Hava Durumu

#Ar-Ge

giresunsonhaber - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA STANDARTLARINI YAKALADI Haber

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA STANDARTLARINI YAKALADI

ŞİLİ FINDIKTA DÜNYA STANDARTLARINI YAKALADI Şili’de fındık üretimi, mekanizasyon, verimlilik ve teknik tarım uygulamalarıyla uluslararası ölçekte dikkat çeken bir seviyeye ulaştı. Nuffield Tarım Bursu kapsamında farklı ülkelerde üretim sistemlerini inceleyen ziraat mühendisi ve fındık üreticisi Ignacio López, Şili’nin son 30 yılda kurduğu fındık endüstrisinin dünya standartlarında olduğunu vurguladı. FINDIKTA KÜRESEL DENEYİM ŞİLİ’NİN SEVİYESİNİ ORTAYA KOYDU Şili fındık sektörü, uluslararası tarım çevrelerinde daha güçlü biçimde görünür hale geliyor. Ziraat mühendisi ve fındık üreticisi Ignacio López’in Nuffield Tarım Bursu kapsamında yürüttüğü uluslararası saha incelemeleri, Şili’nin fındık üretiminde ulaştığı teknik seviyeyi yeniden gündeme taşıdı. López; Yeni Zelanda, Avustralya, İtalya, Kanada, Hindistan, İspanya ve İskoçya gibi ülkelerde farklı tarım modellerini yerinde inceledi. Küçük ölçekli aile işletmelerinden büyük tarımsal üretim alanlarına, süt çiftliklerinden meyve bahçelerine, paketleme tesislerinden tarım sanayisine kadar geniş bir yelpazede gözlem yaptı. Bu deneyim, fındık üretiminde Şili’nin özellikle mekanizasyon, verim, profesyonel bahçe yönetimi ve teknik gelişme başlıklarında güçlü bir noktaya geldiğini gösterdi. “KİMSEYE İMRENECEK BİR SEVİYEDE DEĞİLİZ” Ignacio López, fındık özelinde yaptığı değerlendirmede Şili üreticilerinin son 30 yılda önemli bir endüstri kurduğunu belirtti. Şili’de otomasyonun artması, danışmanlık şirketlerinin yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları ve profesyonel tarım yönetimi, fındık bahçelerinde yüksek verim ve kalite standardını beraberinde getirdi. López’in değerlendirmesi, Şili fındıkçılığının yalnızca büyüyen bir üretim alanı olmadığını; aynı zamanda dünyadaki farklı üretim merkezleriyle karşılaştırılabilecek teknik bir kapasiteye ulaştığını ortaya koyuyor. Avustralya ve Yeni Zelanda’daki fındık bahçelerinin çoğunlukla küçük ölçekli ve yan ürün niteliğinde yürütüldüğünü aktaran López, Şili’de ise daha profesyonel, daha ölçekli ve daha organize bir yapı oluştuğunu vurguladı. İTALYA, AVUSTRALYA VE YENİ ZELANDA DENEYİMLERİ López’in fındık alanındaki en dikkat çekici ziyaretlerinden biri İtalya’da gerçekleşti. FACMA fabrikası ve sahalarında yapılan incelemelerde, fındıkta makineleşme ve operasyonel profesyonellik öne çıktı. Avustralya ve Yeni Zelanda’daki üreticiler ise entegre zararlı yönetimi, örtü bitkileri, yabancı ot kontrolünde koyun otlatma ve yüksek düzeyde mekanizasyon uygulamalarıyla dikkat çekti. Ancak bu ülkelerde fındık bahçelerinin küçük ölçekli olması, sektörün büyümesini sınırlayan başlıklardan biri olarak öne çıktı. López, özellikle büyük alıcıların eksikliğinin bazı ülkelerde fındık sektörünün gelişimini yavaşlattığını değerlendirdi. Bu tablo, Şili’nin üretim yapısı, alım kanalları ve teknik kapasitesiyle daha güçlü bir konum elde ettiğini gösteriyor. FINDIKTA KALİTE TOPRAKTAN BAŞLIYOR Şili’nin fındıkta yakaladığı