Hava Durumu

#Birleşmiş Milletler

Giresun Sonhaber - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BİTKİDEN: “Gıdayı israf ederken doğal kaynaklarımızı da israf ediyoruz” Haber

BİTKİDEN: “Gıdayı israf ederken doğal kaynaklarımızı da israf ediyoruz”

29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü dolayısıyla açıklama yapan BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, gıda kaybı ve israfının yalnızca ekonomik ve sosyal değil, aynı zamanda önemli bir kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik meselesi olduğuna dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) öncülüğünde her yıl 29 Eylül’de gerçekleştirilen Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü, bu yıl gıda kaybı ve israfını azaltmanın dönüştürücü potansiyeline dikkat çekiyor. UNEP Gıda İsrafı Endeksi 2024 verilerine göre, 2022 yılında dünya genelinde 1,05 milyar ton gıda israf edildi ve bunun yaklaşık yüzde 60’ı hanelerde gerçekleşti. Gıda kaybı ve israfının küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 8-10’u ile ilişkili olduğu tahmin ediliyor. “İsraf ettiğimiz yalnızca gıda değil” Gıdanın sofraya ulaşıncaya kadar önemli miktarda doğal kaynak, enerji ve emek gerektirdiğini vurgulayan BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, “Bir gıdayı çöpe attığımızda yalnızca o ürünü kaybetmiyoruz. Onu üretmek için kullanılan suyu, toprağı, enerjiyi ve emeği de boşa harcıyoruz. Bu nedenle gıda kaybı ve israfıyla mücadele aynı zamanda bir kaynak verimliliği meselesi. Daha sürdürülebilir bir gıda sistemi için yalnızca nasıl ve ne kadar ürettiğimizi değil, ürettiklerimizi ne kadar etkin değerlendirdiğimizi de konuşmalıyız” dedi. BİTKİDEN, ENFiber ile Avrupa ölçeğindeki çalışmalara katkı sağlıyor Gıda kaybı ve israfının önlenmesinin yanı sıra, üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünlerin yeniden değer zincirine kazandırılması da sürdürülebilir gıda sistemlerinin önemli bir parçasını oluşturuyor. BİTKİDEN, Avrupa Birliği COST Programı kapsamında yürütülen ENFiber – European Network for Valorizing Food Processing Waste into Sustainable Fibers çalışmalarında aktif olarak yer alıyor. ENFiber, gıda işleme süreçlerinde ortaya çıkan ve yeterince değerlendirilmeyen kaynakların sürdürülebilir liflere dönüştürülmesine yönelik Avrupa çapında bilimsel ve teknolojik iş birliklerinin geliştirilmesini amaçlıyor. Akdağ, “Önceliğimiz gıda kaybı ve israfını mümkün olduğunca önlemek. Bununla birlikte, üretim sırasında kaçınılmaz olarak ortaya çıkan yan ürünleri atık olarak görmek yerine yeniden değer zincirine kazandırmak da döngüsel ekonominin önemli bir parçası. BİTKİDEN olarak ENFiber gibi uluslararası çalışmalarla kaynakların daha etkin kullanıldığı sürdürülebilir gıda sistemlerinin gelişimine katkı sağlamayı önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. İsrafla mücadele günlük yaşamda başlıyor Gıda israfının önemli bir bölümünün hanelerde gerçekleşmesi, tüketici alışkanlıklarının önemini de ortaya koyuyor. Planlı alışveriş yapmak, ihtiyaç kadar satın almak, doğru porsiyonlama yapmak, gıdaları uygun koşullarda saklamak ve artan yemekleri güvenli şekilde değerlendirmek israfın azaltılmasına katkı sağlayabilecek temel adımlar arasında yer alıyor. Gıda okuryazarlığının da bu mücadelede önemli olduğuna dikkat çeken Akdağ, özellikle Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki farkın doğru bilinmesinin, tüketilebilir durumdaki gıdaların gereksiz yere çöpe atılmasının önüne geçebileceğini belirtti. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamındaki 12.3 numaralı hedef, 2030 yılına kadar perakende ve tüketici düzeyindeki kişi başına küresel gıda israfının yarıya indirilmesini ve üretim ile tedarik zincirlerindeki gıda kayıplarının azaltılmasını amaçlıyor. Akdağ, “29 Eylül’ü yalnızca gıda israfını hatırladığımız bir gün olarak değil, gıdayla ilişkimizi yeniden düşünmek için bir fırsat olarak görmeliyiz. Gıdaya hak ettiği değeri vermek; onu üretmek için kullanılan doğal kaynaklara, emeğe ve geleceğimize de değer vermektir” dedi.

