Hava Durumu

#Antioksidan

giresunsonhaber - Antioksidan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antioksidan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESPİYE’DE MAVİYEMİŞ HASADI: ÇEPNİKÖY’DE 11 DEKARLIK ÜRETİM Haber

ESPİYE’DE MAVİYEMİŞ HASADI: ÇEPNİKÖY’DE 11 DEKARLIK ÜRETİM

ESPİYE’DE MAVİYEMİŞ HASADI: ÇEPNİKÖY’DE 11 DEKARLIK ÜRETİM Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz, İlçe Tarım Müdürü Metin Küp ile birlikte Çepniköy’de Kahraman Kaya’ya ait 11 dekarlık maviyemiş bahçesini ziyaret ederek hasada katıldı. Giresun’da alternatif tarım ürünü olarak giderek yaygınlaşan maviyemişte üretim alanı, son yıllardaki desteklerle 270 dekara kadar çıktı. Espiye Kaymakamı Ahmet Kavanoz, İlçe Tarım Müdürü Metin Küp ile birlikte ilçeye bağlı Çepniköy köyünde organik maviyemiş üretimi yapan Kahraman Kaya’yı ziyaret etti. 11 dekarlık arazide yürütülen üretimi ve hasat çalışmalarını yerinde inceleyen Kavanoz, bahçede yapılan hasada da katıldı. Ziyarette maviyemişin yetiştirilme şartları, hasat dönemi, ürünün muhafazası ve pazarlama süreci hakkında bilgi alındı. Espiye Kaymakamlığından yapılan değerlendirmede, “Üreticimize misafirperverliğinden dolayı teşekkür ediyor, bereketli ve bol kazançlı bir hasat dönemi diliyoruz” ifadelerine yer verildi. ÇEPNİKÖY’DEKİ BAHÇE GİRESUN’UN ÖNE ÇIKAN ÜRETİM ALANLARINDAN BİRİ Kahraman Kaya’nın Çepniköy’deki maviyemiş bahçesi, daha önce de Giresun’daki alternatif ürün çalışmalarının başarılı örnekleri arasında gösterilmişti. Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarım Orman Ekranı’nın 2024 tarihli haberinde işletmenin üretim alanı yaklaşık 12 dönüm olarak belirtilmiş, Kaya’nın atıl durumdaki çalılık araziyi üretime kazandırdığı ve hasat döneminde yaklaşık 10 kişiye çalışma imkânı sağladığı aktarılmıştı. Son ziyarette ise aktif üretim alanı 11 dekar olarak açıklandı. Kaya, 2024 yılındaki açıklamasında İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden fidan desteği aldığını, tutmayan veya gelişmeyen fidanların yenileriyle takviye edildiğini ve üretimin denetlendiğini belirtmişti. Ürünlerini İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere büyük şehirlerdeki alıcılara ulaştırdığını ifade eden Kaya, o dönem kilogram satış fiyatının 250-300 lira arasında değiştiğini söylemişti. GİRESUN’DA ÜRETİM ALANI 270 DEKARA ULAŞTI Giresun’da maviyemiş üretiminin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar yaklaşık 2012 yılından bu yana yürütülüyor. 2024 yılında açıklanan verilere göre il genelinde ürün veren 66 dekar alandan yıllık yaklaşık 33 ton maviyemiş elde edilirken, yeni kurulan bahçelerle toplam üretim alanı 154 dekara çıkarılmıştı. Aynı dönemde 114 üreticiye 38 bin 400 fidan dağıtılmıştı. