Hava Durumu

#Anadolu

giresunsonhaber - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GİRESUN’UN 102 YILLIK KÜLTÜR ÇINARI İZLER, 100. SAYIDA Haber

GİRESUN’UN 102 YILLIK KÜLTÜR ÇINARI İZLER, 100. SAYIDA

GİRESUN’UN 102 YILLIK KÜLTÜR ÇINARI İZLER, 100. SAYIDA Cumhuriyet’in ilanından yaklaşık dört ay sonra, 21 Şubat 1924’te yayın hayatına başlayan İzler Mecmuası, 1927’de 27. sayısıyla sustu. Yaklaşık 93 yıl sonra tarihî numaralandırmasını koruyarak 28. sayıdan yeniden doğan İzler, Ağustos 2026’da 100. sayıya ulaştı. Bu yalnızca bir derginin değil; Giresun’un yarım kalan kültür hikâyesinin yeniden yazılmasıdır. Bazı yayınlar çıkar, okunur ve zamanın içinde kaybolur. Bazıları ise yalnızca okunmaz; saklanır, arşive kaldırılır ve yıllar sonra yeniden açıldığında bir şehrin unutulmuş insanlarını, sokaklarını, sanatçılarını ve yaşanmışlıklarını gün ışığına çıkarır. İzler, Giresun için tam da böyle bir yayın. Kökleri 1924’e uzanan, 1927’de sessizliğe gömülen, 2020’de kaldığı yerden yeniden filizlenen İzler Dergisi; Ağustos 2026 tarihli 100. sayısıyla kültür tarihine yeni bir kayıt daha düştü. Bu nedenle İzler’i “102 yıldır aralıksız çıkan bir dergi” olarak değil, 102 yıllık tarihsel bir geçmişi ve 100 sayılık yayın zinciri bulunan bir kültür emaneti olarak tanımlamak gerekiyor. CUMHURİYET HENÜZ DÖRT AYLIKTI İzler Mecmuası’nın ilk sayısı 21 Şubat 1924’te yayımlandı. Cumhuriyet henüz yaklaşık dört aylıktı. Savaşın yaralarını sarmaya çalışan Anadolu’da yeni devletin kültürel ve toplumsal temelleri atılıyordu. Giresun’da bir araya gelen gençler, aydınlar, öğretmenler, şairler ve sanat insanları ise yalnızca yeni bir dergi çıkarmıyordu. Şehri kültür, sanat, eğitim ve düşünce yoluyla ileriye taşıyacak bir hareket oluşturuyordu. Bu hareketin kurumsal çatısı, 1923’te faaliyete geçen Bilgi Yurdu’ydu. İzler de Bilgi Yurdu’nun yayın faaliyeti olarak doğdu. Mecmuanın ilk sayısında yönetim yeri Bilgi Yurdu, ikinci sayıdan itibaren ise Işık Yurdu olarak gösterildi. İlk 17 sayıda derginin sahibi Cemil Hüseyin, idare müdürü Nuri Ahmet Cimşit’ti. 18. sayıdan itibaren yayın sorumluluğuna Can Akengin ile Nuri Ahmet de katıldı. İzler’in ilk sayısı Yeni Yol Matbaası’nda, sonraki sayıları ise Işık Matbaası’nda basıldı. Bir nüshası 10 kuruştan satılan mecmuanın başlık klişesinde, bugün de yaşatılan şu ifade bulunuyordu: “Anadolu’muzun İyilik ve Güzellik İzleri…” Arşiv belgelerine dayanan Giresun basın tarihi çalışmaları, İzler’in on beş günde bir yayımlanmasının planlandığını ancak dönem dönem aksamalar yaşandığını gösteriyor. Mecmuanın ikinci cildi 13. sayıyla başladı. İlk 17 sayının ardından yayın kadrosunda ve sahiplik yapısında değişikliğe gidildi. Giresun basın tarihi araştırması BİLGİ YURDU’NDAN TÜRK OCAĞI’NA UZANAN DÖNEM İzler’in doğduğu Bilgi Yurdu, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Giresun’un kültür ve sanat hayatında belirleyici kurumlardan biriydi. Tiyatro