MASAK’tan finansal suçlarla mücadelede yeni düzenlemeler 'Resmi'leşti... Parasal eşikler artırıldı Haber

MASAK’tan finansal suçlarla mücadelede yeni düzenlemeler 'Resmi'leşti... Parasal eşikler artırıldı

Hazine ve Maliye Bakanlığı, MASAK kapsamında iki yeni tebliği Resmî Gazete’de yayımladı. Düzenlemeyle bazı parasal işlem eşikleri yükseltilirken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin listeleme kararları kapsamındaki kişi, kuruluş ve organizasyonlara yönelik işlemlerin bildirilmesi ve ertelenmesine ilişkin yükümlülükler de açıkça belirlendi. ANKARA (İGFA) - Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Genel Tebliği (Sıra No: 34) ile MASAK Genel Tebliği'nde değişiklik yapan Sıra No: 33 numaralı tebliğ, bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. BM KARARLARI İÇİN YENİ YÜKÜMLÜLÜK MASAK’ın yeni tebliğiyle, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin terörizmin ve kitle imha silahlarının yayılmasının finansmanının önlenmesine ilişkin listeleme kararları kapsamında uygulanacak tedbirler düzenlendi. Buna göre, söz konusu kararlara konu kişi, kuruluş veya organizasyonlara ilişkin Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla iletilen bilgiler MASAK Başkanlığı’nın internet sitesinde yayımlanarak duyurulacak. Finansal kuruluşlar ve ilgili diğer yükümlüler ise mevzuat kapsamında, bu kişi, kuruluş veya organizasyonlar tarafından gerçekleştirilmek istenen işlemlerin ivedilikle MASAK’a bildirilmesi ve işlemlerin ertelenmesine yönelik gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. BAZI PARASAL EŞİKLER YÜKSELTİLDİ MASAK Genel Tebliği (Sıra No: 5)’te yapılan değişiklikle de çeşitli parasal tutarlarda artışa gidildi. Düzenlemeyle; 10 bin liralık tutar 20 bin liraya, 25 bin liralık tutar 50 bin liraya, 2 bin 750 liralık tutarlar 5 bin 500 liraya, 1.000 liralık tutar 2 bin 500 liraya, 2 bin 750 liralık başka bir eşik ise 6 bin 500 liraya çıkarıldı. Her iki tebliğ de Resmî Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe girdi.

