Hava Durumu

#Artvin

giresunsonhaber - Artvin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Artvin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’UN DOĞUSUNA KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: 9 İLÇE İÇİN SEL VE HEYELAN RİSKİ Haber

GİRESUN’UN DOĞUSUNA KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: 9 İLÇE İÇİN SEL VE HEYELAN RİSKİ

GİRESUN’UN DOĞUSUNA KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: 9 İLÇE İÇİN SEL VE HEYELAN RİSKİ Giresun Valiliği, 7 Eylül 2026 Pazartesi günü kentin doğu kesimlerinde yerel kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğini duyurdu. Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele, Çanakçı, Eynesil, Doğankent, Güce ve Yağlıdere’yi kapsayan uyarı saat 06.00’da başlayacak ve 23.00’e kadar devam edecek. Kuvvetli yağış nedeniyle ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, yerel dolu ve ulaşımda aksamalar yaşanabileceği bildirildi. Giresun’da yeni haftanın ilk günü için kuvvetli yağış uyarısı yapıldı. Son meteorolojik değerlendirmelere göre Doğu Karadeniz’de beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanakların bazı bölgelerde yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Giresun Valiliği tarafından yayımlanan meteorolojik uyarıda, yağışların özellikle Giresun’un doğusunda bulunan 9 ilçede etkili olmasının beklendiği bildirildi. 9 İLÇE UYARI KAPSAMINDA Kuvvetli yağış beklenen ilçeler; Keşap, Espiye, Tirebolu, Görele, Çanakçı, Eynesil, Doğankent, Güce ve Yağlıdere olarak açıklandı. Meteorolojik değerlendirmeye göre yağışların Giresun’un yanı sıra Trabzon’un batı ve doğu ilçeleri, Rize il geneli ile Artvin’in kuzeyinde de yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. 17 SAATLİK KRİTİK PERİYOT Meteorolojik uyarı 7 Eylül 2026 Pazartesi günü saat 06.00’da başlayacak ve aynı gün saat 23.00’te sona erecek. Buna göre Giresun’un doğu ilçelerinde yaklaşık 17 saatlik zaman diliminde kuvvetli yağış kaynaklı olumsuzluklara karşı dikkatli olunması gerekiyor. Yağışların yerel nitelikte olması nedeniyle kısa mesafelerde dahi yağış miktarı ve şiddetinde önemli farklılıklar görülebilecek. SEL, SU BASKINI VE HEYELAN RİSKİ Uyarıda kuvvetli yağışlarla birlikte ortaya çıkabilecek başlıca riskler heyelan, ulaşımda aksamalar, yıldırım, ani sel ve su baskını olarak sıralandı. Ayrıca sağanak ve gök gürültülü sağanak sırasında yerel dolu yağışı ihtimaline karşı da tedbirli olunması istendi. Özellikle dere yatakları ve taşkın riski bulunan alanlarla eğimli arazilerde yaşayan vatandaşların yağış süresince gelişmeleri yakından takip etmesi önem taşıyor. ULAŞIMDA AKSAMALAR YAŞANABİLİR Kuvvetli yağışın etkili olduğu noktalarda karayollarında su birikmesi, görüş mesafesinin düşmesi, küçük çaplı heyelanlar ve ulaşımda aksamalar meydana gelebilir. Sürücülerin yağış sırasında hızlarını yol ve hava şartlarına göre ayarlamaları, suyla kaplanmış yollara kontrolsüz şekilde girmemeleri ve heyelan riski bulunan güzergâhlarda dikkatli hareket etmeleri gerekiyor. Vatandaşların da dere yatakları ve su baskını riski taşıyan bölgelerden uzak durması, resmi kurumların yapacağı güncel uyarıları takip etmesi istendi. Meteorolojik uyarı 7 Eylül Pazartesi saat 06.00–23.00 arasında geçerli olacak.