gösterileri, müzik geceleri, spor faaliyetleri ve edebiyat çalışmaları düzenleyen kurum, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Eylül 1924’teki Giresun ziyareti sırasında uğradığı yerlerden biri oldu. Bilgi Yurdu, 1925 yılında Türk Ocağı çatısına katıldı. Giresun Türk Ocağı’nın resmî açılışı, şehirde yaşanan yangın nedeniyle bir hafta ertelendikten sonra 27 Şubat 1925’te gerçekleştirildi. İzler ise bu kurumsal değişime rağmen yoluna devam etti. Mecmua zamanla Bilgi Yurdu’ndan bağımsız bir yayın yapısına kavuşarak Can Akengin ve arkadaşlarının gayretiyle 1927’ye kadar yaşatıldı. 27 SAYIYA SIĞAN BÜYÜK BİR KÜLTÜR ARŞİVİ İzler, yalnızca şiir ve edebiyat yayımlayan dar kapsamlı bir mecmua değildi. Akademik incelemelere göre ilk 27 sayıda 195 şiir, 15 hikâye, 7 tercüme metin, 9 mektup, 15 hatıra, 18 gezi yazısı, 9 nutuk ve çok sayıda deneme yayımlandı. Bunların yanında fen, tıp ve iktisat alanlarında 19; spor konusunda 20; ilmî ve toplumsal konularda 32 yazıya yer verildi. Giresun’la ilgili yaklaşık 70 haber metni de mecmuanın sayfalarına taşındı. Bu içerik, İzler’in aynı zamanda Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Giresun’un toplumsal hayatını belgeleyen önemli bir kaynak olduğunu ortaya koyuyor. Can Akengin’in yanı sıra Emine Semiye, Ömer Bedrettin Uşaklı, Haşim Nezihi Okay ve Rahmi Korkut Öğütçü gibi isimler İzler’in tarihî sayfalarında yer aldı. Mehmet Emin Yurdakul, Faruk Nafiz Çamlıbel, Orhan Şaik Gökyay, Hasan İzzettin Dinamo, Neyzen Tevfik ve Tevfik Fikret gibi Türk edebiyatının önemli isimlerinin eserleri de okurla buluşturuldu. Mecmua yalnızca Giresun’a kapanmadı. Sivas’taki Çifte Minareli Medrese’yi kapağına taşıdı; son sayısında Amasya’ya yer verdi. Böylece “Anadolu’nun iyilik ve güzellik izleri” söylemini Giresun sınırlarının ötesine taşıdı. İzler üzerine akademik inceleme 15 MAYIS 1927: İZLER’İN SUSTUĞU TARİH İzler Mecmuası, 15 Mayıs 1927 tarihli 27. sayısıyla yayın hayatına son verdi. Derginin neden kapandığını kesin biçimde açıklayan bir kapanış ilanı veya resmî belgeye açık kaynaklarda ulaşılamıyor. Dönemin yerel yayıncılık koşulları, matbaa giderleri, dağıtım güçlükleri ve kurumsal dönüşümler önemli bir tarihsel zemin oluştursa da bunlardan herhangi birini İzler’in kesin kapanış nedeni olarak göstermek mümkün değil. Bilinen gerçek, 1924’te büyük bir heyecanla başlayan yayın yolculuğunun 27. sayının ardından kesildiği ve İzler adının yaklaşık 93 yıl boyunca yeni bir sayıyla okurun karşısına çıkamadığıdır. Ancak dergi kapanmış olsa da bıraktığı iz silinmedi. 