Hava Durumu

#Anadolu

giresunsonhaber - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABA GÜREŞİNDE BÜYÜK BAŞARI Haber

ABA GÜREŞİNDE BÜYÜK BAŞARI

ABA GÜREŞİNDE BÜYÜK BAŞARI Giresunlu öğrenciler, Gaziantep’te düzenlenen Okul Sporları Aba Güreşi Türkiye Birinciliği müsabakalarında önemli dereceler elde etti. Bulancak Atatürk Ortaokulu öğrencisi Cem Guguk 70 kiloda Türkiye şampiyonu olurken, Bulancak Bahçelievler Şehit Mehmet Bayar Anadolu Lisesi öğrencisi Emin Batu Akkaya 65 kiloda Türkiye üçüncülüğü kazandı. GAZİANTEP’TE GİRESUN RÜZGÂRI Okul Sporları Aba Güreşi Türkiye Birinciliği müsabakaları, 3-6 Haziran 2026 tarihleri arasında Gaziantep’te yapıldı. Türkiye’nin farklı illerinden gelen öğrencilerin mindere çıktığı organizasyonda Giresun’u temsil eden iki sporcu, kendi kategorilerinde dereceye girerek kente gurur yaşattı. Bulancak Atatürk Ortaokulu öğrencisi Cem Guguk, 70 kilogram kategorisinde rakiplerini geride bırakarak Türkiye şampiyonu oldu. Bulancak Bahçelievler Şehit Mehmet Bayar Anadolu Lisesi öğrencisi Emin Batu Akkaya ise 65 kilogram kategorisinde başarılı bir performans sergileyerek Türkiye üçüncülüğü elde etti. ABA GÜREŞİ NEDİR? Aba güreşi, Türklerin geleneksel spor kültürü içinde önemli yer tutan güreş türlerinden biridir. Sporcular, “aba” adı verilen özel kıyafetle mücadele eder. Müsabakalarda amaç, rakibin dengesini bozarak üstünlük sağlamak ve geleneksel kurallar içinde rakibi kontrol altına almaktır. Bu güreş türünde güç kadar denge, tutuş tekniği, çeviklik ve zamanlama da belirleyicidir. Sporcular rakibin abasından, kemerinden veya belirlenen tutuş noktalarından yararlanarak hamle yapar. Bu yönüyle aba güreşi, yalnızca fiziksel kuvvete değil, teknik bilgiye ve mücadele disiplinine de dayanır. GELENEKSEL SPORUN KÖKLÜ TARİHİ Aba güreşi, Anadolu’nun en eski geleneksel sporları arasında gösterilir. Özellikle Gaziantep, Hatay ve çevresinde yaşatılan bu güreş türü; düğünlerde, şenliklerde, yerel bayramlarda ve geleneksel spor organizasyonlarında uzun yıllardır er meydanına taşınır. Adını sporcuların giydiği kalın ve dayanıklı “aba” kıyafetinden alan bu spor, geçmişten bugüne hem bir mücadele geleneği hem de kültürel miras olarak korunur. Bugün okul sporları kapsamında düzenlenen müsabakalar, aba güreşinin genç kuşaklara aktarılmasında önemli rol üstlenir. OKUL SPORLARINDA GELENEKSEL BRANŞLARA İLGİ ARTIYOR Okul sporları organizasyonlarında geleneksel branşların yer alması, öğrencilerin farklı spor dallarıyla tanışmasını sağlıyor. Aba güreşi de bu yönüyle yalnızca sportif başarıya değil, kültürel değerlerin yaşatılmasına da katkı sunuyor. Giresunlu öğrencilerin Türkiye derecesi elde etmesi, okul sporlarında geleneksel branşlara verilen emeğin karşılık bulduğunu gösterdi. Bulancak’tan iki öğrencinin aynı organizasyonda kürsüye çıkması, ilçede sporcu yetiştirme potansiyelini de öne çıkardı. GİRESUN’A GURUR YAŞATTILAR Giresun İl Millî Eğitim Müdürlüğü, Türkiye derecesi kazanan öğrencileri tebrik ederek başarıda emeği bulunan idarecilere, öğretmenlere, velilere ve öğrencilerimize teşekkür etti. Cem Guguk’un Türkiye şampiyonluğu ve Emin Batu Akkaya’nın Türkiye üçüncülüğü, Giresun’un okul sporlarında elde ettiği dikkat çekici başarılar arasına girdi. Geleneksel bir spor dalında kazanılan bu dereceler, hem öğrencilerin emeğini hem de Giresun eğitim camiasının sportif başarıya verdiği desteği ortaya koydu.

