Hava Durumu

#Belirsizlik

giresunsonhaber - Belirsizlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belirsizlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GEZMİŞ : HASAT KAPIDA, FİYAT HÂLÂ YOK Haber

GEZMİŞ : HASAT KAPIDA, FİYAT HÂLÂ YOK

FINDIKTA FİYAT BELİRSİZLİĞİ MECLİS GÜNDEMİNDE HASAT KAPIDA, FİYAT HÂLÂ YOK: GEZMİŞ’TEN TMO’YA 350 LİRA ÇAĞRISI YENİ Parti Giresun Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Elvan Işık Gezmiş, fındık sepeti ve kara lastik ayakkabıyla çıktığı TBMM kürsüsünden Karadenizli üreticilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. TMO’nun 2026 ürünü fındık alım fiyatını gecikmeden açıklamasını isteyen Gezmiş, kilogram başına en az 350 lira ve Giresun kalite fındığa yüzde 10 fiyat farkı talep etti. ANKARA/GİRESUN — YENİ Parti Giresun Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Elvan Işık Gezmiş, Karadeniz’de fındık hasadının başlamasına sayılı günler kala üreticinin yaşadığı fiyat belirsizliğini Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna taşıdı. TBMM kürsüsüne elinde fındık sepeti ve kara lastik ayakkabıyla çıkan Gezmiş, bölge insanının emeğini simgeleyen bu eşyalar üzerinden iktidara ve Toprak Mahsulleri Ofisine çağrıda bulundu. Giresun’da 2026 yılı fındık hasadının sahil kesiminde 8 Ağustos, orta kesimde 15 Ağustos, yüksek kesimlerde ise 22 Ağustos’ta başlaması kararlaştırıldı. Hasat takvimi yaklaşmasına rağmen TMO’nun kabuklu fındık alım fiyatını açıklamaması, üreticiler arasındaki endişeyi artırdı. “KARADENİZ’İN ALIN TERİ SAHİPSİZ DEĞİLDİR” Konuşmasına Karadenizli üreticilerin hasat dönemindeki zorlu çalışma koşullarını anlatarak başlayan Gezmiş, fındığın yalnızca bir tarım ürünü değil, bölgenin ekonomik ve sosyal hayatının temel unsurlarından biri olduğunu söyledi. Gezmiş, “Ağustos ayında üretici sabahın ilk ışıklarıyla bahçeye girer; sepetini omzuna alır, kara lastiğini giyer ve alın terini toprağa bırakmaya başlar” ifadelerini kullandı. Fındığın Karadeniz’de yüz binlerce ailenin geçim kaynağı olduğuna dikkat çeken Gezmiş, “Karadeniz’in alın teri fındık sahipsiz değildir” diyerek üreticinin emeğinin korunması gerektiğini vurguladı. “ÜRETİCİ NE KAZANACAĞINI BİLMİYOR” Yeşil fındığın pazara inmeye başladığını ancak kamu alım fiyatının hâlâ açıklanmadığını belirten Gezmiş, üreticinin sezonun en kritik döneminde belirsizlikle baş başa bırakıldığını savundu. Gübre, ilaç, akaryakıt, işçilik, nakliye ve patoz giderlerinin ciddi biçimde arttığını ifade eden Gezmiş, üreticinin hasada başlamadan önce elde edeceği geliri bilmesi gerektiğini söyledi. Gezmiş, “Üretici ‘Ne kazanacağım?’ diye soruyor, yetkililer ise ‘Bekleyin’ demekle yetiniyor. Beklemekle borç ödenmez, işçi yevmiyesi verilmez, emek korunmaz. TMO alım fiyatını derhal açıklamalıdır” dedi. “FINDIK CUMHURİYET EKONOMİSİNE GÜÇ KATTI” Cumhuriyetin ilk yıllarında fındık ihracatından elde edilen gelirlerin ülke ekonomisine önemli katkılar sağladığını hatırlatan Gezmiş, bugün ise üreticinin piyasa koşulları karşısında yalnız bırakıldığını ileri sürdü. Yaşar Kemal’in “İnsan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar” sözünü