Hava Durumu

#Bütçe

giresunsonhaber - Bütçe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bütçe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ALİ TEMÜR: 26,5 MİLYON LİRALIK İKİ KÖPRÜDE ÇALIŞMA SÜRÜYOR Haber

ALİ TEMÜR: 26,5 MİLYON LİRALIK İKİ KÖPRÜDE ÇALIŞMA SÜRÜYOR

ALİ TEMÜR: 26,5 MİLYON LİRALIK İKİ KÖPRÜDE ÇALIŞMA SÜRÜYOR AK Parti Giresun Milletvekili Ali Temür, Merkez Çaldağ-Melikli hattındaki araç köprüsü ile Darıbükü hattındaki çelik yaya köprüsünde yapımın sürdüğünü açıkladı. Temür, Melikli araç köprüsünün yaklaşık 20 milyon lira, Darıbükü çelik yaya köprüsünün ise yaklaşık 6,5 milyon lira maliyetle ilerlediğini bildirdi. Böylece sahada yürüyen iki köprünün toplam tutarı 26,5 milyon liraya çıktı. Giresun merkezde iki ayrı köprü hattında inşaat devam ediyor. Temür, Çaldağ Köyü ile Melikli Köyü arasındaki ulaşımı taşıyacak araç köprüsünün “Giresun Merkez Batlama Vadisi Islahı 3. Kısım” işi içinde sürdüğünü söyledi. Temür’ün paylaştığı bilgiye göre bu köprü 10 metre genişliğinde ve 17,5 metre açıklığında inşa ediliyor. Darıbükü hattındaki çelik yaya köprüsü de ayrı bir DSİ işi içinde yükseliyor. Temür, 33 metre açıklığa sahip köprünün tamamlanmasıyla Darıbükü Camii ile mezarlık arasındaki yaya geçişinin kurulacağını, Alınca ve Orhaniye hattındaki vatandaşların dere geçişinin de kolaylaşacağını belirtti. Temür, iki köprünün de DSİ Genel Müdürlüğü koordinasyonunda tamamlanacağını söyledi. Melikli ve Darıbükü köprülerinde İşin sahibi, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı, merkezi yönetim bütçesine tabi özel bütçeli yatırımcı kuruluş olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü. Sahadaki uygulamayı DSİ 22. Bölge Müdürlüğü yürütüyor. MELİKLİ KÖPRÜSÜ HANGİ İHALE PAKETİNDE Melikli araç köprüsü, “Giresun-Merkez Batlama Vadisi Islahı 3. Kısım” taşkın kontrol işi içinde yer alıyor. Kamu ihale kayıtlarına yansıyan sözleşme bedeli 28 milyon 765 bin 798 lira, yaklaşık maliyet ise 41 milyon 399 bin 434 lira 10 kuruş. Aynı paket; 1 tersip bendi, 5 bin 389 metre kargir duvar, 617 metre tahkimat, 11 menfez, 23 yaya köprüsü ve 13 araç köprüsünü kapsıyor. Melikli köprüsü, Temür’ün bugün açıkladığı 20 milyon liralık saha maliyetiyle bu büyük DSİ paketinin içindeki kalemlerden biri olarak öne çıkıyor. DARIBÜKÜ KÖPRÜSÜ HANGİ PARA PAKETİNDEN Darıbükü çelik yaya köprüsü ise “Giresun İli Taşkın Sonrası Dere Geçiş Yapıları Yapımı 2. Kısım” işi içinde bulunuyor. Bu paketin yaklaşık maliyeti 199 milyon 999 bin 961 lira, sözleşme bedeli 171 milyon 779 bin 148 lira olarak kayda geçti. İş kapsamında 11 araç köprüsü, 12 yaya köprüsü ve 6 menfez yapılıyor. Sözleşme 9 Şubat 2024’te imzalandı, iş 13 Şubat 2024’te başladı ve hedef bitiş tarihi 12 Şubat 2026 olarak açıklandı. Temür’ün dile getirdiği 6,5 milyon liralık rakam, bu büyük ihale paketinin içindeki Darıbükü köprüsüne ait proje maliyetini işaret ediyor. DEVLETTEN NE KADAR KAYNAK ÇIKIYOR? Kamuya açık kayıtlarda Melikli ve Darıbükü köprüleri için ayrı ayrı yıllık ödenek satırı görünmüyor; görünen ana parasal çerçeve, DSİ’nin merkezi bütçe içindeki yatırım yapısı ile bu iki köprünün bağlı olduğu ihale paketleri. Giresun Valiliğinin yayımladığı 2026 ili yatırım programı tablosunda DSİ adına Şaplıca Barajı ve Sulaması, Alucra Sulaması, Giresun İli Tersip Bentleri, Giresun Keşap Dereleri Taşkın Kontrolü ve Giresun İçmesuyu projeleri için 2026 yatırım tutarları yer alıyor; Melikli ve Darıbükü köprüleri ise burada müstakil satır olarak görünmüyor. Bu nedenle erişilebilen resmi belgeler üzerinden okunabilen kamu finansmanı, köprü bazlı tekil ödenekten çok DSİ’nin genel yatırım bütçesi ve yukarıdaki iki ihale paketinin sözleşme büyüklüğü üzerinden şekilleniyor.

