamuoyuyla paylaşılması önem taşıyor. 29 AĞUSTOS’TA GİRESUN’DAN AFYON’A VEFA YOLCULUĞU 29 Ağustos 2026 Cumartesi günü yapılacak törenle, Büyük Taarruz’un 104’üncü yılında Dedesivrisi’ni vatan yapan Giresunlu gönüllüler bir kez daha mezarları başında anılacak. Programın, Giresun ile Afyonkarahisar arasında bir asrı aşan tarihî bağın yeni kuşaklara aktarılması, şehitliğin korunması ve Giresunlu gönüllülerin Millî Mücadele’deki yerinin yaşatılması açısından geniş katılımla gerçekleştirilmesi planlanıyor.

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI Haber

GEZMİŞ, GİRESUN’UN TARİHÎ TALEBİNİ TBMM’YE TAŞIDI

GİRESUN’UN İSTİKLAL MADALYASI TALEBİ TBMM KÜRSÜSÜNE TAŞINDI CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, kente İstiklal Madalyası verilmesi için Meclis’e çağrı yaptı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı gündem dışı konuşmada Giresun’un Millî Mücadele’deki yerini anlattı. Gezmiş, dedesine ait İstiklal Madalyası ile çıktığı kürsüde, “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” dedi. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 9 Haziran 2026 Salı günü TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un İstiklal Madalyası talebini gündeme taşıdı. Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında açılan 99’uncu birleşimde gündem dışı söz alan Gezmiş, Kurtuluş Savaşı’nda Giresun’un verdiği mücadeleyi, gönüllü alayları, cephelerde şehit düşen Giresun uşaklarını ve kentin uzun yıllardır bekleyen tarihî talebini Meclis kürsüsünden anlattı. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, TBMM Genel Kurulu’nda Giresun’un Kurtuluş Savaşı’ndaki gönüllü alaylarını, şehitlerini ve tarihî fedakârlığını anlatarak kente İstiklal Madalyası verilmesini istedi. Gezmiş, konuşmasına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kurucu iradesine ve millî egemenlik vurgusuna dikkat çekerek başladı. Giresun’un Kurtuluş Savaşı’nda yalnızca asker gönderen bir şehir olmadığını, gönüllü alaylarıyla cephe hattında doğrudan yer aldığını belirten Gezmiş, kentin bu mücadelesinin resmî olarak İstiklal Madalyası ile tescillenmesi gerektiğini söyledi. GİRESUN’UN MİLLÎ MÜCADELEDEKİ YERİ MECLİS’TE ANLATILDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı yıllarında nüfusuna oranla verdiği şehit sayısı, cephedeki gönüllü birlikleri ve halkın sağladığı destekle Millî Mücadele tarihinde özel bir yere sahip olduğunu vurguladı. Giresun uşaklarının Mangal Dağı’nda, Afyon’da, Dumlupınar’da ve Sakarya’da destan yazdığını belirten Gezmiş, İğneli Pembe Hatunlar başta olmak üzere cephe gerisinde ve cephede mücadele eden kahramanları da andı. Mondros Mütarekesi’nin ardından işgallere karşı Giresun’da hızlı bir örgütlenme başladığını hatırlatan Gezmiş, Aralık 1918’de Milis Komutan Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın, Şubat 1919’da ise Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin kurulduğunu ifade etti. İzmir’in işgaline karşı Giresun’da büyük bir miting düzenlendiğini, İngiltere, İtalya ve İstanbul Hükûmetine protesto telgrafları gönderildiğini dile getirdi. GİRESUN GÖNÜLLÜ ALAYLARI MİLLÎ MÜCADELE’NİN EN AĞIR CEPHELERİNDE SAVAŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebinin merkezinde, Millî Mücadele yıllarında kurulan gönüllü alayların cephede üstlendiği görev bulunuyor. Giresun’da işgale karşı başlayan yerel savunma örgütlenmesi, kısa sürede yalnızca bölge güvenliğiyle sınırlı kalmadı; Anadolu’daki bağımsızlık mücadelesinin düzenli askerî yapısına katılan gönüllü birliklere dönüştü. Giresun gönüllülerinden oluşan birlikler, önce Karadeniz’de güvenlik ve direniş hattının güçlendirilmesinde görev aldı. Pontusçu çetelerin faaliyetlerine karşı yürütülen mücadele, kıyı hattının savunulması ve Millî Mücadele’ye insan gücü sağlanması bu sürecin ilk aşamasını oluşturdu. Ardından Giresunlu gönüllüler, Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz başta olmak üzere savaşın kaderini belirleyen cephelere sevk edildi. Tarihsel kaynaklarda Giresun gönüllüleri denildiğinde özellikle 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alaylar öne çıkıyor. 