Hava Durumu

#Bağımsız Denetim

giresunsonhaber - Bağımsız Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bağımsız Denetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM Haber

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM

GİRESUN’DA ORTAK BİLDİRİ: DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM Giresun’da iş dünyası, esnaf ve üretici kesimini temsil eden kurumlar, madencilik faaliyetlerine karşı ortak basın bildirisi yayımladı. Metin, su kaynakları, orman varlığı, tarım alanları ve insan sağlığı için açık uyarı yaptı; kontrolsüz madenciliğe karşı ortak tutum ortaya koydu. GİRESUN – Giresun’da iş dünyası, esnaf ve üretici kesimini temsil eden kurumlar, “Doğamızı ve Suyumuzu Koruyalım” başlıklı ortak basın bildirisi yayımladı. Ortak açıklama, bölgede artan madencilik faaliyetlerinin doğal yaşam, su kaynakları ve tarımsal üretim üzerindeki risklerine dikkat çekti. Ortak bildiride, Giresun ile Karadeniz Bölgesi’nin orman varlığı, su kaynakları ve tarımsal üretim gücüyle ülkenin en önemli doğal ve ekonomik değerleri arasında yer aldığı vurgulandı. Metin, son dönemde bölgede artan madencilik faaliyetlerinin, özellikle Giresun genelinde geniş alanları kapsayan ruhsatlandırmaların, doğal yaşamı, tarım alanlarını ve su kaynaklarını ciddi biçimde tehdit ettiğini ortaya koydu. ORTAK MESAJ: KONTROLSÜZ MADENCİLİĞE HAYIR Ortak görselde “DOĞAMIZI VE SUYUMUZU KORUYALIM” başlığı ile “KONTROLSÜZ MADENCİLİĞE HAYIR!” mesajı öne çıkarıldı. Görselde Giresun Ticaret ve Sanayi Odası, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, Giresun Ticaret Borsası, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile TZOB logosu yer aldı. Açıklama, madenciliğin ülke ekonomisine katkısını bütünüyle reddetmedi. Buna karşın, bu faaliyetlerin insan sağlığı, çevre ve bölgenin geleceği göz ardı edilerek yürütülmesine karşı net bir duruş aldı. DÖRT BAŞLIKTA RİSK UYARISI Bildiride, kontrolsüz ve yeterli denetimden uzak madencilik faaliyetlerinin doğurabileceği başlıca riskler tek tek sıralandı. Metne göre bu süreç, orman alanlarının azalmasına, yer altı ve içme suyu kaynaklarının zarar görmesine, tarım arazilerinin verimsizleşmesine ve heyelanla birlikte çevresel risklerin artmasına yol açabilecek nitelik taşıyor. Açıklamada ayrıca ağır metaller, toz ve olası kimyasal kullanımına bağlı kirliliğin uzun vadede hem insan sağlığını hem de bölge ekonomisinin temel dayanakları arasında yer alan tarım ve üretimi tehdit edeceği vurgulandı. ŞEFFAFLIK VE BAĞIMSIZ DENETİM VURGUSU Ortak metin, çevresel etkileri yeterince değerlendirilmemiş, şeffaflığı sağlanmamış ve bağımsız denetimden geçmemiş hiçbir madencilik faaliyetinin bölgede uygulanmasını doğru bulmadığını açık biçimde ilan etti. Bildiride, ekonomik kalkınma ile çevresel sürdürülebilirliğin birlikte yürütülmesi gerektiği ifade edildi. Giresun iş dünyası, üreticileri ve esnafını temsil eden kurumlar, kalkınma hedefi ile doğanın korunmasını karşı karşıya getiren anlayışa karşı ortak tavır aldı. SU, FINDIK VE YAŞAM ALANLARI İÇİN ÇAĞRI Metin, yetkili kurumları doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceleyen politikaları hayata geçirmeye davet etti. Ortak açıklama, “Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları geri dönülemez risklerle karşı karşıyadır” uyarısıyla dikkat çekti. Bildiri, tüm paydaşlara duyarlılık ve ortak akılla hareket etme çağrısıyla sona erdi. ORTAK GÖRSELDE ÖNE ÇIKAN CÜMLELER Doğal dengeyi bozmayan, su kaynaklarını güvence altına alan, fındık tarımı ve üretimini koruyan, bölge halkının sağlığını önceliklendiren politikaların hayata geçirilmesi istendi. Giresun’un doğası, tarımı ve yaşam alanları için geri dönülmez risk uyarısı yapıldı. Tüm paydaşlara ortak akıl ve duyarlılık çağrısı yöneltildi. https://giresuntso.org.tr/dogamizi-ve-suyumuzu-koruyalim/