hatırlatan Gezmiş, Karadenizli üreticilerin yüreğinin bugün fındık bahçelerinde attığını söyledi. Gezmiş, “Maliyetler katlanarak arttı. Üretici ne kazanacağını bilmeden bahçeye giriyor. Bu tablo kabul edilemez” ifadelerini kullandı. “ÜRETİCİ TEKELLERİN İNSAFINA BIRAKILMAMALI” Fındık piyasasının az sayıdaki büyük şirketin etkisine bırakıldığını savunan Gezmiş, hasat öncesinde açıklanan yüksek rekolte tahminlerinin fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi. Geçtiğimiz yıl eylül ayında serbest piyasada kilogramı 350 lira seviyelerine ulaşan fındığın bugün 180 lira civarına kadar gerilediğini belirten Gezmiş, bu düşüşün üreticiyi ekonomik açıdan büyük bir çıkmaza sürüklediğini ifade etti. Tarım ve Orman Bakanlığı ile TMO’nun piyasayı düzenleyici ve üreticiyi koruyucu adımlar atması gerektiğini kaydeden Gezmiş, fındık fiyatının yalnızca piyasa aktörlerinin kararlarına bırakılmaması gerektiğini söyledi. TARIM VE MADEN POLİTİKALARINA ELEŞTİRİ İktidarın tarım politikalarını da eleştiren Gezmiş, artan maliyetler nedeniyle çiftçilerin üretimden uzaklaştığını, verimli tarım arazilerinin ise madencilik faaliyetlerine açıldığını savundu. Gezmiş, “AKP, çiftçiyi üretim yapamaz hâle getirirken en verimli tarım arazilerini maden sahalarına dönüştürdü. Yarın çocuklarımız ‘Bu topraklar neden boşaldı, neden artık fındık üretilmiyor?’ diye sorduğunda verecek bir cevabımız olmalıdır” dedi. Üreticinin yaşadığı sorunlar karşısında iktidarın tutumunu eleştiren Gezmiş, “Milletimiz bu tabloyu, ‘Gece kurtla sürüye saldırıp gündüz çobanla ağlamak’ sözüyle anlatıyor” ifadelerini kullandı. GEZMİŞ’İN TALEBİ: EN AZ 350 LİRA TMO’nun 2026 ürünü fındık alım fiyatını hasat yoğunlaşmadan açıklaması gerektiğini belirten Gezmiş, kilogram başına taban fiyatın en az 350 lira olması çağrısında bulundu. Giresun kalite fındığın kendine özgü özellikleri ve zorlu üretim koşulları bulunduğunu ifade eden Gezmiş, bu ürüne diğer fındık türlerinden farklı olarak en az yüzde 10 ilave fiyat verilmesini istedi. Gezmiş, “Dik ve engebeli arazilerde büyük emekle yetiştirilen Giresun kalite fındığına mutlaka kalite farkı verilmelidir. Açıklanacak fiyat yalnızca maliyetleri değil, üreticinin emeğini, geçimini ve gelecek yıl yeniden üretim yapabilmesini de gözetmelidir” diye konuştu. TMO, geçen sezon kilogram başına Giresun kalite kabuklu fındık için 200 lira, Levant kalite için 195 lira, sivri kalite için ise 190 lira alım fiyatı açıklamıştı. Haber yayına hazırlanırken 2026 ürünü için resmî alım fiyatı henüz ilan edilmemişti. “ÜRETİCİNİN SESİ OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ” TBMM kürsüsünden elindeki fındık sepeti ve kara lastikle Karadenizli üreticilerin emeğini temsil eden Gezmiş, konuşmasını tarım emekçilerine selam göndererek tamamladı. Gezmiş, “Türkiye Büyük Millet Meclisinden ülkemizin aydınlık yüzlü, alın teriyle üretim yapan bütün tarım emekçilerine selamlarımı gönderiyorum. Fındık üreticimiz hak ettiği değeri alana, emeğinin karşılığını bulana kadar onların sesi olmaya ve mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

