Hava Durumu

#Belediye

giresunsonhaber - Belediye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belediye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ordu Altınordu rıhtımında son 30 metre Haber

Ordu Altınordu rıhtımında son 30 metre

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in deniz turizminden daha fazla yararlanma amacıyla başlattığı çalışmalar arasında yer alan Altınordu Atatürk Rıhtımının uzatılması çalışmaları tamamlanma aşamasına geliyor. 140 metre uzatılması planlanan çalışmanın 110 metresi tamamlandı. ORDU (İGFA) - Rıhtımın kapasitesini artıracak iskele uzatma çalışmalarında ise önemli ilerleme kaydedildi. Toplam uzunluğu 140 metre artırılarak 410 metreye çıkarılacak iskelede 72 kazığın çakımı tamamlandı. Bu çalışma ile 140 metrenin 110 metresinde döşeme ve beton imalatları bitirildi. İskelede bulunan 24 başlık kirişinden 21’inin beton dökümü tamamlanırken, kalan kirişlerde çalışmalar hızla sürüyor. Mevcut iskelenin yenilenmesinde kullanılacak prekast döşemelerin üretimi sahada devam ederken, uzatma bölümündeki 90’lık kazıklar ile parmak iskelelerin kazık çakım işlemleri tamamlandı. Güçlendirme çalışmalarında ise sona yaklaşılırken geriye yalnızca 41 kazığın çakımı kaldı. Bu arada yapımı süren gümrük binasında önemli bir aşama tamamlandı. Binanın 1. kat tabliyesi beton dökümüne hazır hale getirilirken, katlarda ince işçilik öncesindeki hazırlıklar tamamlanıyor. Deniz yapılarının uzun ömürlü ve güvenli şekilde hizmet vermesi amacıyla sürdürülen tahkimat çalışmalarında da önemli mesafe alındı ve imalatların bir bölümü tamamlandı. KENTİN SOSYAL YAŞAMINA DA DEĞER KATACAK Başkan Dr. Mehmet Hilmi Güler’in vizyonuyla sürdürülen çalışmalar tamamlandığında Altınordu Atatürk Rıhtımı turizm ve ticaretin yanı sıra kentin sosyal yaşamına da değer katacak, Ordu’nun Karadeniz’deki güçlü denizcilik kimliğini daha da pekiştirecek.

ÇADIR VAR, KARAVAN VAR; TUVALET, SU, ELEKTRİK NEREDE? Haber

ÇADIR VAR, KARAVAN VAR; TUVALET, SU, ELEKTRİK NEREDE?