Bir destandır Çanakkale! Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümü Haber

Bir destandır Çanakkale! Çanakkale Zaferi'nin 111. yıl dönümü

18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıl dönümünde; Çanakkale’de tüm imkansızlıklara rağmen vatan için canları pahasına savaşan Mustafa Kemal Atatürk ve askerlerini saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz... BURSA (İGFA) - Kocaman bir dünya savaşının sadece bir cephesi olsa da, Çanakkale hem kazanan hem de kaybeden için pahalıya mal oldu. Atatürk ve askerleri tarihe altın harflerle geçen zafere imza attığı, tarihin akışını değiştiren destan yazılırken tüm dünyaya haykırdı: ÇANAKKALE GEÇİLMEZ! ÇANAKKALE SAVAŞININ TARİHİ VE ÖNEMİ Çanakkale Savaşı, batılı ülkelerin oluşturduğu itilafa karşı Osmanlı Devleti’nin savunmada olduğu bir savaşın adıdır. Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Savaşında bütün bir millet olarak destan yazdığı savaştır. 3 Kasım 1914 yılı-18 Mart 1915 yılı tarihleri arasında deniz savaşları olarak yapılmış, 25 Nisan 1915-9 Ocak 1916 tarihleri arasında ise Gelibolu yarımadasında kara savaşları olarak yapılmıştır. İtilaf devletleri, bu savaşta Çanakkale Boğazını ve İstanbul’u ele geçirmeyi amaçlamışlardır. Eğer Çanakkale Boğazı’nın İtilaf Devletleri’ne geçmiş olsaydı Rusya’ya her türlü desteği kolaylıkla sağlayabileceklerdi. Bunun için ilk olarak Çanakkale Boğazı’na 1915 yılı Şubat ayında saldırılar başlamıştı. 18 Mart 1915 tarihinde ise en güçlü saldırı yapılmıştır. Bu saldırılara karşı Osmanlı Ordusu’nun savaş stratejisi olarak boğaza döşediği mayınlar ile düşman donanmasında ağır kayıplar vermesini sağlamıştır. Donanma için büyük öneme sahil olan Nusret Mayın Gemisi’nin batırılması ile itilaf Devletleri birlikleri bozguna uğratılmış ve deniz saldırısından vazgeçmek zorunda bırakılmışlardır. 25 Nisan 1915’te Gelibolu Yarımadası’nda kara çıkartması yaparak saldırıya devam etmişlerdir. Ancak Osmanlı ordusu ile birlikte Türk milletinin büyük mücadelesi sonucunda büyük bir mağlubiyete düşmüşlerdir. Toplamda üç defa kara çıkartması yapan itilaf devletleri üçüncü yenilgi sonrasında 1916 yılı Aralık ayında Gelibolu Yarımadası’ndan çekilmek zorunda kalmışlardır. Zorlu bir savaş olan Çanakkale Savaşı, Türk tarihinde destan olarak nitelendirilir. Güçlü bir donanmaya sahip olan itilaf devletlerine karşı daha zayıf bir ordu ile çok büyük bir zafer elde edildiğinden Türk milletinin kazandığı zafer olarak tarihe geçmiştir. ÇANAKKALE SAVAŞI SONUÇLARI İtilaf Devletleri donanmaları 18 Mart 1915’te Osmanlı ordusu tarafından bozguna uğratılmıştır ve Çanakkale Savaşı’nın deniz savaşı bölümü sona ermiştir. Gelibolu Yarımadası’na yapılan kara çıkartmaları yine Osmanlı ordusunun büyük çabası ile bertaraf edilmiştir. İtilaf birlikleri 19-20 Anafartalar ve Arıburnu’ndan, 9 Ocak 1916’da da Seddülbahir’den çekilmesiyle büyük yenilgiye uğramıştır. Dünya Savaşı’nın gidişatı değişmiştir. Bu savaş Batı ülkelerinin beklentilerinin tersine gelişmelerle sonuçlanmıştır. Çarlık Rusya’nın çöküşünü hızlandırmıştır. Bu savaşın sonucunda İngiltere’de yönetim değişikliği olmuştur. Türk tarihine büyük bir destan olarak yazılmış ve Anadolu toprakları ve Boğazların Türkler hâkimiyetinde kalmasını sağlamıştır. MİNNETLE ANIYORUZ Vatanını korumak için cesaret ve kahramanlıkla savaşan Mehmetçik, tüm dünyaya “Çanakkale Geçilmez” sözünü haykırdı. Bir ulusun kaderini değiştiren Çanakkale’deki kahramanlık destanı, tarihe altın harflerle yazılan bir şeref abidesi oldu, Kurtuluş Savaşı’nın kıvılcımını ateşledi. Unutulmamalı ki; her karış toprağı şehit kanıyla ıslanan bu topraklar kolay kazanılmadı ve kaybedilmeyecek. Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111. yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Çanakkale’yi geçilmez kılan tüm kahramanlarımızı minnetle anıyoruz. Fotoğraf Kaynağı: - 100. Yılında Fotoğraflarla Çanakkale, TBMM Yayınları, 2015 - Kültür ve Turizm Bakanlığı, www.ktb.gov.tr https://youtu.be/AAlkG2g8xPk

