Hava Durumu

#Ayrımcılık

giresunsonhaber - Ayrımcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ayrımcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA KADIN EMEĞİ SAHADA: SÜPÜRGEDE EŞİTLİK TARTIŞMASI Haber

GİRESUN’DA KADIN EMEĞİ SAHADA: SÜPÜRGEDE EŞİTLİK TARTIŞMASI

GİRESUN’DA KADIN EMEĞİ SAHADA: SÜPÜRGEDE EŞİTLİK TARTIŞMASI Giresun’da belediye bünyesinde sokak temizliğinde çalışan kadın işçiler üzerinden büyüyen tartışma, tek bir soruya dayanıyor: Bu tablo fırsat eşitliğinin sonucu mu, yoksa görev dağılımında görünmeyen bir adaletsizliğin işareti mi? Eldeki veriler, kesin hüküm için yetersiz; ancak mevzuat ve uluslararası literatür, hangi soruların sorulması gerektiğini açık biçimde ortaya koyuyor. Giresun’da sokaklarda süpürge ve kürekle çalışan kadın belediye işçileri, yalnızca günlük temizlik hizmetinin parçası değil; çalışma yaşamında eşitlik, liyakat ve görev dağılımı tartışmasının da merkezinde duruyor. Bu kadınların eğitim düzeyleri, önceki iş tecrübeleri, mesleki yeterlilikleri ve belediye içinde başka birimlerde değerlendirilmelerinin mümkün olup olmadığı şu aşamada kamuya açık verilerle net biçimde bilinmiyor. Aynı şekilde, eğitim ve beceri profili benzer başka çalışanların daha hafif ya da kapalı alan görevlerde istihdam edilip edilmediği de bilinmiyor. Tam da bu nedenle mesele, peşin hükümle değil; belgeli araştırmayla ele alınmak zorunda. Türkiye’de hukuki çerçeve açık. Anayasa’nın 10. maddesi kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğunu düzenliyor. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesi, iş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet ve benzeri nedenlerle ayrım yapılamayacağını hükme bağlıyor. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ise işverene, çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, riskleri önleme, eğitim verme ve uygun koruyucu tedbirleri alma yükümlülüğü yüklüyor. Başka bir ifadeyle, kadınların belediye temizlik işinde çalışması tek başına hukuka aykırı değil; hukuka aykırılık, eşit fırsatın bozulduğu, terfi yollarının kapandığı, sağlık ve güvenliğin ihmal edildiği noktada başlıyor. Uluslararası çalışma normları da aynı çizgiyi destekliyor. ILO’nun 111 sayılı Ayrımcılık (İş ve Meslek) Sözleşmesi, istihdam ve meslekte eşit fırsat ve eşit muamelenin güvence altına alınmasını esas alıyor. Aynı sözleşme, yalnızca işin doğasından kaynaklanan zorunlu niteliklerin ayrımcılık sayılmayacağını belirtiyor. Bu da şu anlama geliyor: Bir çalışanın saha işinde bulunması, işin gereklerinden doğuyorsa sorun başka; fakat aynı nitelikteki personel arasında cinsiyet, bağlantı, kayırma ya da kurumsal tercih nedeniyle dengesiz dağılım oluşuyorsa, orada eşitlik tartışması doğrudan başlıyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın atık yönetimi ve toplumsal cinsiyet üzerine yayımladığı çalışmalar, atık sektörünün sanıldığı gibi “nötr” olmadığını, kadınların sektör içinde çoğu zaman alt basamak, düşük gelirli ve daha görünmez işlerde yoğunlaştığını ortaya koyuyor. UNEP’in değerlendirmelerine göre toplumsal cinsiyet rolleri ve yerleşik kalıplar, kadınların karar verici ve daha yüksek ücretli pozisyonlara erişimini sınırlayabiliyor. Bu nedenle kadınların temizlik ve atık işlerinde bulunması, otomatik olarak eşitlik göstergesi kabul edilmiyor; asıl ölçü, kadınların sadece en zor ve en alt kademelerde mi yoğunlaştığı sorusunda düğümleniyor. Bilimsel literatür, bu iş kolunun aynı zamanda ciddi bir iş sağlığı ve güvenliği alanı olduğunu gösteriyor. 