Hava Durumu

#Anadolu Ajansı

giresunsonhaber - Anadolu Ajansı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu Ajansı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İL MÜDÜRÜ AKSOY 1 YILDA 25 KİLO VERDİ Haber

İL MÜDÜRÜ AKSOY 1 YILDA 25 KİLO VERDİ

SAĞLIKLI HAYAT MERKEZİ GİRESUN’DA SONUÇ ÜRETİYOR: İL MÜDÜRÜ AKSOY 1 YILDA 25 KİLO VERDİ Giresun İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy, Sağlıklı Hayat Merkezi’nde aldığı ücretsiz diyetisyen desteğiyle 1 yılda 25 kilo verdi. Giresun İl Sağlık Müdürlüğü’nün paylaştığı verilere göre merkezden uzman desteği alan 1.537 kişi toplam 4.196 kilo kaybetti. AKSOY KENDİ ÖRNEĞİYLE VATANDAŞA ÇAĞRI YAPTI Giresun’da fazla kilo ve sağlıklı yaşam mücadelesi artık yalnızca tavsiye düzeyinde yürümüyor; kamu sağlık sistemi doğrudan sonuç üretiyor. İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Aksoy’un bir yıl içinde 25 kilo vermesi, Sağlıklı Hayat Merkezi’nin sahadaki etkisini görünür hale getirdi. Aynı süreçte merkezden destek alan 1.537 kişinin toplam 4.196 kilo kaybetmesi, hizmetin bireysel başarı öykülerinin ötesine geçtiğini gösterdi. Bu tablo, Sağlık Bakanlığı’nın ülke genelinde başlattığı “İdeal Kilonu Öğren, Sağlıklı Yaşa” kampanyasının yerelde somut karşılık bulduğunu ortaya koydu. Kampanya 10 Mayıs–10 Temmuz 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde yürütüldü; boy-kilo ölçümü, beden kitle indeksi değerlendirmesi ve ihtiyaç duyan vatandaşların ücretsiz danışmanlık hizmetlerine yönlendirilmesi hedeflendi. MERKEZDE DİYETİSYENDEN PSİKOLOĞA UZANAN ÜCRETSİZ DESTEK VERİLİYOR Giresun Sağlıklı Hayat Merkezi, Merkez Toplum Sağlığı Merkezi’ne bağlı olarak hizmet veriyor. Merkezde diyetisyenlik, fizyoterapi, ruh sağlığı danışmanlığı, çocuk ve ergen sağlığı danışmanlığı, ağız ve diş sağlığı, KETEM taramaları, sigara bırakma ve tıbbi sosyal hizmet desteği ücretsiz sunuluyor. İl Sağlık Müdürü Aksoy da 2025 Eylül’ünde yaptığı açıklamada bu merkezlerin vatandaşın bir hastane ya da aile sağlığı merkezi gibi doğrudan başvurabileceği sağlık birimleri olduğunu vurguladı. Giresun’daki resmi hizmet verileri de merkezin yoğun kullanımını ortaya koydu. İl Sağlık Müdürlüğü kayıtlarına göre merkezde 2024’ün ilk altı ayında 1.403 kişi sağlıklı beslenme ve diyet danışmanlığı, 619 kişi ruh sağlığı danışmanlığı, 198 kişi fiziksel aktivite danışmanlığı aldı. Aynı dönemde KETEM’de 3.275 meme kanseri, 