27 SAYI ARŞİVDEN ÇIKARILDI İzler’in yeniden doğuşunun ilk büyük adımı, tarihî sayıların bulunması ve bugünün alfabesine kazandırılmasıyla atıldı. İlk döneme ait nüshaları arşivinde koruyan İhsan Hakyemez, bu sayıların teminiyle birlikte çalışmanın baskı giderlerini de üstlendi. Mustafa Çulfaz, Osmanlı Türkçesiyle yayımlanan metinleri Latin harflerine aktardı. Ayhan Yüksel ve Veysel Usta’nın da katkı sunduğu çalışma, 27 sayıyı bir araya getiren kaynak eser olarak Mart 2020’de okurla buluştu. Kitabın tanıtımı, ilk sayının basıldığı tarihî matbaa geleneğinin devamı niteliğindeki Can Akengin Sergi Salonu’nda yapıldı. Etkinlikte eski kapakların sergisi de açıldı. Böylece İzler yalnızca anlatılan bir hatıra olmaktan çıktı; araştırmacıların ve yeni kuşakların ulaşabileceği yazılı bir kaynağa dönüştü. İzler’in kitaplaşma süreci BİLGİ YURDU 2019’DA YENİDEN DOĞDU İzler’in yeniden yayımlanmasından önce, onu meydana getiren kurumsal miras ayağa kaldırıldı. Can Akengin’in aile mirasını taşıyan Gürsel Ekmekçi ve arkadaşları, 2019 yılı sonunda Can Akengin Bilgi Yurdu Derneği’ni yeniden kurdu. Tiyatrodan müziğe, edebiyattan fotoğrafçılığa, tarihten halk kültürüne kadar geniş bir çalışma alanı belirlendi. Kuruluş aşamasında açıklanan en önemli hedeflerden biri de İzler Dergisi’ni kaldığı yerden yeniden yayımlamaktı. Buradaki en anlamlı editoryal karar, sayı numarasını yeniden “1”den başlatmamak oldu. Yeni İzler, eski İzler’den ayrı bir yayın gibi değil, onun devamı olarak tasarlandı. Böylece 1927’de bırakılan “27” rakamının ardından kapağa “28” yazılacaktı. Bilgi Yurdu’nun yeniden kuruluşu ve hedefleri NİSAN PLANI SALGINA TAKILDI, 28. SAYI AĞUSTOSTA ÇIKTI Gürsel Ekmekçi, Mart 2020’de yaptığı açıklamada İzler’in nisan ayından itibaren aylık olarak yayımlanacağını duyurdu. Ancak hazırlık süreci, bütün dünyayı etkileyen COVID-19 salgını ve beraberinde gelen kısıtlamalarla aynı döneme rastladı. Kültür ve sanat faaliyetleri durdu, toplantılar ertelendi, çalışma koşulları ağırlaştı. İzler bütün bu şartlara rağmen geri dönmeyi başardı. Ağustos 2020’de, kapağında “Yıl 1927, sayı 27 – Yıl 2020, sayı 28” vurgusuyla yeniden okurun karşısına çıktı. Bu, bir derginin yeni yayın hayatına başlamasından daha fazlasıydı. Yaklaşık 93 yıl önce yarım kalan bir cümlenin kaldığı yerden sürdürülmesiydi. Şubat 2021’de 34. sayıya ulaşan İzler, bundan sonraki dönemde aylık yayınını sürdürdü. Yerel yazar, şair, tarihçi ve araştırmacılara sayfalarını açarken Giresun’un yetiştirdiği değerleri özel dosyalar ve kapaklarla yeniden gündeme taşıdı. Bahtiyar Dayımoğlu’ndan Ahmet Kaçar’a, Naim Tirali’den Fethi Naci’ye; Can Yücel’den Ruhi Su’ya, Sunay Akın’dan Uğur Mumcu’ya, Tarık Akan’dan Levent Kırca’ya kadar pek çok isim yeni dönemin sayfalarında yer aldı. Derginin ikinci baskıya giden tek sayısının Tarık Akan özel sayısı olması da İzler’in yeni döneminde ulaştığı ilginin dikkat çekici göstergelerinden biri oldu. ALTI YILDA 28’DEN 100’E Ağustos 2020’de yayımlanan 28. sayı ile Ağustos 2026’da çıkan 100. sayı arasında tam altı yıllık düzenli bir yayın emeği bulunuyor. Her ay yeni bir dosya hazırlamak, yazıları toplamak, düzeltmek, tasarımı tamamlamak, baskı maliyetini karşılamak, dağıtımı yapmak ve okurla bağ kurmak kolay değildi. Özellikle yerel kültür yayıncılığının ticari getirisinin sınırlı olduğu bir dönemde İzler’in 100. sayıya ulaşması, büyük bir gönüllülük ve dayanışma başarısına dönüştü. İzler’in arkasında yalnızca dergi yönetimi değil; yazarlar, şairler, fotoğrafçılar, araştırmacılar, tasarımcılar, matbaa çalışanları, dağıtım görevlileri, aboneler ve her sayıyı arşivine kaldıran sadık okurlar bulunuyor. 