ÇADIR VAR, KARAVAN VAR; TUVALET, SU, ELEKTRİK NEREDE? Giresun Plajlar Bölgesi’nde çadır ve karavanların bulunduğu alanın kanalizasyonu, sağlıklı içme suyu, elektriği, duşu, tuvaleti ve çöp sistemi nerede? Türkiye’deki kamping mevzuatı bu hizmetleri tek tek zorunlu tutarken uluslararası asgari standartlar kişi başına su miktarından tuvalet sayısına kadar açık ölçüler getiriyor. Denize dışkı veya bulaşık suyu bırakıldığı iddiası ise derhal inceleme ve numune alınmasını gerektiriyor. Daha önce yapılan uyarılar neden dikkate alınmadı? Giresun’un Teyyaredüzü Plajlar Bölgesi’nde karavan parkın yanında oluşan çadır alanı, ciddi bir halk sağlığı ve çevre güvenliği tartışmasına dönüştü. Bir alan insanların günlerce veya haftalarca kalmasına açılıyorsa yalnızca çadır ve karavanların park edeceği boş bir zemin yeterli değil. Sağlıklı içme suyu, kullanma suyu, tuvalet, duş, kanalizasyon veya güvenli fosseptik sistemi, bulaşık yıkama alanı, elektrik, aydınlatma, çöp toplama ve atık su boşaltma noktalarının önceden hazırlanması gerekiyor. Plajlar Bölgesi için cevap bekleyen soru açık: İnsanların yerleşmesine izin verildiyse altyapı nerede; izin verilmediyse bu yerleşime neden müdahale edilmiyor? TÜRKİYE’DEKİ KAMPİNG STANDARDI AÇIK Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin 36’ncı maddesi, kampinglerde bulunması gereken asgari şartları ayrıntılı biçimde düzenliyor. Yönetmeliğe göre kampinglerde: Her 10 kampçı ünitesi için en az bir kadın ve bir erkek tuvaleti, duşu ve lavabosu,Her 10 ünite için en az bir çamaşır makinesi ve ütüleme alanı,Her 5 ünite için yemek hazırlama, pişirme ve bulaşık yıkama alanı,Karavanların tuvalet ve atık su tanklarını boşaltabileceği uygun noktalar,Kampçı ünitelerine elektrik hizmeti,Sıcak-soğuk kullanma suyu ve sağlıklı içme suyu,Drenaj, aydınlatma ve güvenlik sistemi bulunması gerekiyor. Aynı yönetmelik, atık suların gerekli standartlarda arıtılmadan hiçbir şekilde açığa, akarsuya, göle veya denize akıtılamayacağını da hükme bağlıyor. Turizm Tesislerinin Niteliklerine İlişkin Yönetmelik Plajlar Bölgesi’ndeki alan resmî kamping veya karavan park olarak işletiliyorsa bu şartların hangileri sağlandı? Alan resmî kamping statüsünde değilse çadır ve karavanların altyapısız biçimde sürekli konaklamasına neden izin veriliyor? ULUSLARARASI ASGARİ STANDART BİLE SAĞLANIYOR MU? Afet ve geçici yerleşim alanlarında dünya genelinde kullanılan Sphere insani yardım standartları, kişi başına günlük en az 15 litre güvenli suyu temel uygulama olarak kabul ediyor. Kentsel ve uzun süreli yerleşimlerde kişi başına 50 litrenin asgari kabul edilebilir miktar olabileceği belirtiliyor. Sphere göstergelerine göre: Su noktasının yerleşim alanına uzaklığı 500 metreyi geçmemeli,Orta vadeli yerleşimlerde her 20 kişi için en az bir ortak tuvalet bulunmalı,Tuvalet ile yaşam alanı arasındaki mesafe 50 metreyi aşmamalı,Tuvaletlerde mahremiyet, içeriden kilit ve aydınlatma sağlanmalı,El yıkama suyu, sabun ve düzenli temizlik sistemi bulunmalı,Tuvalet ve atık sistemleri çevre için tehlike oluşturmamalı. Bunlar doğrudan turizm tesisi ruhsatı yerine geçen bağlayıcı hükümler değil; uluslararası kabul gören asgari insani yaşam ve halk sağlığı göstergeleri. Sphere Uluslararası Asgari Standartları Plajlar Bölgesi’ndeki çadır ve karavan alanı bu en düşük ölçüleri dahi karşılıyor mu? DIŞKI VE BULAŞIK SUYU DENİZE Mİ AKIYOR? Karavan ve çadır alanındaki tuvalet atıkları ile bulaşık sularının denize ulaştığı yönündeki iddia, görüntü ve laboratuvar incelemesi yapılmadan kesinleşmiş bilgi olarak yazılamaz. Ancak bu kadar ciddi bir iddia görmezden de gelinemez. 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun 8’inci maddesi, atık ve artıkların çevreye zarar verecek biçimde doğrudan veya dolaylı olarak alıcı ortama verilmesini yasaklıyor. Bulaşık suyu da kullanım sonrasında kirlenmiş atık sudur; kontrolsüz biçimde sahile veya denize boşaltılamaz. 2872 sayılı Çevre Kanunu Dünya Sağlık Örgütü, arıtılmamış kanalizasyon ile dışkı kaynaklı kirliliği kıyı ve yüzme suları açısından önemli sağlık riskleri arasında gösteriyor. Böyle bir şüphede yapılması gereken; deşarj noktalarını belirlemek, denizden numune almak ve sonuçları açıklamaktır. DSÖ yüzme suyu rehberi İL ÖZEL İDARESİ: KARAVAN PARKIN ALTYAPI PROJESİ NEREDE? Teyyaredüzü’nde 40 karavan kapasiteli alanın düzenleme ihalesi Giresun İl Özel İdaresi Yatırım ve İnşaat Müdürlüğü tarafından yapıldı. İl Özel İdaresi ihale kayıtları İl Özel İdaresi şu belgeleri açıklamalı: Karavan parkın onaylı altyapı projesi,Kanalizasyon, fosseptik veya atık su toplama sistemi,Karavan tuvalet tanklarının boşaltma noktası,Temiz ve kullanma suyu bağlantıları,Elektrik projesi ve güvenli bağlantı noktaları,Geçici ve kesin kabul tutanakları,İşletme veya devir protokolü,Güncel işletmecinin adı ve sorumlu personeli. Karavan park başka bir kuruma devredildiyse hangi şartlarla devredildiği açıklanmalı. Devir yapılmadıysa işletme, bakım ve altyapı sorumluluğunun hangi kurumda bulunduğunu İl Özel İdaresi kamuoyuna bildirmeli. MİLLİ EMLAK: İZİNSİZ YERLEŞİM VARSA NEDEN MÜDAHALE EDİLMİYOR? Çadırların kurulduğu alan Hazineye aitse Giresun Milli Emlak Müdürlüğü mülkiyet ve tahsis durumunu açıklamalı. Alan hangi ada ve parselde?Hangi kuruma tahsis edildi?Tahsisin amacı çadır veya karavan konaklamasına uygun mu?Yerleşim için tahsis yapılan kurumdan izin alındı mı?Herhangi bir tahsis veya izin yoksa neden işlem yapılmadı? Alan bir kamu kurumuna tahsis edildiyse bakım, koruma ve amacı dışında kullanımı önleme görevinin hangi kurumda olduğu ilan edilmeli. Tahsis bulunmuyorsa Hazine arazisindeki sürekli yerleşim ve işgal hakkında işlem yapılmalı. BELEDİYE: SU, KANALİZASYON, ÇÖP VE ZABITA DENETİMİ NEREDE? Giresun Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü bölgedeki tuvalet, rögar, fosseptik ve kanalizasyon bağlantılarını kontrol etmeli. Temizlik İşleri Müdürlüğü çöp toplama programını, Zabıta Müdürlüğü ise çadırların izin ve denetim durumunu açıklamalı. Belediyeye ait “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının arkasında çadırlar bulunuyorsa iki ihtimal var: Ya yasak uygulanmıyor ya da belirli kişiler için ayrı bir izin sistemi işletiliyor. Her iki durumda da karar ve yetkili makam açıklanmalı. Yasak tabelasının arkasındaki çadırlar ÇEVRE İL MÜDÜRLÜĞÜ VE SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ NUMUNE ALMALI Giresun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, karavan ve çadır alanındaki atık su sistemini yerinde incelemeli. Şüpheli deşarj noktalarından numune alınmalı, çevreye bırakılan suyun kaynağı belirlenmeli ve mevzuata aykırılık varsa işlem yapılmalı. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü de insanların denize girdiği noktalardan güncel yüzme suyu numunesi almalı. Sonuçlar yalnızca “temiz” veya “kirli” denilerek değil; numune noktası, tarih ve mikrobiyolojik değerlerle birlikte yayımlanmalı. UYARILAR NEDEN DİKKATE ALINMADI? Plajlar Bölgesi’ndeki çadırlar ve belediyenin yasak tabelası arasındaki çelişki 16 ve 22 Haziran’da haberleştirildi. Aradan geçen süreye rağmen alanın izin durumu, altyapısı, tuvalet sistemi ve sorumlu işletmecisi açıklanmadı. Bir haber yayımlandığında yalnızca birkaç çadırın yerini değiştirmek veya yeni bir tabela koymak çözüm değil. Yetkili kurumların sahaya çıkması, altyapıyı kontrol etmesi, tutanak düzenlemesi ve denetim sonucunu açıklaması gerekiyor. GİRESUN VALİLİĞİ: ACİL DENETİM HEYETİ GÖNDERİN Giresun Valiliği başkanlığında İl Özel İdaresi, Milli Emlak Müdürlüğü, Giresun Belediyesi, Çevre İl Müdürlüğü, İl Sağlık Müdürlüğü ve Emniyet Müdürlüğünden oluşan ortak bir heyet aynı gün sahaya çıkmalı. Heyet şu soruların cevabını tutanak altına almalı: Alanda kaç çadır ve karavan bulunuyor?Kaç kişi sürekli veya geçici olarak kalıyor?Yerleşim için kim izin verdi?Kaç tuvalet, duş ve lavabo var?Sağlıklı içme ve kullanma suyu nereden sağlanıyor?Elektrik bağlantıları güvenli ve mevzuata uygun mu?Tuvalet ve bulaşık suları nereye gidiyor?Karavanların atık su tankları nerede boşaltılıyor?Çöpler hangi sıklıkla toplanıyor?Denizden ve şüpheli deşarj noktalarından numune alındı mı?İNSANLAR ALTYAPISIZ BİR SAHİLE YERLEŞTİRİLEMEZ İster resmî kamping, ister geçici çadır alanı, ister karavan parkı olarak adlandırılsın; insanların tuvaletsiz, temiz susuz, atık su sistemsiz, elektriksiz ve denetimsiz bir alanda sürekli yaşamasına göz yumulamaz. Deniz, tuvalet ve bulaşık suyu boşaltma alanı; sahil ise kontrolsüz yerleşim bölgesi haline getirilemez. Yetkili kurumların görevi sorumluluğu birbirine yönlendirmek değil; kimin izin verdiğini, altyapıyı kimin kurduğunu, atık suyun nereye gittiğini ve denetimi kimin yaptığını belgelemektir. Giresun artık “Burası kimin?” tartışması değil; temiz suyu akan, tuvaleti ve kanalizasyonu bulunan, elektriği güvenli, çöpleri toplanan ve denizi korunmuş bir sahil düzeni bekliyor.

