Hava Durumu

#Bereket

giresunsonhaber - Bereket haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bereket haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI Haber

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI

ESPİYE’DE FINDIĞA SEMBOLİK SEZON AÇILIŞI FINDIK SEZONUNU TÖRENLE KARŞILAMA GELENEĞİNİN KAYITLARI 112 YIL ÖNCESİNE UZANIYOR Espiye’nin Taflancık köyünde düzenlenen “Fındık Hasat Töreni”, üreticiler ile tarım kuruluşlarını yeni sezon öncesinde bir araya getirdi. Bugün bahçede temsili hasatla gerçekleştirilen etkinliklerin tarihsel karşılığını oluşturan “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimlerine” ilişkin Giresun’daki ulaşılabilen kayıtlar 1914 yılına kadar uzanıyor. Giresun’un Espiye ilçesine bağlı Taflancık köyünde, 2026 yılı fındık hasat sezonu dolayısıyla “Fındık Hasat Töreni” gerçekleştirildi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, Espiye Ziraat Odası Başkanlığı ve Taflancık Köyü Muhtarlığı tarafından ortaklaşa düzenlenen tören, 7 Ağustos 2026 tarihinde üreticiler ile ilçe protokolünü bir araya getirdi. Etkinlikte fındığın Espiye ve bölge ekonomisindeki önemine dikkat çekilirken, üreticilere bol ve bereketli bir hasat dönemi dileğinde bulunuldu. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasında, “Değerli üreticilerimize bereketli bir hasat sezonu diliyoruz” ifadelerine yer verildi. Taflancık köyündeki törene ilişkin açıklama, İl Müdürlüğünün duyurusunun ardından kamuoyuna yansıdı. FINDIK HASAT TÖRENİ NEDİR? Fındık hasat törenleri; hasat döneminin başlaması dolayısıyla üreticileri, tarım kuruluşlarını, ziraat odalarını, yerel yöneticileri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren sezon açılışı niteliğindeki etkinlikler olarak düzenleniyor. Programlarda genellikle bereket duası yapılıyor, temsili olarak ilk fındıklar toplanıyor ve üreticilere doğru hasat, ürün kalitesi, iş güvenliği, mevsimlik tarım işçileri ile açıklanan hasat takvimine uyulması konularında mesajlar veriliyor. Geçmiş ve günümüzdeki uygulamalar incelendiğinde, törenlerin tek merkezden ve değişmeyen bir programla yürütülmediği görülüyor. Organizasyonlar; valilikler, tarım ve orman müdürlükleri, belediyeler, ziraat odaları, ticaret borsaları ve köy muhtarlıklarının iş birliğiyle farklı yerlerde gerçekleştiriliyor. Bu nedenle “Fındık Hasat Töreni”, resmî hasat tarihini belirleyen idari bir toplantıdan çok, sezonun başlangıcını duyuran ve üreticiyle dayanışmayı amaçlayan sembolik bir buluşma niteliği taşıyor. TÖREN, AÇIKLANAN TAKVİMDEN BİR GÜN ÖNCE YAPILDI Giresun’da 2026 yılı için açıklanan fındık hasat takvimine göre sahil kesiminde 8 Ağustos, orta kesimde 15 Ağustos, yüksek kesimlerde ise 22 Ağustos’tan itibaren hasada başlanacak. Taflancık köyündeki törenin sahil kesimi için açıklanan tarihten bir gün önce, 7 Ağustos’ta gerçekleştirilmesi de programın teknik bir hasat izninden ziyade sezon öncesi sembolik başlangıç niteliğinde olduğunu gösteriyor. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, erken veya geç hasadın ürünün verimini ve randımanını olumsuz etkileyebileceğini belirterek üreticilerden açıklanan tarihlere uygun hareket etmelerini istedi. Giresun’un 2026 yılı rakıma dayalı hasat takvimi 8, 15 ve 22 Ağustos olarak duyuruldu. HASAT TARİHLERİ NEDEN DEĞİŞİYOR? Giresun’daki fındık bahçeleri rakımlarına göre sahil, orta ve yüksek kesim olmak üzere üç grupta değerlendiriliyor. Fındığın olgunlaşma zamanı; rakım, sıcaklık, yağış, bahçenin konumu ve yetiştirilen çeşide bağlı olarak değiştiği için bütün üreticiler aynı gün bahçeye girmiyor. Hasada başlanabilmesi için dalda bulunan fındığın nem oranının yüzde 30’un altına düşmesi, sert kabuğun büyük ölçüde kızarması, iç fındığın kabuktan kolay ayrılması ve olgunlaşan meyvelerin dallar sallandığında dökülmesi gibi teknik ölçütler dikkate alınıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, olgunlaşmadan toplanan fındıkta kalite ve randıman kaybı yaşanabileceğini, ürünün muhafaza süresinin kısalabileceğini ve erken hasadın üretici açısından ekonomik kayba yol açabileceğini bildiriyor. Müdürlüğün teknik açıklamasında doğru hasat olgunluğunun ölçütleri ayrıntılı şekilde sıralanıyor. GİRESUN’DA 80 BİNE YAKIN ÜRETİCİNİN GEÇİM KAYNAĞI Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2026 yılında açıkladığı verilere göre kentte yaklaşık 120 bin hektarlık alanda 80 bine yakın üretici fındık tarımı yapıyor. İldeki tarım alanlarının yaklaşık yüzde 76’sını fındık bahçeleri oluşturuyor. 2026 yılı rekolte tespit çalışmaları, sahil, orta ve yüksek kesimleri temsil eden 13 ilçedeki 130 bahçede 12 kişilik komisyon tarafından yürütüldü. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, rekolte çalışmalarına ilişkin verileri 14 Temmuz 2026 tarihinde açıkladı. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasındaki kurumsal bilgilere göre ise ilçe ekonomisi büyük ölçüde fındığa dayanıyor. İlçede 8 bin 596 hektarlık alanda fındık yetiştirildiği, yaklaşık 5 bin 150 ailenin üretimle ilgilendiği ve tarıma elverişli arazilerin yüzde 80’inde fındık bulunduğu belirtiliyor. Söz konusu sayfanın güncelleme tarihi açıklanmadığı için bu rakamların güncel üretici kaydı olarak değil, ilçenin tarımsal yapısını gösteren kurumsal bilgiler olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Espiye Kaymakamlığının tarım sayfasında ilçedeki fındık üretimine ilişkin ayrıntılar yer alıyor. FINDIK BAYRAMININ TARİHSEL YOLCULUĞUOSMANLI’DAN CUMHURİYET’E UZANAN BİR GİRESUN GELENEĞİ Bugünkü “Fındık Hasat Töreni” organizasyonlarının tarihsel karşılığını, Osmanlı’nın son dönemleri ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında düzenlenen “Fındık Bayramı” ve “ilk fındık sevk merasimleri” oluşturuyor. Ancak eski törenlerle günümüzdeki etkinlikler arasında önemli bir fark bulunuyor. Günümüzdeki programlar genellikle fındık bahçesinde temsili hasat yapılmasıyla gerçekleştirilirken, geçmişteki törenlerin merkezinde yılın ilk mahsulünün limandan dış ülkelere gönderilmesi yer alıyordu. O dönemde fındığın ilk ihraç edildiği gün, yalnızca ticari bir sevkiyat olarak görülmüyor; üretici, tüccar, kamu yöneticileri ve kent halkının katıldığı büyük bir kutlamaya dönüştürülüyordu. GİRESUN’DAKİ İLK SOMUT KAYIT 1914 YILINA AİT Giresun’da fındık sezonunun törenle karşılanmasına ilişkin ulaşılabilen en eski somut kayıtlardan biri 1914 yılına ait. Akademik araştırmalarda yer verilen bilgilere göre ilk fındık sevk merasimi, 14 Ağustos 1914 tarihinde Feridunzade Hacı Hasan Efendi ve Ticaret Odasının ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törenin anlatıldığı dönemin kayıtlarında uygulamadan “öteden beri” sürdürülen güzel bir gelenek olarak söz edilmesi, fındık sevk merasimlerinin 1914’ten önce de gerçekleştirildiğine işaret ediyor. Ancak eldeki belgeler bu uygulamanın ilk kez hangi yıl başlatıldığını kesin olarak ortaya koymuyor. Bu nedenle 1914 tarihi, geleneğin başlangıcı olarak değil, bugün için ulaşılabilen en eski somut örneklerden biri olarak kabul ediliyor. Doç. Dr. Muzaffer Başkaya’nın yerel basın ve arşiv belgelerine dayanan araştırması, törenlerin Cumhuriyet öncesine uzandığını ortaya koyuyor. CUMHURİYET İLAN EDİLMEDEN ÖNCE TRABZON’DA DA YAPILDI Fındık Bayramı’nın 29 Ekim 1923’ten önce gerçekleştirildiğini gösteren bir başka kayıt ise Trabzon’a ait. İstikbal gazetesinin 10 Ağustos 1923 tarihli nüshasında yer alan habere göre yeni mahsul fındığın ilk partisi Gülcemal Vapuru’na törenle yüklendi. Fındığı vapura taşıyan kayıklar defne dalları ve bayraklarla süslendi. Gülcemal Vapuru’nun baş ve kıç direklerine bayraklar asıldı; kayıklardan havai fişekler atılırken vapurdan selamlama düdükleri çalındı. Törende yeni mahsulün ve yapılacak ihracatın bereketli olması temennisinde bulunuldu. Dönemin gazete haberinde merasimden eski bir gelenek olarak söz edilmesi, uygulamanın 1923’ten daha önceye uzandığını destekleyen bir başka kayıt oldu. 1926’DA GİRESUN BAYRAKLARLA DONATILDI Cumhuriyet’in ilanından sonraki en ayrıntılı Fındık Bayramı kayıtlarından biri 27 Ağustos 1926 tarihine ait. Cumhuriyet gazetesinin 8 Eylül 1926 tarihli nüshasında yayımlanan habere göre Giresun Ticaret Odası, törenden bir gün önce davetiyeler hazırladı. Tören sabahı kentin çeşitli noktaları bayraklarla donatıldı. Saat 10.00’da dönemin Giresun Valisi Rami Bey ile davetliler Ticaret Odasında bir araya geldi. Ardından farklı ticarethanelere ait, bayraklarla süslenmiş fındık çuvalları hamalların sırtlarında limana doğru taşındı. Tüccarlar, kamu kurumlarının yöneticileri, memurlar, fındıkçı esnafı ve çok sayıda vatandaş iskelede toplandı. Yeni mahsulün bereketli olması için dualar edildi ve kurbanlar kesildi. Fındık çuvalları daha sonra kayıklara yerleştirilerek Cumhuriyet Vapuru’na götürüldü. Bayraklarla donatılan vapurun düdük çalarak yeni mahsulü selamladığı, davetlilerin de vapurun yemek salonunda verilen programa katıldığı kayıtlara geçti. 1926 yılındaki törenin ayrıntıları, dönemin Cumhuriyet gazetesi kayıtlarından aktarıldı. 