Hava Durumu

#Arıcılık

giresunsonhaber - Arıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’DA ARICILIK DESTEĞİ İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI Haber

GİRESUN’DA ARICILIK DESTEĞİ İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI

GİRESUN’DA ARICILIK DESTEĞİ İÇİN BAŞVURULAR BAŞLADI Giresun’da 2026 yılı arılı kovan desteklemesi için başvuru süreci başladı. Arıcılar 30 Ekim’e kadar başvurularını yapabilecek, destek kapsamına alınacak arılı kovanların tespit işlemleri ise 31 Ekim 2026’ya kadar tamamlanacak. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün duyurusuna göre başvurular 7 Eylül-30 Ekim 2026 tarihleri arasında alınacak. Birlik üyesi arıcılar bağlı oldukları birliğe, birlik üyesi olmayan yetiştiriciler ise İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine başvuru dilekçelerini verecek. Arılı kovanların da Arıcılık Yönetmeliği kapsamında 31 Ekim’e kadar tespit ettirilmesi gerekiyor. GİRESUN’DA 100 BİNİ AŞKIN ARILI KOVAN Arıcılık Giresun’da destekleme kapsamı geniş bir tarımsal faaliyet konumunda. 2024 yılı destekleme sonuçlarına göre il genelinde 1.427 arıcıya, 102 bin 722 arılı kovan için toplam 11 milyon 391 bin 858 lira ödeme yapıldı. İl Müdürlüğü ayrıca Ağustos 2026’da DOKAP destekli “Arıcılığın Desteklenmesi ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği ile Bulancak ve Şebinkarahisar Bal Üreticileri Birliği üyesi 100 üreticiye 2 bin modern strafor kovan dağıttı. Proje yüzde 70 hibe, yüzde 30 üretici katkısıyla gerçekleştirildi. Modern kovan projesiyle arı kolonilerinin kış şartlarından daha az etkilenmesi, ilkbaharda daha hızlı gelişmesi ve bal verimliliğinin artırılması hedefleniyor. Böylece 2026 destekleme başvuruları, Giresun’da kovan varlığının kayıt altında tutulmasının yanı sıra son dönemde yürütülen kovan modernizasyonu ve verimlilik çalışmalarının da devamı niteliği taşıyor.

GİRESUN’DA ARICILIĞA YÜZDE 70 HİBELİ MODERN KOVAN DESTEĞİ Haber

GİRESUN’DA ARICILIĞA YÜZDE 70 HİBELİ MODERN KOVAN DESTEĞİ

GİRESUN’DA ARICILIĞA YÜZDE 70 HİBELİ MODERN KOVAN DESTEĞİ Giresun’da arıcılığın geliştirilmesi ve üreticilerin modern ekipmanlarla buluşturulması amacıyla yürütülen destek projesinde yeni dağıtımlar gerçekleştirildi. DOKAP tarafından finanse edilen proje kapsamında Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk’taki arıcılara yüzde 70 hibeli modern strafor kovanlar teslim edildi. Projenin genelinde 100 üreticiye toplam 2 bin kovan desteği sağlanıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından finanse edilen “Arıcılığın Desteklenmesi ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında üreticilere yönelik destekler sürüyor. Projenin Şebinkarahisar ayağında, Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk ilçelerinde faaliyet gösteren arıcılara modern strafor kovanların dağıtımı gerçekleştirildi. Kovanların maliyetinin yüzde 70’i hibe kapsamında karşılanırken, yüzde 30’luk bölümü üreticiler tarafından karşılanıyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, dağıtımın ardından yaptığı açıklamada desteklerin üreticilere hayırlı ve bereketli olması temennisinde bulundu. PROJE KAPSAMINDA 100 ARICIYA 2 BİN KOVAN Projenin ayrıntılarına ilişkin kamuoyuna yansıyan verilere göre, Giresun genelinde Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği ile Bulancak ve Şebinkarahisar Bal Üreticileri Birliği üyesi 100 üreticiye toplam 2 bin adet Langstroth tipi strafor kovan temin edildi. Destek modelinde kovan bedelinin yüzde 70’i DOKAP tarafından hibe olarak finanse edilirken, üreticiler yalnızca yüzde 30’luk katkı payını üstleniyor. Böylece arıcıların modern ekipmana erişim maliyetinin önemli ölçüde azaltılması hedefleniyor. HEDEF MODERN VE VERİMLİ ARICILIK Proje yalnızca kovan dağıtımı açısından değil, Giresun’daki arıcılık işletmelerinin modern üretim tekniklerine geçişi açısından da önem taşıyor. Dağıtımı yapılan kovanların Langstroth tipi olması dikkat çekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kuruluşların teknik yayınlarında Langstroth kovanlar, modern arıcılıkta yaygın kullanılan standart kovan sistemleri arasında gösteriliyor. Standart çerçeve sistemi; koloni kontrolü, çerçeve değişimi, bal hasadı ve arı hastalıklarıyla mücadele gibi işlemlerde üreticiye kolaylık sağlıyor. STRAFOR KOVAN NEDEN TERCİH EDİLİYOR? Projenin bir başka dikkat çekici özelliğini ise geleneksel ahşap kovanlar yerine yüksek ısı yalıtımı sağlayan strafor kovanların tercih edilmesi oluşturuyor. Bilimsel çalışmalar, genişletilmiş polistiren malzemeden üretilen kovanların ısı yalıtım kapasitesinin ince ahşap kovanlara göre daha yüksek olabildiğini ortaya koyuyor. Bu özellik, özellikle gece-gündüz sıcaklık farklarının belirgin olduğu yüksek rakımlı bölgelerde koloninin kovan içi sıcaklığını korumasına yardımcı olabiliyor. Isı kaybının azaltılması, arı kolonisinin kovan sıcaklığını düzenlemek için harcadığı enerjinin düşürülmesine katkı sağlayabiliyor. Bunun yanında strafor kovanların ahşaba göre daha hafif olması, özellikle kovanların dönemsel olarak taşındığı arıcılık faaliyetlerinde kullanım kolaylığı sağlayabiliyor. Bu yönüyle söz konusu destek, sadece yeni kovan temini değil, arıcılıkta kullanılan teknolojinin yenilenmesi açısından da değerlendiriliyor. GİRESUN’DA 100 BİNİ AŞKIN ARILI KOVAN Arıcılık Giresun’un önemli kırsal ekonomik faaliyetlerinden biri olmayı sürdürüyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 2024 yılı arıcılık destekleme verilerine göre kent genelinde 1.427 arıcıya ait 102 bin 722 arılı kovan destek kapsamına alındı. Bu üreticilere toplam 11 milyon 391 bin 858 TL arıcılık desteği ödendi. Bu rakamlar, arıcılığın Giresun’da yalnızca geleneksel bir üretim biçimi olmadığını, binlerce aileyi ve 100 bini aşkın koloniyi kapsayan önemli bir tarımsal faaliyet alanı olduğunu ortaya koyuyor. ŞEBİNKARAHİSAR, ALUCRA VE ÇAMOLUK İÇİN AYRI ÖNEM TAŞIYOR Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk’un yüksek rakımlı alanları, yaylaları ve farklı bitki örtüsü arıcılık açısından bölgenin önemli üretim sahaları arasında bulunuyor. Özellikle bu ilçelerde kovanların sıcaklık değişimlerine karşı daha iyi korunması, kolonilerin güçlü tutulması ve üretim altyapısının modernleştirilmesi önem taşıyor. Bu nedenle modern kovan desteğinin, arıcılık yapan üreticilerin işletme koşullarının iyileştirilmesine ve üretimde sürdürülebilirliğin güçlendirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. DOKAP destekli proje ile bir taraftan üreticinin yatırım maliyeti azaltılırken, diğer taraftan modern kovan kullanımının yaygınlaştırılması, koloni yönetiminin kolaylaştırılması ve bal üretiminde verim ile kaliteyi destekleyecek altyapının oluşturulması hedefleniyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de proje kapsamında gerçekleştirilen dağıtımların ardından üreticilere bereketli bir üretim sezonu temennisinde bulundu.