seviyenin korunması için sürdürülebilirlik başlığı kritik önem taşıyor. López, yüksek kaliteli fındık üretiminin temelinde canlı toprak, doğru gübreleme, etkili sulama yönetimi ve güçlü bitki sağlığı takibinin bulunduğunu vurguladı. Fındıkta yalnızca verim artışı değil, üretimin uzun vadeli sürdürülebilirliği de belirleyici hale geliyor. Toprak mikrobiyotasının korunması, mikroorganizma yönünden zengin canlı toprak yapısının desteklenmesi ve bitkinin yalnızca gübreyle değil, bütüncül toprak yönetimiyle beslenmesi gerekiyor. Bu yaklaşım, modern fındık üretiminde artık klasik tarım uygulamalarının ötesine geçilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. ZARARLI VE HASTALIK TAKİBİ KALİTEYİ BELİRLİYOR Fındık üretiminde kaliteyi etkileyen en önemli başlıklardan biri zararlı ve hastalık yönetimi. López, tahtakurusu, kınkanatlı böcekler, Xanthomonas ve çeşitli mantar hastalıklarının sahada kaliteyi doğrudan etkileyen riskler arasında yer aldığını belirtti. Bu nedenle ilaçlamanın ezbere ve takvime bağlı yapılması yerine, bahçenin gerçek durumuna dayalı izleme sistemiyle yürütülmesi gerekiyor. Programlı ilaçlama anlayışı, zararlı yoğunluğu ve hastalık baskısı doğru ölçülmeden uygulandığında hem maliyeti artırıyor hem de sürdürülebilir üretim hedefini zayıflatıyor. Fındıkta gelecek, yalnızca daha fazla üretimle değil; daha doğru gözlem, daha etkili takip ve daha bilinçli müdahaleyle şekillenecek. HASAT SONRASI SÜREÇ FINDIKTA DEĞERİ KORUYOR Kaliteli fındık üretimi bahçede bitmiyor. Hasat sonrası süreç, ürünün gerçek değerini koruyan en kritik aşamalardan biri olarak öne çıkıyor. López, fındığın mümkün olan en kısa sürede toplanması, ihtiyaç halinde doğru şekilde kurutulması ve teslimata kadar uygun koşullarda saklanması gerektiğini vurguladı. Hasat sonrası ihmal edilen her aşama, bahçede elde edilen kaliteyi zayıflatabiliyor. Bu nedenle Şili fındık sektörünün ulaştığı standart, yalnızca bahçe yönetimiyle değil; hasat, kurutma, depolama ve pazara teslim zincirinin bütününde korunuyor. ŞİLİ FINDIKTA BÜYÜYEN BİR REFERANS HALİNE GELİYOR Şili’nin fındık üretimindeki yükselişi, küresel tarımda yeni bir referans alanı oluşturuyor. Ülke, teknik bilgi, mekanizasyon, bahçe yönetimi ve Ar-Ge kapasitesiyle dünya fındık pazarında daha güçlü bir yer edinmeye başladı. Nuffield deneyimi, Şili fındıkçılığının güçlü yanlarını ortaya koyarken, sektörün önündeki temel gelişim alanını da netleştirdi: sürdürülebilirlik. Toprak sağlığı, su yönetimi, zararlı takibi, bitki besleme, hasat sonrası kalite ve kaynakların verimli kullanımı, Şili fındık sektörünün gelecek dönem performansını belirleyecek ana başlıklar olacak. Şili, fındıkta yalnızca üretim alanını büyüten bir ülke değil; aynı zamanda modern, profesyonel ve dünya standartlarında üretim modeli kuran bir sektör örneği haline geliyor. https://planetnuts.cl/una-experiencia-internacional-junto-a-nuffield-que-reafirma-el-potencial-y-nivel-de-la-industria-avellanera-chilena/?fbclid=IwY2xjawSGSjFleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZBAyMjIwMzkxNzg4MjAwODkyAAEeBsaAXNMkXMIgqKm7CGAom2QIPkJCoT6DDxmfsLfiOf1hDRcyM5pIfWkMlcs_aem_uuQ5wQVjPjlG5tJeeGM0FQ