GRÜ’DE SAVAŞ MAĞDURU GÖÇMEN ÇOCUKLAR AFİŞ SERGİSİ AÇILDI Haber

GRÜ’DE SAVAŞ MAĞDURU GÖÇMEN ÇOCUKLAR AFİŞ SERGİSİ AÇILDI

GRÜ’DE SAVAŞ MAĞDURU GÖÇMEN ÇOCUKLAR AFİŞ SERGİSİ AÇILDI Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde açılan “Savaş Mağduru Göçmen Çocuklar Afiş Sergisi”, savaş, zorunlu göç ve yerinden edilmenin çocuklar üzerindeki yıkıcı etkilerini sanatçıların afişleri ve öğrencilerin yorumlarıyla görünür kıldı. Sergi, yurdundan koparılan tüm çocuklara ithaf edildi. SERGİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ’NDE AÇILDI Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi 4. kat koridorunda açılan “Savaş Mağduru Göçmen Çocuklar Afiş Sergisi”, ilk gününde akademisyenler, idari personel ve öğrencilerden yoğun ilgi gördü. “Göçmen Çocuklar” temalı Uluslararası Çocuk Hakları Afiş Sergisi kapsamında, Türkiye’nin yanı sıra Polonya, İran, Güney Kore ve Çin gibi farklı ülkelerden afiş sanatçılarının eserleri izleyicilerle buluşturuldu. Sergi, geçtiğimiz yıl Görele Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü tarafından hazırlanan “Göçmen Çocuklar” temalı Uluslararası Çocuk Hakları Afiş Sergisi’nin devamı niteliğinde düzenlendi. SAVAŞIN VE ZORUNLU GÖÇÜN ÇOCUKLARDA BIRAKTIĞI İZLER ANLATILDI Sergi, savaşın, zorunlu göçün ve yerinden edilmenin çocuklar üzerindeki etkilerini sanat yoluyla görünür hale getirdi. Afişlerde; evinden, okulundan, arkadaşlarından ve güvenli yaşam alanlarından koparılan çocukların yaşadığı kayıp, korku, belirsizlik ve aidiyet sorunu güçlü görsel anlatımlarla işlendi. Çalışma, Görele Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden Dr. Öğr. Üyesi Emel Birol’un küratörlüğünde, Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Şirin Dilli’nin danışmanlığında ve Sosyoloji Bölümü öğrencilerinin katkısıyla hazırlandı. SANATÇILARIN AFİŞLERİ ÖĞRENCİ YORUMLARIYLA SUNULDU Sergide yer alan afişler, Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü lisans öğrencilerinin kaleme aldığı yorumlarla birlikte izleyiciye sunuldu. Bu çalışma, sanatçıların görsel anlatımı ile öğrencilerin sosyolojik okumalarını aynı mekânda buluşturdu. Öğrenciler, afişleri yalnızca bir sanat eseri olarak değil; çocuk hakları, savaş, göç, aidiyet, umut ve insanlık sorumluluğu üzerinden değerlendirdi. “ÇOCUK HAKLARI VE İNSANLIK ÜZERİNE YENİDEN DÜŞÜNDÜLER” Serginin küratörü Dr. Öğr. Üyesi Emel Birol, öğrencilerin afişlerde savaşın çocukluk üzerindeki ağır etkilerini okuduğunu belirtti. Birol, öğrencilerin dikenli tellere takılmış origami kuşlarda parçalanan çocukluğu, kurşunların gölgesinde uyumaya çalışan bebekleri, fırtınalı denizlerde güvenli kıyı arayan kâğıttan gemileri, oyuncak yerine can simidine sarılan çocukları, yıkıntılar arasında umudunu korumaya çalışan küçük bedenleri ve hiçbir yere tam olarak ait hissedemeyen göçmen çocukların sessiz arayışını gördüğünü ifade etti. Öğrencilerin afişleri yalnızca yorumlamadığını belirten Birol, bu süreçte çocuk hakları, savaş, göç, aidiyet, umut ve insanlık üzerine yeniden düşündüklerini vurguladı. “SAVAŞLAR ÇOCUKLARIN EN TEMEL HAKLARINI ULAŞILMAZ HALE GETİRİYOR” Serginin danışmanı Prof. Dr. Şirin Dilli, dünyanın farklı coğrafyalarında milyonlarca çocuğun savaş, çatışma, işgal, yoksulluk ve zorunlu göç nedeniyle evlerinden, okullarından, arkadaşlarından ve çocukluklarından koparıldığını belirtti. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin her çocuğa yaşama, korunma, eğitim ve güvenlik hakkı tanıdığını hatırlatan Dilli, savaşların ortasında büyüyen çocuklar için bu hakların çoğu zaman ulaşılması güç bir hayale dönüştüğünü ifade etti. Dilli, serginin yalnızca göçü değil; göçe neden olan savaşları, şiddeti ve insanlığın ortak sorumluluğunu da görünür kılmayı amaçladığını kaydetti. SERGİ 1 YIL BOYUNCA AÇIK KALACAK Yurdundan koparılan tüm çocuklara ithaf edilen sergi, Giresun Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi’nde 1 yıl boyunca açık kalacak. Serginin açılışına Rektör Danışmanları Prof. Dr. Eren Baş ve Doç. Dr. Seda Nur Atasoy, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Günay Kaya, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Eyüp Nefes, Fen Edebiyat Fakültesi önceki dönem Dekanı Prof. Dr. Beyhan Kesik, Bulancak Uygulamalı Bilimler Yüksekokul Müdürü Doç. Dr. Oktay Karaman, Fen Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Onur Şahin ve Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Saraçoğlu, Sosyoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hayrettin Karadeniz ile akademik ve idari personel ve öğrenciler katıldı.

