Hava Durumu

#Borç

giresunsonhaber - Borç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Borç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUNSPOR DOSYASI: SÜPER LİG’DEN BAL’A UZANAN ÇÖKÜŞ Haber

GİRESUNSPOR DOSYASI: SÜPER LİG’DEN BAL’A UZANAN ÇÖKÜŞ

GİRESUNSPOR DOSYASI: SÜPER LİG’DEN BAL’A UZANAN ÇÖKÜŞ Giresunspor, 9 Mayıs 2021’de Tuzlaspor’u 2-1 yenerek 44 yıl sonra Süper Lig’e çıktı. Kulübün resmi tarihçesi, 1967’de kurulan profesyonel yapının 1970-71’de ilk kez Türkiye’nin en üst ligine yükseldiğini, 1977’de düşen kulübün 2021’de yeniden aynı seviyeye döndüğünü kayda geçiriyor. Yani 2021 yükselişi, sıradan bir terfi değil, yarım asra yaklaşan bir bekleyişin sonuydu. 2020-2021: YÜKSELİŞİN DÖNÜM NOKTASI 8 Ağustos 2020’de başkan seçilen Hakan Karaahmet, kulübün kısa sürede Süper Lig’e çıkan yönetiminin başına geçti. Bir sezon sonra Giresunspor, Hakan Keleş yönetiminde TFF 1. Lig’i ikinci sırada tamamladı ve doğrudan Süper Lig vizesi aldı. Resmi kulüp kaydı, bu çıkışı “44 yıl aradan sonra yeniden Süper Lig” ifadesiyle duyurdu. Bu başarı, şehirde büyük bir sevinç yarattı ama mali alarm aynı günlerde çalmaya başlamıştı. Hakan Karaahmet, 17 Temmuz 2021’de yeniden başkan seçildiği genel kurulda Giresunspor’un borcunun 64 milyon lira olduğunu açıkladı. Karaahmet’in aynı konuşmada “65 milyon lira borçla kulübü devraldık” demesi, Süper Lig biletinin borçsuz bir zemin üzerinde alınmadığını ortaya koydu. 2021-2022: SÜPER LİG’DE İLK YIL KURTARILDI Giresunspor, Süper Lig’deki ilk dönüş sezonunda ayakta kalmayı başardı. TFF kayıtlarına göre yeşil-beyazlı ekip 2021-2022 sezonunu 45 puanla 16. sırada tamamladı ve ligde kaldı. Bu tablo, kulübün sadece yükselmediğini, ilk büyük darbeyi de savuşturduğunu gösterdi. Ancak saha içindeki bu denge, kulübün mali yapısına yansımadı. Süper Lig geliri kulübü kalıcı biçimde rahatlatmadı; yönetim, borç yükü ve nakit baskısı altında kaldı. Sonraki iki sezonda görülecek sert düşüşün temeli de aslında bu dönemde atıldı. 2022-2023: İKİNCİ SÜPER LİG SEZONU VE KIRILMA Hakan Karaahmet, Haziran 2022’de bir kez daha başkan seçildi. Ancak ikinci Süper Lig sezonu ilk yıl kadar dirençli geçmedi. Teknik ve sportif çözülme büyüdü; 2 Mayıs 2023’te kulüp, teknik direktör Hakan Keleş ile yollarını ayırdı. Takım o aşamada son 15 maçta yalnızca 1 galibiyet alabilmişti. 25 Şubat 2023’te yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda Nahid Ramazan Yamak başkan seçildi. Kulübün resmi sayfasına göre Yamak, 232 oyun 156’sını aldı. Başkan değişikliği, kulübün düşme hattında can havliyle çırpındığı dönemde geldi. Yönetim değişti ama çöküş durmadı. 7 Haziran 2023’te Giresunspor sahasında Antalyaspor’u 2-0 yendi ama yine de Süper Lig’e veda etti. Anadolu Ajansı’nın aktardığı final tablosuna göre Giresunspor sezonu 40 puanla 16. sırada kapattı ve ligden düştü. Bu, 2021’deki büyük çıkıştan sadece iki sezon sonra gelen ilk sert yıkımdı. 