2023 tarihli küresel sistematik derleme, sanitasyon ve atık işçilerinin çok sayıda mesleki tehlikeye maruz kaldığını; kas-iskelet sistemi sorunları, solunum yolu etkilenmeleri, yaralanmalar ve çeşitli iş kazalarının bu alanda öne çıktığını ortaya koydu. Daha önce yayımlanan sistematik incelemeler de atık ve geri dönüşüm sektöründe çalışanların biyolojik, kimyasal, fiziksel ve ergonomik risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Bu nedenle tartışma yalnızca “kadın bu işi yapar mı” tartışması değil; “bu iş nasıl, hangi ekipmanla, hangi eğitimle ve hangi korumayla yaptırılıyor” sorusudur. Burada düğümlenen diğer bir konu: Bu kadınların eğitimleri ve geçmiş deneyimleri, belediye içinde daha farklı bir görevde değerlendirilmelerine uygun muydu? Bu sorunun bugün itibarıyla yanıtı bilinmiyor. Belediyede çağrı merkezi, evrak, veri giriş, çevre farkındalık çalışmaları, geri dönüşüm koordinasyonu, saha planlama, denetim destek, sosyal hizmet veya başka idari operasyonlarda görev alabilecek nitelikte olup olmadıkları açıklanmış değil. Aynı biçimde, benzer eğitim ya da kıdemdeki başka personelin daha hafif işlerde görev yapıp yapmadığı da kamuoyuna yansımış değil. “Torpili olmadığı için sokakta çöp topluyorlar” cümlesini, bugünkü bilgi düzeyiyle söylemek imkansız. Ancak şu şekilde sorabiliriz: Belediyede görev dağılımı, liyakat ve şeffaf ölçütlere göre mi yapılıyor; yoksa benzer nitelikteki personel arasında görünmeyen bir ayrışma mı var? Araştırmanın bundan sonraki ayağında bakılması gereken başlıklar da nettir: Bu çalışanların kadro unvanları, eğitim durumları, hizmet süreleri, görev tanımları, işe alım ilanları, kurum içi yer değiştirme uygulamaları, benzer nitelikteki erkek ve kadın çalışanların birim dağılımı ve varsa terfi geçmişleri. Bu belgeler görülmeden “adaletsizlik var” demek de, “her şey eşit yürütülüyor” demek de erken olur. Ancak ulusal mevzuat ve uluslararası literatür birlikte okunduğunda, belediyelerin yalnızca kadın istihdamı yaratmakla değil, o istihdamı adil, güvenli ve yükselmeye açık biçimde örgütlemekle yükümlü olduğu çok açık. Soru artık sadece sokaktaki süpürge değildir. Asıl soru, belediye içinde eşitliğin gerçekten bütün koridorlarda işleyip işlemediğidir. Kaynaklar: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası md. 10. 4857 sayılı İş Kanunu md. 5 ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu resmi mevzuat metinleri. ILO Convention No. 111 ve ILO eşitlik/ayrımcılık belgeleri. UNEP “Gender and Waste Management” ve ilişkili raporlar. Atık ve sanitasyon işçilerinde mesleki risklere ilişkin sistematik derlemeler.

