Hava Durumu

#Beslenme

giresunsonhaber - Beslenme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beslenme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA ANLAMLI SEMİNER: “BESLENME ÖĞRENMEYİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR” Haber

GİRESUN’DA ANLAMLI SEMİNER: “BESLENME ÖĞRENMEYİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR”

GİRESUN’DA ANLAMLI SEMİNER: “BESLENME ÖĞRENMEYİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR” GİRESUN – Gençlerin beslenme alışkanlıkları ile akademik başarıları arasındaki ilişki, Giresun’da düzenlenen önemli bir seminerle ele alındı. Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen programda, sağlıklı beslenmenin öğrenme süreçlerine etkisi bilimsel veriler ışığında değerlendirildi. Seminer, Biruni Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatma Çelik tarafından verildi. “Gençlerle Beslenmenin Öğrenmeye Etkisi: Öğren ve Geleceğini Şekillendir” başlıklı sunumda; doğru beslenme düzeninin dikkat, hafıza, odaklanma ve akademik performans üzerindeki rolü anlatıldı. Eğitimciler ve Öğrenciler Yoğun İlgi Gösterdi Programa İl Millî Eğitim Şube Müdürleri Murat Yavuz ve Emin Karahan, okul idarecileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Katılımcılar, özellikle sınav dönemlerinde beslenme düzeninin zihinsel performansa katkısı konusunda bilgilendirildi. “Sağlıklı Nesiller, Güçlü Gelecek” Seminerde konuşan Prof. Dr. Fatma Çelik, gençlerin hazır gıda tüketiminden uzak durmasının ve dengeli öğün alışkanlıkları kazanmasının akademik başarıyı doğrudan etkilediğini vurguladı. Çelik, beyin gelişimi ile beslenme arasındaki bağa dikkat çekerek, okul çağındaki çocuklarda protein, vitamin ve mineral dengesinin önemine değindi. Plaket Takdimi Yapıldı Program sonunda katkılarından dolayı Prof. Dr. Fatma Çelik’e plaket takdim edildi. Etkinlik, 11 Şubat 2026 Çarşamba günü saat 10.00’da Giresun Nurettin Canikli Anadolu İmam Hatip Lisesi konferans salonunda gerçekleştirildi. Yetkililer, benzer bilinçlendirme çalışmalarının ilerleyen dönemlerde de devam edeceğini belirtti.

Köpeklerin beslenme alışkanlığını değiştirmek, insanlarınkine göre daha büyük etki oluşturabilir Haber

Köpeklerin beslenme alışkanlığını değiştirmek, insanlarınkine göre daha büyük etki oluşturabilir