MSB’den yerli savunma atağı... Yeni silah sistemleri envantere girdi Haber

MSB’den yerli savunma atağı... Yeni silah sistemleri envantere girdi

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), yerli ve millî savunma sanayi projelerinde önemli aşamalar kaydedildiğini açıkladı. Kara Kuvvetleri envanterine yeni sistemler dahil edilirken, YILDIRIMHAN füze sistemi ve GÜÇHAN jet motorunda test süreçlerinin sürdüğü bildirildi. ANKARA (İGFA) - MSB Haftalık Basın Bilgilendirme Toplantısı’nda konuşan Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yerli ve milli savunma kapasitesini güçlendirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Tuğamiral Aktürk, Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine muhtelif miktarda OMTAS Kuleli Zırhlı Tanksavar Aracı ile 17 kişilik karinalı botun muayene ve kabul süreçlerinin tamamlanmasının ardından dahil edildiğini duyurdu. “SAVUNMA SANAYİSİNDE STRATEJİK VİZYON” Basın toplantısında Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Aktürk, SAHA 2026 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında Türkiye’nin savunma sanayii vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunuldu. MSB’nin savunma sanayisine yalnızca kullanıcı gözüyle değil; teknoloji geliştiren, sektöre yön veren ve stratejik konsept üreten bir anlayışla yaklaştığı belirtilirken, yerli üretim kabiliyetlerinin artırılması için AR-GE faaliyetlerinin sürdüğü ifade edildi. SAHA 2026 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda Bakanlığımız ve bağlı kuruluşlarımızın ürün ve projeleri de yer alıyor. #MillîSavunmaBakanlığı pic.twitter.com/s2saaJZiJT — T.C. Millî Savunma Bakanlığı (@tcsavunma) May 7, 2026 YILDIRIMHAN FÜZE SİSTEMİ’NDE SAHA TESTİ AŞAMASI Açıklamada, YILDIRIMHAN Füze Sistemi hakkında da bilgi verildi. Füze sisteminde kullanılan sıvı yakıt teknolojisinin Millî Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezi tarafından yerli imkanlarla geliştirildiği kaydedildi. 3 ton harp başlığı taşıma kapasitesine sahip sistemin laboratuvar testlerinin başarıyla tamamlandığı belirtilirken, saha testlerinin planlanan takvim doğrultusunda devam ettiği bildirildi. GÜÇHAN JET MOTORUNDA KRİTİK SÜREÇ Toplantıda ayrıca GÜÇHAN Turbofan Jet Motoru projesindeki son durum da paylaşıldı. Tamamı yerli imkanlarla geliştirilen motorun, yüksek sıcaklık dayanımı sağlayan tek kristal teknolojisiyle üretildiği belirtilirken, bugüne kadar 42 bin lbf itki gücüne sahip 6 motorun üretildiği açıklandı. MSB, motorların kalifikasyon testlerinin yıl içerisinde gerçekleştirilmesinin planlandığını duyurdu. Bakanlık açıklamasında, savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltacak yerli ve sürdürülebilir çözümler geliştirme çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