100. SAYI 80 SAYFALIK ÖZEL BİR ARŞİV OLDU İzler’in Ağustos 2026 tarihli 100. sayısı, olağan sayıların üzerine çıkılarak 80 sayfa hazırlandı. Grafiker Gökalp Kabacaoğlu’nun hazırladığı kapak tasarımında Giresun’un panoraması ile derginin tarihsel hafızasında yer alan isimler bir araya getirildi. Böylece geçmiş, bugün ve gelecek aynı kapakta buluşturuldu. “Fotoğraf ve Hikâyesi” köşesini hazırlayan Ömer Ermiş’in de ifade ettiği gibi, İzler’in sayfalarında bir fotoğrafın izi sürülürken aslında Giresun’un ortak hafızasına dokunuluyor. Derginin 150’yi aşkın dijital abonesine PDF nüshaları gönderildi. Basılı dergiler ise önce Giresun merkezdeki satış noktalarına, ardından kargo aracılığıyla yurt genelindeki abonelere ve Bilgi Yurdu’nun ilçe temsilcilikleri üzerinden okurlara ulaştırılmaya başlandı. 100. SAYI KUTLAMALARI SANATLA YAPILACAK Can Akengin Bilgi Yurdu, İzler’in 100. sayısı için kutlamaları yalnızca bir törenle sınırlamadı. Açıklanan programa göre 26 Ağustos’ta, Büyük Taarruz’un yıl dönümünde Atatürk Kitapları Sergisi açılacak. 19 Eylül’de, Mustafa Kemal Atatürk’ün Giresun’u ve Bilgi Yurdu’nu ziyaretinin yıl dönümünde Kadınlar Bandosu yürüyüşü düzenlenecek. 23 ve 24 Eylül’de gerçekleştirilecek Sanat Geceleri’nde ise İzler Şiir Kulübü dinletisi, Kerasus Fotoğraf Topluluğu sergisi, Türk Halk Müziği resitali, piyano resitali ve Bilgi Yurdu Tarihçesi Paneli sanatseverlerle buluşacak. DERGİDEN DAHA FAZLASI İzler’in 100. sayısı, yalnızca yayıncılık alanında ulaşılan sayısal bir eşik değildir. Bu başarı; Can Akengin, Cemil Hüseyin Gökdeniz, Nuri Ahmet Cimşit ve arkadaşlarının 1924’te başlattığı yolculuğun unutulmadığını gösteriyor. Bu başarı; arşivlerde kalan 27 sayıyı bulan, koruyan, Latin harflerine aktaran ve yeniden araştırmaya açanların emeğini taşıyor. Bu başarı; 2019’da Bilgi Yurdu’nu yeniden kuran, Ağustos 2020’de kapağa “28” yazma cesaretini gösteren ve altı yıl boyunca dergiyi aksatmadan 100. sayıya ulaştıran Gürsel Ekmekçi ile yol arkadaşlarının sabrını anlatıyor. Şehirler yalnızca yollarla, binalarla ve yatırımlarla büyümez. Şehirler; hafızaları, kültürleri, sanatları ve kendi değerlerini yaşatma iradeleriyle var olur. Gazeteler günün haberini taşır; dergiler zamanın izini sürer. İzler de 1924’ten bugüne, uzun bir sessizliğin ardından bile adının hakkını vererek Giresun’un izlerini geleceğe taşıyor. İlk 27 sayının taşlarını döşeyenleri, 28. sayıyla emaneti yeniden ayağa kaldıranları ve 100. sayıya kadar bu yolculuğa omuz veren herkesi kutluyoruz. Şair Can Akengin’den Gürsel Ekmekçi’ye… 1924’ten 2026’ya… 27. sayıdaki sessizlikten 100. sayının gururuna…