SOSYAL MEDYADA “ÇİZİKLİ YÖNETİM” PROVOKASYONU Haber

SOSYAL MEDYADA “ÇİZİKLİ YÖNETİM” PROVOKASYONU

SOSYAL MEDYADA “ÇİZİKLİ YÖNETİM” PROVOKASYONU YENİ Parti Giresun İl Yönetimi henüz yetkili organlarca kamuoyuna açıklanmadan, üzerinde İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek’in adı bulunan 30 kişilik bir liste sosyal medyada dolaşıma sokuldu. Herhangi bir resmî görevi bulunmadığı belirtilen bir kişinin, listedeki 12 ismin üzerini çizerek kalan 18 kişiyi adeta “yeni yönetim” ilan etmesi tepki çekti. Paylaşım yalnızca yetki aşımı değil; örgütsel iradeyi yönlendirmeye, insanları itibarsızlaştırmaya ve belirsizlik üzerinden güç üretmeye dönük bir girişim görüntüsü verdi. YENİ Parti’nin Giresun’daki kuruluş çalışmalarını Kurucu İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek yürütürken, sosyal medyada kaynağı ve resmî niteliği bulunmayan bir “yönetim kurulu listesi” paylaşıldı. Görselde “Başkan Gökhan Şenyürek” ve “Yönetim Kurulu Asıl” başlıkları kullanılarak 30 kişinin adına yer verildi. Ardından toplam 12 kişinin üzeri siyah çizgilerle çizildi. Böylece geriye 18 kişilik bir “yönetim” bırakıldı. Ancak görselde YENİ Parti’nin amblemi, yetkili organ kararı, tarih, sayı, imza ya da resmî açıklamaya ilişkin herhangi bir unsur bulunmuyor. Buna rağmen İl Başkanı Şenyürek’in adının en üstte kullanılması, kişisel müdahaleyle hazırlanmış görsele kurumsal bir belge görüntüsü kazandırma çabası olarak değerlendirildi. BELİRSİZLİĞİ KONTROL ETME YANILSAMASI Yeni kurulan siyasi yapılarda görev dağılımı tamamlanıncaya kadar doğal bir belirsizlik yaşanır. Bazı kişiler bu belirsizliği kabullenmek yerine, kendilerince liste hazırlayarak sonucu önceden belirledikleri izlenimini vermeye çalışabilir. Psikolojide bu tutum, kesin karar verme yetkisi bulunmadığı hâlde süreci kontrol edebildiğine inanma veya çevresine bu izlenimi verme çabasıyla açıklanabilir. SOSYAL MEDYA GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ SİYASİ GÜÇ SANMAK Sosyal medyada sık paylaşım yapmak, bir siyasi partide görev veya karar yetkisi kazandırmaz. Ancak bazı kişiler görünürlüğü yetkiyle, paylaşım sayısını siyasi etkiyle ve oluşturduğu söylentiyi örgütsel güçle karıştırabilir. Bu davranışın temelinde çoğu zaman karar mekanizmasının dışında kalmayı kabullenememe, dikkatin merkezinde bulunma isteği ve sürece dâhil olduğu görüntüsünü koruma çabası bulunur. Böylece kişi, gerçek bir görev üstlenmeden tartışmanın merkezine yerleşmeye ve örgütün gündemini kendi paylaşımı üzerinden belirlemeye çalışır. “GRANDİYÖZ KENDİLİK SUNUMU VE