Hava Durumu

#Baskı

giresunsonhaber - Baskı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Baskı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TİREBOLU’DA DENİZ KİRLİLİĞİ VE MEZGİT ALARMI Haber

TİREBOLU’DA DENİZ KİRLİLİĞİ VE MEZGİT ALARMI

TİREBOLU'DA DENİZ KİRLİLİĞİ VE MEZGİT ALARMİ Tirebolu'da önceki gün düzenlenen seminerde deniz yasağı, mezgit stoklarındaki baskı, kıyı ve limanın korunması ile balıkçılığın geleceği ele alındı. Toplantıda tarihin önemi, Karadeniz ekosistemindeki bozulma ve uzun vadeli koruma ihtiyacı öne çıktı. Tirebolu Su Ürünleri Kooperatifi ile Yerel Eylem Grubu iş birliğiyle Tirebolu'daki Gaffaro Otel'de önceki gün düzenlenen “Deniz Kirliliği, Mezgitin Geleceği” konulu seminer, bölgesel coşkunun karşı karşıya olduğu riskleri destekleniyordu. Seminerlere katılan ülkelerin temsilcileri, kooperatif üyeleri ve davetliler katıldı. Seminerin açıklamasında konuşan Giresun İl Tarım Kontrol Şube Müdürü Erkan Tarık Akdemir, balıkçılık sektöründe ihracatın taşıdığı ekonomik değerlere dikkat çekti. Akdemir, Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu'na sunulacak sektör açısından sağlanan katkıların önemine işaret etti. MEZGİTİN YAŞAM ALANI DARALIYOR Seminerin ana raporlaması Prof. Dr. Hamdi Öğüt, entegre balık hastalıklarının Karadeniz'de mezgit balığının yaşam sürecinde aşamalı olarak yok olduğunu belirtti. Öğüt, özellikle kıyı şeritleri ile limanın korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Öğüt, deniz kirliliğinin ve son dönemde artan denizanasının ekosistemin ciddi biçimde bozulduğunu ifade etti. Bu sürecin kısa vadeli müdahalelerle aşılamayacağını belirten Öğüt, kalıcı sonuç için uzun vadeli ve kararlı çalışma yapılması dile getirildi. BAKTERİ, PARAZİT VE TARIM İLACI UYARISI Mezgit balıkları üzerinde yapılan incelemelerde türünün doğasında bulunmaması gereken bakteri ve parazitlere rastlandığını söyleyen Öğüt, deniz ekosistemindeki bozulmanın artık daha iyi göründüğünü ve geldiğini söyledi. Tarım ilaçlarının da denizde taşınarak ekosisteme zarar vererek tedavi eden Öğüt, bu tablonun mezgit için ciddi bir tehdit oluştuğunu kaydetti. Seminerde, deniz kirliliğinin yalnızca çevrenin hakimiyeti olmadığı, doğrudan üretim, avcılık, kıyı ekonomileri ve gelecek nesillerin gıda ürünlerinin sunulacağı bir mesele olduğu vurgulandı. KIYI VE LİMANLAR İÇİN KORUMA ÇAĞRISI Toplantıda öne çıkan başlıklardan biri de kıyı alanları ile liman bölgelerinin korunması oldu. Katılımcıların başta olmak üzere Karadeniz'in önemli türlerinin yaşamını sürdürebilmesi için kıyısal baskının azaltılması, kontrol edilmesinin denetlenmesi ve deniz habitatlarının korunması dile getirildi. Seminer, balıkçılığın geleceğinin yalnızca av miktarıyla değil, denizin sağlığıyla belirlendiğini bir kez daha ortaya koydu. Tirebolu'daki buluşmada verilen ortak mesaj netti: Deniz korunmadan korunamayacak, mezgit korunmadan da Karadeniz balıkçılığı taşınamayacak.

