Hava Durumu

#Beslenme

giresunsonhaber - Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

81 İLDE KYK BURSU TEPKİSİ: “GÜNLÜK 133 LİRA SADAKADIR” Haber

81 İLDE KYK BURSU TEPKİSİ: “GÜNLÜK 133 LİRA SADAKADIR”

CHP GENÇLİK KOLLARI’NDAN 81 İLDE KYK BURSU TEPKİSİ: “GÜNLÜK 133 LİRA SADAKADIR” Cumhuriyet Halk Partisi CHP Gençlik Kolları, 2026 yılı için 4 bin TL olarak açıklanan KYK burs miktarına Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı düzenlenen basın açıklamalarıyla tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda, belirlenen burs tutarının üniversite öğrencilerinin temel yaşam giderlerini karşılamaktan uzak olduğu vurgulandı. CHP’li gençler, 2025 yılının öğrenciler açısından ağır ekonomik koşullar altında geçtiğini hatırlatarak, geçtiğimiz yıl 3 bin TL olarak uygulanan bursla ay sonunun getirilemediğini, 2026 için açıklanan 4 bin TL’lik tutarın ise gerçek bir iyileştirme anlamına gelmediğini savundu. Açıklamalarda, burs miktarının uzun süre açıklanmamasına da tepki gösterildi. CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın’ın, KYK bursunun neden geç açıklandığına ilişkin iktidara yönelttiği sorular hatırlatılarak, bursların öğrenci hesaplarına yatırılmasına bir gün kala yapılan açıklamanın samimi olmadığı ifade edildi. Basın açıklamalarında, aylık 4 bin TL’lik bursun günlük yaklaşık 133 TL’ye denk geldiği belirtilerek, “Bu bir zam değil, sadakadır” denildi. CHP’li gençler, “Bu ülkenin gençlerine reva gördüğünüz rakam günlük 133 lira mı? Günlük 133 TL neye yeter?” sorularını yöneltti. KYK bursunun bir cep harçlığı değil, üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme, ulaşım ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılaması gereken bir kamu desteği olduğu vurgulanan açıklamalarda, günlük 133 TL ile bir öğrencinin sağlıklı bir şekilde eğitim hayatını sürdürmesinin mümkün olmadığı ifade edildi. Açıklamada, bu miktarla bir öğrencinin ancak bir tavuk dönerin yarısını, bir filtre kahvenin bardağın dörtte üçünü alabileceği, bir kitabın ise yarısına dahi yetmediği belirtildi. Mevcut burs tutarının milyonlarca üniversite öğrencisini eğitimine devam edebilmek için çalışmak zorunda bıraktığı, birçok gencin ise ekonomik nedenlerle eğitim hayallerinden vazgeçtiği kaydedildi. CHP Gençlik Kolları, bu tablonun “iktidarın adaletsiz düzeninin bir sonucu” olduğunu savunarak, imkân eşitsizliğinin her geçen gün derinleştiğini ifade etti. Açıklamalarda, “Bakan çocuğuna ayrı, milletin evladına ayrı işleyen bir sistem kabul edilemez” eleştirisi yer aldı. 81 ilde eş zamanlı yapılan açıklamalar, gençlerin yoksulluğa ve umutsuzluğa teslim olmayacağı mesajıyla sona erdi. CHP’li gençler, “Umutlu, adil ve özgür yarınları gençler olarak birlikte kuracağız” diyerek mücadele çağrısında bulundu.

Beslenme uzmanından yılbaşı sofralarında denge önerileri... Yılbaşında çok yedim diye üzülmeyin! Haber

Beslenme uzmanından yılbaşı sofralarında denge önerileri... Yılbaşında çok yedim diye üzülmeyin!

