Hava Durumu

#Antalya

giresunsonhaber - Antalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antalya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KÖMÜR, FOSİL YAKITLAR VE NÜKLEER TARTIŞMASI BÜYÜYOR Haber

KÖMÜR, FOSİL YAKITLAR VE NÜKLEER TARTIŞMASI BÜYÜYOR

COP31 ÖNCESİ İKLİM GÜNDEMİ SERTLEŞTİ: KÖMÜR, FOSİL YAKITLAR VE NÜKLEER TARTIŞMASI BÜYÜYOR İklim Ağı’nın Türkiye’ye COP31 öncesi yaptığı “kömürü zirvede bırak” çağrısı, Alpu Termik Santralı kararında çıkan yeni hukuk zaferi, nükleer enerjiye yönelik eleştiriler ve iklim risklerine dair küresel hazırlıksızlık uyarısı, iklim gündemini yeniden sertleştirdi. Yeşil dönüşüm tartışmaları artık yalnızca çevre değil, doğrudan enerji, tarım ve kalkınma politikalarının merkezine yerleşmiş durumda. Türkiye ve dünyada iklim politikalarına ilişkin tartışmalar, son günlerde peş peşe gelen açıklamalar, yargı kararları ve bilimsel uyarılarla yeniden hız kazandı. Özellikle Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği ve başkanlığı sürecine ilişkin yapılan değerlendirmeler, ülkenin iklim politikasında nasıl bir yol haritası izleyeceği sorusunu daha görünür hale getirdi. İklim alanında çalışan 16 sivil toplum kuruluşundan oluşan İklim Ağı, düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin COP31 sürecinde yalnızca teknik bir ev sahibi değil, aynı zamanda güçlü bir siyasi yön belirleyici olması gerektiğini vurguladı. Ağ temsilcileri, Türkiye’nin iklim zirvesine liderlik edecekse bunu önce kendi enerji politikalarında göstermesi gerektiğini belirterek, emisyon azaltımının en kritik adımının adil enerji geçişi çerçevesinde kömürden çıkış iradesi olduğunu ifade etti. İklim Ağı’na göre Türkiye’nin COP31’de üstleneceği rol, yalnızca diplomatik bir organizasyon başarısıyla sınırlı kalmamalı. Katılımcı ve demokratik iklim yönetişimi, iklim adaleti, fosil yakıtlardan çıkışta net siyasi irade ve süreçte şeffaflık ile hesap verebilirlik ilkeleri, Türkiye’nin bu dönemde ortaya koyması beklenen temel başlıklar arasında gösterildi. 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31’in, bu yönüyle yalnızca bir zirve değil, fosil yakıtlardan uzaklaşma konusunda somut yol haritalarının tartışılacağı kritik bir dönüm noktası olması bekleniyor. Türkiye’nin başkanlık ve ev sahipliği rolünü üstleneceği, Avustralya’nın ise müzakereleri yöneteceği bu modelin COP tarihinde ilk kez uygulanacak olması da zirveye ayrı bir önem kazandırıyor. İklim gündemindeki bir diğer dikkat çekici gelişme ise Eskişehir’deki Alpu Termik Santralı projesine ilişkin yargı sürecinde yaşandı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin açtığı davada Bursa Bölge İdare Mahkemesi, verimli tarım arazilerinin enerji üretim alanı olarak kullanılmasına izin veren işlemleri iptal etti. Karar, yalnızca bir enerji yatırımı tartışması olarak değil, tarım alanlarının korunması ve kamu yararı açısından da önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Öte yandan Türkiye’nin nükleer enerji hedefleri de yeniden tartışma konusu oldu. Elektrik üretiminde nükleerin payını artırmayı planlayan Türkiye, 2050’ye kadar 20 GW nükleer kapasite hedefliyor. Ancak nükleer politika uzmanı Dr. M. V. Ramana, nükleer enerjinin yüksek maliyetler ve uzun inşaat süreleri nedeniyle iklim krizine gerçekçi bir çözüm sunmadığını savundu. Ramana, özellikle son yıllarda öne çıkarılan Küçük Modüler Reaktörler için dile getirilen daha ucuz, daha hızlı ve daha güvenli olacağı yönündeki iddiaların somut verilerle desteklenmediğini belirtti. Bilim dünyasından gelen son uyarılar da tabloyu ağırlaştırdı. Nature dergisinde yayımlanan bir çalışmada uzmanlar, dünya genelinde iklim değişikliğinin doğuracağı riskleri yetkili ve güncel biçimde ortaya koyan, uluslararası düzeyde koordine edilmiş zorunlu bir küresel risk değerlendirmesinin hâlâ bulunmadığına dikkat çekti. Araştırmacılar, bu eksikliğin hükümetlerin tehdidin gerçek boyutunu küçümsemesine, kaynakları yanlış önceliklendirmesine ve yetersiz önleyici politikalar geliştirmesine yol açabileceği uyarısında bulundu. Tüm bu gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir başlık olmadığı bir kez daha ortaya çıkıyor. Enerji yatırımlarından tarım arazilerine, uluslararası diplomasiden yerel hukuk mücadelelerine kadar uzanan bu geniş alanda, Türkiye’nin COP31 öncesi vereceği mesajların hem içeride hem dışarıda dikkatle izleneceği görülüyor.

