Hava Durumu

#Antep Fıstığı

giresunsonhaber - Antep Fıstığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antep Fıstığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRKİYE FINDIK  İTHALATINDA ÜÇÜNCÜ SIRAYA... Haber

TÜRKİYE FINDIK İTHALATINDA ÜÇÜNCÜ SIRAYA...

AVRUPA FINDIK PAZARINDA DENGELER DEĞİŞTİ: TÜRKİYE İTHALAT DEĞERİNDE ÜÇÜNCÜ SIRADA Avrupa Birliği'nin fındık ithalat harcaması 2026'nın ilk dokuz ayında yüzde 59,3 artarak yaklaşık 946 milyon avroya ulaştı. Şili yüzde 48, ABD yüzde 20 pay alırken, Türkiye'nin payı yüzde 20'nin altında kaldı. Yeni veriler, Giresun fındığı açısından Avrupa pazarındaki rekabeti yeniden gündeme getirdi. Avrupa Birliği'nin (AB) fındık ithalatında 2026 yılının ilk dokuz ayında önemli değişimler yaşandı. Uluslararası tarım ve emtia piyasalarını takip eden Mundus Agri'nin 27 Ekim 2026 tarihli haberinde, Avrupa Komisyonunun tarımsal dış ticaret verilerine dayanılarak fındık ithalatında miktar ve harcama bakımından rekor seviyelere ulaşıldığı bildirildi. Haberde, AB'nin kabuklu ve iç fındık ithalatına yaptığı harcamanın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,3 artarak 945 milyon 956 bin 234 avroya yükseldiği belirtildi. AVRUPA'NIN FINDIK İTHALAT HARCAMASI 946 MİLYON AVROYA YAKLAŞTI Gösterge 2025 2026 Değişim İthalat miktarı 82.673 ton 95.034 ton +%15,0 İthalat değeri 593,69 milyon € 945,96 milyon € +%59,3 Değer artışı — 352,27 milyon € — Tablo 1: Ocak–Eylül dönemleri karşılaştırması. Kaynak: Mundus Agri, 27 Ekim 2026; Avrupa Komisyonu DG AGRI/DG TAXUD verileri. İthalat miktarı yaklaşık yüzde 15 artarken, ithalat harcamasının yüzde 59,3 yükselmesi dikkat çekti. Bu farklılık, ithal edilen ürünlerin ortalama birim değerinde de artış yaşandığını gösteriyor. Ancak bu artışın tamamını üretici satış fiyatlarındaki yükselişle açıklamak mümkün değil. Ürün türü, kalite, menşe ve ticari koşullar da ortalama ithalat değerini etkileyebilir. ŞİLİ İLK SIRADA, TÜRKİYE ÜÇÜNCÜ Mundus Agri'nin yayımladığı değerlendirmeye göre AB'nin 2026 yılı ilk dokuz aylık fındık ithalat değerinde Şili yüzde 48 payla ilk sırada yer aldı. ABD yüzde 20 payla ikinci, Türkiye ise yüzde 20'nin biraz altındaki payıyla üçüncü sırada bulunuyor. Ülke AB ithalat değerindeki payı Sıralama Şili %48 1 ABD %20 2 Türkiye %20'nin altında 3 Diğer ülkeler Kalan pay — Tablo 2: 2026 Ocak–Eylül dönemi, AB fındık ithalat değerinin tedarikçi ülkelere dağılımı. Paylar ithalat miktarını değil, parasal değeri ifade etmektedir. Bu sıralama, Türkiye'nin dünya fındık üretiminde veya toplam dünya ihracatında üçüncü olduğu anlamına gelmiyor. Veriler yalnızca AB'nin belirtilen dönemdeki ithalat değerinin tedarikçi ülkelere dağılımını gösteriyor. Mundus Agri, Şili ve ABD'nin Türkiye'nin önüne geçtiğini belirterek Avrupa pazarındaki tedarikçi dağılımında yaşanan değişime dikkat çekti. AVRUPA'DA EN BÜYÜK ALICI İTALYA AB ülkeleri arasında fındık ithalat değerinde İtalya yüzde 54 payla ilk sırada bulunuyor. Almanya yüzde 30 ile ikinci, Polonya ise yüzde 4 ile üçüncü sırada yer alıyor. AB ülkesi İthalat değerindeki payı İtalya %54 Almanya %30 Polonya %4 Diğer AB ülkeleri %12 Tablo 3: AB içindeki başlıca fındık ithalatçılarının 2026 ilk dokuz aylık değer payları. İtalya ve