2023: YAMAK DÖNEMİ VE BORÇ PATLAMASI Nahid Ramazan Yamak döneminde kulübün mali tablosu daha da ağırlaştı. Kulübün resmi açıklamasına göre 10 Eylül 2023’te yapılan genel kurulda toplam borç 364 milyon 152 bin 840 lira olarak açıklandı. Aynı resmi metin, SGK ve vergi başlığında 93 milyon 826 bin 914 liralık yükten söz etti. Bu rakamlar, Giresunspor’un artık yalnız kötü yönetilen bir kulüp değil, ağır borç baskısı altındaki bir kurum haline geldiğini gösterdi. Aralık 2023’te kamuoyuna yansıyan açıklamalarda transfer tahtasını açmak için yaklaşık 60 milyon liraya ihtiyaç bulunduğu belirtildi. Tahtanın kapalı kalması, borcun saha içi performansa doğrudan etki ettiği aşamaya geçildiğini gösterdi. Giresunspor artık yalnız puan için değil, kadro kurabilmek için de mücadele ediyordu. 2023-2024: 1. LİG’DE TAM DAĞILMA Giresunspor, 2023-2024 Trendyol 1. Lig sezonunda dibe çöktü. TFF puan cetveli, yeşil-beyazlı ekibin 34 maçta 2 galibiyet, 4 beraberlik, 28 yenilgi aldığını; 16 gol atıp 71 gol yediğini ve sezonu sadece 7 puanla son sırada tamamladığını gösteriyor. Kulübün 1. Lig macerası, rekabet edemeyen bir kadro ve dağılmış bir organizasyon görüntüsüyle kapandı. Bu tablo artık geçici düşüş değil, yapısal çöküş anlamına geliyordu. Süper Lig’den düşen takım bir yıl sonra 1. Lig’de de tutunamamış, puan tablosunda rakiplerinden kopmuştu. 7 puanlık sezon, Giresunspor’un son yıllardaki en ağır sportif kayıtlarından biri olarak dosyaya girdi. 2024 MAYIS: ELTUĞRAL DÖNEMİ VE 403 MİLYON LİRALIK TABLO 18 Mayıs 2024’te yapılan olağanüstü seçimli genel kurulda Emin Eltuğral başkan seçildi. Kulübün resmi sayfası, 421 delegeden 89’unun oy kullandığını ve Eltuğral’ın 83 oyla göreve geldiğini yazdı. Bu seçim, Giresunspor’un 2. Lig’e düştüğü ve kulübün yeni bir çıkış aradığı aşamada yapıldı. Aynı kongrede yerel basına yansıyan bilgiye göre kulübün toplam borcu 403 milyon 92 bin 752 liraya ulaştı. Bu rakam, 2021’de 64 milyon lira olarak telaffuz edilen borcun birkaç yıl içinde nasıl katlandığını gösteren en sert eşiklerden biri oldu. Giresunspor artık sadece lig kaybeden değil, borcu kontrolden çıkan bir kulüptü. PUAN SİLME DOSYASI: GİRESUNSPOR’U MASA DA VURDU Giresunspor’un çöküşü yalnız saha sonuçlarından ibaret değildi. İlk büyük masa darbesi kulüp lisans sürecinde geldi. TFF Kulüp Lisans sistemi; mali kriterler, hukuki yükümlülükler, idari-personel yapısı, sportif organizasyon ve altyapı başlıklarından oluşuyor. Talimatın mali bölümünde özellikle personele, SGK’ye, vergi dairelerine ve futbol paydaşlarına vadesi geçmiş borç bulunmaması açık yükümlülük olarak yazılıyor. Giresunspor, bu lisans sürecindeki eksiklerini gideremediği için önce 2023-2024 döneminde puan kaybetti. Ardından 2024-2025 sezonunda aynı başlık yeniden kulübün önüne geldi. Kulübün resmi “Basın Açıklaması” metni, geçmiş dönemlerden gelen yabancı futbolcu, SGK ve