FINDIKTA 10 YILLIK ERİME: MALİYET PATLADI, ÜRETİCİ EZİLDİ Haber

FINDIKTA 10 YILLIK ERİME: MALİYET PATLADI, ÜRETİCİ EZİLDİ

FINDIKTA 10 YILLIK ERİME: MALİYET PATLADI, ÜRETİCİ EZİLDİ Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındıkta son 10 yılda üreticinin alım gücünün sert biçimde düştüğünü açıkladı. Gübre fiyatlarındaki sıçrama, desteklerin yetersizliği, piyasadaki fiyat baskısı ve siyasetin sessizliği üreticiyi bahçesinde dahi çaresiz bıraktı. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındık üreticisinin yüksek girdi maliyetleri altında ezildiğini söyledi. Karan, son 10 yılda artan masraflar karşısında fındık fiyatının yaklaşık yüzde 400 değer kaybettiğini belirtti; üreticinin artık gübreye, bakıma ve verime yetişemediğini vurguladı. Karan, fındıkta yüksek verim ve kaliteli ürün için gübrelemenin vazgeçilmez olduğunu, ancak mevcut fiyat yapısının üreticiyi bahçesine yeterli gübre atamaz hale getirdiğini ifade etti. Ortaya çıkan tablonun yalnızca tarımsal değil, doğrudan ekonomik bir çöküş uyarısı verdiğini dile getirdi. 4 KİLO FINDIK 1 TORBA GÜBREYE YETMİYOR Karan, 2016 ile 2026 arasındaki farkı rakamlarla ortaya koydu. Üreticinin 10 yıl önce üç kilo fındıkla bir torba gübre alabildiğini hatırlatan Karan, bugün ise dört kilo fındığın ya da dönüm başına verilen desteğin bir torba gübreye ancak yettiğini söyledi. Karan’ın sözleri şöyle: “2016 yılında bir kilogram fındık 13,5 lira, bir torba gübre 40 liraydı. Üretici 3 kilogram fındıkla bir torba gübre alabiliyordu. Yine 2016’da dönüm başına 170 lira olarak ödenen alan bazlı gelir desteğiyle üretici 4 torba gübre satın alabiliyordu. 2026 yılına geldiğimizde ise bir kilogram fındık 230–240 lira, bir torba gübre 1.100 lira. Bugün 4 kilogram fındıkla ya da dönüm başına ödenen 355 liralık bitkisel destekle bir torba gübre zor alınıyor. Bu rakamlar üreticinin en az 3 torba kaybı olduğunu gösteriyor.” Bu tablo, fındık fiyatındaki artışın kağıt üzerinde kaldığını, asıl gerçeğin ise tarlada ve bahçede ortaya çıktığını gösterdi. Üreticinin cebine giren para artmadı; tersine alım gücü sert biçimde düştü. FİYAT BASKISI İDDİASI BÜYÜDÜ Karan, fındık piyasasında fiyatların baskı altında tutulduğunu savundu. Devlet teşvikleriyle ABD ve Şili’de bahçeler kuran tekelci firmanın Türk üreticisine karşı yeni bir denge kurduğunu öne sürdü. Bu yapının yalnız dış pazarda değil, iç piyasada da fiyatları baskılayan bir güce dönüştüğünü söyledi. Karan, bu nedenle kabuklu fındık ticaretinin acilen sorgulanmasını istedi. Rekabet Kurumu’nun harekete geçmesi çağrısı yaptı. “TEKELCİ FİRMA DEVLET TEŞVİKLERİYLE TÜRK ÜRETİCİSİNE MEYDAN OKUYOR” Karan, fındıkta yaşanan daralmanın tesadüf olmadığını savundu. Üreticinin karşısında yalnız maliyet artışı değil, organize bir piyasa baskısı bulunduğunu dile getirdi. Bu sözler, fındıkta tartışmanın artık yalnız fiyat değil, pazar hakimiyeti başlığına da kaydığını gösterdi. SİYASETE VE FİSKOBİRLİK’E SERT ÇIKIŞ Karan, bölge milletvekillerinin fındık üreticisini sahipsiz bıraktığını söyledi. Üreticinin oyuyla Meclis’e giden isimlerin sahada görünmediğini, fındıkta yaşanan ağır tablo karşısında etkili bir duruş ortaya koyamadığını ifade etti. Karan, FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Lütfi Bayraktar’ı da hedef aldı. Fındık üreticisinin hakkını savunması beklenen en kritik isimlerden biri olarak görülen Bayraktar’ın büyük bir hayal kırıklığı yarattığını belirtti. Karan’ın sözleri şöyle: “FİSKOBİRLİK Başkanı Bayraktar tam bir hayal kırıklığı” BAHÇEDEKİ ÇÖKÜŞ, MASADAKİ SESSİZLİK Fındıkta yaşanan sorun artık yalnız sezonluk fiyat tartışması değil. Gübreye erişemeyen, desteği yetersiz kalan, piyasada baskı gören ve siyasette karşılık bulamayan üretici her geçen yıl biraz daha geriye düşüyor. Karadeniz’in temel geçim kaynağında alarm büyüyor; üretici daha fazla söz değil, doğrudan sonuç istiyor.

ÇGD’DEN SERT MESAJ: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR” Haber

ÇGD’DEN SERT MESAJ: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR”