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün Aralık 2025 tarihli açıklamasında ise 2022’den itibaren dağıtılan sertifikalı fidan sayısının 62 bin 80’e, il genelindeki maviyemiş yetiştiriciliği alanının da 270 dekara ulaştığı bildirildi. Bu rakamların tamamı aynı yıl ürün veren olgun bahçeleri değil, yeni kurulan ve gelişme dönemindeki alanları da kapsıyor. Bu nedenle üretim miktarının, fidanların verim çağına ulaşmasıyla önümüzdeki yıllarda artması bekleniyor. 2024 yılı destek programında Bulancak, Espiye, Güce, Görele, Tirebolu ve Yağlıdere ilçelerindeki 23 üreticiye 24 dekar alan için 6 bin sertifikalı maviyemiş fidanı dağıtıldı. İl genelindeki üretimin bu ilçelerde yoğunlaştığı, 2025 yılında da özellikle Bulancak ve Tirebolu’da yeni bahçelerin kurulduğu görülüyor. MAVİYEMİŞ NEDEN DEĞERLİ BİR ÜRÜN? Maviyemiş; taze tüketimin yanı sıra dondurulmuş ürün, reçel, marmelat, meyve suyu, kurutulmuş meyve, pasta ve sütlü ürünlerde kullanılabilen yüksek katma değerli bir meyve olarak öne çıkıyor. Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ürünü vitamin, mineral ve antioksidan içeriği yüksek; birim alandan yüksek gelir sağlayabilen alternatif bir tarım ürünü olarak tanımlıyor. Fiyat; ürünün çeşidine, iriliğine, organik sertifikasına, ambalajına, satış miktarına ve satış kanalına göre önemli ölçüde değişiyor. Hal fiyatlarını derleyen 21 Temmuz 2026 tarihli güncel bir raporda konvansiyonel yaban mersininin ortalama toptan fiyatı kilogram başına 314 lira olarak yer aldı. Organik sertifikalı, seçilmiş ve küçük ambalajlı ürünlerde perakende satış fiyatı toptan fiyatın üzerine çıkabilir. Ancak üreticinin eline geçen net bedel; ambalaj, nakliye, soğutma, komisyon ve fire maliyetleri düşüldükten sonra belirleniyor. ÜRÜN NEREYE VE NASIL PAZARLANABİLİR? Maviyemiş için tek bir satış kanalı bulunmuyor. Üretici, hasat öncesinde alıcıyla bağlantı kurarak ürününü yerel manav ve marketlere, zincir marketlerin satın alma birimlerine, otel, restoran, pastane ve kafelere, meyve işleme tesislerine veya doğrudan tüketiciye satabiliyor. Büyük şehirlerdeki toptancılar, sipariş usulü satış ve üretici kooperatifleri de önemli pazarlama kanalları arasında yer alıyor. Çepniköy ve Tirebolu’daki üreticilerin daha önce İstanbul, Ankara, İzmir ve Giresun’a siparişle ürün göndermesi, bu modelin Giresun’da fiilen uygulandığını gösteriyor. Küçük ve orta büyüklükteki üreticiler açısından izlenebilecek yol şöyle sıralanıyor: Hasattan önce tahmini ürün miktarının belirlenmesi,Market, manav, toptancı ve işletmelerle ön satış bağlantısı kurulması,Fiyat, ödeme ve teslim şartlarının yazılı hale getirilmesi,Ürünün irilik ve kalite durumuna göre sınıflandırılması,Küçük ve havalandırmalı ambalajlarda satışa hazırlanması,Hasat edilen ürünün aynı gün soğuk zincire alınması,Ezilmiş veya aşırı olgun meyvelerin işlenmiş ürün kanalına ayrılması. Taze satışa uygun olmayan ancak gıda güvenliği