Almanya'nın birlikte yüzde 84'lük paya ulaşması, Avrupa fındık ithalatında bu iki ülkenin ağırlığını ortaya koyuyor. FINDIK, KAJU FISTIĞINI GERİDE BIRAKTI Avrupa Birliği'nin sert kabuklu meyve ithalatında fındık, değer bakımından kaju fıstığını geride bırakarak Antep fıstığı ve bademin ardından üçüncü sıraya yükseldi. Ürün 2025 ithalat değeri 2026 ithalat değeri Değişim Antep fıstığı 1.256,0 milyon € 1.266,3 milyon € +%0,8 Badem 1.197,6 milyon € 1.264,0 milyon € +%5,5 Fındık 593,7 milyon € 946,0 milyon € +%59,3 Kaju fıstığı 941,4 milyon € 941,1 milyon € Yaklaşık %0 Tablo 4: Seçilmiş sert kabuklu ürünlerin AB ithalat değerleri. Kaynak: Mundus Agri, 27 Ekim 2026. Bu veriler, fındığın Avrupa'nın sert kabuklu meyve ithalatında parasal değer bakımından daha önemli bir konuma ulaştığını gösteriyor. GİRESUN FINDIĞI İÇİN YENİ REKABET TABLOSU Avrupa Birliği'nin fındık ithalatına yaptığı harcamanın artmasına rağmen Türkiye'nin değer payının Şili ve ABD'nin gerisinde kalması, Giresun'daki üreticiler ve ihracatçılar açısından da önem taşıyor. Giresun fındığının kalite özellikleri, işleme kapasitesi, tedarik sürekliliği ve pazarlama koşulları, uluslararası pazarlarda rekabet gücünü etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor. Bununla birlikte AB'nin toplam fındık ithalat değerindeki değişim, tek başına Giresun fındığının ihracat miktarının veya satış fiyatının düştüğünü göstermiyor. İTHALAT HARCAMASINDAKİ ARTIŞ ÜRETİCİYE YANSIYOR MU? AB'nin fındık ithalat harcamasının yüzde 59,3 artması, Avrupa'daki alıcıların fındığa önceki yılın aynı döneminden daha fazla ödeme yaptığını ortaya koyuyor. Ancak bu gelişmenin Türk fındık üreticilerinin gelirine ne ölçüde yansıdığını belirlemek için Türkiye'nin AB'ye sattığı fındığın miktarı, birim değeri, ürün niteliği ve üretici fiyatlarının birlikte incelenmesi gerekiyor. Özellikle Giresun'da üretim maliyetleri ile serbest piyasa fiyatları arasındaki farkın gündemde olduğu bir dönemde, uluslararası ticaret değerindeki yükselişin üretici gelirleriyle karşılaştırılması önem taşıyor. TÜRKİYE'NİN PAZAR PAYI DAHA AYRINTILI İNCELENMELİ Mundus Agri'nin 27 Ekim tarihli değerlendirmesi, Avrupa fındık pazarında tedarikçi ülkeler arasındaki rekabetin önemini ortaya koyuyor. Türkiye'nin konumunu daha kapsamlı değerlendirebilmek için 2025 ve 2026 yıllarına ait ülke bazında ithalat miktarlarının, fiyatların ve değer paylarının karşılaştırılması gerekiyor. Mevcut veriler, Türkiye'nin 2026'nın ilk dokuz ayında AB fındık ithalat değerinde üçüncü sırada bulunduğunu gösteriyor. Ancak bu sonuçtan hareketle Türkiye'nin dünya fındık pazarındaki genel konumunun aynı ölçüde değiştiği sonucuna varılamaz. KAYNAKLAR Mundus Agri – Der AUDITOR, Nuts: EU Imports Slow at Record High, 27 Ekim 2026, 11.45. https://www.mundus-agri.eu/news/nuts-eu-imports-slow-record-high.n38286.html https://www.mundus-agri.eu/news/nuts-eu-imports-slow-record-high.n38286.html Avrupa Komisyonu, Tarım ve Kırsal Kalkınma Genel Müdürlüğü (DG AGRI) ve DG TAXUD, gümrük ithalat gözetim verileri. Mundus Agri tarafından aktarılan 2026 istatistikleri. Giresun Sonhaber, Fındıkta Üretici Makasta, 21 Ekim 2026. Giresun'daki üretim maliyetleri ve fiyat koşullarına ilişkin önceki haber.