1928’DE “MİLLÎ BAYRAM” BENZETMESİ YAPILDI 1928 yılında yayımlanan bir gazete haberinde, yılın ilk mahsulünün Avrupa pazarlarına gönderilmesi sırasında yapılan törenin daha önceki yıllardan beri sürdürüldüğü belirtildi. Dönemin basını, ilk sevkiyat gününün kentte taşıdığı önemi anlatmak amacıyla kutlamayı “millî bir bayram” benzetmesiyle aktardı. Ancak bu ifade, Fındık Bayramı’nın kanunla kabul edilmiş resmî veya millî bir bayram olduğu anlamına gelmiyor. Tören, Giresun’un ekonomik ve toplumsal hayatında büyük önem taşıyan yerel bir kutlama niteliğindeydi. Fındık sezonunun iyi geçmesi doğrudan üreticinin, tüccarın, esnafın ve kent ekonomisinin geleceğini etkilediği için ilk ihracat günü şehir genelinde büyük heyecan oluşturuyordu. 1930’DA İLK MAHSUL ANKARA VAPURU’NA YÜKLENDİ 21 Ağustos 1930 tarihli Yeşilgiresun gazetesinde, ilk fındık mahsulünün Ankara Vapuru’na özel bir törenle yükleneceği ilan edildi. Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan duyuruda kentteki bütün tüccarlar törene davet edildi. Takip eden gazete nüshasında ise yeni sezon mahsulünün Ankara Vapuru ile ihraç edildiği ve törenin geniş katılımla gerçekleştirildiği bildirildi. Bu kayıtlar, Fındık Bayramı’nın Cumhuriyet’in ilk yıllarında yalnızca üreticiye yönelik bir etkinlik olmadığını; Ticaret ve Sanayi Odasının öncülüğünde kamu yöneticilerini, tüccarları, esnafı ve halkı buluşturan kent çapında bir organizasyon olduğunu gösteriyor. 1930 yılındaki törenin duyuru ve haberleri Yeşilgiresun gazetesinin arşiv kayıtlarında yer alıyor. 1939’DA BANDO, İSTİKLAL MARŞI VE ÖDÜL TÖRENİ Arşivlerde ayrıntıları bulunan en kapsamlı Fındık Bayramlarından biri 18 Ağustos 1939 tarihinde Giresun’da gerçekleştirildi. Törenden bir gün önce yerel basın aracılığıyla halka duyuru yapıldı. Kırmızı ipek çuvallara doldurulan fındıklar; kurdeleler, çiçekler ve sırmalarla süslendi. Fındık çuvalları, önünde şehir bandosu bulunduğu hâlde otomobillerle Giresun’un bayraklarla donatılmış sokaklarında dolaştırıldı. Ticaret Odasının önünde binlerce vatandaşın katıldığı bir program düzenlendi. İyi ürün yetiştirdiği belirlenen sekiz üreticiye ödül verildi. İstiklal Marşı’nın ardından konuşmalar yapıldı ve hatıra fotoğrafları çekildi. Daha sonra oluşturulan kortej, halkın tezahüratları eşliğinde iskeleye hareket etti. Limanda dualar edildi, kurbanlar kesildi ve rengârenk süslenen ilk fındık çuvalları vapura yüklendi. Akgün gazetesinin 17 ve 24 Ağustos 1939 tarihli nüshalarında aktarılan tören, fındığın o yıllarda Giresun ekonomisinin yanı sıra sosyal ve kültürel hayatındaki yerini de ortaya koydu. 1939 yılındaki törenin ayrıntıları akademik araştırmada dönemin Akgün gazetesi kayıtlarına dayanılarak aktarıldı. ESKİ FINDIK BAYRAMLARI NASIL YAPILIYORDU? Tarihsel belgeler ve akademik araştırmalar bir arada değerlendirildiğinde eski Fındık Bayramlarının genel programı şu aşamalardan oluşuyordu: Ticaret Odası tarafından günler öncesinden hazırlık yapılıyor, davetiyeler dağıtılıyor ve kent halkı törene çağrılıyordu. İlk ihraç edilecek fındıklar özel çuvallara dolduruluyor; çuvallar ipek kumaş, kurdele, çiçek ve bayraklarla süsleniyordu. Süslenen çuvallar hamalların sırtlarında, el arabalarında veya otomobillerle şehir merkezinden limana taşınıyordu. Bazı yıllarda korteje şehir bandosu eşlik ediyor, sokaklar bayraklarla donatılıyordu. Limanda yöneticiler, tüccarlar ve sektör temsilcileri konuşmalar yapıyor; İstiklal Marşı çalınıyor, dualar ediliyor ve kurbanlar kesiliyordu. Başarılı üreticilerin ödüllendirildiği programlar da düzenleniyordu. Fındık çuvalları önce kayıklara veya mavnalara, ardından açıkta bekleyen vapurlara yükleniyordu. Gemiler düdük çalarak, kayıklar ise bayraklar ve havai fişekler eşliğinde yeni mahsulü selamlıyordu. Bazı törenlerin sonunda tüccarlar tarafından davetlilere yemek veya çeşitli ikramlar sunuluyordu. TÖRENLER ORDU VE TRABZON’DA DA YAPILIYORDU Fındık Bayramı yalnızca Giresun’da gerçekleştirilen bir etkinlik değildi. Fındık üretimi ve ihracatının yoğun olduğu Ordu ve Trabzon’da da ilk mahsulün piyasaya ve dış pazarlara çıkarıldığı gün benzer törenler düzenleniyordu. Trabzon’da 1923, 1934, 1935 ve 1939 yıllarında gerçekleştirilen kutlamalara ilişkin kayıtlar bulunuyor. Törenlerde süslenen fındık çuvalları motorlarla vapurlara taşınıyor, bando ve fişekler eşliğinde ilk ihracat gerçekleştiriliyordu. Ordu’da da fındığın ilk kez piyasaya çıkarıldığı gün kutlama programları düzenleniyor; konuşmaların ardından süslenmiş ilk mahsul çuvalları gemilere yükleniyordu. Bu örnekler, Fındık Bayramı’nın yalnızca bir kent geleneği değil, Doğu Karadeniz’in başlıca fındık üretim ve ihracat merkezlerinde görülen bölgesel bir uygulama olduğunu ortaya koyuyor. ULAŞIM VE İHRACAT YÖNTEMLERİ DEĞİŞİNCE UNUTULDU Eski Fındık Bayramlarının merkezinde liman ve deniz yoluyla yapılan ilk ihracat