GİRESUN’UN GENÇ PEDALLARI KÜRSÜDEN İNMİYOR Haber

GİRESUN’UN GENÇ PEDALLARI KÜRSÜDEN İNMİYOR

GİRESUN’UN GENÇ PEDALLARI KÜRSÜDEN İNMİYOR SAKARYA’DA İKİ ŞAMPİYONLUK, İKİ KÜRSÜ DAHA: GENÇ BİSİKLETÇİLERİN 2026 BAŞARI GRAFİĞİ YÜKSELİYOR Giresun’un genç bisikletçileri, 2026 sezonunda farklı disiplinlerde elde ettikleri derecelere Sakarya’da yenilerini ekledi. 22-23 Ağustos 2026 tarihlerinde Sakarya’daki Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde düzenlenen Dağ Bisikleti Bölgesel Türkiye Şampiyonası’nda Giresun Ata Bisiklet Spor Kulübü sporcuları iki bölge şampiyonluğu ile iki kürsü derecesi elde etti. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün açıkladığı sonuçlara göre Mehmet Şen U17 Erkekler, Elif Nihan Yavuz ise U15 Kızlar kategorisinde kendi bölgelerinde şampiyonluğa ulaşarak sarı mayonun sahibi oldu. U13 Erkekler kategorisinde ise Tufan Taha Dizdar ikinci, Doruk Bıçak üçüncü olarak kürsüye çıktı. TÜRKİYE’DE İLK KEZ UYGULANAN FORMATTA YARIŞTILAR Sakarya’daki organizasyon, yalnızca sonuçlarıyla değil yarışma sistemiyle de önem taşıdı. Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından ilk kez gerçekleştirilen Bölgesel Türkiye Şampiyonası’nda genç sporcular hem kendi bölgelerinin sıralaması hem de Türkiye genel klasmanı için aynı organizasyonda mücadele etti. Yarışlar U11, U13, U15 ve U17 kategorilerinde gerçekleştirildi. (Sakarya Büyükşehir Belediyesi) Bu nedenle Sakarya’daki sonuçlarda “bölge şampiyonluğu” ile “genel klasman şampiyonluğu” ayrı değerlendirmeler olarak yer aldı. Giresunlu sporcuların kazandığı sarı mayolar da bölge klasmanındaki başarılarını temsil etti. Sakarya Büyükşehir Belediyesinin açıkladığı sonuçlarda Mehmet Şen, U17 Erkekler kategorisinde 3. Bölge şampiyonu olarak da yer aldı. (Sakarya Büyükşehir Belediyesi) BU BAŞARI TESADÜF DEĞİL Sakarya’dan gelen sonuçlar, Giresun Ata Bisiklet Spor Kulübü sporcularının sezon boyunca devam eden yükselişinin son halkası oldu. 2026 yılının ilk aylarından itibaren yol, pist ve dağ bisikleti yarışlarına katılan Giresunlu gençler, birçok organizasyonda kürsü gördü. Türkiye Bisiklet Federasyonunun 10 Mayıs’ta Giresun’da gerçekleştirdiği 3. Bölge 1. Etap Dağ Bisikleti Yarışı’nda Doruk Bıçak U13 Erkeklerde üçüncü, Tufan Taha Dizdar dördüncü oldu. Mehmet Şen ise U17 Erkeklerde dördüncü sırayı aldı. (Türkiye Bisiklet Federasyonu) DORUK BIÇAK PİSTTE DE KÜRSÜYE ÇIKTI Giresunlu sporcuların başarıları yalnızca dağ bisikletiyle sınırlı kalmadı. 11 Nisan’da Konya Velodromu’nda gerçekleştirilen Puanlı Pist Bisikleti Ligi yarışlarında Doruk Bıçak U13 Erkekler 200 metre sprint yarışını Türkiye üçüncüsü olarak tamamladı. Aynı yarışta Tufan Taha Dizdar beşinci oldu. (Türkiye Bisiklet Federasyonu) Federasyonun pist bisikleti sporcu gelişim projesi kapsamındaki yarışlarında da Doruk Bıçak’ın U13 Erkekler 1 kilometre zamana karşı yarışında ikinci sıraya kadar yükseldiği resmi sonuçlara yansıdı. (Türkiye Bisiklet Federasyonu) KONYA’DAN İKİ MADALYA 11-12 Temmuz tarihlerinde Konya Velodromu’nda düzenlenen 2. Puanlı Pist Bisikleti Kupası da Giresun adına önemli bir dönemeç oldu. Elif Nihan Yavuz Türkiye ikinciliği, Doruk Bıçak ise Türkiye üçüncülüğü elde ederek Giresun’a iki madalya kazandırdı. (giresunsonhaber) ARTVİN’DE KÜRSÜ GİRESUNLULARINDI 25 Temmuz’da Artvin’de yapılan 3. Bölge 3. Etap Dağ Bisikleti Yarışları, Giresun’un bölgesel yarışlardaki gücünü daha da belirgin hale getirdi. Giresun Ata Bisiklet Spor Kulübünden Tufan Taha Dizdar U13 Erkeklerde ikinci, Doruk Bıçak üçüncü oldu. Mehmet Şen de yarıştığı kategoride birinciliğe ulaştı. (Yeşilgiresun Gazetesi) Bu sonuçların ardından Sakarya’daki bölge şampiyonasında aynı isimlerin yeniden kürsüye çıkması, sezon içinde oluşan istikrarlı başarı tablosunu ortaya koydu. ISPARTA’DA TAKIM ŞAMPİYONLUĞU 6-8 Ağustos tarihlerinde Isparta’da gerçekleştirilen Türkiye Kupası Puanlı Yol Yarışlarında da Giresun Ata Bisiklet Spor Kulübü önemli bir başarıya imza attı. Doruk Bıçak, Emir Kaan Turan, Tufan Taha Dizdar ve Selçuk Yusuf Akyıldız’dan oluşan U13 Erkek Takımı takım klasmanında Türkiye şampiyonluğuna ulaştı. Elif Nihan Yavuz da U15 Kadınlar kategorisinde gümüş ve bronz madalyalar kazanarak sezon içindeki başarılarına yenilerini ekledi. (Pivothaber) ELİF NİHAN YAVUZ FARKLI DİSİPLİNLERDE YARIŞIYOR Elif Nihan Yavuz’un performansı yalnızca bisiklet yarışlarıyla da sınırlı değil. Türkiye Triatlon Federasyonu kayıtlarına göre genç sporcu, 2026 sezonunda İzmir Duatlonu Türkiye Kupası ve Çaycuma Duatlonu Türkiye Kupası Finali’nde ikincilikler elde etti. Salda Duatlonu’nu beşinci, Gallipoli Regional Development Cup yarışını ise dördüncü sırada tamamladı. (Triatlon Federasyonu) Bu tablo, genç sporcunun dayanıklılık sporlarının farklı alanlarında yarış tecrübesi kazandığını gösteriyor. ŞİMDİ SIRADA YENİ YARIŞLAR VAR Sakarya’daki şampiyona sezonun son yarışı değil. Türkiye Bisiklet Federasyonunun güncel faaliyet takviminde dağ bisikleti için önümüzdeki haftalarda önemli organizasyonlar bulunuyor. 26-28 Ağustos’ta Kahramanmaraş’ta Türkiye Şampiyonası 6. Etap Ulusal Dağ Bisikleti Yarışı, ardından 5 Eylül’de Erzurum’da 7. Etap, 12 Eylül’de ise Rize’de 8. Etap düzenlenmesi planlanıyor. (Türkiye Bisiklet Federasyonu) Ancak Giresun Ata Bisiklet Spor Kulübünün bu yarışların tamamına hangi sporcularla katılacağına ilişkin kesinleşmiş bir katılım listesi henüz kamuoyuna açıklanmış değil. GİRESUN’DA BİR ALTYAPI OLUŞUYOR Sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde ortaya yalnızca tek bir yarışın başarı tablosu çıkmıyor. Doruk Bıçak ve Tufan Taha Dizdar U13 seviyesinde; Elif Nihan Yavuz U15 seviyesinde; Mehmet Şen ise U17 seviyesinde sezon boyunca farklı organizasyonlarda yarışarak tecrübe kazanıyor. Özellikle aynı sporcuların yol, pist ve dağ bisikleti disiplinlerinde Türkiye Kupası, bölgesel yarışlar ve şampiyonalarda tekrar tekrar dereceye girmesi, Giresun’da genç yaş gruplarında süreklilik gösteren bir bisiklet altyapısının oluşmaya başladığına işaret ediyor. Bu başarının arkasında sporcular kadar antrenörlerin çalışması da bulunuyor. Giresun Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Sakarya sonuçlarının ardından sporcuların yanı sıra antrenörler İsmail Demirel, Hasan Demirel ve Emre Genç’i de tebrik ederek başarılarının devamını diledi. Sakarya’da kazanılan iki sarı mayo ve iki kürsü derecesi, bu nedenle tek başına bir hafta sonu başarısından çok, 2026 yılı boyunca adım adım yükselen bir performans grafiğinin yeni halkası olarak dikkat çekiyor.