GİRESUN TEKNOPARK GENEL KURULU 2. OSB’DE YAPILDI Haber

GİRESUN TEKNOPARK GENEL KURULU 2. OSB’DE YAPILDI

GİRESUN TEKNOPARK GENEL KURULU 2. OSB’DE YAPILDI Giresun TEKNOPARK’ın Olağan Genel Kurul Toplantısı, 27 Nisan 2026 tarihinde Bulancak Pazarsuyu Mevkii’ndeki Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde gerçekleştirildi. Genel kurul, Giresun’da sanayi üretimi ile teknoloji tabanlı girişimciliğin aynı merkezde büyüdüğü süreci yeniden gündeme taşıdı. Giresun Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici A.Ş.’nin Olağan Genel Kurulu, kurucu ortaklar ve kurum temsilcilerinin katılımıyla yapıldı. Toplantıda Giresun TEKNOPARK’ın mevcut firma yapısı, Ar-Ge kapasitesi, kuluçka merkezi çalışmaları, 2. OSB içindeki konumu ve bölge ekonomisine sağlayacağı katkılar öne çıktı. Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası, kurucu ortağı bulunduğu Giresun Teknoloji Geliştirme Bölgesi Yönetici A.Ş.’nin Olağan Genel Kurulu’nun gerçekleştirildiğini duyurdu. TEKNOPARK 2019’DA KURULDU Giresun Teknoloji Geliştirme Bölgesi, 28 Şubat 2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 801 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi içinde kuruldu. Kuruluş kararı, Bulancak 2. OSB içinde yaklaşık 10 dönümlük alanın teknoloji geliştirme bölgesi olarak değerlendirilmesinin önünü açtı. Giresun TEKNOPARK, Ağustos 2023’te girişimci firma kabulüne başladı. Kuruluşundan sonra yazılım, Ar-Ge, savunma sanayisi, sağlık yazılımları, bitki tanıma uygulamaları, finansal yazılımlar, dron ve taşıyıcı sistemler gibi alanlarda faaliyet yürüten girişimlerle bölgesel teknoloji merkezi kimliği kazandı. 26 FİRMA FAALİYET GÖSTERİYOR Giresun TEKNOPARK bünyesinde 18 Ar-Ge firması ve 8 kuluçka firması olmak üzere toplam 26 firma faaliyet gösteriyor. Teknoparkta doluluk oranı yüzde 85’e, toplam personel sayısı 73’e, Ar-Ge personeli sayısı ise 65’e ulaştı. TEKNOPARK girişimleri 1,411 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu tablo, Giresun’da teknoloji tabanlı üretimin proje aşamasından ticari çıktıya dönüştüğünü gösteriyor. Firmaların yazılım ve Ar-Ge ağırlıklı çalışmaları, şehir ekonomisine klasik sanayi üretiminin yanında yüksek katma değerli yeni bir üretim kanalı açıyor. 2. OSB’DE 35 FABRİKA ÜRETİMDE Giresun 2. OSB’de toplam 42 firmaya 47 parsel tahsis edildi. Bölgede tahsis edilecek boş parsel kalmadı. 35 fabrika aktif üretim yapıyor. Üretime geçmeyen parsellerin 10’unda inşaat, 2’sinde proje çalışmaları devam ediyor. Bu veri, 2. OSB’nin yatırımcı talebi açısından tam doluluğa ulaştığını ortaya koyuyor. Üretime geçmeyen parsellerdeki inşaat ve proje süreçlerinin tamamlanmasıyla bölgenin istihdam, üretim ve ihracat kapasitesinin daha da artması bekleniyor. YENİ KULUÇKA MERKEZİ 2027’DE HİZMETE ALINACAK Giresun TEKNOPARK Ana İdare Binası ve Kuluçka Merkezi inşaatı devam ediyor. Ocak 2027’de hizmete alınması planlanan proje, Ar-Ge ve girişimcilik faaliyetlerini tek çatı altında toplayacak şekilde tasarlandı. Yeni merkezde Ar-Ge ofisleri, idari ofisler, test laboratuvarı, prototip atölyesi, ön kuluçka merkezi, kuluçka merkezi, konferans salonu, toplantı salonları ve sosyal donatı alanları yer alacak. Bu yatırım, Giresun’da girişimcilerin fikirden ürüne, üründen pazara uzanan süreçte daha güçlü teknik altyapıya kavuşmasını sağlayacak. GENEL KURULA GENİŞ KATILIM Genel Kurul’a Giresun Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Güven Özdem, Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse, Giresun 2. Organize Sanayi Bölgesi Müdürü Mete Bahadır Yılmaz, Giresun İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tolga Erener, Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fatoğlu, Karadeniz İhracatçılar Birliği Genel Sekreteri Sertaç Toramanoğlu, Giresun Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ünal Şensoy, Giresun Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Yunis Türk, Giresun TEKNOPARK Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, Mali Müşavir Fahri Uzun ve Ticaret İl Müdürlüğü temsilcisi katıldı. Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin toplantıya katılımı, belediyenin kurucu ortak yapının içindeki rolünü yeniden öne çıkardı. Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası da kurucu ortak olarak genel kurul sürecinde yer aldı. GİRESUN EKONOMİSİNDE SANAYİDEN TEKNOLOJİYE UZANAN HAT Giresun 2. OSB, kent ekonomisine üretim, istihdam ve ihracat kapasitesiyle katkı sağlıyor. TEKNOPARK ise aynı bölgede yazılım, Ar-Ge ve teknoloji girişimlerini destekleyerek yüksek katma değerli üretim alanı oluşturuyor. Giresun ekonomisi uzun yıllardır fındık, gıda, tekstil ve geleneksel sanayi üretimiyle şekillendi. 2. OSB’de boş parsel kalmaması, kentin sanayi yatırımları açısından güçlü talep gördüğünü ortaya koyuyor. TEKNOPARK’ın 26 firmaya ulaşması ve ihracat üretmesi ise bu ekonomik yapıya teknoloji tabanlı yeni bir eksen ekliyor. Giresun TEKNOPARK Genel Kurulu, şehirde sanayi üretimi ile teknoloji geliştirme faaliyetlerinin aynı bölgesel kalkınma hattında ilerlediğini gösterdi. 35 fabrikanın aktif üretim yaptığı, 12 parselde inşaat ve proje sürecinin sürdüğü 2. OSB’de TEKNOPARK’ın büyümesi, Giresun’un üretimden teknoloji ihracatına uzanan yeni dönemini güçlendiriyor.