vergi borçları nedeniyle TFF ulusal kulüp lisans mali kriterlerinin karşılanamadığını ve bu yüzden 3 puan silme cezası verildiğini açıkça duyurdu. Bu ifade, puan cezasının soyut bir usul eksikliğinden değil, doğrudan ödenemeyen borçlardan kaynaklandığını net biçimde ortaya koydu. Asıl yıkıcı ceza ise FIFA dosyasından geldi. Aynı resmi kulüp açıklamasına göre eski profesyonel futbolcu Marko Milinkovic’in Ağustos 2020 döneminden başlayan alacakları için oyuncu avukatlarının FIFA nezdinde açtığı dava sonucunda Giresunspor’a 6 puan silme cezası verildi. TFF de 9 Aralık 2024’te FIFA Disiplin Komitesi kararını duyurdu ve Giresunspor’a bir dosyadan 6 puan tenzili uygulandığını resmen açıkladı. Böylece tablo netleşti: Giresunspor, son dönemde en az 9 puanını masada kaybetti. Kulübün kendi açıklaması bu cezaların kaynağını açık biçimde saydı: eski yabancı futbolcu borçları, SGK ve vergi yükümlülükleri, lisans kriterlerinin karşılanamaması ve FIFA’daki Milinkovic dosyası. Saha içinde zayıflayan takım, masa başında da sürekli eksildi. Bu, sıradan bir sportif düşüş değil, ceza puanlarıyla hızlanan kurumsal çöküştü. 2024-2025: 2. LİG’DEN DE KOPUŞ 23 Mart 2025’te Giresunspor’un 2. Lig’den düşmesi kesinleşti. İHA kaynaklı haber akışına göre Giresunspor, Arnavutköy Belediyespor’a 4-1 yenildi ve bitime 7 hafta kala matematiksel olarak küme düştü. Aynı haberlerde takımın 27 maçta 1 galibiyet, 6 beraberlik ve 20 yenilgi aldığı; TFF’den 3, FIFA’dan 6 puan silme cezası sonrası 0 puanla son sıraya kadar indiği belirtildi. Bu sonuçla Giresunspor, 2022-2023’te Süper Lig’den, 2023-2024’te 1. Lig’den, 2024-2025’te de 2. Lig’den düşmüş oldu. Üç sezonda üç lig kaybı, Türkiye futbolunda ağır örnekler arasında sayılacak bir çözülme hikâyesine dönüştü. 2025 HAZİRAN: 380 MİLYON LİRALIK BORÇ VE AYNI YÖNETİMLE DEVAM 28 Haziran 2025’te yapılan genel kurulda Emin Eltuğral yeniden başkan seçildi. Yerel basına yansıyan kongre bilgilerinde 454 delegeden 240’ının katıldığı, 152 oyun kullanıldığı ve Eltuğral’ın yeniden göreve geldiği belirtildi. Aynı kongrede açıklanan toplam borç 380 milyon 241 bin 509 lira oldu. Borç kalemleri içinde 225 milyon lirayı aşan futbolcu alacakları ile 124 milyon lira seviyesindeki vergi-SGK yükü özellikle dikkat çekti. Bu tablo, kulübün borcunun 403 milyon lira seviyesinden bir miktar gerilediğini gösterse de yapısal sorunun çözülmediğini ortaya koydu. Çünkü kulübün asıl baskısı hâlâ futbolcu borçları, kamu borçları ve kapalı tahta başlıklarında toplanıyordu. Giresunspor’un mali nefes alamadığı gerçeği değişmedi. BAŞKANLAR KRONOLOJİSİ: DEĞİŞEN İSİMLER, DEĞİŞMEYEN KRİZ Yakın dönemin başkanlık zinciri de çöküşün idari omurgasını gösteriyor. Hakan Karaahmet 2020’de göreve geldi, 2021 ve 2022’de yeniden seçildi. Nahid Ramazan Yamak 25 Şubat 2023’te başkan oldu ve Eylül 2023’te yeniden seçildi. Emin Eltuğral ise 18 Mayıs 2024’te göreve geldi ve