ŞEBİNKARAHİSAR’DA DOĞALGAZ AĞI YÜZDE 85’E ULAŞACAK Haber

ŞEBİNKARAHİSAR’DA DOĞALGAZ AĞI YÜZDE 85’E ULAŞACAK

ŞEBİNKARAHİSAR’DA DOĞALGAZ AĞI YÜZDE 85’E ULAŞACAK Şebinkarahisar Belediye Başkanı Ömer Şentürk, ilçede devam eden doğalgaz altyapı çalışmalarını yerinde inceleyerek kazı, ana hat ve bina bağlantı çalışmalarının son durumu hakkında teknik ekiplerden bilgi aldı. Yeni yatırım programının tamamlanmasıyla doğalgazın ilçe merkezinin yaklaşık yüzde 85’ine ulaştırılması hedefleniyor. Şebinkarahisar’da doğalgaz kullanım alanını genişletmeye yönelik altyapı çalışmaları sürüyor. Belediye Başkanı Ömer Şentürk, çalışma yapılan bölgelerde incelemelerde bulunarak sahadaki uygulamaları takip etti. Kazı ve boru döşeme çalışmalarını inceleyen Şentürk, yüklenici firma ve teknik ekiplerden çalışmaların ilerleme durumu, uygulanacak güzergâhlar ve bağlantı programı hakkında bilgi aldı. ANA HATLARLA BİRLİKTE BİNA BAĞLANTILARI YAPILIYOR Çalışmalar kapsamında yerleşim alanlarına doğalgaz ulaştıracak polietilen dağıtım hatları döşenirken, altyapısı tamamlanan güzergâhlarda bina bağlantı hatları da oluşturuluyor. Şebeke imalatlarının ardından kontrol ve test süreçlerinin tamamlanması, uygun bulunan hatların kademeli olarak işletmeye alınması planlanıyor. Şebinkarahisar’daki doğalgaz dağıtım hizmetleri, Giresun’un da içerisinde bulunduğu lisans bölgesinde faaliyet gösteren Aksa Ordu Giresun Doğal Gaz Dağıtım A.Ş. sorumluluğunda yürütülüyor. Şirket, dağıtım şebekesinin kurulması, işletilmesi, bakımının yapılması ve güvenli gaz arzının sağlanmasından sorumlu bulunuyor. İLÇENİN YÜZDE 85’İNE ULAŞMASI HEDEFLENİYOR Şebinkarahisar Belediyesi tarafından daha önce yapılan açıklamada, yeni etap çalışmalarının tamamlanmasıyla doğalgaz altyapısının ilçe merkezinin yaklaşık yüzde 85’ine ulaştırılmasının hedeflendiği belirtilmişti. İlçede ilk doğalgaz arzı 2023 yılında başlatılmış, abonelik ve iç tesisat işlemlerini tamamlayan konutlarda doğalgaz kullanımı kademeli olarak başlamıştı. Devam eden yeni şebeke yatırımlarıyla daha fazla mahalle, sokak ve binanın sisteme dâhil edilmesi amaçlanıyor. ŞENTÜRK ESNAF VE VATANDAŞLARI DİNLEDİ Başkan Ömer Şentürk, incelemeleri sırasında sahada görev yapan çalışanlara kolaylıklar dilerken, bölgedeki esnaf ve vatandaşlarla da görüşerek çalışmalar sırasında yaşanan sorunlar ile talep ve önerileri dinledi. Altyapı yatırımlarının belirlenen program doğrultusunda ilerlediğini belirten Şentürk, çalışmaların kurumlar, belediye ekipleri ve yüklenici firma arasında koordinasyon sağlanarak en kısa sürede tamamlanması için süreci yakından takip ettiklerini ifade etti. KAZI YAPILAN ALANLARDA ÜSTYAPI YENİLENECEK Doğalgaz borularının döşenmesi ve bağlantı işlemlerinin tamamlanmasının ardından kazı yapılan cadde ve sokaklarda dolgu, zemin sıkıştırma, parke, asfalt ve yol onarım çalışmalarının yapılması bekleniyor. Belediye yönetimi, çalışmalar sırasında gösterilen sabır ve anlayış nedeniyle ilçe halkına teşekkür ederek daha modern, güvenli ve yaşanabilir bir Şebinkarahisar için altyapı yatırımlarının sürdürüleceğini bildirdi.

GİRESUN’DA DOA TEPKİSİ: “CAM ŞİŞE ALIYORDU, O DA 4 GÜNDÜR ARIZALI” Haber

GİRESUN’DA DOA TEPKİSİ: “CAM ŞİŞE ALIYORDU, O DA 4 GÜNDÜR ARIZALI”

GİRESUN’DA DOA TEPKİSİ: “CAM ŞİŞE ALIYORDU, O DA 4 GÜNDÜR ARIZALI” Depozito Yönetim Sistemi Giresun’da başladı ancak sahadaki aksaklıklar vatandaşın tepkisini çekti. PET/plastik ambalaj iadesinin hiç başlamadığı, cam şişe kabul eden makinenin ise günlerdir arızalı olduğu belirtilirken, yetkililerin Piraziz’de çalışan bir ünite önünde görüntü vermesi eleştiri konusu oldu. Giresun’da Depozito Yönetim Sistemi’nin devreye alınmasıyla birlikte vatandaşlar, DOA logolu içecek ambalajlarını iade etmek için sistemde görünen noktalara yöneldi. Ancak sahadan gelen şikayetler, uygulamanın vatandaşın günlük kullanımında beklenen kolaylığı sağlamadığını ortaya koydu. Vatandaşların iddiasına göre Giresun’da PET/plastik ambalaj iadesi hiç başlamadı. Cam şişe kabul eden sistemin ise bir süre çalıştıktan sonra yaklaşık 4 gündür arızalı olduğu ifade edildi. “RESİM ÇEKTİRİNCE İŞ BİTİYOR” TEPKİSİ Sistemin tanıtımında cam, PET ve alüminyum içecek ambalajlarının geri dönüşüm zincirine kazandırılacağı duyurulurken, sahadaki aksaklıklar vatandaşın tepkisine neden oldu. Çevre duyarlılığıyla ambalajlarını biriktiren vatandaşlar, iade noktasına gittiklerinde PET şişelerde işlem yapamadıklarını, cam şişe kabul eden makinenin de günlerdir arızalı olduğunu belirterek, uygulamanın tanıtımdan öteye geçmesi gerektiğini dile getirdi. Vatandaşların tepkisi şu sözlerle özetlendi: “Cam şişe alımı başlamıştı ama o da 4 gündür arızalı. PET zaten hiç başlamadı. İnsanlar poşetlerle gidip geri dönüyor. Her şey göstermelik; resim çektirince iş bitmiş sayılıyor.” PİRAZİZ’DE ÇALIŞAN ÜNİTE ÖNÜNDE POZ VERİLDİ Öte yandan Piraziz’de geri dönüşüm amacıyla yerleştirilen DOA ünitesi, Piraziz Belediye Başkanı Mahmut Esat Ayyıldız, Piraziz İlçe Başkanı Ünal Aşık, DOA Genel Müdür Yardımcısı Emrullah Hızarcıoğlu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Murat Cavunt, Piraziz Gençlik Kolları Başkanı Abdullah Yılmaz ve teşkilat mensuplarının katılımıyla yerinde incelendi. Yapılan paylaşımda, çevreye duyarlı çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü belirtilirken, vatandaşlar Giresun’daki arızalı ve eksik işleyen makineleri hatırlatarak tanıtım görüntülerine tepki gösterdi. Vatandaşlara göre sorun, çalışan bir makine önünde fotoğraf verilmesi değil; il genelindeki makinelerin tamamının düzenli ve kesintisiz hizmet vermesi. PET İADESİ HİÇ BAŞLAMADI İDDİASI Giresun’da vatandaşların en fazla şikayet ettiği konuların başında PET/plastik içecek ambalajlarının kabul edilmemesi geliyor. Günlük tüketimde en çok kullanılan ambalaj türlerinden biri olan PET şişelerin iade edilememesi, sistemin etkisini ciddi biçimde sınırlıyor. Vatandaşlar, DOA sisteminin yalnızca cam şişe kabulüyle sınırlı kalmasının geri dönüşüm hedefiyle örtüşmediğini belirterek, PET ambalaj iadesinin ne zaman başlayacağının açık şekilde duyurulmasını istiyor. ARIZALI MAKİNE, GERİ DÖNEN VATANDAŞ Cam şişe kabul eden makinenin de günlerdir arızalı olduğu iddiası, sistemin sahadaki sürekliliğini tartışmaya açtı. Depozitolu ambalajlarını çöpe atmak yerine iade etmek isteyen vatandaşlar, makine arızası nedeniyle işlem yapamadan geri dönüyor. Bu durum, geri dönüşüm alışkanlığı kazandırılması hedeflenen bir sistemde güven kaybı riski oluşturuyor. Çünkü vatandaş, ambalajını biriktirip iade noktasına götürdüğü halde işlem yapamıyorsa, sistem çevreci davranışı kolaylaştırmak yerine zorlaştırmış oluyor. GÖSTERMELİK TANITIM DEĞİL, ÇALIŞAN SİSTEM İSTENİYOR Depozito Yönetim Sistemi’nin başarıya ulaşabilmesi için iade makinelerinin yalnızca kurulması yeterli görülmüyor. Makinelerin düzenli çalışması, arızaların hızla giderilmesi, PET alımının başlatılması, doluluk ve arıza bilgilerinin uygulama üzerinden anlık gösterilmesi gerekiyor. Vatandaş açısından önemli olan, makinenin haritada görünmesi ya da önünde fotoğraf verilmesi değil; iade noktasına gidildiğinde cihazın çalışması ve ambalajın sorunsuz kabul edilmesi. ÇEVRE DUYARLILIĞI SAHADA KARŞILIK BULMALI DOA sistemi, doğru işletildiğinde cam, plastik ve alüminyum ambalajların çöpe gitmesini önleyerek geri dönüşüme katkı sağlayabilecek önemli bir uygulama. Ancak Giresun’da yaşanan ilk aksaklıklar, sistemin sahada daha güçlü bir takip ve bakım mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Vatandaşlar, çevreye duyarlı davranarak ambalajlarını iade etmek istediklerini; ancak arızalı, eksik çalışan veya PET kabul etmeyen makineler nedeniyle bu sürecin aksadığını belirtiyor. Giresun’da DOA’nın güven kazanması için tanıtım görüntülerinden önce çalışan, kontrol edilen, arızası giderilen ve tüm ambalaj türlerinde hizmet veren bir sistemin kurulması gerekiyor.

