Hava Durumu

#Barış

giresunsonhaber - Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞENYÜREK: “GİRESUN’UN SESİ VE VİCDANI MECLİSE TAŞINDI” Haber

ŞENYÜREK: “GİRESUN’UN SESİ VE VİCDANI MECLİSE TAŞINDI”

ŞENYÜREK: “GİRESUN’UN SESİ VE VİCDANI MECLİSE TAŞINDI” YENİ Parti Giresun Kurucu İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, TBMM’deki oylamaya ilişkin yaptığı açıklamada, Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in kullandığı “hayır” oyuyla kentin sesini ve vicdanını Meclise taşıdığını belirtti. Şenyürek, terörün sona ermesine destek verdiklerini ancak sürecin hukuk, adalet, şeffaflık ve toplumsal rıza temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. YENİ Parti Giresun Kurucu İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Şenyürek açıklamasında şu ifadeleri kullandı: GİRESUN ÖRGÜTÜNÜN KARARI “HAYIR” OLDU “Değerli hemşehrilerim, YENİ Parti Giresun örgütü olarak, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeden önce bir değerlendirme yaptık. Giresun’dan bize ulaşan görüşler, hemşehrilerimizin hassasiyetleri ve örgütümüzün ortak iradesi doğrultusunda teklife ‘hayır’ denilmesi yönünde karar aldık. Bu kararımızı Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel ile paylaşarak gerekçelerimizi kendisine aktardık. Giresun Milletvekilimiz Sayın Elvan Işık Gezmiş de hemşehrilerimizin ve örgütümüzün bu açık iradesini Türkiye Büyük Millet Meclisine taşımış; kullandığı ‘hayır’ oyuyla Giresun’un sesini ve vicdanını yansıtmıştır.” “HAYIR” KARARININ GEREKÇESİNİ AÇIKLADI “Bizim ‘hayır’ kararımız barışa karşı çıkmak değil; barışın hukuk, adalet, şeffaflık ve toplumsal rıza temelinde kurulması gerektiğini savunmaktır. Silahların susmasını istemek, toplum vicdanında ciddi soru işaretleri yaratan eksik bir metne ‘evet’ demeyi gerektirmez. Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu’ndaki tarihsel konuşmasında iktidara ve önüne getirilen metne değil; milletimize, partimizin ilkelerine ve milletvekillerimizin sorumlu duruşuna güvendiğini ifade etmiştir. Kendisinin ve yönetici arkadaşlarımızın, bu metne kefil olmadan ancak barışın sorumluluğunu taşıyarak ‘evet’ oyu vereceğini açıklamıştır. Bu tutum, yasaya koşulsuz destek değil; eleştirileri göze alarak barış ihtimalinin önünü açık tutma sorumluluğudur.” MİLLETVEKİLLERİ TEK TİP KARARA ZORLANMADI “Genel Başkanımız milletvekillerimizi tek tip bir karara zorlamamış; onları seçildikleri illerin hassasiyetlerini ve beklentilerini gözeterek milletin vekili olma sorumluluğuyla baş başa bırakmıştır. TBMM’deki oylamada YENİ Parti milletvekillerimizin 35’i ‘evet’, 54’ü ‘hayır’ oyu kullanmış, 2 milletvekilimiz ise oylamaya katılmamıştır. Bu tablo bir ayrışmanın değil, millet iradesini esas alan yeni nesil siyaset anlayışımızın göstergesidir. ‘Evet’ diyen milletvekillerimiz iktidarın hukuksuzluklarını görmezden gelmediği gibi, ‘hayır’ diyen milletvekillerimiz de