GEZMİŞ: “SEFER SAYILARI ARTMALI, GİRESUN’UN ULAŞIM HAKKI GÜÇLENDİRİLMELİ” Haber

GEZMİŞ: “SEFER SAYILARI ARTMALI, GİRESUN’UN ULAŞIM HAKKI GÜÇLENDİRİLMELİ”

ORDU-GİRESUN HAVALİMANI GÜNDEMDE CHP’Lİ MİLLETVEKİLİ ELVAN IŞIK GEZMİŞ: “SEFER SAYILARI ARTMALI, GİRESUN’UN ULAŞIM HAKKI GÜÇLENDİRİLMELİ” Karadeniz Bölgesi’nin önemli ulaşım yatırımlarından biri olan Ordu-Giresun Havalimanı, son dönemde uçuş sayıları ve destinasyon eksikliği tartışmalarıyla yeniden siyasi gündeme taşındı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, havalimanındaki sefer sayılarının yetersiz olduğunu belirterek, bölge halkının ulaşım hakkının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. “Havalimanımız Komşu Şehirlerin Gölgesinde Kalıyor” Milletvekili Gezmiş yaptığı açıklamada, Ordu-Giresun Havalimanı’nın potansiyeline rağmen yeterince kullanılmadığını ifade ederek, Giresun ve Ordu halkının kendi havalimanını daha aktif kullanabilmesi için yeni düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurguladı. Gezmiş açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Ordu-Giresun Havalimanımız komşu şehirlerin gölgesinde kalıyor. Hemşehrilerimiz kendi havaalanımızdan seyahat edebilmelidir. Sefer sayıları yetersiz, destinasyonlar eksiktir.” GURBETÇİ YOĞUNLUĞU VURGUSU Bölgedeki gurbetçi nüfusuna dikkat çeken CHP’li milletvekili, özellikle Avrupa’da yaşayan Karadenizli vatandaşların memleketlerine ulaşımını kolaylaştıracak doğrudan uçuşların artırılması gerektiğini dile getirdi. Gezmiş, Almanya başta olmak üzere gurbetçilerin yoğun olarak yaşadığı ülkelere direkt uçuş sayılarının artırılmasının hem bölge ekonomisine hem de turizme katkı sağlayacağını belirtti. Yeni Destinasyon Talebi Milletvekili Gezmiş, Ordu-Giresun Havalimanı’ndan talep gören bazı hatlara doğrudan uçuşların başlatılması gerektiğini belirterek şu önerileri sıraladı: Antalya’ya direkt uçuşlar Çukurova Havalimanı bağlantıları Öğrencilerin yoğun bulunduğu Kuzey Kıbrıs’a düzenli seferler Gezmiş, özellikle yaz sezonu öncesinde bu adımların atılmasının önemine dikkat çekerek, “Giresunlu hemşehrilerimizin ulaşım hakkı ihmal edilmemeli” dedi. YAZ UÇUŞ PROGRAMI TARTIŞMA YARATTI Ordu-Giresun Havalimanı ile ilgili tartışmaların artmasında 2026 yaz uçuş programı da etkili oldu. Bölgedeki iş dünyası temsilcileri ve bazı sivil toplum kuruluşları, yaz sezonunda Antalya ve İzmir gibi yoğun talep gören destinasyonlara yeterli uçuş planlanmamasını eleştirdi. Uzmanlar, bu durumun özellikle turizm ve gurbetçi trafiği açısından bölge için önemli bir eksiklik oluşturduğunu belirtiyor. KARADENİZ’DE YATIRIM DENGESİ TARTIŞMASI Öte yandan Karadeniz Bölgesi’nde planlanan yeni havalimanı yatırımları da tartışmayı büyüttü. Özellikle Trabzon’a ikinci havalimanı yapılması planı, bölgede yatırım dengesi konusunda yeni değerlendirmeleri beraberinde getirdi. Bazı çevreler, yeni yatırımlar yerine mevcut havalimanlarının uçuş ağının genişletilmesi ve altyapısının güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. AVRUPA’NIN DENİZ ÜZERİNE KURULU İLK HAVALİMANI 2015 yılında hizmete giren Ordu-Giresun Havalimanı, deniz üzerine inşa edilen Avrupa’daki ilk havalimanı olma özelliğini taşıyor. Yıllık yaklaşık 3 milyon yolcu kapasitesine sahip olan havalimanı, Karadeniz’de ulaşım altyapısının güçlenmesi açısından stratejik bir yatırım olarak değerlendiriliyor. Resmî verilere göre havalimanı açıldığı günden bu yana 8 milyondan fazla yolcuya hizmet verdi. Ancak bölge halkı, potansiyeline rağmen uçuş sayısının sınırlı olmasının havalimanının etkin kullanımını engellediğini ifade ediyor. BÖLGE HALKI YENİ SEFERLER BEKLİYOR Sivil toplum kuruluşları ve yerel iş dünyası temsilcileri, yaz sezonu öncesinde uçuş ağının genişletilmesi ve yeni destinasyonların eklenmesi halinde Ordu-Giresun Havalimanı’nın hem bölge ekonomisine hem de turizme önemli katkı sağlayacağını belirtiyor. CHP’li Milletvekili Elvan Işık Gezmiş’in açıklamasıyla birlikte havalimanındaki uçuş planlaması ve yeni hat talepleri, önümüzdeki günlerde siyasi ve kamuoyu gündeminde daha fazla tartışılacağa benziyor.

