Hava Durumu

#Bilgilendirme

giresunsonhaber - Bilgilendirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilgilendirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SAHİLLERDE GÜVENLİ YÜZME İÇİN DENİZ SUYU TAKİBİ ŞART Haber

SAHİLLERDE GÜVENLİ YÜZME İÇİN DENİZ SUYU TAKİBİ ŞART

SAHİLLERDE GÜVENLİ YÜZME İÇİN DENİZ SUYU TAKİBİ ŞART Yaz sezonuyla birlikte sahillerde güvenli kullanımın yolu düzenli analiz, yetkin laboratuvar, güçlü altyapı kontrolü ve açık bilgilendirmeden geçiyor. Deniz suyunda halk sağlığı açısından asıl güvence, sezon boyunca sürdürülen mikrobiyolojik takip ve riskli dönemlerde yapılan ek kontrollerle sağlanıyor. Sahillerin yaz aylarında güvenli şekilde kullanılabilmesi için deniz suyunun yalnızca temiz görünmesi yeterli değildir. Halk sağlığı açısından önemli olan, deniz suyunda mikrobiyolojik kirlilik bulunup bulunmadığının düzenli olarak ölçülmesidir. Yüzme suyu takibi, denize giren vatandaşların sağlık risklerinden korunması için yürütülen temel halk sağlığı çalışmalarından biridir. Bu takip sayesinde sahillerde dışkısal kirlilik, altyapı kaynaklı riskler, yağış sonrası geçici bozulmalar ve yoğun kullanım dönemlerinde oluşabilecek mikrobiyolojik değişimler izlenir. ANALİZLERİ İL SAĞLIK MÜDÜRLÜKLERİ TAKİP EDER Yüzme suyu analizleri Sağlık Bakanlığı’nın izleme sistemi kapsamında yürütülür. İl düzeyinde süreç İl Sağlık Müdürlükleri tarafından takip edilir. Belirlenen yüzme alanlarından numuneler, yüzme sezonu boyunca hazırlanan programa göre alınır ve analizler Halk Sağlığı Laboratuvarlarında yapılır. Bu sistemde yerel yönetimler, çevre birimleri ve ilgili kurumlar sahadaki altyapı, plaj temizliği, kıyı kullanımı ve çevresel risk kaynaklarının kontrolünde tamamlayıcı sorumluluk üstlenir. Deniz suyunun halk sağlığı açısından laboratuvar analizi ise yetkilendirilmiş sağlık sistemi içinde yürütülür. Deniz suyu analizi, basit bir gözlem ya da sahada yapılan yüzeysel kontrol değildir. Numunenin doğru noktadan alınması, uygun kaplarla taşınması, belirlenen süre içinde laboratuvara ulaştırılması ve standart yöntemlerle incelenmesi gerekir. Bu nedenle analizlerin güvenilirliği, yalnızca cihazla değil; numune alma düzeni, taşıma koşulları, laboratuvar altyapısı, uzman personel, kalite kontrol ve resmi raporlama zinciriyle birlikte sağlanır. Laboratuvar gerekliliği Neden önemlidir? Mikrobiyolojik analiz altyapısı E. coli ve intestinal enterokok gibi göstergelerin doğru ölçülmesini sağlar Yetkin laboratuvar personeli Numune kabulü, analiz ve değerlendirme sürecinde hata riskini azaltır Uygun numune taşıma koşulları Numunenin bozulmadan laboratuvara ulaşmasını sağlar Kalite kontrol sistemi Sonuçların güvenilir ve karşılaştırılabilir olmasını sağlar Kayıt ve raporlama düzeni Sonuçların resmi olarak izlenmesini ve açıklanmasını mümkün kılar Yetkilendirilmiş kurum yapısı Analizin resmi geçerlilik taşımasını sağlar ANALİZLERDE MİKROBİYOLOJİK RİSK GÖSTERGELERİNE BAKILIR Deniz suyunda halk sağlığı açısından temel risk, dışkısal kirlilik kaynaklı mikrobiyolojik bulaştır. Bu nedenle yüzme suyu analizlerinde özellikle Escherichia coli ve intestinal enterokok değerleri izlenir. Bu iki parametre, deniz suyuna kanalizasyon, fosseptik, dere akışı, yağmur suyu, hayvansal atık veya yüzeysel kirlilik karışıp karışmadığını gösteren temel halk sağlığı göstergeleri arasında yer alır. Analiz parametresi Değerlendirme ölçütü Halk sağlığı açısından anlamı Escherichia coli / E. coli Mevzuat limitinin altında olmalı Dışkısal kirlilik ve bağırsak kaynaklı enfeksiyon riski açısından temel göstergedir İntestinal enterokok Mevzuat limitinin altında olmalı Deniz ve kıyı sularında mikrobiyolojik kirlilik takibinde önemli göstergedir Görsel kirlilik Yağ, köpük, çöp, kötü koku ve renk değişimi bulunmamalı Ani çevresel kirlilik veya deşarj riski açısından uyarıcıdır Kısa dönem kirlilik bulgusu Yağış, taşkın ve altyapı arızası sonrası ayrıca izlenmeli Geçici fakat halk sağlığını etkileyebilecek riskleri gösterir YÜZME SEZONU BOYUNCA DÜZENLİ NUMUNE ALINMALI Sahillerde güvenli yüzme ortamının korunması için deniz suyu analizleri yalnızca sezon başında yapılmamalıdır. Yüzme sezonu boyunca belirli aralıklarla numune alınması, sonuçların karşılaştırılması ve değişimlerin izlenmesi gerekir. Yaz aylarında sahillerde kullanım yoğunluğu artar. Bu yoğunluk, özellikle altyapı