“KADINLARIN YAŞAM HAKKI TARTIŞMA KONUSU DEĞİLDİR” Haber

“KADINLARIN YAŞAM HAKKI TARTIŞMA KONUSU DEĞİLDİR”

“KADINLARIN YAŞAM HAKKI TARTIŞMA KONUSU DEĞİLDİR” 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada; kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin sürdüğünü vurguladı. Şenel, kadına yönelik şiddetin ve çalışma hayatındaki eşitsizliklerin sona ermesi için örgütlü mücadelenin büyütülmesi gerektiğini ifade etti. GİRESUN – 29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, International Women's Day kapsamında yaptığı basın açıklamasında kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin tarihsel ve evrensel bir mücadele olduğuna dikkat çekti. Şenel, 8 Mart’ın dünyanın dört bir yanında kadınların hak ve özgürlük taleplerini birlikte yükselttiği bir mücadele günü olduğunu belirterek, kadınların dayanışmasının sınırları aşan bir güç taşıdığını ifade etti. Açıklamada, 1910 yılında Alman sosyalist düşünür Clara Zetkin’in önerisiyle başlayan kadınların uluslararası mücadele günü fikrinin, yıllar içinde küresel bir dayanışma gününe dönüştüğü hatırlatıldı. United Nations’ın 1977 yılında 8 Mart’ı resmen Dünya Kadınlar Günü olarak kabul etmesiyle bu günün uluslararası anlam kazandığı vurgulandı. “KADINLAR HÂLÂ EŞİTSİZLİKLERLE KARŞI KARŞIYA” Şenel, aradan geçen yıllara rağmen kadınların kamusal alanda ve çalışma hayatında hâlâ ciddi eşitsizliklerle karşılaştığını belirtti. Açıklamada, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre kadınların iş gücüne katılım oranının erkeklerin oldukça gerisinde olduğu ifade edildi. Kadınların önemli bir bölümünün kayıt dışı ve güvencesiz işlerde çalıştığına dikkat çekilen açıklamada şu görüşlere yer verildi: Kadınlar aynı işi yaptıkları halde ücret eşitsizliğiyle karşı karşıya kalıyor. Yönetim ve karar alma mekanizmalarında kadın temsili sınırlı kalıyor. Çalışma hayatında ayrımcılık ve güvencesizlik yaygın biçimde sürüyor. “KADINA YÖNELİK ŞİDDET AĞIR BİR İNSAN HAKLARI İHLALİDİR” Basın açıklamasında kadına yönelik şiddetin Türkiye’de en ağır insan hakları ihlallerinden biri olmaya devam ettiği vurgulandı. Her yıl yüzlerce kadının erkekler tarafından öldürüldüğü, binlercesinin ise fiziksel, psikolojik, ekonomik ve dijital şiddete maruz kaldığı ifade edildi. Şenel, son dönemde yaşanan kadın cinayetlerinin toplum vicdanını derinden yaraladığını belirterek, kadınların yaşam hakkının yeterince korunamadığını gösteren bu olayların sorunun aciliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. “Laiklik kadınların eşit yurttaşlığının güvencesidir” Açıklamada kadınların özgür ve eşit bireyler olarak var olabilmesinin en önemli güvencelerinden birinin laiklik olduğu vurgulandı. Laik ve demokratik hukuk devletinin kadınların eşit yurttaşlık haklarının teminatı olduğu ifade edilerek, kadınların bedeni, kimliği ve yaşam tarzı üzerinde hiçbir dini ya da ideolojik tahakkümün kabul edilemeyeceği dile getirildi. KADINLARIN TALEPLERİ Giresun 29 Ekim Kadınları Derneği’nin açıklamasında kadınların temel talepleri şu şekilde sıralandı: İşyerlerinde mobbing, ayrımcılık ve güvencesiz çalışmaya son verilmesi Eşit işe eşit ücret ilkesinin uygulanması Kadınların karar alma mekanizmalarında eşit temsil edilmesi Kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve etkin koruma mekanizmalarının uygulanması “Bir kadının daha eksilmesine tahammülümüz yok” Şenel açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Kadınların yaşam hakkı tartışma konusu değildir; korunması devletin en temel görevidir. Bir kadının daha eksilmesine tahammülümüz yok. Şiddetsiz, eşit ve özgür bir yaşam istiyoruz.” Giresun’da kadınların eşit yurttaşlık, güvenceli çalışma ve şiddetsiz bir yaşam hakkı için mücadeleyi büyütmeye devam edeceklerini belirten Şenel, açıklamasını “Yaşasın 8 Mart, yaşasın kadınların örgütlü mücadelesi” sözleriyle tamamladı.