ŞEBİNKARAHİSAR’DA FESTİVAL HEYECANI BAŞLADI: Haber

ŞEBİNKARAHİSAR’DA FESTİVAL HEYECANI BAŞLADI:

ŞEBİNKARAHİSAR’DA FESTİVAL HEYECANI BAŞLADI: KÜLTÜR, SANAT VE CEVİZ ÜÇ GÜN BOYUNCA BULUŞACAK Şebinkarahisar’ın kültürünü, sanatını, müziğini, geleneklerini ve ilçeyle özdeşleşen cevizini aynı çatı altında buluşturan 8. Şebinkarahisar Kültür, Sanat ve Ceviz Festivali için geri sayım başladı. Şebinkarahisar Belediye Başkanlığı tarafından yapılan duyuruda, festivalin 14, 15 ve 16 Ağustos 2026 tarihlerinde üç gün boyunca gerçekleştirileceği açıklandı. ŞEBİNKARAHİSAR FESTİVAL COŞKUSUNA HAZIRLANIYOR Şebinkarahisar Belediye Başkanlığı’nın paylaşımında, ilçenin kültürünü, sanatını, müziğini, geleneklerini ve eşsiz cevizini bir araya getiren festival için büyük buluşmaya sayılı günler kaldığı vurgulandı. Paylaşımda, üç gün boyunca konserler, kültürel programlar, yöresel lezzetler, özel etkinlikler ve sürpriz sanatçıların festival atmosferine renk katacağı belirtildi. Festival afişinde yer alan bilgilere göre program, 14 Ağustos 2026 Cuma, 15 Ağustos 2026 Cumartesi ve 16 Ağustos 2026 Pazar günleri düzenlenecek. Program detaylarının ve sahne alacak sürpriz sanatçıların önümüzdeki günlerde açıklanacağı bildirildi. ALTI YILLIK ARANIN ARDINDAN GELENEK YENİDEN CANLANMIŞTI Şebinkarahisar Kültür, Sanat ve Ceviz Festivali’nin geçmişine bakıldığında, etkinliğin ilçede uzun yıllardır kültürel bir buluşma olarak düzenlendiği görülüyor. Kaynaklarda 2010 yılında festivalin ilk günüyle ilgili haber kayıtları yer alırken, 2015 yılında 5’incisinin planlandığı, 2019 yılında ise 6’ncısının düzenlendiği görülüyor. 2025 yılında yapılan 7. festival ise 6 yıllık aranın ardından yeniden gerçekleştirildi. Bu tabloya göre festivalin kesin başlangıç yılına ilişkin tek bir resmi kronoloji bulunmasa da, etkinliğin en az 2010’lu yılların başından bu yana Şebinkarahisar’ın kültürel hafızasında yer edindiği anlaşılıyor. 2025 yılında yeniden canlandırılan festivalin ardından, 2026’da 8’incisinin yapılacak olması ilçede festival geleneğinin sürdürüldüğünü gösteriyor. CEVİZ, KÜLTÜR VE HEMŞEHRİLİK BULUŞMASI Festival, yalnızca bir konser ya da eğlence programı olarak değil; Şebinkarahisar’ın kimliğini, yerel üretimini, tarihini ve hemşehrilik bağlarını güçlendiren bir buluşma olarak öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın etkinlik bilgileri arasında da festival kapsamında sergiler, yöresel yemekler, ceviz, pestil ve pekmez yarışmaları, off-road gösterileri, konserler, alışveriş stantları, cirit gösterileri ve çocuklara yönelik etkinliklerin yapılabildiği belirtiliyor. Şebinkarahisar’ın tarihi dokusu, kalesi, doğal güzellikleri, yöresel ürünleri ve özellikle cevizi, festivalin ana temasını oluşturuyor. İlçenin simge ürünlerinden biri olan ceviz, festival aracılığıyla hem üreticiyle tüketiciyi buluşturuyor hem de Şebinkarahisar markasının daha geniş kitlelere tanıtılmasına katkı sağlıyor. BÖLGE EKONOMİSİNE CAN SUYU OLUYOR Üç gün sürecek festivalin, Şebinkarahisar ekonomisine de önemli katkılar sunması bekleniyor. Festival döneminde ilçe dışından gelen hemşehriler, ziyaretçiler ve misafirler; konaklama, ulaşım, yeme-içme, yöresel ürün alışverişi ve esnaf hareketliliği açısından ilçede canlılık oluşturuyor. Özellikle ceviz, pestil, pekmez, yöresel gıda ürünleri, el emeği ürünler ve hediyelik eşya satışları festival günlerinde daha görünür hale geliyor. Bu yönüyle festival, sadece kültürel bir etkinlik değil; aynı zamanda yerel üreticinin, küçük esnafın, kadın emeğinin ve yöresel markaların desteklendiği ekonomik bir organizasyon niteliği taşıyor. GURBETTEKİ ŞEBİNKARAHİSARLILAR İÇİN MEMLEKET BULUŞMASI Şebinkarahisar’ın geniş bir gurbetçi nüfusa sahip olması, festivali daha da önemli hale getiriyor. Yaz aylarında memleketlerine gelen Şebinkarahisarlılar için festival, akrabalık ilişkilerinin tazelendiği, hemşehrilik bağlarının güçlendiği ve ilçeyle bağın yeniden kurulduğu büyük bir sosyal buluşmaya dönüşüyor. Belediyenin duyurusunda da bu vurgu öne çıkarılarak, festival atmosferini birlikte yaşamak ve büyük coşkuya ortak olmak isteyen herkes Şebinkarahisar’a davet edildi. PROGRAM VE SANATÇILAR YAKINDA AÇIKLANACAK Festivalin ayrıntılı programı ve sahne alacak sanatçıların önümüzdeki günlerde duyurulması bekleniyor. Belediye paylaşımında, “sürpriz sanatçılar çok yakında sizlerle” ifadelerine yer verilirken, ilçede festival heyecanının her geçen gün arttığı belirtildi. Şebinkarahisar Kültür, Sanat ve Ceviz Festivali, 14-15-16 Ağustos 2026 tarihlerinde Şebinkarahisar’da kültür, sanat, müzik, yöresel lezzetler ve hemşehrilik coşkusunu bir araya getirecek.

