Hava Durumu

#Bruselloz

giresunsonhaber - Bruselloz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bruselloz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BRUSELLOZLA MÜCADELEDE AŞI TARTIŞMASI: “KARARI BİLİM VE UZMANLIK VERMELİ” Haber

BRUSELLOZLA MÜCADELEDE AŞI TARTIŞMASI: “KARARI BİLİM VE UZMANLIK VERMELİ”

BRUSELLOZLA MÜCADELEDE AŞI TARTIŞMASI: “KARARI BİLİM VE UZMANLIK VERMELİ” Veteriner Halk Sağlığı Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Azmi Yüksel, sığır brusellozuyla mücadelede kullanılan S19 ve RB51 aşılarına ilişkin kamuoyuna yansıyan iddiaların bilimsel veriler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Yüksel, brusellozun yalnızca hayvan sağlığını değil, insan sağlığını, gıda güvenliğini ve hayvansal üretimi doğrudan etkileyen önemli bir zoonotik hastalık olduğuna dikkat çekti. Veteriner Halk Sağlığı Derneği, sosyal medyada sığır brusellozuyla mücadelede kullanılan Brucella abortus S19 aşısının “ilkel ve geri bir teknoloji olduğu”, yeterli koruma sağlamadığı ve RB51 aşısının daha üstün bir seçenek olduğu yönünde dile getirilen iddialara ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Veteriner Hekim Azmi Yüksel, hayvan hastalıkları, zoonozlar ve veteriner aşıları konusunda kamuoyuna bilgi verilirken kişisel kanaatlerin değil, bilimsel kanıtların ve alan uzmanlarının değerlendirmelerinin esas alınması gerektiğini vurguladı. Yüksel, “Brusellozla mücadelede sözü kişisel kanaatler değil; bilim, bilimsel kanıt ve konunun uzmanları söylemelidir” ifadelerini kullandı. BRUSELLOZ İNSANLARA DA BULAŞABİLİYOR Bruselloz, Brucella cinsi bakterilerin neden olduğu, başta sığır, koyun, keçi ve domuzlar olmak üzere çeşitli hayvan türlerini etkileyen bulaşıcı bir hastalık olarak biliniyor. Hastalık hayvanlardan insanlara geçebildiği için zoonozlar arasında yer alıyor. İnsanlara bulaşma çoğunlukla; Pastörize edilmemiş süt ve süt ürünlerinin tüketilmesi, Enfekte hayvanlarla veya hayvanların doğum ve düşük materyalleriyle korunmasız temas, Kesim, doğum, aşılama ve laboratuvar işlemleri sırasında bakterinin solunması ya da deri bütünlüğünün bozulduğu alanlardan vücuda girmesi sonucunda gerçekleşebiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, insanlardaki vakaların önemli bölümünü enfekte hayvanlardan elde edilen çiğ süt ve pastörize edilmemiş peynirlerin tüketimiyle ilişkilendiriyor. İnsanlarda ateş, yoğun terleme, halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, kas ve eklem ağrıları gibi belirtiler görülebiliyor; tedavi edilmediğinde hastalık uzun süreli veya tekrarlayıcı bir seyir gösterebiliyor. (Dünya Sağlık Örgütü) HAYVANCILIKTA YAVRU ATMA VE VERİM KAYBINA NEDEN OLUYOR Brusellozun hayvanlardaki en önemli sonuçları arasında gebeliğin özellikle ileri dönemlerinde yavru atma, ölü veya güçsüz yavru doğumu, döl tutmama, kısırlık, süt veriminde azalma ve erkek hayvanlarda üreme sistemi hastalıkları bulunuyor. Hastalık sürülerde yalnızca veteriner sağlık sorunu oluşturmuyor; üretim kaybı, hayvan değerinin düşmesi, sürü yenileme maliyetleri ve ticari kısıtlamalar nedeniyle yetiştiriciler açısından ciddi ekonomik zararlara da yol açabiliyor. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü de brusellozu hayvan sağlığı, uluslararası ticaret, gıda güvenliği ve kırsal ekonomi üzerinde önemli etkileri bulunan bir hastalık olarak değerlendiriyor. (woah.org) “S19 AŞISINA İLKEL DEMEK BİLİMSEL DEĞİL” Azmi Yüksel, S19 aşısının eski tarihlerden beri kullanılıyor olmasının aşının bilimsel değerini ortadan kaldırmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “S19 aşısını ‘ilkel’, ‘geri teknoloji’ veya ‘koruma sağlamayan bir aşı’ olarak nitelendirmek bilimsel olarak doğru değildir. Bir aşının uzun yıllardır kullanılıyor olması, etkisiz olduğu anlamına gelmez. Önemli olan aşının etkinliğinin, güvenliğinin, uygulama yönteminin ve ülkenin hastalıkla mücadele stratejisindeki yerinin bilimsel verilerle değerlendirilmesidir.” Dünya Hayvan Sağlığı Örgütünün teknik dokümanlarında S19, sığır brusellozunun kontrolünde kullanılan temel aşılardan biri olarak yer alıyor. Türkiye’de de sığır brusellozuyla mücadelede B. abortus S19, koyun ve keçilerde ise B. melitensis Rev-1 aşılarının kullanıldığı Tarım ve Orman Bakanlığının resmî kaynaklarında belirtiliyor. (woah.org) RB51’İN AVANTAJLARI VAR, ANCAK “MUTLAK ÜSTÜN” DEĞİL Yüksel, RB51 aşısının da farklı biyolojik ve serolojik özelliklerinden kaynaklanan bazı avantajlara sahip olduğunu ancak bu durumun aşının her koşulda S19’dan daha etkili ve güvenli olduğu anlamına gelmediğini ifade etti. “Bilimsel yaklaşım, aşılardan birini bütünüyle kötüleyip diğerini modern ve kusursuz çözüm olarak sunmak değildir. Her iki aşının da avantajları, sınırlılıkları ve uygulama koşulları bulunmaktadır. Seçilecek strateji ülkenin hastalık yaygınlığına, sürü yapısına, aşılama kapasitesine, laboratuvar altyapısına ve epidemiyolojik hedeflerine göre belirlenmelidir.” WOAH belgelerinde RB51’in bazı ülkelerde sığırlarda B. abortus enfeksiyonunun önlenmesi amacıyla resmî aşı olarak kullanıldığı belirtilirken, mevcut bilimsel yaklaşım iki aşının “eski-yeni” veya “kötü-iyi” biçiminde basit bir karşıtlıkla değerlendirilmesini desteklemiyor. (woah.org) RB51 İNSAN SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖZEL DİKKAT GEREKTİRİYOR Veteriner Halk Sağlığı Derneğinin açıklamasında RB51’in canlı bir aşı suşu olduğu, aşılama sırasında iğnenin yanlışlıkla veteriner hekime veya uygulayıcıya batması gibi kazalar sonucunda insanlara bulaşabileceği belirtildi. RB51 enfeksiyonlarının iki önemli özelliği bulunuyor: Birincisi, bu aşı suşunun neden olduğu enfeksiyonlar rutin Brucella serolojik testlerinde güvenilir biçimde tespit edilemeyebiliyor. İkincisi ise RB51’in bruselloz tedavisinde yaygın olarak kullanılan antibiyotiklerden rifampisine doğal olarak dirençli olması nedeniyle tanı ve tedavi sürecinin farklı biçimde planlanması gerekiyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, RB51 kaynaklı insan vakalarının çoğunlukla aşılama sırasında meydana gelen iğne batması kazalarıyla ilişkili olduğunu, bazı vakaların ise çiğ süt ve pastörize edilmemiş süt ürünleri üzerinden gelişebildiğini bildiriyor. (Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri) Yüksel, bu nedenle veteriner aşılarının yalnızca yetkili kişiler tarafından, uygun koruyucu ekipman ve biyogüvenlik kuralları altında uygulanması gerektiğini belirtti. AŞILAMA TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL Brusellozun Türkiye’de varlığını sürdürmesinin yalnızca kullanılan aşıya bağlanamayacağını kaydeden Yüksel, mücadelede birbirini tamamlayan çok sayıda uygulamanın birlikte yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Hastalıkla mücadele yalnızca hayvana aşı uygulamakla tamamlanmaz. Aşılama programlarının düzenli sürdürülmesi, hastalığın aktif olarak izlenmesi, enfekte hayvan ve sürülerin belirlenmesi, hayvan hareketlerinin kontrol altında tutulması, kayıt sisteminin güçlendirilmesi ve veteriner sağlık hizmetlerinin sahada kesintisiz yürütülmesi