42’nci Alay, Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın adıyla; 47’nci Alay ise Osman Ağa’nın komutasındaki gönüllülerle anılıyor. Son yıllarda yapılan akademik çalışmalar, Giresun’un Millî Mücadele’deki askerî katkısının yalnızca iki alayla sınırlı tutulamayacağını, 44’üncü Giresun Alayı’nın da bu tarihsel bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Gezmiş, Giresun’un Millî Mücadele’de yalnızca cepheye asker gönderen bir şehir değil, gönüllü alaylarıyla savaşın en ağır yükünü omuzlayan tarihî bir merkez olduğunu vurguladı. 42’NCİ ALAY SAKARYA’DA AĞIR BEDEL ÖDEDİ 42’nci Giresun Gönüllü Alayı, Millî Mücadele’nin en kritik cephelerinden biri olan Sakarya’da ağır kayıplar verdi. Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki alay, Ankara’nın savunulmasında hayati öneme sahip hatlarda savaştı. Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Giresun’dan cepheye giden çok sayıda gönüllü şehit oldu. Bu alay, yalnızca askerî bir birlik olarak değil, Giresun’un vatan savunmasına verdiği toplu cevabın sembollerinden biri olarak hafızaya yerleşti. Giresun’un farklı ilçelerinden gelen gençlerin aynı sancak altında cepheye yürümesi, kentin Millî Mücadele’ye katılımını kişisel kahramanlıkların ötesine taşıdı; şehir ölçeğinde örgütlenen bir fedakârlık tablosu ortaya çıkardı. 47’NCİ ALAY OSMAN AĞA KOMUTASINDA CEPHEYE ÇIKTI 47’nci Giresun Gönüllü Alayı, Osman Ağa komutasında Millî Mücadele’nin önemli birlikleri arasında yer aldı. Osman Ağa’nın öncülüğünde oluşturulan gönüllü yapı, Karadeniz’deki direniş hattından Ankara’nın güvenliğine, iç isyanların bastırılmasından cephe savaşlarına kadar farklı alanlarda görev üstlendi. Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak anılması da bu tarihsel sürecin önemli başlıklarından biri oldu. Bu görev, Giresun gönüllülerinin yalnızca cephede değil, Millî Mücadele’nin merkezinde ve kurucu iradenin güvenliğinde de yer aldığını gösterdi. 47’nci Alay’ın cephedeki varlığı, Giresun’un Millî Mücadele’ye sunduğu insan gücünün ve örgütlenme kapasitesinin açık göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. 44’ÜNCÜ ALAY GİRESUN’UN MÜCADELE HAFIZASINDA YENİDEN ÖNE ÇIKIYOR Giresun’un gönüllü alaylarıyla ilgili çalışmalarda uzun süre 42’nci ve 47’nci alaylar daha fazla bilinirken, son araştırmalar 44’üncü Giresun Alayı’nın da Millî Mücadele içindeki yerini daha görünür hale getirdi. Arşiv belgelerine dayanan çalışmalar, Giresun gönüllü alaylarının üçlü bir yapı içinde ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bu bilgi, Giresun’un İstiklal Madalyası talebini daha geniş bir tarihsel zemine oturtuyor. Çünkü kent yalnızca belirli bir cepheye asker gönderen değil, farklı birliklerle Millî Mücadele’nin birçok aşamasına katılan bir şehir olarak öne çıkıyor. 42’nci, 44’üncü ve 47’nci alayların birlikte değerlendirilmesi, Giresun’un savaş yıllarındaki fedakârlığını daha bütünlüklü biçimde ortaya koyuyor. “GİRESUN, DOĞU KARADENİZ’DE DİRENİŞİN ÖNCÜSÜ OLDU” Gezmiş, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla başlayan örgütlenme sürecinde Giresun’un Doğu Karadeniz’de direnişin öncü merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Türkiye Büyük Millet Meclisi kurulduğunda Giresunluların Mustafa Kemal Paşa’ya telgraf çekerek millî hükûmetin hizmetine girdiklerini bildirdiğini belirten Gezmiş, Giresun uşaklarının Atatürk’ün muhafız alayı olarak da tarihî bir görev üstlendiğini hatırlattı. Bu vurguyla Giresun’un Millî Mücadele’deki rolünü yalnızca cephedeki savaşlarla sınırlamayan Gezmiş, kentin Ankara’daki millî iradeye verdiği erken desteği de Meclis gündemine taşıdı. GÖNÜLLÜ ALAYLARIN SİLAH VE TEÇHİZATI GİRESUN HALKI TARAFINDAN KARŞILANDI Gezmiş, Giresun’un Kurtuluş Savaşı’na tamamı gönüllülerden oluşan üç alayla katıldığını belirtti. Osman Ağa komutasındaki 47’nci Alay ile Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan komutasındaki gönüllü birliklerin Sakarya’da ve Büyük Taarruz’da en ön saflarda savaştığını söyledi. Giresun halkının yalnızca cepheye insan gücü göndermediğini, gönüllü alayların silah ve teçhizatını da kendi imkânlarıyla karşıladığını dile getiren Gezmiş, bu fedakârlığın kentin İstiklal Madalyası talebinin en güçlü dayanaklarından biri olduğunu vurguladı. Hüseyin Avni Alparslan dâhil Giresun’dan yola çıkan