bulunuyordu. Karayolu ulaşımının gelişmesi, ürünün limanlardan küçük kayık ve mavnalarla vapurlara taşınması uygulamasının sona ermesi ve ihracat yöntemlerinin değişmesiyle törenlerin dayandığı geleneksel yapı da zaman içerisinde ortadan kalktı. BETAM tarafından yayımlanan ve sözlü tarih görüşmelerini de içeren araştırmada, Fındık Bayramı’nın 1930–1960 yılları arasında Giresun’un tamamının katıldığı büyük bir etkinlik olarak toplumsal hafızada yer aldığı belirtiliyor. Araştırmada; ipek kumaşla kaplanan fındık çuvallarının kurdelelerle süslendiği, mühürlendiği, limana getirildiği, konuşmalar ve millî marşın ardından gemilere yüklendiği aktarılıyor. Ancak çalışmada da belirtildiği üzere bu gelenek günümüzde büyük ölçüde arşivlerde, eski gazete sayfalarında ve sözlü tarih anlatılarında varlığını sürdürüyor. Giresun’un kırsal hafızasına ilişkin araştırmada Fındık Bayramı’na ayrı bir bölüm ayrıldı. 1996’DA TİREBOLU’DA FINDIK FESTİVALİ DÜZENLENDİ Fındıkla ilgili kutlamaların modern dönemde yeniden farklı isim ve formatlarda ortaya çıktığı görülüyor. Giresun Ticaret Borsasının tarihçesine göre 6–7 Eylül 1996 tarihlerinde Tirebolu’da Birinci Fındık Festivali düzenlendi. Bu organizasyon, eski liman merkezli Fındık Bayramlarının birebir devamı olmamakla birlikte, fındığın üretim, ticaret ve kültürel değerini toplumsal etkinliklerle yaşatma anlayışının modern örneklerinden biri oldu. Giresun Ticaret Borsası, 1996 yılındaki Tirebolu Fındık Festivali’ne kurumsal tarihçesinde yer veriyor. 2019’DA ORHANİYE KÖYÜNDE RESMÎ AÇILIŞ YAPILDI Giresun’da 6 Ağustos 2019 tarihinde Merkez Orhaniye köyünde “Fındık Hasadına Başlama Töreni” düzenlendi. Dönemin Giresun Valisi Harun Sarıfakıoğulları ile Milletvekili Kadir Aydın, yörede “gıdık” olarak adlandırılan fındık sepetlerini bellerine bağlayarak temsili hasat yaptı. Törene FİSKOBİRLİK, Giresun Ziraat Odası ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yöneticileri ile çiftçiler katıldı. Programda üreticilere bereketli sezon dileklerinin yanı sıra mevsimlik tarım işçileri ve çocuk işçiliği konusunda da mesajlar verildi. 2019 yılındaki tören Giresun Valiliğinin resmî arşivinde yer alıyor. 2022’DE BELEDİYE İLK KEZ HASAT ŞENLİĞİ DÜZENLEDİ Giresun Belediyesi, 4 Ağustos 2022 tarihinde Teyyaredüzü Mahallesi’nde “Fındık Hasat Şenliği” düzenledi. Temsili hasadın yanı sıra fındık toplama yarışması, resim sergisi, kemençe, horon ve yöresel ürün ikramlarının gerçekleştirildiği programda dönemin Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu, belediye tarafından ilk kez bu adla bir hasat şenliği düzenlendiğini açıkladı. Bu açıklama, Giresun’daki fındık kutlamalarının ilk kez 2022’de başladığı anlamına gelmiyor. Şenlik, belediyenin kendi kurumsal organizasyonu açısından ilk olma özelliği taşıyordu. Giresun Belediyesi, 2023 yılında da Kavaklar Mahallesi’nin Karadağ mevkisindeki bir fındık bahçesinde benzer bir şenlik gerçekleştirdi. Katılımcılar kemençe ve yöresel türküler eşliğinde bahçeye girerek temsili hasat yaptı. ESPİYE’DE 2025 VE 2026’DA ART ARDA ETKİNLİK YAPILDI Espiye’de ulaşılabilen basın kayıtlarına göre 7 Ağustos 2025 tarihinde Kadere Mahallesi’nde fındık hasadı etkinliği düzenlendi. Espiye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İlçe Ziraat Odasının düzenlediği programda bereket duası yapıldı ve dönemin Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz üreticilerle birlikte fındık topladı. 2025 yılındaki Espiye etkinliğinin Kadere Mahallesi’nde gerçekleştirildiği basına yansıdı. 7 Ağustos 2026 tarihinde Taflancık köyünde gerçekleştirilen tören ise Espiye’de art arda ikinci yıl hasat etkinliği yapıldığını gösteriyor. Ancak 2026 yılı açıklamasında organizasyonun kaçıncısının düzenlendiği veya bundan sonra her yıl aynı köyde gerçekleştirileceği yönünde bilgi bulunmuyor. Bu nedenle Taflancık’taki etkinliği şimdilik “geleneksel” ya da “her yıl düzenlenen” bir tören olarak nitelendirmek doğru olmayacaktır. ESKİ GELENEĞİN MODERN YORUMU Tarihsel Fındık Bayramları ile günümüzde düzenlenen hasat törenleri aynı kurumsal organizasyonun kesintisiz devamı değil. Buna karşılık her iki uygulamanın da üreticiyi, kamu yöneticilerini, ticaret çevrelerini ve halkı fındık sezonunun başlangıcında bir araya getirmesi bakımından ortak bir kültürel temele sahip olduğu görülüyor. Geçmişte yılın ilk fındığı süslenen çuvallarla limandan vapurlara yüklenirken, bugün katılımcılar bahçeye girerek temsili hasat yapıyor. Değişmeyen unsur ise fındığın Giresun ekonomisi ve toplumsal yaşamı açısından taşıdığı önem ile yeni sezonun bereketli geçmesi yönündeki ortak temenni olarak öne çıkıyor.