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor: 24 Aylık Ar-Ge Hamlesi Başlıyor Haber

Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor: 24 Aylık Ar-Ge Hamlesi Başlıyor

Türkiye Çam Balı Küresel Değer Zincirinde Hak Ettiği Konuma Taşınacak Türk Çam Balını Manuka Balına Rakip Yapacak Proje Hayata Geçiyor Türk Çam Balı Premium Lige Yükseliyor: 24 Aylık Ar-Ge Hamlesi Başlıyor Türk Çam Balı, Manuka Balının Tahtına Göz Dikti Türkiye, 100 bin tona yaklaşan üretimiyle dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumunda. Çam balında ise yüzde 90’lık payla dünya üretiminin büyük bölümünü karşılıyor. Ancak üretimdeki bu güç, ihracata aynı ölçüde yansımıyor. Türkiye 33,5 milyon dolarlık tutarla bal ihracatında dünya sıralamasında 18’inci sırada yer alıyor. Türk bal sektörü, ihracatta da dünya genelinde ilk üç ülke arasında yer almak için “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesi kolları sıvadı. Bal ihracatında Türkiye lideri olan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 24 ay süreli projeyi Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle gerçekleştirmek için harekete geçti. İhracatta 250 milyon dolarlık potansiyele sahibiz Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü’yle konuyu görüştüklerini ve destek sözü aldıklarını dile getiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin 100 bin tona yaklaşan bal üretimiyle 33,5 milyon dolarlık ihracat rakamından çok daha fazlasını hak ettiğini vurguladı. Türkiye’nin bal ihracatında ortalama fiyatın 3,9 dolar olduğu bilgisini veren Girit, “Dünyada üretimde ikinci sıradayız, ancak ihracatta 18’inci sırada yer alıyoruz. Üretim gücü ile ihracat geliri arasındaki bu makas artık kapanmak zorunda. Çin 265 milyon dolar, Yeni Zelanda 250 milyon dolarlık bal ihraç ediyor. Biz de bal ihracatımızı 250 milyon dolarla bu ülkelerin seviyesine çıkmak istiyoruz. İhracatımız arttığında arıcılık sektörümüzde zincirin tüm halkaları bu refahtan payını alacak” şeklinde konuştu. Kalpaklıoğlu: “Çam balı bilimsel olarak yeterince tanımlanmamış” Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu, Türkiye’de Muğla başta olmak üzere, Aydın, Antalya, Balıkesir, İzmir, Manisa ve Çanakkale illerinde yıllık 25 bin ton çam balı üretildiğini çam balının uluslararası pazarda düşük fiyatla konumlanmasının temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu söyledi. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş standardizasyon ve sınıflandırma sisteminin bulunmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı: “Çam balında bulunan protokateşik asit, alfa-pinen ve beta-pinen gibi bileşenler yüksek biyolojik potansiyele sahip. Ancak bu potansiyel bilimsel yayınlarla ve uluslararası referanslarla desteklenmediği sürece ürün premium segmente taşınamıyor.” Hedef: 3,9 dolardan Premium Segmente geçme “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artmak” isimli AR-GE Projesinin nihai hedefinin, Türkiye çam balını yüksek katma değerli ve rekabetçi bir ihracat ürünü haline getirmek olduğunun altını çizen Kalpaklıoğlu sözlerini şöyle sürdürdü; “Bilimsel olarak standardize