açısından sağlam durumdaki meyveler; reçel, püre, meyve suyu, kurutulmuş ürün veya dondurulmuş meyve üretiminde değerlendirilebilir. HASATTAN SONRA SOĞUK ZİNCİR ŞART Maviyemiş, hasat sonrasında su kaybına ve ezilmeye açık bir ürün. Meyvenin serin saatlerde, zedelenmeden ve kuru olarak toplanması, doğrudan güneş altında bekletilmemesi gerekiyor. Hasattan sonra ayıklama ve ambalajlama hızla tamamlanmalı, ürün mümkün olan en kısa sürede ön soğutmaya alınmalıdır. Türkiye’de yapılan akademik çalışmalarda maviyemişin 0-1 derece sıcaklık ve yüzde 90-95 oransal nem koşullarında kalitesini daha uzun süre koruyabildiği, kontrollü şartlarda 28-30 güne kadar muhafaza denemelerinin yapıldığı bildiriliyor. Ancak ürünün gerçek raf ömrü; çeşide, hasat olgunluğuna, ambalaja ve soğuk zincirin kesintisiz sürdürülmesine bağlı bulunuyor. Bu nedenle ürünün bahçeden alındıktan sonra açık kasalarda ve sıcak ortamda uzun süre bekletilmemesi, soğutmalı araçlarla veya ısı yalıtımlı taşıma sistemiyle satış noktasına ulaştırılması önem taşıyor. “ORGANİK” ADIYLA SATIŞ İÇİN SERTİFİKA GEREKİYOR Bir ürünün yalnızca ilaç kullanılmadan yetiştirilmesi, tek başına “organik ürün” olarak satışa sunulması için yeterli değil. Tarım ve Orman Bakanlığına göre organik üretim; yetkilendirilmiş kontrol ve sertifikasyon kuruluşuyla sözleşme yapılmasını, üretimin bütün aşamalarının denetlenmesini ve nihai ürünün sertifikalandırılmasını gerektiriyor. Organik adıyla ambalajlı satışta ürünün sertifika statüsü, hasat yılı, üretici bilgileri ve mevzuata uygun organik ürün logosunun etikette bulunması gerekiyor. TOPTAN SATIŞTA ÜRÜN KÜNYESİ OLUŞTURULMALI Toptan satış veya sevkiyat yapılacaksa ürünün Hal Kayıt Sistemi üzerinden bildirilmesi ve ürün künyesinin oluşturulması gerekiyor. Sistem; ürünün nerede ve kim tarafından üretildiği, miktarı, alıcısı ve satıcısı gibi bilgilerin kayıt altına alınmasını sağlıyor. Üretici örgütleri de ortaklarının ürünlerini toptan veya perakende olarak pazarlayabiliyor. Ürünün reçel, meyve suyu, kurutulmuş meyve veya benzeri işlenmiş gıda olarak satışa sunulması halinde ise üretimin Tarım ve Orman Bakanlığına kayıtlı bir gıda işletmesinde yapılması gerekiyor. Üretici kendi tesisini kurabileceği gibi kayıtlı bir işletmeyle sözleşmeli üretim modeli de uygulayabilir. FINDIĞA ALTERNATİF DEĞİL, ÜRETİCİYE İLAVE GELİR KAPISI Giresun’un iklim ve toprak yapısına uyum sağlayan maviyemiş, fındığın yerine geçecek bir ürün olarak değil; boş, küçük veya alternatif ürün yetiştiriciliğine uygun arazilerin değerlendirilmesini sağlayacak ilave bir gelir kaynağı olarak önem taşıyor. Çepniköy’deki 11 dekarlık üretim alanı da doğru fidan seçimi, teknik takip, sertifikasyon, soğuk zincir ve önceden kurulmuş satış bağlantısı bir araya geldiğinde maviyemişin Espiye için ekonomik değere dönüşebileceğini gösteriyor.