MİNİKLERDEN RAMAZAN’A “TEKNE ORUCU” İLE İLK ADIM Haber

MİNİKLERDEN RAMAZAN’A “TEKNE ORUCU” İLE İLK ADIM

MİNİKLERDEN RAMAZAN’A “TEKNE ORUCU” İLE İLK ADIM Giresun İl Müftülüğü’ne bağlı 4-6 Yaş Grubu Kur’an Kurslarında düzenlenen “tekne orucu” etkinliklerinde çocuklar Ramazan sevincini ilk kez yaşadı. Öğle vaktine kadar oruç tutan minikler, hazırlanan ikramlarla iftar yaparken program sonunda “diş kirası” hediyeleriyle sevindirildi. Giresun’da İl Müftülüğü bünyesinde faaliyet gösteren 4-6 Yaş Grubu Kur’an Kurslarında Ramazan ayına özel “tekne orucu” etkinlikleri düzenlendi. Çocuklara Ramazan’ın manevi iklimini hissettirmek amacıyla gerçekleştirilen programlarda minik öğrenciler, günün ilk bölümünde oruç tuttu, öğle vaktinin girmesiyle birlikte hazırlanan ikramlarla iftar yaptı. Etkinliklerde çocukların heyecanı ve sevinci dikkat çekerken, ailelerin ve eğitimcilerin de bu özel güne ayrı bir önem verdiği görüldü. Program sonunda öğrencilere Ramazan geleneğinin simgelerinden biri olan “diş kirası” hediyesi verildi. Giresun İl Müftüsü Selçuk Kılıçbay da etkinlikte çocukların sevincine ortak oldu. Kılıçbay, halk arasında sahurdan öğle ezanına kadar yemek yenmemesi anlamına gelen tekne orucunun, çocuklara küçük yaşta sabır ve irade terbiyesi kazandıran önemli bir gelenek olduğunu söyledi. Tekne orucunun Anadolu’nun köklü Ramazan geleneklerinden biri olduğunu vurgulayan Kılıçbay, çocukların sevgi ve şefkatle yetiştirilmesinin yanı sıra manevi değerlerle buluşturulmasının da büyük önem taşıdığını ifade etti. Ramazan ayının, çocuklara dini değerlerin doğru şekilde anlatılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirten Kılıçbay, tekne orucunun da küçük yaştaki çocukları oruca alıştırmak amacıyla uygulanan kadim bir eğitim yöntemi olduğuna işaret etti. Programlar, 15 Temmuz Çıtlakkale, 15 Temmuz İmam-Hatip Ortaokulu Kız, Ayşe Hatun, Fatih, Gül Çocuk, Hasan Özdemir, Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu, Mustafa Mert, Nedim Urhan ve Teyyaredüzü 4-6 Yaş Grubu Kur’an Kurslarında gerçekleştirildi. Etkinliklere İl Müftü Yardımcısı Sibel Gül Ülker, Eğitim Hizmetleri Şube Müdürü Mehmet Aktaş, Kur’an kursu öğreticileri ve öğrenciler katıldı. Düzenlenen programlarla birlikte minikler, Ramazan’ın paylaşma, sabır ve manevi atmosferini erken yaşta deneyimleme fırsatı buldu.

ŞEBİNKARAHİSAR’DA YABAN KEÇİLERİ İÇİN KORUMA KALKANI Haber

ŞEBİNKARAHİSAR’DA YABAN KEÇİLERİ İÇİN KORUMA KALKANI

ŞEBİNKARAHİSAR’DA YABAN KEÇİLERİ İÇİN KORUMA KALKANI Envanter Çalışması Tamamlandı 22.01.2026 Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Giresun İl Müdürlüğü, Şebinkarahisar ilçesinde yaban hayatının korunması ve sürdürülebilir yönetimi amacıyla kapsamlı bir yaban keçisi envanter çalışmasını başarıyla tamamladı. Şebinkarahisar DKMP Şefliği sorumluluk sahasında yürütülen çalışma; Giresun ve Gümüşhane DKMP teknik personellerinin ortak katılımıyla gerçekleştirildi. Bölgenin sarp kayalıkları ve dağlık coğrafyasının simge türlerinden olan yaban keçilerinin (Capra aegagrus) popülasyon durumu, habitat kullanımı ve yayılış alanları sahada birebir gözlemlenerek kayıt altına alındı. Saha çalışmalarında türün doğal davranışlarını etkilememek için dürbün ve optik ekipmanlar kullanıldı. Uzman ekipler; sürü yapısı, yaş ve cinsiyet dağılımı gibi demografik verileri analiz ederken, yaşam alanlarının ekolojik durumu da ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Envanter kapsamında ayrıca kaçak avcılık, insan baskısı ve habitat bozulması gibi potansiyel tehdit unsurları tespit edilerek raporlandı. Elde edilen bilimsel verilerin, bölgede koruma–kullanma dengesini gözeten planlamalara ve daha etkin koruma stratejilerine yön vermesi hedefleniyor. Anadolu’nun biyolojik çeşitliliği açısından kritik öneme sahip olan yaban keçilerinin korunması için çalışmaların belirli periyotlarla aralıksız sürdürüleceği vurgulandı. DKMP yetkilileri, yaban hayatının geleceği için vatandaşların duyarlılığının hayati önem taşıdığını belirterek, kaçak avcılıkla mücadelede kamuoyu desteği çağrısında bulundu. Yasa dışı faaliyetlerin görülmesi halinde ilgili kurumlara ivedilikle bildirim yapılmasının, türün devamlılığı açısından belirleyici olduğuna dikkat çekildi.

