Hava Durumu

#Böbrek Yetmezliği

giresunsonhaber - Böbrek Yetmezliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Böbrek Yetmezliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Her Yıl Ortalama 19 Vaka Görülüyor Haber

Türkiye’de Her Yıl Ortalama 19 Vaka Görülüyor

Son günlerde dünya genelinde gündeme gelen hantavirüs vakaları toplumda endişe yaratırken, Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, virüsün yeni ortaya çıkan bir hastalık olmadığını ve şu an için küresel çapta panik yaratacak bir tablo bulunmadığını belirtti. Özellikle kruvaziyer gemisi bağlantılı vakalar sonrası hantavirüsün yeniden dikkat çektiğini söyleyen Prof. Dr. Çetinkaya, “2009-2025 yılları arasındaki verilere baktığımızda ülkemizde yılda ortalama 19 vaka görüldüğünü söyleyebiliriz. Bu yeni karşılaştığımız bir virüs değil ve doğrulanmış yaygın bir salgın söz konusu değil. Ancak küresel hareketlilik nedeniyle sağlık otoriteleri doğal olarak dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor” dedi. Bir gemide ortaya çıkarak dünyayı paniğe sürükleyen hantavirüsün ilk kez Kore Savaşı sırasında dikkat çektiğini hatırlatan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Virüs ismini Kore’de bulunan Hantan Nehri’nden alıyor. O dönemde nehir çevresindeki kemirgenlerle temas eden askerlerde sık görülmesi nedeniyle tanımlandı. Yani hantavirüs, sanıldığı gibi yeni ortaya çıkan bir virüs değil; yaklaşık 70 yıldır biliniyor” diye konuştu. En sık bulaş yolu kemirgen teması Virüsün çoğunlukla kemirgenler aracılığıyla bulaştığını vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Fare ve benzeri kemirgenlerin idrarı, dışkısı ya da salyasıyla temas sonrası bulaşabiliyor. Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, ahır, kulübe gibi alanların temizliği sırasında risk artıyor” ifadelerini kullandı. Toplumda en çok merak edilen konunun insandan insana bulaşma olduğunu belirten Prof. Dr. Çetinkaya, “Hantavirüs türlerinin büyük bölümünde rutin sosyal temasla bulaşma beklenmez. Ancak Güney Amerika tipi olarak bilinen bazı türlerde insandan insana bulaş görülebiliyor. Son günlerde bir gemide görülen ve ölümlerle sonuçlanan vakalarda da bu tip etkili oldu” dedi. İki farklı tipi bulunuyor Hastalığın iki ana tipi olduğunu paylaşan Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Avrupa ve Doğu Asya tipi daha çok böbrekleri etkiliyor ve böbrek yetmezliğine neden olabiliyor. Amerika tipi ise daha ağır seyrederek akciğer, kalp ve böbrek yetmezliğiyle birlikte kanamalı ateş tablosuna yol açabiliyor” dedi. Böbrek tutulumunun tedavi edilebildiğini de vurgulayan Prof. Dr. Çetinkaya, “Bazı hastalarda gelişen böbrek yetmezliği birkaç diyaliz uygulamasıyla kontrol altına alınabiliyor” şeklinde konuştu. Grip belirtileriyle karışabiliyor Hantavirüs belirtilerinin çoğu zaman grip ile karıştırıldığını ifade eden Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Eklem ağrısı, yüksek ateş, halsizlik, öksürük ve bazı vakalarda ishal görülebiliyor. Ancak hantavirüste peteşiyal döküntüler dediğimiz cilt bulguları dikkat çekebiliyor. Bunun yanı sıra kola renginde idrar görülmesi böbrek tutulumu açısından önemli bir işaret olabiliyor. Özellikle düşmeyen ateş önemli belirtilerden biri” dedi. Türkiye’de her yıl ortalama 19 vaka görülüyor Türkiye’de de hantavirüs vakalarının görüldüğünü belirten Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “2009-2025 yılları arasındaki verilere baktığımızda ülkemizde yılda ortalama 19 vaka görüldüğünü söyleyebiliriz. Son 17 yılda toplam 336 vaka bildirildi ve 16 kişi yaşamını kaybetti” bilgisini paylaştı. Panik yaratacak bir durum yok Hastalığın tedavisinde kullanılan etkili seçenekler bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aytaç Çetinkaya, “Hepatit C tedavisinde kullandığımız bazı antiviral ilaçların hantavirüs kaynaklı ölüm oranlarını ciddi şekilde azalttığını biliyoruz. Şu anda dünya genelinde panik yaratacak bir durum söz konusu değil. Hastalığın yayılmasıyla ilgili aşırı endişe duymaya gerek yok” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HANTAVİRÜS BİR SALGINA DÖNÜŞÜR MÜ? Haber

HANTAVİRÜS BİR SALGINA DÖNÜŞÜR MÜ?

Genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ya da tükürüğü aracılığıyla insanlara bulaşan hantavirüs; bazı vakalarda ciddi solunum, kalp ve böbrek yetmezliklerine yol açarak can kayıplarına neden olabilen bir enfeksiyona sebebiyet veriyor. Bilhassa uzun süre kapalı tutulan ve yetersiz havalandırılan mekanlarda yapılan temizlik esnasında, virüs yüklü partiküllerin havaya karışması bulaşma riskini artırabiliyor. Depolar, ahırlar, kilerler, bağ evleri ve uzun süre kullanılmayan yazlıklar bu açıdan riskli bölgeler arasında yer alıyor. Sadece Bir Türü İnsandan İnsana Geçiyor Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Andes virüsü, insandan insana bulaşabildiği bilinen tek hantavirüs türüdür. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplum içerisinde kolayca yayılan bir enfeksiyon olmadığını vurgulayarak şunları ekliyor: “Bugüne dek insandan insana bulaşma durumu, temel olarak Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Özellikle Şili ve Arjantin’de rapor edilen Andes virüsü vakalarında, uzun süreli ve yakın temas sonrası sınırlı bir bulaş gözlemlenmiştir. Asya ve Avrupa’da rastlanan hantavirüs türlerinde ise insandan insana bulaşma kanıtlanmamıştır.” Belirtileri Grip Benzeri Şikayetlerle Karışabilir Hantavirüsün belirtileri, genellikle virüsle temas edildikten 1 ila 8 hafta sonra ortaya çıkabiliyor. Başlangıç aşamasındaki semptomlar sıklıkla grip benzeri şikayetlerle karıştırılabiliyor. Erken evrede; yüksek ateş, baş ağrısı, yaygın kas ağrıları, halsizlik, karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler görülüyor. Bazı hastalarda ise tablo ağırlaşarak öksürük, nefes darlığı, akciğerlerde sıvı toplanması, tansiyon düşüklüğü, kanama bozuklukları ve böbrek yetmezliği gibi kritik klinik durumlara yol açabiliyor. Bilhassa kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerde, nedeni açıklanamayan ateş, kas ağrısı veya solunum güçlüğü geliştiğinde hantavirüs ihtimali üzerinde durulmalıdır. Hantavirüs Enfeksiyonunda Tedavi Süreci Hantavirüs enfeksiyonuna yakalanan tüm hastalar için kesin etkinliği kanıtlanmış antiviral bir ilaç mevcut değildir. Bu süreçte temel yaklaşım, hastanın yakın takibi ve destekleyici tedavilerin uygulanmasıdır. Hastalığın ağır seyrettiği vakalarda yoğun bakım ünitesinde takip gerekebilmektedir. Ayrıca günümüzde hantavirüslere karşı geliştirilmiş bir aşı henüz bulunmamaktadır. Hantavirüsten Nasıl Korunabiliriz? Hantavirüsten korunmada çevre hijyeni kritik bir rol oynamaktadır. Evlere ve depolara kemirgen girişini önleyecek tedbirler alınmalı, riskli alanlar iyice havalandırılmalı, kemirgen dışkısının olduğu bölgeler kesinlikle süpürülmemeli, bunun yerine nemlendirilerek temizlenmelidir. Kemirgenlerle temas olasılığı yüksek olan kişiler ciddi risk altındadır. Özellikle depo çalışanları, hayvancılık ve tarımla uğraşanlar ile ahır ve kiler temizliği yapanlar daha dikkatli olmalıdır. Riskli alanların süpürülmesi, virüs partiküllerinin havaya yayılmasına neden olacağı için önerilmez. Temizlik esnasında mutlaka maske ve eldiven kullanılmalı, işlem sonrası eller vakit kaybetmeden yıkanmalıdır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.