ABA GÜREŞİNDE BÜYÜK BAŞARI Haber

ABA GÜREŞİNDE BÜYÜK BAŞARI

ABA GÜREŞİNDE BÜYÜK BAŞARI Giresunlu öğrenciler, Gaziantep’te düzenlenen Okul Sporları Aba Güreşi Türkiye Birinciliği müsabakalarında önemli dereceler elde etti. Bulancak Atatürk Ortaokulu öğrencisi Cem Guguk 70 kiloda Türkiye şampiyonu olurken, Bulancak Bahçelievler Şehit Mehmet Bayar Anadolu Lisesi öğrencisi Emin Batu Akkaya 65 kiloda Türkiye üçüncülüğü kazandı. GAZİANTEP’TE GİRESUN RÜZGÂRI Okul Sporları Aba Güreşi Türkiye Birinciliği müsabakaları, 3-6 Haziran 2026 tarihleri arasında Gaziantep’te yapıldı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen öğrencilerin mindere çıktığı organizasyonda Giresun’u temsil eden iki sporcu, kendi kategorilerinde dereceye girerek kente gurur yaşattı. Bulancak Atatürk Ortaokulu öğrencisi Cem Guguk, 70 kilogram kategorisinde rakiplerini geride bırakarak Türkiye şampiyonu oldu. Bulancak Bahçelievler Şehit Mehmet Bayar Anadolu Lisesi öğrencisi Emin Batu Akkaya ise 65 kilogram kategorisinde başarılı bir performans sergileyerek Türkiye üçüncülüğü elde etti. ABA GÜREŞİ NEDİR? Aba güreşi, Türklerin geleneksel spor kültürü içinde önemli yer tutan güreş türlerinden biridir. Sporcular, “aba” adı verilen özel kıyafetle mücadele eder. Müsabakalarda amaç, rakibin dengesini bozarak üstünlük sağlamak ve geleneksel kurallar içinde rakibi kontrol altına almaktır. Bu güreş türünde güç kadar denge, tutuş tekniği, çeviklik ve zamanlama da belirleyicidir. Sporcular rakibin abasından, kemerinden veya belirlenen tutuş noktalarından yararlanarak hamle yapar. Bu yönüyle aba güreşi, yalnızca fiziksel kuvvete değil, teknik bilgiye ve mücadele disiplinine de dayanır. GELENEKSEL SPORUN KÖKLÜ TARİHİ Aba güreşi, Anadolu’nun en eski geleneksel sporları arasında gösterilir. Özellikle Gaziantep, Hatay ve çevresinde yaşatılan bu güreş türü; düğünlerde, şenliklerde, yerel bayramlarda ve geleneksel spor organizasyonlarında uzun yıllardır er meydanına taşınır. Adını sporcuların giydiği kalın ve dayanıklı “aba” kıyafetinden alan bu spor, geçmişten bugüne hem bir mücadele geleneği hem de kültürel miras olarak korunur. Bugün okul sporları kapsamında düzenlenen müsabakalar, aba güreşinin genç kuşaklara aktarılmasında önemli rol üstlenir. OKUL SPORLARINDA GELENEKSEL BRANŞLARA İLGİ ARTIYOR Okul sporları organizasyonlarında geleneksel branşların yer alması, öğrencilerin farklı spor dallarıyla tanışmasını sağlıyor. Aba güreşi de bu yönüyle yalnızca sportif başarıya değil, kültürel değerlerin yaşatılmasına da katkı sunuyor. Giresunlu öğrencilerin Türkiye derecesi elde etmesi, okul sporlarında geleneksel branşlara verilen emeğin karşılık bulduğunu gösterdi. Bulancak’tan iki öğrencinin aynı organizasyonda kürsüye çıkması, ilçede sporcu yetiştirme potansiyelini de öne çıkardı. GİRESUN’A GURUR YAŞATTILAR Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Türkiye derecesi kazanan öğrencileri tebrik ederek başarıda emeği bulunan idarecilere, öğretmenlere, velilere ve öğrencilerimize teşekkür etti. Cem Guguk’un Türkiye şampiyonluğu ve Emin Batu Akkaya’nın Türkiye üçüncülüğü, Giresun’un okul sporlarında elde ettiği dikkat çekici başarılar arasına girdi. Geleneksel bir spor dalında kazanılan bu dereceler, hem öğrencilerin emeğini hem de Giresun eğitim camiasının sportif başarıya verdiği desteği ortaya koydu.