SÖZDE OTORİTE KURMA DAVRANIŞI” Bu davranış birkaç psikolojik kavramla açıklanabilir: Grandiyözite: Kişinin gerçekte sahip olmadığı güç, önem ve yetkiyi kendisine atfetmesi. Hak görme duygusu: Karar verme yetkisi bulunmadığı hâlde kimlerin görev alacağına kendisinin karar verebileceğini düşünmesi. Narsisistik örüntü: Kendini sürecin merkezine yerleştirme, başkalarının üzerinde belirleyici olma ve görünürlük üzerinden önem kazanma çabası. Kontrol yanılsaması: Kontrol edemediği örgütsel bir süreci liste hazırlayarak yönetebildiği görüntüsünü oluşturması. Simgesel iktidar gösterisi: İsimleri çizerek “seni kabul ediyorum, seni dışlıyorum” mesajı vermesi. İlgi ve statü arayışı: Resmî bir görevi olmadığı hâlde tartışmanın merkezine yerleşerek kendisini karar mekanizmasının parçası gibi göstermesi. Rol sınırı ihlali: Bir kurumda kendisine verilmeyen görevi ve yetkiyi fiilen kullanmaya kalkışması. Amerikan Psikiyatri Birliğine göre grandiyözite, aşırı beğenilme ihtiyacı ve hak görme düşüncesi narsisistik kişilik bozukluğunda görülebilen özelliklerdir. Ancak “kişilik bozukluğu” denilebilmesi için bu özelliklerin uzun süredir devam etmesi, hayatın farklı alanlarında görülmesi ve işlev kaybına yol açması gerekir. Tanıyı yalnızca ruh sağlığı uzmanı koyabilir. Kişi, bütün kanıtlara rağmen gerçekten resmî karar yetkisine sahip olduğuna inanıyorsa “grandiyöz sanrı” ihtimali klinik olarak incelenebilir. Fakat sanrı; yalnızca kibirli, haddini aşan veya manipülatif davranmak değildir. Psikoz bağlamında değerlendirilmesi gereken çok daha ağır bir belirtidir. PSİKOLOJİK AÇIDAN: YETKİSİZLİĞİ GRANDİYÖZ GÖRÜNÜRLÜKLE KAPATMA ÇABASI Yetkisi bulunmadığı hâlde bir siyasi partinin yönetimini belirlemeye kalkışmak, psikolojik açıdan “grandiyöz kendilik sunumu ve sözde otorite kurma davranışı” olarak değerlendirilebilir. Kişi, gerçekte sahip olmadığı karar gücünü kendisine atfederek örgütsel sürecin merkezinde bulunduğu görüntüsünü üretmektedir. Bu yöntem, “kabul eden, eleyen ve cezalandıran kişi benim” mesajı taşıyan simgesel bir iktidar gösterisidir. Kişi böylece kendisine ait olmayan bir yetkiyi kullanırken başkalarının siyasi konumları üzerinde belirleyici olduğu izlenimini yaratmaya çalışmaktadır. Bu tür davranışlarda; aşırı önemsenme ihtiyacı, hak görme duygusu, kontrol yanılsaması, statü arayışı ve narsisistik özellikler birlikte görülebilir. Özellikle gerçek bir örgütsel görev yerine sosyal medya görünürlüğü üzerinden güç devşirilmeye çalışılması, kişinin yetkisizliğini yapay bir otorite gösterisiyle telafi etme çabasına işaret eder.