edilmiş, fonksiyonel ve terapötik potansiyeli kanıtlanmış, uluslararası pazarda premium segmentte konumlanan Türkiye, üretim gücünü artık değer gücüyle buluşturmak zorundadır. Çam balı, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırma ile küresel pazarda hak ettiği yere ulaşabilecek potansiyele sahiptir. Hedef: 3,9 dolardan premium segmente geçmek. Manuka balıyla rekabet edecek seviyeye çıkarmak.” Balın kalitesini ve özgünlüğünü belirleyen temel unsurlardan birisi olan Protokateşik Asit (PCA) varlığının Türk çam balının en önemli biyoaktif marker bileşenlerinden biri olduğu bilgisini de veren Kalpaklıoğlu, projede çam balının Protokateşik Asit (PCA) varlığının ortaya konulacağını vurguladı. Kalpaklıoğlu, “Türk Çam Balının: Kimyasal olarak standardizasyonu, Otantik ürün doğrulaması, Fonksiyonel gıda olarak konumlandırılması, Uluslararası bilimsel ve ticari değerinin artırılması açısından kritik bir bilimsel gelişmedir. Bu bulgu, Türk Çam Balının yalnızca geleneksel bir doğal ürün değil, aynı zamanda güçlü biyoaktif bileşenler içeren bilimsel temelli bir fonksiyonel gıda olduğunu göstermektedir” diyerek sözlerini noktaladı. 24 Aylık Ar-Ge Yol Haritası Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanması Canlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılması Kimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konması Marker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesi En az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e Kumluca raporu... Haber

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e Kumluca raporu...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya Kumluca’daki afetlerin tarımsal üretime etkilerini görüşmek üzere parti heyetini kabul etti. Görüşmede, seralarda oluşan hasar, ekonomik kayıplar ve üreticinin desteklenmesi gereği gündeme geldi. Mehmet ŞENTÜRK / ANTALYA (İGFA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya’nın tarımsal üretimde stratejik öneme sahip ilçesi Kumluca’da yaşanan afetlerin ardından bölgedeki son durumu aktarmak üzere gelen parti heyetini makamında kabul etti. Görüşmede, son haftalarda etkili olan olumsuz hava koşulları nedeniyle seralarda ve açık alan üretiminde meydana gelen zararlar ele alındı. Heyet, Kumluca’nın öne çıkan meyve ve sebzelerini takdim ederek üreticilerin yaşadığı sorunları genel merkeze iletti. Ziyarette özellikle küçük ve orta ölçekli çiftçilerin kredi borçları, artan girdi maliyetleri ve sigorta kapsamındaki eksiklikler gündeme taşındı. Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin risk altında olduğu belirtilirken, yeterli destek sağlanmaması halinde bölgesel üretim zincirinde kırılmalar yaşanabileceği ifade edildi. Görüşmede ayrıca gıda güvenliği konusu da öne çıktı. Türkiye’nin örtü altı üretimde önemli merkezlerinden biri olan Kumluca’da yaşanacak üretim daralmasının ulusal ölçekte fiyat artışlarına ve arz sıkıntılarına yol açabileceği vurgulandı. CHP heyeti, afetlerden etkilenen üreticilerin zararlarının hızla karşılanması, kredi yapılandırmalarının yapılması ve doğrudan destek mekanizmalarının devreye alınması çağrısında bulundu.