GİRESUN’DA ENGELLİLER HAFTASI Haber

GİRESUN’DA ENGELLİLER HAFTASI

GİRESUN’DA ENGELLİLER HAFTASI İÇİN YÜRÜYÜŞ VE TÖREN PROGRAMI Giresun’da Engelliler Haftası kapsamında 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü ( yarın ) yürüyüş ve tören programı gerçekleştirilecek. Debboy’dan başlayacak yürüyüş Atatürk Meydanı’nda sona erecek; meydandaki törende çelenk sunumu, saygı duruşu, İstiklal Marşı, konuşmalar ve çeşitli gösteriler yer alacak. PROGRAM DEBBOY’DAN BAŞLAYACAK Giresun’da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla düzenlenecek program, 11 Mayıs 2026 Pazartesi günü saat 10.30’da Debboy’dan başlayacak yürüyüşle açılacak. Yürüyüşün güzergâhı Debboy-Atatürk Meydanı olarak belirlendi. Atatürk Meydanı’ndaki tören programı saat 10.45’te başlayacak. Programda çelenk sunulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı, günün anlam ve önemini belirten konuşmalar, mehter gösterisi, türküler, halk oyunları, şiir, madalya takdimi ve kapanış bölümleri yer alacak. YAĞIŞ OLURSA PROGRAM SALONA ALINACAK Havanın yağışlı olması durumunda yürüyüş yapılmayacak. Tören programı, Giresun Belediyesi Kültür ve Fuar Salonu’nda gerçekleştirilecek. ENGELLİLER HAFTASI 10-16 MAYIS’TA KUTLANIYOR Engelliler Haftası, Türkiye’de her yıl 10-16 Mayıs tarihleri arasında engelli bireylerin haklarına, toplumsal yaşama katılımına ve erişilebilirlik ihtiyacına dikkat çekmek amacıyla düzenleniyor. Hafta boyunca kamu kurumları, yerel yönetimler, okullar ve sivil toplum kuruluşları tarafından farkındalık etkinlikleri yapılıyor. Engellilik alanındaki temel yaklaşım, yalnızca farkındalık oluşturmakla sınırlı kalmıyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, erişilebilirliği; binaların, açık alanların, ulaşım ve bilgilendirme hizmetlerinin, bilgi ve iletişim teknolojilerinin engelli bireyler tarafından güvenli ve bağımsız biçimde kullanılabilir olması şeklinde tanımlıyor. HAK TEMELLİ YAKLAŞIM ÖNE ÇIKIYOR Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme, engelli bireylerin tüm insan hakları ve temel özgürlüklerden tam ve eşit biçimde yararlanmasını güvence altına almayı amaçlıyor. Türkiye’de sözleşmenin uygulanması ve izlenmesine ilişkin koordinasyon görevi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülüyor. Engelliler Haftası etkinlikleri, bu yönüyle yalnızca törensel bir program değil; erişilebilir kent, eşit yurttaşlık, eğitim, istihdam, sosyal yaşama katılım ve kamusal hizmetlere erişim başlıklarında toplumsal sorumluluğu hatırlatan bir hafta olarak değerlendiriliyor. GİRESUN’DA FARKINDALIK MESAJI VERİLECEK Giresun’daki program, engelli bireylerin toplum yaşamına eşit ve görünür biçimde katılması için farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Debboy’dan Atatürk Meydanı’na yapılacak yürüyüş, kent merkezinde ortak duyarlılık mesajı taşıyacak. Atatürk Meydanı’ndaki tören ise çelenk sunumu ve konuşmaların yanı sıra kültürel etkinliklerle devam edecek. Mehter gösterisi, türküler, halk oyunları ve şiir bölümleriyle programın geniş katılımlı bir farkındalık etkinliği olarak düzenlenmesi bekleniyor. ERİŞİLEBİLİR KENT VURGUSU Engelliler Haftası, engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştığı fiziksel, sosyal ve kurumsal engellerin kaldırılması gereğini bir kez daha gündeme taşıyor. Erişilebilir kaldırımlar, kamu binaları, ulaşım hizmetleri, dijital hizmetler ve sosyal alanlar; engelli bireylerin bağımsız yaşam hakkının temel unsurları arasında yer alıyor. Giresun’da düzenlenecek yürüyüş ve tören, engelli bireylerin yaşamın her alanında eşit koşullarda yer alması gerektiğini vurgulayan bir farkındalık çağrısı niteliği taşıyacak.