FINDIKTA ALARM: “TÜRKİYE PAZAR GÜCÜNÜ KAYBEDİYOR” Haber

FINDIKTA ALARM: “TÜRKİYE PAZAR GÜCÜNÜ KAYBEDİYOR”

FINDIKTA ALARM: “TÜRKİYE PAZAR GÜCÜNÜ KAYBEDİYOR” Sencer Solakoğlu, Türkiye’nin fındıkta dünya lideri olmasına rağmen yanlış tarım politikaları, işlevsizleşen kooperatif yapısı, bölgesel maliyet farkları ve katma değer üretemeyen satış modeli nedeniyle küresel üstünlüğünü aşındırdığını söyledi. Solakoğlu, özellikle Ordu ve Giresun’daki üreticinin mevcut fiyat yapısıyla ayakta kalamadığını, çözümün ise yeni nesil kooperatifleşme, markalaşma ve bölgesel destek modelinde olduğunu savundu. Sencer Solakoğlu, 25 Mart 2026 tarihli videosunda fındıkta Türkiye’nin elindeki tarihi avantajın hızla zayıfladığını söyledi. Solakoğlu, bir dönem dünyada neredeyse tek hâkim üretici konumunda bulunan Türkiye’nin, bugün küresel pazarda gerilediğini belirtti ve Antep fıstığında yaşanan pazar kaybının benzerinin fındıkta da ortaya çıktığını dile getirdi. “YANLIŞ POLİTİKALAR ÜRETİCİYİ GÜÇSÜZ BIRAKTI” Solakoğlu, fındıkta üreticinin yıllar içinde alıcı ve tüccar karşısında zayıfladığını söyledi. Kooperatif yapısının etkisizleştiğini, fiyatlama mekanizmasının siyasallaştığını ve üreticinin güçlü temsil kanallarını kaybettiğini belirten Solakoğlu, bu yapının Türkiye’nin küresel rekabet gücünü aşındırdığını ifade etti. Solakoğlu, 2006 sonrasında fındık piyasasında siyasileşmiş fiyatlama sürecinin öne çıktığını, bunun kısa vadede üretici lehine görünse de uzun vadede büyük alıcıları alternatif üretim bölgelerine yönelttiğini söyledi. Güney ve Kuzey Amerika’daki yatırımların bu süreçte büyüdüğünü belirten Solakoğlu, Türkiye’nin dünya pazarındaki payının yüzde 59’lara kadar gerilediğini savundu. OVA İLE YAMAÇ AYNI FİYATA SIĞMIYOR Videoda en sert vurgulardan biri bölgesel maliyet farklarına yapıldı. Solakoğlu, Samsun’daki düz arazilerde makineli ve daha düşük maliyetli üretim yapılabildiğini, buna karşılık Ordu ve özellikle Giresun’daki sarp arazilerde aynı işin kat kat fazla yevmiye ve emekle tamamlandığını söyledi. Bu nedenle tek tip fındık fiyatının adil sonuç üretmediğini belirten Solakoğlu, ovada kâr bırakan fiyatın yamaçta üretim yapan çiftçiyi kurtarmadığını dile getirdi. Solakoğlu, Giresun’daki üreticinin maliyet baskısı altında kaldığını ve mevcut tablo sürerse zorlu coğrafyada üretim yapan çiftçinin birkaç yıl içinde bahçesini toplamaktan vazgeçebileceğini söyledi. Bu durumun yalnız tarımsal değil, aynı zamanda çevresel bir risk oluşturduğunu belirten Solakoğlu, fındığın bölgede toprağı ve erozyon dengesini koruyan temel unsurlardan biri olduğunu ifade etti. “HAMMADDE SATARAK DEĞİL, MARKA OLUŞTURARAK KAZANILIR” Solakoğlu, Türkiye’nin