GİRESUN DAHİL 14 İLDE SOSYAL MEDYADAN UYUŞTURUCU TİCARETİNE 305 GÖZALTI Haber

GİRESUN DAHİL 14 İLDE SOSYAL MEDYADAN UYUŞTURUCU TİCARETİNE 305 GÖZALTI

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul merkezli 14 ilde uyuşturucu madde ticaretine yönelik bu sabah eş zamanlı operasyonlar düzenlendiğini ve 305 şüphelinin yakalandığını açıkladı. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda büyük bir uyuşturucu operasyonuna imza atıldığını duyurdu. Bakan Yerlikaya’nın açıklamasına göre, yaklaşık 5 ay süren teknik ve fiziki takipler kapsamında, uyuşturucu madde ticareti yapan şüphelilerin anlık mesajlaşma uygulamaları ve sosyal medya platformları üzerinden, uçtan uca şifreli ve kapalı gruplar aracılığıyla faaliyet yürüttükleri tespit edildi. Yapılan incelemelerde, uyuşturucu satıcılarının güvene dayalı kurye sistemi kurdukları, özel davet ve referansla girilebilen gizli gruplar oluşturdukları, kimliklerini gizlemek amacıyla sık sık kullanıcı adlarını değiştirdikleri ve siber devriye ekiplerine karşı yoğun tedbir aldıkları belirlendi. Şüphelilerin, nüfus yoğunluğuna göre gece-gündüz demeden 24 saat uyuşturucu madde ticareti yaptığı da tespit edildi. https://twitter.com/AliYerlikaya/status/2021088014575841536 Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile yürütülen ortak çalışmalar sonucunda, kapalı grup ve kanallarda yönetici ve moderatör olarak faaliyet gösteren şüpheliler tek tek belirlendi. Şahısların farklı grup ve kanallar üzerinden de aktif şekilde uyuşturucu ticareti yaptıklarının ortaya çıkması üzerine operasyon kararı alındı. Bu sabah İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Konya, Sakarya, Tekirdağ, Hatay, Mardin, Adıyaman, Giresun, Kastamonu ve Muş’ta eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda toplam 305 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Açıklamasında uyuşturucuyla mücadelenin önemine dikkat çeken İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Uyuşturucuyla mücadele yalnızca bir iç güvenlik meselesi değil, küresel bir güvenlik meselesidir. Uyuşturucuya topyekün savaş açtık. Bu mücadeleyi sadece ülkemiz adına değil, insanlık adına sürdürüyoruz,” ifadelerini kullandı.

Trabzonspor otobüsüne yapılan saldırılara sert tepki Haber

Trabzonspor otobüsüne yapılan saldırılara sert tepki

Son haftalarda Trabzonspor otobüsüne art arda gerçekleştirilen saldırıları kınayan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, tüm taraftarlara sağduyu çağrısında bulundu. TRABZON (İGFA) - Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Trabzonspor takım otobüsüne son haftalarda art arda gerçekleştirilen saldırıları kınadı. Samsunspor deplasmanından 3 puanla dönen bordo-mavilileri tebrik eden Başkan Genç, Kocaeli, Antalya ve son olarak Samsun’da yaşanan olaylara dikkat çekerek, güvenlik önlemlerinin artırılması, camiaların futbolun dostlukları artırmasına yönelik harekete geçmeleri çağrısında bulundu. “BU OLAYLAR CAMİALARA MAL EDİLEMEZ” Trabzonspor takım otobüsüne yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Başkan Genç, “Kocaeli ve Antalya maçlarının ardından bu kez Samsun’da takım otobüsümüze yönelik gerçekleştirilen saldırıları şiddetle kınıyorum. Ancak bu münferit olayları camialara mal etmek doğru değildir. Samsun ve Trabzon gibi iki güzide Karadeniz kulübü arasında bir sorun varmış gibi bir algı oluşturulmasını da kabul etmiyoruz” dedi. “DAHA CİDDİ GÜVENLİK TEDBİRLERİ VE DOSTLUK VURGUSU ŞART” Benzer olayların tekrar yaşanmaması için yetkililere çağrıda bulunan Başkan Genç, “Futbolun ruhuna ve sporun birleştirici gücüne zarar veren bu tür olayların önüne geçilmesi için belli ki biraz daha ilave güvenlik önlemleri alınmalıdır. Ayrıca futbolun kardeşlik, dostluk gibi birleştirici unsurlarının öne çıkarılması zorunludur. Tüm yetkili kurumların bu konuda gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. FENERBAHÇE MAÇI ÖNCESİ TARAFTARA SAĞDUYU ÇAĞRISI Gelecek hafta Trabzon’da oynanacak Fenerbahçe karşılaşması öncesinde bordo-mavili taraftarlara da seslenen Başkan Genç, “Önümüzde önemli bir Fenerbahçe maçı var. Takımımıza, yönetime ve teknik heyetimize güvenimiz sonsuz. Herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması adına taraftarlarımıza büyük sorumluluk düşüyor. Bordo-mavili taraftarlarımızın, her zaman olduğu gibi takımlarını centilmence destekleyeceğine, Trabzon'un misafirperver duruşunu yine göstereceklerine yürekten inanıyorum” diye konuştu.