SAMURAY ARISINDA YENİ AŞAMA: ARAZİ DENEMELERİ SÜRÜYOR Haber

SAMURAY ARISINDA YENİ AŞAMA: ARAZİ DENEMELERİ SÜRÜYOR

KAHVERENGİ KOKARCAYA KARŞI SAMURAY ARISINDA YENİ AŞAMA: ARAZİ DENEMELERİ SÜRÜYOR Fındığın en önemli tehditlerinden biri haline gelen kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadelede yeni bir aşamaya geçildi. Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Samuray arısının doğada hangi uygulama yöntemleriyle daha etkili kullanılabileceğinin belirlenmesi amacıyla yürüttüğü araştırmanın arazi çalışmalarını sürdürüyor. Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün verdiği görevler doğrultusunda, kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadelede kullanılan Samuray arısının (Trissolcus japonicus) doğada kullanımına yönelik araştırma projesinde saha çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Enstitü tarafından yapılan açıklamada, projenin temel amacının Samuray arısının farklı uygulama yöntemlerinin gerçek arazi koşullarındaki etkinliğini ortaya koymak olduğu belirtildi. DENEME ALANLARINA TÜL KAFESLER YERLEŞTİRİLDİ Araştırmanın arazi aşamasında öncelikle deneme alanları oluşturuldu ve belirlenen noktalara tül kafesler yerleştirildi. Çalışmanın devamında ise Samuray arısı tarafından parazitlenmiş kahverengi kokarca yumurtaları bu alanlara bırakıldı. Enstitü açıklamasında çalışmalar, “Proje kapsamında, Samuray arısının farklı uygulama yöntemlerinin arazi koşullarındaki etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanıyor” ifadeleriyle duyuruldu. Araştırma sonucunda elde edilecek bulguların, Samuray arısının hangi yöntem ve koşullarda daha başarılı olduğunun ortaya konulmasına ve biyolojik mücadelenin sahada daha etkin kullanılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Samuray arısı, kahverengi kokarcanın ergin bireylerine saldıran bir tür değil; zararlının yumurtalarını parazitleyen çok küçük bir faydalı böcek olarak görev yapıyor. Dişi Samuray arısı, kahverengi kokarcanın yumurtalarının içerisine kendi yumurtalarını bırakarak bu yumurtalardan yeni kokarcaların çıkmasını engelliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, Samuray arısının insanlara, hayvanlara ve bal arılarına zarar vermediğini bildiriyor. (Kahverengi Kokarca) KAHVERENGİ KOKARCA TÜRKİYE’YE NASIL GELDİ, MÜCADELE NASIL GELİŞTİ? Kahverengi kokarcaya karşı bugün gelinen biyolojik mücadele aşamasının arkasında yaklaşık 10 yıllık bir takip, araştırma ve mücadele süreci bulunuyor. 2015: GÜRCİSTAN’DA YAYILMAYA BAŞLADI Uzak Doğu Asya kökenli istilacı bir tür olan Halyomorpha halys, 2015 yılında Türkiye sınırına komşu Gürcistan’da yayılmaya başladı. Zararlının özellikle fındık üretim alanlarında oluşturabileceği risk üzerine Türkiye’de de tedbir hazırlıkları gündeme geldi. (Kahverengi Kokarca) 2016: TÜRKİYE SINIR HATTINDA TAKİBE BAŞLADI Tarım ve Orman Bakanlığı, zararlı henüz Türkiye’de resmi olarak tespit edilmeden önce 2016 yılında Gürcistan sınırına yakın 6 il ve 49 ilçede görev yapan 72 teknik personele eğitim vererek sürvey çalışmalarını başlattı. (Kahverengi Kokarca) 2017: TÜRKİYE’DE İLK KEZ TESPİT EDİLDİ Yapılan sürveyler sonucunda kahverengi kokarca 2017 yılında Türkiye’de ilk kez Artvin ve Rize’nin Gürcistan sınırına yakın ilçelerinde tespit edildi. Fındık Araştırma Enstitüsü kayıtlarında ilk yoğun tespit alanları arasında Artvin’in Kemalpaşa ve Hopa ilçeleri de gösterildi. (Kahverengi Kokarca) Zararlının yüksek çoğalma kapasitesi ve çok sayıda bitki türüyle beslenebilmesi, kısa sürede Doğu Karadeniz’in en önemli bitki sağlığı sorunlarından biri haline gelmesine neden oldu. Kahverengi kokarca başta fındık olmak üzere 300’den fazla bitkisel üründe zarar oluşturabiliyor. Fındıkta meyve oluşumundan hasada kadar beslenerek boş, şekilsiz ve lekeli meyve oluşumuna, kalite ve randıman kaybına yol açabiliyor. (Araştırma Kuruluşları) 2018: BİYOLOJİK MÜCADELE İÇİN İLK AR-GE ADIMLARI 2018 yılında Bakanlık tarafından eğitim faaliyetleri genişletilirken, yalnızca kimyasal mücadeleyle kalıcı sonuç alınamayacağı değerlendirilerek entegre mücadele modeli üzerinde çalışılmaya başlandı. Aynı dönemde Samuray arısı üretilebilmesi için biyolojik mücadele laboratuvarlarının kurulmasına yönelik hazırlıklar ve Ar-Ge yatırımları başlatıldı. (Kahverengi Kokarca) 2019: ÇALIŞTAYLAR VE SAHA BİLGİLENDİRMELERİ 2019 yılında il ve ilçe tarım müdürlükleri, ziraat odaları, ticaret borsaları ve üreticilere yönelik bilgilendirme çalışmaları artırıldı. 18 Nisan 2019’da Artvin’de, 19 Nisan 2019’da ise Rize’de “Kahverengi Kokarca Mücadelesi Çalıştayı” gerçekleştirildi. Zararlıya karşı kimyasal mücadelede kullanılmak üzere geçici bitki koruma ürünü tavsiyeleri de bu süreçte devreye alındı. (Kahverengi Kokarca) 2021–2022: SAMURAY ARISI İÇİN LABORATUVAR ALTYAPISI KURULDU Biyolojik mücadele çalışmalarındaki önemli eşiklerden biri 2021 yılında laboratuvar altyapısının tamamlanmasıyla geçildi. 2022 yılında ise kahverengi kokarcanın doğal düşmanı olarak kullanılan ilk Trissolcus japonicus bireyleri yurt dışından getirilerek üretim çalışmalarının temeli oluşturuldu. (Kahverengi Kokarca) 2023: İLK BÜYÜK SAMURAY ARISI SALIMLARI 2023 yılında Türkiye’de biyolojik mücadele kapsamında ilk önemli saha salımları başladı. Artvin’in Borçka, Hopa ve Arhavi ilçeleri ile Rize’nin Fındıklı ilçesinde ilk salımlar gerçekleştirildi. Yıl içerisinde Türkiye genelinde 22 bin Samuray arısı doğaya bırakıldı. (Araştırma Kuruluşları) Aynı yıl Giresun’da da zararlının yoğunluğu belirgin şekilde arttı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine göre Merkez, Eynesil, Tirebolu, Espiye ve Keşap ilçelerinde yoğunluk artışı gözlendi. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) Artan risk üzerine Bakanlık tarafından hazırlanan Kahverengi Kokarca Eylem Planı, 25 Ekim 2023’te yapılan toplantının ardından son şeklini aldı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) 2024: MÜCADELE KARADENİZ’DEN TÜRKİYE GENELİNE YAYILDI 2024 yılında Samuray arısı üretimi ve salımları büyük ölçüde artırıldı. Yıl sonunda Türkiye genelinde 35 ilde 207 bin 286 Samuray arısı üretildi ve doğaya bırakıldı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Giresun da biyolojik mücadelede öncelikli illerden biri oldu. 7 Haziran 2024 tarihinde Keşap’ta 2 bin Samuray arısı doğaya salındı. (Giresun Tarım ve Orman Müdürlüğü) Bu süreçte mücadele yalnızca Samuray arısıyla sınırlandırılmadı; mekanik toplama, feromon tuzaklarla cezbet-öldür yöntemi, uygun dönemlerde kimyasal mücadele ve kışlak ilaçlamaları birlikte uygulanmaya devam etti. 2025: GİRESUN’DA 90 BİNİ AŞKIN SAMURAY ARISI SALINDI 2025 yılı biyolojik mücadelede çok daha geniş çaplı bir uygulamaya sahne oldu. Türkiye genelinde 40 ilde 1 milyon 156 bin 328 Samuray arısı doğaya bırakıldı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Giresun’da ise mücadele dikkat çekici boyutlara ulaştı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2025 Faaliyet Raporu'na göre il genelinde: 90 bin 664 Samuray arısı doğaya salındı, 20 bin 938 tuzak ve 21 bin 800 feromon dağıtıldı. Ayrıca ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde toplam 415 köy ve mahallede 75 bin 250 kışlak alanında biyosidal mücadele gerçekleştirildi. 176 bin 703 dekar alanda da kahverengi kokarcaya yönelik kimyasal mücadele çalışması yürütüldü. Böylece Giresun’da mücadele; kışlak mücadelesi + mekanik mücadele + feromon tuzakları + gerektiğinde kimyasal mücadele + Samuray arısıyla biyolojik mücadele şeklinde çok yönlü bir modele dönüştü. 2026: SAMURAY ARISINDA HEM SALIM HEM BİLİMSEL ARAŞTIRMA DÖNEMİ 2026 yılının Şubat ayında Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsünde gerçekleştirilen toplantıda 2025 yılı sonuçları değerlendirilerek 2026 Samuray arısı üretim ve salım stratejisi ele alındı. Toplantıya Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü de katıldı. (Araştırma Kuruluşları) 2 Temmuz 2026 tarihinde Fındık Araştırma Enstitüsü tarafından üretilen Samuray arıları Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin’de eş zamanlı olarak doğaya bırakıldı. (Araştırma Kuruluşları) Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın 4 Ağustos 2026 tarihli açıklamasına göre ise 2026 yılı içerisinde Türkiye genelinde doğaya salınan Samuray arısı sayısı 1 milyon 650 bine ulaştı. Aynı dönemde 859 bin 329 hanede kışlak mücadelesi gerçekleştirildi. (Tarım ve Orman Bakanlığı) Bakanlık ayrıca 2026 yılında kahverengi kokarcanın fındıkta oluşturduğu ekonomik kayıpların ve optimum kimyasal mücadele zamanının belirlenmesi ile zararlının farklı konukçulardaki popülasyon dinamiklerinin ortaya çıkarılması amacıyla iki yeni bilimsel proje başlattı. (Tarım ve Orman Bakanlığı) ŞİMDİ HEDEF: SAMURAY ARISININ SAHADAKİ ETKİNLİĞİNİ ARTIRMAK Fındık Araştırma Enstitüsünün bugün sürdürdüğü arazi denemeleri, kahverengi kokarcayla mücadelede gelinen yeni aşamayı oluşturuyor. Artık yalnızca “Kaç Samuray arısı üretilecek ve doğaya bırakılacak?” sorusuna değil, “Hangi uygulama yöntemiyle, hangi arazi koşullarında ve nasıl daha yüksek başarı sağlanabilir?” sorusuna da bilimsel yanıt aranıyor. Enstitünün tül kafesler ve parazitlenmiş kahverengi kokarca yumurtalarıyla yürüttüğü denemelerin sonuçları, biyolojik mücadelenin gelecekte daha doğru ve etkin planlanması açısından önem taşıyor. Uzmanların ve Bakanlığın uyguladığı modelde temel yaklaşım ise değişmiyor: Kahverengi kokarcayla mücadelede tek bir yönteme dayanmak yerine mekanik, biyoteknik, biyolojik ve gerektiğinde kimyasal yöntemlerin birlikte ve doğru zamanda uygulanması gerekiyor. Samuray arısının ise uzun vadede doğal biyolojik dengenin kurulması ve kimyasal mücadele ihtiyacının azaltılmasında kritik rol üstlenmesi hedefleniyor. (Kahverengi Kokarca)