GİRESUN BELEDİYESİ, KADIN DOSTU KENTLER PROGRAMINDA Haber

GİRESUN BELEDİYESİ, KADIN DOSTU KENTLER PROGRAMINDA

GİRESUN BELEDİYESİ, KADIN DOSTU KENTLER PROGRAMINDA 25 BELEDİYEYLE ORTAK MASADA Giresun Belediyesi, Kadın Dostu Kentler Programı’nın 3. fazı kapsamında Ankara’da düzenlenen çalıştayda yer aldı. Program, kadınların kent yaşamında eşit, güvenli ve engelsiz biçimde var olmasını hedefliyor. Giresun Belediyesi, Kadın Dostu Kentler Programı’nın 3. fazında Türkiye’nin 7 bölgesinden seçilen 25 belediye arasında çalışmalarını sürdürüyor. Ankara’da düzenlenen iki günlük çalıştayda, kadın-erkek eşitliğinin yerel yönetim politikalarına daha güçlü biçimde yerleştirilmesi, belediyelerde eşitlik odaklı kurumsal yapıların güçlendirilmesi ve kent hizmetlerinin bu anlayışla yeniden şekillendirilmesi masaya yatırıldı. Giresun Belediyesi’ni çalıştayda Sosyal Hizmetler Müdürü Gizem Kılıç temsil etti. Çalışmaya, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan ile programa dahil olan 25 belediyenin daire başkanları ve temsilcileri katıldı. Çalıştayda, programa katılan belediyeler kadın dostu uygulamalara ilişkin deneyimlerini birbirleriyle paylaştı. Yerel yönetimlerde son dönemde atılan adımlar değerlendirildi, uygulama örnekleri ele alındı ve belediyelerin önümüzdeki dönemde izleyeceği yol haritası üzerinde duruldu. EŞİTLİK VİZYONU KURUMLAŞIYOR Toplantının ana başlıkları arasında belediyelerde Yerel Eşitlik Birimlerinin kurulması ve güçlendirilmesi, Yerel Eşitlik Eylem Planlarının hazırlanması ve uygulanması ile kadın-erkek eşitliğini esas alan stratejik yaklaşımın yerel yönetim mekanizmalarına yerleştirilmesi öne çıktı. Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, kadın dostu kent anlayışının yalnızca sosyal projelerle sınırlı bir başlık olmadığını, belediyelerin bütçe, politika ve hizmet süreçlerinin tamamına eşitlik perspektifi yerleştiren stratejik bir yaklaşım olduğunu vurguladı. Arslan, bu anlayışın kalıcı hale gelmesi için belediyelerde daire başkanlığı düzeyinde sahiplenme ve kurumsal entegrasyon gerektiğini ifade etti. UNFPA Türkiye Temsilcisi Mariam Khan da programın bugüne kadar önemli kazanımlar ürettiğini belirterek, katılımcılık ile kadın-erkek eşitliğinin belediyelerin tüm çalışmalarına entegre edilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi. Khan, yerelde ortaya çıkan ihtiyaçların planlara ve hizmetlere daha etkin biçimde yansıtılmasının kadın dostu kent hedefi açısından belirleyici olduğuna dikkat çekti. 25 BELEDİYE AYNI HEDEF İÇİN ÇALIŞIYOR Kadın Dostu Kentler Programı kapsamında bugüne kadar 15 Yerel Eşitlik Birimi ve 17 Eşitlik Komisyonu kuruldu. Programda yer alan 11 belediye ise Yerel Eşitlik Eylem Planlarını uygulamaya başladı. Belediyeler, Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlükleri bünyesinde kurdukları danışma merkezleriyle de kadın-erkek eşitliğine yönelik hizmet kapasitesini artırdı. 2026 yılı boyunca sürecek eğitimler, mentorluk desteği ve uygulama kılavuzlarıyla, programa dahil olan 25 belediyenin tamamında Yerel Eşitlik Eylem Planlarının hazırlanması ve uygulamaya alınması hedefleniyor. KASIM 2027’YE KADAR DEVAM EDECEK Kadın Dostu Kentler Programı, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı koordinasyonunda yürütülüyor. Program, Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle, UNFPA Türkiye ve Türkiye Belediyeler Birliği ortaklığında uygulanıyor. Türkiye’nin 7 bölgesinden 25 kent belediyesi, yerel düzeyde kadın-erkek eşitliğinin güçlendirilmesi amacıyla Kasım 2027’ye kadar ortak çalışmalarını sürdürecek. Giresun Belediyesi’nin bu süreçte yer alması, kentte eşitlik temelli yerel yönetim anlayışının güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