riski bulunan bölgelerde deniz suyu kalitesini etkileyebilir. Düzenli analizler, olası değişimleri erken fark etmeyi ve gerekli önlemleri zamanında almayı sağlar. Dönem / durum İzleme ihtiyacı Neden önemlidir? Yüzme sezonu başlangıcı Sezon başı temel ölçüm yapılmalı Plajların yaz kullanımına uygunluğu belirlenir Yüzme sezonu boyunca Düzenli aralıklarla numune alınmalı Deniz suyu kalitesindeki değişim takip edilir Yoğun kullanım dönemleri Ek kontrol yapılmalı Bayram, tatil ve hafta sonlarında sahil yükü artar Şiddetli yağış sonrası Riskli noktalardan yeniden numune alınmalı Dere, yağmur suyu ve yüzey akışı kirlilik taşıyabilir Altyapı arızası sonrası Hızlı kontrol yapılmalı Kanalizasyon, terfi merkezi veya arıtma kaynaklı risk oluşabilir Koku, köpük, renk değişimi veya çöp görüldüğünde Sahada inceleme ve gerekirse numune alınmalı Görsel bulgular ani kirlilik işareti olabilir RİSKLİ DÖNEMLERDE EK KONTROL HAYATİ ÖNEM TAŞIR Deniz suyu kalitesi her zaman sabit kalmaz. Akıntı, yağış, sıcaklık, dere debisi, kanalizasyon altyapısı, arıtma tesislerinin çalışma durumu ve insan yoğunluğu deniz suyunu kısa sürede etkileyebilir. Bu nedenle rutin analizlerin yanında riskli dönemlerde ek numune alınması gerekir. Özellikle yağış sonrası kıyılara taşınan yüzeysel kirlilik, dere ağızları ve altyapı bağlantıları sahillerde geçici mikrobiyolojik bozulmalara yol açabilir. SAHİL GÜVENLİĞİ ALTYAPI KONTROLÜYLE GÜÇLENİR Güvenli yüzme ortamı yalnızca deniz suyundan alınan numunelerle sağlanmaz. Kıyıdaki altyapı, çevre temizliği, dere yatakları, yağmur suyu hatları, kanalizasyon sistemi, arıtma tesisleri ve plaj kullanım yoğunluğu birlikte değerlendirilmelidir. Kontrol edilmesi gereken alan Ne takip edilmeli? Halk sağlığına etkisi Deniz suyu mikrobiyolojisi E. coli ve intestinal enterokok değerleri Dışkısal kirlilik ve enfeksiyon riski belirlenir Kanalizasyon hatları Kaçak, taşma ve bağlantı sorunu Denize kirletici girişinin önüne geçilir Yağmur suyu hatları Yağış sonrası taşınan kirlilik Kısa süreli mikrobiyolojik bozulmalar izlenir Arıtma tesisleri Düzenli çalışma, arıza ve deşarj durumu Kıyı sularına ulaşabilecek kirlilik riski azaltılır Dere ağızları Debi, taşkın ve atık taşınımı Yağış sonrası deniz suyu kalitesi korunur Plaj temizliği Çöp, plastik, atık ve kötü koku Fiziksel ve çevresel hijyen sağlanır Görsel denetim Köpük, yağ tabakası, renk değişimi ve bulanıklık Ani kirlilik belirtileri erken fark edilir Kullanım yoğunluğu Tatil, hafta sonu ve bayram yoğunluğu Kalabalık dönemlerde ek kontrol ihtiyacı belirlenir Bilgilendirme panoları Güncel analiz sonucu ve uyarılar Vatandaşın güvenli karar vermesi sağlanır SONUÇLAR VATANDAŞIN ANLAYACAĞI ŞEKİLDE PAYLAŞILMALI Deniz suyu analizlerinin etkili olabilmesi için sonuçların açık, düzenli ve anlaşılır biçimde kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Vatandaş, hangi plajdan ne zaman numune alındığını, hangi parametrelerin ölçüldüğünü ve sonuçların mevzuat sınırına göre ne anlama geldiğini görebilmelidir. Bu bilgilendirme, sahillerde güven duygusunu güçlendirir. Aynı zamanda deniz suyu kalitesinin yalnızca kurumlar tarafından değil, vatandaşlar tarafından da takip edilebilir hale gelmesini sağlar. TÜM SAHİLLERDE ORTAK GÜVENLİK STANDARDI OLUŞTURULMALI Yüzme suyu güvenliği yalnızca belirli plajların meselesi değildir. Halkın denize girdiği tüm sahiller, belediye plajları, aile plajları, turistik kıyılar, dere ağızlarına yakın noktalar ve yoğun kullanılan alanlar aynı hassasiyetle izlenmelidir. Tüm sahillerde ortak güvenlik standardı için düzenli analiz, yetkin laboratuvar, güçlü altyapı kontrolü, çevresel denetim ve açık bilgilendirme birlikte yürütülmelidir. Sağlıklı deniz, ancak sahadaki çevre yönetimi ile laboratuvar verisinin aynı sistem içinde çalışmasıyla korunabilir. SAĞLIKLI SAHİLLER İÇİN SÜREKLİ TAKİP GEREKİYOR Yaz sezonunda vatandaşların denizden güvenle yararlanabilmesi için yüzme suyu kalitesinin düzenli olarak izlenmesi, riskli dönemlerde ek kontrollerin yapılması ve sonuçların şeffaf biçimde paylaşılması gerekiyor. Sahillerde güvenli yüzme ortamı; temiz kıyı, çalışan altyapı, düzenli laboratuvar analizi, çevresel kontrol ve doğru bilgilendirme ile sağlanır. Denizlerin sağlıklı kalması, yalnızca sezon başında yapılan ölçümlerle değil, yaz boyunca kesintisiz sürdürülen halk sağlığı takibiyle mümkün olur.

