Hava Durumu

#Bebek Sağlığı

Giresun Sonhaber - Bebek Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bebek Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA GEBE VE LOHUSA ANNELERE EV ZİYARETİ Haber

GİRESUN’DA GEBE VE LOHUSA ANNELERE EV ZİYARETİ

GİRESUN’DA ANNE VE BEBEK SAĞLIĞI İÇİN EV ZİYARETLERİ Giresun’da “Sağlıklı Yaşam” temasıyla kutlanan Halk Sağlığı Haftası kapsamında koruyucu sağlık hizmetleri evlere taşındı. İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri, Merkez ilçede bir gebe ile bir lohusa anneyi ziyaret ederek anne ve bebek sağlığı konusunda bilgilendirmede bulundu. Giresun İl Sağlık Müdürlüğünün açıklamasına göre İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Ünal Özek ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Bekir Bulut tarafından gerçekleştirilen ziyaretler, koruyucu sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekmek ve toplumda sağlıklı yaşam bilincini güçlendirmek amacıyla düzenlendi. Merkez ilçede ziyaret edilen bir gebe ve bir lohusa anneye, anne ve bebek sağlığı konusunda bilgilendirme yapıldı. Ziyaret sırasında annelere bebek battaniyesi, zıbın, anahtarlık ve kalem hediye edildi. İl Sağlık Müdürlüğü, Halk Sağlığı Haftası kapsamındaki çalışmaların sürdüğünü belirtirken etkinliğin mesajını “Sağlıklı anne, sağlıklı bebek, sağlıklı gelecek” sözleriyle paylaştı. aha önce yayımladığı resmî bilgilere göre Giresun’daki Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, anne ve bebek sağlığına yönelik kapsamlı hizmetler sunan merkezlerden biri konumunda