gönüllülerin büyük bölümünün genç yaşta şehit olduğunu belirten Gezmiş, bu mücadelenin Giresun’un toplumsal hafızasında kuşaktan kuşağa aktarılan bir vefa meselesi haline geldiğini ifade etti. ŞEHİTLERİN İSİMLERİ TBMM KÜRSÜSÜNDEN OKUNDU Gezmiş, konuşmasında dedeleri Mustafa Koser ve Hasan Onbaşı’yı da andı. Dedesine ait İstiklal Madalyası ile kürsüye çıkan Gezmiş, Haymana’da, Afyonkarahisar’da ve Giresun şehitliklerinde yatan kahramanların adlarını Meclis tutanaklarına geçirdi. Keskinoğullarından Vehbi, Dalmanoğullarından Ahmet, Hocaoğullarından Mustafa, Velioğullarından Temel oğlu Ahmet, Sarıbayraktaroğlularından Numan ve Resuloğullarından Abdullah’ın adlarını anan Gezmiş, Piraziz’den Keşap’a, Bulancak’tan Görele’ye, Espiye’den Eynesil’e, Tirebolu’dan Dereli’ye, Alucra’dan Şebinkarahisar’a, Güce’den Yağlıdere’ye ve Çamoluk’a kadar Giresun’un dört bir yanından cepheye giden şehitleri hatırlattı. Gezmiş’in konuşmasında öne çıkan en güçlü vurgu, Giresun’un Millî Mücadele’ye yalnızca yerel bir destek vermediği, vatan savunmasının en zorlu cephelerinde doğrudan bedel ödediği oldu. “GİRESUN’A HAKKI OLAN İSTİKLAL MADALYASI VERİLMELİDİR” Gezmiş, Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesi için hazırladığı kanun teklifini hatırlatarak Meclis’e açık çağrı yaptı. “Yiğit Giresun iline hak ettiği İstiklal Madalyası, Millî Mücadele ruhuna yakışır şekilde resmî olarak teslim edilmelidir” diyen Gezmiş, bu talebin yalnızca bir siyasi öneri değil, tarihî adalet ve vefa meselesi olduğunu söyledi. Gezmiş, Giresun’un İstiklal Madalyası talebi için Türkiye’nin ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan Giresunluların yüz binlerce imza topladığını belirtti. Tüm siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve Giresun kamuoyunu bu konuda tek yürek olmaya davet etti. KANUN TEKLİFİ İÇİŞLERİ KOMİSYONUNDA Giresun’a İstiklal Madalyası verilmesini öngören kanun teklifi, TBMM kayıtlarında “Giresun İline İstiklal Madalyası Verilmesi Hakkında Kanun Teklifi” başlığıyla yer alıyor. CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in ilk imza sahibi olduğu teklif, 3 Ekim 2025’te TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklifin özetinde, Millî Mücadele dönemindeki faaliyetleri sebebiyle Giresun iline İstiklal Madalyası verilmesinin amaçlandığı ifade ediliyor. Teklif, İçişleri Komisyonunda bulunuyor. Teklif metninde Giresun’un Mondros Mütarekesi sonrasında başlayan işgallere karşı erken dönemde örgütlendiği, Osman Ağa liderliğinde Sahil Muhafaza Teşkilatı’nın kurulduğu, Müdâfaa-i Memleket Komitesi’nin Millî Mücadele sürecinde önemli görev üstlendiği ve Giresun’un işgale karşı direnişte öne çıkan kentlerden biri olduğu belirtiliyor. DAHA ÖNCEKİ HABERLERDE DE AYNI TALEP ÖNE ÇIKMIŞTI Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, daha önce de yerel ve ulusal basında geniş yer buldu. Ekim 2025’te yayımlanan haberlerde Gezmiş’in TBMM’ye kanun teklifi sunduğu, Giresun’un 42., 44. ve 47. gönüllü alaylarla Millî Mücadele’ye katıldığı, bu alayların silah ve teçhizatının Giresun halkı tarafından karşılandığı aktarıldı. Haberlerde, Afyon’daki Giresunlular Şehitliği’nin kentin Millî Mücadele’de ödediği bedelin somut göstergelerinden biri olduğu vurgulandı. Giresun’un kendi il sınırları dışında şehitliği bulunan şehirlerden biri olması, talebin tarihî dayanakları arasında gösterildi. Gezmiş, önceki açıklamalarında da Giresun’un gönüllü alaylarıyla bağımsızlık mücadelesine katıldığını, her haneden bir şehit verdiğini ve bu fedakârlığın İstiklal Madalyası ile taçlandırılması gerektiğini dile getirmişti. GİRESUN’UN TALEBİ MECLİS KARARI BEKLİYOR TBMM kürsüsünde yapılan son konuşmayla birlikte Giresun’un İstiklal Madalyası talebi yeniden Meclis gündemine taşındı. Gezmiş’in konuşması, kentin Millî Mücadele hafızasını, gönüllü alayların cephedeki rolünü, şehitlerin hatırasını ve Giresun kamuoyunun uzun süredir sürdürdüğü ortak talebi aynı başlık altında topladı. Giresun’un İstiklal Madalyası talebi, artık yalnızca yerel bir beklenti olarak değil, TBMM’de kanun teklifi bulunan ve komisyon süreci devam eden tarihî bir karar başlığı olarak Meclis iradesinin önünde duruyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.