toplumsal barışa karşı değildir.” “GİRESUN TERÖRÜN ACISINI UZAKTAN SEYRETMEDİ” “Giresun, terörün acısını uzaktan seyretmiş bir şehir değildir. Sahil yolundaki üst geçitlerde yaşatılan şehitlerimizin isimleri, bu vatanın hangi bedellerle korunduğunu hatırlatan namus ve vicdan emanetleridir. Barışı savunurken şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin fedakârlığını ve terör mağdurlarının adalet talebini görmezden gelemeyiz.” “ASIL SINAV ŞİMDİ BAŞLAMAKTADIR” “Kanun, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmiştir. Ancak asıl sınav şimdi başlamaktadır. Meclis çoğunluğunun verdiği destek, iktidara sunulmuş peşin bir güven oyu değildir; barışa bir şans verilmiş, iktidara açık çek verilmemiştir. İktidarın geçmişte barış umutlarını siyasi hesaplara kurban ettiğini unutmadığımız için samimiyetine peşinen güvenmiyoruz. YENİ Parti olarak kanunun uygulanacağı her aşamanın takipçisi olacağız. Doğru adımlara katkı sunacak, yanlış uygulamalara itiraz edeceğiz. Sürecin TBMM’nin denetiminden uzaklaştırılmasına, kapalı kapılar ardında yürütülmesine ve siyasi çıkarlara araç edilmesine izin vermeyeceğiz.” “CEZASIZLIK ALANINA DÖNÜŞTÜRÜLMESİNE SESSİZ KALMAYACAĞIZ” “Silahların bırakılmasına ve terörün kalıcı olarak sona ermesine sonuna kadar destek vereceğiz. Ancak bu sürecin terör suçlarının, faillerinin veya tarihsel gerçeklerin aklandığı bir cezasızlık alanına dönüştürülmesine sessiz kalmayacağız. Barış, geçmişi unutturmakla değil; adaleti sağlayarak ortak bir gelecek kurmakla mümkündür.” KIRMIZI ÇİZGİLERİNİ SIRALADI “Kırmızı çizgilerimiz olan; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Lozan Antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı, devletimizin birliği, ülkemizin ve milletimizin bölünmez bütünlüğü, 86 milyon yurttaşımızın eşitliği ve Cumhuriyetimizin temel nitelikleri hiçbir şart altında tartışma veya pazarlık konusu yapılamaz.” ÖZGÜR ÖZEL’İN TUTUMUNA DESTEK “Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in barış ihtimalini siyasi hesapların gölgesinden çıkarmak adına üstlendiği tarihsel sorumluluğu; millet iradesinin Meclise yansımasını sağlayan demokratik liderliğini ve sürecin doğru ilerlemesi için ortaya koyduğu kararlı tutumu yürekten destekliyoruz. Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, ‘Barışı siyasi hesaplara teslim etmeyeceğiz; siyasi hesaplara duyduğumuz güvensizliğin de barış umudumuzu esir almasına izin vermeyeceğiz’ sözleri, savunduğumuz sorumlu ve dengeli yaklaşımın en açık ifadesidir.” “BARIŞIN GERÇEK SAHİBİ MİLLETTİR” “Türkiye’nin barışı da huzuru da Cumhuriyeti de hiç kimsenin siyasi tasarrufunda değildir; bunların gerçek sahibi millettir. Terörün kalıcı olarak sona ermesine, silahların susmasına, kardeşliğe, demokrasiye ve onurlu bir barışa sonuna kadar ‘evet’ diyoruz. Barışın önünde değiliz; hukukla, adaletle ve demokrasiyle güvence altına alınmış kalıcı bir barışın yanındayız.”

