Hava Durumu

#Artış

giresunsonhaber - Artış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Artış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRK-İŞ Şubat 2026 Raporu: Açlık Sınırı 32.365 TL, Yoksulluk Sınırı 105.425 TL Oldu Haber

TÜRK-İŞ Şubat 2026 Raporu: Açlık Sınırı 32.365 TL, Yoksulluk Sınırı 105.425 TL Oldu

TÜRK-İŞ Konfederasyonu’nun her ay düzenli olarak açıkladığı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının Şubat 2026 sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Rapora göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması 32.365 TL’yi aştı. Gıda harcamasına barınma, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer temel ihtiyaçlar eklendiğinde ise yoksulluk sınırı 105.425 TL’ye yükseldi. Açlık Sınırı Şubat 2026’da 32.365 TL’ye Yükseldi TÜRK-İŞ’in verilerine göre, dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda için yapması gereken asgari aylık harcama tutarı (açlık sınırı) 32.365,44 TL olarak hesaplandı. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 3,65 oranında artış gösterdi. Yoksulluk Sınırı 105.424 TL’yi Aştı Gıda harcamasının yanı sıra; Kira, elektrik, su ve yakıt giderleri Ulaşım Eğitim Sağlık Giyim ve diğer zorunlu ihtiyaçlar dahil edildiğinde dört kişilik bir ailenin hanesine girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) 105.424,90 TL oldu. Bu rakam, temel yaşam maliyetlerindeki artışın aile bütçesi üzerindeki baskısını ortaya koyuyor. Bekâr Çalışanın Yaşama Maliyeti 41.900 TL Raporda ayrıca bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de hesaplandı. Buna göre, tek başına yaşayan bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 41.899,77 TL’ye yükseldi. Bu veri, asgari ücret ile geçim arasındaki farkın yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Mutfak Enflasyonu Verileri Açıklandı TÜRK-İŞ’in “mutfak enflasyonu” olarak tanımladığı gıda fiyatlarındaki değişim Şubat 2026 itibarıyla şu şekilde gerçekleşti: Aylık artış: %3,65 İki aylık artış: %7,37 On iki aylık artış: %38,76 Yıllık ortalama artış: %39,43 Gıda fiyatlarındaki bu artış, özellikle dar ve sabit gelirli kesimler üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. Açlık ve Yoksulluk Sınırı Neden Önemli? TÜRK-İŞ tarafından her ay açıklanan açlık ve yoksulluk sınırı verileri; Çalışanların geçim koşullarını Temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişimini Aile bütçesindeki reel kaybı ortaya koyması açısından önemli bir ekonomik gösterge olarak kabul ediliyor. Şubat 2026 verileri, özellikle enflasyon ve gelir politikaları tartışmalarında referans alınacak kritik rakamlar arasında yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 14,3 Haber

Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 14,3

Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusta işsizlik oranı Ocak 2026’da yüzde 8,1 olarak gerçekleşti. İstihdam ve işgücü verilerinde ise bir önceki aya göre düşüş gözlendi. Genç nüfusta işsizlik oranı ise yüzde 14,3 olarak kaydedildi. Veriler, Türkiye’de istihdamda sınırlı düşüş ve işsizlikte hafif bir artış yaşandığını ortaya koydu. ANKARA (İGFA) - TÜİK’in açıkladığı Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, Ocak 2026’da işsiz sayısı bir önceki aya göre 73 bin kişi artarak 2 milyon 819 bin kişiye ulaştı. İşsizlik oranı 0,3 puan artışla yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. Erkeklerde işsizlik oranı yüzde 6,6, kadınlarda ise yüzde 11,0 olarak tahmin edildi. İSTİHDAM VE İŞGÜCÜNE KATILIM AZALDI Ocak ayında istihdam edilenlerin sayısı 516 bin kişi azalarak 31 milyon 953 bin kişi oldu; istihdam oranı da 0,8 puan düşerek yüzde 47,9 seviyesine geriledi. Erkeklerde istihdam oranı yüzde 65,3, kadınlarda ise yüzde 30,9 olarak gerçekleşti. Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı ise 0,8 puan azalarak yüzde 52,1 seviyesinde kaydedildi. Toplam işgücü Ocak ayında bir önceki aya göre 443 bin kişi azalarak 34 milyon 772 bin kişi oldu. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 70,0, kadınlarda yüzde 34,7 olarak gerçekleşti. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı Ocak 2026’da bir önceki aya göre 0,1 puan artışla yüzde 14,3 olarak gerçekleşti. Bu yaş grubunda erkeklerin işsizlik oranı yüzde 11,9, kadınların ise yüzde 19,0 olarak tahmin edildi. HAFTALIK ORTALAMA ÇALIŞMA SÜRESİ VE ATIL İŞGÜCÜ Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi Ocak ayında 42,4 saat olarak gerçekleşti; bir önceki aya göre 0,7 saat azaldı. Atıl işgücü oranı, zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan bütünleşik ölçüme göre yüzde 29,9 olarak kaydedildi. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,2, işsiz ve potansiyel işgücünün bütünleşik oranı ise yüzde 20,2 olarak tahmin edildi.