Haziran 2025’te yeniden güven tazeledi. Resmi kulüp kayıtları, son birkaç yılda yönetimin sık değiştiğini ama krizin değişmediğini gösteriyor. Başkanlar değişti; ama kulübün temel başlıkları aynı kaldı: borç, tahta, cezalar, küçülen kadro, azalan rekabet gücü. Yönetimlerde isimler yenilendi fakat Giresunspor’un dosyası her kongrede biraz daha ağırlaştı. Kulübün sportif düşüşü de tam bu yüzden bir “teknik ekip sorunu” ya da “kadro hatası” ile açıklanamayacak kadar derinleşti. SONUÇ: ÇÖKÜŞÜN ASIL ADI Giresunspor dosyasının özeti nettir: 2021’de 44 yıl sonra Süper Lig’e çıkan kulüp, birkaç sezon içinde borç yükü, kapalı transfer tahtası, lisans eksikleri, FIFA dosyaları ve puan silme cezaları altında ezildi. 64 milyon lira seviyesinde konuşulan borç birkaç yıl içinde 364 milyon, sonra 403 milyon, ardından 380 milyon lira bandına taşındı. Aynı süreçte takım önce Süper Lig’i, sonra 1. Lig’i, sonra da 2. Lig’i kaybetti. Bu yüzden Giresunspor’un yaşadığı süreç, yalnız kötü sonuçların hikâyesi değildir. Bu, mali disiplini çöken, borçları sportif yapıyı felç eden, masa başında puan kaybeden ve rekabet gücünü her sezon biraz daha yitiren bir kulübün dosyasıdır. Giresunspor’u aşağı çeken şey sadece rakipleri değil; ödenemeyen borçlar, açılamayan tahta ve zamanında çözülemeyen krizler oldu. KALAN MAÇLAR PUAN DURUMU

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT Haber

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT

CHP’Lİ ŞENYÜREK’TEN AK PARTİLİ YILMAZ’A YANIT: “CHP’Lİ BELEDİYELER POLEMİK DEĞİL; ŞEFFAFLIK, HESAP VEREBİLİRLİK VE HALKÇI HİZMET ÜRETİR” Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, AK Parti Giresun İl Başkanı Mete Bahadır Yılmaz’ın Giresun Belediyesi’ne yönelik eleştirilerine yazılı bir açıklamayla yanıt verdi. Şenyürek, açıklamasında AK Partili Yılmaz’ın değerlendirmelerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin göreve geldiği günden bu yana tüm zorluklara rağmen halkçı, şeffaf ve kamu yararını önceleyen bir anlayışla çalıştığını vurguladı. “Algı siyaseti, yıllardır yapılamayanların bugün anlatılmasıdır” Yılmaz’ın belediyeyi “algı siyaseti” yapmakla suçlamasının gündem değiştirme çabası olduğunu ifade eden Şenyürek, şu değerlendirmede bulundu: “Giresun halkı algı siyasetinin ne olduğunu çok iyi bilmektedir. Ülkenin dört bir yanında derin yoksulluğun büyüdüğü, gelir adaletsizliğinin her geçen gün daha da derinleştiği, hukukun üstünlüğüne dair kaygıların arttığı bir tabloda; vatandaş geçim derdiyle boğuşurken yıllardır çözülemeyen sorunları bugün ‘proje’ başlığı altında anlatmak inandırıcı değildir. Henüz ihalesi bile yapılmamış işleri yapılmış gibi sunmak algı siyasetinin ta kendisidir. Üstelik merkezi idare tarafından Giresun’a defalarca sözü verilip bir türlü hayata geçirilmeyen yatırımlar ortadayken, sorumluluğu başkalarına yüklemeye çalışmak kamuoyunu yanıltma ve gündem değiştirme çabasından