KABOTAJ BAYRAMI’NIN 100. YILI GİRESUN’DA COŞKUYLA KUTLANDI Haber

KABOTAJ BAYRAMI’NIN 100. YILI GİRESUN’DA COŞKUYLA KUTLANDI

KABOTAJ BAYRAMI’NIN 100. YILI GİRESUN’DA COŞKUYLA KUTLANDI Giresun’da, Türkiye’nin denizler üzerindeki egemenlik hakkının simgesi olan 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 100. yıl dönümü düzenlenen törenle kutlandı. Sahil Güvenlik Yerleşkesi’nde gerçekleştirilen programa Giresun Valisi Mustafa Koç, protokol üyeleri, denizcilik sektörü temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Törende, Türkiye’nin denizcilik tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biri olan Kabotaj Kanunu’nun 100. yılı vurgulanırken, denizlerdeki bağımsızlık iradesi bir kez daha hatırlatıldı. DENİZLERDE EGEMENLİĞİN 100. YILI Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda; protokol konuşmaları, denizcilik temalı şiir dinletisi, denizcilik andının okunması, halk oyunu gösterileri, ödül töreni ve şehitler anısına denize çelenk bırakılması gibi etkinlikler yer aldı. Tören boyunca hem denizcilik kültürünün önemi hem de Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerinin korunmasına yönelik kararlılık mesajı öne çıktı. VALİ KOÇ: “DENİZ, GİRESUN İÇİN EMEĞİN VE BEREKETİN ADIDIR” Programda konuşan Giresun Valisi Mustafa Koç, bir asır önce atılan tarihi adımla milletin denizlerdeki bağımsızlık iradesinin tescillendiğini belirtti. Vali Koç, denizlerin yalnızca ulaşım ve ticaret alanı olmadığını; aynı zamanda üretim, güvenlik, ekonomi ve stratejik güç bakımından da büyük anlam taşıdığını ifade etti. Giresun’un Karadeniz kıyısındaki konumuna dikkat çeken Koç, şu ifadeleri kullandı: “Deniz; Giresun için sadece bir coğrafi unsur değil, emeğin, üretimin ve bereketin adıdır. Denizle kurduğumuz bu güçlü bağı koruyarak gelecek nesillere aktarmak ve denizcilik kültürümüzü geliştirmek için çalışmaya devam edeceğiz.” MAVİ VATAN VURGUSU Konuşmasında “Mavi Vatan” vurgusu da yapan Vali Mustafa Koç, denizlere sahip çıkmanın güçlü Türkiye idealinin temel taşlarından biri olduğunu dile getirdi. Türkiye Yüzyılı vizyonunda denizcilik sektörünün kilit bir rol üstlendiğini belirten Koç, denizlerdeki egemenlik hakkının korunmasının milli irade, bağımsızlık ve gelecek nesillere karşı sorumluluk meselesi olduğunu kaydetti. ŞEHİTLER ANISINA DENİZE ÇELENK BIRAKILDI Tören kapsamında vatan savunması uğruna şehit düşen kahramanlar rahmetle anıldı. Programda, şehitler anısına denize çelenk bırakılması duygu dolu anlara sahne oldu. Denizcilik sektörüne emek veren isimlere teşekkür edilmesinin ardından program sona erdi. Vali Koç, tüm denizcilik camiasının ve milletin 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 100. yılını kutlayarak, denizlerin huzur, bereket ve güvenin sembolü olmasını temenni etti.