ÇGD’DEN SERT MESAJ: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR” Çağdaş Gazeteciler Derneği, 2025 Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri dolayısıyla yaptığı açıklamada, gazeteciliğin ağır baskı altında olduğunu vurguladı. Dernek, soruşturma, gözaltı, tutuklama, sansür ve güvencesiz çalışma koşullarına dikkat çekerek, “Halkın haber alma hakkı için mücadele eden gazeteciler yalnız değildir” mesajı verdi. Çağdaş Gazeteciler Derneği, gazetecilere yönelik baskılara dikkat çeken sert bir açıklama yayımladı. Dernek, ülkede birçok meslek grubunun zor koşullar altında çalıştığını ancak iktidarın en yoğun biçimde hedef aldığı alanların başında gazeteciliğin geldiğini belirtti. Açıklamada, gazeteciliği yalnızca resmi açıklama ve bülten aktarmaktan ibaret gören anlayışın, sorgulayan, araştıran ve haberin peşine düşen gazetecileri doğrudan hedef haline getirdiği ifade edildi. Bu baskının sosyal linç, yargı süreçleri, kurumlara yönelik cezalar ve ekonomik yaptırımlarla kendini gösterdiği vurgulandı. ÇGD, gazetecilerin soruşturmalar, gözaltılar, adli kontroller, ev hapisleri ve tutuklamalar yoluyla yıldırılmak istendiğini kaydederek, bu tablo karşısında sansür ve oto sansürün giderek sıradanlaştığına işaret etti. Dernek açıklamasında, halkın haber alma hakkına vurulan darbenin yalnızca basın ve ifade özgürlüğünü değil, doğrudan demokratik düzeni de zedelediği belirtildi. Açıklamada, baskıların yanı sıra gazetecilerin bir yandan da güvencesiz çalışma koşullarıyla mücadele etmek zorunda kaldığına dikkat çekildi. Mesleki ilkeleri savunan gazetecilerle dayanışmanın önemli yollarından birinin de yıllardır sürdürülen “Yılın Başarılı Gazetecileri Ödülleri” olduğu ifade edildi. ÇGD, 2025 yılı ödüllerinin Yönetim Kurulu, Denetim Kurulu ve şube temsilcilerinin değerlendirmeleri sonucunda belirlendiğini duyurdu. Ülkenin gidişatını ortaya koyan, tarihe not düşen haberlere imza atan gazetecilerin ödüle layık görüldüğü belirtilirken, açıklamada dikkat çeken bir vurgu da yer aldı: Gazeteciliğin soruşturma ve tutuklamalarla cezalandırıldığı, ekonomik koşulların giderek ağırlaştığı bir dönemde mesleğini yapmayı sürdüren tüm gazeteciler bir ödülü hak ediyor. Dernek, başta özgürlüklerinden mahrum bırakılan gazeteciler olmak üzere, mesleklerini yaptıkları için bedel ödeyen tüm basın emekçilerine dayanışma mesajı gönderdi. Açıklama, “Haberlerin yargılanmadığı, gazeteciliğin suç sayılmadığı, gazetecilerin cezaevlerine atılmadığı günleri getirene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” vurgusuyla sona erdi. ÇGD’nin açıklamasında öne çıkan son mesaj ise şu oldu: “Gazetecilik suç değildir.” HABER ÖDÜLÜ Mine Şenocaklı – Oksijen Fotoğraflar: Efekan Akyüz, Abdullah Tepeli Her bir vatandaşımız, giderek ağırlaşan ekonomik şartlar altında adeta bir yaşam savaşı veriyor. Bu mücadelenin en ön safında ise ne yazık ki emekliler yer alıyor. Ankara’da günlüğü 300-400 TL olan otel odalarında yaşamak zorunda kalan emekliler, bu ülkeye verdikleri 25-30 yıllık emeğin ardından neden bu halde olduklarını sorguluyor. Emeklilerin hazin tablosunu “Emeklilerin evi artık ucuz otel odaları!” haberiyle bizlere aktaran Mine Şenocaklı ve bu dramı fotoğraflayan Efekan Akyüz, vicdanlarda derin bir yara açan bu sorunu gözler önüne seren çalışmalarıyla Yılın Haberi Ödülü’ne layık görüldü. UĞUR MUMCU ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK ÖDÜLÜ Burcu Karakaş, Anna Babinets, Yanina Korniienko- AGOS Her savaşın en büyük mağduru çocuklardır. Bu vahşi gerçek, ne yazık ki hiç değişmiyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sırasında 510 yetim çocuk, “Savaşsız Çocukluk Projesi” kapsamında Antalya’ya getirildi. Resmi raporlar, bu çocukların psikolojik ve cinsel istismara maruz bırakıldığını ortaya koydu. Bu sarsıcı uluslararası araştırmaya imza atan meslektaşlarımız Burcu Karakaş, Anna Babinets ve Yanina Korniienko; “Türkiye’ye getirilen Ukraynalı yetimlere yönelik ihmal ve istismar zinciri” haberiyle Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü’nü almaya hak kazandı. MUSTAFA EKMEKÇİ HABER ÖDÜLÜ: Can Öztürk -T24 Bir dekan, hem de bir eğitim bilimleri dekanı… Meslektaşımız Can Öztürk, “terapi” adı altında