Bir destandır Çanakkale! Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümü Haber

Bir destandır Çanakkale! Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümü

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde; Çanakkale’de tüm imkansızlıklara rağmen vatan için canları pahasına savaşan Mustafa Kemal Atatürk ve askerlerini saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz... BURSA (İGFA) - Kocaman bir dünya savaşının sadece bir cephesi olsa da, Çanakkale hem kazanan hem de kaybeden için pahalıya mal oldu. Atatürk ve askerleri tarihe altın harflerle geçen zafere imza attığı, tarihin akışını değiştiren destan yazılırken tüm dünyaya haykırdı: ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! ÇANAKKALE SAVAŞININ TARİHİ VE ÖNEMİ Çanakkale Savaşı, batılı ülkelerin oluşturduğu itilafa karşı Osmanlı Devleti’nin savunmada olduğu bir savaşın adıdır. Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Savaşında bütün bir millet olarak destan yazdığı savaştır. 3 Kasım 1914 yılı-18 Mart 1915 yılı tarihleri arasında deniz savaşları olarak yapılmış, 25 Nisan 1915-9 Ocak 1916 tarihleri arasında ise Gelibolu yarımadasında kara savaşları olarak yapılmıştır. İtilaf devletleri, bu savaşta Çanakkale Boğazını ve İstanbul’u ele geçirmeyi amaçlamışlardır. Eğer Çanakkale Boğazı’nın İtilaf Devletleri’ne geçmiş olsaydı Rusya’ya her türlü desteği kolaylıkla sağlayabileceklerdi. Bunun için ilk olarak Çanakkale Boğazı’na 1915 yılı Şubat ayında saldırılar başlamıştı. 18 Mart 1915 tarihinde ise en güçlü saldırı yapılmıştır. Bu saldırılara karşı Osmanlı Ordusu’nun savaş stratejisi olarak boğaza döşediği mayınlar ile düşman donanmasında ağır kayıplar vermesini sağlamıştır. Donanma için büyük öneme sahil olan Nusret Mayın Gemisi’nin batırılması ile itilaf Devletleri birlikleri bozguna uğratılmış ve deniz saldırısından vazgeçmek zorunda bırakılmışlardır. 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’nda kara çıkartması yaparak saldırıya devam etmişlerdir. Ancak Osmanlı ordusu ile birlikte Türk milletinin büyük mücadelesi sonucunda büyük bir mağlubiyete düşmüşlerdir. Toplamda üç defa kara çıkartması yapan itilaf devletleri üçüncü yenilgi sonrasında 1916 yılı Aralık ayında Gelibolu Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalmışlardır. Zorlu bir savaş olan Çanakkale Savaşı, Türk tarihinde destan olarak nitelendirilir. Güçlü bir donanmaya sahip olan itilaf devletlerine karşı daha zayıf bir ordu ile çok büyük bir zafer elde edildiğinden Türk milletinin kazandığı zafer olarak tarihe geçmiştir. ÇANAKKALE SAVAŞI SONUÇLARI İtilaf Devletleri donanmaları 18 Mart 1915’te Osmanlı ordusu tarafından bozguna uğratılmıştır ve Çanakkale Savaşı’nın deniz savaşı bölümü sona ermiştir. Gelibolu Yarımadası’na yapılan kara çıkartmaları yine Osmanlı ordusunun büyük çabası ile bertaraf edilmiştir. İtilaf birlikleri 19-20 Anafartalar ve Arıburnu’ndan, 9 Ocak 1916’da da Seddülbahir’den çekilmesiyle büyük yenilgiye uğramıştır. Dünya Savaşı’nın gidişatı değişmiştir. Bu savaş Batı ülkelerinin beklentilerinin tersine gelişmelerle sonuçlanmıştır. Çarlık Rusya’nın çöküşünü hızlandırmıştır. Bu savaşın sonucunda İngiltere’de yönetim değişikliği olmuştur. Türk tarihine büyük bir destan olarak yazılmış ve Anadolu toprakları ve Boğazların Türkler hâkimiyetinde kalmasını sağlamıştır. MİNNETLE ANIYORUZ Vatanını korumak için cesaret ve kahramanlıkla savaşan Mehmetçik, tüm dünyaya “Çanakkale Geçilmez” sözünü haykırdı. Bir ulusun kaderini değiştiren Çanakkale’deki kahramanlık destanı, tarihe altın harflerle yazılan bir şeref abidesi oldu, Kurtuluş Savaşı’nın kıvılcımını ateşledi. Unutulmamalı ki; her karış toprağı şehit kanıyla ıslanan bu topraklar kolay kazanılmadı ve kaybedilmeyecek. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’yi geçilmez kılan tüm kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. Fotoğraf Kaynağı: - 100. Yılında Fotoğraflarla Çanakkale, TBMM Yayınları, 2015 - Kültür ve Turizm Bakanlığı, www.ktb.gov.tr https://youtu.be/AAlkG2g8xPk