TUNCELİ’DE SİVAS KATLİAMI İÇİN “33 CAN, 33 BAĞLAMA” ANMASI Haber

TUNCELİ’DE SİVAS KATLİAMI İÇİN “33 CAN, 33 BAĞLAMA” ANMASI

TUNCELİ’DE SİVAS KATLİAMI İÇİN “33 CAN, 33 BAĞLAMA” ANMASI Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Sivas Katliamı’nın 33’üncü yılı dolayısıyla Tunceli’de “33 Can, 33 Bağlama” etkinliği düzenledi. Kışla Meydanı’nda gerçekleştirilen anmada, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu yaşamını yitiren aydınlar, sanatçılar ve yurttaşlar bağlamalar, semahlar, deyişler ve adalet çağrısıyla anıldı. KİŞLA MEYDANI’NDA SİVAS ANMASI Tunceli’de Sivas Katliamı’nın 33’üncü yılı dolayısıyla “33 Can, 33 Bağlama” anması yapıldı. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Doğu ve Güneydoğu Şubeleri tarafından organize edilen etkinlik, Kışla Meydanı’nda gerçekleştirildi. Programda, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve yurttaş için anma düzenlendi. Etkinlik, fotoğraf sergisi ve çerağ uyandırma ile başladı. Cem ibadetini başlatmak amacıyla kandil veya mumların yakıldığı çerağ uyandırma ritüelinin ardından program, konuşmalar ve kültürel bölümlerle devam etti. “33 CAN, 33 BAĞLAMA” DİNLETİSİYLE ANILDILAR Anma programında “33 Can, 33 Bağlama” dinletisi gerçekleştirildi. Bağlamalarla seslendirilen deyişler, Sivas’ta yaşamını yitirenlerin anısına meydanda yankılandı. Programda semah hizmeti de yer aldı. Zeynep Kılıç ve Perperike Usari’nin katıldığı çocuk korosu gösterisi, anmanın dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Etkinlikte ayrıca “Adalet Kürsüsü” bölümüyle Sivas Katliamı’na ilişkin adalet, yüzleşme ve hafıza vurgusu yapıldı. SİVAS KATLİAMI 2 TEMMUZ 1993’TE YAŞANDI Sivas Katliamı, 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri için Sivas’a giden aydın, yazar, ozan, sanatçı ve yurttaşların kaldığı Madımak Oteli’nin ateşe verilmesiyle yaşandı. O gün kentte düzenlenen etkinlikler, kısa sürede hedef gösterme ve kitlesel saldırı atmosferine dönüştü. Kalabalık gruplar, etkinliğe katılanların kaldığı Madımak Oteli çevresinde toplandı. Saldırı sırasında otel ateşe verildi. Yangında 33 aydın, sanatçı ve yurttaş ile 2 otel görevlisi yaşamını yitirdi. Olaylar sırasında 2 saldırgan da hayatını kaybetti. Sivas Katliamı, Türkiye’nin yakın tarihinde düşünce özgürlüğüne, inanç kimliğine, kültürel çoğulculuğa ve demokratik yaşama yönelmiş en ağır toplumsal şiddet olaylarından biri olarak hafızalara kazındı. “UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ” Anmada konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Cuma Erçe, Sivas Katliamı’nın unutulmaması ve unutturulmaması gerektiğini söyledi. Erçe, 33’üncü yılda “33 Can, 33 Yıl” şiarıyla Türkiye’nin ve dünyanın farklı noktalarında anmalar düzenlendiğini belirtti. Anma etkinliklerinin yıl sonuna kadar süreceğini ifade eden Erçe, 21 Haziran’da birçok kentte meydanlarda bağlamalar, semahlar ve deyişlerle bir araya gelineceğini dile getirdi. Erçe, Sivas’ta yaşamını yitirenlerin unutulmadığını ve unutturulmayacağını vurguladı. “YÜZLEŞME OLMADAN DEMOKRASİ GELİŞMEZ” Cuma Erçe, konuşmasında yalnızca anmanın yeterli olmadığını, Sivas Katliamı’yla gerçek anlamda yüzleşilmesi gerektiğini söyledi. Erçe, geçmişle hesaplaşılmadığı sürece demokrasinin gelişemeyeceğini, demokrasinin gelişmediği yerde de özgürlüklerin güçlenemeyeceğini belirtti. Sivas Katliamı’nın yalnızca geçmişte yaşanmış bir acı olarak değil, bugünün demokrasi, hukuk, özgürlük ve barış tartışmalarıyla doğrudan bağlantılı bir hafıza meselesi olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Erçe, “Geçmişle hesaplaşabilirsek bu ülkeye demokrasiyi, özgürlüğü ve barışı getirebiliriz. Barışın yolu da hakikatle yüzleşmekten geçiyor” sözleriyle adalet ve yüzleşme çağrısı yaptı. ANMA YIL SONUNA KADAR SÜRECEK PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, Sivas Katliamı’nın 33’üncü yılı kapsamında düzenlenen anmaların yalnızca Tunceli programıyla sınırlı kalmayacağını açıkladı. Erçe’nin verdiği bilgiye göre, “33 Can, 33 Yıl” şiarıyla yıl sonuna kadar farklı kentlerde anma programları yapılacak. 21 Haziran’da ise başta büyük kentlerin meydanları olmak üzere birçok alanda eş zamanlı buluşmalar düzenlenecek. Bu buluşmalarda bağlamalar, semahlar ve deyişlerle Sivas’ta yaşamını yitirenler anılacak. HAFIZA, ADALET VE BARIŞ VURGUSU Tunceli’deki “33 Can, 33 Bağlama” etkinliği, yalnızca bir anma programı olarak değil, Sivas Katliamı’nın toplumsal hafızadaki yerini diri tutan bir adalet çağrısı olarak öne çıktı. Kışla Meydanı’nda bir araya gelenler, Madımak’ta yaşamını yitirenlerin adlarını ve mücadelesini bağlamalarla, semahlarla ve deyişlerle andı. Etkinlik, semah hizmeti ve katliamda yaşamını yitirenler için yapılan anmanın ardından sona erdi. Sivas Katliamı’nın 33’üncü yılında Tunceli’den yükselen mesaj, hafızanın korunması, adalet arayışının sürdürülmesi ve geçmişle yüzleşme talebinin canlı tutulması oldu.