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Haber

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIR SKANDALI Giresun Plajlar Bölgesi’nde “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, sahil hattındaki denetimsizlik, güvenlik açığı, hijyen riski ve bakım eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Kent halkının yoğun kullandığı sahil alanında çadırların kimler tarafından kurulduğu, kimlerin kaldığı, ne kadar süreyle alanda bulunduğu, gece denetiminin nasıl yapıldığı ve yaşanabilecek bir adli olayda hangi yöntemin izleneceği belirsizliğini koruyor. Bölgede alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi, çamur birikintilerinin oluşması ve tuvalet-hijyen ihtiyacının nasıl karşılandığının bilinmemesi, Plajlar Bölgesi’nde yalnızca görüntü kirliliği değil; kamu düzeni, halk sağlığı ve sahil güvenliği sorunu yaşandığını gösteriyor. TABELA YASAK DİYOR, ARKASINDA YASAĞIN TAMAMI YAŞANIYOR Plajlar Bölgesi’nde yer alan uyarı tabelası, bölgede çadır kurmanın, alkol almanın ve ateş yakmanın yasak olduğunu açık biçimde bildiriyor. Ancak tabelanın hemen arkasında çadırların bulunması, sahadaki uygulama eksikliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Ortaya çıkan görüntü, kamu yönetimi açısından ciddi bir çelişki oluşturuyor. Tabela “çadır kurmak yasaktır” diyor, arkasında çadırlar duruyor. Tabela “alkol almak yasaktır” diyor, bölgede alkol şişeleri görülüyor. Tabela “ateş yakmak yasaktır” diyor, ancak gece denetiminin nasıl yapıldığı bilinmiyor. Bu tablo, sahil yönetiminin yalnızca tabela koymakla sınırlı kaldığını gösteren Aziz Nesinlik bir manzaraya dönüşmüş durumda. Kamu alanında yasak ilan etmek, yasağı uygulamak anlamına gelmez. Tabela konulup saha denetimsiz bırakıldığında, o tabela kamu düzenini sağlayan bir uyarı olmaktan çıkar; ihmalin görünür belgesine dönüşür. PLAJLAR BÖLGESİNDE ÖNE ÇIKAN SORUNLAR 1. Kimin kaldığı belli olmayan çadırlar güvenlik riski oluşturuyor Çadırlarda kimlerin kaldığı, bu kişilerin alana ne zaman geldiği, ne kadar süreyle kalacağı ve herhangi bir kayıt tutulup tutulmadığı bilinmiyor. Kamuya açık sahil alanında kimlik ve kullanım bilgisi olmadan çadır konaklamasına izin verilmesi, güvenlik açısından ciddi risk doğuruyor. 2. Adli olay yaşanması halinde sorumluluk zinciri belirsiz Bölgede kavga, hırsızlık, taciz, yaralama, yangın, kayıp çocuk, alkol kaynaklı olay veya başka bir adli durum yaşanırsa, olayın nasıl takip edileceği açık değildir. Çadırda kalanların kimliği, tanıkların tespiti, kamera kaydı, gece devriyesi ve müdahale planı belirsizdir. 3. Gece denetiminin nasıl yapıldığı açıklanmıyor Çadırların bulunduğu alanın gece saatlerinde kim tarafından denetlendiği, güvenlik devriyesi olup olmadığı, alanda kamera veya görevli bulunup bulunmadığı net değildir. Sahil hattında gece kontrolü yoksa, kamu güvenliği zayıflar. 4. Tuvalet ihtiyacının nasıl karşılandığı bilinmiyor Çadır kurulan alanda kalan kişilerin tuvalet ihtiyacını nerede ve nasıl giderdiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Tuvalet altyapısı ve hijyen denetimi olmadan çadır konaklaması, doğrudan halk sağlığı riski üretir. 5. Hijyen koşulları denetlenmiyor El yıkama, kişisel temizlik, yemek hazırlığı, atık su ve çevre temizliği kontrol edilmeden sahil alanında çadır konaklamasına izin verilmesi kabul edilemez. Plajlar Bölgesi ailelerin, çocukların ve denize giren yurttaşların kullandığı ortak alandır. 6. Yemek artıkları ve çöpler haşere riski yaratıyor Çadır çevresinde yemek hazırlanması, yiyecek artıklarının açıkta kalması, çöplerin düzensiz bırakılması ve temizlik takibinin yapılmaması; sinek, böcek, kemirgen, kötü koku ve çevre kirliliği riskini artırır. 7. Alkol şişeleri sahil güvenliğini tehdit ediyor Bölgede alkol şişelerinin bulunması, tabeladaki yasağın uygulanmadığını gösteriyor. Cam şişeler ve kırık cam parçaları çocuklar, aileler, yürüyüş yapanlar ve denize giren yurttaşlar için doğrudan tehlike oluşturur. 8. Ateş yakma ve yangın riski göz ardı edilemez Çadırların bulunduğu alanlarda ateş, mangal, tüp, kamp ocağı ve sigara kullanımı yangın riski oluşturur. İnsan boyunu geçen otların bulunduğu bölgede bu risk daha da büyür. 9. Otlar insan boyunu geçti Plajlar Bölgesi’nde otların insan boyunu geçmesi, sahil bakımının aksadığını gösteriyor. Uzayan otlar kötü görüntünün yanında haşere, yangın, güvenlik ve görüş alanı riski doğurur. 10. Çamur birikintileri ve zemin sorunu sahil kullanımını zorlaştırıyor Çadırların arka bölümündeki çamur birikintileri, drenaj ve zemin bakımının yetersiz olduğunu gösteriyor. Yağmur suyu tahliyesi ve yüzey düzenlemesi yapılmadan sahil alanı sağlıklı kullanım alanı olarak korunamaz. 11. Kamu alanı fiilen konaklama alanına dönüşüyor Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Çadırların sahil hattında sürekli veya belirsiz süreyle kalması, kamu alanını belirli kişi veya grupların kullanımına bırakır. 12. Cankurtaran ve ilk yardım hizmeti açıklığa kavuşturulmalı Denize girilen bölgelerde cankurtaran, ilk yardım noktası, uyarı bayrakları, kurtarma ekipmanı ve acil müdahale planı bulunmalıdır. Plajlar Bölgesi’nde bu hizmetlerin nasıl yürütüldüğü kamuoyuna açıklanmalıdır. 13. Tabela var, uygulama yok görüntüsü kamu otoritesini zayıflatıyor Yasak tabelasının hemen arkasında yasağa konu fiillerin görülmesi, kamu otoritesinin sahadaki görünürlüğünü zayıflatıyor. Yasaklar yalnızca yazıyla değil, denetim ve yaptırımla anlam kazanır. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE UYGUN ÇADIR VE PLAJ YÖNETİMİ İÇİN GEREKENLER 1. Kimlik ve kullanıcı kaydı tutulmalı Çadır kuran herkesin kimlik bilgisi, iletişim bilgisi, giriş-çıkış saati ve kalış süresi kayıt altına alınmalıdır. Kimin kaldığı bilinmeyen çadır alanı güvenli kabul edilemez. 2. Alan sorumlusu belirlenmeli Çadırların bulunduğu bölgeden hangi kurumun, hangi birimin ve hangi görevlinin sorumlu olduğu açıkça belirlenmelidir. Olası adli olay, yangın, sağlık sorunu veya güvenlik ihlalinde müdahale zinciri önceden oluşturulmalıdır. 