Özel'den sert çıkış: Bu düzen demokrasiye de, cebe de zarar! Haber

Özel'den sert çıkış: Bu düzen demokrasiye de, cebe de zarar!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki 2025 yılının son grup toplantısında hükümete sert eleştirilerde bulundu. Özel, demokrasi, ekonomi, yoksulluk, sanal bahis ve uyuşturucu konularına dikkat çekti. ANKARA (İGFA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki 2025 yılının son grup toplantısında güncel gelişmeseklemeler değerlendirmeler yaptı. Yaklaşık 35 gündür grup toplantısı gerçekleştiremediklerini hatırlatan Özel, yılı zorlu sorunlar ve büyük hüsranlarla geride bıraktıklarını ifade etti. Konuşmasında demokrasiyi ön plana çıkaran Özel, seçim sonuçlarının dikkate alınmadığını öne sürerek, “İstanbul’da Ekrem İmamoğlu seçildi fakat yönetmesine izin verilmiyor. Demokrasi ve otokrasi birlikte işleyebilir mi?” yorumunu yaptı. Özel, seçim sonuçlarına müdahale edilmemiş olsaydı vatandaşların bugün daha iyi şartlar içerisinde yaşayabileceğini iddia etti. https://twitter.com/eczozgurozel/status/2003412556044730438 Ekonomik konularda da iktidarı eleştiren Özel, asgari ücretli ve emeklilerin alım güçlerinin ciddi biçimde azaldığını belirtti. Almanya ve Türkiye'deki aynı model araçların fiyatlarını karşılaştıran Özel, yüksek vergi oranlarına vurgu yaptı. Deprem sonrası artırılan ÖTV oranlarını ve uzun zamandır yürürlükte olan dolaylı vergileri eleştirdi. Ekrem İmamoğlu’na yönelik yolsuzluk suçlamalarına da değinen Özel, iddiaların kanıtlanamadığını savundu. İmamoğlu'nun döneminde İstanbul’da daha az kaynakla daha fazla iş yapıldığını belirterek, “Demek ki önceden bütçenin 4’te 3’ü çalınıyordu” diye konuştu. Sanal bahis ve uyuşturucu konularına da geniş yer veren Özel, Milli Piyango’nun özelleştirilmesini eleştirdi. Yoksulluk ve umutsuzluğun insanları sanal bahse yönlendirdiğini belirten Özel, Yeşilay raporlarına göre milyonlarca kişinin bu sorunla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Uyuşturucu ile mücadelede esas sorumluların ortaya çıkarılmadığını öne süren Özel, “Küçük satıcılar ve kullanıcılar içeride ama büyük baronlar nerede?” diyerek hükümete tepki gösterdi. CHP lideri Özel, konuşmasının sonunda tüm yurttaşlara hitap ederek, hangi partiye oy vermiş olurlarsa olsunlar demokrasiye destek verme çağrısında bulunarak, “Benim umut kaynağım ne milletvekillerinde ne de kendimde; benim umut kaynağım Anadolu'nun ve Trakya'nın bilgili insanlarındadır” sözlerini kullandı.

Kabine sonrası önemli mesajlar... Anadolu'da 4 sanayi koridoru oluşturulacak Haber