2.511 rahim ağzı kanseri ve 315 kolon kanseri taraması yapıldı; sigara bırakma polikliniğinden 147 kişi yararlandı. FİRDEVS KARABAYIR SAHADAKİ YÜZLERDEN BİRİ OLDU Merkezin beslenme hattında Diyetisyen Firdevs Karabayır’ın görev yaptığı resmi kayıtlarla doğrulandı. İl Sağlık Müdürlüğü’nün 2021 tarihli açıklamasında Karabayır’ın Sağlıklı Hayat Merkezi Obezite Birimi’nde vatandaşlara hizmet verdiği, başvuran kişilere vücut analizi yapıldığı ve yaş, kilo ile kronik hastalıklara uygun kişisel beslenme programı hazırlandığı açıkça belirtildi. Bu yapı, yalnızca genel öneri veren değil, kişiye özel izlem yapan bir sağlık modeli olarak çalışıyor. Merkezde elde edilen sonuçlar da bununla örtüşüyor. Mart 2025’te yayımlanan Anadolu Ajansı kaynaklı haberde, Giresun’daki merkeze başvuran Canan Duran’ın Diyetisyen Firdevs Karabayır’ın kontrolünde 9 ayda 26 kilo verdiği, 103 kilodan 77 kiloya düştüğü bildirildi. Bu örnek, Aksoy’un kamuoyuna yansıyan kişisel dönüşümüyle birlikte okunduğunda, merkezin sürdürülebilir takip ve davranış değişikliği odaklı çalıştığını güçlendiriyor. GİRESUN’DAKİ MODEL, TÜRKİYE’NİN OBEZİTE TABLOSUNDA AYRI BİR ÖNEM TAŞIYOR Türkiye’de obezite artık münferit bir sağlık sorunu değil, yaygın bir halk sağlığı başlığı haline geldi. TÜİK’in 2022 verilerine göre 15 yaş ve üzeri nüfusta obezite oranı yüzde 20,2’ye ulaştı. Aynı veride kadınlarda oran yüzde 23,6, erkeklerde yüzde 16,8 olarak kayda geçti. Bu tablo, Sağlıklı Hayat Merkezleri’nin yalnızca zayıflama desteği sunan birimler değil; kronik hastalık riskini azaltmayı hedefleyen koruyucu sağlık yapıları olduğunu gösteriyor. Giresun’daki örnek, bu yüzden yalnızca bir başarı hikâyesi olarak okunmuyor. Kentteki merkez, beslenme danışmanlığını psikolojik destek, fiziksel aktivite, tarama ve sosyal hizmetle aynı çatı altında buluşturuyor. Aksoy’un doğrudan kendi deneyimiyle öne çıkması da sistemin vatandaşa uzaktan seslenmediğini, yöneticinin de aynı mekanizmanın içinde yer aldığını gösteriyor. VATANDAŞA AÇIK, RANDEVU HATTI HAZIR Giresun Sağlıklı Hayat Merkezi halen Nizamiye Mahallesi Orhan Yılmaz Caddesi No:49 Kat:1 Merkez/Giresun adresinde hizmet veriyor. İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşların 0 (454) 260 20 16 numaralı telefondan merkeze ulaşıp randevu oluşturabileceğini belirtiyor. Aksoy’un 2025 tarihli açıklamasında da merkezin “bir telefon uzaklıkta” olduğu vurgulandı.