VALİ MUSTAFA KOÇ BULANCAK’TA TEKNOLOJİ VE SANAYİ YATIRIMLARINI İNCELEDİ Haber

VALİ MUSTAFA KOÇ BULANCAK’TA TEKNOLOJİ VE SANAYİ YATIRIMLARINI İNCELEDİ

VALİ MUSTAFA KOÇ BULANCAK’TA TEKNOLOJİ VE SANAYİ YATIRIMLARINI İNCELEDİ Giresun Valisi Mustafa Koç, Bulancak’ta 2. Organize Sanayi Bölgesi, Giresun Teknopark, fındık tesisleri ve Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası’nda incelemelerde bulundu. Koç, teknoloji, üretim, ihracat ve istihdam başlıklarında yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirdi. Giresun Valisi Mustafa Koç, Bulancak’ta ekonomik ve teknolojik kalkınma başlıklarında kapsamlı bir ziyaret programı gerçekleştirdi. Koç, 2. Organize Sanayi Bölgesi içinde bulunan Giresun Teknopark’ı, çeşitli sanayi tesislerini ve Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Vali Koç’un programına Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yılmaz Can, Bulancak Kaymakamı Ömer Faruk Tuncer, Bulancak Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, 2. OSB Müdürü Mete Bahadır Yılmaz, Bulancak TSO Başkanı Ali Fatoğlu ve Giresun Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya da katıldı. TEKNOPARK’TA AR-GE VE İHRACAT GÜNDEMİ Vali Mustafa Koç, ziyaretine Giresun Teknopark’ta başladı. Teknopark Genel Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Anıl Kaya, bölgede faaliyet gösteren 25 firmanın yürüttüğü AR-GE çalışmaları, savunma sanayii ve yazılım projeleri ile 35 ülkeye uzanan ihracat faaliyetleri hakkında sunum yaptı. Koç, teknopark bünyesindeki girişimcilerle de bir araya geldi. Üretim süreçlerini yerinde inceleyen Koç, teknoloji odaklı yatırımların kent ekonomisi için taşıdığı öneme dikkat çekti. OSB’DE ÜRETİM KAPASİTESİ VE TALEPLER MASAYA YATIRILDI Programın ikinci bölümünde 2. Organize Sanayi Bölgesi’ne geçen Vali Koç, bölgenin altyapı yatırımları, mevcut durumu ve genişleme stratejileri hakkında OSB Müdürü Mete Bahadır Yılmaz’dan bilgi aldı. Koç daha sonra OSB içinde faaliyet gösteren Öztürk Fındık, Yavuzkan Fındık, Yavuz Fındık ve Aydınlar Fındık tesislerini ziyaret etti. Firma yetkilileriyle görüşen Koç, üretim kapasiteleri, istihdam rakamları ve sektörün beklentileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. SON DURAK BULANCAK TSO OLDU Vali Mustafa Koç’un Bulancak programındaki son durak Bulancak Ticaret ve Sanayi Odası oldu. Koç’u burada Bulancak TSO Başkanı Ali Fatoğlu karşıladı. Görüşmede oda çalışmaları, bölgedeki ticari hareketlilik ve iş dünyasının beklentileri ele alındı. Vali Koç, yerel üretimin desteklenmesi, sanayi yatırımlarının güçlendirilmesi ve istihdamın artırılmasına dönük projeleri değerlendirdi. Günün sonunda yaptığı açıklamada üniversite, sanayi ve ticaret dünyasının eş güdüm içinde çalışmasının Giresun’un ekonomik büyümesine güç kattığını vurguladı.

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor: 24 Aylık Ar-Ge Hamlesi Başlıyor Haber

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor: 24 Aylık Ar-Ge Hamlesi Başlıyor

Türkiye Çam Balı Küresel Değer Zincirinde Hak Ettiği Konuma Taşınacak Türk Çam Balını Manuka Balına Rakip Yapacak Proje Hayata Geçiyor Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor: 24 Aylık Ar-Ge Hamlesi Başlıyor Türk Çam Balı, Manuka Balının Tahtına Göz Dikti Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda. Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçme “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması Canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması Kimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması Marker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi En az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.