Kabine sonrası önemli mesajlar... Anadolu'da 4 sanayi koridoru oluşturulacak

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin toplantısında ekonomi, güvenlik ve istihdam konuları ele alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyüme verilerini “doğru yolda olduğumuzu gösteriyor” şeklinde değerlendirirken, 4 yeni sanayi koridorunun müjdesini verdi ve Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki tehditlerine sert bir şekilde yanıt verdi. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde 3 saat 15 dakika süren Kabine Toplantısı sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millete Sesleniş konuşması gerçekleştirdi. Erdoğan, konuşmasında Türkiye’nin ekonomik ve bölgesel hedeflerine dikkat çekti. Erdoğan’ın sözleri, ekonomik büyüme ve bölgesel istikrar odaklı bir plan sundu. EKONOMİDE KAYDEDİLEN BÜYÜME VE YATIRIM ATAĞI Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eser ve hizmet siyasetiyle Türkiye’yi tarihindeki en büyük yatırımlarla buluşturduk. 238 milyar dolar olan milli gelirimizi yıllık olarak 1,5 trilyon dolara yükselttik. 2028 hedefimiz ise ekonomik büyüklüğümüzü 1,9 trilyon dolara çıkarmaktır” diye konuştu. TÜİK’in açıkladığı üçüncü çeyrek büyüme oranına (yüzde 3,7) atıfta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu veriler, doğru yolda olduğumuzun kanıtıdır. Türkiye ekonomisi kesintisiz büyüme eğilimini 21 çeyrektir sürdürüyor. Büyüme oranlarının ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı. TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE BÖLGESEL KALICI BARIŞ VURGUSU Cumhurbaşkanı Erdoğan, iç ve dış güvenlik konularına değinerek, “Türkiye olarak 86 milyon vatandaşımıza ne istiyorsak, sınırlarımızın ötesindeki kardeşlerimiz için de aynısını istiyoruz. Kaos ve katliam şebekelerinin hepsimize kaybettirmek için bizi birbirimize düşürme çabalarına karşı kardeşlik içerisinde kazanmaya çalışıyoruz” dedi. Terörsüz Türkiye sürecine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Umuyorum ve inanıyorum ki, Terörsüz Türkiye süreci ile bölgemizde oluşturacağımız ‘kardeşlik kuşağı’, kirli hesapları ve asırlık oyunları bozarak yeni bir dönemin kapısını aralayacaktır. Tahriklere, provokasyonlara ve öfkeye kapılmadan bu süreci hayata geçirmek için samimiyetle çalışacağız. Kimsenin şüphesi olmasın, 86 milyon omuz omuza ve gönül gönüle vererek, 21’inci yüzyılı Türkiye Yüzyılı haline getireceğiz” diye belirtti. KARADENİZ’DE TİCARET GEMİLERİNE YÖNELİK SALDIRILARA SERT TEPKİ Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki etkilerine değinen Erdoğan, “Rusya-Ukrayna arasında süren savaşın Karadeniz’de deniz yollarının güvenliğini açık bir şekilde tehdit eder duruma geldiğini görüyoruz. Cuma günü münhasır ekonomik bölgemizde ticaret gemilerinin hedef alınması, endişe verici bir tırmanmanın işaretçisi niteliğinde. Kendi münhasır bölgemizde seyir, can ve çevre güvenliğini tehdit eden bu saldırıları hiçbir şekilde kabul edemeyiz. Bu durumlarla ilgili tüm taraflara gerekli uyarıları yapıyoruz. Savaşı bitirmeye yönelik son haftalarda yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyor, gereken katkıyı yapmaya hazır olduğumuzu her fırsatta ifade ediyoruz” dedi. https://twitter.com/iletisim/status/1995533012725870973 SANAYİ VE İSTİHDAMDA YENİ POLİTİKALAR: 4 SANAYİ KORİDORU VE DESTEK ARTIŞI Cumhurbaşkanı Erdoğan, sanayi ve istihdam politikalarına değinerek: “Anadolu’da 4 yeni sanayi koridoru oluşturacağız. Mevcut organize sanayi bölgelerimiz ile yeni Mega Endüstriyel Bölgelerin demiryolu bağlantılarını ve limanlara erişimlerini sağlıyoruz.” diye konuştu. KOBİ’lere yönelik istihdamı koruma programını genişlettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçtiğimiz yıl tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek-yoğun sektörlerde KOBİ’lerimize istihdamı koruma programı başlattık. İstihdamını koruyan KOBİ’lere çalışan başına aylık 2,500 lira destek vererek 15 bin KOBİ'de 416 bin istihdamı koruduk ve 22 bin ek istihdam oluşturduk. Bu programı 2026’da aylık desteği 3,500 liraya çıkararak ve büyük ölçekli firmaları da dahil ederek sürdüreceğiz. 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak, işçilere ve sanayicilerimize destek olacağız” müjdesini verdi.

ÖZEL: "ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI" Haber

ÖZEL: "ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI"