BULANCAKSPOR’DA GENEL KURULDAN YÖNETİM ÇIKMADI Haber

BULANCAKSPOR’DA GENEL KURULDAN YÖNETİM ÇIKMADI

BULANCAKSPOR’DA GENEL KURULDAN YÖNETİM ÇIKMADI 1926 Bulancakspor’da beklenen olağan genel kurul toplantısından yeni yönetim çıkmadı. Kulüp, 01 Temmuz 2026 tarihinde 1926 Bulancakspor Tesisleri’nde gerçekleştirilen olağan genel kurulda aday çıkmaması nedeniyle sürecin divan kuruluna kaldığını kamuoyuna duyurdu. Kırmızı-beyazlı camiada gözler şimdi kulübün geleceği için atılacak yeni adımlara çevrildi. Kulüpten yapılan açıklamada, “Kulübümüz, bugün 01.07.2026 tarihinde 1926 Bulancakspor Tesisleri’nde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında, aday çıkmaması nedeniyle divan kuruluna kalmıştır. Kamuoyunun bilgisine sunarız” ifadelerine yer verildi. CAMİADA BELİRSİZLİK SÜRECİ BAŞLADI Bulancakspor’da olağan genel kurulun yönetim listesi çıkmadan tamamlanması, kulüp yönetimi açısından kritik bir sürecin kapısını araladı. Özellikle yeni sezon yapılanması, teknik heyet planlaması, futbolcu kadrosu, bütçe çalışmaları ve kulübün kurumsal işleyişi bakımından yönetim boşluğunun kısa sürede giderilmesi büyük önem taşıyor. Kulübün daha önce duyurduğu kongre takvimine göre ilk toplantının 24 Haziran 2026’da yapılması, çoğunluk sağlanamaması halinde ise ikinci toplantının 1 Temmuz 2026 Çarşamba günü aynı yer ve saatte gerçekleştirilmesi planlanmıştı. Genel kurul gündeminde faaliyet raporları ile gelir-gider tablolarının üyelerin değerlendirmesine sunulacağı belirtilmişti. BULANCAKSPOR İÇİN KRİTİK EŞİK 1926 Bulancakspor, yalnızca bir futbol kulübü değil; Bulancak’ın spor kültürünü, ilçe aidiyetini ve taraftar ruhunu temsil eden önemli bir değer olarak görülüyor. Bu nedenle genel kurulda aday çıkmaması, sadece idari bir gelişme değil, aynı zamanda camianın tüm bileşenlerine yönelik güçlü bir sorumluluk çağrısı niteliği taşıyor. Kulüp açıklamasında taraftarlara ve camiaya birlik mesajı da verildi. Açıklamada, “Taraftarlarımızın ve camiamızın birlik ve dayanışma içinde bu süreci en sağlıklı şekilde atlatacağına inancımız tamdır. Kulübümüzün geleceğiyle ilgili gelişmeler hakkında kamuoyuna düzenli bilgilendirme yapılacaktır” denildi. YÖNETİM BOŞLUĞU SEZON PLANLAMASINI ETKİLEYEBİLİR Futbolda sezon öncesi dönem; transfer politikası, teknik kadro tercihi, kamp programı, lisans işlemleri, sponsorluk görüşmeleri ve mali kaynak planlaması açısından en kritik zaman dilimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bu nedenle Bulancakspor’da yönetim konusundaki belirsizliğin uzaması, sportif planlamayı da doğrudan etkileyebilir. Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarında 1926 Bulancakspor’un kulüp bilgileri yer alırken, kulübün resmi organizasyon içindeki konumu ve müsabaka süreçleri TFF üzerinden takip ediliyor. Bu tablo, kulübün yönetimsel kararlarını zamanında almasının sportif takvim açısından da önem taşıdığını gösteriyor. GÖZLER DİVAN KURULUNDA Aday çıkmaması nedeniyle sürecin divan kuruluna kalmasıyla birlikte, önümüzdeki günlerde kulübün nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu oldu. Divan kurulunun camianın önde gelen isimleri, eski yöneticiler, iş insanları, taraftar temsilcileri ve yerel destek unsurlarıyla temas kurarak yeni bir yönetim zemini oluşturması bekleniyor. Bulancakspor’un bu süreci sağlıklı şekilde aşabilmesi için camianın ortak akılla hareket etmesi, kulübün sahipsiz kalmaması ve yönetim sorumluluğunu üstlenecek güçlü bir yapının ortaya çıkması gerektiği değerlendiriliyor. TARAFTARDAN BEKLENTİ: SAHİPLENME VE BİRLİK Kırmızı-beyazlı taraftarlar açısından da süreç yakından takip ediliyor. Bulancakspor’un geleceği için yalnızca yönetim kurulu değil; taraftar, iş dünyası, yerel yönetimler, eski başkanlar, kulüp üyeleri ve spor kamuoyunun birlikte hareket etmesi gerektiği vurgulanıyor. Kulübün yaptığı açıklamadaki birlik ve dayanışma mesajı, önümüzdeki günlerde camianın vereceği refleksin önemini artırdı. Bulancakspor’da yönetim krizinin kısa sürede çözülmesi, hem kulübün kurumsal devamlılığı hem de yeni sezon hedeflerinin sağlıklı biçimde belirlenmesi açısından kritik görülüyor. BULANCAKSPOR’DA SORUMLULUK ZAMANI Bulancakspor’da gelinen nokta, camia için bir kırılma anı olarak değerlendiriliyor. Genel kuruldan yönetim çıkmaması, kulübün geleceğine dair kaygıları artırırken; aynı zamanda Bulancak’ın ortak spor değerine sahip çıkılması için yeni bir çağrı anlamı taşıyor. Kamuoyu şimdi divan kurulundan yapılacak yeni açıklamaları ve kulübün geleceğine ilişkin atılacak adımları bekliyor. Kırmızı-beyazlı kulüpte önümüzdeki günler, yalnızca yönetim arayışı açısından değil, Bulancakspor’un yeni dönem yol haritası açısından da belirleyici olacak.