3. Gece güvenlik denetimi yapılmalı Çadır alanı gece saatlerinde denetlenmelidir. Aydınlatma, kamera, güvenlik devriyesi ve acil çağrı sistemi bulunmadan sahil hattında çadır konaklamasına izin verilmemelidir. 4. Tuvalet ve el yıkama altyapısı kurulmalı Çadır kullanımına izin verilecekse yeterli sayıda tuvalet, lavabo ve el yıkama noktası sağlanmalıdır. Tuvalet ihtiyacının nerede karşılandığı bilinmeyen bir alan halk sağlığı açısından uygun değildir. 5. Duş ve kişisel hijyen alanı oluşturulmalı Plaj ve çadır kullanımı birlikte yürütülecekse duş, soyunma alanı ve kişisel hijyen noktaları bulunmalıdır. Hijyen altyapısı olmayan sahil alanları çadır konaklamasına açılmamalıdır. 6. Atık su ve kirli su sistemi kurulmalı Yemek, temizlik, duş ve lavabo kullanımından doğan kirli suyun çevreye bırakılmasına izin verilmemelidir. Kirli suyun nasıl toplanacağı ve nereye aktarılacağı netleşmelidir. 7. Çöp ve geri dönüşüm sistemi kurulmalı Kapalı çöp kutuları, cam atık noktaları, geri dönüşüm alanları ve düzenli toplama takvimi oluşturulmalıdır. Yemek artıkları ve cam şişeler açıkta bırakılmamalıdır. 8. Alkol yasağı sahada uygulanmalı Alkol almak yasaksa bu yasak düzenli denetimle uygulanmalıdır. Alkol şişelerinin bulunduğu bir sahilde yasak tabelasının varlığı tek başına anlam taşımaz. 9. Ateş, mangal ve açık alev kesin kurala bağlanmalı Ateş yakmak, mangal yapmak, kamp ocağı veya tüp kullanmak açık kurallara bağlanmalıdır. Yasak varsa uygulanmalı; izin varsa yangın ekipmanı, güvenli mesafe ve görevli denetimi sağlanmalıdır. 10. Yangın güvenliği sağlanmalı Çadırlar arasında güvenli mesafe bırakılmalı, yangın söndürme tüpleri, acil çıkış güzergâhı ve yangın müdahale planı bulunmalıdır. Otların uzadığı alanlarda çadır ve açık alev birlikte düşünülemez. 11. Ot biçme ve çevre bakımı düzenli yapılmalı Otların insan boyunu geçmesine izin verilmemelidir. Sahil hattında düzenli ot biçme, temizlik, ilaçlama ve çevre bakımı yapılmalıdır. 12. Haşere ve kötü koku denetimi yapılmalı Yemek atıkları, çöpler, kirli su, tuvalet belirsizliği ve uzayan otlar haşere riskini artırır. Bu nedenle düzenli temizlik, ilaçlama ve kötü koku kontrolü yapılmalıdır. 13. Zemin ve drenaj sorunu çözülmeli Çamur biriken, yağmur suyu tahliyesi yapılmayan, yürüme güvenliği sağlamayan ve zemini bozuk alanlar çadır konaklaması için uygun değildir. 14. Cankurtaran hizmeti sağlanmalı Denize girilen alanlarda cankurtaran görevlendirilmelidir. Cankurtaran noktası, ilk yardım ekipmanı, kurtarma simidi, uyarı bayrakları ve acil müdahale planı bulunmalıdır. 15. İlk yardım noktası kurulmalı Kesik, yanık, boğulma tehlikesi, sıcak çarpması, alkol kaynaklı olay, çocuk yaralanması ve benzeri durumlar için ilk yardım noktası oluşturulmalıdır. 16. Kullanım süresi sınırlandırılmalı Çadırlar kalıcı yerleşim görüntüsü oluşturmamalıdır. Günlük, hafta sonu veya belirli süreli kullanım sınırı getirilmelidir. 17. Alan haritası ve kurallar görünür olmalı Çadır kurulabilecek alan, yasak alan, tuvalet, duş, çöp noktası, ilk yardım noktası, cankurtaran noktası ve acil çıkış güzergâhı harita üzerinde gösterilmelidir. 18. İzinsiz çadırlar kaldırılmalı Kayıtsız, izinsiz ve süresi belirsiz çadırların kamusal sahil alanında kalmasına izin verilmemelidir. İzinli kullanım varsa süresi, amacı ve sorumlusu açıklanmalıdır. 19. Denetim sonuçları kamuoyuyla paylaşılmalı Sahilde kaç çadır bulunduğu, kaçının izinli olduğu, hangi tarihe kadar kalacağı, denetimlerin ne zaman yapıldığı ve hangi işlemlerin uygulandığı kamuoyuna duyurulmalıdır. 20. Sahil yönetimi tek merkezden yürütülmeli Belediye, zabıta, temizlik işleri, çevre birimi, sağlık birimleri, kolluk, cankurtaran ve acil yardım birimleri ortak bir sahil yönetim planı içinde çalışmalıdır. BELEDİYE VE İLGİLİ KURUMLARIN YANITLAMASI GEREKEN SORULAR Plajlar Bölgesi’nde ortaya çıkan tablo, kamuoyunun yanıt beklediği birçok başlığı gündeme taşımaktadır: 1. Yasak tabelasının arkasındaki çadırlar izinli mi? Çadırlar izinliyse bu izni hangi kurum verdi, izin hangi süre için geçerli ve alanın sorumlusu kimdir? 2. Çadırlar izinsizse neden kaldırılmadı? Yasak tabelasına rağmen çadırlar alanda kalmaya devam ediyorsa, denetim neden yapılmadı? 3. Çadırlarda kimlerin kaldığı kayıt altında mı? Kimlik bilgisi, giriş-çıkış saati, kalış süresi ve sorumlu kişi bilgisi tutuluyor mu? 4. Gece denetimi yapılıyor mu? Alanın gece saatlerinde kim tarafından kontrol edildiği, güvenlik devriyesi ve kamera sistemi olup olmadığı açıklanmalıdır. 5. Tuvalet ve hijyen ihtiyacı nasıl karşılanıyor? Çadırda kalanların tuvalet, el yıkama, duş ve kişisel temizlik ihtiyacını nerede karşıladığı netleşmelidir. 6. Alkol şişeleri neden alanda duruyor? Alkol yasaksa, cam şişelerin sahilde bulunması denetim ve temizlik açısından ayrıca açıklanmalıdır. 7. Otlar neden insan boyunu geçti? Sahil hattında ot biçme ve çevre bakım takviminin neden işlemediği kamuoyuna bildirilmelidir. 8. Cankurtaran hizmeti var mı? Denize girilen bu bölgede cankurtaran, ilk yardım, uyarı bayrakları ve acil müdahale düzeninin olup olmadığı açıklanmalıdır. PLAJLAR BÖLGESİ GÖSTERMELİK TABELALARLA YÖNETİLEMEZ Giresun Plajlar Bölgesi’nde yaşanan görüntü, sahil yönetiminin yalnızca tabela asmakla yürütülemeyeceğini göstermektedir. Yasak tabelasının hemen arkasında çadırların kurulması, alanda alkol şişelerinin bulunması, otların insan boyunu geçmesi ve çamur birikintilerinin oluşması, denetim ve bakım eksikliğini açık biçimde ortaya koymaktadır. Kamu alanında kural yazmak yeterli değildir. Kuralın sahada uygulanması, denetlenmesi ve ihlal halinde yaptırım uygulanması gerekir. Tabela yasağı duyurur; kamu düzenini ise ancak etkili denetim sağlar. Plajlar Bölgesi halkın ortak kullanım alanıdır. Bu alan kimin kaldığı bilinmeyen çadırlara, hijyen belirsizliğine, güvenlik açığına, alkol şişelerine, insan boyunu geçen otlara, çamur birikintilerine ve göstermelik yasak tabelalarına bırakılamaz.

YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIRLAR KURULDU Haber

YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIRLAR KURULDU

PLAJLAR BÖLGESİNDE YASAK TABELASININ ARKASINDA ÇADIRLAR KURULDU Giresun Plajlar Bölgesi’nde “çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” tabelasının hemen arkasında çadırların yer alması, sahil hattındaki denetim ve bakım eksikliğini yeniden gündeme taşıdı. Aynı bölgede alkol şişeleri, çamur birikintileri ve insan boyuna yaklaşan otlar dikkat çekti. Giresun’un en yoğun kullanılan sahil alanlarından biri olan Plajlar Bölgesi, bakımsızlık ve denetimsizlik görüntüsüyle tepki çekiyor. Gençlik merkezi yakınındaki alanda yer alan belediye tabelasında “Plajlar Bölgesi’nde çadır kurmak, alkol almak ve ateş yakmak yasaktır” uyarısı bulunmasına rağmen, tabelanın hemen arkasında çok sayıda çadırın kurulu olması dikkat çekti. Yasak tabelasının bulunduğu alanda çadırların yer alması, sahil hattında kararların nasıl uygulandığı ve denetimin ne ölçüde yapıldığı sorularını gündeme getirdi. Kamuya açık sahil alanında çadırların hangi izinle kurulduğu, bu kullanımın kimler tarafından yapıldığı ve ne kadar süreyle devam edeceği açıklama bekleyen başlıklar arasında yer aldı. TABELA YASAK DİYOR, ALANDA ÇADIRLAR DURUYOR Plajlar Bölgesi’nde yer alan uyarı tabelası, bölgede çadır kurmanın, alkol almanın ve ateş yakmanın yasak olduğunu açık biçimde bildiriyor. Ancak tabelanın hemen arkasında çadırların bulunması, yasak kararının sahada uygulanmadığını gösteren çarpıcı bir görüntü oluşturuyor. Sahil hattında kamu düzenini sağlamakla görevli kurumların, bu çadırların neden kaldırılmadığını ve alanın nasıl denetlendiğini açıklaması gerekiyor. Çünkü tabelanın bulunduğu noktada yasağa aykırı görüntünün devam etmesi, yalnızca çevre düzeni açısından değil, kamu otoritesinin görünürlüğü açısından da ciddi bir sorun yaratıyor. ALKOL ŞİŞELERİ VE KİRLİLİK SAHİL GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR Bölgede alkol şişelerinin bulunması da ayrı bir güvenlik ve temizlik sorunu oluşturuyor. Cam şişeler, sahili kullanan çocuklar, aileler, yürüyüş yapan vatandaşlar ve denize girmek için bölgeye gelenler açısından doğrudan risk taşıyor. Plajlar Bölgesi gibi kamusal alanlarda temizlik yalnızca görüntü meselesi değildir. Cam atıkların toplanmaması, çamur birikintilerinin giderilmemesi ve çevre kirliliğinin devam etmesi, kent sağlığı ve yaya güvenliği açısından da sorun üretir. Giresun’un sahil hattı çöp, şişe ve bakımsızlık görüntüsüne bırakılamaz. Belediye ve ilgili kurumlar, sahildeki atıkları düzenli biçimde toplamak, cam şişe riskini önlemek ve alanı güvenli hale getirmek zorundadır. OTLAR İNSAN BOYUNA YAKLAŞTI Sahildeki en dikkat çekici sorunlardan biri de uzayan otlar oldu. Yasak tabelasının çevresinde ve yürüyüş güzergâhına yakın bölümlerde otların ciddi biçimde uzadığı görülüyor. Bu görüntü, sahil hattında düzenli bakım yapılmadığını ortaya koyuyor. Ot biçme çalışması belediyeciliğin en temel hizmetlerinden biridir. Bu hizmetin aksaması yalnızca kötü bir görüntü oluşturmaz; haşere riskini artırır, güvenlik zafiyeti yaratır, kamusal alan kullanımını zorlaştırır ve kentin sahil vitrininin değerini düşürür. Giresun’un sahilleri yaz aylarında en çok kullanılan ortak yaşam alanları arasında yer alıyor. Buna rağmen sahil bandının ot, çamur, şişe ve düzensizlik içinde kalması kabul edilemez. ÇADIRLARIN ARKA BÖLÜMÜ ÇAMUR GÖRÜNTÜSÜNE TERK EDİLDİ Çadırların arka bölümünde oluşan çamur birikintileri, sahil alanındaki altyapı ve drenaj sorununu da gündeme taşıdı. Yağmur suyu tahliyesi, zemin düzeni ve temizlik çalışmaları birlikte yürütülmediğinde sahil kısa sürede kullanılabilir alan olmaktan çıkıyor. Çamur birikintileri geçici müdahalelerle kapatılacak bir sorun değildir. Bu alanlarda zemin eğimi, drenaj hattı, yüzey kaplaması ve düzenli bakım birlikte ele alınmalıdır. Sahil hattı, çadırların arkasında çamur biriken, otların yükseldiği ve atıkların toplandığı bir alana dönüştürülemez. SAHİL YÖNETİMİ ŞEFFAF OLMALI Plajlar Bölgesi’nde kurulan çadırların hukuki durumu açıklanmalıdır. Çadırlar geçici bir etkinlik kapsamında kurulduysa bunun süresi, amacı ve sorumlusu kamuoyuna duyurulmalıdır. Alan izinsiz kullanılıyorsa gerekli işlem yapılmalıdır. Sahil halkındır. Kamuya açık kıyı alanları belirsiz kullanımlara, denetimsiz çadırlara, kirli görüntülere ve bakımsız yeşil alanlara bırakılamaz. Giresun Belediyesi ve ilgili kurumlar, Plajlar Bölgesi için açık bir sahil yönetim planı hazırlamalıdır. Bu planda temizlik saatleri, ot biçme takvimi, zemin bakım çalışmaları, atık toplama noktaları, güvenlik denetimleri ve geçici kullanım izinleri net biçimde yer almalıdır. AVRUPA’DA SAHİL YÖNETİMİ PLANLA YÜRÜTÜLÜYOR Avrupa’daki kıyı kentlerinde sahiller yalnızca yazlık kullanım alanı olarak görülmüyor. Sahil temizliği, atık yönetimi, su kalitesi, güvenlik, erişilebilirlik, yeşil alan bakımı ve zemin güvenliği birlikte planlanıyor. Giresun da bu anlayışı kendi ölçeğine uyarlamalıdır. Plajlar Bölgesi’nde deniz suyu durumu, temizlik saatleri, bakım yapılan alanlar, riskli zemin noktaları ve geçici kullanım izinleri halkın görebileceği şekilde duyurulmalıdır. Kopenhag’daki kıyı kullanım bilgilendirmesi, Paris’teki drenaj ve altyapı yaklaşımı, Barcelona’daki düzenli sahil temizliği ve Mavi Bayrak standartlarında yer alan temizlik, güvenlik, atık yönetimi ve erişilebilirlik kriterleri Giresun için uygulanabilir örnekler sunmaktadır. GİRESUN SAHİLİ İÇİN ACİL ADIMLAR ATILMALI Plajlar Bölgesi’ndeki çadırların hangi izinle kurulduğu açıklanmalıdır. Yasak tabelasının bulunduğu alandaki çadırlar denetlenmelidir. Sahildeki alkol şişeleri ve cam atıklar toplanmalıdır. Çadırların arka bölümündeki çamur birikintileri giderilmelidir. Uzayan otlar acilen biçilmelidir. Bölge için düzenli temizlik ve bakım takvimi oluşturulmalıdır. Yürüyüş güzergâhları, zemin güvenliği ve sahil erişimi kontrol edilmelidir. Giresun’un sahili, yasak tabelasının arkasında çadırların kurulduğu, yerde alkol şişelerinin bulunduğu, otların insan boyuna yaklaştığı ve çamur birikintilerinin oluştuğu bir görüntüyle anılamaz. Bu şehir denizle yaşayan bir şehirdir. Denizle yaşayan bir şehir, sahiline sahip çıkmak zorundadır.