MİNİKLERDEN RAMAZAN’A “TEKNE ORUCU” İLE İLK ADIM Haber

MİNİKLERDEN RAMAZAN’A “TEKNE ORUCU” İLE İLK ADIM

MİNİKLERDEN RAMAZAN’A “TEKNE ORUCU” İLE İLK ADIM Giresun İl Müftülüğü’ne bağlı 4-6 Yaş Grubu Kur’an Kurslarında düzenlenen “tekne orucu” etkinliklerinde çocuklar Ramazan sevincini ilk kez yaşadı. Öğle vaktine kadar oruç tutan minikler, hazırlanan ikramlarla iftar yaparken program sonunda “diş kirası” hediyeleriyle sevindirildi. Giresun’da İl Müftülüğü bünyesinde faaliyet gösteren 4-6 Yaş Grubu Kur’an Kurslarında Ramazan ayına özel “tekne orucu” etkinlikleri düzenlendi. Çocuklara Ramazan’ın manevi iklimini hissettirmek amacıyla gerçekleştirilen programlarda minik öğrenciler, günün ilk bölümünde oruç tuttu, öğle vaktinin girmesiyle birlikte hazırlanan ikramlarla iftar yaptı. Etkinliklerde çocukların heyecanı ve sevinci dikkat çekerken, ailelerin ve eğitimcilerin de bu özel güne ayrı bir önem verdiği görüldü. Program sonunda öğrencilere Ramazan geleneğinin simgelerinden biri olan “diş kirası” hediyesi verildi. Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay da etkinlikte çocukların sevincine ortak oldu. Kılıçbay, halk arasında sahurdan öğle ezanına kadar yemek yenmemesi anlamına gelen tekne orucunun, çocuklara küçük yaşta sabır ve irade terbiyesi kazandıran önemli bir gelenek olduğunu söyledi. Tekne orucunun Anadolu’nun köklü Ramazan geleneklerinden biri olduğunu vurgulayan Kılıçbay, çocukların sevgi ve şefkatle yetiştirilmesinin yanı sıra manevi değerlerle buluşturulmasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Ramazan ayının, çocuklara dini değerlerin doğru şekilde anlatılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Kılıçbay, tekne orucunun da küçük yaştaki çocukları oruca alıştırmak amacıyla uygulanan kadim bir eğitim yöntemi olduğuna işaret etti. Programlar, 15 Temmuz Çıtlakkale, 15 Temmuz İmam-Hatip Ortaokulu Kız, Ayşe Hatun, Fatih, Gül Çocuk, Hasan Özdemir, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu, Mustafa Mert, Nedim Urhan ve Teyyaredüzü 4-6 Yaş Grubu Kur’an Kurslarında gerçekleştirildi. Etkinliklere İl Müftü Yardımcısı Sibel Gül Ülker, Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü Mehmet Aktaş, Kur’an kursu öğreticileri ve öğrenciler katıldı. Düzenlenen programlarla birlikte minikler, Ramazan’ın paylaşma, sabır ve manevi atmosferini erken yaşta deneyimleme fırsatı buldu.