8 İLÇEDE KUVVETLİ YAĞIŞ BEKLENİYOR Haber

8 İLÇEDE KUVVETLİ YAĞIŞ BEKLENİYOR

GİRESUN İÇİN METEOROLOJİK UYARI: 8 İLÇEDE KUVVETLİ YAĞIŞ BEKLENİYOR Giresun Valiliği, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün son değerlendirmeleri doğrultusunda 16 Ağustos Pazar günü için kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Dereli, Yağlıdere, Güce, Doğankent, Görele, Çanakçı, Alucra ve Çamoluk’ta yağışların yerel olarak kuvvetli olması beklenirken; ani sel, su baskını, heyelan, yıldırım, dolu ve ulaşımda aksamalara karşı vatandaşların dikkatli olması istendi. Giresun’da hafta sonunun son günü için yeni bir meteorolojik uyarı yapıldı. Giresun Valiliği tarafından kamuoyuyla paylaşılan açıklamada, Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan son değerlendirmelere göre Doğu Karadeniz’de sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların etkili olacağı bildirildi. Meteorolojik tahminlere göre yağışların 16 Ağustos 2026 Pazar günü ilk saatlerden itibaren başlaması ve gün boyunca yer yer etkisini sürdürmesi bekleniyor. 8 İLÇE İÇİN KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI Giresun’da özellikle Dereli, Yağlıdere, Güce, Doğankent, Görele, Çanakçı, Alucra ve Çamoluk ilçelerinde yağışların yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Meteoroloji, bu ilçelerde metrekareye 21 ila 50 kilogram arasında yağış düşebileceğini öngörüyor. Uyarının yalnızca Giresun’la sınırlı olmadığı; Trabzon, Gümüşhane, Rize ve Artvin çevrelerinde de yerel kuvvetli yağış beklendiği bildirildi. SEL, SU BASKINI VE HEYELAN RİSKİNE DİKKAT Kuvvetli yağışların kısa sürede etkili olması halinde özellikle eğimli araziler, dere yatakları, düşük kotlu bölgeler ve daha önce taşkın yaşanan alanlarda risk oluşabileceğine dikkat çekiliyor. Valilik açıklamasında vatandaşların; Ani sel ve su baskını,Heyelan,Yıldırım,Yerel dolu yağışı,Ulaşımda yaşanabilecek aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olmaları istendi. UYARI PAZAR GÜNÜ BOYUNCA GEÇERLİ Meteorolojik uyarının geçerlilik süresi 16 Ağustos 2026 saat 00.00’dan 23.59’a kadar olarak açıklandı. Özellikle son günlerde bölgede yaşanan kuvvetli yağışlar ve taşkınların ardından yapılacak yeni yağışların toprağın suya doygun olduğu kesimlerde heyelan ve yüzey akışı riskini artırabileceği değerlendiriliyor. Bu nedenle vatandaşların dere yataklarından ve taşkın riski bulunan bölgelerden uzak durmaları, zorunlu olmadıkça riskli güzergâhları kullanmamaları ve resmi kurumlar tarafından yapılacak güncel uyarıları takip etmeleri önem taşıyor. VALİLİK: DİKKATLİ VE TEDBİRLİ OLUN Giresun Valiliği, kuvvetli yağışlarla birlikte meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmalarını isteyerek meteorolojik gelişmelerin yakından takip edilmesi çağrısında bulundu. Yetkili kurumların sahadaki gelişmelere göre yeni uyarılar yapabileceği belirtilirken, sürücülerin de yağış sırasında görüş mesafesinin düşmesi, yollarda su birikmesi ve heyelan ihtimaline karşı daha dikkatli hareket etmeleri gerekiyor.