başka bir anlam taşımamaktadır.” “Hazır olmayan alanı proje diye sunmak kamuoyunu yanıltmaktır” Otopark projeleri üzerinden yapılan eleştirilerin gerçeklikten uzak olduğunu belirten Şenyürek, somut bir örnek üzerinden şu ifadeleri kullandı: “Mülkiyet sorunu çözülmemiş, hukuki ve teknik süreçleri tamamlanmamış bir alanı ‘hazır otopark projesi’ olarak anlatmak, kamuoyunu yanıltmaktır. Belediyecilik, kâğıt üzerindeki taslakları değil; mülkiyeti, finansmanı ve uygulanabilirliği netleşmiş projeleri hayata geçirmeyi gerektirir. Nitekim önceki AK Partili belediye başkanlığı dönemlerinde kamuoyuna 3 bin 600 araçlık otopark sözü verilmiş olmasına rağmen, bu vaatler bırakın hayata geçirilmesini, bir araçlık dahi yeni otopark alanı üretilmeden geride bırakılmıştır. Bugün bu eleştiriler, yıllarca yerine getirilmeyen sözlerin oluşturduğu sorumluluğun üzerini örtme çabasından ibarettir.” “Belediyemiz borçla, enkazla ve kısıtlı imkânlarla devralındı” Giresun Belediyesi’nin önceki AK Partili yönetimden ciddi bir borç yükü, plansızlık ve yapısal sorunlarla devralındığını hatırlatan Şenyürek, buna rağmen bahane üretmeden temel hizmetlerin aksatılmadan sürdürüldüğünü vurguladı: “Belediyemiz, ekonomik krizin, yüksek enflasyonun ve merkezi idarenin belediyeler üzerindeki mali baskısının ortasında hizmet üretmektedir. Belediyemiz, tüm çalışanlarının emeğini korumayı temel ilke olarak görmektedir.” “İmar revizyonu gizli değil, kentin geleceği içindir” İmar revizyonu sürecine yönelik eleştirilerin de gerçek dışı olduğunu belirten Şenyürek, sürecin teknik, hukuki ve bilimsel esaslara göre yürütüldüğünü ifade ederek, “İmar revizyonu kişiye özel değil; Giresun’un geleceğini planlamak için yapılmaktadır. Amaç, nefes alan, yeşil alanları artan, sosyal donatıları güçlenen bir kent oluşturmaktır. Süreç paydaşlarla istişare içinde yürütülmekte, kamuoyundan hiçbir şey gizlenmemektedir” dedi. “Usulsüzlük iddialarında yargı neden harekete geçmiyor?” AK Parti İl Başkanı Yılmaz’ın geçmişe dönük bazı iddiaları gündeme getirmesine de dikkat çeken Şenyürek, şu ifadeleri kullandı: “Sayın Yılmaz’ın atıf yaptığı ve ‘yargıya taşınsın’ şeklinde ifade ettiği usulsüzlüklerle ilgili hukuki işlemler belediyemiz tarafından başlatıldı. Ancak aradan geçen yaklaşık 1,5 yıla rağmen yargı tek adım atmadı. Biz de merak ediyoruz, yargı neden harekete geçmiyor? Bu usulsüzlüklerin aydınlatılması için Keşap örneğinde olduğu gibi, önceki dönem belediye başkanlarının bir gün partilerinden ayrılmasının mı beklendiğini merak ediyoruz.” “CHP’li belediyeler polemik değil, şeffaflık üretir” Şenyürek açıklamasını, “CHP’li belediyeler polemik değil; şeffaflık, hesap verebilirlik ve halkçı hizmet üretir. Giresun halkı kimlerin laf, kimlerin iş ürettiğini çok iyi bilmektedir. Biz geçmişe takılı kalmadan, Giresun’un geleceğini inşa etmeye devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.