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı akşamı için sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önerilerde bulundu. Kahvaltı seçimi, hafif başlangıçlar, ölçülü ana yemekler, tatlı seçimleri ve içecek tercihleri üzerinde durdu. İSTANBUL (İGFA) - Beslenme uzmanı Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı gecesinde bedensel ve ruhsal dengemizi korumaya yardımcı olacak önerilerini paylaştı. Arda, "Bütün gün aç kalmak akşam yemeğinde aşırıya kaçma riskini artırır. Dengeli bir kahvaltı ve sağlıklı atıştırmalıklar sindirim sistemini hazırlayarak kontrolsüz yemek tüketiminin önüne geçer" diye belirtti. Uzun süre masada oturmanın, farkında olmadan sürekli yeme isteğine yol açabileceğini söyleyen Arda, yemek sonrası muhabbete masadan kalkarak devam edilmesi gerektiğini önerdi. Yılbaşı yemeklerine hafif başlangıçların tercih edilmesinin önemini vurgulayan Arda, "Çorba, zeytinyağlı sebzeler ve salata tokluk hissi yaratır ve ana yemek porsiyonlarını kontrol etmede yardımcı olur. Yoğurtlu mezeler, zeytinyağlı sebzeler ve bol yeşillikli salatalar tercih edilmelidir" dedi. Ana yemeklerde kızartmalar ve ağır soslar yerine fırın, ızgara veya haşlama tekniklerinin kullanılmasını öneren Arda, hindi, tavuk, balık ve yağsız kırmızı et gibi protein kaynaklarının tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Karbonhidrat miktarına da dikkat çekti. Tatlı seçimlerinde porsiyon kontrolüne ve zamanlamaya önem verilmesini gerektiğini açıklayan Arda, şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıların veya küçük porsiyonların tercih edilmesini önerdi. Tatlı yerine kuruyemiş ya da taze veya kuru meyvelerin sindirimi kolaylaştırabileceğini ve kan şekerini dengeleyebileceğini belirtti. İçecek tercihlerinde gazlı ve şekerli içecekler yerine su, ayran, sade maden suyu ve şekersiz bitki çaylarının tercih edilmesi gerektiğini belirten Arda, alkol alımında miktarın sınırlanması gerektiğini ve yemekle birlikte tüketilmesinin daha iyi olacağını söyledi. Yılbaşı gecesinde yapılacak küçük kaçamakların ertesi gün aşırı sınırlayıcı diyetlerle telafi edilmemesi gerektiğine vurgu yapan Arda, “Sağlıklı beslenme yasaklarla değil, doğru tercihlerle sürdürülebilir. 1 Ocak sabahı yapılacak hafif yürüyüş ve bol su içmek, vücudun dengesini bulmasına katkı sağlar” dedi. Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı sofralarında dengeli tercihlerle hem beden hem de ruh sağlığını koruyabileceğimizi ifade etti.

CHP’li Karasu: 28 bin TL’lik asgari açlık sınırının altında Haber

CHP’li Karasu: 28 bin TL’lik asgari açlık sınırının altında

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, 2026 yılı için açıklanan 28 bin 75 TL’lik asgari ücrete sert tepki göstererek, “Bu rakam daha açıklandığı gün açlık sınırının altındadır. Milyonlar sefalet ücretine mahkûm edilmiştir” dedi. ANKARA (İGFA) - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, 2026 yılı için net 28 bin 75 TL olarak açıklanan asgari ücrete ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Milletvekili Karasu, 2025 yılında asgari ücretin yaklaşık 6 bin 574 TL değer kaybettiğini, 2026 için yapılan artışın ise 5 bin 971 TL’de kaldığını belirterek, zam oranının yüzde 27 ile enflasyonun ve hayat pahalılığının gerisinde olduğunu ifade etti. Karasu, “Bu tablo, Türkiye’de milyonların yoksullukta eşitlendiğinin açık göstergesidir” dedi. Asgari ücretin artık istisna olmaktan çıktığını ve ülkenin genel ücreti haline geldiğini vurgulayan Karasu, açlık sınırının 30 bin TL’ye dayandığını hatırlatarak, belirlenen rakamın emekçilerin barınma, beslenme, eğitim ve sağlık gibi temel haklarını karşılamaktan uzak olduğunu söyledi. Asgari ücret belirleme sürecini “tiyatro” olarak nitelendiren Karasu, işçilerin gerçek anlamda temsil edilmediğini savundu. Türk-İş’in sürece katılmamasını “emeğin onurunu savunan tarihsel bir duruş” olarak değerlendirdi. Karasu, gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini belirterek, “Ülkenin geliri belirli sermaye çevrelerinde toplanırken, emeğin payı her geçen gün azalıyor. Bu tablonun sorumlusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır” ifadelerini kullandı. CHP olarak emeği merkeze alan bir düzeni savunduklarını vurgulayan Karasu, “Asgari ücret, yalnızca hayatta kalmayı değil, insan onuruna yakışır bir yaşamı güvence altına almalıdır. 2026 geçim yılı olamayacağına göre, 2026 seçim yılı olacaktır” dedi.