SAVAŞ ŞAHİN’DEN MAMDANİ’YE 1915 TEPKİSİ Haber

SAVAŞ ŞAHİN’DEN MAMDANİ’YE 1915 TEPKİSİ

SAVAŞ ŞAHİN’DEN MAMDANİ’YE 1915 TEPKİSİ Amerika Türk Toplulukları Birliği Başkanı ve Amerika Karadeniz Giresunlular Derneği Başkanı Savaş Şahin, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin 24 Nisan’da 1915 olayları için kullandığı ifadelere sert tepki gösterdi. Şahin, tarihsel meselelerin siyasi söylemle değil, bilimsel veri, arşiv çalışması ve hukuk temelinde ele alınması gerektiğini söyledi. Zohran Mamdani, 1 Ocak 2026’da New York Belediye Başkanı olarak göreve başladı. New York Belediye Başkanlığı’nın resmî sayfasında Mamdani, kentin 112. belediye başkanı olarak yer alıyor. Mamdani, 24 Nisan’da yaptığı paylaşımda 1915 olaylarını “Ermeni Soykırımı” olarak nitelendirdi. Mamdani, aynı açıklamada Türkiye ve Azerbaycan’ı Dağlık Karabağ’daki Ermeni nüfusa yönelik saldırılarla suçladı ve 2023’te 100 binden fazla Ermeni’nin bölgeden çıkarıldığı gibi asılsın tarihi gerçekliği olmayan bir iddiada bulunmuştu. ŞAHİN: TARİH SİYASETE ALET EDİLMEMELİ Savaş Şahin, Mamdani’nin açıklamalarına yazılı değerlendirmeyle yanıt verdi. Şahin, 1915 olaylarının tek taraflı siyasi söylemlerle ele alınmasının akademik ciddiyete ve toplumsal barışa zarar verdiğini belirtti. Şahin, 1915 olaylarının I. Dünya Savaşı şartlarında, çok aktörlü ve karmaşık bir süreçte yaşandığını vurguladı. Osmanlı coğrafyasında farklı etnik ve dini grupların ağır kayıplar verdiğini ifade eden Şahin, tarihsel acıların tek taraflı anlatılar üzerinden siyasi malzeme haline getirilmesine karşı çıktı. “HUKUKİ KARAR YOK, SİYASİ YORUM VAR” Şahin, “soykırım” kavramının uluslararası hukukta belirli kriterlere bağlı olduğunu belirtti. Birleşmiş Milletler 1948 Soykırım Sözleşmesi, soykırımı bir grubu tamamen ya da kısmen yok etme kastıyla işlenen fiiller üzerinden tanımlıyor. Şahin, 1915 olayları hakkında uluslararası yargı organlarınca verilmiş bağlayıcı bir “soykırım” kararı bulunmadığını belirterek Mamdani’nin açıklamasını hukuki değil, siyasi yorum olarak değerlendirdi. TÜRK-AMERİKAN TOPLUMUNDAN TEPKİ Mamdani’nin paylaşımı New York’ta Türk-Amerikan toplumunun tepkisine neden oldu. Times Meydanı’nda çok sayıda Türk derneğinin destek verdiği protestoda Mamdani’nin 24 Nisan paylaşımı eleştirildi. Anadolu Ajansı, protestoda Mamdani’nin açıklamasının Türk-Amerikan toplumunda rahatsızlık yarattığını aktardı. Savaş Şahin, Amerika’daki Türk toplumunun örgütlenmesi ve Giresun diasporası içinde faaliyet gösteren isimler arasında yer alıyor. Amerika Karadeniz Giresunlular Derneği’nin New York’taki programlarında Şahin, dernek başkanı olarak yer aldı; geçmiş haberlerde de Amerika Türk Toplulukları Birliği Başkanı olarak anıldı. ŞAHİN’DEN KAPSAYICI TARİH ÇAĞRISI Şahin, açıklamasında tarihsel acıların tüm boyutlarıyla ele alınması gerektiğini belirtti. Siyasi aktörlerin tarihsel konularda kesin hüküm veren açıklamalar yapmasının toplumlar arasındaki gerilimi artıracağını ifade eden Şahin, Mamdani’ye “tarih siyasete alet edilmemeli” sözleriyle tepki gösterdi.