GİRESUNSPOR DOSYASI: SÜPER LİG’DEN BAL’A UZANAN ÇÖKÜŞ Haber

GİRESUNSPOR DOSYASI: SÜPER LİG’DEN BAL’A UZANAN ÇÖKÜŞ

GİRESUNSPOR DOSYASI: SÜPER LİG’DEN BAL’A UZANAN ÇÖKÜŞ Giresunspor, 9 Mayıs 2021’de Tuzlaspor’u 2-1 yenerek 44 yıl sonra Süper Lig’e çıktı. Kulübün resmi tarihçesi, 1967’de kurulan profesyonel yapının 1970-71’de ilk kez Türkiye’nin en üst ligine yükseldiğini, 1977’de düşen kulübün 2021’de yeniden aynı seviyeye döndüğünü kayda geçiriyor. Yani 2021 yükselişi, sıradan bir terfi değil, yarım asra yaklaşan bir bekleyişin sonuydu. 2020-2021: YÜKSELİŞİN DÖNÜM NOKTASI 8 Ağustos 2020’de başkan seçilen Hakan Karaahmet, kulübün kısa sürede Süper Lig’e çıkan yönetiminin başına geçti. Bir sezon sonra Giresunspor, Hakan Keleş yönetiminde TFF 1. Lig’i ikinci sırada tamamladı ve doğrudan Süper Lig vizesi aldı. Resmi kulüp kaydı, bu çıkışı “44 yıl aradan sonra yeniden Süper Lig” ifadesiyle duyurdu. Bu başarı, şehirde büyük bir sevinç yarattı ama mali alarm aynı günlerde çalmaya başlamıştı. Hakan Karaahmet, 17 Temmuz 2021’de yeniden başkan seçildiği genel kurulda Giresunspor’un borcunun 64 milyon lira olduğunu açıkladı. Karaahmet’in aynı konuşmada “65 milyon lira borçla kulübü devraldık” demesi, Süper Lig biletinin borçsuz bir zemin üzerinde alınmadığını ortaya koydu. 2021-2022: SÜPER LİG’DE İLK YIL KURTARILDI Giresunspor, Süper Lig’deki ilk dönüş sezonunda ayakta kalmayı başardı. TFF kayıtlarına göre yeşil-beyazlı ekip 2021-2022 sezonunu 45 puanla 16. sırada tamamladı ve ligde kaldı. Bu tablo, kulübün sadece yükselmediğini, ilk büyük darbeyi de savuşturduğunu gösterdi. Ancak saha içindeki bu denge, kulübün mali yapısına yansımadı. Süper Lig geliri kulübü kalıcı biçimde rahatlatmadı; yönetim, borç yükü ve nakit baskısı altında kaldı. Sonraki iki sezonda görülecek sert düşüşün temeli de aslında bu dönemde atıldı. 2022-2023: İKİNCİ SÜPER LİG SEZONU VE KIRILMA Hakan Karaahmet, Haziran 2022’de bir kez daha başkan seçildi. Ancak ikinci Süper Lig sezonu ilk yıl kadar dirençli geçmedi. Teknik ve sportif çözülme büyüdü; 2 Mayıs 2023’te kulüp, teknik direktör Hakan Keleş ile yollarını ayırdı. Takım o aşamada son 15 maçta yalnızca 1 galibiyet alabilmişti. 25 Şubat 2023’te yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda Nahid Ramazan Yamak başkan seçildi. Kulübün resmi sayfasına göre Yamak, 232 oyun 156’sını aldı. Başkan değişikliği, kulübün düşme hattında can havliyle çırpındığı dönemde geldi. Yönetim değişti ama çöküş durmadı. 7 Haziran 2023’te Giresunspor sahasında Antalyaspor’u 2-0 yendi ama yine de Süper Lig’e veda etti. Anadolu Ajansı’nın aktardığı final tablosuna göre Giresunspor sezonu 40 puanla 16. sırada kapattı ve ligden düştü. Bu, 2021’deki büyük çıkıştan sadece iki sezon sonra gelen ilk sert yıkımdı. 2023: YAMAK DÖNEMİ VE BORÇ PATLAMASI Nahid Ramazan Yamak döneminde kulübün mali tablosu daha da ağırlaştı. Kulübün resmi açıklamasına göre 10 Eylül 2023’te yapılan genel kurulda toplam borç 364 milyon 152 bin 840 lira olarak açıklandı. Aynı resmi metin, SGK ve vergi başlığında 93 milyon 826 bin 914 liralık yükten söz etti. Bu rakamlar, Giresunspor’un artık yalnız kötü yönetilen bir kulüp değil, ağır borç baskısı altındaki bir kurum haline geldiğini gösterdi. Aralık 2023’te kamuoyuna yansıyan açıklamalarda transfer tahtasını açmak için yaklaşık 60 milyon liraya ihtiyaç bulunduğu belirtildi. Tahtanın kapalı kalması, borcun saha içi performansa doğrudan etki ettiği aşamaya geçildiğini gösterdi. Giresunspor artık yalnız puan için değil, kadro kurabilmek için de mücadele ediyordu. 2023-2024: 1. LİG’DE TAM DAĞILMA Giresunspor, 2023-2024 Trendyol 1. Lig sezonunda dibe çöktü. TFF puan cetveli, yeşil-beyazlı ekibin 34 maçta 2 galibiyet, 4 beraberlik, 28 yenilgi aldığını; 16 gol atıp 71 gol yediğini ve sezonu sadece 7 puanla son sırada tamamladığını gösteriyor. Kulübün 1. Lig macerası, rekabet edemeyen bir kadro ve dağılmış bir organizasyon görüntüsüyle kapandı. Bu tablo artık geçici düşüş değil, yapısal çöküş anlamına geliyordu. Süper Lig’den düşen takım bir yıl sonra 1. Lig’de de tutunamamış, puan tablosunda rakiplerinden kopmuştu. 7 puanlık sezon, Giresunspor’un son yıllardaki en ağır sportif kayıtlarından biri olarak dosyaya girdi. 