gerekir.” Tarım ve Orman Bakanlığının yürürlükteki mücadele yaklaşımı da aşılama stratejisinin yanında sürveyans, saha çalışmaları, laboratuvar teşhisi ve hayvan hastalıklarının kontrolüne yönelik uygulamaları birlikte ele alıyor. (Tarım ve Orman Bakanlığı) ATIK YAVRU VE DOĞUM MATERYALLERİ BÜYÜK RİSK TAŞIYOR Bruselloz bulunan işletmelerde düşük yapan hayvanların yavruları, yavru zarları, plasenta, doğum sıvıları, kirlenmiş yataklık ve gübre hastalığın yayılmasında önemli rol oynuyor. Bu materyallerin çıplak elle tutulmaması, çevreye veya su kaynaklarına bırakılmaması, köpeklere verilmemesi ve veteriner hekimin yönlendirmesi doğrultusunda güvenli şekilde uzaklaştırılması gerekiyor. Düşük yapan hayvanın sürüden ayrılması, temas alanlarının temizlenip dezenfekte edilmesi ve durumun yetkili veteriner birimlerine bildirilmesi hastalığın sürü içinde yayılmasını azaltan temel önlemler arasında bulunuyor. (Veteriner Kontrol Enstitüsü) ÇİĞ SÜT VE PASTÖRİZE EDİLMEMİŞ ÜRÜNLERE KARŞI UYARI Azmi Yüksel, brusellozun halk sağlığı boyutunda tüketicilerin de dikkatli olması gerektiğini belirterek çiğ süt, taze peynir ve kaynağı belirsiz süt ürünlerine karşı uyardı. “Sütün kaynatılması veya pastörize edilmesi yalnızca ürünün dayanıklılığıyla ilgili değildir; zoonotik hastalıklara karşı temel bir halk sağlığı önlemidir. Özellikle hastalığın görüldüğü bölgelerde çiğ süt ve pastörize edilmemiş süt ürünlerinin tüketilmesi ciddi risk taşımaktadır.” WOAH, insan brusellozunun önlenmesinde enfeksiyonun hayvanlarda kontrol altına alınmasını temel yaklaşım olarak gösterirken, enfekte hayvanlardan elde edilen sütün pastörize edilmesinin insanlara bulaşma riskini önemli ölçüde azalttığını bildiriyor. (woah.org) RİSK ALTINDAKİ MESLEK GRUPLARI Bruselloz açısından özellikle; Veteriner hekimler, Hayvan yetiştiricileri, Çobanlar, Mezbaha ve kesimhane çalışanları, Kasaplar, Süt ve süt ürünü üretiminde çalışanlar, Laboratuvar personeli daha yüksek mesleki risk altında bulunuyor. Bu kişilerin doğum, düşük, kesim, nekropsi, numune alma ve aşılama işlemleri sırasında eldiven, gözlük, maske ve koruyucu giysi kullanması; iğne batması veya şüpheli materyalle temas halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor. “BRUSELLOZ TEK SAĞLIK MESELESİDİR” Yüksel, brusellozun insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini gösteren en açık hastalıklardan biri olduğunu belirtti. “Hayvan sağlığını korumadan insan sağlığını, gıda güvenliğini ve üreticinin ekonomik geleceğini korumak mümkün değildir. Brusellozla mücadele; veteriner hekimlerin, beşerî hekimlerin, laboratuvarların, kamu kurumlarının, yetiştiricilerin ve gıda sektörünün ortak sorumluluğudur.” Veteriner Halk Sağlığı Derneği, Türkiye’nin zoonotik hastalıklarla daha etkili mücadele edebilmesi için bilimsel ve teknik kararlarını mesleki esaslarla alabilen, kurumsal kapasitesi güçlü ve bağımsız hareket edebilen bir veteriner otoriteye ihtiyaç bulunduğunu vurguladı. YÜKSEL: “TOPLUMU YANILTACAK KESİN HÜKÜMLERDEN KAÇINILMALI” Veteriner Hekim Azmi Yüksel açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Üreticilerimizin bilgisi ve saha deneyimi elbette değerlidir. Ancak kişisel deneyim ve gözlemler, bilimsel kanıtların ve mesleki uzmanlığın yerine geçemez. Hayvan hastalıkları, zoonozlar ve veteriner aşıları hakkında konuşulurken bilimsel kanıtlar esas alınmalı, uzmanlık alanlarına saygı gösterilmeli ve toplumu yanıltabilecek kesin hükümlerden kaçınılmalıdır. Brusellozla mücadelede sözü bilim ve uzmanlık söylemelidir.”