​​​​​​​YENİ PARTİ’DE YÖNETİM KADROSU TAMAMLANDI Haber

​​​​​​​YENİ PARTİ’DE YÖNETİM KADROSU TAMAMLANDI

YENİ PARTİ’DE YÖNETİM KADROSU TAMAMLANDI: GİRESUN PM’DE, KARADENİZ MYK’DE YOK Özgür Özel’in genel başkanlığında kurulan YENİ Parti’de üst yönetim ve karar organları belirlendi. Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, 80 kişilik Parti Meclisi’nde görev alırken; Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Rize ve Artvin milletvekillerinden hiçbiri 9 kişilik Merkez Yönetim Kurulu’na giremedi. Partide Genel Başkan, üç grup başkanvekili, MYK üyeleri, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu ile birlikte görev verilen isimlerin tamamı açıklandı. YENİ Parti’nin kuruluşunun ardından yönetim kademelerindeki görev dağılımı tamamlandı. Ankara’daki Anadolu Kulübü’nde gerçekleştirilen Kurucular Kurulu toplantısında Özgür Özel oy birliğiyle Genel Başkan seçildi. Aynı toplantıda 80 kişilik Parti Meclisi ile 15 kişilik Yüksek Disiplin Kurulu oluşturulurken, kapalı grup toplantısında üç TBMM Grup Başkanvekili belirlendi. Parti Meclisi’nin ilk toplantısında ise 9 kişilik Merkez Yönetim Kurulu onaylandı. Genel Başkan Özgür Özel ile birlikte MYK’nin 10 kişilik bir kurul olarak çalışacağı açıklandı. GİRESUN’DAN ELVAN IŞIK GEZMİŞ PARTİ MECLİSİ’NDE Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, YENİ Parti’nin 80 kişilik Parti Meclisi’nde yer aldı. Böylece Giresun, partinin en geniş karar organlarından biri olan Parti Meclisi’nde temsil hakkı kazandı. (Gazete Oksijen) Karadeniz’in altı ilinden seçilen milletvekilleri de Parti Meclisi listesinde yer buldu. Giresun’dan Elvan Işık Gezmiş, Ordu’dan Seyit Torun, Trabzon’dan Sibel Suiçmez, Samsun’dan Murat Çan, Rize’den Tahsin Ocaklı ve Artvin’den Uğur Bayraktutan Parti Meclisi’ne seçildi. KARADENİZ’İN ALTI İLİ MYK LİSTESİNDE YER ALMADI Partinin örgütlenme, yerel yönetimler, hukuk, seçim, medya, mali işler, yurt dışı örgütlenme ve halkla ilişkiler alanlarındaki görev dağılımını üstlenecek MYK’de Giresun, Ordu, Trabzon, Samsun, Rize ve Artvin milletvekillerinden hiçbirine görev verilmedi. Karadeniz’in bu altı ili Parti Meclisi’nde birer milletvekiliyle temsil edilirken, Genel Başkan çevresindeki daha dar yönetim kadrosu olan MYK’de bölgedeki illerden seçilmiş bir milletvekili bulunmadı. Giresun açısından yönetim tablosu, Elvan Işık Gezmiş’in Parti Meclisi üyeliğiyle şekillendi. ÖZGÜR ÖZEL GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ CHP’den ayrılan Özgür Özel ve beraberindeki milletvekilleri tarafından kurulan YENİ Parti’nin ilk Kurucular Kurulu toplantısında Özel, oy birliğiyle Genel Başkanlığa seçildi. YENİ Parti, Özgür Özel’in de aralarında bulunduğu 91 milletvekiliyle kuruluşunu gerçekleştirdi. (euronews) YENİ PARTİ’NİN 9 KİŞİLİK MYK’Sİ Parti Meclisi tarafından onaylanan Merkez Yönetim Kurulu’ndaki görev dağılımı şöyle gerçekleşti: Genel Sekreter: Yunus Emre Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Ensar Aytekin İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Özgür Ceylan Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Yaşar Tüzün Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Gizem Özcan Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Nurhayat Altaca Kayışoğlu Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Utku Çakırözer Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Aylin Yaman Parti Sözcüsü: Zeynel Emre. (Cumhuriyet) MYK’de Genel Sekreterlik görevini Yunus Emre, örgüt yönetimini Ensar Aytekin, idari ve mali işleri Özgür Ceylan üstlendi. Yerel yönetimler Yaşar Tüzün’e, hukuk ve seçim işleri Gizem Özcan’a, yurt dışı örgütlenme Nurhayat Altaca Kayışoğlu’na, medya Utku Çakırözer’e, halkla ilişkiler Aylin Yaman’a bağlandı. Partinin kamuoyuna yönelik açıklamalarını ise Parti Sözcüsü Zeynel Emre yapacak. (Cumhuriyet) TBMM GRUP YÖNETİMİNDE ÜÇ İSİM YENİ Parti’nin kapalı grup toplantısında TBMM Grup Başkanvekilliği görevlerine Ali Mahir Başarır, Murat Emir ve Gökhan Günaydın seçildi. (Gazete Oksijen) 80 KİŞİLİK PARTİ MECLİSİ YENİ Parti’nin 80 kişilik Parti Meclisi’nde şu isimler görev aldı: Ahmet Tuncay Özkan, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Ali Gökçek, Aliye Timisi Ersever, Aliye Coşar, Asu Kaya, Aşkın Genç, Ayça Taşkent, Ayhan Barut, Aykut Kaya, Aylin Yaman, Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, Barış Karadeniz, Bekir Başevirgen, Bilal Bilici, Bülent Tezcan, Cavit Arı, Cemal Enginyurt, Cumhur Uzun ve Deniz Yavuzyılmaz. Deniz Yücel, Doğan Demir, Ednan Arslan, Elvan Işık Gezmiş, Ensar Aytekin, Evrim Karakoz, Evrim Rızvanoğlu Emir, Eylem Ertuğ Ertuğrul, Fahri Özkan, Fethi Açıkel, Gamze Taşcıer, Gizem Özcan, Gökçe Gökçen, Hasan Öztürk, Hikmet Yalım Halıcı, İbrahim Arslan, İsmail Atakan Ünver, İsmet Güneşhan, İzzet Akbulut ve Kayıhan Pala. Mahmut Tanal, Mehmet Tahtasız, Mehmet Salih Uzun, Melih Meriç, Metin İlhan, Murat Bakan, Murat Çan, Mustafa Erdem, Mustafa Sarıgül, Mustafa Sezgin Tanrıkulu, Mühip Kanko, Nail Çiler, Namık Tan, Nurhayat Altaca Kayışoğlu, Okan Konuralp, Orhan Sümer, Özgür Ceylan, Gökan Zeybek, Özgür Erdem İncesu ve Reşat Karagöz. Servet Mullaoğlu, Seyit Torun, Sibel Suiçmez, Suat Özçağdaş, Süleyman Bülbül, Süreyya Öneş Derici, Şeref Arpacı, Tahsin Ocaklı, Talat Dinçer, Talih Özcan, Türkan Elçi, Uğur Bayraktutan, Ulaş Karasu, Utku Çakırözer, Ümit Özlale, Yaşar Tüzün, Yunus Emre, Yüksel Taşkın, Zeynel Emre ve Seda Kaya Ösen. 15 KİŞİLİK YÜKSEK DİSİPLİN KURULU Partinin Yüksek Disiplin Kurulu ise şu 15 isimden oluştu: Ahmet Tuna Soydemir, Ali Güvenbaş, Buse Batyar, Bülent Yücetürk, Deniz Orhon, Emin Anıl Koç, Emresan Dalveren, Ezgi Rahime Taşdemir, Gülsemin Kaya, Işıl Name Evgin, Kubilay Cem Baran Fırat, Mehmet Hadimi Yakupoğlu, Mete Doğukan Beyaz, Ural Baysal ve Ziya Gökalp Koca. GİRESUN’UN PARTİDEKİ GÖREVİ PM ÜYELİĞİYLE ŞEKİLLENDİ YENİ Parti’nin ilk yönetim tablosunda Giresun’a düşen görev, Elvan Işık Gezmiş’in Parti Meclisi üyeliği oldu. Gezmiş, Giresun’u partinin 80 kişilik karar organında temsil edecek. Karadeniz’in diğer illerinden seçilen beş milletvekili de Parti Meclisi’nde yer alırken, bölgedeki altı ilin milletvekilleri dokuz kişilik MYK listesinin dışında kaldı.