İleri Yaşta Sağlıklı Beslenmek Bilişsel Fonksiyonları Koruyor! Haber

İleri Yaşta Sağlıklı Beslenmek Bilişsel Fonksiyonları Koruyor!

Uzmanlar, ileri yaşlarda yetersiz beslenmeye bağlı pek çok sağlık sorununun ortaya çıkabileceğini belirterek, sağlıklı bir yaşam sürdürebilmenin anahtarının dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite olduğu konusunda uyarıyor. İleri yaşlardaki bireylerin beslenmesine dikkat etmeleri gereken bazı önemli noktalar olduğunu ifade eden Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Günlük 5 porsiyon sebze ve meyve tüketimi, ‘gökkuşağı gibi beslenmek’ olarak adlandırdığımız, vitamin ve fitokimyasallarla zengin bir beslenme şekli için büyük önem taşır. Süt ve süt ürünleri, kemik sağlığını korumak için hayati bir yere sahiptir. Az yağlı kırmızı ve beyaz etler, yağlı balıklar ve kurubaklagiller ise kaliteli protein kaynakları olarak beslenmede mutlaka yer almalıdır.” şeklinde konuştu. Tam tahılların, posa ve B vitamini ihtiyacını karşılayarak bilişsel fonksiyonların korunmasına katkı sağladığını vurgulayan Yiğit, zeytinyağı, ceviz, badem gibi bitkisel yağların kalp-damar sağlığı üzerinde faydalı etkiler yarattığını ve beslenmede mutlaka yer alması gerektiğini belirtti. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, sağlıklı yaşlanma ve ileri yaşlarda sağlığı koruma amacına yönelik beslenme önerilerinde bulundu. İleri yaşlarda fiziksel aktivite ve sağlıklı beslenme büyük önem taşır! Dünya Sağlık Örgütü’nün raporlarında Avrupa kıtasında 65 yaş üzeri bireylerin sayısının 15 yaş altındaki bireyleri aşabileceğinin tahmin edildiğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu raporlarda düzenli fiziksel aktivitenin ve sağlıklı beslenmenin kritik bir rol oynadığı vurgulanıyor.” dedi. İleri yaşlarda yetersiz beslenmenin zayıflık, obezite, kemik kırıkları, bilişsel fonksiyon kaybı/demans gibi sağlık problemlerinin daha sık görülebileceğini belirten Yiğit, “Bu dönemde, beslenmede dikkat edilmesi gereken belirli hususlar bulunmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu. Süt ürünleri, tam tahıllar ve kaliteli protein kaynaklarına beslenmede yer verilmelidir! Besinler; süt, protein, tahıl, sebze-meyve ve yağ olarak beş temel gruba ayrıldığında, özellikle kalsiyum içeriği yüksek olan süt grubunun kemik kırıklarının önlenmesinde hayati önem taşıdığına dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Bu nedenle ileri yaştaki her birey; günlük ortalama 2-3 porsiyon yoğurt, peynir gibi protein, kalsiyum ve fosfor kaynaklarına beslenmelerinde yer vermelidir. Özellikle yoğurt tüketimi, ileri yaşlarda karşılaşılan uyku bozukluklarının çözümüne de katkıda bulunabilir.” dedi. İleri yaşlarda belirli miktarlarda az yağlı kırmızı ve beyaz etler, Omega 3 içeriğine sahip yağlı balıklar, kuru baklagiller gibi bitki bazlı protein kaynaklarına yönelmenin faydalı olacağını kaydeden Yiğit, sözlerine şu şekilde devam etti: “Ancak kurubaklagiller gaz problemlerini artırabileceğinden dikkat edilmelidir. Kurubaklagilleri pişirmeden önce suda bekletmek, haşlarken kimyon eklemek gaz sorunlarını hafifletebilir. Vücudun kan şekeri dengesini sağlaması, kabızlık şikayetlerinden kaçınması için posa ihtiyacı unutulmamalıdır. Bu nedenle tam buğday ekmekleri, siyez, karabuğday gibi tahıllar günlük beslenmede mutlaka yer almalıdır. Unutmayın, bu dönemde vücut bilişsel fonksiyonlar için B vitaminine de ihtiyaç duyar ve bunun en iyi kaynakları arasında tam tahıllar yer alır.” Gökkuşağı gibi beslenmek, sağlıklı bir yaşlanma süreci için önemlidir! Günlük 5 porsiyon sebze ve meyve tüketiminin özellikle ileri yaşlarda gerekli olduğunun altını çizen Beslenme ve Diyet Uzmanı Hülya Yiğit, “Sebzeler ve meyveler fitokimyasallar, beta karotenler, A ve C vitaminleri açısından zengindir. Bu nedenle tek bir öğünde farklı renklerde meyve ve sebzelerin yer alması, yani ‘gökkuşağı gibi beslenmek’ oldukça önerilir.” dedi. Özellikle ileri yaşlarda kalp damar sağlığının korunması ve kronik hastalıkların önlenmesi için kullanılan yağın çeşidi ve miktarına dikkat edilmesi gerekliliğinin altını çizen Yiğit, “Zeytinyağı, kavrulmamış fındık, ceviz, badem gibi bitkisel yağlar günlük beslenmenin parçası olmalıdır. Eğer dişle ilgili problemler yaşanıyorsa bu kuruyemişler meyve veya yoğurt ile birleştirilerek, küçük parçalara ayrılarak, yumuşak hale getirilerek tüketilebilir.” açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uzmanından kemik erimesi uyarısı: Sırt ağrısı ilk belirti olabilir Haber