BULANCAK’TA AZİZ NESİN’Lİ TİYATRO AKŞAMLARI Haber

BULANCAK’TA AZİZ NESİN’Lİ TİYATRO AKŞAMLARI

BULANCAK’TA AZİZ NESİN’Lİ TİYATRO AKŞAMLARI Birleşik Emekliler Sendikası Bulancak Şubesi Tiyatro Topluluğu, Aziz Nesin’in “Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı” adlı oyununu 12, 13 ve 14 Nisan’da saat 20.00’de Bulancak 75. Yıl Halk Kütüphanesi Çok Amaçlı Salonu’nda sahneleyecek. Oyun üç gün üst üste Bulancaklı sanatseverlerle buluşacak. Afişte yer alan temsil takvimi, yerel kültür-sanat yayınlarında da aynı içerikle paylaşıldı. ÜÇ GÜN ART ARDA SAHNEDE Bulancak’ta hazırlanan oyun, yerel tiyatro hareketine yeni bir buluşma alanı açtı. Birleşik Emekliler Sendikası Bulancak Şubesi Tiyatro Topluluğu’nun hazırladığı eser, üç akşam boyunca perdelerini açacak. Duyuruda tüm halk oyuna davet edildi. SAHNE ARKASINDAKİ EKİP AFİŞTE YER ALDI Afişte oyunun yazarı Aziz Nesin, yönetmeni İbrahim Arslan olarak yer aldı. Işık ve müzik bölümünde Kaşif Buğra Aksu’nun, afiş tasarımında ise Salih Temiz’in adı bulundu. Eser iki perdelik komedi olarak duyuruldu. Yerel haber kayıtları da oyunun Bulancak’ta sahneleneceğini doğruladı. AZİZ NESİN’İN HİCVİ SAHNEYE TAŞINIYOR “Düdükçülerle Fırçacıların Savaşı”, birbirine savaş açma noktasına gelen Limia ile Övreke’yi ve bu gerilimde arabulucu rolü üstlenen Zolpon’u merkezine alıyor. Eser, savaş siyasetini, çıkar düzenini ve barış söyleminin arkasındaki ekonomik hesabı kara mizahla sahneye taşıyor. Oyunun 1968 tarihli baskı kaydı da bulunuyor.