En düşük emekli aylığı 20 bin TL oldu Haber

En düşük emekli aylığı 20 bin TL oldu

En düşük emekli aylığının artırılmasını da içeren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. ANKARA (İGFA) -Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, yaşlılık, malullük ve ölüm aylığı ödenenlere ve hak sahiplerine dosya bazında 16 bin 881 lira olarak öngörülen aylık asgari ödeme tutarı, 2026 ocak ayı ödeme döneminden itibaren 20 bin liraya yükseltildi. Düzenlemeyle, işverenlerin işgücü maliyetlerinin düşürülerek istihdamın arttırılması ve kayıtlı istihdamın korunması amacıyla asgari ücret işveren desteği 1 Ocak 2026'dan itibaren 1000 liradan 1270 liraya çıkarıldı. Söz konusu kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek yasalaştı. Buna göre; Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, yayın lisansı olmasına rağmen lisans tipi dışında yayın yapan, kanal ve frekanslarla ilgili geçiş hükümleri uyarınca yayınlarına devam eden kuruluşlardan izinsiz verici tesis eden medya hizmet sağlayıcılar, Üst Kurulca uyarılacak, yapılan uyarıya rağmen izinsiz yayına devam edenler hakkında adli ve idari yaptırımlar uygulanması da karara bağlandı. Hükme aykırı hareket eden gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü, bir yıldan iki yıla kadar hapis ve 1000 günden 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılacak. Tüzel kişiler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu'ndaki güvenlik tedbirleri uygulanacak. İzinsiz olarak faaliyetine devam eden yayın cihaz ve tesisleri, Üst Kurulca mühürlenerek kapatılacak. TÜRKİYE VARLIK FONU'NA İLİŞKİN DÜZENLEMELER Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketinin Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da, şirket tarafından kurulacak diğer şirketler ve fonların tabi olacakları denetim usul ve esaslarının mekanizmasına ilişkin düzenleme yapılıyor. Şirket tarafından kurulacak diğer şirketler, Türkiye Varlık Fonu (TVF) ve bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortakları bağımsız denetime tabi olacak. Şirket, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar kurulan veya kurulacak şirketler ya da alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin veya katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklarının bağımsız denetimden geçmiş yıllık mali tabloları ile faaliyetleri, Cumhurbaşkanı tarafından görevlendirilecek sermaye piyasaları, finans, ekonomi, maliye, bankacılık, kalkınma alanlarında uzman en az üç merkezi denetim elemanı tarafından bağımsız denetim standartları çerçevesinde denetlenecek. TVF Yönetimi Anonim Şirketi, TVF veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları özel hukuk hükümlerine tabi olacak, bunlardan şirketler hakkında Türk Ticaret Kanunu ile kendi özel mevzuatı, TVF dahil fonlar hakkında ise kendi özel mevzuatı uygulanacak. TVF Yönetimi Anonim Şirketi, TVF, bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonlar ile bunların kurucusu olduğu veya bedellerini ödeyerek sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketleri, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları, idari ve mali konularda kamu idaresini veya sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan şirket, işletme, teşebbüs ve kuruluşları ilgilendiren mevzuat hükümlerine, kısıtlamalarına ve uygulamalarına tabi tutulamayacak. Kanun'un "denetim" başlıklı hükmünde yer alan düzenlemelere tabi olmak kaydıyla TVF'nin, TVF Yönetimi Anonim Şirketinin veya bunlar tarafından hakim hissedar olarak kurulan ve kurulacak şirketler veya alt fonların, kurucusu olduğu veya bedellerini ödemek suretiyle sermayesinin ya da katılım paylarının yarısından fazlasına sahip olduğu şirketler, alt fonlar ve bunların bağlı ortaklıkları hakkında ise Sermaye Piyasası Kanunu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 12. maddesi dışındaki mevzuat hükümleri uygulanmayacak. Bu hüküm 5 Aralık 2025 tarihinden itibaren uygulanmak üzere kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. İstanbul Finans Merkezi Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, Ofis alanında faaliyet göstermek üzere katılımcılara yönetici şirket tarafından katılımcı belgesi verilecek. Kanunla, 375 Sayılı KHK'de yapılan değişiklikle, Siber Güvenlik Başkan Yardımcısı kadrosunun mali, sosyal hak ve yardımları ile emeklilik haklarına ilişkin düzenleme yapılacak.