“BU KURULTAY, PARTİMİZİN MUHALEFETTEKİ SON KURULTAYIDIR; ARTIK İKTİDAR ZAMANI GELDİ, ŞU ANDA İKTİDAR ZAMANI” “MEYDANLAR ÖZGÜRLÜĞE AİTTİR, SOKAKLAR MÜCADELEMİZİN PARÇASIDIR, BU ÜLKE HEPİMİZİNDİR” “ADAYIMIZ EKREM İMAMOĞLU'DUR; PLANIMIZ A'DAN Z'YE KADAR BUDUR” “MÜESSES NİZAMA BOYUN EĞENLERE, KARANLIĞIN ÖNCÜSÜ OLANLARA VE PARTİNİN VERMEDİĞİ GÖREVİ DIŞARIDA ARAYANLARA YER YOK; BU PARTİ TEMİZLENECEKSE BU ANLAYIŞTAN TEMİZLENECEKTİR” “HİÇBİRİ İÇİN BİLE, ‘ŞU PARTİ KAPATILSIN, KAPATMIYORSA ANAYASA MAHKEMESİ KAPATILSIN’ DİYENLERİN DEMOKRATLIĞINI GÖZLEMLEMEYE DAVET EDİYORUM” “BU MÜCADELE, YENİNİN ESKİYE KARŞI MÜCADELESİDİR” “SİZE ACIYA GÖĞÜS GERMEYİ AMA TESLİM OLMAMAYI VADEDİYORUM; SİZE MÜCADELE, ONUR, CESARET VE İKTİDAR VADEDİYORUM” Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 39’uncu Olağan 'Şimdi İktidar Zamanı' Kurultayı’nda seslendi : "Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “‘Birlikte köprüleri aştık, birlikte türküler söyledik. Zorlukları birlikte göğüsledik. Güzeli birlikte özledik. Bazen sesimiz kısık çıktı. Yine de hep türkü söyledik. Yolda tökezledik ama asla geri dönmedik. Kim demiş sustuk, kim demiş teslim olduk?’ İşte teslim olmayanlar burada. İşte direnenler burada. Merhaba dostlarım, merhaba, merhaba. Yine omuz omuza, yürek yüreğe aynı salondayız iki yıl sonra. Kara kışlar, dar yollardan geçtik iki yılda. Bize ömür biçenler oldu. ‘Dayanamazlar, dağılırlar’ dediler. ‘Vazgeçerler’ dediler. ‘Teslim olacaklar’ dediler. Ama yine buradayız, ayaktayız. ‘Bin kere budadılar körpe dallarımızı. Bin kere kırdılar. Yine çiçekteyiz işte, yine meyvedeyiz. Bin kere korkuya boğdular zamanı. Bin kez ölümlediler. Yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz.’ Hepiniz Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalefetteki son kurultayına hoş geldiniz” dedi. Özel, şunları ifade etti: “ATATÜRK’ÜN ÖNDERLERİ, CUMHURİYET’İN MÜDAFİLERİ BURADA” “Ülkemizin dört bir yanında baba ocağının ateşini tüttürenler burada. Sabahın erken saatlerinde kapıyı açanlar, çayı demleyenler, o kapıyı gün boyu açık tutanlar burada. Atatürk’ün önderleri, Cumhuriyet’in muhafızları burada. Tribünlerde yurdun dört bir yanından büyük bir coşkuya ortak olmak için gelenlere hoş geldiniz diyorum. Şeref verdiniz. Ayrıca kurultayımızı onurlandıran Türkiye’deki farklı siyasi partilerin temsilcilerini, onların şahıslarında değerli liderlerini, tüm üyelerini, salonumuzu onurlandıran değerli büyükelçilerimizi, diplomatları, Sosyalist Enternasyonal’den, Avrupa Sosyalist Partisi’nden ve dünyadaki dost partilerimizden buraya gelen tüm yoldaşlarımızı ayrı ayrı selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz.” “DEMOKRASİYİ GETİREN, SANDIĞI ÖNCE GETİREN PARTİYİZ” “Değerli yol arkadaşlarım, bugün kim olduğumuzu hatırlamak, unutanlara hatırlatma günüdür. Cumhuriyet Halk Partisi, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’nden, yani Kuva-i Milliye’den doğmuştur. İlk kurultayımız, 4 Eylül 1919 tarihli Sivas Kongresi’dir. İlk delegelerimiz, Sivas Kongresi’nin kahraman 41 delegesidir. Cumhuriyet Halk Partisi, önce kurtuluşu, sonra kuruluşu örgütleyen, Türkiye’ye eşit yurttaşlığı, temel insan haklarını getiren, ülkemizi çok partili demokrasi sistemine taşıyan; yani Türkiye’ye sandığı getiren partidir. 1970’lerde sosyal demokrasiyi iktidar yapan partidir. Bu parti yıllarca iktidar olmasa bile milletin gücünden başka bir güç tanımayan, başka bir güce inanmayan, demokrasi fikrinden bir milim sapmayan partidir. Gün olmuş partimiz ağır bedeller ödemiştir. 12 Eylül darbecileri tarafından kapatılmıştır. Mallarına el konulmuştur. Genel Başkanlarımız hapse atılmıştır. Ama bir ankakuşu gibi küllerinden doğmayı başarmıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı ateşi söndürmeye kimsenin gücü yetmemiştir, bundan sonra da yetmeyecektir. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye’ye yön veren, Türkiye’nin kurucu iradesini temsil eden partidir. Bizde kurultay varsa ülkenin gündemi o kurultaydır. Her kurultay öncesi bir seçim havası, seçim coşkusu hakim olur. Kurultaylarımız hem partiyi hem ülkeyi değiştirme görevi ve sorumluluğu taşır. Sizler Sivas Kongresi’ndeki 41 delegenin bugünkü temsilcilerisiniz. Birileri ülkede sandığı kaldırmaya çalışırken, mahallelerden başlayarak, mahallelerimize koyduğumuz sandıklardan ilçeye, ilçe kongrelerinden ile, il kongrelerinden bu salona yönlendirilen ve omuz başlarında 2 milyon üyemizin, hem de 86 milyon vatandaşımızın yüklerini, sorumluluğunu taşıyorsunuz. Bu kurultayda vereceğiniz kararla partimizi iktidara taşıyacak kadroları belirlemeye geldiniz. Bunun için bu önemli günde buraya, bu görevi yapmaya büyük bir disiplinle, kararlılıkla gelen tüm delegelerimizin şahsında Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün ve tüm üyelerinin karşısında saygıyla eğiliyorum. Hoş geldiniz, iyi ki sizlerle yol arkadaşıyız, iyi ki birlikteyiz.” “MUCİZE GİBİ DÜŞÜNÜLEN YERLERİ KAZANDIK” “İki yıldır her gününüz birlikte mücadeleyle geçti, geçiyor. Bugün benim için de geçtiğimiz iki yılın hesabını sizlere, kurultayımıza verme günüdür. Bugün verdiğimiz sözleri tutabilmenin iç huzuruyla karşınızdayım. Tarihin o dönüm noktasında, o dönüm noktasındaki kurultayımızda mertçe yarıştık, mertçe rekabet ettik. Kurultayımızın ardında dört ayda ilk seçimlerimize hazırlandık. Kadınlara, gençlere ve bilime güvenerek yola çıktık. Dar vakte tam 106 yerel seçim mitingi sığdırdık. Örgütümüze güvendik, özgüvenli siyaset yaptık ve söz verdiğimiz gibi ilk seçimde partimizi 47 yıl sonra Türkiye’nin birinci partisi yaptık. Yüzde 25 olan oyumuzu 10 ay sonra ittifak olmadan yüzde 38’e çıkarttık. Milletimizin desteğiyle, ‘Alınmaz’ denilen yerleri, mucize gibi düşünülen ilçeleri, şehirleri kazandık. Kilis’i, Adıyaman’ı, Kütahya’yı, Afyon’u, Uşak’ı, Kastamonu’yu, canım Manisa’mı, Denizli’yi, Bursa’yı, Balıkesir’i kazandık. O gece 411 belediye başkanlığı ile nüfusun yüzde 85’ine hizmet etme imkanı yakaladık. Bunu tek başımıza biz değil, her biri birbirinden kıymetli adaylarımızla evet ama tek başımıza değil. Örgütümüzle ve milletimizle birlikte başardık. Yerel seçimlerden sonra da durmadık. İllerimizi dolaştık. 21 halk buluşması gerçekleştirdik. Yine partimizi sokaklara, meydanlara ısındırdık. Atanmayan öğretmenlerden işçilere, emeklilerden çiftçi buluşmalarına kadar dokuz ayrı tematik miting yaptık. Partimizin yurt dışındaki bağlarını güçlendirmek için çok emek verdik. Sosyalist Enternasyonal Başkan Yardımcılığı görevini üstlendik. 11 ülkeye toplamda 20 ziyaret gerçekleştirdik.” “BİZE YOL GÖSTERENLERE TESLİM OLMADIK” “19 Mart’tan sonra darbeye karşı direniş aşamasına geçtik. 255 günde 72 eylemde toplam 11 milyon yurttaşımızla meydanlarda buluştuk. Ve iki yılda 62 ilde 208 kez meydanları doldurduk, meydanlardan taşarak çoğu zaman sokaklara taştık. Ankara’da kalmadık. Ankara merkezli siyaset yapmadık. Bize yol gösterenlere teslim olmadık. Millet merkezli siyaset yaptık, milleti de bu siyasete kattık. Baba ocağına katılımları artıracağımızın sözünü vermiştik. İki sene önce 1,2 milyon olan üye sayımızı tam 2 milyona ulaştırdık. Yeni döneme uygun bir tüzük ihtiyacını dile getirmiştik. Aylar süren çalışmalar sonucunda 81 il başkanımızın sahiplenmesiyle ve büyük emekleri ile uzlaşılarak yeni tüzüğümüzü yaptık, neredeyse oybirliği ile kabul ettik. Gençlerin ve kadınların önünü daha da açtık. Örgütümüzün ve üyelerimizin adaylıklarındaki söz hakkını güçlendirdik. Küçük kurultayımızı yeniden şekillendireceğimizi söylemiştik. Örgüt Temsilcileri Meclisimizi oluşturduk, katılımcılığı artırdık. Yeni bir programın sözünü vermiştik. Bir yıl boyunca emek emek dokunduğumuz programımızı hazırladık. Önce 81 ilde, sonra 923 ilçede, tekrar 81 ilde il danışma kurullarıyla, yerelde ilçeden, ilden başlayarak, sivil toplumla, sendikalarla, meslek örgütleriyle, kanaat önderleriyle çalışarak olgunlaşan raporları Ankara’ya ilettik. Dünyaya doğru perspektiften bakan harika bir ekibin çalışmasıyla başarılı, sosyal demokrat bir program, sosyal demokratları iktidara taşımış programları inceledik, onların bize uygun kısımlarından faydalandık. 