Et, yumurta ve süt ürünleri açısından zengin beslenme şekilleri önemli çevresel maliyetler doğurmaktadır. Ancak yeni bir çalışma, birçok durumda köpeğinizi daha sürdürülebilir bir diyete geçirmenin, gezegen ve çiftlik hayvanları üzerinde kendi diyetinizi değiştirmekten daha büyük bir etkiye sahip olabileceğini ortaya koymuştur. ACCESS Newswire / LONDRA, BİRLEŞİK KRALLIK (İGFA) - Veteriner Profesör Andrew Knight tarafından Animals dergisinde yayımlanan araştırma, ortalama bir köpeğin beslenmesi dahilinde yılda yaklaşık 13 çiftlik kara hayvanı tükettiğini, buna karşılık ortalama bir insan için bu sayının dokuz olduğunu ve aradaki farkın yaklaşık yüzde 40 olduğunu ortaya koydu. Bu fark büyük ölçüde, tipik bir köpeğin diyet enerjisinin daha büyük bir kısmının (yüzde 34) hayvansal kaynaklı içeriklerden gelmesinden kaynaklanmaktadır; bu oran insanlarda yaklaşık yüzde 19'dur. Bu rakamlar küresel ortalamaları temsil etmekte ve ülkeye göre değişmektedir. Amerika Birleşik Devletleri gibi yüksek gelirli ülkelerde tüketim genel olarak daha yüksektir. Burada ortalama bir insan yılda 24 çiftlik kara hayvanı tüketirken, bir köpek için bu sayı 20'dir; yani fark yaklaşık yüzde 20 ile daha azdır. Bu nedenle geleneksel et bazlı evcil hayvan mamalarının önemli çevresel ve hayvan refahı etkileri vardır. Ancak bitkilere, mikrobiyal proteine ve kültür etine dayalı alternatifler giderek daha yaygın hale gelmektedir. Tamamen bitki bazlı veya vegan evcil hayvan mamaları artık birçok ülkede çevrimiçi perakendecilerden kolayca satın alınabilmektedir. 2026'nın başlarında,14 çalışma ve bir sistematik inceleme, bu tür diyetlerle beslenen köpekler veya kediler için iyi sağlık sonuçları bildirmiştir. Ancak, evcil hayvan diyetleri sorumlu üreticiler tarafından üretilmeli ve gerekli tüm besin maddelerinin dahil edildiğinden emin olmak için tam olarak takviye edilmelidir. Potansiyel faydalar büyüktür. Tüm evcil köpekler besinsel olarak sağlam vegan diyetlere geçseydi, her yıl altı milyar kara hayvanı kesimden kurtarılabilirdi. Sera gazı tasarrufu Birleşik Krallık'ın yıllık emisyonlarının 1,5 katı olurdu ve korunan gıda enerjisi 450 milyon insanı, yani Avrupa Birliği nüfusunu besleyebilirdi. Bu hesaplamalar 2018 verilerine dayanmaktadır ve köpek popülasyonlarının insan popülasyonlarından daha hızlı artmasıyla potansiyel faydalar bugün daha da büyüktür. Binlerce evcil hayvan bakıcısından gelen anket yanıtlarını analiz ettikten sonra Knight, en az 150 milyon köpek ve kedinin gerçekçi bir şekilde besinsel olarak sağlam vegan diyetlere geçirilebileceğini tahmin etti. Ancak analiz hane başına yalnızca bir köpek veya kedi varsaydığından, gerçek sayıların muhtemelen birkaç kat daha yüksek olduğunu belirtti. Çalışma, faydaları en üst düzeye çıkarmak için sorunları ölçek, ihmal ve çözülebilirlik temelinde önceliklendiren bir felsefe olan "etkili diğerkâmlık" (effective altruism) ilkelerini kullanarak sürdürülebilir evcil hayvan diyetlerini değerlendirdi. Çalışma, sürdürülebilir evcil hayvan diyetlerinin oldukça ihmal edildiğini, dünya çapında evcil hayvan maması şirketleri dışında sadece iki tam zamanlı araştırmacının bulunduğunu ve çiftlik hayvanları savunuculuğu hareketinin yıllık bütçesinin yüzde birinden azının buna ayrıldığını ortaya koydu. Knight, bitki bazlı evcil hayvan diyetlerinin çiftlik hayvanı kullanımını azaltmak, gıda güvenliğini iyileştirmek ve iklim ve biyolojik çeşitlilik zorluklarını ele almak için güçlü ancak gözden kaçırılan bir yolu temsil ettiği sonucuna vardı. Hayvan ve çevre savunucularını, daha sürdürülebilir diyetlere yönelik yalnızca insan odaklı bir yaklaşımın ötesine bakmaya çağırdı. Knight, "Hayvan savunuculuğu hareketinin kendi evcil hayvanlarının diyetlerini büyük ölçüde göz ardı etmesi ironik" dedi. Prof. Andrew Knight a.knight@griffith.edu.au KAYNAK: Sustainable Pet Food Foundation ( Sürdürülebilir Evcil Hayvan Gıdası Vakfı )