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Haber

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR”

GÖRELE’DE MADEN KARŞITI MİTİNG: “TOPRAĞIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşları, Görele’de maden faaliyetlerine karşı miting düzenleyecek. Cumhuriyet Meydanı’ndaki programda basın açıklaması, bilgilendirme konuşmaları ve müzik etkinliği yapılacak. MİTİNG CUMHURİYET MEYDANI’NDA YAPILACAK Görele, 29 Mayıs 2026 Cuma günü maden karşıtı mitinge ev sahipliği yapacak. Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşlarının düzenleme komitesinde yer aldığı program, Görele Cumhuriyet Meydanı’nda saat 14.00’te başlayacak ve 19.00’a kadar sürecek. Mitingin ana çağrısı “Toprağın üstü altından daha değerlidir” sloganıyla yapıldı. Programda “Vahşi maden istemiyoruz” vurgusu öne çıkarıldı. BASIN AÇIKLAMASI VE BİLGİLENDİRME KONUŞMALARI YAPILACAK Etkinlik kapsamında basın açıklaması yapılacak, halka yönelik bilgilendirme konuşmaları gerçekleştirilecek. Programda ayrıca müzik etkinliği de yer alacak. Düzenleme komitesi, maden faaliyetlerinin çevre, su kaynakları, tarım alanları ve yaşam alanları üzerindeki etkilerine dikkat çekerek vatandaşları Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitinge katılmaya çağırdı. ÇAĞRI GİRESUN GENELİNE YAPILDI Miting çağrısı yalnızca Görele ile sınırlı tutulmadı. Giresunlu çevre platformları ve sivil toplum kuruluşları, kent genelindeki yurttaşları programa davet etti. 29 Mayıs Cuma günü Kurban Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen miting, Görele’de çevre mücadelesi başlığıyla yapılacak kitlesel buluşmalardan biri olacak.