Her 5 Gençten Biri Ne Eğitimde Ne İstihdamda Haber

Her 5 Gençten Biri Ne Eğitimde Ne İstihdamda

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve TÜBİTAK işbirliğiyle gerçekleştirilen "Türkiye’de NEET Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması", ülkemizdeki gençlerin eğitim ve istihdam durumlarına ışık tutuyor. Buna göre, beş gençten biri ne eğitim alıyor ne de çalışıyor. Gençlerin yüzde 60’ı iş bulmada tanıdıklarının yardımıyla ilerlerken, çalışanların yüzde 65’i ayda 27 bin TL’nin altında kazanca sahip. Ayrıca, yüzde 72’si borçlu ve yüzde 68’i daha iyi iş imkanları için yurt dışına gitmek istiyor. TÜBİTAK 2519 – COST Çalışma Grubu Destek Programı tarafından desteklenen "Türkiye’de NEET Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması" kapsamında elde edilen veriler, santralistanbul Kampüsü'nde düzenlenen toplantıda açıklandı. Fraktal Araştırma tarafından 10 Mayıs-2 Haziran 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde 29 ilde yapılan saha çalışması, İstanbul ve Çukurova’da gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler ve çeşitli çalışmalar ile 18-29 yaş aralığında 2.403 gençle yapıldı. Araştırmada gençlerin iyi olma hali, "maddi durum", "eğitim", "sağlık ve psikososyal iyi oluş", "aile", "siyasal, sivil katılım, güven ve faillik" gibi boyutlarda değerlendirildi. Projenin kapanış toplantısı, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Emre Erdoğan, Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, Doç. Dr. Başak Akkan, Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Erçetin Sabuncu ve doktor adayı Birnur Kafalı Eyolcu’nun katılımıyla gerçekleşti. Kadınların işgücüne katılamaması ailevi yükümlülüklerden kaynaklanıyor 18-29 yaş aralığındaki gençlerin yüzde 54’ü işsizken, toplumsal cinsiyet farkı bu durumu derinleştiriyor. Erkeklerin yüzde 63’ü işbulabilirken, kadınlarda bu oran yüzde 28’e düşüyor. Kadınların işgücüne katılmamasının en büyük nedenlerinden biri "ailevi sorumluluklar" olarak ortaya çıkıyor. Çalışamayan kadınların yüzde 29,2’si ev içi sorumluluklar yüzünden iş gücünde yer alamazken, aynı sebeple işgücüne katılamayan erkekler sadece yüzde 1 oranında. İşe giriş için 'tanıdık' desteği şart Gençler, iş arama sürecinde ağırlıklı olarak tanıdıklarının desteğini alıyor. Yüzde 45,6’sı arkadaş veya akraba vasıtasıyla iş bulurken, yalnızca yüzde 8,9’u dijital platformlar aracılığıyla iş bulabiliyor. Küçük işletmelerde uzun çalışma saatleri Araştırma, gençlerin çoğunlukla mikro ve küçük ölçekli şirketlerde çalıştığını gösteriyor. Gençlerin yüzde 85’i, 50’den az çalışanı olan iş yerlerinde istihdam ediliyor ve hizmet sektöründe ağırlıklı olarak satış danışmanı, garson veya kasiyer pozisyonlarında yer alıyor. Çalışan gençlerin yüzde 58’i günde 9 saatten fazla çalışırken, yüzde 66,8’i haftada 6 gün, yüzde 8,3’ü ise haftanın her günü çalışıyor; haftada 5 gün çalışan gençlerin oranı yüzde 18. Gençlerin yüzde 65’i 27 bin TL’nin altında kazanıyor Araştırma, gençlerin ekonomik sıkıntılarını vurguluyor. Katılımcıların yüzde 65’i ayda 27 bin TL’nin altında, yüzde 35’i ise 9 bin TL’nin altında kazanıyor. Yüzde 42,3’ü gelirinin "yetersiz" olduğunu belirtirken yüzde 44,6’sı "ihtiyaçlarını karşılamaya yettiğini" ifade ediyor. Gelir eksikliği, gençleri borçlanmaya zorluyor ve sadece yüzde 28,3’ü borçsuz durumda. Çalışanların yüzde 8,2’si borçsuzken, yüzde 40,5’i kredi kartı borcu, yüzde 25,3’ü taksitli borç ve yüzde 18,7’si ihtiyaç kredisi borcu altında. Gençlerin çoğunluğu mevcut mali durumlarından memnun değilken, "çok memnunum" diyen oranı ise yüzde 6,3’te kalıyor. Gençler diplomanın yeterliliğine inanmıyor Gençler arasında eğitimin iş imkanları ile bağdaşmadığına dair yaygın bir güvensizlik var. Katılımcıların yalnızca yüzde 38,7’si eğitimin kendilerini "hayata hazırladığını" düşünürken, yüzde 36,2’si bu eğitim sayesinde iyi bir iş bulabileceğine inanıyor. Diğer bir yüzde 36,4’lük grup ise bu görüşe katılmıyor. Özellikle işsiz ve aile yükümlülüğü olan gençlerde eğitime güven dip seviyede. Gelecek umudu yurt dışı hayaliyle şekilleniyor Mevcut eğitim ve ekonomik yapıdan umudunu kesmiş gençler, yurt dışına yerleşmeyi çıkış yolu olarak görüyor. Katılımcıların yüzde 67,8’i daha iyi iş imkanları için yurt dışına gitmek isterken, yüzde 36’sı Türkiye’de geleceğini göremediği ve yüzde 28,9’u ülkenin kötüye gittiğini düşündüğü için yurt dışını seçiyor. Gençler sadece ekonomik sebeplerle değil, sosyal ve siyasi sebeplerle de ayrılmayı düşünüyor; yüzde 22,5’i "daha fazla kişisel özgürlük", yüzde 6’sı ise "düşünce özgürlüğü eksikliği" nedeniyle yurt dışına yerleşmek istiyor. Ancak bu istek henüz net bir plan haline gelmemiş durumda. Yalnızca yüzde 8’i "kesinlikle gitmeyi düşündüğünü" ifade ederken, yüzde 56,4’ü yurt dışını muhtemel görmüyor. Psikolojik yorgunluk yaygın sorun Gençlerin sağlık ve özellikle psikososyal durumları kaygı verici. Yüzde 36,6’sı sık sık "bitkin hissettiğini", yüzde 33,5’i "uykusuzluk çektiğini" ve yüzde 29,2’si "mutsuz olduğunu" ifade ediyor. Bu veriler, gençlerin çoğunun stresli bir yaşam sürdüğünü ve dinlenemediğini ortaya koyuyor. Psikolojik yorgunluk ve tükenmişlik en çok işsiz gençlerde gözlemleniyor. Gençler siyasal katılımda oyla aktif, STK’larla mesafeli Gençler arasında siyasal ve sivil katılıma ilişkin çarpıcı veriler öne çıkıyor. Gençlerin yüzde 79,9’u siyasal katılımı oy vererek gerçekleştirirken, siyasete üye olanların oranı yüzde 6,8’de kalıyor. Sivil toplum kuruluşlarına ilgisizlik ise yüzde 9,3 oranında üyelik ve yüzde 11,4 oranında düzenli gönüllülükle sınırlı. Gençler, daha çok bireysel eylem biçimlerini tercih ediyor, bu eğilim ise yüzde 28-29 oranlarında boykot veya çevrimiçi protestolarla kendini gösteriyor. NEET gençler umutsuz bir döngüde Araştırma bulguları Nisan-Temmuz 2024'te İstanbul ve Çukurova'da yapılan yüz derinlemesine mülakatları ve odak gruplarını da kapsıyor. NEET gençlerin deneyimleri "beklemede olmanın" getirdiği zorluklar ve tecrübe eksikliğine odaklanıyor. Bu görüşmeler, NEET grubunun tükenmişlik ve topluma aidiyet duygusunun zedelendiğini ortaya koyuyor. Gençlerin topluma güveni zedelenmiş Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Emre Erdoğan, araştırmanın bulgularını değerlendirirken, gençlerin topluma güven duymasında ciddi bir düşüş olduğunu