Ordu-Giresun'da Uçuş Krizi: Sis Nedeniyle Sefeler İptal, Yolcular Saatlerce Bekledi Haber

Ordu-Giresun'da Uçuş Krizi: Sis Nedeniyle Sefeler İptal, Yolcular Saatlerce Bekledi

SİS HAVA ULAŞIMINI FELÇ ETTİ: SABİHA’DA 51 AJET SEFERİ İPTAL, ORDU-GİRESUN HATTINDA MAĞDURİYET TEPKİSİ İstanbul’da 29 Mart 2026 Pazar günü etkisini artıran olumsuz hava koşulları hava trafiğini ağır biçimde aksattı. Sabiha Gökçen Havalimanı ve Ordu-Giresun Havalimanı 29 ve 30 Mart için iptal uyarısı yayımladı. AJet, 29 Mart Pazar günü Sabiha Gökçen kalkışlı ve varışlı 51 seferini iptal etti, 11 seferini başka havalimanlarına yönlendirdi. Aynı kriz Ordu-Giresun hattında da yolcu mağduriyeti iddialarını artırdı. Türkiye genelinde yağış ve düşük görüş mesafesi pazar günü hava ulaşımını vurdu. Ordu-Giresun havaalınından uçaklar kalkmadı, Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş için alçalan çok sayıda uçak havada tur atmak zorunda kaldı. Bazı uçaklar yakıt durumu nedeniyle başka meydanlara yönlendirildi. Anadolu Ajansı, Pegasus ve AJet’e ait çok sayıda uçağın İstanbul Havalimanı’na iniş yaptığını bildirdi. Sabiha Gökçen Havalimanı işletmesi de krizi resmen duyurdu. Havalimanının ana sayfasında yer alan uyarıda, meteorolojik değerlendirmeler doğrultusunda 29 Mart 2026 ile 30 Mart 2026 tarihlerinde hava muhalefeti nedeniyle iptaller beklendiği açıkça belirtildi. Yolculara, havalimanına gelmeden önce uçuş bilgilerini havayolu şirketlerinin resmi kanallarından kontrol etmeleri çağrısı yapıldı. AJet, 29 Mart Pazar günü planlanan 51 seferini iptal etti. Şirket ayrıca 11 seferin başka havalimanlarına yönlendirildiğini açıkladı. Bu durum, İstanbul merkezli hava trafiği krizinin yalnızca terminal yoğunluğu yaratmadığını, çevre hatları da doğrudan etkilediğini gösterdi. Ordu-Giresun Havalimanı’nda da hafta sonu mağduriyet yaşandığı yönünde şikayetler arttı. Edinilen bilgilere göre 28 Mart 2026 Cumartesi günü birçok sefer iptal edildi. 29 Mart 2026 Pazar günü ise bazı yolcular yaklaşık 8 saat havalimanında bekletildikten sonra uçuşlarının iptal edildiği bildirildi. Aynı yolcular, AJet tarafından sadece kek ve meyve suyu ikram edildiği ifade edildi. Ayrıca Havalimanlarından geri dönüş için Havaş seferi bile konulmadı. Bu noktada yolcu hakları gündeme geldi. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü mevzuatına göre uçuş iptali halinde havayolu şirketi yolcuya yardım teklif etmek, alternatif ulaşım yolları hakkında bilgi vermek ve gecikme süresine göre ikram, haberleşme, gerekiyorsa konaklama ve ulaşım desteği sağlamak zorunda. İç hatlarda 2 saat ve üzeri gecikmede yardım yükümlülüğü başlıyor; AJet’in kendi yolcu hakları broşüründe de 5 saat ve üzeri beklemelerde ana yemek ve ek hizmetler yer alıyor. Meteorolojik olağanüstü koşullar tazminat yükümlülüğünü kaldırabilse de yardım ve bilgilendirme yükümlülüğünü ortadan kaldırmıyor.

VALİ KOÇ FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜNDE SAMURAY ARISI ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ Haber

VALİ KOÇ FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜNDE SAMURAY ARISI ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ

VALİ KOÇ FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜNDE SAMURAY ARISI ÇALIŞMALARINI İNCELEDİ Giresun Valisi Mustafa Koç, TAGEM Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nde biyolojik araştırma laboratuvarını ziyaret etti, samuray arısı üretim süreçlerini yerinde inceledi. Ziyaret, kahverengi kokarcaya karşı yürütülen biyolojik mücadelenin Giresun tarımı ve fındık ekonomisi açısından taşıdığı kritik önemi bir kez daha öne çıkardı. Giresun Valisi Mustafa Koç, TAGEM Fındık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nü ziyaret ederek Enstitü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen ve kurum çalışanlarıyla bir araya geldi. Koç, Biyolojik Araştırma Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları inceledi; özellikle kahverengi kokarcaya karşı yürütülen samuray arısı üretim sürecini yerinde değerlendirdi. Ziyaret, yalnız kurum içi bir temas olarak kalmadı; Giresun’da fındık üretiminin geleceğini doğrudan ilgilendiren mücadele başlığını yeniden gündeme taşıdı. TAGEM kayıtlarında Giresun Fındık Araştırma Enstitüsü, 90 yıllık geçmişiyle alanında dünyada benzeri bulunmayan bir kurum olarak tanımlanıyor. Aynı kayıtlara göre enstitü, Türkiye’de tescilli 23 fındık çeşidinin 17’sinin geliştirilmesine öncülük etti ve kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadelenin merkezinde yer aldı. KAHVERENGİ KOKARCAYA KARŞI LABORATUVAR HATTI Fındık Araştırma Enstitüsü yönetimi, kahverengi kokarcayı son dönemde fındık üretimi açısından öne çıkan başlıca tehditlerden biri olarak tanımlıyor. Enstitü Müdürü Dr. Yusuf Bilgen, Aralık 2025’te yaptığı değerlendirmede, TAGEM bünyesinde yürütülen proje kapsamında 5’i mühendis toplam 12 kişilik ekiple samuray arısı üretiminin sürdüğünü açıkladı. Samuray arısı, kahverengi kokarcanın yumurtalarını parazitleyerek zararlının çoğalmasını baskılıyor. Giresun Son Haber’in daha önce yayımladığı haberde, bu biyolojik mücadele etmeninin ana vatanında kahverengi kokarcayı yüzde 80 oranına kadar kontrol altında tutabildiği, ayrıca diğer arı türleri için risk oluşturmadığı bilgisi yer aldı. Aynı haberde, 2025 yılında Giresun için yaklaşık 90 bin parazitoit üretiminin planlandığı ve ilk etapta 55 bin 888 adet salım yapıldığı aktarıldı. 2026 HEDEFİ BÜYÜDÜ 2026 yılına girilirken üretim kapasitesi daha da yükseldi. Anadolu Ajansı’nın 9 Şubat 2026 tarihli haberinde, Giresun’daki Fındık Araştırma Enstitüsü’nün bu yıl kahverengi kokarcaya karşı biyolojik mücadele için 500 bin samuray arısı üretmeyi hedeflediği belirtildi. Haberde, geçen yıl yaklaşık 300 bin samuray arısı üretildiği, elde edilen yumurta sayısının 150 bini geçtiği ve 2026 salımlarının haziran ayında yapılmasının planlandığı bilgisi de yer aldı. Enstitünün önceki saha uygulamaları da bu hattın büyüdüğünü gösteriyor. 10 Temmuz 2025 tarihli enstitü açıklamasında, Keşap’tan başlatılan program kapsamında Giresun, Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane hattında 300 bine yakın samuray arıcığının doğaya salındığı bildirildi. Bu tablo, Vali Mustafa Koç’un ziyaretinin sıradan bir kurum programı olmadığını ortaya koyuyor. Giresun’da fındığı tehdit eden zararlıya karşı mücadele artık yalnız sahada değil, laboratuvarda da yürütülüyor. Samuray arısı üretimi, kentin tarımsal verimini, ürün kalitesini ve fındık ekonomisinin dayanıklılığını doğrudan ilgilendiren stratejik bir hatta dönüşmüş durumda.