Ramazan’da sağlıklı beslenme ve aktivite önerileri Haber

Ramazan’da sağlıklı beslenme ve aktivite önerileri

İzmit Belediyesi Diyetisyeni Hilal Katırağ Demir, Ramazan ayında sahurdan iftara beslenme düzenine ve fiziksel hareketliliğe dikkat etmenin kilo kontrolü ve sağlıklı bir oruç için önemli olduğunu belirtti. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli İzmit Belediyesi'nin diyetisyeni Hilal Katırağ Demir, Ramazan ayında beslenme düzeninin kritik önem taşıdığını belirterek sahurdan iftara, tatlı tüketimine ve fiziksel aktiviteye ilişkin öneriler sundu. RAMAZAN’DAKİ BESLENME YANILGILARI İzmit Belediyesi'nin diyetisyeni Demir, Ramazan ayında sıkça karşılaştığı bir yanılgıyı dile getirerek, "Ramazan’da az miktarda yemek yiyorum, sahur yapmıyorum fakat yine de kilo alıyorum" ifadelerini hatırlattı. Demir, Ramazan'da yanlış planlama yapılırsa kilo artışı ve metabolizma yavaşlaması ile karşılaşılabileceğini ifade ederek, bu süreçte sağlıklı beslenmenin mümkün olduğuna dikkat çekti. "SAHURA KALKMADAN ORUÇ TUTMAK YANLIŞ" Sahurun önemine değinen Demir, "Sahur, Ramazan ayında kritik bir öğündür. Sahura kalkmadan oruç tutmak doğru değildir, gün içinde enerji düşüklüğü ve metabolizma yavaşlaması yaşanabiliyor." Mutlaka sahura kalkılmalı ve dengeli bir tabak hazırlanmalı” dedi. "PROTEİN VE LİF SAHURDA OLMAZSA OLMAZ" Sahurda proteinle beslenmenin önemine değinen Demir, "Sahurda protein içeren yiyecekler tüketilmeli. Hafif ve protein ağırlıklı kahvaltılar öneriyoruz. Yumurta, peynir ve az tuzlu zeytin tercih edebilirsiniz. Fazla tuzlu yiyecekler gün boyu susuzluk hissini artırabilir" diye ekledi. "SU TÜKETİMİNİ DENGELEMEK GEREK" Demir, lifli yiyeceklerin önemini vurgulayarak, "Tam buğday ekmeği, domates, salatalık ve yeşillikler sahur için uygun. Sahur sonunda bir avuç kuruyemiş eklenebilir. Su içmek önemli, fakat bir kerede çok su içmek yerine dengeli içmek mide sağlığına daha faydalı" diye belirtti. "İFTARDA YAVAŞ YEMEK ŞART" İftar öğünündeki hatalara da dikkat çeken Demir, "İftarda yapılan hatalardan biri hızlı yemektir. Orucumuzu önce hurmayla veya suyla açalım, hemen ardından çorba alalım. Sonrasında 10 dakika ara vermek iyi olur. Uzun süre boş kalan mide dinlenmeye gereksinim duyar" dedi. "PROTEİN AĞIRLIKLI İFTAR TABAKLARI" Ana yemekte protein seçimleri önemli diyen Demir, "Izgara ya da fırında köfte, tavuk olabilir. Nohut, mercimek, kuru fasulye gibi baklagiller de protein bakımından zengindir. Yanlarına sebze ve yeşillik eklenmeli. Karbonhidrat ise tabağın yarısını geçmemeli" dedi. "TATLILARI SINIRLAYIN, ALTERNATİFLERİ SEÇİN" Demir, Ramazan'da tatlı tüketimine ilişkin, "Tatlı haftada bir iki kereyle sınırlanmalı. Şerbetli tatlılar yerine sütlü ya da meyveli olanları tercih edebiliriz. İftar sonrası meyve veya küçük porsiyon kuruyemiş iyi bir alternatif" şeklinde konuştu. "RAMAZAN’DA HAREKET ETMEK ÖNEMLİ" Ramazan’da fiziksel aktivitenin önemini belirten Demir, "İftardan yaklaşık yarım saat ya da bir saat sonra 10-15 dakikalık hafif yürüyüş sindirime katkı sağlar. Ev içinde yürüyebilir, videolu egzersizler yapabilir ya da teravih için daha uzak bir camiye yürüyebilirsiniz" dedi. SAĞLIKLI VE KİLOSUZ BİR RAMAZAN MÜMKÜN Demir, "Bu tavsiyeleri dikkate aldığınızda, Ramazan ayını sağlıklı ve kilo almadan geçirme şansınız var. Tüm halkımıza şimdiden hayırlı Ramazanlar dilerim" dedi.