BAŞKAN KÖSE ÇAY HASAT ŞENLİĞİ’NDE: Haber

BAŞKAN KÖSE ÇAY HASAT ŞENLİĞİ’NDE:

BAŞKAN KÖSE ÇAY HASAT ŞENLİĞİ’NDE: GİRESUN ÇAYI ÜRETİMDEN SANAYİYE AYRI BİR BAŞLIK İSTİYOR Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali kapsamında Eynesil’in Ören beldesinde düzenlenen Çay Hasat Şenliği’ne katıldı. Şenlik, çayın tarladan fabrikaya, fabrikadan iç pazara uzanan yolculuğunu yeniden gündeme taşırken, Giresun’un Türkiye çay üretimindeki sınırlı ancak stratejik yerini de görünür hale getirdi. Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali, Eynesil’in Ören beldesinde düzenlenen Çay Hasat Şenliği ile çay bahçelerine taşındı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, üreticiler ve vatandaşlarla bir araya gelerek bölgenin önemli tarımsal ürünlerinden biri olan çayın tanıtımına destek verdi. Şenlikte üreticiler, vatandaşlar ve davetliler çay hasadının yapıldığı bahçelerde buluştu. Yöresel ürünler, hasat kültürü, üretici emeği ve Giresun’un gastronomi kimliği aynı programda öne çıktı. Başkan Köse, Giresun’un doğal ve yöresel ürünlerinin tanıtılmasının kent ekonomisi açısından önem taşıdığını belirterek, gastronomi etkinliklerinin yalnızca kültürel buluşma değil, yerel üretimin değerini artıran bir tanıtım alanı olduğunu vurguladı. ŞENLİĞİN MERKEZİNDE AMBER ÇAY VAR Eynesil’deki Çay Hasat Şenliği, Giresun’un Yeşil Lezzetleri Gastronomi Festivali’nin çay üretimi ve hasat kültürüne ayrılan özel başlığı olarak öne çıktı. Kamuoyuna yansıyan programlarda etkinlik, Amber Çay Hasat Şenliği adıyla yer aldı. Amber Çay Sanayi ve Ticaret A.Ş., Giresun’un Eynesil ilçesinde 1988 yılında kuruldu. Firma, 1990 yılında 20 ton yaş çay işleme kapasitesiyle üretime başladı. Amber Çay’ın üretim merkezi Eynesil’de bulunuyor. Firma, Eynesil bölgesinden gelen yaş çayı işleyerek siyah çay üretimi yapıyor. Bu kapasite, Amber Çay’ın Giresun çay sanayisi içindeki yerini küçük ama yerel kimliği güçlü bir tesis olarak konumlandırıyor. Giresun’da çay üretimi Rize ve Trabzon ölçeğinde büyük bir hacme ulaşmasa da Eynesil, Tirebolu, Görele, Güce ve çevresinde çay, kırsal üretici için fındığın yanında önemli bir gelir başlığı olmayı sürdürüyor. Amber Çay’ın yıllık fiili alım miktarı kamuya açık kaynaklarda düzenli ve net biçimde yer almıyor. Ancak firmanın günlük 20 tonluk yaş çay işleme kapasitesi üzerinden bakıldığında, 100 günlük aktif sezon hesabıyla yaklaşık 2 bin ton, 120 günlük sezon hesabıyla yaklaşık 2 bin 400 ton yaş çay işleme kapasitesi ortaya çıkıyor. Bu rakam, kesin yıllık alım değil; fabrikanın açıklanan günlük kapasitesinden hareketle yapılan sezonluk kapasite hesabıdır. ÇAYIN TARİHİ YOLCULUĞU: DENEMEDEN KAMU TEKELİNE, KAMU TEKELİNDEN ÖZEL SEKTÖRE Türkiye’de çay tarımı, bugünkü güçlü konumuna uzun bir süreç sonunda ulaştı. Doğu Karadeniz’de çay üretimi önce iklim ve toprak koşullarının uygunluğu üzerinden deneme çalışmalarıyla başladı. Rize ve çevresinde şekillenen üretim, zamanla bölgesel tarımın ana unsurlarından biri haline geldi. 1940 yılında çıkarılan Çay Kanunu ile çay tarımı güvence altına alındı. Bu dönemden sonra çay, Doğu Karadeniz’de devlet politikasıyla desteklenen stratejik bir ürün niteliği kazandı. Üretim alanları genişledi, üretici sayısı arttı, yaş çayın fabrikalarda işlenmesine dayalı sanayi altyapısı oluşmaya başladı. 1971 yılında Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü, yani ÇAYKUR kuruldu. ÇAYKUR’un kurulmasıyla çayda kamu alımı, fabrika işletmeciliği ve piyasa düzenleme gücü daha kurumsal bir yapıya kavuştu. 1984 yılına kadar çay sektöründe kamu ağırlıklı yapı devam etti. 1984 yılında çıkarılan düzenlemeyle özel sektör çay piyasasına girdi. Bu tarihten sonra çay sanayisinde kamu fabrikalarının yanında özel fabrikalar da üretim yapmaya başladı. Giresun’daki özel çay tesislerinin gelişimi de bu dönemin ardından hızlandı. Amber Çay’ın 1988’de kurulması ve 1990’da üretime başlaması, özel sektörün çay sanayisinde ağırlık kazandığı bu yeni dönemin Giresun’daki örneklerinden biri oldu. TÜRKİYE’DE ÇAY TARIMI DOĞU KARADENİZ’E SIKIŞMIŞ DURUMDA Türkiye’de çay tarımı esas olarak Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yapılıyor. Üretim Rize, Trabzon, Artvin ve Giresun hattında yoğunlaşıyor. İklim, yağış rejimi, nem oranı ve toprak yapısı, çayı Türkiye’de dar bir coğrafyanın ürünü haline getiriyor. 2024 yılında Türkiye’de yaklaşık 81 bin hektar alanda 1 milyon 415 bin ton yaş çay üretildi. Üretimde Rize açık ara ilk sırada yer aldı. Rize’yi Trabzon, Artvin ve Giresun izledi. İl 2024 yaş çay üretimi Türkiye üretimindeki payı Rize 958 bin ton Yaklaşık yüzde 68 Trabzon 273 bin ton Yaklaşık yüzde 19 Artvin 153 bin ton Yaklaşık yüzde 11 Giresun 31 bin ton Yaklaşık yüzde 2 Toplam 1 milyon 415 bin ton Yüzde 100 Bu tablo, Giresun’un Türkiye çay üretiminde miktar olarak küçük bir paya sahip olduğunu gösteriyor. Ancak Giresun çayı, özellikle Eynesil ve Tirebolu hattında yerel üretici geliri, bölgesel marka değeri ve gastronomi kimliği bakımından ayrı bir anlam taşıyor. GİRESUN’UN ÜRETİMİ KÜÇÜK, SANAYİ KARŞILIĞI ÖNEMLİ Giresun’un yaş çay üretimi son yıllarda yaklaşık 30 bin ton bandında seyrediyor. 2024 yılı üretimi 31 bin ton olarak kayıtlara geçti. Bu üretim, Türkiye toplamı içinde düşük görünse de ildeki çay sanayisi açısından dikkate değer bir hacim oluşturuyor. Giresun’da çay üretimi özellikle Eynesil, Tirebolu, Görele, Güce ve çevresinde yoğunlaşıyor. Çay, bu bölgelerde fındığın alternatifi değil; fındıkla birlikte kırsal geliri çeşitlendiren tamamlayıcı ürün niteliği taşıyor. Bu nedenle Giresun çayını yalnızca tonaj üzerinden değerlendirmek eksik kalıyor. Ürünün yerel ekonomiye, üreticiye, fabrikalara ve gastronomi markasına katkısı birlikte ele alınmak zorunda. Giresun’da doğrulanabilen başlıca çay işleme tesisleri arasında ÇAYKUR Tirebolu Çay Fabrikası, Ören Çay, Amber Çay ve Tirebolu Çaysan öne çıkıyor. Tesis İlçe / Bölge Günlük yaş çay işleme kapasitesi ÇAYKUR Tirebolu Çay Fabrikası Tirebolu 165 ton Ören Çay Eynesil / Ören 50 ton Amber Çay Eynesil 20 ton Tirebolu Çaysan Tirebolu 65 ton Toplam