GOSİSAM PROJESİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE TBB’NİN GÜNDEMİNE GİRDİ Haber

GOSİSAM PROJESİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE TBB’NİN GÜNDEMİNE GİRDİ

GOSİSAM PROJESİ BİRLEŞMİŞ MİLLETLER VE TBB’NİN GÜNDEMİNE GİRDİ Giresun’da yürütülen GOSİSAM Projesi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı kapsamındaki görünürlüğü ve Türkiye Belediyeler Birliği tarafından örnek proje olarak seçilmesiyle ulusal ve uluslararası ölçekte öne çıktı. Giresun’da hayata geçirilen Giresun Ordu Sivil İnisiyatif Stratejik Araştırma Merkezi (GOSİSAM) Projesi, ulusal ve uluslararası alanda dikkat çeken çalışmalar arasına girdi. Avrupa Birliği finansmanıyla, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın “Sivil Katılım” Hibe Programı kapsamında Kuzey Yıldızı Derneği tarafından Giresun Belediyesi ortaklığında yürütülen proje, hem Birleşmiş Milletler çekim ekibinin ilgisini çekti hem de Türkiye Belediyeler Birliği tarafından örnek proje olarak seçildi. GOSİSAM Projesi için 6 Nisan 2026 Pazartesi günü Giresun STK Yerleşkesi’nde paylaşım toplantısı düzenlendi. Toplantıda projenin sonuçları, sahadaki uygulamaları ve ortaya çıkan somut çıktılar kamuoyuna sunuldu. Programa Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Akten ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER EKİBİ ÇEKİM YAPTI Toplantının öne çıkan başlıklarından biri, Birleşmiş Milletler çekim ekibinin program boyunca yürüttüğü çekimler ve röportajlar oldu. Etkinlik sırasında alınan görüntü ve kısa röportajların, UNDP tarafından ulusal ve uluslararası platformlarda yayımlanması planlandı. Bu gelişme, GOSİSAM Projesi’nin yalnızca yerelde değil, daha geniş ölçekte de dikkat çekici bir model haline geldiğini ortaya koydu. TBB ÖRNEK PROJE OLARAK SEÇTİ Projenin bir diğer önemli başarısı ise Türkiye Belediyeler Birliği tarafından örnek proje olarak belirlenmesi oldu. Nisan ayı içinde Türkiye genelindeki belediyelere örnek uygulama olarak sunulması planlanan proje, yerel yönetimlerle sivil toplum arasındaki iş birliği açısından dikkat çeken bir model olarak öne çıktı. HACAK: GİRESUN ADINA GURUR VERİCİ Giresun Belediye Başkan Vekili Erkan Hacak, toplantıda yaptığı konuşmada belediyenin sivil toplumla iş birliğine önem verdiğini söyledi. Hacak, GOSİSAM Projesi’nin elde ettiği görünürlüğün ve takdirin Giresun adına önemli bir kazanım olduğunu belirtti. Projenin hem Birleşmiş Milletler düzeyinde görünürlük kazanmasının hem de Türkiye Belediyeler Birliği tarafından örnek gösterilmesinin katılımcı yerel yönetim anlayışı açısından değer taşıdığını ifade etti. BELEDİYENİN DESTEĞİ ÖNE ÇIKTI Toplantıda, proje süresince yürütülen faaliyetler ve elde edilen sonuçların yanı sıra Giresun Belediyesi’nin sunduğu katkılar da öne çıktı. Debboy mevkiinde bulunan Gençlik Açık Ofisi’nin GOSİSAM STK Yerleşkesi olarak tahsis edilmesi, projenin kurumsal altyapısını güçlendiren en önemli adımlardan biri olarak değerlendirildi. Belediye ile Kuzey Yıldızı Derneği arasında kurulan iş birliği, projenin sahadaki etkisini büyüten temel unsurlar arasında gösterildi. YERELDEN DOĞAN MODEL ÜLKE GÜNDEMİNE TAŞINDI Yerelde başlayan GOSİSAM Projesi, kısa sürede ulusal ve uluslararası ölçekte dikkat çeken bir çalışma haline geldi. Proje, Giresun’un sivil toplum ve yerel yönetim iş birliğinde örnek gösterilen kentler arasında yer alma iddiasını güçlendirdi.