çocukların istismara ve tacize maruz bırakıldığı skandalı gün yüzüne çıkardı. Öztürk’ün titiz takibi sayesinde önce Prof. Dr. Ahmet Akın’ın görevden alınması ve sonra da yargı sürecinin başlaması sağlandı. Can Öztürk, sürecin her aşamasını kamuoyuna aktardığı “Dönüştürme seansında taciz ve istismar iddiası; çocuklar suçladı” haberiyle; Fundanur Öztürk, BBC Türkçe Yardıma muhtaç Suriyeli kadınların “mültecilerin dedesi” olarak tanıdığı Sadettin Karagöz’ün, kadınları yardım bahanesiyle taciz ettiği gerçeği Fundanur Öztürk’ün haberiyle açığa çıktı. Bir yıllık kapsamlı bir araştırmanın ürünü olan bu haberin ardından söz konusu şahıs tutuklandı. Fundanur Öztürk de “Ankara’da seks karşılığında yardım: Hayır mağazasında cinsel taciz iddiası” haberiyle Mustafa Ekmekçi Haber Ödülü’ne layık görüldü. RAFET GENÇ HABER ÖDÜLÜ: Oğulcan Özgenç, kaosgl.org Bazen tek bir resmi belge, devletin yurttaşlarına bakışını ve ülkenin siyasal iklimini tüm çıplaklığıyla özetler. Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün, “toplumsal cinsiyet”, “cinsiyet kimliği” ve “cinsel yönelim” gibi kavramların kullanımını yasaklayan talimatını ortaya çıkaran Oğulcan Özgenç, bürokrasinin kapalı kapıları ardındaki ayrımcı yaklaşımını belgeleyerek resmi yazışmalarla LGBTİ+’ların hedef gösterildiğini açığa çıkardı. Kamu politikalarının insan hakları ve eşitlik zemininden nasıl uzaklaştırıldığını gözler önüne seren bu haberiyle meslektaşımız, KaosGL.org çalışanı Oğulcan Özgenç, Rafet Genç Haber Ödülü’nün sahibi oldu. BEHZAT MİSER HABER ÖDÜLÜ: Melis Yıldırım, Batuhan Dükel Kamera: Eylem Ladin Değer, Cemal Berk Aytekin, ANKA Haber Ajansı Resmi bayram kutlamalarında Anıtkabir’deki resmi törenleri “özel seçilen konuklar” izleyebiliyor. O, özel konukların sloganlarına ve konuyla ilgili tartışmalara her bayram şahit oluyoruz. Bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarında, tıpkı o özel konuklar gibi askerler isim listesinden de tek tek kontrol edilerek ve aranarak içeri alındı, hatta bazı askerlerin tören alanına alınmadığı görüldü. O anları, ANKA Haber Ajansı muhabir ve kameramanları belgeledi. Uzun süren tartışmaların fitilini ateşleyen bu habere ve görüntülere imza atan meslektaşlarımız, Behzat Miser Haber Ödülü’nün sahibi oldu. TV HABER ÖDÜLÜ: Cengiz Karagöz, HALK TV Günümüzde kamu görevlilerini eleştirmek adeta bir suç haline gelmişken, artık bu kişilerin akrabalarıyla tartışmak dahi cezalandırılma sebebi sayılıyor. Mersin’in Mezitli ilçesi kaymakamının oğlu ile tartışan 12-13 yaşlarındaki beş çocuk gözaltına alındı ve şiddet gördü. Tüm bu hukuksuzluğu; “Kaymakam oğluyla tartışan 5 çocuğa karakolda darp!”, “Kavga ettikleri çocuğun babası kaymakam çıkınca hayatları karardı” ve “Mezitli karakolunda yaşananlar kan dondurdu: Önce yanlış çocukları dövmüşler!” başlıklı haberleriyle gündeme taşıyan meslektaşımız Cengiz Karagöz, TV Haber Ödülü’nü almaya hak kazandı. RÖPORTAJ ÖDÜLÜ: Furkan Karabay, BirGün Beş defa gözaltına alınan, üç defa tutuklanarak cezaevine gönderilen Furkan Karabay’ın son tutukluluğu 201 gün sürdü. Karabay, birçok meslektaşımız gibi mesleğini cezaevinde de çok zor şartlar altında sürdürdü. Koğuşundan yazdığı insan hikâyeleri ve röportajları “Vicdan da askıya alındı” başlığıyla BirGün’de yayımlanan;,sosyal medya hesapları erişime engellense de pes etmeyerek topluma ulaşmaya devam eden Karabay, Röportaj Ödülü’nün sahibi oldu. YEREL HABER ÖDÜLÜ: Hülya Çetinkaya, Burak Necip Başar, gundemfethiye.com Gazetecilik mesleğinin en zor icra edildiği alanların başında, yerel basın gelmektedir. Baskıların öngörülemeyen boyutuna rağmen haberin peşini bırakmayan ve özveriyle çalışan meslektaşlarımızdan biri de Burak Necip Başar oldu. Muğla’nın Fethiye ilçesinde, AKP’li eski bir milletvekilinin oteli için imar planına aykırı şekilde derenin yönünün değiştirilmesini haberleştiren Başar, halkın haber alma hakkı adına bu rantın peşine düştü. Başar, “Fethiye’de eski AK Parti Milletvekili Özyer’in otelinin önündeki tepe imar planına aykırı olarak yok edildi ve kanalın yönü değiştirildi” haberiyle Yerel Haber Ödülü’nü kazandı. İNCELEME ARAŞTIRMA ÖDÜLÜ Sadık Güleç-Osman Çaklı, Tekin Yayınevi Son dönemde sıkça gündeme gelen, çoğunluğu