PINARBAŞI ŞÜKÜR KURBANI YENİCE’DE BİRLİK SOFRASINA DÖNÜŞTÜ Haber

PINARBAŞI ŞÜKÜR KURBANI YENİCE’DE BİRLİK SOFRASINA DÖNÜŞTÜ

PINARBAŞI ŞÜKÜR KURBANI YENİCE’DE BİRLİK SOFRASINA DÖNÜŞTÜ Alucra’nın Yenice köyünde düzenlenen Geleneksel Pınarbaşı Şükür Kurbanı Programı, köy halkını, gurbette yaşayan hemşehrileri, yerel yöneticileri ve bölge protokolünü aynı sofrada buluşturdu. Dua, kurban, ikram ve hemşehri buluşmasıyla sürdürülen gelenek, birlik ve beraberlik mesajıyla tamamlandı. Alucra Yenice’de yıllardır sürdürülen Geleneksel Pınarbaşı Şükür Kurbanı Programı, bu yıl da geniş katılımla gerçekleştirildi. Köyün ortak hafızasında önemli yer tutan program, Pınarbaşı çevresinde yapılan dualar, kurban kesimi, toplu yemek ikramı ve hemşehri buluşmasıyla tamamlandı. Programa AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal, Çamoluk Kaymakamı Abdul Aziz Demirtaş, Çamoluk Belediye Başkanı Ergün Bakırhan, Şiran Belediye Başkanı Abdulbaki Kara, Çamoluk İlçe Başkanı Davut Çukuryurt, Çamoluk Dernek Başkanı Havi Canik, Yenice Köyü Dernek Başkanı Fatih Duras, Yenice Köyü Muhtarı Mecit Dertli ve teşkilat mensupları katıldı. KÖYÜN KÖKLÜ GELENEĞİ PINARBAŞI’NDA YAŞATILDI Pınarbaşı Şükür Kurbanı, Yenice’de yalnızca bir etkinlik olarak değil, köy kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılan önemli geleneklerinden biri olarak sürdürülüyor. Program, suya, toprağa, berekete ve ortak yaşama duyulan şükrün ifadesi olarak düzenleniyor. Köy halkı ve gurbette yaşayan Yenice’liler, program vesilesiyle aynı noktada buluşuyor. Yıllardır devam eden gelenek, hem dini yönü hem de sosyal dayanışma boyutuyla köyün ortak hafızasını canlı tutuyor. DUA, KURBAN VE TOPLU İKRAMLA DEVAM ETTİ Program, Pınarbaşı çevresinde yapılan dualarla başladı. Katılımcılar, ellerini semaya açarak bereket, huzur, birlik ve beraberlik için dua etti. Kurban kesiminin ardından hazırlanan yemekler vatandaşlara ikram edildi. Aynı sofrada buluşan köy halkı, misafirler ve protokol üyeleri, hem geleneğin manevi atmosferini yaşadı hem de hemşehri dayanışmasını güçlendirdi. GURBETTEKİ YENİCE’LİLER KÖYLERİYLE BULUŞTU Pınarbaşı Şükür Kurbanı Programı, özellikle köy dışında yaşayan Yenice’liler için önemli bir buluşma zemini oluşturuyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinde yaşayan hemşehriler, programla birlikte köylerine dönerek akrabaları, komşuları ve eski dostlarıyla bir araya geliyor. Bu yönüyle program, yalnızca bir gün süren dini ve kültürel etkinlik olmaktan çıkıyor; köy aidiyetini güçlendiren, kuşaklar arasındaki bağı canlı tutan ve gençlere köy geleneğini tanıtan bir sosyal buluşmaya dönüşüyor. GENİŞ KATILIM, GÜÇLÜ DAYANIŞMA Programda yerel yöneticiler, milletvekilleri, dernek temsilcileri, muhtarlar, teşkilat mensupları ve vatandaşlar aynı alanda buluştu. Katılım, Pınarbaşı Şükür Kurbanı’nın yalnızca Yenice için değil, Alucra, Çamoluk, Şiran ve çevre yerleşimler açısından da ortak bir değer taşıdığını gösterdi. AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas ve MHP Giresun Milletvekili Ertuğrul Gazi Konal’ın yanı sıra ilçe yöneticileri ve dernek temsilcileri, program boyunca vatandaşlarla bir araya geldi. BİRLİK VE BERABERLİK VURGUSU ÖNE ÇIKTI Programda yapılan konuşmalarda ve buluşmalarda birlik, beraberlik, dayanışma ve kültürel mirasın yaşatılması vurgusu öne çıktı. Katılımcılar, köy geleneklerinin korunmasının ve yeni kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Yenice’de yaşatılan bu gelenek, köy kültürünün en güçlü taraflarından biri olan imece anlayışını da görünür kıldı. Hazırlık sürecinden ikramlara kadar birçok aşama gönüllü katkılarla yürütüldü. KADİM KÜLTÜR GELECEK KUŞAKLARA AKTARILIYOR Pınarbaşı Şükür Kurbanı Programı, Yenice’de dini hassasiyet, kültürel aidiyet, hemşehri dayanışması ve ortak sofra geleneğini aynı zeminde buluşturdu. Köy halkı ve hemşehriler, bu yıl da Pınarbaşı’nda bir araya gelerek hem geçmişten gelen bir geleneği yaşattı hem de birlik ve beraberlik duygusunu güçlendirdi. Program, emeği geçenlere teşekkür edilmesi ve hayır temennileriyle tamamlandı.