GİRESUN DAL-ÇIK DOSYASINDA TAKVİM YENİDEN YAZILDI Haber

GİRESUN DAL-ÇIK DOSYASINDA TAKVİM YENİDEN YAZILDI

GİRESUN DAL-ÇIK DOSYASINDA TAKVİM YENİDEN YAZILDI Giresun’un sahil geçişini rahatlatması beklenen proje için bu kez nisan sonu tarihi verildi. AK Parti Giresun Milletvekili Nazım Elmas, sosyal medya paylaşımında Dal-Çık Projesi’nin nisan ayı sonunda başlayacağını açıkladı. Ancak aynı işin resmi dosyasında 2023’te iş yeri teslimi, 2024’te temel atma ve 7 Ocak 2025 bitiş tarihi yer alıyor. Giresun’da kamuoyunun “dal-çık” diye bildiği iş, resmi kayıtlarda “Karadeniz Sahil Yolu, Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı” adıyla geçiyor. İhale kaydında proje, km:3+400-5+000 arasında toprak işleri, sanat yapıları, köprü işleri ve üstyapı işleri olarak tanımlandı. İhale süreci 2023’te yürütüldü. RESMİ ADI DOSYADA, YENİ TARİH PAYLAŞIMDA Nazım Elmas’ın 24 Mart tarihli paylaşımında, TBMM’de Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Osman Boyraz ile Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen’le görüşme yapıldığı, bu görüşmenin ardından Giresun Dal-Çık Projesi için nisan ayı sonunun işaret edildiği belirtildi. Aynı paylaşımda Yenimahalle’de tersip bendi ve Tabaklar Deresi hattındaki taşkın önleme hazırlıkları da öne çıkarıldı. DOSYADA 2023 BAŞLANGICI, 2025 BİTİŞİ VAR Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın TBMM’ye gönderdiği resmi yanıtta, Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı için 15 Eylül 2023’te iş yeri teslimi yapıldığı, imalatta yeraltı ve deniz sularına dayanıklı sistemler kullanılacağı ve sözleşmeye göre işin bitim tarihinin 7 Ocak 2025 olduğu açıkça yazıldı. Bu kayıt, dosyada projenin çok daha önce sahaya indirilmiş göründüğünü ortaya koyuyor. 2024’TE TEMEL ATILDI Resmi açıklamalar yalnızca proje dosyasıyla sınırlı değil. Giresun Valiliği’nin 8 Mart 2024 tarihli duyurusunda Giresun Liman Farklı Seviyeli Kavşağı Temel Atma Töreninin gerçekleştirildiği bildirildi. Aynı gün Anadolu Ajansı da Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun temel atma törenine katıldığını haberleştirdi. Valilik açıklamasında ve törendeki konuşmalarda proje, Giresun sahil geçişini rahatlatacak ana müdahalelerden biri olarak tanımlandı. Resmi metinlerde kavşağın şehir merkezi ile liman bağlantısını hızlandırmasının ve Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki yükü hafifletmesinin hedeflendiği vurgulandı. TAKVİM NEDEN YİNE DEĞİŞTİ? Dosyanın en dikkat çekici tarafı, farklı tarihler arasındaki açık çelişki oldu. 2024 Kasımında yerel basında yayımlanan açıklamalarda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun projeye 2025 içinde başlanacağını söylediği aktarıldı. Buna karşın resmi yanıtta 2023 iş yeri teslimi ve 2025 başı bitiş tarihi yer aldı; şimdi ise 2026 Mart sonunda yeni bir başlangıç tarihi duyuruldu. Bu tablo, Giresun’daki tartışmanın artık “proje yapılacak mı?” sorusunu aştığını gösteriyor. Asıl mesele, resmi kayıtlardaki takvim ile siyasi açıklamalardaki takvimin neden birbirini tutmadığı ve nisan sonu için verilen yeni tarihin sahada gerçekten karşılık bulup bulmayacağı. Eldeki resmi belgeler, projenin yeni bir vaat değil; ihalesi yapılmış, iş yeri teslimi yapılmış ve temel atma töreni düzenlenmiş bir dosya olduğunu gösteriyor. KAYNAKÇA Nazım Elmas’ın 24 Mart 2026 tarihli sosyal medya paylaşımı; Giresun Valiliği’nin 8 Mart 2024 tarihli temel atma duyurusu; Anadolu Ajansı’nın 8 Mart 2024 tarihli haberi; TBMM’ye sunulan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı resmi yanıtı; 2023 ihale kayıtları ve yerel basında yayımlanan 2024 tarihli takvim haberleri.