çocuk ve gençlerden oluşan çetelerin nasıl doğup büyüdüğüne ve hatta geleneksel mafyayı bile tehdit eder hale nasıl geldiğine ışık tutan meslektaşlarımız Sadık Güleç ve Osman Çaklı’nın Tekin Yayınevi’nden çıkan “Yeni Nesil Çeteler” kitabı birçok gazeteci kitabıyla ayrışıyor. Çalışmada bir yandan bu çetelerin doğduğu mahallelerin tarihi, dönüşümü anlatılırken diğer yandan doğrudan sahada yapılan çalışmalarla bu yapıların üyelerinin düşünceleri aktarılıyor. Kitap, çetelerin eylemleri, bu çetelerle neden mücadele edilemediği, ilgililer hakkında yürütülen adli işlemler, çete üyelerinin düşünceleri ve yeni nesil çetelerin faaliyet yöntemleri gibi ayrıntılı başlıklarla konuyu derinlemesine incelemiş olması nedeniyle Araştırma-İnceleme dalında ödüle layık görüldü. MAHMUT TALİ ÖNGÖREN BELGESEL ÖDÜLÜ: Tunca Öğreten, Murat Baykara, VOYS Medya Vatan Emniyet Müdürlüğü ne yazık ki birçok meslektaşımızın da son dönem uğrak yerlerinden… Saraçhane protestolarında gözaltına alınanlar da burada kötü muamele ve işkenceye maruz kaldığını söylüyordu. Elbette kamu otoritesi de bunu yalanlıyordu. Meslektaşlarımız Tunca Öğreten ve Murat Baykara da bunun peşine düştü. Meslektaşlarımız, darp raporlarının gizlendiğini, sahte raporlar üretildiğini belgeledikleri “Vatanda İşkence – Gizlenen Darp Raporlarının İzinde” belgeseli ile Mahmut Tali Öngören Belgesel Ödülü’nü kazanmayı hak etti. İZZET KEZER HABER FOTOĞRAF ÖDÜLÜ: Ümit Bektaş, Reuters 19 Mart İBB operasyonları ve sonrasında yaşanan gelişmeler Türkiye’nin siyasi tarihinde iz bırakan günleri olarak kayda geçti. Bu süreçte polisin eylemcilere yönelik şiddeti de ciddi tartışmalara sebep oldu. Deneyimli foto muhabir Ümit Bektaş’ın bu eylemlerde çektiği kare, bu günlerin en çarpıcı anlarından birini görünür kıldı. Protestolar sırasında ortaya çıkan sıra dışı bir görüntüyü yakalayan fotoğraf; geleneksel bir sembol ile polis müdahalesinin yarattığı atmosferi aynı kadrajda buluşturarak Türkiye’deki toplumsal gerilimi güçlü bir görsel anlatıya dönüştürdü. Kısa sürede geniş kitlelere ulaşan bu kare, 19 Mart sonrasında yaşanan protestoların simge görüntülerinden biri haline geldi ve İzzet Kezer Haber Fotoğraf Ödülü’ne layık görüldü. SAYFA TASARIMI ÖDÜLÜ Kardelen Tatar Sinecan, BirGün Erkek şiddeti ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği de buna karşı kadınların mücadelesi de sürüyor. Kardelen Tatar Sinecan da “Bugün sayfa hazırlamaya vakit yok, hep birlikte mücadeleye” çağrısıyla hazırladığı sayfayla kadınların öfkesini, dayanışmasını ve ortak mücadelesini, etkili bir tasarıma dönüştürerek bir kez daha görünür kıldı ve Sayfa Tasarımı Ödülü’nü almaya hak kazandı. KARİKATÜR ÖDÜLÜ Muzır Neşriyat , muzir.org Karikatür, yalnızca bir mizah türü değil, aynı zamanda haberciliğin, eleştirinin ve düşünsel itirazın en güçlü ifade biçimlerinden biridir. Ancak günümüz medya ortamında karikatüre ayrılan alan giderek daraldığı ve çizimlerin giderek görünmez hale geldiği de bir gerçek. muzir.org adresinde yayın yapan Muzır Neşriyat, gazeteciler ve çizerlerin ortak üretimiyle ortaya çıkan çalışmalarla bu alanda önemli bir boşluğu doldurarak çizerlerin kalemini özgürce kullanabildiği kolektif bir alan yaratması bakımından da dikkat çekiyor. Alana yeni bir soluk kazandıran Muzır Neşriyat, Karikatür Ödülü’ne layık görüldü. DAYANIŞMA ÖDÜLÜ Tele1 ve Tele1 çalışanları Geçtiğimiz yıl, tarihe kara bir gün olarak geçecek bir gelişme yaşandı. Yaptığı neredeyse her yayın nedeniyle soruşturmalara maruz kalan ve RTÜK tarafından hukuki dayanaktan yoksun cezalara çarptırılan TELE1’in Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ tutuklandı. Ardından anayasal haklar göz ardı edilerek TELE1’e kayyum atandı. İfade ve basın özgürlüğüne vurulan bu ağır darbenin ardından birçok meslektaşımız işsiz bırakıldı, bazıları ise çalıştıkları kurumdan ayrılmak zorunda kaldı. Susturulmak istenen yalnızca TELE1; hedef alınan yalnızca emekçiler de değildi. Asıl hedef, toplumun ve milyonların haber alma hakkıydı. ÇGD olarak susturulmak istenen TELE1’in ve emekçilerinin yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyor; dayanışmamızı ifade etmek amacıyla Dayanışma Ödülü’müzü kendilerine vermekten onur duyuyoruz.