Karpuzdan eriğe ideal porsiyon önerileri Haber

Karpuzdan eriğe ideal porsiyon önerileri

Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, yaz mevsiminde sıkça tercih edilen 6 meyvenin sağlık üzerindeki etkilerini ve tüketilmesi gereken ideal miktarları paylaştı. Su oranı yüksek olan karpuzdan, antioksidan deposu üzüme kadar pek çok meyvenin, doğru porsiyonlarla tüketildiğinde sağlığa önemli katkılar sunabileceği vurgulandı. İSTANBUL (İGFA) - Yaz aylarının vazgeçilmez lezzetleri, sahip oldukları vitamin, mineral ve antioksidanlarla sağlıklı beslenme programlarında kritik bir rol oynuyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, yaz meyvelerinin faydalarını ve tüketimindeki ideal ölçüleri değerlendirdi. Eren, özellikle sıcak günlerde su içeriği zengin meyvelerin vücudun sıvı gereksinimini karşılamaya yardımcı olduğunu ifade ederek, porsiyon kontrolünün önemini hatırlattı. KARPUZ: SIVI DESTEĞİ VE ANTİOKSİDAN KAYNAĞI Yüzde 90'ın üzerinde su içeren karpuzun, yaz sıcaklarında vücudun sıvı dengesini korumaya yardımcı olduğunu belirten Eren, ideal porsiyonun üç parmak kalınlığında iki dilim olduğunu kaydetti. A, B6 ve C vitamini açısından zengin olan karpuzun, potasyum ve magnezyum içeriği sayesinde kas kramplarının azalmasına destek olabileceği belirtildi. Ayrıca, karpuza kırmızı rengini veren likopenin, kalp-damar sağlığı başta olmak üzere birçok sağlık sorununa karşı koruma sağlayabildiği ifade edildi. KİRAZ: KONTROLLÜ TÜKETİM ÖNERİLİYOR Kiraz için tavsiye edilen ideal porsiyonun 13-15 adet iri boy olduğunu vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, bu meyvenin mineral ve vitamin değerleriyle sağlıklı beslenmeyi desteklediğini belirtti. Çileğin, C vitamini başta olmak üzere zengin bir vitamin ve mineral içeriğine sahip olduğunu ifade eden Eren, ideal tüketim miktarının 7-8 adet iri veya 15 adet orta boy çilek olduğunu söyledi. Çilekte yer alan ellagik asit, antosiyanin ve kuersetin gibi antioksidanların vücudu oksidatif strese karşı koruyabildiği belirtilirken, alerjik bünyeye sahip kişilerin dikkatli tüketmesi gerektiği hatırlatıldı. ÜZÜM: KALP VE DAMAR SAĞLIĞINA DESTEK Üzümün resveratrol, antosiyanin ve fenolik bileşenler bakımından zengin olduğunu dile getiren Eren, ideal porsiyon miktarının 20 adet iri veya 25-30 adet küçük boy üzüm olduğunu belirtti. Özellikle siyah üzümde bulunan resveratrolün kalp ve damar sağlığını koruyucu etkileriyle ön plana çıktığını kaydeden Eren, glisemik indeksinin yüksek olması nedeniyle diyabet hastalarının porsiyon miktarlarına dikkat etmesi gerektiğini bildirdi. KAVUN: SU VE LİF KAYNAĞI Kavunun yüksek lif ve su içeriğiyle sindirim sistemine destek olduğunu belirten Eren, ideal porsiyonun üç parmak genişliği ve uzunluğunda iki dilim olduğunu ifade etti. C vitamini, beta karoten, lutein ve zeaksantin içeren kavunun bağışıklık ve göz sağlığını destekleyebileceği belirtilirken, diyabet hastalarının tüketim miktarına özen göstermesi gerektiği vurgulandı. ERİK: SİNDİRİM SİSTEMİNİ DESTEKLİYOR Erik için önerilen ideal miktarın 9-10 adet olduğunu belirten Eren, meyvenin yüksek lif içeriğiyle tokluk hissini artırdığını ve sindirim sisteminin düzenli çalışmasına katkı sağlayabileceğini söyledi. C, A ve K vitaminleri ile çeşitli mineraller içeren eriğin; bağışıklık, kemik ve cilt sağlığı açısından da destekleyici etkileri olduğu aktarıldı. Uzmanlar, yaz meyvelerinin sağlıklı beslenme düzenine dahil edilebileceğini ancak özellikle diyabet, tansiyon ve benzeri kronik rahatsızlıkları olan kişilerin porsiyon miktarları konusunda dikkatli olmaları gerektiğini belirtiyor.