MASAK’tan “malvarlığı dondurma” düzenlemesi açıklaması Haber

MASAK’tan “malvarlığı dondurma” düzenlemesi açıklaması

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı MASAK, FATF süreci kapsamında gündeme gelen kanun değişikliklerine ilişkin kamuoyuna açıklama yaptı. Açıklamada, düzenlemenin uluslararası yükümlülükler çerçevesinde hazırlandığı vurgulandı. ANKARA (İGFA) - Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), son günlerde gündeme gelen “malvarlığı dondurma” düzenlemesine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Yeni Şafak’ın Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek tarafından hazırlanan yasa teklifine ilişkin haberine yanıt verdi. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin Financial Action Task Force (FATF) tarafından yürütülen 5. Değerlendirme Turu kapsamında ele alındığı ve Türkiye’nin uluslararası yükümlülükleri doğrultusunda hazırlandığı belirtildi. MASAK, terörizmin finansmanı ve kitle imha silahlarının yayılmasının önlenmesinin Bakanlığın öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayarak, malvarlığı dondurma uygulamalarının FATF’ın 6 ve 7 numaralı tavsiyeleri doğrultusunda Birleşmiş Milletler kararlarının gecikmeksizin uygulanmasını zorunlu kıldığını ifade etti. Açıklamada, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının iç hukuka aktarılmasında yaşanan gecikmelere dikkat çekilerek, önerilen düzenleme ile bu sürecin hızlandırılmasının amaçlandığı kaydedildi. Düzenlemenin, başta Cumhurbaşkanlığı olmak üzere ilgili kurumlarla mutabakat içinde hazırlandığı belirtilirken, Cumhurbaşkanı’nın nihai karar yetkisinin korunacağı vurgulandı. Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından alınabilecek geçici malvarlığı dondurma kararlarının, ilgili kurumlarla koordinasyon içinde uygulanacağı ifade edildi. Açıklamada ayrıca, söz konusu değişiklikle acil durumlarda geçici önlemler alınarak Türkiye’nin finansal sisteminin kötüye kullanımının önüne geçilmesinin hedeflendiği ve bu adımın uluslararası taahhütlere bağlılığın bir göstergesi olduğu belirtildi.