KURBAN ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Haber

KURBAN ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Kurban Bayramı öncesi kurbanlık ayırtan vatandaşlara, kurban alırken dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili önemli bilgilendirme yapıldı. ANKARA (İGFA) – Kurban Bayramı öncesi vatandaşlar, kurbanlık hayvan telaşına düştü. Kimileri, kurbanı erken ayırtarak garantiye alıyor, kimileri ise bayram günü fiyatlar düşer düşüncesiyle kurbanlığını son güne bırakıyor. Kurban alırken nelere dikkat edilmeli? Tarım ve Orman Genel Müdürlüğü, kurbanlık hayvan alımında dikkat edilmesi gereken hususlarla ilgili bilgilendirme yaptı. KURBAN ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR Kurban edilebilmesi için koyun ve keçinin bir, sığır ve mandanın iki, devenin ise beş yaşını doldurmuş olması gerekir. Ancak altı ayını tamamlayan koyun bir yaşını doldurmuş gibi gösterişli olması halinde kurban edilebilir. Sığır ve manda ile koyun ve keçinin küpesinin olup olmadığına bakılmalı. Çok zayıf, gebe ya da yeni doğum yapmış hayvanlar olmamalı. Hayvanın kılları düzgün ve parlak, bakışları ve dış görünümü canlı olmalı. Yüksek ateş, salyası ve gözde akıntısı olmamalı. Pis kokulu ishali ve burun akıntısı olmamalı. Öksürük ve nefes darlığı yaşamamalı. Çevreye karşı aşırı tepkili veya çok duyarsız olmamalı. Yara, şişlik ve ödemi olmamalı. Cinsiyet organları ve memede kötü kokulu akıntısı bulunmamalı. Hayvan varlığının devamı açısından öncelikle erkek hayvanlar kurban olarak tercih edilmelidir. Hayvanların yaşlarının tayininde düzgün tutulmuş çiftlik kayıtları kesin sonucu verir. Kayıtlar yok ise, en iyi yaş tespiti diş gelişimine bakarak tayin edilir. Sığır veya mandanın alt çenesinin önünde gelişimini tamamlamış iki kalıcı kesici dişin bulunması o hayvanın iki yaşını doldurduğunu göstermektedir. Koyunların dış görünüşüne bakılarak, altı aydan büyük ve anası veya erişkin bir koyun kadar olması kurban edilebilmesi için yeterli sayılmaktadır. Keçilerin kurban edilebilmesi için bir yaşını doldurmuş olması gerekir. Sığırlarda olduğu gibi keçilerde de yaş tayini, ön kesici süt dişlerinin çıkıp yerlerini kalıcı dişlerinin alması esasına dayanmaktadır. Devenin kurban edilebilmesi için beş yaşında değişen ikinci kesici süt dişlerinin çıkıp yerlerini kalıcı dişlerin alması gerekir.