GİRESUN FINDIĞI KISIRLIĞA UMUT OLDU Haber

GİRESUN FINDIĞI KISIRLIĞA UMUT OLDU

GİRESUN FINDIĞI KISIRLIĞA UMUT OLDU GRÜ araştırması: Fındık ekstraktı, formaldehitin sıçan testis dokusunda oluşturduğu hasarı azalttı Giresun Üniversitesi’nde yürütülen ve International Journal of Morphology dergisinde yayımlanan deneysel araştırmada, Giresun yağlı fındığından hazırlanan ekstraktın formaldehite bağlı testis dokusu hasarına karşı koruyucu etki gösterebileceği belirlendi. Uzmanlara göre bulgular dikkat çekici; ancak sonuçlar şimdilik hayvan deneyi düzeyinde olduğu için “insanda kısırlık tedavisi” olarak yorumlanmamalı. GİRESUN – Giresun Üniversitesi, “Fındık İhtisas Üniversitesi” vizyonu kapsamında fındığın sağlık alanındaki bilimsel değerini ortaya koymaya yönelik çalışmalarına bir yenisini ekledi. Üniversite bünyesinde yürütülen araştırmada, Giresun yağlı fındığından hazırlanan ekstraktın, formaldehitin sıçan testis dokusunda yol açtığı hasara karşı koruyucu etkisi incelendi. Çalışma, “The Effect of Giresun Hazelnut Oil Against Formaldehyde Damage in Rat Testicular Tissues” başlığıyla International Journal of Morphology dergisinin 2026 tarihli sayısında yayımlandı. Giresun Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Ana Bilim Dalından Dr. Öğr. Üyesi Arif Keskin ile Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulundan Doç. Dr. Özlem Aydın Berktaş’ın yer aldığı çalışma, yerel ürünlerin yalnızca ekonomik değil, bilimsel ve sağlık temelli katma değer üretme potansiyeline de dikkat çekti. Yayın künyesinde araştırmanın yazarları Arif Keskin, Özlem Aydın Berktaş, Murat Boydak ve İlknur Undağ olarak yer aldı. Araştırmada 40 erkek Wistar albino sıçan kullanıldı. Deney hayvanları beş gruba ayrıldı: yalnızca formaldehit verilen grup, kontrol grubu, formaldehit ile birlikte 100 mg/kg fındık ekstraktı verilen grup, formaldehit ile birlikte 200 mg/kg fındık ekstraktı verilen grup ve karşılaştırma amacıyla formaldehit ile birlikte E vitamini verilen grup. Deney süreci 30 gün sürdü; süreç sonunda testis dokularında biyokimyasal ve histolojik incelemeler yapıldı. Çalışmanın bulgularına göre, formaldehite maruz bırakılan sıçanlarda testis dokusunda belirgin yapısal bozulmalar, oksidatif stres göstergelerinde artış, testosteron düzeylerinde düşüş ve Leydig hücre sayısında azalma gözlendi. Buna karşılık Giresun fındığı ekstraktı verilen gruplarda bu olumsuz etkilerin azaldığı bildirildi. Koruyucu etkinin özellikle 200 mg/kg dozda daha belirgin olduğu ve bazı bulgular açısından E vitamini verilen grupla karşılaştırılabilir sonuçlar elde edildiği kaydedildi. Formaldehit, sağlık laboratuvarlarından kadavra ve doku saklama süreçlerine, bazı sanayi uygulamalarından yapı malzemelerine kadar farklı alanlarda karşılaşılabilen bir kimyasal olarak biliniyor. ABD Ulusal Kanser Enstitüsü, laboratuvar teknisyenleri, bazı sağlık çalışanları ve morg çalışanlarının formaldehite toplum geneline göre daha yüksek düzeyde maruz kalabileceğini bildiriyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın sınıflandırmalarında da Grup 1, yani “insan için kanserojen” ajanlar arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya genelinde yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 17,5’i, yani her 6 kişiden biri yaşamının bir döneminde infertilite sorunu yaşıyor. WHO ayrıca çevresel kirleticiler ve toksinlerin yumurta ve sperm hücreleri üzerinde doğrudan toksik etki gösterebildiğini, sayı ve kalite kaybına yol açabildiğini belirtiyor. Bu nedenle formaldehit gibi çevresel ve mesleki maruziyetlerin üreme sağlığı üzerindeki etkileri, bilim dünyasında yakından izlenen başlıklar arasında yer alıyor. Araştırmanın yürütücüsü Dr. Öğr. Üyesi Arif Keskin, üniversite açıklamasında projeye 2024 yılında “Giresun Yağlı Fındığının Sıçan Testis Dokularında Formaldehit Hasarına Karşı Etkisi Projesi” ile başlandığını