KORNA, GÜRÜLTÜ VE TRAFİK SIKIŞIKLIĞI TEPKİSİ Haber

KORNA, GÜRÜLTÜ VE TRAFİK SIKIŞIKLIĞI TEPKİSİ

KORNA, GÜRÜLTÜ VE TRAFİK SIKIŞIKLIĞI TEPKİSİ Giresun’un Hacısiyam Mahallesi Fatih Caddesi’nde artan araç yoğunluğu, yüksek sesli müzik, havalı korna ve gereksiz korna kullanımı mahalle sakinleri ile cadde esnafını rahatsız ediyor. Mahallede trafik akışının yeniden planlanması, bazı yolların tek yöne çevrilmesi, kaldırımların yayalara bırakılması ve gürültüye karşı kamera destekli denetim yapılması isteniyor. FATİH CADDESİ’NDE TRAFİK GÜNLÜK YAŞAMI ZORLUYOR Giresun merkez Hacısiyam Mahallesi Fatih Caddesi, dolmuş hattı araçları, cadde üzerindeki esnaf hareketliliği, alışveriş yoğunluğu ve her yöne açık bağlantı yolları nedeniyle gün içinde sık sık trafik baskısı yaşıyor. Araçların dar ve yoğun noktalarda karşı karşıya gelmesiyle trafik akışı yavaşlıyor, bazı bölümlerde sürücüler uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Bu sıkışıklık sırasında dakikalarca çalınan kornalar, havalı korna kullanımı ve yüksek sesli müzik mahallede ciddi bir gürültü sorununa dönüşüyor. Mahalle sakinleri, sorunun yalnızca trafik sıkışıklığıyla sınırlı kalmadığını, cadde üzerindeki gürültünün evlerde, iş yerlerinde ve yaya hareketliliğinde günlük yaşam kalitesini düşürdüğünü belirtiyor. TEK YÖN, ALTERNATİF GÜZERGÂH VE YAYA DÜZENİ TALEBİ Bölge sakinleri, Fatih Caddesi ve bağlantı yollarında trafik akışının yeniden ele alınmasını istiyor. Sıkışıklık yaşanan noktalarda çift yönlü geçişlerin trafiği daha da zorlaştırdığı belirtilirken, bazı sokakların tek yöne çevrilmesi ve araç yoğunluğunun alternatif güzergâhlara dağıtılması talep ediliyor. Mahalle içindeki yoğun yollarda gereksiz korna kullanımının yasaklanması, korna denetimlerinin artırılması, yaya geçitlerinin belirgin hale getirilmesi ve kaldırımların araç işgalinden arındırılarak tamamen yayalara bırakılması isteniyor. Bu düzenlemelerin yalnızca araç trafiğini rahatlatmayacağı, aynı zamanda yayaların güvenliğini artıracağı ve mahalledeki gürültü baskısını azaltacağı değerlendiriliyor. DÜNYA KENTLERİ GÜRÜLTÜYÜ TRAFİK SORUNU OLARAK ELE ALIYOR Trafik kaynaklı gürültü, dünya kentlerinde artık yalnızca rahatsızlık başlığıyla değil, halk sağlığı ve kent yönetimi sorunu olarak ele alınıyor. Dünya Sağlık Örgütü, çevresel gürültünün insan sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek özellikle karayolu, demiryolu, hava yolu ve eğlence kaynaklı gürültüye karşı yerel yönetimlerin önlem almasını öneriyor. Avrupa Çevre Ajansı’nın çevresel gürültü raporları, karayolu trafiğinden kaynaklanan uzun süreli gürültünün Avrupa’da milyonlarca kişiyi etkilediğini, uyku bozukluğu, stres, kalp-damar hastalıkları ve yaşam kalitesi kaybı gibi sonuçlarla ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Bilimsel çalışmalar da kent içi gürültünün yalnızca motor sesinden oluşmadığını, korna, ani hızlanma, yoğun araç akışı ve yol geometrisinin toplam gürültü düzeyini artırdığını gösteriyor. Bu nedenle çözüm yalnızca ceza uygulamasına değil, trafik akışının düzenlenmesine, araç hızının kontrol edilmesine, yaya alanlarının korunmasına ve gürültü kaynaklarının ölçülmesine dayanıyor. NEW YORK, PARİS VE LONDRA’DA GÜRÜLTÜ KAMERASI ÖRNEKLERİ New York’ta araç gürültüsünü azaltmak için mikrofon ve kamera sistemleriyle çalışan gürültü kamerası uygulaması devreye alındı. Sistem, belirlenen sınırları aşan araçları tespit ederek plaka ve ses kaydı üzerinden denetim yapılmasına imkân sağlıyor. İngiltere’de Ulaştırma Bakanlığı, aşırı gürültülü araçların yol kenarına yerleştirilen mikrofon ve kameralarla otomatik tespit edilmesine yönelik denemeler yürüttü. Bu sistemlerde amaç, özellikle egzoz, motor ve yüksek ses üreten araç kaynaklı gürültünün somut veriyle belirlenmesi oldu. Paris’te de araç gürültüsünü ölçen ses radarı uygulamaları gündeme alındı. Bu sistemler, kentin yoğun bölgelerinde gürültü sınırını aşan araçların belirlenmesi ve denetlenmesi için kullanılıyor. Dünya örnekleri, Hacısiyam Mahallesi gibi yoğun yerleşim ve ticaret alanlarında yaşanan sorunun yalnızca yerel bir şikâyet olmadığını, kent yönetimlerinin trafik, çevre sağlığı ve yaşam kalitesi başlıklarında birlikte çözüm üretmesi gereken bir alan olduğunu gösteriyor. TÜRKİYE’DE DE MEVZUAT ZEMİNİ VAR Türkiye’de gereksiz korna kullanımı, trafik güvenliğini tehlikeye düşüren ve çevreyi rahatsız eden davranışlar kapsamında değerlendiriliyor. Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği, sürücülerin trafikte çevreyi rahatsız edecek şekilde hareket etmemesi ve araç donanımlarının mevzuata uygun olması gerektiğini düzenliyor. Bu nedenle Hacısiyam Mahallesi’nde dile getirilen korna, havalı korna, yüksek sesli müzik ve trafik sıkışıklığı şikâyetleri yalnızca mahalle rahatsızlığı olarak değil, trafik düzeni, çevre sağlığı ve kamu huzuru başlıklarında ele alınması gereken bir sorun olarak öne çıkıyor. KAMERA DESTEKLİ DENETİM BEKLENTİSİ Mahalle sakinleri, Fatih Caddesi başta olmak üzere kent merkezinde benzer yoğunluk yaşanan cadde ve sokaklarda kamera destekli denetim yapılmasını istiyor. Yüksek sesle müzik yayını yapan araçlar, havalı korna kullanan sürücüler, gereksiz korna çalanlar, yere çöp atanlar ve çevreyi kirleten kişilere yönelik daha görünür bir denetim sistemi bekleniyor. Gürültü kameraları, akıllı trafik kameraları, plaka tanıma sistemleri ve belediye-zabıta-emniyet koordinasyonuyla yürütülecek denetimler, hem caydırıcılığı artırabilir hem de yoğun cadde ve sokaklarda veri temelli trafik düzenlemesinin önünü açabilir. KENT MERKEZİNDE YAŞAM KALİTESİ İÇİN KALICI DÜZENLEME ÇAĞRISI Hacısiyam Mahallesi Fatih Caddesi’nde yaşanan trafik ve gürültü sorunu, Giresun kent merkezindeki ulaşım planlamasının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Dar sokaklarda çift yönlü araç akışının sürdürülmesi, kaldırımların yayalar yerine araçlar tarafından kullanılması, dolmuş ve özel araç yoğunluğunun aynı noktalarda birikmesi mahalle yaşamını zorlaştırıyor. Mahalle sakinleri, trafik akışını rahatlatacak, yayaları koruyacak, korna ve yüksek sesli müzik kullanımını sınırlandıracak, çevre kirliliğini kamera destekli denetimle takip edecek kalıcı bir düzenleme bekliyor. Giresun’da kent merkezindeki yoğun cadde ve mahallelerde trafik yalnızca araç geçişi olarak değil, yaya güvenliği, esnaf faaliyeti, mahalle huzuru ve çevre sağlığıyla birlikte planlanmak zorunda. Hacısiyam Mahallesi’nden yükselen tepki, bu ihtiyacın ertelenmeden ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.