Uzmanından kemik erimesi uyarısı: Sırt ağrısı ilk belirti olabilir

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, kemik erimesinin (osteoporoz) sıklıkla sırt bölgesinde belirgin kemik ağrısıyla kendini gösterdiğini, ancak bazı hastalarda sinsi ilerleyerek belirti vermeden ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Kemik erimesinde en sık ve erken karşılaşılan yakınmanın daha çok sırt bölgesinde ortaya çıkan belirgin kemik ağrısı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, bazı hastalarda ise hiçbir belirti vermeyerek sinsice ilerleyebildiğini kaydetti. Menopoz sonrası kadınlar ve ileri yaştaki erkeklerin risk grubunda olduğunu vurgulayan Akman, erken teşhis ve düzenli kemik mineral yoğunluğu ölçümünün önemine dikkat çekti. KİMLER RİSK ALTINDA? Prof. Dr. Akman, kemik yapımı ile yıkımı arasındaki dengenin bozulması ve düşük kemik kütlesinin osteoporoza yol açtığını ifade ederek, risk faktörlerini; menopoz sonrası kadınlar ve erken/cerrahi menopoz, ileri yaş ve kadın cinsiyet, genetik yatkınlık, yetersiz D vitamini ve kalsiyum alımı, aşırı alkol, sigara ve kafein tüketimi, hareketsiz yaşam ve az güneş ışığına maruz kalma, kortizon gibi ilaçların uzun süreli kullanımı, endokrinolojik bozukluklar, bağırsak emilim sorunları, romatizmal hastalıklar, kronik böbrek ve karaciğer hastalıkları olarak sıraladı. Akman, osteoporozun genellikle sinsi ilerlediğini, en sık ve erken belirtinin sırt bölgesinde yaygın kemik ağrısı olduğunu belirterek, hastalığın ilerlemesiyle boy kısalması ve sırtta kamburlaşma görüldüğü, kırıklar oluştuğunda ani, şiddetli ağrı ortaya çıktığını söyledi. Tedavi yöntemleri hakkında bilgiler de aylaşan Prof. Dr. Mahmut Nafiz Akman, “Son yıllarda çöken omura çimento enjeksiyonu ile hızlı rahatlama sağlanıyor. Ayrıca korse, ağrı kesiciler, cerrahi yöntemler ve ilaç tedavileri uygulanıyor.” dedi. Prof. Dr. Akman, osteoporozun yol açtığı kırıkların ve yaşam kalitesindeki düşüşün önüne geçmek için şu önerilerde bulundu: Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin beslenme, Düzenli egzersiz ve postür koruyucu çalışmalar, Günde 20-40 dakika tempolu yürüyüş, Denge bozuklukları için özel tedavi, Evde düşmeye neden olabilecek objelerin kaldırılması ve iyi aydınlatma.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.