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU Haber

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU

GİRESUN’DAN NEVRUZ MESAJI: VALİ KOÇ’TAN KARDEŞLİK VE BEREKET VURGUSU Giresun Valisi Mustafa Koç, 21 Mart Nevruz Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda kardeşlik, dayanışma, huzur ve bereket vurgusu yaptı. Baharın habercisi olarak kabul edilen Nevruz’un, binlerce yıllık kültürel mirasıyla yalnızca bir mevsim geçişini değil; toplumsal birlik, yenilenme ve ortak hafızayı da simgelediği bir kez daha öne çıktı. Vali Mustafa Koç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Baharın müjdecisi, kardeşliğin ve dayanışmanın sembolü Nevruz Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum” ifadelerini kullandı. Koç, mesajında bu kadim geleneğin gönüllere huzur, ülkeye ve Giresun’a ise bereket getirmesi temennisinde bulundu. Paylaşımda, Nevruz’un yalnızca kültürel bir bayram değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendiren ortak bir değer olduğuna işaret edildi. Her yıl 21 Mart’ta kutlanan Nevruz, “yeni gün” anlamını taşıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na göre bu tarih, gece ile gündüzün eşitlendiği; doğanın yeniden canlandığı, toprağın uyandığı ve baharın başladığı gün olarak kabul ediliyor. UNESCO da Nevruz’u doğanın yenilenmesini simgeleyen, törenler, aile ziyaretleri, özel sofralar ve toplumsal buluşmalarla yaşatılan köklü bir gelenek olarak tanımlıyor. UNESCO verilerine göre Nevruz, Balkanlar’dan Karadeniz havzasına, Kafkasya’dan Orta Asya ve Orta Doğu’ya uzanan geniş bir coğrafyada 3 bin yılı aşkın süredir kutlanıyor. Aynı kaynaklarda Nevruz’un kuşaklar arası dayanışma, komşuluk, barış ve toplumsal uzlaşı gibi değerleri taşıdığı vurgulanıyor. Bu yönüyle Nevruz, yalnızca bir takvim günü değil, farklı toplumları ortak kültürel hafızada buluşturan güçlü bir sembol niteliği taşıyor. Nevruz, 2009 yılında UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne kaydedildi; çok uluslu dosya 2016 yılında genişletildi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da 2010 yılında 21 Mart’ı “Uluslararası Nevruz Günü” olarak ilan etti. Böylece Nevruz, yerel ve bölgesel kutlamaların ötesine geçerek uluslararası düzeyde de tanınan kültürel bir miras statüsü kazandı. Giresun’dan verilen son mesaj da bu çerçevede, Nevruz’un taşıdığı tarihsel ve kültürel anlamı yerel düzeyde yeniden görünür kıldı. Vali Koç’un kutlama paylaşımı, baharın gelişiyle birlikte kardeşlik, dayanışma ve ortak yaşam iradesinin altını çizen bir mesaj olarak kayda geçti.

Kırmızı-beyazlı ekip, Bulancak İlçe Stadı’nda Amasyaspor FK’ya 3-0 mağlup oldu Haber