belirtti. Keskin, formaldehitin sağlık camiasında laboratuvar ve doku analiz süreçlerinden kadavra saklamaya kadar farklı aşamalarda karşılaşılabilen bir kimyasal olduğuna dikkat çekerek, Giresun kalite fındığının zengin içeriğinin insan sağlığı açısından araştırılmaya değer olduğunu ifade etti. Çalışmada kullanılan fındıklar toz haline getirildikten sonra ekstrakt hazırlanarak deney hayvanlarına ağız yoluyla uygulandı. Makalede, fındık ekstraktının antioksidan ve anti-inflamatuvar özellikleri sayesinde formaldehitin yol açtığı doku hasarını azaltmış olabileceği değerlendirildi. Araştırmacılar, elde edilen sonuçların bitkisel kaynaklı antioksidanların çevresel üreme toksinlerine karşı koruyucu potansiyeline ilişkin bilimsel literatüre katkı sunduğunu belirtti. Çalışmanın yürütücülüğünü yapan Dr. Öğr. Üyesi Arif KESKİN konu ile ilgili yaptığı açıklamada; Üniversite bünyesinde Giresun fındığının kısırlık üzerindeki etkisine dair araştırmaya 2024'te "Giresun Yağlı Fındığının Sıçan Testis Dokularında Formaldehit Hasarına Karşı Etkisi Projesi" ile başlandığını belirterek, Giresun kalite fındığının vitamin ve asitler açısından zengin bir içeriğe sahip olmasının yanı sıra insan sağlığı açısından da önemli yararları bulunduğunu söyledi. Çalışmada, "formaldehit" denilen ve Dünya Sağlık Örgütü tarafından kanserojen olarak tanımlanan bir kimyasalı kullandıklarını dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Arif KESKİN, “Bu kimyasal tekstil sanayisinin yanı sıra bazı ürünlerin üretiminde de yer almakta ve insanlar bu kimyasala düşük dozda maruz kalabilmektedir. Ayrıca biz sağlık camiası açısından laboratuvarlarımızdan, kadavralarımızın saklanmasından dokuların analizlerine kadar birçok aşamada sağlık çalışanlarının, bilim insanların maruz kalığı bir kimyasaldır." dedi. Dünyada her 100 çiftten 15'inin kısırlık sorunu yaşayabildiğine değinen Sayın KESKİN sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunun yüzde 50'si erkek kaynaklıdır. Formaldehitin hem solunum, sindirim, sinir sistemi hem de ürogenital sistem üzerine olumsuz etkileri bilinmektedir. Bu araştırmamızda deney hayvanı olarak sıçanları kullandık. Hayvanları formaldehite maruz bıraktık ve takip etmeye başladık. Hepsinde yüksek düzeyde testis dokusunda hasar meydana geldiğini gözlemledik. Bu hasar sonucunda hayvanlarda testosteron miktarları düştü ve sperm kaliteleri bozuldu." Araştırmanın sonraki aşamasında Giresun yağlı fındığını toz haline getirdiklerini ve deney hayvanlarının midelerine sonda yardımıyla ulaştırdıklarını belirten Dr. Öğr. Üyesi Arif KESKİN "Giresun fındığı kullanarak gerçekleştirdiğimiz tedavi sürecinde formaldehit nedeniyle testosteron miktarları düşen ve sperm kaliteleri bozulan sıçanlarda iyileşme gözlemledik. Bu sayede Giresun fındığının formaldehit kaynaklı kısırlığa çözüm olabileceğini belirledik." diye konuştu. Bununla birlikte çalışma, doğrudan insanlarda yapılmış bir tedavi araştırması değil. Makalenin sınırlılıklar bölümünde, araştırmanın sperm sayısı, hareketliliği, morfolojisi ve doğrudan fertilite sonuçlarını kapsamlı biçimde ölçmediği; insanlara yönelik sonuç çıkarılabilmesi için klinik çalışmalara ihtiyaç olduğu açıkça vurgulanıyor. Bu nedenle bulgular, “Giresun fındığı ekstraktı, deneysel hayvan modelinde formaldehit kaynaklı testis dokusu hasarına karşı koruyucu etki gösterdi” şeklinde yorumlanmalı. Giresun Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından desteklenen çalışma, Giresun fındığının sağlık bilimleri alanında araştırılabilecek güçlü bir yerel değer olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Araştırma ekibi, ilerleyen süreçte daha kapsamlı deneysel çalışmalar ve klinik araştırmalarla fındık kaynaklı biyoaktif bileşenlerin üreme sağlığı üzerindeki olası etkilerinin daha ayrıntılı incelenebileceğini değerlendiriyor. https://intjmorphol.com/wp-content/uploads/2026/03/Art_30_441_2026.pdf