SARSILMAZ WDS 2026’da Yeni Nesil Silah Sistemlerini Tanıtacak Haber

SARSILMAZ WDS 2026’da Yeni Nesil Silah Sistemlerini Tanıtacak

Türkiye'nin savunma sanayii liderlerinden SARSILMAZ, 8-12 Şubat tarihleri arasında Suudi Arabistan'da düzenlenecek World Defense Show (WDS) 2026'ya katılacak. Şirket, özellikle 25 mm TRM Topu gibi yeni nesil silah sistemlerini uluslararası kullanıcılara ve karar vericilere tanıtmayı amaçlamakta. 140 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan SARSILMAZ, bugün Türkiye'nin yanı sıra 80'den fazla ülkeye ihracat yapmakta ve askeri-güvenlik kuvvetlerine silah sistemleri geliştiren öncü bir savunma firması olarak öne çıkmakta. AR-GE odaklı üretim anlayışı ve geniş ürün yelpazesi ile dikkat çeken SARSILMAZ, bir ordunun ihtiyaç duyabileceği kapsamlı çözümlerle WDS 2026'da olacak. Şirket, fuar vesilesiyle Suudi Arabistan'ın savunma sanayii kurumları SAMI ve GAMI ile mevcut iş birliklerini daha da ileri götürmeyi hedefliyor. SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan şunları söyledi: “WDS, Orta Doğu pazarındaki konumumuzu pekiştirmek adına stratejik bir fırsat sunuyor.” SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan, fuarla ilgili değerlendirmesinde şu sözleri kaydetti: “World Defense Show, yalnızca ürün sergileme alanı değil, savunma sanayiinde uzun vadeli iş birliklerinin kurulduğu stratejik bir platform. Bu etkinlikte, farklı bölgelerin taleplerine uygun sistemlerimizi kullanıcılarla birebir buluşturmayı hedefliyoruz. Özellikle Suudi Arabistan başta olmak üzere, Orta Doğu pazarındaki mevcut iş birliklerimizi derinleştirmeyi ve yeni projeler için zemin hazırlamayı amaçlıyoruz.” Fuar boyunca, her türlü iklim ve operasyonel koşulda güvenle test edilmiş sistemlerini sergileyecek olan SARSILMAZ, TUSAŞ ile ortak TR Mekatronik tarafından geliştirilen 25 mm TRM Topu'nun yanı sıra farklı kalibrelerde ağır makineli tüfekler, piyade tüfekleri ve SAR9 tabanca ailesinin yeni modellerini de sergileyecek. SARSILMAZ, güvenlik güçlerinin farklı operasyonel gereksinimlerine yönelik geliştirdiği 12.7 mm SAR 127 MT, 7.62 mm SAR 762 MT makineli tüfeklerini, 7.62x39 SAR15T ve 7.62x51 MPT76 piyade tüfeklerini uluslararası kullanıcılara tanıtacak. World Defense Show 2026'ya, yaklaşık 80 ülkeden 800'e yakın şirketin katılımı, 440'tan fazla resmi heyetin de fuarı ziyaret etmesi bekleniyor. Etkinliğin 106 bini aşkın ziyaretçi ve 950'nin üzerinde kayıtlı medya mensubu tarafından takip edilmesi öngörülüyor. Bu açıdan WDS, dünya çapında önemli bir iş birliği ve iletişim platformu olma özelliği taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bal Isıtma Ceketi 16. Türkiye Arıcılık Fuarı’nda Sergilendi Haber

Bal Isıtma Ceketi 16. Türkiye Arıcılık Fuarı’nda Sergilendi