GÜNCELLEME SONRASI MHRS ŞİKAYETLERİ PATLADI Haber

GÜNCELLEME SONRASI MHRS ŞİKAYETLERİ PATLADI

GÜNCELLEME SONRASI MHRS ŞİKAYETLERİ PATLADI Şikayetler 1 Haftada Yüzde 545 Arttı Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde (Merkezi Hekim Randevu Sistemi – MHRS) yapılan son uygulama güncellemesi, randevu alma sürecinde ciddi aksaklıklara yol açtı. Güncellemeyle birlikte e-Devlet ve e-Nabız entegrasyonlarının zorunlu hale getirilmesi, kullanıcı deneyimini olumsuz etkilerken, şikayetlerde de sert bir artışa neden oldu. Çözüm platformu Şikayetvar verilerine göre MHRS ile ilgili şikayetler yalnızca 1 hafta içinde yüzde 545 oranında arttı. 2025 yılı boyunca haftalık ortalama 15–35 aralığında seyreden şikayet sayısı, 2026 Şubat ayının ilk haftasında 245’e yükseldi. Bu rakam, bir önceki haftaya kıyasla çok keskin bir artışa işaret ediyor. Erişim ve Yönlendirme Sorunları Öne Çıkıyor Son güncelleme sonrası kullanıcıların en çok dile getirdiği sorunlar arasında teknik aksaklıklar, uzayan kimlik doğrulama adımları, uygulama içi yönlendirme problemleri ve randevu bulma güçlüğü yer alıyor. Veriler, yalnızca kontenjan yetersizliğinin değil, sisteme erişimin zorlaşmasının da şikayet artışında belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Aylık bazda bakıldığında da artışın geçici olmadığı görülüyor. Ocak ayında 153 olan MHRS şikayet sayısı, Şubat ayının ilk haftasında 321’e çıkarak yüzde 110 artış gösterdi. Bu tablo, güncelleme sonrası ortaya çıkan kullanıcı deneyimi sorunlarının yaygınlaştığına işaret ediyor. Kullanıcılar Ne Diyor? Şikayet platformlarına yansıyan bazı kullanıcı ifadeleri şöyle: “Son güncellemeden sonra randevu almak çok zorlaştı. e-Devlet üzerinden iki aşamalı giriş ve e-Nabız zorunluluğu hem benim hem de dijital işlemlere hâkim olmayan yakınlarım için mağduriyet yaratıyor.” “Android uygulamasında sürekli e-Nabız ve e-Devlet’e yönlendiriliyorum, tekrar MHRS ekranına dönemiyorum. Güncellemeden önce sorunsuz randevu alabiliyordum.” “Kasım 2025’ten beri göz hastalıkları için randevu bulamıyorum. Sistem yalnızca talep oluşturuyor, uygun saat göstermiyor.” “İki aşamalı doğrulama nedeniyle annem adına randevu alamıyorum. SMS onayı onun telefonuna gidiyor ve uzakta olduğu için işlem yapılamıyor.” “Yeni sistem özellikle yaşlılar ve teknolojiye hâkim olmayanlar için ciddi bir engel oluşturdu.” Yaşlılar ve Yakınları Daha Fazla Etkileniyor Şikayetlerde özellikle yaşlı, dijital okuryazarlığı sınırlı olan ya da işlemleri çocukları tarafından takip edilen hastaların daha fazla zorlandığı dikkat çekiyor. Kullanıcılar, randevu alma sürecinin sadeleştirilmesi, alternatif ve daha kolay giriş yöntemlerinin sunulması yönünde çağrıda bulunuyor. Güncelleme sonrası MHRS’de yaşanan bu sorunlar, sağlık hizmetlerine erişimde dijital uygulamaların kullanımının yeniden tartışılmasına neden olurken, gözler yetkililerin atacağı adımlara çevrildi.

Dijital kuyumculuk popülerleşti! Gümüş e-ticaretin vazgeçilmezleri arasına girdi Haber