2024 MAYIS: ELTUĞRAL DÖNEMİ VE 403 MİLYON LİRALIK TABLO 18 Mayıs 2024’te yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda Emin Eltuğral başkan seçildi. Kulübün resmi sayfası, 421 delegeden 89’unun oy kullandığını ve Eltuğral’ın 83 oyla göreve geldiğini yazdı. Bu seçim, Giresunspor’un 2. Lig’e düştüğü ve kulübün yeni bir çıkış aradığı aşamada yapıldı. Aynı kongrede yerel basına yansıyan bilgiye göre kulübün toplam borcu 403 milyon 92 bin 752 liraya ulaştı. Bu rakam, 2021’de 64 milyon lira olarak telaffuz edilen borcun birkaç yıl içinde nasıl katlandığını gösteren en sert eşiklerden biri oldu. Giresunspor artık sadece lig kaybeden değil, borcu kontrolden çıkan bir kulüptü. PUAN SİLME DOSYASI: GİRESUNSPOR’U MASA DA VURDU Giresunspor’un çöküşü yalnız saha sonuçlarından ibaret değildi. İlk büyük masa darbesi kulüp lisans sürecinde geldi. TFF Kulüp Lisans sistemi; mali kriterler, hukuki yükümlülükler, idari-personel yapısı, sportif organizasyon ve altyapı başlıklarından oluşuyor. Talimatın mali bölümünde özellikle personele, SGK’ye, vergi dairelerine ve futbol paydaşlarına vadesi geçmiş borç bulunmaması açık yükümlülük olarak yazılıyor. Giresunspor, bu lisans sürecindeki eksiklerini gideremediği için önce 2023-2024 döneminde puan kaybetti. Ardından 2024-2025 sezonunda aynı başlık yeniden kulübün önüne geldi. Kulübün resmi “Basın Açıklaması” metni, geçmiş dönemlerden gelen yabancı futbolcu, SGK ve vergi borçları nedeniyle TFF ulusal kulüp lisans mali kriterlerinin karşılanamadığını ve bu yüzden 3 puan silme cezası verildiğini açıkça duyurdu. Bu ifade, puan cezasının soyut bir usul eksikliğinden değil, doğrudan ödenemeyen borçlardan kaynaklandığını net biçimde ortaya koydu. Asıl yıkıcı ceza ise FIFA dosyasından geldi. Aynı resmi kulüp açıklamasına göre eski profesyonel futbolcu Marko Milinkovic’in Ağustos 2020 döneminden başlayan alacakları için oyuncu avukatlarının FIFA nezdinde açtığı dava sonucunda Giresunspor’a 6 puan silme cezası verildi. TFF de 9 Aralık 2024’te FIFA Disiplin Komitesi kararını duyurdu ve Giresunspor’a bir dosyadan 6 puan tenzili uygulandığını resmen açıkladı. Böylece tablo netleşti: Giresunspor, son dönemde en az 9 puanını masada kaybetti. Kulübün kendi açıklaması bu cezaların kaynağını açık biçimde saydı: eski yabancı futbolcu borçları, SGK ve vergi yükümlülükleri, lisans kriterlerinin karşılanamaması ve FIFA’daki Milinkovic dosyası. Saha içinde zayıflayan takım, masa başında da sürekli eksildi. Bu, sıradan bir sportif düşüş değil, ceza puanlarıyla hızlanan kurumsal çöküştü. 2024-2025: 2. LİG’DEN DE KOPUŞ 23 Mart 2025’te Giresunspor’un 2. Lig’den düşmesi kesinleşti. İHA kaynaklı haber akışına göre Giresunspor, Arnavutköy Belediyespor’a 4-1 yenildi ve bitime 7 hafta kala matematiksel olarak küme düştü. Aynı haberlerde takımın 27 maçta 1 galibiyet, 6 beraberlik ve 20 yenilgi aldığı; TFF’den 3, FIFA’dan 6 puan silme cezası sonrası 0 puanla son sıraya kadar indiği belirtildi. Bu sonuçla Giresunspor, 2022-2023’te Süper Lig’den, 2023-2024’te 1. Lig’den, 2024-2025’te de 2. Lig’den düşmüş oldu. Üç sezonda üç lig kaybı, Türkiye futbolunda ağır örnekler arasında sayılacak bir çözülme hikâyesine dönüştü. 2025 HAZİRAN: 380 MİLYON LİRALIK BORÇ VE AYNI YÖNETİMLE DEVAM 28 Haziran 2025’te yapılan genel kurulda Emin Eltuğral yeniden başkan seçildi. Yerel basına yansıyan kongre bilgilerinde 454 delegeden 240’ının katıldığı, 152 oyun kullanıldığı ve Eltuğral’ın yeniden göreve geldiği belirtildi. Aynı kongrede açıklanan toplam borç 380 milyon 241 bin 509 lira oldu. Borç kalemleri içinde 225 milyon lirayı aşan futbolcu alacakları ile 124 milyon lira seviyesindeki vergi-SGK yükü özellikle dikkat çekti. Bu tablo, kulübün borcunun 403 milyon lira seviyesinden bir miktar gerilediğini gösterse de yapısal sorunun çözülmediğini ortaya koydu. Çünkü kulübün asıl baskısı hâlâ futbolcu borçları, kamu borçları ve kapalı tahta başlıklarında toplanıyordu. Giresunspor’un mali nefes alamadığı gerçeği değişmedi. BAŞKANLAR KRONOLOJİSİ: DEĞİŞEN İSİMLER, DEĞİŞMEYEN KRİZ Yakın dönemin başkanlık zinciri de çöküşün idari omurgasını gösteriyor. Hakan Karaahmet 2020’de göreve geldi, 2021 ve 2022’de yeniden seçildi. Nahid Ramazan Yamak 25 Şubat 2023’te başkan oldu ve Eylül 2023’te yeniden seçildi. Emin Eltuğral ise 18 Mayıs 2024’te göreve geldi ve Haziran 2025’te yeniden güven tazeledi. Resmi kulüp kayıtları, son birkaç yılda yönetimin sık değiştiğini ama krizin değişmediğini gösteriyor. Başkanlar değişti; ama kulübün temel başlıkları aynı kaldı: borç, tahta, cezalar, küçülen kadro, azalan rekabet gücü. Yönetimlerde isimler yenilendi fakat Giresunspor’un dosyası her kongrede biraz daha ağırlaştı. Kulübün sportif düşüşü de tam bu yüzden bir “teknik ekip sorunu” ya da “kadro hatası” ile açıklanamayacak kadar derinleşti. SONUÇ: ÇÖKÜŞÜN ASIL ADI Giresunspor dosyasının özeti nettir: 2021’de 44 yıl sonra Süper Lig’e çıkan kulüp, birkaç sezon içinde borç yükü, kapalı transfer tahtası, lisans eksikleri, FIFA dosyaları ve puan silme cezaları altında ezildi. 64 milyon lira seviyesinde konuşulan borç birkaç yıl içinde 364 milyon, sonra 403 milyon, ardından 380 milyon lira bandına taşındı. Aynı süreçte takım önce Süper Lig’i, sonra 1. Lig’i, sonra da 2. Lig’i kaybetti. Bu yüzden Giresunspor’un yaşadığı süreç, yalnız kötü sonuçların hikâyesi değildir. Bu, mali disiplini çöken, borçları sportif yapıyı felç eden, masa başında puan kaybeden ve rekabet gücünü her sezon biraz daha yitiren bir kulübün dosyasıdır. Giresunspor’u aşağı çeken şey sadece rakipleri değil; ödenemeyen borçlar, açılamayan tahta ve zamanında çözülemeyen krizler oldu. KALAN MAÇLAR PUAN DURUMU