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU Haber

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU

SEKÜ’DE MADEN TEPKİSİ BÜYÜDÜ: GERGİN TOPLANTININ ARDINDAN ELMAS KONUŞTU Tirebolu’nun Sekü köyünde maden arama gündemiyle yapılan toplantı dün sert tepkilere sahne oldu. Köylülerin protestoları ve sosyal medyaya yansıyan görüntülerin ardından AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, köyde endişeleri dinlediklerini, talepleri not aldıklarını ve vatandaşlarla irtibat halinde kalacaklarını açıkladı. Tirebolu’ya bağlı Sekü köyünde maden arama çalışmaları nedeniyle yükselen gerilim, dün yapılan toplantıyla yeni bir aşamaya taşındı. Köyde düzenlenen buluşmada vatandaşlar, bölgede yürütülen sondaj ve maden faaliyetlerine karşı itirazlarını doğrudan dile getirdi. Toplantıda zaman zaman sesler yükseldi, protestolar yaşandı ve köylülerin tepkisi açık biçimde ortaya çıktı. Sosyal medyada paylaşılan haber ve görüntülerde, AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas’ın toplantı sırasında yoğun tepkiyle karşılaştığı görüldü. Köylüler, özellikle bölgede daha önce yürütülen madencilik faaliyetlerinin çevreye verdiğini savundukları zararları gündeme taşıdı. Su kaynakları, tarım alanları, yaşam alanları ve köyün geleceği toplantının en sert başlıkları arasında yer aldı. Toplantıda kadınların da yoğun biçimde söz aldığı, bazı köylülerin geçmişte iktidar partisine oy verdiklerini ancak bugün maden faaliyetleri nedeniyle ciddi kaygı yaşadıklarını dile getirdiği aktarıldı. Tepkilerin odağında yalnızca yeni sondaj girişimi değil, yakın çevrede daha önce yaşandığı öne sürülen çevresel tahribat da vardı. Köylüler, bölgede yeni bir maden adımına rıza göstermeyeceklerini yüksek sesle ifade etti. Toplantının ilerleyen dakikalarında gerilim daha da arttı. Sosyal medyada dolaşıma giren anlatımlarda ve haber metinlerinde, Elmas’ın konuşmasının protestolar nedeniyle sık sık kesildiği, bazı vatandaşların doğrudan itiraz ettiği ve toplantının tansiyonunun yükseldiği belirtildi. Yine aynı paylaşımlarda, bazı köylülerin “artık milletvekiline ihtiyacımız yok” diyerek tepki gösterdiği, bir vatandaşın mikrofon alarak bölgede yaşayanların büyük çoğunluğunun yıllardır AK Parti’ye oy verdiğini söyleyip sert sözlerle itirazda bulunduğu ifade edildi. Sekü’deki tepki yalnızca toplantı salonuyla sınırlı kalmadı. Köylüler, yaşam alanlarının taş ocakları ve maden sahaları arasında sıkıştığını savundu. En büyük kaygı başlıkları arasında içme ve kullanma suyu kaynaklarının kirlenmesi, doğanın zarar görmesi, üretim alanlarının etkilenmesi ve günlük hayatın güvenlik uygulamaları nedeniyle zorlaşması yer aldı. Toplantının ardından Nazım Elmas yazılı bir açıklama yaptı. Elmas, Sekü köyünü ziyaret ederek hemşehrilerinin maden gündemiyle ilgili endişelerini dinlediklerini, taleplerini aldıklarını ve yetkililerden temin ettikleri bilgileri vatandaşlarla paylaştıklarını söyledi. Elmas, toplantının iki aşamalı gerçekleştiğini, ilk bölümde yaklaşık 20 dakikalık bilgilendirme yapıldığını, namaz arasının ardından soru ve taleplerin dinlendiğini belirtti. Elmas, bölgede şu anda yürütülmek istenen işlemin “maden arama” faaliyeti olduğunu vurguladı. Maden çıkarma aşamasına ancak ÇED süreci tamamlanırsa geçilebileceğini kaydeden Elmas, mevzuata uymayan, insan ve çevre için risk oluşturan her işlemin karşısında olduklarını ifade etti. Elmas ayrıca Türkiye genelinde maden çıkarma ruhsatı başvurularının yalnızca küçük bir bölümünün izin alabildiğini dile getirdi. Milletvekili Elmas’ın paylaştığı bilgilere göre Sekü köylüleri toplantıda beş temel talebi öne çıkardı. Köyde yapılacak her çalışma öncesinde vatandaşın önceden bilgilendirilmesi istendi. Su kaynaklarının kirlenmesi ve kuruması ihtimaline karşı hiçbir tedbirden taviz verilmemesi talep edildi. Güvenlik uygulamalarının köylünün günlük yaşamını ve çalışma düzenini aksatmaması gerektiği vurgulandı. Maden sahalarındaki denetimlerin sürmesi ve çevre mevzuatına aykırı durumlarda daha ağır yaptırımlar uygulanması çağrısı yapıldı. Bölgedeki bilgi kirliliğinin önüne geçmek için kamu kurumlarının düzenli ve doğru bilgilendirme yapması talep edildi. Elmas, toplantıya sonradan katılan bazı kişilerin konuşmaların tamamına hakim olmadan farklı yorum ve davranışlar sergilediğini savundu. Buna rağmen köylülerin soru, endişe ve taleplerini not aldıklarını belirten Elmas, vatandaşlarla irtibat halinde kalma kararı aldıklarını açıkladı. Açıklamasını, Sekü köyü sakinlerine ve köy muhtarına teşekkür ederek tamamladı. Sekü’de dün yaşananlar, bölgedeki maden tartışmasının teknik bir izin sürecini aşarak doğrudan sosyal ve siyasal bir gerilime dönüştüğünü gösterdi. Köylüler sahada daha güçlü güvence ve açık taahhüt istiyor. Elmas ise sürecin maden arama aşamasında olduğunu, taleplerin takip edileceğini ve vatandaşın yanında olduklarını savunuyor. Bölgedeki gerilim, bundan sonraki idari adımlar ve sahadaki uygulamalarla birlikte daha da yakından izlenecek.