YAYLA: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Haber

YAYLA: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

ÇGD GİRESUN İL TEMSİLCİSİ YAYLA: “GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR DEMEYE DEVAM EDECEĞİZ” Çağdaş Gazeteciler Derneği Giresun İl Temsilcisi Saliha Yayla, derneğin 48. kuruluş yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, basın özgürlüğü ve örgütlü mücadele vurgusu yaptı. Yayla, tüm baskılara rağmen gazetecilerin halkın haber alma hakkını savunmayı sürdüreceğini belirterek, “Daha yüksek sesle ‘Gazetecilik Suç Değildir’ demeye devam edeceğiz” dedi. Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) Giresun’da 13 yıldır il temsilciliğini yürüten gazeteci Yayla, 48 yıllık mücadele mirasının önemine dikkat çekti. Yayla, yaptığı açıklamada tüm gazetecileri, genç meslektaşları ve basın özgürlüğünü savunan kesimleri ÇGD çatısı altında birleşmeye çağırdı. “Onurlu Mirası Hep Birlikte Büyütüyoruz” Yayla, ÇGD Genel Merkezi’nin 48. kuruluş yılına ilişkin açıklamasını da kamuoyuyla paylaştı. Açıklamada, derneğin 23 Şubat 1978’de gazetecilerin örgütlenme ihtiyacına yanıt vermek amacıyla kurulduğu hatırlatıldı. ÇGD’nin, patron baskılarına ve genç gazetecileri dışlayan anlayışlara karşı ortaya çıktığı vurgulandı. Genel merkez açıklamasında, ÇGD’nin 48 yıllık tarihi boyunca basın özgürlüğünü, meslek onurunu ve dayanışmayı esas alan çizgisini kararlılıkla sürdürdüğü ifade edildi. Gazetecilik mesleğinin yıllar içinde farklı baskı ve saldırı biçimleriyle karşı karşıya kaldığı belirtilerek, buna rağmen meslektaşların onurlu mücadelesinin devam ettiği kaydedildi. “Haber Alma Hakkı Gasp Ediliyor” Açıklamada, günümüzde gazetecilerin soruşturmalar, gözaltılar, ev hapisleri, adli kontroller ve tutuklamalarla ciddi baskı altında olduğuna dikkat çekildi. Gazetecilerin yalnızca görevlerini yaptıkları için hukuki ve fiili yaptırımlarla karşı karşıya kaldıkları vurgulandı. Sansür, otosansür ve güvencesizliğin ancak örgütlü mücadeleyle aşılabileceği belirtilirken, gazetecilerin haber yapma hakkının engellenmesinin toplumun haber alma hakkının gasp edilmesi anlamına geldiği ifade edildi. Bu durumun yalnızca bir basın özgürlüğü meselesi değil, aynı zamanda temel bir demokrasi sorunu olduğunun altı çizildi. “Mücadeleyi Ortaklaştırmaya Çağırıyoruz” ÇGD Genel Merkezi’nin açıklamasında, 48 yıllık mirası büyütmek ve örgütlü gücü artırmak amacıyla tüm gazeteciler, genç meslektaşlar ve basın özgürlüğünü savunan kesimler Çağdaş Gazeteciler Derneği çatısı altında buluşmaya davet edildi. Açıklama, şu ifadelerle sona erdi: “Tüm meslektaşlarımızın ve toplumun desteğiyle, omuz omuza ve dayanışma içinde, daha da yüksek sesle ‘Gazetecilik Suç Değildir’ demeye devam edeceğiz. Yaşasın basın özgürlüğü, yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın ÇGD.”