BİR İLERİ İKİ GERİ!.. FINDIK  297 TL/KG Haber

BİR İLERİ İKİ GERİ!.. FINDIK 297 TL/KG

FINDIKTA FİYAT DENGESİZLİĞİ SÜRÜYOR: ÜRETİCİ UMduğunu BULAMIYOR Fındık Trim Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK), serbest piyasadaki dalgalanmaların etkisiyle alım fiyatlarında yeniden değişikliğe gitti. 19 Kasım 2025 tarihinde Giresun kalite 50 randıman fındık için 290 TL/kg olarak açıkladığı fiyatı, piyasa hareketliliği ve döviz etkisi nedeniyle 25 Kasım 2025 itibarıyla 297 TL/kg seviyesine yükseltti. Ancak fiyat artışı üreticinin beklentisini karşılamaya yetmedi. Fiyat “iki ileri bir geri” hareket ediyor Serbest piyasanın kontrolsüz dalgalanması, üreticiyi belirsizlik içinde bırakıyor. Son günlerde yaşanan hareketlilik “fındık fiyatı iki geri bir ileri gidiyor” şeklinde yorumlanıyor. Kooperatif fiyatı 7 TL artırsa da üreticiler, maliyet artışları düşünüldüğünde bu artışın yeterli olmadığını dile getiriyor. Ferrero ve TMO fiyatları üreticiyi tatmin etmedi Bölgede etkili olan Ferrero’nun alım fiyatı ve Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) limitli kabulleri, üreticiyi zorlayan diğer başlıklar oldu. Ferrero’nun piyasa alım fiyatlarının düşük kalması, TMO’nun ürün kabul limitlerinin üreticiyi karşılamaması, Serbest piyasada tüccarın fiyatı baskılaması, gibi nedenlerle üretici beklediği geliri elde edemiyor. Üretici: “Maliyet 260 TL’nin üzerinde, bu fiyat yetmez” Gübre, ilaç, işçilik ve nakliye maliyetlerinin son bir yılda ciddi oranda yükseldiğini hatırlatan üreticiler, 297 TL’nin ancak maliyeti karşılar seviyede olduğunu söylüyor. Üreticiler, en az 320–340 TL bandının gerçekçi bir taban fiyat olması gerektiğini savunuyor. Piyasada belirsizlik hâkim Uzmanlar, önümüzdeki günlerde fiyatlarda yeniden hareketlilik yaşanabileceğini ancak serbest piyasanın tekelleşme riski nedeniyle belirleyici güç olmaya devam ettiğini ifade ediyor. Üretici sezonu yine kaygıyla sürdürüyor FİSKOBİRLİK’in fiyat artışı olumlu karşılanırken, piyasadaki genel tablo üreticiyi memnun etmekten uzak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.