EGM'den plaka kullanımıyla ilgili uyarı Haber

EGM'den plaka kullanımıyla ilgili uyarı

Emniyet Genel Müdürlüğü, Türkiye’de kullanılan araç plakalarıyla ilgili bilgi kirliliğine dikkat çekerek, standart dışı plaka kullanımının yasak olduğunu ve gerekli durumlarda değişim yapılması gerektiğini duyurdu. ANKARA (İGFA) - Emniyet Genel Müdürlüğü, son dönemde araç plakalarına ilişkin kamuoyunda oluşan soru ve yanlış bilgileri gidermek amacıyla açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, Türkiye’de kullanılan standart plakaların Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basıldığı, üzerinde mühür ve diğer güvenlik özelliklerinin bulunduğu ve herhangi bir değişim zorunluluğu olmadığı belirtildi. Ancak bazı durumlarda plaka değişimi veya yeniden basımı gerektiği ifade edildi: APP (STANDART DIŞI) PLAKA KULLANIMI Standart ölçülere uygun olmayan ve mevzuata aykırı şekilde basılmış plakaların kullanımı yasak. Bu durumda araç sahiplerinin polis veya jandarmaya başvurarak kayıp/tespit işlemi yaptırması, noter aracılığıyla yeni plaka başvurusunda bulunması ve TŞOF yetkili birimlerinde plakalarını bastırmaları gerekiyor. TŞOF MÜHÜRLÜ PLAKALARIN NİTELİK VE ÖLÇÜLERİNDE DEĞİŞİKLİK Araç sahipleri noterden plaka basım talep belgesi alarak, TŞOF yetkili plaka basım noktalarında aynı plakanın yeniden basımını yaptırabiliyor. Açıklamada, standart dışı plaka kullanımının tespiti halinde idari para cezası uygulanacağı ve araçların uygun hale getirilene kadar trafikten men edilebileceği hatırlatıldı. Emniyet Genel Müdürlüğü, standart dışı plaka takılı araçlara yönelik denetimlerin 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme amacıyla yapılacağını belirterek, vatandaşların yalnızca mevzuata uygun, TŞOF mühürlü standart plakaları kullanmalarının önemine dikkat çekti.

GİRESUN’DA RAMAZAN AYI GIDA DENETİMLERİ SIKLAŞTIRILDI Haber

GİRESUN’DA RAMAZAN AYI GIDA DENETİMLERİ SIKLAŞTIRILDI

GİRESUN’DA RAMAZAN AYI GIDA DENETİMLERİ SIKLAŞTIRILDI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ramazan ayı boyunca vatandaşların güvenilir gıdaya erişimini sağlamak amacıyla il genelindeki denetimlerini kesintisiz sürdürüyor. Yıl boyunca devam eden kontroller, Ramazan döneminde yoğunlaştırılarak üretim ve satış noktalarında kapsamlı şekilde uygulanıyor. Denetim çalışmalarına İl Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Merkez ilçede bizzat katıldı. Yılmaz’a İl Müdür Yardımcısı Mehmet Fatih Şahin ve Şube Müdürü Oğuz Yiğit eşlik etti. Gıda kontrol görevlileri; işletmelerde hijyen ve genel temizlik kuralları, ürünlerin muhafaza şartları, soğuk hava depoları ve buzdolaplarının sıcaklık takibi, etiket bilgileri, son tüketim tarihleri ile taklit ve tağşiş risklerini ayrıntılı biçimde inceliyor. Ayrıca işletme sahipleri ve çalışanlara gıda güvenliği ile personel hijyeni konularında bilgilendirme yapılıyor. İl Müdürü Yılmaz, denetimlerde eksiklik veya uygunsuzluk tespit edilmesi halinde 5996 sayılı Kanun kapsamında cezai işlem uygulandığını belirterek, “2026 yılında bugüne kadar 1.024 denetim gerçekleştirdik. Bu denetimler sonucunda 6 işletmeye toplam 507 bin 790 TL idari para cezası uygulandı. Gıda güvenliği kırmızı çizgimizdir” dedi. Yılmaz, tüketicilerin gıda güvenliğiyle ilgili karşılaştıkları olumsuzlukları Alo 174 Gıda Hattı üzerinden bildirmelerinin denetimlerin etkinliği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Yasa dışı bahis ve sanal kumara karşı 81 ilde seferberlik Haber