8 MART’IN EN SERT GERÇEĞİ: ENGELLİ BİREYLERİN YÜKÜNÜ EN ÇOK KADINLAR TAŞIYOR Haber

8 MART’IN EN SERT GERÇEĞİ: ENGELLİ BİREYLERİN YÜKÜNÜ EN ÇOK KADINLAR TAŞIYOR

GİRESUN’DA 8 MART’IN EN SERT GERÇEĞİ: ENGELLİ BİREYLERİN YÜKÜNÜ EN ÇOK KADINLAR TAŞIYOR Giresun Engelsiz Yaşam Derneği’nin 8 Mart mesajı, bir kutlama metninden çok daha fazlasını söyledi: Engelli bireylerin bakımını omuzlayan kadınlar, hem görünmeyen emeğin hem de yetersiz sosyal desteğin en ağır yükünü taşıyor. Giresun’da derneğin son dönemde sağlık, eğitim ve erişilebilir hizmetler başlığında verdiği mücadele, bu çıkışın anlık değil, sahaya dayanan bir itiraz olduğunu gösteriyor. Araştırmalar da aynı noktaya işaret ediyor: bakım yükü büyüdükçe kadınların yaşam kalitesi, sosyal katılımı ve ekonomik güvencesi daha fazla aşınıyor. GİRESUN’DA 8 MART MESAJI Giresun Engelsiz Yaşam Derneği’nin 8 Mart dolayısıyla paylaştığı metin, kadınların engellilik alanındaki görünmeyen yükünü doğrudan hedefe koydu. Metinde, engelli çocukların ya da engelli yakınlarının bakımını üstlenen kadınların ekonomik güvenceden uzaklaştığı, sosyal hayattan koptuğu ve çözüm masalarında geri planda bırakıldığı vurgulandı. Asıl dikkat çeken ise derneğin meseleyi yardım diliyle değil, “hak temelli yaklaşım” ve “eşit yurttaşlık” çerçevesiyle tarif etmesi oldu. Bu yönüyle açıklama, 8 Mart’a özel bir duyarlılık çağrısından çok, yılın geri kalanında görmezden gelinen bir toplumsal yükün kayda geçirilmesi niteliği taşıdı. DERNEĞİN ÇİZGİSİ NET: GÜNDELİK SERZENİŞ DEĞİL, SÜREKLİ HAK ARAYIŞI Derneğin son dönemde kamuoyuna yansıyan çıkışlarına bakıldığında, bu açıklamanın münferit olmadığı görülüyor. Giresun Engelsiz Yaşam Derneği, 2025 sonbaharında yapılan olağan kongrede “Engelsiz Yaşam Merkezi” ihtiyacını yeniden gündeme taşıdı; 2026 başında ise özel gereksinimli bireylerin rehabilitasyon eğitimlerine 27 yaş sınırı getirilmesi girişimine açık tepki verdi. Bu iki başlık bile derneğin yalnızca farkındalık üretmediğini, aynı zamanda hizmete erişim ve hak kaybı başlıklarında doğrudan müdahil olduğunu gösteriyor. SAĞLIKTA SOMUT KAZANIM: DİŞ TEDAVİSİ İÇİN İL DIŞI MECBURİYETİ AZALDI Derneğin etkisinin sahada görüldüğü başlıklardan biri sağlık hizmetleri oldu. 2025 Eylülünde yerel ve tematik haber kaynaklarına yansıyan bilgilere göre, Giresun Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, Giresun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Giresun Engelsiz Yaşam Derneği’nin ortak çalışmasıyla engelli çocukların diş tedavileri Giresun’da yapılmaya başlandı. Bu gelişme, aileler açısından yalnızca bir sağlık hizmeti kolaylığı değil; şehir dışı sevk, ulaşım masrafı, refakat zorluğu ve zaman kaybının da azalması anlamına geldi. EĞİTİM BAŞLIĞINDA TEPKİ: “HAK KAYBI DERİNLEŞMESİN” Derneğin en sert çıkışlarından biri ise rehabilitasyon eğitiminde yaş sınırı tartışmasına karşı oldu. Ocak 2026’da yerel basına yansıyan açıklamalarda dernek başkanı Rabia Akkuş, özel gereksinimli bireylerin rehabilitasyon merkezlerinde aldıkları eğitime 27 yaş sınırı getirilmek istenmesini eleştirdi ve bunun eğitim hakkını zedeleyeceğini savundu. Bu itiraz, yalnızca bir yönetmelik tartışması değil; eğitim hakkının sürekliliği, ailelerin geleceğe dair güvencesi ve engelli bireyin sistem dışına itilmemesi açısından kritik bir uyarı olarak öne çıktı. ARAŞTIRMALAR DERNEĞİN SÖYLEDİĞİNİ DOĞRULUYOR Bilimsel çalışmalar, derneğin 8 Mart metninde dile getirilen temel sorunun duygusal bir saptama değil, ölçülebilir bir gerçek olduğunu gösteriyor. Türkiye’de yayımlanan araştırmalardan birinde, engelli çocuğa sahip bakım veren ebeveynlerin yüzde 78’inin anne olduğu saptandı. Başka çalışmalarda ise çocuğun engel oranı arttıkça bakım yükünün de arttığı, ağır engelli aile üyesine bakım veren kadınlarda bakım yükü yükseldikçe yaşam doyumu ve yaşam kalitesinin olumsuz etkilendiği belirtildi. Bu bulgular, bakımın aile içinde “doğal olarak” kadına bırakılan bir görev gibi görülmesinin, aslında kadınların sosyal ve ekonomik hayatını daraltan yapısal bir sorun ürettiğini ortaya koyuyor. GÖRÜNMEYEN EMEK, EN AĞIR SOSYAL YÜKLERDEN BİRİNE DÖNÜŞÜYOR Sorunun merkezinde yalnızca fiziksel bakım yok. Engelli bireyin sağlık randevusu, eğitimi, taşınması, gündelik ihtiyaçları, sosyal uyumu ve kriz anları çoğu evde tek bir kişinin, çoğunlukla da annenin ya da kadın yakının omzuna yükleniyor. Bu tablo kadınların istihdamdan kopmasına, düzensiz gelirle yaşamasına, sosyal çevreden uzaklaşmasına ve tükenmişlik duygusunun derinleşmesine yol açıyor. Literatürde “bakımın kadınlaşması” olarak tarif edilen bu süreç, engellilik alanında kadınların neden iki kat görünmez kaldığını da açıklıyor: Hem bakım veriyorlar hem de bu bakım çoğu zaman emek sayılmıyor. DEVLET DESTEĞİ VAR, AMA SAHADAKİ YÜKÜ TAM OLARAK HAFİFLETMİYOR Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 2026 bütçe verilerine göre 520 bin aileye evde bakım yardımı yapılıyor; ayrıca 104 bin 573 kişi engelli aylığından, 45 bin 750 kişi de engelli yakını aylığından yararlanıyor. Bakanlığın güncel bilgilendirme sayfalarında evde bakım yardımı ve gündüz hizmetleri sisteminin sürdüğü görülüyor. Ancak rakamların büyüklüğü, ihtiyacın karşılandığı anlamına gelmiyor. Sahadaki temel sorun; desteğin yalnızca nakdi boyutta kalması, gündüzlü bakım, geçici bakım, psikososyal destek, yerel koordinasyon ve erişilebilir kamusal hizmetlerin aynı ölçüde güçlenmemesi. Giresun Engelsiz Yaşam Derneği’nin 8 Mart metni de tam burada sertleşiyor: Kadınların ve engelli bireylerin yükü yılda bir gün anılarak değil, her gün işleyen destek mekanizmalarıyla hafifletilebilir. DÜNYANIN YÖNÜ BELLİ: YARDIM DEĞİL, HAK VE TOPLUM TEMELLİ DESTEK Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi, engelli bireylerin bağımsız yaşama ve toplum içinde yer alma hakkını açık biçimde güvence altına alıyor. Bu yaklaşım, engelli bireyi edilgen bir yardım nesnesi olarak değil, hak sahibi yurttaş olarak kabul ediyor. Bu çerçevede bakım veren ailelerin, özellikle kadınların yükünü azaltacak hizmetlerin güçlendirilmesi; erişilebilir sağlık, eğitim, sosyal katılım ve yerel destek ağlarının yaygınlaştırılması bekleniyor. Giresun’daki derneğin 8 Mart çıkışı da tam olarak bu çizgiye yaslanıyor: yardım istemekten çok, hakların eksiksiz tanınmasını talep ediyor. GİRESUN’DAN YÜKSELEN SES, TEK BİR GÜNÜN DEĞİL YILIN TAMAMININ MESELESİ Giresun Engelsiz Yaşam Derneği’nin 8 Mart mesajı, yerel ölçekte yazılmış bir sosyal medya paylaşımından ibaret değil. O metin, engelli bireylerin bakımını taşıyan kadınların neden yoksullaştığını, neden yalnızlaştığını ve neden çözüm süreçlerinin merkezine alınması gerektiğini özetliyor. Derneğin son dönemde sağlık hizmetine erişim, eğitim hakkı ve engelsiz yaşam merkezi gibi başlıklarda verdiği mücadele de bu sözlerin sahadaki karşılığını güçlendiriyor. Giresun’da dile gelen bu itirazın özeti net: Engelli bireyin hakkı konuşulacaksa, onunla birlikte yaşayan ve hayatı omuzlayan kadının yükü artık tali bir ayrıntı gibi görülemez.

KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİĞİ’NİN 2026 YATIRIM PROGRAMI OY ÇOKLUĞUYLA KABUL EDİLDİ Haber

KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİĞİ’NİN 2026 YATIRIM PROGRAMI OY ÇOKLUĞUYLA KABUL EDİLDİ

MERKEZ İLÇE KÖYLERE HİZMET GÖTÜRME BİRLİĞİ’NİN 2026 YATIRIM PROGRAMI OY ÇOKLUĞUYLA KABUL EDİLDİ Giresun Merkez İlçe Köylere Hizmet Götürme Birliği’nin 2025 yılı 2. Olağan Birlik Meclisi Toplantısı, 19 Aralık 2025 tarihinde Valilik Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Saat 10.00’da başlayan toplantıya Birlik Başkanı Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu başkanlık etti. Toplantıda, Birliğin 2025 yılı faaliyet raporu, 2026 yılı yatırım plan ve programı, 2026 yılı bütçesi ile 2027–2028 tahmini bütçeleri görüşülerek karara bağlandı. Alınan kararlar, Birlik Meclisi’nin 19.12.2025 tarih ve 2025/02 sayılı kararı ile resmiyet kazandı. 2025 FAALİYET RAPORU ONAYLANDI Gündemin dördüncü maddesi kapsamında, 2025 yılı içerisinde KÖYDES Projesi çerçevesinde içme suyu, yol ve köy altyapı hizmetleri alanında yapılan çalışmalar Birlik Meclisi’ne sunuldu. Hazırlanan faaliyet raporu üyeler tarafından açık oylamaya sunularak oy çokluğu ile kabul edildi. 2026 YILI YATIRIM PROGRAMI KABUL EDİLDİ Birlik Başkanı tarafından sunulan ve Birlik Encümeni ile Plan-Bütçe Komisyonu’nda görüşülerek hazırlanan 2026 yılı yatırım plan ve programı, Meclis’te okunarak değerlendirildi. Program kapsamında; Asfalt yol Beton yol Stabilize kaplama Sanat yapıları İçme suyu projeleri Köy altyapı yatırımları yer aldı. 2026 Mali Yılı Yatırım Programı, Meclis üyelerinin açık oylamasıyla oy birliğiyle kabul edildi. 2026 BÜTÇESİ 40 MİLYON TL OLARAK KARARA BAĞLANDI Birlik Tüzüğü’nün 22. maddesi gereğince hazırlanan 2026 yılı tahmini gelir ve gider bütçesi, 40.000.000 TL olarak belirlendi. Aynı toplantıda 2027 ve 2028 yıllarına ait tahmini bütçeler de görüşülerek kabul edildi. 2026 yılına ilişkin bütçe kararnamesi, madde madde okunarak Meclis onayından geçti. BORÇLANMAYA ŞARTLI YETKİ Birlik aleyhine sonuçlanan davalarla ilgili olarak, mahkeme kararlarının kesinleşmesi ve icra sürecine geçilmesi halinde, istinaf süreci tamamlanıncaya kadar teminat mektubu yoluyla ödeme yapılabilmesi için borçlanmaya izin verilmesi kararlaştırıldı. Borçlanma tutarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na göre belirlenen yeniden değerleme oranı artırılmış bütçe gelirlerinin toplamının yüzde 10’unu geçmemesi hükme bağlandı. Plan-Bütçe Komisyonu Üyeleri Belirlendi Birlik Tüzüğü’nün 9. maddesinin (h) bendi gereğince yapılan seçimle Plan-Bütçe Komisyonu şu isimlerden oluştu: Hamidiye Köyü Muhtarı Murat Hakyemez Orhaniye Köyü Muhtarı Selami Dizdar Yağmura Köyü Muhtarı Selahattin Çalcali MUHTARLARDAN SOMUT TALEPLER Toplantının dilek ve temenniler bölümünde çok sayıda köy muhtarı söz alarak; beton yol, kanal temizliği, istinat duvarı, stabilize bakım-onarım, şantiye kapasitesi ve makine parkının güçlendirilmesi gibi taleplerini Birlik Meclisi gündemine taşıdı. Taleplerin teknik personel tarafından yerinde incelenerek planlama sürecine dahil edileceği ifade edildi. Başka gündem maddesi bulunmaması üzerine toplantı, Birlik Başkanı Vali Yardımcısı Mehmet Fatih Yakınoğlu’nun kapanış konuşmasıyla saat 11.30’da sona erdi.

BAŞARIR, “ASGARİ ÜCRETİ ENFLASYON VE REFAH PAYIYLA HESAPLAMIYORLAR” Haber

BAŞARIR, “ASGARİ ÜCRETİ ENFLASYON VE REFAH PAYIYLA HESAPLAMIYORLAR”