Macaristan'ın İhracatı Özendirme Ajansı HEPA Türkiye'nin desteğiyle CAADEX–SİMECS iş birliği sonucu geliştirilen bal ısıtma ceketi, 16. Türkiye Arıcılık Fuarı'nda tanıtıldı. Türkiye arıcılık sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan 16. Türkiye Arıcılık Fuarı, 16–18 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde, SİMECS Group’un ana sponsorluğunda gerçekleştirildi ve yoğun katılım sağlandı. Arı sağlığı, bal ve arı ürünleri teknolojileri, modern kovan sistemleri ve profesyonel arıcılık ekipmanları gibi konular ağırlıklı olup, Azerbaycan, Özbekistan, Sırbistan, Bulgaristan, Kosova, Bosna-Hersek ve Lübnan’dan uluslararası ziyaretçileri ağırlayarak güçlü iş birlikleri ve etkileşimleri güçlendirdi. Arıcılıkta Daha İyi Verim ve Kalite Sağlayan Teknoloji Macaristan merkezli CAADEX firmasının, Türkiye dahil olmak üzere 8 ülkede faaliyet gösteren distribütörü SİMECS Group ile birlikte geliştirdiği bal ısıtma ceketi, SİMECS standında sektör profesyonellerinin ilgisine sunuldu. Balda kristalleşme ve donmanın sebep olduğu kalite ve verim kayıplarını engellemeye yönelik bu yenilikçi teknoloji; sürdürülebilir üretim, enerji tasarrufu ve ürün kalitesinin korunması açısından ilgi çekti. Türk ve Macar İş Birliğiyle Ar-Ge Vizyonu HEPA Türkiye, etkinlik boyunca SİMECS standında yer alarak ürünün tanıtımı ve iletişim stratejisine katkıda bulundu. HEPA Türkiye’nin sektörel bilgi birikimi ve uluslararası iş birliklerini geliştirme çabası, Türk–Macar ortaklığının Ar-Ge ve yenilikçilik perspektifini ön plana çıkardı. Bu katılım, tarım ve gıda teknolojilerinde yenilikçi çözümlerin doğru ortaklarla buluşturulması ve uluslararası iş ilişkilerinin ilerletilmesi adına önemli bir fırsat oluşturdu. HEPA Türkiye, gelecekte de tarım, hayvancılık ve gıda teknoloji alanlarında katma değer yaratan projeleri desteklemeye, uluslararası firmalar ile Türkiye pazarı arasında köprü kurmaya devam edecektir. Agroexpo 2026'da Macaristan'ın Güçlü Temsiliyeti HEPA Türkiye, 3-7 Şubat 2026 tarihlerinde İzmir’de düzenlenecek olan 21. Agroexpo Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na Macaristan Pavyonu ile katılım göstereceğini açıkladı. Toplamda 8 Macar firması tarafından temsil edilecek olan ülkede; tarım ve hayvancılık sektörüne yönelik yüksek teknoloji çözümleri, yenilikçi üretim yöntemleri, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı uygulamalar sergilenecek. Agroofeed, Dronefiller, Humikal, Hupro, Livestocker, Myrazonit, Tolnagro ve Weedeye gibi firmaların katkılarıyla Macaristan Pavyonu, iki ülke arasında ticari ve teknolojik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlarken, sektör profesyonellerine gelecek tarım konsepti hakkında ilham verecek bir vizyon sunacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