GİRESUN ARICILIĞINA 2 BİN MODERN KOVAN DESTEĞİ Haber

GİRESUN ARICILIĞINA 2 BİN MODERN KOVAN DESTEĞİ

GİRESUN ARICILIĞINA 2 BİN MODERN KOVAN DESTEĞİ 100 ÜRETİCİYE YÜZDE 70 HİBELİ STRAFOR KOVAN DAĞITILDI Giresun’da arıcılığın geliştirilmesi amacıyla 100 üreticiye toplam 2 bin Langstroth tipi strafor kovan dağıtıldı. Yüzde 70’i DOKAP hibesiyle karşılanan proje, Giresun’un ülke ortalamasının altında kalan kovan başına bal verimini yükseltme hedefi açısından önem taşıyor. Ancak bilimsel çalışmalar, başarının yalnızca kovan malzemesine değil; havalandırma, koloni gücü, ana arı kalitesi, hastalıklarla mücadele ve teknik takibe de bağlı olduğunu ortaya koyuyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından hazırlanan, Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) tarafından finanse edilen “Arıcılığın Desteklenmesi ve Geliştirilmesi Projesi” kapsamında modern kovan dağıtımı gerçekleştirildi. Yüzde 70 hibe ve yüzde 30 üretici katkısıyla yürütülen proje kapsamında Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği ile Bulancak ve Şebinkarahisar bal üreticileri birliklerine üye 100 arıcıya toplam 2 bin Langstroth tipi strafor kovan teslim edildi. Böylece her üreticiye 20 kovan desteği sağlandı. DAĞITIM PROGRAMI İL MÜDÜRLÜĞÜ KAMPÜSÜNDE YAPILDI 20 Ağustos 2026 tarihinde Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kampüsünde düzenlenen programa İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, Giresun Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kubilay Elevli, Bulancak Bal Üreticileri Birliği Başkanı Erdoğan Üstün, kurum personeli ve arı yetiştiricileri katıldı. Projenin, arıcıların modern üretim teknikleriyle tanıştırılması, işletmelerin fiziki altyapısının güçlendirilmesi ve bal üretiminde verimliliğin artırılması amacıyla hayata geçirildiği bildirildi. STRAFOR KOVANLAR NE SAĞLIYOR? Yüksek yoğunluklu polistirenden üretilen strafor kovanlar, ahşap kovanlara göre daha hafif olmaları ve yüksek ısı yalıtımı sağlamalarıyla öne çıkıyor. Kovan içi sıcaklık değişiminin sınırlandırılması, arıların kış döneminde ısı üretmek için harcadığı enerjinin ve bal tüketiminin azaltılmasına yardımcı olabiliyor. Isı yalıtımının ilkbahar döneminde koloninin daha erken gelişmesine katkı sağlaması da bekleniyor. Hafif yapı ise özellikle gezginci arıcılık yapan üreticiler açısından taşıma ve yer değiştirme işlemlerini kolaylaştırıyor. Ancak bilimsel bulgular, strafor kovanların her bölgede ve her koşulda tek başına daha yüksek bal üretimi sağlayacağı yönünde kesin bir sonuç ortaya koymuyor. TÜRKİYE DÜNYANIN EN BÜYÜK ÜÇ ARICILIK ÜLKESİNDEN BİRİ Tarım ve Orman Bakanlığı Arıcılık Araştırma Enstitüsü tarafından yayımlanan FAO verilerine göre Türkiye, 2024 yılında hem arılı kovan sayısı hem de bal üretimi bakımından dünyada üçüncü sırada yer aldı. TÜİK’in 2025 verilerine göre ise Türkiye genelinde: 96 bin 646 arıcılık işletmesi,8 milyon 817 bin 155 koloni,97 bin 253 ton bal üretimi,3 bin 258 ton balmumu üretimi bulunuyor. Türkiye’de kovan başına ortalama bal verimi 11,03 kilogram olarak gerçekleşti. Bal üretimi 2024’e göre yüzde 1,8 artarken koloni sayısı yüzde 1,6 azaldı. Kovan başına verim ise 10,66 kilogramdan 11,03 kilograma yükseldi. Tarım ve Orman Bakanlığı Arıcılık Araştırma Enstitüsü GİRESUN’DA VERİM ÜLKE ORTALAMASININ ALTINDA Aynı verilere göre Giresun’da 2025 yılında 1.803 arıcılık işletmesi ve 116 bin 223 koloni bulunuyor. Kentte 1.041 ton bal üretilirken kovan başına ortalama verim 8,96 kilogramda kaldı. Bu rakam, 11,03 kilogramlık Türkiye ortalamasının yaklaşık yüzde 19 altında bulunuyor. Giresun, Türkiye’deki toplam kolonilerin yaklaşık yüzde 1,32’sine sahip olmasına rağmen ülke bal üretiminin yüzde 1,07’sini karşılıyor. Dağıtılan 2 bin kovan, Giresun’un kayıtlı koloni varlığının sayısal olarak yaklaşık yüzde 1,7’sine karşılık gelen bir fiziki kapasite oluşturuyor. Ancak bu kovanların yeni kolonilerle mi kullanılacağı, yoksa eski kovanların yenilenmesinde mi değerlendirileceği üretime sağlayacağı gerçek katkıyı belirleyecek. TÜRKİYE’NİN FARKLI İLLERİNDE BENZER DESTEKLER VERİLİYOR Giresun’daki proje, Türkiye genelinde arıcılıkta ekipman yenileme ve modern kovan kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlayan çalışmaların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ordu’da Haziran 2026’da 50 arıcıya 1.500 polen ve propolis tuzaklı arılı kovan dağıtıldı. Yüzde 70 hibeli projede iki yılda dağıtılan kovan sayısı 3 bin 900’e ulaştı. Ordu’daki uygulamanın yalnızca bal üretimini değil, polen ve propolis gibi katma değerli ürünleri de hedeflemesi dikkat çekti. Ordu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Düzce’de Temmuz 2026’da FAO ile Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde eğitim alan 10 genç üreticiye 280 normal ve 100 ruşet olmak üzere toplam 380 arısız strafor kovan verildi. Projede arıcılığın yanı sıra girişimcilik, finansal okuryazarlık, dijital pazarlama ve e-ticaret eğitimleri de uygulandı. Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Muş’ta Aralık 2025’te 100 arıcıya yüzde 75 hibeyle toplam 1.000 yeni kovan dağıtıldı. Proje özellikle eskimiş kovanların yenilenmesini hedefledi. Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Antalya’da ise 2026 yılında 100 arıcıya 500 ana arı üretim kovanı verilerek kovan desteği, ana arı yetiştiriciliği eğitimi ve yerel gen kaynaklarının korunmasıyla birleştirildi. Antalya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bu örnekler, arıcılık desteklerinde yalnızca kovan sayısının artırılmasından eğitim, ürün çeşitlendirme, ana arı kalitesi ve pazarlama kapasitesinin geliştirilmesine doğru daha kapsamlı bir modele geçildiğini gösteriyor. BİLİMSEL ÇALIŞMALAR NE SÖYLÜYOR? Hatay’ın Samandağ ilçesinde 75 koloni üzerinde gerçekleştirilen bir araştırmada, strafor kovanlarda kışlama kabiliyeti yüzde 86,67; ahşap kovanlarda ise yüzde 65,89 olarak ölçüldü. Ancak araştırmanın farklı iklim ve flora koşullarında yapıldığı, sonuçların doğrudan Giresun’a uyarlanamayacağı belirtilmeli. Uludağ Arıcılık Dergisi’ndeki araştırma 2019 yılında yayımlanan başka bir çalışmada, ısı yalıtımlı kompozit kovanların strafor kovanlardan yüzde 14,23, ahşap kovanlardan ise yüzde 34,89 daha fazla bal verdiği belirlendi. Aynı çalışmada strafor kovanlarda yetersiz havalandırmaya bağlı olarak en yüksek azami nem değerlerinin ölçüldüğü bildirildi. Italian Journal of Animal Science araştırması Malatya koşullarında Kafkas ve Karniyol arılarıyla yapılan 2025 tarihli çalışmada ise ahşap ve strafor kovanlar arasında bal verimi bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı. Araştırmacılar ayrıca strafor kovanların arı ürünlerinde kalıntı oluşturup oluşturmadığı konusunda daha ayrıntılı çalışmalara ihtiyaç bulunduğuna dikkat çekti. Hayvan Bilimi ve Ürünleri Dergisi Bu sonuçlar, kovan malzemesinin önemli olduğunu ancak verimliliği tek başına belirlemediğini ortaya koyuyor. GİRESUN’UN NEMLİ İKLİMİNDE HAVALANDIRMA ÖNEMLİ Strafor kovanların yüksek ısı yalıtımı avantaj sağlarken kovan içi nemin kontrolünü daha önemli hâle getirdiği görülüyor. Bu nedenle Giresun’un yağışlı ve yüksek nemli ikliminde kovan girişleri, taban havalandırması ve arılığın konumu doğru planlanmalı. Koloni gücü, genç ve kaliteli ana arı kullanımı, yeterli besin stoku, Varroa ve diğer hastalıklarla mücadele, bitki çeşitliliği ve arıcının uyguladığı bakım yöntemleri sonuç üzerinde kovan malzemesi kadar etkili olabiliyor. PROJENİN BAŞARISI SAHADA ÖLÇÜLMELİ Giresun’daki 2 bin kovanlık destek, adet bakımından son yıllarda gerçekleştirilen dikkat çekici arıcılık projelerinden biri. Ancak gerçek başarı, dağıtım töreniyle değil sahadan alınacak sonuçlarla ölçülebilecek. Bu kapsamda destek alan işletmelerde: Kışlama sonrası yaşayan koloni oranı,Koloni başına yem ve bal tüketimi,İlkbahar gelişim hızı,Arılı ve yavrulu çerçeve sayısı,Kovan içi sıcaklık ve nem değerleri,Varroa ve diğer hastalıkların görülme durumu,Kovan başına bal üretimi,Kovanların dayanıklılığı ve kullanım ömrü düzenli olarak takip edilmeli. Projenin toplam bütçesi, kovan başına maliyeti, yararlanıcıların ilçelere göre dağılımı, seçim kriterleri ve bir veya iki yıllık üretim sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması, desteğin verimliliğinin şeffaf biçimde değerlendirilmesini sağlayacaktır. HEDEF SADECE DAHA FAZLA KOVAN DEĞİL, DAHA YÜKSEK VERİM OLMALI Türkiye, kovan sayısı ve bal üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında bulunmasına rağmen koloni başına verimlilikte geliştirilmesi gereken bir tabloya sahip. Giresun’un da zengin florası ve arıcılık geleneğine karşın kovan başına verimde ülke ortalamasının altında kaldığı görülüyor. Bu nedenle 2 bin modern kovan desteğinin; teknik eğitim, ana arı ıslahı, hastalıklarla mücadele, ürün çeşitlendirme, markalaşma ve pazarlama çalışmalarıyla tamamlanması gerekiyor. Kovan dağıtımı doğru takip ve eğitimle desteklendiğinde Giresun arıcılığının verimliliğini ve üreticinin gelirini artırabilecek önemli bir başlangıç niteliği taşıyor.