Ebelik Mesleği Dönüşüyor Haber

Ebelik Mesleği Dönüşüyor

Günümüz sağlık sisteminde ebelerin sadece doğum anında değil, aynı zamanda koruyucu sağlık hizmetlerinde de kritik sorumluluklar üstlendiğini belirten Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Günümüzde ebeler hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık süreçlerinde aktif rol almaktadır. Teknolojik ilerlemelerle birlikte tele-sağlık, mobil uygulamalar ve uzaktan takip yöntemleri sayesinde çok daha geniş kitlelere ulaşabilmektedirler." dedi. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, yeni düzenlemelerle birlikte ivme kazanan ebelik mesleğinin geçirdiği dönüşümü değerlendirdi. "Ebelik, bilimsel temellere dayanan profesyonel bir sağlık alanına dönüştü" Ebeliğin insanlık tarihiyle yaşıt ve köklü bir zanaat olduğunu anımsatan Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Ebelik, insanlık tarihi kadar eski ve köklü bir meslektir. Yüzyıllar boyunca ebeler, doğum yapan kadınların yanında yer alarak onlara destek olmuş ve en kritik anlarda güven veren isimler olmuşlardır. Günümüzde ise ebelik, yalnızca doğum yaptıran bir uğraş olmaktan çıkmış; bilimsel verilere dayanan, profesyonel bir sağlık disiplinine dönüşmüştür." dedi. Geçmişte usta-çırak yöntemiyle aktarılan ebeliğin, bugün üniversitelerde lisans eğitimiyle akademik bir kimlik kazandığını vurgulayan Doç. Dr. Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Artık ebeler; gebelik öncesinden başlayıp doğum ve doğum sonrası sürece kadar annenin hem fiziksel hem de psikolojik durumunu takip eden, normal doğumu yöneten ve yenidoğan bakımında etkin rol alan sağlık profesyonelleridir. Bununla birlikte aile planlaması, üreme sağlığı ve toplum sağlığı gibi kritik alanlarda da hizmet sunmaktadırlar." Yeni yönetmelikle ebelerin yetki ve sorumlulukları güçlendi Modern sağlık yapısında ebelerin sadece doğumla sınırlı kalmayıp, koruyucu sağlık hizmetlerinde de mühim görevler yürüttüğünü ifade eden Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Günümüzde ebeler hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetlerinde görev almaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte uzaktan takip, mobil uygulamalar ve tele-sağlık gibi yöntemlerle daha fazla kişiye ulaşabilmektedirler. Ayrıca belirli alanlarda bağımsız olarak hizmet verebilmeleri de mümkün hale gelmiştir." şeklinde konuştu. Türkiye’de ebelik eğitiminin 1996 yılı itibarıyla lisans seviyesine çıkarıldığını, ardından yüksek lisans ve doktora programlarıyla akademik derinlik kazandığını belirten Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, “Sağlık Bakanlığı’nın 3 Aralık 2024 tarihinde yayımlanan yeni Ebelik Yönetmeliği, ebelerin yetki ve sorumluluklarını netleştirerek serbest meslek icrası gibi bağımsız çalışma haklarını pekiştirmiştir. Normal Doğum Eylem Planı'nın bir parçası olarak, her gebenin kendi özel ebesine sahip olması ve doğum sürecinde birebir destek alması hedeflenmiştir.” dedi. Yönetmeliğin sadece doğum anını değil, kadın sağlığının geniş bir yelpazesini kapsadığını hatırlatan Doç. Dr. Yıldırım, şunları ekledi: "Yönetmelik, ebelerin yalnızca doğum anıyla sınırlı kalmayıp; üreme sağlığı, cinsel sağlık, aile planlaması danışmanlığı ve toplum sağlığı liderliği gibi alanlarda daha yetkin ve etkili olmalarını sağlamıştır. Ebelerin doğum ve sezaryen yönetimini güncel klinik rehberlere göre yürütmeleri teşvik edilerek, tıbbi müdahale gerektirmeyen fizyolojik süreçlerdeki karar verici konumları güçlendirilmiştir." "Ebelerin güçlenmesi sezaryen oranlarının düşmesine katkı sağlar" Ebelik hizmetlerinin etkin olduğu sağlık sistemlerinde anne ve bebek sağlığı parametrelerinin daha olumlu seyrettiğini belirten Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Ebelik hizmetlerinin yetersiz kaldığı sağlık sistemlerinde koruyucu hizmetlerin zayıflaması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının azalması ve doğumun doğal akışının bozulması gibi problemler yaşanabilmektedir. Türkiye'de sezaryen oranlarının yüzde 61,2 gibi yüksek bir seviyede seyretmesi de bu durumun önemli bir göstergesidir." dedi. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerinin de ebelerin kritik önemini kanıtladığını ifade eden Doç. Dr. Yıldırım, şöyle devam etti: "Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, ebelerin aktif olduğu sistemlerde hem sezaryen oranları hem de anne ve bebek ölümleri daha düşük seviyelerdedir. Ebeler, bilhassa düşük riskli gebeliklerde normal doğumu destekleyerek gereksiz cerrahi girişimlerin önüne geçebilmektedir.” Anne adayına doğum boyunca sunulan birebir desteğin kıymetine değinen Doç. Dr. Yıldırım, "Anne adayını sürece hazırlayan ve doğum boyunca yanında olan ebeler, sürecin doğal akışında ilerlemesini sağlayarak komplikasyon risklerini minimize etmektedirler. Sağlık Bakanlığınca yayımlanan 'Ebelere Yönelik Doğum Eylem Yönetimi Klinik Rehberi' de doğumun fizyolojik bir süreç olarak yönetilmesinde ebelerin kilit rolünü vurgulamaktadır." şeklinde konuştu. Doğum sonrası ruh sağlığının korunmasında kritik görev üstleniyorlar Doğum sonrası dönemin yalnızca fiziksel değil, psikolojik açıdan da hassas bir süreç olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Doğum sonrası evre, anneler için hem bedensel hem de duygusal açıdan kritik bir süreçtir. Bu dönemde ebeler, düzenli takip ve destekle annenin yalnızlık hissini önleyebilir ve izlem ziyaretleri sayesinde ruhsal değişimleri erkenden fark edebilir. Ebeler, takipler sırasında kullandıkları değerlendirme yöntemleri ile doğum sonrası depresyon riski taşıyan anneleri erken tespit edebilmekte, gerekli hallerde uzmanlara yönlendirerek annenin ruh sağlığının korunmasında hayati bir rol oynamaktadırlar." ifadelerini kullandı. Dijitalleşme ebelik hizmetlerini de dönüştürüyor Sağlıkta dijitalleşmenin ebelik hizmetlerini daha erişilebilir kıldığını ifade eden Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, "Sağlık alanındaki dijital dönüşümler, ebelik hizmetlerini de yeniden şekillendirmiştir. Artık bakım hizmetleri sadece hastane duvarlarıyla sınırlı kalmayıp, dijital platformlar aracılığıyla da sürdürülebilmektedir." şeklinde konuştu. "Annelik Yolculuğu" uygulaması ve dijital ebe danışmanlık sistemlerinin annelere büyük kolaylıklar sağladığını belirten Doç. Dr. Yıldırım, "T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen 'Annelik Yolculuğu' mobil uygulaması, e-Nabız entegrasyonuyla annelerin bebek gelişimini ve aşı takvimini kolayca takip etmesine imkân vermektedir. Bunun yanı sıra 'Ebebul' gibi platformlar üzerinden aileler, uzman ebelere görüntülü görüşmelerle ulaşarak ihtiyaç duydukları desteği hızla alabilmektedir. Uzaktan takip sistemleri ile ebeler, annelerin nabız ve tansiyon gibi temel sağlık verilerini dijital ortamda izleyebilmektedir. Böylece olası riskler erken fark edilerek zamanında müdahale imkânı doğmaktadır." dedi. "Güçlü ebelik, sağlıklı toplum demektir" Ebelik hizmetlerinin güçlendirilmesinin sadece doğumları değil, genel toplum sağlığını doğrudan etkilediğini vurgulayan Doç. Dr. Ayça Demir Yıldırım, sözlerini şöyle noktaladı: "Ebelerin sağlık sisteminde daha etkin ve güçlü bir şekilde konumlanması, hem sezaryen oranlarının düşürülmesine hem de anne ve bebek sağlığının korunmasına büyük katkı sağlar. Ebelik hizmetlerinin geliştirilmesi, daha sağlıklı bir toplum inşa etmek adına atılacak en kritik adımlardan biridir." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hamilelikte şeker hastalığına dikkat! Haber