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR Haber

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR

BM’DEN İRAN SAVAŞI UYARISI: KÜRESEL AÇLIK 363 MİLYONA TIRMANABİLİR Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, İran’daki savaş ve Orta Doğu’daki tırmanmanın yıl ortasına kadar sürmesi halinde yaklaşık 45 milyon kişinin daha akut gıda güvensizliğine itilebileceğini açıkladı. Böylece dünyada şiddetli açlıkla karşı karşıya kalan insan sayısının 363 milyona yükselerek son yılların en ağır tablosuna ulaşabileceği bildirildi. Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın 17 Mart 2026 tarihli analizine göre, çatışmanın yıl ortasına kadar sona ermemesi ve petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalması halinde, hâlihazırda gıda güvensizliği yaşayan 318 milyon kişiye yaklaşık 45 milyon kişi daha eklenecek. WFP, bu tablonun 2022’de Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında görülen 349 milyonluk düzeyi de aşabilecek yeni bir küresel gıda şokuna işaret ettiğini duyurdu. Kurumun değerlendirmesinde, krizin merkezinde yalnızca savaş alanı değil, enerji ve lojistik koridorları da yer aldı. WFP, Hürmüz Boğazı’ndaki fiili deniz taşımacılığı durma noktasına gelirken, Kızıldeniz hattındaki risklerin de arttığını; bunun enerji, yakıt ve gübre maliyetlerini yukarı çekerek açlığı Orta Doğu’nun çok ötesine taşıdığını bildirdi. Kuruma göre özellikle gıda ve yakıt ithalatına bağımlı Afrika ve Asya ülkeleri en ağır darbeyi alma riskiyle karşı karşıya. WFP Genel Müdür Yardımcısı ve Baş Operasyon Sorumlusu Carl Skau da tabloyu “küresel şok dalgası” sözleriyle özetledi. Skau, çatışmanın sürmesi halinde zaten bir sonraki öğününü karşılamakta zorlanan ailelerin en sert darbeyi yiyeceğini vurgularken, insani yardım hatlarında da ciddi kırılma yaşandığını söyledi. Cenevre’de yapılan açıklamalara göre kurumun sevkiyat maliyetleri savaşın başlamasından bu yana yüzde 18 arttı; daha pahalı yakıt ve uzayan güzergâhlar nedeniyle yardım operasyonlarının maliyeti hızla yükseldi. WFP’nin bölgesel projeksiyonları da alarmın boyutunu ortaya koydu. Buna göre Batı ve Orta Afrika’da akut gıda güvensizliği yaşayan insan sayısında yüzde 21, Doğu ve Güney Afrika’da yüzde 17,7, Asya’da ise yüzde 24 artış bekleniyor. Kurum, Sudan’ın buğday ithalatına yüksek bağımlılığı nedeniyle fiyat artışlarından doğrudan etkileneceğini, Somali’de ise bazı temel ürünlerin fiyatlarının savaşın başlamasından bu yana en az yüzde 20 yükseldiğini belirtti. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü de ayrı değerlendirmesinde, savaşın küresel enerji, gübre ve tarım-gıda sistemleri üzerinde sert baskı oluşturduğunu bildirdi. FAO’nun Mart 2026 tarihli raporuna göre, Hürmüz Boğazı’ndaki aksama petrol, gaz ve gübre ticaretini doğrudan etkiliyor; artan enerji maliyetleriyle birlikte gübre arzındaki daralma, mahsul veriminde düşüş ve gıda fiyatlarında yeni dalgalanma riskini büyütüyor. Aynı raporda, kriz sürerse 2026’nın ilk yarısında küresel gübre fiyatlarının ortalama yüzde 15 ila 20 daha yüksek seyredebileceği uyarısı yapıldı. Reuters’ın 20 Mart tarihli analizinde de Körfez hattının küresel gübre tedarikindeki kritik rolüne dikkat çekildi. Habere göre Hürmüz Boğazı, dünya çapında ticareti yapılan gübrenin yaklaşık yüzde 30’unun geçtiği ana koridorlardan biri. Bank of America verilerine dayandırılan değerlendirmede üre fiyatlarının şimdiden yüzde 30 ila 40 arttığı, savaşın birkaç hafta daha sürmesi halinde başta tahıllar olmak üzere temel emtia arzında daralma yaşanabileceği aktarıldı. FAO Başekonomisti Máximo Torero da bu durumun ekim dönemini, yem arzını ve dolayısıyla et-süt fiyatlarını etkileyeceği uyarısında bulundu. Uzmanlara göre en kırılgan halka, dışarıdan gıda, yakıt ve gübre alan düşük gelirli ülkeler olacak. Gelişmekte olan birçok ekonomide gıda ve yakıtın enflasyon sepetindeki payı yüzde 30 ile 50 arasında değişirken, bu oran gelişmiş ekonomilerde çok daha düşük seyrediyor. Bu nedenle enerji kaynaklı her yeni sarsıntı, ithalata bağımlı ülkelerde doğrudan mutfak enflasyonuna, ardından da daha derin bir yoksulluk ve açlık dalgasına dönüşme potansiyeli taşıyor. Birleşmiş Milletler cephesinden verilen ortak mesaj ise net: çatışma uzadıkça yalnızca cephe hattı değil, dünyanın en kırılgan sofraları da vuruluyor. WFP, yeterli finansman sağlanmaması halinde mevcut insani yardım kapasitesinin daha da daralacağını ve açlık riski altındaki ülkelerde tablonun felakete dönüşebileceğini bildirdi. Kaynaklar: BM Dünya Gıda Programı (WFP), BM Cenevre Ofisi, FAO, Reuters.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.