​​​​​​​ÇYDD GİRESUN ŞUBE BAŞKANI YILMAZ: "ATAMIZIN YOLUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ" Haber

​​​​​​​ÇYDD GİRESUN ŞUBE BAŞKANI YILMAZ: "ATAMIZIN YOLUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ"

ÇYDD GİRESUN ŞUBE BAŞKANI YILMAZ: "ATAMIZIN YOLUNDA EMİN ADIMLARLA YÜRÜYORUZ" GİRESUN – Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Giresun Şube Başkanı Havva Yılmaz, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle yaptığı basın açıklamasında kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği vurgusu yaptı. Yılmaz, Cumhuriyet kazanımlarının önemine değinerek, "Atamızın yolunda emin adımlarla yürüyoruz" dedi. "8 Mart Bir Kutlama Değil, Kararlı Bir Direnişin Sembolüdür" Başkan Havva Yılmaz, 8 Mart'ın tarihsel sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "8 Mart, 100 yılı aşkın süredir, tüm dünyada kadınların var olma ve haklarını savunma iradesini hatırlatan bir gün olarak anılmaktadır. Geçmişten bugüne eşitlik, özgürlük ve adalet için verilen kararlı bir direnişin sembolüdür. Bu tarih bir kutlama değil; yüzyıllardır süren hak arayışının, dayanışmanın ve dönüşüm iradesinin en güçlü tarihsel ifadesidir." Yılmaz, kadınların karşılaştığı engellerin sürdüğünü belirterek, "Kadınların yalnızca kadın oldukları için verdikleri bu hak mücadelesi hala erkek egemen sistemin yarattığı eşitsizliklerle karşı karşıyadır. Yaşamın her alanında kendini gösteren bu durum; eğitimde, çalışma hayatında ve hatta en temel insan haklarında kadınların önüne görünür ve görünmez engeller koymaya devam etmektedir." şeklinde konuştu. "Kadın Haklarını Savunmak Ortak Sorumluluktur" Toplumsal ilerlemenin kadınların her alanda eşit fırsaa “8 Mart, Kadınların Özgürlük Mücadelesinin Sembolüdür” Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Giresun Şube Başkanı Havva Yılmaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadın hakları mücadelesinin tarihsel önemine dikkat çekerek, “Atamızın yolunda emin adımlarla yürüyoruz” dedi. 8 Mart’ın Tarihsel Anlamına Vurgu ÇYDD Giresun Şube Başkanı Havva Yılmaz, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını, kadınların yüz yılı aşkın süredir sürdürdüğü hak arayışının ve eşitlik mücadelesinin simgesi olduğunu belirtti. Yılmaz, açıklamasında şu değerlendirmede bulundu: “8 Mart, 100 yılı aşkın süredir tüm dünyada kadınların var olma ve haklarını savunma iradesini hatırlatan bir gün olarak anılmaktadır. Bu tarih bir kutlama değil; eşitlik, özgürlük ve adalet için verilen kararlı direnişin tarihsel ifadesidir.” “Kadın Hakları Toplumsal Kalkınmanın Anahtarıdır” Kadın haklarının yalnızca bireysel bir hak arayışı olmadığını ifade eden Yılmaz, bunun aynı zamanda çağdaş ve adil bir toplumun kurulmasının temel şartı olduğunu vurguladı. Yılmaz’a göre bir ülkenin gerçek anlamda ilerleyebilmesi için kadınların; eğitimde çalışma hayatında bilim ve sanat alanlarında karar alma mekanizmalarında eşit fırsatlara sahip olması gerekiyor. Ancak tüm kazanımlara rağmen kadınların hâlâ cinsiyet temelli ayrımcılık, eşitsizlik ve şiddetle karşı karşıya kaldığını belirten Yılmaz, kadın haklarının güçlendirilmesinin demokratik bir hukuk devleti olmanın temel gereği olduğunu ifade etti. Kadına Yönelik Şiddete Dikkat Çekti Açıklamada kadına yönelik şiddet konusuna da değinen Yılmaz, kadın cinayetlerinin bireysel olaylar olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Yılmaz, şunları söyledi: Kadına