belirtti. "Gençler arasındaki yaygın 'anomi'—toplumsal kuralsızlık ve güvensizlik—çarpıcı bir bulgu olarak dikkat çekiyor. Kurumlara güvenin düşük, liyakat algısının zayıf olması gençler arasında yaygın bir 'hınç' duygusunu tetikliyor." şeklinde konuştu. Gençlerin yaşam memnuniyeti düşük seyrediyor ve adaletsizlik algısı bu memnuniyetsizliği artırıyor. Prof. Dr. Erdoğan, "Gençler, ekonomik güvence kadar adaletli bir toplum arayışında." ifadesiyle konunun önemine dikkat çekti. Öneriler paylaşıldı Araştırma ekibi, elde edilen bulgular ve paydaşlarla gerçekleştirilen çalıştaylar doğrultusunda çeşitli politika önerilerini duyurdu. Gençlere yönelik gelir destekleri, sanatsal, sportif ve kültürel etkinliklere erişim için ulaşım desteği sağlanması ve barınma gibi finansal desteklerin sunulması önerildi. Eğitim sisteminin beceri ve deneyim kazandıracak şekilde yeniden yapılandırılması gerektiği vurgulandı. Ailelerin, özellikle kadınların üzerindeki bakım yükünü hafifletmek için devlet ve yerel yönetimlerin etkin rol alması gerektiğinin altı çizildi. Gençlerin psikososyal iyiliği için okullardaki rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve gençler için güvenli sosyal alanların artırılması önerildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ekonomik kriz ruh sağlığını vuruyor! Haber

Ekonomik kriz ruh sağlığını vuruyor!

Psikolog Hülya Öznehir Çintan, İzmir Büyükşehir Belediyesi destekli Yaşlılık Merkezi’nde gerçekleşen etkinlikte, yaşlı bireylerin maruz kaldığı psikolojik tehlikelere işaret etti. İZMİR (İGFA) - Ekonomik sıkıntılar, belirsizlikler ve yaşam maliyeti, toplumun zihinsel sağlığını tehdit ediyor. Etkinlik, Artemis Lions Kulübü tarafından düzenlenirken, 60 yaş ve üzeri katılımcılara “Mental Sağlık Nedir, Nasıl Koruruz?” başlıklı bir sunum yapıldı. Çintan, stres, kaygı, depresyon ve tükenmişlik vakalarının "endişe verici bir artış" gösterdiğini belirtti. Geçim zorluğu, işsizlik, borç gibi faktörlerin özellikle yaşlı bireylerde endişe ve umutsuzluğu artırdığını ifade eden Çintan, “Ekonomik durum ile ruh sağlığı arasında doğrudan bir bağlantı var. Düşük gelirli bireylerde ruhsal bozukluklar daha yaygın” dedi. GENÇLER DE TEHLİKEDE 10-24 yaş grubunda da ruhsal sorunların hızla artış gösterdiğini bildiren Çintan, sosyal medyanın baskısı, güvencesiz iş imkanları ve eşitsizliğin gençlerin ruh sağlığı üzerinde ciddi etkiler yarattığını anlattı. Kronik stresin, sadece zihinsel değil, fiziksel sağlığı da etkilediğini belirten Çintan; hipertansiyon, kalp rahatsızlıkları, uyku bozuklukları ve baş ağrıları gibi problemlerin bu durumla ilişkili olabileceğini ifade etti. Çintan, 60 yaş üstü bireylerin ruh sağlığını korumak için; sosyal ilişkileri güçlü tutmak, yürüyüş, yüzme gibi yaşa uygun egzersizlerle meşgul olmak, kitap okumak, bulmaca çözmek, yeni hobiler edinmek ve ihtiyaç duyulursa profesyonel yardımdan çekinmemek gibi tavsiyelerde bulundu. Artemis Lions Kulübü Başkanı Ecz. Hatice Güleç, “Önceliğimiz, her yaştan bireyin yaşam kalitesini yükseltmek. Bu tür bilgilendirme etkinliklerine devam edeceğiz” diyerek toplumda farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.