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Haber

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ

ERKEN TEŞHİSİN ÖNEMİ: TEK SAĞLIK GÖZETİMİNİN GEREKÇELENDİRİLMESİ Gıda güvenliği, halk sağlığı ve çevresel riskler aynı anda büyüyor. Uzmanlar, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını birlikte izleyen Tek Sağlık gözetiminin erken uyarı ve hızlı müdahale için kritik hale geldiğini vurguluyor. Güney ve Güneydoğu Asya’da yaşanan kuş gribi salgını, sağlık tehditlerinin artık tek bir alanla sınırlı kalmadığını bir kez daha ortaya koydu. İnsanlarda görülen vaka sayısı sınırlı kaldı ancak salgın, gıda güvenliği, geçim kaynakları ve halk sağlığı üzerinde büyüyen risklerin erken teşhis edilmeden kontrol altına alınamayacağını gösterdi. Bugün birçok kriz sessiz başlıyor. Hayvan hastalıkları, bitki zararlıları, zoonotik enfeksiyonlar ve çevresel bozulmalar, daha büyük tehditlerin ilk işaretlerini veriyor. Buna rağmen müdahale çoğu zaman insanlar hastalandıktan ya da gıda tedarik zinciri aksadıktan sonra başlıyor. Bu tablo, mevcut gözetim sistemlerinin geç kaldığını gösteriyor. Dar izleme modeli riski büyütüyor Mevcut gözetim uygulamalarının önemli bölümü insan hastalıklarının tespiti ya da çiftlik düzeyindeki kayıplarla sınırlı kalıyor. Bu yaklaşım, hayvan, bitki ve çevre alanlarından gelen erken uyarı sinyallerini kaçırıyor. Sonuçta sistem, tehdidi önleyen değil, büyüdükten sonra karşılamaya çalışan reaktif bir yapıya dönüşüyor. Tek Sağlık modeli ortak risk haritası çıkarıyor Tek Sağlık yaklaşımı, insan, hayvan, bitki ve ekosistem sağlığını tek bir çerçevede ele alıyor. Bu model, birbirinden kopuk veri toplama yöntemleri yerine sektörler arası bilgi paylaşımını esas alan entegre sistemler kurulmasını öngörüyor. Böylece risk, tek bir noktada patlak vermeden önce daha geniş bir çerçevede izlenebiliyor. Sahadaki uygulamalar bu yaklaşımın sonuç verdiğini gösteriyor. Tayland’da hayvan ısırığı bildirimleri için geliştirilen ortak mobil uygulama, kuduz vakalarının hızlı tespitini sağladı. Kamboçya’da insan ve hayvan laboratuvarlarının birbirine bağlanmasıyla leptospiroz ve kuş gribi gibi patojenlerde erken müdahale kapasitesi güçlendi. Ruanda’da ise çevresel veriler üzerinden yürütülen erken uyarı sistemi sayesinde Rift Vadisi humması salgını sınırlı alanda tutuldu. Asıl sorun koordinasyon ve altyapı eksikliği Tek Sağlık gözetiminin önünde ciddi yapısal engeller bulunuyor. Veterinerlik hizmetlerinin yetersiz finansmanı, çevresel izlemedeki düzensizlik, veri paylaşımını zorlaştıran bürokratik ve teknolojik bariyerler, erken teşhisi zayıflatıyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde dijital altyapı eksikliği sorunu büyütüyor. Ancak daha varlıklı ülkelerde de kurumsal parçalanma ve yasal kısıtlar benzer