GİRESUN TEKNOPARK’TA ANA İDARE BİNASI VE KULUÇKA MERKEZİ YÜKSELİYOR Haber

GİRESUN TEKNOPARK’TA ANA İDARE BİNASI VE KULUÇKA MERKEZİ YÜKSELİYOR

GİRESUN TEKNOPARK’TA ANA İDARE BİNASI VE KULUÇKA MERKEZİ YÜKSELİYOR Giresun Teknopark Ana İdare Binası ve Kuluçka Merkezi Projesinde inşaat çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Kurucu ortakları arasında **Giresun Üniversitesi**nin de bulunduğu Giresun Teknopark, bu yatırımla birlikte bölgenin teknoloji, AR-GE ve inovasyon altyapısını güçlendirmeyi hedefliyor. Projenin Ocak 2027 tarihinde hizmete alınması planlanıyor. AR-GE ve girişimcilik faaliyetlerini tek çatı altında toplayacak şekilde tasarlanan projede, Test Laboratuvarı ve Prototip Atölyesi araştırmacıların kullanımına sunulacak. Fikirlerin ticarileşmesini desteklemek amacıyla Ön Kuluçka Merkezi ve Kuluçka Merkezi alanları oluşturulurken, teknopark bünyesinde faaliyet gösterecek firmalar için AR-GE Ofisleri ve İdari Ofisler de projede yer alıyor. Akademik ve sektörel etkileşimin artırılması amacıyla yapıda Konferans Salonu, Fuaye Alanı ve Toplantı Salonları planlandı. Bunun yanı sıra depo alanları, hizmetli odaları ve teknik hacimler ile binanın tüm operasyonel ihtiyaçlarının karşılanması öngörülüyor. Sosyal donatılarıyla da dikkat çeken projede, yoğun çalışma temposu içindeki personel ve girişimciler için Fitness Salonu, Dinlenme Odası, Restoran ve tam donanımlı Mutfak alanları yer alacak. Böylece modern, konforlu ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşturulması amaçlanıyor. Projenin geldiği aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Muhammet Anıl Kaya, tamamlandığında merkezin yalnızca bir bina değil, girişimcilerin tüm ihtiyaçlarına tek noktadan yanıt veren yaşayan bir teknoloji üssü olacağını vurguladı. Kaya, modern ofislerden ileri teknik donanımlı laboratuvarlara, sosyal alanlardan konferans salonlarına kadar bütünleşik bir ekosistem inşa ettiklerini ifade etti. İnşaat sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Giresun Teknopark Ana İdare Binası ve Kuluçka Merkezinin, bölge ekonomisine, istihdama ve girişimcilik ekosistemine önemli katkılar sağlaması bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.