yönelik şiddetin sona erdirilmesi ertelenemez bir sorumluluktur. Kadınların yaşam hakkı tam ve etkin biçimde korunmalıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliği kamusal politikaların merkezinde yer almalıdır. Kadın cinayetlerinin köklerinin eşitsizlik ve ayrımcılık sorununda bulunduğunu vurgulayan Yılmaz, kadınların güven içinde yaşayabildiği bir toplum için mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti. “Eşitliğin Temeli Çağdaş Eğitimdir” ÇYDD’nin çalışmalarına da değinen Yılmaz, toplumsal cinsiyet eşitliğinin en güçlü dayanağının laik, bilimsel ve çağdaş eğitim olduğunu söyledi. Derneğin 1989 yılından bu yana 150 bini aşkın kız öğrencinin eğitimine destek verdiğini belirten Yılmaz, Cumhuriyet değerleri doğrultusunda kadınların eğitim yoluyla güçlenmesine katkı sağlamayı sürdürdüklerini dile getirdi. “Cumhuriyet Kadın Haklarının Teminatıdır” Yılmaz açıklamasında, Cumhuriyet’in kadınlara tanıdığı hakların Türkiye’nin toplumsal dönüşümünde önemli bir rol oynadığını vurguladı. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyet’in kadınlara erken dönemde seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere birçok temel hak tanıdığını hatırlatan Yılmaz, bu kazanımların bir aydınlanma devriminin parçası olduğunu ifade etti. “Cumhuriyet ile bize emanet edilen değerleri korumak ve geliştirmek en temel sorumluluğumuzdur” diyen Yılmaz, laik, demokratik ve eşitlikçi bir toplumsal düzen için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. “Atamızın Yolunda Yürümeye Devam Edeceğiz” Açıklamasının sonunda Yılmaz, kadınların eşit haklara ve fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye için çalışmaya devam edeceklerini ifade ederek şu mesajı verdi: “Dün olduğu gibi bugün de Cumhuriyetimizin kazanımlarından ve Atatürk devrimlerinden aldığımız güçle kadınların hak arayışında yanlarında duruyoruz. Atamızın yolunda emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz.” tlara sahip olmasıyla mümkün olacağını ifade eden Yılmaz, "Kadın haklarını savunmak, yalnızca bireysel bir hak arayışı değil; adil, eşit ve çağdaş bir toplum inşa etmenin ortak sorumluluğudur." vurgusunu yaptı. Kadın cinayetlerinin köklerinin eşitsizlikte olduğunu söyleyen Başkan Yılmaz, "Kadın cinayetleri, bireysel olaylar değil; kökleri eşitsizlikte ve ayrımcılıkta olan ciddi bir toplumsal sorundur." dedi. Eğitim ve Cumhuriyet Vurgusu ÇYDD'nin 1989'dan bu yana 150 bini aşkın kız öğrenciye destek sunduğunu belirten Yılmaz, açıklamasını Cumhuriyet değerlerine atıfta bulunarak tamamladı: "Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve milli mücadele dönemi arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet, kadınların eşit yurttaşlık hakkını güvence altına alan köklü bir dönüşümün adıdır. Daha kuruluş yıllarında kadınlara seçme ve seçilme hakkı başta olmak üzere pek çok temel hakkı tanıyan Cumhuriyet, bu yönüyle bir aydınlanma ve eşitlik devrimidir. Kadınların toplumsal yaşamın öznesi olarak var olmasını esas alan bu miras, bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır." Yılmaz, laik ve demokratik toplumsal düzeni savunma kararlılığında olduklarını belirterek, "ÇYDD olarak, her kadının eşit haklara ve fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye için çalışmaya, dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz." ifadeleriyle sözlerini noktaladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.