“TÜİK MİLYONLARCA İŞÇİNİN HAKKINI YEMESİNİN HESABINI VEREBİLECEK Mİ?” “ASGARİ ÜCRETİ ENFLASYON VE REFAH PAYIYLA HESAPLAMIYORLAR” Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TBMM’de yaptığı basın toplantısında dün açıklanan ve yüzde 27’lik zam yapılan asgari ücrete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başarır şunları söyledi: TOPLUMUN GERÇEKLERİNDEN KOPUK “Asgari ücret 28 bin 75 lira 50 kuruş oldu. Utanç verici bir rakam açıklandı. İşçiler, muhalefet beklenenin verilmeyeceğini tahmin ediliyordu ama bu kadar düşük, toplumun gerçeklerinden kopuk bir rakamın açıklanacağını hiç kimse beklemiyordu. Biz yıl boyunca TÜİK’i konuştuk. Gerçek verileri paylaşmadığını söyledik. TÜİK'in emeklinin, işçinin sofrasına el uzattığını, cebine el uzattığını söyledik. Bunları söylediğimiz için TÜİK bize manevi tazminat davası açtı. Bütçede söyledim, hiç önemli değil. Bana hükmedilecek tazminatı, ben maaşımdan öderim. Ama şimdi TÜİK'ye soruyorum; sen bu dünyada, öbür dünyada milyonlarca işçinin hakkını yediğinin hakkının hesabını verip ödeyebilecek misin?” ANAYASA HÜKMÜNE UYMUYORLAR “Şimdi neye göre belirlendi? TÜİK’in oranlarına göre yılın ilk 11 ayında toplam enflasyon 29,7 oldu. TÜİK aralık ayında 2,1 enflasyonu düşürürse, enflasyon yüzde 27’ye geriledi. Yani TÜİK’e birileri bu rakamları sipariş olarak verdi. Talimat olarak verdi. Asgari ücret tamı tamına 5.971 lira arttı. Artış yüzde 27. İşte rezalet budur! Yıl boyunca söylediğimiz gerçekler bu! TÜİK bu topluma emekçilere ihanet etmiştir. Şimdi birçok yasayı geçiyorum. Ne diyor 55’inci madde? Devlet çalışanlarının yaptıkları işe uygun, adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için görüntüde gerekli önlemleri almak ve hükümlüdür. Aldı mı? Almadı!” BÜTÇEDE BİR AKP VEKİLİ MİLLETİ KONUŞMADI “Bakın; bütçede 143 tane AK Parti milletvekili konuştu. 16 tane bakan 480 dakika konuştu. Yürütme adına Cevdet Yılmaz 5 saat konuştu. 143 tane AKP milletvekilinden bir tanesi asgari ücret demedi. Emekli maaşı demedi. Memur maaşı demedi. Emek demedi. Ekmek demedi. Aç demedi. Ne dediler? Biri elinde bir silindir, simide benzeyen bir cisimle geldi eski bir bakan, ‘Uzaya gidiyoruz’ dedi. Ama elinde bir simitle gelen, ekmekle gelen olmadı. Ay'a gidiyoruz, dedi. 143 milletvekili bin dakikanın üzerinde konuşurken, Cumhuriyet Halk Partisi binin üzerinde kelimelerini kullandı. Halkın sorunlarıyla ilgili, çarşı pazarla ilgili tek cümle kullanmadılar bütçe görüşmelerinde Meclis’te. Anladık ki, bunların derdi halk değil, millet değil, yoksulluk değil, asgari ücret değil. Bunlar muhalefetle uğraşıyor.” BU DÜZENİ BİZ Mİ YARATTIK? “Bize oy veren vermeyen 86 milyona sesleniyorum. Bu düzeni biz mi yarattık? Size 28 bin 75 lirayı reva görenler sizden bir kez bahsetmeyenler kendilerini uzayda görenler kendilerini ayda görenler onları affedecek misiniz? Artık Türkiye'de sözün bittiği yerdeyiz. Bakın Ankara, İstanbul, İzmir'de ortalama kira 30 bin lira. Bu zamsız hali. Eğer bir aylık ücretleriyle bir aylık barınma ücretlerini işçiler karşılamıyorsa bu iş bitmiştir.” VERİLMESİ GEREKEN VERMİYORLAR “Bakın bütçe görüşmeleri dahil bir yıl boyunca asgari ücretliyi dolandırırlar, kandırırlar. Niye? 2024’te bunu söyledik. Bakın 2024 resmi enflasyon yüzde 44. Büyüme 3,3 artı refah payı. Verilmesi gereken 25 bin 358 lira. Ne verildi? 22 bin 104 lira. Geliyorum 2025: Resmi enflasyon 33,1 artı büyüme 3,3 artı refah payı. Verilmesi gereken 34 bin 315 lira, 28 bin 75 lira verilmiş. Bunu rakamlar söylüyor, bilim söylüyor, akıl söylüyor. Sefer Selvi’nin çok güzel de bir karikatürü var. Bakanın karikatürünü yapmış. Her büyüme ve kalkınma vatandaşa refah artışı olarak dönmeye devam edecektir. Bu bakan geldi, asgari ücretlinin sorunlarından bahsetmedi.” BU İKTİDARI AFFETMEYİN! “14 günlük bütçe maratonunda 19 trilyonluk bütçenin toplam maliyetinin nereye, nasıl dağıtılacağını konuşurken işçiden, emekliden, emekten bahsetmeyen bu iktidarı affetmeyin! Herkes anayasal hakkını kullansın, mitinglerimize gelsin, seçim istesin. Artık bu ülkeyi sandık kurtarır! Bu zalimlerden kurtulma zorunluluğumuz vardır. O yüzden bir kez daha ben bu iktidarı bu zalimleri halka şikayet ediyorum. Seçim istemeye devam edeceğiz. Mitingleri yapmaya devam edeceğiz. Bunu halk için, hak için, emek için yapacağız. Bu ülkede artık kazanan emek, işçi, ezilen milyonlarca emekli olacak.”