DERELİ’DE KIRSAL KALKINMA HAMLESİ: IPARD VE TKDK DESTEKLERİ MASAYA YATIRILDI Haber

DERELİ’DE KIRSAL KALKINMA HAMLESİ: IPARD VE TKDK DESTEKLERİ MASAYA YATIRILDI

DERELİ’DE KIRSAL KALKINMA HAMLESİ: IPARD VE TKDK DESTEKLERİ MASAYA YATIRILDI TKDK Giresun İl Koordinatörlüğü, IPARD Programı ve kırsal kalkınma desteklerinin Dereli’de yatırıma dönüşmesi için ilçe düzeyinde değerlendirme yaptı. Dereli Kaymakamı Mustafa Gövercin’i ziyaret eden İl Koordinatörü Mehmet Samet Acaroğlu, tarım, hayvancılık, gıda işleme, kırsal turizm, yenilenebilir enerji ve kırsal kalkınma başlıklarında sağlanan destekleri anlattı. DERELİ’DE YATIRIM POTANSİYELİ ELE ALINDI Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Giresun İl Koordinatörlüğü, Dereli’de IPARD Programı ve TKDK desteklerine ilişkin bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi. TKDK Giresun İl Koordinatörü Mehmet Samet Acaroğlu, Dereli Kaymakamı Mustafa Gövercin’i makamında ziyaret ederek IPARD Programı, TKDK destekleri ve kurum tarafından yürütülen iş ve işlemler hakkında sunum yaptı. Toplantıya Dereli İlçe Tarım ve Orman Müdürü Lütfü Sarıkaya ile kaymakamlık ve tarım teşkilatında görev yapan personel de katıldı. Görüşmede Dereli’nin tarım, hayvancılık, kırsal turizm ve kırsal kalkınma alanlarındaki yatırım kapasitesi değerlendirildi. Üreticiler, girişimciler ve yatırım yapmak isteyen işletmeler için sağlanan destekler üzerinde fikir alışverişi yapıldı. 81 İLİ KAPSAYAN KIRSAL KALKINMA MODELİ IPARD Programı, Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti ortak finansmanıyla yürütülen kırsal kalkınma destek modeli olarak uygulanıyor. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından yürütülen program, IPARD III dönemiyle birlikte Türkiye genelinde daha geniş bir kapsama taşındı. Destek mekanizması, 81 ilden proje başvurusu alınabilecek şekilde yapılandırıldı. Programın ana amacı; kırsal alanda üretimi güçlendirmek, tarım ve hayvancılık işletmelerini modernleştirmek, gıda işleme kapasitesini artırmak, kırsal turizmi desteklemek, yerel ürünleri ekonomik değere dönüştürmek ve kırsalda yeni istihdam alanları oluşturmaktır. DESTEKLER SADECE TARIMLA SINIRLI DEĞİL IPARD ve TKDK destekleri yalnızca klasik tarımsal üretim yatırımlarını kapsamıyor. Program; tarımsal işletmeler, hayvancılık, gıda işleme, balıkçılık ürünleri, kırsal turizm, arıcılık, zanaatkârlık, yerel ürünler, bitkisel üretimin çeşitlendirilmesi, yenilenebilir enerji, makine parkları ve kırsal altyapı gibi geniş bir yatırım alanını içine alıyor. Bu yönüyle IPARD, genel sanayi teşviki değil; tarım, hayvancılık, gıda işleme, kırsal turizm ve kırsal ekonomiye dayalı yatırımları destekleyen bir kalkınma programı niteliği taşıyor. HAYVANCILIK VE TARIMSAL İŞLETMELERE MODERNİZASYON DESTEĞİ IPARD III döneminde tarımsal işletmelerin fiziki varlıklarına yönelik yatırımlar destekleniyor. Bu kapsamda süt, kırmızı et, kanatlı eti ve yumurta üretimine yönelik işletmeler destek alabiliyor. Ahır, ağıl, kümes, ekipman, sağım sistemleri, hayvan refahını artıran düzenlemeler, hijyen koşullarının geliştirilmesi, üretim altyapısının güçlendirilmesi ve çevre standartlarının iyileştirilmesi gibi yatırımlar bu başlık altında değerlendiriliyor. Dereli gibi hayvancılık potansiyeli bulunan ilçelerde modern küçükbaş ve büyükbaş işletmeleri, süt üretim altyapısı, yemleme sistemleri ve hayvansal üretimde kaliteyi artıracak projeler öne çıkıyor. GIDA İŞLEME VE TARIMA DAYALI SANAYİ DESTEKLENİYOR TKDK desteklerinde ürünün yalnızca tarlada, ahırda veya çiftlikte üretilmesi değil; işlenmesi, paketlenmesi, depolanması ve pazara hazırlanması da destek kapsamına giriyor. Tarım ve balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik yatırımlar içinde süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve et ürünleri, kanatlı eti, su ürünleri, meyve-sebze ürünleri, soğuk hava deposu, paketleme tesisleri, işleme hatları, hijyen altyapısı ve pazarlama yatırımları yer alıyor. Giresun açısından bu alan; fındık işleme, yöresel ürün paketleme, balık ve su ürünleri işleme, süt ürünleri, kurutulmuş ürünler, meyve-sebze işleme, kooperatif üretimi ve yerel gıda markalarının geliştirilmesi için önemli bir fırsat sunuyor. KIRSAL TURİZM, ARICILIK VE YEREL ÜRÜNLER DERELİ İÇİN ÖNE ÇIKIYOR Dereli’nin coğrafi yapısı, yayla bağlantıları, doğa turizmi potansiyeli ve kırsal üretim alanları IPARD destekleri açısından dikkat çekiyor. İlçede kırsal turizm tesisleri, küçük ölçekli konaklama yatırımları, yöresel ürün satış ve işleme alanları, arıcılık ve arı ürünleri, tıbbi ve aromatik bitkiler, bitkisel üretimin çeşitlendirilmesi, zanaatkârlık, yerel gıda üretimi, doğa turizmiyle bağlantılı hizmet yatırımları ve yenilenebilir enerji sistemleri değerlendirilebilecek başlıklar arasında yer alıyor. Bu tablo, Dereli’de yapılan toplantının yalnızca genel bir destek tanıtımı değil, ilçenin ekonomik karakterine uygun yatırım alanlarının belirlenmesi açısından da önem taşıdığını gösteriyor. HİBE ORANLARI YÜZDE 50 İLE 75 ARASINDA DEĞİŞİYOR IPARD III Programı’nda yatırımcılara geri ödemesiz hibe desteği sağlanıyor. 