Dijital kuyumculuk popülerleşti! Gümüş e-ticaretin vazgeçilmezleri arasına girdi

E-ticarette yeni yılın ilk ay verilerine göre gümüşe ilgi yüzde 103 oranında artarken, 22 ayar altın bilezik talebi yüzde 50 yükseldi. Dijital kuyumculuğun popülerleştiği alışverişlerde en çok satış Çorum, Kayseri ve Diyarbakır'da yapıldı. Özellikle gümüş fiyatlarındaki artış dikkat çekti. İSTANBUL (İGFA) - E-ticaret sitelerinden hepsiburada'nın Ocak 2026 verilerine göre, gümüş ürünlerine olan ilgi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 103 arttı. Aylık kırılımda ise bu artışın yalnızca tek bir dönemle sınırlı kalmadığı, gümüş tercihinin yıl geneline yayılan istikrarlı bir yükseliş sergilediği görülüyor. Son bir yılda gümüşün artık yatırım sepetlerinde düzenli ve tekrarlayan bir ürün haline gelmesi dikkat çekiyor. Verilere göre altın kategorisinde 22 ayar altın bilezik gibi daha yüksek hacimli ürünlere olan ilgi, istikrarını korumaya devam ederken, Ocak 2025’te gram altın ile 22 ayar bilezik arasındaki dengeli seyir 2026 yılı itibarıyla yerini belirgin bir tercih değişimine bıraktı. Geçen yılın aynı dönemine kıyasla değerlendirildiğinde, 22 ayar bileziğe olan talep gram altına göre yaklaşık yüzde 50 daha fazla artış gösterdi. Dijital kuyumculuğa olan ilginin Türkiye geneline yayıldığı görülüyor. Üç büyük ilin ardından yatırım amaçlı alışverişlerin en yoğun yaşandığı şehirler Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı. Satış tarafında ise Türkiye’nin geleneksel kuyumculuk merkezleri öne çıktı; Çorum, Kayseri ve Diyarbakır platform üzerinden en çok satış yapan şehirler oldu. Ocak ayının son 10 günü incelendiğinde, gümüş fiyatlarındaki artışın da etkisiyle yatırım amaçlı alışverişlerin bu dönemde belirgin biçimde yoğunlaştığı gözlendi. Özellikle 28 Ocak, ay ortalamasının yaklaşık yüzde 45 üzerine çıkarak, son 10 günün en yüksek satışının gerçekleştiği gün olarak öne çıktı. Ay sonuna doğru artan gümüş gündemi ve görünürlüğünün tüketici davranışları üzerinde etkili olduğunu gösterdi.

İnşaat sektörü hız kesmiyor! 3. çeyrekte yapı ruhsatı ve izin belgelerinde artış Haber

İnşaat sektörü hız kesmiyor! 3. çeyrekte yapı ruhsatı ve izin belgelerinde artış

TÜİK verilerine göre, bu yıl Temmuz-Eylül döneminde yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgelerinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla önemli artışlar yaşandı. Üçüncü çeyrek verilerine göre, yapı ruhsatında daire sayısı yüzde 54, yüzölçümü yüzde 42,6, bina sayısı ise yüzde 22,3 artış gösterirken, yapı kullanma izin belgelerindeki artış ise yüzde 22,8 seviyesine ulaştı. ANKARA (İGFA) - TÜİK’in yayımladığı Yapı İzin İstatistikleri 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerine göre, yapı ruhsatı verilen binalarda hem sayı hem de yüzölçümü açısından yükseliş gözlemlendi. Bir önceki yılın aynı çeyreğine göre bina sayısı yüzde 22,3, daire sayısı yüzde 54,0 ve toplam yüzölçümü yüzde 42,6 oranında arttı. Toplam yüzölçümün yüzde 78,0’i belediyeler, kalan yüzde 22,0’i ise diğer yetkili idareler tarafından verildi. Kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payı yüzde 67,8 ile iki ve daha fazla daireli binalara ait oldu. İki ve daha fazla daireli ikamet amaçlı binaların yüzölçümü 37,8 milyon metrekareyi bulurken, bunu 6,2 milyon metrekare ile sanayi binaları ve depolar izledi. Takvim etkilerinden arındırılmış serilere göre yüzölçümündeki artış yüzde 40,9 olarak kaydedildi. YAPI KULLANMA İZİN BELGELERİ Bu arada, 2025 üçüncü çeyreğinde yapı kullanma izin belgesi verilen binaların sayı ve yüzölçümünde de artış kaydedildi. Önceki yılın aynı dönemine göre bina sayısı yüzde 5,6, daire sayısı ve yüzölçümü ise yüzde 22,8 oranında yükseldi. Toplam yüzölçümün yüzde 79,4’ü belediyeler, kalan yüzde 20,6’sı diğer yetkili idareler tarafından sağlanırken, kullanma amacına göre en yüksek yüzölçüm payı yüzde 64,6 ile iki ve daha fazla daireli binalarda görüldü. Bu binaların yüzölçümü 21,5 milyon metrekare, sanayi binaları ve depoların yüzölçümü ise 4,7 milyon metrekare oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış serilerde toplam yüzölçüm yüzde 20,4 artış gösterdi. ÇEYREKLİK VE MEVSİMSEL DEĞİŞİMLER Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre, bir önceki çeyreğe kıyasla yapı ruhsatı verilen bina sayısı yüzde 7,0, daire sayısı yüzde 7,2 ve yüzölçüm yüzde 2,7 azaldı. Aynı zaman diliminde, yapı kullanma izin belgelerinde bina sayısı yüzde 2,7, daire sayısı yüzde 0,5 azalırken, yüzölçüm yüzde 3,7 arttı. Uzmanlar, verilerdeki yıllık artışın inşaat sektörünün hareketli seyrini devam ettirdiğini belirtirken, çeyreklik düşüşlerin ise mevsimsel etkilerden kaynaklandığını ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.