Sınav Stresine Karşı Dengeli Çalışma ve Doğru Beslenme Şart Haber

Sınav Stresine Karşı Dengeli Çalışma ve Doğru Beslenme Şart

İstinye Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Diyetisyen Pınar Hamurcu, vize ve final dönemlerinde artan stresin en önemli nedenlerinin gerçekçi olmayan çalışma planları ve düzensiz beslenme olduğunu belirterek, dengeli çalışma, yeterli uyku ve doğru beslenmenin akademik performans için kritik rol oynadığını vurguladı. Vize ve final dönemleri üniversite öğrencileri için yoğun stresin yaşandığı zamanlar olarak öne çıkıyor. İstinye Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Diyetisyen Pınar Hamurcu, sınav dönemlerinde stresle baş etmenin yollarını, doğru çalışma planının ve beslenmenin önemini anlattı. Gerçekçi Çalışma Planı Stresi Azaltıyor Doç. Dr. Hamurcu’ya göre sınav dönemlerinde yaşanan stresin en önemli nedenlerinden biri plansız ve gerçekçi olmayan çalışma programları. Kısa sürede çok şey başarmaya çalışmanın öğrencilerde kaygıyı artırdığını belirten Hamurcu, etkili bir çalışma planının yalnızca ders saatlerinden ibaret olmaması gerektiğini vurguluyor. Hamurcu, “Uyku, beslenme ve dinlenme sürelerini içeren dengeli bir plan, öğrencinin kontrol duygusunu güçlendirir” diyerek özellikle sınavı yakın ve zorlayıcı derslere öncelik verilmesini öneriyor. Uzun ve kesintisiz çalışma saatleri yerine 25–50 dakikalık odaklanmış çalışma periyotlarının kısa molalarla desteklenmesinin hem verimi artırdığını hem de zihinsel tükenmeyi azalttığını ifade ediyor. Uyku ve Beslenme İhmal Edilmemeli Sınav haftalarında “daha çok çalışmak” adına uykunun ve öğünlerin ihmal edilmesinin ciddi bir hata olduğuna dikkat çeken Hamurcu, yetersiz uykunun dikkat, hafıza ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkilediğini söylüyor. Düzensiz beslenmenin de zihinsel performansı düşürerek stresi artırdığını belirten Hamurcu, çalışma planlarının mutlaka esnek olması gerektiğini vurguluyor. Aşırı Kafein ve Fast Food Performansı Düşürüyor Sınav dönemlerinde artan kafein tüketimi ve fast food alışkanlıklarının kısa vadede enerji verse de uzun vadede zihinsel performansı olumsuz etkilediğini ifade eden Hamurcu, aşırı kafeinin kaygı, çarpıntı ve uyku bozukluklarına yol açabileceğini belirtiyor. Günlük kafein tüketiminin 400 mg’ın altında tutulması ve özellikle akşam saatlerinde sınırlandırılması gerektiğini söylüyor. Fast food tarzı besinlerin ise kan şekerinde ani dalgalanmalara neden olarak dikkat azalması ve duygu durum değişikliklerine yol açabildiğini belirten Hamurcu, bu durumun sınav dönemlerinde öğrenme sürecini zorlaştırdığını dile getiriyor. Hafıza İçin Ne Tüketilmeli Doğru beslenmenin sınav başarısında kilit rol oynadığını vurgulayan Doç. Dr. Hamurcu, rafine şekerler yerine kompleks karbonhidratların tercih edilmesini öneriyor. Yeterli protein alımının dikkat ve odaklanmayı desteklediğini belirten Hamurcu, yumurta, süt ürünleri, balık, tavuk, kuru baklagiller ve yağlı tohumların önemli protein kaynakları olduğunu ifade ediyor. Hafıza ve bilişsel işlevler için özellikle omega-3 yağ asitleri, B grubu vitaminleri ve magnezyumun önemine dikkat çeken Hamurcu; balık, ceviz, yeşil yapraklı sebzeler, tam tahıllar ve kuruyemişlerin beslenme düzeninde mutlaka yer alması gerektiğini söylüyor. Ayrıca yeterli su tüketiminin bile dikkat ve kısa süreli hafıza üzerinde belirleyici olduğunun altını çiziyor. “Sınavlar Değerinizi Belirlemez” Stres yaşayan öğrencilere seslenen Doç. Dr. Hamurcu, her öğrencinin stresle baş etme düzeyinin farklı olduğunu hatırlatıyor. Stresin doğal bir tepki olduğunu ancak yoğun ve sürekli hale geldiğinde performansı olumsuz etkileyebileceğini belirtiyor. “Sınavlar, bireyin değerini belirleyen nihai ölçütler değildir” diyen Hamurcu, öğrencilerin bu süreci başarısızlık korkusu yerine öğrenmenin bir parçası olarak görmelerinin stres algısını azalttığını söylüyor. Mükemmeliyetçi beklentilerden uzak durulması gerektiğini vurgulayan Hamurcu, sınavların geçici olduğunu; ancak bu süreçte kazanılan stresle baş etme becerilerinin yaşam boyu kalıcı olduğunu ifade ediyor.