2026 yılı çağrı takvimine göre desteklenen sektöre göre projelerin bütçe sınırları 5 bin avro ile 3 milyon avro arasında değişiyor. Yatırımcılara yüzde 50 ile yüzde 75 arasında hibe desteği veriliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıklamasında, 2026 yılı çağrı takvimi kapsamında toplam 241 milyon avroluk bütçe ayrıldığı, desteklenen sektörlere göre proje büyüklüklerinin ve hibe oranlarının değiştiği bildirildi. Özellikle kamu altyapı yatırımları, paket içme suyu arıtma tesisleri, katı atık transfer istasyonları ve yenilenebilir enerji sistemleri gibi projelerde 3 milyon avroya kadar destek verilebiliyor. (Tarım ve Orman Bakanlığı) TKDK’nın 2026 yılı IPARD III çağrı takvimi de 2026 yılı içinde proje başvurularının belirlenen tedbirler üzerinden kabul edileceğini ortaya koyuyor. (TKDK) KAMU ALTYAPISI VE YENİLENEBİLİR ENERJİ DE PROGRAMDA IPARD III döneminde kırsal alanda kamu altyapı yatırımları da destek başlıkları arasında yer alıyor. Bu başlık daha çok yerel yönetimler ve kamu altyapısına dönük projeler açısından önem taşıyor. Paket içme suyu arıtma tesisleri, katı atık transfer istasyonları, kırsal altyapı yatırımları ve yenilenebilir enerji sistemleri bu kapsamda değerlendirilebiliyor. Giresun’un kırsal ilçelerinde içme suyu, atık yönetimi, çevre altyapısı, enerji verimliliği ve kırsal yaşam kalitesini artıracak projeler bu destek alanıyla doğrudan ilişkilendirilebilir. GİRESUN’DA DESTEKLER FARKLI ALANLARA YAYILDI Giresun’da IPARD destekleri geçmiş yıllarda özellikle fındık işleme, balık işleme, kırsal turizm, yenilenebilir enerji ve kırsal kalkınma yatırımlarıyla öne çıktı. Kadın ve genç girişimcilerin yer aldığı yatırımlar, fındık işleme tesisleri, balık işleme yatırımları, konaklama tesisleri, güneş enerjisi sistemleri ve yerel üretim projeleri Giresun’da destek alanları arasında dikkat çekti. Giresun’un kırsal kalkınma açısından en güçlü başlıkları fındık ekonomisi, yayla ve doğa turizmi, arıcılık, hayvancılık, su ürünleri, yöresel ürün işleme ve yenilenebilir enerji yatırımlarıdır. İLÇE ODAKLI PLANLAMA DAHA GÜÇLÜ SONUÇ VERECEK Giresun’da kırsal kalkınma desteklerinin etkili sonuç vermesi için her ilçenin kendi ekonomik yapısına göre değerlendirilmesi gerekiyor. Dereli’de yayla turizmi, doğa odaklı kırsal turizm, hayvancılık, arıcılık ve yerel ürünler öne çıkarken; Bulancak ve merkez hattında tarımsal üretim ve işleme kapasitesi, Tirebolu ve Görele’de kıyı ekonomisiyle birlikte kırsal üretim, Şebinkarahisar, Alucra ve Çamoluk hattında hayvancılık ve alternatif tarımsal üretim, Eynesil ve Espiye çevresinde ise küçük ölçekli kırsal işletmeler, işleme ve üretim potansiyeli ayrıca ele alınmalı. TKDK desteklerinin il genelinde daha güçlü karşılık bulması, yalnızca çağrı ilanlarının duyurulmasıyla değil, ilçelerin kendi üretim, turizm ve yatırım kapasitesine göre proje başlıklarının belirlenmesiyle mümkün olacak. BAŞVURU İÇİN TEKNİK HAZIRLIK ŞART IPARD desteklerinden yararlanmak isteyen üretici, girişimci, kooperatif veya işletmeler için yatırım fikrinin desteklenen sektörle uyumlu olması gerekiyor. Başvuru sürecinde yatırım yerinin uygunluğu, proje bütçesi, iş planı, ruhsat ve izin süreçleri, teknik dosya, başvuru sahibinin niteliği, uygun harcama kalemleri ve çağrı rehberlerinde yer alan şartlar belirleyici olacak. Kadın girişimciler, genç yatırımcılar, üretici örgütleri, dağlık alanlarda yapılacak yatırımlar ve yenilenebilir enerji içeren projeler bazı destek başlıklarında avantaj sağlayabiliyor. Dereli gibi dağlık ve kırsal karakteri güçlü ilçelerde doğru hazırlanmış projeler, destekten yararlanma ihtimalini artırıyor. DERELİ’DE YENİ PROJELER İÇİN ZEMİN OLUŞTURULUYOR Dereli’de yapılan değerlendirme toplantısı, ilçede yeni yatırım ve proje başlıklarının geliştirilmesi açısından yerel hazırlık niteliği taşıyor. TKDK Giresun İl Koordinatörlüğü’nün Dereli’de yaptığı bilgilendirme, üretici ve girişimcilerin destekleri daha yakından tanımasına, yatırım fikirlerini doğru başlıklara yönlendirmesine ve ilçenin kırsal kalkınma potansiyelinin projeye dönüşmesine katkı sağlayacak. Dereli’de tarım, hayvancılık, kırsal turizm, arıcılık, yerel ürün işleme, yenilenebilir enerji ve kırsal altyapı başlıklarında hazırlanacak projeler, ilçenin kalkınma hedefleri açısından yeni bir yatırım alanı açabilir.