GİRESUNSPOR EVİNDE YIKILDI: 0-1 Haber

GİRESUNSPOR EVİNDE YIKILDI: 0-1

GİRESUNSPOR EVİNDE YIKILDI: 0-1 GİRESUNSPOR 0-1 KDZ. EREĞLİ BELEDİYESPOR Giresunspor, TFF 3. Lig 2025-2026 Sezonu 3. Grup 21. Hafta mücadelesinde sahasında Kdz. Ereğli Belediyespor’u konuk etti ve tek golle sahadan 1-0 mağlup ayrıldı. Bu skor, Çotanaklar’ın ligde kalma mücadelesini zorlaştırırken, Giresunspor’un alt sıralardaki kritik haftalar adına puan kaybetmesine de neden oldu. MAÇIN ÖZETİ Yeşil-beyazlı ekip ilk yarıda topa daha fazla sahip olmasına rağmen son bölümde üretkenlik sağlayamadı. Konuk takım savunmasını sağlam tutup hızlı hücumlarla golü bulurken; Giresunspor, ikinci yarı artan baskısına rağmen aradığı beraberlik golünü bulamadı. TRANSFER TAHTASI VE YÖNETİMSEL GELİŞMELERTRANSFER TAHTASI SON DURUM Giresunspor’un uzun süredir kapalı olan transfer tahtası, kulüp yönetiminin yürüttüğü yoğun mali ve idari çalışmalar sonucu 22 Ocak 2026 tarihinde kısa süreliğine açıldı. Yönetim, FIFA nezdindeki borç dosyalarını kapatarak transfer yasağını kaldırdı ve bu kısa dönemde kadroya iki yeni oyuncu Mehmet Alaeddinoğlu ve Cengizhan Koç dahil etti. Bununla birlikte, süreç kısa sürdü ve eski oyuncu Joe Champness’a ait dosyanın FIFA sisteme yeniden düşmesiyle transfer tahtası yeniden kapandı. Bu gelişme, hem yönetimi hem teknik heyeti sıkıntıya soktu ve diğer planlanan transferlerin tescilini engelledi. YANİ GÜNCEL TABLO ŞU ŞEKİLDE: Transfer tahtası bir kez açıldı, iki futbolcu transfer edildi. Ancak kısa süre sonra tahtanın yeniden kapanması ile birlikte şu an için transfer yasağı yeniden aktif durumda. Bu gelişmeler taraftar camiasında büyük tartışma yaratırken, yönetim cephesinden bu son dosyanın da çözülmesi için yeni bir hamle bekleniyor. YÖNETİM & SÜREÇ Giresunspor’da transfer yasağını kaldırmak kulübün en önemli gündemi haline gelirken, Başkan Emin Eltuğral ve yönetim kurulu üyeleri bu konuda uzun bir süredir yoğun mesai yürütüyor. Yönetimin faaliyetleri arasında: FIFA ve TFF nezdinde borç dosyalarının kapatılması için görüşmeler yürütmek, Kulübün mali tablolarını iyileştirmek, Taraftar ve şehir desteği sağlamak yer alıyor. Yönetim cephesindeki bu çalışma, uzun süredir kapalı olan transfer tahtasını açma konusunda “son aşamaya gelindi” yorumlarını getirirken; henüz resmi ve kalıcı bir çözüm tam manasıyla sağlanabilmiş değil. Giresunspor’un lig mücadelesi yalnızca sahadaki skorla değil, aynı zamanda mali ve idari dinamiklerle de şekilleniyor. Transfer tahtasının kısa süreli açılması, teknik heyet planlarında sınırlı da olsa hareket özgürlüğü sağlasa da bu gelişmenin sürdürülebilir hale gelmesi kulübün lig içinde kalma şansını artırabilir. Kulüp yönetimi bu süreçte büyük bir baskı altında çalışırken, taraftarlar ve spor kamuoyu yeni dosyaların çözülmesini ve transfer tahtasının kalıcı olarak açılmasını bekliyor.