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU Haber

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU Giresun Valisi Mustafa Koç, 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda kardeşlik, dayanışma, huzur ve bereket vurgusu yaptı. Baharın habercisi olarak kabul edilen Nevruz’un, binlerce yıllık kültürel mirasıyla yalnızca bir mevsim geçişini değil; toplumsal birlik, yenilenme ve ortak hafızayı da simgelediği bir kez daha öne çıktı. Vali Mustafa Koç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Baharın müjdecisi, kardeşliğin ve dayanışmanın sembolü Nevruz Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum” ifadelerini kullandı. Koç, mesajında bu kadim geleneğin gönüllere huzur, ülkeye ve Giresun’a ise bereket getirmesi temennisinde bulundu. Paylaşımda, Nevruz’un yalnızca kültürel bir bayram değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendiren ortak bir değer olduğuna işaret edildi. Her yıl 21 Mart’ta kutlanan Nevruz, “yeni gün” anlamını taşıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na göre bu tarih, gece ile gündüzün eşitlendiği; doğanın yeniden canlandığı, toprağın uyandığı ve baharın başladığı gün olarak kabul ediliyor. UNESCO da Nevruz’u doğanın yenilenmesini simgeleyen, törenler, aile ziyaretleri, özel sofralar ve toplumsal buluşmalarla yaşatılan köklü bir gelenek olarak tanımlıyor. UNESCO verilerine göre Nevruz, Balkanlar’dan Karadeniz havzasına, Kafkasya’dan Orta Asya ve Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada 3 bin yılı aşkın süredir kutlanıyor. Aynı kaynaklarda Nevruz’un kuşaklar arası dayanışma, komşuluk, barış ve toplumsal uzlaşı gibi değerleri taşıdığı vurgulanıyor. Bu yönüyle Nevruz, yalnızca bir takvim günü değil, farklı toplumları ortak kültürel hafızada buluşturan güçlü bir sembol niteliği taşıyor. Nevruz, 2009 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedildi; çok uluslu dosya 2016 yılında genişletildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da 2010 yılında 21 Mart’ı “Uluslararası Nevruz Günü” olarak ilan etti. Böylece Nevruz, yerel ve bölgesel kutlamaların ötesine geçerek uluslararası düzeyde de tanınan kültürel bir miras statüsü kazandı. Giresun’dan verilen son mesaj da bu çerçevede, Nevruz’un taşıdığı tarihsel ve kültürel anlamı yerel düzeyde yeniden görünür kıldı. Vali Koç’un kutlama paylaşımı, baharın gelişiyle birlikte kardeşlik, dayanışma ve ortak yaşam iradesinin altını çizen bir mesaj olarak kayda geçti.

ŞENYÜREK: “TÜRKİYE BAYRAMA SEVİNÇLE DEĞİL, KAYGIYLA GİRİYOR” Haber

ŞENYÜREK: “TÜRKİYE BAYRAMA SEVİNÇLE DEĞİL, KAYGIYLA GİRİYOR”