81 İLDE KYK BURSU TEPKİSİ: “GÜNLÜK 133 LİRA SADAKADIR” Haber

81 İLDE KYK BURSU TEPKİSİ: “GÜNLÜK 133 LİRA SADAKADIR”

CHP GENÇLİK KOLLARI’NDAN 81 İLDE KYK BURSU TEPKİSİ: “GÜNLÜK 133 LİRA SADAKADIR” Cumhuriyet Halk Partisi CHP Gençlik Kolları, 2026 yılı için 4 bin TL olarak açıklanan KYK burs miktarına Türkiye genelinde 81 ilde eş zamanlı düzenlenen basın açıklamalarıyla tepki gösterdi. Yapılan açıklamalarda, belirlenen burs tutarının üniversite öğrencilerinin temel yaşam giderlerini karşılamaktan uzak olduğu vurgulandı. CHP’li gençler, 2025 yılının öğrenciler açısından ağır ekonomik koşullar altında geçtiğini hatırlatarak, geçtiğimiz yıl 3 bin TL olarak uygulanan bursla ay sonunun getirilemediğini, 2026 için açıklanan 4 bin TL’lik tutarın ise gerçek bir iyileştirme anlamına gelmediğini savundu. Açıklamalarda, burs miktarının uzun süre açıklanmamasına da tepki gösterildi. CHP Gençlik Kolları Genel Başkanı Cem Aydın’ın, KYK bursunun neden geç açıklandığına ilişkin iktidara yönelttiği sorular hatırlatılarak, bursların öğrenci hesaplarına yatırılmasına bir gün kala yapılan açıklamanın samimi olmadığı ifade edildi. Basın açıklamalarında, aylık 4 bin TL’lik bursun günlük yaklaşık 133 TL’ye denk geldiği belirtilerek, “Bu bir zam değil, sadakadır” denildi. CHP’li gençler, “Bu ülkenin gençlerine reva gördüğünüz rakam günlük 133 lira mı? Günlük 133 TL neye yeter?” sorularını yöneltti. KYK bursunun bir cep harçlığı değil, üniversite öğrencilerinin barınma, beslenme, ulaşım ve eğitim gibi temel ihtiyaçlarını karşılaması gereken bir kamu desteği olduğu vurgulanan açıklamalarda, günlük 133 TL ile bir öğrencinin sağlıklı bir şekilde eğitim hayatını sürdürmesinin mümkün olmadığı ifade edildi. Açıklamada, bu miktarla bir öğrencinin ancak bir tavuk dönerin yarısını, bir filtre kahvenin bardağın dörtte üçünü alabileceği, bir kitabın ise yarısına dahi yetmediği belirtildi. Mevcut burs tutarının milyonlarca üniversite öğrencisini eğitimine devam edebilmek için çalışmak zorunda bıraktığı, birçok gencin ise ekonomik nedenlerle eğitim hayallerinden vazgeçtiği kaydedildi. CHP Gençlik Kolları, bu tablonun “iktidarın adaletsiz düzeninin bir sonucu” olduğunu savunarak, imkân eşitsizliğinin her geçen gün derinleştiğini ifade etti. Açıklamalarda, “Bakan çocuğuna ayrı, milletin evladına ayrı işleyen bir sistem kabul edilemez” eleştirisi yer aldı. 81 ilde eş zamanlı yapılan açıklamalar, gençlerin yoksulluğa ve umutsuzluğa teslim olmayacağı mesajıyla sona erdi. CHP’li gençler, “Umutlu, adil ve özgür yarınları gençler olarak birlikte kuracağız” diyerek mücadele çağrısında bulundu.

Beslenme uzmanından yılbaşı sofralarında denge önerileri... Yılbaşında çok yedim diye üzülmeyin! Haber

Beslenme uzmanından yılbaşı sofralarında denge önerileri... Yılbaşında çok yedim diye üzülmeyin!