Yasa dışı bahis ve sanal kumara karşı 81 ilde seferberlik

Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla 81 ilin Cumhuriyet başsavcılıklarına özel genelge gönderildi. En az 6 ayda bir koordinasyon toplantısı yapılacak, ilk toplantılar bir ay içinde tamamlanacak. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, yasa dışı bahis ve sanal kumarla mücadele kapsamında 81 ilin Cumhuriyet başsavcılığına özel genelge gönderildiğini açıkladı. Bakan Gürlek, “Yasa dışı bahis, sanal kumar konusunda mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Bu toplumda kanayan bir yara. Bizim bataklığı kurutmamız lazım.” ifadelerini kullandı. BAŞSAVCILARA KOORDİNASYON TALİMATI Genelgeyle, Cumhuriyet başsavcılarının koordinasyonunda emniyet ve jandarmanın ilgili birimleriyle değerlendirme ve bilgilendirme toplantıları yapılması istendi. Toplantılarda; yasa dışı bahis ve kumar suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma süreçlerinde yaşanan uygulama sorunları, delil toplama yöntemleri ve dijital materyallerin incelenmesi, suçtan elde edilen mal varlıklarına yönelik tedbirlerin uygulanması, kurumlar arası bilgi paylaşımı ve koordinasyon mekanizmaları gibi başlıkların ele alınması talimatı verildi. Genelgeyle kolluk kuvvetlerinin soruşturma süreçlerindeki bilgi ve uygulama kapasitesinin güçlendirilmesi ve daha etkin bir soruşturma sürecine ulaşılması hedefleniyor. https://twitter.com/adalet_bakanlik/status/2027318568384131477 EN AZ 6 AYDA BİR TOPLANTI Genelgede, Yasa Dışı Bahis ve Kumar Suçlarıyla Mücadelede Bilgilendirme ve Koordinasyon Toplantılarının en az 6 ayda bir yapılması, ilk toplantının ise en geç bir ay içinde gerçekleştirilmesi istendi. Ayrıca toplantı sonuçlarına ilişkin sorunlar ve çözüm önerilerini içeren bilgi notlarının Bakanlığa gönderilmesi talimatı verildi. Söz konusu genelgenin, Cumhurbaşkanlığı tarafından 31 Ekim 2025’te açıklanan “Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı” kapsamında gönderildiğinin altı çizildi.

Otellerde Yapılan İlaçlamalar Sağlık Açısından Büyük Riskler Taşıyor! Haber

Otellerde Yapılan İlaçlamalar Sağlık Açısından Büyük Riskler Taşıyor!