ŞİLİ’YE GÖTÜRÜLEN “MODEL”, GİRESUN’DA HÂLÂ RAKAM BEKLİYOR Haber

ŞİLİ’YE GÖTÜRÜLEN “MODEL”, GİRESUN’DA HÂLÂ RAKAM BEKLİYOR

ŞİLİ’YE GÖTÜRÜLEN “MODEL”, GİRESUN’DA HÂLÂ RAKAM BEKLİYOR Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük’ün 26 Mart 2026’da Şili’de lisanslı depoculuk sistemini anlatacak olması, Giresun’daki depo ve spot borsa tartışmasını alevlendirdi. 2017’de açılan, ilk yıllarında ürün alan ve uluslararası vitrine çıkarılan sistem için kentte sorulan temel soru değişmedi: Bu yapı bugün gerçekten ne kadar çalışıyor? Giresun’da lisanslı depo projesi, sıradan bir yatırım başlığı olarak duyurulmadı. Giresun Ticaret Borsası’nın proje sayfasına ve TOBB kayıtlarına göre tesis 10 Mart 2017’de kesin kabul sürecini tamamladı, 8 Eylül 2017’de açılarak faaliyete başladı. Kurumsal kayıtlarda yapı, 24 çelik silodan oluşan 17 bin ton kapasiteli bir sistem olarak tanımlandı. Açılışla birlikte verilen mesaj da netti: Fındıkta yalnızca depolama değil, standardizasyonu ve kayıtlı ticareti büyütecek yeni bir dönem başlayacaktı. İlk yıllardaki tabloya bakıldığında, sistemin tamamen işlemediğini söylemek mümkün değil. Anadolu Ajansı’nın 8 Kasım 2017 tarihli haberine göre açılıştan sonraki yaklaşık bir buçuk ay içinde 1.605 üreticiden yaklaşık 2 bin 500 ton fındık alımı yapıldı. İki yıl sonra yayımlanan başka bir AA haberinde ise depoda üç yılda toplam 32 bin 570 ton fındık depolandığı bilgisi yer aldı. Bu veriler, tesisin en azından ilk dönemde belirli bir ürün akışı yakaladığını gösterdi. Ama tartışma da tam burada başladı. Çünkü mesele artık 2017’de ne olduğu değil, 2026’da ne kaldığıdır. Giresun Ticaret Borsası’nın 2022 tarihli çalıştay yayınına yansıyan değerlendirmelerde, lisanslı deponun TMO tarafından alım yeri olarak seçilmesinin işletme açısından belirleyici olduğu görülüyor. Aynı içerikte, TMO tarafından Giresun’da alınan ürünlerin lisanslı depoda depolanmasının işletmeye kira geliri sağladığı vurgulanıyor. Bu tablo, sistemin kendi doğal piyasa gücüyle mi ayakta kaldığı, yoksa kamu alım mekanizmasıyla mı nefes aldığı sorusunu büyütüyor. Depo açıldı ama piyasa kuruldu mu? Giresun’daki asıl kırılma noktası burada duruyor. Bir tesisin kurulmuş olması ile o yapının piyasa kurucu güce dönüşmesi aynı şey değil. Bugün erişilebilen açık kaynaklarda deponun 2024, 2025 ve 2026 dönemlerinde kaç ton ürün aldığına, aktif stok büyüklüğüne, kaç üreticinin sistemi kullandığına ve spot piyasada güncel olarak ne kadar işlem oluştuğuna dair düzenli, ayrıntılı ve kamuya açık bir bilanço görünmüyor. Açılış tarihi ve ilk yıllardaki ürün girişi biliniyor; ancak bugünkü performans tablosu kamuoyu önünde net değil. TMO desteği olmadan ayakta kalabildi mi? Bu soru, yıllardır süren eleştirinin merkezinde yer alıyor. AA’nın 2019 tarihli haberinde lisanslı deponun aynı yıl TMO ile iş birliğine gittiği açıkça yazıldı. GTB’nin çalıştay metninde de TMO’nun Giresun’da aldığı fındığın satış dönemine kadar lisanslı depoda tutulmasının işletmeye gelir sağladığı kayda geçti. Bu nedenle bugün yapılan “örnek model” vurgusu, beraberinde şu itirazı getiriyor: Giresun’daki yapı serbest piyasanın kendi dinamiğiyle mi işliyor, yoksa TMO kampanya dönemlerinin taşıdığı bir mekanizma olarak mı varlığını sürdürüyor? 