fındıkta asıl sorununun üretim miktarı değil, katma değer eksikliği olduğunu söyledi. Entegre tesislerin atıl ya da düşük kapasiteyle çalıştığını belirten Solakoğlu, mevcut altyapının kremadan ezmeye, krokan ve çikolata üretimine kadar geniş bir ürün zinciri kurmaya elverişli olduğunu vurguladı. Türkiye’nin ham fındık satmak yerine markalı ve işlenmiş ürünle dünya pazarına çıkması gerektiğini dile getirdi. İtalya’nın buğdayı işleyip makarnada yüksek gelir elde ettiğini hatırlatan Solakoğlu, benzer bir katma değer modelinin fındıkta kurulamadığını söyledi. Türkiye’nin “hamallık” yaparak değil, ürünü farklılaştırıp markalaştırarak gelirini artırabileceğini belirten Solakoğlu, özellikle Giresun kalite fındığın çerezlik ve butik pazarlarda güçlü bir ayrıma sahip olduğunu savundu. YENİ MODEL: KOOPERATİF, PRİM VE DOĞRUDAN DESTEK Solakoğlu, çözümün üreticinin doğrudan söz sahibi olduğu yeni nesil kooperatif modelinde olduğunu söyledi. Küçük bahçelerin mülkiyet yapısını bozmadan kooperatif çatısı altında bir araya getirilebileceğini belirten Solakoğlu, işçilikten yatırıma kadar sürecin ortak akılla planlanması gerektiğini ifade etti. Toplanan ürünün mamule çevrilmesi, markalı satışa sunulması ve elde edilen gelirin üreticiye prim olarak geri dönmesi gerektiğini söyledi. Solakoğlu, kısa vadede ise özellikle Ordu ve Giresun’daki yamaç üreticisine özel gelir desteği verilmesini savundu. Ova ile bayır arasındaki maliyet farkının doğrudan destek modeliyle kapatılması gerektiğini belirten Solakoğlu, bunun bugünü kurtaracak geçici bir adım olacağını, asıl kalıcı çözümün ise ihracat, katma değerli üretim ve markalaşma olduğunu kaydetti. “ÜRETİMİ KISMAK DEĞİL, AKILLI BÜYÜTMEK GEREKİYOR” Solakoğlu, fındıkta üretimi sınırlandırma yaklaşımına da karşı çıktı. Dünya büyürken, Şili ve ABD yeni yatırımlarla üretimi artırırken Türkiye’nin geri çekilmesinin ağır sonuç doğuracağını söyledi. Rekabetin düşük fiyatla değil, kaliteli ürünü doğru modelle pazara sunarak kurulabileceğini belirten Solakoğlu, üreticinin refahını artıracak yolun kırsalda katma değerli tarımsal sanayi kurmaktan geçtiğini ifade etti. Videonun sonunda Solakoğlu, kooperatifleşme olmadan, ortak akıl kurulmadan ve ihracat odaklı katma değerli üretim geliştirilmeden fındıkta çıkış sağlanamayacağını söyledi. Türkiye’nin tarımda tekrar güç kazanabilmesi için üreticinin yalnız bırakılmaması gerektiğini belirten Solakoğlu, özellikle Karadeniz’de üretimin ekonomik ve sosyal açıdan korunmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Kaynak: Sencer Solakoğlu’nun 25 Mart 2026 tarihli video metni.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.