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ Haber

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ

GÖRELE’DE VAHŞİ MADENCİLİĞE KARŞI GÜÇLÜ TEPKİ Görele Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Vahşi Madenciliğe Hayır Mitingi” geniş katılımla gerçekleştirildi. Yağmura rağmen meydanı dolduran vatandaşlar, Giresun coğrafyasının yüzde 85’inin maden sahası ilan edilmesine tepki gösterdi. Görele’de çevre ve yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerine karşı güçlü bir toplumsal tepki yükseldi. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen “Vahşi Madenciliğe Hayır Mitingi”ne yüzlerce vatandaş, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, dernek başkanları, akademisyenler, il genel meclisi üyeleri, muhtarlar ve çevre aktivistleri katıldı. Yağmurlu havaya rağmen meydanı dolduran vatandaşlar, Giresun’un su kaynaklarını, tarım alanlarını, ormanlarını ve yaşam alanlarını tehdit eden madencilik faaliyetlerinin durdurulmasını istedi. Miting alanında çok sayıda STK pankartlarla, vatandaşlar ise dövizlerle destek verdi. “TOPRAĞIMIZIN ÜSTÜ ALTINDAN DAHA DEĞERLİDİR” Mitingde konuşan Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Civil Uzun, madencilik meselesinin siyaset üstü bir yaşam hakkı sorunu olduğunu vurguladı. Uzun, bölge halkının madene değil, doğayı ve insan sağlığını tehdit eden çıkarma yöntemlerine karşı çıktığını belirterek, “Biz madene değil, madenin çıkarılış şekline karşıyız. Yöre halkı olarak vahşi madenciliğe karşı dik durmak zorundayız. Bizim toprağımızın üstü altından çok daha değerlidir. Topraklarımız şehitlerimizin kanlarıyla sulanmıştır. Havamıza, suyumuza, toprağımıza dokunmayın diyoruz” ifadelerini kullandı. Aysel Civil Uzun, mitinge destek veren tüm katılımcılara teşekkür etti. AKADEMİSYENLERDEN MADENCİLİK UYARISI Mitingde Giresun Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Birsen Şengül Oksal, Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ömer Dalman ve Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Fehmi Çalık da konuşma yaptı. Akademisyenler, Giresun coğrafyasının büyük bölümünü kapsayan madencilik faaliyetlerinin kalkınma değil, uzun vadeli çevresel yıkım anlamına geldiğini belirtti. Konuşmalarda, maden sahalarının su kaynaklarını kullanılamaz hale getirdiği, tarım alanlarına ve derelere zehirli atık karıştığı, orman varlığının yok edildiği ve bu tahribatın yüzyıllarca sürebileceği vurgulandı. Siyanür havuzlarının taşıdığı riske de dikkat çeken akademisyenler, bu tür havuzların sızdırmazlık sorunu yaşanmasa bile yüzlerce yıl kontrol altında tutulması gerektiğini belirtti. Bölgedeki bazı işletmelerde taşma ve patlama iddialarının ciddi endişe yarattığı ifade edildi. “FINDIK, ÇAY, ARICILIK VE HAYVANCILIK TEHDİT ALTINDA” Mitingde yapılan konuşmalarda Karadeniz’in kırılgan ekolojik yapısının madencilik faaliyetleriyle daha büyük risk altına girdiği vurgulandı. Katılımcılar, vahşi madenciliğin yalnızca çevreyi değil, bölge halkının geçim kaynaklarını da tehdit ettiğini dile getirdi. Fındık, çay, arıcılık ve hayvancılığın madencilik baskısı altında zarar görebileceği belirtildi. Konuşmacılar, heyelan riskinin de artacağına dikkat çekerek, Karadeniz’in dağlık ve yağışlı yapısında yapılacak kontrolsüz maden çalışmalarının yeni afetlere zemin hazırlayabileceğini söyledi. STK’LARDAN VE AKTİVİSTLERDEN ORTAK ÇAĞRI Mitingde Görele İl Genel Meclisi Üyesi Semih Aydın, Tirebolu İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Cebeci, Tüketicileri Koruma Derneği Genel Başkanı Aziz Koçal, Çanakçı Deresi Özgür Aksın Platformu Başkanı Harun Şahin, Giresun Doğa ve Çevre Derneği Başkanı Erkan Türüdü ile Görele, Çanakçı ve Doğankentli çevre aktivistleri de söz aldı. Konuşmalarda vahşi madenciliğin insan hayatını, su kaynaklarını, tarım alanlarını, dereleri ve ormanları doğrudan tehdit ettiği vurgulandı. Katılımcılar, “Vahşi madenciliğe son verilmezse çocuklarımıza yeşil vadiler değil, zehirli su kaynakları ve ağır metallerle kirlenmiş topraklar kalacak. Buna izin vermeyeceğiz. Korkmadan, yılmadan mücadele edeceğiz” mesajı verdi. CEBECİ’DEN FAHRİ HEMŞEHRİLİK TEPKİSİ Tirebolu İl Genel Meclisi Üyesi Ömer Cebeci’nin konuşması miting alanında dikkat çekti. Cebeci, Alagöz Holding’in sahibi Cantürk Alagöz’e fahri hemşehrilik verilmesi yönündeki açıklamalara tepki göstererek, “Bu milletin vicdanına rağmen böyle bir karar alırsanız, Harşit Vadisi halkı sizi siyasi tarihin karanlığına gönderecektir” dedi. Cebeci’nin sözleri meydanda alkışlarla karşılandı. SİYASİ PARTİLER, DERNEKLER VE VATANDAŞLAR MEYDANDA BULUŞTU Mitinge İYİ Parti Giresun İl Başkanı İnan Taşgöz, CHP Görele İlçe Başkanı Mustafa Günay, İYİ Parti Görele İlçe Başkanı Hakan Resüloğlu, Zafer Partisi Görele İlçe Başkanı Emrullah Ekiz, 24. Dönem Giresun Milletvekili Selahattin Karaahmetoğlu, Görele Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Çakıcı, İstanbul Bayrampaşa Giresunlular Derneği Başkanı Tülay Tahmaz, İstanbul Kartal Giresunlular Derneği Başkanı Cengiz Demirkaya, İstanbul Arnavutköy Giresunlular Derneği Başkanı Ahmet Karasakal, İstanbul Bahçelievler Giresunlular Derneği Başkanı Yalçın İsmail Çam, Tüm Üretici Köylü Sendikası Giresun İl Temsilcisi Orhan Kara, Dereli Doğa ve Yaşam Derneği Başkanı İbrahim Türk, Birleşik Emekliler Sendikası Bulancak Şube Başkanı İbrahim Arslan, CHP önceki dönem Giresun İl Başkanı Fikri Bilge, muhtarlar, çeşitli meslek gruplarından temsilciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Coşkulu geçen miting, yerel sanatçıların kemençe eşliğinde çaldığı horon havalarıyla sona erdi. Meydanda verilen ortak mesaj ise netti: Giresun’un toprağı, suyu, deresi, ormanı ve geleceği vahşi madenciliğe teslim edilmeyecek. Fotoğraflar: Namık Baltaoğlu

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” Haber

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK”