Kırmızı-beyazlı ekip, Bulancak İlçe Stadı’nda Amasyaspor FK’ya 3-0 mağlup oldu

BULANCAKSPOR EVİNDE AĞIR YENİLGİ ALDI Kırmızı-beyazlı ekip, Bulancak İlçe Stadı’nda Amasyaspor FK’ya 3-0 mağlup oldu Nesine 3. Lig’de Bulancak İlçe Stadı’nda Amasyaspor FK’yı konuk eden Bulancakspor, sahadan 3-0’lık mağlubiyetle ayrıldı. Kendi sahasında taraftarı önüne çıkan kırmızı-beyazlı ekip, ligde iç sahada kritik bir puan kaybı yaşarken, karşılaşma sonunda tribünlerde büyük hayal kırıklığı oluştu. Maç öncesi yapılan çağrılarla tribün desteğini arkasına almayı hedefleyen Bulancakspor, sahaya galibiyet parolasıyla çıktı. Ancak mücadele sonunda gülen taraf konuk ekip Amasyaspor FK oldu. Ev sahibi ekip, özellikle skor tabelasına yansıyan net sonuç nedeniyle haftayı moralsiz kapattı. Bulancakspor’un maçta sahaya çıktığı ilk 11 de kulübün paylaştığı kadro görseliyle netleşti. Kırmızı-beyazlı ekip karşılaşmaya Tunahan, Görkem, Hüseyin, Ahmet Can, İsmail, Ataberk, Soner, Seymen, Abdullah, Mertkan ve Serkan ilk 11’iyle başladı. Yedek kulübesinde ise Yusuf, Muhammet, Bertan, Barış, Talha, Doğukan, Emircan, Yakup, Arda ve Nurettin yer aldı. Karşılaşma sonunda paylaşılan skor görseline göre Bulancakspor, sahasında Amasyaspor FK’ya 0-3 mağlup oldu. Bu sonuç, iç saha avantajını değerlendirmek isteyen Bulancakspor açısından haftanın en olumsuz gelişmelerinden biri olarak kayda geçti. Taraftar desteğine rağmen alınan farklı yenilgi, takımın hem savunma direnci hem de maçın genel planı açısından yeniden değerlendirme yapılmasını zorunlu kıldı. Ev sahibi ekip adına asıl dikkat çeken nokta, maç öncesinde oluşturulan beklentinin sahaya sonuç olarak yansımamış olması oldu. Bulancakspor, kendi sahasında oynadığı karşılaşmada hem skor üretmekte zorlandı hem de kalesinde üç gol görerek haftayı puansız kapattı. Bu tablo, ligde ilerleyen haftalar öncesinde kırmızı-beyazlı ekip üzerinde baskıyı artırabilecek bir sonuç olarak değerlendiriliyor. Bulancak İlçe Stadı’nda oynanan mücadelede Amasyaspor FK üç puanı hanesine yazdırırken, Bulancakspor ise taraftarı önünde aldığı bu yenilgiyle önemli bir fırsatı kaçırmış oldu. Özellikle iç sahada puan kaybının büyümemesi için önümüzdeki haftalarda alınacak sonuçlar daha da kritik hale geldi. Bulancakspor’un ilk 11’i: Tunahan, Görkem, Hüseyin, Ahmet Can, İsmail, Ataberk, Soner, Seymen, Abdullah, Mertkan, Serkan Yedekler: Yusuf, Muhammet, Bertan, Barış, Talha, Doğukan, Emircan, Yakup, Arda, Nurettin Maç sonucu: Bulancakspor 0-3 Amasyaspor FK

Türk Tabipleri Birliği’nden savaş karşıtı açıklama: Yaşamın ve barışın savunucusuyuz Haber

Türk Tabipleri Birliği’nden savaş karşıtı açıklama: Yaşamın ve barışın savunucusuyuz

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarını kınayarak, savaşın halk sağlığı açısından ağır ve kalıcı sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarının Ortadoğu’da bölgesel gerilimi artırdığı ve ağır bir yıkım ile insani kriz tehdidi oluşturduğu belirtildi. Açıklamada, söz konusu saldırıların nefretle karşılandığı ve kınandığı ifade edildi. TTB, savaşların yalnızca devletleri ya da sınırları değil, doğrudan halkların yaşamını hedef aldığını vurguladı. Ölüm, yaralanma, sakatlık, zorunlu göç, yoksulluk, açlık ve salgın hastalık riskinin savaşın kaçınılmaz sonuçları olduğuna dikkat çekilen açıklamada, sağlık altyapısının zarar görmesinin kuşaklar boyu sürecek halk sağlığı krizlerine yol açabileceği kaydedildi. Açıklamada, yaşanan gelişmelerin küresel güç mücadelelerinin bir sonucu olduğu savunularak, bu süreçlerin bedelini en çok işçilerin, yoksulların, göçmenlerin, kadınların, çocukların ve sağlık emekçilerinin ödediği ifade edildi. İran halkının hem iç politik baskılar hem de dış askeri müdahale tehdidi altında olduğu belirtilirken, “Emperyalist saldırılar hiçbir halkı özgürleştirmez; eşitsizlikleri ve bağımlılık ilişkilerini derinleştirir” denildi. Ortadoğu halklarının kaderinin bombardımanlar ve vekâlet savaşlarıyla belirlenemeyeceği vurgulanan açıklamada, bölgenin ihtiyacının yeni çatışmalar değil; demokratikleşme, eşitlik, laiklik ve barış içinde bir arada yaşamı güçlendirecek politikalar olduğu ifade edildi. TTB, halkların yaşam ve sağlık hakkının savunucusu olduklarını belirterek, uluslararası toplumu saldırıları durdurmaya ve diplomatik çözüm yollarını işletmeye çağırdı. Bölge ülkelerine ise gerilimi artıracak adımlardan kaçınma çağrısında bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.