Hamilelikte şeker hastalığına dikkat!

14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, hamilelikte ortaya çıkan şeker hastalığının (gestasyonel diyabet) hem anne hem de bebeğin sağlığı üzerinde ciddi etkiler bıraktığını vurguladı. BURSA (İGFA) - Op. Dr. Kuzukıran, diyabetin erken teşhis ve uygun bir süreçle kontrol altına alınabileceğini belirtirerek, "Gebelik süreci annenin metabolizması için bir sınav niteliğindedir. Şeker seviyesinin kontrol edilmesi, hem doğum süreci hem de anne ve bebek sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır" dedi. HİSSEDİLMEYEN TEHLİKE: GESTASYONEL DİYABET Op. Dr. Nuray Kuzukıran, hamilelikte beliren ya da mevcut durumu kötüleşen diyabetin genellikle belirti vermediğini, dolayısıyla 24–28. haftalarda yapılacak şeker tarama testlerinin ihmal edilmemesi gerektiğine işaret etti. "Tarama yapılmadığında veya kontrol sağlanmadığında erken doğum, büyük bebek doğurma, doğumda çeşitli komplikasyonlar ve gebelik zehirlenmesi gibi kritik sorunlarla karşılaşılabilmektedir. Ayrıca, gebelikte diyabet sorunu yaşamış kadınların ilerleyen yıllarda Tip 2 diyabet riski de ciddi biçimde artış göstermektedir" diye konuştu Dr. Kuzukıran. Risk Faktörlerini Gözden Kaçırmamak Gerekir Gestasyonel diyabete yakalanma riskinin, ailesel diyabet öyküsü bulunan, önceki hamileliğinde şeker problemi yaşamış, kilolu olan ya da polikistik over sendromu (PCOS) tanısı almış kadınlarda daha yüksek olduğunu belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Nuray Kuzukıran, "Risk faktörleri hakkında bilgi sahibi olmak önem arz etmektedir. Anne adaylarının ilk muayene sırasında bu konuda doktorlarına bilgi aktarmaları gerekir. Erken belirlenen risk, alınacak önlemleri hızla hayata geçirmek açısından fayda sağlar" dedi. KORUNMA YOLLARI BULUNABİLİR Gestasyonel diyabetin tamamen önlenemese de riskinin ciddi şekilde azaltılabileceğini ifade eden Op. Dr. Kuzukıran, önerilerini şöyle sıraladı: "Sağlıklı ve dengeli bir diyet uygulamak, düzenli egzersiz yapmak, hamilelik öncesinde ideal kiloya ulaşmak, şeker tarama testlerinin zamanında yapılması, doğum sonrası kontrolleri aksatmadan sürdürmek kritik önem taşır. Gebelik süreci, anne adayına yaşam tarzını değiştirmesi için benzersiz bir fırsat sunar. Bu dönemde atılacak doğru adımlar, doğumu olumlu etkilediği gibi gelecekte diyabet gelişimini de engeller." UZUN DÖNEMLİ ETKİLERİ Op. Dr. Nuray Kuzukıran, gebelikte kontrolsüz şeker seviyelerinin sadece kısa vadeli değil, uzun vadeli sonuçları da beraberinde getirdiğini ifade ederek, "Eğer anne adayında gestasyonel diyabet gelişmişse, ilerleyen süreçte Tip 2 diyabet riski artış gösteriyor. Ayrıca, anne karnında yüksek şeker seviyelerine maruz kalmış bebeklerin ilerleyen zaman dilimlerinde kilo problemi ve metabolik rahatsızlıklarla karşılaşma ihtimali yüksek. Gebelik sürecinde gerçekleştirilen şeker kontrolü, adeta nesiller boyu sürecek bir sorun zincirini kırmak adına fırsat sunmaktadır" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.