İSTANBUL’DA VAHŞİ MADENCİLİK PANELİ: “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” İstanbul’da düzenlenen panel, Doğu Karadeniz’de vahşi madenciliğin su kaynakları, tarım alanları, ormanlar, halk sağlığı ve yaşam alanları üzerinde oluşturduğu riskleri gündeme taşıdı. Panelde, doğa katliamına bugün “dur” denilmezse gelecekte geri dönüşün olmayacağı vurgulandı. DOĞU KARADENİZ’DEKİ MADEN RİSKİ İSTANBUL’DA TARTIŞILDI Görele ve Çanakçı Çevre Koruma Platformu ile Giresun’dan bazı çevreci sivil toplum kuruluşları, İstanbul’da “Halkımız Doğu Karadeniz’de Vahşi Madenciliğe Neden Karşı Çıkıyor?” temalı panel düzenledi. İstanbul Esenler Prof. Dr. Adem Baştürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü Dr. Adil Emecan yaptı. Panele İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ahmet Öztürk, Giresun Üniversitesi’nden Prof. Dr. Birsen Oksal ve Prof. Dr. Hakan Bektaş, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Prof. Dr. Fehmi Çalık ile Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Dalman konuşmacı olarak katıldı. “DOĞA KATLİAMINA ‘DUR’ DENİLMEZSE GERİ DÖNÜŞ YOK” Panelde vahşi madenciliğin Doğu Karadeniz’in doğal yapısı, su havzaları, tarım üretimi ve yerleşim alanları üzerindeki etkileri bilimsel veriler ışığında ele alındı. Konuşmacılar, madencilik faaliyetlerinin yalnızca ekonomik başlıklarla açıklanamayacağını, bölgenin yaşam hakkını ve gelecek güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini belirtti. Panelde şu vurgu yapıldı: " DOĞA KATLİAMINA 'DUR' DENİLMEZSE GERİ DÖNÜŞ YOK" Konuşmacılar, bölgedeki maden faaliyetlerine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu coğrafyada yapılan madencilik 'kalkınma' değil, kontrollü bir yıkımdır.'Maden şirketleri istihdam sağlıyor, ekonomiye katkı yapıyor' gibi söylemler acı gerçekleri örtmeye yetmiyor." DERELER, İÇME SULARI VE TARIM ALANLARI İÇİN TEHLİKE UYARISI Panelde, açılan maden sahalarının dereleri, içme suyu kaynaklarını, tarım arazilerini ve ormanlık alanları tehdit ettiği ifade edildi. Siyanür ve ağır metallerin toprağa karışması halinde etkilerin yıllarca değil, nesiller boyunca sürebileceği vurgulandı. Konuşmacılar şu açıklamayı yaptı: "Açılan maden sahalarıyla birlikte dereler zehir akıyor, bulanıyor, içme suları risk altına giriyor. Siyanür ve zehirli ağır metaller toprağa karışıyor, bunun etkisi yıllarca değil, nesiller boyu sürecek.Sadece bu da değil, heyelan riski katlanarak artıyor ve Karadeniz’in zaten hassas olan yapısı daha da kırılgan hale geliyor. Bölgemizde fındık, çay, arıcılık ve hayvancılık bitme noktasına geliyor. Ormanlar kesiliyor, topraklara, derelere maden zehiri akıtılıyor, dolayısıyla önü alınamaz büyük bir tahribat meydana geliyor. 'Bir siyanür havuzu hiç sızdırmaz bile olsa 500 yıl muhafaza edilmesi gerekiyor ki doğaya zararı enaza indirgensin' dersek durumun vahameti daha net anlaşılır.Tüm bu yaşananlar İnsanlarda kanser ve kronik hastalık riskini ciddi şekilde yükseltiyor. Şimdi açıkça şunu sormak gerekiyor, maden şirketlerinin birkaç yıllık geliri ve devlete verilen yüzde 3-4 oranında katkı için yüzyılların doğasını, suyunu, toprağını feda etmek akıl işi midir? Şu da bir gerçek; bu mesele artık sadece çevrecilerin hassasiyeti değildir, bu mesele çocuklarımızın geleceği, içeceği su, yiyeceği gıda, yaşayacağı toprak meselesidir. Bir de şu var, bu projeler yapılırken çoğu zaman bölge halkının fikri bile sorulmuyor. Kararlar masada alınıyor, bedel köyde, derede, bahçede, tarlada ödeniyor. Biz şunu söylüyoruz; bu topraklar sahipsiz değildir. Bu dereler, bu ormanlar, bu yaşam alanları birkaç şirketin insafına bırakılacak kadar değersiz değildir. Bu panelde ortaya koyduğumuz bilimsel gerçekler gayet nettir; yaşanan doğa katliamına eğer bugün 'dur' denilmezse gelecekte kesinlikle geri dönüş olmayacaktır.Yakın zamanda panelde yapılan tüm konuşmaları video serisi halinde paylaşacağız. Herkes izlesin ve ürkütücü gerçeği görsün. Çünkü bu mücadele sadece Giresun'un değil; Doğu Karadeniz halkının, hatta bu ülkede nefes alan herkesin meselesidir." “İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK” Panelde insan sağlığına yönelik riskler de öne çıktı. Konuşmacılar, suya, toprağa ve tarımsal üretime karışabilecek kirleticilerin bölgede yaşayan yurttaşlar açısından ciddi sağlık tehdidi oluşturduğunu belirtti. Panelde şu uyarı yapıldı: " İNSANLARDA KANSER VE KRONİK HASTALIK RİSKİ YÜKSEK" GİRESUN’UN YÜZDE 85’İ İÇİN MADEN SAHASI UYARISI Konuşmacılar, Giresun’daki maden rezervlerinin orta ve düşük düzeyde olduğunu, bu nedenle yeraltı katmanında dağınık halde bulunduğunu ifade etti. Bu yapının, maden çalışmalarını geniş alanlara yayma riski taşıdığı belirtildi. Panel şu vurguyla tamamlandı: " Giresun'da çıkarılacak madenler orta ve düşük düzeyde, bu nedenle yeraltı katmanında çok dağınık durumda. İlimizin yüzde 85'nin maden sahası ilan edilmesinin sebebi budur.Bu da, çalışmaların çok geniş bir alanda, yani tarım arazilerinde ve su havzalarında da yapılacağını gösteriyor." PANELİ SİYASETÇİLER, AKADEMİSYENLER VE STK TEMSİLCİLERİ TAKİP ETTİ Paneli Beyoğlu Belediye Başkanı Sefer Karaahmetoğlu, Görele Belediye Başkan Vekili Aysel Civil Uzun, 27. Dönem CHP İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan, bazı siyasetçiler, kurum, kuruluş ve STK yöneticileri, akademisyenler, iş insanları ile çeşitli meslek gruplarından çok sayıda katılımcı takip etti.