Yaklaşık 300 ton/gün Bu tesislerin toplam günlük kapasitesi yaklaşık 300 ton seviyesine ulaşıyor. Çay sezonunun 100-120 aktif üretim günü üzerinden hesaplanması halinde, Giresun’daki doğrulanabilen tesislerin teorik sezonluk yaş çay işleme kapasitesi yaklaşık 30-36 bin ton aralığında oluşuyor. Giresun’un 2024’teki 31 bin tonluk yaş çay üretimi, bu teorik kapasiteyle aynı banda denk geliyor. Bu nedenle ilde üretilen çayın, Giresun’daki tesisleri büyük ölçüde besleyebilecek seviyede olduğu görülüyor. Ancak her fabrikanın yalnızca Giresun’dan yaş çay aldığını söylemek için fabrika bazlı alım kayıtları gerekir. Özellikle il sınırlarına yakın üretim havzalarında, dönemsel olarak çevre illerden veya komşu üretim alanlarından yaş çay alımı yapılması mümkündür. SÜRGÜN DÖNEMLERİ ÜRETİCİ İÇİN EN KRİTİK TAKVİM Çay tarımı yıl boyunca aynı tempoda yürümüyor. Üretim, sürgün dönemlerine göre şekilleniyor. Birinci sürgün, sezonun başlangıcını ve kalite açısından en hassas dönemi oluşturuyor. İkinci ve üçüncü sürgünlerde hem ürün miktarı hem de fabrika kapasitesi üzerindeki baskı artabiliyor. Yaş çayın zamanında toplanması, bekletilmeden fabrikaya ulaştırılması ve doğru koşullarda işlenmesi gerekiyor. Çay yaprağı uzun süre bekletildiğinde kalite kaybı yaşanıyor. Bu nedenle çay tarımı yalnızca bahçedeki üretimle sınırlı değil; hasat, taşıma, alım noktası, fabrika kapasitesi ve işleme takvimiyle birlikte çalışan bir zincire dayanıyor. Giresun’da küçük üretici yapısı, parçalı arazi düzeni ve eğimli bahçeler bu zinciri daha hassas hale getiriyor. Üretici, hasat döneminde işçilik maliyeti, nakliye, alım yoğunluğu ve fiyat baskısıyla aynı anda karşı karşıya kalıyor. TÜRKİYE İÇ PAZARI BÜYÜK ÖLÇÜDE YERLİ ÜRETİMLE KARŞILANIYOR Türkiye, dünyada çay tüketimi yüksek ülkeler arasında yer alıyor. İç pazarın temel ihtiyacı büyük ölçüde yerli üretimle karşılanıyor. 2024 yılında Türkiye’de yaş çay üretimi 1 milyon 415 bin ton, kuru çay üretimi ise yaklaşık 290 bin ton seviyesinde gerçekleşti. Türkiye’nin çayda yeterlilik derecesi yüzde 95,8 olarak hesaplanıyor. Bu oran, iç pazarın neredeyse tamamının yerli üretimle karşılandığını gösteriyor. Buna rağmen Türkiye’ye her yıl belirli miktarda çay ithalatı yapılıyor. 2024/25 sezonunda Türkiye’ye 15 bin 843 ton çay ithal edildi. En fazla ithalat Sri Lanka, İran, Hindistan ve Kenya’dan yapıldı. Aynı dönemde Türkiye’nin çay ihracatı 5 bin 413 ton seviyesinde kaldı. Bu tablo, Türkiye’nin net ithalatçı konumda olduğunu gösteriyor. Dış ticaret kalemi 2024/25 miktarı Çay ithalatı 15 bin 843 ton Çay ihracatı 5 bin 413 ton Net ithalat Yaklaşık 10 bin 430 ton İthalatın nedeni yalnızca üretim açığı değil. Harman, özel ürün, farklı damak profili, ticari tedarik ve bazı markaların ürün çeşitlendirme politikaları da ithal çayın iç pazara girmesinde etkili oluyor. ÇAYDA TEMEL SORUN ÜRETİMİN VARLIĞI DEĞİL, ÜRETİCİNİN GELİRİ Türkiye çayda kendi pazarını büyük ölçüde karşılayabilen bir ülke. Ancak bu, üreticinin sorunsuz bir yapıda üretim yaptığı anlamına gelmiyor. Çay tarımında temel sorunlar üretim miktarından çok maliyet, kalite, alım sistemi, fabrika kapasitesi, özel sektör fiyatlaması ve üretici gelirinde yoğunlaşıyor. Gübre, bakım, nakliye, enerji, işçilik ve finansman maliyetleri üreticinin gelirini doğrudan etkiliyor. Küçük aile işletmelerinin ağırlıkta olması, arazi parçalanması ve eğimli bahçeler üretim maliyetini artırıyor. Bahçelerin yenilenmesi, verimlilik ve kalite standardı ise uzun vadeli planlama gerektiriyor. Giresun gibi üretim payı küçük olan illerde bu sorunlar daha hassas sonuçlar doğuruyor. Çünkü üretim hacmi sınırlı olduğu için üreticinin pazarlık gücü zayıflıyor; buna karşılık ürünün yerel marka değeri, aroma yapısı ve gastronomi potansiyeli daha fazla önem kazanıyor. GİRESUN ÇAYI YEREL MARKA POLİTİKASIYLA GÜÇLENEBİLİR Giresun çayı, Türkiye üretiminin yalnızca yaklaşık yüzde 2’sini oluştursa da Eynesil ve Tirebolu hattında güçlü bir yerel kimliğe sahip. Bu kimliğin korunması için çayın yalnızca yaş yaprak olarak değil, işlenmiş ürün, paketli marka, gastronomi değeri ve turizm unsuru olarak ele alınması gerekiyor. Amber Çay Hasat Şenliği bu açıdan önemli bir örnek oluşturuyor. Şenlik, çayın yalnızca fabrikaya giden bir ürün olmadığını; tarlası, üreticisi, hasat kültürü, yöresel lezzeti ve marka değeriyle birlikte tanıtılabileceğini gösteriyor. Ancak festival etkisinin kalıcı ekonomik değere dönüşmesi için Giresun çayında üretici örgütlenmesi, kalite standardı, yerel marka desteği ve satış kanallarının güçlendirilmesi gerekiyor. Giresun’un çayda Rize ile tonaj yarıştırması gerçekçi bir hedef değil. Giresun’un önündeki daha doğru yol; sınırlı üretimi kalite, yöresel kimlik, butik üretim, gastronomi ve güvenilir yerel marka üzerinden değerlendirmektir. Eynesil’deki şenlik, bu yönüyle yalnızca bir hasat etkinliği değil, Giresun çayının geleceği için kurulması gereken daha geniş tarım ve sanayi politikasının işaretini veriyor. ŞENLİKTEN ÇIKAN MESAJ AÇIK: GİRESUN ÇAYI KÜÇÜK PAYLA BÜYÜK DEĞER TAŞIYOR Başkan Fuat Köse’nin Çay Hasat Şenliği’ne katılımı, Giresun’un tarımsal çeşitliliğini ve yerel üretim gücünü yeniden gündeme taşıdı. Festival, çayın tarladaki emeğini görünür kıldı; üretici, sanayici, yerel yönetim ve gastronomi alanını aynı zeminde buluşturdu. Giresun’un 31 bin tonluk yaş çay üretimi, Türkiye toplamı içinde küçük bir paya denk geliyor. Buna karşılık ildeki yaklaşık 300 tonluk günlük işleme kapasitesi, çayın Giresun’da yalnızca tarla ürünü değil, aynı zamanda sanayi ürünü olduğunu gösteriyor. Amber Çay’ın Eynesil’deki varlığı, bu yerel sanayi zincirinin önemli parçalarından biri olarak öne çıkıyor. Giresun çayının geleceği; hasat şenliklerinin tanıtım gücüyle, üreticinin gelirini koruyan alım politikasıyla, kaliteyi öne çıkaran üretim modeliyle ve yerel markaları büyüten ticari stratejiyle şekillenecek. Çay, Giresun’da fındığın gölgesinde kalan bir ürün değil; doğru planlandığında kentin tarım, sanayi, gastronomi ve turizm başlıklarını aynı hatta buluşturabilecek güçlü bir yerel değerdir.