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı akşamı için sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda önerilerde bulundu. Kahvaltı seçimi, hafif başlangıçlar, ölçülü ana yemekler, tatlı seçimleri ve içecek tercihleri üzerinde durdu. İSTANBUL (İGFA) - Beslenme uzmanı Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı gecesinde bedensel ve ruhsal dengemizi korumaya yardımcı olacak önerilerini paylaştı. Arda, "Bütün gün aç kalmak akşam yemeğinde aşırıya kaçma riskini artırır. Dengeli bir kahvaltı ve sağlıklı atıştırmalıklar sindirim sistemini hazırlayarak kontrolsüz yemek tüketiminin önüne geçer" diye belirtti. Uzun süre masada oturmanın, farkında olmadan sürekli yeme isteğine yol açabileceğini söyleyen Arda, yemek sonrası muhabbete masadan kalkarak devam edilmesi gerektiğini önerdi. Yılbaşı yemeklerine hafif başlangıçların tercih edilmesinin önemini vurgulayan Arda, "Çorba, zeytinyağlı sebzeler ve salata tokluk hissi yaratır ve ana yemek porsiyonlarını kontrol etmede yardımcı olur. Yoğurtlu mezeler, zeytinyağlı sebzeler ve bol yeşillikli salatalar tercih edilmelidir" dedi. Ana yemeklerde kızartmalar ve ağır soslar yerine fırın, ızgara veya haşlama tekniklerinin kullanılmasını öneren Arda, hindi, tavuk, balık ve yağsız kırmızı et gibi protein kaynaklarının tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Karbonhidrat miktarına da dikkat çekti. Tatlı seçimlerinde porsiyon kontrolüne ve zamanlamaya önem verilmesini gerektiğini açıklayan Arda, şerbetli tatlılar yerine sütlü ve meyveli tatlıların veya küçük porsiyonların tercih edilmesini önerdi. Tatlı yerine kuruyemiş ya da taze veya kuru meyvelerin sindirimi kolaylaştırabileceğini ve kan şekerini dengeleyebileceğini belirtti. İçecek tercihlerinde gazlı ve şekerli içecekler yerine su, ayran, sade maden suyu ve şekersiz bitki çaylarının tercih edilmesi gerektiğini belirten Arda, alkol alımında miktarın sınırlanması gerektiğini ve yemekle birlikte tüketilmesinin daha iyi olacağını söyledi. Yılbaşı gecesinde yapılacak küçük kaçamakların ertesi gün aşırı sınırlayıcı diyetlerle telafi edilmemesi gerektiğine vurgu yapan Arda, “Sağlıklı beslenme yasaklarla değil, doğru tercihlerle sürdürülebilir. 1 Ocak sabahı yapılacak hafif yürüyüş ve bol su içmek, vücudun dengesini bulmasına katkı sağlar” dedi. Dyt. Burcu Üstad Arda, yılbaşı sofralarında dengeli tercihlerle hem beden hem de ruh sağlığını koruyabileceğimizi ifade etti.

CHP’li Karasu: 28 bin TL’lik asgari açlık sınırının altında Haber

CHP’li Karasu: 28 bin TL’lik asgari açlık sınırının altında

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, 2026 yılı için açıklanan 28 bin 75 TL’lik asgari ücrete sert tepki göstererek, “Bu rakam daha açıklandığı gün açlık sınırının altındadır. Milyonlar sefalet ücretine mahkûm edilmiştir” dedi. ANKARA (İGFA) - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İşçi, Memur Sendikaları ve Emek Bürolarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, 2026 yılı için net 28 bin 75 TL olarak açıklanan asgari ücrete ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Milletvekili Karasu, 2025 yılında asgari ücretin yaklaşık 6 bin 574 TL değer kaybettiğini, 2026 için yapılan artışın ise 5 bin 971 TL’de kaldığını belirterek, zam oranının yüzde 27 ile enflasyonun ve hayat pahalılığının gerisinde olduğunu ifade etti. Karasu, “Bu tablo, Türkiye’de milyonların yoksullukta eşitlendiğinin açık göstergesidir” dedi. Asgari ücretin artık istisna olmaktan çıktığını ve ülkenin genel ücreti haline geldiğini vurgulayan Karasu, açlık sınırının 30 bin TL’ye dayandığını hatırlatarak, belirlenen rakamın emekçilerin barınma, beslenme, eğitim ve sağlık gibi temel haklarını karşılamaktan uzak olduğunu söyledi. Asgari ücret belirleme sürecini “tiyatro” olarak nitelendiren Karasu, işçilerin gerçek anlamda temsil edilmediğini savundu. Türk-İş’in sürece katılmamasını “emeğin onurunu savunan tarihsel bir duruş” olarak değerlendirdi. Karasu, gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini belirterek, “Ülkenin geliri belirli sermaye çevrelerinde toplanırken, emeğin payı her geçen gün azalıyor. Bu tablonun sorumlusu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır” ifadelerini kullandı. CHP olarak emeği merkeze alan bir düzeni savunduklarını vurgulayan Karasu, “Asgari ücret, yalnızca hayatta kalmayı değil, insan onuruna yakışır bir yaşamı güvence altına almalıdır. 2026 geçim yılı olamayacağına göre, 2026 seçim yılı olacaktır” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.