sonuçlar doğuruyor. FAO, WHO, WOAH ve UNEP iş birliğiyle geliştirilen çalışmalar, ülkelerde entegre gözetim sistemlerinin kurulmasını hedefliyor. Sierra Leone’de hayvan hastalıkları raporlamasının dijitalleştirilmesi, Özbekistan’da mobil veteriner saha verilerinin sisteme alınması ve Pakistan ile Nepal’de laboratuvar uyumu ile il düzeyi gözetim ağlarının güçlendirilmesi, bu dönüşümün somut örnekleri arasında yer alıyor. Krizden sonra değil, krizden önce müdahale Tek Sağlık gözetimi yalnızca salgınları izlemek için değil, gıda sistemlerini korumak, ekosistem bozulmasını takip etmek, üretim kayıplarını önlemek ve geçim kaynaklarını güvence altına almak için de öne çıkıyor. Erken teşhis, geç müdahalenin yüksek maliyetini düşürüyor; kamu sağlığı ile tarımsal üretim arasındaki bağı görünür hale getiriyor. Önümüzdeki dönemde küresel sağlık ve gıda güvenliği tehditlerinin büyük bölümü insan, hayvan, bitki ve çevre kesişiminde ortaya çıkacak. Bu nedenle uzmanlar, teknoloji kadar siyasi irade, ortaklık ve sürekli yatırım çağrısı yapıyor. Erken teşhis artık yalnızca sağlık politikası değil, doğrudan bir güvenlik ve sürdürülebilirlik meselesi olarak görülüyor.

Karadeniz’in ilk hastalıktan ari koyunculuk işletmesi Giresun'da Haber

Karadeniz’in ilk hastalıktan ari koyunculuk işletmesi Giresun'da

Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü’nün paylaşımına göre, Giresun’un Bulancak ilçesinde Veteriner Hekim Süleyman Aksu’ya ait koyunculuk işletmesi “Hastalıktan Ari İşletme Sertifikası” almaya hak kazandı. GİRESUN (İGFA) - Giresun’un Bulancak ilçesinde faaliyet gösteren Veteriner Hekim Süleyman Aksu’ya ait koyunculuk işletmesi, yapılan denetim ve testler sonucunda “Hastalıktan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikası” ile belgelendirildi. Böylece işletme, Türkiye genelinde 12’nci, Karadeniz Bölgesi’nde ise ilk hastalıktan ari koyunculuk işletmesi oldu. Ari İşletme Sertifikası, Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz tarafından işletme sahibine takdim edildi. Sertifika, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024–2028 Hayvancılık Yol Haritası kapsamında hayata geçirilen sürdürülebilir, verimli ve sağlıklı hayvansal üretim hedefleri doğrultusunda verilen önemli belgeler arasında yer alıyor. Hastalıktan ari işletmeler; küçükbaş hayvancılıkta Bruselloz, büyükbaş hayvancılıkta ise Tüberküloz ve Bruselloz hastalıklarının bulunmadığı, düzenli kontrol, test ve denetimlerle doğrulanan, hijyen ve biyogüvenlik şartlarını eksiksiz sağlayan işletmeler olarak tanımlanıyor. Yetkililer, ari işletmelerin yaygınlaşmasının hayvan sağlığı, halk sağlığı ve kaliteli hayvansal üretim açısından büyük önem taşıdığını vurgularken, bu tür işletmelerin ülke genelinde artırılmasının hedeflendiğini belirtti.