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARINDA 10 MİLYAR TL'LİK DESTEK Haber

KIRSAL KALKINMA YATIRIMLARINDA 10 MİLYAR TL'LİK DESTEK

Tarım ve Orman Bakanlığı, 30 milyon TL limitli projeler için yüzde 70'e kadar hibe desteği sunacak olan Kırsal Kalkınma Yatırım Programı'na başvuruların başladığını bildirdi. Başvurular için son tarih 12 Haziran 2026 olarak belirlendi. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, üreticilere yönelik hayata geçirilen Kırsal Kalkınma Yatırım Programı'nın başvuru sürecinin başladığını duyurdu. Toplam 10 milyar liralık bütçeyle yürürlüğe giren program çerçevesinde, üreticiler tarafından hazırlanan projelere yüksek oranlarda hibe desteği sağlanacak. Düzenlemeye göre, 30 milyon TL'ye kadar olan yatırım tutarlarının yüzde 70'e varan kısmı devlet tarafından karşılanacak. Ayrıca program bütçesinin en az yüzde 20'lik kısmının kadın ve genç girişimcilerin yatırımları için tahsis edileceği açıklandı. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesindeki programla öncelikli olarak kadın üreticilerin, genç girişimcilerin ve aile işletmelerinin desteklenmesinin amaçlandığını vurgulayan Bakan Yumaklı, kırsal bölgelerde üretimi artırmayı ve yerel kalkınmayı canlandırmayı hedeflediklerini belirterek, bu programın üreticiler için hayallerini gerçekleştirecek önemli bir imkan olduğunu ifade etti. ???? Hayallerini gerçeğe dönüştürmek isteyen üreticilerimiz için tam 10 milyar lira bütçeli Kırsal Kalkınma Yatırım Programı’na başvurular başladı. ✅ 30 milyon TL’ye kadar olan projelerinizin %70’ine varan kısmını biz karşılıyor; genç ve kadın girişimcilerimiz ile aile… pic.twitter.com/TYzHJgYEOr — İbrahim Yumaklı (@ibrahimyumakli) April 29, 2026 YATIRIM KAPSAMI OLDUKÇA GENİŞ Bakan Yumaklı'nın açıklamalarına göre, çok geniş bir yatırım yelpazesini kapsayan program dahilinde destek verilecek alanlar arasında şunlar bulunuyor: Tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması işlemleri Kapalı alan bitkisel üretimi (Modern sera, yüksek tünel, kültür mantarı) Kanatlı, küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği ile kesimhaneler Su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetleri Bitkisel ve hayvansal kökenli gübre üretimi Tarımsal amaçlı kuruluşlar için ortak makine parkı kurulumu Arıcılık faaliyetleri Tarımsal bilişim sistemleri (Yapay zekâ tabanlı çözümler, akıllı tarım teknolojileri, sensör sistemleri ve diğer bilişim uygulamaları) İpek böceği yetiştiriciliği Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına yönelik yatırımlar gibi birçok kalem yer alıyor. Kırsal kalkınma yatırımları için tüm girişimci ve üreticilerin 12 Haziran 2026 tarihine kadar müracaat edebilecekleri belirtildi.

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA Haber

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA

GİRESUN’DA MADEN TEPKİSİ: BÜYÜK KÖYLÜ MİTİNGİ 18 NİSAN’DA TİREBOLU’DA Giresun Bul-Pir Çevre Derneği, Tirebolu Meydanı’nda “Büyük Köylü Mitingi” düzenleyecek. Dernek, miting çağrısında fındık üretim alanları, su kaynakları, orman varlığı ve kırsal yaşamın madencilik baskısı altında olduğunu savundu. Giresun’da madencilik faaliyetlerine karşı miting çağrısı yapıldı. Giresun Bul-Pir Çevre Derneği, 18 Nisan Cumartesi günü saat 12.00’de Tirebolu Meydanı’nda “Büyük Köylü Mitingi” düzenleneceğini açıkladı. Dernek, yaptığı çağrıda Giresun’un toprağına, kültürüne, ekonomisine ve doğasına sahip çıkılması gerektiğini belirtti. Açıklamada, tüm Giresunlular mitinge davet edildi. Paylaşılan çağrı görsellerinde, Giresun ekonomisinin büyük bir tehdit altında olduğu vurgulandı. Metinde, şehrin ekonomik temelini fındık üretiminin oluşturduğu, tarım arazilerinin en az yüzde 64’ünde fındık yetiştirildiği ve yaklaşık 100 bin çiftçinin geçimini bu üretimden sağladığı ifade edildi. Aynı metinde, Giresun’un 2025 yılı ihracatının 1 milyar 3 milyon dolara ulaştığı, bu ihracatın önemli bölümünün fındıktan sağlandığı belirtildi. Çağrı metninde Giresun’un orman varlığına da dikkat çekildi. İlin, orman yoğunluğu bakımından Türkiye’nin öne çıkan kentlerinden biri olduğu belirtilirken, bu doğal yapının arıcılık, hayvancılık, çay üretimi ve doğa turizmi açısından da önem taşıdığı kaydedildi. Dernek, asıl tehlikenin madencilik ihaleleriyle büyüdüğünü savundu. Paylaşılan metinde, Giresun’un yüzde 85’inin maden sahası ilan edildiği, MAPEG tarafından 8 sahanın 4. grup madencilik faaliyetleri için ihaleye çıkarıldığı, bu alanların bir bölümünün fındık üretim sahaları, su kaynakları, mera alanları ve turizm bölgelerini kapsadığı ileri sürüldü. Aynı çağrıda, Giresun merkez, Piraziz, Dereli, Bulancak ve Şebinkarahisar ilçelerinde farklı şirketlere ait maden sahalarının toplam büyüklüğünün yaklaşık 12 bin 512 hektara ulaştığı, 38 köy ve yaylayı kapsayan yerleşim alanlarının bu süreçten etkilendiği ifade edildi. Metinde, 4. grup madencilik faaliyetlerinin altın, gümüş ve polimetalik cevher projelerini kapsadığı, bu nedenle yüksek çevresel risk taşıdığı savunuldu. Bir başka görselde ise “Giresunlulara acil çağrı” başlığıyla meslek örgütleri, odalar, dernekler ve sivil toplum kuruluşlarına ortak tutum çağrısı yapıldı. Metinde, “Giresun için birlik olma zamanıdır” ifadesi öne çıkarıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.