Koruyucu sağlığa ayrılan pay yetersiz, aile hekimleri zorda Haber

Koruyucu sağlığa ayrılan pay yetersiz, aile hekimleri zorda

2026 yılı için Sağlık Bakanlığı'nın bütçesi 1,47 trilyon TL olarak açıklandı, ancak koruyucu sağlık hizmetlerine ayrılan kısım yalnızca yüzde 27'de kaldı. Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, bu durumun koruyucu sağlık programları ve aile hekimliği çalışanları üzerinde olumsuz etkiler yapacağını belirtti. ANKARA (İGFA) - 2026 yılı için Sağlık Bakanlığı'nın bütçesi ortaya çıktı. Bakanlığın toplam bütçesi 1 trilyon 474 milyar 947 milyon TL olarak hesaplanırken, bunun sadece yaklaşık 406 milyar TL'si (yüzde 27) koruyucu sağlık hizmetleri için kullanılacak. Geriye kalan yüzde 72'lik dilim ise tedavi edici hizmetlere tahsis edilecek. Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, koruyucu sağlık hizmetleri bütçesinin yetersiz kaldığını ifade ederek, personel maaşları çıkarıldığında kişi başına düşen miktarın sadece 2 bin 476 TL olduğunu söyledi. Dr. Mehlepçi, “Bu rakam, rahim ağzı kanserine karşı koruma sağlayan HPV aşısının tek bir dozunu karşılamak için bile yeterli değil. Aralık ayında temin edileceği belirtilen HPV aşıları hala sağlanmadı; mevcut bütçe ile sağlanması da mümkün değil gibi görünüyor” diye konuştu. Dr. Mehlepçi, sağlık çalışanlarının ücretlerine yapılacak zammın yüzde 28’den yüzde 11’e indirildiğini, bu durumun özellikle aile hekimliği sistemini sürdürülemez bir duruma getirdiğini vurguladı. Sağlık bütçesindeki yüzde 67'lik artışa karşılık, çalışanlara yapılacak zam oranının düşürülmesinin mali ve idari yükleri artırdığına dikkat çekti. Ayrıca Dr. Mehlepçi, deprem bölgelerindeki sağlık altyapısının yeterince güçlendirilmediğini belirterek, “Deprem bölgelerinde 350 bin konut teslim edilmiş olmasına rağmen, 10 milyondan fazla insanın yaşadığı alanlarda bugüne kadar sadece 2 Aile Sağlığı Merkezi kurulmuş durumda” dedi. Bakanlığın bazı sahte birimler aracılığıyla bütçe aktardığını iddia eden Dr. Mehlepçi, “Kâğıt üzerinde ‘sıfır nüfuslu’ yaklaşık 2 bin 500 sahte birim oluşturulmuş. Bu birimler üzerinden Maliye’den bütçe alınıyor; ancak kaynak aile hekimliğine aktarılmıyor, Bakanlığın döner sermayesinde kullanılıyor” şeklinde konuştu. Dr. Mehlepçi, bütçedeki dengesiz dağılımın hem koruyucu sağlık hizmetleri üzerinde hem de saha düzeyinde aile hekimliği uygulamalarında olumsuz etkiler yarattığını belirterek, yetkilileri tedbir almaya çağırdı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.