ŞEBİNKARAHİSAR’DA YABAN KEÇİLERİ İÇİN KORUMA KALKANI Haber

ŞEBİNKARAHİSAR’DA YABAN KEÇİLERİ İÇİN KORUMA KALKANI

ŞEBİNKARAHİSAR’DA YABAN KEÇİLERİ İÇİN KORUMA KALKANI Envanter Çalışması Tamamlandı 22.01.2026 Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Giresun İl Müdürlüğü, Şebinkarahisar ilçesinde yaban hayatının korunması ve sürdürülebilir yönetimi amacıyla kapsamlı bir yaban keçisi envanter çalışmasını başarıyla tamamladı. Şebinkarahisar DKMP Şefliği sorumluluk sahasında yürütülen çalışma; Giresun ve Gümüşhane DKMP teknik personellerinin ortak katılımıyla gerçekleştirildi. Bölgenin sarp kayalıkları ve dağlık coğrafyasının simge türlerinden olan yaban keçilerinin (Capra aegagrus) popülasyon durumu, habitat kullanımı ve yayılış alanları sahada birebir gözlemlenerek kayıt altına alındı. Saha çalışmalarında türün doğal davranışlarını etkilememek için dürbün ve optik ekipmanlar kullanıldı. Uzman ekipler; sürü yapısı, yaş ve cinsiyet dağılımı gibi demografik verileri analiz ederken, yaşam alanlarının ekolojik durumu da ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Envanter kapsamında ayrıca kaçak avcılık, insan baskısı ve habitat bozulması gibi potansiyel tehdit unsurları tespit edilerek raporlandı. Elde edilen bilimsel verilerin, bölgede koruma–kullanma dengesini gözeten planlamalara ve daha etkin koruma stratejilerine yön vermesi hedefleniyor. Anadolu’nun biyolojik çeşitliliği açısından kritik öneme sahip olan yaban keçilerinin korunması için çalışmaların belirli periyotlarla aralıksız sürdürüleceği vurgulandı. DKMP yetkilileri, yaban hayatının geleceği için vatandaşların duyarlılığının hayati önem taşıdığını belirterek, kaçak avcılıkla mücadelede kamuoyu desteği çağrısında bulundu. Yasa dışı faaliyetlerin görülmesi halinde ilgili kurumlara ivedilikle bildirim yapılmasının, türün devamlılığı açısından belirleyici olduğuna dikkat çekildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.