FİSKOBİRLİK’TE MALİ GENEL KURUL YAPILDI Haber

FİSKOBİRLİK’TE MALİ GENEL KURUL YAPILDI

FİSKOBİRLİK’TE MALİ GENEL KURUL YAPILDI, BORÇ, FAİZ VE İPOTEK TABLOSU YANIT BEKLİYOR Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) 87. Olağan Mali Genel Kurulu EFİT Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Genel kurulda 2024-2025 faaliyet dönemine ilişkin mali tablolar, yönetim faaliyetleri ve bağımsız denetim raporları delegelerin onayına sunuldu. Genel kurulda konuşan AK Parti Sakarya Milletvekili ve FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, son dönemde kamuoyunda ve yerel basında gündeme getirilen eleştirilere sert yanıtlar verdi. Ancak mali genel kurulda sunulan faaliyet raporu ile bağımsız denetçi raporu birlikte okunduğunda, kurumun mali yapısına ilişkin ciddi soru işaretlerinin devam ettiği görülüyor. BORÇ NEREDEN GELİYOR? Bağımsız denetçi raporuna göre FİSKOBİRLİK’in banka borçları son bir yıl içerisinde hızlı biçimde artış gösterdi. Kısa vadeli banka kredileri 1 milyar TL sınırını aşarken, uzun vadeli borçlar da yüksek seviyesini koruyor. Bu tablo, Birliğin faaliyetlerini büyük ölçüde banka kredileriyle çevirdiğini ortaya koyuyor. Finansal veriler, borçlanmanın yeni yatırımlardan değil; işletme sermayesi açığını kapatmak ve mevcut yükümlülükleri çevirmek amacıyla yapıldığını gösteriyor. Bu durum, borcun kendi kendini besleyen bir yapıya dönüştüğüne işaret ediyor. FAİZ YÜKÜ FAALİYET KÂRINI SİLİP SÜPÜRÜYOR Denetim raporunda yer alan rakamlara göre, FİSKOBİRLİK’in finansman giderleri faaliyet kârını aşmış durumda. Başka bir ifadeyle, Birlik üretim ve ticari faaliyetlerinden kâr üretse bile, bu kâr faiz giderleriyle tamamen ortadan kalkıyor. Ekonomistler ve mali müşavirler açısından bu tablo, “faaliyet kârı var ama işletme zararda” anlamına geliyor. Kurumun ayakta kalması, üretimden değil finansman manevralarından sağlanıyor. KÂR VAR DENİYOR, AMA KAYNAĞI ÜRETİM DEĞİL Faaliyet raporunda net dönem kârı açıklandı. Ancak bağımsız denetçi raporunun dipnotları incelendiğinde, bu kârın esas faaliyetlerden değil, büyük ölçüde arsa ve gayrimenkul satışlarından elde edilen olağandışı gelirlerden kaynaklandığı görülüyor. Mali müşavirler açısından bu durum “sürdürülebilir kârlılık” değil, varlık satarak bilanço makyajı olarak değerlendiriliyor. Varlık satışıyla elde edilen gelir bir defalıktır; ancak borç ve faiz kalıcıdır. 2,4 MİLYAR TL’LİK İPOTEK: VARLIKLAR BANKALARA REHİNLİ Bağımsız denetçi raporunun en dikkat çekici başlıklarından biri de ipotekler. Rapora göre FİSKOBİRLİK ve bağlı ortaklıkların taşınmazları üzerinde yaklaşık 2,4 milyar TL tutarında banka ipoteği bulunuyor. Bu tablo, Birliğin sahip olduğu varlıkların önemli bir bölümünün fiilen bankalara teminat olarak verilmiş olduğunu gösteriyor. Mali çevrelere göre bu durum, gelecekte yeni finansman bulmayı zorlaştırdığı gibi, yeni arsa satışlarını da zorunlu hale getiren bir baskı oluşturuyor. ZARAR NASIL OLUŞUYOR? Denetim verileri, FİSKOBİRLİK’in olağan faaliyetleri sonucunda zarar ürettiğini, net kârın ise olağandışı gelirlerle sağlandığını ortaya koyuyor. Yani zarar, üretimde değil; finansman maliyetlerinde oluşuyor. Bu yapı devam ettiği sürece, kurumun her yıl yeni borçlanmaya ve yeni varlık satışlarına ihtiyaç duyması kaçınılmaz hale geliyor. MALİ GENEL KURUL YAPILDI, SORULAR YERİNDE DURUYOR Mali genel kurulda tablolar delegelerin onayına sunuldu. Ancak faaliyet raporu ile bağımsız denetçi raporunun birlikte okunması, FİSKOBİRLİK’in karşı karşıya olduğu mali risklerin ortadan kalkmadığını, aksine yapısal hale geldiğini gösteriyor. Değerlendirmelerine göre; borç-faiz-ipotek-arsa satışı döngüsü kırılmadığı sürece, bu tablo yalnızca ertelenmiş bir kriz anlamına geliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.