ŞENYÜREK: “TÜRKİYE BAYRAMA SEVİNÇLE DEĞİL, KAYGIYLA GİRİYOR” CHP Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Ramazan Bayramı mesajında bayramların dayanışma, kardeşlik ve umut günleri olması gerektiğini vurguladı. Şenyürek, Türkiye’nin ağırlaşan ekonomik kriz, derinleşen adaletsizlik ve büyüyen umutsuzluk ortamında bayrama girdiğini belirterek, 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu ve belediye başkanlarına yönelik süreçlerin birinci yılına da dikkat çekti. Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Ramazan Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, toplumsal tablonun bayramın taşıdığı anlamla örtüşmediğini savundu. Şenyürek, bayramların paylaşmanın, dayanışmanın ve kardeşliğin güçlendiği özel günler olduğunu belirtirken, Türkiye’nin içine sürüklendiği ekonomik ve siyasal atmosfer nedeniyle milyonlarca vatandaşın bayrama huzurla değil, kaygıyla girdiğini ifade etti. Mesajında doğrudan yurttaşlara seslenen Şenyürek, “Kıymetli hemşehrilerim, değerli yol arkadaşlarım; Ramazan Bayramı’nızı en içten duygularımla kutluyorum. Bayramın; ülkemize huzur, hanelerimize bereket, milletimize sağlık ve umut getirmesini diliyorum” dedi. BAYRAM MESAJINDA EKONOMİK TABLO VURGUSU Şenyürek, açıklamasında ekonomik darboğazın toplumun farklı kesimleri üzerinde oluşturduğu baskıya özel başlık açtı. Emeklilerin, emekçilerin, gençlerin ve ailelerin giderek ağırlaşan geçim şartları altında yaşam mücadelesi verdiğini belirten Şenyürek, milyonlarca insanın bayramı gönül rahatlığıyla karşılayamadığını kaydetti. CHP İl Başkanı, “Ne yazık ki bugün ülkemizde milyonlarca insan bayrama sevinçle değil, kaygıyla giriyor. Emekliler yıllarca verdikleri emeğin karşılığını alamadan yaşam mücadelesi veriyor, emekçiler alın terlerinin karşılığını alamıyor, gençler bu ülkede gelecek kurabileceklerine dair inançlarını her geçen gün biraz daha yitiriyor. Aileler ise sofralarını nasıl büyüteceğini, çocuklarının yarınını nasıl güvence altına alacağını düşünüyor” ifadelerini kullandı. “SADECE EKONOMİK KRİZ DEĞİL, DEVLET KRİZİ DE YAŞANIYOR” Mesajında yalnızca ekonomik sorunlara değil, hukuk ve demokrasi alanındaki gerilemeye de dikkat çeken Şenyürek, Türkiye’nin çok yönlü bir kriz yaşadığını savundu. Ülkedeki mevcut tablonun yalnızca geçim sıkıntısıyla açıklanamayacağını belirten Şenyürek, devlet yönetiminden insan haklarına kadar birçok alanda ciddi bir aşınma yaşandığını ileri sürdü. Şenyürek, “Bugün sadece ekonomik bir kriz yaşamıyoruz. Aynı zamanda hukukta, demokraside, insan haklarında ve devlet yönetiminde çok ciddi bir çöküşle karşı karşıyayız” dedi. 19 MART VURGUSU: “BOYUN EĞMİYORUZ, SUSMUYORUZ, GERİ ADIM ATMIYORUZ” CHP Giresun İl Başkanı Şenyürek, mesajının siyasi bölümünde 19 Mart tarihine özel vurgu yaptı. Ekrem İmamoğlu, belediye başkanları ve çalışma arkadaşlarına yönelik süreçlerin birinci yılını doldurduğunu belirten Şenyürek, bu süreci “millet iradesine karşı siyasi operasyon” olarak tanımladı. Şenyürek, “Bir yıldır millet iradesine karşı siyasi operasyonlar yürütülüyor. Yargı, adalet dağıtan bir kurum olmaktan çıkarılıp baskının ve sindirmenin aracı haline getirilmek isteniyor. Ama biz buradayız. Boyun eğmiyoruz. Susmuyoruz. Geri adım atmıyoruz” ifadelerini kullandı. “Hedef yalnızca kişiler değil, doğrudan demokrasi” Açıklamasında yaşananların yalnızca belli isimlere dönük bir süreç olarak değerlendirilemeyeceğini kaydeden Şenyürek, meselenin doğrudan halk iradesi ve demokratik siyaset zeminine yöneldiğini savundu. Halkçı belediyeciliğin ortaya koyduğu hizmet anlayışından rahatsızlık duyan çevrelerin bu çizgiyi durdurmak istediğini öne süren Şenyürek, bunun başarılamayacağını söyledi. CHP’nin hedefini de tarif eden Şenyürek, emeklinin insanca yaşadığı, emekçinin hakkını alabildiği, gençlerin umutla geleceğe baktığı, çiftçinin ürettiğinin karşılığını bulduğu, kadınların güvende olduğu ve adaletin herkes için işlediği bir Türkiye için mücadele ettiklerini dile getirdi. “DEMOKRATİK TÜRKİYE’Yİ KURMAYA HAZIRIZ” Şenyürek, mesajında CHP’nin siyasal hedefini de açık ifadelerle ortaya koydu. Devletin bir partinin değil milletin devleti olması gerektiğini vurgulayan Şenyürek, hukukun üstünlüğünün sağlandığı, liyakatin esas alındığı ve refahın adil paylaşıldığı bir Türkiye iddiasını yineledi. Şenyürek, “Devletin bir partinin değil milletin devleti olduğu, hukukun üstünlüğünün sağlandığı, liyakatin esas alındığı, refahın adil paylaşıldığı demokratik bir Türkiye’yi kurmaya hazırız” dedi. MESAJINI DAYANIŞMA ÇAĞRISIYLA TAMAMLADI Ramazan Bayramı mesajının sonunda toplumsal dayanışma vurgusunu yeniden öne çıkaran Şenyürek, geçim sıkıntısı yaşayan, adaletsizlik karşısında kendisini yalnız hisseden ve geleceğe kaygıyla bakan yurttaşlara seslendi. Toplumun umudunun ve vicdanının ayakta olduğunu söyleyen Şenyürek, mesajını hem Giresunluların hem de tüm milletin bayramını kutlayarak tamamladı. Şenyürek, “Geçim sıkıntısı yaşayan, adaletsizlik karşısında yalnız hisseden, geleceğe kaygıyla bakan herkese sesleniyorum: Yalnız değilsiniz. Bu ülkenin vicdanı da, umudu da ayaktadır. Bu duygularla zindanlarda tutsak olan yol arkadaşlarımız ve aileleri ile başta Giresunlu hemşehrilerim olmak üzere tüm milletimizin Ramazan Bayramı’nı yürekten kutluyorum” ifadelerine yer verdi.

GİRESUN BELEDİYESİ RAMAZAN BOYUNCA 1500 KİŞİLİK İFTAR SOFRASI KURACAK Haber

GİRESUN BELEDİYESİ RAMAZAN BOYUNCA 1500 KİŞİLİK İFTAR SOFRASI KURACAK

GİRESUN BELEDİYESİ RAMAZAN BOYUNCA 1500 KİŞİLİK İFTAR SOFRASI KURACAK Giresun Belediyesi, Ramazan ayı boyunca her akşam yaklaşık 1500 kişilik iftar programı düzenleyeceğini açıkladı. Belediye, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda ihtiyaç sahipleri başta olmak üzere tüm vatandaşları aynı sofrada buluşturmayı hedefliyor. Belediye Kültür ve Fuar Merkezi’nde kurulacak iftar sofralarında, Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunun güçlendirilmesi amaçlanıyor. Organizasyona hayırsever vatandaşların katkıları da kabul edilecek. Yemekler Belediye Aşevi ve Mobil Tırda Hazırlanacak İftar yemeklerinin, belediyeye ait aşevinde ve mobil aşevi tırında hazırlanacağı bildirildi. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da dışarıdan yemek satın alma yöntemine başvurulmayacağı vurgulandı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Fuat Köse, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekti. Köse, belediye imkanlarıyla hazırlanan iftar sofralarında vatandaşlarla bir araya gelmekten memnuniyet duyacaklarını ifade etti. Başkan Köse açıklamasında, Ramazan’ın bereketini ve manevi atmosferini hep birlikte yaşamak istediklerini belirterek, tüm Giresunluları iftar sofralarına davet etti. Ayrıca Ramazan ayının huzur, kardeşlik ve bereket içinde geçmesi temennisinde bulundu. Ramazan ayı boyunca yüzlerce kişinin aynı sofrada buluşacağı iftar programlarının, toplumsal dayanışmaya katkı sağlaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.