2025’te doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi... En yüksek doğurganlık 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu Haber

2025’te doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi... En yüksek doğurganlık 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu

TÜİK 2025 verilerine göre canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olurken, toplam doğurganlık hızı 1,42'ye gerileyerek yenilenme eşiği olan 2,10'un altında kaldı. En yüksek oran Şanlıurfa, en düşük oran ise Bartın'da kaydedildi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin doğum istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olurken, toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk seviyesine gerileyerek nüfusun yenilenme eşiği olan 2,10’un altında kalmayı sürdürdü. 2025 yılında canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkekler, yüzde 48,6’sını ise kız çocukları oluşturdu. Kaba doğum hızı ise binde 10,4 olarak gerçekleşti. Böylece 2001 yılında binde 20,3 olan kaba doğum hızı yaklaşık yarı yarıya düşmüş oldu. DOĞURGANLIK HIZINDAKİ DÜŞÜŞ SÜRÜYOR Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca dünyaya getirebileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeyken, 2014 yılından itibaren kesintisiz düşüş gösterdi. 2025 yılında ise bu oran 1,42 çocuk olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de toplam doğurganlık hızı son 9 yıldır nüfusun kendini yenileme seviyesi olan 2,10’un altında seyrediyor. ŞANLIURFA İLK SIRADA, BARTIN SON SIRADA İllere göre incelendiğinde, toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’yı 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. İzmir 1,10, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak ise 1,11 çocuk ile listenin alt sıralarında yer aldı. 2017 yılında toplam doğurganlık hızının 2,10’un altında olduğu il sayısı 57 iken, bu sayı 2025 yılında 76’ya yükseldi. Doğurganlık hızının 1,50’nin altında kaldığı il sayısı ise 2017’de yalnızca 4 iken, 2025 yılında 59’a çıktı. Üç çocuk ve üzeri doğurganlık hızına sahip tek il ise Şanlıurfa oldu. TÜRKİYE, AB ORTALAMASININ ÜZERİNDE Avrupa Birliği ülkeleri arasında 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı 1,72 çocuk ile Bulgaristan’da görülürken, en düşük oran 1,01 çocuk ile Malta’da kaydedildi. Türkiye’nin 2025 yılı toplam doğurganlık hızı olan 1,42 çocuk, Avrupa Birliği ortalaması olan 1,34’ün üzerinde gerçekleşti. Türkiye bu oranla AB ülkeleri arasında 11. sırada yer aldı. Annenin eğitim durumuna göre incelendiğinde, en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu annelerde 2,51 çocuk olurken, yükseköğretim mezunu annelerde bu oran 1,24 çocuk olarak gerçekleşti. KENTLERDE DOĞURGANLIK DAHA DÜŞÜK Kent-kır sınıflamasına göre doğurganlık hızının en düşük olduğu yerler yoğun kentler oldu. 2025 yılında yoğun kentlerde toplam doğurganlık hızı 1,33 çocuk olarak hesaplanırken, orta yoğun kentlerde 1,53, kırsal alanlarda ise 1,75 çocuk olarak kaydedildi. Yaşa özel doğurganlık hızında en yüksek oran 2025 yılında 25-29 yaş grubunda görüldü. Böylece doğurganlığın daha ileri yaşlara kaydığı ortaya çıktı. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 olurken, tüm annelerin ortalama doğum yaşı 29,4’e yükseldi. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29 yaş ile Artvin olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu arada 15-19 yaş grubundaki kadınlarda görülen adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9’a geriledi. ÇOĞUL DOĞUM ORANI YÜZDE 3,3 OLDU 2025 yılında gerçekleşen doğumların yüzde 3,3’ü çoğul doğum olarak kayıtlara geçti. Çoğul doğumların yüzde 96,8’i ikiz, yüzde 3,1’i üçüz, yüzde 0,1’i ise dördüz ve üzeri doğumlardan oluştu. Doğum sırasına göre incelendiğinde, 2025 yılında doğumların yüzde 42,8’i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti. İkinci doğumların oranı yüzde 30,5, üçüncü doğumların oranı yüzde 15,5, dördüncü ve üzeri doğumların oranı ise yüzde 10,8 oldu.

YURTLİG MASA TENİSİ GRUP MÜSABAKALARI GİRESUN’DA TAMAMLANDI Haber

YURTLİG MASA TENİSİ GRUP MÜSABAKALARI GİRESUN’DA TAMAMLANDI

YURTLİG MASA TENİSİ GRUP MÜSABAKALARI GİRESUN’DA TAMAMLANDI Giresun’da 28 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen Yurtlig Masa Tenisi Grup Müsabakaları sona erdi. 19 Eylül Spor Salonu’nda gerçekleştirilen organizasyona 11 ilden 90 sporcu katıldı. 11 İLDEN 90 SPORCU KATILDI Giresun, Yurtlig Masa Tenisi Grup Müsabakaları’na ev sahipliği yaptı. 28 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında 19 Eylül Spor Salonu’nda düzenlenen müsabakalarda 11 ilden gelen 90 sporcu mücadele etti. Organizasyonda genç sporcular, masa tenisi branşında dereceye girebilmek için raket salladı. Müsabakalar boyunca rekabetin yanı sıra dostluk ve fair-play ruhu da ön plana çıktı. KUPA VE MADALYALAR TAKDİM EDİLDİ Dereceye giren takımlara kupa ve madalyaları düzenlenen törenle verildi. Ödüller; Spor Hizmetleri Müdürü Şaban Dizdar, Spor Faaliyetleri Şube Müdürü Abdurrahman Genç, Masa Tenisi İl Temsilcisi Hakan Günbey, Uluslararası Masa Tenisi Hakemi Nuri Akın ve TMTF Lig ve Organizasyon Kurulu Üyesi Sebahattin Şahin tarafından takdim edildi. ERKEKLERDE GÜMÜŞHANE, KADINLARDA TRABZON BİRİNCİ OLDU Müsabakalar sonunda erkekler kategorisinde Gümüşhane birinci, Erzurum ikinci, Trabzon ve Bayburt üçüncü oldu. Kadınlar kategorisinde ise Trabzon birinciliği elde etti. Artvin ikinci sırada yer alırken, Kilis ve Erzurum üçüncülüğü paylaştı. DERECEYE GİREN TAKIMLAR Erkekler Derece Takım 1. Gümüşhane 2. Erzurum 3. Trabzon 3. Bayburt Kadınlar Derece Takım 1. Trabzon 2. Artvin 3. Kilis 3. Erzurum Giresun’da tamamlanan organizasyon, sporcuların ortaya koyduğu mücadele ve centilmenlik görüntüleriyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.