SANAYİSPOR DİYARBAKIR DEPLASMANINDA FARKLI KAYBETTİ Haber

SANAYİSPOR DİYARBAKIR DEPLASMANINDA FARKLI KAYBETTİ

SANAYİSPOR DİYARBAKIR DEPLASMANINDA FARKLI KAYBETTİ Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi 18. hafta karşılaşmasında Prolift Giresun Sanayispor, deplasmanda Amed Sportif Faaliyetler’a 6–1 mağlup oldu. Diyarbakır’da oynanan mücadelede ev sahibi ekip, oyunun büyük bölümünde üstünlüğü elinde tuttu. Karşılaşma, 8 Şubat 2026 Pazar günü saat 12.00’de Seyrantepe 1 Nolu Çim Saha’da oynandı. Maçı hakem Seçil Özdemir Başdaş yönetirken, yardımcı hakemlik görevlerini Fatma Soysal ve Turan Akbulut üstlendi. Dördüncü hakem olarak ise Selim Polat görev yaptı. Mücadele, Türkiye Futbol Federasyonu kayıtlarında 20142 maç koduyla yer aldı. Maça dengeli başlama hedefiyle çıkan Giresun temsilcisi, özellikle ilk yarıda savunma organizasyonunda sorunlar yaşadı. Amed SFK, kanat atakları ve hızlı geçiş hücumlarıyla skor avantajını erken yakaladı. Orta sahada topa sahip olma oranının düşmesiyle birlikte Sanayispor savunması üzerindeki baskı arttı ve fark açıldı. Sanayispor’un bulduğu tek gol moral açısından değer taşısa da, oyun üstünlüğünü ele geçirmek için yeterli olmadı. Hücum geçişlerinde son pas tercihleri ve pozisyon sürekliliği sağlanamayınca, skor ev sahibi ekip lehine büyümeye devam etti. Bu sonuçla birlikte Prolift Giresun Sanayispor, ligde alt sıralardan uzaklaşma fırsatını değerlendiremedi. Averaj açısından da dezavantaj yaşayan Karadeniz temsilcisi, sezonun kritik haftalarına baskı altında giriyor. Ligde orta sıralar ile alt basamaklar arasındaki puan farkının dar olması, önümüzdeki maçların önemini daha da artırmış durumda. Teknik açıdan bakıldığında savunma geçişlerindeki yavaşlık, orta saha direncinin düşüklüğü ve hücumdaki süreklilik eksikliği mağlubiyetin temel nedenleri olarak öne çıktı. Teknik heyetin önümüzdeki haftalarda savunma güvenliğini artıracak ve orta saha dengesini güçlendirecek düzenlemelere gitmesi bekleniyor. Diyarbakır deplasmanında alınan bu farklı yenilgi, Sanayispor için yalnızca bir skor değil; sezonun geri kalanı adına önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Giresun temsilcisi, ligde kalma yolunda kaderini belirleyecek maçlara artık daha yüksek bir baskıyla çıkacak.

CHP HEYETİNDEN GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ’NE ZİYARET Haber

CHP HEYETİNDEN GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ’NE ZİYARET

CHP HEYETİNDEN GİRESUN GAZETECİLER DERNEĞİ’NE ZİYARET Cumhuriyet Halk Partisi Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek, beraberinde İl Kadın Kolları Başkanı Ayşegül Ejderoğlu ile yönetim kurulu üyeleri Mustafa Cem Akar, Hava Ceylan, Ömür Yüksel, Şakir Usta, Tamer Şahin, Gürol Gökalp ve Savaş Kadıoğlu ile birlikte Giresun Gazeteciler Derneği’ni ziyaret etti. 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen ziyarette, Dernek Başkanı Bekir Bayram ile dernek yöneticileri Namık Baltaoğlu, Kamil İşcan ve basın mensuplarıyla bir araya gelen CHP heyeti, gazetecilerin özel gününü kutlayarak başarı dileklerini iletti. “Basın özgürlüğü ciddi baskı altında” Ziyarette konuşan Dernek Başkanı Bekir Bayram, Türkiye’nin basın özgürlüğü karnesinin uluslararası ölçekte oldukça kötü bir noktada olduğunu belirterek, gazetecilerin ciddi baskılar altında görev yaptığını ifade etti. Yerel basının da ekonomik ve yapısal sorunlarla mücadele ettiğine dikkat çeken Bayram, resmi ilan gelirlerinin yetersizliği nedeniyle Giresun’un ilçelerinde yayın yapan 11 nitelikli gazeteden 7’sinin resmi ilan alma hakkını kaybettiğini söyledi. “Basının sorunlarını yakından takip ediyoruz” CHP Giresun İl Başkanı Gökhan Şenyürek ise Cumhuriyet Halk Partisi olarak hem ulusal hem de yerel basının yaşadığı sorunları yakından takip ettiklerini vurguladı. Şenyürek, iktidar olmaları halinde medyanın ve gazetecilerin özgürce yayın yapabilmesi için gerekli tüm yasal ve yapısal düzenlemelerin hayata geçirileceğini ifade etti. Vahşi madencilik vurgusu Ziyarette bir soru üzerine bölgedeki vahşi madencilik faaliyetlerine de değinen Şenyürek, Doğankent, Tirebolu ve Dereli başta olmak üzere maden şirketlerinin bölgenin doğal yapısını tehdit ettiğini söyledi. Parti teşkilatları olarak halkın protesto eylemlerine destek verdiklerini belirten Şenyürek, “Ancak halkımızdan, Artvin’de olduğu gibi çok daha güçlü ve kararlı bir mücadele bekliyoruz” dedi. Şenyürek, CHP Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in vahşi madencilik konusunu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sık sık gündeme taşıdığını hatırlatarak, “Bölgemizde yaşanan doğa katliamına siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve halk olarak topyekûn karşı çıkmalıyız” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.