TÜRKİYE NÜFUSU 86 MİLYONU AŞTI! NÜFUS ARTIŞ HIZI YÜKSELDİ Haber

TÜRKİYE NÜFUSU 86 MİLYONU AŞTI! NÜFUS ARTIŞ HIZI YÜKSELDİ

TÜİK’in 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre Türkiye nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişiye yükseldi. Nüfus artış hızı binde 5 olurken, yaşlanma eğilimi ve kentleşme artışı dikkat çekti. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarını açıkladı. Buna göre Türkiye’de ikamet eden nüfus, bir önceki yıla göre 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 oldu. Nüfusun yüzde 50,02’sini erkekler, yüzde 49,98’ini kadınlar oluşturdu. Erkek nüfus 43 milyon 59 bin 434, kadın nüfus ise 43 milyon 32 bin 734 kişi olarak kaydedildi. YABANCI NÜFUS 1,5 MİLYONU GEÇTİ Türkiye’de ikamet eden yabancı nüfus, 2025 yılında 1 milyon 519 bin 515 kişiye yükseldi. Yabancı nüfusun yüzde 49,3’ünü erkekler, yüzde 50,7’sini kadınlar oluşturdu. NÜFUS ARTIŞ HIZI YÜKSELDİ 2024 yılında binde 3,4 olan yıllık nüfus artış hızı, 2025’te binde 5 olarak gerçekleşti. İl ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı yüzde 93,6’ya yükselirken, belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 6,4’e geriledi. Yeni sınıflamaya göre nüfusun yüzde 67,5’i yoğun kentlerde, yüzde 15,8’i orta yoğun kentlerde, yüzde 16,8’i kırsal alanlarda yaşıyor. 33 İLİN NÜFUSU AZALDI 2025 yılında 33 ilin nüfusunda azalma görüldü. Bir önceki yıl bu sayı 40 il olarak kayıtlara geçmişti. İSTANBUL 15,7 MİLYONLA İLK SIRADA İstanbul’un nüfusu 15 milyon 754 bin 53 kişiye ulaştı. İstanbul’u sırasıyla; Ankara 5 milyon 910 bin 320, İzmir 4 milyon 504 bin 185, Bursa 3 milyon 263 bin 11, Antalya 2 milyon 777 bin 677 kişi izledi. Nüfusu en az olan il ise 82 bin 836 kişiyle Bayburt oldu. TÜRKİYE’DE İLK KEZ BİR İLÇE 1 MİLYONU AŞTI İstanbul’un Esenyurt ilçesi, 1 milyon 3 bin 905 nüfusla Türkiye’de 1 milyonu aşan ilk ilçe oldu. Türkiye’nin ortanca yaşı 2025’te 34,9’a yükseldi. Erkeklerde ortanca yaş 34,2, kadınlarda ise 35,7 olarak hesaplandı. Ortanca yaşı en yüksek il Sinop, en düşük il ise Şanlıurfa oldu. 15-64 yaş grubundaki çalışma çağındaki nüfus oranı yüzde 68,5 olarak belirlendi. 0-14 yaş grubunun oranı düşerken, 65 yaş ve üzeri nüfus yüzde 11,1’e yükseldi. En yüksek ve en düşük ortanca yaşa sahip ilk 5 ilin cinsiyete göre dağılımı, 2025 NÜFUS YOĞUNLUĞU İSTANBUL’DA ZİRVEDE Türkiye genelinde kilometrekareye 112 kişi düşerken, İstanbul’da bu sayı 2 bin 943 kişi oldu. Nüfus yoğunluğu en düşük il ise kilometrekareye 11 kişiyle Tunceli olarak kaydedildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.