600 akademisyenle, 600 örgüt temsilcisiyle, gençlik ve kadın kollarımızın dışında 250 genç arkadaşımızla hep birlikte çalışarak, gençlik kollarının, kadın kollarının içine sinen, parti dışındaki gençleri, kadınları da gören ve buluşturabilen bir çalışmayı tamamladık.” “HİKMET AĞABEY YAKINDA YİNE OTTOBÜSÜN ÜZERİNDE OLACAK” “4 - 9 Eylül’ü Genel Başkanlarımızın, Allah rahmet eylesin Altan Ağabey buradan hepimize gurur duyan, özlem dolu gözlerle bakıyor. Önceki kurultayda birlikteydik. Saraçhane’de otobüsün üstünde birlikteliğimiz vardı. Bu tüzüğü yaparken, örneğin delegelerden imza toplamak, ‘İmza toplandı, toplanmadı tartışmaları alıp başını gidecek, başkası aday olabilecek mi? Genel merkez ne kadarına hakim’ tartışmalarının partiyi gereksiz yere yıprattığı tespiti ile Altan ağabeyimizin önerisiyle Hikmet Başkanımızla, az önce telefonda görüştük. Çok yakında otobüsün üzerinde olacağını müjdeleyerek sevgili Hikmet Çetin’i selamlıyorum. Genel Başkanımız. Hiçbir zaman bizi yalnız bırakmayan Sayın Murat Karayalçın’la birlikte örneğin tüzüğün, ‘Mevcut Genel Başkan imza toplamaz, imza toplamaya gerek kalmadan aday olur. Ancak aday olmak isteyen yüzde 5 imzayla aday olabilir’ diyerek, bu sefer kullandığımızda ne kadar etkili olduğunu gördüğümüz tartışmaların önünü kesen, genel merkez önerisi ile tüzüğümüze ekledik. Ve o 4-9 Eylül Kuruluş Haftası fikriyle delegelerimizin bunu tüzüğe koymasıyla bu sene de 4 - 9 Eylül’ü, 4 Eylül Sivas Kongresinden, 9 Eylül, ülkemizin düşman işgalinden kurtulduğu sembolik güne ve partimizin yeniden kuruluş günü olarak 4 - 9 Eylül Kurtuluş Haftamıza coşkuyla kutladık. Ve içinde bir yıllık emeğin sonunda oluşturulan programızla birlikte tartıştık. Vaaz edilen her türlü provokasyona ve saldırıya sessiz kalmadık. Ancak yine de bu ülkeyi yönetecek kadroların da bu ülkeyi yönetecek programın da hazır olduğuna inançla milletimizin karşısında durduk. Şükürler olsun, son metne sizlerden gelen önerileri alarak son dokunuşlarla buraya getirdik. Burada yapılan tartışmaların ardından oybirliği ile Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 ilden seçilmiş, bin 200 delegesinin ve doğal delegelerinin oybirliği ile programımızı onayladık. Cumhuriyet Halk Partisi ‘Şimdi iktidar zamanı’ diyerek bu salondan ayrılmaya ve iktidara yürümeye hazırdır.” “HAYATIMIN EN BÜYÜK ONURU OLARAK KABUL EDİYORUM” “Verdiğimiz değişim sözünü, tüm bu adımları atarak gerçekleştirdik. Şimdi kadroları, tüzüğü, parti programı yenilenmiş, kendine güvenen bir parti olarak hep birlikte geleceğe yürüyoruz. Biz ilk seçimlerini kazanan, yenilgiyle tanışmamış bir ekibiz. Ve size bu kurultaydan geçen kurultayda olduğu gibi bir söz vererek ayrılmak ve bu sözü tutmayı kendim için, hayatımın en büyük onuru olarak kabul ediyorum. Geçen kurultay, bu salonda, bu kürsüde 1970’lerde rahmetli Ecevit’in yaptığı gibi, girdiği tüm seçimlerde partisini birinci çıkardığını, bizim de bunu başaracağımızı eğer başaramazsak bu görevde kalmayacağımızı söylemiştim. Bu sözü verdikten 4-5 ay sonra bu sözün ilk adımını atmak, ilk sınavda bu sözü yerine getirmek nasip oldu. Şimdi buradan, bu kurultaydan, 40’ncı kurultayımızda tarih önünde söz veriyorum. Bu kurultay partimizin muhalefetteki son kurultayıdır. 40’ncı kurultay, iktidardaki ilk kurultayımız olacak. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. Artık iktidar zamanıdır. Şimdi iktidar zamanıdır. İktidara hazır mıyız? İktidara hazır mıyız? İktidara hazır mıyız? Şimdi iktidar zamanı. Gençlerin dediği gibi, ‘İktidar, iktidar, iktidar.’”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.