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ATAĞI Haber

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ATAĞI

GİRESUN’DA MAVİYEMİŞ ATAĞI: 62 BİN FİDAN TOPRAKLA BULUŞTU, ÜRETİM ALANI 270 DEKARA ULAŞTI Tarım ve Orman Bakanlığının Türkiye genelinde yürüttüğü “Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) Projesi”, Giresun’da meyveciliğe yeni bir yön kazandırıyor. Bu kapsamda hayata geçirilen “Giresun İlinde Maviyemiş Üretiminin Artırılması Projesi”, Bulancak’ta düzenlenen etkinlikle bir kez daha çiftçilerin yüzünü güldürdü. Bulancak’ta Sertifikalı Fidan Dağıtıldı Giresun İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa Ensar Yılmaz, Bulancak İlçe Müdürlüğü teknik personeliyle birlikte üreticilere toplam 3 bin 250 adet sertifikalı maviyemiş fidanı teslim etti. Fidanların yüzde 70’i devlet, yüzde 30’u çiftçi katkısıyla karşılandı. Bu destekten 13 üretici yararlandı. Tirebolu Sırada: 1.750 Fidan Daha İl Müdürü Yılmaz, projenin yalnızca Bulancak’la sınırlı kalmayacağını belirterek şu bilgiyi paylaştı: “Bu hafta içinde Tirebolu ilçemizde de 1.750 adet maviyemiş fidanı dağıtacağız.” Giresun’da Maviyemiş Seferberliği Proje, 2022’den bu yana hızla büyümeye devam ediyor. Bugüne kadar: 62 bin 80 adet sertifikalı maviyemiş fidanı dağıtıldı Üretim alanı 270 dekara çıktı Projeye çiftçi ilgisi hız kesmeden devam ediyor Neden Maviyemiş? Çünkü Değeri Her Geçen Gün Artıyor Maviyemiş, son yıllarda dünya genelinde üretimi büyük bir hızla artan meyveler arasında. Çünkü: Çok yüksek antioksidan içeriyor “Süper meyve” olarak biliniyor Sağlık sektöründen gıda sanayisine kadar geniş bir alanda talebi artıyor Taze tüketimde fiyatı güçlü, katma değeri yüksek Giresun’un ekolojisi maviyemiş için oldukça uygun Kısacası, hem çiftçinin cebine hem bölgenin ekonomisine yeni bir gelir kapısı açıyor. “Çiftçinin Gelirini Artıracak, Üretimi Çeşitlendireceğiz” Etkinlikte konuşan İl Müdürü Yılmaz, projenin amacını şöyle anlattı: “Üreticilerimizin tarımsal faaliyetlerini çeşitlendirmeyi, birim alanda gelir seviyesini yükseltmeyi, ilimizin ekolojisine uyumlu ve katma değeri yüksek türleri yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Çiftçilerimizin projeye ilgisi oldukça yüksek. Gelecek yıl için de Bakanlığımıza projenin uzatılması yönünde talepte bulunacağız.” Giresun İçin Stratejik Bir Yatırım Maviyemiş üretiminin yaygınlaştırılması sayesinde: Alternatif ürün çeşitliliği artıyor Kuraklığa dayanıklı bir meyveyle riskler azalıyor Genç çiftçilerin ilgisini çeken yeni bir üretim alanı doğuyor İlçelerin kırsal ekonomisine doğrudan nakit akışı sağlanıyor İhracat potansiyeli yüksek bir ürün bölgede kök salıyor Giresun’un Mavisi Artık Fındıkla Sınırlı Değil Bulancak ve Tirebolu’dan başlayan bu maviyemiş atağı, birkaç yıl içinde Giresun’un yeni gelir kaynağı olarak büyüyecek. Toprak, çiftçi ve proje el ele verince ortaya güçlü bir tarımsal dönüşüm çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.