Beşiktaş'ta bir restoranda yemek yedikten sonra gıda zehirlenmesi şüphesiyle Fatih'teki konakladıkları otelden hastaneye kaldırılan bir ailede, anne baba ve iki çocuğun hayatını kaybetmesi olayının ardından, otelin kısa süre önce ilaçlandığı bilgisinin ortaya çıkması, otel ilaçlamalarında alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine yönelik dikkati artırdı. Otellerdeki ilaçlama uygulamalarının hem misafirlerin hem de çalışanların sağlığı açısından önemli uyarılarla ele alındığı belirtildi. Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Üyesi, ARGE ve Yenilikçi Politikalar Direktörü Doç. Dr. Müge Ensari Özay, haşerelerle mücadelenin doğru yapılmadığı durumlarda ciddi sağlık tehditlerinin ortaya çıkabileceğini vurguladı. Otellerde haşere ve kemirgenler için uygun ortam oluşuyor… Otellerin, yoğun insan hareketliliği, gıda servisi ve farklı iklim koşullarında sürekli kullanılması nedeniyle haşere ve kemirgenlerin üremesi için elverişli ortamlar oluşturduğunu belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Hamamböceği, tahtakurusu, kemirgen, sinek ve sivrisinek gibi zararlılar yalnızca konforu bozmakla kalmaz, aynı zamanda salmonella, escherichia coli, leptospiroz, hantavirüs ve alerjen partiküller gibi halk sağlığını tehdit eden riskleri barındırır. Bu nedenle ilaçlama uygulamaları gıda güvenliğini, misafir sağlığını ve işletmenin yasal yükümlülüklerini korumak için oldukça önemlidir. Doğru pestisit kontrol stratejileri otelleri biyolojik bulaşlardan ve hijyen skandallarından korur, bu da işletmenin sürdürülebilirliğini doğrudan etkiler.” dedi. Pestisit kontrolsüz kullanılırsa sağlık riskleri oluşturabilir “Otellerde yapılan ilaçlamaların sağlık açısından büyük tehlikeler barındırabileceğini” belirten Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şunları söyledi: “Pestisitler kontrolsüz kullanıldığında akut ve kronik sağlık risklerine yol açabilir. Akut etkilere solunum yolu irritasyonu, göz-kulak-burun yanması, baş ağrısı, mide bulantısı, ciltte kızarıklık veya nörolojik belirtiler dahildir. Uzun süreli maruziyetlerde endokrin sistem bozuklukları, bazı kanser türleri, nörotoksik etkiler ve üreme sağlığı üzerinde olumsuz etkiler görülebilmektedir. Özellikle kapalı alanda yapılan sisleme veya fumigasyon gibi yoğun uygulamalar sonrası yüzeylerde pestisit kalıntısı kalabilir ve bu, çocuklar, yaşlılar, hamileler ve astım hastaları için ciddi riskler yaratabilir. Yanlış doz, etiket dışı kullanımlar ve yetersiz havalandırma, zehirlenme riskini artıran ana faktörlerdir.” Otel ilaçlamalarında İSG kurallarına özen gösterilmeli! Otellerde ilaçlama yaparken İSG kapsamında dikkat edilmesi gereken temel kurallar olduğuna değinen Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Türkiye’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'na göre işverenler, çalışanlarını kimyasal risklere karşı bilgilendirmeli, uygun kişisel koruyucu donanım (maske, gözlük, eldiven, tulum) sağlamalı ve güvenlik bilgi formlarını (SDS/MSDS) erişebilir kılmalıdır. Uygulama yalnızca eğitimli ve belgeli personelle yapılmalı, kapalı alanlarda havalandırma sağlanmalı ve alanda yetkisiz kişilerin bulunmasına izin verilmemelidir. Ayrıca risk değerlendirmesi yapılmalı, kullanılan kimyasalların etiket bilgilerine uyulmalı ve tekrar giriş süreleri belgelenmelidir.” şeklinde konuştu. Kullanılan ürünler ruhsatlı olmalı! Türkiye’de otellerdeki ilaçlamayla ilgili yasal düzenlemeler kapsamında kullanılan pestisitler, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış olmalıdır diyen Doç. Dr. Müge Ensari Özay, “Halk Sağlığı Alanında Haşere ile Mücadele Usul ve Esasları” ve “Biyosidal Ürünler Yönetmeliği”nin hangi ürünlerin, hangi dozlarda, hangi alanlarda kullanılabileceğini belirlediğini söyledi ve “Uygulayan firmaların sorumlu müdür bulundurması, uygulayıcılarının yetki belgesine sahip olması ve işlemlerin kayıt altına alınması zorunludur. Ayrıca 6331 sayılı İSG Kanunu, kimyasalları kullanırken işverenin eğitim, bilgilendirme ve koruma yükümlülüklerini sıkı bir şekilde belirler. Bu doğrultuda oteller hem sağlık hem de mevzuat uyumunu sağlamakla yükümlüdür.” dedi. Uyarı notları ve uygulama saatlerinin bildirimi önemlidir! İlaçlama hizmeti veren firmaların denetiminin İl ve İlçe Sağlık Müdürlükleri ile Tarım ve Orman Bakanlığı birimlerince yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Müge Ensari Özay, şunları ekledi: “Ancak denetim sıklığı, illerin, turizm yoğunluğunun ve şikayetlerin durumuna göre değişebilir. Firmaların ruhsat geçerliliği, ürünlerin etiket ve ruhsat uygunluğu, uygulayıcı sertifikaları ve kayıt tutma süreçleri düzenli olarak kontrol edilir. Oteller ilaçlama süreçlerinde personel bilgilendirmesi yapmak zorundadır. 6331 sayılı kanun gereği çalışanların kimyasal maruziyeti hakkında bilgilendirilmesi, eğitim verilmesi ve gerekli koruma ekipmanının sağlanması gerekir. Misafir bilgilendirmesi ise uluslararası iyi uygulamalar çerçevesinde oda kapısına uyarı notu bırakılması, uygulama saatlerinin önceden duyurulması veya kapatma sürelerinin misafirlere belirtilmesi önerilir.” En güvenli yaklaşım 24 saat bekleme ve iyi havalandırma İlaçlamanın ardından odalar veya ortak alanların kullanım süresinin, kullanılan ürünün niteliklerine ve uygulama yöntemine bağlı olduğunu söyleyen Doç. Dr. Müge Ensari Özay, sözlerini şöyle tamamladı: “Etiket bilgilerinde belirtilen ‘tekrar giriş (re-entry)’ süresi esas alınmalıdır; bazı yüzey spreylerinde 1–2 saatlik havalandırma yeterli iken, sisleme veya fumigasyon gibi yoğun uygulamalarda süre 12–24 saati bulabilir. Oda veya ortak alanın tekrar kullanılmasından önce mutlaka havalandırılmalı, temas yüzeyleri temizlenmeli ve yiyecek hazırlama alanlarında ekstra hijyen sağlanmalıdır. Etiket talimatı net değilse, en koruyucu çözüm 24 saat bekleme ve güçlü bir havalandırmadır.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.