ARİ KOYUNCULUK İŞLETMESİ GİRESUN’DA Haber

ARİ KOYUNCULUK İŞLETMESİ GİRESUN’DA

KARADENİZ’İN İLK HASTALIKTAN ARİ KOYUNCULUK İŞLETMESİ GİRESUN’DA GİRESUN’DA HAYVANCILIĞA ÖRNEK ADIM: KARADENİZ’İN İLK ARİ KOYUNCULUK İŞLETMESİ SERTİFİKASINI ALDI Giresun’da hayvancılığın geliştirilmesi ve hayvan sağlığı standartlarının yükseltilmesine yönelik çalışmalar sonuç vermeye devam ediyor. Bu kapsamda Bulancak ilçesinde faaliyet gösteren Veteriner Hekim Süleyman Aksu’ya ait koyunculuk işletmesi, Hastalıktan Ari İşletmeler Yönergesi kapsamında “Hastalıktan Ari İşletmeler İçin Sağlık Sertifikası” almaya hak kazandı. Türkiye genelinde 12’nci, Karadeniz Bölgesi’nde ise ilk hastalıktan ari koyunculuk işletmesi olma unvanını kazanan işletmeye sertifika, düzenlenen törenle İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz tarafından takdim edildi. Yetkililer, Giresun’da daha önce büyükbaş hayvancılık yapan 3 işletmenin bu sertifikayı aldığını hatırlatarak, küçükbaş hayvancılıkta elde edilen bu başarının il için önemli bir eşik olduğunu vurguladı. BAKANLIK YOL HARİTASIYLA UYUMLU Uygulama, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen 2024–2028 Hayvancılık Politikaları Yol Haritası kapsamında yer alan “Hastalıktan Ari İşletme Sayısının Artırılması Eylem Planı” doğrultusunda yürütülüyor. Amaç; il genelinde ari işletme sayısını artırarak sürdürülebilir, verimli ve kaliteli hayvansal üretimi yaygınlaştırmak. ARİ İŞLETMELER NEDİR? Hastalıktan ari işletmeler; karantina ünitesi bulunan, hayvanları kayıt altına alınmış, asgari teknik ve hijyen koşullarını sağlayan ve şap, tüberküloz ile bruselloz hastalıklarını taşımayan hayvanların bulunduğu işletmeler olarak tanımlanıyor. Bu işletmeler, zoonoz hastalıklarla mücadelede, sağlıklı ve kaliteli damızlık hayvan üretiminde kritik rol oynuyor. Ari İşletmelere Önemli Teşvikler Bakanlık tarafından hastalıktan arilik statüsüne sahip işletmelere çeşitli avantajlar sağlanıyor. Bunlar arasında: Ekonomik Destek: 2025 yılı itibarıyla ari işletmelerde doğan dişi buzağılara, temel buzağı desteğine ek olarak 5.600 TL ilave nakdi destek İthalat Önceliği: Damızlık hayvan ithalatı yapma hakkında ari işletmelere öncelik Finansman Kolaylığı: Faiz indirimli ve sübvansiyonlu hayvancılık kredileri Proje Önceliği: Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu projelerinde başvurulara öncelik Yetkililer, bu tür sertifikaların yaygınlaşmasının Giresun hayvancılığının geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirterek, üreticileri hastalıktan ari işletme kriterlerini sağlamaya davet etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.