2026’da tarifeler var, peki 2026 bilançosu nerede? Açık kaynaklarda dikkat çeken bir başka tablo da bu. Lisanslı depo sistemi hukuken ve kurumsal olarak tamamen ortadan kalkmış görünmüyor; GTB’nin proje kayıtları ve kurumsal duyurular bunu doğruluyor. Ancak kamuoyunun ihtiyaç duyduğu asıl veri, ücret tarifesi ya da kurumsal mevcudiyet değil; fiili kullanımın bugünkü düzeyi. Depoya son üç sezonda kaç ton ürün girdiği, kaç üreticinin sisteme dahil olduğu ve bu yapının fiyat oluşumuna ne ölçüde etki ettiği açıklanmadıkça, “çalışan sistem” iddiası tartışmalı kalmayı sürdürüyor. Şili’ye taşınan açıklama ne söylüyor? GTB’nin kamuoyuna yansıyan açıklamasında, Şili programı yalnızca teknik bir sunum olarak değil, Türk fındığının küresel temsili olarak tarif ediliyor. Açıklamada, “Giresun Ticaret Borsası olarak misyonumuz sadece yerel ticaret değil, Türk fındığını dünya genelinde en doğru şekilde konumlandırmaktır. Şili, fındık üretiminde yükselen bir ivmeye sahip. Burada gerçekleştireceğimiz masterclass ile Türkiye'nin yüzyıllara dayanan tecrübesini ve hayata geçirdiğimiz lisanslı depoculuk gibi modern modelleri anlatarak, küresel fındık ekosistemindeki liderliğimizi pekiştirmeyi hedefliyoruz” denildi. Bu cümle, GTB’nin Şili programını bir sektör diplomasisi ve prestij hamlesi olarak gördüğünü ortaya koyuyor. Ancak aynı açıklama, Giresun’da depo sisteminin bugünkü performansına dair sayısal bir bilanço sunmuyor. Şili’de anlatılacak şey model mi, sonuç mu? Haberde düğüm tam da burada atılıyor. Çünkü uluslararası platformda anlatılacak başlıklar elbette var: Türkiye’nin dünya fındık üretimindeki ağırlığı, Giresun’un tarihsel rolü, lisanslı depoculuğun teorik katkıları ve kalite standardizasyonu bunların başında geliyor. Fakat piyas açısından belirleyici olan şey vitrin değil, sonuçtur. Giresun kamuoyu artık töreni değil veriyi, söylemi değil etkiyi görmek istiyor. Son üç sezonda kaç ton ürün alındı, kaç üretici bu yapıyı kullandı, sistem üreticinin pazarlık gücünü artırdı mı, spot piyasa gerçekten işler hale geldi mi? Açık kaynaklar bu sorulara güncel ve kapsamlı cevap vermediği sürece, Şili’de kurulacak her cümle Giresun’da aynı sert soruya çarpacaktır. Asıl mesele bina değil, ekonomik etki Giresun’daki lisanslı depo için artık açılış fotoğrafı değil, güncel ekonomik bilanço isteniyor. Çünkü bir modelin değeri, kurulduğu günle değil, yıllar sonra piyasada ürettiği sonuçla ölçülür. Şili’ye taşınan başlık “başarı” olabilir; ancak Giresun’da beklenen cevap hâlâ değişmedi: Kaç ton, kaç üretici, ne kadar işlem, ne kadar etki? Bu rakamlar ortaya konulmadıkça, anlatılan model güven tazelemekten çok soru büyütmeye devam edecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.